Etiket: Tuvalet

  • Kabızlık nedir

    Kabızlık hastalık değil bir semptomdur.

    Bazı hastalarda kabızlık zorlu dışkılama olarak görülse de bazılarında topak topak dışkılama, tuvalet ihtiyacı gelmesine rağmen dışkılama yapamama veya dışkılama sıklığında azalma olarakta ifade edilmektedir.

    Son bir yılda 3 aylık süre boyunca aşağıdakilerden 2 tanesinin olmasıyla biz hastamızda klinik olarak kabızlık vardır demekteyiz;

    1-Haftada defekasyon sayısının üçten az olması

    2-Toplam tuvalet ihtiyacının %25’inden fazlasında sert dışkının olması

    3-Toplam tuvalet ihtiyacının %25’inden fazlasında tam boşalamama hissinin olması

    4- Toplam tuvalet ihtiyacının %25’inden fazlasında aşırı zorlanma olması

    5-Tuvalet sırasında boşalmanın sağlanması için parmakla boşaltım ihtiyacının olması

    Kabızlığı olan hastalar yaşam tarzı, diyet ile alınan fiber (lif) ve su miktarı açısından değerlendirilmeli, medikal özgeçmişi, geçirdiği oprerasyonlar, psikiyatrik hastalıkların sorgulanması gerekmektedir. Hastaların ilaç kullanımı gözden geçirilmeli ve gerekli fizik muayeneleri yapılmalıdır. Gerektiği takdirde kan tetkikleri (Tam kan sayımı, kalsiyum, glukoz, tiroid fonksiyonları) istenmelidir.

    Kabızlığı olan birisinde aşağıdaki bulgulardan veya durumlardan birisi varsa kolonoskopi yapılması gerekmektedir;

    • Gayta kalınlığında değişiklik

    • Gaytada gizli kan pozitifliğinin olması

    • Demir eksikliği anemisi

    • Tıkayıcı bulguların olması

    • 50 yaşın üzerinde daha önce kolon kanseri taraması yapılmamış her hasta

    • Yeni başlangıçlı kabızlık

    • Makattan kanama

    • Rektal prolapsus

    • Kilo kaybı

    Kabızlığın tedavi yaklaşımında yaşam tarzı değişiklikleri, diyet ve takviyeler, ilaçlar ve gerekli vakalarda cerrahi tedavi yöntemleri kullanılabilmektedir.

  • Tuvalet Alışkanlığı

    Tuvalet Alışkanlığı

    Tuvalet alışkanlığını kazandırmak için öncelikle çocuğun mesane ve rektum kontrolü açısından hazır olması önemlidir. Bu hazır olma dönemi 18 aylıktan itibaren başlar ve 4 yaşına kadar tamamlanır.
    1,5-2 yaşlarında, ıslandığını haber verebilir, 2-2,5 yaşlarında çişini tutup söyleyebilir, 2,5-3 yaşlarında kakasını tutup söyleyebilir. 3-4 yaşlarında da yardımsız tuvalete gidip iç çamaşırını indirip, çekebilir.
    Hazır olmadan zorlamak, erken ve yanlış yaklaşımlar, aile içindeki çatışma ve ilişkilerdeki sorunlar, metabolik şikayetler bu alışkanlığın kazandırılmasında o döneme ve gelecekteki kişilik özelliklerine etki edebilmektedir.
    Lazımlıkta dakikalarca oturtarak yapmasını beklemek , zorla alaturka tuvalete tutmak, alafranga tuvalete oturtmak, fiziksel olarak cezalandırmak, sözle tehdit etmek yapılmaması gereken davranışlardır.
    Model olmak, onun ihtiyaçları paralelinde hareket etmek, doğru zamanlama ve yaklaşım ise bu alışkanlığı kazanmasını destekler.
    1-2 yaş çocuğu tuvalete gitme ihtiyacını sözle ve hareketle ifade edebilir.
    Bu yaş döneminde;
    • Tuvalet ihtiyacı için her defasında aynı kelimeleri kullanın ve çocuğunuzun sizi tuvalette izlemesine izin vererek bu kelimeleri kullanın. Kendisi bu kelimeleri kullandığında hemen tuvalete götürerek onu övün.
    • Gündüz altını bezlemeyin, alıştırma külotları kullanın.
    • Başarılarını övün, kaçırmalarını göz ardı edin.
    • Bedensel sallanma, huzursuzluk, mimiklerindeki değişimleri doğru gözlemleyin. Onu överek, kelimeyi söyleyip, tuvalete götürün.
    • Lazımlık, oturak veya rahat, kaygısız oturabileceği kendi bedenine uygun tuvalete konan bir aparat kullanabilirsiniz. Tuvaletin içine düşme, sifonun onu da çekip alması kaygılarını önlemiş olursunuz.
    • Aile bireylerinin tuvalete giderken, aynı kelimeleri kullanarak haber vermesini de sağlayın.
    2-3 yaş çocuğu bazen altına kaçırsa da tuvalete gitmek istediğini söyleyebilir, çiş ve kakasını oturağa yapabilir.
    • Tuvalete gitme zamanları artık belirli olmaya başlayacağından bu zamanları takip edin ve ihtiyacı olup olmadığını hatırlatın. Israr etmeyin
    • Zor çıkarılan, kısıtlayıcı giysilerden kaçının. Altını bağlamak yerine alıştırma külotlarından giydirin.
    • Hatırlatın, tuvalete gitmek isteyince övün, ödüllendirin.
    • Kazaları görmezden gelin, ıslak ve kirli çamaşırlarını mümkün olduğunca kendisinin değiştirmesine izin verin.
    • Eğer iki çiş yapma arasında iki saat kuru kalmazsa henüz tuvalet alışkanlığına hazır değildir.
    • Sizin ve aile bireylerinin tuvaletini yaparken gözlemlemesine, ne yaptığınızı dinlemesine ve sonuca bakarak sifonu çekmenize yardım etmesine izin verin.
    • Tuvaletinin geldiğini gözlemlediğinizde oturağa en fazla beş dakika oturtun. Bu süre içinde de yanında olun.
    • Çocuğun sıkıntı duyduğu durumlarda birkaç gün ara vererek sonra tekrar devam edin.
    • Başarılı olunan durumlarda onu cesaretlendirin, övün, ödül olarak sifonu çektirin.
    • Oturağa oturtmadan 10-15 dakika evvel, su veya meyve suyu içirin.
    • Çocuğun düzenli kaka yapması gelişmeden tuvaleti kullanması beklenemez. Bu zamanları tespit etmek için bir hafta süreyle not tutun. Bu zamanlarda düzenli olarak tuvalete oturtun.
    • Sizde mimiklerinizi kullanarak nasıl yaptığınızı görmesini sağlayın.
    • Bağırsaklarını çalıştıracak gıdalar vererek rahatça, sorun yaşamadan,
    acı çekmeden tuvaletini yapmasına yardımcı olun.
    3-4 yaşlarında erkek çocukları ayakta tuvalete çişini yapabilir.
    • Bu konuda babasının, başka erkeklerin model olması sağlayın.
    • Tuvalete tam isabetli çişini yapabilmesi için, tuvalet kağıdından kayık yaparak bunları nişan alıp batırmasını isteyerek etrafı kirletmeden alışkanlık kazanmasına destek olun.

  • Çocuklarda Kaka Tutma Problemi

    Çocuklarda Kaka Tutma Problemi

    Çocuklarda Kaka Tutma Problemi

    Çocukların birçoğunda, özellikle 2-4 yaş aralığında kaka tutma problemi sıkça görülmektedir. Tuvalet eğitiminin kazanıldığı bu yaş aralığında çevresel ve psikolojik faktörler çocuğu etkilemektedir. Anal dönemde olan çocuk dışkılamayı, yitirme, vücudundan bir parçanın kopması şeklinde algılar. Böylelikle durum korkutucu bir hal alabilir. Kaka tutma probleminin altında birçok faktör yer alır. Örneğin çocuk tuvaleti büyük ve korkutucu olarak algılayabilir. Erişkinler için yersiz olan bu korkular, çocuklar için hayatı zorlaştıran korkulardır.

