Etiket: Ülke

  • Çocuklarda kanser belirtileri nelerdir? Çocuk kanserlerinde erken tanı!

    Çocuklardaki birçok kanser, çocuğun doktoru veya ailesi tarafından erken teşhis edilir. Ancak, çocuklarda sık rastlanan hastalıklar ve yaralanmalarla benzerlik gösterdiği için çocuklarda gelişen kanserlerin hemen anlaşılması güç olabilir. Çocuklar sık hastalanır ya da vücutlarında morluklar ve şişlikler görülebilir. Buda, erken evre kanser belirtisini gizleyebilir. Aileler çocuklarına düzenli tıbbi çekap yaptırmalı, düzelmeyen olağandışı belirtiler veya işaretleri kontrol etmelidir.

    Olağandışı sayılabilecek belirtiler ya da işaretler şunlardır:

    – Olağandışı bir yumru veya şişlik
    – Açıklanamayan bir solgunluk ve halsizlik
    – Vücutta kolay oluşan morluk ve çürükler
    – Vücudun belli bir yerinde devam eden ağrı
    – Topallama
    – Açıklanamayan ateş veya tedavi uygulandığı halde iyileşmeyen hastalık
    – Çoğunlukla kusma ile sonuçlanan sık baş ağrıları
    – Görmede ani değişiklikler
    – Açıklanamayan ani kilo kaybı

    Kanserin türüne göre başka belirtilerin görülmesi de mümkündür. Bu belirtilerin çoğu, kanserden çok yaralanma veya enfeksiyona bağlı nedenlerden oluşabilir. Yine de, çocuğunuzda bu belirtilerden herhangi biri varsa vakit kaybetmeden çocuk doktorunuza başvurarak gerekli tedaviyi almasını sağlamalısınız.

    Doktorunuz ilk olarak belirtiler konusunda sorular soracaktır. Ardından çocuğunuzu muayene eder. Muayene sonunda kanser olası bir nedense, bazı görüntüleme testleri ya da diğer testlerin yaptırılmasını isteyebilir. Bazı vakalarda anormal bir şişlik ya da tümör tespit edilirse, tümörün bir kısmı veya tamamının alınması gerekebilir. Bu sayede, olası kanser hücreleri mikroskop altında incelenir. Bu işleme, biyopsi adı verilir.

    Çocuk kanserlerinde erken tanı;

    Düşük ve orta gelirli ülkelerde her yıl yaklaşık 175.000 çocuğa kanser teşhisi koyulmaktadır. Pediatrik onkoloji bölümü olmayan birçok ülke olduğu ve kayıtlara geçirilmeyen vakalar göz önüne alınmadığından bu rakam hafife alınmaktadır. Çocuklarda görülen kanser vakası yetişkinlere göre daha az sayıda olsa da, çocuk hastaların yaklaşık 90.000 inin yaşam kaybına neden olmaktadır. Gelir seviyesi yüksek ülkelerde kanser, kaza ve yaralanma sonrası 5-14 yaşları arası çocuklarda ikinci yaşam kaybı nedeni olarak görülmektedir.

    Türk Pediatrik Onkoloji ve Türk Pediatrik Hematoloji Derneği nin 2002 yılından bu yana yürüttükleri kanser kayıt sistemine göre, Türkiye de her yıl yaklaşık 3.000, dünyada ise yaklaşık 175.000 çocuk kansere yakalanmaktadır. Dünya genelinde çocuklarda en sık görülen kanser türleri lösemi, beyin tümörleri, lenfoma ve nöroblastom (sinir hücrelerinde gelişen bir tümör) ve böbrek kanserleridir. Kanserin türü ve dağılımına bakıldığında, batı ülkelerinden farklı olarak Türkiye de birinci sırada lösemi, ikinci sırada lenfoma, üçüncü sırada ise beyin tümörleri görülmektedir. Tek tek tümor tiplerine bakıldığı zaman Wilms tümörü, Hodgkin hastalığı, retinoblastoma gibi tümörlerde tedavi başarısının yüzde 90 lar civarında olduğu söylenmektedir. Kan kanseri türü olan lösemilerde tedavi başarısının yüzde 80 leri aştığı belirtilmiştir. Diğer çocuk kanserleri de erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı oldukça iyidir.

    Son yıllarda, çocuk kanserlerinin tedavisinde yaşanan gelişme ile iyileşme oranları %10 lardan %80 lere çıktığı ifade edilmiştir. Ancak, iyileşme oranları ülke düzeyine göre değişkenlik gösterebilir. Gelişmiş ülkelerde çocuk kanserlerinde iyileşme oranı %80 lerde seyrederken bu oran az gelişmiş ülkelerde %10-40 civarındadır. Türkiye de ise, çocuk kanserlerinde iyileşme oranı %65-70 dir.

