Etiket: Yapmak

  • Depresyon Masalı

    Depresyon Masalı

    Evvel zaman içinde kalbur saman içinde çiçeği bildiğin çiçek, ağacı bildiğin ağaç, suları bildiğin su yani gayet sıradan bir ülkede İstek ve Eylem adında iki arkadaş yaşarmış. Beraber yer içer, beraber oturur kalkarlarmış. Bir şeyleri ayrı yaptıkları çok nadir olurmuş ki bu bile yetermiş ikisinin de üzülmesine, kavuşma isteğiyle yanıp tutuşmasına. Günlerden bir gün İstek asık suratla dikilmiş Eylemin karşısına ve demişki:

    İstek- Eylem! Ben olmadan hiçbir şey yapmak istemiyorsun, o da yetmezmiş gibi her şeyi benim başlatmamı istiyorsun. Bir kere sen bir şeyler yapsan da sonradan ben katılsam ne olur ki?

    Eylem- Değerli İstek, sen benim için çok önemlisin. Sensiz bir şey yapmak, hele hele bir şeyi başlatmak benim için neredeyse imkansız. Ne olur bunun için kızma bana ve eskisi gibi devam edelim.

    İstek- Hayır! Ben bundan çok sıkıldım. Sana küstüm, artık seninle konuşmayacam.

    Deyip gitmiş oradan İstek.

    Bu küslük ikisini de çok üzmüş. Eylem İstek olmadan hiçbir şey yapmak istemiyormuş. Eskiden kendisini mutlu eden şeyler artık canını sıkar olmuş. Yemeden içmeden kesilmiş, uyku uyuyamaz, iki kelam edemez olmuş. İstek de aynı durumdaymış. Kendisini hep bir yarım hissetmiş, meğer Eylem kendisini ne kadar tamamlıyormuş.

    Günler, haftalar, aylar öylece geçip gitti. Eylem artık bu duruma dayanamayıp koşmuş bilgenin yanına. Anlatmış olup biteni. Bilge sormuş:

    Bilge- Neden İsteğin şartını kabul etmedin?

    Eylem- Ne bileyim onsuz hiçbir şey yapasım gelmiyor. Hele hele bir şeyi başlatmak bana ayrı bir zor geliyor.

    Bilge- Peki, şimdi sana söyleyeceklerimi harfiyen yerine getir.

    Eylem- Tamam.

    Bilge- İstek ile beraber yaparken çok eğlendiğiniz bir şeyi çık şu dağın başında yavaş yavaş yapmaya başla.

    Eylem- Ama hiç keyfim, isteğim yok.

    Bilge- Sen sözümü dinle gerisine karışma.

    Eylem- Peki, çok istemiyorum ama öyle olsun.

    Eylem çıkmış dağın başına. Mangal yapmak için odun toplamaya başlamış. Bunu gören istek; bu apaçık Eylamin bana ‘’seni özledim gel artık, bundan sonra bazı şeyleri ben başlatacam‘’ demesinden başka bir şey değil diyerek koşmuş dağın başına. İki arkadaş sarılıp hasret gidermiş ve sonsuza kadar mutlu yaşamamışlar çünkü İstek arada bir naz yapıp küsüyormuş ama Eylem artık onun gönlünü nasıl alacağını bildiği için bu küslük çok sorun olmuyormuş.

    Depresyonda olan, hiçbir şey yapmak istemeyen değerli arkadaşlarım! Bazen hareket etmek, bir şeyler yapmak tekrar yaşama isteğimizi/mutluluğumuzu geri getirebilir. Mesela bu hafta sonu bir mangal yapın( istemeseniz bile). İsteğin, keyfin, mutluluğun size koşarak geleceğini göreceksiniz.

  • Hobiler Düşündüğümüzden Çok Daha Fazlası

    Hobiler Düşündüğümüzden Çok Daha Fazlası

    İnsanların birbirlerini tanımaya çalışırken sıkça sorduğu bir sorudur “Boş zamanlarınızda neler yapmaktan hoşlanırsınız?”. Bu sorunun cevabı bize kişiyle ilgili oldukça önemli ip uçları verecektir. Çünkü boş zamanlarımızda yaptığımız her türlü aktivite bizim birer seçimimizdir ve bu aktiviteler bizi yansıtır. İşte herhangi bir zorunluluk olmadan seçtiğimiz, severek ve keyif alarak yaptığımız her türlü aktiviteye “hobi” deriz.

