Etiket: Uygulama

  • Kışın yıpranan cildinizi baharda yenileyin!

    Baharın gelmesiyle birlikte kışın yıpranan cildinizi yenileme zamanı da geldi. Kışın soğuk havaya maruz kalıp kuruyan, cansızlaşan ve matlaşan cildiniz modern uygulamalar ile ışıltılı bir görünüme kavuşabilir.

    Mezoterapi ile cildinizi yaza hazırlayın

    Mezoterapi derinin orta tabakasının tedavi edilmesine yönelik uygulanan bir yöntemdir. Yüz, boyun, dekolte bölgesi, el ve saçlı deriye uygulanır. Yüz bölgesine uygulandığında “mezolifting” yani; “ameliyatsız yüz germe” olarak adlandırılır. Mezoterapi ile deri içine vitaminler, aminoasitler, mineral tuzlar, koenzimler ve hyaluronik asit gibi doğal maddeler enjekte edilir ve bu sayede derinin yenilenmesi sağlanır. Mezoterapi ile cilt daha sağlıklı, daha parlak ve daha tazelenmiş hale gelir. Kışın yıpranan ciltler için bu uygulama cildin yenilenmesi ve tazelenmesi için oldukça etkilidir. “Işık dolgusu” olarak bilinen yeni mezoterapi ürünleri de son dönemlerde sıkça uygulanmaktadır. İçindeki aktif maddelerle ışığı yansıtarak daha parlak bir cilt oluşturur. Saç mezoterapisi, saç dökülmesi şikayeti olan hastalarda da uzun süredir güvenle kullanılmaktadır. Uygulamalar 2 haftalık aralıklarla 4-8 seans olacak şekilde gerçekleştirilir. İşlem sonrasında hasta günlük yaşantısına devam edebilir.

    Dolgu enjeksiyonuyla ciltteki çukurluklardan kurtulmak mümkün

    Cilt yaşlanmasıyla beraber deri altında kollajen ve elastik liflerde, hyaluronik asitte ve yağ dokusunda azalmalar olur. Bu azalmalar ciltte kendini kırışıklıklar ve çökmeler şeklinde gösterir. Dolgu işleminde kullanılan malzemelerin içinde hyaluronik asit denilen madde bulunur. Bu madde ince bir iğne yardımıyla kırışıklık olan derinin altına uygulanır. İşlem öncesi uygulanan anestezi ile ağrı yaşanmaz. Dolgu uygulaması sonrası hafif kızarıklık dışında bir bulgu görülmez. Kişi normal yaşantısına rahatlıkla geri dönebilir. Kişiden kişiye göre değişmekle beraber 4-8 ay kadar kalıcılığı olur. Dolgu alın, kaş arası, nazolabial bölge (burun kanatlarından dudak köşelerine uzanan hat) ve dudak kenarlarındaki kırışıklıkları gidermek, yara izlerini ve ciltteki çukurları yok etmek, dudakları ve yanakları dolgunlaştırmak amacıyla kullanılır.

    Genç bir görünüm için;

    P.R.P, “Platelet Rich Plasma” yani platelet (trombosit) yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması adı verilen yöntemin kısaltılmış adıdır. Bir kişiden alınan az miktardaki kanın özel bir işlemden geçirilerek bileşenlerine ayrıştırılması ve elde edilen az miktardaki “trombosit yönünden zenginleştirilmiş kanın” yine aynı kişiye cilt gençleştirme amaçlı enjeksiyon yoluyla geri verilmesi işlemidir. PRP vücutta enjekte edildiği bölgelerde kök hücreleri uyarıp aktif hale geçirerek dokuların yenilenmesine yardımcı olan bir sistemdir. 15-30 günde bir yapılacak 3 veya 4 uygulamadan sonra 10-12 ayda bir tekrarlanırsa kürlerin etkisi kalıcı bir gençleştirici etkiye sahip olur. Botoks, dolgu gibi uygulamalarla kombine olarak kullanılabilir. P.R.P ayrıca yeni oluşmuş çatlakların tedavisinde ve dökülmüş olan saçların tekrar çıkarılması amacıyla da kullanılabilir.

    Botoks tedavisi ile kırışıklıklarınızdan kurtulabilirsiniz

    Cildimizdeki kırışıklıklar mimik kaslarımızın hareketleri sonucu oluşmaktadır. Kırışıklık oluşumunun engellenmesi için bu hareketlerin minimalize edilmesi gerekmektedir. Botoks (botulinum toksini), Clostridium botulinum tip A bakterisinden elde edilmiş bir maddedir. Enjekte edildiği kasın kasılmasını geçici olarak engeller. Etkisi 3-4 günden sonra başlar ve kişiden kişiye göre değişmekle beraber 4-6 ay kadar sürer. Dermatokozmetolojide özellikle yüz bölgesinde gençleştirme amacıyla kullanılmaktadır. Kaş arası, alın, kazayağı (göz kenarları), ağız çevresi ve boyundaki kırışıklıkların giderilmesi, kaş ve burun kaldırma, koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanında terlemenin giderilmesi gibi amaçlarla uygulanabilir. Uygulama öncesi anestezi sağlayan kremler uygulandığında ağrı, acı hissedilmez.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Yaza girmeden cildinizi yenileyin

    Mevsimlerle birlikte cildin ihtiyaçları da değişiyor. Kışın soğuk ve kuru havaya alışan ciltlere havalar ısındığında güneşin de etkisi ile farklı bakım yöntemleri uygulanması gerekiyor.

    Cilt yaşlanmasının en önemli sebebi güneş ışınları

    Yaz mevsimi ile beraber cilt güneş ışınlarına daha yoğun bir şekilde maruz kalmaktadır. Cilt yaşlanmasındaki en önemli sebep güneş ışınlarıdır. Bu nedenle bu konuda çok dikkatli olunması gerekmektedir. Güneş ışınlarından korunulmadığı takdirde cilt lekeleri, ince kırışıklıklar oluşabilmektedir. Tatile gitmeden önce cildi kuvvetlendirecek, nemlendirici etkili işlemlerin yapılması faydalı olacaktır.

