Etiket: Yüz

  • Botoks nedir? Nasıl yapılır?

    Botoks nedir? Nasıl yapılır?

    Botoks enjeksiyonu nedir?

    Botoks, bugün bütün dünyada en çok uygulanan yüz gençleştirme işlemidir.

    Deneyimli hekim tarafından yapıldığında kolay, güvenli ve basit bir uygulamadır. İşlem sırasında kullanılan etken madde tıpta başka alanlarda ilaç olarak kullanılır. Laboratuar ortamında elde edilen bir maddedir. Sadece antiaging amaçla kullanılan kozmetik madde değildir.

    Kas içine noktasal olarak enjekte edilerek mimik kırışıklarını gevşeterek açar.

    Ayrıca koltuk altı ve el ayak terlemesi gibi bölgesel aşırı terlemelerde geçici olarak terleme tedavisinde kullanılır. Bu alanlarda daha yüzeysel enjeksiyonlar yapılır.

    Uygulama Bölgeleri:

    Sıklıkla alın, kaş arası, göz kenarındaki mimiklere bağlı kırışıkları açmak ve derinleşmesini engellemek için yapılır.

    Yüzde, gözlerin alt kısmındaki bölgelere uygulanması hekim tecrübesine bağlıdır.

    İşlemi yapan hekimin kasları çok iyi bilmesi ve kas hareketlerine göre enjeksiyonlarını kişiye özel yapması önemlidir. Bu şekilde yapılan botoksla yüzün doğal ifadesinin bozulmaması hedeflenir.

    Nasıl yapılır?

    Botoks enjeksiyonu yaklaşık 10 dakika süren basit bir enjeksiyon uygulamasıdır.

    Hekimin mimik hareketlerine uygun olarak yapacağı belli noktalara kas içine enjeksiyonlar yapılır.

    Botoks uygulamasında dikkat edilmesi gerekenler:

    Kan sulandırıcı ilaç alımı varsa bir hafta önce bırakılmalıdır.

    İşleme makyajsız temiz yüzle gelinmesi iyi olur.

    Daha önce gözkapağı ameliyatı, kaş tatusu yapılmışsa hekime söylenmelidir.

    Nörolojik hastalığı olanlar, gebe ve emzirenlere botoks yapılmaz.

    Botoks sonrasında yasaklar:

    4-6 saat yatmak, uzanmak, eğilmek

    Banyo yapmak, yüzü yıkamak

    Yüze, özellikle işlem yapılan yerlere masaj yapmak

    Makyaj yapmak

    Spora gitmek

    Hamam, havuz, sauna

    Etki nasıl başlar?

    Botoks yapıldıktan sonra ilk etki yaklaşık 72 saat sonra başlar.

    O zamana kadar kaşları çatmak, alnı kırıştırmak şeklinde egzersizler tavsiye edilir.

    Tam etki 2 hafta sonra oluşur.

    2 hafta sonra mutlaka hekime kontrole gitmek gerekir.

    Ek doz gerekirse 2. Haftadan sonra yapılır.

    Etkisi ne kadar sürer?

    Kişinin kas yapısı, kaslarını kullanmasına ve daha öncebotoks yaptırmış olmasına bağlı olarak 4- 6 ay kadar sürer.

    Etkisi geçince tekrar kas hareketleri başlar.

    Arzu edilirse yeniden enjeksiyon yapılabilir.

    TERLEMEDE BOTOKS TEDAVİSİ

    Özellikle kol altında olan bölgesel terlemelerde fayda verir.

    Hekim, altta yatan başka hastalık olmadığını ekarte ettikten sonra uygun gördüğü dozda botoksu uygular.

    Kırışıklık tedavisindeki gibi kas içine değil, yüzeysel ve sık uygulamayla ilaç verilir.

    2-3 gün içinde terleme kesilir. Yaklaşık 6-8 ay sonra ilaç vücuttan atılınca tekrar terleme başlarsa uygulama tekrarlanabilir.

    Uygulamayla terlemeyi kesmenin vücuda sakıncası yoktur.

    Lenf bezleriyle uygulama alanının bağlantısı yoktur.

  • Kimyasal peeling (soyma)

    Kimyasal Peeling (Soyma)

    Yüz, boyun, göğüs, eller ve kollarda oluşan kırışıklıklar, izler, lekeler ve çiller kimyasal peeling sayesinde daha iyi bir görünüme kavuşabilmektedir. Çeşitli kimyasal solüsyonların cilde uygulanmasıyla yapılan kimyasal peeling, ciltte oluşan küçük çukurların ve izlerin giderilmesinde çok etkili bir yöntem.

    Kimyasal Peeling nedir?

    Deriyi canlandırmak, gençleştirmek, görünüşünü iyileştirmek için bazı kimyasal solüsyonların uygulamasıdır. Bu tedavide deriye, yüzeyel tabakaların ayrılmasına ve soyulmasına neden olan kimyasal bir asit uygulanır. Çok sayıda kimyasal peeling ajanı olmakla birlikte en sık kullanılanlar glikolik asit, alfa hidroksi asitler (AHA), triklosetik asit (TCA), salisilik asit, jesner solüsyonu ve kombinasyonlarıdır.

    Kimyasal peeling ile neler tedavi edilebilir?

    Güneş ve yapısal faktörlerin deride oluşturduğu kırışıklar, güneşe ve yaşa bağlı lekeler, çiller, kanser potansiyeli taşıyan kabuklu kızarıklıklar veya yüzdeki koyu renkli lekeler, melazma denilen hormonal veya gebelik lekeleri peeling ile düzeltilebilir, hatta iyileştirilebilir. Aktif aknede iyileşmeye ve akne izlerinde düzelmeye yardımcıdır. Deride oluşturulan soyulmanın ardından yeni deri oluşumu tetiklenir. Yeni gelen cildin dokusu ve rengi daha düzgün ve daha dengelidir.

    Neler tedavi edilemez?

    Derideki gevşeme ve sarkmalar düzeltilemez. Kimyasal peeling işlemi yüz gerdirme, kaş kaldırma işlemlerinin yerini tutmaz. Gözkapağı düşüklüğünü gidermede de etkili değildir. Derin çukurlarda bir dereceye kadar yardımcı olabilmektedir. Küçük çukurlar ve izlerde ise çok etkilidir.

    Nasıl uygulanır?

