Etiket: Ürtiker

  • Atopik dermatit (egzema) ve ürtiker/anjioödem

    Atopik dermatit (egzema) nedir?

    Kronik, tekrarlayan, pembe renkli, yüzeyi pütürlü olan kaşıntılı döküntülerdir. Aktif lezyonlar tüm vücutta yaygın veya bir bölgede sınırlı olabilir. Bunlar pembe renkli, sulantılı, kaşıntılı lezyonlar şeklinde olabilir. Aşırı kaşınma sonucu iltihaplanabilirler. Lezyonların sürekli olarak tekrarladığı veya iyileşmediği dönemlerde cilt kalınlaşması, çizgilenmesi, soyulmalar ve renk koyulaşması olabilir. Hastalığınbaşlangıç yaşına göre lezyonların vücuttaki dağılımı farklılık gösterir.

    1. İnfantil ( bebeklik dönemi ) Atopik Dermatit:

    2 ay-2 yaş arası çocuklarda görülür. Lezyonlar özellikle yüzde (sıklıkla yanaklarda), saçlı deride, boyunda, sırtta, diz ve dirsek bölgelerinde oluşur. Bu dönemde başlayan hastalık 1-3 yaşında iyileşebilir veya ileri çocukluk yaşlarında da devam edebilir.

    2. Çocukluk Çağı Atopik Dermatiti:

    2-12 yaşlar arasında görülür. Cilt lezyonları sıklıkla dirsek önü, diz arkası, boyun, el bileği ve ayak
    bileğinde görülür. Lezyoların olduğu cilt bölgelerinde kuruluk, çizgilenme, sulanma ve kaşıntı vardır.

    3. Erişkin Dönemi Atopik Dermatiti:

    Çocukluk çağı atopik dermatitinin devam etmesi veya ilk kez 12-20 yaşlar arasında başlayan cilt hastalığı şeklinde ortaya çıkabilir. Cilt lezyonları sıklıkla dirsek önü ve diz arkasında bulunur. Bazen ellerde de olabilir. Genellikle ciltte çizgilenme, kalınlaşma ve rengin kahverengileşmesine neden olur. Bazen göz çevresi ve ağız çevresinde kuruluk ve cildin dökülmesi eşlik edebilir. Genellikle kronik seyirlidir.

    Atopik Dermatite Eşlik Edebilen Bulgular nelerdir?
    · El ve ayak tabanı çizgilerinin belirginleşmesi
    · Göz altında koyu gölgeler
    · Yanak, sırt, kol ve bacakta sınırları belirgin soluk renkli bölgeler
    · Atopik dermatiti olan bebekler ileriki yıllarda astım veya allerjik rinit olabilirler

    Atopik Dermatit ( Egzema ) Nasıl Tedavi Edilir?

    1.Koruyucu Önlemler:

    Bu hastaların ciltleri aşırı kurudur. Cilt kuruluğu belirtilerin alevlenmesine neden olur. Bu nedenle cildin sürekli olarak nemlendirilmesi son derece önemlidir. Ayrıca bu kişiler normal sabun kullanmamalıdır. Kremli sabunların kullanılması önerilir. Terleme şikayetleri arttırdığından, özellikle sıcak havalarda dikkat edilmesi önerilir. Tetkiklerde belirtilere sebep olan herhangi bir allerjen (inek sütü, yumurta, ev tozu akarı gibi) saptanırsa, bu allejenden kaçınmak için doktorun önerdiği önlemler mutlaka alınmalıdır.

    2.İlaç Tedavisi:

    1.Kaşıntı önleyiciler (antihistaminikler-şurup, tablet)

    Bu hastaların en önemli şikayeti kaşıntıdır. Bu şikayetlerin ortadan kalkması için doktorunuzun önerdiği ilacı şikayetlerin alevlendiği dönemlerde kullanmak gerekir.

    2.Lokal Kortikosteroidler ( merhem, krem )

    Cilt lezyonlarının aktif olduğu dönemlerde lezyon üzerine haricen ince bir tabaka halinde doktorunuzun önerdiği kullanma süresi dikkate alınarak uygulanır. Bu ilaçlar doktorun önerdiği nemlendirici ile cilt nemlendirildikten sonra uygulanmalıdır.

    Ürriker (kurdeşen) ile anjioödem farkı nedir?

    Sınırlar belirgin olan pembe renkli, bazen ortası soluk olabilen, yüzeyden kabarık, kaşıntılı, çapı birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişebilen cilt döküntülerine ürtiker denir. Bu döküntüler vücudun herhangi bir bölgesinde olabilir. Anjiyoödem ise sıklıkla göz kapakları, dudak ve dil gibi yüzün bazı bölgelerinde deri ve deri altı tabakasının şişmesi durumudur. Anjiyoödemde renk değişikliği olmaz ve kaşıntı yoktur. Nadiren larenks (gırtlak, soluk borusunun giriş bölgesi) veya farenks (boğaz, yemek dorusunun giriş bölgesi) bölgesinde olan anjiyoödem ses kısıklığı, soluk almada güçlük gibi ciddi bir tabloya neden olabilir. Ürtiker ve anjiyoödem bazen aynı hastada birlikte görülebilir.

