Etiket: Uçak

  • Hipnoz

    Hipnoz

    Hipnoz insanın değişik bir şuur halidir. Doğal ve fizyolojik bir haldir. Parapsikolojik ya da doğa üstü bir güç değildir. Gün içerisinde her insan mutlaka zaman hipnotik transa girer. Hipnotik transtan kastım mevcut reel gerçekliğin bir anda dışına çıkmak, dalıp gitmek bunun küçük bir göstergesidir. Çoğu insan Televizyonda bir film izlerken, araba kullanırken, bir anlığına kendi iç dünyasında bir takım yerlere gittiğinde yaşanılan haldir. İşte bu trans halini bir başkası vasıtasıyla ya da kendi denetiminizde sistemli bir şekilde bir takım teknikler uygulayarak daha uzun süreli ve kontrollü yapılırsa buna HİPNOZ denir. Hipnoz yapana ‘hipnolog ‘ya da’ hipnotist ‘ adı verilir. Eğer hipnozu yapan ve programlayan, aynı zaman da bir tedavi yöntemi de uygulayacaksa buna’ hipnoterapist’ denir. Hipnoterapi psikilojik bir rahatsızlıkta yapılan terapinin hipnoz altında iken yapılmasıdır. Depresyon, duygu durum bozukları, fobiler, kişilik bozuklukları, psikolojik kökenli ağrılar vs. gibi daha pek çok hastalıkta daha kısa sürede daha çok veriye ulaştırarak tedavi sürecine büyük katkılar sağlayabilir. Çünkü hipnoz altında olan bir insanın bastırma mekanizmaları ortadan kalkar ve kişinin duygusal boşalımını sağlar.

    Özellikle sosyal fobi, örümcek fobisi uçak fobisi gibi insanın hayat kalitesini düşüren pek çok korku ile başa çıkmayı sağlayabiliriz hipnoz ile… Bugün uçak korkusu nedeniyle hayatlarındaki bir çok şeyden vazgeçmek zorunda kalan o kadar çok insan varki. . Mesela iş seyahatlerine çıkamamak kişiyi kariyerinde ilerlemekten alıkoyan büyük bir problemdir. . Kişiye genel müdürlük teklifi yapıyorlar reddediyor , tek derdi var. Genel müdür olunca Uluslar arası toplantılara gitmek zorunda kalacak, uçak yolculuğu yapmak zorunda kalacak. ‘ Çok mütevazı adam, genel müdürlüğü istemedi.’ gibi yorumlar geliyor ardından, oysaki adamın içi gidiyor…

    Uçağa binmeniz konusunda kaygı ve gerginlik yaratan birçok faktör olabilir. Örneğin panik atak, uçağın kaçırılması korkusu, terör korkusu, klostrofobi , kontrolün elinizde olmaması gibi birçok durum kişilerde anksiyete oluşturabilir. Hatta uçağa binmeden sadece havaalanında bulunmak bile bazı insanlarda kaygı yaratabilir. Uçuş korkusu bazı insanlarda önce hafif anksiyeteyle başlayıp uçağa bindikten sonra had safhaya ulaşarak uçaktan inme çabalarına kadar varabilen davranışlara sebep olabilir.

    Peki diyelim ki uçak korkusu olan bir kişi nasıl oluyor da hipnoz ile tedavi edilebiliyor. Basit bir dille anlatmak gerekirse hipnoz altındayken kişiye uçak ile ilgili imajinasyonlar verilip , o olayı birkaç sefer aşama aşama yaşatarak zihnin de defalarca uçak ile seyahati yaptırılır. Uçak korkusu öğrenilmiş bir durum olduğu için zihindeki olumsuz düşünce ve duyguları olumlular ile değiştirecek, bastıracak ya da bu korkuları başka yere yönlendirecek telkinler verilir.

