Etiket: Uyarı

  • İple yüz germe yeni bir botox mu yoksa dolgu mu?

    1 ile 3 çift iple sonuca ulaşmak mümkündür.

    Yüzü yeniden tanımlayıp, sarkmaları toparlayarak hacmini geri kazandırmak ve kırışık görünümü azaltmak için uygulanan bu yöntem de, işlem uygulanır uygulanmaz etki görülmektedir ve zamanla daha iyi hale gelmektedir.

    30 dakikalık bir işlemle ipler yerleştirilir ve sonuçlar 18 aya kadar sürer.

    Polilaktik asitten üretilmiş olan ipler ve bunlara bağlı koniler derinin derin kısımlarına uygulanır

    Bu madde kolajen üretimini uyarır ve vücutta doğal bir uyarı sağlar.

    Kadınlar ilk olarak yüzlerindeki kırışıklıklardan kurtulmak için botulinum toksin uygulatıp buna para ödediklerinde bu durum toplumca garip karşılanmış ve alay konusu olmuştu.

    Daha bundan iki dekat önce 2002 yılında, botoks uygulaması diğer uygulamalarda da ABD tarafından FDA onayı aldığında da eleştiriler devam etti. Ancak günümüzde dünyanın bütün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinde en ünlü isimlerden başlayarak, düşük gelir seviyeli kişilere kadar uzanan büyük bir erkek ve kadın popülasyonunda botoks uygulaması önemli bir anti-aging bakım olarak kabul edilir hale geldi ve rutin bir şekilde uygulanmaktadır.

    Bu yeni uygulama botoksun yedi yıl önceki durumu kadar önemli ve büyük bir tedavidir.

    Yüzün sarkmış bölgelerini kaldırma ve cildi yeniden canlandırma: bu ikili ihtiyacı karşılamak için bu ipler üretilmiştir. Bir yandan cildin sarkan bölgeleri konilerle tekrar kaldırılırken bir yandan da iplerin özelliği ile kolajen üretimi yeniden uyarılmakta ve cilt sıkılaşmaktadır.

    İp yerleştirildikten sonra uygulama yapılan bölgeye hafif bir basınç uygulanır ve anında o bölgede asma ve kaldırma işlemi gerçekleşir. Bu şekilde doktor cilt yüzeyini yeniden şekillendirilmiş olur ve gözle görülür şekilde pürüzsüz hale getirir. Ardından zaman içinde içerideki ipin kolajen üretimini uyarıcı etkisi ile cildin yenilenmesi ve sıkılaşması uyarılır.

    Bu iplerinin en önemli farkı sadece birkaç çift ip uygulaması ile anında etkili ve doğal sonuca ulaşabilme kabiliyetidir. Yine yüze uygulanan ve örümcek ağı olarak bilinen diğer iplere göre farkı, 60-100 adet dikiş ipinin yüze uygulanmaması, aksine birkaç çift ipin yeterli olmasıdır. İkinci olarak ipin materyalinin kollajen üretimini daha fazla uyarmasıdır. Sonuçlar diğer iplere kıyasla hemen alınmaktadır. Çok az iple yüze istenilen şekli anında vermek ve rejenerasyon etkisinin 18 aya kadar sürdürmeye devam etmesi en büyük avantajıdır.

    30 dakikalık bir işlemle ve doğru bir gerilim sağlayarak şık bir görünüm elde etmek mümkün. Yanaklara uygulandığında çok fazla olmayan doğal bir hacim sağlar, balon gibi şişmiş yüzler yapmaz.

    Rejeneratif etkisi kademeli ve doğal olarak işleyen bir süreçtir: Polilaktik asit (PLA ) iplerin başlıca bileşenidir, PLA maddesi yıllardır (Kalp-Damar Cerrahisi ve beyin ameliyatlarında) güvenle kullanılmaktadır. Polilaktik asit, derinin kendi kolajenini üretmesini uyarır. Zamanla ve yavaş yavaş ilerleyen bu süreç, sarkık alanların hacmini artırmaya yardımcı olur ve kademeli olarak mükemmel doğal yüz şeklinin oluşmasına katkıda bulunur. 18 ay sonunda ip tamamen erimektedir. İp anında kaldırma etkisi yaparken, yenilemeyi uyarıcı etkisi kalıcıdır.