    Ürtiker ve Anjiyoödemin Klinik Tipleri Nelerdir ?

    1. Akut Ürtiker ve Anjiyoödem: Tarif edilen tipik kaşıntılı döküntülerin aniden ortaya çıkması durumudur. Lezyonlar genellikle 24 saat içinde söner, ancak 3-6 hafta süre ile aralıklı olarak yeniden çikabilir. Bazen anjiyoödem de ürtikere eşlik edebilir.

    2. Kronik Ürtiker: Tekrar eden ürtiker ve anjiyoödem tablosunun 3-6 haftadan daha uzun sürmesi halinde buna kronik ürtiker denir. İlaçlar, yiyecek katkı maddeleri, allerjenler, parazitler veya diğer bazı enfeksiyonlar sebep olabilir. Hastaların ancak % 10’unda sebep olan etken saptanabilir.

    3. Kolinerjik Ürtiker: Merkezi vücut ısısının yükselmesine neden olan durumlardan ( sıcak duş, veya egsersiz gibi ) birkaç dakika sonra döküntülerin ortaya çıkması durumudur.

    4. Fiziksel Ürtiker:

    a.Demografizm: Sert sivri uçlu bir cisim veya tırnak ile cildin çizilmesini takiben birkaç dakika içinde çizilen bölgede oluşan pembe renkli kabarıklık durumudur. Akut veya kronik ürtikeri olan kişilerde genellikle dermografizm vardir.

    b.Basınç Ürtikeri:

    1. Erken tipte basınç ürtikeri: Cilde basınç uygulamasını takiben birkaç dakika içinde oluşan kırmızı renkli, yanma hissi veren döküntülerin oluşması durumudur. Genellikle 30 dakika sürer.
    2. Geç tipte basınç ürtikeri: Cilde uzun süreli bir basınç uygulamasını takiben (ağır bir çantanın omuza uzun süreli asılan askısı, elde bavul taşınması, uzun süreli oturma gibi) 30 dakika ile 9 saat içinde basınca maruz kalan bölgede döküntülerin oluşması durumudur. Bazen ateş, titreme, baş ağrısı eşlik edebilir.

    5.Diğer

    1. Solar Ürtiker: Kuvvetli ışık veya ultrviyole ( güneş ışınları ) ışınlarına maruz kaldıktan sonra birkaç
    dakika veya birkaç saat içinde ürtikeryal lezyonların oluşması durumudur.
    2. Soğuk Ürtiker: Soğuk hava veya soğuk su ile temas sonrası, dakikalar içinde ciltte yanma hissi veren ürtikeryal döküntülerin olması durumudur. Bazen bayılma, baş ağrısı, solunum sıkıntısı, baş dönmesi ve nabzın hızlanması eşlik edebilir. Soğuk ile temastan birkaç saat sonra ortaya çıkabilen klinik formları da vardır. Bu hastaların tanı konduktan sonra soğuk denize girmesi mutlaka önlenmelidir.
    3. Adrenerjik Ürtiker: Kişide psikolojik stress yaratan durumların ardından birkaç milimetre büyüklüğünde pembe döküntülerin gruplar halinde ortaya çıkması durumudur.

    Kontakt Ürtiker: Kişinin duyarlı olduğu bir madde ile cildinin temas etmesi sonucu ortaya çıkan ürtikeryal bir döküntüdür. Son yıllarda en çok suçlanan madde latex’dir. Latex cerrahi eldivenlerde ve birçok tıbbi malzemede kullanılan bir üründür. Latex allerjisi olan kişilerde, latex içeren malzemelerle tıbbi müdahale sonrası ürtikerden anafilaksi ismi verilen ciddi allerjik durumlara kadar çeşitli

    reaksiyonlar oluşabilir. Böyle bir allerjisi olduğu saptanan kişilere mutlaka uygun testler ile tanı konmalı ve tıbbi müdahale öncesi gerekli önlemler alınmalıdır.
    Egzersiz ile Tetiklenen Ürtiker: Kişinin egzersiz yapmasını takiben ciltte allerjik döküntü olması halidir. Bazen eşlik eden anjiyoödem, bronş spazmı ( nefes darlığı, hırıltı ), hipotansiyon ve bayılma olabilir.

    Ürtiker ve Anjioödem Nasıl Tanınır ?

