Etiket: Vida

  • Bel vidalama (platinleme) ameliyatı

    Bel vidalama (platinleme) ameliyatı

    Bel vidalama ameliyatları halk arasında ”PLATİN” ameliyatları olarak bilinir. Asıl olarak kullanılan malzemelerin hammaddesi platin değil titanyumdur. Bu vidalar ayrıca boyun ve sırt bölgesi hastalıklarında da farklı ölçülerde kullanılır.

    1-Bel vidalama ameliyatları kimlere yapılmaktadır?

    Omurga kırıkları, bel kayması, tümör veya enfeksiyon nedeni ile oluşan omurga çökmelerinde ve omurilik kanal daralması(dar kanal hastalığı) nedeni ile ameliyat edilen hastalarda omurgaya destek vermek için yapılır.

    2-Vida sistemi vücuda zararlı mıdır? . MR çektirirken sorun olur mu?:

    Platin değil de titanyum ağırlıklı, vücutta hiç yan etki yaratmayan ve bir ömür boyu kalabilen malzemeler kullanıldığı için MR uyumludur. Vücudun herhangi bir yerine MR çekilmesinde herhangi bir sorun gelişmez. Ağırlıkları 100-150 gramı geçmez.

    3-Bu tür ameliyatlardan çekinmeye gerek var mı?

    Vidalama ameliyatları ameliyat öncesi yapılan MR ve 3 boyutlu Tomografi görüntüleri sonrası planlanır. Omurlara gönderilen her vidanın dikey ve yatay planlarda belirlenmiş açıları vardır. Bu açılara uyularak ve ameliyathanede kullanılan skolpi cihazları yardımıyla bu tür ameliyatlar güvenli olarak yapılır. Ameliyatlarda ayrıca Operasyon mikroskobu da kullanılmaktadır.

    4- Bu ameliyatları kimler yapar?

    Bu tür ameliyatları Omurilik konusunda uzmanlaşmış ve mikrocerrahi eğitim almış Beyin ve Sinir Cerrahları yapar. Omurga yapısı kemiklerden oluşan bir yapı olsa da içerisinden geçen omurilik üzerine oluşan baskılar sonucu hastalıklar geliştiğinden bu cerrahi uygulamalar Ortopedislerin işi değildir.

    5-Kaç saat sürer, hasta kaç günde ayağa kalkar.?

    2-4 saatlik ameliyatlardır. Omurgasına vida konan hastalar ertesi sabah kaldırılıp yürütülür. Maksimum 3 gece hastanede kalır. Toplam 1 hafta yatak istirahati vardır. Daha sonra ev dışında yürüme egzersizlerine başlanır. Toplam 20 gün sonunda yapılan kontroller sonrası hastaya egzersiz programı verilir.

    6-Bu ameliyatla tamamen normal hayata dönülebilir mi?

    Hastalar sağlıklı dönemlerdeki aktivitelerine kavuşabilirler. Yürüme, koşu, bisiklet ve yüzme gibi aktiviteleri yapabilirler. Sorunsuz olarak mesleklerine devam edebilirler.

    7-Vida sistemi daha sonra çıkartılıyor mu?

    Çıkartmaya gerek yoktur. Çünkü vücuda zararları yoktur. Sadece yüksekten düşme veya ağır trafik kazaları sonrası bu sistemlerde kırılmalar olabilir. Bu durumlarda değiştirmek gerekebilir. Bunu dışında yaklaşık 20 yıldır izlediğim ve herhangi bir sorun gelişmeyen hastalarım vardır.

    8. Bu tür vidalar omurganın boyun ve sırt bölgesinde de kullanılıyor mu?

    Boyun ve sırt omurlarında da beldekine benzer sorunlar geliştiğinde bu vida-rod sistemini kullanmaktayız. Bu bölgelerdeki omurlar bel omurlarına göre daha küçük ebatlarda olduklarından buralara uygulanacak vidaların çapları ve boyları daha kısa ve incedir.