    (Uzm. Dr. Nezih Karaca “3 nokta tekniği” ile iple asma uygulamalarını Türkiye’de ilk uygulamaya başlayan kişilerdendir).

  • Prp yöntemi nedir?

    Platelet Rich Plazma kelimelerinin baş harflerinden alınan PRP; günümüzde cilt gençleştirme yöntemlerinden hücresel tedavide gelinen en iyi noktalardan biridir. Platelet trombosit demek olup; trombositler kanımızda var olan hücrelerdir. Sayıları ortalama

    300.000 kadar ve ömürleri 4 gündür. 2-4 mm çaplı bu hücreler kanın pıhtılaşma veya akışkanlık özelliklerini ve yaraların iyileştirilmesinde yara yerinin temizlenmesi görevlerini yerine getirir. Ayrıca trombositlerden salınan büyüme faktörleri hücrelerin onarım mekanizmasını devreye sokarak yaraların iyileşmesini sağlamaktadır.

    Anti-aging ve PRP ilişkisi;

    Cildin ışıklarla, lazerle veya kimyasal peelinglerle uyarılması aslında sınırlandırılmış hasarla ciltte onarımı ve gençleşmeyi tetiklemek anlamına gelir. Kısacası ciltte çok hafif hasar yaratır gibi yaparak cildi uyarıp; yara iyileşme mekanizmasını devreye sokmak; cildi gençleştirmek için bir tetiktir. Çünkü hücreler uyarı sonrası harekete geçer; yara iyileşmesini taklit edercesine üretim başlar, kollajen ve elastik lif üretilir, dolaşım artar, dokunun uyarılan bölgesi temizlenir, arınır; dolayısıyla rengi açılır, damarları iyileşir, cildin sağlığı eskisinden daha iyi olacak şekilde geri kazanılır.

    Cilt uyarılmazsa yaşlanır; burada vurgulamak istediğim şey mekanik veya kimyasal, iğneli veya iğnesiz, cilde uygun olan doğru yöntemleri kullanarak cildi uyarmakla yılları geriye çevirmiş, anti-aging yapmış olabilmekteyiz.

    PRP tek başına ne kadar etkilidir? Sonuçları nelerdir ve etkisi ne kadar sürer?
    Hücresel tedavi yöntemi ile kastedilen, hücrelerin çalışmasını teşvik etmek ve ihtiyacı olan malzemeleri vermektir. Bu yöntem hücrelerin çalışmasını tetikleyen büyüme faktörlerine ortam sağladığı için, anti-aging tedavide değişmeyecek bir yere sahiptir. PRP tedavisinin tek başına yeterliliği, kişinin yaşına, yaşanmışlığına, cildin görünen ve analiz edilen sonucuna göre değişecektir. Cilt güneşten yıpranmış ve sarkmış olsa da, sadece cansız ve soluk görünüyorsa da yapılması faydalıdır.

    Tedavinin herhangi bir yan etkisi var mıdır?

    Bu tedavi otolog yani kişinin kendi hücresinin tekrar kendisine verilmesiyle ilişkili olduğu için zararı yoktur, uygulanabilir; ancak beklentiler açısından uygulayan hekimin hastasını, gerekirse doğru tedavilerle desteklemesi uygundur.

  • Kalp nasıl çalışır?

    Kalp nasıl çalışır?

    Kalbin yapısı

    Kalp genellikle kişinin yumruğundan biraz büyük, vücut kanını toplardamarlar ile toplayan, atardamarlar ile tüm vücuda yönlendiren kas yapısında güçlü bir pompadır. Günde ortalama 100.000 kez kasılır ve 8.000 litre kanı sürekli olarak dolaşıma pompalar.

    Kalp tabanı üstte, tepesi (apeksi) altta olacak şekilde, göğüsün merkezinde hafif sola doğru yerleşmiştir. Önde göğüs kemiği ve yanlarda göğüs kafesi ile çevrelenmiştir.

