Etiket: Tuvalet

  • Mahremiyet

    Mahremiyet

    Çocuklarımızın gelişiminde en önemli olduğunu düşündüğüm konu olan; mahremiyet eğitimine değinmek istiyorum. Mahremiyet konusunu konuşurken bunların içerisine banyo ve tuvalet ihtiyaçlarına nasıl müdehale etmemiz gerektiği ve özel bölge konusunu da nasıl konuşacağımızı içeriyor olacak.

    Öncelikle bu konular söz konusu olduğunda ebeveynleri olarak sakin yaklaşmalıyız. Çünkü bu sefer çok büyük bir mesele haline gelip bu konular daha zor ve büyük gözükerek çocuğumuzun gözünde fobi oluşabilir. Çocuklarımıza vermemiz gereken güven duygusu çok önemlidir yani onların anne ve babam bu konuya gayet normal ve hakim bir biçimde yaklaşıyorlar şeklinde hissetmeleri gerekmektedir.

    İlk başta mahremiyet alanı olarak tuvalet konusu ile başlıyor olacağız. Alıştırma süreci bazı çocuklarımızda çok kolay geçerken, bazı çocuklarımızda ciddi anlamda zorlayıcı geçmektedir. Bez bırakma sürecini aşan bazı çocukların bazıları tuvalette yalnız kalmak istememe ya annesini ya babasını ya da güven duyduğu birisini yanında isteme gibi davranışlar geliştirebilmektedirler. Bu noktada; tuvalete birlikte giriliyorsa ‘arkamı dönüp bekliyorum’ şeklinde söylem ve davranışlar ile özel ihtiyacına ve özel bölgesine saygı duyulmalıdır ve bunu çocuğunuzun da aynı şekilde yapması sağlanmalıdır. Tuvalete yalnız girmesi gerektiğinin bilincini kazandırılmalıdır ki başka birisiyle de tuvalete girilmez bilinci oluşsun. Bu sayede ileride birisi onun yanında üzerini çıkarmaya başlarsa bu çıplaklığın doğal olmadığını anlayacaktır. Ancak ailesi olarak da mahremiyet bölgeleri rahatlıkla müdehale edilebilecek organlar konumuna getirilirse o zaman çocuklar dışarıda güvenilmez kişilerden bir tehditle karşılaştıklarında bunların farkına varmayacaklardır. Bu bilinci kazandırmak adına önce aile içerisinde, sonrasında da okulöncesi eğitimle mahremiyet bilinci üzerine bilgilendirmeler ve ona uygun davranışlar geliştirmek gerekmektedir.

    Bir diğer önemli olan mahremiyet alanı ise banyodur. Birlikte banyo yaptırıldığını düşünürsek özel bölgelerinin tamamen kişiye özgü ve bireyin tamamen mahremiyeti olduğunu vurgulamak adına çocuklarımıza banyo yaptırırken iç çamaşırıyla birlikte banyo yaptırılabilir. Buradaki amaç çıplaklığın kişiye özgü olduğu bilincini kazandırmaktır ki başkasının yanında da çıplak olunabilir olgusu gelişmesin. Banyo alırken külot giydirilebilir; ‘bak özel bölgeni örtüyoruz; ben ya da baban bile olsa orası özel bölgen.’ gibi açıklayarak mahremiyet vurgulanabilir.

    Ailelerin arada kaldığı bir diğer konu ise özel bölge tanımının nasıl yapılacağıdır. Aslında tercih edilmesi gereken ve doğru olan tanım karmaşık soyut kavramlar kullanılmasının aksine tamamen soyut ve basit kavramlarla açıklanmasıdır. ‘Atletinin ve külodunun kapadığı bölgeler senin özel bölgelerin. Buraya istemediğin sürece kimse dokunamaz.’ gibi bir açıklama yapmak çocuklarımızın kafasındaki soru işaretlerini yok edecektir.

    Bir diğer önemli mahremiyet alanı ise çocuklarımızın üzerini değiştirirken gösterdiğimiz davranışlardır. Üzerini çıkarırken, giysisini değiştirirken vs. çocuklarımızdan izin almalıyız. Çünkü birisi onu yanına çağırıp ani olarak kıyafetlerini çıkarmaya kalkarsa; bunun yanlış bir şey olduğunu anlamalı ve buna dair tepki vermeli. Sert bir şekilde kesinlikle üzeri değiştirilmemeli. Aşama aşama sakin bir biçimde iletişim kurarak bu davranış sağlanmalıdır. Mümkün olduğunca da kendisinin yapılması için önce destekle sonrasında tek başına bu davranışı sergilemesi adına teşvik edilmelidir.

    Bahsetmiş olduğum mahremiyetle ilgili bu temel konular kesinlikle göz ardı edilmemeli ve ailedeki tüm bireylerin aynı davranış döngüsünde olmaları için bireyler birbirini bilgilendirmelidir. Çocuklarımız için aydınlık yarınlar adına hep birlikte el ele vererek sağlıklı gelişim göstermeleri adına çabalamaya devam etmeliyiz ki onlar da bu emeklerin meyvesi olarak sağlıklı şekilde ilerleme kaydedebilsinler.

  • Çocuğum Tuvalet Eğitimine Hazır Mı?

    Çocuğum Tuvalet Eğitimine Hazır Mı?

    Tuvalet eğitimi konusunda anne ve babaların yapıcı tutumlarından önce çocuğun ileriki yaşamını da zorlaştıracak,kişilik yapısını etkileyecek,birtakım davranış bozukluklarına sebep olabilecek bir davranıştan söz etmek gerekir ; “zorlama”. Ebeveynler zaman zaman bir an önce bu alışkanlığı çocuklarına kazandırmak için aceleci bir tutum sergileyebilir,çocuğu henüz hazır olmadığı bir duruma itebilir.Oysaki bu faaliyet için yeterli düzeyde kas kontrolü gerektiğinden zorlamaya gitmek anlamsızdır.Aksi takdirde çocuk, ciddi bir stres yaşar,inatlaşır ve duygusal bir yük hisseder. Tuvalet eğitimi konusunda endişelenmemek gerekir.Çocuğa sabırla,zorlamadan,şefkatle yaklaşıldığında tuvalet eğitimi sorun olmaktan çıkacaktır.Tuvalet eğitimine başlamadan önce dikkat edilmesi gereken bazı faktörler vardır.

    1. Uygun yaş

    Tuvalet eğitimi 18-24 yaş arasında başlamaktadır ancak bazı çocuklar 18 ayda buna hazırken bazıları 25inci aya kadar sarkan bir süreç yaşayabilirler. Çocuğunuz çişini gün boyunca,defalarca az az yapmak yerine birkaç kere ancak yeterli miktarda yapabiliyor mu? Genellikle birkaç saat boyunca bezi kuru kalabiliyor mu? Tuvalete gitme ihtiyacını yüzüyle,mimikleriyle veya duruşuyla belli ediyor mu? sorularının cevapları size çocuğunuzun hazır olup olmadığını gösterecektir.

    1. Bedensel Hazırlık

    El ve parmak koordinasyonu yeterince gelişmiş çocuklar tuvalet eğitimine uygundur. Nesneleri kavrayabiliyorsa,bir şeyleri takıp çıkartabiliyorsa el ve parmak koordinasyonu gelişmiştir.

    3. Zihinsel Gelişim

    Zihinsel olarak çocuğun ebeveyninin isteklerini anlaması,cevaplandırması ve davranışsal tepkiler verebilmesi gerekir. Bunun için belirli kriterler göz önünde bulundurulabilir ; Yüzündeki organları gösterebiliyor mu, belirli bir yere kendi gidebiliyor mu,basit işleri taklit edebiliyor mu,istediğiniz belirli bir oyuncağı getirebiliyor mu,bir objeyi başka bir yere yerleştirmesini istediğinizde yerleştiriyor mu? Çocuğunuz bunları yapabiliyorsa zihinsel olarak da hazırdır.

    Çocuğumun Hazır Olduğunu Düşünüyorum,Şimdi Ne Yapmalıyım?

    Hiçbir zaman çocuğu zorlamayın,inatlaşmaya girmeyin,güç savaşına dönüştürmeyin.

    Her yemekten sonra birkaç dakika çocuğunuzu tuvalete oturtabilirsiniz.