    9. Vücudum bu vidaları kabul eder mi?

    Titanyum allerjisi oranı yaklaşık onbinde 1 dir (1/10.000). Sadece böyle bir durum varlığında vücud vidaları kabul etmeyebilir.

  • Şu vida dedikleri..

    Şu vida dedikleri..

    Omurga cerrahisinde vida uygulaması, hastalarımız için de ciddi bir meşguliyet konusu haline geldi. Zira bizim enstrümantasyon diye tabir ettiğimiz bu işlemlerin yapıldığı ameliyatlar, azımsanmayacak ölçüde artmış durumda. Öncelikle, neden söz ettiğimizi kısaca tarif edelim: omurga kemikleri arasındaki kaymaların, dengeyi bozan ve ciddi şikâyetlere yol açan oynamaların omur kemiklerine vidalar konularak giderilmesi.

    Biliyoruz ki, hastalarımız bel MR’larıyla hekimlere başvurduklarında çok farklı önerilerle karşılaşabiliyorlar. Ve başka doktorlardan farklı fikirler duymak, yorucu ve güven kaybettirici olabiliyor. Durum böyle olunca hastalarımız da nerede ve nasıl çare arayacaklarını bilemiyor, tedaviden tümüyle vazgeçebiliyorlar. Haklılar..

    Demek ki bu noktada, hastalarımızı daha fazla bilgilendirmemiz; vaziyeti kendi tarafımızdan tüm açıklığıyla ortaya koymamız gerek. Omurga cerrahisinde enstrümantasyonun, vida uygulamalarının hangi durumlarda, ne zaman ve nasıl uygulanması gerektiği beyin cerrahları için de tartışma konusu olabilmektedir. Bazı meslektaşlarımız bu uygulamalara çok mesafeli yaklaşırlar ve pek çok sorunda daha küçük işlemlerle çözüm sağlamayı tercih ederler. Bu bağlamda endoskopi, epiduroskopi, lazer uygulaması, nükleoplasti gibi kapalı yöntemler de gelişmekte ve popüler hale gelmektedirler. Bu “minimal invaziv yöntemler” daha sonra başka bir makalemizin konusu olacak. Bazı meslektaşlarımız ise omurga mekaniğindeki denge unsurunu ön planda tutarak vida ile ilgili işlemleri daha sık icra edebilmektedir. Zira ender bazı olgularda omurganın stabilizasyonu(sabitliği), belirgin bir kayma olmaksızın da bozulabilmekte ve vida uygulaması gerektirmektedir.

    Elbette bu farklılıklar, yalnızca hekimlerin bilgi ve deneyimlerinin değişik olmasından değil, her hastanın kendine özgü niteliklerinden de kaynaklanıyor. Omurganın karmaşık yapısı ve denge unsurlarının çeşitliliği, hastanın yaşı, kilosu, yıpranma oranı, kas gücü, eşlik eden hastalıkları vb. pek çok etkenle birleştiğinde ortaya birbiriyle çelişen fikirler çıkabiliyor. Bu noktada hastaların değerlendirilmesinde şikâyetlerin özellikleri ve muayene bulgularını içeren klinik tablonun ayrıntılı incelemesi büyük önem taşımakta.

    Hastalarımıza azami faydayı sağlamak için elimizde eskiye kıyasla çok daha fazla yöntem var. Onları en etkili şekilde kullanmak için ise hastalarımızla iyi iletişim kurmamız, onların sorunlarını tam olarak anlamamız kilit rol oynuyor.

  • Omurga cerrahisinde yeni teknolojiler

    Toplumda sıklıkla görülen omurga hastalıkları hareket kabiliyetini kısıtlayarak yaşam kalitesini düşürüyor. Vücudun en çok yüke maruz kalan bölümü olan omurgada ortaya çıkan rahatsızlarda enstürmantasyon yani vidalama yöntemi hasta konforunu artırıyor. Omurga vidalama ameliyatlarında kullanılan O-Arm teknolojisi ise hata payına yer bırakmıyor.

