Etiket: Zorbalık

  • Akran Zorbalığı Nedir?

    Akran Zorbalığı Nedir?

    Kişinin kendisine kıyasla güç olarak daha aşağı olan birisine, fiziksel olarak ya da sözlü

    olarak rahatsızlık verecek düzeyde uyguladığı güç içeren kasıtlı olarak ve süreklilik arz eden

    negatif müdahalesi anlamına gelmektedir. Bu durum bir tür saldırganlık ve zarar verme hali

    olarak açıklanabilir.

    AKRAN ZORBALIĞININ TÜRLERİ

    Fiziksel zorbalık: Fiziksel güce dayalı, itme, dürtme, tekmeleme, tükürme, vurma, ısırma, kulak çekme, tekme atma, çelme takma, zarar verici aletlerle saldırma ya da korkutma gibi davranışları barındırır.

    Sözel zorbalık: Çocuğun konuşmasıyla, boy-kilo gibi fiziksel özellikleriyle ya da giysi-gözlük gibi dış görünüş özellikleriyle alay etme. Bunun yanı sıra küçük düşürmek için lakaplar takma ya da kötü sözler kullanmayı içeren davranışlardır.

    Sosyal/duygusal zorbalık: Dışlama, oyunlara almama, görmezden gelme, konuşmama, başkalarının o kişiyle konuşmasına mani olma, diğerlerini mağdur olan çocuğa karşı kışkırtma ya da çocukla ilgili çeşitli yerlere çirkin yazılar yazma gibi davranışlar olarak da karşımıza çıkan bir diğer tür olarak geçmektedir.

    Cinsel zorbalık: Cinsel amaçlı dokunma, sarkıntılık yapma, cinsel çağrışımlı sözcükler kullanarak imalarda bulunma, başkalarının giysilerini kaldırma ya da çıkarma, hakkında cinsel içerikli söylentiler yayma vb. davranışlar ise olarak adlandırılmaktadır.

    Eşyalara yönelik zorbalık: Eşya ya da yiyecekleri zorla alma, haraç alma, zorla bir şeyler ısmarlatma, okul eşyalarına zarar verme gibi saldırgan davranışlar da görülebilmektedir.

    Siber zorbalıktır: Diğerlerinden daha farklı olarak daha dolaylı olarak görülebilen, çevrim içi kanallar yoluyla kendini koruma gücü olmayan bireylere uygulanan başkasının kimliğine bürünme, sanal dışlama, iftira atma, bilgi çalma ve kötü yönde kullanma gibi saldırgan davranışları barındırır.

    Neden Akran Zorbalığı Yapılır?

    Çoğunlukla zorbalık yapan çocuklar akran grupları tarafından takdir almak ve onaylanmak için bu davranışları sergilemektedirler. Böylece güç gösterisi yapmış ve akran grubu içinde kendine bir yer bulmuş olacaktır. Bu nedenle de zorba çocuklar kendi akran grupları tarafından büyük kabul görmekte, zarar gören çocuklar tarafından reddedilmektedir. Ancak bu çocuklar için zorbalık yapan akran grubunun bir üyesi olmak önemli olduğundan onları reddeden çocukların zarar görmüş çocukların tavır ve tutumları pek bir anlam ifade etmemektedir.

    Akran çatışması ve akran zorbalığını ayırt etmek önemlidir!

    Normal Akran Çatışması

    • Taraflar eşit güçtedir.

    • Her zaman gerçekleşmez..

    • Zarar boyutu ciddi değildir.

    • Her iki tarafta da benzer duygulara yol açar.

    • Amaç taşımayabilir.

    • Sorunu çözmek adına taraflar arasında çaba söz konusudur.

    Akran Zorbalığı

    •  Güçler arası dengesizlik vardır.

    •  Devamlılığı olan davranışlardır.

    •  Kasıtlı olarak yapılır.

    •  Mağdur, duygusal tepki gösterebilirken zorba tepkisizdir.

    •  Güç ya da kontrol elde etme amacı taşıyabilir.

