Etiket: Tüp Bebek

  • Mini Tüp Bebek Tedavisi

    Mini Tüp Bebek Tedavisi

    • Mini tüp bebek tedavisi yeni bir tedavi şekli midir?

    Aslında tüp bebek tedavisinin ilk uygulandığı yıllarda tüm tedaviler Mini Tüp Bebek uygulamasıydı. İlaçsız bir adet döngüsünde doğal siklusta tüp bebek yapılıyordu. Tek yumurta ile gebelik sağlanmaya çalışılıyordu. Yeni bir tedavi şekli değil ama biz tüp bebek uzmanlarının tekrar ilgisini çekmeye başladı ve yeniden gündeme geldi diyebiliriz.

    • Mini tüp bebek ile klasik tüp bebek tedavilerinin farkı nedir?

    Klasik tüp bebek tedavilerinde amacımız 10 civarında yumurta alabilmektir. 1990-2000 yılları arasında alınabildiği kadar çok yumurta hedefleniyordu. Oysa günümüzde, önce “daha kaliteli yumurta” esas alınıyor.

    Birden fazla yumurta alabilmenin tek yolu yumurtlama artırıcı ilaçlarla ön tedavi yapılmasıdır. Klasik tüp bebek tedavisinde âdetin 3. gününden itibaren 10 gün süreyle yumurtlama artırıcı ilaçlar kullanılır. Bu arada, zamansız çatlamasını engellemek için 1-3 hafta süreyle yumurta koruyucu iğneler de kullanılır. Bu tedavi sırasında kişi kendine en az 15 enjeksiyon uygulamaktadır. Ancak bu şekilde olgunlaşmasını tamamlayan ve döllenmeye hazır çok sayıda yumurta elde edilebilmektedir.

    • Mini tüp bebek tedavisi nasıl yapılır?

    Adetin 3. günü ultrason ile kist olup olmadığı kontrol edilir. Sadece folik asit vitamini verilir. Herhangi bir iğne verilmeden 4 gün sonra tekrar ultrason ile yumurta büyümesi kontrol edilir. Kişinin kendiliğinden büyüyen doğal yumurtası izlenmektedir. Yumurta kistinin çapı 13 mm olunca yumurta koruyucu iğneler başlanır. Beraberinde yumurtanın büyümeye devam etmesini desteklemek için 1-2 ampul yumurtlama iğnesi ilave edilir. Toplam 5-6 enjeksiyon ile tedavi tamamlanır. Hafif bir anestezi ile tek yumurta alındıktan sonraki laboratuar aşamaları, klasik tüp bebek ile benzerdir. Embriyo oluşumu izlenerek uygun zamanda embriyo transferi yapılır.

    • Mini tüp bebek tedavisinin kimler tercih ediyor?

    Günümüzde en sık tercih edenler, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı yaşamış, yumurtlama kapasitesi az, yumurta kalitesi düşük olan kişilerdir. Bu tedaviye, bir tür son deneme gözüyle bakılmaktadır.

    Ancak giderek artan ve bu tedavinin popüler olmasını sağlayan başka nedenler de var. Çalışan, entelektüel kadınlar, özellikle erkek faktörü nedeniyle tüp bebek tedavisine başlıyorlarsa, fazla tedaviden, fazla ilaçtan ve tahlilden kaçınmak istiyor.

    Bu tedavinin daha ekonomik olması gerçeği de ilgi çekici bir yönüdür. Daha az sayıda enjeksiyon yapılıyor. Daha az ilaç masrafı ile neredeyse hiç kan tahlili yapılmadan tedavi tamamlanabiliyor. Tüp bebek uygulama maliyeti de neredeyse klasik tedavinin üçte birine iniyor.

    • Mini tüp bebek tedavisinin ‘’Hasta Dostu’’ olduğunu söyleyebilir miyiz?

    Aslında 20-30 yıl öncesine kıyasla, günümüzdeki klasik tedavi şekli zaten ‘’hasta dostu’’. Modern tüp bebek uygulamaları artık daha az, ancak daha kaliteli yumurtayı hedefliyor. Kullanılan enjeksiyonlar kişinin kendi kendine uygulayabildiği, cilt altına yapılabilen küçük iğnelerden oluşuyor. Geçmişe oranla çok daha modern uygulamalar. Ancak hâlâ mükemmel değiller ve iğneler dışında bu tedavilerin aynı başarıyı yakaladığı başka bir ilaç tedavisi şekli ne yazık ki yok.

    Mini tüp bebek tedavisi uygulama şekli dikkate alınırsa gerçekten en ‘’Hasta Dostu’’ tedavi programıdır.

    • Klasik tüp bebek tedavisine göre mini tüp bebek tedavisinin dezavantajları var mı?

    En önemli dezavantaj gebelik oranlarıdır. Mini tüp bebek uygulamasının bir denemede gebelik şansı %8-9 civarındadır. Oysa klasik tüp bebek uygulamasının bir defada %40-45 civarında gebelik şansı olduğunu hatırlayalım. Eğer kararlı bir şekilde üst üste 6 defa mini tüp bebek uygulanırsa gebelik şansı klasik tüp bebek yöntemi ile bir denemedeki gebelik oranına ancak yaklaşabiliyor.