    -El,yüz ve beden hareketlerini iyi takip edip,ihtiyacı olduğunu anladığınızda tuvalete götürebilirsiniz.

    -Oyun oynarken tuvalet temasını kullanabilirsiniz ( tuvaleti gelen bir bebeği oynayıp,annenizden sizi tuvalete götürmesini isteyebilirsiniz.)

  • Tuvalet eğitimine başlıyoruz

    Tuvalet Eğitiminde Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar:

    18.aydan önce asla tuvalet eğitimine başlamayınız. Sabırlı ve şefkatli davranmazsanız asla olumlu sonuç alamayacağınızı bilmelisiniz.

    Çocuğuna tuvalet alışkanlığı kazandırmak isteyen anne ve babaların, bu eğitim süreci boyunca yapması gereken davranışlardan sizlere bahsetmek isterim.

    Örneğin; anne ve babalar tuvalet eğitimi verdikleri çocuklarına gece yatmadan önce sıvı gıdaları vermemeli ve uykudan önce çocuklarının tuvalet ihtiyacı mutlaka giderilmelidir. Ayrıca gece belirli aralıklarla çocuğu tuvalete kaldırmak gerekmektedir.

    Örnek vermek gerekirse; saat 21:00 ‘da uyumuş bir çocuğu gece bir daha 01:00 veya saat tam 00:00’da kaldırarak tuvaletini yaptırmak gerekmektedir. Bu esnada çocuğunuzun tam anlamıyla uyanık olduğundan emin olmanız gerekmektedir. Çocuğun uykusunun kaçacağını düşünerek uykulu bir halde tuvaletini yaptırmaktan kaçınmalısınız. Tuvalet ihtiyacı olan çocuklar, uykulu olduklarında eğer huzursuzluk yaratıyor ve anne- baba kaldırırken yatakta sağa sola dönme hareketlerinde bulunuyorsa, bu zamanlama çocuğu tuvalete kaldırmak için doğrudur.

    Bunlara Dikkat Edelim :

    -Çocuğunuz hazır olmadığı sürece ona tuvalete alışkanlığı kazandıramazsınız.

    -Çocuğunuzla ilişkileriniz iyi değilse, onu tuvalete alıştırmakta güçlük çekersiniz.

    -Çocuğunuz kaslarını kontrol etmesini öğrenmeden tuvalet eğitimine girişmeyiniz. Tuvalete alışmak, kolay ve basit bir işlem olarak görünse de, çocuk için hiç de öyle olmadığını unutulmamalısınız.

    -Çocuğun, altını ıslatmamaya alıştırma denemelerinden hiç bir sonuç elde edilemeyişi ya da çocuğun oturağa oturmamak için direnişi, bu konuda vaktin henüz erken olduğunu gösterir.

    -Çocuğun cesaretini kaybetmemesi için annenin, kısa bir süre bu işten vazgeçmesi yerinde bir davranış olur.

    Çocuğunuzu teşvik edin :

    Bezi bıraktırmadan önce çocukla alış verişe çıkmak, cinsiyetine göre seveceği renkli ve desenli iç çamaşırları almak çocuğu da işin içine katacağından, onu teşvik edici olacaktır.

    Aynı şekilde bez ilk defa çıkarıldığında ve çamaşırlar ilk kez giyilmeye başlandığında, bu eğlenceli bir tören haline getirilmelidir. Yakın aile bireyleriyle bu olay paylaşılmalı,çocuğun yanında onu özendirecek ve heveslendirecek bir dille anlatılmalıdır.

    Çocuğa artık abi-abla olduğunu söylemek, kirli bezlerle dolaşmaktan kurtulacağını ve aynı anne-babası gibi büyüdüğünü ifade etmek önemlidir. Tuvalet eğitimi sırasında ortamdaki psikolojik şartlar da dikkate alınmalıdır. Bu eğitime başlandığı sırada aileye katılan yeni bir kardeş, anne baba arasındaki sorunlar, ayrılıklar, çevre değişimi, kreşe başlamak gibi faktörler çocukta olumsuz etkilere sebep olacaktır.Unutmayın sabır ve sevginin çözemeyeceği sorun yoktur.

  • Çocuklarda tuvalet eğitimi ve zamanı

    Tuvalet eğitimi nasıl verilir?

    “Tuvalet eğitimine çocuğun ve bakım veren kişinin hazır olduğu bir dönemde başlanması çok önemlidir. Hatalı bir zamanda ve hazırlıksız başlangıç, çocuğun bu aşamayı sorunsuzca atlatabilmesini engelleyebilir. Çocuk için tuvalet eğitimine hazır olmak demek; hem fizyolojik olarak kas gelişiminin tamamlanmış olması hem gelişimsel olarak kendini ifade becerilerinin kazanılmış olması hem de psikolojik olarak sağlıklı bir döneminde olması demektir.”
    Ebeveynler, çocuğun doğduğu andan başlayarak, her hareketini yorumlamaya çalışır. “Güldü”, “Beni tanıdı” gibi daha soyut ve bizim atfettiğimiz gelişmelerin yanı sıra bazı fiziksel, davranışsal ve ruhsal değişimler bebeğin gelişimini gösterir. Başını dik tutması, desteksiz oturması, ilk diş, yabancıları ayırt etmeye başlaması, ilk kelimeleri ve ilk adımları bir düzen içinde bebeğin gelişimini izlememizi sağlar. Çocuğun tuvalet eğitimi ile bezden kurtulması, hem çocuğun kendisi hem de çocuğa bakım veren kişiler için önemli bir gelişimsel aşamanın tamamlanmasıdır.
    Tuvalet eğitimine çocuğun ve bakım veren kişinin hazır olduğu bir dönemde başlanması çok önemlidir. Hatalı bir zamanda ve hazırlıksız başlangıç, çocuğun bu aşamayı sorunsuzca atlatabilmesini engelleyebilir. Çocuk için tuvalet eğitimine hazır olmak demek hem fizyolojik olarak kas gelişiminin tamamlanmış olması hem gelişimsel olarak kendini ifade becerilerinin kazanılmış olması hem de psikolojik olarak sağlıklı bir döneminde olması demektir.
    Tuvalet eğitimi annelerin adeta kabusudur. Ne zaman başlaması gerektiği, nasıl davranılması gerektiği konusunda kargaşa yaşanır. Tuvalet eğitimi için en uygun dönem18-24 aylar arasıdır. Daha erken dönemde başlamak ve aşırı baskı kurarak bir an önce çocuğun temiz kalmasını sağlamaya çalışmak, hem fizyolojik olarak yapamayacağı bir şeyi yapmasını istemek hem de ilerde gelişebilecek bazı ruhsal sorunların başlamasına neden olmak demektir. Benzer şekilde hiç eğitim vermemeye çalışmak, zamanı gelince kendi söyler diye bırakmak da hem çocuğun tuvalet eğitiminin gecikmesine hem de ruhsal açıdan sorunlara neden olur.
    Bazı çocuklar çiş kontrolünü, bazılarıysa kaka kontrolünü önce öğrenebilirler. Bu durum çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Gün içinde tuvaletini kontrol edebilmek, gece kontrol edebilmekten daha önce tamamlanır. Tuvalet eğitiminin tamamlanma süresi çocuktan çocuğa değişir. Birçok kaynakta çocuğun çişini söylemesinin 5-5.5 yaşına kadar, kakasını söylemesinin 4 yaşına kadar süreceğini yazmakla birlikte, beklenti 3. yaşta eğitimin tamamlanması olmalıdır. 3 yaş toplumsallaşma ve kreşe başlama yaşıdır. Diğer çocukların yanında bezli olmak, çiş ve kaka kontrolünü sağlayamamak çocuğu rahatsız edecektir. Gece altını ıslatma daha uzun sürer ve 5 yaşına kadar devam edebilir. İnatlaşmadan, büyümeye başladığını kabullenebilir ve dönemin özelliklerini bilirsek yeni beceriler kazanan bebeğimizle onları paylaşarak eğlenebiliriz.

