Etiket: Yaz

  • Tatili çocuğumuz için nasıl planlayalım?

    Tatili çocuğumuz için nasıl planlayalım?

    Dört gözle beklenen yaz tatili sonunda geldi. Bu yazım da çocuğumuz yaz tatilini nasıl geçirsin sorusuna cevap vereyim istedim.

    Yaz tatili konusunda bir plan yapın.

    Anne, baba ve çocuğun yaz tatili konusunda beklentileri birbirinden farklı olabilir bu nedenle başta bir plan yapmak tatil döneminde yaşanacak hayal kırıklıkları ve çatışmaların önüne geçebilir.

    Önce çocukların düşünceleri.

    Bu planlama da öncelik çocuğun tatilde yapmak istediklerini öğrenmek olmalıdır. Televizyon izlemek, bilgisayar oynamak ya da arkadaşları ile geçireceği süreler konusunda fikirlerini almak onu değerli hissettirecektir. Bu eğlenceli şeyler dışında kendini geliştirmek istediği sportif etkinlikler, müzik aletleri ya da sanat dalları konusunda düşünceleri alınabilir.

    Sonra ailenin beklentileri.

    Çocuğun yaz konusunda düşünceleri, hayalleri konuşulduktan sonra ailenin yaz konusunda beklentileri sunulmalıdır. Beraber izlenmek istenilen filmler, gezilmek ve görülmek istenilen yerler (müzeler-oyuncak müzesi, bilim merkezi)  konuşulabilir. Eğer öğretmenlerin yaz dönemi için de yapılmasını istediği testler ve ödevler var ise çocuğun bu konudaki planlaması ve fikirleri alınabilir. Tatil dönemi önce görevler sonra eğlence şeklinde yapılacak programlar çocuk için daha kolay uygulanabilir.

    Bekletilerini anlamak tüm sınırları kaldırmak değildir..

    Çocuğumuzun bekletilerini konuşmak saatlerce televizyon izlemesine, bilgisayar oynamasına izin vermek anlamına gelmez. Okul dönemine göre daha esnek ve artmış saatler verilebilir ama sınırlar olmalıdır.

    Eğlence ve eğitim dengesi iyi kurulmalıdır..

    Yaz tatili çocuk için keyifli ve eğlenceli bir zaman dilimi olmalıdır. Eğitim verirken de eğlenceli bir şekilde sunabilmek, deneyimleyerek, yaşayarak öğrenmesini teşvik etmek önemlidir. Bu konuda programında hem eğitimi ve hem de eğlenceyi bulunduran yaz okulları iyi bir alternatif olabilir.

    Beceri alanları keşfedilebilir.

    İlgi duydukları ya da becerikli olduğu hissedilen alanlarda kendilerini geliştirecek ev etkinleri ya da kurslar düşünülebilir. Burada kazandıkları güven ve beceriler kendilerini daha iyi tanımalarını sağlayabilir.

    Okuma zamanı düşünülebilir.

    Keyifli buldukları, okumak istedikleri kitaplar seçilerek ailecek okuma saatleri uygulanabilir. Hayal güçlerini geliştirecek faaliyetlere, ailecek oynanacak oyunlara zaman ayırılabilir.

    Aileden uzak bir tatil sayesinde sorumluluk kazanabilirler..

    Çocuklar ailelerinin uygun görecekleri yakın bir akraba veya arkadaşının yanına kısa süreli de olsa tatile gidebilirler. Burada alacakları sorumluluklarla (yatak toplamak, sofra kurulması-kaldırılmasına yardımcı olmak, verilen saatte eve gelmek vs.) kendisine ve ailesine ne kadar büyüdüğünü kanıtlayabilir.

    Herkese iyi mutlu ve güzel bir tatil diliyorum. Kalın sağlıcakla…

  • Nevruz Bayramdır Dünyaya

    Nevruz Bayramdır Dünyaya

    Gelenekten güne nevruziye ile bakmak adına Azerbaycan Edebiyatının değerli usta şairlerinden siirlerle yeni başlangıçları selamlayalım. Farsça kökenli “Yeni gün” demek olan nevruz bu yıl da yine hayatın akışını gücünü müjdeliyor. Bir tür yaşamsal değişimin dönüşümün provasıdır. Etnik farklılıklar taşısa da özünde hayatın canlanması, yenilenmesi dramatize edilmektedir. Bu yanıyla Etno dramatik özelliklere sahip ve bir o kadar da duygudaşlık sağlama yanıyla değerlidir.