    Bu arada diğer önemli dezavantajlar, yumurta ve embriyo gelişimi ile ilgili aksamalardır. Mini tüp bebek tedavisinde tek yumurta hedeflendiği için, kötü kaliteli yumurta, boş yumurta gibi kötü sürprizlerin yanı sıra, laboratuar aşamasında embriyo gelişmemesi ile de karşılaşılabilir.

    • Mini tüp bebek klasik tüp bebek tedavisinin yerini alabilir mi?

    Bir tedavinin uygulama kolaylığı kadar, vaat ettiği başarı oranı da seçimde önem taşıyor. Mini tüp bebek kolaylığı çok çekici gelse de başarı oranlarının istenen düzeyde olmaması bizim ve hastalarımızın tereddüt etmesine yol açabiliyor. Çünkü çiftler, sonucunda güzel haber alma şansının yüksek olması şartıyla, tüp bebek tedavisinde fiziksel açıdan yıpranmayı göze alabiliyor.

    Bugün için, klasik tüp bebek tedavisinin yerini ne mini tüp bebek, ne de ilaçsız tüp bebek tedavisi tutmuyor. Başarı oranları en yüksek olan hâlâ klasik uygulamalar. Ancak klasik tedavilerin de hastaya daha az eziyet verecek yeni uygulamalar, yeni görüşlerle kolaylaştırıldığını unutmayalım.

  • KISIRLIK VE GENETİK

    KISIRLIK VE GENETİK

    Haftada 2-3 kere korunmasız olarak yapılan düzenli ilişkiye rağmen 1 yıllık süre içinde gebelik elde edilememesidir. Evliliğin ilk altı ayı içerisinde gebelik oluşmaz ise çiftlerin panik olmaması ve hemen hekime müracaat etmesi gerekmez. Kısırlık tedavisi yönünden tedaviye başlamadan önce en az bir yıllık bekleme süresi gerekmektedir. çünkü hiçbir sorunu olmayan çiftlerde bile aylık gebelik oranı yaklaşık olarak yüzde 25 tir. 1 yıllık süre sonunda gebe kalma oranı yüzde 80 kadardır. Bu nedenle çiftlerin 1 yıl kadar beklemesi uygundur.

    Bekleme süresi her yaştaki insan için de aynı mıdır?
    Gebelikte kadının yaşı önemli rol oynadığından; 35 yaş üzeri kadınlarda bekleme süresi 6 ay olmalı, 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise gebelik isteği durumunda, hiç beklemeden bir merkeze başvurulmalıdır.
    Kısırlıkta; kadına ve erkeğe ait nedenleri ayrı tutmak gerekir. Erkeklerde sperm yapım sorunları en başta gelir. Spermlerin sayısının az veya yetersiz olması, spermlerin hareket ve şekil bozuklukları gebeliği önemli derecede engelleyebilir. Bunun yanında cinsel fonksiyon bozuklukları, erkek üreme yollarının iltihapları ve sistemik hastalıklar gibi nedenler de kısırlığa yol açabilir. Kadınlarda ise; yumurtlama sorunlarının olması, tüplerde iltihap veya tıkanıklık olması, tüplerde anatomik bozukluklar, rahim içerisinde miyomlar ve poliplerin olması ve ayrıca endometriosis, guatr hastalıkları ve şeker hastalığı gibi sorunlar gebeliği engelleyebilir.

    NEDENE GöRE TEDAVİ
    Gebeliği sağlamak amacıyla erkeğe yapılan spermiyogram testi ile erkeğe ait problemler büyük ölçüde aydınlatılabiliyor. Kadınlara uygulanan testler de kadınlara ait problemlerin daha ayrıntılı olarak değerlendirilmesini sağlıyor. Kadın faktörü değerlendirilirken; yumurtalıklar ve yumurtlamanın olup olmaması, tüplerin durumu ve rahim ile ilgili problemler araştırılıyor. Teşhis için yapılan incelemeler tamamlandığında, çiftlerin büyük çoğunluğunda tanı konulur ve nedene yönelik tedavi seçenekleri tercih edilir.

    Herkes için aynı tedavi yöntemi mi tercih ediliyor?
    Kısırlık sorunlarında tedavi, nedene göre yapılır. Erkek kısırlıklarında hastalar ürologlar tarafından değerlendirilir. Var olan problemler, ilaçlarla ya da cerrahi metotlarla tedavi edilebilir. Erkek kısırlıklarında tedaviye cevap alınamadığında, aşılama ya da tüp bebek gibi üremeye yardımcı metotlarla gebelik elde edilebilir. Kadınlarda ise aynı şekilde ilaç ya da cerrahi yöntemlerle birçok vakada gebelik elde edilebilir.