    1.Öykü Alma ve Yaklaşım:

    Uzman kişi tarafından ürtikeryal döküntülerin ve eşlik eden reaksiyonların oluş zamanı, şekli, süresi ve tetikleyici faktörler hakkında alınan ayrıntılı öykü tanının en önemli kısmıdır. Ayrıca hastanın bu döküntülerine sebep olabilecek diğer tüm olası faktörler ( çevre şartları, kullandığı ilaçlar, geçirdiği hastalıklar gibi ) dikkatle sorgulanmalıdır.

    2.Spesifik Yaklaşım:

    Ayrıntılı öykü alınmasını takiben, dikkatli bir fizik muayene yapılmalıdır. Ürtikerin tipine göre ( akut, kronik veya diğer ürtiker tipleri ) hastadan gerekli laboratuvar tetkikleri istenir.

    Ürtiker ve Anjioödem Nasıl Tedavi Edilir?

    1.Eliminasyon: Belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olduğu fark edilen veya tetkiklerle saptanan yiyecek, ilaç, diğer maddeler ve faktörlerden uzak durulması önerilir. Bunların yerine kullanılması uygun olanlar hakkında hastaya bilgi verilir. Enfeksiyon varsa tedavi edilir. Ciddi reaksiyon yaşayan hastalarda acil
    durumda kendi kendilerine uygulayabilecekleri epinefrin içeren preparatlar önerilir.

    2.İlaç Tedavisi:

    1.H1 reseptör blokerleri ( antihistaminikler ) ( şurup, tablet ): Bu grup ilaçlar tedavide en önemli ilaçlardır. H1 reseptör blokerleri kendi içinde 1 ve 2. kuşak ilaçlar olmak üzere iki gruba ayrılır. Bir grup ilacı tek başına veya bazen gerekli görüldüğünde iki grup ilacın birlikte kullanılması şeklinde tedavi yöntemleri vardır. Bu ilaçları doktorunuzun önerdiği doz ve sürede kullanmak gerekir.

    2.H2 reseptör blokerleri ( tablet ): H1 reseptör blokerleri ile tedaviye yeterli yanıt alınmadığı durumlarda allerji uzmanının önerisi ile tedaviye eklenen ilaçlardır.

    3.Kortikosteroidler ( tablet, injeksiyon ): Ciddi akut reaksiyonlarda veya diğer tedavilere direnci olan durumlarda tek doz veya belirli bir süre için mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gereken ilaçlardır.

    Adrenerjik ajanlar ( injeksiyon ): Ürtiker veya anjiyoödeme eşlik eden soluk almada zorluğa neden olabilen larenks ödeminin olduğu durumlarda acilen uygulanan ilaçlardır. Tekrarlayan anjioödem atakları geçiren hastaların bu ilaçı yanında taşıması, ani solunum yolu tıkanması durumunda koluna cıltaltı enjeksiyon şeklinde uygulaması öğretilir. İlaç dozu enjektörde hazırlanmış şekilde ticari sunumdadır (Epipen, Anahelp).

  • Alerjik cilt hastalıkları

    Alerjik cilt hastalıkları

    A. ATOPİK DERMATİT ( EGZEMA ) NEDİR ?

    Kronik, tekrarlayan, pembe renkli, yüzeyi pütürlü olan kaşıntılı döküntülerdir. Aktif lezyonlar tüm vücütta
    yaygın veya bir bölgede sınırlı olabilir. Bunlar pembe renkli, sulantılı, kaşıntılı lezyonlar şeklinde olabilir.
    Aşırı kaşınma sonucu enfekte olabilirler. Lezyonların sürekli olarak nüks ettiği veya iyileşmediği
    dönemlerde cilt kalınlaşması, çizgilenmesi, soyulmalar ve renk koyulaşması olabilir. Hastalığın
    başlangıç yaşına göre lezyonların vücüttaki dağılımı farklılık gösterir.

    1. İnfantil ( bebeklik dönemi ) Atopik Dermatit:

    2 ay-2 yaş arası çocuklarda görülür. Lezyonlar özellikle yüzde ( sıklıkla yanaklarda ), saçlı deride,
    boyunda, sırtta, diz ve dirsek bölgelerinde oluşur. Bu dönemde başlayan hastalık 3 yaşında
    iyileşebilir veya ileri çocukluk yaşlarında da devam edebilir.

    2. Çocukluk Çağı Atopik Dermatiti:

    2-12 yaşlar arasında görülür. Cilt lezyonları sıklıkla dirsek önü, diz arkası, boyun, el bileği ve ayak
    bileğinde görülür. Lezyoların olduğu cilt bölgelerinde kuruluk, çizgilenme, sulanma ve kaşıntı vardır.

    3. Erişkin Dönemi Atopik Dermatiti:

    Çocukluk çağı atopik dermatitinin devam etmesi veya ilk kez 12-20 yaşlar arasında başlayan cilt
    hastalığı şeklinde ortaya çıkabilir. Cilt lezyonları sıklıkla dirsek önü ve diz arkasında bulunur. Bazen
    ellerde de olabilir. Genellikle ciltte çizgilenme, kalınlaşma ve rengin kahverengileşmesine neden olur.
    Bazen göz çevresi ve ağız çevresinde kuruluk ve cildin dökülmesi eşlik edebilir. Genellikle kronik
    seyirlidir.

