Etiket: Uygulama

  • “kilit askı” yöntemi ile yüz germe hakkında bilgiler

    “kilit askı” yöntemi ile yüz germe hakkında bilgiler

    Yüz bölgesinde zamanla oluşan sarkmaların tedavisinde ameliyatsız yöntemler gün geçtikçe daha popüler hale gelmektedir. Bu yöntemler içerisinde ip uygulamalarını oldukça sık uygulamaktayız. Kullanılan iplerin çeşitleri artmakta ve yeni uygulama teknikleri geliştirilmektedir. Bu makalede ameliyetsız iple yüz germe yöntemlerinden birisi olan “Kilit Askı” yönteminin özelliklerinden bahsedeceğiz.

    Ameliyatsız yöntemlerden beklentimiz; sonuçların başarılı yani cerrahiye yakın olması ve sonuçların uzun ömürlü olmasıdır. Bu beklenti yüzdeki hafif ve orta dereceli sarkmaların tedavisinde ülkemizde yeni uygulanmaya başlayan bir yöntem olan “KİLİT ASKI” yöntemi ile karşılanabildiğini görmekteyiz.

    Kullanılan ipler Fransa’da imal edilmektedir. Ürünün CE belgesi vardır.

    “KİLİT ASKI” yönteminin diğer yöntemlerden farklı olan tarafları;

    – Kullanılan ipler kalıcıdır. Bu yüzden uygulama ömrü daha uzundur. (5-7 yıl)

    – İpler %20 oranında esneyebilmektedir. Bu yüzden iplerde kopma veya mimiklerde değişikliklere yol açmaz. Sonuçlar kalıcıdır.

    – İpler yumuşak dokuya güçlü ve bir o kadar da nazik bir biçimde tutunur. Bu sayede etkili bir asma işlemi yapılır.

    Uygulamadan yıllar sonra ipler tekrardan gerginleştirilerek yeniden germe (re-tightening) yapılabilir.

    “KİLİT ASKI” nın uygulama alanları;

    – Burun kenarı çizgileri (nasolabial fold) tedavisi

    – Marionette çizgilerinin tedavisi

    – Çene hattındaki sarkmaların toparlanması

    – Kaş kaldırma

    – Yüz ovalinin oluşturulması

    “KİLİT ASKI” uygulaması ameliyathane şartları gerektirmez. Yaklaşık 30 dakikada uygulanır. İşlem sırasında lokal anestezi uygulandığı için hastalar açısından konforlu bir uygulamadır. İplere entegre edilmiş özel elastik iğneleri sayesinde dokuya hasar verme riski yok denecek kadar azdır.

    Uygulama yaptıran kişiler birkaç gün içinde günlük yaşantısına geri dönerler. İşlemden sonra 1 hafta süre ile antibiyotik tedavisi önerilmektedir. Uygulama sonrasında hafif ödem ve birkaç adet iğne giriş yeri gözlenir. Bu bulgular 1 haftada gerilemektedir ve genellikle dışarıdan bakıldığında işlem yapıldığı anlaşılamaz. Uygulama sonrasında ani hareketler ve çene hareketleri sırasında iplerin bulunduğu bölgelerde gerilme hissedilebilir. Bu bulgular genellikle 2. haftadan sonra kaybolur.

    İşlemden sonra 1 ay süre ile yüzüstü yatılması, elma-kabuklu yiyecekler gibi sert yiyeceklerin yenilmesi, abartılı mimik hareketi yapılması, çenenin çok fazla açılmasını gerektiren hareketler önerilmemektedir.

  • Botoks ile dolgu arasındaki 7 temel fark

    Botoks ve dolgu dünyanın en çok tercih edilen kozmetik uygulamalarından ikisi fakat sık sık birbirine karıştırılıyor.

    Biz de bu konuyla ilgili çok fazla soru aldığımızdan dolayı sizler için botoks ve dolgu arasındaki farkları açıklayan 7 maddelik bir bilgilendirme hazırladık.

    Herşeyden önce belirtmeliyiz ki botoks ve dolgu birbirinin alternatifi olan uygulamalar değildir. Sıklıkla birlikte uygulanıp etkili sonuçlar alınmaktadır.

    Bu iki uygulama da gençleştirici özelliği, uygun fiyatlı oluşu, hızlı uygulanan bir yöntem olması gibi nedenlerle giderek popülerleşmektedir. ( ”Botoksun Çok Sık Tercih Edilmesinin Nedenleri’ isimli yazımızı okuyabilirsiniz ) Botoks uygulamasında öne çıkan markalar Dysport, Botox ve Xeomin iken, dolgu uygulamasında üst segment markalar Juvederm, Modelis, Amelian, Teosyan, Bioexpender, Restylane ve Radiesse olarak dikkat çekmektedir.

    Daha fazla vakit kaybetmeden iki uygulama arasındaki farkları paylaşalım:

    BOTOKS

    Botoks, Clostridium botulinum isimli bir bakteriden elde edilen ilaçtır

    Bir kası kastığımızda oluşan kırışıklıklar için botoks yapılır

    Kasları gevşetir, kırışıklıkları engeller Etkisi 3 günde başlar, 10 günde oturur

    Etkisi ortalama olarak 4 ila 6 ay sürer

    En yaygın kullanıldığı bölgeler: kaş çatma çizgileri, alın çizgileri ve göz kenarı kırışıklıklarıdır.