    Yüz, boyun, göğüs, eller ve kollara doktorun seçimi ve hastanın derisinin durumuna göre bir asit solüsyonu seçilerek hastane şartlarında uygulanabilir. Deri, yağlarından arındırıldıktan sonra tedavi alanına uygulama yapılır. İşlem esnasında 5-10 dakika kadar hafif yanma ve batma görülebilir. İşlem sonrası normal günlük yaşama hemen dönülebilir. İstenilen sonuçları elde etmek için birkaç seans gerekebilir.

    Peeling sonrasında beklenebilen durumlar nelerdir?

    Kimyasal peelingin derinliğine bağlı olarak ciltte, hafif veya güneş yanığı benzeri reaksiyon oluşur. Yüzeysel tipte 1-5 gün süren kızarıklıklar ve hafif soyulmalar olur. Derin tiplerde ödem ve deride gerginliğin yanı sıra kahverengi bir tabaka oluşumunun görülmesi normaldir. Bu tabaka 7-10 günde soyulur.

    Peeling sonrası nelere dikkat edilmeli?

    Ciltte oluşan kabuklar kesinlikle soyulmamalıdır. Sadece hekim tarafından önerilen nemlendirici prepatlar kullanılmalıdır. Ayrıca güneşten korunmaya dikkat edilmelidir.

    Peeling hangi durumlarda uygulanmaz?

    Peeling yapılacak yüzeyde açık uçuk bulunuyorsa, derin güneş yanığı, açık yara ve enfeksiyonlar varsa, daha önceden o bölgede soyma işlemi yapılmışsa bu yöntem kullanılmaz. Ayrıca Roaccutane tedavisi gören ya da yakın zamanda görmüş kişilere kimyasal peeling uygulanmaz.

  • Botox (botulinum toksin) uygulaması

    Konumuz estetik tıp olduğuna göre sağlıklı ve daha güzel olmak veya mevcut durumunu korumak isteyen danışanlarımıza önerim iyi yönlendirilmeleri doğru uygulamalar yaptırmalarının önemli olduğunu bilmeleridir. Çünkü özellikle yüz uygulamaları bence neştersiz uygulamalar bile olsa çok önemlidir. Bir insanın bakışı, gülüşü, bazen bol çizgili kırışık hali bile daha çekici olabilir. Örneğin Clint Eastwood kırışıklıkları ile ne kadar karizmatiktir düşünürsek eğer…Nicole Kidman Avustralya’lı sarışın, çok güzel, ama; dudakları inceyken ne kadar da masumdu ya da botoksu biraz daha doğal olsa, dediğimiz güzellerden; bu medyatik örneklere kadar gitmeye de gerek yok bazen komşumuz bile işlem sonrası bize aykırı gelebilir; işte o zaman yapılan uygulama biraz daha düşünülebilir demektir.

    Bu konuda gündemden düşmeyen bilimsel makalelerde de en fazla uygulanan yöntem olan botox enjeksiyonu, doğru alanlara gerektiği dozlarda uygulandığında yüz güldürücü sonuçlar elde edilen, yıllardır güvenli olduğu ile ilişkili olarak kendini kanıtlamış bir yöntemdir.

    Kırışıklıklar nasıl oluşur?

    Mimik hareketleriyle yüzdeki çeşitli kaslar sürekli kasılır, kasılmanın olduğu bölgelerde kırışıklıklar görülür. Zamana bağlı olarak cildin azalan hücre üretimi, azalan savunma durumu, kollajen ve elastik liflerde azalma ve de sürekli yapılan mimikler yüzümüzün kırışıklığının temel nedenidir.

    Botulinum toksin tip A nasıl etki gösterir ?

    Botulinum toksin tip A, kas hareketlerini belirleyen sinir iletisini geçici bir süre durdurarak kasları gevşeten saflaştırılmış protein yapıda bir ilaçtır. Mimik kaslarına uygun olan dozlarda yapılan bu enjeksiyon uygulamasında, kasın kasılmasına neden olan asetilkolin isimli maddenin kasları uyarması engellenebilmekte, dolayısıyla uyarının iletilmesi engellenerek kasın “kasılma” olarak vermesi gereken cevap geçici olarak durdurulabilmektedir. Kas kasılamadığı için üzerindeki ilşkili olduğu cildi de daha pürüzsüz ve gergin gösterebilmektedir. Bu sayede yüz ifadesi daha dingin ve daha rahat bir görünüme kavuşabilmektedir.

    Botulinum toksin tip A güvenli midir?

    Klinik uygulamaları olan bir kas gevşetici ilaç olan botulinum toksin, clostridium botulinum isimli bakteriden elde edilen bir ilaç olup, çocuklarda büyük kas gruplarında tedavi ve destek amaçlı kullanılmaktadır. Bu nedenle mimik kaslarına çok daha düşük dozlarda uygulama yapılıyor olması, kırışıklık tedavisinde kullanılan bu yöntemi güvenilir kılmaktadır.

    Uygulama nasıl yapılır?

    Bu uygulama yaklaşık 10-15 dakika süren, ilgili bölgelere, gerekli dozlarda botulinum toksinin enjekte edilmesinden ibarettir.

    Botulinum toksin tip A uygulaması ağrılı mıdır?

    Enjeksiyon sırasında insülin iğnesinin ucu kullanılmaktadır. Bu nedenle acısı da oldukça az olmaktadır. Ayrıca işlem öncesinde cilde soğuk buz uygulaması yapılabilir veya anestetik krem kullanılabilir. Uygulama sonrası günlük aktiviteye devam edilebilir.

    Botulinum toksin tip A uygulayıcı özellikleri

    Yüz ifadesini kontrol eden kaslara ilişkin anatomik bilgisi olan bir hekim tarafından uygulanmalıdır. Her bireyin yüz kırışıklıklarının dinamiğine göre uygulama yapmak çok önemlidir, kopyalanmış gibi birbirine benzeyen yüzlerin oluşmasını engelleyen en önemli unsurdur.

    Botulinum toksin tip A kaç yıldır uygulanmaktadır?

    Botulinum toksin tip A farklı endikasyonlarda yaklaşık 32 yıldır kullanılmaktadır. Çeşitli hastalıkların tedavisinde 80’den fazla ülkede kullanılan bir ilaçtır.