    Kalpte 4 odacık (üstte sağ ve sol kulakçıklar ile altta sağ ve sol karıncıklar) ve bu odacıkları birbirinden ayıran duvarlar vardır. Sol kulakçık ile sol karıncık arasında ikili (mitral) kapak, sağ kulakçık ile sağ karıncık arasında üçlü (triküspit) kapak, sol karıncıktan çıkan aortun kapağı ve sağ karıncıktan çıkan akciğer atardamarının (pulmoner arterin) kapağı bulunmaktadır. Bu kapaklar kanın tek yönlü akışını sağlamaktadırlar.

    Kalbin çalışması

    Kalpte yukarıdan aşağıya doğru olan elektriksel ileti sistemi vardır. Bu ileti sisteminde uyarıyı başlatan nokta üst ana toplardamarın sağ kulakçığın üst kısmına açıldığı yerin hemen yanında olan sinoatrial (SA) düğümdür. Kalbin doğal pili olan bu düğüm (sinüs düğümü olarak da adlandırılır) eşit aralıklarla, hastanın yaşı ve durumuna göre değişen hızlarda uyarı çıkarır. Bu uyarı, kalbin her iki kulakçığı boyunca, yine bu iş için özelleşmiş ileti yolları ile aşağıya doğru yayılır. Böylece kulakçıklar kasılarak içlerindeki kanı karıncıklara boşaltırlar (diastol = kalbin gevşemesi). Sonrasında uyarı, kulakçıklar ile karıncıklar arasında bulunan diğer bir özel bölgeye; atriyoventriküler (AV) düğüme gelir. Elektrik iletisi karıncıklara ulaştırılmadan önce atriyoventriküler düğümde 0,1 saniyelik gecikme yaparak kulakçıklar ile karıncıkların aynı anda kasılmasını engeller ve böylece kulakçıkların karıncıklardan önce kasılması sağlanmış olur. Atriyoventriküler düğümden geçen akım, His demeti ve Purkinje lifleri ile karıncıklara yayılır. Karıncıklar kasıldıklarında içlerindeki kanı akciğer atardamarı yoluyla akciğerlere ve aort yoluyla vücuda pompalarlar (sistol = kalbin kasılması). Böylece diastol ve sistolden oluşan bir kalp döngüsü (bir kalp atımı) tamamlanmış olur. Ardından sinüs düğümü yeni bir uyarı çıkarıp yeni bir döngü başlatır ve bu olay günde yaklaşık 100.000 kez tekrarlanır.

  • Çarpıntı (ritm bozuklukları)

    Aritmiler (ritm bozuklukları)
    Aritmi anormal kalp ritmidir. Çocuklar kalbin hızlı çarpması (taşikardi), yavaş çarpması (bradikardi) veya düzensiz çarpması gibi bulgu veren ritm bozuklukları ile doğabilirler veya herhangi dönemde ritm bozuklukları oluşabilir. Ritm bozukluklarına aritmi denir. Aritmi tanısında elektrokardiyogram (EKG), 24 satlik EKG (Holter), egzersiz testi (efor testi), elektrofizyolojik çalışma yöntemleri kullanılır.

    Aritmi nedenleri nelerdir?
    Aritmilerin büyük kısmı yapısal olarak normal kalpli çocuklarda görülmektedir. Ancak bazı çocuklarda aritmilerin kalp anormallikleri ilişkili olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla aritmi ile gelen bir çocukta mutlaka kalp anormalliği olup olmadığı araştırılmalıdır. Ayrıca hastada aritmiye neden olabilecek bir ilaç kullanımı, aşırı kafein alımı, tütün ve stres faktörü sorgulanmaktadır.

    Aritmilerin kalıtsal tipleri var mı?
    Aritmilerin ve kalp hastalıklarının belirli bazı tipleri kalıtsal olabilmekte ve aynı aile içinde çok daha sık görülebilmektedir (anneden, babadan çocuğa geçebilmekte). Ayrıca bazı gen defektlerinin de belirli bazı aritmilere ve kalp hastalıklarına neden olduğu bilinmektedir. Bu tür hastalıklarla karşılaşılması halinde tüm aile bu hastalık açısından taranmakta ve gerekirse gen defekti testi yapan merkezle ilişkiye girilerek araştırılabilmektedir. Bu hastalıklara örnek olarak uzun QT sendromları verilebilir.

    Aritmiler ne gibi yakınmalara-bulgulara neden olur?
    Yakınma ya da bulgular hafif olabileceği gibi ağır da olabilir. Kalbin hızlı çarpması, göğüste çarpıntı hissi, halsizlik, baş dönmesi, göz kararması, bayılma ya da göğüs ağrısına neden olabilir.