    DOLGU

    Dolgu, hiyalüronik asitten oluşan bir jeldir

    Herhangi bir kası kasmaksızın oluşan kırışıklıklar için dolgu yapılır

    Dolgu, hacim arttırır ve boşlukları doldurur

    Etkisinin %80’i hemen, %100’ü 10 gün içinde tamamlanır

    Etkisi türüne göre ortalama olarak 6-24 ay sürer

    En yaygın kullanıldığı bölgeler: Dudak burun arası kırışıklıkları, dudak köşesi kırışıklıkları, dudak üstü çizgiler, dudak dolgunlaştırma, yanak doldurma, gözaltı çukurluk ve morlukları

  • Botoks uygulamasının yan etkisi

    Son yılların en sık başvurulan kozmetik uygulaması olan pratikte botoks uygulaması dediğimiz, botilinum toksin uygulaması, ehil ellerde oldukça güvenli bir uygulamadır. Ancak; Çok tecrübeli ellerde bile nadir de olsa bazı yan etkiler görülebilmektedir. Uygulama yaptıran kişinin bilinçli olması gerektiğinden, burada yer vermek istedik. Az görülen ve sık görülen olarak iki grupta toparlanabilecek olan yan etkiler şunlardır.

    1- Az görülen ve nispeten daha ciddi olan yan etkiler genellikle Botoksun migren tedavisi, istemsiz göz kasılması, şaşılık gibi kozmetik uygulaması dışında daha sık görülmektedir. Bunlar ilacın uygulama yeri dışına yayılması sonucu oluşmaktadır. Yutma, konuşma ve solunum güçlüğü, genel halsizlik, göz kapağı düşmesi, bulanık görme, çift görme, idrar tutma problemleri, konuşma sesinin bozulması-kabalaşması nadirde olsa görülebilmektedir. Oluştuğunda rahatsız etmekle birlikte, bütün bu etkiler geçicidir. İlacın vücuttan atılımını hızlandırmak, iyileşme sürecini kısaltmaktadır.

    2- Sık görülen yan etkiler arasında ise iğne yapılan yerde morarma, iğne yapılan yerde ağrı, baş ağrısı, boyun ağrısı oluşabilmekte ve bunlar kısa sürede geçmektedirler.

    İstenmeyen durumlar ile karşılaşmamak için yüz anatomisi bilgisinin çok önemli olduğunu vurgulamak gerekir, ancak yasal olarak Botoks uzman kişilerin yapması müsaade edilen bir uygulamadır.

  • Ftc terapisinde merak edilenler

    1. FTC terapisi hangi durumlarda kimlere uygulanır? Avantajları nelerdir?

    Genellikle 30-50 yaşlarında fazla sarkıklığı olmayanlara yapılabilir. Yaş kriter değildir. Cildin ve yumuşak dokuların sarkma derecesi ve asmaya uygunluğu önemlidir. Hafif sarkıklığı olan, yorgun ifadeli yüzlerde; dinlenmiş, tatilden dönmüş bir görüntü yaratır. Yüz germe ameliyatı sonrası gibi ”gerilmiş, gergin” bir çehre yaratmaz. Ortadan kaybolma da gerektirmediği için gizli tutulabilir. Yapılan işlemden haberi olmayanlar, hastayı süzecek, bir değişiklik olduğunu hissedecek ancak herhangi bir iz, şişlik vs. göremediği için bir anlam veremeyecek,
    şüphesini kendine saklayacaktır.

    2. FTC Terapisinde kontur etkisi görülebilecek bölgeler hangileridir?

    FTC Terapisi ile nazolabiyal kıvrımlar, çene çizgisi (jaw line), gıdı (double chin düzeltmesi, kol ve kalçalar ile abdominal bölgelerde kontur etkisi sağlanır.

    3. FTC Terapisi ile kombine kullanılabilecek medikal estetik prosedürler nelerdir?

    FTC Terapisi cilt rejuvenasyonu, cilt tonusunun iyileştirilmesi, kırışıklıkların ve ciltte sakmanın giderilmesinde tek başına etkilidir. Bununla beraber kombinasyon terapisine de uygundur. Uygulama sonrası etkiyi güçlendirmek için PRP, mikroiğneleme terapisi ile dolgu ve botulinyum toksin enjeksiyonu ile kombinasyonu üst düzeyde faydalıdır.

    4. FTC Terapisi’ni kimler uygulamalıdır?

    FTC Terapisi, nitelikli doktor ve cerrahlar tarafından uygulanmalıdır. Bunun için ilgili doktorların FTC Terapisi Teorik ve Uygulamalı Eğitimi’ne katılmış olmaları beklenir. Eğitimin başarıyla bitirilmesi durumunda, ilgili doktorlara “yetkinlik” belgesi verilmektedir.

    5. Uygulama sonuçlarının kalıcılık süresi ne kadardır?

    Yaklaşık 2 yıl

    6. Yan etkisi var mı?

    FTC Terapisi son derece güvenli minimal invaziv bir yöntemdir. Her hangi bir yan etki beklenmemektedir. Nadir de olsa kısa süreli şişkinlik ya da morarma görülmesi dahi normal kabul edilmektedir.

    7. FTC Terapisi’nin fiyatı nedir?

    Uygulama yaptıracak kişinin durumuna ve gerekli uygulamanın sağlanması için kullanılacak PDO iplik miktarına göre değişkenlik gösterir. Ayrıntılı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.

  • Ftc terapi

    Son yıllarda popüler olan, iple asma yöntemidir.

    Uygulaması son derece kolaydır. Uygulama sonrası ödem ve morluk olmaması nedeniyle vakanın işten izin alması gerekmez. Sosyal hayatına hemen devam eder. Muayenehane şartlarında lokal anestezi ile yapılabilir. Hastane ortamı gerektirmez. Cilde uygulandığında ameliyatla gerilmiş gibi bir görünüm vermemesi büyük avantajdır. Böylece çevredeki meraklı gözlerden saklanma olanağı tanır. Uygulama yapıldığı anda, sonuç görülebilir. Uygulama sırasında hastanın da elinde ayna ile işlemi takip edebilmesi ve fikir verebilmesi, koopere olması açısından fayda sağlar. Aynı anda birçok estetik işlemle birlikte yapılabilmesi, bu yöntemin giderek yaygınlaşmasını sağlamaktadır. FTC yönteminde, cildin asılacak ve kırışıklıkların giderileceği yerlerine özel PDO iplikler yerleştirilir. İplik gerilince deriyi çeker ve istendiği kadar gerer. Hastanın 1-2 gün kadar yemek yerken, konuşurken, mimik yaparken dikkatli olması uygulamanın
    kalıcı sonucunu olumlu etkiler.

