Etiket: Uygulama

  • Botox kırışıklıkları nasıl giderir?

    2000'li yılların mucizevi yöntemlerinden biridir. Yüzde, özellikle alın yatay çizgileri, göz etrafı (kaz ayakları), kaş ortasındaki kırışıklıklarda uygulanmakta iken, daha sonraları göz altı, burun kökü, dudak üstü, boyun kırışıklıkları ve burun ucunu kaldırmak için de uygulanmaya başlanmıştır. Kas içine verilen Botulinum Toksini-Botox ile o bölgedeki kasların kasılması önlenmekte ve kırışıklık düzeltilmektedir. Tek seansta yapılan uygulama sonrasında kişi rahatlıkla günlük yaşamına devam etmektedir. Botulinum toksini, oluşmuş kırışıklık ve çizgilerin düzeltilmesini sağlamakla birlikte, henüz oluşmamış kırışıklıkların ortaya çıkmasını ve ince çizgilerin derinleşmesini de önler.

    • Kırışıklıklar nasıl oluşur?

    Cilt belirli işlevleri olan farklı tabakalardan oluşur. Yaş ilerledikçe deri değişiklikler geçirir ve cildin işlevleri zamanla azalır. İlk olarak burun ve ağız arasında, göz kenarlarında ve alında ince çizgiler belirir. Devamlı yapılan yüz hareketleri de mimik kırışıklıklarının ortaya çıkmasına yol açar. Bunlar ağız çevresinde gülümseme, dudak alt köşelerinde üzüntü çizgileri, alın çizgileri, göz çevresi (kaz ayağı) veya iki kaş arası kırışıklıklarıdır.

    • Bu kırışıklıkların tedavisinde uygulanan yöntemler nelerdir?

    Cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemler uygulanabilir. Cerrahi olmayan uygulamalar çok çeşitli olup; lazer uygulamaları, peelingler, kolajen ve hiyalüronik asit gibi dolgu maddeleri ve saflaştırılmış Nörotoxin (Botulinum Toksini-Botox) uygulamaları sayılabilir.

    • Botox-Botulinum Toksini yılan zehiri midir?

    Sağlık Bakanlığı'ndan onaylı olan Botox-Botulinum Toksini, bir çok kişinin bildiğinin aksine, yılan zehiri değildir. Clostridium Botulinum adlı bir bakteriden elde edilmiş protein esaslı bir maddedir. Botulinum Toksini, 1980'li yılların başından beri, bazı kasların aşırı kasılmasına bağlı ortaya çıkan hastalıkların (şaşılık, kas spazmı, vb.) tedavisinde kullanılmaktadır. Kozmetik alanda kullanımı da, nörolojik hastalığı nedeniyle Botox tedavisi yapılan bir kadın hastanın doktoruna “Her enjeksiyondan sonra yüzüm son derece sakin, dinlenmiş bir ifade alıyor, güzelleşiyorum!” demesiyle gündeme gelmiştir.

    • Zaman zaman bazı yazılı ve görsel iletişim araçlarında, Botulinum Toksini-Botox uygulamasının ölümlere yol açtığına ilişkin haberler yer almaktadır. Bu konuda gerçek durum nedir?

    Onaylandığından bu yana milyonlarca kişi estetik amaçlı Botulinum Toksini-Botox uygulaması yaptırmıştır. Estetik amaçlı Botulinum Toksini uygulamaları nedeniyle ölümle sonuçlanan hiçbir vaka yoktur.

    Estetik amaçlı uygulama dışında, Botulinum Toksini genellikle bir takım nörolojik hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır. Bu hastalıkların bazıları, Botox uygulamasından bağımsız olarak, kendi başına bile istenmeyen ciddi durumlar yaratabilen, altta yatan başka hastalıklar ve diğer risk faktörlerinden dolayı artmış ölüm riski taşıyan nörolojik durumlardır. Haberlerde bahsi geçen vakaların bu tip nörolojik hastalar olduğu ve doğrudan Botulinum Toksini-Botox ile ilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

    • Botulinum Toksini ile dudakları dolgunlaştırmak mümkün müdür?

    Dudak ve yüz dolgunlaştırmak için kullanılmaz. Bu amaçla dolgu maddeleri ya da yağ enjeksiyonu yapılmaktadır. Genellikle yüze yapılan her şey Botulinum Toksini-Botox zannedildiği için böyle bir yanılgı oluşmaktadır.

    • Botox kremleri diğer kremlere göre kırışıklıkları daha fazla giderir mi?

    Botox kremi diye bir şey aslında yoktur. BOTOX ticari bir markadır. Botulinum Toksini kırışıklığa neden olan kasları gevşetir, böylece kırışıklığın oluşmasını engeller. Kremler ise var olan kırışıklığın görünümünü hafifletmeye yardımcı olur. Her ikisinin etki mekanizması farklıdır.

    • Botulinum Toksini-Botox tedavisi nasıl bir uygulamadır?

  • Prp,

    PRP nedir?

    PRP “platelet rich plazma-platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Bu uygulamada kişiden alınan küçük miktardaki kan özel bir tüpe konularak santrifüj edilir. Bileşenlerine ayrılan ve elde edilen az miktardaki “ platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma” yine aynı kişiye enjeksiyon yolu ile geri verilir.

    PRP uygulamasının amacı nedir?

    Platelet veya diğer adı ile trombositler vücudumızdaki hasarlı dokunun onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan ‘büyüme faktörlerini’ yapısında barındıran kan bileşenleridir. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır. PRP uygulamasının amacı ise bu hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda plateleti verebilmektir. Böylece hasarlı dokunun onarımı da bu kadar hızla ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır, çünkü PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandakinden 2-4 kat daha fazladır.

    Yeni bir yöntem midir?

    PRP uygulaması diş implantları, estetik tıp, ortopedi, iyileşmeyen yara tedavisi gibi alanlarda hızla yayılmaktadır.

    PRP nerelerde kullanılır?

    Yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri, kollar gibi vücut bölümlerinde:
    • lazer-peeling gibi uygulamalardan hemen sonra, derinin hızla yapılanmasını sağlamak
    • deride yılların ve UV ışınlarına maruz kalmanın sonuçlarını geriye döndürecek biçimde kırışıklıkların düzelmesini, çöküntülerin giderilmesini, esneklik ve parlaklığının yeniden kazanıldırılmasını sağlamak.
    • İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlamak
    • saç dökülmesinde tek başına kullanmak veya diğer tedavi seçeneklerinin etkisinin güçlendirmek

    Uygulama nasıl yapılır?

    Uygulamanın yapılacağı kişiden 2 veya 3 tüp (16-23ml) kan alınır, santrifüj cihazında plateletleri ayrıştırılır. Ayrıştırılan platetletler kitteki tüpün içerisinde yoğunlaşıp birikir ve PRP denilen bir kan ürünü ortaya çıkar. Bu ürün dolgu veya mezoterapi gibi yollarla deriye uygulanır. Deriyi gençleştirici etkisi uygulamanın hemen sonrasında parlak ve canlı bir görünümle belirgin hale gelir.

    PRP uygulamasında olumlu etki ne zaman görülür?

    Uygulamadan hemen sonra ciltte sağlıklı bir parlaklık ortaya çıkar daha sonra bu parlak görünümde biraz gerileme olur ancak 3 veya 4 uygulamadan sonra (yani 1 kür uygulandıktan sonra) kalıcı etki belirgin hale gelir.

