Etiket: Uygulanan

  • Verem ( tüberküloz) aşısı : bcg

    Canlı bir bakteri aşısı olan BCG eski bir aşı olmasına karşın günümüzde uygulanmaktadır. Aşı ilk kez 1920 yılında bulunmuştur. İlk uygulanan aşı ile bugün uygulanan aşı arasında bazı farklar mevcuttur. Bu durum bakterinin genetik yapısındaki değişiklikten kaynaklanmaktadır.

    Verem hastalığından korunma amacıyla uygulanan BCG aşısı ile ilgili yoğun tartışmalar mevcuttur. Tartışma başlıkları aşağı da özetlenebilir.

    Aşının koruyuculuğu yeterli midir?

    Aşı rutin olarak her bebeğe uygulanmalı mıdır?

    Aşı ne zaman uygulanmalıdır?

    Korunma süresi ne kadardır?

    Korunmanın yetersiz olduğu durumlarda tekrar doz gerekir mi?

    Erişkinlere uygulanabilir mi?

    Erişkin dozu ne olmalıdır?

    Aynı doz erişkinleri koruyabilir mi?

    Deri testinin aşı endikasyonundaki yeri nedir?

    Bütün bu soruların yanıtlarını aradığımız BCG aşısında farklı yaklaşımların olduğu görmekteyiz.

    Verem hastalığından korunma amacıyla uygulanan bu aşının yeterli koruma sağlamadığı bilinmektedir. BCG aşısı ciddi tüberküloz vakaları (miliyer tbc ve tüberküloz menenjit) yüksek koruyuculuk göstermesine karşın akciğer tüberkülozunda yeterli koruyuculuğun olmadığı ancak aşı uygulanan çocukların %50 ‘sinin akciğer tüberkülozundan korunabildiği anlaşılmıştır.

    Aşı rutin olarak her bebeğe uygulanmalıdır sorusunun yanıtı ülkeler arasında farklılık gösterdiğidir.

    BCG aşısı doğumdan itibaren yapılabilir. Hindistan gibi bazı ülkelerde 15 günlükken uygulanan bu aşı ülkemizde bebek 2’ci ayını doldurduğunda yapılmaktadır.

    BCG aşısı 3 aydan sonra yapılacaksa Tüberkülin cilt testi (PPD) sonucu değerlendirilmeli test sonucu negatif ise uygulanmalıdır. Testin uygulanması ile ilgili bazı farklılıklar vardır. Ülkemizde 3 aylık çocuklarda test sonucuna göre BCG uygulamasına karar verilirken bazı ülkelerde testin 6 aydan büyük çocuklara uygulanması önerilmektedir.

    Aşı doğan her bebeğe rutin olarak uygulanmalı mıdır? Sorusunun yanıtı net değildir.

    Ülkemizde 2 ayın bitiminde uygulanan BCG aşısının Amerika, İngiltere gibi tüberkülozun düşük olduğu ülkelerde uygulanmadığı görülmektedir. 2005 yılından sonra İngiltere de bebeklere rutin uygulanan BCG aşından vazgeçilmiştir. Her ülkede rutin olarak uygulanmayan BCG aşısı bu aşının rutin uygulama programından çıkarılmasını da gündeme getirmektedir.

    BCG aşısının farklı ülkelerde farklı şekilde uygulanması koruyuculuk süresi ne kadar olduğu sorusuna hatalı yanıt vermemize neden olmaktadır. Koruyuculuğun ;

    5 yaş / %80

    10 yaş / %70

    Erişkinlerde ise %50

    Koruma sağlayabileceği bildirilirse de bu konuda fikir birliğinin olmadığı görülmektedir. Diğer taraftan BCG aşısının korunmasının uzun süreli olmadığı vurgulanmaktadır.

    Erişkine BCG aşısı önerilmeli midir? Erişkin dozu ne olmalıdır?

    BCG aşısının erişkin de ancak %50 koruma sağladığı göz önüne alındığında erişkine BCG aşısı önerilmez. Ancak yüksek riskli bölgelerde çalışmak durumunda olan erişkinlerde deri testi negatif ise aşı düşünülebilir. Çocuklara uygulanan aşı ile erişkin aşı dozunun aynı olması bu konuda eleştirilere neden olmaktadır.

    Tüberkülin cilt testi (PPD) bireyin tüberküloz mikrobu ile karşılaştığını tanımlamak açısından önemlidir.

    Ön kol’a uygulanan bu test yapıldıktan 48-72 saat sonra değerlendirilir. Oluşan sertliğin çapı ölçülür.

    0- 5 mm ise sonuç negatiftir.

    6-9 mm ise şüpheli kabul edilir. Bu durum da test tekrarlanır.