    Guzullar teze ot ayağlayanda,
    Tepeler döşünden sél çağlayanda,
    Gonçeler içinde gül bağlayan da,
    Büsbütün çemene, çöle uyardıg.
    …..
    Gırmızı şamlardan her il Novruzu,
    Sürfeler başında garşılayardığ.

    Mirvarid Dilbazi
    ………………
    Bulağların gözü açığ,
    Ormanların üzü açığ;
    Durnalardır uçup gelen
    Gaggıldaşa gaggıldaşa!

    Çaylar ahar deryalara
    Şaggıldaşa şaggıldaşa!…
    Her yandan hoş avaz gelir,
    Sular déyir; Yaz, Yaz gelir!…

    Ahmed Cevad

    Yazbaşı geldi, il dönümüne girdik, bahar bayramı, tabiat uyanıyor!…
    İfade biçimi değişse de, her yeni yazın karşılanmasında nevruz kutlamaları derin anlamı olan bir bütünlüğü yansıtır. Bir gün değil hazırlıkları, yaşattıkları, sevinci ve bereketiyle bir koca ay, hatta kimi topluluklar da 40 gün süren kutlamalar bütünüdür. Dünya kültürel gelişiminde yaygınlığı ve ortak kutlanılışı açısından en eski gelenek olduğu bilinir. Yazılı olarak da 2. yüzyılda Pers kaynaklarında rastlanmıştır.

    Farklı ülkelerde, farklı topluluklarda değişik sözcüklerle adlandırılır;

    • Türkiye : Nevruz, nevruz-i Sultan
    • Azerbaycan : Novruz veya Névruz
    • Özbekistan :Navruz
    • Kırım : Nawros
    • Kazakistan : Noyruz
    • Kuzey Kıbrıs : Mart Dokuzu
    • Tataristan : Noyruz
    • Türkmenistan : Nowruz
    • Kırgızistan : Noruz
    • Çuvaşistan : Naurus,
    • Batı Trakya Türkleri : Sultan Mevriz
    • Orta Asya Türk Toplulukları : Sultan Navrız

    Adlandırmalar ne olursa olsun kullanıldığı ülkelerin her birinde coşkulu şenliklerle karşılanmaktadır;
    Değişik ifadeler kullanılsa da Nevruzun tanımında ortak yaklaşım; yeni bir yılın karşılanması, tabiatın canlanması yenilenmesi, durağan kış aylarının yerine yeni günle gelen canlılığın kutlanmasıdır.

    Dostluklara hayata yürek açan her can için kutlu olsun!.

  • Yaz Depresyonu

    Yaz Depresyonu

    Yaz depresyonu nedir?

    Mevsimsel duygu durum bozukluğu, her yıl sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalmasıyla ortaya çıkan bir depresyon biçimidir. Genellikle ilkbahar ve yaz aylarında günlerin uzamaya başlamasıyla birlikte mevsimsel depresyonu olan bireylerin şikayetlerinde iyileşme görülür. Ancak bazen ilkbahar ve yaz mevsiminde oluşan bir tipi de bulunmaktadır. Yaz depresyonu, kış depresyonuna göre ender görülmektedir. Görülme sıklığı %1 olan yaz depresyonunun nedenleri kesin olarak bilinmese de genetik faktörler, stresle bağlantılı faktörler, geçmişte yaşanan travmatik bir olayın neden olduğu depresif bir süreç, her yıl aynı dönemlerde tekrar hatırlanarak mevsimsel depresyona yol açabilir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, biyolojik etkiler (melatonin hormonunun az salgılanması gibi) ve psikolojik faktörler nedeniyle yaz mevsiminde de depresyon olacağını göstermektedir.

