Etiket: Yöntem

  • Kök hücre yardımı ile cilt gençleştirme, prp, plazma tedavisi

    Daha sağlıklı, daha genç bir cilde kavuşmak için kendi kanınızın iyileştirme gücünden faydalanmaya ne dersiniz? Gençlik aşısı olarak ta bilinen PRP (Platelet Rich Plasma- Platelet Yönünden Zenginleştirilmiş Plazma) yöntemiyle hem daha genç bir görünüm elde edebilir, hem de daha sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz. PRP uygulaması; bir kişiden 8-10 cc gibi bir miktarda kanın alınarak özel bir tüpte santrifüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrıştırılması ve PRP’nin (Platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma’nın) yine aynı kişiye enjeksiyon yolu ile geri verilmesini temel alan bir uygulamadır. Avrupa da yaygın olarak kullanılan bu yöntem FDA onaylıdır. PRP’nin iyileştirici etkisini şöyle açıklayabiliriz: “Vücudumuzda bir yer kesildiğinde o bölgeye ilk toplanan hücreler, kanın pıhtılaşmasını sağlayan platelet ya da trombosit olarak adlandırılan hücrelerdir. Plateletler ya da trombositler, vücudumuzda hasar gören dokuların onarımını sağlamak için gerekli büyüme faktörlerini yapısında barındıran kan bileşenleridir. PRP uygulamasında ise hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınacak miktardan daha fazla sayıda platelet verilebilmektedir, çünkü PRP ile elde edilen trombositlerin yoğunluğu kandakinden 2 ila 4 kat fazladır. Bu uygulama sonucu hasarlı dokunun onarımı da bu kadar hızlı ve güçlü bir şekilde başlamaktadır.
    Derimizin yaşlanması, tıpkı yaralanma sürecinde olduğu gibi bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesinden kaynaklanır. Bu nedenle derimizi gençleştirmeye yönelik uygulamalarda aslında vücudumuzun bir yarayı iyileştirirken yaptıklarını çeşitli yöntemlerle taklit ederiz. Örneğin lazer, peeling gibi yöntemlerle derimize limitleri belli, hafif bir hasar verir ve bu hasarı derimizi iyileştirmek için tetikleyici bir güç olarak kullanırız. Büyüme faktörleri bu hasar sonrasında salınır ve süreci başlatırlar. Sonuçta derideki bir hasarı en etkili, en hızlı ve en doğal biçimde onarabilecek olan yapı, yine kendisidir.
    PRP nasıl uygulanır?
    PRP dolgu şeklinde uygulandığında, burundan ağız kısmına doğru inen boşluklar ile alındaki boşlukları doldurmak ya da sivilce izleri ve göz etrafındaki kırışıklıkları gidermek için kullanılıyor. PRP mezoterapi şeklinde de uygulanarak, küçük ve kısa iğnelerle derinin içine enjekte ediliyor. Mezoterapi şeklinde uygulanan PRP öncesinde hastanın ağrı duymaması için yüzü anestezik bir kremle kaplanıyor. Hasta bu anestezik krem ile yaklaşık 45 dakika bekledikten sonra PRP işlemi yapılıyor.
    Büyüme faktörlerinin uyarılması belirli bir zaman aldığı için tek uygulama yetmiyor. İlk uygulamadan sonra ciltteki ışıldama ve parlaklık fark ediliyor. Ancak uygulamanın daha kalıcı ve uzun süreli olması için birkaç kez tekrarlanması gerekiyor. Mezoterapinin bir ay arayla 3-6 seans yapılması yeterli oluyor. Uygulama, 8-12 ayda bir kürler halinde tekrarlanabiliyor.

    PRP yöntemi ayrıca dermaroller (mikroiğneleme yöntemi) uygulamasından sonra sonuçları artırmak ve iyileştirmeyi hızlandırmak için de uygulanabiliyor. Üzerinde mikro düzeyde iğneler bulunan küçük silindirik bir alet olan ‘dermaroller’ uygulaması sonrasında deride ince delikler halinde mikro kanallar oluştuğu için, bu durumda maskeyle uygulanması yeterli oluyor. Özel olarak hazırlanmış bu mikro iğneler, deri üzerinde açarak cilde uygulanan preparatların cilt altına 200 kattan fazla geçmesini sağlıyor. Uygulamanın ardından 10 dakika içinde kapanan bu mikro kanallar aynı zamanda cilt altında bir iyileşme mekanizması oluşturarak, vücudun kendi yapıtaşlarının yeniden oluşumunu hızlandırıyor.

    PRP’nin avantajları

    Kişinin kendi kanında hazırlandığı için allerji riski yoktur.
    Etkileri uzun sürelidir ve uygulama sonrasında yeniden canlandırıcı / yapılandırıcıdır işlevi devam etmektedir. Kolay ve güvenli biçimde uygulanır. Yalnızca yeni kolajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini destekler. Kırışıklıkların ve çizgilerin giderilmesini deriyi “doldurarak” değil “gençleştirerek” sağlar.

    Cilt çatlakları ve yara izlerinde de etkili
    PRP derideki ince kırışıklıkları azaltıyor, cildi parlatıyor, deriye esneklik kazandırıyor. Ayrıca yara izi varsa, dolgu maddesiyle yara izinde de iyileşme sağlanabiliyor. Aynı şekilde çatlaklar, ameliyat izleri ve sivilce izleri üzerinde de etkili olan PRP, saç dökülmesinin tedavisinde de kullanılıyor. Erkek tipi saç dökülmesinde oldukça etkili bir yöntem olarak uygulanmaktadır. Ayrıca cilt lekelerinin tedavisinde ana yöntem olmamakla birlikte lekelerin iyileşmesini cildi gençleştirici etkisiyle hızlandıran destekleyici bir yöntem olarak kabul edilmektedir.

    PRP kimlere uygulanmaz? Platelet sayısı yetersiz olan hastalarda, hamilelerde, kan sulandırıcı kullananlarda ve kanser hastalarında uygulanmaz.

  • KÜRTAJ (GEBELİĞİN ALINMASI)

    KÜRTAJ (GEBELİĞİN ALINMASI)

    Kürtaj rahim içerisinde oluşan gebeliğin alınması yoluyla

    sonlandırılmasıdır.Bunun günümüzde değişik yöntemleri vardır.Kürtaj sadece

    mevcut gebeliğin isteğe bağlı olarak alınması amacıyla yapılmaz,düşükten sonra

    kalan artıkların temizlenmesi veya ölü bir gebeliğin sonlandırılması için de

    yapılır.Ayrıca rahim içerisindeki herhangi bir oluşumun alınması veya

    endometrium denen rahim iç zarından teşhis amaçlı parça almak için de kürtaj

    yapılır.

    Kürtaj 2 aşamalı bir işlemdir;önce rahim ağzı genişletilir ki buna dilatasyon

    deniyor,daha sonra da rahim içerisine girerek içerideki materyal veya gebelik

    çeşitli yöntemlerle alınır.Bundan dolayı tıpta kürtaj için genellikle, dilatasyon ve

    küretaj manasına gelen D&C simgesi kullanılır.Dilatasyon işlemi için ince uzun

    çubuk şeklinde,numarasına göre kalınlıkları gittikçe artan,buji denen ve

    genellikle paslanmaz metallerden yapılan aletler kullanılır.Daha sonra da

    genişletilen rahim ağzından, arkada vakum yapabilen enjektör tarzı bir alete

    bağlı olan ince tüp şeklindeki kanüller, içeri sokularak, oluşan vakum gücüyle

    gebelik veya rahim içerisindeki materyal dışarı çekilir.Ancak çok küçük

    gebeliklere,rahim ağzı genişletilmeden de, çok ince kanüller yardımıyla kürtaj

    yapılabilir.

    Kürtaj Yöntemleri;

    Kürtaj işlemi günümüzde ,vakum denen enjektör ve ucuna takılan ince boru

    şeklinde kanüllerin rahim içerisine sokulması suretiyle,gebelik kesesi emilerek

    boşaltılarak yapılır.Bu yöntem,sterilite kurallarına riayet edildiği sürece,hem

    kolay hem de riski çok düşüktür.Bu sayede de kürtaj işlemi 3-5 dakika gibi bir

    sürede tamamlanır.Bu işlem lokal uyuşturma ya da genel anestezi yöntemiyle

    yapılabilir.

    Diğer bir yöntem,ucu kaşığa benzeyen ve küret denen aletlerle gebeliğin veya

    rahim içerisinde bulunan materyalin dışarıya doğru çekilmesi ile yapılan

    kürtajdır.Bu yöntem artık terkedilmiştir.Günümüzde hiçbir hekim

    kullanmamaktadır.

    Kürtaj nerede yapılır;

    Kürtaj hastanelerde veya muayenehanelerde Kadın Doğum Uzmanlarınca

    yapılır.

    Kürtaj nasıl yapılır;

    Kürtaj yapılmadan önce hasta muayene masasında ultrasonografi ile muayene

    edilir,gebeliğin büyüklüğü,yerleşim yeri tespit edilir.Şartlar kürtaj için uygunsa

    hasta jinekolojik masaya alınır ve spekülum denen aletle vajen içi genişletilerek

    ve antiseptik solüsyonlarla temizlik yapıldıktan sonra karar verilen anestezi

    uygulanır.Daha sonra da yukarıda belirttiğimiz şekilde dilatasyon ve kürtaj

    işlemi uygulanır.Kürtaj sonrası ultrasonografi ile kontrol yapıldıktan sonra hasta

    10-15dakika dinlendirilir

    Kürtaj sonrası dönem ve kontrol;

    Kürtaj işleminin yapıldığı gün hasta ayakta duş şeklinde banyo yapabilir.Tampon

    kullanılmamalı ancak steril ped’ler kullanılmalı ve sık değiştirilmelidir.Hastaya

    antibiyotik,rahminin eski haline gelmesi için kanama durdurucu ve çok az da

    olsa ağrı ihtimaline karşın ağrı kesici ilaçlar genellikle verilir.Yaklaşık 1 hafta

    süreyle az miktarda kanama normaldir.Aşırı kanama ve ağrı ya da pis kokulu

    akıntı ve ateş yükselmesi hissedilirse hemen hekime başvurulmalıdır.