    Hazır olduğunu nasıl anlarız?
    · Yürüyebiliyorsa,
    · Basit emirleri yerine getirebiliyorsa,
    · İsteklerini kelimelerle konuşarak anlatabiliyorsa,
    · Kendi kendine basit giysileri çıkarabiliyorsa,
    · Genellikle gün içinde 2-3 saat kuru kalabiliyorsa,
    · Tuvalete çıktığı saatlerin bir rutini oluşmuşsa,
    · Altının ıslaklığından rahatsızlığını ifade eder hale gelmişse tuvalet eğitimine başlama zamanları gelmiş demektir.

    Bazı durumlar yaşı gelmesine karşın tuvalet eğitimini zorlaştırabilir. Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:
    · Henüz çocuğun saydığımız belirtileri göstermiyor olması,
    · Devamlı kabızlık problemi yaşaması,
    · Son dönemde hayatında önemli bir değişiklik olması (yeni bakıcı, yeni kardeş, taşınma, ölüm vb.)
    · Tuvalet eğitimini verecek olan kişinin gergin, sinirli olması, yeterli zaman ayıramayacağını düşünmesi ve
    · Birden fazla kişinin farklı şekillerde çocuğa tuvalet eğitimi vermeye çalışıyor olması.

    Tuvalet eğitiminde anne-babanın rolü

    Herhangi bir sağlık problemi olmadığı sürece erişkin olup hala tuvalet alışkanlığını kazanamamış hiç kimse yoktur. Bu yüzden eğitimin nasıl verileceğine, çıkabilecek sorunlara yoğunlaşarak, eğitimi bir endişe nedeni, bir sorun gibi algılamamak gerekir. Unutulmamalıdır ki tuvalet eğitimi doğal sürecin bir parçasıdır. Bu nedenle çocuğun eğitim sürecindeki davranışlarına aşırı tepkiler vermemek gerekir. Tuvalet eğitiminin evin içindeki en önemli konu, çözülmesi gereken bir süreç şeklinde algılanması, eğitimi hem çocuk hem aile açısından zorlaştıracaktır. Sabır bu dönemin anahtar sözcüğüdür. Bir adım ileri, bir adım geri gidilmesi en sık rastlanan durumlardan biridir. Her defasında sabırla karşılamak ve öfkelenmeden tuvalet eğitimine devam etmek gerekir. Eğer çocuk aşırı tepkiler veriyor ve tuvaletini yapmayı kesinlikle reddediyorsa eğitim sürecine çocuk hazır olana kadar ara vermek, aşırı ısrarcı olup bu süreci inatlaşma ile geçirmemek son derece önemlidir.
    Tuvalet eğitimi sürecini, tamamıyla sizin kontrolünüzde ve sizin verdiğiniz eğitime göre tamamlanacak bir süreç gibi görmeniz sizi aşırı yük altında bırakır. Aslında bu süreç sizden çok çocuğunuzun kontrolündedir. Dolayısıyla bir ebeveynin görevi; sorumluluğu tamamıyla almak değil, çocuğuna mümkün olduğunca destek olmak, yüreklendirici davranmaktır. Bu süreç tam olarak siz hazır olduğunuzda değil, siz ve çocuğunuz hazır olduğunuzda tamamlanacaktır.
    · Tuvalet eğitimine başlamadan önce çocuğun tuvalete veya lazımlığına alışmış olması önemlidir. Her gün belirli aralıklarla tuvaleti olsun olması tuvalete ya da lazımlığa oturarak alıştırmalar yapmak alışkanlık edinmeyi kolaylaştırır.
    · Çocuğunuzu iyi gözlemlemeniz ve çişini ya da kakasını yaparken nasıl davrandığının farkında olmanız, onu uygun zamanlarda tuvalete yönlendirmeniz için uygun olacaktır. Örneğin yüzünün şekli değişebilir ya da yürürken bir anlığına durabilir. Bu tür durumlarda, onu tuvalete ya da lazımlığa yönlendirmek eğitimi başlatmak için işinize yarayacaktır.
    · Çocuklar tuvaletlerini birkaç dakikadan fazla tutamazlar, o nedenle tuvaletlerinin geldiğini söyledikten ya da siz fark ettikten sonra en hızlı şekilde tuvalete götürmek önemlidir.
    · Lazımlık çocuğun rahatlıkla ulaşabileceği bir yerde olmalıdır. Çocuk lazımlığına eğitim sürecinden önce kıyafetleriyle oturtturularak alışması sağlanabilir.
    · Sifon sesinden korkan, tuvaleti yalnızca pis bir yer olarak tanıyan çocukların eğitim süreçleri daha zor olmaktadır. O nedenle zaman zaman çocuğun sifonla oynamasına, tuvalete girmesine aşırı tepkiler vermemek gerekir.
    · Tuvalet eğitimine dar zamanlarda başlamamak önemlidir. Süresi çocuktan çocuğa değişmekle birlikte bu eğitimin tamamlanması zaman almaktadır.
    · Kız çocuklarının anneyi, erkek çocuklarının babayı model almaları, onları izleyebilmeleri süreci kolaylaştırmaktadır.
    · Çocuğun daha rahat hareket edebilmesi ve lazımlığa oturabilmesini kolaylaştırmak için mümkün olduğunca kendisinin çıkarabileceği türden kıyafetleri giydirmeye özen gösterilmelidir.
    · Tuvalet eğitimi verilmeye başlanıldığı zaman bez artık kullanılmamalıdır. Bez kullanmaya devam etmek eğitimi uzatacaktır. Genellikle anneler üşüyeceğini düşünerek, kış aylarında bez çıkarmaktan endişe duymaktadır. Ama çocuğun doğduğu zamana göre, yazın gelmesini beklemek gecikmeye neden olabilir. Her çocuk tuvalet eğitimi sürecinde ara sıra altına kaçırabilir. Bu durumda çocuğa kızılmamalı, ayıplanmamalı, cezalandırılmamalıdır.
    · Çocuğa sık sık tuvaleti olup olmadığını sormak yerine, belli aralıklarla tuvalete birlikte giderek kontrol etmek daha uygun olacaktır. Kakası için, her yemek öğününden sonra tuvalete oturtmak eğitimi kolaylaştırır. Ancak oturma süreleri uzun olursa, çocukla inatlaşma artar ve eğitim gecikir.
    · Tuvalet eğitimde en büyük ödül “aferin” dir. Tuvaletini artık bezine yapmıyor olmasını büyük ödüllerle, aşırı tepkilerle karşılamak zaman zaman altına kaçırdığında kızmak kadar yanlıştır. Alkışlamak, çok önemsemek, ödüller vaat etmek, tuvalet zamanını adeta bir tören haline getirmek eğitime ve sonraki sürece zarar verecektir.
    · Çocuk lazımlığa ya da tuvalete oturduğunda onun yanında kalıp, oyalanması sağlanabilir. Onu tek başına bırakıp gitmek, oturma süresini kısaltacağı için eğitimi güçleştirir.
    · Çocuğa “aferin” demek için tüm görevi yerine getirebilmesi beklenmemelidir. Örneğin tuvalete yetişememiş bile olsa tuvalete gitmiş ve pantolonunu çıkarmış olması da övülmelidir.
    · Çocuk tuvaletini yaptığında onu çişinden ya da kakasından tiksindirecek, yaptığı şeyden utanmasına yol açacak sözler söylenmemelidir (ay ne pis, koktu vb.)
    · Çocuğun tuvalet eğitimini kısa sürede tamamlayabilmesi ya da tamamlayamaması, hiçbir zaman çocuğun genel başarısı ya da başarısızlığı olarak yansıtılmamalıdır. Tuvalet eğitimi gelişimin doğal bir sürecidir.

  • Çocuğumda tuvalet eğitimine ne zaman başlamalıyım ?

    Çocuğumda tuvalet eğitimine ne zaman başlamalıyım ?

    Tuvalet eğitiminin anahtar sözcükleri ‘’ Aferin ‘’ ve ‘’ Sabır ‘’ !

    Başını dik tutması, once destekli ,sonra desteksiz oturması, ilk dişini çıkarması,emeklemesi, sıralaması ve ilk adımlarını izleyerek bebeğimizin ilk gelişimlerini takip ederiz. Çocuğun tuvalet eğitimi ile bezden kurtulması da önemli gelişim aşamalarından biridir.

