Etiket: Uygulama

  • Mini Tüp Bebek Tedavisi

    Mini Tüp Bebek Tedavisi

    • Mini tüp bebek tedavisi yeni bir tedavi şekli midir?

    Aslında tüp bebek tedavisinin ilk uygulandığı yıllarda tüm tedaviler Mini Tüp Bebek uygulamasıydı. İlaçsız bir adet döngüsünde doğal siklusta tüp bebek yapılıyordu. Tek yumurta ile gebelik sağlanmaya çalışılıyordu. Yeni bir tedavi şekli değil ama biz tüp bebek uzmanlarının tekrar ilgisini çekmeye başladı ve yeniden gündeme geldi diyebiliriz.

    • Mini tüp bebek ile klasik tüp bebek tedavilerinin farkı nedir?

    Klasik tüp bebek tedavilerinde amacımız 10 civarında yumurta alabilmektir. 1990-2000 yılları arasında alınabildiği kadar çok yumurta hedefleniyordu. Oysa günümüzde, önce “daha kaliteli yumurta” esas alınıyor.

    Birden fazla yumurta alabilmenin tek yolu yumurtlama artırıcı ilaçlarla ön tedavi yapılmasıdır. Klasik tüp bebek tedavisinde âdetin 3. gününden itibaren 10 gün süreyle yumurtlama artırıcı ilaçlar kullanılır. Bu arada, zamansız çatlamasını engellemek için 1-3 hafta süreyle yumurta koruyucu iğneler de kullanılır. Bu tedavi sırasında kişi kendine en az 15 enjeksiyon uygulamaktadır. Ancak bu şekilde olgunlaşmasını tamamlayan ve döllenmeye hazır çok sayıda yumurta elde edilebilmektedir.

    • Mini tüp bebek tedavisi nasıl yapılır?

    Adetin 3. günü ultrason ile kist olup olmadığı kontrol edilir. Sadece folik asit vitamini verilir. Herhangi bir iğne verilmeden 4 gün sonra tekrar ultrason ile yumurta büyümesi kontrol edilir. Kişinin kendiliğinden büyüyen doğal yumurtası izlenmektedir. Yumurta kistinin çapı 13 mm olunca yumurta koruyucu iğneler başlanır. Beraberinde yumurtanın büyümeye devam etmesini desteklemek için 1-2 ampul yumurtlama iğnesi ilave edilir. Toplam 5-6 enjeksiyon ile tedavi tamamlanır. Hafif bir anestezi ile tek yumurta alındıktan sonraki laboratuar aşamaları, klasik tüp bebek ile benzerdir. Embriyo oluşumu izlenerek uygun zamanda embriyo transferi yapılır.

    • Mini tüp bebek tedavisinin kimler tercih ediyor?

    Günümüzde en sık tercih edenler, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı yaşamış, yumurtlama kapasitesi az, yumurta kalitesi düşük olan kişilerdir. Bu tedaviye, bir tür son deneme gözüyle bakılmaktadır.

    Ancak giderek artan ve bu tedavinin popüler olmasını sağlayan başka nedenler de var. Çalışan, entelektüel kadınlar, özellikle erkek faktörü nedeniyle tüp bebek tedavisine başlıyorlarsa, fazla tedaviden, fazla ilaçtan ve tahlilden kaçınmak istiyor.

    Bu tedavinin daha ekonomik olması gerçeği de ilgi çekici bir yönüdür. Daha az sayıda enjeksiyon yapılıyor. Daha az ilaç masrafı ile neredeyse hiç kan tahlili yapılmadan tedavi tamamlanabiliyor. Tüp bebek uygulama maliyeti de neredeyse klasik tedavinin üçte birine iniyor.

    • Mini tüp bebek tedavisinin ‘’Hasta Dostu’’ olduğunu söyleyebilir miyiz?

    Aslında 20-30 yıl öncesine kıyasla, günümüzdeki klasik tedavi şekli zaten ‘’hasta dostu’’. Modern tüp bebek uygulamaları artık daha az, ancak daha kaliteli yumurtayı hedefliyor. Kullanılan enjeksiyonlar kişinin kendi kendine uygulayabildiği, cilt altına yapılabilen küçük iğnelerden oluşuyor. Geçmişe oranla çok daha modern uygulamalar. Ancak hâlâ mükemmel değiller ve iğneler dışında bu tedavilerin aynı başarıyı yakaladığı başka bir ilaç tedavisi şekli ne yazık ki yok.

    Mini tüp bebek tedavisi uygulama şekli dikkate alınırsa gerçekten en ‘’Hasta Dostu’’ tedavi programıdır.

    • Klasik tüp bebek tedavisine göre mini tüp bebek tedavisinin dezavantajları var mı?

    En önemli dezavantaj gebelik oranlarıdır. Mini tüp bebek uygulamasının bir denemede gebelik şansı %8-9 civarındadır. Oysa klasik tüp bebek uygulamasının bir defada %40-45 civarında gebelik şansı olduğunu hatırlayalım. Eğer kararlı bir şekilde üst üste 6 defa mini tüp bebek uygulanırsa gebelik şansı klasik tüp bebek yöntemi ile bir denemedeki gebelik oranına ancak yaklaşabiliyor.