    Kürler takrarlanmalı mıdır?

    3-4 uygulamadan oluşan kürleri her 10-12 ayda bir tekrarlamak gerekir. Bu durumda ugulanan kürlerin etkisi kalıcı bir gençleştirici etkiye eşdeğerdir. Yani her 15 günde bir yapılacak 3 veya 4 uygulamadan oluşacak bir kür ortalama olarak her yıl tekrarlanmalıdır.

    PRP nedir?

    PRP “platelet rich plazma-platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Bu uygulamada kişiden alınan küçük miktardaki kan özel bir tüpe konularak santrifüj edilir. Bileşenlerine ayrılan ve elde edilen az miktardaki “ platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma” yine aynı kişiye enjeksiyon yolu ile geri verilir.

    PRP uygulamasının amacı nedir?

    Platelet veya diğer adı ile trombositler vücudumızdaki hasarlı dokunun onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan ‘büyüme faktörlerini’ yapısında barındıran kan bileşenleridir. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır. PRP uygulamasının amacı ise bu hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda plateleti verebilmektir. Böylece hasarlı dokunun onarımı da bu kadar hızla ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır, çünkü PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandakinden 2-4 kat daha fazladır.

    Yeni bir yöntem midir?

    PRP uygulaması diş implantları, estetik tıp, ortopedi, iyileşmeyen yara tedavisi gibi alanlarda hızla yayılmaktadır.

    PRP nerelerde kullanılır?

    Yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri, kollar gibi vücut bölümlerinde:
    • lazer-peeling gibi uygulamalardan hemen sonra, derinin hızla yapılanmasını sağlamak
    • deride yılların ve UV ışınlarına maruz kalmanın sonuçlarını geriye döndürecek biçimde kırışıklıkların düzelmesini, çöküntülerin giderilmesini, esneklik ve parlaklığının yeniden kazanıldırılmasını sağlamak.
    • İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlamak
    • saç dökülmesinde tek başına kullanmak veya diğer tedavi seçeneklerinin etkisinin güçlendirmek

    Uygulama nasıl yapılır?

    Uygulamanın yapılacağı kişiden 2 veya 3 tüp (16-23ml) kan alınır, santrifüj cihazında plateletleri ayrıştırılır. Ayrıştırılan platetletler kitteki tüpün içerisinde yoğunlaşıp birikir ve PRP denilen bir kan ürünü ortaya çıkar. Bu ürün dolgu veya mezoterapi gibi yollarla deriye uygulanır. Deriyi gençleştirici etkisi uygulamanın hemen sonrasında parlak ve canlı bir görünümle belirgin hale gelir.

    PRP uygulamasında olumlu etki ne zaman görülür?

    Uygulamadan hemen sonra ciltte sağlıklı bir parlaklık ortaya çıkar daha sonra bu parlak görünümde biraz gerileme olur ancak 3 veya 4 uygulamadan sonra (yani 1 kür uygulandıktan sonra) kalıcı etki belirgin hale gelir.

    Kürler takrarlanmalı mıdır?

    3-4 uygulamadan oluşan kürleri her 10-12 ayda bir tekrarlamak gerekir. Bu durumda ugulanan kürlerin etkisi kalıcı bir gençleştirici etkiye eşdeğerdir. Yani her 15 günde bir yapılacak 3 veya 4 uygulamadan oluşacak bir kür ortalama olarak her yıl tekrarlanmalıdır.

  • Fraksiyonel lazer

    Fraksiyonel lazer

    FRAKSİYONEL LAZER NEDİR ?

    Fraksiyonel lazer yeni bir anlayışla üretilen yeni lazer sistemlerindendir. Lazer teknolojisinin kozmetik dermatolojide kullanımının son halkalarındandır. Hassas ve kontrollü bir cilt soyma gerçekleştirilmektedir. Her seansta %20’ye kadar cilde etki edildiğinden Fraksiyonel Lazer adı verilmiştir.

    NASIL ETKİ EDER ?

    2940 nm dalga boyunda gönderilen lazer ışını ciltteki su tarafından emilir ve çok hızlı bir şekilde ciltteki suyu ve onunla beraber dokuyu buharlaştırarak etki eder. Lazer ışığını mükrosütunlar halinde yayar ve cilt altında kolonlar halinde pıhtılaşma (koagülasyon)alanları oluşturur. Bu sütunlarda yeni, sağlıklı dokuyu oluşturacak olan doğal iyileşme süreci başlar.

    NERELERDE KULLANILIR ?

    -Sivilce İzleri -Yaşlılık Lekeleri -Cilt yenileme
    -Kırışıklıklar (anti-agıng tedavi ) -Benler
    -Güneş Lekeleri -Cilt Sarkmaları
    -Cilt çatlakları -Gözenekli Cilt
    -Ameliyat ve yara izleri -İyi huylu et benleri

    İŞLEMİN UYGULANMA SÜRESİ NEDİR ?

    İşlem türüne ve uygulama alanına göre değişkenlik gösterir.Genellikle 2-3 dakika ile 30 dakika arasında değişir.

    UYGULAMA SIRASINDA NE HİSSEDİLİR ?

    Ağrısız bir uygulamadır.Hafif yanma şeklindedir.İsteyene uygulama öncesi uyuşturucu kremler sürülebilir.İşlem sonrası birkaç saat süren hassasiyet ve yanma hissi olur.Kızarıklık 24-48 saat kadar sürebilir, daha sonra ince bir kabuklanma ve soyulma gerçekleşir.

    KAÇ SEANS UYGULANIR ?

    Seans sayısı ciltteki probleme ve hastaya göre değişir.Genellikle 3-4 haftalık periyodlarla ortalama 1-5 seans uygulanır.

    CİLT ÇATLAKLARINDA NASIL ETKİ EDER ?

    Fraksiyonel Lazer uygulamalarında çatlak olan deride hem yüzeysel bir soyulma sağlar, hem de derinin derin tabakalarına doğru, açtığı çok sayıda oluklar sayesinde cildin kendi kendini onarma mekanizmasını çalıştırır.Böylece çatlakların daralmasına, azalmasına, görünümünün düzelmesine, kozmetik olarak kabul edilebilir bir düzeye gelmesine olanak sağlar.

    SİVİLCE İZLERİNDE ETKİN MİDİR ?

    Son yıllarda iz tedavisinde uygulanan yöntemler içinde en etkin olanlarındandır.Ortalama 3-5 seans 3-4 haftalık periyodlarla uygulanır.Sivilce izi olmayan, fakat gözenekli ve yağlı ciltlerde gözenekleri sıkıştırmak, cildin genel görünümünü düzeltmek amacıyla başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

    KIRIŞIKLIK TEDAVİSİNDE HANGİ BÖLGELERE UYGULANIR ?

    Yüz, boyun ve dekolteye uygulanabilir.

  • Botox hakkında sık sorulanlar

    Botox hakkında sık sorulanlar

    Clostridim botulinum adlı bakteriden elde edilen bir ilaçtır. İlk kez 1977 yılında şaşılık tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Bu tedavi sırasında kırışıkların üzerinde azaltıcı etkisi görülünce kozmetik amaçlı kullanımı gündeme gelmiştir. 1990’dan sonra kırışıklık tedavisinde kullanılmaya başlamıştır.