    Atopik Dermatite Eşlik Edebilen Bulgular:
    · El ve ayak tabanı çizgilerinin belirginleşmesi
    · Göz altında koyu gölgeler
    · Yanak, sırt, kol ve bacakta sınırları belirgin soluk renkli bölgeler
    · Atopik dermatiti olan bebekler ileriki yıllarda astım veya allerjik rinit olabilirler

    Atopik Dermatit ( Egzema ) Nasıl Tedavi Edilir?

    1.Koruyucu Önlemler:

    Bu hastaların ciltleri aşırı kurudur. Cilt kuruluğu belirtilerin alevlenmesine neden olur. Bu nedenle
    cildin sürekli olarak nemlendirilmesi son derece önemlidir. Ayrıca bu kişiler normal sabun
    kullanmamalıdır. Kremli sabunların kullanılması önerilir. Terleme şikayetleri arttırdığından, özellikle
    sıcak havalarda dikkat edilmesi önerilir. Tetkiklerde belirtilere sebep olan herhangi bir allerjen (
    inek sütü, yumurta, ev tozu akarı gibi ) saptanırsa, bu allejenden kaçınmak için doktorun önerdiği
    önlemler mutlaka alınmalıdır.

    2.İlaç Tedavisi:

    1.Kaşıntı önleyiciler ( antihistaminikler-şurup, tablet )

    Bu hastaların en önemli şikayeti kaşıntıdır. Bu şikayetlerin ortadan kalkması için doktorunuzun
    önerdiği ilacı şikayetlerin alevlendiği dönemlerde kullanmak gerekir.

    2.Lokal Kortikosteroidler ( merhem, krem )

    Cilt lezyonlarının aktif olduğu dönemlerde lezyon üzerine haricen ince bir tabaka halinde doktorunuzun
    önerdiği kullanma süresi dikkate alınarak uygulanır. Bu ilaçlar doktorun önerdiği nemlendirici ile cilt
    nemlendirildikten sonra uygulanmalıdır.

    B. ÜRTİKER ( KURDEŞEN ) VE / VEYA ANJİYOÖDEM ( KUŞPALAZI )

    Sınırlar belirgin olan pembe renkli, bazen ortası soluk olabilen, yüzeyden kabarık, kaşıntılı, çapı birkaç
    milimetreden birkaç santimetreye kadar değişebilen cilt döküntülerine ürtiker denir. Bu döküntüler
    vücudun herhangi bir bölgesinde olabilir. Anjiyoödem ise sıklıkla göz kapakları, dudak ve dil gibi
    yüzün bazı bölgelerinde deri ve deri altı tabakasının şişmesi durumudur. Anjiyoödemde renk
    değişikliği olmaz ve kaşıntı yoktur. Nadiren larenks ( soluk borusunun giriş bölgesi ) veya farenks (
    yemek dorusunun giriş bölgesi ) bölgesinde olan anjiyoödem ses kısıklığı, soluk almada güçlük gibi
    ciddi bir tabloya neden olabilir. Ürtiker ve anjiyoödem bazen aynı hastada birlikte görülebilir.

    Ürtiker ve Anjiyoödemin Klinik Tipleri Nelerdir ?

    1. Akut Ürtiker ve Anjiyoödem: Tarif edilen tipik kaşıntılı döküntülerin aniden ortaya çıkması
    durumudur. Lezyonlar genellikle 24 saat içinde söner, ancak 6 hafta süre ile aralıklı olarak yeniden
    çikabilir. Bazen anjiyoödem de ürtikere eşlik edebilir.
    2. Kronik Ürtiker: Tekrar eden ürtiker ve anjiyoödem tablosunun 6 haftadan daha uzun sürmesi
    halinde buna kronik ürtiker denir. İlaçlar, yiyecek katkı maddeleri, allerjenler, parazitler veya diğer
    bazı enfeksiyonlar sebep olabilir. Hastaların ancak % 10’unda sebep olan etken saptanabilir.
    3. Kolinerjik Ürtiker: Merkezi vücut ısısının yükselmesine neden olan durumlardan ( sıcak duş, veya
    egsersiz gibi ) birkaç dakika sonra döküntülerin ortaya çıkması durumudur.
    4. Fiziksel Ürtiker:

    1.Demografizm: Sert sivri uçlu bir cisim veya tırnak ile cildin çizilmesini takiben birkaç dakika içinde
    çizilen bölgede oluşan pembe renkli kabarıklık durumudur. Akut veya kronik ürtikeri olan kişilerde
    genellikle dermografizm vardir.