    İplikle Ameliyatsız Cilt Germe Yöntemi

    Güvenli absorbsiyon sağlayan PDO

    Minimal invaziv yöntem

    Yüz, boyun ve vücutta belirgin kontur etkisi

    Kolay uygulama (~30 dk)

    Uzun süreli başarılı sonuç (~ 2yıl)

    Doğu ve Batı Tıbbının Estetikte Buluşması

    FTC terapisi, doğu ve batı tıbbından ilham alınarak geliştirilmiştir. Özetle; doğu tıbbının yüzlerce yıllık başarılı tecrübesi ile batı tıbbının geleneksel cilt kaldırma felsefesinin birleştirilmiş halidir.

    FTC terapisi; yüz, boyun ve diğer vücut bölgelerine uygulanır. Biyolojik olarak absorbe edilebilen antimikrobiyal flamentlerle cilt rejuvenasyonuna yardımcı olur. Bununla birlikte, minimal invaziv kozmetik bir prosedür olan FTC terapisi, cilt rejuvenasyonunun yanında, lifting etkilere de sahiptir.

    FTC, abzorbe olabilen antimikrobiyal flamentlerin, iğne yardımıyla cilt altına ya da SMAS bölgesine yerleştirilmesi yöntemidir. Boyutları 26 G ile 30 G arasında değişmektedir.

    Bu iğnelerin ucunda biyoljik olarak absorbe edilebilen antimikrobiyal flamentler bulunur. Bu flamentlerin çapları 0,05 mm’den 0,15 mm’ye kadar değişir. 3 cm’den 24 cm’ye kadar değişen farklı uzunluktadır. Birçok farklı çap ve uzunluk alternatifi sunması sayesinde yüz, boyun ve vücudun farklı bölgelerinde kolayca çalışabilmeyi mümkün kılar.

    Uygulama sırasında düzinelerce iğne ve bu iğnelerin uçlarında bulunan flamentler, cildin derin tabakalarına penetre olur. Böylece, ciltte açılan mikro kanallar sayesinde tetiklenen yara iyileşmesinin yanında, doğal yenilenme süreci ve doku elastikiyetinin artırılması süreci başlar. Sonuç olarak, cildin rejuvenasyonu ve mekanik yara iyileşme
    süreci aktifleşir.

    Yakın zamanda ortaya çıkan yeni tip flamentler, sarkık dokuya mekanik olarak daha büyük bir lifting etkisi sağlamaktadır. Bu flamentler, standart PDO ipliklerinden daha güçlü bir lifting etkisine sahiptir. Ayrıca, yarattığı daha yüksek seviyede sağladığı kronik enflamatuar reaksiyon sayesinde, yara iyileşmesi sürecindeki fibroblastların
    (daha elastik olan) myofibroblastlara dönüşmesinde artırıcı rol oynar. Güvenli ve biyouyumlu bir ürün olan PDO iplikler, 6 ay içerisinde deri tarafından absorbe edilebilir.

    FTC’NİN DOKUDAKİ ETKİLERİ

    Kontrollü yara oluşumu

    Yara iyileşmesinin tetiklenmesi

    İğnenin sağladığı mekanik stimülasyon

    PDO’nun dokuya verdiği yapısal destek

    PDO’nun sağladığı yabancı madde tepkisi

    Cilt rejuvenasyonu

    FTC’NİN KULLANIM ALANLARI

    Nasolabiel fold

    Çene çizgisi (jaw line)

    Kaş kaldırma

    Gözaltı torbaları

    Çene altı

    Kazayakları

    İndian fold

    Alın ve boyundaki derin kırışıklıklar

    FTC terapisinin lipolitik enjeksiyona ve makine etkisine yardımcı ve konturuyla doku biçimini koruma amaçlarıyla iplikleri fiziksel destek olarak kullanmanın etkili ve yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Dokuyu yeniden modellediğinden, vücut stretchmarkları ve sarkmış dokuları sıkılaştırıcı etkisi vardır

    Uygulamanın Avantajları

    Kısa sürede uygulanır

    Konforlu ve zararsızdır

    Kolajen üretimini tetikler

    İnce kırışıklıkları giderir

    Kolay ve güvenlidir

    Lokal anestezi altında uygulanır

    Gerektiğinde uygulama tekrarlanabilir

    Tedavi sonrasında hemen makyaj uygulaması mümkündür

    Hiçbir yan etkisi yoktur

  • Botox!!!!!

    Botox!!!!!

    Botoks yönteminde, Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen botilinum toksin adlı madde kullanılır. Belli dozlarda güvenle botulinum toksin A tipi kırışıklık tedavisi, koltukaltı aşırı terleme tedavisi ve bazı dirençli gerilim tipi baş ağrılarında başka nedeni yoksa kullanılabilir.

    Botoks kasları felç mi ediyor?

    Botoks, sadece uygulama yapılan bölgedeki kasların daha az çalışmasını sağlayarak etkili olur. Yapıldığı bölge dışında vücudun diğer alanlarındaki kaslara genellikle etkili olmamaktadır. Allerjik reaksiyonlar çok nadir olmakla beraber beklenmedik durumlarda doktorunuzda temasa geçmelisiniz.

    Botoksla kaşlarım çok kalkar mı?

    Botoks sonrası kaş kalkması kişinin kas yapısıyla alakalıdır. Kaş üstündeki alın kaslarının kuvvetli olması ile ilgilidir. Botoks uygularken alın kasının bu fazla çalışan kısmına uygulama yapılması kaşların aşırı kalkmasını engeller.