    1995 yılında bölgesel aşırı terlemelerin tedavisinde de (hiperhidroz) kullanılmaya başlamıştır. Son yıllarda migren tedavisinde başarılı sonuçlar alınmaya başlamış ve yakın zamanda FDA tarafından migren tedavisinde kullanımı onaylamıştır.

    BOTOX NASIL ETKİ EDER?

    Uygulandığı bölgede asetil kolin salınımına engel olarak kaslarda geçici paralizi yapar ve ter bezlerinde terlemeyi azaltır. Kaslarda geçici etki 14 gün içerisinde tam olarak oluşur. 3-5 ay içersinde geri döner. Kaç seans uygulanırsa uygulansın yapılan incelemelerde kaslarda herhangi bir hasara rastlanmamıştır.

    BOTOX SIRASINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

    Tedaviden birkaç gün önce aspirin ,C vitamini. E vitamin, yeşil çay gibi morarmaya sebep olacak ilaçlar içilmemelidir. Uygulama öncesinde K vitaminli bir kremin kullanılması morarma ihtimalini azatlığı için önerilebilir. Ancak morarma ihtimali oldukça düşüktür.

    Botox alınmak istenen sonuca göre belli kas gruplarına uygulanır. Uygulama sonrasında ilacın bu bölgede kalması ve diğer kas bölgelerine geçmemesi için uygulanan bölgeyi ovuşturmamalı, makyaj yapılmamalı 4 saat başın dik olmasına dikkat edilmelidir.

    BOTOX KİMLERE UYGULANMAZ?

    Gebelik ve emzirme döneminde

    Sinir ve kas hastalığında(M.graves, Eatan Lambert))

    Bazi ilaçların kullanımında( aminoglikozid v.s)

    BOTOXUN YAN ETKİLERİ NELERDİR?

    Tecrübeli bir doktor tarafından uygulanırsa yan etkisi nerdeyse yoktur. Nadiren kısa sürede geçen kızarma ve morarma olabilir.

    Bunun dışında ilacın yer değiştirmesine bağlı yan etkiler görülebilir ki bu hastaların bölgeyi ovuşturmasına bağlı gelişebilir.

    Hastalar uygulama sonrasında günlük aktivitelerine dönebilir.

    BOTOX İLE KIRIŞIKLIK TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?

    Yüz çizgileri dinamik ve statik olarak ikiye ayrılır.

    DİNAMİK ÇİZGİLER: Mimik çizgileri dediğimiz çizgilerdir. Gülme, konuşma ve kızma sırasında cildin altındaki kasların kasılarak cildi kırıştırmasıyla oluşur.

    STATİK ÇİZGİLER: yüz mimiksizken bile belirgin olan cilde yerleşmiş çizgilerdir.

    Botox, yüzdeki dinamik çizgilerin tedavisinde en başarılı yöntemdir.

    Botox kırışıklık tedavisinde hangi bölgelere uygulanır?

    • Alındaki yatay ve dikey çizgilerin tedavisinde

    • göz kenarlarındaki kaz ayağı adı verdiğimiz çizgilerin tedavisinde

    • Boyundaki yatay ve dikey çizgilerin tedavisinde

    • Burun kaldırma amacıyla

    • Yanaklardaki sarkmaların toparlanmasında , yüz ovalini şekillendirmede

    • Ağız kenarındaki düşüklüğün ve üzgün ifadenin toparlanması

    • Ağız çevresinde sigara çizgileri dediğimiz kırışıklıkların tedavisinde

    • Çenedeki pütürlü görünümü azaltmada

    • Kaş şeklini değiştirme, kaşın ve göz kapağın kaldırılması amacıyla

    Uygulama sonrasında etki birkaç gün içinde başlayabileceği gibi daha uzun da sürebilir. 14 gün sonra son halini alır.

    Kozmetik amaçlı botox tedavisi ilk yıl 3 kez, ikinci yıl 2 kez, üçüncü yılda 8 ay aralıklarla uygulanabilir. Tekrarlayan uygulamalar ilaca ihtiyacı azaltır.

    BOTOX HİPERHİDROZİS (AŞIRI TERLEME ) TEDAVİSİNDE NASIL KULLANILIR?

    Aşırı terleme, yapısal veya genetik bazı yatkınlıklara bağlı olarak görülen bir durumdur. Avuç içi, ayak tabanı, kol altı, yüz bölgesi en sık görülen terleme bölgelerdir. Terleme emosyonel stres , ısı artışı, fiziksel aktivite sonucu daha çok artar. Terlemenin şiddetini görebilmek için iyot-nişasta testi yapılabilir. Testte yoğun terleyen bölgelerde kahverengi görünüm olur. Bölgesel terleme tedavisinde botox enjeksiyonu çok sık başvurulan bir yöntemidir. Uygulama oldukça rahattır. Botox minik dozlarda belli aralıklarla cilde enjekte edilir. 1 hafta sonra etki başlar 9-12 ay devam eder. Uzman kişiler tarafından yapılan uygulamalarda herhangi bir yan etki görülmez nadiren minik morluklar olabilir.

    SIK SORULAN SORULAR

    Botox yüz bölgesinde ifadeyi bozar mı? İfadeyi bozmadan kırışıklıklardan kurtulmak mümkün müdür?

    Daha önce botox yaptırmamış hastaların en büyük endişesi yüz ifadelerinin bozulacağı herkes tarafından botox yaptırdığının anlaşılacağı korkusudur. Ancak bununla ilgili endişeler yersizdir çünkü botoxta ifade bozulması tamamen yüksek doz uygulamalara bağlı oluşur. Hastanın kas yapısına uygun dozlarda yapılan enjeksiyonlarda ifade bozulmadan kırışıklıklar açılır.

    Botox uygulamasından sonra hep botox yaptırmak zorunda mıyım?

    Bu tedavide sürekli yaptırmak gibi bir zorunluluk yoktur. İlacın etkisi 3-4 ay sonra kaybolur. Bunu takip eden 2 aylık dönemde iyilik hali devam eder. Daha sonra da çizgiler eski haline döner. Ancak hastalar tedaviden memnun oldukları için tedaviye devam ederler.

    Botox uygulaması yaptırırsam uzun dönemde cildim daha kötü olur mu?

    Botoxla kırışılık tedavisi neredeyse 20 yıldır milyonlarca hasta üzerinde

    uygulanmıştır. Ve bu konuda herhangi bir problemle karşılaşılmadığı gibi düzenli yapılan uygulamalarda sonuçların çok daha iyi olduğu ve ciltteki düzelmenin arttığı tespit edilmektedir.

    Botox tedavisine erken mi geç mi başlamak daha ıuygundur?

    Kırışıkların erken döneminde çizgiler dinamik çizgilerdir ve botoxla kolaylıkla tedavi edilebilir. Tedavi edilmeyen dinamik çizgiler zamanla statik çizgi aşamasına gelir ki o zaman botox uygulaması çizgiyi tamamen tedavi edemez lazer, peeling, dolgu gibi ek uygulamalara da ihtiyaç duyulur bu nedenle erken başlayan uygulamalarda başarı daha yüksektir.

    Botox yılan zehirimidir?

    Botox bir bakteriden elde edilir. Kullandığımız pek çok ilaçtan farklı değildir. İlaçlar sonuçta benzer şekilde elde edilir. Yılan zehiri değildir.

    Botox uygulamasının vücuda herhangi bir zararı var mıdır?