    2.Basınç Ürtikeri:

    1. Erken tipte basınç ürtikeri: Cilde basınç uygulamasını takiben birkaç dakika içinde oluşan
    kırmızı renkli, yanma hissi veren döküntülerin oluşması durumudur. Genellikle 30 dakika sürer.
    2. Geç tipte basınç ürtikeri: Cilde uzun süreli bir basınç uygulamasını takiben ( ağır bir çantanın
    omuza uzun süreli asılan askısı, elde bavul taşınması, uzun süreli oturma gibi ) 30 dakika ile 9
    saat içinde basınca maruz kalan bölgede döküntülerin oluşması durumudur. Bazen ateş,
    titreme, baş ağrısı eşlik edebilir.

    1. Solar Ürtiker: Kuvvetli ışık veya ultrviyole ( güneş ışınları ) ışınlarına maruz kaldıktan sonra birkaç
    dakika veya birkaç saat içinde ürtikeryal lezyonların oluşması durumudur.
    2. Soğuk Ürtiker: Soğuk hava veya soğuk su ile temas sonrası, dakikalar içinde ciltte yanma hissi
    veren ürtikeryal döküntülerin olması durumudur. Bazen bayılma, baş ağrısı, solunum sıkıntısı, baş
    dönmesi ve nabzın hızlanması eşlik edebilir. Soğuk ile temastan birkaç saat sonra ortaya çıkabilen
    klinik formları da vardır. Bu hastaların tanı konduktan sonra soğuk denize girmesi mutlaka
    önlenmelidir.
    3. Adrenerjik Ürtiker: Kişide psikolojik stress yaratan durumların ardından birkaç milimetre
    büyüklüğünde pembe döküntülerin gruplar halinde ortaya çıkması durumudur.

    1. Kontakt Ürtiker: Kişinin duyarlı olduğu bir madde ile cildinin temas etmesi sonucu ortaya çıkan
    ürtikeryal bir döküntüdür. Son yıllarda en çok suçlanan madde latex’dir. Latex cerrahi eldivenlerde ve
    birçok tıbbi malzemede kullanılan bir üründür. Latex allerjisi olan kişilerde, latex içeren malzemelerle
    tıbbi müdahale sonrası ürtikerden anafilaksi ismi verilen ciddi allerjik durumlara kadar çeşitli
    reaksiyonlar oluşabilir. Böyle bir allerjisi olduğu saptanan kişilere mutlaka uygun testler ile tanı
    konmalı ve tıbbi müdahale öncesi gerekli önlemler alınmalıdır.
    2. Egsersiz ile Tetiklenen Ürtiker: Kişinin egsersiz yapmasını takiben ciltte allerjik döküntü olması
    halidir. Bazen eşlik eden anjiyoödem, bronş spazmı ( nefes darlığı, hırıltı ), hipotansiyon ve bayılma
    olabilir.

    Ürtiker ve Anjioödem Nasıl Tanınır ?

    1.Öykü Alma ve Yaklaşım:

    Uzman kişi tarafından ürtikeryal döküntülerin ve eşlik eden reaksiyonların oluş zamanı, şekli, süresi ve
    tetikleyici faktörler hakkında alınan ayrıntılı öykü tanının en önemli kısmıdır. Ayrıca hastanın bu
    döküntülerine sebep olabilecek diğer tüm olası faktörler ( çevre şartları, kullandığı ilaçlar, geçirdiği
    hastalıklar gibi ) dikkatle sorgulanmalıdır. Bu öykünün bir allerji uzmanı tarafından alınması gerekir.

    2.Spesifik Yaklaşım:

    Ayrıntılı öykü alınmasını takiben, dikkatli bir fizik muayene yapılmalıdır. Ürtikerin tipine göre ( akut, kronik
    veya diğer ürtiker tipleri ) hastadan gerekli labaratuvar tetkikleri istenir.

    Ürtiker ve Anjioödem Nasıl Tedavi Edilir?

    1.Eliminasyon: Belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olduğu farkedilen veya tetkiklerle saptanan yiyecek,
    ilaç, diğer maddeler ve faktörlerden uzak durulması önerilir. Bunların yerine kullanılması uygun olanlar
    hakkında hastaya bilgi verilir. Enfeksiyon varsa tedavi edilir. Ciddi reaksiyon yaşayan hastalarda acil
    durumda kendi kendilerine uygulayabilecekleri epinefrin içeren preparatlar önerilir.

    2.İlaç Tedavisi:

    1.H1 reseptör blokerleri ( antihistaminikler ) ( şurup, tablet ): Bu grup ilaçlar tedavide en önemli
    ilaçlardır. H1 reseptör blokerleri kendi içinde 1 ve 2. kuşak ilaçlar olmak üzere iki gruba ayrılır. Bir
    grup ilacı tek başına veya bazen gerekli görüldüğünde iki grup ilacın birlikte kullanılması şeklinde
    tedavi yöntemleri vardır. Bu ilaçları doktorunuzun önerdiği doz ve sürede kullanmak gerekir.