    Herşey normal olduğu sürece hastanın 1 hafta sonra hekimi tarafından kontrolü

    genellikle uygulanan bir yöntemdir.

    Kürtaj kaç haftaya kadar yapılır;

    Yasal sınır 10 haftadır,ancak 6 haftada bebeğin kalp atışları başlıyacağı göz

    önünde bulundurulursa en ideal haftalar,4-6hafta arasıdır.

    Kürtaj kimlere yapılır;

    18 yaşından büyük evli hanımlara ve eşinin imzası alınarak yapılabilir.18

    yaşından büyük ve bekar hanımlar sadece kendi rızaları ile kürtaj olabilirler.18

    yaşın altında olan bekar hanımlara ancak anne ve baba rızası ve isteği ile kürtaj

    yapılabilir.

  • Vitiligo (ala hastalığı) cerrahi tedaviler

    Vitiligo (ala hastalığı) cerrahi tedaviler

    Vitiligo hastalığında cerrahi tedavilerin amacı azalan ve/veya kaybolan melanositlerin hastadan alınarak cerrahi yöntemlerle hastalıklı alanlara konulması ve yeniden renklenmenin sağlanmasıdır. Bu tedaviler hastalık için uygulanan radikal bir tedaviden çok estetik yada kamuflaj amaçlı yapılan uygulamalardır. Cerrahi tedaviler vitiligoda tek başına yada diğer tedaviler ile kombine kullanılmaktadır.

    Cerrahi uygulamalarda 3 yöntem kullanılmaktadır

    1.Cerrahi eksizyon yöntemi; Vitiligoda cerrahi yöntemlerin ilk ve basit olanı; hastalıklı alanın basit cerrahi yöntemlerle çıkarılmasıdır. Özel bir enstrüman ve laboratuvar gerektirmemesi en büyük avantajıdır. Bu yöntemin vitilogo boyutları küçük ve yapılacak cerrahi işlem sonrası görünür iz kalma riski düşük olan vücut alanlarında yapılabilmesi dezavantajıdır.

    2.Deri doku greftleri(yamaları) ile yapılan uygulamalar; Vitiligoda hastanın kendisinden ve hastalık olmayan vücut bölgesinden alınan ve içerisinde melanositleride içeren deri dokusunun vitiligo alanına nakledilmesidir. Cerrahi eksizyon yöntemi kadar basit değildir. Uygulama sonrası klinik başarının yüksek olması avantajıdır. Özel enstrüman gerektirmektedir. Dezavantajı uygulamanın küçük vitiligo alanlarına uygulanabilmesidir.

    3.Deri hücre greftleri ile yapılan uygulamalar; Vitiligoda hastanın kendisinden ve hastalık olmayan vücut bölgesinden alınan deriden epidermis ile melanositlerin ayrılarak ve çoğaltılarak tekrar aynı hastanın vitiligo alanına nakledilmesidir. Özel bir yöntemdir. Özel laboratuvar, ekip ve enstrüman gerektirmektedir. Ancak hastaya bir seansta geniş vitiligo plaklarına uygulama yapılabilmesi en büyük avantajıdır. Hatta hastanın melanosit alınacak normal derisi az bile olsa melanositler kültüre edilerek çoğaltılmakta böylece uygulanmaktadır.

    Vitiligoda Cerrahi Yöntemi Kimlere Uygulanabilir?

    Cerrahi tedavi öncesi hasta seçiminde kullanılan kriterler şunlarıdır;

    Cerrahi tedavi uygulamaları vitiligoda ilk tedavi seçeneği değildir. Daha once uygulanmış diğer tedavilere cevap alınamadığında cerrahi tedavi yapılabilmektedir.

    1. Vitiligonun tipi önmelidir. Cerrahi tedavilerde en iyi sonuçlar segmental yani fokal vitiligo tipinden alınmaktadır. Nonsegmental ve yaygın vitiligoda da başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    2. Vitiligoda hastalıklı alanlarda kılların rengi son derece önemlidir. “Leukotrichia” yani kılların beyazlaşması tedavi öncesi değerldirmede önemlidir. Kılların beyazlaşması hastalık alanında

    melanositlerin çok azaldığını göstermektedir. Bu hastalarda ilk tedavi seçeneği olarak cerrahi uygulamalar düşünülebilir.

    3. Daha önce yapılan tedavilerden sonra yada tedavi yapılmaksızın vitiligo alanlarında repigmentasyon(tekrar rengin normale dönmesi) olması cerrahi uygulamalarından iyi cevap alınacağını desteklemektedir.

    4. Vitiligo hastalığının stabilitesi; Cerrahi tedaviler stabil vitiligoda çok daha başarılıdır. Stabil vitiligo tanımı ile ilgili tam bir uzlaşma olmamakla birlikte hastaların 1 yıllık süre boyunca yeni vitiligo lezyonları çıkarmaması, olan vitiligo lezyonlarının büyümemesi hastalığın stabil olduğunu göstermektedir.

    Hastalığın stabilitesinin anlaşılmasında daha önceki yıllarda çekilmiş hasta fotoğraflarının kaşılaştırılması son derece önemlidir.

    1999 yılından beri vitiligo stabilite skoru kullanılmaktadır. Buna VIDA denilmektedir. Cerrahi uygulamalarda en iyi sonuçlar 0 ve -1 VIDA skorlarında alınmaktadır.

    6. Hastada Köbnerizasyonun(Köbnerizasyon sağlam deride düşme, ameliyat, kesi hatta kaşıntı vb gibi travmalar sonrası yeni vitiligo plaklarının olmuşmasına denilmektedir.) olmaması gerekmektedir.

    7. Tedavi uygulanacak hastalıklı alanın genişliği; ne kadar küçük alanda tedavi yapılacak ise başarı şansı o kadar yüksektir.

    8. Vitiligoda lezyonların vücutta yerleşim yerleri; cerrahi tedavilerde en iyi sonuçlar boyun ve göğüs ön duvarında alınmaktadır. Eklem üzerlerinde(el parmak ekleri üzeri gibi), göz kapakları, dudaklar, genital organlar, katlantı yerlerindeki vitiligonun cerrahi yöntemlere cevabı daha zayıftır.

    9.Hastanın motivasyonu son derece önemlidir.

    10.Hastanın yaşı; Direkt bir ilişki olmamakla birlikte çocuklarda tedavi uyumu iyi değildir.

    11.Cerrahi uygulamalar öncesinde hastanın iyi sonuçlar alıp alamyacağından emin olunamıyor ise Mini Punch Greft(MPG) uygulanmaktadır. Bu test uygulamasının sonuçlarının yeterli olası pozitif anlam taşımaktadır.

    Mini Punch Greft(MPG) nedir ve nasıl yapılmaktadır ?

    Bunun için hastanın vitiligolu küçük bir alanına punch deri gerftleri az sayıda uygulanmaktadır. 1.5- 2 ay sonrasında cevaba göre asıl cerrahi tedaviye geçilmektedir.

    Hastanın normal derisinden 4-6 adet 1-1.2 mm çaplı doku greftleri alınmaktadır. Bunlar aynı hastanın vitiligo alanına ekilmektedir. Tedavi alanları steril pansumanla 1 hafta 10 gün kapatılmaktadır. Tedavi yapılan vitiligo alanına günlük 10 dakika güneş banyoları önerilmektedir. 3 ay takip sonrası cevaba bakılmaktadır. Greft çevresinde 1 mm ve 1 mm den fazla bir repigmentasyon pozitif anlamına gelmektedir.

    Test sonucu bazen beklentiler dışında da gelişebilmektedir. Örneğin mikro greft test sonucu iyi ancak sonraki işlemler başarılı olmayabilir. Test yapılan alanda sonuçlar alınırken çevrede depigmente plaklar gelişebilmektedir.

    Vitiligoda Cerrahi Tedaviler kimlere yapılamaz;

    * Hipertrofik skar(kötü ve iz bırakan yara iyileşmesi) ve keloidal yapısı olan hastalarda daha dikkatli olunmalıdır.

    * Kanama yatkınlığı olan yada kan sulandırıcı kullanan hastalarda

    * Yara iyileşmesi sonrası deri renk koyulaşması (postinflamatuar hiperpigmentasyon) gelişim öyküsünün varlığı bir çok cilt hastalığının tedavisi öncesi olumsuz bir kriterdir. Ancak bunun varlığı vitilgo carrahi tedavilerinde daha iyi sonuç alınacağını destekleyebilmektedir.

    * Hepatitis C ve HIV taşıyıcılığı

    Vitiligoda Cerrahi tedaviler nelerdir?

    Vitiligoda cerrahi tedaviler;

    1. Otolog(hastanın kendisinden alınan) doku ve hücrelerle yapılan greftleme(yamalanması) yöntemleri;

    2. Greftleme yapılmaksızın uygulanan diğer cerrahi yöntemler; Otolog doku ve hücre greftlerinin vitiligo tedavisinde her ikisi içinde sonuçlar iyi olmakla birlikte doku greftleri basit uygulanması ve çok özel laboratuvar koşulu ve enstrüman gerektirmemesi ile daha fazla tercih edilmektedir.

    Vitiligo cerrahi tedavisinde kullanılan doku greftleri nelerdir ve nasıl uygulanmaktadır?

    Doku greftleri deriden alınma ve hazırlanma yöntemi ile deriden alınma kalınlıklarına göre şu şekilde sınıflandırılmaktadır;

    1. “Split thickness”(ayrılmış ve farklı kalınlıklarda) deri greftleri.

    2. Negatif basınçla oluşturulan bül epidermal greftler

    3. Tam kalınlıkta deri greftleri

    4. Mikroskin greftler

    5. Flip top greftler

    Split thickness deri greftleri nedir ve nasıl uygulanmaktadır?

    Alınma kalınlıklarına göre aşağıda listelenmiş alt gurupları bulunmaktadır.