    Bu arada diğer önemli dezavantajlar, yumurta ve embriyo gelişimi ile ilgili aksamalardır. Mini tüp bebek tedavisinde tek yumurta hedeflendiği için, kötü kaliteli yumurta, boş yumurta gibi kötü sürprizlerin yanı sıra, laboratuar aşamasında embriyo gelişmemesi ile de karşılaşılabilir.

    • Mini tüp bebek klasik tüp bebek tedavisinin yerini alabilir mi?

    Bir tedavinin uygulama kolaylığı kadar, vaat ettiği başarı oranı da seçimde önem taşıyor. Mini tüp bebek kolaylığı çok çekici gelse de başarı oranlarının istenen düzeyde olmaması bizim ve hastalarımızın tereddüt etmesine yol açabiliyor. Çünkü çiftler, sonucunda güzel haber alma şansının yüksek olması şartıyla, tüp bebek tedavisinde fiziksel açıdan yıpranmayı göze alabiliyor.

    Bugün için, klasik tüp bebek tedavisinin yerini ne mini tüp bebek, ne de ilaçsız tüp bebek tedavisi tutmuyor. Başarı oranları en yüksek olan hâlâ klasik uygulamalar. Ancak klasik tedavilerin de hastaya daha az eziyet verecek yeni uygulamalar, yeni görüşlerle kolaylaştırıldığını unutmayalım.

  • Botoks uygulaması!

    Botoks uygulaması!

    Cilt hücrelerinin kendisini düzenli bir şekilde yenileyememesi durumunda ortaya çıkmış yaşlanan ciltte, kırışıklık, düşük kaş, terleme gibi sorunlarda anında sonuç veren botoks uygulaması çok pratik kolay bir çözüm sunar.

    Botoks Nedir? Nasıl Etki Eder?

    A tipi botulinum enjeksiyonu (Botoks), kas hareketlerini engeller, özellikle alın kırışıklığı, göz çevresi çizgi, kaş ortası çizgileri ve boyundaki kırışıklıkları ve çizgileri yok eder. Botoks uygulanacak alandaki kasların içine çok ince iğne ile enjekte ediler. Daha sonra kırışıklık ve çizgilerin yaklaşık 3-6 gün içinde yok olmasını sağlanırken, yeni kırışıklık ve çizgilerin ortaya çıkmaması sağlanır.

    Botoks ile yüz bölgesinin üst tarafındaki çizgilerin kaş arası, alın, kaz ayağı tedavisinde en etkili sonuçlar alınmaktadır. Bunun yanında burun ucunu kaldırma, dudaklarda mimikten kaynaklanan kırışıklıklarda ve çenede aşırı kasılma ile oluşan çizgilerin tedavisinde de başarı ile uygulanmaktadır.

    Uygulama Alanları

    El, ayak terlemelerinde,

    Koltuk altı terlemelerinde,

    Ciltteki ince kırışıklıkların giderilmesinde,

    Kaş arası ve alın çizgilerinin giderilmesinde,

    Göz çevresi (kaz ayakları) kırışıklıklarının giderilmesinde,

    Dudak üstü ve çevresi kırışıklıkların giderilmesinde,

    Kaş ve burun ucu kaldırma,

    Boyun ve dekolte kırışıklıklarında.

    Uygulama Süresi

    Ortalama 15-30 dk.

    Botoks Her Kişiye Uygulanabilir Mi?

    Nöromüsküler rahatsızlıkları veya kanama problemleri olan kişilerde,

    Tedavi yapılması istenilen bölgede deri hastalıkları olan kişilerde,

    Hamile veya emziren kadınlarda uygulama yapılamamaktadır.

    Botoks Uygulaması Öncesi Uyarılar

    Aspirin veya aspirin içeren ilaçlar alınmamalıdır.

    Uygulama öncesi bir hafta süre ile alkol alınmamalıdır.

    Uygulama Sonrası Uyarılar

    Uygulama yapıldıktan sonra 1-2 saat süreyle dik pozisyonda kalınmalı ve botoks uygulanan bölgedeki kaslar çalıştırılmalıdır. 24 saat süreyle zorlayıcı egzersiz hareketlerinden kaçınılmalıdır.

  • Prp nedir?

    “Platelet rich plasma” platelet (trombosit) yönünden zenginleştirilmiş plazmanın kısaltılmışıdır. Kişiden alınan küçük miktardaki kan özel bir tüpe konularak bir dizi işlemden geçirildikten sonra elde edilen ‘trombositten zengin plazma’ aynı kişiye yapılmak istenilen işleme göre, istenilen bölgeye enjeksiyon yoluyla geri verilir. Tüpe alınan kan uygulama yapılacak kişiye geri uygulanacağı için her tüp P.R.P işlemine özel olmalıdır. Trombosit denilen kan hücreleri, vücudumuzda bulunan deforme olmuş dokuların onarımı ve naturel haline dönüşmelerini sağlamak için gerekli “büyüme faktörlerini” yapısında barındırmaktadır.

    *- PRP medikal bir uygulamadır ve sadece doktorlar tarafından yapılmalıdır.