    TüPLER TIKALIYSA VE Hİç SPERM YOKSA SEçENEK TüP BEBEK
    Bazı hastalar direkt olarak tüp bebek adayı olarak değerlendirilirler. Bunlar; her iki tüpü de tıkalı olan kadınlar ile sperm sayısı çok düşük ya da menide hiç spermi olmayan erkeklerdir. Bunun yanında belirli tedavi basamaklarını geçirmiş olmalarına rağmen, gebelik elde edilemeyen çiftler ya da yaş faktörü nedeniyle vakit kaybettirilmek istenmeyen hastalar da tüp bebek tedavilerine yönlendirilirler.
    Tüp bebek tedavileri ilk olarak geliştirildiğinde, bu tedaviyle, ciddi erkek kısırlığı hastaları dışındaki hastalar tedavi edilmekteydi. Tüp bebek tedavisinde, özellikle sperm sayısı ve hareketleri belli değerlerin üstünde olmalıdır. Kadından alınan yumurtalara belirli sayıda sperm bırakılarak yumurtanın döllenmesi beklenir. Ancak sperm sayısı çok düşük ve hareket kusuru ileri düzeyde olan kişilerde, klasik tüp bebek yöntemi ile döllenme oranı çok düşük oluyor ya da döllenme olmuyor. Ancak 1992 yılında mikroenjeksiyon yönteminin geliştirilmesi ile ciddi erkek kısırlığı vakalarında da gebelik edilmesi mümkün olmaya başladı. Bu teknikte her bir yumurtanın içine özel bir mikroenjeksiyon iğnesi ile tek bir sperm enjekte edilerek döllenme sağlanabiliyor.

    Bu hastalarda, cerrahi yollarla testislerden (erkeğe ait yumurtalıklardan) sperm elde edilebiliyor. Mikrodiseksiyon TESE yöntemi ile hastaların ortalama yüzde 55-60 ından sperm elde edilebiliyor. Hastadan çok az sayıda sperm elde edilse bile gebelik şansı mevcuttur.
    Tedaviye rağmen gebelik elde edilmediğinde, eğer herhangi bir anatomik bozukluk da bulunmadıysa, hastalarda birtakım alternatifler düşünülebilir. Bu tekniklerin etkisi yüzde 100 kanıtlanmadıysa da, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı vakalarında alternatif olarak kullanılabiliyor. Bu tekniklerin en önemlileri; PGT adı verilen Preimplantasyon Genetik Tanı Metodu (Gebelik öncesi Genetik Tanı), Endometrial Kokültür denilen rahim içi doku kültürü tekniği ve transfer sonrası kanı sulandıran iğnelerin kullanılması teknikleridir.

    GENETİK TANIYLA SAĞLIKLI BEBEKLER DOĞUYOR
    Gebelik öncesi Genetik Tanı (Preimplantasyon Genetik Tanı Metodu-PGT); kalıtsal bir hastalık taşıyan veya taşıma riski bulunan kişiler için gereklidir. Bunların yanı sıra, akraba evliliği yapıp sakat doğum yapan çiftlere, zararlı etken teratojen ile karşılaşanlara, tekrarlayan gebelik kayıpları ve düşükler yaşayanlara, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı vakalarında, ileri anne yaşı (37 den büyük olan) veya ileri yaşta gebe kalmak isteyenlere ve bazı infertilite (erkek ve kadın kısırlığında) vakalarına da genetik tanı gerekir.

    Genetik Tanı sayesinde, gebe kalmadan genetik tanı yapılması ve sağlıklı bebek elde etmek artık mümkün. Son yıllarda genetik bilimindeki gelişmeler; henüz gebelik oluşmadan, tüp bebek yöntemleriyle laboratuar ortamında geliştirilen embriyolar üzerinde genetik inceleme yapılmasına ve seçilmiş olan sağlıklı embriyoların anne adayının rahmine yerleştirilmesine imkan tanımaktadır.
    Günümüzde riskli gebeliklerde PGT işlemi, kişi daha gebe kalmadan yapılıyor ve ileride oluşabilecek ciddi psikolojik, sosyal ve tıbbi sorunların önüne geçilebiliyor. Genetik Tanı Yöntemi, tüp bebek tedavisi uygulanan çiftlerde yapılır. Tedavi sonucu yumurtalar büyütülür ve toplanır. Spermler ile döllenen her yumurta laboratuarda 3 gün bekletilir. Bunlardan alınan hücreler, ileri moleküler ve sitogenetik laboratuarında incelenir. Hızlı sonuç veren analizler (FISH) yapılır. Ertesi gün anne adayına sadece sağlıklı sonuç çıkmış embriyolar nakledilir. Böylece anne adayı daha gebeliğin başında genetik olarak sağlıklı embriyoları almış olur.
    Gebelik öncesi Genetik Tanı; gebelik şansını artırmakta, düşük şansını azaltmaktadır. Ailelerin sağlıklı çocuk sahibi olmaları sağlanmaktadır. Aile, gebelik sonlandırılmasına bağlı tıbbi ve psikolojik travmalardan korunmaktadır. Gebelikte yapılması gerekecek olan kordosentez, amniyosentez gibi müdahalelere gerek kalmamakta ve gebenin stresi ortadan kalkmaktadır. Talasemi gibi hastalıklarda doku tiplemesi ile doğacak olan bebek ailenin hasta çocukları için tedavi imkanı sağlamaktadır.

  • Tüp Bebek

    Tüp Bebek

    Tüp Bebek Hastalarının Sorması Gereken Sorular

    Tüp bebek hakkıyla yapıldığında maliyeti oldukça yüksek olan bir uygulamadır. Bu nedenle çok

    ucuza uygulama vaat eden merkezlerden kaçının! Başarısız bir tedaviyi tekrarlamak size daha

    pahalıya mal olacaktır. Başarılı bir dondurma programı olan merkezlerde bir uygulama sonrasında

    birden fazla embryo transfer hakkınız doğabilir. Bu da bir ödeme sonrasında size birden fazla

    şans verilebileceği anlamına gelir.