    Güneş ışınlarından korunmak için cildinizi bol bol nemlendirin

    Nem maskesi içerikli cilt bakımları ve cildi nemlendirmek için mezolifting uygulanabilmektedir. Bu uygulamalarda hyalüronik asit içeren özellikle cilde yüksek oranda nem kazandıran bir madde bulunmakta ve çok ince iğnelerle cildin yüz, dekolte ve güneş gören yerlerine enjekte edilmektedir. Bu da cildin uzun süre nem kazanmasını sağlamakta ve güneş hasarına karşı cildi korumaktadır. Bu uygulamanın 3-4 seans olarak iki haftada bir şeklinde uygulanması gerekmektedir. Derinin orta tabakasında yer alan kollajen liflerin oluşumunu artıran dermaroller, PRP gibi işlemlerin de bu dönemde yapılması önerilmektedir. Botoks ve dolgu enjeksiyonu uygulamaları ile de cilt daha canlı ve parlak hale getirilmektedir.

    Tatil öncesi kimyasal peeling ve lazer uygulamalarına dikkat!

    Tatil öncesi derinin üst yüzeyine zarar verebilecek kimyasal peeling, dermabrazyon, soyucu etkili lazer gibi uygulamalardan kaçınılmalıdır. Bu işlemler sonrasında ciltte leke kalma ihtimali olabilmektedir. Tatilde havuz ve deniz ile beraber saçlarda da yıpranmalar ve kurumalar meydana gelebilmektedir. Bu nedenle saçları yaz mevsimine hazırlamak için 1-2 seans saç mezoterapisi uygulanabilmektedir. Tatil sonrasında da yıpranmış olan saçlar yine mezoterapi ile canlandırılabilmektedir.

    15 dakikalık botoks uygulaması ile terlemeyi engelleyin

    Yaz döneminde sıcak havalarla beraber karşılaşılan bir sorun da aşırı terlemedir. Koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanındaki terleme sorunu kişinin sosyal hayatını da etkilemektedir. Bu sorun 15 dakikalık botoks uygulaması ile kolaylıkla çözülebilmektedir. Bu uygulama için ideal uygulama zamanı Nisan ve Mayıs aylarıdır.

    Kışın kullandığınız nemlendiriciyi güneş koruma faktörlü nemlendiriciyle değiştirin

    Tatilde güneşten koruyucu kremler 3-4 saatlik aralarla düzenli olarak uygulanmalıdır. Saat 11.00-16.00 arası direkt güneş altında kalmamaya, bu saatler dışında da şemsiye altında durmaya özen gösterilmesi gerekmektedir. Şapka, güneş gözlüğü ve açık renkli ince kıyafetlerle de mekanik olarak desteklenmelidir. Bu dönemde cilt daha fazla kuruduğu için bol bol nemlendirilmelidir. Güneş ile reaksiyon verip leke oluşumuna yol açabilecekleri için makyaj malzemeleri ve parfümlü ürünlerin kullanımının da kısıtlanması önemlidir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Karbon peeling yöntemi ile canlı bir cilt!

    Pürüzsüz ve canlı bir cilde sahip olmak pek çok insanın, özellikle de kadınların hayalidir. Cilt tedavisinde son dönemlerde öne çıkan ‘Karbon peeling’ yöntemi sayesinde; sivilce izleri, lekeler, kırışıklık ve sarkmalarda tek seansta bile başarılı sonuçlar elde edilebiliyor.

    Ağrısız ve acısız güzellik

    Akne yani sivilce izlerinin tedavisi, gözeneklerin sıkılaştırılması, ciltteki lekeler, kırışıklık ve sarkmaları gidermek amaçlı kullanılan karbon peeling, karbon partiküllerinin yüze uygulanması sonrası Q-switched Nd-YAG lazerle yapılmaktadır. Uygulamanın acısız ve ağrısız olması diğer yöntemlere göre tercih nedenidir. Uygulama sonrasında kabuklanma ve yara oluşmadığı için kişi iş ve sosyal yaşamına kaldığı yerden devam edebilmektedir.

    Her yaşa ve cilde uygun

    Karbon peeling yaş ve cinsiyet ayrımı olmaksızın, ailesinde cilt kanseri olmayan, herkes için uygulanabilmektedir. Kısa sürede kalıcı çözüm imkanı sunan karbon peeling uygulamasında her cilt tipinde olumlu sonuçlan alınabilmektedir. İşlem sonrası ciltte sadece hafif bir pembelik oluşabilmektedir. Peeling işleminden farklı olarak yaz da dahil olmak üzere her mevsim yapılabilen bir uygulamadır. İşlemler süresince güneşten koruyucu krem kullanmakta fayda vardır.

    Kısa sürede pürüzsüz görünüm

    Lazer uygulamasından önce sorunlu alanlara sürülen siyah renkli karbon solüsyonu ciltte 20 dakika bekletilmektedir. Cilt tarafından emilen karbon maddesinin fazlası temizlendikten sonra lazer uygulaması gerçekleştirilmektedir. Sürülen karbon maddesi cilt altında lazerin etkisini artırmaktadır. Lazerin yarattığı etki ile kollajen demetlerinde artış ve elastin liflerinde düzelme ve kısalma görülmektedir. Buna bağlı olarak ince kırışıklıkların ve sarkmaların tedavisi gerçekleşmektedir. Bir üç hafta aralıklarla 8-10 seans süren uygulama sayısı tedavi edilecek yüzeyin özelliklerine göre değişmektedir.

    Güneş lekesi tedavisinde de uygulanabilir

    Renk hücrelerine etkili olan Q-Switched ND-YAG Lazer nanosaniye gibi çok kısa bir sürede yüksek enerji verdiği için, renk maddesi ve hücrelerini parçalayabilmektedir. Bu sebeple güneş lekesi tedavisinde kullanılabilmektedir. Güneş lekesinin tedavisinde uygulamanın en az 4-6 seans kullanılması gerekmektedir.

    Dövme sildirmede etkili

    Dövme silmede kullanılan lazerlerin teknolojileri gün geçtikçe ilerlemekle beraber koyu renklerdeki dövme boyasını silmekteki başarıyı mor, sarı, beyaz gibi açık renklerde gösterememektedirler. Bu tedavi, diğer metotlarla kıyaslandığında, deride tedavi sonrası iz meydana gelmesi riskinin düşük olması açısından avantajlıdır. Q Switched Nd:YAG lazerin teknolojisi gereği, lazer ışığı deri yüzeyine zarar vermeden deriye işlenmiş dövme boyasına ulaşır ve boya hücrelerini çevre dokuya zarar vermeden küçük parçalara ayırmaktadır . Dolayısıyla vücut savunma sistemi hücreleri küçük parçalara ayrılan boya hücrelerini daha kolay emebilmektedir.