    Botulinum toksin tip A uygulamasının günümüzde onaylı alanları

    Kaş arası kırışıklık tedavisi

    Aşırı terleme (Hiperhidroz)

    Göz tikleri (Blefarospazm)

    Serebral palsi

    Servikal distoni

    Fokal distoniler

    Yüz felci (Hemifasyal spazm)

    Spastisite

    Şaşılık (Strabismus)

    Botulinum toksin tip A kozmetik amaçlı kullanım alanları

    Temel uygulamalar

    Alın çizgileri

    Kaş arası çizgileri

    Göz kenarı kırışıklığı

    Kaş kaldırma

    İleri uygulamalar

    Burun etrafında oluşan kırışıklıklar

    Üst dudak kırışıklıkları

    Marionette (üzüntü) çizgileri

    Boyun çizgileri ve platisma bantları

    Yüzde asimetri

    BOTULİNUM TOKSİN TİP A uygulama sonrası etkileri ne zaman belli olmaya başlar?

    1. Uygulamadan 3-7 gün sonra etkisi görülmeye başlar.
    2. 10-14 gün içerisinde etkisi daha net olarak görülür.
    3. 7-14 gün içinde doktorunuzla kontrol amaçlı tekrar görüşebilirsiniz.
    4. Enjeksiyon yapıldıktan 30 gün sonra en etkin görünümü ortaya çıkmaktadır.

    5. Bu etki 4-6 aya kadar sürmektedir.
    6. Etki süresi kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

    Botulinum toksin tip A doğal görünüşü olumsuz etkiler mi?

    Her uygulamada olduğu gibi bu uygulmada da işlem sonrası mimiklerin durumu ve kişiye katabileceği olumlu etkiler uygulayıcı hekim tarafından bir miktar öngörülebilir. Dolayısıyla kişiye özel ve onun görünüşünü değiştirmeyen doğal bir görünüm elde edilebilir. Bu durum, bu konuda bilgili tecrübeli ellerde yapılmasını daha da önemli kılar. Aksi durumlarda Botulinum toksin tip A uygulaması tavsiye edilmemelidir. Örneğin kişinin kaz ayaklarının azaltılması için uygulandığında, kişinin gülüşünü ne kadar etkiler, gözlerinin altı (göz torbası olanlar için) işlem sonrası nasıl etkilenir? Bu soruları her uygulayıcının sorması gerektiğini düşünüyorum. İyi bir uygulama sonrası duygularınızı mimiklerinizi kullanarak ancak kırışıklık oluşmadan ifade edebilmek mümkün olabilmektedir.

    Peki bu işlemler her yaşta ve her daima yapılabiliyor mu?

    Bizim yöntemlerimiz ikiye ayrılıyor. Birincisi erken yapılması gereken önleyici işlemler, diğeri olabildiğince geciktirilmesi gereken büyük cerrahiler… Botoksa otuzlu yaşlarda başlarsanız ve dört beş ayda bir yaptırırsanız yüzünüzün üst kısmının yaşlanmasını durdurursunuz.

  • Yüz dolgusu

    Yerleşmiş cilt kırışıklıklarının giderilmesi, dudak dolgunlaştırma, yüze volum verme ve yeniden şekillendirme gibi cilt gençleştirme işlemleri ile skar ve atrofik cilt dokularının yükseltilmesinde çeşitli yüz dolgu maddeleri kullanılmaktadır. Bunlar arasında, en çok kullanılan yüz dolgu maddeleri;

    • hyaluronik asit ve
    • kalsiyum apatit kristalleri içeren yüz dolgu maddeleridir.

    Hyaluronik asit normal dermis dokusunu oluşturan temel bir ara maddedir. Hacminin 1000 katı su bağlama kapasitesine sahiptir. İçerdiği çapraz bağlar sayesinde uygulandıkları bölgede uzun süre kalırlar. Hyaluronik asit içeren bu yüz dolgu maddeleri enjekte edildikleri bölgede yer değiştirmedikleri ve alerjik reaksiyonlara neden olmadıkları için yumuşak dokunun hacminin arttırılmasına yardımcı olurlar. Hyaluronik asit içeren yüz dolgu maddelerinin 6 ila 8 ay kalıcılıkları vardır. Bu ürünler lokal anestezi ile rahatlıkla uygulanabilirler.

    Hyaluronik Asit Molekülü

    Saf hyaluronik asit içermeyen yüz dolgu maddeleri allerjik reaksiyon oluşturabilirler. Bu nedenle ucuz yüz dolgu maddelerinden uzak durulmalıdır.

    Yüze volum vermek için kullanılan yüz dolgularında bulunan serbest hyaluronik asit sayesinde ciltte aynı zamanda nemlilik ve kollajen artışı da sağlanabilmektedir. Bu yüz dolguları akışkanlıkları sayesinde cilt altına kolayca yerleşerek doğal bir görünüm sağlar. Yapılan testlere göre güvenli oldukları belirtilmiştir.

    Kullanılan mikrokanüller sayesinde hastada morluk oluşturmadan ve minimal acı ile uygulama imkanı bulunmaktadır. Yüze uyumu sayesinde kalın dolgulara nazaran daha natürel bir görüntü oluşturulabilir.

    Bu maddelerin kullanıldığı alanlar, yanak boşlukları, alın kenarları, çene ovali, nazolabial sulkuslar ve yüzün diğer volüm gerektiren bölgeleri ve el üzerleri olarak sayılabilir.

    Kalıcılığı diğer hyaluronik asit içeren dolgular gibi 6-8 aydır. Kişiye göre bu süre uzayabilir. Ayrıca antiaging özelliğinden dolayı mükerrer uygulamalarda kişinin yüz dolgusuna ihtiyaç duyacağı süre daha da uzamaktadır.

    Yüzde bulunan derin olukların doldurulması ve yüz şekillendirilmesinde kalsiyum apatit kristalleri içeren yüz dolgu maddeleri kullanılabilir. Bu yüz dolgu maddesinin kalıcılığı 1-1,5 senedir.

    YÜZ DOLGU UYGULAMASI İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER:

    • Yüz dolgu maddesinin enjeksiyonu sonrasında, hyaluronik asidin su tutucu etkisinden dolayı, yüzde 2-3 gün süren ödem oluşabilir.
    • Yüz dolgu maddesinin uygulanmasından sonra 4 saat kadar uygulama bölgesine su değdirilmemeli, makyaj yapılmamalıdır.
    • Yüz dolgu maddesinin uygulanması sonrasında bölgesel morluklar oluşabilir. Ancak bu morluklar bir hafta içinde kaybolurlar.
    • Yüz dolgu maddelerini sıcaktan etkilenmekte ve fazla sıcağa maruz kalındığında kalıcılık süreleri kısalmaktadır.