    Tuvalet eğitimi çocuğun , bir başkasının yardımına ve hatırlatmasına ihtiyaç duymadan, kendi başına bir beceriyi kazanma süreci olarak tanımlanabilir.

    Ne zaman ve nasıl yapmalıyım ? sorularının hemen aklımıza geldiği bu dönemde teorik olarak 18 ay ile 3 yaş arası uygun dönem olmakla beraber çocuğun olduğu kadar bakım veren kişinin de hazır olduğu dönemde başlanması çok önemlidir.

    Neden 18 aydan sonraki dönem daha uygun bir dönemdir ?

    18 aylıktan itibaren, barsak ve mesane için gerekli kas kontrolü kazanılır.

    Beden fonksiyonlarını öğrenir, ,ifade etme becerisi artar.

    İhtiyaçlarını daha iyi ifade edebilir.

    2 yaşın üzerinde dikkat süresi biraz daha artabilir, motive edilebilir.

    Anne – babayı model almaya,taklit etmeye başlayabilir.

    Soru sormaya,etrafını incelemeye başladığı dönemdir.

    Başlamak için fiziksel olarak hazır mı ?

    3-4 saat gibi uzun sure kuru kalabiliyor mu ?

    5 dak. süreyle aynı pozisyonda oturabiliyor mu ?

    Kirli bezle dolaşmaktan rahatsız oluyor mu ?

    Uykudan kalktığında kuru oluyor mu ? ( Bunun için biberonu, uyku sırasında ya da hemen öncesinde sıvı alımı alışkanlığını bırakmış olmalısınız )

    Tuvalete gitmek ürkütücü gelmiyor,size taklit ediyor mu ?

    Kısa komutları anlıyor ve yerine getirebiliyor mu ?

    Bu soruların cevapları ‘’ Evet ‘’ se tuvalet eğitimine başlamak için fiziksel olarak hazır olabilirsiniz.

    Tuvalet Eğitimine Başlarken Neler Yapmalıyım ?

    Çocuğunuzu eğitime motive etmek için ilgisini çekecek iç çamaşırlarını birlikte seçebilirsiniz.

    Rol model seçimini göz önüne alarak babalar oğullarına, anneler kızlarına yardımcı olabilirler.

    Lazımlık ya da tuvalet adaptorü seçebilirsiniz.

    Eğitim sırasında temalı yapıştırmalar gibi ödüller de kullanılabilir.

    Eğitime başladığınızda bezini çıkarmalısınız. Bir daha takmamalısınız. Bu nedenle kendi ortamızında vakit geçirin.

    2-3 saatte bir tuvaleti hatırlatıp, 5 dakika kadar, gerektiğinde oyunlarla oturmasını sağlayabilirsiniz.

    Çocuğunuz belirli saatlerde tuvaletini yapıyorsa bu saatlerde, yemeklerden on- onbeş dakika sonra dışkı refleksinin başladığı düşünülerek yemeklerden sonra tuvalet ya da lazımlığa oturtabilirsiniz.

    İdrar ya da dışkısını yaptığında ‘’ Aferin ‘’ gibi sözel ya da hediyelerle ödüllendirin.Kaçırdığında ise doğal davranın.

    Gece eğitimi, gündüz eğitimi tamamlanınca ya da beraber başlanabilir. Yatak koruyucu kullanılabilir.

    Eğitim , 3- 6 ay sürebilir.Ancak gece eğitimi daha da uzun sürebilir.

    Tuvalet eğitimine siz ve çocuğunuz için en uygun zamanda başlayın.Önemli değişikliklerin yaşandığı anlarda ( taşınmak, bakıcı değişikliği .) ya da emzik bırakılması gibi bir başka eğitimle aynı anda vermemeye çalışın. Baskıcı , kaba tutumlar uygulamayın.

    Çocuğunuz aşırı tepkiler veriyor ve tuvaletini yapmayı reddediyorsa inatlaşmaya geçmeden ara vermek en uygun davranış olacaktır.

    Tuvalet eğitiminin anahtar sözcüklerinin ‘’ Aferin ‘’ ve ‘’ Sabır ‘’ olduğunu unutmayınız .

  • Tuvalet Eğitimi

    Tuvalet Eğitimi

    Tuvalet Eğitimi

    Çocuğunuza tuvalet eğitimi kazandırmadan önce insan gelişimini iyi bilmemiz gerekir. alt ıslatma, büyük tuvaletini altına yapma, insan gelişiminin bir parçasıdır.Bebeklik ve ilk çocukluk döneminde alt ıslatılması, büyük tuvaletini altına yapma son derece normal bir davranıştır.

    Çocuklar büyüdükçe kaslarını kontrol etmeye başlar. Davranışlarının sonuçlarını görmeye, toplumsal olanlar ile toplum tarafından kabul edilmeyen davranışların ayrımını yapmaya başlar. Bu dönemde tuvalet eğitimini önem kazanmaya başlar. Aileler kendi çocukları için bir an önce tuvalet eğitimi kazansın isterler. Ancak her çocuk için tuvalet eğitimine başlama yaşı olarak standart bir değer, yaş belirlemek zor olmakla birlikte 2 yaş vesonrasında daha kolay bir kontrol kazanmaktadırlar.

    Tuvalet Eğitimi

    Tuvalet Eğitimi İçin Ne Yapmak Gerekir?

    Bir kere şunu çok iyi bilmeliyiz. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi bu eğitim için kesin bir yaş ve dönem belirlemek zordur. Ancak büyük, küçük tuvalet yapması, gündüz ve gece altına kaçırması olarak farklı kriterler belirlemek gerekir. Bir çocuk için genel olarak 3-4 yaş civarında gündüz tuvalet kontrolünü sağlaması normaldir. Gece tuvalet kontrolü için ise 5-6 yaşına kadar kazanmamış ise bir üroloğa gitmekte fayda vardır.

    Bazı Çocuklar Neden Tuvalet Kontrolü Sağlayamaz?

    1. Gelişimsel sorunlar: bazı çocuklar diğer çocuklarla aynı yaşta olmalarına karşın aynı gelişim evresinde olmayabilirler. Örneğin her iki çocuk da 3 yaşında olmana karşın birisi gelişim olarak 6-9 ay daha geriden geliyordur.
    2. Mesane büyüklüğü yeterli büyüklükte değildir.
    3. Kas kontrolü yeterli düzeyde değildir.
    4. Öğrenme sorunları vardır.Çocuk bu öğrenmeyi gerçekleştirecek yeterli zeka seviyesine sahip değildir.
    5. Dikkatve farkındalık , motivasyon sorunu vardır.
    6. Hastalık ya da enfeksiyon olabilir

    Tuvalet Eğitimi Kazandırılırken Aileler NelereDikkat Etmelidir?

    a-Her çocuk bir diğerinden farklıdır. Her çocuk bir öğrenmeyi aynı dönemde gerçekleştirmeyebilirler. Bunu bilerek eğitime başlayabilirler.

    b-Aileler bu eğitimi verirken kesinlikle baskıcı olmamalıdırlar. Yumuşak ve zamana yayarak eğitim vermelidirler.

    c-Çocukları altına kaçırdıkları durumlarda onları utandıracak söz ve eylemlerden kaçınmalıdırlar.

    d-sert, baskıcı ve fervi söz ve hareketlerden kaçınmalıdırlar.

    f-Çocuğunuzun tuvalet eğitimi kazanamaması fizyolojik bir sorundan yada bir hastalıktankaynaklanabilir. Bir uzmana gitmeniz gerekebilir.

  • Çocuklarda tuvalet eğitimi !

    Çocuklarda tuvalet eğitimine başlamak için belirlenmiş kesin bir yaş yoktur. Tuvalet eğitimi bağırsak ve mesane kontrolü gereken sosyal beceridir ve bu nedenle doğru zaman çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimine bağlıdır. 1.5-2 yaşını tamamlamış çocukların çoğunluğu tuvalet eğitimi için hazırdırlar.Bazen süreç 3-4 yaş sonuna kadar gecikebilir. Çocuğun istekli olması, direnç göstermemesi veya korkmaması önemlidir. Eğer çocuk aşırı direnç gösterirse bir süre daha beklemek gerekir.Tuvalet eğitimine hazır çocuk aslında kendinin ve vücugunun farkında olan çocuktur.