    Kadınlarda erkeklere oranla mevsimsel duygu durum bozuklukları 4 kat fazla görülmektedir. Ayrıca klinikte en çok gözlemlediğimiz özellikle majör depresyonda olduğu gibi yaz depresyonunda da, kişilerin hastalığı geçici bir moral bozukluğu gibi görerek hafife almalarıdır. Depresyon sürecini, kırık kolla salata yapmaya benzetebiliriz. Kişi hayat kalitesi düşmüş bir şekilde hayatına devam eder, fakat bu durum tedavi edilmediği takdirde kişinin hayatındaki işlevselliğini olumsuz etkileyen bir süreç haline dönüşür.

    Yaz depresyonu belirtileri neler?

    Döngüsel ve mevsimsel bir durum olan yaz depresyonu belirtilerin her yıl aynı dönemlerde başlayıp sona erdiği anlamına gelmektedir.

    • Anksiyete (Endişe, kaygı)

    • Uyku sorunları, insomnia (uykusuzluk)

    • Aşırı hassasiyet, sinirlilik

    • Ajitasyon

    • Kilo kaybı

    • İştahsızlık

    Yaz depresyonda kişi hayattan zevk alamamaya başlayabilir. Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü yaşar. Kişi eskiden mutlu olduğu şeylere ilgi duymaz. Yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı, motivasyon kaybı, cinsel isteksizlik, uyku bozukluğu, aşırı alınganlık, duygusallık, sabırsızlık, iştah kaybı, kilo verme ya da aşırı iştahla kilo alımı görülebilir. Bu durum içe kapanma, saldırganlık, yaşamı değersiz bulma ve intihar düşüncelerine kadar gidebilir.

    Sirkadyen ritmin (biyolojik saat) bozulması, uyanık kalma süresinin artmasından dolayı depresif duygulara yol açabilir. Ayrıca vücudumuzdaki serotonin seviyesindeki düşüş ve özellikle de melatonin hormonu dediğimiz uyku düzenini sağlayan hormonun dengesinin bozulması yaz depresyonunu tetikleyen sebepler arasında olabilmektedir.

    Yukarıdaki sebeplerden dolayı yaz aylarında düzenli ve kaliteli uykuya dikkat edilmelidir. Mümkünse haftanın 4 günü 20 dakika tempolu yürüyüş yapmak vücuttaki endorfin seviyesini arttırdığı için önerilmektedir. Yaz aylarında sağlıklı ve düzenli beslenmek de oldukça önemlidir.

    Yaz depresyonunun tanı ve tedavisi için, ruh sağlığı uzmanının değerlendirilmesi önemlidir. Tedavi sürecinde psikoterapi ve ilaç tedavisi kullanılmaktadır.

  • YAZIN RUHUNUZU ve BEDENİNİZİ DİNLENDİRMEK İÇİN 10 ÖNERİ

    YAZIN RUHUNUZU ve BEDENİNİZİ DİNLENDİRMEK İÇİN 10 ÖNERİ

    Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sadece doğa hareketlenmeye başlamaz, ısınan hava, uzayan günler, güneşin varlığı insan ruhunu da olumlu yönde etkileyerek enerjide artma, etkinliklere daha kolay motivasyon sağlayabilme, daha pozitif duygular hissetme gibi bir çok etkisi olmaktadır. Tüm bu psikolojik ve davranışsal canlanmanın altında biyokimyasal etmenler olmasının yanında bu etkiler tek başına kuvvetli değildir. Bireysel olarak biraz çabayla yaz aylarını her zamankinden daha verimli, daha keyifli ve daha enerjik geçirebilmek ise elimizde… Teknolojiden uzak, sevdiklerimizle vakit geçirerek, bol bol kitap okuyup, sevdiğimiz aktiviteleri yaparak bir nevi ruh detoksu yapabiliriz.