  • Cilt sarkması ve kırışıklık tedavisinde, yeni ve etkin yöntem: ultherapy

    Yüz ifademiz birçok şey anlatır. Çoğu zaman yüzdeki kırışıklıklar için ‘tecrübe’, sarkma ve üzgün görünüm için ‘yorgunluk’ tanımı yapılır. Bunlara çözüm olarak ‘estetik cerrahi’ her zaman bir seçenektir. Ama şimdi yeni bir seçenek olarak, cerrahi uygulamaksızın yüz asma yöntemi olan Ultherapy ile, zamanın ve yerçekiminin ciltte yarattığı tahribatı önemli oranda düzeltmek mümkün olabilmektedir.

    Ultherapy ile 30 dakikalık tek bir uygulama sonunda meydana gelen ‘güzel’ görünüm, cildin kendi iyileşme sürecini kendisinin yaratması sonucu olarak, cilt altında yer alan bağ dokusunun güçlenmesi ile meydana gelmektedir.

    Ultherapy’nin işleyişi nasıldır?

    Diğer ultrason uygulama yöntemlerinde olduğu gibi, uygulama başlığı cilde temas ettirilir ve uygulamayı yapacak uzmanın çalışma alanını planlayabilmesi için cilt ve cilt altı dokusu Ulthera cihazının ekranında görüntülenir. Ardından aynı uygulama başlığı ile cilt yüzeyinin 4,5mm ve 3mm derinine odaklanmış termal (ısıya bağlı) hasar odakları oluşturulması yolu ile cildin bundan olumlu anlamda yararlanması sağlanır. Bu işlem sırasında cilt yüzeyi tahrip edilmez. Zamanla mükemmel bir sıkılaşmanın oluşması sonucunda doğal bir ‘yüz germe’ etkisi gözlenir.

    Uygulamanın diğer ameliyatsız yüz germe işlemlerinden farkı nedir?

    Ultherapy, odaklanmış ultrason teknolojisinin kullanıldığı ‘tek’ cilt yenileme (skin rejuvenation) yöntemidir.

    Güvenilir teknolojisi sayesinde ciltte tek bir uygulama ile etkili ve memnuniyet verici sonuçlara ulaşmak mümkün olmaktadır.

    Uygulama sırasında ve sonrasında neler hissedilir?

    Uygulama sırasında hissedilenler kişiye göre farklılık gösterse de, kişilerin uygulamada hissettikleri acı hissi anlık ‘iğne batması’ gibi tanımlanmaktadır.

    Uygulamanın hemen ardından kişi günlük yaşamına dönebilir. Dikkat edilmesi gereken herhangi bir durum bulunmamaktadır. Bazı kişilerde uygulama sonrası hafif kızarıklık oluşsa da, bu durum birkaç saat sonra normale dönmektedir.

    Ultherapy güvenli bir yöntem midir?

    Ultrason enerjisi tıpta yaklaşık 50 yıldan beri son derece güvenli şekilde kullanılmaktadır. Klinik çalışmalarda herhangi bir yan etkisinin olmadığı kanıtlanmıştır.

    Nasıl bir sonuç beklentisi olmalı?

    Uygulama sonrasında rejenerasyon (cildin kendini yenileme) süreci hemen başlar, ama hedeflenen belirgin sonuçları 60-90 gün sonra gözlenir.

    Amerikan FDA standartlarına göre, 10 hastadan 9'unda, yapılan kaş asma çalışmasında gözle görülür lift-up (kaldırma) etkisi tespit edilmiştir; bu etki sonucunda göz çevresindeki gevşeme ve göz kapağındaki kırışmada azalma meydana gelmiştir. Boyun ve yüz bölgesine uygulama yapılan kişiler daha sıkı, daha gergin ve daha kaliteli bir cilde sahip olduklarını ifade etmişlerdir.

    Bugüne kadar cerrahi müdahalelerde elde edilen dramatik sonuçlara denk sayılabilecek ama cerrahi olmayan bir yöntem yoktu. Ancak, bugün mükemmel bir germe ve lifting (yüz asma) yapabilen Ulthera teknolojisi önemli bir seçenek oluşturmaktadır.

    Kimler Ultherapy uygulaması için uygun adaylardır?

    Vücudunun herhangi bir yerinde, cildini gevşek ve sarkmış hisseden tüm kişiler Ultherapy uygulaması için uygun adaylardır.

  • Radyofrekans -thermaclınıc

    Radyofrekans dalgalarının enerjisi ile ciltte sıkılaşma ve toparlanma sağlayan bir uygulamadır. Yurt dışında 4-5 yıldan beri kullanılan bu yöntemin en önemli özelliklerinden birisi ameliyatsız, acısız ve güvenli bir uygulama olmasıdır.

    Özellikle yüz germe ameliyatı için erken kabul edilen 35-45 yaşlar ve ameliyat korkusu hissedilen daha ileri yaşlarda, cildinde gevşeme ve sarkma görülen kişilerdeki elastikiyet kaybını gidermek için kullanılmaktadır. Çene altı (gıdı) bölgesinin toparlanmasında, bozulan yüz ovalinin sıkılaştırılmasında başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    THERMACLINIC tedavisi nasıl etkili olur ?

    Bi-polar başlık ile radyofrekans dalgalarının enerjisi uygulamanın yapıldığı bölgedeki cilt ve

    cilt altına gönderilir. Selektif (seçici) ısı etkisi ile ciltte kolajen yapımı uyarılarak zamanla yeni ve düzgün kolajen oluşumu sağlanır. Böylece cilt sıkılaşır, yüz ovali belirginleşir, daha genç bir cilt kalitesi elde edilir.

    THERMACLINIC uygulaması ne kadar sürer? Hangi bölgelere uygulanabilir ?

    İşlem süresi, yapılacak alanın büyüklüğüne bağlı olarak, 20 dakika ila 2 saat arasında

    değişir.

    Yüzde alın, göz çevresi, yanaklar, ağız çevresi, çene ve çene altı, boyun ve dekolte

    bölgesine uygulanabilir.

    Kaç seans gereklidir ve sonuçlar ne zaman görülür ?