    Hobiler, kişinin kişisel gelişimine katkıda bulunmakla birlikte kişinin stresten arınmasına ve zihninin dinlenmesine de olanak tanır. Hobileri olan insanlar, keşfetmeye ve yeniliklere açıktır. Bu kişiler dış dünyayı keşfetmenin yanısıra kendi zihinsel ve fiziksel yeteneklerini de tanıma fırsatı yakalarlar. Ve bu beceriler kişiden kişiye değişiklik gösterdiğinden dolayı hobiler de kişiden kişiye değişiklik gösterir.

    Hobi dediğimizde aklınıza uç aktiviteler gelmesin. Kitap okumak, bulmaca çözmek hatta yazmak da hobidir. Hobi edinmek isteyen kişiler çok geniş bir yelpazeyle karşılaşır. Yogadan, ebru sanatına, enstrüman çalmaktan, fotoğraf çekmeye, balık tutmaktan ahşap boyamaya, takı yapmaktan bitki yetiştirmeye, satrançtan okçuluğa birçok hobi bu yelpazede yer almaktadır.

    Hobiler sadece insanların boş zamanları doldurmaya veya insanları günlük stresten uzaklaştırmaya değil bundan çok daha fazlasına yarar.

    Hobiler kişinin görsel, işitsel ve sözel yeteneklerini arttırır. Tamamen kendi isteğimizle yaptığımız bu aktiviteler mutlu olmamızı sağlar, özgüvenimizin gelişmesine katkıda bulunur, bizi öz-disiplin sahibi bireyler yapar ve bu doğrultuda sosyal yaşantımızda kendimizi daha iyi ifade edebilen, aktif bireyler olmamızı sağlar. 

    Yapılan araştırmalar doğrultusunda, bulmaca çözmek gibi daha çok zihinsel beceri gerektiren aktivitelerin bunama başlangıcını geciktirdiği gözlemlenmiştir. Sanatsal değer taşıyan hobilerin ise sağ beyni etkin kullanarak duygusal zekayı geliştiren, kişiyi stresten uzaklaştıran, konsantrasyonu arttıran etkisi kanıtlanmıştır. Diğer yandan, spor aktivitelerinin beyinde “endorfin” hormonunun salgılanmasını sağladığı gözlemlenmiştir.  “Mutluluk hormonu” olarak da bilinen bu hormon beyinde ne kadar çok salgılanırsa kişideki rahatlama ve mutluluk da o kadar artacaktır. Bu nedenle özellikle depresyon hastalarınca yoga, pilates, spor aktiviteleri gibi fiziksel aktiviteler tercih edilebilmektedir. 

    Kendinize iyi gelecek bir hobi mi arıyorsunuz?

    Eğer hobi edinmek istiyorsanız ve sizin için uygun hobiyi henüz bulamadıysanız, öncelikle aktiviteyi bireysel mi yapmak istiyorsunuz yoksa başkalarıyla birlikte yapılan bir aktivite mi sizi daha mutlu eder bunu düşünün. Daha sonra fiziksel olarak hareketli bir aktivite mi yapmak istiyorsunuz yoksa sakin bir aktivite mi buna karar verin. Son olarak yaptığınız aktivite genelde aynı yerde mi olmalı yoksa daha çok gezeceğiniz, kendinizi farklı yerlerde bulacağınız bir aktivite mi olmalı bu soruyu cevaplayın. İşte bu üç sorunun cevabını alabildiğinizde birçok aktiviteyi elimine etmiş olacaksınız ve sizin için uygun olan aktivitelerden birini seçmek kolaylaşmış olacak.

    Bırakın çocuklarınız hobilerini kendileri belirlesin (!)