    Tedavi şansının artmasında, ailelerin çocuk kanserlerinin belirtileri konusunda bilinçlendirilmesi çok önemlidir. Kanserde erken teşhis sayesinde erken başlatılan tedaviden daha hızlı ve daha olumlu yanıt alınmaktadır. Çocuklarda yaşam süresi daha uzun olduğu için çocuk kanserlerinin tedavi başarısı daha fazladır denilebilir.

    Ülkemizde çocuk kanserlerinin tedavisindeki başarı oranlarına bakıldığında, bu alanda oldukça yol kat edildiği görülmektedir. Bu da, biz onkoloji hekimleri için oldukça sevindirici ve gurur verici bir tablodur.

  • Aşılar hakkında bir çok şey

    • Aşılama aktif immünizasyonla immun sistem cevabını düzenlemek amacıyla antijenleri vücuda verme yöntemidir.

    • Aşı; bir hastalığa karşı spesifik koruma sağlamak amacıyla hazırlanmış immunobiyolojik materyaldir.

    • Aşı antijeniktir ancak patojenik değildir. Aşılamada amaç hastalıkları oluşmadan önlemektir. Dünya’da kullanılan ilk aşı çiçek aşısıdır.

    (1796-Edward Jenner) Bu aşı 1801 yılında Jenner metoduyla İstanbul’da üretilmiştir.

    • Dünyadaki ikinci aşı kuduz aşısıdır. (1885- louis pasteur)

    • 1977- WHO Çiçek hastalığının Dünyadan eradike edildiğini açıklamıştır

    TÜRKİYE’DE AŞI TARİHÇESİ

    • Tifus aşısını ilk bulan kişi Dr. Reşat Rıza KOR’dur. Bu aşıyı ise ilk uygulayan kişi Erzurum’da Dr.Refik Sağlam’dır.

    • 1936 yılında Hıfzıssıhha’da Tifo, Dizanteri, Kolera, Veba, Menengokok, Stafilokok, Boğmaca, Brucella, Nezle, BCG (ağız ve deri içi olmak

    üzere), Difteri, Tetanoz, Kızıl, Alüminyum presipiteli karma aşılar, Lekelihumma, Kuduz, Çiçek, Grip aşıları olmak üzere 17 farklı tip aşı

    üretilip, 35 farklı formülde ülke istifadesine sunulmaktadır.

    AŞILAMADA GENEL KURALLAR

    • Soğuk zincire uyulmalı

    • Steril ve tek kullanımlık enjektörler kullanılmalı

    • Doğru yoldan verilmeli

    • Eş zamanlı kullanılabilen aşı ve serumlar bilinmeli

    • Birden çok aşı yapılması gerekiyorsa farklı yerden yapılmalı

    AŞILARDA GENEL ÖZELLİKLER

    • Genelde canlı aşılar (OPV, kızamık, BCG, suçiçeği gibi) ışığa duyarlıdır.

    • DBT, DT, IPV, Hib, Hepatit A, Hepatit B, Influenza gibi aşılar dondurulmaya duyarlıdır.

    AŞILAR HAKKINDA GENEL BİLGİ

    • Birden fazla canlı aşı aynı anda yapılabilir, aksi halde en az 1 ay ara olmalıdır.

    • Aynı anda birden fazla aşı uygulamasında ayrı ekstremite kullanılmalı, aynı ekstremite kullanılacaksa minimum 2 cm aralık olmalıdır.

    • Gecikmiş aşı zamanlarında yeniden başlangıç yapılmaz.

    Fazla miktarda inaktif aşı dozu verilmesi yan etkileri arttırabilir, canlı virus aşılarında ise teorik risk vardır. Düşük dozda verilen aşılar hiç yapılmamış sayılır.

    • Anne sütü OPV etkisini bozmaz. OPV sonrası tükürür, yutmaz veya 10 dk içinde kusarsa aşı tekrarlanır.

    Aşı Kontrendikasyonu OLMAYAN -AŞIYA ENGEL OLMAYAN Durumlar

    • Prematürite

    • Anne sütü alıyor olmak

    • Hafif ateşli enfeksiyonlar

    • Başka bir nedenle antibiyotik kullanmak

    • Ailede aşıya bağlı konvülsiyon öyküsü

    • Nonspesifik allerjik hastalık öyküsü

    • Annenin gebe olması

    • Daha önceki DT-P aşısından sonra lokal reaksiyon öyküsü

    • Penisilin allerjisi.