    Seans sayısı ve hastaya uygulanacak tedavi yöntemi, hastanın ihtiyaçları ve istekleri

    doğrultusunda, doktor tarafından belirlenmelidir. Aslında bazı değişiklikler ilk seanslardan hemen sonra

    ayırt edilebilmektedir. Ancak görülebilir sıkılaşma ve şekillenme, uygulamadan sonraki 2-6 ay arasında

    giderek artan bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

    THERMACLINIC tedavisinin etkinliği ne kadar sürer?

    Tedavinin etkinliği varolan kolajeni sıkılaştırması ve altı ay içinde yeni kolajen yapımını başlatması şeklindedir. Yapılan klinik çalışmalara göre sonuçların yeterince uzun süreli olduğu ve bunun hastanın doğal yaşlanma hızına bağlı olarak değişkenlik gösterdiği bildirilmiştir.

    Güvenli bir yöntem midir?

    THERMACLINIC uygulaması mükemmel bir güvenlik kaydına sahiptir. Şu ana kadar ciddi ve

    kalıcı hiçbir yan etki bildirilmemiştir.

    Dermatolog doktorlar tarafından geliştirilen bu sistemin, ciltteki kırışıklıklar ve cildin

    toparlanması ile ilgili olumlu etkileri, yüzlerce hasta üzerinde yapılan klinik

    çalışmalarla kanıtlanmıştır.

    Sonuç olarak denilebilir ki, kadınlar kadar erkeklerin de yararlanabildiği THERMACLINIC uygulamaları ile daha genç görünümlü, sıkılaşmış ve canlanmış bir cilde kavuşmak mümkün olabilmektedir.

  • Mezolifting

    Doğal yaşlanma süreci yaşam boyunca devam eder. Cildin görünümü, yaşın değerlendirilmesinde temel bir göstergedir. Kimisinin kırk yaşındayken yüzü kırışıklık içinde, cildi lekeli ve mattır; kimisinin altmış yaşındayken yüzü hala gergin ve pırıl pırıldır. Sağlıklı yaşam biçimi, kozmetik ürünler ve uygulamalar ile insanın yaşını anlamak mümkün olmayabilir. Mezolifting ile cildi güçlendirmek, cilde sağlıklı, genç ve canlı bir görünüm kazandırır.

    Kırışıklıkların doğum yeri, altderidir.

    Dıştan uygulanan kremler daha çok cildin üst tabakasını etkiler. Ancak, unutulmamalıdır

    ki cilde asıl destek görevini yapan, canlılığını sağlayan ve kozmetik görünüm açısından kilit işlevi gören tabaka altderidir. Bu temel tabakanın kalınlığı ve nemi, yaşla birlikte azalır. Dışarıdan uygulanan kremlerin derinin gözeneklerinden geçerek bu tabakaya ulaşması, anahtar deliğinden bir topu geçirmek kadar olanaksızdır. Bu yüzden asıl etkinin hedeflenen tabakada görülmesi pek olası değildir. Enjeksiyon yoluyla derinin alt tabakasına ulaşarak deriyi canlandırmak gereklidir.

    Mezolifting, cildi yenileyici vasıfta özel protein-vitamin-mineral karışımı serumun deri içine enjeksiyonu şeklinde uygulanır. Mikropunktur yöntemiyle, çok ince uçlu iğneler kullanılarak yapılan, on dakikalık bir işlemdir. Genellikle A, C, E gibi vitaminler, antioksidan maddeler, mineraller, aminoasitler ve hiyalüronik asit gibi dolgu maddeleri özel bir karışım haline getirilerek derinin alt tabakalarına enjekte edilir.

    Hiyalüronik asit,tüm yaşayan organizmaların bağ dokusunda doğal olarak bulunan, bulunduğu dokuya esneklik ve sağlamlık veren, su tutma kapasitesine sahip temel bir maddedir. Vücudumuzda en çok (% 60) deride, kas, göz ve eklemlerde bulunur. Genç yaşlarda cildin gerginliği ve eklemlerin hareketliliğini, dokuların nemli ve canlı kalmasını sağlar, onlara mekanik olarak destek verir. Deri altında doğal olarak bulunan bu madde yaşla birlikte azalır, 50'li yaşlarda yarıya düşer. Sonuçta deri önemli bir desteğini kaybeder, deri yaşlanması ortaya çıkar. Enjeksiyon yoluyla dışarıdan destek yapıldığı zaman, deri daha gergin, sıkı ve kırışıksız görünür. Hiyalüronik asit, laboratuvar koşullarında biyoteknolojik şeffaf bir jel formülasyonunda, sentetik olarak elde edilir. Bu madde, doğal hiyalüronik aside çok yakındır ve insan cildiyle uyumludur.

    Antioksidan maddeler ve vitaminler cildi güneşin, sigaranın ve diğer çevresel etkenlerin neden olduğu erken yaşlanma belirtilerinden korur; oluşan yaşlanma belirtilerini onarırlar. Özellikle güneşin zararlı etkilerinden korunmak için, bahar ve yaz aylarında; sigara içimi, kapalı mekanlarda yaşam ve hava kirliliğinin cilt üzerindeki zararlı etkilerinden korunmak ve erken yaşlanma belirtilerini önlemek için de kış aylarında yapılması uygundur.

    Mezolifting yüz gençleştirmede en etkili yöntemlerden biridir; cilt yaşlanması, ince ve kuru ciltlerdeki hafif kırışıklıklar ve cilt sarkmasının tedavisinde kullanılır. Tüm yüz, boyun, dekolte ve eller gibi farklı bölgelere uygulanabilir. Seanslar halinde uygulanan bu yöntem ile cilt parlak bir görünüm kazanır ve kırışıklıklar giderek azalır.

  • Cildinizi kırıştırmayın – dolgu

    DOLGU UYGULAMALARI

    Zaman insanlarda karşı koyulamayacak değişiklikler oluşturur. Yaşlanma, yüzde çizgi ve kırışıklıkların belirmesiyle fark edilir. Yıllar geçtikçe, yüz ve dudaklar eski dolgunluğunu, diriliğini yitirmeye başlar. Dudak ve göz çevresinde kırışıklıklar belirir; konuşurken ya da gülerken bunları saklamak olanaksız hale gelir. Burun kenarlarından ağza doğru uzanan dikey çizgiler gittikçe derinleşir. Kaşların arasında dikey, alında da bir dizi yatay çizgi oluşur.