    PRP bir kök hücre tedavisi değildir ancak dolaylı yoldan kök hücreler üzerinde çalışır. Trombositler aktiflenince çeşitli proteinler ve büyüme faktörleri salgılar ki bu proteinler; kollajen oluşumunu, cildin sıkılaşmasını, hyaluronik asit oluşumunu ve bunlar sayesinde yenilenmeyi sağlar. Trombositler enjekte edildiği bölgelerde kök hücrelerini uyarıp, aktif hale geçirirerek dokuların yenilenmesine yardımcı olur. Estetik dışında spor yaralanmalarında, diabetik ülser tedavisinde ve ortopedi gibi diğer tıp alanlarında da kullanımı vardır. Kullanım alanlarıyla ilgili çalışmalar sürekli devam etmektedir.

    Cerrahi uygulamalardan kaçınan ve kendi vücudunun yenilenme gücünden yararlanmak isteyen kişilerin tercihi haline gelmiştir. Çalışmalar yapılan kişilerin cildinin daha genç ve canlı göründüğünü göstermiştir. Ayrıca tüm yüzde yenilenme isteyen kişiler için oldukça uygundur. Bu uygulamayla birlikte kırışıklıklarda azalma, ciltte yenilenme, akne izlerinde azalma, kimyasal peeling sonrası ciltte iyileşme elde edilebilir. PRP’nin etkileri uygulama yapılan bölgenin çevresinde de görülür.

    PRP Nasıl Uygulanır ?

    Enjeksiyonlar küçük miktarlarda tüm yüz, saçlı deri, boyun ve dekolte bölgesine uygulanabilir. P.R.P. işlem süresi en fazla yarım saattir ve mezoterapi tekniği kullanılır. Son zamanlarda lazer, roller gibi uygulamalarla birleştirilerek de yapılabilmektedir. Bazı çalışmalarda botoksla birlikte uygulandığında botoksun etkisini azalttığı gösterildiğinden botoksla aynı zamanlarda uygulanmaması önerilmektedir.

    Steril ortamlarda yapıldığı takdirde steril ve güvenilir bir yöntemdir. Aksi takdirde lokal enfeksiyon, alerji gibi istenmeyen yan etkilerin oluşma riski yüksektir. P.R.P. uygulama seansları için önerilen ortalama 3 – 4 seanstır. 2 veya 3 hafta ara ile seans uygulanır. İlk uygulamadan sonra cildin aydınlanması ve parlaklığı hemen gözlenir. Sonuçlar 2-3 ayda net bir şekilde görülebilir hale gelir. Uygulamalar sonrasında ortaya çıkan yapılanmanın kalıcılığının sağlanması için idame seansları yıl içinde 1 veya 2 seans olarak önerilir. PRP işleminin dolgu veya botoks gibi bir süresi yoktur. Zamanın ve çevrenin etkilerine karşı savaşan bölgeye destek gönderilir fakat zaman ve çevre etkisi de diğer yandan devam edecektir.

    P.R.P. Dermatolojide Hangi Durumlarda Uygulanabilir ?

    -Saç dökülmesi, saç problemleri ve saç ekimi sonrasında

    -Cildin sağlıklı ve parlak görünmesi için, oluşmuş kırışıklıkların azaltılması için

    -Tüm vücut bölgelerinde daha estetik bir görünüm elde etmek amacıyla

    -Yaraların ve yara izlerinin iyileşmesine katkıda bulunmak amacıyla

    -Cilt lekeleri, göz altı torbalanma ve morlukların azaltılması amacıyla

    -Kimyasal peeling ve lazer gibi işlemlerin sonrasında cildin yapılanmasına yardımcı olmak için uygulanabilir.

  • İple yüz gençleştirme hangi bölgelere uygulanır?

    İple yüz gençleştirme hangi bölgelere uygulanır?

    -Cilt kalitesini artırmak istenen tüm alanlarda için,

    -Genel olarak yüzün yukarı doğru toparlamak için,

    – Çene kenarlarında oluşan sarkmayı azaltmak için,

    -Yüz ovalini daha belirgin hale getirmek için,

    -Burun kenarında dudak kenarlarına inen çizgilenmeyi (nazolabial çizgiyi) doldurmak için,

    -Çene altındaki ( gıdıyı) fazlalıkları azaltmak için,

    -Boyundaki sarkmaları ve kırışıklıkları azaltmak için,

    -Kaşları yukarı doğru kaldırmak için,

    -Göz kenarındaki çizgileri ( kaz ayakları) azaltmak için,

    – Kol altındaki sarkmaları azaltmak için,

    – Kısacası daha genç görünmek için ip uygulaması yapılabilir.

    İP TEDAVİSİNİN AVANTAJLARI NELERDİR?

    İp ile yüz gençleştirme tedavilerinin diğer tedavi yöntemlerine göre avantajları şunlardır;

    -Minimal invaziv bir yöntemdir. Yüzünüzde herhangi bir kesi yapmadan yalnızca iğnelerle uygulanır. Bu nedenle hem çok ağrılı değildir, hem de iz bırakmaz.

    -Kolay uygulanır. Lokal anestezi sonrası, uygun iğnelerle uygulandığı için, uygulama çok kolaydır. Yaklaşık 25-30 dakika sürer.