    Uygulama çok küçük dozlarda yapılır. Ancak uygulandığı alanda etki eder. Genel dolaşıma katılması yok denecek kadar azdır.

  • Gençliğin ve sağlığın sırrı damarlarınızda … Prp

    PRP nedir?

    PRP, “Platelet Rich Plasma- platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Bu uygulama bir kişiden alınan küçük miktardaki kanın özel bir tüpe konularak santrfüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrıştırılması ve elde edilen az miktardaki “platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma'nın (PRP), yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesini temel alır.

    (PRP) uygulamasında amaç nedir?

    Plateletler- veya diğer adıyla trombositler- vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan “büyümefaktörlerini” yapısında barındıran kan bileşenleridir. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır, PRP uygulamasının amacı ise bu hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha faza sayıda plateleti verebilmektir, böylece hasarlı dokunun onarımıda bu kadar hızla ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır, çünkü PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandakinden 2 ila 4 kat fazladır.

    PRP'NİN hedefi yara iyileşmesini sağlamak mıdır? Derinin gençleşmesi ile yara iyileşmesi arasındaki ilişki nedir?

    Derimizin yaşlanması aynı yaralanma sürecinde olduğu gibi bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesinden kaynaklanır. Bu nedenle derimizi gençleştirmeye yönelik uygulamalarda aslında vücudumuzun bir yarayı iyileştirirken yaptıklarını çeşitli yöntemlerle taklit ederiz. Örneğin lazer, peeling gibi yöntemlerle derimize limitleri belli, hafif bir hasar verir ve bu hasarı derimizi hızla iyileştirmek için tetikleyici bir güç olarak kullanırız, bu hasar sonrasında büyüme faktörleri salınır ve iyileşme süreci başlar. Dermokozmetik ürünler de benzer şekilde derimizi yeniden yapılandıran maddelerin veya sentetik olarak elde edilmiş büyüme faktörlerinin bir iyileşme süreci başlatmasını sağlarlar.

    Derideki bir hasarı en etkili, en hızlı ve en doğal biçimde onarabilecek olan yapı, yine derinin ait olduğu bütünün bir parçasıdır, bu nedenle plazma uygulaması damarlarımızda dolaşan bu sihirli gücü harekete geçiren bir yöntem olarak gelişmiştir.

    Yeni bir yöntem midir? Hangi alanlarda uygulanmaktadır?

    PRP uygulaması hücresel tedavinn uygulama alanlarından yalnızca biridir. Yeni bir yöntem değildir; dental (diş) implantlarla başlayan uygulama alanları estetik tıp, ortopedi, iyileşmeyen yara tedavisi gibi alanlarda hızla yayılmaktadır. Yakın bir gelecekte kronik ağrı tedavisinde, tendon hasarlarında, romatizmalyakınmalarda PRP kullanımına ait çok sayıda bilimsel çalışmanın yayınlanması beklenmektedir.

    Uygulama hangi yollarla yapılmaktadır?

    PRP uygulamalarının bir çoğu RegenLab adıyla bilinen biyoteknoloji firması tarafından üretilmiş uygulama kitleri aracılığıyla hekimler tarafından yapılmaktadır. Uygulamalarda PRP ile hazırlanan maskeler kullanılabildiği gibi mezoterapi ve volüm arttırıcı tedavilerde de PRP kullanılabilmektedir. En genel tanımla estetik tıpta PRP yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri, kollar gibi vücut bölümlerinde;

    • Lazer / peeling gibi uygulamalardan hemen sonra, derinn hızla yapılanmasını sağlamak,

    • Deride yılların ve UV ışınlarına maruz kalmanın sonuçlarını geriye döndürecek biçimde kırışıklıkların düzelmesini, çöküntülerin giderilmesini, esneklik ve parlaklığın yeniden kazandırılmasını sağlamak,

    • İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlamak,

    • Saç dökülmesinde tek başına kullanmak veya diğer tedavi seçeneklerinin etkisini güçlendirmek…

    PRP uygulaması bir tür kök hücre tedavisi midir?

    Kök hücre tedavisi veya hücresel tedavi bir yaralanma veya hastalığı tedavi etmek amacıyla hasar görmüş olan bir organa yeni hücrelerin tanıtılması anlamına gelmektedir. PRPuygulamasında ise hasarlı dokunun onarımı için onarımı başlatan ve uyaran bir faktör olarak plateletlerden yararlanılmaktadır, iki uygulama bu anlamda birbirinden farklıdır.

    Hastanın kendi kanının işlemden geçirilip hastaya tekrar verilmesi güvenilir bir uygulama mıdır?

    PRP uygulaması “otolog” dur, yani kullanılan plateletler hastadan kendisinden alınanlardır, ayrıca kanın alınması, plateletlerin ayrıştırılması gibi işlemler steril ve kapalı bir kit yardımıyl yapılmaktadır, yani dışarıdan da bir bulaşma riski yoktur. Bunların dışında, verilen plateletlere eklenen hiçbir şey mevcut değildir. Bu neddenlerle bu uygulama güvenilir olarak değerlendirilebilir.

    Pratikte PRP uygulaması nasıl yapılır?

    Uygulamanın yapılacağı kişiden 2 veya 3 tüp (16-23 ml) kan alınır, santrfüj cihazından plateletleri ayrıştırılır ayrıştırılan plateletler kitteki tüpün içerisinde birikir ve PRP denilen bir kan ürünü ortaya çıkar. Bu ürün (PRP) dolgu veya mezoterapi gibi yollarla deriye uygulanır, deriyi gençleştirici etkisi uygulamanın hemen sonrasında parlak ve canlı bir görünümle belirgin hale gelir.

    Bu tedavinin uygulanması ne kadar sürüyor? Özel bir koşul gerektiriyor mu?

    Toplamda yaklaşık 30 dakikalık bir uygulamadır. Kolayca, acısız biçimde uygulanır.

    Kanın alınması plateletlerin ayrıştırılması gibi işlemler bir laboratuvarda yapılabilir mi?

    PRP uygulamasında kan alınmasından dolgu veya mezoterapi Ya da maske uygulamasına kadar olan tüm işlemlerin teknik ve hijyenik nedenlerle aynı yerde yapılması gerekir.

    Plateletler bizim kanımızda serbest halde dolaştığına göre neden yaşlanan dokuya kendiliklerinden girip bu süreci başlatmıyorlar?

    Aslında kan dolaşımı ile dokulara ulaşan plateletler bunu belirli ölçüde yaparlar ancak genel olarak yaşlanmakta olan bir bedende bu tetikleme yeterli değildir. Bu nedenle plateletler yoğunlaştırılıp PRP haline getirilir ve hedeflenen dokulara; yüze, boyuna, ellere ve diğer alanlara uygulanır.

    Plateleletleri yoğunlaştırarak PRP elde etmek için tek bir yöntem mi var?

    Plateletlerin yoğunlaştırılarak PRP elde edilmesi teknik olanaklarla ilgilidir. Öncelikle plateletlerin bu zenginleştirme işlemi sırasında herhangi bir hasar görmemesi gerekir. Ayrıca zenginleştirilme belli olmak zorundadır.örneğin aşırı zenginleştirilmiş bir PRP işe yaramayacaktır. Bundan başka, bir hastadan elde edilen kan ürününü aynı hastaya geri vermek için etkinlik ve güvenirliği onaylanmış ürün ve yöntemler kullanılmalıdır. RegenLab ürünleri bu alanda etkinlik ve güvenilirlik testleri yapılmış, Avrupa Birliği ülkelerinde medikal gereç olarak onaylanmış, CE damgası taşıyan, tüm dünyada kullanılmakta olan ürünlerdir.