    Uzun yıllar boyunca hekimler, çeşitli yöntemler uygulayarak (kimyasal peeling, lazer tedavileri, botox enjeksiyonları, enjekte edilebilen dolgu maddeleri, mezolifting vb.), deriye ait şekil bozukluklarını tedavi etmeye çalışmışlardır. Ne yazık ki, bütün bu çabalar deri yaşlanmasını henüz tümüyle engelleyebilir düzeylere ulaşmamış, bugün için kalıcı çözüm bulunamamıştır.

    Günümüzde, yüzdeki çizgilenme, kırışıklık ve kıvrımların azaltılması için, dolgu maddeleri enjeksiyonu (kolajen, silikon, kişinin kendi yağı, hiyalüronik asit enjeksiyonu vb.) kozmetik dermatolojide önemli yere sahiptir.

    Daha genç, daha taze ve daha kusursuz bir cilde sahip olabilmenin etkili yollarından birisi

    dolgu maddesi uygulamalarıdır. Dolgu maddesi enjeksiyonu, iş ve sosyal yaşamdan uzak kalmadan, yüksek maliyetler ödemeden, uygulama sonrası fazla bir bakım gerektirmeksizin, ufak dokunuşlarla yüzün ifadesini bir anda değiştirir, işlem yapıldığı anda sonuç verir ve aynaya bakıldığında değişiklik hemen ayırt edilebilir.

    Dolgu uygulamaları yüzün belirli bölgelerinde mucizevi sonuçlar yaratır:

    1- a) Burun kenarlarındaki derin gülümseme çizgileri

    b) Dudak çevresindeki dikey çizgilenmeler (sigara çizgileri)

    c) Ağız köşelerinde beliren hüzün çizgileri

    d) Alındaki dikey ve yatay uzanımlı, çatık ve endişeli yüz görünümü oluşturan çizgiler

    e) Göz çevresindeki kaz ayağı çizgileri

    2- Elmacık kemikleri, yanaklar ve çenenin belirginleştirilmesi

    3- Dudakların biçiminin düzeltilmesi ve daha dolgun görünmesi

    4- Çökük akne ve diğer yara izlerinin düzeltilmesi

    5- Yüz şekillendirilmesi ve hataların düzeltilmesi.

    Bu uygulamada amaç, cildin desteğini kaybettiği bölgeye hacim ve destek eklemektir. İnsan vücuduyla uyumlu özellikte çeşitli dolgu maddeleri derinin uygun tabakalarına enjekte edilir. Dinlenme sırasında görülen kırışıklıklar için eşsiz bir tedavi seçeneğidir.

    Uygulamayı yapacak kişinin bu konuda deneyimli bir dermatolog ya da plastik cerrahi uzmanı olması gereklidir. En iyi sonuç, ‘’germe testi’’ (iki parmak arasında cilt gerginleştirildiğinde kırışıklık kayboluyor mu?) uygulandığında düzelmenin görülebileceği yerlerde alınır. Muayene sırasında, hastanın hangi bölgesinin tedavi edilmesini istediği tam olarak belirtilmelidir. Düzelmenin kalıcı olabilmesi için zaman içinde enjeksiyonların tekrarlanması gerekebilir. Cildin kalınlığı, nemi, kırışıklıkların derinliği, enjeksiyon tekniğinin başarısını etkiler.

    Geçen 20 yıl boyunca kozmetik endüstrisi, ideal bir dolgu maddesi elde etmeyi amaçlamıştır.

    İdeal dolgu maddelerinden beklenen özellikler:

    • İnsan vücudu ile uyumlu olması

    • Yüzün doğal ifadesini koruması

    • Uzun süre kalıcı olması

    • Alerji ve diğer yan etkilere sahip olmaması

    Daha dolgun dudaklar, daha belirgin yüz hatları ya da yumuşatılmış yüz çizgilerinin amaçlandığı dolgu uygulamalarında, vücudumuzda doğal olarak bulunan bir madde olan “hiyalüronik asit” içeren dolgular öncelikle tercih edilirler.

    Cildimiz, sağlığımız için ne kadar önemliyse, hiyalüronik asit de cildimiz için o kadar önemlidir. İnsan vücudunda özellikle kas ve eklemlerde bulunur. Hiyalüronik asit bulunduğu dokuya esneklik / sağlamlık veren, berrak kristal jel görünümlü bir maddedir. Vücuttaki su ile birleşerek hacim kazanır, cildi dolgunlaştırır, nemlendirir ve tazeliğini korumasını sağlar. Tüm canlı türlerinde kimyasal, fiziksel ve biyolojik olarak aynı yapıya sahiptir.

    Yaş ilerledikçe vücudun hiyalüronik asit üretimi azalır, cilt gerginliğini ve elastikiyetini kaybeder. Dışarıdan takviye edildiği zaman cilt daha gergin ve kırışıksız görünür.

    Dışarıdan uygulanan kremlerin derinin gözeneklerinden geçerek bu tabakaya ulaşması anahtar deliğinden bir topu geçirmek kadar olanaksızdır. Bu yüzden asıl etkinin hedeflenen tabakada görülmesi pek olası değildir. Kırışıklıkların azalması için cilt altına enjeksiyon yapılmalıdır. Basit bir enjeksiyon ile kaybolan desteği tekrar kazanmak, görünümünü farklılaştırıp güzelleştirmek ve kırışıklıklardan kurtulmak mümkündür. Kalıcı değildir, 6-12 ay içinde vücuttan tamamen emilerek atılır. Etki süresi kişiye ve uygulama bölgesine göre değişir. Bu durum bizlere bir sonraki tedavi için zaman ve seçenek olanağı tanır.

    Düzeltmenin daha uzun süre kalıcı olabilmesi için enjeksiyonların tekrarlanması gerekebilir. Cildin kalınlığı, nem ve yağ içeriği, kırışıklıkların derinliği ve nedeni, enjeksiyonu uygulayan hekimin tecrübesi, tedavinin etki süresi ve başarısında önemlidir.

    Göz ameliyatları, ortopedi ve romatolojik sorunların giderilmesi (eklemlerin kayganlığını sağlamak vb.), üroloji gibi diğer alanlarda da kullanılmaktadır.

    (1980 yılında, ciltte uygulanabilen, hiyalüronik asit ile biyolojik olarak uygunluk taşımakla birlikte ondan daha uzun süre dayanabilen sentetik polimerler geliştirilmiştir?). Stabilize edilmiş hiyalüronik asit organizma ile tümüyle uyumlu ve vücut tarafından eritilebilir olduğundan doğal ve emniyetlidir.