    “Peki Hipnoz korkunuz varsa?” Unutmayın ki hipnoz sırasında telkine açık olmamıza rağmen hipnoz hali davranışımız üzerindeki kontrolümüzü kaybettiren bir durum değildir. Filmlerde gördüklerinizi unutun. Hipnozun başka bir kişinin kontrolü altına girmek olmadığını bilmek önemlidir. Kişi hipnoz halindeyken ne kontrolünü kaybeder, ne de daha sonra pişman olacağı bir söz veya davranışta bulunur. Kişinin etik ve sosyal değerleriyle çatışan, kişinin kendisi için faydalı olmayacak her türlü telkin, zihin tarafından mutlaka geri çevrilir. Hipnoz, denemek isteyen herkes için çok doğal ve güvenlidir. Unutmayın ki transa girmekteki başarı şansınız tamamen hipnoterapistiniz ile işbirliği yapma isteğinize ve transa girmek konusunda kendinize gerçekten izin vermenize bağlıdır.

  • Uçak Fobisi

    Uçak Fobisi

    Teknolojinin gelişmesiyle seyahatlerimizin de çeşidi değişmektedir. Eskiden uzun süren deve, eşek, at vs gibi hayvanlarla yapılırken motorlu taşıtların icadıyla araba, otobüs gibi taşıtlarla yolculuk yapar olduk. Çok çeşitli yolculuk yapmak için alternatifler oluşur olmuştu. Bunlar arasında tren, deniz yolu ulaşımı da alternatifler arasında idi. Daha sonra hava yolu şirketlerinin uçak seferlerini başlatması daha önce ekonomik boyutu bütçeyi zorlamaktaydı, daha sonra açılan çeşitli havayolu şirketleri aralarındaki rekabet bilet fiyatlarındaki azalmalar uçak ile seyahatlerin yapılmasını daha da kolaylaştırdı. Uçak seferlerinin makul hale gelmesi zamanın kısalmasına neden olurken psikolojik rahatsızlığı da beraberinde getirmiş oldu. Bahsettiğim psikolojik rahatsızlık uçak fobisi.

    Korku normal bir insan duygusudur ve bazı durumlarda kişinin korku veren durumdan uzaklaşmasını sağlayarak koruyucu işlev gösterir. Fakat korkunun düzeyi artarsa kişi paniğe kapılmaktadır. Tehlikeli bir durumla karşılaşınca normalde verilen “kaç ya da savaş” tepkisinin yerini donakalma alabilir. Eğer kişinin korkusu aşırı, anlamsız ve sürekli ise, bu durumla karşılaşma ihtimali olduğunda dahi yoğun sıkıntı yaşıyorsa, bu durum kişinin günlük hayatını, işlevlerini engelliyorsa bu durumda korkuya “fobi” adını veririz. Benzer biçimde kişi uçaktan aşırı korkuyor, binemiyor, binmesi gerektiğinde ya kaçınıyor ya da çok sıkıntı ile uçak yolculuğuna katlanabiliyorsa o kişide uçak fobisi vardır.

    Her ne kadar uçak kazalarının sayısı az olsa da insanın aklına düşerse ne olur kaygısı hiç aklımızdan gitmeyebilir. Yükseklik fobisiyle birleşirse de yükselmesiyle kaygı seviyemiz artarak uçak yolcuğu yapamaz oluruz. Uçak fobisi daha önceki yaşanmış tecrübe, uçak kazası alma haberi ve kapalı mekânda seyahat etme duygusu uçak fobisinin nedenleri arasında gösterebiliriz. Televizyondan aldığımız haberler neticesinde o korkuyu günler öncesinden yaşayabiliriz.

    Uçak fobisinin psikoterapisinde kişinin zihninde yer alan uçuşla ilgili olumsuz algı ve yanlış düşünceler üzerine de durulmaktadır. Tedavide öncelikle kişinin başka fobilerinin, depresyon, stresle ilgili bozukluklar gibi başka ruhsal sorunlarının bulunup bulunmadığı yapılan görüşme esnasında not alınarak değerlendirilmelidir. Terapistin uçuşla alakalı donanımının da olması tedavi sürecinde bireyin uçak fobisini yenmesinde etkili olabilmektedir. Terapist aynı zamanda uçak fobisi yaşan bireyle beraber uçuşuna eşlik edebilir ve olumsuz izlemleri üzerinden yardımcı olabilmektedir. Son zamanlarda duyduğum simülatör uçak deneyimleri de hastalığın tedavisini üstlenmektedir. Unutmayalım ki hastalığın tedavisi için ruh sağlığı uzmanlarından yardım alınarak yenmek hastalığın ilerlemesini engelleyecektir.