    35 yaşın altında ve üstünde kaç embryo transfer ediyorsunuz?

    * Transfer edilen embriyo sayısı Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından yasalarla

    düzenlenmiştir.35 yaş altı hastalarda ilk iki uygulamada sadece tek transfer, iki uygulama sonrası

    ve 35 yaş üstü hastalarda 2 embriyo transferine müsade edilmektedir.

    Transfer ettiğiniz embryo başına gebelik oranınız nedir?

    * Tüm dünyada olduğu gibi uygulamalarını yaptığım merkezde de gebelik oranlarımız benzerdir.

    Tek embriyo ile % 28 iken iki embriyo transferlerinde bu oran %46 dır.

    Embryo dondurma programınız var mı?

    * Evet, bundan 5-6 yıl öncesine kadar dondurma tekniği olarak kullanılan slow freezing tüm

    dünyada olduğu gibi bizde de yerini vitrifikasyon yöntemine bırakmıştır. Bu avantajlı teknikte Tüp

    Bebek yaptığımız hastalardan elde ettiğimiz embriyoları başarı ile dondurabilmekte ve transfer

    öncesi çözdüğümüzde ise %90 ın üzerinde canlılık sağlaya bilmekteyiz.

    Hastalarınızın yüzde kaçında embryo dondurabiliyorsunuz?

    * Hemen hemen hastaların tamamında bunu sağlamak mümkün, eğer taze uygulamada herhangi

    bir sebebten transfer işlemi gerçekleştiremeyeceksek tamamını, eğer transfer yapabilmiş isek de

    elimizdeki mevcut embriyoların kalite durumlarına göre dondurup saklama işlemi gerçekleştire

    biliyoruz.

    Dondurulmuş ve çözülmüş embryolar ile başarınız nedir?

    * Tüp Bebek uygulaması yaptığımız hastalarda donmuş emriyolar ile çözme sonrası transferlerde

    , taze uygulamalarla hemen hemen ve hatta bir miktar yüksek oranda gebelik elde edilmektedir.

    Canlı doğum ve düşük oranlarınız nedir?

    * Tüp Bebek tedavisi ile gebe kalan hastalarımızın maalesef %15-20 kadarı düşük yapmaktadır.

    Ve yine Tüp Bebek tedavisi yaptığımız hastaların %30-35 kadarı canlı doğum yapmaktadır.

    Tüp bebek tedavisi ile cinsiyet belirleme mümkünmüdür ?

    * Bu sorunun cevabı teorikte evet olduğudur ancak bazı ülkelerde yasalar buna izin verse de ,

    Türkiye Cumhuriyeti yasaları net olarak ülkemizde bunu yasaklamıştır, yani pratikte ülkemizde

    kanunlar gereği cinsiyet seçimi yasaklanmıştır.

    Düzenli bir beraberliğe rağmen çocuk sahibi olamayan çiftler, ne zaman tedaviye yönelmeliler?

    *Kadın yaşı 37 nin altında ve öyküde gebelik oluşumunu etkiyebilecek herhangi bir problem yoksa

    1 yıl, yaş 37 nin üzerinde veya geçmişte gebelik oluşumunu etkiyebilecek bir problem varsa 6 ay

    sonra inceleme ve tedavi başlanmalıdır.

    Tüp bebek kaç yaşına kadar uygulanabilir? İleri yaştaki hastalar ne kadar beklemeli?

    *Tüp bebek 44 yaşına kadar uygulanabilir. Ancak 40 yaşından sonra şansın az olduğu bilinmelidir.

    Sperm tetkikinde sperm sayısının çok az olması veya sperm bulunmaması durumunda ne

    yapılmaktadır?

    *Sperm sayısı az ise mikroenjeksiyon yapılır. Menide hiç sperm olmaması durumlarında ise testis

    içinde cerrahi olarak sperm aranması gerekir.

    Yumurta nasıl toplanır? Ağrılı bir işlem midir?

    *Vajinal ultrason ve özel hazırlanmış iğneler yardımı ile yumurta toplanır. İşlem sırasında genel

    anestezi kullanıldığı için , ağrılı bir işlem değildir.

    Yumurta toplama işlemi sonrasında kişi kendini nasıl hisseder?

    *Genellikle işlemden bir süre sonra evine gidebilir ve hatta aynı gün öğleden sonra işine dönebilir.

    Bu tedaviler sonucu yumurtalık rezervi tükeniyor mu?

    *Yumurtalıkların tüp bebek amaçlı uyarılması rezervi azaltmaz.

  • Tüp Bebek Nedir?

    Tüp Bebek Nedir?

    Yardımcı üreme teknikleri (YÜT) ya da ingilizce adıyla assiste reprodüktif teknikler (ART) kadın vücudunda üretilen yumurta hücrelerinin özeliğnelerle vücut dışına alınarak erkeğin spermi ile laboratuar ortamında döllenmesi ve elde edilen embriyo veya embriyoların kadın rahmi içine transfer edilmesimantığına dayalı işlemlerdir.