    Eski dövmeler daha kolay silinebilir

    İşlem başarısı ve hızı, dövme yapımında kullanılan boyanın özelliklerine, yapılış tekniğine, vücut bağışıklık sisteminin çalışma farklılıklarına göre değişmektedir. Dövme silme işlemi 3- 20 seans sürebilmektedir. Eski dövmelerin lazer işlemiyle vücuttan atılımı daha kolay olabilmektedir. Yeni yapılmış dövmelerde başarı oranı daha düşük olup seans sayısı artabilmektedir. İstenmeyen dövmelerin silinmesinde yüzde 90 başarı sağlanmaktadır. Siyah renkte basit dövmelerde başarı hemen hemen ten rengine yaklaşabilmektedir. Bazı durumlarda hasta dövmenin silinmesinden ziyade dövmenin algılanmamasını (isim, sembol vs.) önemsemektedir. İşlem öncesi kullanılan anestezik krem ve işlem sırasında kullanılan soğutucu hissedilebilecek ağrıyı önemli ölçüde azaltmaktadır.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Botox nedir, nasıl etki eder?

    BOTOX, Clostridium botulinum isimli bir bakteriden elde edilen, kasları gevşetmek amacıyla kullanılan bir ilaçtır.Neredeyse tüm antibiyotikler ile aynı yöntem kullanılarak elde edilir. Temelde bakterinin kendini korumak için salgıladığı maddedir.Bu ilaç 20 yılı aşkın bir süredir tıbbın değişik dallarında kas kasılmalarını rahatlatmak amacıyla kullanılmaktadır.

    BOTOX NASIL ETKİ EDER?
    Yüz hareketlerini yapmamızı sağlayan kaslar, üzerlerindeki deriye bağlıdırlar. Yıllar süren mimikler sonucu, kaslar deride gözle görülür çizgiler ve kırışıklıklar oluştururlar.
    Kasa hareketi yaptıran sinir uçlarından kaslara geçen asetil kolin adlı kimyasaldır. Botox maddesi hareketleri kısıtlanmak istenen kas grubu bölgesine enjekte edilir. Sinir uçlarına yerleşen madde asetil kolinin tutularak kaslara geçmesini engeller ve kas hareketini belirli bir süre için sınırlar. Hareketi kısıtlanan kaslar gevşer bu bölgedeki kırışıklıklar kısa süre içinde kaybolur, daha huzurlu ve daha genç görünüm ortaya çıkar. Botox yapılan bir alın daha düz, kırışıksız gözükür. Kaşlar daha az hareket eder ve kaş çatmak zorlaşır. Üçüncü aydan sonra bu etki azalır ve kaslar altıncı aya doğru yavaş yavaş eski hareketlerine dönerler. Tekrarlayan uygulamalar sonucu zaman içinde giderek daha uzun süreli etkiye sahip olarak botoks özellikle yüzün üst kısmındaki yaşlanmayı ciddi şekilde yavaşlatır.

    HANGİ KIRIŞIKLARA UYGULANABİLİR?
    Tedavi için en uygun bölgeler;
    – Alın kırışıklıkları,
    – Göz çevresi,
    – Kaşların arası,
    – Ayrıca boyun çizgileri, burun kenarlarındaki kırışıklıklar, burun ucu kaldırma, üst dudaktaki ince ve yüzeysel kırışıklıklar(sigara izleri), çene bölgesi kırışıklıklarında da kullanılır.
    – Ayrıca aşırı terlemeye karşı, el içleri, ayaklar ve koltuk altlarına uygulanır.

    BOTOKS NASIL UYGULANIR?
    Tedavi öncesi hastaya işlem ve sonuçları anlatılır. Hasta beklentisi ve botoxtan alınabilecek sonuçlar, kişiye uygunluğu ve beklentinin ne ölçüde karşılanabileceği detaylı tartışılır.
    Tedavi bölgesi, yaklaşık 1 saat önce temizlenerek, lokal aneztezik krem uygulanır.
    Sulandırılmış ilacın çok küçük bir miktarı tedavi edilen bölgedeki kaslara enjekte edilir. Bu prosedür tedavi odasında, siz dik bir pozisyonda otururken çok hızlı bir şekilde uygulanır. Tedaviden sonra 1-2 saat süreyle dik bir pozisyonda kalmak Botox ilacının zerkedilen yerde kalmasını sağlamak açısından çok önem taşır. Ayrıca bu sure boyunca ilacın enjekte edildiği kaslara egzersiz uygulanmalıdır.

    ETKİSİ NE KADAR SÜRER?
    İlk uygulamalarda 6 ayda bir, düzenli uygulamalardan sonra yılda bir yapılacak botoks enjeksiyonları son derece başarılıdır. Daha büyük yüz kaslarına sahip olan hastalarda (erkekler gibi) veya yüz kaslarını daha fazla kullanan, çok mimikli kişilerde tedavinin daha sık aralıklarla uygulanması gerekebilir. Genellikle, botox enjeksiyonları sonucu yüz kasları fazla hareket etmemek konusunda adeta ‘ eğitilirler ‘. Zaman içerisinde, çizgileri rahatlatmak için daha az ilaç kullanmak yeterli olur.2 yıl boyunca düzenli olarak botoks uygulanan kişiler aynı şekilde devam ettiklerinde kaslarında belirgin bir azalma ve buna bağlı yüz ifadesinde değişim olabilir. Bu nedenle uygulamaların 2. yıldan sonra daha uzun aralıklarla yapılması önerilir.

    YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?
    Botox enjeksiyonlarının yan etkisi yok denecek kadar az ve geçicidir. Hafif bir baş ağrısı, birkaç günde iyileşen ve makyajla kapatılabilen morarma olabilir. Hatalı uygulamaya bağlı olarak botoks ilacı, göz kapağına yakın bir noktaya doğru kayarsa, üst göz kapağının geçici olarak aşağıya sarkması gibi bir durum ortaya çıkabilir. Ancak bu çok nadir olarak görülen bir yan etkidir.