    Botoks sonrası yüzümde donuk, ifadesiz ve garip bir görünüm olur mu?

    Botoks tedavisi yüz bölgesinde fazla çalışarak kırışıklığa neden olan kasları durdurur. Kaşını çatarak sinirli gözüken kişilerin kaş çatmasına mani olarak kişinin iyi gözükmesini sağlar. Göz etrafındaki kırışıklığı azaltarak yorgun ve yaşlı yüz ifadesini engeller. Yaşa bağlı olarak ve yerçekimi etkisiyle, yüzü aşağı çeken kaslarda kuvvetlenme, yukarı çeken kaslarda zayıflama olmaktadır. Botoks yüzü aşağı çeken kasları zayıflatarak yüz ve kaş sarkmasına engel olabilir. Bütün bunları yapmak için yüzdeki belli kaslara belli oranlarda botoks uygulaması yapılır. Bu konuda iyi eğitim almış ve tecrübeli bir doktor yüzdeki doğal ifadeyi bozmadan kırışıklıkları engeller, sarkmaları düzeltir.

    Botoks etki mekanizması nedir?

    Botoks sinir-kas iletim siteminde proteinleri bağlayarak asetilkolin maddesinin salınımı engeller. Böylece botoks, çizgili kaslarda geçici olarak zayıflama yapmaktadır. Bu etki ortalama 3-6 ay sürer.

    Botoks uygulama yerleri nelerdir?

    Göz çevresi kırışıklıkları

    Alın ve kaş arası mimik kırışıklıkları

    Dudak çevresi kırışıklıkları

    Boyun bölgesi kırışıklıkları

    Burundan ağıza doğru inen nazolabial çizgi

    Dudak kenarından çeneye doğru inen çizgiler

    Koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanı terlemeleri

    Botoks ne zaman ve niye yaptırmalıyım?

    Eğer göz çevreniz genç yaşlardan itibaren gülerken aşırı kırışıyorsa, konuşurken veya bir şey okurken sürekli kaş çatma hareketi yapıyorsanız, alın çizgileriniz çok belirginse, kaşınız düşükse, yüzünüzde sarkmalar yeni başladıysa botoks yaptırabilirsiniz.

    Botoks tedavisi için uygun bir aday mıyım?

    Botoks uygulaması 18-65 yaş arası yapılabilir. Botox uygulamasında amaç kırışıklıkların oluşmasını ve derinleşmesini engellemektir. Bu nedenle tedaviye erken başlanırsa etkinliği ve sonuçları daha iyi olacaktır. Uygulanacak alanın yaygınlığı ve derinliğine göre kullanılması gereken ilaç miktarı değişkenlik gösterecektir, bu nedenle kullanılan ilaç miktarına göre Botox uygulama fiyatları değişkenlik gösterir.

    Botoks tedavisi nasıl uygulanır?

    Çok küçük miktarda botoks çok ince ve küçük iğnelerle kırışıklıkların giderileceği alana uygulanır. Çok küçük miktarda ilaçlar çok küçük iğnelerle verildiğinden rahatsızlık hissi çok az olur. Pek çok hasta çok küçük bir acı hisseder. Anestezi gerektirmez. Botoks uygulamasından hemen sonra günlük yaşama geri dönülebilir. Nadiren geçici olarak morarma ve kızarıklık görülebilir.

    Botoks tedavisinin etkinliğini ne zaman fark ederim ve ne kadar sürer?

    Botoks tedavisinin sonuçları 3-15 gün sonra ortaya çıkar. Tedavi etkinliği 3-6 ay devam edebilir. Tekrar edilen uygulamalar ile tedavinin etkinlik süresi uzar. Botoks etkinliği tedavi için uygulandığı alanlarda ortaya çıkar.

    Botoks tedavi etkinliği biterken neler olur?

    Botoks etkisi azalırken çizgiler daha az belirgin olarak ortaya çıkar. Eskisi kadar derin ve belirgin olmaz. Bu düzgün ve genç görünümü devam ettirmek ve kalıcı kılmak için en az 4-5 botoks uygulaması gerekir. Tekrarlayan uygulamalar ile daha sonraları daha az tedaviler gerekir. Ayrıca tekrar edilmezse dahi ilk uygulama öncesi halinizden daha kötü bir görüntü olmaz, yani tek seans dahi belirli bir fayda sağlar. Elbette yıllar içinde yaşlanmanın devam ettiği gerçeği de göz ardı edilmemelidir.

    Botoks uygulama öncesi nelere dikkat edilmelidir?

    Aspirin ve ağrı kesicileri, gingko, sarımsak veya ginseng, C vitamini kullananlarda morarma riski yüksektir. Eğer mümkünse tedaviden 5-7 gün önce bu ilaçların alınmamasında fayda vardır.

    Botoks uygulama sonrası nelere dikkat edilmelidir?

    Uygulama sonrası 1-2 saat için botoks uygulanan kaslarınızı çalıştırın. Örneğin kaşlarınızı yukarı kaldırın, kızar gibi yapın veya gözlerinizi kısın. Bu işlem botoksun kaslardaki aktivitesini kolaylaştırır. 24 saat uygulama bölgesi ovuşturmayın veya masaj yapmayın. 4 saat makyaj yapmayın. 4 saat boyunca yatmayın,başınızı eğersek kitap okumayın veya ağır egzersiz yapmayın. Duş alabilir ve birçok günlük aktivitenizi yapabilirsiniz. Uygulama sonrası küçük bombe ve noktalar kısa sürede kaybolacaktır.

    Botoks diğer cilt yenileme yöntemleriyle bir arada uygulanabilir mi?

    Dolgu ile aynı günlerde botoks yapılabilir. Sadece gözaltı dolgusuyla göz çevresi botoksu aynı gün yapılmamalıdır.

    Botoksun yan etkileri nelerdir?