    •  Sorun çözme adına yapılmaz, zarar verici niteliktedir.    

    Zorba davranışın sergilenmesinde etkili olan bazı faktörlerden söz edilebilir. Bunlar:

    • Çocukların büyüdükleri ortamdaki refah, 

    • Suç oranı,

    • Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi,

    •  Benzer davranışlar sergileyen bireylerin varlığıdır. 

    Bu durumlar zorbalık davranışının ortaya çıkmasında tetikleyici, etken olabildiği gibi çıkmaması adına da önemli rol oynamaktadır.

    Zorba davranışlarda kırılması gereken bir döngü vardır.  Bu döngü de en önem arz eden ve müdahale edilmesi gereken davranış, zorbalığı görmezden gelmektir. Aksi taktirde zorbalık pekişmeye devam edecek ve zarar verici davranışlar durmayacaktır. Bu döngünün kırılmasında öğretmenler, rehberlik birimi ve değerli ailelerimizin katkıları oldukça önemlidir.

    AİLELER NELER YAPABİLİR?

    Çocuğunuzun zorbalık yaptığını düşünüyorsanız

        Sakin ve net bir tavırla bunun onaylanan bir davranış olmadığını belirtin. Bu davranışı neden yaptığı konusunda çocuğunuzu dinleyin ve uzun vade de çocuğun bu davranış dolayısıyla nasıl kayıplar yaşayacağının üstünde durun. Mağdur olan ile empati kurmasını sağlayarak onun davranışı sonucunda nasıl hissetmiş olabileceği ile ilgili konuşun. Zorbalık davranışının gelişmesinde rol model olan aile üyesi ya da yakını varsa uyarın. İyi bir örnek olun ve zorbalık karşıtı davranışlar edindirmeye çalışın. Bu konuda olumlu davranışlar geliştirdiğinde mutlaka taktir edin. 

    ! Çocuğunuzun zorbalık mağduru olduğunu düşünüyorsanız, 

        Açık bir biçimde iletişim kurun ve onu anlamaya çalışırken büyük tepkiler sergilememeye çalışın. Tartışmak yerine nerede ve nasıl olduğu ile ilgili bilgi almaya çalışın. Çocuğunuz mağduru olduğu zorba davranışı anlatmamanızı isterse, bunun zorbayı korumak olacağını anlatın. Çocuğunuzu suçlamayın. Konu ile baş etmesi içinçocuğa destek olun, tek başına mücadele vermesi gerekmediğini iletin. Sosyal destek ağlarını arttırmak adın arkadaşlık ilişkilerini güçlendirmek için cesaretlendirin. 

    ! Çocuğunuzun seyirici olan toplukluktan olduğunu düşünüyorsanuz,

        Bu gruptaki çocuklar ne yapacaklarını bilmediklerinden ya da kalabalık insan topluluğundan birinin elbet yardım edeceği düşüncesine sahip olduğundan sorumluluk dağılması yaşayabilmektedirler. En önemli olan ise zorbalığın ne olduğunu ve yapılacakları çocuklara aktarırken; engelleyici durdurucu davranış ve tutumlarını, iletişim yolu ile anlaşmayı ve çatışma yönetimini çocuğa öğretmek fayda sağlayabilmektedir.

    *Böyle durumlarda mutlaka zorba davranışın ortaya çıktığı kurum ile işbirliği kurun. 

  • Akran zorbalığı ve çocuğun ruh sağlığına etkileri

    Zorbalık, bir birey veya grup tarafından, kendisini koruyamayacak durumda olan kişiye karşı yapılan, fiziksel veya psikolojik sonuçları olan ve süreklilik arzeden bir şiddet türüdür. Ancak bir eylemin zorbalık olarak adlandırılabilmesi için sadece saldırganlık özelliği taşımasının yeterli olmadığı, taraflar arasında eşit olmayan güç ilişkisinin olması, süreklilik özelliği, taşıması ve kasıtlı yapılıyor olması gerektiği belirtilmektedir.