    İnsan yaşadığı çevreyle, iklim koşullarıyla ve birçok çevresel etkenle birlikte değerlendirilmesi gereken bir varlıktır. Yaşanılan olaylarla birlikte mevsim değişiklikleri de ruh hali üzerinde belirli etkilere sebep olmaktadır. Bahar ve yaz aylarında neşeli ve enerjik olunmasına neden olan hormonların salgılanmasında artışlar meydana gelmektedir. Örneğin mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin salgılanması yaz aylarıyla birlikte artar. Yani bir bakıma doğa kendini yenilerken insan ruhunu da yenilemektedir. Tabii bu yenilenme süreci adaptasyonu da gerektirdiği için özellikle bazı insanlar mevsimsel değişiklikle birlikte biyokimyasında yaşanan değişimlere uyum sağlarken zorlanmalarda yaşamaktadır. Özellikle biyolojik olarak depresyona yatkın bireylerde, duygu durum bozukluğu (bipolar bozukluk) olanlarda bu süreç geçici bahar yorgunluğundan daha sancılı geçebilmektedir. Yaz aylarına girdiğimiz bu günlerde gerek uzayan bahar yorgunluğu yaşamamak adına gerekse ruhumuzdaki canlanmayı en iyi şekilde lehimize çevirebilmek için bizimde yapmamız gereken şeyler var.

    YAZIN RUHUNUZU ve BEDENİNİZİ DİNLENDİRMEK İÇİN

    1-Teknolojiyle Aranıza Mesafe Koyun
    Uzayan günler, sıcak havalar, serin akşamlar insanlarla iç içe olmak için gereken motivasyonu vermeye yeter. Yaz aylarında doğayla temasınızı artırmak kadar insanlarla da temasınızı artırmak ruhunuza iyi gelecektir. İnsanlarla sadece telefonla, internetle ve sosyal medya ile iletişimde olmayı kısıtlayıp; sevdiğiniz, özlediğiniz kişilerle daha çok vakit geçirmeye çaba gösterin. Yaşadığımız çağın bizde yarattığı güncel kalma baskısının kurbanı olmayın. Size keyif ve mutluluk veren insanlarla, sosyal medya aracılığıyla değil; elinizi uzattığınızda temas edebileceğiniz yakınlıkta iletişiminizi sürdürün. Sabah kalkar kalmaz ilk yaptığınız şey telefona ya da sosyal medya hesaplarınıza bakmak olmasın. Beyin davranışları ciddiye alır. İstikrarlı ve kararlı bir şekilde teknolojik araçlarla aranıza mesafe koyduktan bir süre sonra, sosyal medya hesabınıza eskisi kadar bakma ihtiyacı duymadığınızı fark ettiğinizde şaşıracaksınız.

    2-Hayatınızda Harekete Yer Açın
    Gündelik hayatın içine karışmadan önce mümkünse dışarda hafif tempolu yürüyüş ya da yüzme gibi güneşle ve temiz havayla temasınızı artıran düzenli spor etkinliklerinde bulunun. Spor için ayıracak vakit bulamıyorsanız, mümkünse sıcaklığın en yoğun olduğu öğle saatleri haricindeki vakitlerde ulaşımınızı yürüyerek sağlamaya çalışın. Gideceğimiz yere yürüyerek gitmek ya da toplu taşıma araçlarını kullanıyorsanız bir kaç durak önce inerek yürümeye vakit ayırmak gibi basit çabalarla hayatınıza hareket katın.

    3-Yavaşlayın
    Az zamana çok iş yetiştirme, hızlı hızlı yemek yeme, hızlı hızlı yürüme, konuşurken bile hızlı konuşma çağındayız. Hızınızı fark ettiğinizde yavaşlayın; daha sakin konuşmaya, daha yavaş yemek yemeye, daha yavaş yürümeye ve daha yavaş araba kullanmaya çalışın. Gündelik hayatın içindeyken mümkün olduğu kadar o anda kalmaya çalışın. Beş duyunuzu harekete geçirecek şekilde etrafınızdaki nesnelere, konuştuğunuz kişinin yüzüne, soluduğunuz havaya ve etraftan yayılan kokulara odaklanmaya çalışın. Makul Beyin sürekli düşünür, gerekli gereksiz her şeyi düşünür, beynin çalışma sistemi budur. Düşüncelerinizin içinde kaybolmayın ve etrafınıza odaklanın.