    Yardımcı üreme tekniklerinin kullanılmaya başlamasıyla bugün bir çok çift bebek sahibi olabilmektedir. Modern tıptaki yardımcı üreme teknikleri klasik tüp bebek ya da in-vitro fertilizasyon (IVF) ve mikroenjeksiyon ya da diğer adıyla intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) dir. Modern tıptaki yardımcı üreme teknikleri klasik tüp bebek ya da in-vitro fertilizasyon (IVF) ve mikroenjeksiyon ya da diğer adıyla intrasitoplazmiksperm enjeksiyonu (ICSI) dir.

    Tüp bebek ve mikroenjeksiyon arasındaki tek fark döllenmenin şeklindedir. Mikroenjeksiyon ya da kısaca ICSI, yardımla üreme tekniklerinde gelinen en son noktalardan biridir. Bu yöntemle yumurtanın içine spermin direkt olarak girişi sağlanmaktadır. ICSI’in uygulamaya girmesi ile tüp bebek uygulamalarının ve özellikle de erkek problemlerine bağlı kısırlığın tedavi edilebilme şansı oldukça yükselmiş ve yeni ufuklar açılmıştır.

    TESE VE TESA olarak adlandırılan yöntemler ise semen örneğinde spermiolmayan ya da sperm üretimi olmasına karşılık dışarı atılamayan durumlar içinkullanılan tekniklerdir.

    Örneğin erkeğin kanallarının tıkalı olduğu ve testisindeki bol sayıdaki spermiboşalma ile çıkaramadığı durumlarda erkeğin testisinden iğne ile doku alınır,bunun içinden spermler bulunur ve elde edilen spermle döllenme sağlanır. Buişleme Testisden sperm aspirasyonu kısaca TESA denmektedir. Ya da testistendoğrudan parça/doku örneği alınır ve bu dokudan sperm elde edilir, buna datestiküler sperm ekstraksiyonu -çıkarılması (TESE) adı verilmektedir.

    TESE işlemi önceleri testisten kabaca bir iki doku parçası almak şeklindeykenşimdilerde operasyon mikroskobu kullanılarak işlem gerçekleştirilmektedir. Buişleme de mikroTESE denilmektedir. Klasik TESE uygulamasına göre hemsperm bulma şansı daha yüksek hem de testise zarar verme olasılığı dahadüşüktür.

    Testiküler sperm aspirasyonu (TESA) uygulamasında, kanalları tıkalı olanhastalarda sperm aspire edilerek yani negatif basınç ile çekilerek elde edilir. Tüm tüp bebek uygulamalarında, kullanılan değişik yumurtlama tedavilerininortak amacı fazla sayıda yumurta yapımını sağlamaktır. Bu tedaviye kontrollüyumurtalık uyarımı.

    Rahim kanalları (tüpleri) tıkalı olan kadınlarda

    Sperm fonksiyonlarının ileri derecede bozuk olduğu durumlarda

    Endometriozis hastalığı nedeniyle karın içinde yaygın yapışıklıkları olan ve tedavi ile gebelik elde edilemeyen kadınlarda

    İmmünolojik (bağışıklık sistemini ilgilendiren) infertilitede

    Bazı hormonal bozukluklarda

    Diğer tedavi yöntemleri ile gebelik elde edilememesi durumlarında

    Sebebi yapılan testlerle açıklanamayan infertilitede

    Kalıtsal bazı hastalıkların embriyo aşamasında teşhis edilerek sağlıklı bir bebek elde etmek amacıyla (tutunma öncesi genetik tanı yöntemleri ile beraber)

    Tekrarlayan düşükleri olan kadınlarda sağlıklı embriyoların genetik tanı yöntemi ile seçilebilmesi amacıyla

    Aşılama yöntemi ile birkaç kez uygulanmasına rağmen gebelik elde edilememişse

  • Tüp Bebekle İlgili Merak Edilenler

    Tüp Bebekle İlgili Merak Edilenler

    TÜP BEBEKLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER

    1. Kadında kısırlık problemlerinin ortaya konması için kullanılan yöntemler nelerdir?

    Hikaye

    • Yaş
    • Çocuk isteme süresi ve önceki değerlendirmelerin ve tedavilerin sonuçları
    • Adet döngüsü (adetin düzenli olması,  yumurtlama ağrısı, memede hassasiyet, adet ortası lekelenme yumurtlamanın olduğunu düşündürürken, ağrılı adet eşlik ediyorsa endometriyozisi akla getirebilir)
    • Tıbbi, cerrahi ve jinekolojik hikaye (cinsel geçişli hastalık, Pelvik enflamatuar hastalık öyküsü, anormal pap smearın tedavisi, geçirilmiş karın cerrahisi). En azından sistemler gözden geçirilirken hastalar tiroid hastalıkları, memeden süt gelme, kıllanma, pelvik veya alt karın ağrısı, adet sancısı ve cinsel ilişkide ağrı açısından sorgulanmalıdır.
    • Gebelik hikayeleri (gebelik, doğum, gebelik sonuçları ve ilişkili komplikasyonlar)
    • Cinsel hikaye (ilişki sıklığı, cinsel işlev bozuklukları )
    • Aile hikayesi (ailede kısır birey olup olmadığı, ailede erken menopoz öyküsü, doğum kusurları, genetik bozukluklar,  mental gerilik )
    • Yaşam tarzı (iş, egzersiz, stres faktörleri, kilo değişiklikleri, sigara ve alkol kullanımı)