    Okul zorbalığının, bir ya da birden çok öğrencinin kendilerinden daha güçsüz olan öğrencileri bilerek ve isteyerek, sürekli bir biçimde fiziksel olarak, sözel olarak, dedikodu ve söylenti çıkarıp yayarak, para ya da diğer eşyalarını zorla alarak, tehdit ederek, eşyalarına zarar vererek ya da arkadaş grubundan dışlayıp yalnızlığa terk ederek rahatsız etmesi ile sonuçlanan ve kurbanın kendisini koruyamayacak durumda olduğu bir saldırganlık türüdür.

    Siber zorbalık bir başka deyişle sanal zorbalık; bilgi ve iletişim teknolojisi ve araçları ile özellikle cep telefonu ve internet yoluyla zorbalık yapılmasıdır.

    Akran zorbalığı fiziksel, sözel ve sosyal (ilişkisel) zorbalık olarak üç çeçit görülür. Sözlü zorbalık; isim takmak, alay etmek, karşıdaki insanın onurunu zedelemek, küçük düşürmek, iğnelemek, hakaret etmek, tehdit etmek, fiziksel zorbalık; vurmak, yumruklamak, tekmelemek, tırmalamak, çelme takmak, tükürmek, ilişkisel-sosyal zorbalık ise;görmezden gelmek, dışlamak, yok saymak, yabancılaştırmak, uygunsuz hareketler yapmak, dedikodu yapmak, düşmanca bakışlar sergilemek, kişisel eşyalarını saklamak veya bunlara zarar vermek şeklindedir. Fiziksel ve sözel zorbalık aleni görülür, farkedilirken sosyal zorbalık en zararlı akran zorbalığı tipi olup daha indirek olma ve gizli kalma ile karakterizedir. Bu zorbalık çeşitlerinden fiziksel ve sözel zorbalık “gözlenebilir” olduğundan dolayı doğrudan zorbalık içinde yer alırken, soysal dışlama “dolaylı zorbalık” olarak tanımlanmaktadır. Doğrudan uygulanan akran zorbalığı, kurbana yönelik yapılan açık saldırıyı içermektedir. Dolaylı zorbalık ise, kurbanı sosyal olarak yalnız bırakma, gruptan dışlama, dedikodu yayma, gibi davranışları içerir.

    Yapılan bu araştırmalarda zorbalığın ülkemizde de yaygın bir biçimde görüldüğü ortaya konulmuştur. Ülkemizde ise Pişkin (2002) tarafından yapılan bir araştırmada erkeklerin kızlara oranla daha çok zorbalık yaptığı, kızların ise daha çok kurban oldukları belirlenmiştir. Yine bu araştırmada öğrencilerin % 35’inin kurban, %30’unun hem zorba hem kurban ve % 6’sının da zorba olduğu saptanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2008 yılında okullarda meydana gelen şiddet olayları incelenmiş; bu olayların %52,2’sinin sözel, %21,9’unun fiziksel ve %23,7’sinin duygusal olduğu saptanmıştır.

    Pek çok çocuk ve genç uzun süren akran zorbalığına maruz kalır ve bu süreçten olumsuz etkilenir. Uğranılan zorbalık çocuğun ruhsal durumunu, uyumunu, günlük yaşam, sosyal işlevsellik ve akdemik becerilerini olumsuz etkiler, bozar. Sıklıkla travma belirtileri gösterirler. Özellikle üç alanda etkilenme yaşarlar; yanlızlık, kaygı ve depresyon. Okul zorbalığına maruz kalan öğrenciler, kendilerini güçsüz ve yalnız hissederlerler. İzole edilirlirler. Sosyal ilişkilerde bozulma ve azalma görülür. İçe kapanırlar. Okula gitmek istemezler, devamsızlık yaparlar. Okul kurallarına uymazlar. Okula devam etseler bile oluşan ruhsal sorunlar nedeniyle akademik başarılarıları olumsuz etkilenir. Dolayısıyla hem korku kaygı, üzüntü, ümitsizlik yaşar, hem de eğitim-öğretim yaşamları sekteye uğrar. Sıklıkla yaşadıkları çaresizlik ve güvensizlik nedeniyle uğradıkları zorbalığı uzun süre kimseye söylemez, yardım almayı geciktirirler.