    Vidalama ameliyatı yaygın kullanıyor

    Özellikle yaşlılığa bağlı omurga şekil bozukluklarında, omurilik kanalındaki basılarda, omurga tümörlerinde, çocukluk çağı ve gençlik dönemi omurga eğriliklerinde, omurganın bazı gelişimsel hastalıklarında ve travmaya bağlı kırılma ve çıkmalarda vidalama ameliyatı sıklıkla kullanılmaktadır. Omurgaya vida yerleştirmesi işlemi, kemiklerin birbirini taşıyamaz hale gelmesi sonrasında bir destek gereksinimi ortaya çıkması nedeniyle yapılmaktadır. Burada amaç desteğini ve dengesini kaybetmiş omurgaya yeniden sağlam bir yapı kazandırılmasıdır. Halk arasında “platin yerleştirme “olarak da bilinen bu ameliyatlarda, titanyum alaşımlı vidalar kullanılmaktadır. Platin olarak bilinmesinin aksine bu ameliyatlarda platin hiç kullanılmamıştır.

    3 boyutlu görüntü ile başarı oranı artarken hata payı sıfırlanıyor

    Omurgaya vida yerleştirilmesi gereken yer anatomik bölgeye göre değişmekle birlikte 1-2 mm hassasiyet ile tespit edilmelidir. Omurga vidalama ameliyatları yakın zamana kadar skopi denilen C kollu ve 2 boyutlu görüntü verebilen röntgen cihazıyla yapılmaktaydı. Bu ameliyatlarda vidanın istenmeyen bir bölgeye gitme ihtimali bulunduğu için yeni bir ameliyat riski doğuyordu. Ancak günümüzde 3 boyutlu tomografi görüntüsü alabilen Ameliyat sırasında kullanılabilenTomografi( O-Arm) teknolojisiyle gerçekleştirilen vidalama ameliyatlarında hata payının kalmadığı görülmektedir.

    Günümüzde otomobillerde kullanılan navigasyon sistemleri gibi tüm hedefleri ileri derecede hassasiyetle gösterebilen tıbbi Nöronavigasyon sistemleri mevcuttur. Bununla beraber O-Arm cihazıyla ameliyat sırasında steril şartlarda tomografi çekme imkanı bulunmaktadır. Bu sistemler birbiriyle senkronize şekilde çalışmaktadır. Ameliyat sırasında 1-2 mm’lik hassasiyet gerektiren vidaların güvenle yerleştirilmesi sağlamaktadır.

    Hasta kısa sürede ayağa kalkıyor

    Ameliyat sırasında tomografi çekilmesini sağlayan O-Arm cihazı ile gerçekleştirilen omurga vidalama ameliyatlarının farklı avantajlar da bulunmaktadır.

    • Her aşamada cerraha kritik bilgi verir, hastalığın tekrarlanma riski sıfırlanmış olur.

    • Hasta klasik yöntemlere göre daha fazla radyasyon almaz.

    • O-Arm görüntüleme sistemi, küçük kesiyle daha az girişimsel ameliyat imkanı sunduğu için hastaya hızlı iyileşme imkanı sağlar ve kanama azdır.

    • Bu sistem kompleks ameliyatların taşıdığı büyük riskleri en aza indirir.

    • Vidaya bağlı felç riski ortadan kalkmaktadır.

  • Belde daralma ve tedavisi

    SPİNAL STENOZ (BELDE DARLIK, OMURİLİK DARALMASI) ve TEDAVİ

    Spinal stenoz, belde daralma, omurilik daralması ve benzeri adlarla bilinen hastalık genellikle 55-60 yaş ve üzerinde görülen rahatsızlıktır. Hastalar eskisi kadar uzun yürüyememekten, yürümekle artan bacak ağrısı ve uyuşmalardan şikayet ederler. Artık 50 metre dahi yürüyemediğinden yakınarak doktora başvururlar.