    Çocuklar genellikle acı veren bir tuvalet deneyimi sonrası kaka tutma eğilimindedir. Ve çocuğun tutma davranışı bir kısır döngüye girerek kronikleşmeye başlar.

    Kısır döngü nedir?

    Çocuk kaka tutmaya acı verici bir deneyim sonrasında başlar.

    “Kaka yaptığımda acıyacak” düşüncesi oluşur.

    Çocuk kakasını tuttuğu için de kabız olur.

    Sonrasında gerçekten acı yaşar.

    Bu döngü birbirini tekrarlar.

    Peki Neden Olur?

    Çocuklarda sık görülen bu durumun birçok nedeni olabilir. Bu nedenler psikolojik ya da çevreseldir. Özellikle anne-baba ve bakım veren diğer erişkinlerin tutumu oldukça etkilidir. Kaka tutma problemi, tuvalet alışkanlığı kazandırılmadan önce görülebildiği gibi kazandırıldıktan sonra da görülebilir.

    • – Anne-babaların kontrol duygusu çok yoğun olduğunda, çocuklar bu kontrol ihtiyacını kaka, yemek yeme, uyku üzerinden gösterirler. Bedenden gelen sinyallerini “kontrol bende” diyerek kontrol ederler.
    • – Daha çok 2-4 yaş arasında görülen bu sorun, çocuğun özerklik, bağımsızlık sembolüdür. “Benim istediğim olacak, kontrol bende, kakaya hakimim” mesajı verir.
    • – Çocuk klozeti büyük ve içine düşülebilir olarak algılıyor olabilir.
    • – Çocuk tuvalet eğitimi için erken dönemde zorlanmış olabilir.
    • – Ebeveynlerin tutumu ısrarcı ya da cezalandırıcı/otoriter ise çocuk bu yolla kendini ifade ediyor ve ispatlıyor olabilir. Özellikle tuvalet eğitimi sırasında cezalandırıcı ve ısrarcı tutumlar çocuğun tuvalet eğitimi süresinin uzamasına ve zorlaşmasına neden olmaktadır.
    • – Tuvalet eğitimi ile aynı döneme farklı değişimlerin getirilmesi kaka tutma problemine neden olabilir. Bu nedenle boşanma, ev değiştirme, emzik bırakma vb. çocuk için önemli değişimlerin olduğu dönemlerde tuvalet eğitimi verilmemelidir.
    • – Bakım veren kişinin sık sık değiştirilmesi neden olabilir. Bakım veren kişilerin farklı tutumları ve zorlayıcı davranışları çocuğun tepki göstermesine neden olur.
    • – Annenin mükemmeliyetçi yapısı neden olabilir. Tuvalet eğitime dair katı kurallar, erken tuvalet eğitimi gibi nedenlerle çocuk tuvalet eğitiminde zorluk yaşayabilir.
    • – Çocukların en önemli ihtiyaçları sevme, sevilme, takdir edilme ve onaydır. Kaka tutma probleminde belki de en önemli neden çocuğun yeterli kabul ve onay alamamasıdır. Kabul ve onay alamayan çocuk kendini ispat edebilme çabasına girer. Bunu da kendi bedenine hükmederek yapar. Böylelikle kabul ve ilgi ihtiyacını da bu yolla karşılar.
    • – Aile içinde yaşanan stres faktörleri tüm aile bireylerini etkiler. Örneğin babanın iş yerinde yaşadığı stres, anne-baba arasındaki iletişim problemleri, köken aileler ile yaşanan problemler bunlara örnek olabilir.
    • – Çocuğun tuvalet/banyo rutinlerinin değişmesi etkilidir. Örneğin anaokuluna başlayan bir çocuk evdeki tuvalet rutininin dışına çıkacaktır. Bu da  kaygılanmasına neden olabilir.
    • – Çocukluk dönemi depresyonu, kaygı bozuklukları, OKB gibi durumlarda ek olarak kaka tutma görülebilir.

    Beslenme Alışkanlıkları Etkilidir

    Lifli gıdalar az tüketildiğinde kabızlığa yol açabilmektedir. Bu nedenle lifli gıdaların bu süreçte tüketilmesi önemlidir. Buğday, yulaf, kayısı, elma gibi besinler bunlara örnektir.

    Hazır ve katkı maddeli gıdaların fazla tüketilmesi gerekmektedir.

    Süt tüketiminin fazla olmaması gerekir. Süt ürünlerine odaklı bir beslenme şekli, lif yönünden eksik olacağından kabızlığa neden olabilir.

    Çok yağlı/şekerli gıdalar beslenme düzeninden çıkarılmalıdır. Doymuş yağlar sindirim sisteminde yavaş ilerlemeye neden olmaktadırlar.

    Çözüm İçin Neler Yapılabilir?

    • – İlk olarak çocuğun fiziksel bir problemi olup olmadığını incelemek adına çocuk doktoruna durum bildirilmeli, gerekli ise tıbbi destek alınarak sürece başlanmalıdır.
    • – Ev çocuğun güvenli bölgesidir. Çocuğun ev içerisinde kendini rahat hissetmesi adına bazı düzenlemeler yapılmalıdır. Örneğin; çocuğun tuvaletten korkmaması için tuvalete uygun yükseklikte tabure konulabilir. Tuvalet koltukları kullanılabilir (Bu, çocuğun tuvalete düşme gibi   korkularını engeller).
    • – İlk aşamada tuvaletten korkan çocuğun lazımlık üzerine bez ile oturması sağlanmalıdır. Ardından çocuğu zorlamadan ve motive ederek aşamalı geçişler oluşturulmalıdır. Bezsiz lazımlığa oturma, ardından tuvalete oturtulmaya geçilmelidir.
    • – Çocuğun beslenme alışkanlıkları gözden geçirilmelidir. Abur cubur odaklı, yağlı beslenme engellenmelidir. Lifli ve sağlıklı, bağırsakları harekete geçirici yiyecekler teşvik edilmelidir.
    • – Çocuğun aile üyeleri ile geçirdiği süre artırılmalıdır. Özellikle bakım veren kişiler ile geçirdiği süre artırılmalı, kaliteli etkinlikler ile aradaki bağ güçlendirilmelidir.
    • – Çocuk için ev güvenli yerdir. Ev onun için rahatlatıcı olmalıdır, kaygı yaratıcı değil. Bu nedenle ev içerisinde çocuğun kaygısını artıracak unsurlar azaltılmalı, çocuk anne-babanın tartışmalarına maruz kalmamalıdır.
    • – Çocuğa yaşına uygun sorumluluklar verilmelidir. Örneğin oyuncaklarını toplama, sofrayı kurmaya yardım etme gibi küçük sorumluluklar ile çocuğun ev içerisinde aktif olması teşvik edilmelidir.
    • – Tuvalet hakkında sık sık konuşulmamalı, hatırlatılmamalıdır. Ebeveynler kendi tuvalet alışkanlıkları hakkında konuşup bunu normalize etmelidir.
    • – Çocuk direkt tuvalete oturtulmamalı, aşamalı olarak bez-lazımlık-tuvalet üzerinden ilerlenmelidir.
    • – Tuvalet çocuk için korku unsuru ise, kitap/oyuncaklar ile sevimli hale getirilmelidir. Tuvalete birkaç sevdiği oyuncağını götürme, renkli kitaplar koyma gibi değişiklikler ile tuvalet korku unsuru olmaktan çıkarılmalıdır.

    Çocukta Bu Tür Davranışlar Görüldüğünde Yapılmaması Gerekenler Nelerdir?