    Bazen ebeveynler çocuklarının aktivitelerini belirleme eğilimi taşıyorlar. Kendi yapmak isteyip yapamadıkları aktiviteleri çocukları yapsın istiyorlar. Bırakın çocuklarınız hobilerini kendileri belirlesin. Kendi sevdikleri, yapmaktan zevk aldıkları aktiviteleri yapmalarına fırsat tanıyın. Sizin yapmasını istediğiniz aktivite her ne kadar çocuğun gelişimine katkı sağlayan bir aktivite olsa da eğer çocuğunuzun bu aktiviteye ilgisi ya da yeteneği yoksa o alanda pek fazla gelişme kaydedemeyecektir ve bu durum onu mutsuz ettiğinden aktiviteyi bırakmak isteyecektir. Akabinde çocuğunuz belki bunu bir “başarısızlık” olarak algılayabilir hatta bu durum öz-güveninin sarsılmasına yol açabilir. Bu nedenle çocuğunuzun severek yaptığı, kendisini ifade edebildiği aktiviteyi yapması konusunda onu destekleyin. Eğer bu aktivitede çocuğunuz belirgin bir başarı elde edebiliyorsa onu ilerlemesi için cesaretlendirin, yönlendirin ve teşvik edici olun.

    Sevgiyle kalın…

  • Okula dönüşü kolaylaştırın !

    Okula dönüşü kolaylaştırın !

    Tatil biterken ailece okula dönüşü kolaylaştırabilecek 8 öneri :

    1.Okul rutinlerine biraz erken başlayalım.

    Son birkaç günümüzü bir okul günü rutini gibi yaşayalım. Sabah kalkış, giyinmek, öğlen yemeği, ara öğün saatleri bir okul günü saatlerine benzer olsun.

    Sabah erken saatlerde ev dışında aktivitelerle güne başlamak, okul başladığında okula yetişme telaşınızı azaltacaktır.

    2.Sorumluluk verelim.

    Okula gidip de sınıfın kapısı kapandığı andan itibaren çocuklarımız birçok sorumlulukla karşı karşıya kalıyorlar. Özbakımını yapmak,ev ödevlerini eve getirip yapmak gibi. Tatil döneminden sonra yeni sorumluluklarla karşılaşmadan evde yeni sorumluluklar verebiliriz. Okul hazırlıklarını birlikte yapabiliriz. Okul kitap ve giysilerinin etiketlerinin yazılıp yapıştırılması, okul çantasını yerleştirmesi örnek olarak verilebilir.

    3.Yapılacaklar listesi hazırlayalım.

    Çocuğunuzla birlikte okula götürülecekler ya da okul için yapılacaklar listesi hazırlayabilirsiniz. Her zaman görebileceğiniz biryere yapıştırmak okulun ilk günlerindeki yoğunluğunuzu azaltabilir.

    Çocuğunuzla birlikte ev ödevi yapmak için yer ve zaman belirleyelim.

    Okul günlerinde olduğu gibi, özellikle küçük çocuğunuzla birlikte ev ödevlerini yapmak için belirli bir yer ve saat belirleyin. Hergün aynı saatte masa başında birlikte bir aktivite yapın. Birlikte yemek tarifi bile okuyabilirsiniz. Ev ödevlerine başlamak için bir basamak oluşturacaktır.

    5.Okul sonrası için program yapalım.

    Birçok çalışan anne ve baba için çocuklarımız bizden önce evde oluyorlar ve öğleden sonra biz gelene kadar boş vakitleri oluyor. Bu zamanları programlayabilmek için okul açıldıktan sonraki birkaç gün evde olmaya çalışalım.

    Hasta gün planı yapalım.

    Özellikle küçük çocuğunuzun okulundan ‘’ Ateşi çıktı veya kusuyor ‘’ şeklinde acil telefonlar gelebilir. Böyle bir durumda okula kimin gideceği, kimin alıp eve getireceği ve evde kalacağı ile ilgili plan yapmak hastalık sırasındaki heyecanınızı azaltacaktır.

    Oriyantasyon programlarına, toplantılarına katılalım.

    Okulun açılmasından birkaç gün önce yapılan oriyentasyon programlarına katılmak, öğretmenlerimizle ve okul personeli ile önceden tanışmak okula alışmamızı kolaylaştıracaktır.

    Aile içi anlaşma yapın !

    Başarılı bir eğitim yılı geçirebilmek için çocuğunuzla birlikte bir plan yapın. Okuldan geldiğinde ilk önce ne yapmak istediğini sorun . Oyun oynamak mı, ev ödevini mi yapmak istiyor ? Zamanlarını belirleyin. Birlikte anlaşma yapın, imzalayın ve ortak bir alana asın. Birçok çocuk kendi rutinlerini oluşturmaktan hoşlanır ve uygularlar.