    MİMİKLERİM KAYBOLUR MU?
    Alınacak sonuç enjeksiyon yapılan bölgeye ve verilen ilaç miktarına bağlıdır. İlacın özellikleri, uygulama yöntemleri ve uygulamayı yapan kişinin tecrübesi başarıyı etkileyen en önemli faktörlerdir. Alında ve kaşlarda kırışıklıklara neden olan hareketler (mimikler) engellenecektir, arzu edilirse kaslar hafif hareketli kalacak şekilde uygulama yapılabilir. Yüzün diğer kasları enjeksiyonlardan etkilenmez. İlaç sadece uygulama yapılan bölgede etkilidir.

    KİMLERE BOTOX UYGULANAMAZ?
    Hamile olan veya bebek emziren kadınlar enjeksiyonları yaptırmak için beklemelidirler. Nöromüsküler rahatsızlıkları veya kanama problemleri olanlar, tedavi yapılması istenilen bölgede deri hastalıkları olanlar uygun adaylar değildir.

    SIK SORULAN SORULAR

    Botox yılan zehri midir?
    Hayır. Clostridium botulinum isimli bir bakteriden elde edilen bir toksindir. Pek çok antibiyotik de bu yöntemle elde edilir.

    Botoks Felç Yapar mı?
    Hayır. Botoks belli bir süre enjekte edildiği kasların hareketlerini kısıtlar. Kesinlikle hissizliğe sebep olmaz.

    Botox İfadesiz Bir Yüz İfadesi Yapar mı?
    Bu büyük ölçüde uygulama yapan kişinin performansına bağlıdır. Botoks son derece kontrollü, uygulama imkanı olan güvenilir, risksiz ve bazı ameliyatlara alternatif olabilecek başarılı bir ilaçtır.

    Dudaklara Yüze Hacim Kazandırır mı?
    Hayır botox verilen bir bölge şişmez. Bu işlem ayrı bir kategoriye giren dolgu maddeleri ile yapılır.

    Ucuz Botox Fiyatları Nasıl Verilebiliyor?
    İlaç Çin malı olursa veya gereğinden fazla sulandırılırsa fiyat oldukça ucuz olabiliyor.

  • Yeni yıla yepyeni bir cilt ile girin!

    Yeni yılı karşılamaya hazırlandığımız şu günlerde hepimizin içi yeni umutlarla doluyor, ancak öte yandan birçoğumuz da geride bıraktığımız yılları hatırlayıp hüzünleniyoruz. Özellikle aynaya baktığımızda yüzümüzde gördüğümüz derin çizgiler varsa, geçmiş yılların bu belirgin izleri bizleri daha da mutsuz ve umutsuz yapabiliyor. Oysa tıbbın ve teknolojinin modern yöntemleri ile her yeni yılı yıpranmamış, bebek tazeliğinde bir yüzle karşılamak mümkün.

    İşte size 2015’i pırıl pırıl karşılamak için kullanabileceğiniz birkaç sihirli yöntem:

    Tüm dünyada estetik tıp deyince akla ilk gelen uygulama olan botox’u deneyin: Botox ile yeni yıla bir haftadan az süre kalmışken alnınızdaki endişe veya kaşlarınızın arasındaki öfke izlerini en hızlı şekilde yok edip, içinizdeki mutluluğu ve umudu dışa yansıtın. On dakikadan kısa süren ve neredeyse acısız denebilecek bu yöntem ile derin çizgilerinizden kurtulmanız mümkün.

    Dolgu malzemeleri uygulamasıyla yüzünüze tazelik katın: Dolgu malzemeleri uygulaması bir saatten az bir zamanda burnunuzun iki yanından ağzınıza doğru uzanan derin olukları silikleştirecek, çökmüş yanaklarınıza canlılık katacaktır. Üstelik aynı teknik dudaklara da uygulanabiliyor. Dolgu malzemelerinin temel etken maddesi olan hyalüronik asit, özellikle zaman içinde nemini kaybedip diriliğini yitiren dudak mukozasını canlandırmakta hızlı bir etkiye sahip olduğundan, öğle tatili prosedürlerinin sık tercih edilen bir uygulaması.

    Mezololift ile aydınlanın, parlayın: Botox ve dolgu malzemeleri uygulamasının ardından cildinizi aydınlatıp parlaklaştıracak mezolift uygulaması ile cildinizin tazelenme operasyonunu tamamlayabilirsiniz. Son dönemde mezolift uygulamasında ilk tercih “ışık dolgusu” yöntemi. Çok ince iğnelerle yüz, boyun, dekolte bölgesi ve ellerin üstüne uygulanan hyalüronik asit ve vitamin kokteylinin bir gün içinde cildinize sağladığı parlaklık ve pürüzsüzlük ile artık yılbaşını karşılamaya hazırsınız.

    Bütün bu acil önlemlerden sonra sıra geldi yeni yılda cildinizi sağlıklı ve taze tutmak için alacağınız önlemlere;

    Eğer bir sonraki yılbaşını da aynı pürüzsüz ve parlak cilt ile karşılamak istiyorsanız, dokularınızı içten dışa doğru yapılandıran yöntemlerden faydalanmalısınız. Bunların başında altın iğnelerle fraksiyonel radyofrekans, yüksek yoğunluklu ses dalgaları ve fraksiyonel lazer teknikleri geliyor. Her yöntemin kendine has avantaj ve dezavantajları olsa da hepsinin ortak özelliği derinin orta ve alt tabakalarına ulaştırdıkları ısı enerjisi ile hücreleri uyararak taze kollajen üretimini arttırmaları. Bu sayede cildin gevşeyip sarkmasının önüne geçiliyor ve hatta yüzeydeki sivilce izlerinin, güneş lekelerinin ve çatlamış kılcal damarların da tedavisi sağlanıyor. Ancak bu yöntemlerle alınacak olumlu sonuçların gözle görülür seviyeye ulaşması 3-6 ay arasında bir zaman gerektiriyor. Eğer iş işten geçmeden cildinizin sağlığını ve güzelliğini korumak istiyorsanız, 2015’de bu yöntemlerden hangilerinin sizin için uygun olduğunu dermatoloğunuz ile değerlendirip uygulayabilirsiniz.