    PRP'nin mutlaka enjekte edilmesi mi gerekir?

    PRP mezoterapi veya dolgu yöntemiyle deriye verilebildiği gibi bir maske yardımıyla da uygulanabilir, PRP'yi özel bir kremin içine karıştırıp uygulamak da mümkündür.

    Maske de mezoterapi yöntemi kadar gençleştirici bir etki sağlıyor mu?

    Sağlar. Çünkü dolgu veya mezoterapi yoluyla uygulanan PRP kolaylık sağlamak açısından kağıt bir maskeye emdirilerek uygulanmaktadır,deriye ne yolla verilirse verilsin eetkisini gösterecektir. Ayrıca PRP sadece gençleştirilmede değil iyileşmeyen yaralarda, açık yaralarda, çene implantlarında ve benzer birçok alanda da kullanılabilir.

    Uygulanacak PRP'nin belli bir dozu var mıdır? Ne kadarına ihtiyaç duyulur? Ne kadarı uygulanır?

    Burada doz aşımı gibi bir problem yoktur. Elde edilen PRP'nin tamamı kullanılabilir. Genelde bir mezoterapi kiti ile toplam 8 mililitre PRP elde edilebilir. Bu da yüz, boyun, dekolte bölgesi, kolların dışı, bacakların iç kısmı gibi alanların tamamında tedavi uygulamak için yeterlidir.

    PRP uygulamasında olumlu etki ne zaman görülür?

    Uygulamadan hemen sonra ciltte sağlıklı bir parlaklık ortaya çıkar. Daha sonra bu parlak görünümde biraz gerileme olur, ancak 3 veya 4 uygulamadan sonra (yani 1 kür uygulandıktan sonra) kalıcı bir etki belirgin hale gelir.

    Etkinin tam olarak sağlanması için kaç uygulama yapmak gerekir?

    Tam etki toplam 3 veya 4 uygulamadan, yani bir kür tamamlandıktan sonra kalıcı bir ışıltı, bir toparlanma şeklinde ortaya çıkacaktır.

    Bir kür ile elde edilen olumlu sonuçlar sonradan tamamen kaybolur mu?

    Kaybolmaz, ancak 3 veya 4 uygulamadan oluşan kürleri her 10-12 ayda bir tekrarlamak gerekir. Bu durumda uygulanan kürlerin etkisi kalıcı bir gençleştirici etkiye eşdeğerdir. Yani her 15 günde bir yapılacak 3 veya 4 uygulamadan oluşacak bir kür ortalama olarak her yıl tekrarlanmalıdır.

    PRP uygulamasının en önemli avantajı nedir?

    Sağlanan gençleştirici etkinin dolgu ve benzer uygulamalarda elde edilen etkiler gibi sadece belirli alanlara yoğunlaşmış olmaması, derinin daha büyük bir bölümüne yayılması ve daha kalıcı olmasıdır. Diğer yöntemlerle sağlanan olumlu sonuçlar belli bir süre devam eder, ancak Prp'nin olumlu sonuçları tamamen uygulanan kişiye aittir. Kaybolup gitmez.

    Bu uygulamada istenmeyen etkiler söz konusu mudur?

    Hastaya kendi kanından üretilen bir meteryal (PRP verilmektedir). Yapılan işlem basitçe yara iyileşmesi sürecini başlatmak ve hızlandırmaktır. İstenmeyen bir etki ile karşılaşma olasılığı oldukça düşüktür.

    PRP uygulaması acı verir mi?

    PRP uygulaması maske dışında enjeksiyonla yapılır. Kan alınması esnasında duyulan rahatsızlıktan daha büyük boyutta bir acı hissi beklenmez. PRP ile mezoterapi uygulaması çoğunlukla derinin 1,5 mm altına yapılır, deriye hacim kazandırmak içinse daha derin uygulama yapmak gerekir, ancak bu uygulamalarda dışarıdan sürülen anestezik kremler acı hissini engeller.

    PRP uygulamasının yapılmasında sakınca olan kişiler var mı?

    Platelet sayısı yetersiz olan hastalarda, kanser hastalarında bu uygulama yapılmamaktadır.

    PRP uygulamasından beklentiler neler olmalıdır?

    Kozmetik amaçlı PRP uygulaması birçok beklentiyi karşılayacak üstün özelliklere sahiptir. Çünkü;

    • Uzun etkilidir,

    • Deriyi en doğal biçimde yeniden canlandırır, yapılandırır.

    • Kolay ve güvenli biçimde uygulanır.

    • Sadece yeni kolajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini desxtekler.

    • Kırışıklıkları ve çizgilleri deriyi “doldurarak” değil “gençleştirerek” giderir.

    • İlk uygulamadan sonrası sağlanan parlak sağlıklı görünüm bir süre sonra hafifçe gerileyebilir, bunun için ardışık uygulamalar yapılmalı ve gençleştirici etkinin yığılmasını sağlamalıdır.

    3 veya 4 uygulamadan oluşan kürler her 10-20 ayda bir kez tekrarlandığında kalıcı sayılabilecek kadar uzun etkili bir gençleştirici etkisi sağlanmış olacaktır.

  • Botox kimlere uygulanabilir, kimlere uygulanamaz?

    Botox kimlere uygulanabilir, kimlere uygulanamaz?

    Botulinum toksininin kaslara enjekte edilerek kasta geçici tipte kısmi felç yapmasıyla meydana gelen, genelde kırışıklıkları ve sarkmaları belirli bir süre için engellemek maksatlı yapılan bir uygulamadır. Bu yöntemle botulinum toksin maddesi kas içine çok az miktarda enjekte edilerek kırışıklara neden olan kasların gerginliği azaltılır. Uygulama ortalama on beş yirmi dakikada tamamlanılır. Anestezi gerektirmez. Uygulamadan sonra etkisi ortalama sekiz aya kadar sürebilir.

    Botox Uygulama Bölgeleri:

    Alın kırışıklıkları, kaşlar arası kırışıklıklar, göz çevresi, dudak kenarı ve üst dudak üzeri kırışıklıklar, yanak sarkmaları gibi genelde yüzdeki tüm kırışıklıklara uygulanabilir.

    Botox Kimlere Uygulanabilir, Kimlere Uygulanamaz?

    Genel prensip olarak hamilelere ve kas hastalığı olanlara uygulamamak gerekir. Anestezi gerektirmez. Çok ufak uçlu iğnelerle uygulandığı için uygulama genelde ağrısız geçer. Tedavi etkinliği ortalama uygulamadan hemen sonra başlar, arzu edilen tam etki yaklaşık on gün içerisinde oturur. Botulinum etkisi tedavi için uygulandığı bölgelerde ortaya çıkar.

    Uygulama Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:

    Uygulama bölgesi üzerine işlemden sonra dört saat mekanik ve fiziksel baskı yapılmamalı, uygulanan bölgeye bir gün boyunca masaj yapılmamalı ve ovuşturulmamalıdır. Uygulamadan sonra ağır egzersiz hariç bir çok günlük aktivitenize devam edebilirsiniz.