    Yapılan incelemelerde lomber bölge dediğimiz bel bölgesinde kanal daralması tesbit edilen hastalara spinal stenoz tanısı konulur. Bu daralma zaman içinde omurga eklemleri arasındaki ligament denilen bağ dokularının kalınlaşması sonrasında oluşmakta ve ayrıca disk dediğimiz yapının dejenerasyonu sonrasında kanala doğru taşması ile daha da artabilmektedir. Hastalar kısa mesafe yürüdükten sonra ağrı ve uyuşmalar ile oturma veya durup öne eğilme ihtiyacı duymaktadır. Yatarak ağrıları geçmektedir. Nörolojik bozukluk genellikle saptanmaz.

    En kolay şekilde tanı MR ile konulmaktadır. Bunun yanısıra MR a giremeyen hastalar için myelografi ve tomografik myelografi yapılabilir. Hastaların mutlaka ayakta hareketli grafileri ve kalça grafileri de ek sorunların olup olmadığının incelenmesi için görülmelidir. Operasyon düşünülen hastalara tomografi de çektirilerek ana kanalın ve sinirlerin çıktığı kanalların kemik yapısı detaylı incelenmelidir.

    Daralma genellikle birkaç seviyede olmaktadır. İlerleyicidir. İlaç ve diğer tedavi yöntemlerine (fizik tedavi, manuplasyonlar, algolojik yöntemler, ısı, ultrason, akupunktur… vb…) genellikle cevap alınamaz veya kısa süreli cevap alınsa da şikayetler tekrar başlar.

    Uygun olan hastaların operasyonlarında bugün en konforlu ve güncel method mikrocerrahi yöntemle tek taraftan girilerek spinal kanalın iki taraflı genişletilmesi ameliyatıdır. Bu ameliyat sonrasında belde tek taraftan kaslar minimal yöntemle sıyırılır ve darlığa mikroskop eşliğinde girilerek tüm kanalı daraltan oluşumlar ortadan kaldırılır. Bu adeta portakalın içini küçük bir açıklıktan girerek boşaltmak olarak tanımlanabilir. Omurgadaki eklemlere zarar verilmez. Karşı tarafın kasları sağlam kalır. Bu sayede hastalar çok seviyeden dahi bu operasyonu olsalar ameliyattan 4 saat sonra yürür ve ertesi gün taburcu olurlar. Ameliyatta her seviye darlık için kanama miktarı 35-50 cc nin üzerine çıkmaz. Hastaya kan verilme gereği çoğunlukla yoktur. Kliniğimizde son 2,5 yılda yaklaşık 250 hasta bu yöntemle tedavi edilmiştir. Yaşı 60 ve üzerinde olan kemikleri zayıf bu hastalara vida, platin, protez, plak vb… kemik ile uyumsuz materyaller takılarak oluşan riskler ve yabancı cisimin oluşturduğu sorunlar ortadan kalkmış olur. Bu yöntemle devlet ve hasta da maddi olarak ciddi tasarruf etmiş olur. Bu ameliyatın maliyeti diğer yöntemlerin maliyetinin %25-35 i kadardır. En iyi spinal cerrahlarda dahi vidanın yanlış yere yönlenme oranı %10-15 dir. Yani belinize 10 vida takıldı ise en iyi ihtimalle 1 veya 2 tanesi olması gereken ideal durumda olmayabilir!! Günümüzde kullanılan vida, platin ve benzeri malzemelerin kemik ile uyumlusu malesef yoktur, o nedenle gençlerin aksine zaman içinde özellikle çoğunluğu osteopenik ve osteoporotik olan bu hastalarda vidalar gevşemekte ve oynamaktadır. Bu gevşeme ve oynamalar hastalarda kronik bel ve kalça ağrılarına yol açmaktadır. Hastalar çoğu zamanını beyin cerrahisi, fizik tedavi, ağrı poliklinikleri gibi yerlerde ve yatakta geçirmektedir. Kliniğimizde son 2 yılda 120 hastadan bu vidalar sökülmüştür!!