    Tuvalet eğitimi, diğer eğitimlerden farklı bir şartlanma sistemidir. Bu eğitimle çocuk bedeninin kontrolünü beyni vasıtasıyla gerçekleştirecektir. Bu nedenle, zihinsel olgunluk da bedensel olgunluk kadar önemlidir.
    Tuvalet eğitimine başlamaya karar vermek eğitimin kendisi kadar önemlidir. Bir kez başlanmalı ve yap boz tahtası gibi bırakılıp tekrar başa dönülmemelidir. Eğitim sırasında karşılaşılan sorunların asıl kaynağı ebeveynlerin yanlış tutumlarıdır ,eğitime gece ve gündüz temiz kalmak amacıyla tek bir aşamada geçilmelidir.Gece kalkmamak için bazı ebeveynler bez bağlamayı tercih eder ve bu durum çocuğun kafasını karıştırır.

    Çocuğun Tuvalet Eğitimine Hazır Olduğunu Gösteren Belirtiler:

    · 2 saatten uzun süre bezini ıslatmıyor ve gündüz uykularından kuru kalkıyorsa,

    · Çocuğunuz altını kirlettiğinde rahatsız oluyorsa ve bezinin değiştirilmesini istiyorsa,

    · Bağırsak hareketleri düzenli ve önceden tahmin edilebiliyorsa,

    · basit emirleri yerine getirebiliyorsa,

    · banyoya gidip gelebiliyorsa ve giysisini asmaya yardım edebiliyorsa,

    · bezini çekip çıkarmak istiyorsa

    · Belli sürelerle ve sıkılmadan oturabiliyorsa

    · Tuvalet ihtiyacı duyduğunda bunu mimikleriyle, duruşuyla veya sözel olarak ifade etmeye başlamışsa, çocuğun yeterli kas kontrolünü kazandığı düşünülebilir.

    Kardeşinin doğması,ev içinde ciddi hastalık veya ölüm,taşınma ,kreşe başlama,bakıcı değişikliği gibi durumlarda eğitim gecikebilir,endişelenmemek gerekir.

    Tuvalet eğitimine çocuk için özel bir oturak alarak başlanır.Ayakları yere bastığından kendini güvende hisseder.Belki oturağını ve klozet adaptörünü kendisinin seçmesi eğitime katkı sağlar. Onun beğendiği renk ve model eğitime uyumu artırır. Bezi bıraktırmadan önce çocukla alış verişe çıkıp cinsiyetine göre seveceği renkli, desenli iç çamaşırları almak çocuğu da işin içine katacağından onun için teşvik edici olacaktır.

    Çocuklar genelde taklidi sever.Bu yüzden anneler kız çocuklarına, babalar da erkek çocuklarına tuvaleti nasıl kullanacağını göstermelidir. Çocuklar bu yöntemleri ağabeyleri veya ablalarından da öğrenebilir.

    Çocuğun kendi alışkanlıkları oturana kadar sabah uyandığında,yemeklerden 20-30 dakika sonra,yatmadan hemen önce ve yattıktan 1,5-2 saat sonra tuvalete oturtmalıdır.İdrar ve kakasının geldiğini haber verdiğinde ve tuvalete yaptığında ödüllendirme çocuğun motivasyonunu artırır. Bez ilk defa çıkarıldığında ve çamaşırlar ilk kez giyilmeye başlandığında bu eğlenceli bir tören haline getirtilmelidir.Yakın aile bireyleriyle olay paylaşılmalı,çocuğun yanında onu özendirecek ve heveslendirecek bir dille anlatılmalıdır.Çocuğa artık abi/abla olduğunu söylemek, kirli bezlerle dolaşmaktan kurtulacağını, aynı annesi/babası gibi büyüdüğünü ifade etmek önemlidir.

    Bazı çocuklar atıklarının vücutlarının bir parçası olduğuna inanırlar, dışkılarının tuvaletten akıp gitmesi onları korkutur ve bu durumu anlayamazlar. Bazı çocuklar ise tuvalete otururken sifon çekilince tuvaletin onları yutacağından korkarlar.Bu durum sakince ve uygun dille anlatılır,tuvalet kağıdıyla kakası iyice kapatılır,sifon çekmek çocuğa bırakılır.

    Gece kontrolü gündüze göre daha geç olabilir bu tamamen normal bir süreçtir. Dikkatli aileler, çocuk uyumakta iken tuvalet ihtiyacının olup olmadığını iyi bir gözlemle fark edebilirler.Böyle bir durum söz konusu olduğunda uyuyan çocuk huzursuzlaşır, çok sık kıpırdar, yatakta döner.Bu tarz bedensel ifadeler önemli ip uçlarıdır ve tuvalete kaldırmak için uygun anlardır. Tuvalet eğitimi gerçekten sabır ve emek isteyen bir iştir. asla kızmamak,işi aceleye getirmemek,çocuğu kınamamak konusunda olabildiğince dikkatli davranmak gerekir.Unutulmamalıdır ki çocuk ilk ciddi eğitimini tuvalet eğitimi olarak almaktadır ve hemen hemen bedeninin bütün işlevleri işin içindedir.Dikkatini toplamak,vücudundan gelen sinyalleri önce anlamlandırmak sonra da değerlendirmek,bu sinyallere göre tepki vermek ve ebeveynlerden yardım istemek gibi çok karmaşık bir işlemler zincirini öğrenecektir.Hem zihinsel hem de bedensel olarak bir kontrol sağlama mekanizmasını oturtmaya çalışmak göründüğü kadar kolay değildir.O nedenle altını ıslattı diye çocuğunuza kızıp bağırmadan önce bu karmaşık sistemi bir kez daha düşünmelisiniz.Unutmamalısınız ki bu alışkanlığı kazanırken kuru kaldığı her an aslında ödüllendirilmesi gereken bir zaferdir.

    Çocuk tuvalet alışkanlığını kazandıktan sonra ve her şey normal giderken geri dönüşler yaşanabilir.Bu durumda ortamdaki stres faktörleri gözden geçirilmeli ve sorunun nerden
    kaynaklandığı doğru saptanmalıdır. Bazen, ortada hiçbir neden yokken olabilen bu geri dönüşler çocuğun ilgi çekme ihtiyacından veya anneye daha yakın olma isteğinden kaynaklanabilir .Çocuk bu ilgi eksikliğini fark ettiği zaman tekrar bebek gibi davranarak kaybolan ilgiyi üzerinde toplamak ister.Bu geri dönüşler sırasında,yine sabırlı, kararlı ve ilgili olunmalıdır.Çocuk bu yolla hala sevildiğini ve değer verildiğini bilmek ister.Biraz daha ilgi,birlikte yapılan küçük oyunlar onu rahatlatacak ve bu dönemler çok fazla sorunla karşılaşılmadan atlatılacaktır.

    Ancak, bazen gerçekten de fiziksel nedenlerden kaynaklanan alt ıslatmalar görülebilir.Sindirim ve boşaltım sistemlerinden kaynaklanan pek çok sorun bu dönemlerde anlaşılamadığında ilerde ciddi problemler olarak ortaya çıkabilir

    Tuvalet eğitimi sırasında ihmal edilmemesi gereken bir diğer konu bu eğitimle beraber temizlik alışkanlığını da kazandırmaktır.Aynı şekilde tuvaleti kullanmayı öğretmek de bu eğitimle beraber kazandırılacak bir alışkanlıktır.Tuvalet kağıdını kullanmayı öğretmek,sifonu çekmeyi göstermek,ellerini yıkamasını sağlamak gibi

    Unutmayalım,eğer bir sağlık sorunu söz konusu değilse sabırlı, ilgili ve sevecen bir yaklaşımla tüm sorunlar halledilebilir.

  • Çocuklarda kabızlık

    Çocuklarda kabızlık

    Kabızlık çocuklarda gittikçe daha sık görülmeye başlayan bir problem.Yanlış beslenme alışkanlıklarının etkisi yadsınamaz.Çocuklarda kabızlığın nasıl oluştuğuna ve sebeplerine şöyle bir bakalım.