    Normal ve anormal kalp ritmleri nelerdir?

    Normal sinus ritmi: Sağ kulakçığın üst kısmında bulunan sinus düğümünden kaynaklanan elektriksel uyarıların oluşturduğu kalp ritmidir. Bu düğüm büyük çocuklarda dakikada 70-110 kez uyarı oluştururken yaş küçüldükçe hız bir miktar artmaktadır.

    Sinus aritmisi: Kalp hızındaki solunumla ortaya çıkan dalgalanmalardır. Daha küçük çocuklarda daha sık gözlenir. Normal olduğu düşünülmektedir.
    Sinus taşikardisi: Sinus düğümünden kaynaklanan o yaş için belirlenmiş normal kalp hızından daha yüksek kalp hızıdır.
    Sinus bradikardisi: Sinus düğümünden kaynaklanan o yaş için belirlenmiş normal kalp hızından daha düşük kalp hızıdır.
    Supraventriküler ekstrasistol: Kulakçıklardan kaynaklanan erken kasılmalardır. Sağlıklı çocuklarda sık görülür. Nadiren bulgu verir.
    Supraventriküler taşikardi (SVT): Kalbin üst boşluklarından (kulakçıklardan) kaynaklanan hızlı kalp atımı atağıdır. Saniyeler kadar kısa süreli olabileceği gibi günlerce sürebilir. Bu sırada kalp hızı genellikle 150 atım/dk’ nın üzerindedir. Bir çok nedeni vardır.
    Wolf-Parkinson-White sendromu (WPW): Çocuklardaki SVT’ lerin en sık nedenidir. Kulakçıklarla karıncıklar arasında normal iletim yoluna ek olarak fazladan bir kas bandının bulunması nedeni ile ortaya çıkar. Bu ekokardiyografi sırasında görülemeyecek kadar küçük bir kas bandıdır. Ancak EKG’ den anlaşılabilir. Bebeklik döneminde kendiliğinden kaybolabilirken bebeklikten sonra nadiren kendiliğinden düzelir.
    AVNRT (AV düğüm döngüsel taşikardi): Daha çok erişkinlerde görülür. Bebeklerde nadiren görülür. AV düğüm içinde bulunan ekstra bir yol nedeni ile oluşur. Çok ani olarak ortaya çıkar ve sonlanır.
    Atrial flatter: Çocuklarda nadirdir. Kulakçıklar içindeki anormal elektriksel bir döngüden kaynaklanır. Yenidoğan döneminde iyi huyludur ve genellikle 1-2 yıl içinde kendiliğinden düzelir. Daha ileri yaşlarda genellikle karmaşık kalp anomalileri nedeniyle ameliyat olmuş hastalarda gözlenir.
    Atrial fibrilasyon: Çocuklarda nadirdir. Kulakçıklardan kaynaklanan düzensiz çok sayıda elektriksel uyarılar nedeni ile ortaya çıkan düzensiz SVT’ dir. Nadiren ailesel formları vardır. Kalp ameliyatları sonrası da ortaya çıkabilir.
    Ventriküler ekstrasistol (VES), Karıncıklardan kaynaklanan erken atımlardır. Normal kalpli çocuklarda da görülmekle birlikte bir anormalliğe işaret edebileceğinden araştırılmalıdır.
    Ventriküler taşikardi: Karıncıklardan kaynaklanan düzenli ve hızlı kalp atımlarıdır. Kısa veya uzun süreli olabilir. Sıklıkla altta yatan bir kalp hastalığı ile birlikte görülebilir.
    Ventriküler fibrilasyon: Karıncıklardan kaynaklanan düzensiz ve çok tehlikeli yüksek hızlı kalp ritmidir. Bu durumda kalp yeterli kasılamayacağından kan pompalayamaz.
    Kalp bloğu: Kalbin yukarısından (sağ kulakcıktan) başlayan elektriksel uyarı aşağı karıncıklara ulaşıncaya kadar belirli iletim yollarından geçer. Bu yolların herhangi bir noktasında blok olması durumunda yukarıdan gelen elektriki uyarı aşağı karıncıklara iletilemez. Dolayısıyla kulakcıklarla karıncıklar arasındaki uyum bozulur. Bu durumda genellikle alttaki karıncıklar yukarıdaki kulakçıklardan çok daha düşük hızda kasılırlar.
    Hasta sinus sendromu: Belirli bir kalp hastalığı ya da ameliyat nedeniyle sinus düğümünde gelişen hasar nedeniyle sinus düğümünden çıkan elektiksel uyarıların hızının çok yavaşlaması ve aşırı duraklamalar olmasıdır. Anormal düşük kalp hızlarına neden olabilir.