    -Güvenli bir işlemdir. Kullanılan ipler toksik olmayan, vücutta emilebilen iplerdir. Uzun yıllardır cerrahinin tüm alanlarında kullanıldığı için etkileri çok iyi bilinmektedir ve güvenle kullanılmaktadır.

    – Yan etki ihtimali azdır. Kanama, ödem gibi komplikasyon ihtimali olsa da tedaviye gerek olmadan 1 hafta içinde kendiliğinden geçer. Enfeksiyon ihtimaline karşı zaten büyük uygulamalarda profilaktik antibiyotik uygulaması yapılabilmektedir. Allerji ihtimali son derce düşüktür, ama olduğunda iplerin çıkartılması ve tıbbı tedavi gerektirir.

    -Uygulama hataları kolayca düzeltilebilir. Yanlış uygulamadan oluşabilecek asimetri, ip çıkması, katlattı izi, çöküklük kontrollerde kolayca düzeltilebilir.

    -Çok alana uygulama yapılabilir. Vücut, yüz, boyun gibi çoklu alanlara uygulama yapılabilir.

    -Diğer tedavilerle birlikte kullanılabilir. Botox, dolgu, prp, peeling gibi diğer kozmetik uygulamalarla kombine edilebilir.

  • Lazer epilasyon sonrası nelere dikkat etmek gerekir

    -Cildinizi UV ışınlarından koruyunuz (güneşlenmeyin ve solaryuma girmeyin).

    -En az iki hafta güneşe çıktığınızda güneş koruyucu krem kullanınız.

    -24 saat boyunca lazer uygulanan bölgeyi kaşımayın, parfüm uygulamayın, çok sıcak su ile yıkamayın.

    -Peeling veya aşındırıcı ürünleri 1 hafta uygulamayın.

    Uygulamadan hemen sonra izlenen kıl çevresindeki kırmızılık ve işlik etkili uygulamanın etkisidir. Kısa süreli soğuk uygulaması ile geçecektir. Uzamış kırmızılıklarda kortikosteroidli kremler (prednol krem) 3 gün günde 2 kez sürülebilir.

    Kıların çok sert ve kalın olduğu bölgelerde, cildi sivilcelere yatkın olan kişilerde lazer uygulaması sonrası o bölgede sivilceler olabilir, endişelenmeyin. Kıl kökü derin olan kıllar yandığı zaman vücut bunu atabilmek için yabancı cisim reaksiyonu vermektedir. Sivilceler bu nedenle oluşmaktadır. Kalıcı değildir, isterseniz doktorunuz tarafından daha kolay geçmesi için krem yazılabilir.

    Kılların dökülmesi; Kıların bir kısmı (kalın ve yüzeyel olanları) uygulama sırasında yanarak dışarı çıkar. Kökleri daha derin olan kılar ilerleyen günler içinde dökülecektir, siz bunları cımbız ile çektiğinizde tereyağından kıl çeker gibi gelir bunlar yanan kıllardır, çekebilirsiniz. Çektiğinizde kolayca gelmeyen kıllar yanmamış kıllardır. Büyüme döneminde olmayan kıllar lazerden etkilenmeyeceği için bu kıllar başka seanslara ihtiyaç gösterecektir. Kolayca gelmeyen kılları çekmeyin ki diğer seansta yakabileceğimiz kıl kökü kalabilsin.

    Lazer uygulamasından sonra büyüme dönemindeki kıllar yanar ve yok olur, dinlenme dönemindeki kılar lazerden etkilenmez. Dinlenme dönemindeki kıllarında büyüme dönemine geçmesi beklenip diğer seans yapılır bu yüzden birinci seanstan 4-5 hafta sonra ikinci seansa gelmezin gerekmektedir. Büyüme dönemindeki kılların oranı kişiden kişiye, mevsimle, hormonal nedenlerle çok değişiklik gösterdiği için seans sayılarında kişiden kişiye değişmektedir.

    Bir sonraki seansa gelene kadar kıllarınız uzar ise kesebilirsiniz (makas, jilet, tüy dökücü krem) ama cımbız, ağda gibi kılı kökünden alan yöntemleri uygulamayın ki bir sonraki seansta yakacak kıl kökü kalsın.

  • Lazer epilasyon – alexandrite lazer

    Günümüzde istenmeyen tüylerden kurtulmanın en güvenilir ve etkili yollarından biri lazer epilasyondur. Epilasyonda en etkili lazer tipi Alexandrite 755 nm dalga boyundaki lazer ışığıdır.

    Kişinin tüy rengi ve cilt tipi, lazer epilasyonun başarılı olması için en önemli faktörlerdir. Açık renk tenli, koyu renk tüylere sahip kişilerde sonuca ulaşmak daha kolaydır. Bununla birlikte, koyu renk cilde sahip kişilerde de dikkatli uygulamalar ile başarılı sonuçlar almak mümkündür.

    Öncelikle, kişinin lazer epilasyon için uygun olup olmadığınıza karar verilmelidir. Sağlık durumu ve kullandığı ilaçlar sorgulanmalıdır. Riskler, faydalar, beklentiler hakkında bilgi verildikten sonra uygulamalara başlanır.