    Kabızlık çocuklarda karın ağrısının en sık sebebi.Kabızlığın ise en sık görülen iki nedeni var. Birisi “dışkısını tutma” diğeri de beslenme ilgili sebebler.Çocuklar tuvalet eğitimi sırasında yaşadıkları korku ve stresten dolayı büyük tuvaletlerini tutmaya başlayabiliryorlar. Bu da zamanla hem bir alışkanlığa dönüşüyor hem de bir kısır döngünün oluşmasına sebeb oluyor.Tuttukça ,dışarı çıkmaları daha da zorlaşıyor ve daha fazla tutmaya başlıyorlar.Bazı çocuklarda ev dışındaki tuvaletlere gitmek istemediklerinden dolayı ya da ev dışı ortamlarda da tutma başlıyor ve daha sonra alışkanlık haline gelebiliyor.Dışkısını tutma çocuklarda oldukça sık görülüyor.Bunu engellemek için de tuvalet eğitimi sürecine özellikle dikkat etmek ve ne zaman olduğu değil nasıl olduğunun çok daha önemli olduğunu unutmamak gerek.Tutmaya bağlı kabızlığın en iyi tedavisi düzenli tuvalet alışkanlıkları yerleştirmek ve zeytinyağı! Evet 4 yaşından büyük çocuklarda günde bir kaç kaşık zeytinyağı oldukça etkili oluyor. Bir de tabii tuvalete gitmekle ilgili endişeyi azaltmak,bu konuda konuşmak da etkili olabilir.

    İkinci en önemli sebep beslenme alışkanlıkları. Normal bağırsak hareketleri için alınan nişasta lif dengesinin yerinde olması ve yeterli sıvı alınması gerekiyor. Çocukların makarna pilava düşkünlükleri,sebze ve salata yememeleri kabızlıklarının en önemli sebebi.Nişasta çok lif az olduğu zaman dışkı çok katı bir hale geliyor.Çocuklar kiloları başına bir gram lif almalılar.Fazlası demir emilimini engelleyebiliyor.Birinci yıldan sonra yedikleri ekmeğin yarısı beyaz yarısı esmer olabilir.

    Bir de kabızlığın oldukça nadir görülen sebepleri var.Örneğin rectal bölgedeki sinir ağlarının tam gelişmemiş olmasından kaynaklanan hirschprung hastalığı.Bu hastalığın en önemli belirtilerinden biri doğumdan sonra bebeğin 48 saatten fazla kaka yapmaması ve rectal bölgeden ateş ölçümü sırasında kaka yapabilmesi.Bu hastalıkta ameliyatla çözüm gerekiyor. Yine sinir sistemi ile ilgili bazı hastalıklar da kabızlık yapabiliyor ve çok nadir de olsa celiac hastalığı bile kabızla seyredebiliyor.

    Ancak tüm bunlar çok nadir.Kabızlığın en sık görülen nedeni daha önce de belirttiğim gibi dışkı tutma ve beslenme problemleri.Çocuklarda çoğu kabızlıkta ilaca başvurmadan çözüm bulmak mümkün. Zamanında ve duyarlı bir tuvalet eğitimi çok önemli.Çocuklar yeterince sıvı tüketmeli,nişasta lif oranına dikkat edilmeli.Yeşil sebze ve salatalara alıştırılmaya çalışılıp makarna pilavda aşırıya kaçmamalı.Tahılların yarısı beyaz yarısı esmer tüketilmeli.Bir de çocuklar günün belli saatinde tuvalet rutinine alıştırılmalı.

    Bunlara yanıt vermeyen çocuklarda ise ilaç niyetine zeytinyağı (4 yaşından sonra) ,kayısı erik kompostosu ya da püresi ile kuru meyveler kullanılabilir.

    Sevgiyle büyüsünler

  • Tuvalet eğitimi nasıl verilir?

    Tuvalet eğitimi nasıl verilir?

     “Tuvalet eğitimine çocuğun ve bakım veren kişinin hazır olduğu bir dönemde başlanması çok önemlidir. Hatalı bir zamanda ve hazırlıksız başlangıç, çocuğun bu aşamayı sorunsuzca atlatabilmesini engelleyebilir. Çocuk için tuvalet eğitimine hazır olmak demek; hem fizyolojik olarak kas gelişiminin tamamlanmış olması hem gelişimsel olarak kendini ifade becerilerinin kazanılmış olması hem de psikolojik olarak sağlıklı bir döneminde olması demektir.” diyen Prof. Dr. Bengi Semerci, Selpak’ın Prof. Dr. Bengi Semerci Enstitüsü işbirliği ile hayata geçirdiği “Tuvalete Merhaba” eğitim projesine de destek veriyor ve aileleri bilgilendiriyor.
    Ebeveynler, çocuğun doğduğu andan başlayarak, her hareketini yorumlamaya çalışır. “Güldü”, “Beni tanıdı” gibi daha soyut ve bizim atfettiğimiz gelişmelerin yanı sıra bazı fiziksel, davranışsal ve ruhsal değişimler bebeğin gelişimini gösterir. Başını dik tutması, desteksiz oturması, ilk diş, yabancıları ayırt etmeye başlaması, ilk kelimeleri ve ilk adımları bir düzen içinde bebeğin gelişimini izlememizi sağlar. Çocuğun tuvalet eğitimi ile bezden kurtulması, hem çocuğun kendisi hem de çocuğa bakım veren kişiler için önemli bir gelişimsel aşamanın tamamlanmasıdır.
    Tuvalet eğitimine çocuğun ve bakım veren kişinin hazır olduğu bir dönemde başlanması çok önemlidir. Hatalı bir zamanda ve hazırlıksız başlangıç, çocuğun bu aşamayı sorunsuzca atlatabilmesini engelleyebilir. Çocuk için tuvalet eğitimine hazır olmak demek hem fizyolojik olarak kas gelişiminin tamamlanmış olması hem gelişimsel olarak kendini ifade becerilerinin kazanılmış olması hem de psikolojik olarak sağlıklı bir döneminde olması demektir.
    Tuvalet eğitimi annelerin adeta kabusudur.  Ne zaman başlaması gerektiği, nasıl davranılması gerektiği konusunda kargaşa yaşanır. Tuvalet eğitimi için en uygun dönem 24-36 aylar arasıdır. Daha erken dönemde başlamak ve aşırı baskı kurarak bir an önce çocuğun temiz kalmasını sağlamaya çalışmak, hem fizyolojik olarak yapamayacağı bir şeyi yapmasını istemek hem de ilerde gelişebilecek bazı ruhsal sorunların başlamasına neden olmak demektir. Benzer şekilde hiç eğitim vermemeye çalışmak, zamanı gelince kendi söyler diye bırakmak da hem çocuğun tuvalet eğitiminin gecikmesine hem de ruhsal açıdan sorunlara neden olur.
    Bazı çocuklar çiş kontrolünü, bazılarıysa kaka kontrolünü önce öğrenebilirler. Bu durum çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Gün içinde tuvaletini kontrol edebilmek, gece kontrol edebilmekten daha önce tamamlanır. Tuvalet eğitiminin tamamlanma süresi çocuktan çocuğa değişir. Birçok kaynakta çocuğun çişini söylemesinin 5 yaşına kadar, kakasını söylemesinin 4 yaşına kadar süreceğini yazmakla birlikte, beklenti 3. yaşta eğitimin tamamlanması olmalıdır. 3 yaş toplumsallaşma ve kreşe başlama yaşıdır. Diğer çocukların yanında bezli olmak, çiş ve kaka kontrolünü sağlayamamak çocuğu rahatsız edecektir.  Gece altını ıslatma daha uzun sürer ve 5 yaşına kadar devam edebilir. İnatlaşmadan, büyümeye başladığını kabullenebilir ve dönemin özelliklerini bilirsek yeni beceriler kazanan bebeğimizle onları paylaşarak eğlenebiliriz.
    Hazır olduğunu nasıl anlarız?
    ·         Yürüyebiliyorsa,
    ·         Basit emirleri yerine getirebiliyorsa,
    ·         İsteklerini kelimelerle konuşarak anlatabiliyorsa,
    ·         Kendi kendine basit giysileri çıkarabiliyorsa,
    ·         Genellikle gün içinde 2-3 saat kuru kalabiliyorsa,
    ·         Tuvalete çıktığı saatlerin bir rutini oluşmuşsa,
    ·         Altının ıslaklığından rahatsızlığını ifade eder hale gelmişse tuvalet eğitimine başlama zamanları gelmiş demektir.
     