    Bir noktaya özellikle dikkat edilmelidir, yağmurdan kaçarken doluya yakalanmamalıdır. Uygulamanın fiyatı ya da etkinin kalıcılığı öncelikle tercih nedeni olabilmektedir. Ancak, vücut ile uyumsuz özellikte ve/veya uygulamadan sonra kalıcı olan dolgu maddelerinin kullanılması sonucu ortaya çıkabilecek doğal olmayan görünüm, alerjik reaksiyonlar, enfeksiyon ve granülom oluşumu ile yer değiştirme gibi yan etkiler gelişebilir. Güvenilir özellikte diğer implant seçenekleri nedeni ile bu tür materyallerin kullanılması önerilmemektedir.

  • Botox kırışıklıkları nasıl giderir?

    2000'li yılların mucizevi yöntemlerinden biridir. Yüzde, özellikle alın yatay çizgileri, göz etrafı (kaz ayakları), kaş ortasındaki kırışıklıklarda uygulanmakta iken, daha sonraları göz altı, burun kökü, dudak üstü, boyun kırışıklıkları ve burun ucunu kaldırmak için de uygulanmaya başlanmıştır. Kas içine verilen Botulinum Toksini-Botox ile o bölgedeki kasların kasılması önlenmekte ve kırışıklık düzeltilmektedir. Tek seansta yapılan uygulama sonrasında kişi rahatlıkla günlük yaşamına devam etmektedir. Botulinum toksini, oluşmuş kırışıklık ve çizgilerin düzeltilmesini sağlamakla birlikte, henüz oluşmamış kırışıklıkların ortaya çıkmasını ve ince çizgilerin derinleşmesini de önler.

    • Kırışıklıklar nasıl oluşur?

    Cilt belirli işlevleri olan farklı tabakalardan oluşur. Yaş ilerledikçe deri değişiklikler geçirir ve cildin işlevleri zamanla azalır. İlk olarak burun ve ağız arasında, göz kenarlarında ve alında ince çizgiler belirir. Devamlı yapılan yüz hareketleri de mimik kırışıklıklarının ortaya çıkmasına yol açar. Bunlar ağız çevresinde gülümseme, dudak alt köşelerinde üzüntü çizgileri, alın çizgileri, göz çevresi (kaz ayağı) veya iki kaş arası kırışıklıklarıdır.

    • Bu kırışıklıkların tedavisinde uygulanan yöntemler nelerdir?

    Cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemler uygulanabilir. Cerrahi olmayan uygulamalar çok çeşitli olup; lazer uygulamaları, peelingler, kolajen ve hiyalüronik asit gibi dolgu maddeleri ve saflaştırılmış Nörotoxin (Botulinum Toksini-Botox) uygulamaları sayılabilir.

    • Botox-Botulinum Toksini yılan zehiri midir?

    Sağlık Bakanlığı'ndan onaylı olan Botox-Botulinum Toksini, bir çok kişinin bildiğinin aksine, yılan zehiri değildir. Clostridium Botulinum adlı bir bakteriden elde edilmiş protein esaslı bir maddedir. Botulinum Toksini, 1980'li yılların başından beri, bazı kasların aşırı kasılmasına bağlı ortaya çıkan hastalıkların (şaşılık, kas spazmı, vb.) tedavisinde kullanılmaktadır. Kozmetik alanda kullanımı da, nörolojik hastalığı nedeniyle Botox tedavisi yapılan bir kadın hastanın doktoruna “Her enjeksiyondan sonra yüzüm son derece sakin, dinlenmiş bir ifade alıyor, güzelleşiyorum!” demesiyle gündeme gelmiştir.

    • Zaman zaman bazı yazılı ve görsel iletişim araçlarında, Botulinum Toksini-Botox uygulamasının ölümlere yol açtığına ilişkin haberler yer almaktadır. Bu konuda gerçek durum nedir?

    Onaylandığından bu yana milyonlarca kişi estetik amaçlı Botulinum Toksini-Botox uygulaması yaptırmıştır. Estetik amaçlı Botulinum Toksini uygulamaları nedeniyle ölümle sonuçlanan hiçbir vaka yoktur.

    Estetik amaçlı uygulama dışında, Botulinum Toksini genellikle bir takım nörolojik hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır. Bu hastalıkların bazıları, Botox uygulamasından bağımsız olarak, kendi başına bile istenmeyen ciddi durumlar yaratabilen, altta yatan başka hastalıklar ve diğer risk faktörlerinden dolayı artmış ölüm riski taşıyan nörolojik durumlardır. Haberlerde bahsi geçen vakaların bu tip nörolojik hastalar olduğu ve doğrudan Botulinum Toksini-Botox ile ilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

    • Botulinum Toksini ile dudakları dolgunlaştırmak mümkün müdür?

    Dudak ve yüz dolgunlaştırmak için kullanılmaz. Bu amaçla dolgu maddeleri ya da yağ enjeksiyonu yapılmaktadır. Genellikle yüze yapılan her şey Botulinum Toksini-Botox zannedildiği için böyle bir yanılgı oluşmaktadır.

    • Botox kremleri diğer kremlere göre kırışıklıkları daha fazla giderir mi?

    Botox kremi diye bir şey aslında yoktur. BOTOX ticari bir markadır. Botulinum Toksini kırışıklığa neden olan kasları gevşetir, böylece kırışıklığın oluşmasını engeller. Kremler ise var olan kırışıklığın görünümünü hafifletmeye yardımcı olur. Her ikisinin etki mekanizması farklıdır.

    • Botulinum Toksini-Botox tedavisi nasıl bir uygulamadır?