  • UÇUŞ FOBİSİ İLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI

    UÇUŞ FOBİSİ İLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI

    Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen, sizi daha uçağa binmeden hatta uçağa binme düşüncesi geldiğinde dahi kaygıya sevk eden bu fobi ile baş etmek aslında düşündüğünüz kadar zor değil.

    İşte size Uçuş Fobisi ile ilgili bir kaç küçük bilgi ve yararlı ipuçları;

    Korku ve kaygı, insanın varlığını sürdürebilmesi için gerekli ve işlevsel duygulardır. Eğer bu duygular hiç olmasaydı, karşıdan hızla gelen bir araba karşısında, muhtemelen kılımızı bile kıpırdatmadan yolumuzda ilerleyecektik. Korku ve kaygının normal bir seyirde devam etmesi bizim hayatta kalmamız için önemliyken, aşırı olması hayatımızı zorlaştırır. Tıpkı uçuştan korkan kişiler gibi. Özellikle işi gereği sık seyahat etmesi gereken çalışanlar ya da uçağa binemediği için otobüs kullanmayı tercih edip saatlerce yol çeken insanların hayat kalitelerini azalttığı bir gerçektir. Uçuş korkusu ilk başta hafif bir kaygı ile başlarken, daha sonra kalp çarpıntısı, terleme, nefes darlığı, boğulma hissi, uyuşma, karıncalanma, mide bulantısı gibi pek çok semptom yaşamanıza neden olur.

    Uçuş fobisi, genetik olarak pek çok etkene de bağlı olmakla birlikte özetle titiz, mükemmelliyetçi, kontrolcü kişilerde ve genellikle 20 ile 40 yaş arasında sık olarak rastlanır. Fobiyi tetikleyen en büyük etken, uçak kazalarının medyada uzun süre yer bulmasıdır. Günde yüzlerce trafik kazası olurken, çok nadir gerçekleşen “Uçak düştü, Uçak kaçırıldı vs.” haberleri ve bu haberlere medyada çok geniş yer verilmesi, uçağın “daha güvensiz” bir ulaşım aracı olduğuna dair inancı arttırmış olur.

    İşte uçuş fobisi ile başa çıkmanın yolları:

    Öncelikle bilmelisiniz ki, uçak ile seyahat etmek, diğer taşıtlara göre en güvenli yollardan biridir. Özetlemek gerekirse; uçakla ölme riski 4.5 milyonda bir, yolda yürürken ölme riski 2.5 milyonda bir, trenle yolculukta ölme riski 80 binde bir ve araba- otobüsle yolculukta ölme riski 14 binde bir olarak hesaplanmıştır. İstatistiksel olarak da en güvenli yolculuğun uçak ile olduğu görülmüştür.

    Bilet alırken uçağınızı ve koltuğunuzu seçme şansınız olduğundan uçuş fobisi olanın kesinlikle büyük uçakları ve çift koridorlu uçakları tercih etmesi gerektiğini hatırlatmakta fayda var. Dar alanlar, sizde boğulmuşluk hissi yaratacağı için koridor kenarı koltuklar, ön koltuklar ya da çıkış kapısına yakın koltuklar sizi iyi hissettirecektir.

    Uçuş fobisi olan kişi uçuş saatinden önce havaalanına gidip kalkan uçakları inceleyebilir. Uçakların nasıl hareket ettiğini, nasıl kalktığını ve bunun nasıl rutin bir şekilde gerçekleştiğini gördükçe rahatlayabilirsiniz. Gözlemleriniz bittikten sonra uçağın içinde olduğunuzu hayal edip derin ve düzenli nefes alıp vererek rahatladığınızı hissedebilirsiniz.

    Uçuştan önce erken kalkmak, uçakta sizin uyumanıza daha çok imkan sağlar ve uçakta geçireceğiniz sürenin daha da kısalmasına yardımcı olur.