    Bazı durumlar yaşı gelmesine karşın tuvalet eğitimini zorlaştırabilir. Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:
    ·         Henüz çocuğun saydığımız belirtileri göstermiyor olması,
    ·         Devamlı kabızlık problemi yaşaması,
    ·         Son dönemde hayatında önemli bir değişiklik olması (yeni bakıcı, yeni kardeş, taşınma, ölüm vb.)
    ·         Tuvalet eğitimini verecek olan kişinin gergin, sinirli olması, yeterli zaman ayıramayacağını düşünmesi ve
    ·         Birden fazla kişinin farklı şekillerde çocuğa tuvalet eğitimi vermeye çalışıyor olması.
    Tuvalet eğitiminde anne-babanın rolü
    Herhangi bir sağlık problemi olmadığı sürece erişkin olup hala tuvalet alışkanlığını kazanamamış hiç kimse yoktur. Bu yüzden eğitimin nasıl verileceğine, çıkabilecek sorunlara yoğunlaşarak, eğitimi bir endişe nedeni, bir sorun gibi algılamamak gerekir. Unutulmamalıdır ki tuvalet eğitimi doğal  sürecin bir parçasıdır. Bu nedenle çocuğun eğitim sürecindeki davranışlarına aşırı tepkiler vermemek gerekir. Tuvalet eğitiminin evin içindeki en önemli konu, çözülmesi gereken bir süreç şeklinde algılanması, eğitimi hem çocuk hem aile açısından zorlaştıracaktır. Sabır bu dönemin anahtar sözcüğüdür. Bir adım ileri, bir adım geri gidilmesi en sık rastlanan durumlardan biridir. Her defasında sabırla karşılamak ve öfkelenmeden tuvalet eğitimine devam etmek gerekir. Eğer çocuk aşırı tepkiler veriyor ve tuvaletini yapmayı kesinlikle reddediyorsa eğitim sürecine çocuk hazır olana kadar ara vermek, aşırı ısrarcı olup bu süreci inatlaşma ile geçirmemek son derece önemlidir.
    Tuvalet eğitimi sürecini, tamamıyla sizin kontrolünüzde ve sizin verdiğiniz eğitime göre tamamlanacak bir süreç gibi görmeniz sizi aşırı yük altında bırakır. Aslında bu süreç sizden çok çocuğunuzun kontrolündedir. Dolayısıyla bir ebeveynin görevi; sorumluluğu tamamıyla almak değil, çocuğuna mümkün olduğunca destek olmak, yüreklendirici davranmaktır. Bu süreç tam olarak siz hazır olduğunuzda değil, siz ve çocuğunuz hazır olduğunuzda tamamlanacaktır.
    ·         Tuvalet eğitimine başlamadan önce çocuğun tuvalete veya lazımlığına alışmış olması önemlidir. Her gün belirli aralıklarla tuvaleti olsun olması tuvalete ya da lazımlığa oturarak alıştırmalar yapmak alışkanlık edinmeyi kolaylaştırır.
    ·         Çocuğunuzu iyi gözlemlemeniz ve çişini ya da kakasını yaparken nasıl davrandığının farkında olmanız, onu uygun zamanlarda tuvalete yönlendirmeniz için uygun olacaktır. Örneğin yüzünün şekli değişebilir ya da yürürken bir anlığına durabilir. Bu tür durumlarda, onu tuvalete ya da lazımlığa yönlendirmek eğitimi başlatmak için işinize yarayacaktır.
    ·         Çocuklar tuvaletlerini birkaç dakikadan fazla tutamazlar, o nedenle tuvaletlerinin geldiğini söyledikten ya da siz fark ettikten sonra en hızlı şekilde tuvalete götürmek önemlidir.
    ·         Lazımlık çocuğun rahatlıkla ulaşabileceği bir yerde olmalıdır. Çocuk lazımlığına eğitim sürecinden önce kıyafetleriyle oturtturularak alışması sağlanabilir.
    ·         Sifon sesinden korkan, tuvaleti yalnızca pis bir yer olarak tanıyan çocukların eğitim süreçleri daha zor olmaktadır. O nedenle zaman zaman çocuğun sifonla oynamasına, tuvalete girmesine aşırı tepkiler vermemek gerekir.
    ·         Tuvalet eğitimine dar zamanlarda başlamamak önemlidir. Süresi çocuktan çocuğa değişmekle birlikte bu eğitimin tamamlanması zaman almaktadır.
    ·         Kız çocuklarının anneyi, erkek çocuklarının babayı model almaları, onları izleyebilmeleri süreci kolaylaştırmaktadır.
    ·         Çocuğun daha rahat hareket edebilmesi ve lazımlığa oturabilmesini kolaylaştırmak için mümkün olduğunca kendisinin çıkarabileceği türden kıyafetleri giydirmeye özen gösterilmelidir.
    ·         Tuvalet eğitimi verilmeye başlanıldığı zaman bez artık kullanılmamalıdır. Bez kullanmaya devam etmek eğitimi uzatacaktır. Genellikle anneler üşüyeceğini düşünerek, kış aylarında bez çıkarmaktan endişe duymaktadır. Ama çocuğun doğduğu zamana göre, yazın gelmesini beklemek gecikmeye neden olabilir. Her çocuk tuvalet eğitimi sürecinde ara sıra altına kaçırabilir. Bu durumda çocuğa kızılmamalı, ayıplanmamalı, cezalandırılmamalıdır.
    ·         Çocuğa sık sık tuvaleti olup olmadığını sormak yerine, belli aralıklarla tuvalete birlikte giderek kontrol etmek daha uygun olacaktır. Kakası için, her yemek öğününden sonra tuvalete oturtmak eğitimi kolaylaştırır. Ancak oturma süreleri uzun olursa, çocukla inatlaşma artar ve eğitim gecikir.
    ·         Tuvalet eğitimde en büyük ödül “aferin” dir. Tuvaletini artık bezine yapmıyor olmasını büyük ödüllerle, aşırı tepkilerle karşılamak zaman zaman altına kaçırdığında kızmak kadar yanlıştır. Alkışlamak, çok önemsemek, ödüller vaat etmek, tuvalet zamanını adeta bir tören haline getirmek eğitime ve sonraki sürece zarar verecektir.
    ·         Çocuk lazımlığa ya da tuvalete oturduğunda onun yanında kalıp, oyalanması sağlanabilir. Onu tek başına bırakıp gitmek, oturma süresini kısaltacağı için eğitimi güçleştirir.
    ·         Çocuğa “aferin” demek için tüm görevi yerine getirebilmesi beklenmemelidir. Örneğin tuvalete yetişememiş bile olsa tuvalete gitmiş ve pantolonunu çıkarmış olması da övülmelidir.
    ·         Çocuk tuvaletini yaptığında onu çişinden ya da kakasından tiksindirecek, yaptığı şeyden utanmasına yol açacak sözler söylenmemelidir (ay ne pis, koktu vb.)
    ·         Çocuğun tuvalet eğitimini kısa sürede tamamlayabilmesi ya da tamamlayamaması, hiçbir zaman çocuğun genel başarısı ya da başarısızlığı olarak yansıtılmamalıdır. Tuvalet eğitimi gelişimin doğal bir sürecidir.

  • Çocuklarda kabızlık sadece kader değil

    Çocuklarda kabızlık sadece kader değil

    ÇOCUKLARDA KABIZLIK

    En basit tanımı ile dışkılamada zorluk ya da gecikme olarak tanımlanan kabızlık bebeklerde ve çocuklarda sık görülen bir rahatsızlıktır.Bebeklerin kaka alışkanlıkları çok farklı olabilir.Normal olarak bazı bebekler günde 6-7 kez kaka yapabildikleri gibi, 4-5 günde bir kez de yapabilirler. Dışkılama sıklığı yaş ile azalır. Anne sütü alan bebeklerde günde en az 2 dışkılama, karışık beslenen süt çocuğunda haftada en az 3 dışkılama, büyük çocukta haftada en az 2 dışkılama olmalıdır. Anne sütü alan bebeklerde genellikle kabızlık fazla görülmez. İnek sütü veya formül mama alan bebeklerde kabızlık daha fazla görülür.