  • Medya İle Travmatize Olmak

    Medya İle Travmatize Olmak

    Medya İle Travmatize Olmak

    Medya yani basın-yayın günlük dilde radyo, televizyon, gazete, dergi gibi elektronik
    ve ya yazılı basın organlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. Günümüz dünyasında
    medya iletişim araçları bizler için önemli bir yerdedir.Çünkü bir çok yerel ve evrensel haberi
    medya yoluyla duyarız. Bu haberlerden bir çoğu da ne yazık bizlerde üzüntü ve travma
    yaratacak terör ve savaş haberleridir. Televizyon, gazete, dergi, radyo, ve sosyal mecralarda
    gördüğümüz ya da duyduğumuz haberler bizleri görsel ve işitsel açıdan olumlu ya da
    olumsuz etkiler.
     Buna ispat olarak; Bradford Üniversitesi’nden Doktor Pam Ramsden, 189 kişinin çeşitli olaylar karşısındaki tepkilerini incelemiştir. Dr. Ramsden araştırma sonucunda kimi sosyal medya kullanıcılarının ekranda şiddet içeren ya da rahatsız edici görüntüler izledikten sonra travma sonrası stres bozukluğu semptomları gösterdiğini ortaya koymuştur. ”Bu araştırma, ekrandaki kimi görüntüleri izleyenlerin, travma sonrası stres bozukluğu geçirdiğini belirtmiyor. Yapılan çalışma, kişilerde, travma sonrası stres bozukluğuna benzer ölçümler veren kimi belirtiler oluşabildiğini ortaya koyuyor”. Fakat bu durum kişiden kişiye göre de değişebiliyor. Kimisi günlerce aynı travmatik habere maruz kalsa bile olumsuz yönde etkilenmiyor. Öte yandan ilk kez terör saldırısı videosu izleyen başka biri saatlerce ağlayabiliyor.Bu durum kişinin direnç seviyesiyle ve geçmiş yaşamıyla alakalı bulunuyor.
    BBC dahil belli başlı yayın kuruluşları, kurumlarında çalışan gazetecileri şiddet veya
    rahatsız edici görüntüler içeren görüntüleri art arda izlemenin etkileri hakkında uyarıda
    bulunuyor ve olumsuz etkiler yaratabilecek görüntüler konusunda ön uyarılar yayımlıyor.
    Fakat sosyal medya maalesef ki bu koruyucudan yoksun.Bu nedenle bireyler nasıl bilinçli
    kullanıcı olunur bunu öğrenmelilerdir.Türkiye içinse gazetede yayınlanacak haber ve
    ifadelere dikkat etmeli bir kalıp sınırlaması getirmeliler. Medyada yayınlanan travmatik
    haberlere koruyucu uyarı getirilmelidir. Bu gazetelerin ilk sayfalarında bulunacak
    bir uyarı yazısı ile olabilir. Sosyal medyada da aynı şekilde rahatsız edici görüntüler gelişigüzel
    yayınlanmamalı, öncesinden mutlaka bir uyarı yazısı bulunmalıdır.

    Psk.Dilara Tahincioğlu

  • Orgazm olamayan kadınlar/genital estetikteki çözüm biçimleri

    Şaka değil bazen azımsanmayacak bir dert bu. Orgazm, cinsel hazzın doruk noktası, bedenin silsileler halinde katıldığı, beyinle ruhun ortak cevabının kaslarda, sinirlerde vücut bulmuş çözüm halinin ismi. Karmakarışık bir mekanizma aynı zamanda. Bir çok komponenti olan: Gözlerimizden başlayan, düşlerimizde biçimlenen, beğeni ile /aşkla şekillenen, bir çok beden parçasındaki haz noktalarının uyarıcı olarak katıldığı bir süreç orgazm dediğimiz. Orgazm olamama halinden bu kaotik yapıdaki unsurlardan herhangi biri sorumlu olabilir: Koku, beğeni, günlük sorunlar, ağrı, isteksizlik, hastalıklar' vesaire.