    Akran zorbalığına uğrayan çocukların ruhsal etkilenmelerini değerlendiren ve 226 genç katılımcı ile yapılan çalışmada akran zorbalığına uğrayan çocuklarda, tiklerin sıklığı, karmaşıklığı ve şiddeti, kaygı depresyon, öfke patlamaları daha fazla bulunmuş, bu çocuklaraın yaşam kalitesinin olumsuz etkilendiği belirtilmiştir. Yaş ortalaması 11 olan, doksan çocukta akran zorbalığının sosyal fobi ve anksiyete bozukluğu ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmada anksiyete bozukluğu olan çocuklarda akran zorbalığının göz önüne alınması önerilmiştir. Akran zorbalığından mağduriyet ve intihar girişimleri arasındaki ilişki üzerine toplam 70102 katılımcının değerlendirildiği metaanalizde, akran mağduriyetinin çocuk ve ergen intihar düşüncesi ve intihar girişimleri ile ilişkili olduğu ve intihar düşüncesi ve girişimleri için bir risk faktörü olduğu bulunmuştur. Yapılan çalışmalar akran zorbalığının pek çok ruhsal bozukluğa neden olarak çocuğun ruh sağlığını olumsuz etkilediğini, okul ve sosyal yaşamını bozduğunu ve intihar için risk faktörü olduğunu ortaya koymuştur.

    Zorbalığın önlenmesine yönelik olarak okul sağlığı ekibi içerisinde yer alan okul yöneticileri, rehberlik servisleri ve okul hemşirelerinin işbirliği zorbalığın önlenmesinde önemlidir. Okulda zorbalık konusunda eğitim verilmelidir. Zorbalık gören ve risk altındaki çocuklar tesbit edilmeli, korunması için önlemler alınmalıdır. Bir zorbalık olayı gerçekleştiğinde bütün bilgiler ayrıntılı alınmalı ve kayıt edilmelidir. Zorbalığa uğran çocukların bunu anlatmaları konusunda cesater verilmeli, güven verilmeli bu konuda tutarlı olunmalıdır. Çocuğun verdiği bilgiler dikkate alınmalı, ailesi ile paylaşması konusunda yönlendirilmeli, çocuğa açıklama yapılarak aile ile ile paylaşılacağı söylenmelidir. Çocuğun sosyal olarak kaybettiği ilişkiler yeniden organize edilmeli, desteklenmelidir. Okulda öğretmen ve erkadaşlardan alınan sosyal destek olumsuz yaşam olayından sonra ortaya çıkabilecek ruhsal sorunlardan çocuğu koruyan en önemli iki destek kaynağıdır. Bu nedenle okul yönetimi, öğretmen ve çocuğun arkadaşları destek konusunda duyarlı olmaları konusunda bilgilendirilmelidirler. Çocuğun güçlü yanları ve problem çözme becerileri artırılmalıdır. Ruhsal sorunlar için çocuk psikiyatrisi uzmanından destek ve danışmanlık alınması sağlanmalıdır. Akran zorbalığın için okul disiplin kuralları işletilmeli, sınırlar net bir biçimde konulmalı, yaptırımlar uygulanmalıdır. Bir çocuğun, bir başka çocuğun sözel, duygusal ya da fiziksel zorbalığına uğradığında, bu istismar uzun süren etkiler bırakabileceği unutulmmalı bu çocuklar uzun süre izlenmeli, gerekli sosyal, duygusal ve ruhsal destek sağlanmalıdır.

  • Akran Zorbalığı

    Akran Zorbalığı

    Akran zorbalığı; daha baskın bir kişinin egemenlik kurma ve göz korkutma amacı ile kendi gücünü kötüye kullanarak başkalarını sürekli olarak incitmesi, fiziksel ve duygusal şiddet uygulaması ve rahatsız etmesiyle sonuçlanan bir saldırganlık türüdür. Çocukların ve ergenlerin en çok birbirleriyle sosyalleştikleri yer olması açısından en çok okullarda görülür; sosyal süreçleri ve etkileşimleri içerdiği için okuldan okula zorbalık biçimi açısından farklılık gösterir.