  • Spiral ( Rahim içi araç ) Uygulaması

    Spiral ( Rahim içi araç ) Uygulaması

    Spiral kullanımı, özellikle doğum yapmış hanımlarda, aile planlalaması veya gebelikten korunmak amacıyla çok sık başvurulan bir yöntemdir. Hanımlar  vücutlarında bir yabancı cisim olacağı, takılırken acı duyulacağı gibi sebeplerle bu uygulamadan bazen korkabilirler, bu da çok doğaldır. Uygulama öncesi ne kadar anlatırsak da hastalarımız, uygulama sonrası genellikle korkmaya gerek olmadığını görmektedirler. 

    Hekimler tarafından uygulaması kolay, hanımlar tarafından da kullanımı kolay bir yöntemdir. Doğum kontrol hapları gibi hergün hatırlanması gerekmez, istenmeyecek durumlarda ertesi gün haplarının kullanımına gerek kalmaz. Çiftlerin daha rahat özel hayatlarını yaşamalarını sağlar. 

    Hanımların bildiği üzere bazı çeşitleri vardır. Klasik uygulanan spirallerimiz bakırlı olan T şeklindeki rahim içi araçlardır. Bakır allerjisi olan çok daha az sayıda hastaya altın içeren rahim içi araç uygulanabilir.

    Rahim içi araçlar tedavi amacıyla da, fazla miktarda kanaması olan hanımlarda kullanılmaktadır. Bu durumlarda da progesteron hormonu içeren, Levonorgestrel ihtiva eden özel bir rahim içi araç takılmaktadır (Mirena).  Mirena kullanımı ile hem kanama miktarını azaltıp tedaviyi sağlıyoruz, hem de korunmayı gerçekleştirmiş oluyoruz. 

    Spiral uygulaması genellikle anestezi vermeyi gerektirmden poliklinik veya muaynehane şartlarında yapılabilir. Hassas hanımlarda, muayenede sıkıntı yaşayanlarda genel anestezi ile uyutularak da spiral uygulaması yapılabilir.

    Tabii ki insan vücuduna yapılan her uygulamada olduğu gibi, spiral kullanımının da tiplerine göre yan etkileri vardır. Normal spiraller hanımlarda bel ağrısı, adet kanama miktarında artış veya düzensizlik yapabilirler. Mirena dediğimiz, hanımların hormonlu spiral olarak bildikleri rahim içi araç kullanımında ise adet kanama miktarında beklenenden daha fazla azalma, adet görememe durumları oluşabilir. Mirena kullanırken adet görmemenin hanımlara hiçbir zararı yoktur. Çok az sayıda hastada mirena kullanımına bağlı kilo alımı şikayeti veya hissi olabilir. Bu daha çok progesteron hormonunun su tutulumunu artırmasına bağlıdır, adet ile şişkinlik hissi geçecektir. 

    Spiral uygulamasından sonra hanımlar hafif bir adet sancısı şeklinde kasıklarda ağrı hissedebilirler, basit bir ağrı kesici tablet 1-2 gün kullanılıp günlük hayatlarına devam edebilirler. 

  • 10 soruda lazer epilasyon

    1. Kimler lazer epilasyon yaptırabilir?

    Lazer epilasyonu, 16 yaşından büyük olan, kıl yapısı uygun; kıl rengi ile ten rengi arasında belirgin farkı olan (koyu renk kıl) ve ışığa karşı aşırı duyarlılığı olmayan herkes yaptırabilir.

    2. Lazer epilasyonda kıl neden koyu renkte olmalı?

    Lazer ışığının hedefi, kıllara renk veren pigmentlerdir. Lazer ile çevre dokulara zarar vermeden kılları besleyen kökleri etkilemek pigmentler sayesinde mümkün olabilmektedir. Lazer ışığı, kılların rengini veren renk maddeleri (pigmentler) sayesinde emilir köke iletilir, kıl kökünün ısınarak etkilenmesi sağlanır. Açık renkli kıllarda, ışık pigmentlerin yeterli olmayışı yüzünden emilemez ve dolaysıyla kıl köküne iletilemez.

    3. Lazer epilasyon hangi bölgelere uygulanır?

    Kadın ve erkekte gözlük takılarak uygulanabilecek her bölgeye, örneğin elmacık çıkıntılar üzerindeki kıllardan, bacaktaki kıllara kadar kıl yapısı işleme uygun olan durumlarda uygulanabilir. Genellikle lazer epilasyon, kadınlarda özellikle bikini bölgesi (kasık), koltuk altı ve bacaklarda, erkekler de sakal bölgesinde, boyunda ve ensede tercih edilebilmektedir.

    4. Bir seansta kıllardan kurtulmak mümkün mü?

    Bir seansta, tüm kılların ışığı aynı şekilde emerek köke ulaştırmaları mümkün değil. Çünkü kıllar da vücudumuzun her hücresinde olduğu gibi fiziksel bir döngü içinde. Seanslar, kılların yerleştiği yere ve kişinin genetik özelliklerine göre değişmekle birlikte, ortalama 1-2 ay aralıklarla, 3 ila 8 seans sürmekte.

    5. İki seans arasında ne kadar süre geçmeli?

    Vücudumuzdaki kıllar, büyüme, dinlenme ve dökülme evrelerini geçirirler. Eğer bir kıl büyüme evresinde iken lazer uygulanırsa, onun o seansta kalıcı olarak yok olması mümkün olabilir. Bu nedenle seanslar arasında bir ila iki ay gibi süreler öngörülür. Büyüme evresinde bulunmayan bir kıla lazer uygulaması yapılırsa, kıl tütsülenir ve ışığı kıl köküne ulaştırma görevini tamamlayamaz.
    Cilt üzerinde 0,5 cm uzunluğuna erişmiş olan kıllar daha fazla uzaması beklenmeden işleme alınabilir. Seans aralıkları süreler bölgesine göre değişir. Örneğin koltuk altı 1-1.5 ay ara ile bacak ise 2- 2.5 ay ara ile uygulamaya alınabilmektedir.

    6. Uygulama, ne kadar sürer?

    Süre, epilasyonun yapılacağı bölgeye göre değişir. Örneğin yüz, kasık, koltuk altı gibi bölgelerde 10-15 dakikayı, bacaklarda 1 saat sürebilmektedir.

    7. Lazer ışınlarının insan sağlığı üzerine herhangi bir zararı var mı?

    Sağlığa herhangi bir zararı olmayan lazer ışınlarının hedefi, kıllardır. Bu yüzden çevre dokulara zarar vermez. Olabilecek en kötü yan etkisi, kalıcı olmayan lekelerdir. Bu lekeler, kısa süre sonra kendiliğinden iyileşir.

    8. Uygulama sırasında ağrı hissedilir mi?

    Sadece ışık vücuda değdiğinde, tek bir kılı cımbızla kopartırken hissettiğimizden çok daha az bir acı duyulabilmektedir. Bu esnada ışığın değdiği bölgede aynı anda en az 10-15 kıl köküne ulaşılabilmektedir.

    9. Günümüzde pek çok yerde uygulanan lazerle epilasyonda, özellikle neye dikkat etmeli, tercihini neye göre yapmalı?

    Lazer epilasyon sırasında kıl kökünün ısıtılması ve bu şekilde yok edilmesi hedeflenir. Bu ısıtma işlemi sırasında cildi korumak çok önemli. Cildin üst tabakasına zarar vermeden bu işlemi yapabilmek için, cilde önceden uygulanan soğutucu başlıklar veya gazlar kullanılır. Son dönem lazer epilasyon aletlerinin hepsinde soğutucu başlıklar bulunmaktadır.