    * Split-thickness deri greft-ultra ince (STSG-UT) (0.08–0.15 mm kalınlığında)

    * Split-thickness skin greft-ince (STSG-T) (0.2–0.3 mm kalınlığında)

    * Split-thickness skin greft-orta (STSG-M) (0.3–0.45 mm kalınlığında)

    * Split-thickness skin greft-kalın (STSG-THK) (0.45–0.75 mm kalınlığında)

    Hastalık olmayan normal deri bölgesinden dermatom ismi verilen özel cerrahi aletler ile farklı kalınlıklarda deri greftleri alınmaktadır. Bu alana donor yani verici alan denilmektedir. Sıklıkla deri greftleri alımında kalça, uyluk ve kolların iç kısımları tercih edilmektedir.

    Sıklıkla greft alınacak alanın boyutu vitiligo alan boyutu ile 1 e 1 oranında olmaktadır. Bazen vitiligo alanı geniş ise Mesh greft expander denilen bir yöntemle alınan greftin alanı genişletilebilmektedir. Bu yöntemle greft 4 katı daha geniş vitiligo alanını kaplayabilmektedir.

    Greftin alındığı donor alanda 1-2 hafta sonra yara iyileşmesi ile derinin normal rengi oluşmaya başlamakta 6 ay içerisinde renk tamamen normale dönmektedir. Bazen hafif milia gelişimi dışında hiçbir iz kalmamaktadır.

    Vitiligo alanı ise greftin yamalanması ve tutması için hazırlanmaktadır. Vitiligo hastalıklı deriden epidermis ve dermisin üst tabakları alınmaktadır. Bunun için dermabrazyon, Fraksiyonel CO 2 lazer gibi yöntemler kullanılmaktadır.Başarı şansı %95 lere kadar çıkmaktadır.

    Bu greftleme yöntemi uygulanmış hastalara 2-4 hafta sonra Excimer lazer ve 308nm@MEI sistemi kullanılmaktadır. Bu tedavide cevabın daha hızlı ve başarılı olmasını sağlamaktadır.

    Negatif basınçla oluşturulan Bül Epidermal Greft nedir ve nasıl uygulanmaktadır?

    Ultra ince kalınlıkta deri gerftlerine benzemektedir. Hastalık olmayan normal deri bölgesinden dermatom kullanılmadan deri greftleri alınmaktadır. Sıklıkla deri greftleri alımında kalça, uyluk ve kollarn iç kısımları tercih edilmektedir. Bu yöntemde deriye özel enstrümanlar ile negatif emme basıncı uygulanmakta derinin epidermis ve dermisinin ayrılması sağlanmaktadır. Deri yüzeyinde su toplaması şeklinde büller oluşmaktadır. Normal deride emme büllerinin oluşması için özel enstrümanlarla deriye 1-2 saat boyunca 200-500 mmHg basınç uygulamaktadır.

    Daha sonra oluşan bu büller üzerinden epidermis kesilerek alınmaktadır.

    Bu alan steril pansumanlar ile 1 hafta 10 gün kapatılmaktadır.

    Vitiligo alanı ise greftin yamalanması ve tutması için hazırlanmaktadır. Vitiligo hastalıklı deriden epidermis ve yüzeyel dermis tabakaları alınmaktadır. Bunun için dermabrazyon, Fraksiyonel CO 2 lazer gibi yöntemler kullanılmaktadır. Büllerden alınan epidermis greftleri bu alanlara ekilmektedir. Bu alanlarında üzeri steril pansumanlarla kapatılmaktadır.

    Uygulamadan 2 hafta sonra ekilen epidermal yapıla dökülmekte ancak altlarında repigmentasyon alanları gelişmektedir.

    Başarı şansı %25-65 oranlarında daha düşüktür. İnce kalınlıktaki gerftlere göre uygulama süresi, klinik sonuçları hemde yan etkileri karşılaştırıldığında daha az tercih edilmektedir.

    Tam kalınlıkta deri greftleri nedir ve nasıl uygulanmaktadır?

    Tam kalınlıklta deri gerftleri 2 türlüdür;

    1. MPG(Mikro punch greftler); Bu yöntemde lokal anestezi altında kalça, kulak arkası ve üst kolu iç kısmından “punch” isimli enstrümanlar ile 1-1.2 mm çaplı greftler alınmaktadır.

    Vitiligo hastalıklı alana ise 1 mm lik punchlar ile ekim alanları açılmakta. (donor alanda kullanılan punch çapı ile ekim alanda kullanılan punch çapı arasında 0.2 mm fark olmalıdır) Greft ekimi vitiligo alanına 5-10 mm aralıklarla yapılmaktadır. Greft alınan ve ekim yapılan alan ekim sonrası steril pansumanlar ile 1 hafta kapatılmaktadır. 2-4 haftada vitiligo alanlarında greftler çevresinde repigmentasyon başlamakta 3-6 ay sonra repigmentasyon maksimum olmaktadır. Başarı % 60-90 arasında değişmektedir.

    Yüzde, boyunda sonuçlar maksimum iken büyük ve geniş vitiligolarda, el içi, dudaklar ve göz kapağında uygulam zor ve sonuçlar daha zayıftır.

    Donor alanda iz kalabilmektedir. Vitiligo greft ekim alanlarında ise “cobblestone=kaldırım taşı” görünümü ortaya çıkmaktadır.

    Ekim sonrası 308 nm@MEI uygulanması sonuçları daha faza arttırmaktadır. Normal ekim sonrasında greftlerin çevresinde repigmentasyon 3 mm olarak ölçülürken Excimer lazer ve 308 nm@MEI sonrası 9 repigmentasyon 9mm üzerine çıkmaktadır.

    2 . HFG(kıl follikül greftler); saç ekimine benzemektedir. Özellikle kılların olduğu vitiligo alanlarında kullanılmıştır. Kaş, kirpik, saçlı deri ve sakal alanı gibi. Saçlı deri arka kısmı ve kulak arkası donor alan olarak seçilmektedir. Uygulamadan 2-8 hafta sonra kıl follikül çevresinde repigmentasyon başlamakta. 2-10 mm kadar yayılmaktadır.

    Mikroskin deri greftleri nedir ve nasıl uygulanmaktadır?

    Mikroskin deri gerftleri merkezimzde en sık tercih edilen kullanılan uygulamadır.

    Bu uygulamada hastanın vitiligo olmayan deri bölgesinden dermatom ismi verilen özel bir alet ile 0.08-0.15 mm kalınlığında ultra ince greftler alınmaktadır.

    Sıklıkla deri greftleri alımında kalça, uyluk ve kolların iç kısımları tercih edilmektedir.

    Bu kalınlıkta bir greftin alınması donor alanın daha hızlı ve sorunsuz(renk düzensizlikleri oluşmadan estetik olarak daha iyisonuçlarla) iyileşmesini sağlamaktadır.

    Alınan ultra ince kalınlıkta deri gerfatleri 1 mm2 den daha küçük parçalara ayrılmaktadır. Bu parçalara “Mikroskin Greft” denilmektedir. Bu küçük parçaların yapılması için özel makaslar kullanılmakta idi. Ancak son yıllarda makas yerine “Mincer” denilen bir enstrüman kullanılmaktadır. Bu grefti 0.8 mm x 0.8 mm çapında daha küçük parçalara ayırmaktadır.

    Vitiligo alanı mikrogreft ekimine hazırlanmaktadır. Bu hazırlamada amaç vitiligo üzerindeki derinin dermisin üst tabakasına kadar kaldırılması(ablazyon) ve greftlerin yerleşmesine uygun hale gelmesidir.

    Bu amaçla;

    * Dermabrazyon; Mekanik frezler veya ultrasonic dermabrazyon kullanılmaktadır.

    * Sıvı nitrojen ile ablazyon yapılmaktadır.

    * Lazer ile ablazyon yapılmaktadır. Erbium YAG yada CO2 lazer kullanılmaktadır. Merkezimizde DEKA Fraksiyonel CO2 lazer bu amaçla kullanılmaktadır.

    Bu yöntem ile donor alan/vitiligo alanı oranı 1/15 olmakta yani alınan donor alanının çapnın 15 katı vitiligo alanı tedavi edilebilmektedir.

    Mikrogreftin vitiligo alanına yerleştirilmesinde farlı yöntemler kullanılmaktadır.

    1. Spatula ile yerleştirme; Donor alan ve vitiligo alanı boyutları aynı ise yani 1:1 ise bu yöntem tercih edilmektedir. Yerleştirme sonrası vitiligo alanı özel muslin –vazelin kompreslere konularak bandajlarla kapatılmaktadır. 7-10 gün sonra bandajlar açılmaktadır.

    2. Sprey aparatları ile yerleştirme; Donor alanı vitiligo alanından çok küçük ise tercih edilmektedir. 1:5-1:15 gibi. Mikrogreftler vitiligo alanı hazırlandıktan sonra özel sprey aparatlar ile ya vitiligo alanına direkt sıkılır yada muslin-vazelin üzerine sıkılarak vitiligo alanına uygulanır.

    Flip-top deri greftleri nedir ve nasıl uygulanmaktadır?

    Donor alandan 2-4 mm derinlikte greft alınmakta ve bu greftler mikroskin greftdeki gibi 1-2 mm lik küçük parçalara ayrılmaktadır. Vitiligo alanında ablazyon yapılmadan 4-5 mm derinlikte dermatomla flap kaldırılmaktadır. Bu flep altına bu parçalar konulmaktadır. İyileşme daha hızlıdır.

    Deri hücre greftleri nedir ve nasıl uygulanmaktadır?

    Özel çalışma laboratuvarı ve enstrüman gerektiren yöntemlerdir. Maliyetleri oldukça yüksektir. Ancak başarı şansı estetik sonuçları çok daha yüksektir.

    Hücre greftleri; 2 yöntem kullanılmaktadır.

    1. Kültüre epidermal hücre greft süspansiyonları; bu yöntemde 2 ye ayrılmaktadır.

    * Kültüre saf melanosit greftleri (CM); Melanositeler normal deriden alınan greftlerden ayrılarak kültür ortamında çoğaltılmaktadır. (mm2 de 1000-2000 melanosit olacak şekilde) Bunlar vitiligolu alana aktarılmaktadır.