    Zorbalık sadece baskın kişinin daha zayıf bir kişiyi fiziksel ve duygusal olarak incitmesinden ibaret değildir. Bu duruma seyirci kalan diğer çocuklar ve öğretmenler de aslında zorbalığın bir parçasıdır. Kötü muamele gören çocuklar zorbalık devam ettikçe çevrelerinden uzaklaşıp, kendi içlerine dönmeye başlarlar. Zorbalar da korkutma ve zarar verme davranışını sürdürdükçe kendilerini daha da güçlü hissederler ve davranışlarını sürdürmeye devam ederler. Bu durumda, zorba davranışları olan çocuklar akranlarıyla olumlu sosyal ilişkiler geliştirme çabasında bulunmazlar ve olumsuz davranışları güçlülük hissi ile pekişerek devam eder. Böylece zorbalık davranışında hem zorbalar hem de zorbalığa maruz kalanlar zarar görmüş olur.

    Göz önünde bulundurulması gereken önemli bir konu da zorbalık ve patolojik saldırganlığın birbirinden ayrılması gerektiğidir. Zorbalığı saldırganlıktan ayırabilmek için; ortada bir güç dengesizliğinin olması, zorbalığın belli bir amaç için ve sürekli halde gerçekleşiyor olması gibi özelliklere dikkat etmek gereklidir.

    Zorbalıkta çoğu zaman bariz bir güç dengesizliği vardır. Fiziksel olarak daha güçlü durumda olan birey, kendisinden daha az güce sahip çocuklara sataşabilir. Bunu ilgi görmek, liderliği hissetmek ve etrafından daha güçlü olduğunu ispat etmek için yapar. Bu davranışı özellikle sistematik bir biçimde sürdürürler. Bu durum bazen haftalarca ve aylarca sürebilir.

    Ayrıca zorbalıkta büyük bir grubun küçük bir gruba saldırması, birkaç çocuğun tek bir çocukla uğraşması gibi güç dengesizlikleri vardır. Bu özelliklere sahip zorbalar, belirli özelliklere göre seçtikleri çocukları fiziksel, sözel ve duygusal açıdan yıpratabilirler.  Seçtikleri çocuklar genellikle daha içe dönük, sosyal açıdan izole ve saldırganlık eğilimi olmayan çocuklardır. Uyum gösterme ve iş birliği yapma eğiliminde olurlar.

    Genellikle yalnız oldukları için zorbaların dediğini yaparak bir gruba dahil olma ve benimsenme ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırlar. Fakat bu durum zorbalığa göz yuman bu çocukların akademik başarılarına da yansımaya başlar. Okulda odaklandıkları şey derslerden önce zorbalıkla nasıl başa çıkacaklarıdır.

    Zorbalık sadece fiziksel şiddetten ibaret değildir. Gruptan dışlanmak, yalnız bırakılmak, arkadaş desteğinden mahrum kalmak da zorbalık tanımı içerisindedir.

    Okul ortamında zorbalık var ise, öğretmenler bunu tespit ederek önlem almalıdır. Zorbalığı yapan çocuğa, gerçekleştirdiği davranışın onay görmeyeceği düzenli olarak anlatılmalıdır. Bu konuda yazılmış kitaplar veya filmler çocuklara önerilebilir. Ayrıca drama çalışmaları da yapılabilir.

    Sosyal olarak izole olan çocuk çeşitli etkinliklerle diğer arkadaşlarıyla kaynaştırılabilir. Bir arkadaşlık ağı oluşturularak yalnız çocukların sosyalleşmesine vesile olunur.

    Çocukların birbirinden bireysel olarak farklı olduğu hatırlatılmalıdır. Farklılıkları kabul etmek ve benimsemek gereklidir, erken yaşta bunu benimseyen çocukların ileriki yaşlarında hoşgörü sahibi olması daha muhtemeldir.