    10 mm üzerinde ise enfeksiyon olduğu sonucuna varılır. Test sonucunun negatif olduğu durumunda BCG aşısı yapılır. Test sonucun pozitif olduğu durumlarda çocuk ailesi ile birlikte değerlendirilir ve koruyucu tedavi başlanır.

    Bebekken verem aşısı yapılmayan ergen ve erişkinlerin tüberkülozla karşılaşma riskleri mevcutsa BCG aşısı önerilir.

    Verem aşısı güvenilir bir aşımıdır? Bağışıklık sistemi bozuk olan çocuklarda (AIDS ‘li çocuklar) verem aşısına bağlı hastalık gelişebilir. Bilindiği gibi verem aşısı canlı bir bakteri aşısıdır ve bağışıklık sistemi bozulmuş hastalarda ciddi yan etkiler oluşabilir.

    Günümüzde uygulanan verem aşısı yerine ;

    Yeni

    Etkili

    Güvenli bir aşı arayışı mevcuttur.

    Yeni aşının her yaş grubunda etkili olması önemlidir.

    Bağışıklık sistemi zayıf hastalarda uygulanabilirlik beklentisi mevcuttur.

    Yeni ve kapsamlı verem aşısının uygulanması ile birlikte hastalığın kontrol altına alınabileceği şüphesizdir.

  • Ateş düşürücüler bebek aşılarını etkiliyor

    Çocuklarda aşı mikroorganizma (mikrop) ‘nın tamamı veya bir bölümünün belirli işlemlerden geçirildikten sonra verilmesidir. Aşılar enfeksiyonlardan korunma amaçlı uygulanır. Doğal enfeksiyon geçirildikten sonra gelişen bağışıklık önemlidir. Aşı uygulama sonrası beklenti doğal bağışıklığa yakın bir korumanın sağlanmasıdır. Aşının koruyuculuğu hastalığa yakalanmama ve hastalıktan korunmayı amaçlar. Aşılar bebeklik döneminde uygulanmaya başlar ve belirli aralıklarla tekrarlanarak koruyuculuğun oluşması sağlanır. Günümüzde hastalığa yakalanma riskini azaltma ve korunma önemlidir. Teknolojideki ilerlemeye paralel olarak aşılarda yapısal değişiklik olmuş ve
    aşı sonrası yan etkiler azalmıştır. Son yıllarda yapılan kapsamlı çalışmalarda bebeklerde aşı sonrası ateş düşürücü ve ağrı kesici olarak uygulanan paracetamol (acetaminofen) ‘in bağışıklık sistemini etkilediği görülmüştür. Aşı uygulamasından sonra oluşan ateş uygulanan mikroba karşı gelişen bir savunma mekanizmasıdır. Ateş düşürücü verilmesi bu savunma mekanizmasına etki etmekte ve istenilen yanıt oluşamamaktadır. Bebeklere ve çocuklara verilen ateş düşürücü paracetamol’un etkisi araştırıldığında bazı aşılarda yanıtın azaldığı bazı aşılarda ise etkisinin olmadığı görülmüştür.

    Bebeklerde ;

    * Pnömokok (zatürre)
    * Difteri
    * Tetanoz
    * H İnfluenza (menenjit)
    * Boğmaca aşılarda ateş düşürücülerin verilmesi bağışıklık yanıtına etki etmekte ve bağışıklık yanıtının zayıflamasına yol açmaktadır. Rotavirüs aşısı üzerine paracetamolun etkisi bulunmamaktadır. Bebeklik döneminde uygulanan

    * Pnömokok aşısı
    * Hepatit B aşısı
    * Karma aşı DTaB Hib aşılarından sonra ateş düşürücü ,ağrı kesici paracetamol vermekten kaçınmak gerekir.

    Bir yaşından sonra uygulanan aşılarda paracetamol’un bağışıklık yanıtı azaltıcı etkisi görülmemiştir. Diğer taraftan aşı uygulamalarından sonra ateş yükselmesi her aşı tipinde oluşmamaktadır. Son yıllarda uygulanan boğmaca aşısının ateş yükseltici etkisi aşının yapısının değiştirilmesi ile ortadan kaldırılmıştır. Sonuç olarak bebeklerde aşı sonrası gelişebilecek ateş ve ağrıdan önlemek için verilen paracetamol’un yararlı değil zararlı etkisinin olabileceği görülmektedir. Diğer bir ateş düşürücü , ağrı kesici olan Ibuprofenin’in Zatürre (Pnömokok) aşısının oluşturduğu bağışıklık yanıtı üzerine azaltıcı etkisi olmadığı saptanmışsa da diğer aşılar tetanoz ve boğmaca üzerinde bağışıklık yanıtını azaltıcı etkisi görülmüştür. Bebeklerde aşı uygulamalarından sonra ateş düşürücü verirken düşünülmeli ve mümkünse ateş düşürücü verilmemelidir.