    4-Ertelediğiniz Şeylerin Listesini Yapın
    Liste yaparken temel ve basit şeylerden başlayın. Ertelediğiniz ev temizliğiniz, ödemediğiniz faturanız, ayırıp da dağıtamadığınız kıyafetleriniz, bir türlü alamadığınız minderiniz gibi öncelikle bizzat yaşamınızın içinde var olan, elinizin altında olan ama sürekli ertelediğiniz şeyleri belirleyin ve en kısa sürede sırayla yapmayı hedefleyin. Unutmayın, hayatınızdan memnuniyet bir gün sahip olacaklarınızla ilgili değildir; sahip olduklarınızın tadını çıkarmakla ve hayatınızın kontrolünün siz de olmasıyla ilgilidir. Kendinizi onunla, bununla, şununla kıyaslamayı bırakın. Herkesin hayatını takip etmeyi de bir tarafa bırakın. Sahip olduklarınızın tadını nasıl çıkarabilirsiniz ona bakın.

    5-Uyku Biyoritminizi Düzenleyin
    Güneş ışınlarından en iyi şekilde faydalanmak ve kendinizi canlı hissedebilmeniz için en önemli şeyin uyuma zamanlarınızı düzenlemek olduğunu unutmayın. Uykuya ihtiyaç süresi kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte ortalama 7-9 saatlik kesintisiz uyku idealdir. Yaz aylarında gece erken yatıp, sabah erken saatler de kalkacak şekilde uyku düzeninizi oluşturun.

    6-Gündüz Uykusu Uyumayın
    Gece uykusunu kesintisiz uyuyabilmek ve ihtiyacımız olan kaliteli uykuyu alabilmek için gündüz yapılan şekerleme uykularından özellikle ileri yaş dönemlerinde ya da bazı rahatsızlıklardan dolayı tıbbi olarak önerilmedikçe uzak durun.

    7- Olumlu Mimikleri Artırın
    Yüz ifadeleriniz ve duygularınız birbirine bağlıdır. Sadece mimiklerini yaparak bir duyguyu ortaya koyabilirsiniz. O yüzden mimiklerinize dikkat edin. Beyniniz sırf mimikleriniz öyle söylüyor diye kızgın, üzgün veya mutlu olduğunuzu düşünebilir. Yani kısacası; daha çok gülümseyin ve sert mimiklerinizi fark ettiğinizde yumuşatın.

    8- Sihirli Kelimeleri Daha Çok Kullanın
    Kendimizle veya durumlarla ilgili ifadelerin ya yapıcı ya da yıkıcı olmak üzere iki yönü vardır. Neyi sık tekrarlarsak bu kendimizle ilgili bilinçaltı inançlarımızı etkiler. Kendi kendinize “ben bunu yapamam”, “ben tembelim”, “bunu başaramam” demek yerine; “deneyebilirim”, “başarmaya çalışabilirim”, “yapabilirim” gibi olumlu ve yapıcı ifadeler kullanmaya çalışın. Ayrıca insanlarla etkileşiminizde de mümkün olduğu kadar “lütfen, rica edebilir miyim? günaydın, iyi akşamlar” gibi gündelik hayatın telaşından ya da içsel / dışsal negatif duygulanımdan dolayı kullanmayı unuttuğumuz “sihirli kelimeleri” daha çok kullanmaya çalışın.

    9- İçsel Farkındalığınızı Artırmaya Çalışın
    İnsanların çoğu duygulara dair bir sürü –meli –malı fikirleriyle doludur. Üzgün hissetmemeliyim, mutlu olmalıyım, öfkemi bastırmalıyım gibi… Ayrıca duyguları negatif ve pozitif duygular olarak görme eğilimi neredeyse herkeste mevcuttur. Dolayısıyla herkes pozitif duyguların peşindedir. Üzüntü, kaygı, öfke ve kıskançlık gibi duygularını bastırmak ya da reaktif bir biçimde birilerine ya da bir şeylere boşaltmakla meşguldür. Oysaki içsel farkındalık yolculuğunun en önemli adımı; duygularımızı başka şeylere yönlendirmeye çalışmadan, bastırmadan, başka bir şeye dönüştürmeden bizzat duygunun içinde kalarak ve mevcut duygumuzun bize iletmek istediği mesajları anlamaya çalışarak gerçekleştirebiliriz.

    10- Kendinize Makul Hedefler Koyun
    Sağlıklı bir ruh halinin ve insanın kendinden memnuniyetinin en önemli belirleyicilerinden biri, hayatta anlamlı yaşamanızı sağlayacak amaçlarınızın olmasıdır. İyi haber kalıcı mutluluğun ve kendinden memnuniyetin dev başarılarla, çok paralarla, sınırları aşan ünle alakası tahmininizden çok daha az düzeydedir. Tek yapmanız gereken kendinize makul, ulaşılabilir ve gerçekçi hedefler belirleyip; o yolda çaba sarf etmektir.