    Botoks çok fazla yan etkisi olan bir yöntem değildir. Genel olarak yapıldıktan sonra çok kısa süreli kızarıklık ve ödem olabilir. Bazen yapılan bölgede birkaç gün sürebilen geçici morluklar olabilir. Çok nadiren botoksun komşu kasları etkilemesine bağlı geçici asimetri veya göz kapağı düşüklükleri olabilir. Bu tür yan etkiler 1ay içersinde gerilemektedir. Çok nadir olmakla beraber prospektüs bilgisi olarak alerjik reaksiyonlar bildirildiğinden beklenmedik durumlarda doktorunuzla kısa sürede temasa geçiniz.

    Botoks kimlere uygulanmaz?

    Botoks hamilelere, emzirenlere, 10 gün öncesinde kan sulandırıcı ilaç alanlara, Myastenia gravis gibi kas hastalığı olanlara uygulanmaz. Bunun dışında herkese uygulanabilir.

  • Prp  ( plateletten zengin plazma )

    Prp ( plateletten zengin plazma )

    PRP (Platelet Rich Plasma) Tedavisi

    Kök hücre mantığından yola çıkan PRP (Platelet Rich Plasma) yöntemi, kırışıklık, cilt yenileme, yara izi ve sivilce izleri ve saç dokülmesi tedavisinde kullanılmaktadır.Prp tedavisinin daha etkili olması için özel kit kullanılmalıdır.

    PRP tedavisi için hastanın kendi kanı alınarak, 8 dakika boyunca 3000 devir/ dakika santrifüj edilir. DNA aktivasyonu sağlayan özel bir kit ile birleştirilir. Aktive olmuş trombositler ve lökositler büyüme faktörleri salgılar. PRP yönteminde, büyüme faktörleri kök hücrelerin göçünü ve çoğalmasını tetikler. Böylece dokuda yenilenme meydana geldiği düşünülmektedir. Bu yöntemin en önemli avantajı hastanın kendi kanından elde edilmiş olması ve alerji riski taşımamasıdır.

    PRP yöntemi ve merak edilenler

    1) PRP tedavisinde önerilen uygulama sayısı kaçtır ve uygulama aralıkları ne olmalıdır?

    PRP yöntemi 2 ila 4 haftalık aralarla yapılabilir. PRP tedavisi için ortalama 3 ila 4 seans önerilmektedir.

    2) PRP tedavi seansları sona erdiğinde, ne kadar sure sonra tekrar edilmelidir?

    Genel olarak, tedavi idamesinin 8 ila 10 ayda bir yapılabilir.

    3) Beklenen cilt yenilenme etkisi ortalama olarak ne kadar sürer?

    Yaşlanma süreci devam ettiği için idame tedavisi gereklidir. Prp tedavisi saç dökülmesinin önlenmesi ve yeni saç çıkmasındada oldukça etkili bir yöntemdir.

    Fibrocell (Kök Hücre Yöntemi)

    Fibrocell yöntemi yani kök hücre yöntemi cilt gençleştirme yöntemleri arasında giderek öne çıkan bir uygulamadır. Bu yöntemde kişinin kulak arkası derisinden alınan küçük bir parça ile fibroblast adı verilen kök hücreler doku kültürlerinde çoğaltılır. Elde edilen yoğun hücre kokteyli tekrar deriye verilir.
    Fibrocell yönteminin kullanım alanları nelerdir:

    Yüz ve dekolte bölgesinde kırışıklıkların azaltılması

    Özellikle çene ve boyun bölgesinde gözlenen sarkmalar

    Akne ve suçiçeği sonrası kalan çukur biçiminde izlerin doldurulması

    Güneş hasarı ve sigara gibi çevresel etmenler nedeniyle canlılığını yitirmiş, mat ve gözenekli görüntünün tedavisi

    Dudakların biçimlendirilmesi ve dolgunlaştırılması

    Yanık ve cerrahi izlerinin tedavisi

    Kronik yaraların tedavisi

    Fibrocell yönteminde kişiye yoğunlaştırılmış olarak verilen fibroblast hücrelerinin özellikleri nelerdir?
    Fibroblast hücreleri vücutta kolajen sentezinden sorumlu temel hücrelerdir. Kolajenin yanında elastik lifler ve hyaluronik asit fibroblastlar tarafından oluşturulurlar. İnsan bağ dokusunda bulunan fibroblast hücreleri yara iyileşmesi ve doku onarımında çok önemli rol oynarlar. Ancak 25 yaşından sonra kişideki fibroblast hücreleri azalmaya başlar ve bu azalma sonucu ciltte sakma ve kırışıklıklar orta çıkmaya başlar.

    Fibrocell yönteminde üretilecek labaratuarda fibroblastlar nasıl alınır?

    Kulak arkası derisinden lokal anestezi ile 2-3mmlik bir deri parçasının alınması yeterlidir. Bu parçadaki fibroblast hücreleri laboratuarda doku kültürlerinde çoğaltılırlar. Kişiden kişiye değişmekle birlikte bir ay kadar sonra birinci yoğun fibroblast içeren solüsyon elde edilmiş olur. Cilde ilk uygulama yapıldıktan sonra da laboratuarda üretim sürdürülür. Yeni elde edilen solüsyonlar ikinci ve üçüncü seanslarda kullanılırlar.

    Uygulama nasıl yapılır?

    Uygulama yapılacak bölge lokal anastezik kremlerle (EMLA) uyuşturulduktan sonra laboratuardan gönderilen fibroblast kültür sıvısı orta deriye mezoterapi yöntemindeki gibi küçük zerklerle verilir. Her uygulamada ortalama 20-40 milyon kadar fibroblast hücresi deri içine verilmektedir. Tedavi genellikle 4 hafta arayla 3 seans uygulanır. Üç seansın sonunda cilde verilen hücre sayısı 100 milyona çıkabilir.