    * Kültüre epitel greftleri (CE); Yöntem melanosit kültürlerine benzemektedir. Ancak burada deride alınan örnekte melanositler ayrıştırılmaz. Alınan derinin tamamı kültüre edilerek uygulanmaktadır.

    2. Kültür yapılmaksızın epidermal hücre greft süspansisyonları(NCES);

    Hastanın vitiligo olmayan alanından alınan deri özel enzimlere maruz bırakılmakta. Bu enzimler deriyi epidermis ve dermis seviyesinde ayırmaktadır. Daha sonra mekanik olarak dermo-epidermal hücreler kazınmaktadır. Bu kazıma sonucu elde edilen hücreler epidermal- melanosit hücreleri içermektedir. Bunlardan süspansiyonlar hazırlanmaktadır. Vitiligo alanı ablazyon için dermabrazyon yada CO2 lazer ile hazırlanmakta. Bu alanlara bu süspansiyon uygulanmaktadır. Uygulama sonrası kapalı pansuman uygulanmaktadır. 7-10 gün sonra kapalı pansuman açılmakta 3 hafta sonrada Excimer lazer yada 308 nm@MEI tedavileri başlanmaktadır. 2-4 hafta içerisinde vitiligo alanlarında repigmentasyon başlamakta 3 ay sonunda %100 yakın cevaplar alınmaktadır. Bu yöntem özellikle yaygın vitiligolarda iyi sonuçlar vermektedir. Hazırlanan süspansiyon geniş alanlarda kullanılabilmektedir. Donor alandan alınan deri örneğinin 10 katı bir vitiligo alanını tedavi edebilmektedir

    Son zamanlarda bu sisteme “hücre spreyi “ uygulamasıda denilmektedir. ReCell son yıllarda kullanılmaya başlanan 30 dakikada uygulamayı hazırlayan bir sistemdir. Ancak bu sistemler halen oldukça pahallı sistemlerdir.

    Vitiligoda greft kullanmaksızın yapılan cerrahi tedaviler nelerdir?

    Bunlar iki tanedir.

    1. Lazer ve ışık tedavileri;

    1. Excimer lazer
    2. Holmium lazer
    3. 308 nm@MEI dar bant UVB tedavileri

    2. Mikropigmentasyon;

    Tattoo yani dövmenin vitiligoda kamuflaj amaçlı kullanımıdır.

    6 mikron çapında pigment içeren partiküllerin (nonallerjen, dokuda stabil) dermis içerisine yerleştirilmesidir.

    Pigment partikülleri hücre içinde yada hücre dışında durmaktadır. Hücre dışında sıklıkla kollajen fiberleri arasında hücre içide dermal mononüklear hücrelerde bulunmaktadır.

    Boyalar pigment içeren pastlar şeklinde bulunmaktadır. Bunlar tek başına yada mix yapılarak renkler elde edilmektedir. Pastların içerisine 1-2 damla %80 alkol yada su konularak dilüe edilmektedir. Gliserinde damlatılabilir.

    Mukozal ve mukokutanöz lezyonlarda çok tercih edilmektedir.

    Vitiligo tedavisinde cerrahi uygulamaların yan etkileri nelerdir?

    2 ye ayrılmaktadır.

    1. Vitiligo alanında yan etkiler;

    • * Uygulama alanı kenarında hypopigmentation
    • * Gecikmiş hiperpigmentasyon
    • * Milia
    • * Inklüzyon deri kistleri
    • * Akromik fissür
    • * Kenarlarda kalınlaşma
    • * Sıkışmış görüntüsü
    • * Cobblestone; daha çok Punch greftlerde gözlenmektedir.
    • * Kontatk dermatitis
    • * İnfeksiyon
    • * Skar gelişimi
    • * Kozmetik iyi olmayan görüntü

    1. Donor alanda;

    • Yüzeysel skar
    • * Hipopigmentasyon
    • * Hiperpigmentasyon
    • * Kobner gelişimi
    • * İnfeksiyon

    Vitiligoda dışında cerrahi tedavilerin diğer kullanım alanları nelerdir?

    Piebaldism; Parsiyel albinizim yada vitiligo sanılabilir. Ancak bunlarda kullanılan hiç bir tedavideb cevap alınamamkatdır. Piebaldism AD geçişli genetic bir hastalık. 14000 doğumda 1 gözlenmektedir. Kadın erkek eşit. Embriyonal gelişim sırasında melanositlerin deriye olan göçlerin problem olmakta. Vitiligoya benzer maküller. Alında forelock ile birlikte%90, gövde ön yüzde, ayaklar ve kolların orta ksımında bilateral olmaktadır. Maküller çevresinde hiperpigmente sınır var ve hiperpigmente adacıklar maküllerin içerisinde var

    Waardenburg's syndrome; AD geçişli 42 000 doğumda bir. Yine melanositlerin deriye olan göçünde problem var.

    4 tipi bilinmektedir. Hastada piebaldisime benzer maküller var ancak forelock yok.

    Yanık sonrası leukoderma(deride renk azalması)

    Lazer sonrası leukoderma; epilasyon lazerleri ve diğer medikal lazerler sonrası

    Kimyasal madde leukoderma Phenol-ve hydroquinone deriveleri

    Uçuk sonrası dudaklarda ve yüzde leukoderma

    Piebaldism

    DLE sonrası leukoderma

    Halo nevus

    Nevus depigmentosus

    Idiopathic guttate hypomelanosis

  • İstenmeyen Gebelikten Nasıl Korunmalı?

    İstenmeyen Gebelikten Nasıl Korunmalı?

    Gebelikten korunmak için organize ve bilinçli tedbir almak gerekir aksi halde en beklenmedik anda istenmeyen sürpriz bir gebelik başınıza gelebilir.

    A-Kontrasepsiyon yöntemleri (yöntem kullanıldığı sürece gebeliğe karşı korur, kullanım bırakıldığında gebe kalma yeteneği geri döner)

    Doğum kontrol yöntemlerinde aranan özellikler şöyle sıralanabilir; Uygulaması kolay ve ucuz olmalıdır, Geri dönüşü olan bir yöntem olmalıdır, yani yöntemin kullanımı bırakıldığında gebe kalma yeteneği tekrar başlamalıdır, Yan etkileri olmamalıdır, Güvenilir olmalıdır.

    1-Hormonal kontrasepsiyon: OK’ler (doğum kontrol hapları) enjeksiyon uygulamaları, cilt altına yerleştirilen implantlar, vajen içine yerleştirilen hormon salgılayan maddeler sayılabilir. 

    Ağız yolu ile alına doğum kontrol hapları düzenli kullanılmak koşulu ile en güvenli yöntemlerden biridi. Kullanıma başlanılan ilk aydan sonraki sürede koruyuculuğu en yüksek noktaya çıkar ve kullanıldığı sürece devam eder. Bugün dünyada en yaygın olarak kullanılan kontrasepsiyon yöntemi budur. Modern oral kontraseptifler yan etkilerden oldukça arınmış olsa bile uzun süreli kullanımlarında yine de göz önünde bulundurulması gereken bazı durumlar vardır. Bunlardan en önemlisi kardiyovasküler (kalp ve damarlar üzerine olan yan etkileri) yan etkileridir. Bu ilaçlarda aynı şeker hastalığı, hipertansiyon ve sigara kullanımı gibi arteriosklerotik yan etkilere sahiptir. Vücuttan atılımları ise karaciğer yoluyla olmaktadır. Dolayısı ile kadında yukarıda sayılan arteriosklerotik faktörlerden herhangibiri varsa veya karaciğer problemi olanlarda kullanımı sınırlandırılmalıdır. Bu konuda doktorunuz yol gösterici olacaktır.

    Enjeksiyon uygulamaları da ağızdan alınan haplar ile aynı mekanizma ile doğum kontrolü yaparlar. Çok uzun yıllardan beri piyasada bulunmalarına rağmen dünyanın hiçbiryerinde yaygın olarak kullanılmamışlardır. Bunun en önemli sebebi uygulamadan sonra vücutta sertbestleşmesindeki düzensizlik nedeniyle sıklıkla adet düzensizliklerine yol açması ve daha önemlisi uygulamadan ilaç etkisi kendiliğinden ortadan kalkana kadar vazgeçme şansının bulunmamasıdır.

    Cilt alına konulan implantlar da kontraseptif tabletler yada enjektable ilaçlar gibi hormonal yol ile yumurtalıklardan yumurta çıkışını önleyerek kontraseptif etki oluştururlar. Bunlarda da durum enjektable preparatlarda olduğu gibidir. Tedaviden vazgeçmek için küçük te olsa bir cerrahi girişim ile implantın çıkartılması gerekir kullanımı süresince adet düzensizliğine sık rastlanır. Gerek implantlar gerek enjektable preparatlar düzenli olarak ilaç alamıyacak olan hastalarda düşünülen yöntemlerdir.

    Son zamanlarda vajen içine konulan ve vücutta kaldığı sürece belli dozda hormon salgılayarak yumurtalık fonksiyonlarını geçici olarak durduran maddeler de kullanıma sunulmuştur. Bunlar kısa bir eğitim ile hastanın kendisi tarafından her ay vajen içine yerleştirilir ve bir ay süre ile vajende bırakılır. Henüz kullanımı yaygınlaşmamıştır.

    2-Rahim içi araçlar.