    Muayene

    • Kilo ve vücut kitle indeksi (Artmış vücut kitle indeksi azalmış doğurganlıkla ile birlikte iken, karın çevresi obezitesi insülin rezistansı ile ilişkilidir)
    • İkincil seks karakterlerinin gelişimi, vücut tipi (hipogonadotropik hipogonadizmde ikincil seks karakterleri gelişimi yetersizken, Turner sendromunda kısa boy, yele boyun görülür)
    • Tiroid bezi hastalıkları (Tiroid bezinde nodül, hassasiyet, bezin boyutu), memelerden süt gelmesi, kıllanma, sivilceler bir endokrin bozukluğu düşündürürken böbrek üstü bezi  hastalıkları, polikistik over sendromu, prolaktin yüksekliği, hiper-hipotroidi açısından değerlendirme gerektirir.
    • Muayenede hassasiyet kronik pelvik ağrı ve endometriyozis açısından anlamlıdır.
    • Vajinal ve rahim ağzının yapısal anomalileri, akıntılar, rahim ve tüplere ait doğuştan anomaliler, enfeksiyon ve rahim ağzı faktörü açısından değerlendirme gerektirir.
    • Muayenede rahimin anormal boyutu, yapısının düzensizliği,   hareketli olmaması rahime ait anomaliler,  endometriyozis ve pelviste yapışıklıklar açısından anlamlı olabilir.

    Tüplerin değerlendirilmesi

    Histerosalpingografi (HSG): Kontrast maddenin tüplerden geçişi ve tüp uçlarından çıkışı sonrası karın boşluğuna dağılımı  hakkında bilgi verirken aynı zamanda rahim iç duvarının doğumsal anomalilerini ve  patolojilerini (polip, myom, rahim iç duvarı yapışıklıkları) tanımlar.  Yeterli deneyim varsa histerosalpingo-kontrast-ultrasonografi HSG’ ye etkili bir diğer yöntemdir. Adetin bitimini takiben 1-2 gün içinde yapılması gerekir. HSG nin duyarlılığı ve özgüllüğü yaklaşık  % 65  ve % 84  olduğu bilinmektedir. Tüp etrafındaki yapışıklıklar ve endometriozis hakkında bilgi vermez. 2 yıldan eski olan rahim filmleri tekrarlamak gerekir. HSG nin tedavi rolü de olabilir. Mukus tıkaçlarla kapanan tüpler çekim sırasında kontrast madde verilirken basınçla açılabilir.

    Klamidya  Ig G antikorları: Tüplerde hasarın varlığı hakkında bilgi veren ağrısız, pahalı olmayan, kolay bir testtir. Son yıllarda yapılan bir çok çalışmada, Klamidya enfeksiyonlarının pelvik enflamatuar hastalık olmaksızın da  tüplerde hasara yol açarak  kısırlığa neden olduğu  düşünülmektedir. Dünyada önde gelen kısırlık kılavuzlarında (RCOG guideline) HSG veya rahime yapılacak herhangi bir girişimsel işlemden önce tüm kadınlara klamidya antikoru bakılması önerilmektedir.

    Rahim iç duvarlarının değerlendirilmesi

    Serum fizyolojik  ile yapılan ultrasonografi tetkiği ile polip, rahim iç duvarında miyom, rahim iç duvarında yapışıklıklar, doğumsal rahim yapısında bozukluklar tanıları koyulabilir. Tüplerdeki patolojiye ek olarak HSG ile sonradan veya doğumsal rahim yapısında bozukluklar da  değerlendirilebilir. Anormal HSG bulgusu histeroskopi, laparoskopi  gibi bir ileri tetkiği gerektirir.

    Laparoskopinin rolü

    Kısırlığın değerlendirilmesinde laparoskopinin rolü tartışmalıdır. Pahalı ve invaziv bir tetkiktir. Endometriyozisden şüphelenildiğinde (ağrılı adet, pelvik ağrı, cinsel ilişkide derinde ağrı), pelvik yapışıklıklar ve tüplerde hastalık hikayesi varlığında (pelvik ağrı hikayesi, komplike apandisit, pelvik enfeksiyon, pelvik cerrahi, geçirilmiş dış gebelik ), anormal fizik muayene ve HSG varlığında laparoskopi yapılabilir. Açıklanamayan veya erkek nedenli kısırlık tanısı alan hastalarda tedavi planını değiştirmediğinden laparoskopiye gerek olmadığı görüşü hakimdir.

    Klinikte kullanımı yaygın olmayan testler

    Poskoital Test:  Rahim ağzındaki mukustaki adet döngüsündeki değişikliklerin spermle olan ilişkisini tanımlar. Beklenen yumurtlamadan hemen önce ilişkiden 2-12 saat sonra yapılmalıdır. Çocuk isteği ile başvuran çiftlerin araştırılmasında rutinde önerilen bir test değildir. Kanıtlanmış tanısal değeri yoktur.