    Uçuş fobisi olan kişi her türlü sese aşırı derecede duyarlıdır. Uçaktan normal olarak gelen ses, sizde “acaba bir sorun mu var, bu ses neden geliyor” şeklinde yorumlamanıza yol açar. En iyisi sesleri dinlememek. Kulaklığınızı takın ve en sevdiğiniz şarkılara odaklanın.

    Türbülans her fobik kişinin kabusudur. Unutmayın ki, uçaklar hava boşluğunda asla düşmezler ve türbülans sırasında size kemerinizi takmanız istendiğinde bunun nedeni “tehlikeli bir durum” olduğundan değil, yanınızdaki kişinin üzerine devrilmemeniz içindir.

    Odak noktanızı değiştirin. Eğer odağınız kendiniz, bedeniniz, kalp atışlarınız, nefesiniz ya da uçağın nasıl kalktığı, uçaktaki sesler olursa emin olun yaşadığınız panik daha da artacaktır. Kitap-
    dergi okumak, film izlemek, oyun oynamak gibi aktivitelere odaklanmak sizi daha rahat hissettirir ve zamanın çabucak akmasına yardımcı olur.

    Bütün bunlara rağmen hala uçuş fobisi yaşıyor ya da uçakta panik atak geçireceğinizden korkuyorsanız derhal bu işle daha önce çalışmış bir uzmana başvurun. Davranışçı terapi teknikleriyle çalışan bir uzman, bir kaç seansta fobinizi yenmenizde etkili olacaktır.

  • UÇAK KORKUMU NASIL YENERİM?

    UÇAK KORKUMU NASIL YENERİM?

    Kortuğunuz şey muhtemelen başınıza gelmeyecek ama başınıza gelebilme ihtimali ile korkularınız eğer bu korkularınız bitiremezseniz yaşamınızda sizi süpürecek”

    Adil Maviş

    Aviofobi ya da Aviatofobi; Wright kardeşlerin temellerini atmış olduğu, insanoğlunun, belki de dünyanın küreselleşmesine sebep olan en büyük icatlardan biri olan uçak ve uçmaktan korkma durumu. Aviofobi elbette ki çeşitli sebeplerden dolayı bireylerin bünyesinde baş gösterebilir. Geçmişte yaşadıkları ve uçak, uçmak ile ilgili herhangi bir olumsuz deneyim, duydukları ya da izledikleri görsel veya işitsel olumsuz materyaller, dinledikleri hikayeler, yakınlarının başına gelmiş olan herhangi bir olumsuzluk durumu ve benzeri pek çok unsur bireyin bünyesinde aviofobi ya da aviatofobi olarak bilinen uçma ve uçak korkusunun meydana gelmesine neden olabilmektedir.

    17 Aralık 1903 tarihinde, Kaliforniyalı (ABD) Wright Kardeşler’in elinden çıkan ilk motorlu ve insanlı uçak olan “Wright Flyer” havada başarılı bir şekilde süzülmüştü. Bugün, tam 113 yıl sonra, dünya genelinde binlerce havalimanı, milyonlarca uçak ve milyarlarca yolcu bulunuyor. Ağ tabanlı bir görsel veri aracı olarak hizmet vermekte olan “Chartsbin” web sitesinin 2010 yılında açıkladığı rakamlar doğrultusunda, doksan dokuzu Türkiye’de bulunmak üzere dünyada toplam 43.982 adet havalimanı bulunuyordu. Bu sayı her geçen gün arttı ve şüphesiz ki artmaya da devam edecek. Çünkü insanoğlunun geliştirdiği teknoloji, dünyayı iyice küçültmekte ve ulaşılır kılma konusunda hızla ilerliyor.

    Chartsbin’in verileri, Amerikan İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından geliştirilen “Factbook” sistemi kullanılarak oluşturulmuştur. Bu sayede, sunulan verilerde, ülkelerdeki en küçük, hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın fark etmeksizin bütün havalimanları hesaba katılmıştır.