    Henüz aşı şemasına dahil edilmeyen (ancak ülkemizde ruhsatlandırılmış olup mevcut olan) aşılar ise şunlardır:

    rotavirus aşısı (RV) (Rotarix,Rotateg)

    influenza aşısı (IV)

    human papillomavirus aşısı (HPV)

    (Gardasil,Cervarix)

    tetanoz-difteri-aselüler boğmaca aşısı (Tdap)

    konjuge meningokok aşısı (KMA).

    BU AŞILAR ÖZEL,ÜCRETLİ AŞI DİYE ANILIR.

    ÖZEL ÜCRETLİ AŞILAR

    1-ROTAVİRÜS; Salgın ishal kusma aşısı olarak bilinir aşının ilk dozu bebek 14 haftalık olmadan ağızdan uygulanmalıdır,ülkemizde iki ya da üç doz olarak uygulanan iki marka vardır,4-8 hafta ara ile aşılama tamamlanılır,ilk doz 6 haftalıktan itibaren yapılabilir son doz 7. ay dolmadan yapılmalıdır.

    2-MENİNGOKOK ;Meningokok aşısı öldürücü menenjit aşısı olarak bilinir,9.ayı dolan herkese yapılabilir,2 doz ya da bir yaşından sonra tek doz olarak uygulanan markalar ülkemizde bulunmaktadır,üst yaş sınırı yoktur,9 ayını bitiren her yaş grubuna uygulanabilir.

    3-SUÇİÇEĞİ 2.DOZ ; ilk dozunun 1.yaşta asm lerce yapıldığı suçiçeği aşısının 2.dozu 4 yaşını bitiren suçiçeğini geçirmemiş herkese uygulanabilir. Ülkemizde uygulanan tüm özel ve ücretsiz aşılar ABD ve Avrupa ülkelerinde ücretsiz uygulanmaktadır.Sadece verem aşısı ABD ve Avrupa da verem kalmadığı için yapılmamaktadır.

    Özel aşılar diğer aşılar kadar güvenli,emniyetli ve etkilidir.

    ÖZEL AŞILAR ;Aile sağlığı merkezlerinde yapılmayan üç aşı vardır. Bunlar Amerika ve Avrupa da yapılmaktadır. Ülkemizde ücretli olarak yapılan bu aşılardan rotavirus aşısının ilk dozu bebek 14 haftalık olmadan önce yapılmalıdır. İlk dozdan 4 veya 8 hafta ara ile 2. ve 3. doz yapılıp, 7. aydan önce aşılanma tamamlanmalıdır.Diğer bir aşı meningokoksemik menenjit aşısı 7.aydan 103 yaşa kadar her yaşa yapılabilir.

    Bu aşının da 2 veya tek doz yapılan üç ayrı formu ülkemizde mevcuttur. Son olarakta 4 yaşını bitirmiş çocuklarımıza ikinci doz suçiçeği aşısı özel yapılmaktadır Burada çocuk 5-7-9-13 yaşında olabilir. Yani meningokok ve 2.doz suçiçeği aşılarında üst yaş sınırı olmadığından geç kalma gibi bir durum yoktur..

    Aile hekimliğince takibiniz olsa bile aile hekiminiz yada çocuk doktorunuzdan ücretli diye tabir edilen ve asm de uygulanmayan bu aşılar için detaylı bilgi alınız .Unutmayın aşılar ölü veya zayıflatılmış mikropların vücuda verilerek aşısı yapılan hastalığa karşı bağışıklık sağlamak amacıyla yapılırlar.Aşının ücretli veya ücretsiz olarak yapılması aşının gerekliliğini veya gereksizliğini göstermez.

    Aşıların yan etkileri hakkında en yanlış bilinen bilgide; civa içerip otizm yapabileceği zannıdır ki çoklu aşılar civa içerir yani ülkemizde sadece verem-bcg aşısı civa içerir. BCG dışındaki aşılarda civa veya tiomersol yoktur. Otizm yapabilme riski de sadece bir tez olup ispatlanmış değil.

    Aynı gün içerisinde bir çocuğa kaç aşı yapılabilir?

    •İstenildiği kadar yapılabilir.

    •ABD’de kombine aşılar kullanılmadığından aynı vizitte 7-9 aşı yapılmaktadır.

    Rotavirus aşısı yaptık çocuk kustu, aşıyı tekrarlayalım mı?

    Tekrarlanmasına gerek yoktur. Aşılama programı olduğu gibi devam edilmelidir.

    Aşılama programında aksama oldu. Ne yapalım?

    Aşılama programında eğer ki bir aksaklık olursa kalındığı yerden devam edilmelidir.