    2.H2 reseptör blokerleri ( tablet ): H1 reseptör blokerleri ile tedaviye yeterli yanıt alınmadığı
    durumlarda allerji uzmanının önerisi ile tedaviye eklenen ilaçlardır.

    3.Kortikosteroidler ( tablet, injeksiyon ): Ciddi akut reaksiyonlarda veya diğer tedavilere direnci
    olan durumlarda tek doz veya belirli bir süre için mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gereken
    ilaçlardır.

    Adrenerjik ajanlar ( injeksiyon ): Ürtiker veya anjiyoödeme eşlik eden soluk almada zorluğa neden olabilen
    larenks ödeminin olduğu durumlarda acilen uygulanan ilaçlardır. Tekrarlayan anjioödem atakları geçiren
    hastaların bu ilaçı yanında taşıması, ani solunum yolu tıkanması durumunda koluna cıltaltı enjeksiyon şeklinde
    uygulaması öğretilirç İlaç dozu enjektörde hazırlanmış şekilde ticari sunumdadır (Epipen, Anahelp).

  • Çocuklarda ürtiker (kurdeşen)

    Çocuklarda ürtiker (kurdeşen) hastanelerin aciline başvuruya neden olan en sık alerjik cilt rahatsızlığıdır.

    Halk arasında kurdeşen de denilen ürtiker; çocuklarda görülen, kaşıntılı ciltten kabarık ve halkalar şeklinde olan döküntülü bir hastalıktır. Çocuğun vücudunda ani başlayan, ciltten hafif kabarık, pembe kırmızı renkte, sınırları belirgin, çeşitli şekil ve büyüklükte olabilen kaşıntılı deri lezyonlarına ürtiker denir. Bu kırmızı döküntüler genelde basmakla solar.

    Bazen dudakta ve dilde şişmeler, el bileğinde ve ayak bileğinde şişmeler görülebilir. Bu şişmelere anjioödem denilmektedir. Ürtiker gelişen çocukların yarısında bu anjioödem görülmektedir. Bu anjiödemler nedeniyle bazen çocukların yürümesi de kısıtlanabilir. Genellikle 1-2 hafta içinde düzelir. Bir anda tüm vücutta kaşıntı ve kızarıklık şeklinde belirmesi ve tüm vücudu etkileyebilmesi nedeniyle aileleri endişelendiren bir hastalıktır. Doğru teşhis ve tedavi ile sonuç yüz güldürücüdür.

    Ürtikerin Türleri
    Akut ve kronik, fiziksel ve diğer nedenlerle oluşan ürtiker olmak üzere 4 çeşit ürtiker vardır.

    Akut ürtiker 6 haftadan daha kısa süren ürtikere denir.

    Kronik ürtiker ise 6 haftadan daha uzun sürer. İki ürtiker çeşidinin de gösterdiği bulgular aynıdır. İki ürtiker süre bakımından ayrılır. Ancak akut ürtiker ve kronik ürtikerin nedenleri farklılık göstermektedir.

    Fiziksel ürtiker dediğimiz soğuğa bağlı, basınca bağlı, sıcağa bağlı, güneşe bağlı, titreşime bağlı ürtiker çeşidi de vardır. Fiziksel denilmesinin sebebi dışdan uygulanan fiziksel olaylardan kaynaklanıyor olmasıdır.

    Diğer ürtikerler grubunda ise vücut ısısı artmasına bağlı, suya bağlı, temasa bağlı ve egzersize bağlı ürtiker bulunmaktadır.

    Çocuklarda Ürtikerin Nedenleri

    Enfeksiyonlar

    Çocuklarda ürtikerin en sık nedeni enfeksiyonlardır. Enfeksiyonlardan daha çok virüsler ürtikere neden olmaktadır. Bu virüslardan adenovirus, enterovirüs, hepatit A, B,C, influanza A, B ve parvavirus B19 ürtikere neden olabilmektedir.

    Bazen bakterilerden E. Coli’ye bağlı idrar yolu enfeksiyonları ve B grubu streptokokların neden olduğu tonsillit de ürtikere neden olmaktadır.

    Parazitler de ürtikere neden olabilir. Özellikle makatta kaşıntı olan ve geceleri ağzından salya akan çocuklarda parazit düşünülebilir.

    İlaçlar

    En sık tespit edilen ürtiker nedeni ilaçlara bağlı olanlardır.

    Ürtikere neden olan ilaçlar penisilin ve ateş düşürücü olarak kullanılan nonsteroid anti inflamatuar ilaçlardır. İlaçların içindeki katkı maddeleri de ürtikere neden olabilmektedir. İlaçlar hemen alındıktan sonra alerji yapabildiği gibi 10 gün sonrasına kadar ürtikere neden olabilir Hatta bazı tansiyon ilaçları 3 ay sonrasına kadar alerji yapabilir. Bu nedenle kullanılan ilaçların sorgulanması çok önemlidir.