  • Akne izleri, gözenekler ve kırışıklık tedavisi

    Akne izleri, gözenekler ve kırışıklık tedavisi

    “ FRAKSİYONEL CO2 LAZER “
    Günümüzde “ Akne izleri, Gözenekler ve Kırışıklık Tedavisi ”adı altında uygulanan yöntemler yetersiz kalabilmekte…Yıllardan beri deri yaşlanması, kırışıklıklar ve akne ( sivilce ) izlerinin tedavisinde farklı yöntemler kullanılmıştır. Bunlar :
    1. Kimyasal Peeling
    2. Mikrodermabrazyon
    3. Mekanik Dermabrazyon ( zımparalama )
    4. Botox ve Dolgu Maddeleri
    5. Işık Tedavisi ( Intense Pulsed Light : IPL )
    6. Lazer Tedavisi:
    a. Nd:YAG Lazer
    b. Er:Glass ve Er:YAG Lazer
    c. CO2 Lazer : Dünyanın en derin etkili iz ve kırışıklık tedavi yöntemidir. Oldukça derin etkili olduğu gibi yan etkileri de ciddi olabilir. Bu yüzden son 5 yıldan beri “ Lazer Dermatoloji ” dünyasında devrim niteliği taşıyan ve bu sistemin yan etkilerini neredeyse sıfıra düşüren “ Fraksiyonel CO2 Lazer ”geliştirilmiştir.
    FRAKSİYONEL CO2 LAZER HANGİ ALANLARDA KULLANILMAKTADIR ?
    1. Cilt yenileme , yüz gençleştirme : Yüz, göz kapakları, boyun ve dekolte bölgelerindeki kırışıklıklar ve çizgilerin giderilmesinde tartışmasız en etkili yöntemdir.
    – İnce kırışıklıkların giderilmesi
    – Derin çizgilerin giderilmesi ve yüz gençleştirmede
    2. İz tedavisi : Yüz, sırt ve göğüste oluşan akne izleri ( sivilce izleri ), gözenekler ve çukurluklar, yara ve yanık izleri ve deri çatlamalarında en güçlü ve en etkili tedavi yöntemidir .
    1. Akne izlerinin ( sivilce izlerinin ) tedavisi : akne izleri, yüzeyel ve derin olmak üzere iki ana grupta sınıflandirılmaktadır :
    a. Yüzeyel akne izleri ve gözenekler : cildin üst tabakasını etkileyen izlerdir. Bu izler özellikle sivilce tedavisi sonrası daha çok ortaya çıkar ve kızarıklık zemininde hafif çukurlar ve çökmeler şeklinde görülür. Yüzeyel sivilce izi, genellikle kimyasal peeling gibi yüzeyel cilt soyma yöntemleri ile kısmen azaltılabilir, ancak iyileşmeyen sivilce izlerinin tedavisi kolaylıkla fraksiyonel lazer ile mümkündür.
    b. Derin akne izleri
    Ice pick ( buz kıracağı ) akne izi ve derin gözenekler : deri üzerinde buz kıracağı ile delinmiş alanlar şeklinde görülen çapları genellikle 2 mm.nin altında olan noktasal çukurlardır. Bu izlerin çapları fazla olmamalarına rağmen aşırı derin olabilir, bazen deri altı yağ tabakasına kadar inebilirler. Bu yüzden “ ice pick ” akne izinin en iyi tedavisi lazerdir. Lazer istemleri arasında en etkili ve aynı zamanda en az yan etkili sistem ise fraksiyobel CO2 lazerdir.
    Box car ( yük vagonu )akne izi : yuvarlak veya oval şeklinde oluşan akne izleridir.
    Rolling scar ( dalgalı )akne izi : genellikle derin olan bu çeşit sivilce izleri, cildin üst tabakasının alt tabakalar tarafından içeriye doğru çekilmesinden kaynaklanırlar. Tedavisi en zor olan bu tip akne izlerinde fraksiyonelCO2 lazer ile %80 e kadar iyileşme gözlemlenmektedir.
    2. Cildin geniş gözenekli ve kaba görünümünün giderilmesi
    3. Ciltte meydana gelen güneş lekesi, yaşlılık lekesi, doğum sonrası oluşan lekeler ve yüzeysel pigment bozukluklarının giderilmesi
    4. Aşırı bağ dokusu ( hipertrofik skar ) ve keloidlerin azaltılması
    3. Özel lazer uygulama başlığı sayesinde estetik göz kapağı ameliyatlarında, yüzdeki küçük cerrahi işlemlerde ve yaralanmaların düzeltilmesinde kullanılmaktadır:
    – Kanser öncesi cilt lezyonlarının tedavisi – Cilt kanserlerinin tedavisi- Ciltteki kitlesel cilt lezyonlarının tedavisi- Saç, kaş ve sakallı bölge içindeki kitlesel lezyonların tedavisi- Piyojenik granülom tedavisi- Rinofima ve otofima tedavisi- Doğumsal veya sonradan oluşan benlerin tedavisi-Göz kapaklarında oluşan kolesterol plaklarının tedavisi- El ayak, genital bölge gibi yerlerde oluşmuş kitlelerin tedavisi
    FRAKSIYONEL CO2 LAZER SONUCU CİLTTE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER NELERDİR ?
    CO2 lazer uygulaması sonrası ani olarak cilt altı kollajen liflerinde %30 oranında kısalma meydana gelir. Sonraki 1-3 aylık süreçte ise cilt altında yeni kollajen oluşumu ve cilt altı bağ dokusunda yeniden düzenlenme meydana gelmektedir. Tüm bunların sonucu olarak cilt gençleşmesi adlandırılan ciltte gerilme, cilt üzerindeki pürüzlerde, lekelerde ve izlerde yüksek seviyede azalma meydana gelir. Ciltteki gözenekler daralarak cildin yapısı 10-15 yıl önceki durumuna geri döner.
    FRAKSIYONEL CO2 LAZER UYGULAMASI AĞRILI MIDIR ?
    Uygulama sırasında lazer epilasyonda olduğu gibi çarpma hissi olur. Bu his anestetik kremler ve soğuk hava kullanılarak azaltılabilir.
    FRAKSIYONEL CO2 LAZER UYGULAMASI KAÇ KEZ YAPILIR ?
    Seans sayısı sorunun şiddetine göre ve uygulamanın gücü ve derinlik ayarlarına bağlı olarak değişmektedir. Her uygulama sonrası ortalama %40 kadar iyileşme gözlenir. Hafif-orta derece kırışıklıklar ve izlerde1-2 seans yeterli iken çok derin sivilce izleri ve kırışıklıklarda tedavi birkaç ( 3-5 ) seans olarak düzenlenir. Seansların sıklığı uygulama derinliğine göre değişir : tedavi yüzeysel uygulamalarda 1-1.5 ayda bir, derin uygulamalarda ise 2-3 ayda bir tekrarlanır.
    İYİLEŞME SÜRECİNİN ÖZELLİKLERİ NELERDİR ?
    Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası pansuman gerekmez. Ciltte 3-7 gün süren pullanma ve ardından birkaç günlük kızarıklık dışında bir şikayet olmaz. Hasta ikinci veya üçüncü günden itibaren makyaj yapabilir. Fraksiyonel lazerin bu avanyajı hastanın günlük yaşamına devam etmesine olanak sağlar.