    • – Öncelikle sürekli kaka ve tuvalet hakkında konuşmamak gereklidir. “Tuvaletin var mı, çıkmadan yap, tekrar dene” gibi tekrarlayıcı sorular çocuğun kendini baskı altında hissetmesine neden olur.
    • – Kakayı sürekli takip edilmemelidir.
    • – Çocuk tuvalete zorla oturtulmamalıdır. Bu sürecin daha da zorlaşmasına ve uzamasına neden olabilir.
    • – İlk aşamada çocuk istenilen davranışı yerine getirildiğinde ödüllendirilebilir. Fakat bu ödüllendirilme abartılmamalıdır. Ödül her seferinde maddi olmak zorunda değildir. Sözel pekiştireçler de çocuğun davranışı tekrar etmesinde önemlidir.
    • – Çocuğu cezalandırma ve yargılamadan kaçınılmalıdır. Bu çocuğun size olan tutumunu olumsuz yönde etkileyecektir. Ayrıca yaşanan problemin kökleşmesine neden olabilir.
  • Çocuklara Tuvalet Alışkanlığı Nasıl Verilmelidir?

    Çocuklara Tuvalet Alışkanlığı Nasıl Verilmelidir?

    Ebeveynler çocukların tuvalet ihtiyaçlarını kendilerinin çözümlemelerini beklerler. Oysa bu faaliyet yeterli düzeyde kas kontrolü gerektirdiğinden, 2-3 yaşından önce gerçekleşemeyebilir.

    Anne babanın bu işlemi çocuktan çok sert biçimde istemesi, çocukta korku endişe yaratabilir. Bu sert tutum çocukların duygusal dengesini bozar.

    15 aylıktan önce çocuk, kendiliğinden lazımlığa oturamaz. Kontrolün ilk aşamalarında idrar kesesi boşalma ihtiyacı duyduğunda bekleyemez.

    2 yaşına gelindiğinde çoğunlukla çocukların tuvaletlerini anneye vaktinde haber verdikleri görülmektedir. 2,5 yaşlarında çocukların tuvaleti geldiğinde tuvalete koşması tırmanmaya çalışması gözlenir.

    3 yaşına geldiğinde gün içinde rastlanan idrar ve dışkı kaçırılmaları azalır. Bununla birlikte çocukların tuvaletlerini son dakikaya kadar tuttukları gözlemlenir. Aslında 2,5 yaşına geldiğinde çocuğu geceleri tuvalete kaldırılarak geceyi kuru geçirilmesi sağlanılabilir. Tabi 4-5 yaşına kadar ara ara kaçırmalar doğal karşılanmalıdır.

    Çocuk annesine ‘çişim var’ deyinceye kadar onu lazımlığa oturtmamak en sağlıklı karardır. Tuvalet alışkanlığı sakin bir şekilde zor kullanmadan gerçekleştirildiği sürece yararlıdır. Çocuk lazımlığa konulduğunda ağlarsa onu hemen kaldırmanız   gerekmektedir. Tuvalet eğitiminden kaynaklanarak ortaya çıkan çeşitli davranış sorunlarının en yaygın nedeni yapılan bu zorlamalardır. Zorla lazımlığa oturtulan çocuklarda oradan kalkar kalkmaz idrar veya dışkılarını yaptıklarını görebilriz. Çocuk zamanı geldiğinde normal bir biçimde o kontrolü öğrenecektir. Ebeveynlerin sakin ve sabırlı olması bu konu açısından oldukça önemlidir.

    Genellikle çocuğu her beslenmeden sonra lazımlığa oturtmak yeterlidir. Diğer eğitim konularında da olduğu gibi önemli olan tuvalet alışkanlığının kazandırılmasında da, özverili ve sağduyu sahibi bir birey olunmasıdır. Sevecen bir yaklaşımla ebeveynlerin halledemeyeceği sorun hemen hemen yok denecek kadar azdır.

  • Çocuklarda Tuvalet Eğitimi

    Çocuklarda Tuvalet Eğitimi

    Çocuklarda tuvalet eğitimi, onların psikolojik gelişimleri açısından önemli bir yer tutmaktadır. Tuvalet eğitimine ideal başlama yaşı 24-36 aylar arasıdır. Bu aralık çocuklar arasında bireysel farklılık göstermektedir. Bazı aileler bu süreci kolaylıkla aşabilirken, bazı aileler için zorlu geçebilmektedir. Çocuğun hazıroluşluğuna diğer çocuklarla karşılaştırma yaparak karar vermemek gerekmektedir. Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta tuvalet eğitimine başlamak için çocuğun ve bakım verenin bu süreçte hazır olup olmadığını belirleyebilmektir. Bu eğitime çocuğun hazır bulunuşluğundan önce başlandığında ya da geç başlanması halinde çocuklar birtakım zorluklar yaşamaktadır. Çocuğun hazır olması kadar, bu süreci yönetecek ebeveynin de kararlı olması gerekmektedir.

    Tuvalet eğitimine başlamak için çocuğun hazır bulunuşluk düzeyini anlamanıza yardımcı sorular şu şekildedir:

    • Çocuğunuz idrarını defalarca az az yapmak yerine birkaç kere de yeterli bir miktarda yapabiliyor mu?

    • Birkaç saat boyunca kuru kalabiliyor mu?

    • Tuvalete gitme ihtiyacı olduğunu yüzüyle, mimikleri ile veya duruşu ile ifade edebiliyor mu? Tuvalete gitmesi gerektiği zamanları bildiriyor mu?

    • Altının ıslanmasından rahatsızlık duyuyor mu?

    • Yetişkinlerin davranışlarını taklit yeteneği gelişmiş midir?

    • Yetişkinlerin tuvalet kullanımıyla ilgileniyor mu?

    • Pantolonunu nispeten indirip çekebiliyor mu?

    • El ve parmak koordinasyonu çeşitli objeleri kavrayabilecek kadar gelişmiş mi?

    • Bağımsız davranabiliyor mu?

    • Tek başına kendine ait bir iskemlede oturup kalkabiliyor mu?

    • Basit yönergeleri yerine getirebiliyor mu?

    Bu sorulara evet cevabını veriyorsanız, çocuğunuz tuvalet eğitimine başlamak için hazır görünmektedir. Bu aşamadan sonra eğitimin zihin ve davranış düzeyindeki hazırlığına geçebilirsiniz.

    Zihinsel hazırlık kısmında ilk önce çocuğa onun anlayabileceği bir dil ile somutlaştırarak tuvaletin neden kullanılması gerektiği, çiş, kaka, bunların ne olduğu çocuğun anlayabileceği bir dil ile anlatılması gerekmektedir. Bu süreçte yine oyun ve oyuncaklardan, kitaplardan da yararlanabilirsiniz. Oyuncak ayı ya da benzeri bebek gibi oyuncaklara bez bağlayarak tuvalet eğitimi verebilirsiniz. Oyuncağının bezden çıkması oyunu ile çocuğunuz özdeşim kurarak ve eğlenerek tuvalet eğitimine uyum sergileyebilir. Ayrıca ona tuvalet eğitimi ile ilgili okuyacağınız hikayeler ve bu hikayeler üzerine gerçekleştireceğiniz sohbetler de bu süreci kolaylaştıracaktır.

    Davranışsal hazırlık kısmında ise tuvalette yapılan hareketlerin gösterilmesi ve tuvaletin nasıl kullanılacağının öğretilmesidir. Külotun indirilişi, tuvalete nasıl oturacağı, sonrasındaki temizlik öğretilmelidir. Tuvaleti çocuğunuza göre hazırlamanız da önem taşımaktadır. Tuvalete boyunun ulaşabilmesi için basamak yüksekliğinde bir destek hazırlayabilir ve klozetin önüne koyabilirsiniz. Tuvaletin içine koyacağınız destek ile oturma alanını daraltabilirsiniz. Bunları çocuğunuz için eğlenceli hale getirerek, birlikte oynadığınız oyunlarla gösterip öğretebilirsiniz. Çocuğun tuvalete veya lazımlığına alışmış olması önemlidir. Lazımlığına oturmayı rutin ve çocuğunuz için eğlenceli işlerden biri haline getirebilirsiniz. Bu çocuğunuzun alışkanlık geliştirmesini kolaylaştıracaktır. Tuvalet eğitiminde çocuğunuz ile birlikte alışveriş yapabilirsiniz. Çocuğunuzun seçtiği malzemelerin kullanılması ve bu sürece onu da dahil etmeniz onu motive edecektir.