  • Cilt çatlakları ve sivilce izlerine altın dokunuş

    Cilt çatlakları ve sivilce izlerine altın dokunuş

    Güzel görünmek ve genç kalmak isteyen pek çok insanın cildi ile ilgili en çok şikayetçi olduğu konuların başında cilt kırışıklıkları, sivilce izleri, çatlaklar ve sarkmalar geliyor. Ciltte yaşlanmanın, kilo alıp vermenin ya da hamileliğin bir sonucu olabilen ve estetik görünüm açısından kişiyi rahatsız eden tüm bu sorunlar kısa sürede etkili bir biçimde tedavi edilebiliyor.

    Yaşlanmanın etkilerini en aza indirin

    Güzellik ve sağlıkta altın çağ dönemini başlatan “Altın İğne Radyo Frekans” yöntemi, pek çok estetik uygulaması için kullanılabilmektedir. Cilt gençleştirme, kırışıklıkların önlenmesi, kol ve bacaklardaki sarkmalar, boyun ve dekolte bölgesinin toparlanması, sivilce izlerinin giderilmesi, gözenek sıkılaştırılması ve çatlaklardan kurtulmak bu sayede daha pratik bir hale geldi. Üzerinde altın iğneli başlıklar bulunan ve cilt altına radyo frekans uygulanan özel bir cihaz sayesinde ciltteki sorunlar başarı ile tedavi edilebilmektedir.

    Cilde zarar verilmeden kısa sürede iyileşme sağlanıyor

    Altın iğne fraksiyonel radyo frekans yönteminde altın iğneler sayesinde atış, direkt olarak cilt altı dokulara yapılarak hedeflenen alana verilir. Radyo frekans cihazının altın iğneli başlığı cilde temas ettirildiğinde mikro iğneler, otomatik olarak ayarlanan derinlikte cilt içerisine ani bir giriş yapar. Çok sayıdaki mikro iğne, cilt üstünde fraksiyonel mikro delikler oluşturur ve sadece iğne ucundan gönderilen, cilt üstüne temas etmeyen radyo frekans ile kollajen (cildin sağlıklı görünmesini sağlayan protein) ve elastin (cilde esneklik vererek kırışıklığı önleyen protein) üretimi tetiklenirken, epidermis ve yüzeysel cilt tabakalarına hasar verilmez. Burada amaç, verilebilecek en yüksek enerjileri deriye bir zarar vermeden doğrudan cilt altına ulaştırmaktır.

    Sivilce izlerinde son derece başarılı sonuçlar alınıyor

    Altın iğneli radyo frekans uygulaması özellikle yüzde alın, kaş arası, göz çevresi, dudak üstü ve yanaktaki kırışıklıkların tedavi edilmesinde sıkça kullanılmaktadır. Ayrıca cihazın yüzde gerginliğe yol açan ve sarkmayı toparlayıcı bir etkisi de bulunmaktadır. Altın iğne yöntemi, boyun ve dekolte bölgesindeki kırışıklıkları ve sarkmaları düzeltmede oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Altın iğneli radyofrekans yönteminin en sık kullanıldığı alanlardan biri de yüzdeki sivilce izlerinin tedavisidir. Bu izlerin çapları küçülür, derinlikleri azalır, derin olan sivilce izleri hafifler, hafif olanlar geçer, gözenekler daralır, cilt daha canlı berrak bir hale gelir. Bu amaçlı fraksiyonel lazerle kombine edilerek kullanılması tedavinin verimliliğini artırmaktadır.

    Cilt çatlakları ve kol bacak sarkmaları ile etkin mücadele

    Çatlaklarda bir çeşit iz olduğu için deri ve deri altı yırtıklarının tedavisinde radyo frekans oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Çatlakların tamamen yok olması mümkün değildir ancak daha iyi hale getirilebilir; rengi düzelir, çapları daralır, deri daha pürüzsüz bir hale gelerek çatlakların görünürlüğü azaltılır. Çatlak tedavisi farklı yöntemlerle de kombine edilmektedir. Özellikle kilo alıp vermeden kaynaklanan, kolların iç yüzeylerinde ve bacak içlerine meydana gelen sarkma ve gevşemeler, altın iğne radyo frekans yöntemi ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Bir ay aralıklarla 3 seans yapılan son derece konforlu bir uygulamadır. Kol ve bacak bölgesinde ortalama 1 ay sonra derinin gerginleştiği ve sarkmaların azaldığını görülebilmektedir. Bu sayede derideki gevşeklik ve sarkmalar ameliyatsız olarak en aza indirilmektedir. Radyo frekans yöntemi haricinde bu bölgelerde deri sıkılaştırma işlemini başarıyla yapabilen başka bir tedavi metodu bulunmamaktadır.

    Koltuk altı terlemesi sona eriyor

    Altın iğne radyo frekans tedavisinin kullanıldığı bir diğer alan, koltuk altı aşırı terlemesi sorunudur. Bu uygulamada radyo frekans ter bezlerini kalıcı olarak tahrip eder ve bu bölgeden ter salınımını durdurur. Uygulamada ter bezleri kalıcı olarak azaldığından sonuçlar kalıcı olmaktadır.

    Tedavi yaz kış uygulanabiliyor

    Uygulamanın hasta için en önemli özelliklerinden biri fraksiyonel lazerde yaşanan kızarıklık, pullanma ve soyulma gibi etkilerin görülmemesidir. Dolayısıyla yaz döneminde tedaviye ara verilmesine gerek kalmamaktadır. Ciltte 3-5 saat kadar hafif bir pembelik oluşmakta, pembelik bu sürenin sonunda tamamen normale dönmektedir. Dolayısıyla bu yöntem hastanın günlük yaşantısında bir kısıtlama yapmayan bir tedavi çeşididir. Uygulama sonrasında oluşan belli belirsiz ödem de kısa sürede geçmektedir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • İple yüz germe yeni bir botox mu yoksa dolgu mu?

    1 ile 3 çift iple sonuca ulaşmak mümkündür.