    Gıdalar

    Çocuklarda gıdalar da sıklıkla ürtiker nedeni olabilmektedir. En sık yumurta ve süt alerjileri ürtiker nedeni olmaktadır. Süt ve yumurta alerjisi genellikle 1 yaşın altında ürtiker yapmaktadır. Bir yaş altında gıda alerjisi olmayanlarda bir yaşından sonra alerji gelişme olasılığı düşüktür. Süt ve yumurta dışında yer fıstığı, buğday, fındık, deniz ürünleri, soya fasülyesi, meyvalar, süt ürünleri, çukulata ürtikere neden olabilmektedir. Domates, çilek ve kabuklu deniz ürünleri alerji olmadan da ürtikere neden olabilmektedir.

    Gıda Katkı Maddeleri

    Katkı maddesi içeren gıdalar özellikle alerjik bünyeli çocuklarda alerjik bünyeli olmayanlara göre 10 kat daha fazla alerji oluşturma riski vardır. Bu katkı maddeleri gıdanın içinde bulunan boya maddesi olarak kullanılan tartrazin, suni tatlandırıcılar, sodyum sülfit ve koruyuculardır.

    Böcek Isırmalarına Bağlı Ürtiker

    Böcek ısırmaları da ürtiker yapabilmektedir. Özellikle havaların ısınmasıyla ortaya çıkan ürtikerde böcek ısırmaları da düşünülmelidir. Deneyimli bir hekim böcek ısırmalarına bağlı ürtikeri rahatlıkla tanıyabilmektedir. Böcek ısırmalarına bağlı ürtiker özelikle vücudun açık bölgelerinde yani boyun, kol ve bacaklarda görülmektedir.

    Temasa Bağlı Ürtiker

    Antijenik maddelerin deri yüzeyine teması ile oluşmaktadır. Kimyasal maddeler, lateks gibi alerjik bir madde teması ile oluşmaktadır. Daha çok alerjenin temas ettiği bölgelerde ürtiker plakların olması bize temas ürtikeri olabileceğini düşündürmektedir.

    Strese Bağlı Ürtiker

    Stres ürtikere neden olabilmektedir.

    Çocuklarda Ürtiker Teşhisi

    Teşhis için öncelikle hasta veya hasta yakınından çok detaylı bilgi alınması gerekir. Daha önce böyle bir döküntünün olup olmadığı, kaşıntının olup olmadığı, kullandığı ilaçlar, uygulanan tedaviler, vücuda sürülen ilaçlar, geziye veya pikniğe gidip gidilmediği, katkı maddesi olan gıdaların tüketimi, makatta kaşıntı olup olmadığı, döküntünün süresi gibi ayrıntılı olarak sorulara cevaplar alınmalıdır. Çocukta böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı, romatizmal hastalık ve tiroid hastalığı olup olmadığı sorgulanmalıdır.

    Bu sorgulama sonrası çocuğun muayenesinde döküntünün karakteri değerlendirilir. 24 saat içinde düzelen döküntü varlığı, döküntü sonrasında morluk oluşup oluşmadığına bakılır. Önemli bir hastalık açısından muayene bulguları gözden geçirilir.

    İlk defa olan ve çok ciddi ürtikeri olmayan çocuklara genelde bir tetkik yapmaya gerek yoktur. Ancak ciddi vakalarda veya nefes sıkışıklığı yapmış durumlarda ilk ürtiker görüldüğünde de inceleme yapılmalıdır. Birden fazla tekrarlayan ürtikeri olan çocuklar mutlaka incelenmelidir.

    Dikkatli alınmış bilgi, muayene bulguları ve gerekli durumlarda yapılan tetkikler sonucunda deneyimli bir hekim kesin teşhisi koymaktadır.

    Ürtiker ile Egzama Arasındaki Fark

    Ürtiker tüm vücutta görülen ve halkalar şeklinde kızarıklık ve kaşıntı ile kendini gösterir. Genellikle 1-2 hafta içinde düzelir ve tekrarlamaz. Egzama ise bebeklik döneminde yüzde yanaklarda görülür. Yaş büyüdükçe eklem yerlerinde özellikle el ve ayak bileğinde dizlerin arakasında olmaya eğilimlidir. Banyodan sonra cilt kuruması sık gözlenir. Tekrarlayıcıdır.

    Sonuç olarak egzaman daha çok eklem yerlerinde kaşıntılı kızarıklık, ciltte kuruma yapar ve tekrarlayıcıdır. Ürtiker ise eklemelerden ziyade tüm vücutta döküntü yapar, döküntüler halkalar şeklinde gözlenmektedir.

    Ürtiker ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

    1-Ürtikerin (kurdeşenin ) tedavisi var mı?