    Peki ya siz, böylesine mucizevi bir gelişmeden ve teknolojiden, uçmaktan ve uçaktan korktuğunuz için faydalanamıyor musunuz? Neyse ki, gelişmeler yalnızca teknoloji veya havacılık alanı ile sınırlı kalmıyor, psikoloji ve psikolojik tedaviler de bugün 113 yıl öncesinde olduğundan çok daha pozitif bir etki ile sonuçlanıyor. Uçma ve uçak korkunuzu, profesyonel bir yardım alarak oldukça tatmin edici bir sürede yenebilirsiniz.

    Uçma korkusu, tekil bir unsur olmak zorunda değildir. Yani, birçok farklı etkenin bir araya getirerek sebep olabileceği ya da etkisini azaltıp arttırabileceği bir duygu durumuna da dönüşebilmektedir. Temel olarak “uçmaktan korkmak” eyleminin potansiyel sebepleri saymakla bitmeyecek olsa da, bunlardan başlıca olanları şu şekilde sıralanabilmektedir;

    • Hipsifobi, Altofobi ve Akrofobi (yükseklik korkusu)

    • Klostrofobi (kapalı yer, dar alan korkusu)

    • Aeroakrofobi (yüksek ve açık mekan korkusu)

    • Aeronausifobi (uçak tutması ve uçak tutması sonrası kusma korkusu)

    • Agorafobi (açık alan ve kalabalıktan korkma)

    Uçağın kaçırılması ya da terörist eylem korkusu, gelişen teknoloji ile hayatımıza giren Nomofobi, yani “cep telefonu aracılığı ile gerçekleştirilen iletişimin kesilmesi” korkusu ve benzeri sayısız psikolojik etken, bireylerin basitçe “uçmaktan ya da uçaktan” korktuklarını düşünmelerine sebebiyet verebilmektedir. Psikolojik etkenlerin neredeyse tamamı, olumsuz ya da olumlu fark etmeksizin birbiri ile bağlantılıdır, kümeler halindedir. Bu durum, işleri daha karmaşık bir hale getiriyormuş gibi gözükse de, aslında tedavi sürecinde çözüm odaklı çalışmayı da teşhis koyma sürecini de hızlandırmaktadır.

    Kısacası uçma ve uçak korkusu, yalnızca tanatofobi ya da tantofobi (ölmekten korkma ve ölüm korkusu) yüzünden oluşmamaktadır ve sanıldığının aksine çok daha kompleks bir yapıya sahip olabilmektedir. Zira, havayolu aracılığı ile seyahat etmenin demiryolu, karayolu ve denizyoluna nazaran çok daha güvenli olduğu, dünden bugüne istatistiki veriler ve kaza/ölüm oranları dahilinde defalarca kanıtlanmıştır ve kanıtlanmaya da devam etmektedir. Bir uçağın ve uçma eyleminin teknik yapısını öğrendikçe, pilot ve kabin memurları gibi havayolu hizmetlilerinin ne kadar güven verici testlerden ve uygulamalardan başarılı sonuçlar ile ayrıldığına tanık oldukça dahi uçuş korkunuzda büyük bir ölçüde azalma olacaktır.

    Ancak, uçak ve uçma korkunuzun sebebi, açıklamaya çalıştığımız gibi, yalnızca uçak ve uçma eylemi ile alakalı olmayabilir. Pek çok fobi gibi, bahsi geçen fobinin de kompleks yapısında yer alan farklı sorunlar, yaşadığınız bu duygu durumunun kaynağı olabilmektedir. Bu bağlamda yer alan sorunlarınızı ve korkularınızı, yani fobilerinizi de gelişmiş psikoloji ve psikiyatri teknikleriyle birlikte, profesyonel bireylerden yardım alarak çözmeniz son derece olasıdır.

    Adil MAVİŞ

    Bu yazının telif hakkı Adil Maviş’e aittir. Kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Makaledeki bilgilere dayanarak herhangi bir teşhis ve tedavi uygulanamaz. Adil Maviş kendi geliştirdiği ve kişinin içsel dinamiklerini en üst seviyede kullanılabilmesine dayalı koçluk ve bireysel danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu bağlamda alacağınız hizmet teşhis ve tedavi kapsamında değildir.