    Güneş altında veya solaryumda bronzlaşm varsa, lazer epilasyon için ten renginin yeteri kadar açılması için birkaç haftabeklenmelidir. Yaz aylarında epilasyona devam etmek isteyen hastalar için daha güvenli olan Long Pulse NdYag Lazer sistemleri kullanılmalıdır.

    Lazer epilasyonun başarılı olabilmesi için jilet uygulamalarından 1-3 gün, ağda uygulamasından 3-4 hafta sonra lazer yapılmalıdır.

    Uygulama esnasında istenmeyen bir soruna maruz kalmamak için lazer koruyucu gözlüğü kullanılmalıdır.Lazer uygulaması sırasında hissedeceğiniz rahatsızlık soğutucularla giderilse de eğer ağrı eşiğiniz düşük ise uygulamadan 45 dakika önce ağrı kesici alınabilir.

    Uygulama süresi, lazer ışını ile taranacak alanın büyüklüğüne bağlıdır. En küçük bölge olan dudak üstü 1-2 dakika alırken, en büyük bölge bacaklar 30-45 dakika sürmektedir.

    Lazer epilasyon sonrasında ortaya çıkan noktasal kızarıklıklar normaldir ve birkaç saat içerisinde ortadan kalkacaktır.

    Olumsuzlukların üstesinden gelmek için yapılan en yaygın uygulama, akşam alınan ılık bir duş ardından nemlendirici bir losyonun sürülmesidir.

    Uygulama sonrası uygulanan dermatolojik pansumanlar, nemlendiriciler ve güneş koruyucularla, sonuçların mükemmel olması hedeflenir.

    Epilasyon sonrasında bedensel egzersizden kaçınmak gerekir. Terleme lazere bağlı huzursuzluk hissinin artmasına neden olabilir.

    Cilt tipinize göre 1-2 hafta lazer epilasyon bölgelerinin doğrudan güneş ışığına maruz kalmasından kaçınmak gereklidir. SPF 15 ve üzeri güneş koruyucuların 2-3 saatte bir uygulanması da güneşin zararlı ışınlarından koruyacaktır.

    Uygulama aralarında, uygulama bölgesindeki tüyleri kökten alacak herhangi bir yöntemi, uzun bir ara vermek zorunda olmadığınız müddetçe önermiyoruz.

    Olası yan etki ve komplikasyonlar %1 den azdır.

    Deri renginin koyulaşması (hiperpigmentasyon): Seyrek görülen bir durumdur ve geçicidir.

    Deri renginin açılması: Bu durum koyu renk cilde sahip hastalarda görülebilir. Lazer gücünün gerektiğinden yüksek kullanılması veya bronz ten üzerine yapılan uygulamalardan sonra ortaya çıkabilir. Geçici olmakla birlikte bazen aylarca devam edebilir.

    Su dolu kabarcık ve yanma: Çok nadirdir ve geçicidir.

    Kabuklanma: Nadirdir ve geçicidir.

    Tüy yapısı değişimi: Bazen yeni tüyler daha açık renk gelebilir. Daha sonraki uygulamalarda tamamen yok olması beklenir. Özellikle yüz ve boyun bölgesi uygulamalarında ayva tüyü olarak tanımlanan tüylere işlem yapmamak gerekir.

  • Mezoterapi nedir ?

    Mezoterapi yöntemi ilk kez Fransa’da 1952 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Mezoterapi, az miktardaki ilacın problemli bölgelere direkt olarak verilmesi şeklinde tanımlanmıştır. İlacın yalnızca problemli bölgeye verilmesi etkinliği artırırken yan etkileri de en aza indirgemektedir.

    16 – 75 yaş arası sağlıklı tüm erişkinlere mezoterapi uygulanabilir. Bölgesel yağlanma, selülit, saç dökülmesi, cilt gençleştirme başlıca kullanım alanlarıdır.

    Bölgesel incelme için mezoterapi uygulamasında en uygun adaylar düzenli egzersiz yapan, kilo fazlası çok olmayan, selülit veya bölgesel yağ depolanmaları olan sağlıklı bireylerdir.

    Tedavi sırasında protein oranı yüksek gıdalarla beslenme önerilir. Kafein içeren gıda ve içeceklerden uzak durulmalıdır. Uygulama sonrasındaki 8 saat içinde sıcak duş alınmamalı, ağır egzersiz yapılmamalıdır.

    Tedavi sonuçları uygulanan bölgeye ve problemin yaygınlığına göre değişir. Selülit ve bölgesel yağlanmanın tedavi sonuçları ilk birkaç uygulamadan sonra görülür.

    Hastalar mezoterapiden sonra sağlıklı bir yaşam şekli sürdüğü, uygun diyet ve düzenli egzersiz yaptığı sürece mezoterapi etkinliği kalıcıdır. Selülit tedavilerinde yılda birkaç kez mezoterapiye devam edilmesi, uygulamaların kalıcılığını artırır.

    Tedaviden sonuç almak için ortalama 10 – 12 seans uygulama gerekir.

  • Prp – trombositten zengin plazma

    PRP ile Cilt Gençleştirme

    PRP nedir?