  • Siber Zorbalık

    Siber Zorbalık

    Siber zorbalık nedir?

    Kasıtlı bir şekilde savunmasız birey ya da gruplara iletişim ve bilgi teknolojisi yoluyla verilen zarar ve etki olarak tanımlanmaktadır. Öfke ve nefret dolu mesajlar yoluyla tehdit etme, sataşma, küfür etme, alay etme gibi davranışlar zorbalık örnekleri olarak gösterilebilir. Sahte hesaplar kullanılarak kişilerin özel bilgilerini çalıp bunları yaymak veya yaymaya çalışmak gibi davranışlar da çok sık yaşanmaktadır.

    Siber zorbalığa sürükleyen sebepler neler olabilir?

    Normal hayatlarını güçsüz ve etkisiz bir şekilde sürdüren bireyler internet ortamında kimliklerini gizleyebilirler ve hayatta ihtiyaç duydukları güce internet ortamında ihtiyaç duymazlar. Bu durum kişilerin zorbalığa sürüklenmesinde etkilidir.

    Başka bireylere zarar vermenin kolaylığı, maliyetin düşük oluşu, erişimin kolaylığı, kimliği gizleme kolaylığı, saldırganlık, akıl sağlığındaki sorunlar, az gelişmiş sosyal beceriler, düşük benlik saygısı, yüksek seviyeli sosyal kaygı, internet kullanımında yeterli olmayan eğitim, uygun olmayan davranışların model alınması, yetersiz ebeveyn-çocuk etkileşimi de siber zorbalığın oluşmasında etkili sebeplerdir.

    Siber zorbalık nedir?

    Kasıtlı bir şekilde savunmasız birey ya da gruplara iletişim ve bilgi teknolojisi yoluyla verilen zarar ve etki olarak tanımlanmaktadır. Öfke ve nefret dolu mesajlar yoluyla tehdit etme, sataşma, küfür etme, alay etme gibi davranışlar zorbalık örnekleri olarak gösterilebilir. Sahte hesaplar kullanılarak kişilerin özel bilgilerini çalıp bunları yaymak veya yaymaya çalışmak gibi davranışlar da çok sık yaşanmaktadır.

    Siber zorbalığa sürükleyen sebepler neler olabilir?

    Normal hayatlarını güçsüz ve etkisiz bir şekilde sürdüren bireyler internet ortamında kimliklerini gizleyebilirler ve hayatta ihtiyaç duydukları güce internet ortamında ihtiyaç duymazlar. Bu durum kişilerin zorbalığa sürüklenmesinde etkilidir.

    Başka bireylere zarar vermenin kolaylığı, maliyetin düşük oluşu, erişimin kolaylığı, kimliği gizleme kolaylığı, saldırganlık, akıl sağlığındaki sorunlar, az gelişmiş sosyal beceriler, düşük benlik saygısı, yüksek seviyeli sosyal kaygı, internet kullanımında yeterli olmayan eğitim, uygun olmayan davranışların model alınması, yetersiz ebeveyn-çocuk etkileşimi de siber zorbalığın oluşmasında etkili sebeplerdir.

    Yapılan bir takım araştırmalar sonucunda siber zorbalık yapan bireylerin aileleri ile duygusal bağlarının oldukça zayıf olduğu ve bu zayıflığın siber zorbalık yapmalarını üç kat artırdığı bulgusuna ulaşılmıştır. Buna ek olarak bu bireylerde başka insanların eşyalarına zarar verme, madde kullanımı gibi suçların yaygın olduğu belirlenmiştir.

    Siber zorbalığın çeşitleri nelerdir?

    Karşımıza çıkan iki tür siber zorbalık vardır.Bunlar;

    E-iletişim zorbalığı: Daha çok psikolojik yönlü etkileri içerir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımıyla bireyleri rahatsız etme, internet yoluyla hakaret etme, kişiden izinsiz fotoğraflarını yayınlama, kişilerle ilgili dedikodu yapma gibi saldırı davranışlarından oluşur.