    Klasik olarak “spiral” olarak bilinen bu araçlar da uzun yıllardır kullanımdadır. Güvenilirlikleri doğum kontrol ilaçlarına göre daha az olmasına rağmen kullanımındaki kolaylık nedenyile yaygın olarak kullanılrler. Mantığı rahim içine yabancı cisim etkisi oluşturarak bölgede vücut savunmasında yer alan birçok hücrenin bulunmasını sağlamak ve bu hücreler tarafından spermlerin yok edilmesini temin etmektir. 7 yıla kadar rahim içinde bırakılabilir. Koruyucu etkisinin yok olması aracın rahim içi dokusu ile kaplanıp yabancı cisim etkisi oluşturamaması veya uygulanan hastanın bünyesel özellikleri gereği cihazı yabancı cisim gibi algılamamasından dolayıdır. Toplumda rahim içi araçlar ile ilgili birçok spekülasyon mevcuttur. Bunlardan birisi az öncede sözettiğim gibi güvenilirliğinin %100 olmamasıdır. Hastalar genellikle bunun uygulama hatasından yada spiralin kalitesinden olduğunu düşünür ama gerçek mekanizma yukarıda bahsettiğim gibidir. Yani ne uygulama yöntemi, ne uygulayıcının kim olduğu ne de RIA nın kalitesi direkt olarak koruyuculuğunu etkilemez. Kullanımın sınırlandıran bir başka spekülatif faktör toplumun inanışları dır. Özellikle anadoluda birtakım din adamları halkı “RIA ile ölürsen cenabet sayılırsın” şeklinde düşüncelerle etkilemektedirler, uygulamadaki bir aşka sorun halk hala rahim içi araçların (RIA) sadece adet zamanında takılabildiğini düşünmektedir. Halbuki RIA nın adet zamnında takılmasının en büyük espirisi kadının gebe olmadığının en önemli göstergelerinden birinin adet görüyor olması olduğundandır. Günümüzde gebe olmadığı başka yöntemlerle de kolayca tespit edilen kadınlara her zaman RIA uygulanabilir. Uygulamayı sınırlandıran bir diğer faktör işlemin hastalara korkutucu bir işlem olarak gelmesindendir ki bu kesinlikle doğru değildir bu konuda eğitim almış ebe ve doktorlar istisnai birkaç durumu göz ardı edersek çok kolaylıkla ve hastanın canını acıtmadan cihazı rahim içine yerleştirebilirler.

    Yan etkileri arasında zaman zaman görülen adet dışı kanamalar veya adet kanamalarının şiddetli olması ve kasık ağrıları, dış gebelik görülme ihtimalinin RIA kullananlarda biraz daha yüksek olması sayılabilir. Özellikle dış gebelik kadın doğum biliminin önemli sorunlarından birini teşkil ettiği için RIA uygulanan hastalrın mutlaka bu konuda uyarılması gerekmektedir. Olası bir adet gecikmesinde “nasıl olsa bende RIA var” düşüncesiyle doktora gitmemezlik etmemeliler tam tersine bu konuda daha bir hassas olmalıdırlar. 

    3-Bariyer yöntemleri

    Spermlerin rahim içine ve oradan da yumurtaya ulaşmasını engelleyecek yöntemlerdir. Bu amaç ile en yaygın kullanılan condom (prezervatif) dir. Aynı amaç ile vejen içine yerleştirilen diyaframlarda vardır ama uygulama zorlukları nedeniyle yaygınlaşamamıştır. Condom istenmeyen gebeliklerden korunma dışında daha yaygın olarak cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklardan kaçınmak amacıyla da kullanılmaktadır.

    4-Takvim yöntemi ve dışarıya çekme.

    Güvenilirliği en az olan yöntemlerdir. Takvim yöntemi muhtemel ovulasyon tarihinden 3-4 gün önce ve 3-4 gün sonrasındaki periyodlarda ilişkiden kaçınmak olarak özetlenebilir. Ovulasyon gününün yanlış veya tam olarak hesaplanamaması nedeniyle güvenilirliği oldukça zayıf bir yöntemdir. Aynı şekilde dışarıya çekme yada dışarıya boşalma denilen uygulamalar da toplumdan çok yaygın kullanılmasına rağmen analitik bir yöntem olmaktan çok uzaktır.

    5-“Ertesi gün hapları”

    Halk arasında “ertesi gün hapı” olarak bilinen ilaçlar uygun bir kontraseptif yönteminin kullanılmadığı vakalarda gebelik olasılığı açısından şüpheli bir ilişki sonrasında ilişkiyi takip eden 24 saat içinde alınan ilaçlardır. Hormonal etki ile kadının endometriumunu yani rahim içi dokusunu adeti taklit edercesine bir kanama ile dökerek olası gebelikten kaçınmayı sağlar. Düzenli olarak bu yöntem ile korunmak mümkün değildir. Kanama bozukluklarına da sebep olabilir. Ancak olağanüstü durumlarda bir adet döneminde sadece bir kez başvurulabilecek tali yöntemlerden biridir.

    6-Küretaj (Karmen Aspirasyonu) :

    İstenmeyen gebeliklerden kurtulabilmenin son çaresidir. Hiçbir klasik kitapta Korunma Yöntemleri arasında yer almaz çünkü gerçekten korunmanın uygun olmayan yollarından biridir. Karmen aspirasyonu denilen uygulama rahim içine plastik bir kanül ile girilerek rahim içeriğinin bir vakum sistemi ile çekilerek boşaltılmasıdır. Kolayca birkaç cümle ile anlatılabilmesine rağmen uygulama invaziv bir uygulamadır. Yani küçücük te olsa cerrahi bir işlemdir. Cerrahi işlemlerin hepsinde olduğu gibi bunda da bazı riskler vardır (kısaca ve anlaşılabilir şekilde özetlemeye çalışırsak yapılan işleme rağmen gebeliğin bozulmadan devam etmesi, gebelik mahsulünün bir bölümünün uterus içinde kalması, enfeksiyonlar, işlem surasında rahimin delinmesi, yapılan işleme bağlı olarak rahim duvarının birbirine yapışması vs sayılabilir.) Bunun dışında kadında yaptığı olumsuz psikolojik etkiyi de unutmamak gerekir. Hiçbirzaman düzenli korunma amacıyla kullanılamaz olağanüstü durumlarda sık olmayarak başvurulabilecek son çare olarak akılda tutulmasında yarar vardır. Yasalara göre 10 haftaya kadar olan gebeliklerin bu yöntemle uzaklaştırılması mümkündür. Yasal sınırlama olmasa bile daha büyük gebeliklerin bu ve benzeri yöntemlerle yok edilebilmesi daha ciddi tıbbi riskler yaratır.

    B-Sterilizasyon yöntemleri (yöntem bir kez uygulandıktan sonra etki kalıcı şekilde devam eder çift ancak özel yöntemler kullanılarak yapılan tedaviler ile gebelik elde edebilir) 
    Bu kapsamda kadınlarda “Tüp ligasyonu” denilen tüplerin bağlanması işlemi yapılabildiği gibi erkeklerde de “vasektomi” denilen cerrahi bir işlem yapılabilir. Gördüğünüz gibi elimizde erkekte de uygulanabilen bir yöntem olmasına rağmen maalesef ülkemizde “korunmak” kadının sorumluluğunda olan bir uygulama gibi algılandığından genel olarak ülkemiz erkekleri kendilerinde yapılacak olan bu uygulamaya izin vermeme eğilimindedir. Kadınlarda uygulanan tüp ligasyonu yaygın olarak ailenin çocuk sayısını tamamlayacak olduğu son gebeliğinde sezeryan ameliyatının bir parçası olarak yapılmaktaysa da gebelik dışında herhangibir zamanda laparoskopik olarak yani karın duvarına her biri 0,5 cm çaplı iki delik açılarak hastanın karnında büyük bir kesi olmadan da yapılabilir. Hastanede kalmayı gerektirmez aynı gün içinde hasta evine gönderilebilir. Unutulmaması gereken bu yöntemin geri dönüşünün olmadığıdır. Zorunlu hallerde yeni bir gebelik ancak IVF (tüp bebek) yöntemi ile elde edilebilir.
    İstenmeyen gebeliklerin önlenmesi temel olarak iki başlık altında incelenir

  • RAHİM İÇİ ARAÇ ( RIA , SPİRAL)

    RAHİM İÇİ ARAÇ ( RIA , SPİRAL)

    RIA dünyada ilk kez 1909 ‘da Richter tarafından uygulanmıştır. Günümüzde gebeliğin önlenmesi  amaçlı en yaygın olarak kullanılan yöntem  RIA takılmasıdır .  Rahim içi araçlar halk arasında spiral olarak adlandırılırlar. Spiral koruyuculuğu uzun süren ,  geri dönüşlü bir doğum kontrol yöntemidir. Spiraller rahim içine yerleşecek boyutlarda  çoğunlukla bakır  içeren plastik medikal araçlardır. Cu içeren spiraller sadece aile planlaması amaçlı spirallerdir. Bunun yanında hormon içeren spiraller de vardır. Bu spiraller asıl olarak rahim kanamalarını azaltmak amacıyla kullanılır ancak beraberinde aile planlaması etkisi de vardır.

       Kısaca RIA (spiral ) çeşitlerinden bahsetmek gerekirse ; En çok kullanılan iki tip spiral vardır.

    1-Bakırlı RIA (Spiral ) : TCu 380 A ,Multiload (MLCu 250 ve 375 )ve Nova T (TCu 200 Ag ve 380 Ag)

    TCu 380 A  : Şekil olarak T harfine benzer.  Gövde bölümüne sarılmış 314 mm²bakırın yanı sıra, her iki kolda 33’er mm²’lik iki bakır bant bulunmaktadır. 10 yıl süreyle koruyuculuğu devam eder.

    Multiload (MLCu 250 ve 375): Dikey bir gövde ve bu gövdenin  üzerinde dikensi çıkıntıları olan at nalı şeklinde iki koldan oluşur.Gövde kısmında 250 veya 375 mm2 bakır sarılmıştır. İçerdiği bakır miktarına göre 3-5 yıllık koruyuculuğu vardır.

    Nova T (TCu 200 Ag ve 380 Ag) :Şekil olarak T harfine benzer.  Gövde kısmında gümüş çekirdekle stabilize edilmiş 200 ya da 380 mm2 bakır tel sarılmıştır. 5 yıl koruyuculuğu vardır.

     2-Hormonlu RIA lar ( Spiral) : Gövde kısmında progesteron  preparatı olarak Progestasert ile levonorgestrol (LNGg 20 ) içeren LevoNova ve Mirena vardır.