    Yüzü yeniden tanımlayıp, sarkmaları toparlayarak hacmini geri kazandırmak ve kırışık görünümü azaltmak için uygulanan bu yöntem de, işlem uygulanır uygulanmaz etki görülmektedir ve zamanla daha iyi hale gelmektedir.

    30 dakikalık bir işlemle ipler yerleştirilir ve sonuçlar 18 aya kadar sürer.

    Polilaktik asitten üretilmiş olan ipler ve bunlara bağlı koniler derinin derin kısımlarına uygulanır

    Bu madde kolajen üretimini uyarır ve vücutta doğal bir uyarı sağlar.

    Kadınlar ilk olarak yüzlerindeki kırışıklıklardan kurtulmak için botulinum toksin uygulatıp buna para ödediklerinde bu durum toplumca garip karşılanmış ve alay konusu olmuştu.

    Daha bundan iki dekat önce 2002 yılında, botoks uygulaması diğer uygulamalarda da ABD tarafından FDA onayı aldığında da eleştiriler devam etti. Ancak günümüzde dünyanın bütün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinde en ünlü isimlerden başlayarak, düşük gelir seviyeli kişilere kadar uzanan büyük bir erkek ve kadın popülasyonunda botoks uygulaması önemli bir anti-aging bakım olarak kabul edilir hale geldi ve rutin bir şekilde uygulanmaktadır.

    Bu yeni uygulama botoksun yedi yıl önceki durumu kadar önemli ve büyük bir tedavidir.

    Yüzün sarkmış bölgelerini kaldırma ve cildi yeniden canlandırma: bu ikili ihtiyacı karşılamak için bu ipler üretilmiştir. Bir yandan cildin sarkan bölgeleri konilerle tekrar kaldırılırken bir yandan da iplerin özelliği ile kolajen üretimi yeniden uyarılmakta ve cilt sıkılaşmaktadır.

    İp yerleştirildikten sonra uygulama yapılan bölgeye hafif bir basınç uygulanır ve anında o bölgede asma ve kaldırma işlemi gerçekleşir. Bu şekilde doktor cilt yüzeyini yeniden şekillendirilmiş olur ve gözle görülür şekilde pürüzsüz hale getirir. Ardından zaman içinde içerideki ipin kolajen üretimini uyarıcı etkisi ile cildin yenilenmesi ve sıkılaşması uyarılır.

    Bu iplerinin en önemli farkı sadece birkaç çift ip uygulaması ile anında etkili ve doğal sonuca ulaşabilme kabiliyetidir. Yine yüze uygulanan ve örümcek ağı olarak bilinen diğer iplere göre farkı, 60-100 adet dikiş ipinin yüze uygulanmaması, aksine birkaç çift ipin yeterli olmasıdır. İkinci olarak ipin materyalinin kollajen üretimini daha fazla uyarmasıdır. Sonuçlar diğer iplere kıyasla hemen alınmaktadır. Çok az iple yüze istenilen şekli anında vermek ve rejenerasyon etkisinin 18 aya kadar sürdürmeye devam etmesi en büyük avantajıdır.

    30 dakikalık bir işlemle ve doğru bir gerilim sağlayarak şık bir görünüm elde etmek mümkün. Yanaklara uygulandığında çok fazla olmayan doğal bir hacim sağlar, balon gibi şişmiş yüzler yapmaz.

    Rejeneratif etkisi kademeli ve doğal olarak işleyen bir süreçtir: Polilaktik asit (PLA ) iplerin başlıca bileşenidir, PLA maddesi yıllardır (Kalp-Damar Cerrahisi ve beyin ameliyatlarında) güvenle kullanılmaktadır. Polilaktik asit, derinin kendi kolajenini üretmesini uyarır. Zamanla ve yavaş yavaş ilerleyen bu süreç, sarkık alanların hacmini artırmaya yardımcı olur ve kademeli olarak mükemmel doğal yüz şeklinin oluşmasına katkıda bulunur. 18 ay sonunda ip tamamen erimektedir. İp anında kaldırma etkisi yaparken, yenilemeyi uyarıcı etkisi kalıcıdır.

    (Uzm. Dr. Nezih Karaca “3 nokta tekniği” ile iple asma uygulamalarını Türkiye’de ilk uygulamaya başlayan kişilerdendir).

  • Kısa sürede gelen güzellik

    Kullanıldığı Avrupa ülkelerinde kısa sürede uygulanması, hiçbir iz bırakmaması ve kişinin günlük hayatına hemen devam edebilmesi sebebiyle “Kısa Sürede Gelen Güzellik” olarak bilinen yeni güzellik trendinin adı MIIT Rönesans tekniği …

    Teknik; içeriğindeki çam fıstığı özü, hyalüranik asit, kollojen, kafein, meristem hücreleri (organik kök hücreleri) gibi maddelerden oluşan kokteyl ürünler ile mor halkalar, yüz, boyun, kol altları, dekolte, eller, ayaklar, popo, basen gibi geniş uygulama alanlarında kısa sürede mucizeler yaratıyor.

    Ürünlerin her biri içerikleri dolayısıyla farklı yaş gruplarında,farklı bölgelerin tedavisinde kullanılıyor.25 yaş sonrası için 8aktif maddeyi bir arada içeren ilk ve tek kokteyl “Raffaello” nun özellikleri şöyle açıklanıyor:

    Raffaello Hyaluranic asit, Pinus pinaster, Resveratrol, Glutatyon, Antioksidan kompleksi, Aminoasitler, Bakırpeptid ve B grubu vitaminlerden oluşan bir kokteyl olup, cilt için yararlı içeriği ile 25-35 yaş arasında kullanılarak hidrasyon ve parlaklık sağlıyor. Yarattığı etki ile cildi besliyor ve yaşlanma etkilerini geciktiriyor. Yüz, boyun, dekolte, eller, ayaklar, göz altı morlukları ve saç köklerinde etkili oluyor. Raffaello içinde bulunan Pinus Pinasteriçeriğindeki Pycnogenol, renk açıcı etki sağlayıp, koyu renkleri açıyor, cilde parlaklık sağlıyor ve damar içi dolaşım kalitesini de arttırdığı için de anti-aging etkisi gösteriyor.