    Payımıza düşen, genital bölgedeki orgazmı biçimlendiren ögelerin (eğer sorunluysalar) iyileştirmeleri. Klitoris, Grafenberg (G) noktası, perianal bölge yapıları gibi dış genital organlar ‘'orgazm alanı'' olarak tanımlanıyor. Tüm Vagina bölgesi (sıkı bir vagina, dizayn edilmiş ön ve arka dudaklar, şişkin olmayan bir vulva /mons pubis bölgesi, belki ‘bacak iç yanları'da) bu gerçeğin diğer tamamlayıcıları aslında. Klitoris önemli bir yapı kadın bedeninde. Vaginanın üzerinde , küçük dudakların bittiği yerde ve şekli her kadında değişik olan (normal tanımının olmadığı, yaşla yada doğum yapmayla yapısının ilgili olmadığı) sinir örgüsü zengin olan bir oluşum. Erkekteki Glans penisin /penis başı'nın karşılığı her anlamda. Ve sorunlu olanların derdi öncelikle orgazm olamıyorum' değildir,''Yolunda gitmeyen bişeyler var''duygusudur daha çok. Bu bölgenin uyarımıyla ilgili problemler olacağı varsayılır, klitorisin durumuna bakılır, bazen vagina iç dudakları, klitoris bir şapka /külah gibi fazlasıyla içerde tutar şekilde örtüyor olabilir, halka gibi sarmış ve kat olmuş bir durumdur bu.

    Operasyon, bir tür çevre dizaynıdır. Onu içeride tutup uyarılmasını zorlaştıran /teması azaltan ögelerden sıyrıltılır. Amaç klitorisi daha belirgin hale getirip uyarımını kolaylaştırmaktır. Bu klitorisin, daha kolay ve rahat hale getirilmesiyle orgazmı kolaylaştırıcı bir sonuca yol açacaktır: Bazen klitoris aksine büyük olabilir, belirgindir, mayodan /şorttan rahatsız edici bir görüntü verebilir. Benzeri operasyon ters dinamiklerle uygulanır, yandaki vagina iç dudaklarının klitorisi örtmesi sağlanacak ve sinirsel yapılanmaya zarar vermeden /indirekt biçimde klitoris daha derine çekilecektir. Uyarı işlevi devam eden ama nispeten gizlenmiş bir yeni yapı demektir bu.

    Vagina üstünde, içerde, 5-6 cm uzakta, mesane duvarına bitişik yer alan G (Grafenberg)noktası da orgazm alanının popülerleşen yapısıdır:Orgazmda kilit nokta olduğu varsayılmaktadır. G-Shot/orgazm aşısı diye tanımlanan işlem bu bölgeyi sentetik dolgu ya da yağ enjeksiyonlarıyla daha belirgin hale getirip, uyarılmasını kolaylaştırmak ve orgazmın oluşumuna katkı yapmak olarak düşünülmektedir. Diğer dış genital yapıların estetik yaklaşımlarıyla (sıkılaştırılan vagina, dizayn edilen vagina dudakları, gerekliyse yapılacak vulva liposakşını ve perine bölgesi) birlikte düşünüldüğünde bütün bu düzeltici genital estetik eylemlerinin ortak amacı kadın bedeninin özgürleştirilmesi, kazanılan özgüven, daha huzurlu ve bir keyifli cinsel yaşam olması gerektir.

    ''Mucizevi değişim'' laflarının ötesinde, her türlü popüler iddianın dışında bedenin bu bölgesine yapılacak amaca uygun genital estetik girişimlerin süratle, mutluluk verici değişimler yarattığını söyleyebiliriz. Kendi bedeninizi sevmeyle başlayan, kişi ve bedeni arasındaki özel ilişki dışında, eğer gerekliyse yapılacak bu değişimler, şüphesiz cinsel yaşamınızın kalitesini arttıracak ve sizin partnerinize karşı daha rahat olmanızı sağlayacaktır.