    10. Epilasyondan sonra nelere dikkat edilmeli?

    Tüm uygulama süresince, kılların, cımbız, ip, ağda gibi yöntemlerle alınmaması gerekir. Çünkü bu yöntemler, kıl köklerini incelterek kılların lazere duyarlılığını azaltır. Ayrıca güneşlenmek ve solaryum uygulmalarından sonra 48-72 saat içinde lazer epilasyon yapılmamalı ve işlem sonrası birkaç hafta solaryum veya güneş ışınlarına maruz kalınmamalı.

  • Selülit tedavisi,

    Selülit ağırlıklı olarak kadınların sorunu olmakla birlikte, kilo alan ve androjen hormon eksikliği veya yetmezliği olan erkeklerde de görülebilir.

    Selülit bilindiği gibi şişmanların sorunu değildir, zayıflarda da görülebilir. Oluş nedenleri arasında, cilt altı bağ dokusunda engebeli görünüme yola açan gevşeklik, ödem (su tutulması) genellikle genetik yatkınlığı olan kişilerde ve sıklıkla hormonal sikluslarımızla ilişkili olarak, mikrodolaşımın bozulması, bununla ilşkili olarak cilt altı yağ tutulumunun artması ve yağ lobüllerinin arasının sert fibröz kapsüllerle çevrelenmesi, dolayısıyla bir kısır döngü şeklinde birbiriyle ilişkili çok sayıda mekanizmayla ilişklili bir hastalıktır.

    Ayrıca selülitin evreleri de vardır. Sadece deriyi iki parmak arasında sıkıştırınca veya kasları kasınca portakal kabuğu şeklinde ortaya çıkan görünüm varsa evre I, normal pozisyonda iken görünüyor ancak, kasları kasınca çukurluklar oluşuyorsa evre II, hem çukurluklar hem de sertlikler var ve ağrılıysa evre III olarak değerlendirilir.

    Selülitin tedavisinde, oluş sebeplerini düzeltmeyi hedefleyecek şekilde bir yol izlemek buna göre kombine bir bakım uygulamak önemlidir. Bu yüzden selülitin tek bir tedavisi yoktur. Hiçbiri tek başına yeterli sonuç vermez. Uygulanan başlıca yöntemler; LPG ile lenf drenaj masajı, elektrostimulasyon (ESM- Quantum-Caci) ile hem kasları hem de bağ dokusunu uyarma, benzer şekilde biraz daha güçlü olarak bağ dokusunu uyaran ve cilt altı yağlanmayı azaltan radyofrekans ve infrared tedavisi, iğneli işlemlerden mezoterapi ve karboksiterapi olmaktadır.

    Bu sayılan yöntemlere ek olarak özel beslenme programı ve ağızdan alınabilecek bazı gıda takviyeleriyle selülit tedavisi içeriden de desteklenmektedir. Şayet diyet eğer tek başına yapılacak olursa istenilen bölgeden yeterince yağ kaybetmediğimiz gibi bir de yüzümüzden, göğsümüzden kaybedebiliriz. Bu nedenle bölgesel uygulamalar yapılırken diyetle desteklenirse istediğimiz yerlerden kilo vermemiz daha kolay olabilmektedir.

    Tedavide olmazsa olmazlardan biri olan ve selülitin en önemli sebebi olan dolaşım bozukluğunun giderilebilmesi için uygulanan lenf drenaj masajı şarttır. LPG masajını özellikle biz dermatoloji uzmanlarının tercih etme nedenimiz, endermoloji bilimi ile ilişkili olduğunu bilmemiz ve FDA onayı almış olmasıdır. En önemli nokta bu masajın kesinlikle ehliyetli kişilerce uygulanmasıdır. Aksi halde ciltte sarkmalara, kalçada düşüklüğe veya selülitlerde artmaya neden olabilir. Bilinçsiz ellerde uygulanan el masajlarının bile uzun dönemdeki sonuçları ne yazık ki selülitin daha da kötüye gitmesine neden olabilmektedir. Masaj sonrasında hemen uygulanan mezoterapi ve karboksiterapi ile sonuçlar çok daha iyi olabilmektedir. Çünkü işlem öncesine dolaşımı düzenlemiş ve toksinlerden arındırılmış olabilmektedir.

    LPG nasıl etki yapmaktadır?

    LPG uygulamaya alınan bölgelerde kan dolaşımı ve lenfatik dolaşımı arttırmakta, metabolik atıkların atılımını kolaylaştırarak doku drenajı sağlamakta, mevcut fibroz bantları serbestleştirerek deriye esneklik kazandırmaktadır. LPG uygulaması ile deriden kasa kadar tüm cilt altı dokuların yeniden şekillendirilmesi sağlanır.

    Estetik amaçlı uygulama alanları

    Selülit tedavisi

    Vücut kontur düzeltmeleri ve lokal inceltmeler sağlayabilmek

    Sarkık derinin tonus ve elastikiyetini arttırabilmek

    Karboksiterapi ve mezoterapi ile kombine kullanım

    Liposuction sonrası iyileşme sürecini hızlandırma ve düzensizlikleri ortadan kaldırabilmek.

    LPG uygulamaları nasıl yapılmaktadır?

    Tedavi sırasında her hastaya özel uygulama çorabı giydirilmektedir. Seans sayısı 10-20 seans arasında değişmektedir. LPG tedavisi tamamen ağrısız olmasının yanı sıra hastada stres azaltıcı ve rahatlatıcı etkilere sahip olabilmektedir. Her bir seansta uygulama 35 dakika sürmektedir.
    *2 ay süreyle 15 seans uygulanır.

    MEZOTERAPİ

    Mezoterapi kelime anlamı derinin orta tabakasının tedavisi demektir. Ancak bu kelime ile günümüzde anlaşılan ise; deri içine tedavi veya estetik amaçlı ilaç verilmesidir. Tarihi geçmişi 200 yıl öncesine dayanan çok eski bir yöntem olup; ilk zamanlar kulak çınlamalarını prokainle giderebildiğinin anlaşılmasıyla kullanılmaya başlanmış sonraları estetik tıp uygulamaları ilave olmuştur.

    Günümüzde özellikle vücuttaki lokalize yağlardan kurtulmada, selülitin tedavisinde veya cilt gençleştirme ve saçları besleme amaçlarıyla sıkça uygulanmaktadır. Ayrıca fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları tarafından ağrı gidermek amacıyla da kullanılmaktadır.

    Mezoterapi yönteminde, selülit olan bölgeye özel tabancası aracılığıyla çok ince bir enjektörle cilt altına, dolaşım düzenleyici olarak prokain, gingko biloba, buflomedil kullanılırken, yağ parçalayıcı olarak ise sıklıkla fosfatidil kolin (soya), karnitin, kafein, enginar özü gibi daha bir çok özellikli ilaçlar kullanılmaktadır. Son olarak cildi yapılandırıcı olan ilaçlar ise organik silisyum, c vitamini, karışık vitamin ve aminoasitlerden oluşan kokteyller kullanılmaktadır. Seans aralıkları kişiden kişiye değişmekle birlikte haftada 1 olup; 4-10 seanstır.