    35 yaş sonrası için 10 ayrı antiaging aktif maddeyi bir arada içeren ilk ve tek kokteyl olarak “Tiziano” öneriliyor ve bu da Omega CTP kompleksi, Organik kök hücreleri, Resveratrol, Bakır peptid, Kollojen, hyaluronic asit, Omega 3, 6, 9 ve aminoasitlerden oluşan bir kokteyl. Genellikle 35 yaştan sonra bu maddeler vücut tarafından üretilemediği için ince çizgiler, sarkmalar vb yaşlanma belirtileri başlıyor. İnce çizgilerin giderilmesi, lifting, forma sokma, kalınlaştırma amaçlı yüz, boyun, dekolte, eller, göbek, kol altları, uyluk içleri, göz altı torbalarında kullanılıyor.

    Tiziano içindeki bakır peptid ve omega 3 fibroblastları aktive ediyor ve damarlar içerisindeki endotel büyüme faktörlerini artırarak fibroblastların içindeki büyüme faktörlerini beta 1’e değiştirerek etkili oluyor. Bu şekilde, göz altlarındaki torbalanma yok oluyor. Klasik yöntemlerle 60-80 enjeksiyon yapılarak hastalara acı veren uygulamaların ‘MIIT Rönesans’ yöntemi ile kolaylaştığı ifade ediliyor. Aynı zamanda bu yöntemlerle erkek tipi saç dökülmesi dışında, hem erkeklerde hem kadınlarda saç tedavileri de başarılı bir şekilde yapılıyor.

    Bir diğer ürün olan ‘Michelangelo’ ile dışarıdan gerekli görülen bölgelere verilerek, egzersiz ve diyetle yok edilemeyen sellülit ve yağ tortularının giderilmesi sağlanıyor.

    Bu yöntemin 3 cm aralıklarla yapılması ve bu sayede bir yüz anti-aging uygulamasının maximum 10-15 enjeksiyon ile tamamlanması, sağladığı uygulama kolaylıkları, protokolün kısalığı, uzun etkisiyle farklılaşan bu tekniğin adı MIIT ‘Micro Intradermal Injection Technic’ ( Rönesans ) olarak tanımlanıyor.

    Bu yöntemin sadece 10 dakika sürmesi, öğle arasında dahi yapılabilir olması, uygulama yapıldığı diğer kişiler tarafındananlaşılamaması, tedaviden hemen sonra iz bırakmayışı önemle belirtiliyor.

  • Aşırı terleme tedavisinde botoks nasıl kullanılır?

    Terleme Amaçlı Botoks Uygulamaları

    Terleme vücut ısımızın dengelenmesi için gereklidir. Ancak bazen vücudumuz normalden dahah fazla ter üretir. Bu duruma aşırı terleme (hiperhidrozis) denilmektedir. Aşırı terleme iç organ hastalığına bağlı oluşabilir. Sinir sistemi hastalıkları veya hormonal hastalıkların bazıları aşırı terlemeye neden olabilir. Ancak bazen altta yatan bir hastalık bulunmaz. Terleme stress ve utanma gibi psikolojik durumlarda ortaya çıkabilir. Bu durumlarda aşırı terleme genellikle koltukaltı, avuç içi, ayak tabanı ve yüzde alın bölgesinde ortaya çıkmaktadır.

    Aşırı terleme çoğu kişi için sosyal bir sorundur. Aşırı terlemeye bağlı giysilerde leke oluşumu ve kötü koku oluşabilir.

    Aşırı terleme tedavisinde son yıllarda uygulanan en etkili tedavi yöntemi botoks uygulamalarıdır. Botoks ter bezlerinin çalışmasını engelleyerek terlemeyi önlemektedir.

    Hangi bölgelere uygulanır?

    Terleme tedavisinde botoks en sık koltukaltı bölgesine uygulanmaktadır. Terleme problem olan avuç içi ve ayak tabanı bölgesinde de botoks oldukça etkilidir. Yüz terlemelerinde ise mezoterapi yöntemi şeklinde botoks uygulmaları yapılmaktadır.

    Uygulama nasıl yapılır?

    Botoks uygulama öncesi terleyen bölgenin belirnmesi için nişasta-iyot testi yapılabilir. Böylece en çok terleyen bölge siyah renge boyanmaktadır. Botoks bu bölgere uygulanır. Koltukaltında derin olmayan uygulamalar yapılırken, acuçiçi ve ayak tabanında daha derim injeksiyonlar yapılmalıdır. Botoks , yüz bölgesinde ise tüm yüz bölgesine derialtına küçük enjeksiyonlar şeklinde uygulanmalıdır.

    Etki süresi ne kadardır?

    Terleme tedavisinde uygulanan botoksun etkisi 4-8 aydır.

    Riskleri var mıdır?

    Terleme tedavisinde uygulanan botoks deneyimi olan hekimler tarafından uygulanmalıdır. Eğer doğru uygulama yapılmazsa uygulama yapılan bölgede yanma-karıncalanma veya kas zayıflığı görülebilir.

  • Fraksiyonel co2 lazer

    Fraksiyonel Karbondioksit Lazer (E CO2)

    Dış görünümüne önem veren herkes pürüzsüz bir cilde sahip olmak ister. Ancak geçmişten kalan akne, yara, yanık izleri ve çatlaklar bazen güzelliğimize gölge düşürebilir.

    Fraksiyonel CO2 Lazer nedir ve nasıl çalışır?

    Normal yaşlanma prosesine, güneş hasarı ve hava kirliliğinin zararlı etkileri de eklendiğinde kollajen yıkımı hızlanır. Kollajenin ciltteki miktarı azaldıkça kırışıklıklar gözlenmeye başlar. Cilt gençleştirmede kullanılan fraksiyonel CO2 lazerler, tüm cilt yüzeyini etkileyen konvansiyonel CO2 lazerlerin aksine, ciltte mikroskobik kolonlar açarlar. Bu kolonlar çok ince kanallardır. Bu bölgelerdeki esas hedef sudur, yani kollajen, kan damarları, keratinositler gibi su içeren yapılar, seçici termal hasara uğrarlar. Termal hasar oluşan bölgenin hemen yanındaki hasar görmemiş bölgelerdeki canlı hücreler hasarlı alana göç ederek buradaki onarım mekanizmasını uyarırlar. Böylece cilt altında yeni kollajen üretimi başlar. Yeni jenerasyon fraksiyonel CO2 lazerlerin en büyük özelliği cildin üst yüzeyine hasar vermeden işlevlerini cildin altında gerçekleştirmeleridir. Böylece cildin üst yüzeyinde çok daha hızlı bir iyileşme oluşur ve kişiler sosyal hayatlarına kısa süre içinde dönebilirler.