    Eğer çocuğunuz kendisine söylediklerinizi anlamasına rağmen yönergelere uymuyorsa ve yönergelere uymak konusunda direnç gösterip sizinle inatlaşıyorsa tuvalet eğitimine başlamamanız ve ilk olarak bu konu ile ilgili çözüme kavuşmak için çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu süreçte sabırlı ve hoşgörülü olmanız gerekmektedir. Bu sebeple ebeveynin de hazırbulunuşu önem arz etmektedir. Tuvalet eğitimi sürecinde çocuk gerileme gösterebilir. Bu durum ile karşılaşan ebeveyn öfkelenmemeli, özellikle öfkesini, endişesini çocuğa yansıtmamalıdır. Çocuğunuz tuvaletini yapmayı kesin bir şekilde reddediyorsa tuvalet eğitimine çocuğunuz hazır olana kadar beklemeniz ve inatlaşmamanız oldukça önemlidir.

    Bez bırakmaya karar verildikten sonra en önemli noktalardan bir diğeri, gündüz ve gece bezin bir arada bırakılmasıdır. Ebeveynlerin yaptığı yanlışlardan biri gündüz bezi çıkartıp, gece bezin bağlanmasıdır. Yatağına ıslatacağı, uykuda altına kaçıracağı endişesi ile aileler gece bez bağlamayı tercih etmektedirler. Fakat bu yaklaşım çocuğun sürecini daha zorlu bir hale getirebilmektedir. Gündüz mesane kontrolünü sağlayan ve altına kaçırmayan çocuk, gece altına yapabilmekte ve bu nedenden dolayı tutma refleksi gelişememekte, altını ıslatma sorunları devam etmektedir ve sonraki süreçte de gece bezini bırakmakta aile ve çocuk zorluk yaşamaktadır. Bu sebeple gündüz ve gece bez bırakma süreci aynı anda olmalıdır. Bezi bir kere hayatınızdan çıkarttığınızda bu tamamen her koşul için gerçekleşmelidir. Yoksa çocuk bezi istediği zaman kullanabileceğini düşünebilmekte ve geri dönüşler yaşanabilmektedir. Ailelerin gece bağlamayı tercih ettikleri alıştırma külotu da altına bağlanan bezin mantığından farklı değildir ve gece bez bağladığında veya alıştırma külotu giydirdiğinizde çocuğunuza giden mesaj yine aynı olacaktır. Eğer yatağın ıslanması ile ilgili siz endişe içindeyseniz yatağına çarşafının altına hasta bezlerinden serebilirsiniz.

    Çocuğunuzun bezi bırakıp, tuvaleti kullanacağı gün hem çocuk hem de aile için heyecan vericidir. Hazırlıklarınız tamamlandıktan, çocuğunuzdan bezi çıkartmaya yönelik hazırlığına ilişkin geri dönüşleri aldığınızda ve siz kesin olarak karar verdiğinizde, çocuğunuza bunu bir iki gün önceden “artık bezlerinden ayrılacağını, bezini kullanmayacağını” söylemelisiniz. Aile içinde de bununla ilgili konuşmalar gerçekleştirebilirsiniz. Bezi çıkartacağınız günün sabahında bezini açın, kirli bezini birlikte kaldırın. Evinizdeki diğer bezleri de artık ihtiyacı olmadığı açıklamasıyla birlikte kaldırın. Kendi seçtiği temiz ve yeni külotunu giymesine yardımcı olun. Ona rol model olarak tuvalet ihtiyacınız geldiğinde tuvalete gittiğinizi bildirin. Senin de çişin geldi mi? şeklinde ona da sorun. Öğle uykusuna yatmadan ve gece uyumadan önce mutlaka çişini yaptırın.

    Tuvalet alışkanlığını kazanamamış kimse yoktur. Süreç içerisinde yaşayabileceğiniz zorluklar siz ebeveynleri endişeye sürüklememelidir. Tuvalet eğitimi sürecinde sizin bu konuyla ilgili endişenizi sezinleyip, çocuk kendi üzerinde bu konuyla ilgili baskı hissetmemelidir. Özellikle bu süreci yöneten ebeveynin tutumu sürecin uyum içinde ilerlemesini sağlayacak önemli faktörlerden biridir. Süreç içerisindeki dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri, ebeveynin ‘kötü, pis’ vb. şeklindeki tepkileri ve söylemleridir. Çocuk tuvaletini yaptığında onu çişinden ya da kakasından tiksindirecek, utanmasına sebep olacak tepkilerde ve söylemlerde bulunulmamalıdır. Ebeveynin bu tepkileri süreci zorlaştırmaktadır. Çocuk kirlenmeye karşı bir hassasiyet geliştirebilir ve tutma refleksi gelişmişken kirlenmesin diye bırakma refleksini geliştiremeyebilir. Sonrasında da çocuğunuzda tuvalet ihtiyacını tuttuğu için altına kaçırmalar gözlemlenmeye başlanabilir. Eleştirmekten, rencide etmek, cezalandırmaktan kesinlikle kaçınmak gerekmektedir. Başarılarını, yapabildiklerini övgü ile karşılayarak çocuğunuzu cesaretlendirmelisiniz. Tuvalete yetişememiş bile olsa tuvalete gitmesi veya tuvalete gidip pantolonunu çıkarmış olması da takdir edilmelidir. Süreç

    içerisinde “kızım kendi kendine tuvaletini yaptı”, “artık kızım da temiz, kuru külot giyiyor.”, “kızım artık büyüdü” gibi sözel ifadelerle ödüllendirmeniz çocuğunuzu motive edecektir.

    Unutulmamalıdır ki, tuvalet eğitiminin tamamlanması çocuktan çocuğa farklılık göstermektedir. Bu eğitime başlamak için doğru zamanı belirleyebilmek de önemlidir. Çocuğunuzun hayatında kardeş doğumu, taşınmak, okul sürecine yeni başlamış olmak gibi benzeri bir değişim mevcut ise, tuvalet eğitimi sürecine uyum sergilemekte zorlanabilir. Bu öneriler dışında tuvalet eğitimi süreci içerisinde karşılaştığınız, çocuğunuzda gözlemlediğiniz ve zorluk yaşadığınız durumlarla ilgili bir uzman desteğine başvurmanız daha sağlıklı olacaktır.

  • Tuvalet Eğitimi Verirken Anne-Baba Tutumu

    Tuvalet Eğitimi Verirken Anne-Baba Tutumu

    Tuvalet eğitimi verdiğiniz dönemde çocuğun bedensel ve ruhsal olarak tuvalet alışkanlığına hazır olmasının dışında anne babanın çocuğa karşı yaklaşımı bu eğitim süreci üzerinde oldukça etkilidir. Bu dönemde çocuğun bütün ilgisi anal bölgededir ve bu gelişimsel süreci açısından olması normaldir. Ebeveynler tuvalet eğitimine başladıklarında, bütünüyle bu konu üzerine odaklanırlar ancak bu yapılan ilk yanlıştır. Çünkü bu durum çocukta psikolojik bir baskı yaratabilir. Ebeveyn bu konuda baskıcı, ısrarcı, müdahaleci olmaktan kaçınmalıdır, kaçınmaz ise bu çocuğun süreci reddetmesi ya da dışa atım bozuklukları ile sonuçlanabilir. Çocuğa günde 5 kereden fazla tuvalet ile ilgili soru sorulmamalıdır.

    Tuvalet eğitiminde yaşanılan sorunlar birazda ebeveynlerin bu konu hakkındaki bakış açısından kaynaklanmaktadır. Çünkü ebeveynlerin büyük bir çoğunluğu bunu en zor süreç olarak görüp baştan yaşayabilecekleri zorluklara odaklanırlar ve zihinde kurguladıklarını hayatlarına çekerler. O yüzden bu süreci gözünüzde büyütmeyin çünkü büyüttüğünüz kadar büyük yaşarsınız.  Tuvalet alışkanlığı bir bireyselleşme çabasıdır, yürümek ve konuşmak gibi. Bu süreci destelemek ise ebeveynin görevidir. Yani bu sürece aşılması gereken bir engel gibi değil de normal gelişimsel sürecinin sadece siz tarafından biraz desteklenmeye ihtiyacı olan bir parçası olarak bakmalısınız.