    Endometriyal  Biyopsi: Adet döngüsünde yumurtlama olup olmadığı ve luteal faz defekti hakkında bilgi verir. Beklenen adetten 2-3 gün önce yapılır. Pahalı, invaziv,  embryonun rahime yerleşmesi için rahim iç duvarı hakkında bilgi vermeyen, yumurtlamanın değerlendirilmesi için gereksiz bir testtir.

    Bazal Vücut  Isısı: Progesteronun  ısıyı artırıcı etkisinden faydanılarak yumurtlamanın değerlendirilmesinde kullanılan basit ve ucuz bir testtir. Tüm adet döngüsü boyunca sabah her hangi bir aktivite yapmadan vücut ısısı ölçülerek not edilir. Bazal sıcaklık artışı, LH eğrisi ile koreledir, LH eğrisinden iki gün önce yükselmeye başlar. Yumurtlama hakkında yol gösterici olmasına rağmen zor, birçok faktörden etkilenebilecek ve gözlemleyene göre değişiklik gösterebilen bir testtir.

    Kromozom Analizi: Erken  menopoz (40 yaş altı)  tanısı alan kadınlara, ciddi oligospermi tespit edilen erkeklere ve tekrarlayan gebelik kaybı öyküsü olan çiftlerde hem kadın hem de erkeğe kromozom analizi önerilmektedir.

    1. Tüp bebek nasıl bir yöntem, ne zaman, hangi durumlarda önerilir
    1. Rahim kanalları tıkalı olan kadınlarda
    2. Endometriyozis nedeniyle karın içinde yaygın yapışıklıkları olan ve tedavi ile gebelik elde edilemeyen kadınlarda
    3. Sperm sayı ve kalitesinin ileri derecede bozuk olduğu durumlarda
    4. İmmünolojik kısırlıkta
    5. Bazı hormonal bozukluklarda
    6. Diğer tedavi yöntemleri ile gebelik elde edilememesi durumlarında
    7. Sebebi açıklanamayan kısırlıkta
    8. Kalıtsal bazı hastalıkların embriyo aşamasında teşhis edilerek sağlıklı bir bebek elde etmek amacıyla (preimplantasyon genetik tanı yöntemleri ile beraber)
    1. Günümüzde evlilik yaşı erteleniyor, kaybedilecek vakit yok. Kadın yaşının başarıda etkisi nedir?  Kadında yumurtanın önemi ne kadar?

    Yaş faktörü yoksa, yumurtalık reservi kabul edilebilir oranda ise gebelik %70’lere kadar çıkabilir. Ancak yaş ilerledikçe gebelik elde etme şansı azalıyor. 40-43 yaşlarda %30-40 arası iken 43 yaş üzeri %5 den az.

    1. Kişiye özel tüp bebek yöntemi nedir?

    Tüp bebek tedavileri her ne kadar dışarıdan standart bir tedavi olarak görülse de, her çiftin çocuk sahibi olamama problemi ayrıdır.Sorunun kaynağını bulmak için tamamlayıcı tanı ve tedavi unsurlarından faydalanılarak kişiye özel tedavi yaklaşımı benimsenmektedir. Bu nedenle de her çift için uygulanan tedavi yaklaşımı farklı ve kişiye özeldir. Başarının altında yatan en önemli sırlardan biri her bir çiftin kendi içinde bireysel olarak tek tek ele alınması ve sadece o çifte uygun olan tedavi sisteminin ortaya konulabilmesidir. Doğru tanı ve kişiye özgü tedaviler beraberinde yüksek başarı getirmektedir. Tıp dünyası bizim de uzun süredir uyguladığımız yeni bir kavrama doğru gidiyor. Tüp bebekteki başarıyı artırmak ve tedavi maliyetlerini düşürmek için artık ‘çiftlere özel tedavi’ uygulanıyor. Bireyselleştirilmiş tedavi hastanın yaşı, vücut kütle indeksi, yumurtalık reservi ve hormon değerlerine göre hastalar için özel tedavi protokolleri hazırlanır. Evlilik süresi, daha önce ne tedaviler aldığı, önceki denemelerindeki sonuçları, geçirdiği hastalıklar, ameliyatlar, jinekolojik ameliyatlar sorgulandıktan sonra muayene ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilmekte. Çiftlerin ilaçlara cevaplarını, onlar için hangi ilaçların kullanılacağını, yumurtaların hangi sıvılar içinde geliştirilmesinin daha iyi sonuç vereceğini ilk tetkiklerle anlayabiliyoruz. Tüp bebek merkezleri artık çiftlere tedavinin yüzde kaç başarı sağlayacağını daha ilk görüşmede yapılan tetkiklerle söyleyebilir. Deneme yanılma yöntemi yerine, değerlendirmenin iyi yapılması gerekir. Bir çiftin tedavi sonucu gebe kalma oranı ancak embriyo transferi sonrasında doktor tarafından söylenebilir.

    1. Tüp bebek tedavisi uzun bir tedavi mi, hastanede yatış gerekiyor mu? Tüp bebek kadın açısından zahmetli mi. Kadını neler bekliyor, tedavi hangi aşamalardan geçiyor. Tedavi ne kadar sürüyor.  Tedaviler ağrı, acı verici midir?