    T şeklindeki gövdesinde 52 mg levonorgestrel içeren bir silindir vardır. Günde 20 mikrogram levonorgestrel salarak 5 yıl süreyle korur.

    Spiralin koruyuculuğu ne zaman başlar ve ne zaman biter?

    Spiral takılır takılmaz koruyuculuk başlar .Spiral çekilir çekilmez de biter.

    Spiral kimlere takılır?

    **Çocuk sayısını tamamlamış veya en azından bir çocuğu olan kadınlara özellikle hormonal bir sistem kullanmak istemiyorsa.

    **Emziren kadınlara.

    **Sigara kullanımı, ileri yaş veya bazı nedenlerle  doğum kontrol hapı veya hormon içeren yöntemler kullanamayan kadınlarda.

    **Acil korunma amaçlı korunmasız ilişki sonrası  erken dönemde  spiral takılırsa gebeliğin rahme yerleşmesini engelleyebilir.

    Spiral kimlere takılmaz?

    **Spiral hiç çocuğu olmayan  kadınlara takılmaz.

    **Sebebi bilinmeyen anormal kanamalarda.

    **Bilinen bir gebelik varsa veya gebelik şüphesi varsa.

    **Cinsel yolla bulaşan bir hastalığı varsa.

    **Yakın zamanda geçirilen bir rahim enfeksiyonu varsa veya halen aktif bir genital enfeksiyon varlığında

    **Rahimde perde  olduğunda ve servikal yetmezlik olduğu  hallerde.

    **Bakıra allerjisi olan kadınlar .

    **Willson sendromu denilen vücutta bakır birikmesi ile giden bir genetik hastalığı olan kadınlara.

    **Pap smear sonucunun  anormal çıktığı hallerde.

    **Servikal erozyon teşhisi konulduğunda.

    **Kanama pıhtılaşma bozukluğu olanlarda.

    **Myomları  olan rahimde lokalizasyon ve büyüklüğüne göre takılmayabilir.

    **Kötü huylu tümör varlığında .

     Spiral  ne zaman takılabilir?

    Spiral adetin miktar olarak azaldığı günlerde takılır. Adet döneminde takılmasının iki sebebi vardır; birincisi adet dönemi kadının gebe olmadığının kanıtıdır. İkincisi adet döneminde rahim ağzının açılması ve spiralin daha rahat takılabilmesidir.

    Normal doğum gerceklestikten sonra ilk 48 saat icerisinde veya 40 gün  sonra spiral takılabilir. Normal doğum sonrası ilk 40 gün cinsel ilişkide bulunulmadığından  adet beklemeye gerek yoktur.

    Spiral düşük ve küretaj sonrası müdahalenin hemen ardından takılabilir.

    Spiral uygulaması nasıl olur?

    Spiral uygulaması oldukça kolaydır. Uygulama sırasında anesteziye ihtiyaç yoktur ancak bazen hastanın isteği üzerine hafif anestezi de uygulanabilir.

    Hasta jinekolojik masaya yatırılır. Vajen ve rahim ağzı antiseptik solüsyonlar ile temizlenir. Hasta ile birlikte karar verilen spiral rahim içine uygun yöntemle yerleştirilir. Spiralin ipleri rahim ağzından hafifçe sarkacak şekilde kesilir. Spiralin iplerinin olması rahimden rahatça çıkarılması için gereklidir.

    Spiral kullanımı sırasında acil doktora başvurulması gereken durumlar: 
    **Anormal vajinal kanamalar

    **Adet gecikmesi

    **Şiddetli kasık ağrısı , ani kramplar 

    **Açıklanamayan ateş ve titreme nöbetleri

    **Kötü kokulu akıntı, kötü kokulu adet ve ilişki sonrası koku hissetme 

    **Spiralin cinsel ilişki esnasında  partneri tarafından spiralin hissedilmesi (normalde spiral asla hissedilmez. Eğer hissediliyorsa büyük ihtimalle  spiral yerinden kaymıştır).

    Spiral takıldıktan sonra dikkat edilmesi gereken haller:

    **Spiral takıldıktan hemen sonra  geçici ağrı ve kramplar gözlemlenebilir. Ağrı kesiciler kullanılabilir.

    **Spiralde kayma en çok ilk 1 ayda olduğundan ilk kontrol 1.ayda sonra 6 .ayda daha sonra da hiçbir şikayet olmasa da senede bir jinekolojik olarak kontrol edilmelidir.

    **Adet dönemlerinde rahim ağzı daha açık olduğundan karın içi basıncın artıracak hareketlerden kaçınılmalıdır.(ıkınma , ağır yük kaldırma, aşırı öksürük gibi)

    **Spiral takıldıktan sonra proflaktik antibiotik kullanımına yer yoktur. Ancak kişisel hijyene dikkat edilmelidir.

    Spiral (RİA) gebeliğin oluşmasını nasıl önlemektedir?

    Spiralin bakır içeriğinin spermlere öldürücü etkisi vardır. Ayrıca spiralin rahim içerisinde oluşturduğu iltihabi durum gebeliğin  rahme yerleşmesini  önler. Progesteron ihtiva eden spiraller, yumurtlamayı önleyici güce sahiptir. Progesteron içeren Mirena  servikal mukusu kalınlaştırır. Bu sayede spermlerin geçisini önler.

    Spiralin gebelikten korumada başarı oranı nedir?

    Hiçbir doğum kontrol yöntemi % 100 koruma sağlamaz. Spiral oldukça etkin ve güvenilir bir doğum kontrol yöntemi olarak kabul edilir. 1 sene icerisinde hamile olma riski neredeyse %1 – 3 arasındadır.

    Spiral kullanırken hamilelik meydana gelir mi?

    Evet spiral kullanılırken de hamile kalma  riski vardır. Spiral kullanırken  hamilelik meydana gelmesi  sıklıkla spiralin  düşmesi veya yerinden aşağı doğru kayması sonucu  meydana gelir. Ancak bazen Spiral rahim içinde istenilen yerde  iken de  gebelik  oluşabilir. Bu durumda  gebeliğin devamı  isteniyorsa spiralin derhal çıkarılması gerekir. Çünkü spiral rahim içinde kalması enfeksiyon ve septik şoka  neden olabilir.

    Ancak spiralin cıkarilması gebeliğin  düşmesine neden olabilir. Hamilelik sonlandırılmak isteniyor ise, o zaman küretaj yöntemine başvurulabilir.  Gebeliğin  ilerlediği durumlarda  spiralin çıkartılması  mümkün değildir. Bu durumda gebelik spiralle birlikte devam edebilir. Bu durumda sanıldığı gibi bebekte herhangibir anomaliye neden olmaz.

    Spiral kullanımı  dış gebelik oluşmasına yatkınlık yapar mı?

     Spiral kullanırken  gebe kalan  kadınlarda, oluşan  gebeliğin dış gebelik olma ihtimali spiral kullanmayan kadınlara oranla daha yüksektir. Bu oran hormonlu spiral kullanımında daha da yüksektir.

    Spiral kısırlık yapar mı?

    Spiral kullanımı genital enfeksiyon riskini artırır . Dolayısıyla özellikle tüp ve yumurtalıkları tutan klamidya , gonore (bel soğukluğu) enfeksiyonlar yapışıklıklara neden olarak ,normal doku yapısının kaybolmasına neden olarak kısırlığa neden olabilir.

  • Kavitasyon

    Özellikle güneşin kendini göstermesi ile birlikte, fazla kilo ve selülitlerden kurtulma, mükemmel bir bedene kavuşma isteği de artar. Bu uğurda denenen çeşitli yöntemler ve sıklıkla uygulamadan vazgeçilen uzun diyet listeleri, 'bıktırıcı' olmanın dışında kişiyi 'mutlu son'a ulaştırmakta genellikle başarılı olmaz. Bu amaca ''Kavitasyon'' adı ile bilinen yeni ve etkili bir yöntem ile ulaşılması mümkün olabilir. A.M.I MEDİCELL Stable Cavitation cihazı ile, üstelik ameliyat, ağrı, sızı ya da benzeri sıkıntıları yaşamadan, hatta bazen tek seansta bile 'lipo-suction'a benzer sonuçlar alınabilmektedir.

    A.M.I MEDICELL Stable Cavitation sistemi düşük frekanslı ultrasound teknolojisinin kullanılarak yağ hücrelerinin parçalanması esasına dayanan bir yöntemdir. Vücutta bulunan yağ hücrelerinin membranları (zarları) diğer hücre membranlarına göre daha kolay parçalanabilme özelliğine sahiptir. Düşük frekanslı ultrasound dalgaları ile meydana gelen kabarcıklar pozitif ve negatif enerji uygulayarak çalışılan alandaki yağ hücre membranlarını parçalar. Ancak diğer doku ve organlara zarar vermezler. Parçalanan yağ hücrelerinden açığa çıkan yağ asitleri metabolik ve fiziksel yollar ile vücuttan atılır.

    Uygulama öncesinde, tedavi yapılacak kişinin vücut ölçümlerinin alınması ve işlem yapılacak bölgenin fotoğraflanması önemlidir. Daha sonra problemli bölgedeki yaklaşık 60 dakikalık bir uygulamanın ardından tekrar alınan ölçümlerin karşılaştırılması sıklıkla 'şaşırtıcı' olabilmektedir. Ortalama 1-6 cm arasında incelme sağlayan bu yöntem, sonuçları açısından, yakın zamanlara dek bilinen diğer yöntemlerden ayrışmaktadır. 10 gün aralıklarla, toplam 6 seans yapılan uygulama tamamlandığında, vücutta ciddi bir incelme ile birlikte portakal kabuğu görünümünde önemli bir azalma ortaya çıkar.

    Ciddi bir bölgesel incelme yöntemi olan kavitasyon işlemi sırasında ve uygulama sonrasında elbette dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Uygulamayı takip eden 5 gün içerisinde yağ tüketilmemesi ve her gün en az 25 dakika süreyle yürüyüş, koşu, aerobik vb. efor gerektiren bir aktivite yapılması önemlidir.