    Fibrocell tedavisinin sonuçları nelerdir:

    Fibrocell tedavisi ile cilde aktarılan fibroblastlar hasar görmüş dokuyu tamir etmeye başlar. Etki diğer yöntemlere göre daha yavaş başlasa da 6-24 ay boyunca düzenli bir düzelme sağlar. Sonuç olarak kırışıklıkları ve sarkması azalmış, parlak canlı bir cilt ortaya çıkar. Elde edilen düzelme uzun sürelidir ve 4-5 yıl sonra bile sürdüğü gösterilmiştir.

    Fibrocell tedavisinin avantajları nelerdir:

    Hastanın kendi hücrelerinden elde edildiği ve yabancı madde içermediği için alerji riski taşımaz.

    Onarıcı etkisi pek çok yönteme göre daha belirgindir.

    Dolgu ya da PRP gibi diğer yöntemlere göre daha uzun süre etkilidir (4-5 yıl kadar)

    Herhangi bir yan etki bildirilmemiştir.

  • Lazer lipoliz!!!

    LAZER LİPOLİZ

    Lazer lipoliz (Smartlipo) son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden birisi. Bir çok kişinin kabusu haline gelen, günlerce yapılan diyet, spor ya da diğer zayıflama yöntemleri ile başa çıkılamayan veya sonuç alınamayan kilolarına yenilikçi, bana göre oldukça etkili ve güvenilir bir çözüm sunan lazer sistemi.

    Lazer Sisteminin Özellikleri
    Lazer lipoliz geleneksel yöntemlerin ötesinde, hem hasta hem hekim için uygulaması oldukça güvenilir, çok az invazif, genel anestezi işlemi gerektirmeyen, ameliyathane şartlarından uzak klinik ortamda tümesan anestezi uygulaması ile birlikte yapılan bir işlemdir. 1064 nm dalga boyuna sahip lazer ışını 1-14 mm çapında mikorokanüllere girilen optik fiberler aracılığıyla iletilir. Bölgesel anestezinin ardından cilt üzerinde 1mm’lik kesiler oluşturularak dermis altında ki yağ dokuya bu kanüller sayesinde ulaşılır. Lazer ışını ile yağ dokusunu oluşturan adipositlerin membranları parçalanarak bu yağ hücrelerinin içeriği boşaltılır. Lazer ışının bir özelliği de direk ışının etkisiyle parçalanıp yok edilmeyen yağ hücrelerinin sonra 1-2 ay içerisinde yok olmalarını sağlayabilen irreversible etkiye sahip olmasıdır.

    Lazer Lipoliz Kullanım Alanları
    Vücutta az veya orta dereceli bölgesel yağlanmanın olduğu karın, bel, sırt, basen, bacaklar, diz çevresi, boyun, ayak bileği, kollar uygulama alanlarıdır. Lazer lipoliz bir zayıflama yöntemi olarak düşünülmemelidir. Burada amaç vücudun belli bölgelerinde konturlerin düzeltilmesi, inceltilmesi, özellikle kollojen üzerinede etkili olduğu için cilt altı düzensizliklerinin, selülit görüntüsünün yok edilmesi daha sıkı bir cilt oluşturulması hedefleniyorsa yapılmalıdır. Hekim hastasını ve amacını ona göre belirlerse sonuç her iki taraf içinde mükemmel olur, aksi takdirde işlem etkinliğini ve özelliğini yitirir. Bölgesel incelme, selülit, sıkılaşma gibi uygulama alanları dışında lazer lipoliz, vücuttaki lipomlarda, dolgu uygulaması sonrası oluşmuş granülom yapılarında, göz altı torbalarının azaltılmasında, pseudojinekomastide, hiperhidrozda kullanılabilmektedir.

    Uygulama
    Lazer lipoliz, klinik ortamında, lokal anetezi uygulamasının ardından, öğle arası gibi kısa bir sürede gerçekleştirilebilen bir işlemdir. İşlem öncesi hastanın her hangi bir ilaca karşı allerjisi olup olmadığı sorgulanır ve 1-2 saat önce az miktarda bir şeyler yemiş olması yeterlidir. Uygulama sonrası hasta evine veya işine dönebilir. 3-7 gün süreyle korse kullanımı yeterli olup, sonrasında uygulama alanlarında hafif bir şişlik veya morluk olabileceği hastaya bildirilmelidir. 1 ay içerisinde etki başlar bu süre 6 aya kadar uzayabilir. Lazer lipolizde eritilen yağ dokusu kendi haline bırakılır zamanla vücuttan uzaklaştırılır. Ancak bu işlem sonrası yağlar kanüller yardımıyla aspire edilirse ”Lazer Yardımlı Liposuction” olarak tanımlanır çoğu kez tercih edilen bu yöntemdir, özellikle uygulanan bölge sayısı fazla ya da yağ miktarı fazla ise.

  • Fraksiyonel co2 lazer nedir ve nasıl çalışır?

    Fraksiyonel co2 lazer nedir ve nasıl çalışır?