    Bu süreç çocuğunuzun bebeklikten çıktığının da işareti olduğundan siz de bu sürece uyum sağlasın istiyorsanız çocuğunuzu bir bebek gibi görmeyi bırakmalısınız. Onun tuvalet eğitimine hazır olduğunu ve istediği zaman anne ve baba gibi tuvaletini klozete yapabileceğini yeri geldiğinde açıkça belirtmelisiniz. Ancak önemli olan nokta, tuvalet eğitimine başlamadan önce çocuğunuzun hazır olduğuna emin olmanızdır. Çocuk hazır olduğuna dair ipuçlarını zaten kendi verecektir. Sizin yapmanız gereken gözlemleyip emin olmak. Çocuğun kakasını gizlenerek yapması, tuvalet yaptıktan sonra size söylemesi, bezinden rahatsızlık duyması gibi davranışların gelişimi bizim için hazır olduğuna dair göstergelerdir.

    Bu dönemde çocuklar tuvalete ve tuvaletteki kişilere karşı merak duyarlar. Tuvalete giren kişinin ardından girmek ve onu izlemeyi istemek gibi durumlar görülebilir. Bu gibi durumlarda mahremiyet kavramının gelişimine ve çocuğunuzun ruhsal gelişimini negatif yönde etkilememesi için sizi izlemesine asla izin vermeyin. Bu süreçte sizi gözlemlemesi yerine kitaplardan ve oyuncaklardan yararlanmanız çocuğunuzun faydasına olacaktır. Hikayede ki karakterin bezden çıkma hikayesiyle özdeşim kurarak yalnız hissetmeyecektir. Aynı zamanda oyuncak bebek, oyuncak ayıya bez bağlayarak ona tuvalet alışkanlığı kazandırma oyunu oynayabilirsiniz. Bu yardımcı yöntemler çocuğunuzun bu sürece daha kolay adapte olmasına yardımcı olacaktır.

    Bu eğitimin bir alışkanlığa dönüşmesi için ve bu kazanımın sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi anne ve babanın tutarlı bir ebeveyn tutumu sergilemesi önemlidir. Bir düzen belirlenmeli ve çocuğunuzun kuru kalma süresiyle orantılı olarak en geç 30 dakikada bir “tuvalet zamanı” diyerek tuvalete götürülmelidir. Bu süreçte amacımız tuvaleti geldiğinde tuvalete yapması gerektiğinin farkındalığını kazandırmak. Bu eğitim ilk haftasını kapsar sonrasında bu süreçleri yavaş yavaş uzatılmalı, 30 dakikadan 45 dakikaya çıkarmak gibi son olarak da tuvaleti gelince kendisi söyleyecek seviyeye yavaş yavaş gelecektir ancak  “tuvaletin var mı” sorusunu çok sık yinelemekten kaçınmalısınız çünkü bu çocuğunuzda daha çok motive etmek yerine direnç oluşmasına sebep olacaktır. O yüzden bu sorunun günde 5 kereden fazla kullanılmamasına özen gösterilmelidir, sıklıkla soru sorup müdahaleci olursanız bu çocuğunuzun psikolojik olarak baskı altında hissedip kaygı oluşumuna sebep olacaktır.

    Tuvalet eğitimine eğer kesin olarak başladıysanız bezi hayatınızdan çıkarmalısınız. Çocuğunuzun altını hala bezliyor olmanız onda regresyona sebep olur ve tuvalet eğitimini tam olarak alamaz. O yüzden bu süreçte dışarı çıkarken çocuğu bezlemek yerine dışarı çıkmamayı tercih edebilir ya da dışarı çıkılan süreleri daha kısa tutabilirsiniz. Bu kazanımı tam olarak edinene kadar geçici olarak sosyal hayattan fedakârlıklar gerektirebilir ama sonrasında hepinizin hayatını daha kolaylaştıracak bir kazanım elde etmiş olacak. Bu nedenle eğitime başlandığında çocuğunuz ile birlikte beze veda ederek hayatınızdan tamamen çıkartın.

    İlk tuvalet deneyimi çok önemlidir. Size sorular sorabilir, klozetin deliğini korkutucu bulabilir, burada sizin tutumunuz çok önemlidir. Onu anlayan ve sakinleştiren bir tutum sergilemelisiniz. Eleştiren, küçümseyen ve zorlayan bir tutum sergilerseniz bu çocuğunuzun kaygılarının sadece artmasını sağlar. Onun için bir yenilik ve yeni her zaman korkutur, biz yetişkinler bile yeniye karşı kaygı geliştirebiliriz. Çocuğun yaşadığı bütün duygu durumları çok normaldir anlayın ve anlaşıldığını hissettirin. Çocuğun vücudundan çıkan dışkı da onun bir parçasıdır ondan ayrılmak istemeyebilir, nereye gittiğini merak edebilir. Bu sorulara cevap verirken kaybolma, yok olma, birleşme gibi terimleri kullanmalısınız çünkü var olan kaygıları pekiştirebilir. “sen tuvaletini yaptığında onlar oradan uzun bir yolculuğa çıkıyorlar” gibi kısa ve net bir açıklama yeterlidir. Aitlik duygusunun desteklenmesine ihtiyacı varsa “yolculuğa çıkan her parçan her zaman sana ait olduklarını bilecekler” gibi bir cümleyle destekleyebilirsiniz.

    Tuvalet eğitiminde başarısızlık yoktur. Bu süreçte sıklıklar kazalar meydana gelebilir ancak kazalar yaşandığında yüksek tepkiler vermekten ve cezalandırmaktan kaçınmalısınız. Kazalar yaşandığında çocuğunuza da sorumluluk verin. Ona yardımcı olun ama asıl sorumluluğu ona vermek durumla baş etme gücünü arttırmaya yardımcı olacaktır.

    Çocuğunuzun altını değiştirirken yansıttığınız duygulara dikkat etmelisiniz. Bıkkınlık, öfke, sinir gibi duygular yansıtarak alt değiştirmeniz çocuğunuzun tuvalet alışkanlığı kazanımına ket vurmasına sebep olmaktadır. O yüzden sakin ve negatif duygulardan uzak bir yaklaşımınız olmalı ve süreci doğal karşılamalısınız. Çocuğunuzun başarılarını dillendirin ve motive edici destekleyen bir tutum sergileyin. Bu dönemde ebeveynin destek olması ve duygu ve davranışlarını kontrol altında tutması çok önemlidir. Çocuğumuz gelişirken onu hangi duygu ile izlediğimiz ve desteklediğimizin çocuğun gelişim sürecinin birincil etkeni olduğunu unutmamak gerekir.

  • Tuvalet Eğitiminde Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

    Tuvalet Eğitiminde Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

    Tuvalet eğitimi okul öncesi döneminin bir parçasıdır. Her şey yolunda gittiğinde çocuklar mesane ve bağırsak kontrolünü öğrenirler. Tuvalet eğitimi ebeveyn-çocuk ilişkisinin ve mizaç uyumunun ortaya çıktığı ve karakter gelişimini etkileyen önemli bir alandır.

    Okul öncesi dönemdeki çocuklarının ebeveynlerinin hepsinin tuvalet eğitimi ile ilgili farklı fikirleri ve soruları mevcuttur. Bu bölümde tuvalet eğitiminde kullanılan birbirinden farklı 2 metodu, tuvalet eğitiminde yapılması ve yapılmaması gereken noktaları ve okul öncesi dönemde tuvalet eğitimi gerçekleşmediğinde ya da sürdürülmediğinde ortaya çıkan iki bozukluk olan enürezis ve enkoprezis den bahsedilecek.