    Sonuç olarak, etkinliği bilimsel açıdan kanıtlanmış olan “Kavitasyon”sistemi acısız, güvenli ve etkili bir vücut şekillendirme işlemi olup; selülit, bölgesel incelme ve sıkılaşmada istenen sonuçları büyük oranda ortaya çıkaran bir yöntemdir. Bu uygulama sonrasında giysilerinizin içine daha rahat sığmanız, bikininizi daha güvenle kullanmanız, kısaca vücudunuzla barışık olmanız yüksek olasılıktır.

  • Tırnak batmasının ameliyatsız tedavisi

    Tırnak batması, ayak parmak tırnağının yumuşak dokunun içine doğru batmasıdır. Bu durum genellikle ayak başparmağında oluşur.
    Tırnak Batması Nedenleri

    En sık olarak hatalı ve derinden kesilen ayak tırnakları,

    İyi uymayan dar veya sivri burunlu ayakkabılar,

    Devamlı darbelere (travma) maruz kalan tırnaklar (sporcular, uçak hostesleri vebütün gün ayakta çalışan kişiler)

    Tırnakların mantar enfeksiyonu vs.

    Batan tırnağın etrafında şiddetli ağrı, şişme ve kızarıklık görülür ve bazen yaranın iltihaplanması ve yumuşak dokunun tepkisi ile tırnak kenarındaki doku da tırnağın üzerine doğru ilerler ve damarlardan zengin olan bir dokunun (granülasyon dokusu) oluşmasına neden olur.
    Tırnak batması şiddetli ağrının yanı sıra sosyal hayatı ve hatta günlük basit aktiviteleri de ciddi boyutlarda etkilemektedir. Özellikle kadınlarda ayağın estetik görünümü bozulur ve hastalar istedikleri ayakkabı veya terliği giymelerinde problem yaşayabilirler. Hastalar bu problemi fazla ciddiye almayarak sıklıkla kendileri tedavi etmeye çalışmakta olup pedikürcülere veya ayak sağlığı merkezlerine giderek çözüm aramaktadırlar. Bazenılık kompres, antibiyotik kullanımı, tırnak çekme veya batan kısmın kesilmesi gibi geçici çözümlerle tedavi edilmekte fakat tırnağın yumuşak dokuya batmasındaki temel nedenin düzeltilemediği için bir süre sonra tırnak batması tekrarlamaktadır. Bu hastalar defalarca tırnaklarını çektirmekte fakat tekrar batmalar devam etmektedir.
    Mevcut Tedavi Yöntemleri
    Günümüzde uygulanan tedaviler cerrahi müdahalesi, lazer tedavisi, kimyasal maddelerin kullanımı ve elektrikli cihazla “koterizasyon” adlandırılan yakma yöntemlerinden ibarettir. Bu yöntemler bazen oldukça ağrılı, yan etkili, bazen ise yetersiz olup sıklıkla sorunun tekrarlanmasına neden olurlar.
    PROTEZ/ORTEZ YÖNTEMİ
    “Plastik parça” yöntemi dünyada ilk kez ülkemizden Dr. Nazari tarafından geliştirilmiş, 2005 yılında “protez/ortez” yöntemi olarak Avrupa Deri ve Zührevi Hastalıkları Akademisine “EADV” başarıyla sunulmuştur.
    Uygulaması basit ve önümüzdeki yıllarda tırnak batmasının ana tedavisi olacağı tahmin edilen “protez/ortez” yöntemi sırasında, herhangi bir kesik veya cerrahi yapılmamaktadır. Bölge uyuşturulduktan sonra tırnağın batan kısmının altına ince bir plastik tüp (iğne uçlarının kapağı) yerleştirilir.

    Uygulaması ortalama 5 dakika süren bu yöntem oldukça pratik olup kanamaya ve hastanın aşırı heyecanına neden olmamaktadır. Plastik tüp bölgede ortalama 10 gün kalır ve bu sürede hasta bir veya iki kez kontrol için doktora başvurur. Tedavi süresi bitince plastik parça kolaylıkla kaldırılır.
    Bu yöntemle çeşitli ağırlıklarda tırnak batmaları olan ve bazen defalarca tırnak çekmesi ve çeşitli diğer tedavilerden sonuç alamamış 2000’in üzerinde hasta başarıyla tedavi edilmiş 1 yıllık takiplerde bile herhangi bir nüks (tekrarlanma) görülmemiştir.
    TIRNAK BATMASI TEKRARLAR MI?
    Tırnak batmasının tekrar edip etmemesi tamamen hastaya bağlıdır. Tedavi sonrası:
    1. Tırnak düz kesilmelidir: tırnak köşeleri kesilmemeli ve dışarıdagörülmelidir.
    2. Uygun ayakkabı kullanılmalıdır: sivri burunlu veya geniş olmayan ayakkabılar sakıncalıdır; spor ayakkabılar veya ön kısmı düz ve yumuşak olan ayakkabılar tercih edilmelidir; aksi takdirde tırnak batması tekrarlanabilir.

  • Gebeliğe Dair Sıkça Sorulan Sorular

    Gebeliğe Dair Sıkça Sorulan Sorular

    1-Gebelikte yapılan 50 gr şeker yükleme testinin,anne karnındaki bebeğe zarar verdiği yönünde söylentiler var. Bu ne derece doğru ?

    CEVAP : Gebelikte  24-28 haftalar arasında yapılan 50 gr. Glikoz yükleme testinin gebeye herhangi bir etkisinin olmadığı bilimsel çevrelerde net olarak ispatlanmıştır, aksine olası bir tedavi edilmemiş gebelik şekeri  hem anne hem de bebek açısından gebeliğin gidişatını,doğumu ve sonrası dönemi ciddi anlamda olumsuz etkileyebilir.

    2-HPV sonucum Tip 6 ve 16 pozitif geldi . Bu bu durumda risk altında mıyım ?

    CEVAP: HPV bildiğimiz gibi yaygıca görülen bir virüstür, en sık görülen tipleri T6 ,11, 16, 18 dir. Düşük risk kategorisinde olan Tip 6 anügenital siğillere neden olurken,Tip 16 ne yazık ki rahim ağıda denilen servix bölgesinde kansere  kadar giden birtakım hücresel değişikliklere neden olabilmektedir. Tip 16’nın sizde varlığı kanser olacaksınız anlamına gelmez. Ancak bu virüs açısından negatif olan birine göre artmış risk gurubundasınız.Bu nedenle 6 aylık smeartestinizi yaptırmanız dışında herhangi bir önleme ihtiyacınız yoktur operasyon gibi. 

    3-Gebelikte yapılan dörtlü tarama testi ne derece gereklidir?

    CEVAP : Şu an için gebelikte ikili testin duyarlılığı 3 lü ve 4 lü testten daha duyarlı kabul edilmektedir.Dolayısıyla ikili test normal ise dörtlü teste gerek yoktur.

    4-38 taşında 10 hafta gebeyim Amniosentez mi , CVS mi daha uygun ?

    CEVAP : 38 yaşında bir gebelikte en sık görülen kromozomal anomali  trizami 21 yani Dawn Sendromudur. Aslında amaç anomalili bir gebeliği ben nasıl en erken tespit edebilirimdir. 10 haftalık bir gebelik amniosentez içinerken bir dömdir. Amniyosentez 16-18  gebelik haftası arsında yapılırken CVS  10 hafta ile 15-16 haftayakadar yapılabilir.Bu nedenle10 hafta bir gebelik için en uygun karar CVS ‘ tir.

    5-25 yaşındayım 3 aylık evliyim kızlık zarımın kalın yapıda olduğu söylendi. Cerrahi müdahaledoğru bir karar mıdır ?

    CEVAP : Kızlık zarı yapınız bizim kribriform dediğimiz oldukça nadir görülen az delikli ve elek tarzı bir yapıdan değil ise cerrahi yöntem şart değildir. Etkin denemelerden sonra hala birliktelik sağlanamamış ise altenatif bir yöntem olarak cerrahi yöntemi önerebiliriz.

    6- Sürtünme yoluyla gebe kalınır mı ? 

    CEVAP : Kızlık zarını yapısı ince bir halka formunda ise ve boşalma genital bölgeye olmuş ise kişi ne yazık ki bakire iken de hamile kalabilir.

    7-Şüpheli  ilişki sonrası ne yapmak gerekir? 

    CEVAP : Şüpheli ilişkiden kastınız gebelik açısından sanırım.Böyle durumlarda  bizler acil olarak kontrasepsiyon yöntemi olan ertesi gün haplarını önermekteyiz. Ancak onların koruyuculuğunun da % 80-85 olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum.

    8-Dış gebelik operasyonlarından sonra 1 yıl gebe kalınamayacağı söyleniyor, doğruluk payı nedir ?

    CEVAP : Kişideki dış gebelik operasyonunun durumuna göre böyle bir soruya cevap verilebilir. Basit bir salfingostomi veya salfenyektami sonrası ortalama3 ay sonrasında yeni bir gebelik düşünülebilir.

    9- 40 yaşındayım daha önceki 3 gebeliğim düşükle sonuçlandı.Bu durumda  hiç çocuk sahibi olamayacak mıyım ?

    CEVAP : Öncelikle  daha önceki 3 düşüğünüzün haftası, sizin o düşüklerdeki yaşınız,eşinizle olan akrabalık ilişkiniz, kronik bir hastalığınızın olup olmadığı, sizde veya eşinizde  gebeliğin devamını 
    engelleyecek kromozomal yapısal bir sıkıntının mevcudiyeti ve son olarak sizde trombofili ( pıhtılaşma problemi) olup olmadığı araştırılıp ortaya konulmadan bu soruya cevap vermek zor, ayrıca ne yazık ki yaşınızın da vermiş olduğu bir dezavantajla karşıkarşıyasınız.Ancak tüm bunları bir kenara koyarsak sorunlar ekarte edilip elbette çocuk sahibi olabilirsiniz.Riskli ve kıymetli bir gebelik olarak kabul edilerek bir kadın kendi yumurtaları ile menopoza girene kadar çocuk sahibi olabilir.

    10-Kürtajda vakum yöntemi ve küret yöntemi arasındaki fark nedir ?