    PRP, “Platelet Rich Plasma-platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir.Bu uygulama bir kişiden alınan küçük miktardaki kanın özel bir tüpe konularak santrfüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrılması ve elde edilen az miktardaki ” platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma” nın (PRP) yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesini temel alır.

    PRP uygulamasında amaç nedir?

    Plateletler-veya diğer adıyla trombositler-vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerine sağlamak için gerekli olan “büyüme faktörlerini” yapısında barındıran kan bileşenleridir. Dokularımızda her hangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır. PRP uygulamasının amacı ise bu hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda plateleti verebilmektedir. Böylece hasarlı dokunun onarımı da bu kadar hızlı ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır, çünkü PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandakinden 2 ile 4 kat fazladır.

    PRP’nin hedefi yara iyileşmesinin sağlamak mıdır? Derinin gençleşmesi ile yara iyileşmesi arasındaki ilişki nedir?

    Derimizin yaşlanması aynı yaralanma sürecinde olduğu gibi bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesinden kaynaklıdır. Bu nedenle derimizi gençleştirmeye yönelik uygulamalarda aslında vücudumuzun bir yarayı iyileştirken yaptıklarını çeşitli yöntemlerle taklit ederiz. Örneğin lazer, peeling gibi yöntemlerle derimizde limitleri belli, hafif bir hasar verir ve bu hasarı derimize hızla iyileştirmek için tetikleyici bir güç olarak kullanırız, bu hasar sonrasında büyüme faktörleri salınır ve iyileşme süreci başlar. Dermokozmetik ürünler de benzer şekilde derimizi yeniden yapılandıran maddelerin veya sentetik olarak elde edilmiş büyüme faktörlerinin bir iyileşme süreci başlatmasını sağlar. Derideki bir hasarı en etkili, en hızlı ve en doğal biçimde onarabilecek yapı, yine derinin ait olduğu bütünün bir parçasıdır. Bu nedenle plazma uygulaması damarlarımızda dolaşan bu sihirli gücü harekete geçiren bir yöntem olarak gelişmiştir.

    Hastanın kendi kanının işlemden geçirilip hastaya tekrar verilmesi güvenilir bir uygulama mıdır?

    PRP uygulması “otolog” dur, yani kullanılan plateletler hastanın kendisinden alınanlardır, ayrıca kanın alınması, plateletlerin ayrıştırılması gibi işlemler steril ve kapalı bir kit yardımıyla yapılmaktadır, yani dışarıdan da bir bulaşma riski yoktur. Bunların dışında, verilen plataletlere eklenen hiçbir şey mevcut değildir. Bu nedenle bu uygulama güvenilir olarak değerlendirilebilir.

    Bu tedavinin uygulaması ne kadar sürüyor? Özel bir koşul gerekiyor mu?

    Toplamda yaklaşık 30 dakikalık bir uygulamadır. Kolayca, acısız biçimde uygulanır.

    PRP uygulamasında olumlu etki ne zaman görülür?

    Uygulamadan hemen sonra ciltte sağlıklı bir parlaklık ortaya çıkar. Daha sonra bu parlak görünümde biraz gerileme olur, ancak 3 veya 4 uygulamadan sonra (yani 1 kür uyguladıktan sonra) kalıcı bir etki belirgin hale gelir.

    Etkinin tam olarak sağlanması için kaç uygulama yapmak gerekir?

    Tam etki toplam 3 veya 4 uygulamadan, yani bir kür tamamladıktan sonra kalıcı bir ışıltı, bir toparlanma şeklinde ortaya çıkacaktır.

    PRP uygulamasından beklentiler neler olmalıdır?

    Uzun etkilidir.

    Deriyi en doğal biçimde yeniden canlandırır, yapılandırır.

    Sadece yeni kollajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini destekler.

    Kırışıklıkları ve çizgileri deriyi doldurarak değil gençleştirerek giderir.

    İlk uygulama sonrası sağlanan parlak sağlıklı görünüm bir süre sonra hafifçe gerileyebilir, bunun için tekrarlayan uygulamalar yapılmalı ve gençleştirici etkinin devamlılığı sağlanmalıdır.

  • Selülit tedavisi ve bölgesel zayıflama yöntemleri

    LPG :

    Selülit tedavisinde etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış ve FDA onayı almış bir cihazdır. Cellu M6 Keymodule teknolojisi ile deri ve deri altındaki dokuda kan ve lenfatik dolaşımı uyarılmakta, dokular arasında tutulmuş fazla sıvı ve metabolik atıkların uzaklaştırılması hızlandırılmıştır.

    LPG, selülit tedavisindeki başarısı yanında hastanın durumuna göre bir veya iki beden küçülme ve sıkılaşma sağlamaktadır. Liposuction sonrası toparlanmayı hızlandırmaktadır. LPG, hastanın durumuna uygun programlar dahilinde uygulanmaktadır.

    THERMALIPO II Radyo Frekans Sistemi

    Acısız bir yöntemle yüzde gevşeme ve sarkmayı tedavi eder, sıkılaşma ve yenileme sağlar. Vücutta selülit, lokal kilo ve sarkma problemlerinin üstesinden gelir. Ciltte oluşmuş portakal kabuğu görünümünün giderilmesine, uygulandığı bölgelerin sıkılaşmasına ve dokunun daha iyi bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Hiçbir yan etkisi yoktur.