    Seliyha Dolaşır
    Uzman Psikolog
    Us Psikiyatri Enstitüsü

  • TATİLİ ÇOCUĞUMUZ İÇİN NASIL PLANLAYALIM ?..

    TATİLİ ÇOCUĞUMUZ İÇİN NASIL PLANLAYALIM ?..

    Dört gözle beklenen yaz tatili sonunda geldi. Bu yazım da çocuğumuz yaz tatilini nasıl geçirsin sorusuna cevap vereyim istedim.

    Yaz tatili konusunda plan yapın.

    Anne, baba ve çocuğun yaz tatili konusunda beklentileri birbirinden farklı olabilir bu nedenle başta bir plan yapmak tatil döneminde yaşanacak hayal kırıklıkları ve çatışmaların önüne geçebilir.

    Önce çocukların düşünceleri.

    Bu planlama da öncelik çocuğun tatilde yapmak istediklerini öğrenmek olmalıdır. Televizyon izlemek, bilgisayar oynamak ya da arkadaşları ile geçireceği süreler konusunda fikirlerini almak onu değerli hissettirecektir. Bu eğlenceli şeyler dışında kendini geliştirmek istediği sportif etkinlikler, müzik aletleri ya da sanat dalları konusunda düşünceleri alınabilir.

    Sonra ailenin beklentileri.

    Çocuğun yaz konusunda düşünceleri, hayalleri konuşulduktan sonra ailenin yaz konusunda beklentileri sunulmalıdır. Beraber izlenmek istenilen filmler, gezilmek ve görülmek istenilen yerler (müzeler-oyuncak müzesi, bilim merkezi)  konuşulabilir. Eğer öğretmenlerin yaz dönemi için de yapılmasını istediği testler ve ödevler var ise çocuğun bu konudaki planlaması ve fikirleri alınabilir. Tatil dönemi önce görevler sonra eğlence şeklinde yapılacak programlar çocuk için daha kolay uygulanabilir.

    Bekletilerini anlamak tüm sınırları kaldırmak değildir..

    Çocuğumuzun bekletilerini konuşmak saatlerce televizyon izlemesine, bilgisayar oynamasına izin vermek anlamına gelmez. Okul dönemine göre daha esnek ve artmış saatler verilebilir ama sınırlar olmalıdır.

    Eğlence ve eğitim dengesi iyi kurulmalıdır..

    Yaz tatili çocuk için keyifli ve eğlenceli bir zaman dilimi olmalıdır. Eğitim verirken de eğlenceli bir şekilde sunabilmek, deneyimleyerek, yaşayarak öğrenmesini teşvik etmek önemlidir. Bu konuda programında hem eğitimi ve hem de eğlenceyi bulunduran yaz okulları iyi bir alternatif olabilir.

    Beceri alanları keşfedilebilir.

    İlgi duydukları ya da becerikli olduğu hissedilen alanlarda kendilerini geliştirecek ev etkinleri ya da kurslar düşünülebilir. Burada kazandıkları güven ve beceriler kendilerini daha iyi tanımalarını sağlayabilir.

    Okuma zamanı düşünülebilir.

    Keyifli buldukları, okumak istedikleri kitaplar seçilerek ailecek okuma saatleri uygulanabilir. Hayal güçlerini geliştirecek faaliyetlere, ailecek oynanacak oyunlara zaman ayırılabilir.

    Aileden uzak bir tatil sayesinde sorumluluk kazanabilirler..

    Çocuklar ailelerinin uygun görecekleri yakın bir akraba veya arkadaşının yanına kısa süreli de olsa tatile gidebilirler. Burada alacakları sorumluluklarla (yatak toplamak, sofra kurulması-kaldırılmasına yardımcı olmak, verilen saatte eve gelmek vs.) kendisine ve ailesine ne kadar büyüdüğünü kanıtlayabilir.

    Herkese iyi mutlu ve güzel bir tatil diliyorum. Kalın sağlıcakla…