    Dışkılama sıklığı, 3-4 yaşındaki çocukların büyük çoğunluğunda günde 3 kez ile haftada 3 kez arasında değişmektedir. Buna göre kabızlık tanımı haftada 3 defadan az dışkılama alışkanlığı olarak ifade edilmektedir. Ancak bunun yanında dışkı kıvamı ve dışkılamanın ağrılı olması önemli bulgulardır. Her gün bir kez dışkılayan, ancak çok ağrılı ve sert kaka yapan bir çocuk da kabız olarak değerlendirilmelidir. Kabızlık demek için bebeğin veya çocuğun normal sıklığının dışında birkaç gün kaka yapmaması, kakasının sert çıkması, keçi pisliği şeklinde kaka yapması, karnının şişmesi, kaka yaparken zorlanması ve taze kan gelmesi gibi bulguların bir ya da birkaçının birlikte olması gerekir. Normal kıvamda kaka yaparken sadece çocuğun yüzünün kızarması kabızlık olarak kabul edilmez.

    Altına kaka kaçırma (enkoprezis) ise istemli veya istemsiz olarak katı, yumuşak veya sıvı dışkının tuvalet dışında bir yere kaçırılması olarak tanımlanır. Çoğunlukla kronik kabızlık sonucu oluşur, ancak bazen kabızlık olmadan enkoprezis görülebilir. Altına kaka kaçırma genelde 6-10 yaş arasındaki erkek çocuklarda görülür. Psikolojik veya organik nedenlere bağlı olabilir. Bu olgularda kabızlığın tedavisi yanında mutlaka psikolojik destek de gereklidir.

    KABIZLIĞIN NEDENLERİ:

    Çocukların %95’inden fazlasında sebep fonksiyoneldir, yapısal bir bozukluk yoktur.

    1. Anne sütü alan bebeklerde annenin ağırlıklı olarak kabızlığa yol açan diyetle beslenmesi.

    2. Çocuğun yeterli besin almaması,lifli (posalı) gıdalar almaması veya az su içmesi.

    3. Bazı enfeksiyöz, metabolik ve hormonal hastalıklar (hipotiroidi gibi).

    4. Ek besinlere geçiş ve diş çıkarma.

    5. Bebekte ve çocukta hareketsizlik.

    6. Tuvalete gitme isteksizliği.

    7. Tuvalet korkusu, erken tuvalet eğitimi veya sinirli, gergin annelerin çocuklarında psikolojik olarak kabızlık gelişebilir

    8. Bağırsaklarda doğuştan yeterli sinir olmaması (Hirschprung hastalığı).

    KABIZLIĞIN TEDAVİSİ:

    Öncelikle bilinmesi gereken tedavi edilemeyen kabızlık olmaz. Ancak kabızlık tedavisi bazen diyette yapılacak değişiklikle olabileceği gibi bazen de bır dizi ameliyat gerektirebilir. Buradaki en önemli nokta ailenin ‘doktora gittik, reçete aldık sadece ilaçları kullanarak hastalık geçecek ‘ düşüncesinde olmamasıdır. Tedavi bir süreç gerektirir ve bu sürede doktorla aile sıkı iletişimde bulunmalıdır.Tedaviye ne kadar erken başlanırsa sonuç o kadar iyi olur.Tıbbi ve psikolojik yaklaşım birlikte olmalıdır.

    Tedavi sürecinde *Diyet, *Eğitim, *Medikal-İlaç tedavisi *İletişim ve uyum birlikteliği esastır.

    Aile ile güvenin sağlanması, dışkılama mekanizmasının anlatılması, hastanın eğitilmesi tedavinin ilk ve en önemli basamağını oluşturmaktadır. Bu arada gerekli diyet değişiklikleri yapılmalıdır. Her sabah aç karnına bir bardak su içilmesi, her yemekten sonra dışkılama hissi oluşmasa dahi tuvalete gidip 5-10 dakika oturma alışkanlığının yerleşmesi tuvalet eğitimi açısından önemlidir. Hastaların büyük kısmı bu aşamada tedaviye tanıt verir. Yanıt alınmayan kronik kabızlıklarda ise medikal tedavi düşünülmelidir. Bunun için öncelikle karın içindeki sert kakalar boşaltılmalı, sonra da bunların tekrar oluşmasını engellemek ve düzenli dışkılama için idame tedaviye geçilmelidir. İdame tedavide doktorun tavsiyesine göre verilen tedaviye en az 6 ay devam etmek gereklidir.

    1. Bol sıvı verilmeli.

    2. Küçük bebeklerde vucut egzersizleri faydalı olabilir.

    3. Tablo 1’deki kabızlığa yol açan gıdalardan kaçınılmalıdır.

    4. Tablo 2’deki kabızlığı engelleyen gıdalardan daha çok verilmelidir.

    5. Yeni bir mamaya geçişte kabızlık görülüyorsa mama değiştirilmelidir.

    6. Tedavi süresince inek sütü kesilmelidir.

    7. Tuvalet ihtiyacı ertelenmeden, hergün belli bir saatte (kahvaltı ve yemek sonrası)çocuk tuvalete oturtularak tuvalet alışkanlığı kazandırılmalıdır.

    8. Bir günlük tutularak günlük dışkı sayısı ve oluyorsa gaita kaçırmasının işaretlenmesi çocukta teşvik edicidir ve tedavinin takibi açısından önemlidir.

    9. Çocuk cezalandırılarak değil teşvik edilerek sorun giderilmeye çalışılmalıdır.

    Kabızlık çeken çocuğun kakası sert olduğu için kaka yaparken canı yanar ve bu yüzden kaka yapmak istemez. Fakat kaka yapmadıkça da kaka sertleşir ve gaita yaparken daha çok rahatsızlığa sebep olur. Tedavi de amaç bu kısır döngüyü kırmaktır. Kalın bağırsakta bol miktarda sert ve taşlaşmış kakası olan çocuklarda ağızdan kaka yaptırıcı vermek karın ağrısı, kramp, karında şişkinlik ve kusmaya sebep olabilir. Bu yüzden böyle çocuklarda öncelikle rektal yoldan kakanın boşaltılması sağlanmalıdır. Sonra idame tedavi olarak ağızdan kolay kaka yaptırıci ilaçlar vermek gerekir. Günlük alınan lif miktarı artırılır.Uygun tuvalet eğitimi için de sabah akşam yemeklerden sonra çocuk tuvalete getirilerek en az 10 dakika tuvalete oturması sağlanmalıdır.

    Tablo 1: KABIZLIĞA YOL AÇAN GIDALAR:

    1. Muz, kızılcık ve elma suyu, ayva, havuç, kestane,

    2. Patates,

    3. Makarna, pirinç pilavı, çikolata, cips, kuruyemiş,

    4. Formül mamalar,

    5. Hamurlu gıdalar,

    6. Fast food tarzı yiyecekler.

    7. Kolalı kafeinli içecekler, asitli ve gazlı içeçekler…,

    8. İnek sütü

    9. Sucuk,salam,sosis,pastırma…,

    10.Dalak, dil, işkembe, beyin, kokoreç,ciğer…,

    11. Margarin, tereyağı…,

    Tablo 2: KABIZLIĞI ÖNLEYİCİ GIDALAR:

    1. Lahana, kereviz, pırasa, bamya, enginar, brokoli, karnıbahar, fasülye, kabak, salatalık

    2. Kurufasülye,mercimek,bezelye,nohut gibi baklagiller

    3. Elma, armut, erik(özellikle mürdüm eriği), kayısı, üzüm, şeftali, kiraz

    4. Kepekli un, çavdar unu, yulaf unu, mısır unu

    5. Sızma zeytin yağı, mısırözü yağı, soya yağı, fındık yağı

    “KABIZLIK TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIKTIR”

    Hedef; Kabızlığı, enkoprezis’e (kaka kaçırmaya) ve enürezis’e (idrar kaçırmaya) varan sonuçlara gelmeden tedavi etmek, çocuğa sağlıklı bir gelecek açısından beslenme alışkanlığı kazandırmak.

    Çocuk cerrahisi uzmanı, Op. Dr. ZAFER DÖRTDOĞAN