    Fraksiyonel CO2 Lazer tedavisi, anti-aging ve kırışıklık tedavisinde, akne ve skar izlerinin tedavisinde, leke tedavisinde, vücut çatlaklarında, deride ki çukurlukların yok edilmesinde nokta atışı yaparak iyileştirme ve tedavide kullanılmaktadır. CO2 lazerler, cerrahi olmayan yöntemler arasında şu an tüm dünyada en derin etkili iz ve kırışıklık tedavisi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Derin uygulamaların yanı sıra yüzeysel bozuklukların giderilmesinde de kullanılmaktadır. Fraksiyonel teknolojide lazer ışını, tek bir geniş ışık hüzmesi yerine mikron boyutlarında çok sayıda ışının deriyi derinlemesine etkileyebilecek şekilde yapılandırılmıştır. Bu ışın noktaları arasında ki uzaklık ve etki derinliği kişinin ihtiyacına göre ayarlanabilmektedir. Noktalar arasında sağlam deri bölgelerinin bulunması iyileşmeyi hızlandırmakta ve istenmeyen etkilerin ortaya çıkmasını engellemektedir. Noktaların sıklığı, derinliği, deride kalma süresi, kişinin derisinin durumuna bağlı olarak, yani uygulamanın amacına göre (akne, kırışıklık, yüz ve boyun derisinde sarkma, leke, iz) her kişide farklı ayarlanmaktadır. Normal yaşlanma sürecine, güneş hasarı ve fiziksel faktörlerin zararlı etkileri de eklendiğinde kollajen yıkımı hızlanır. Kollajenin ciltteki miktarı azaldıkça kırışıklıklar gözlenmeye başlar. Lazer ışınlarının hedefi öncelikle dokuda ki sudur. Kollajen, kan damarları, keratinositler gibi su içeren yapılar, seçici termal hasara uğrarlar. Termal hasar oluşan bölgenin hemen yanındaki hasar görmemiş bölgelerdeki canlı hücreler hasarlı alana göç ederek buradaki onarım mekanizmasını uyarırlar. Böylece cilt altında yeni kollajen üretimi başlar. Yeni jenerasyon fraksiyonel CO2 lazerlerin en büyük özelliği cildin üst yüzeyine hasar vermeden

    işlevlerini cildin altında gerçekleştirmeleridir. Böylece cildin üst yüzeyinde çok daha hızlı bir iyileşme oluşur ve kişiler sosyal hayatlarına kısa süre içinde dönebilirler. Fraksiyonel lazer uygulamaları sırasında tedavi edilen cildin kalınlığı kimyasal peeling veya dermabrazyonda olduğu gibi göz kararı veya tecrübeye dayalı şekilde değil, inilen derinlik kesin olarak bilinir. Güçlü olmasına karşın fraksiyonel özelliği sayesinde uygulama sonrası iyileşme hızı çok yüksektir ve iyileşme süresi kısadır. Dalga boyu daha uzun olduğu için, daha derin dermisde etkisini gösterdiğinden benzer sistemlere göre etkisi çok daha yüksektir.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Hangi Alanlarda Kullanılır?
    1- İnce ve derin kırışıklıkların giderilmesi, cilt yenileme, yüz gençleştirme: Yüz, göz kapakları, boyun, dekolte bölgelerindeki, el üstündeki kırışıklıklar ve çizgilerin giderilmesi ve genital bölge estetiğinde kullanılır
    2- Cildin geniş gözenekli ve kaba görünümünün giderilmesi
    3- Ciltte meydana gelen güneş lekesi, yaşlılık lekesi, doğum sonrası oluşan lohusalık lekelerinin ve yüzeysel renk bozukluklarının giderilmesi
    4- Sivilce izleri ve lekelerinin ( akne skarı) giderilmesi
    5- Doğumsal veya sonradan oluşan benlerin tedavisi
    6- Göz kapaklarında oluşan kollesterol plaklarının( ksantalezma ) tedavisi
    7- El, ayak, genital bölge gibi yerlerde oluşmuş kitlelerin tedavisi ( verruka-siğil, kondilom…)
    8- Aşırı yara iyileşmesi durumlarında ( Hipertrofik skar ve keloidlerin azaltılması)
    9- Kanser öncesi cilt lezyonlarının tedavisi
    10- Cilt kanserlerinin tedavisi
    11- Ciltteki kitlesel cilt lezyonlarının tedavisi (dermal nevüs – et beni, senil keratoz-yaşlılık beni, papillom- et benleri, nevüs sebaseus, milium, siringoma, dermatofibroma, kondrodermatit, epidermal nevüs, kist, nörofibroma, trikoepitelyoma …)
    12- Saç, kaş ve sakallı bölge içindeki kitlesel lezyonların tedavisi
    13- Piyojenik granülom tedavisi
    14- Rinofima ve otofima tedavisi
    15-Vücut çatlakları
    16-Yara ve yanık izleri

    Fraksiyonel CO2 Lazer Sonucu Ciltte Oluşan Değişiklikler Nelerdir?
    Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası, ani olarak cilt altı kollajen liflerinde %25-30 oranında kısalma meydana gelir. Sonraki 1 – 3 aylık süreçte ise cilt altında yeni kollajen oluşumu ve cilt altı bağ dokusunda yeniden düzenlenme meydana gelir. Tüm bunların sonucu olarak cilt gençleşmesi olarak adlandırılan ciltte gerilme, cilt üzerindeki pürüzlerde, lekelerde ve izlerde yüksek seviyede azalma olur. Ciltteki gözenekler daralarak cildin yapısı 2 – 5 yıl önceki durumuna geri döner.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Uygulaması Ağrılı mıdır?

    Uygulama sırasında yanma ve acı hissi olur. Bu his lokal anestetik kremler kullanılarak azaltılabilir.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Uygulaması Kaç Kez Yapılır?

    Fraksiyonel CO2 lazer sisteminde seans sayısı sorunun şiddetine göre ve uygulamanın gücü ve derinlik ayarlarına bağlı olarak değişmektedir. Hafif – orta derece kırışıklıklar ve izlerde 2 – 3 seans yeterli iken çok derin sivilce izleri ve kırışıklıklarda tedavi 4-6 seans olarak düzenlenir. Seansların aralığı 1 – 1.5 aydır.

    İyileşme Sürecinin Özellikleri Nelerdir?

    Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası pansuman gerekmez. Ciltte ilk gün kızarıklık ve ödem meydana gelir. Sonrasında 3 – 7 gün süren noktasal kabuklanma dışında bir şikayet olmaz. Hasta 3. günden itibaren makyaj yapabilir. CO2 fraksiyonel lazerin bu avantajı hastanın günlük yaşamına devam etmesine olanak sağlar.