    Thermalipo II

    Her cilt tipinde güvenli, acısız ve risksizdir.

    Yüz, boyun, dekolte, karın, kalça, bacak, kol ve dizlerde etkilidir.

    Vücut kontürünü şekillendirirken aynı zamanda kolajen üretimini artırdığı için daha sıkı ve genç görünmesini sağlar.

    Invasive bir yöntem değildir. Uygulamanın yapıldığı kişiler aynı gün içinde normal aktivitelerine dönebilir.

    Etkisi yüzlerce hasta üzerinde kanıtlanmıştır.

    Üç ay süren tedavi protokolünün ilk ayı sonunda selülit ve zayıflama etkileri, 2.ay itibarıyla da sıkılaşma etkileri ortaya çıkmaya başlar. Tedavi süresince günde 2,5-3 litre su içilmeli, alkol alınmamalı ve uygulama sonrasında yoğun bir Yüz/vücut nemlendiricisi kullanılmalıdır. Tavsiye edilen seans sayısı 10-12 arasındadır. Seans aralıkları 7-5 gün olmaktadır.

    Kavitasyon

    Kavitasyon sistemi nedir?

    Kavitasyon sistemi, bölgesel yağlanma ve selülit problemini ultrason dalgaları ile tedavi eden cerrahi olmayan bir yöntemdir.

    Cildin dış yüzeyine uygulanan ultrasonun yayılması, yağ dokusundaki hücre sıvısında ani ve yüksek basınç değişikliklerine neden olur. Ultrason dalgalarıyla oluşan kabarcıklar yağ hücrelerinde önce genişleme sonra patlama yaratır. Kavitasyon denilen bu etki yağı sıvılaştırıp hücre duvarlarını tahrip ederek depo yağların yapısını bozar. Bu dokudaki yağ hücreleri ve açığa çıkan yağ asitleri parçalanarak lenf ve idrar yolları sayesinde uzaklaştırılır. Serbestleşen bu yağlar , adalelerde yakılarak ya da üriner sistem ve karaciğer yoluyla vücuttan atılır.

    Kimlere uygulanmaz?

    Bu tedavide yağ hücreleri sıvı hale geçerler. Sıvı hale geçen yağın vücuttan atılması için kişinin sağlıklı olmasına, iyi işleyen bir dolaşım sistemine sahip olmasına, sağlıklı karaciğer ve böbreklere ihtiyaç vardır.

    Karaciğerinde sorun yaşayanlar ya da karaciğer yetmezliği olanlar

    Kronik damar yetmezliği, lenfatik ödem

    Diyabet (tip II)

    Orta ve iç kulağında sorun olanlar

    Metal protezi olanlar

    Kalp pili olanlar

    Hamileler ve emzirenler

    Uygulama bölgesindeki dokuda problem olanlar

    Klinik tedavi gerektiren hastalığı olanlar

    Tedavi protokolü, seans süresi

    Uygulamanın 10 gün ara ile 4-6 seans uygulanması önerilmektedir. Seans süresi maximum bir saattir.

    Drenaj

    Lenf drenajla yağın vücuttan atılımı gerçekleştirilir. Kavitasyon uygulamasından sonra lenfatik dolaşım yönünde, lenf noktalarına odaklı masaj yapılması veya lenf drenaj cihazlarının kullanılması önerilmektedir. İki kavitasyon uygulaması arasında 30 dakikalık 2 seans lenf drenajı uygulaması çok faydalı olacaktır.

    Diyet

    Bu uygulamalar arasında en önemli olan mutlak diyet yapma zorunluluğudur. Bunun için önerilen yağsız, düşük karbonhidratlı bir beslenme programına uymaktır. Kavitasyon seansından sonraki 5 gün boyunca sıfıra yakın yağ içeriği olan bir diyet izlenmeli ve uygulamayı takip eden günlerde, gün içinde en az 2 litre su tüketilmesi önerilmektedir.

    Fiziksel aktivite

    Kavitasyon uygulamasının ardından fiziksel aktivitenin mutlak surette arttırılması gerekmektedir.

    Lenf Drenaj

    Bölgesel zayıflama, vücut sıkılaştırma , selülit tedavisi için LPG ile birlikte kullanıldığında etkiyi artıran bir cihazdır. Lenfatik drenaj cihazı ile parmak uçlarından yukarıya doğru düzenli basınç uygulanarak lenf akımı düzenlenir. Uygulandığı bölgede cilt kalitesinde düzelme, çevresel olarak incelme, deri ve deri altında sıkılaşma olur.

    Mezoterapi

    Mezoterapi yöntemi ilk kez Fransa’da 1952 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Mezoterapi, az miktardaki ilacın problemli bölgelere direkt olarak verilmesi şeklinde tanımlanmıştır. İlacın yalnızca problemli bölgeye verilmesi etkinliği artırırken yan etkileri de en aza indirgemektedir.

    16 – 75 yaş arası sağlıklı tüm erişkinlere mezoterapi uygulanabilir. Bölgesel yağlanma, selülit, saç dökülmesi, cilt gençleştirme başlıca kullanım alanlarıdır.