    Elektronik zorbalık: Daha çok teknik yönlü etkileri içerir. Bu zorbalık türü bireylerin kişisel şifrelerinin eleçirilmesi, spam içeren maillerin gönderilmesi ve bulaşıcı olan maillerin gönderilmesi gibi teknik olan olayları içerir.

    Siber zorbalık mağduru bireyler kimlerdir ve yaşadıkları duygular nelerdir?

    Her yaştan ve kesimden insanın mağdur olduğu bu saldırı türüne daha çok maruz kalan ve etkilenenler çocuk ve ergenlerdir. Erkekler mağdur kaldıkları zaman daha çok öfke, kız çocuklar ve ergenler ise daha çok üzüntü duygularını yaşarlar. Yaşanan öfke ve üzüntü duyguları intikam duygusunun oluşmasına da zemin hazırlar.

    Siber Zorbalık konusunda yapılan bir takım araştırmalar zorbalık davranışlarının mağdur olan kişilerde özellikle sosyal, duygusal ve akademik anlamda ciddi zararlara sebep olduğunu göstermektedir. Siber zorbalık davranışları buna maruz kalan kişilerin sosyal iletişimini olumsuz olarak etkilemektedir. Ayrıca çevreye uyumu zorlaştıran sorunlar yaşamalarına sebep olmaktadır. Bu tür davranışların mağduru olan öğrenciler arkadaşlık kurmada ciddi zorluklar yaşadıklarını, sınıf arkadaşlarıyla iletişim kurmada sorunlar yaşadıklarını söylemektedirler.

    Siber zorbalık mağduru öğrencilerde devamsızlık, okuldan kaçma, okulu bırakma, disiplin cezası alma, derslere yoğunlaşamama ve ders notlarında düşüş gibi davranışlar olabilmektedir.

    Siber zorbalığın psikolojik etkileri nelerdir?

    Yapılan araştırmalar siber zorbalığa uğrayan mağdurların özellikle yoğun

    • Öfke,

    • Üzüntü,

    • Mutsuzluk,

    • Kızgınlık gibi duygular yaşadıklarını göstermektedir.

    Bunlara ek olarak;

    • Çaresizlik,

    • Dışlanma,

    • Hayal kırıklığı,

    • Savunmasızlık,

    • Depresyon,

    • Anksiyete

    • Travma bozuklukları ve aile problemleri gibi bazı psikolojik sorunlarla karşılaşabildiklerini görülmektedir. Siber zorbalığın en üzücü sonuçlarından biri de intihardır.

    Siber zorbalık ile nasıl baş edilebilir?

    Zorbalık yapan kişilerin yaşadıkları aile içi sorunlar, okul veya iş ortamında yaşadıkları sorunlar incelenerek yardım sağlanmalıdır. Çocuk ve ergenleri siber zorbalığa sürükleyen sebeplerin incelenmesi ve bu doğrultuda eğitimler verilmesi faydalı olacaktır. Zorbalığın daha çok ergenlerde ve öğrencilerde ortaya çıktığı sonuçlarına dayanarak öğrencilere,velilere ve öğretmenlere siber iletişim konulu eğitimler ve bilgilendirmeler yapılması bilinçlenmek açısından yararlı olacaktır. Bu bilgilendirmeye ek olarak siber zorbalığın idari ve adli cezaları konusunda da bilgilendirme yapılması gerekmektedir. Zorbalık mağduru kişilere psikolojik destek sağlanmalı ve sosyal destek ile kendilerini daha iyi hissetmeleri konusunda yardımcı olunmalıdır.

    Yapılan bir takım araştırmalar sonucunda siber zorbalık yapan bireylerin aileleri ile duygusal bağlarının oldukça zayıf olduğu ve bu zayıflığın siber zorbalık yapmalarını üç kat artırdığı bulgusuna ulaşılmıştır. Buna ek olarak bu bireylerde başka insanların eşyalarına zarar verme, madde kullanımı gibi suçların yaygın olduğu belirlenmiştir.