    KARBOKSİTERAPİ

    Bu yöntemin asıl çıkış noktası bir ortamın oksijensiz bırakılmasının (hipoksik ortam), o ortama kan gelmesini tetikleyerek yani dolaşımın hızlanarak oksijen getirmesinin o bölgedeki yağ hücrelerinin kullanılmasını, dolayısıyla yağ dokusunun azaltılmasınısağladığı görüşüdür. Bu düşünceyle şekillenen tedavinin, karbondioksit gazının masum oluşu ile uygulama konusunda güven vermesi de etkili olmaktadır.
    Çünkü vücudumuz karbondioksit gazına zaten alışıktır ve bu gazı ya akciğer ya da böbrekler üzerinden rutin olarak atar. Nasıl etki ettiğine gelince; cildin altına ince bir iğne aracılığıyla karbondioksit gazının verilmesi öncellikle o bölgeye kan akışını hızlandıran daha da önemlisi dolaşımı düzenleyen bir mekanizmayı tetikler. Bu sayede kanın birinci görevi olan oksijen taşıma işlemi başlamış olmaktadır. Karbondioksit verilen bölgeye gelen kanın bu bölgedeki karbondioksiti alıp yerine oksijen bırakmasıyla yağ hücrelerinde yağ yakımı başlatılmış olmaktadır. Elbette böyle bir işlem yapılırken lokal olarak incelme veya sıkılaşma olabilmektedir. Ayrıca oksijenlenen hücreler canlanmakta ve cilt sıkılaşmakta, ciltte çatlak (stria) olan bölgelerde iyileşebilmekte, ciltteki gerginlik artabilmekte ve bir yandan hücreler daha fazla yağ yakabilmektedir.

    Ayrıca bu iki yöntem dışında doğru beslenme ve takviye edilecek ağızdan alınan vitamin ve mineraller, önerilen spor biçimi (ağır sporlardan kaçınmak ) ve bol sıvı tüketimi başarılı olabilmemiz için gerekenler arasındadır. Bazı vitamin markalarının dolaşımı düzenleyen, bağ dokusunu onaran, ödemin çözülmesine destek olan, yağ yakımını arttıran, kilo kontrolünde etkili olabilen ürünleri de vardır. Gotu kola, piknogenol, grape seed extract, gingko biloba, CLA, tonalin, L-carnitin, krom-pikolinat gibi içerikler bunlar arsında sayılabilir.

  • Kırışıklık tedavisinde botox

    Kırışıklıklar nasıl oluşur?

    Mimik hareketleriyle yüzdeki çeşitli kaslar sürekli kasılır, kasılmanın olduğu bölgelerde kırışıklıklar görülür. Zamana bağlı olarak cildin azalan hücre üretimi, azalan savunma durumu, kollajen ve elastik liflerde azalma ve de sürekli yapılan mimikler yüzümüzün kırışıklığının temel nedenidir.

    BOTOX (BOTULİNUM TOKSİN TİP A) Nasıl Etki gösterir ?

    BOTULİNUM TOKSİN TİP A kas hareketlerini belirleyen sinir iletisini geçici bir süre durdurarak kasları gevşeten doğal ve saf protein yapıda bir ilaçtır. Mimik kaslarına uygun olan dozlarda yapılan bu enjeksiyon uygulamasında, kasın kasılmasına neden olan asetilkolin isimli maddenin salınımı engellenebilmekte bu maddenin yapacağı kasılma görevi geçici olarak durabilmektedir. Kas gevşediği için ilişkili olan cilt daha düz bir görünüm alabilmektedir.
    Yüz ifadesi bu sayede daha dingin ve daha rahat bir görünüm alabilmektedir.

    BOTOX (BOTULİNUM TOKSİN TİP A) güvenli midir?

    Klinik uygulamaları olan bir kas gevşetici ilaç olan botulinum toksin, clostridium botulinum bakterisinden elde edilen bir ilaç olup, çocuklarda büyük kas gruplarında tedavi ve destek amaçlı kullanım alanı vardır. Bu nedenle mimik kaslarına çok daha düşük dozlarda uygulama yapılıyor olması kırışıklık tedavisinde kullanılan bu yöntemi güvenilir kılmaktadır.

    Uygulama nasıl yapılır?

    Bu uygulama yaklaşık 10-15 dakika süren, ilgili bölgelere, gerekli dozlarda botulinum toksinin enjekte edilmesinden ibarettir.

    BOTOX (BOTULİNUM TOKSİN TİP A) uygulaması ağrılı mıdır?

    Enjeksiyon sırasında insülin iğnesinin ucu kullanılmaktadır. Bu nedenle acısı da oldukça az olmaktadır.
    Çok hassas kişilerde belki soğuk kompres veya anestetik krem kullanılabilir.
    Anestezi gerektirmez. Uygulama sonrası günlük aktiviteye devam edilebilir.

    BOTOX (BOTULİNUM TOKSİN TİP A) uygulayıcı özellikleri

    Yüz ifadesini kontrol eden kaslara ilişkin anatomik bilgisi olan bir hekim tarafından uygulanmalıdır. Her bireyin yüz kırışıklıklarının dimaniğine göre uygulama yapmak birbirine benzeyen yüzlerin oluşmasını engelleyen en önemli unsurdur.

    BOTOX (BOTULİNUM TOKSİN TİP A) kaç yıldır uygulanmaktadır?

    BOTULİNUM TOKSİN TİP A farklı endikasyonlarda yaklaşık 20 yıldır kullanılmaktadır. Çeşitli hastalıkların tedavisinde 80’den fazla ülkede kullanılan bir ilaçtır.

    BOTOX (BOTULİNUM TOKSİN TİP A) uygulamsının günümüzde onaylı alanları

    Kırışıklık tedavisi
    Aşırı terleme (Hiperhidroz)
    Göz tikleri (Blefarospazm)
    Serebral palsi
    Servikal distoni
    Fokal distoniler
    Yüz felci (Hemifasyal spazm)
    Spastisite
    Şaşılık (Strabismus)
    BOTOX (BOTULİNUM TOKSİN TİP A) kozmetik amaçlı kullanım alanları

    Temel uygulamalar

    Alın çizgileri
    Kaş arası çizgileri
    Göz kenarı kırışıklığı
    Kaş kaldırma
    İleri uygulamalar

    Burun etrafında oluşan kırışıklıklar
    Üst dudak kırışıklıkları
    Marionette (üzüntü) çizgileri
    Boyun çizgileri ve platisma bantları
    Yüzde asimetri
    BOTOX (BOTULİNUM TOKSİN TİP A) etkisi ne zaman belli olmaya başlar?

    1. Uygulamadan 3-7 gün sonra etkisi görülmeye başlar.
    2. 10-14 gün içerisinde etkisi daha net olarak görülür.
    3. Bu aşamada doktorunuzla tekrar görüşerek uygulama sonuçlarınızı kontrol ettirebilirsiniz.
    4. Enjeksiyon yapıldıktan 30 gün sonra etkisi oturmaktadır.
    5. Bu etki 4 aya kadar sürmektedir.
    6. Etki süresi kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

    BOTOX (BOTULİNUM TOKSİN TİP A) doğal görünüşü olumsuz etkiler mi?

    BOTULİNUM TOKSİN TİP A ile doğal görünüşünüz korunabilmektedir. Estetik bir uygulama yaptırdığınız belli olmaz. Duygularınızı mimiklerinizi kullanarak ama kırışıklık oluşmadan ifade edebilirsiniz.