    Öncelikle söylenmesi gereken ürtiker geçici bir durum olduğudur. 1 hafta süresi içinde tüm vücudu kaplayabildiği gibi bir gün sonrasında tamamen kaybolabilir. 1 hafta süresince dalgalanma göstermektedir.

    İlk yapılması gereken iş şüpheli ürtiker nedenini ortadan kaldırılmak olacaktır.

    Çocuğun kaşıntısını geçirmek ve rahatlatmak önceliklidir. Kaşıntı dayanılmayacak kadar ağır ise enjeksiyon şeklinde antihistaminik ilaçlar uygulanabilir. Bunun dışında çocuğu rahatlatacak antihistaminik ilaçlar ağızdan verilmelidir. Doz ayarlanması ve süresi hekimler tarafında yapılmalıdır.

    24 saat içinde yanıt alınmayan durumlarda diğer tedaviler de ilave edilebilir. Çok ciddi durumlarda kortizonlu ilaçlar da kullanılabilmektedir.

    2-Hangi ürtikerli çocuk hastanede izlenmelidir?

    Kaşıntı nedeniyle yaşam kalitesi çok bozulan, vücudun büyük bir alanını ürtiker kaplayan, ürtikerle birlikte nefes sıkışıklığı, öksürük gibi bulgular olan, şuur durumunda değişme olan, şiddetli karın ağrısı ve kusması olan, aşırı anjioödem gelişen, dilde ve dudakta aşırı şişmeler olan ve ya ciddi enfeksiyonu olan çocukların hastanede yatırılarak izlenmesi gerekir.

  • Ürtiker (kurdeşen) ve anjioödem

    • Vücudun herhangi bir yerinde, 1-2 saat içinde oluşup kaybolan ve başka bir yerde tekrar ortaya çıkan, kaşıntılı, kırmızı renkli döküntülere Ürtiker denir.
    • Bazen yüz, göz kapakları, dudaklar, dil, boğaz, el ve ayaklar ve genital bölgelerde yanma şeklinde ağrılı şişlik de oluşabilir. Bu şişliklere ise Anjioödem ismi verilir.
    • Anjioödem, tedavi edilse bile 2-3 gün boyunca devam edebilir.
    • Ürtiker ve Anjioödem bazı hastalarda birlikte görülebilir.
    • Ürtiker, Akut ve Kronik olmak üzere iki gruba ayrılır.

    • Akut ürtiker, 6 haftadan kısa süre devam eden ürtikerlere denir.
    • Akut ürtikerin birçok sebebi vardır:
     Besin allerjileri: yumurta, süt, kuruyemişler, meyveler, vs
     İlaç allerjileri: penisilin, hormonlar, vs
     Polenler, küf mantarları, hayvan tüyleri
     Arı sokması
     Enfeksiyonlar: bakteri, virüs, parazit enfeksiyonları
     Fiziksel etkenler: Egzersiz, sıcak, soğuk, basınç, güneş ışınları…

    • Kronik ürtiker, 6 haftadan uzun süre devam eden ürtikerlere denir.
    • Kronik ürtikerin de çok sayıda nedeni vardır.
     Fiziksel etkenler: Egzersiz, sıcak, soğuk, basınç, güneş ışınları…
     Yalancı allerjenler: Besin katkı maddeleri, doğal yalancı allerjenler…
     Besinler
     İlaçlar
     Romatizmal hastalıklar
     Enfeksiyonlar: bakteri, virüs, parazit enfeksiyonları
     Enfeksiyon dışı inflamatuar durumlar: Gastrit, özofajit, safra hastalıkları
     Kanserler
    • Stres de ürtikerin çok önemli bir nedenidir. Stres, ürtikerli hastalarda belirtileri şiddetlendirebildiği gibi, doğrudan ürtikeri başlatan sebep olarak da karşımıza çıkabilir.
    • Çok sayıda neden sayılsa bile hem akut hem de kronik ürtikerli hastaların büyük çoğunluğunda bir neden bulmak mümkün değildir.
    • Hastaların bir kısmında tedaviye çok çabuk yanıt alınır ancak bazı hastalarda, kortizonlu olanlar da dâhil olmak üzere birden çok ilacın kullanılabildiği uzun süreli tedaviler gerekebilir.
    • Bu nedenle, ürtiker tedavisinde hastanın hekimine güvenmesi ve önerilen tedavinin sonuçlarını beklemesi yönünden sabırlı olması gerekir. Stresin, ürtiker süresini uzatıcı etkisi olduğu unutulmamalıdır.
    • Özellikle FİZİKSEL ETKENLERLE ORTAYA ÇIKAN KRONİK ÜRTİKERLER YILLARCA DEVAM EDEBİLİR. Bu hastaların, paniğe kapılmadan doktorlarına güvenmeleri ve önerilerine uymaları çok önemlidir.