    Çocuk açısından bakıldığında o güne kadar rahatça yapılan şey durdurulacak bezine yapmaya göre daha fazla iş ve daha fazla çaba gerekecek. Farklı zamanlarda ve farklı kültürlerde yaşamış ebeveynler ve aileler tuvalet eğitiminde farklı metotları kullanırlar. Bazı ebeveynler çocuklar oturmayı öğrenir öğrenmez onu lazımlığa oturtup mesane kontrolü yapabileceklerini zanneder, oysa 9 aylık bir çocuk bunu yapamaz. Ebeveynlerin büyük bir çoğunluğu eğitime başlamadan önce çocuğun ilgisinin başlaması gerektiğini düşünür(yaklaşık 2.5 yaşına kadar) ama ne yazık ki ailelerin kanıtlanmış bilgi ya da metotları yoktur. Ya anne babalarının kullandığı ya da arkadaşlarından duydukları metotları uygularlar.

    Metotlar

    1.Çocuk odaklı yaklaşım: Çocuk odaklı metot etkilidir ve temelde ebeveynin kontrolü elinde tutmasından kaçınan bir metottur. Bu yaklaşıma göre çocuklara tuvalet eğitimi çocuklardan tuvalete gitme isteği için ilk adım geldiğinde verilmelidir. Ebeveynler çocuktan önce ani bir giriş yaparsa çocuk tuvalet eğitimine karşıt tepkiler geliştirebilir. Brazelton ebeveynlere çocukları 18-30 ay arasındayken çocuğun tuvalete ilgi duymaya başladığı andan itibaren baskıcı bir tavır takınmadan sakin bir tutumla tuvalet eğitimini vermelerini tavsiye eder.

    Lazımlık çocuğun oyun odasına konabilir yavaş yavaş çocuğun tek başına tuvaletini yapmaya başlamasını sağlayan bir tavırla eğer ihtiyacı olursa lazımlığı kullanabileceği önerilir. Çocuk eğitimine kendi hızında devam eder. Lazımlığı bez ya da bezsiz oturabilir, etrafında altında pantolon olmadan dolaşabilir, pantolonunu kendi indirir ve lazımlığı kullanır. Çocuğun başarılır adımları ödüllendirilir.

    2.Bir günlük tuvalet eğitimi: Davranışçıdır. Model alma ve edimsel koşullanma prensiplerine dayalı bir metottur. 20ayını doldurmuş bir çocuk rahatsız edilemeyeceği bir yere konur ve altını ıslatan bir oyuncak bebeğin nasıl lazımlık kullandığı gösterilir. Çocuk herhangi bir şeyi serbestçe içmeye teşvik edilerek lazımlığa gitme ihtiyacı olduğunda pantolonunu çıkarıp çişini yapmaya başladığında eğitmen çocuğa sosyal övgüler verir. Eğer çocuk altına kaçırırsa o zaman çocuk azarlanır, ceza verilir ve pantolonunu değiştirilmesi gerektiği söylenir. Hata yaptığında aşırı tepkiler verildiğinde olumsuz duygusal sonuçlara yol açabilir.

    Bu yöntem çocuk odaklı yaklaşımdan daha etkili daha hızlı gelişimsel geriliği olan çocuklarda da etkili olmakta ancak bu metot bazı çocukların ters tepkiler vermelerine ve öfkelenmelerine neden olmaktadır.

    Tuvalet Eğitiminde Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

    Danışanlara Brazelton’un çocuk odaklı yaklaşımını Foxx ve Azrin’in pekiştirmeleriyle birleştirilen bir metot önerilir. Küçük kazalar yaşandığında hayal kırıklığı yaşadığını hafifçe ifade etme bir defaki sefere ne beklediğini söylemesi önerilir. Eğer tuvalet eğitimi çabalarına çocuk geri çekilme, karşı gelme davranışlarıyla cevap verirse tuvalet eğitimine bir süre ara verilmeli. Ailesinde yatağı ıslatma vakası bulunan çocuklarda eğitime erken başlanmalı(12-15 aylıkken) erken çabalar çocuğun altını ıslatma olasılığını düşürecektir. Zamanında yapılan bir olumlu pekiştirme ve başarısızlıktaki hafif bir tasvip etmeyişin yoğun olduğu bir tuvalet eğitimi çocukların tuvaletlerini tutmalarına yardımcı olacaktır.

    Tuvalet Eğitiminde Yapılması Gerekenler

    1-Çocuğun tuvalete ilgisi başlayana kadar beklenmeli, çocuk gerekli fiziksel özelliklerle donanmalı. Bütün bunlar geçtikten sonrada birkaç ay daha bekleyin. Çünkü çocuklar tuvalet eğitimine tam hazır olmadan da tuvalete ilgi duyabilirler. Genelde çocuklar iki ya da iki buçuk yaşında tuvalet eğitimine hazır olurlar.

    2-Tuvalet eğitimi boyunca çocuğun bezsiz dolaşmasına izin verin.

    3-Çocuğa yaptığı çabalar için güzel ama abartısız övgü cümlesiyle, ya da küçük bir pekiştirme ile(güzel bir çıkartma, şeker ya da çikolata) ödüllendirin.

    4-Küçük kazalarda hafif bir şekilde uyarın: ’Yere çişini yapmandan hoşlanmıyorum’.

    5-Onunla büyük bir çocuk gibi kendi başına tuvalete gidebileceğine inandırıcı bir konuşma yapın.

    6-Çocuğunuzun model alması için fırsatlar yaratın. Örnek modeller çocuğu motive eder ve öğrenmesini kolaylaştırır.

    Tuvalet Eğitiminde Yapılmaması Gerekenler

    1-Çocuğunuzun tuvalet ihtiyacı geldiğinde onu tuvalete aceleyle götürmeyin yoksa tuvaletle aceleyi bağdaştırır.

    2-Çocuğunuz kaza ile altına kaçırdığında ya da altında bebek bezi olduğunda onu suçlamayın, utandırmayın.

    3-Çocuğunuzda aranızda o dönemde kontrol mücadelesi varsa eğitime başlamayın.

    4-Çocuğunuzu gece tuvalete gitmesi için uykusundan uyandırmayın. Ona uyanmayı öğretmiyorsunuz.

    5-Tuvalet eğitimine stres yaratabilecek(ebeveynlerin boşanması, ebeveynlerin birinin hastaneye yatması, okula başlama, yeni bir eve taşınması, kardeş doğumu) dönemde başlamayın.

    6-Diğer bir gelişimsel görevi tamamlarken(yürümek gibi) başlamayınız.

    7-Uzun ve yavaş bir süreç olduğu unutmayınız. Bazı çocuklar beş yaşında olsalar bile popolarını silmede yardım isteyebilirler.

    8- Olaya gerçekçi bir şekilde yaklaşın, çocuğunuzun ihtiyaçlarına saygı duyun, kontrol mücadelesine girmeyin.

    Unutulmamalıdır ki tuvalet alışkanlığı, belirli bir olgunluk sonucu oluşur. Yeterli zihinsel ve bedensel gelişim olmadan bu alışkanlık öğrenilmez.

  • Çocuğuma Tuvalet Eğitimi Nasıl Verebilirim?

    Çocuğuma Tuvalet Eğitimi Nasıl Verebilirim?

    Anne babaların en çok merak ettiği ve sorduğu sorulardan birisi de çocuklarına tuvalet eğitimini nasıl verecekleridir. Pek çok anne babanın da bildiği gibi, tuvalet eğitimi çocuk gelişiminin önemli aşamalarından biridir. Tuvalet eğitimi birçok anne baba için oldukça kaygı verici bir süreçtir. Tuvalet eğitimindeki ciddi problemlerin birçoğu çok kaygılı anne ve babalardan kaynaklanmaktadır. Çocuğunuza tuvalet alışkanlığı kazandırırken çocuğun fiziksel ve ruhsal olarak tuvalet eğitimine hazır olmasının yanı sıra çocuğunuza karşı olan tutum ve davranışlarınız tuvalet eğitimini etkilemektedir. İlk olarak çocuğunuzun tuvalet eğitimine hazır olup olmadığını gözlemleyin. Başka annelerden farklı şeyler duymuş olabilirsiniz. Ancak her çocuğun bir diğerinden farklı olduğunu unutmayın. Peki çocuğunuzun tuvalet eğitimine hazır olup olmadığını nasıl anlarsınız?