    Dünyada son 10-15 senedir artık beyin cerrahları bu hastaların ameliyatlarında çok büyük oranda bu yöntemle operasyonu tercih etmektedir. Ülkemizde de bu yöntemle operasyon sayısı gün geçtikçe itibar görmekte ve her geçen gün artan oranda bu operasyonları tercih eden beyin cerrahı sayısı artmaktadır. Dünya literatüründe saygın dergilerde bu yöntemin uzun süreli sonuçları yayınlanmış ve çok başarılı bulunmuştur. Tabiki bütün belinde daralma olan hastalar için tek ve mucizevi yöntem bu değildir. Hastaya ve hastalığına ek bozukluklara göre yöntemler değişebilir, ilaveler ve çıkarmalar yapılabilir.

    HANGİ OMURGA HASTALIKLARINDA VİDA VE DİĞER MALZEMELERİ KULLANIYORUZ?

    Özellikle skolyoz, ileri derecede hareketli bel kaymaları (2. derece ve üstü), vertebra tümörleri, vertebra kırıklarının bir bölümünde vida ve diğer malzemeleri kullanmaktayız ve ciddi fayda sağlamaktayız. Kısacası doğru tanı, doğru hasta, doğru tedavi kuralı geçerlidir.

    SON SÖZ

    Omurga cerrahisinde başarının temel kuralı doğru tanıyı koymaktır. Tanı doğru konulduktan sonra tedavi tercihi hastanın durumuna göre en etkin ve en minimal yöntemden, en karmaşık yönteme doğru sıralanmalıdır. Mikrocerrahi yöntem ile tek taraftan girilerek iki taraflı kanal genişletilmesi ameliyatı, belinde tek veya çok seviyeli kanal daralması olan uygun hastalarda en konforlu, riski en az ve çok etkileyici sonuçları olan bir yöntemdir.

  • Spinal stenoz (belde darlık, omurilik daralması) ve tedavi

    Spinal stenoz, belde daralma, omurilik daralması ve benzeri adlarla bilinen hastalık genellikle 55-60 yaş ve üzerinde görülen rahatsızlıktır. Hastalar eskisi kadar uzun yürüyememekten, yürümekle artan bacak ağrısı ve uyuşmalardan şikayet ederler. Artık 50 metre dahi yürüyemediğinden yakınarak doktora başvururlar.

    Yapılan incelemelerde lomber bölge dediğimiz bel bölgesinde kanal daralması tesbit edilen hastalara spinal stenoz tanısı konulur. Bu daralma zaman içinde omurga eklemleri arasındaki ligament denilen bağ dokularının kalınlaşması sonrasında oluşmakta ve ayrıca disk dediğimiz yapının dejenerasyonu sonrasında kanala doğru taşması ile daha da artabilmektedir.

    Hastalar kısa mesafe yürüdükten sonra ağrı ve uyuşmalar ile oturma veya durup öne eğilme ihtiyacı duymaktadır. Yatarak ağrıları geçmektedir. Nörolojik bozukluk genellikle saptanmaz.

    En kolay şekilde tanı MR ile konulmaktadır. Bunun yanısıra MR a giremeyen hastalar için myelografi ve tomografik myelografi yapılabilir. Hastaların mutlaka ayakta hareketli grafileri ve kalça grafileri de ek sorunların olup olmadığının incelenmesi için görülmelidir. Operasyon düşünülen hastalara tomografi de çektirilerek ana kanalın ve sinirlerin çıktığı kanalların kemik yapısı detaylı incelenmelidir.

    Daralma genellikle birkaç seviyede olmaktadır. İlerleyicidir. İlaç ve diğer tedavi yöntemlerine (fizik tedavi, manuplasyonlar, algolojik yöntemler, ısı, ultrason, akupunktur… vb…) genellikle cevap alınamaz veya kısa süreli cevap alınsa da şikayetler tekrar başlar.