    CEVAP : Kürtajda vakum yöntemi rahim içi zarı yapısına ve rahim boynuna minimal zarar verirken ,küret yöntemi sert , rijit aletlerle yapılan bir kazıma işlemidir. Vakum yönteminde tek kullanımlık dokuya uygun steril yumuşak ince borular kullanılır.

    11- Erken menopoz önlenebilir mi ? 

    CEVAP: 35 yaşın altı ,over rezervinin tükenmesi erken menopoz kabul edilir.Multifaktöriyeldir ,ancak genetik en önemli etkendir.Ailedeki menopoz yaşı belirleyici bir faktördür. Beslenme ,yaşam koşulları ,sigara ,alkol ,ve madde kullanımı , sistemik hastalıklar ,bazı virüsler erken menopoza neden olurken önemli bir kısmı da idiyopatiktir. Hastaların over rezervi değerlendirilip mezcut folliküler ilaçlarla indüklenip en azından  menopoz yaşını geciktirmek mümkündür.

    12-Genital bölgedeki siğiller gebelikte bebeğe geçer mi ? 

    CEVAP : Genital bölgedeki HPV’ nin neden olduğu condyloma arcuminato adı verilen genital siğillerin normal doğum esnasında aktif ise bebeğin ağız boğaz ve solunum yollarına geçme olasılığı vardır.  Bu nedenle  normal doğum öncesi anne adayı bu yönden de muayene edilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.

    13-Vajinal kuruluk nedenleri nelerdir? 

    CEVAP : Vajinal kuruluğun nedenlerini yaşlara göre değerlendirmek daha doğru olur. Menopozal döneme kadar yaşanan vajinal kurulukların en önemli sebepleri vajen florasında bozulma ve vajinitlerdir. Doğum sonrası ilk 6 ay- 1 yıllık prolaktin hormonunun yüksek olduğu dönem izler,diğer bir faktör ise bunlar ekarte edildikten sonra söylenebilecek olan psikolojik faktörler ve cinsel istek 
    azalmasıdır. 

    14- Genital estetik yaptırdım. Lazer epilasyon yaptırmam uygun olur mu ? 

    CEVAP : Genital estetik sonrası epilasyon için en az 3-6 ay beklemek daha uygundur.

    15-Çoğul gebeliklerde mutlaka sezaryen doğum mu yapılmalıdır ? Normal doğum şansım yok mu ?

    CEVAP : Çoğul gebeliklerde C&S mutlak bir kural değildir. Ancak annenin en azından ikinci gebeliği olması bebeklerin geliş pozisyonlarının baş-baş olması durumunda normal doğum kolaylıkla gerçekleştirilebilir.

    16-Erken doğum riski genetik midir?

    CEVAP: Yapılan çalışmalar erken doğumun ( 36. Haftadan erken) çok sayıda sebebinin olmasının yanı sıra genetik faktörün de tetikleyici olduğunu göstermiştir.

    17- Tek yumurtalıkla gebe kalınabilir mi ? 

    CEVAP : Evet tek yumurta ile de gebe kalmak mümkündür.

    18-Gebelikte üstüne adet görmek nedir? 

    CEVAP : Gebelikte üstüne adet görme olarak bahsedilen tutunma (implantasyon) kanamasıdır, düşükle sonlanmadığı takdirde bebeğe herhangi zararı yoktur.

  • Botox yaptırmaktan korkmayın !

    Botox yaptırmaktan korkmayın !

    Yüz cildimiz genetik, güneş ışınları, sigara, yerçekimi, yüz kaslarının kullanım şekli, uyurken yatma pozisyonuna göre yıllar içinde olumsuz değişiklikler gösterir. Alında, kaş arasında, göz çevresinde, dudak çevresinde, yanaklarda, burun kenarında ve çenede kırışıklık ve sarkmalar ortaya çıkar. Cilde yapılması gereken işlemler, cilt daha çok yıpranmadan yapılmalıdır. Çünkü,kırışmış ve sarkmış bir cildi düzeltmek daha zor olmaktadır.

    Yüzde yüz hareketlerini sağlayan pek çok kas vardır. Yıllar içersinde yüzü aşağı çeken kaslar daha kuvvetli hale gelmektedir. Bunun sonucu olarakta yüzde sarkma ve yorgun ifade belirmektedir. Ayrıca mimik hareketlerini çok kullananlarda derin çizgiler ortaya çıkmaktadır. Botox yöntemi yüzü aşağı çeken kasları ve mimik kaslarını zayıflatarak uzun vadede ortaya çıkabilecek olan sarkma ve kırışıklıkları engeleyebilir. Ayrıca ortaya çıkmış olan kırışıklık ve sarkmaları azaltabilir. Botoks yöntemi, yüzü şişirerek kırışıklıkları azaltan bir yöntem değildir. Bilinenin tersine, botox uygun dozlarda ve bilinçli bir şekilde yapıldığında son derece doğal duran bir yöntemdir.

    Her yöntemde olduğu gibi, bu alanda işinin ehli ve titizlikle çalışan hekimlere botoks (botox) yaptırılmalıdır. Botoks, son yılların en başarılı ameliyatsız cilt gençleştirme ve kırışıklık tedavi yöntemlerinden biridir. Bazı ciltlerde en iyi sonucu alabilmek için dolgu, mezolift, peeling gibi diğer yöntemlerle birleştirmek gerekebilir.

    Son günlerde botoksun önemli yan etkileri olduğuna dair medyada söylentiler dolaşmaktadır. Hiçbir yayında, hiçbir kongrede ve hiçbir meslektaşımızdan bu tarz yan etkiler bildirilmemiştir. Her tıbbi yöntemde olduğu gibi botoks yönteminde de yan etkiler olabilir. Ancak bu yan etkiler hayatı tehdit eden ve kalıcı yan etkiler değildir. Botoks yöntemini korkmadan gönül rahatlığı ile uygulattırabilirsiniz.

  • İncelmenin yeni yöntemi ( life-detox )

    İncelmenin yeni yöntemi ( life-detox )

    Yaşam şeklinizi, alışkanlıklarını değiştiriyor ve size yeni bir yaşam tarzı sunuyoruz. Dermatolog ve diyetisyen kontrolünde, çağın hastalığı olan obezite tedavisi, bölgesel incelme – sıkılaşma tedavileri ve detox tedavilerimiz uygulanmaktadır.

    Life-detox ile zayıflayın, yaşamınız şekillensin!

    Life-detox sistemi Dr. Eylem ACAR, ve ekibinin uyguladığı özel bir sistemdir. Bu sistemde yaşam şeklini değiştirme ve düzenleme esas alınarak vücut ve alışkanlıklar baz alınmakta ve adeta yaşam koçluğu yapılmaktadır. Kişinin tüm fiziksel aktivitesi, yaşam şekli, sosyal yaşamı, genel beslenmesi, iş yaşantısı göz önüne alınarak yaşam düzenlemeleri yapılmaktadır. Life-detox sisteminde kilo verme ve incelme adına kullanılan cihazlar ve sistemler vardır. Doktor ve diyetisyen gözetiminde yapılan özel detox tedaviler, yaşam şeklinizi değiştirmeye yönelik ya da kısa dönemli olarak uygulanabilmektedir. Özel tedavi yöntemlerimizle 1 ayda 6 kilo verebilir ve 2 beden incelebilirsiniz. Bu özel programlar dahilin de kişinin tamimiyle programına uyumu söz konusudur.

    Ağrısız, bıçaksız, neştersiz bölgesel yağlanma tedavisi! Vücut kontur düzenleme!

    Tamamen bitkisel bir ilacın enjeksiyonu olan yağ hücresini parçalayan Lipoliz işlemi Dermatolog Dr. Eylem ACAR tarafından uygulanmaktadır. Cerrahi bir işlem olmayan bu yöntem, Türkiye’ de az sayıda hekim tarafından uygulanmaktadır, 1995 yılında Brezilyada başlayan bu yöntem Avrupa ve ABD ‘de büyük ilgi görmektedir.

    Bölgesel yağlanma kadın ve erkekte sıkça görülen ve genelde kilo verimi gerçekleşse bile hala bir sorun olarak kişiyle yaşayan bir problemdir. Bu sistemde amacımız kişiyi doğru beslenme düzeni ile zayıflatırken aynı zamanda lokal yağlanmaların söz konusu olduğu bölgelerde incelmeyi daha belirgin kılabilmektir. Bu yöntem kilo verme yöntemi değildir, incelme ve vücut düzenleme yöntemidir.

    Titreşimle göz alıcı sıkılıkta bir vücuda sahip olun!

    Tüm dünyada kullanılan, dünyaca ünlü mucizevî cihaz (power plate) yüksek titreşimle çalışan ve bu titreşime karşı direnç göstermenizle vücut şekil ve kas kitlesinde ciddi değişiklere neden olan aktivite ve spor cihazıdır. Fitness ya da diğer spor aktiviteleriyle sağlayamayacağınız bir zindelik, sıkılaşma ve esneklik sağlayan cihaz selülit tedavisinde de kullanılmaktadır. Kan dolaşımını hızlandırdığı için Amerika’ dan detox ödülü almış olan cihaz kliniğimizde özel tedavilerimiz içerisinde ya da tek başına uygulanmaktadır. Gebelik sonrası vücuttaki deformasyonlar, popo düşüklüğü, meme sarkıklığı, kollarda bacaklarda yumuşama gibi birçok vücut deformasyonunda kullanılmaktadır.

    İnfrared ve radyo frekansı ile incelin ve selülitlerinizden kurtulun!

    Vakum, mekanik masaj, infrared ve bi-polar radyo frenkansı gibi 4 etkili sistemi birlikte kullanan vellasmooth cihazı ile bölgesel incelme- sıkılaşma sağlanmaktadır. Dolaşım hızlandırılır, yağ hücrelerinin metabolik parçalanması sağlanır, lenf drenaj ve ciltte sıkılaşma görülür.

    FDA onayı olan bu sistemde santim bazında incelmeler elde edilmektedir. Aynı zamanda bu sistemde kas ağrılarında da hafifleme görülebilmektedir.