    Bölgesel incelme için mezoterapi uygulamasında en uygun adaylar düzenli egzersiz yapan, kilo fazlası çok olmayan, selülit veya bölgesel yağ depolanmaları olan sağlıklı bireylerdir.

    Tedavi sırasında protein oranı yüksek gıdalarla beslenme önerilir. Kafein içeren gıda ve içeceklerden uzak durulmalıdır. Uygulama sonrasındaki 8 saat içinde sıcak duş alınmamalı, ağır egzersiz yapılmamalıdır.

    Tedavi sonuçları uygulanan bölgeye ve problemin yaygınlığına göre değişir. Selülit ve bölgesel yağlanmanın tedavi sonuçları ilk birkaç uygulamadan sonra görülür.

    Hastalar mezoterapiden sonra sağlıklı bir yaşam şekli sürdüğü, uygun diyet ve düzenli egzersiz yaptığı sürece mezoterapi etkinliği kalıcıdır. Selülit tedavilerinde yılda birkaç kez mezoterapiye devam edilmesi, uygulamaların kalıcılığını artırır.

    Tedaviden sonuç almak için ortalama 10 – 12 seans uygulama gerekir.

  • Botoxtan korkmayın

    Botox, Clostridium botilinum adlı bakteriden fermantasyon yoluyla elde edilen bir nörotoksindir.

    7 tipi bulunmaktadır. Bunlardan sadece tip A ve B tıpta kullanılmaktadır.

    Clostridium botilınum ilk defa 1817 ve 1822 arasında Alman fizikçi ve şair Justinus Kerner tarafından tanımlanmıştır.

    1870’de başka bir Alman fizikçi Muller botulus isimlendirmesini yapmıştır.

    1895’te Emile van Ermengem ilk defa Clostridium botulinum bakterisini ayrıştırmayı başarmış, ve 1944’te Edward Schantz Clostridium botulinum bakterisininin toksinini ayrıştırmıştır.

    1949 yılında ise Burgen ve arkadaşları botulinum toksinini nöromüsküler faaliyetleri azaltıcı etkisini keşfetmişlerdir..

    1973 yılında ilk defa A Tipi botoks (BTX-A) maymunlarda denenmiştir.

    1980 yılında ise botoks resmi olarak ilk defa insanlar üzerinde şaşılığı giderme amaçlı kullanılmıştır.

    1989 Kasım ayında BTX-A (BOTOX) FDA tarafından gözde şaşılık tedavisi için onaylanmıştır.

    BTX-A’nın ilk kozmetik etkisi ise göz doktoru Jean Carruthers ve cildiyeci Alastair Carruthers isimli karı koca tarafından tanımlandı.

    15 Nisan 2002’de FDA Tip A (BOTOX Cosmetic) kaş arasındaki kırışıkları geçici olarak yumuşattığını onayladı. BTX-A’nın ayrıca koltuk altı terlemelerini azaltıcı etkisi de onaylandı.

    Botulinium Toxin Type B (BTX-B)’nin cervical dystonia tedavisine uygunluğu ise 21 Kasım 2000 yılında onaylanmıştır.

    2002 yılından itibaren Botox kozmetik alanında kırışıkları gidermede ve bölgesel terleme tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Uygulamayı takiben 3-7 gün içinde etkiler görülmeye başlar. Toksinin bu etkileri 3 ay gibi bir zamanda geri dönmeye başlayıp 6 ayda tamamlanmaktadır.

    Doğru enjeksiyon teknikleri ve anatominin iyi bilinmesi, uygun doz ayarlanması ile komplikasyonlar oldukça azdır. Enjeksiyon yerinde hafif ağrı, ödem, morluk ve başağrısı gibi yan etkiler kısa süreli ve geçici olarak görülebilmektedir. Enjeksiyon bölgesinin soğutulması, lokal anestezik krem sürülmesi ve parasetamol grubu ağrı kesicilerin kullanılması ile de bu yan etkilerin görülmesi azaltılabilmektedir.

    Morarmaları önlemek için hastanın 1 hafta öncesinden aspirin ve kan sulandırıcı ürünleri, yeşil çay, E vitamini, ginkgo, ginseng, balık yağı, NSAİ(ağrı kesici )gibi ilaçları ve besinleri kesmesi uygun olur.

    Diğer istenmeyen etkilerden biri de üst göz kapağı düşüklüğüdür. Her ne kadar 2-4 haftada geçse de doğru yere uygun dozda yapılması, ovuşturma yapılmaması, enjeksiyonu takiben 3-4 saat dik durulması bu yan etkinin görülmesini önler.

    Diğer bir yandan aşırı doz kullanılması kedi kadın, maske yüz, asimetri, aşırı kalkık kaşlar, donuk yüz oluşmasına neden olur. Bu daha çok ehil olmayan ellerde yapılan uygulamalarda görülür.

    Botox tıbbi bir uygulamadır ve mutlaka Dermatoloji uzmanı veya Plastik Cerrahi uzmanı tarafından yapılmalıdır. Tıp doktoru dışındaki personele uygulama yaptırılmamalıdır.

    Konunun uzmanları tarafından yapılan uygulamalarda yan etki görülme sıklığı oldukça azdır.