    • Çocuğun ıslak ya da kuru bezinden rahatsız olması,

    • Gündüzleri en az 2 saat kuru kalması,

    • Kakasını gizlenerek yapması ve yaptıktan sonra haber vermesi,

    • Öğlen uykularından kuru kalkması,

    • Söylediğiniz basit şeyleri anlaması ve uyması,

    • Dil gelişiminin kendisini ifade edebilecek düzeyde olması,

    • Tuvaleti geldiğinde bunu mimikleriyle, duruşuyla, işaretlerle veya sözel olarak ifade etmeye başlamışsa çocuğun yeterli kas kontrolünü kazandığı ve tuvalet eğitimine hazır olduğu düşünülebilir.

    Çocuğunuz bu işaretleri gösteriyorsa tuvalet eğitimine başlayabilirsiniz. Ancak bu süreci nasıl yönettiğiniz oldukça önemlidir. Öncelikle tuvalet alışkanlığını kazandırırken çocuğa tuvaleti gösterip ne işe yaradığını, artık bez kullanmayacağınızı, bu sürecin nasıl olacağını anlatabilirsiniz. Kitaplardan ve oyuncaklardan yararlanmanız oldukça faydalı olacaktır. Tuvalet eğitimi verirken belirli bir düzen izlemek çocuğun bu alışkanlığı kazanmasında faydalı olacaktır. Gündüzleri “tuvalet zamanı geldi bir bakalım” diyerek saat başı tuvalete oturmasını sağlayabilirsiniz. Daha sonra tuvalete çıktığı zamanları not alarak diğer günlerde ona göre tuvalete oturtabilirsiniz. Böylelikle hem kendisi hem de siz farkındalık sağlamış olursunuz. Ancak bu süreçte baskıcı ve zorlayıcı olunmaması gerektiğini unutmamalısınız. Sürekli tuvaletin geldi mi diye soru sormaktan kaçınmalısınız. Çünkü bu çocuğun direnç göstermesine sebep olabilir.

    Çocuğunuzun tuvalet eğitimine hazır olduğunu gözlemleseniz bile tuvalet alışkanlığını bir anda kazanmasını beklememelisiniz. Eğitime başlamadan önce ve eğitimi verirken çocuğu hiçbir zaman korkutmamalı, zorlamamalı ve baskıcı olmamalısınız. Çok baskı ve denetleme çocuğunuzun bu dönemde takılı kalmasına, verme ve bırakmayı zorluk olarak görmesinden dolayı cimriliğe, aşırı mükemmeliyetçiliğe, bağımlı kişiliğe, tatmin olmamaya, aşırı titiz bir kişi olmasına neden olabilir. Çocuğunuzun bir birey olduğunu ilk hissettiği bu dönemde doğru yaklaşım çocuğunuzun kendine güvenen bir birey olmasını sağlayacaktır. Unutmamalısınız ki bu süreçte sabırlı ve kararlı olmalısınız. Sizin çocuğa yaklaşımınız ve tutumunuz gelecekteki karakterinin temellerini oluşturacaktır.

    Bu dönemde sıkıntı yaşadığınız bir durum olursa, ihmal etmeden uzman bir kişiden destek almanız faydalı olacaktır.

  • Sevgili bezim ( ebeveynler tuvalet eğitimini nasıl vermeli ?)

    Sevgili Bezim ( Ebeveynler Tuvalet Eğitimini Nasıl Vermeli ?)

    Çocuklar yürümeye başladıktan sonra hayatında bir sürü yeniliklerle tanışırlar. En başta ev onlar için araştırılması gereken büyük bir dünyadır. Bu dönemde yavaş yavaş anneden ayrı olarak ta vakit geçirmeye başlayan çocuk için tehlikeler ve yapması gerekenler vardır. Bu dönem bir taraftan özerk olabilmeye çalışmanın enerjisini getirdiği gibi bir taraftan da yasaklarla tanışıldığı bir süreçtir. Bu nedenle daha önce çok duymadığı ‘hayır’ ya da ‘yapamazsın’ sözcüklerini duymaya başlar. Bu gelişim döneminde çocuğun halletmesi gereken görevlerden biri de bezini bırakabilmesidir.

    Çocukların bezini çıkarmaya hazır olduğunu aslında en güzel kendileri belli ederler. Bezi takmak istememeleri , banyo ve tuvaletteki tavrı , tuvalet ile ilgili oyunlar ve taklitler yavaş yavaş bezden ayrılma vaktinin geldiğinin göstergeleridir.

    Çocuğunuzun boyuna uygun bir lazımlığa giysili olarak günde bir kez yemekten sonra oturtmakla sürece başlanabilir. Bu süreçte;

    · Tuvalette çocuğunuzun yanında bekleyin

    · Oturmak istemezse zorlamayın erteleyin

    · Süreçleri ona gösterin ve anlatın. Bezine kakasını yaptıktan sonra lazımlığı tuvalete boşaltıp sifonu çekin ve bu süreçlerde yanınızda olsun.

    · Eğer bunları yapabildiyseniz çocuğunuzu öven sözlerde bulunun ve onu alkışlayın

    · Bu süreçte bir zorlanma yaşamazsanız ve çocuğunuz çok direnç göstermezse bir sonraki basamağa geçin ve bez bağlamadan lazımlığa oturtun ve git gide sıklığı arttırın

    · Bu konuda zorlandığı her süreçte sizden yardım alabileceğini çocuğunuzun bilmesi gerekir. Örneğin bu sürecin başında ara ara bezine yapmak isteyebilir . Bunu ANLAYIŞLA KARŞILAMAK gerekir. Ya da bezini sadece tuvaletini yaparken çıkarmak isteyebilir.

    · Bazen çocuklar için tuvalette oturmak sıkıcı olabilir. Bu süreçte anne ile çocuk arasında tuvalet oyunları ( tuvalet kağıdı ile şekiller yapma ve ya birlikte şarkılar söyleme vb), masal kitapları okuma uygulanabilir.

    · Tuvalet eğitimi annenin çocuğa ilgisi ile ilişkili süreçler çoğunlukla değildir. Bu onun sizinle olan bağını ya da sizin başarınızı göstermez .

    · Bu sürecin çocuktan çocuğa farkılık göstereceğini bazen kısa bir zamanda bazen de uzayabileceğini unutmayın.

    · Ara sıra küçük kazalar olabileceğini unutmayın.

  • Tuvalet Eğitimi

    Tuvalet Eğitimi

    Bez bırakma süreci bazı ailelerin çok kolaylıkla atlattığı bir dönemken; hatta çocuğun bezden rahatsız olup kendisinin atmak istediği bir şeyken, bazı çocuklarda bu dönem çok krizli olarak yaşamaktadır.

    Öncelikle bez bırakmak için yazı beklemek yanlış görüşlerden birisidir. Bunun mevsimle bir ilgisi bulunmamaktadır. Önemli olan; çocuğunuz için doğru zaman olmasıdır ve sizin kararlılığınızdır.

    Çocuğunuz en az 24 ayını doldurmuş olmalıdır, en ideal süre 30 aylıkken olduğu dönemdir ve bu çocuğa ve hazır oluşuna göre değişkenlik göstermektedir. Ancak daha öncelerinde çocuk köşeye çekilip tuvaletini yapıyorsa ya da bezi çıkarmanızı istiyorsa sadece bunlar hazır olduğu anlamına gelmemektedir ve ailenin bu durumu yanlış algılamasına yol açmaktadır.

    İlk olarak çocuğunuza niçin bezi bırakmanın zamanının geldiğini çocuğunuzla konuşarak açıklamanız gerekmektedir. Somut olarak anlatmanız en etkili yöntem olacaktır. Çocuğunuzla parka çıktığınızda bebek arabasına denk geldiğinizde annesine bebekte bez olup olmadığını çocuğunuzun yanında sorun ve büyüyenlerin bez takıp takmadığını konuşun; somut olarak artık bebek olmadığını düşünen çocuğunuzdaki değişimi görüyor olacaksınız.