    Daha önce üretilen Er:Glass ve Er:Yag lazerlerin dalga boylarının kısa olması sebebiyle yeterli cilt derinliğine ulaşılamamakta, bu nedenle de etkileri sınırlı olup, bazen çok sayıda uygulamaya rağmen istenilen noktaya varmak mümkün olamamaktaydı. Bu sınırlamanın aşılması amacıyla dünya çapında gelinen son nokta CO2 lazer sistemlerinin fraksiyonel versiyonudur.

    Fraksiyonel lazer uygulamaları sırasında tedavi edilen cildin kalınlığı kimyasal peeling veya dermabrazyonda olduğu gibi göz kararı veya tecrübeye dayalı şekilde değil, inilen derinlik kesin olarak bilinir. Güçlü olmasına karşın fraksiyonel özelliği sayesinde uygulama sonrası iyileşme hızı çok yüksektir ve iyileşme süresi kısadır. Dalga boyu daha uzun olduğu için, daha derin dermisde etkisini gösterdiğinden benzer sistemlere göre etkisi çok daha yüksektir.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Hangi Alanlarda Kullanılır?

    Cilt Yenileme, yüz gençleştirme:
    Yüz, göz kapakları, boyun , dekolte bölgelerindeki, el üstündeki kırışıklıklar ve çizgilerin giderilmesi ve genital bölge estetiğinde kullanılır.

    İz Tedavisi:

    Yüz, sırt ve göğüste oluşan akne izleri (sivilce izleri) ve çukurları, yara ve yanık izleri ve deri çatlaklarının görüntüsünün düzeltilmesinde kullanılır.

    • Cildin geniş gözenekli ve kaba görünümünün giderilmesi

    • Ciltte meydana gelen güneş lekesi, yaşlılık lekesi, doğum sonrası oluşan lekeler ve yüzeysel pigment bozukluklarının giderilmesi

    • Kötü yara iyileşmesi (hipertrofik skar) ve yara kabarmalarının (keloid) azaltılması

    • Bazı cilt kanserlerinin tedavisi

    • Piyojenik granülom tedavisi

    • Rinofima ve otofima tedavisi

    • Doğumsal veya sonradan oluşan benlerin tedavisi

    • Göz kapaklarında oluşan kolesterol plaklarının (ksantalezma) tedavisi

    • El, ayak, genital bölge gibi yerlerde oluşmuş siğil ve kondülomların tedavisi

    Fraksiyonel CO2 Lazer Sonucu Ciltte Oluşan Değişiklikler Nelerdir?

    Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası, ani olarak cilt altı kollajen liflerinde %30 oranında kısalma meydana gelir. Sonraki 1 – 3 aylık süreçte ise cilt altında yeni kollajen oluşumu ve cilt altı bağ dokusunda yeniden düzenlenme meydana gelir. Tüm bunların sonucu olarak cilt gençleşmesi olarak adlandırılan ciltte gerilme, cilt üzerindeki pürüzlerde, lekelerde ve izlerde yüksek seviyede azalma olur. Ciltteki gözenekler daralarak cildin yapısı 2 – 5 yıl önceki durumuna geri döner.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Uygulaması Ağrılı mıdır?

    Uygulama sırasında yanma ve acı hissi olur. Bu his lokal anestetik kremler kullanılarak azaltılabilir.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Uygulaması Kaç Kez Yapılır?

    Fraksiyonel CO2 lazer sisteminde seans sayısı sorunun şiddetine göre ve uygulamanın gücü ve derinlik ayarlarına bağlı olarak değişmektedir. Hafif – orta derece kırışıklıklar ve izlerde 2 – 3 seans yeterli iken çok derin sivilce izleri ve kırışıklıklarda tedavi 3 – 5 seans olarak düzenlenir. Seansların aralığı 1 – 1.5 aydır.

    İyileşme Sürecinin Özellikleri Nelerdir?

    Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası pansuman gerekmez. Ciltte ilk gün kızarıklık ve ödem meydana gelir. Sonrasında 3 – 7 gün süren noktasal kabuklanma dışında bir şikayet olmaz. Hasta 3. günden itibaren makyaj yapabilir. CO2 fraksiyonel lazerin bu avantajı hastanın günlük yaşamına devam etmesine olanak sağlar.

    Uygulama Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Hasta uygulama öncesi güneş ve solaryumdan 1 ay uzak kalmalıdır. Kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar (aspirin,heparin), retinoid içeren ilaçlar (isotretionin), ışığa duyarlılığa neden olan ilaçlar (tetrasiklin, naproksen, östrojen, progesteron, doğum kontrol hapları, klorokin) alınmamalıdır. Uygulama öncesinde cildi aşındırıcı dermabrazyon ve peeling gibi tedaviler veya cilt germe operasyonu uygulanmışsa mutlaka uygulama yapan doktora söylenmelidir. Hastada geçmişte herpes (uçuk) çıkarma öyküsü var ise, mutlaka uygulama öncesinde ilaç almalıdır.

    Uygulama Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Uygulamadan 2 gün sonra ılık duş alınabilir. Ödem ve inflamasyonu azaltmak için soğuk kompres uygulanabilir. Uygulama sonrası ciltte oluşabilecek kabuklanmayı azaltmak için cilt nemli ve temiz tutulmalıdır. İlk hafta içinde bu nemlendirme işlemi günde 3 – 4 kez tekrarlanmalıdır. Hastanın cilt tipine ve çevre koşullarına bağlı olarak iyileşme sonrası güneş koruyucular kullanılmalı, cilt soyucu kremler ise en az 1 ay kullanılmamalıdır.

    Tedavi kimlere uygulanmaz?

    • Kişide son 3 ay içinde izotretinoin kullanma öyküsü varsa bu tedavi uygulanmaz.
    • Hamilelere uygulanmaz.
    • Deride aktif enfeksiyonu ve aknesi olanlara uygulanmaz.