    Uygun olan hastaların operasyonlarında bugün en konforlu ve güncel method mikrocerrahi yöntemle tek taraftan girilerek spinal kanalın iki taraflı genişletilmesi ameliyatıdır. Bu ameliyat sonrasında belde tek taraftan kaslar minimal yöntemle sıyırılır ve darlığa mikroskop eşliğinde girilerek tüm kanalı daraltan oluşumlar ortadan kaldırılır. Bu adeta portakalın içini küçük bir açıklıktan girerek boşaltmak olarak tanımlanabilir. Omurgadaki eklemlere zarar verilmez. Karşı tarafın kasları sağlam kalır. Bu sayede hastalar çok seviyeden dahi bu operasyonu olsalar ameliyattan 4 saat sonra yürür ve ertesi gün taburcu olurlar. Ameliyatta her seviye darlık için kanama miktarı 35-50 cc nin üzerine çıkmaz. Hastaya kan verilme gereği çoğunlukla yoktur. Kliniğimizde son 2,5 yılda yaklaşık 250 hasta bu yöntemle tedavi edilmiştir. Yaşı 60 ve üzerinde olan kemikleri zayıf bu hastalara vida, platin, protez, plak vb… kemik ile uyumsuz materyaller takılarak oluşan riskler ve yabancı cisimin oluşturduğu sorunlar ortadan kalkmış olur. Bu yöntemle devlet ve hasta da maddi olarak ciddi tasarruf etmiş olur. Bu ameliyatın maliyeti diğer yöntemlerin maliyetinin %25-35 i kadardır. En iyi spinal cerrahlarda dahi vidanın yanlış yere yönlenme oranı %10-15 dir. Yani belinize 10 vida takıldı ise en iyi ihtimalle 1 veya 2 tanesi olması gereken ideal durumda olmayabilir!! Günümüzde kullanılan vida, platin ve benzeri malzemelerin kemik ile uyumlusu malesef yoktur, o nedenle gençlerin aksine zaman içinde özellikle çoğunluğu osteopenik ve osteoporotik olan bu hastalarda vidalar gevşemekte ve oynamaktadır. Bu gevşeme ve oynamalar hastalarda kronik bel ve kalça ağrılarına yol açmaktadır. Hastalar çoğu zamanını beyin cerrahisi, fizik tedavi, ağrı poliklinikleri gibi yerlerde ve yatakta geçirmektedir. Kliniğimizde son 2 yılda 120 hastadan bu vidalar sökülmüştür!!

    Dünyada son 10-15 senedir artık beyin cerrahları bu hastaların ameliyatlarında çok büyük oranda bu yöntemle operasyonu tercih etmektedir. Ülkemizde de bu yöntemle operasyon sayısı gün geçtikçe itibar görmekte ve her geçen gün artan oranda bu operasyonları tercih eden beyin cerrahı sayısı artmaktadır. Dünya literatüründe saygın dergilerde bu yöntemin uzun süreli sonuçları yayınlanmış ve çok başarılı bulunmuştur.

    Tabiki bütün belinde daralma olan hastalar için tek ve mucizevi yöntem bu değildir. Hastaya ve hastalığına ek bozukluklara göre yöntemler değişebilir, ilaveler ve çıkarmalar yapılabilir.

    HANGİ OMURGA HASTALIKLARINDA VİDA VE DİĞER MALZEMELERİ KULLANIYORUZ?

    Özellikle skolyoz, ileri derecede hareketli bel kaymaları (2. derece ve üstü), vertebra tümörleri, vertebra kırıklarının bir bölümünde vida ve diğer malzemeleri kullanmaktayız ve ciddi fayda sağlamaktayız. Kısacası doğru tanı, doğru hasta, doğru tedavi kuralı geçerlidir.