    Yapmamanız gereken şey ise; erkenden ısrarcı olmaktır. Çocuğunuzun hazır olup olmadığından emin olmanız gerekmektedir. Bu konuda tek başınıza karar vermede zorlanıyor iseniz; okul öncesi eğitimdeki öğretmenlerine ve okulun psikoloğuna danışarak, işbirliği ile kafanızdaki soru işaretlerini kaldırmanız kolaylaşacaktır.

    Bez bırakma sürecinde gece ve gündüz bezi bir arada bırakılmalıdır. Bu rastladığım en büyük hatalardan biridir. Gece altını ıslatmasın diye bez bağlayan aileler olmaktadır. Oysaki bu çok yanlış bir davranıştır. Çünkü çocuk bu sefer gece altını ıslatabilirsin komutunu dolaylı yoldan almaktadır ve gece tutma refleksleri gelişmemektedir. Sonrasında da 8 yaşına hatta ileriki yaşlara kadar yatağını ıslatan çocuklar olabiliyor.

    Çişi tuvalete yapma daha kolay kazanılan bir davranışken, kaka vücuttan ayrılan daha büyük bir parça olması nedeniyle kaka yapma davranışı daha geç kazanılmaktadır, bu sizleri endişelendirmesin.

    Ailelerin arada kaldığı bir diğer konu ise; lazımlık mı klozet üstü kapak mı? Tercihim öncelikli olarak klozet üstü kapaktır. Ancak tuvalete oturması için basamak desteği olması gereklidir ki çocuk kendisini güvende hissedebilsin. Bazı evlerdeki tuvaletin yapısı tuvalet üstü kapağa uygun olmamaktadır, bu gibi durumlarda lazımlık da kullanılabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta; lazımlığın portatif bir şey gibi oda oda gezebilen bir eşya haline getirilmemesi gerekmektedir. Bir diğer dikkat edilmesi gereken şey de, günümüzde hızla gelişen çocuk ürünlerindeki yaratıcılıkla; ışıklı ve müzikli lazımlıklar alınmamalıdır. Çünkü bu sefer çocuk sadece o lazımlığa tuvalet yapma davranışı geliştirmektedir ve başka bir yerde tuvaletini yapmamaktadır.

    Tuvaletini tuvalete ya da lazımlığa yaptığında onu övün ancak yapmadığı zamanda kınayıp, kızmayın.

    İlk olarak neler yapılmamalı kısmı ile başlıyor olalım; beklenti içerisine girmemek gerekmektedir yani ‘normalde komşumun çocuğu 5 günde öğrendi’ gibi ya da 2-3 gün iyiye gidince ‘oldu bu iş’ diye beklentiye girmemek gerekmektedir. Tuvalet eğitimi için 4-6 hafta kadar bir süre tanıyın kendinize ve 1 hafta boyunca düzenli şekilde alışkanlığını kazandığını fark edince artık oturttuk bunu diye düşünebilirsiniz.

    Bir diğer hataya düşülen ve bırakma sürecini zorlaştıran unsur; alıştırma külotları. Alıştırma külotuyla bırakan çocuklar da var ancak çoğu çocuk onu da bir bez olarak görüp tutma refleksini geciktirmektedir.

    Yapılmaması gereken bir diğer şey ise; ‘pis, iğrenç’ gibi söylemler. Bu söylemler süreci uzatmaktadır, çünkü çocuk kirlenecek diye tutma refleksi gelişmişken kirlenmesin diye bırakma refleksini geliştiremeyecektir. Sonrasında da son ana kadar tutup koltuğun arkasında çömelip altına yapmak durumunda kaldığı bir sahne ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

    Çocuk bez bırakma sürecinde kendini rahat hissetmelidir. Bu süre zarfında çocuğu azarlamamalıyız. Halıya, yere vs. yaptığında kızmamalıyız. Zaten doğal akışında çocuk yeri kirletmemesi gerektiğini anlayacak ve kendisi rahatsızlık duyacaktır.

    Yapılan en büyük hatalardan biri de gece bezini sonradan bırakmaya karar vermek. Ancak bu aileler için de çocuk için de daha sancılı bir süreç haline gelmektedir, gündüz altına yapmayan çocuk gece yapabileceğinin rahatlığı ile gününü geçirmektedir ve sonrasında gece bezi bırakmak aileyi çok zorlamaktadır. Gece de gündüz de bez bırakma süreci aynı anda olmalıdır. Gece çocuğun sağlığı açısından; özel bölgesinin hava alması gerektiği için alıştırma külotu giydirip yatırmamak gerekmektedir. Çarşafın üstüne ve altına hasta bezlerinden örterek çamaşır konusunda da rahatlığa ulaşabilirsiniz.

    Hava soğuk dahi olsa tuvalet eğitimi verdiğiniz çocuğunuz ile dışarıda aktiviteler yapmaya özen göstermelisiniz.

    Bir diğer yapılan hata ise özellikle yaz aylarında; yazlıkta-memlekette-tatil köyünde vs bıraktırırım düşüncesi. Çocuk alışık olduğu bir ortamda bez bırakma sürecine başlamalıdır. Yalnız bu demek değildir ki tatile çıkmadan1 hafta önce evde sürece başlanılsın ve sonra yolculuğa çıkıldığında bez bağlamak durumunda kalın, süreç bölünmemeli, bilinen bir ortamda devam edilmeli ve istikrarlı olunmalıdır.

    En önemli etkenlerden biri de çevredekilerin söylediklerinden etkilenmemeye gayret etmektir. Kendinizden emin bir şekilde araştırarak, okuyarak ve çevredekilerin ne dediğini duymamaya çalışarak bez bırakma sürecini sağlıklı bir şekilde atlatıyor olun.

    Bez bırakmaya karar verseniz dahi asıl önemli olan şey koşulların uygun olmasıdır. Bu sürece geçiş için 2 yaş çok önemli bir dönüm noktasıdır. Çünkü çocuğunuz konuşulanları anlamaya ve kendisini ifade etmeye başlamıştır. Bir diğer önemli nokta ise ebeveynlerini taklit etmeye başlar. Fiziksel olarak da tutma ve bırakma davranışı için kasları gelişmeye başlamıştır.

    Çocuğunuzun tuvalet eğitimine hazır olduğunu anlamanızı sağlayacak önemli unsurlar; çiş, kaka, tuvalet gibi kavramları ve anlamlarını biliyor olması gerekmektedir. Çiş ve kakasını tutabilecek kaslarının gelişmiş olması, kabızlık sorunu yaşamaması, bezinin ıslaklığından rahatsız olup değiştirilmesini istemesi, kısa bir süre için dahi olsa çişini ve kakasını yapmayı erteleyebiliyor olması, kendi çamaşırlarını indirip çekebilmesi, aileyle zıtlaşma döneminde olmaması gerekmektedir.

    Kesinlikle sert bir tutum sergilenmemelidir. Aksine tuvaletini söylediği ve yaptığı zamanlarda memnuniyetinizi belli etmek açısından ödül sistemini uygulamak gerekmektedir. Çişini ve kakasını söylediği zaman sevdiği şeyleri elde edebileceğini ancak söylemediğinde de bunlardan mahrum kalacağını anlamalıdır. Bu bilinci doğru şekilde oturttuğunuzda süreci krizsiz biçimde ilerletiyor olacaksınızdır. Ancak ailelerin mutlaka bu süre zarfında sabırlı olmaları gerekmektedir. Zorlanılan noktalarda bir psikologtan destek alınması önemlidir. Çünkü farkında olmadan çocuklarımıza baskı yapacak söylemler kullanılabilir, bunlar da çocuklarda birçok farklı davranışın oluşmasına neden olacaktır. Bu nedenle, mümkün olduğunca anlayışlı ve sakin ilerlemesi gereken bir süreç olduğunu tekrar vurgulamakta fayda olacaktır.