    Uygulama Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Hasta uygulama öncesi güneş ve solaryumdan 1 ay uzak kalmalıdır. Kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar (aspirin,heparin), retinoid içeren ilaçlar (isotretionin), ışığa duyarlılığa neden olan ilaçlar (tetrasiklin, naproksen, östrojen, progesteron, doğum kontrol hapları, klorokin) alınmamalıdır. Uygulama öncesinde cildi aşındırıcı dermabrazyon ve peeling gibi tedaviler veya cilt germe operasyonu uygulanmışsa mutlaka uygulama yapan doktora söylenmelidir. Hastada geçmişte herpes (uçuk) çıkarma öyküsü var ise, mutlaka uygulama öncesinde ilaç almalıdır.

    Uygulama Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Uygulamadan 2 gün sonra ılık duş alınabilir. Ödem ve inflamasyonu azaltmak için soğuk kompres uygulanabilir. Uygulama sonrası ciltte oluşabilecek kabuklanmayı azaltmak için cilt nemli ve temiz tutulmalıdır. İlk hafta içinde bu nemlendirme işlemi günde 3 – 4 kez tekrarlanmalıdır. Hastanın cilt tipine ve çevre koşullarına bağlı olarak iyileşme sonrası güneş koruyucular kullanılmalı, cilt soyucu kremler ise en az 1 ay kullanılmamalıdır.

    Tedavi kimlere uygulanmaz?

    • Kişide son 3 ay içinde izotretinoin kullanma öyküsü varsa bu tedavi uygulanmaz.
    • Hamilelere uygulanmaz.
    • Deride aktif enfeksiyonu ve aknesi olanlara uygulanmaz

  • Botox!!

    Botox!!

    Botox Nedir ?
    Botox, Clostridium Botulinum isimli bakteri tarafından salgılanan protein yapıda bir ilaçdır.

    Nasıl etki eder?
    Kas içine enjekte edildiğinde kasın hareketini geçici olarak zayıflatır ya da durdurur. Yüzün mimik kaslarının fonksiyonuna ya da bu kasların aşırı kullanımına bağlı olarak hemen üzerindeki cilt yapısında zamanla kırışıklıklar oluşmaktadır. Bu yüzeyel kasların hareketini etkileyerek üzerinde kendisine bağlı derideki kırışıklıların ve çizgilerin görünümünü azaltılabilmektedir.

    Etkisi ne zaman başlar ve ne kadar devam eder?
    Botox işleminden sonra etki kişinin kas yapısının belirleyici olması nedeniyle 3-7 gün içerisinde başlar, 10. gün daha belirgin hale gelir. Etkinlik 3 ya da 6 ay sürebilmektedir, yine bunu belirleyen kas yapısıdır, güçlü ve büyük kaslarda ya da mimik hareketi fazla olan kişilerde bu süre kısalmaktadır. İşlemin belirli aralıklarla düzenli bir şekilde uygulanması zaman içerisinde hem uygulanan Botox miktarını düşürebileceği gibi bu süreyi de uzatmaktadır.

    Tedavi süresi nedir?
    İşlem çok ağrılı bir işlem olamamasına rağmen ağrı eşiği düşük kişilerde 15 dakika önce topikal anestezik kremlerin kullanımı sonrasında uygulama alanlarına bağlı olarak 5-10 dakika sürmektedir. Uygulama yapılacak olan bölgeler belirlendikten sonra, kişi dik pozisyonda otururken, özel ince uçlu iğneler kullanılarak belirlenen miktarda ilaç, kas içine enjekte edilir.

    Tedavi sonrası dikkat edilmesi gerekenler?
    Uygulama sonrası kişinin yine başını dik pozisyonda 2-4 saat tutması, uygulama yapılan bölgede ki kasları çalıştırması ve bu bölgelere masaj yapmaması, ağır egzersizlerden kaçınması istenir.

    Yan Etkisi Var mıdır?
    Bilinen bir yan etkisi olmamakla beraber, uygulama tekniğine bağlı olarak enjeksiyon bölgesinde hafif morluk, şişlik veya kızarıklık olabilir. Botox uygulamasının yüzün anatomik yapısına hakim, kas yapısında var olabilecek varyasyonlar hakkında bilgi veya tecrübeye sahip dermatolog ya da bir plastik cerrah tarafından yapılması uygundur. Ayrıca kaş veya göz kapağında nadirde olsa düşme ya da asimetri oluşabilir, bu ise zaman içinde düzelecektir veya tekrar düzeltmeye yönelik uygulamalar ile ortadan kaldırılabilir.

    Kimlere Botox Yapılmaz ?
    Gebeler, bebek emziren kadınlar, her hangi bir kas veya nörolojik hastalığı olanlar, uygulama yapılacak alanda mevcut bir cilt hastalığı olanlar Botox yapılmaması gereken kişilerdir.

    Hangi Bölgelere Uygulanır?
    Genel olarak yüzün üst 1/3 kısmı dediğimiz alan, Botox için mükemmel sonuç alınan bölgelerdir. Alın bölgesindeki yatay çizgiler, göz kenarındaki kaz ayakları, kaş arası, burun kenarındaki çizgiler belli başlı uygulama alanlarıdır. Ayrıca kaş kaldırma, burun ucunu kaldırma, dudaklardaki çizgiler (smoker’s lines), boyunda ki kırışıklıklar diğer uygulama alanlarıdır.

    Botox ile Aşırı Terleme Tedavisi

    Hiperhidroz (aşırı terleme) tedavisinde Botox etkin ve güvenilir bir yöntemdir. Özellikle koltuk altı en çok tercih edile bölgedir. Lokal anestezik kremlerin uygulaması sonrasında oldukça konforlu, ağrısız bir yöntemle ter bezlerinin bulunduğu yüzeyel dermise çoklu enjeksiyonlar yapılır. İşlemin etkinliği 6-9 ay sürmektedir, sıklıkla yaz aylarına yakın uygulama yapılmaktadır. El ve ayak için yapılacaksa öncesinde ağrı için sinir blokajı yapılabilmektedir.