    Siber zorbalığın çeşitleri nelerdir?

    Karşımıza çıkan iki tür siber zorbalık vardır.Bunlar;

    E-iletişim zorbalığı: Daha çok psikolojik yönlü etkileri içerir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımıyla bireyleri rahatsız etme, internet yoluyla hakaret etme, kişiden izinsiz fotoğraflarını yayınlama, kişilerle ilgili dedikodu yapma gibi saldırı davranışlarından oluşur.

    Elektronik zorbalık: Daha çok teknik yönlü etkileri içerir. Bu zorbalık türü bireylerin kişisel şifrelerinin eleçirilmesi, spam içeren maillerin gönderilmesi ve bulaşıcı olan maillerin gönderilmesi gibi teknik olan olayları içerir.

    Siber zorbalık mağduru bireyler kimlerdir ve yaşadıkları duygular nelerdir?

    Her yaştan ve kesimden insanın mağdur olduğu bu saldırı türüne daha çok maruz kalan ve etkilenenler çocuk ve ergenlerdir. Erkekler mağdur kaldıkları zaman daha çok öfke, kız çocuklar ve ergenler ise daha çok üzüntü duygularını yaşarlar. Yaşanan öfke ve üzüntü duyguları intikam duygusunun oluşmasına da zemin hazırlar.

    Siber Zorbalık konusunda yapılan bir takım araştırmalar zorbalık davranışlarının mağdur olan kişilerde  özellikle sosyal, duygusal ve akademik anlamda ciddi zararlara sebep olduğunu göstermektedir. Siber zorbalık davranışları buna maruz kalan kişilerin sosyal iletişimini olumsuz olarak etkilemektedir. Ayrıca çevreye uyumu zorlaştıran sorunlar yaşamalarına sebep olmaktadır. Bu tür davranışların mağduru olan öğrenciler arkadaşlık kurmada ciddi zorluklar yaşadıklarını, sınıf arkadaşlarıyla iletişim kurmada sorunlar yaşadıklarını söylemektedirler.

    Siber zorbalık mağduru öğrencilerde devamsızlık, okuldan kaçma, okulu bırakma,  disiplin cezası alma, derslere yoğunlaşamama ve ders notlarında düşüş gibi davranışlar olabilmektedir.

    Siber zorbalığın psikolojik etkileri nelerdir?

    Yapılan araştırmalar siber zorbalığa uğrayan mağdurların özellikle yoğun

    • Öfke,

    • Üzüntü,

    • Mutsuzluk,

    • Kızgınlık gibi duygular yaşadıklarını göstermektedir.

    Bunlara ek olarak;

    • Çaresizlik,

    • Dışlanma,

    • Hayal kırıklığı,

    • Savunmasızlık,

    • Depresyon,

    • Anksiyete

    • Travma bozuklukları ve aile problemleri gibi bazı psikolojik sorunlarla karşılaşabildiklerini görülmektedir. Siber zorbalığın en üzücü sonuçlarından biri de intihardır.

    Siber zorbalık ile nasıl baş edilebilir?

    Zorbalık yapan kişilerin yaşadıkları aile içi sorunlar, okul veya iş ortamında yaşadıkları sorunlar incelenerek yardım sağlanmalıdır. Çocuk ve ergenleri siber zorbalığa sürükleyen sebeplerin incelenmesi ve bu doğrultuda eğitimler verilmesi faydalı olacaktır. Zorbalığın daha çok ergenlerde ve öğrencilerde ortaya çıktığı sonuçlarına dayanarak öğrencilere,velilere ve öğretmenlere siber iletişim konulu eğitimler ve bilgilendirmeler yapılması bilinçlenmek açısından yararlı olacaktır. Bu bilgilendirmeye ek olarak siber zorbalığın idari ve adli cezaları konusunda da bilgilendirme yapılması gerekmektedir. Zorbalık mağduru kişilere psikolojik destek sağlanmalı ve sosyal destek ile kendilerini daha iyi hissetmeleri konusunda yardımcı olunmalıdır.