    Geliştirilen yeni tedavi yöntemleri ile artık daha kısa sürede yumurta toplayabiliyoruz. Adet kanamasının 2. Veya 3. Günü tedaviye başlanıyor ve yaklaşık tedavi süresi 7-10 gün sürüyor. Yumurta çatlatma iğnesi yapıldıktan 35-36 saat sonra yumurtalar hafif bir anestezi altında ultrason eşliğinde toplanıp laboratuvara sperm ile döllendirilmek için teslim ediliyor. Gelişen embryolar 2-5. Gün rahime transfer ediliyor.

    Tedavinin hiçbir aşaması ağrılı değil, hastanede yatış gerekmiyor.

    1. Menisinde sperm olmayan erkeklerin çocuğu olabilir mi? Mikrotese yöntemi nedir?

    Mikro TESE yöntemi ile testislerden sperm elde edilebilmekte. İşlemin mikroskop altında yapılması sperm bulma şansını yüzde 30′ dan yüzde 50-60 lara çıkarır.

    Testis aynı zamanda testosteron hormonunu üreten bir bölgedir. Bu nedenle bu yöntem testisten alınan dokunun miktarını azaltarak doku kaybını en aza indirir. Hastanın doku kaybı mikroTESE yönteminde çoklu biyopsi yöntemine göre 70 kat daha az olmaktadır.

    Mikroskop altında yapılması nedeni ile testisi besleyen damarlara zarar vermeden kesi yapılmasını sağlar.

    1. Ovarian hiperstimulasyon sendromu (OHSS) nedir, önlenebilir mi?

    Normalde tüp bebek veya mikroenjeksiyon gibi işlemlerde yumurtalıkların kontrollü olarak hafif derecede uyarılması istenen bir durumdur. Ancak yumurtalıkların orta veya şiddetli derecede uyarılması veya ovarian hiperstimulasyon sendromu (OHSS) olarak bilinen tablo değişik şekillerde karşımıza çıkabilen ve istenmeyen bir komplikasyondur. Yumurtalıkların aşırı uyarılması, karında sıvı toplanması ve yumurtalıkların

    büyümesiyle belirginleşir. Erken tanınması gerekir. Bu nedenle tüp bebek hastalarının USG ve östrojen ile yakından takibi gerekir. Yumurtalıklarda büyüme, karın ağrısı, karında şişlik,  karın boşluğunda sıvı toplanması gibi şikayetler orta dereceli hiperstimülasyon durumunda ortaya çıkmaktadır. Hafif hiperstimülasyon durumunda  hastalar ayaktan takip edilirken,  orta ve şiddetli dereceli hiperstimülasyonda mutlaka hastaneye yatırılarak takip gerekmektedir. Şiddetli hiperstimülasyonun görülme olasılığı % 1 den az olup yumurtlama tedavisi sırasında hastaların yakından izlenmesi ile bu tablonun görülme sıklığı azalmaktadır.

    1. Yumurtlar ve spermler de dondurulabiliyor mu? Kimlere dondurma işlemi uygulanabiliyor?

    Embriyo dondurma  (embriyo kriyoprezervasyonu)

    Tüp Bebek tedavilerinde amaç iyi gelişen sağlıklı 1 veya 2 embriyonun rahim içine transfer edilmesi ve kalan sağlıklı embriyoların dondurularak saklanmasıdır. Tüp bebek denemesinde gebelik elde edilememesi, gebelik elde edilip düşükle sonlanması veya doğumla sonlanan bir gebelikten sonra çiftin tekrar bir bebek dünyaya getirmeye karar vermesi durumunda, daha önce kendi sperm ve yumurta hücrelerinin döllenmesiyle elde edilen ve dondurulan embriyoları çözülüp kadın rahmine yerleştirilerek gebelik sağlanabilir. Bu yöntemle kadına uzun süren hormon ilaçlarının verilmesi engellendiği gibi tüp bebek işlemindeki gerekli birçok aşama atlanacağı için maliyet bakımından da çiftlere kolaylık sağlamaktadır.

    Embriyoların Dondurulmasında Yeni Bir Teknik: Vitrifikasyon

    Hücre dondurmasında iki temel teknik tanımlanmıştır. Bunlar, insan hücrelerinde ilk uygulanmaya başlayan teknik olan yavaş kontrollü dondurma yöntemi ve daha yeni bir teknik olan vitrifikasyon yöntemidir. Yavaş kontrollü yöntem halen yaygın olarak tercih edilmekle birlikte özellikle son yıllarda yapılan klinik çalışmalarda ultra hızlı vitrifikasyon tekniğiyle de çok başarılı sonuçlar bildirilmiştir.

    Ülkemizde embriyoların dondurularak saklanma süresi Sağlık Bakanlığı Üremeye Yardımcı Teknikler Üst Kurulunun hazırladığı yönetmelik gereğince 5 yıl olarak sınırlanmıştır.

    Sperm dondurma (sperm kriyoprezervasyonu)

    Sperm hücreleri canlılıklarını uzun süre koruyabilmek amacı ile dondurularak saklanabilir ve istenildiğinde çözülerek yardımcı üreme tekniklerinde kullanılabilir. Dondurma işleminde, bu işlem için özel olarak üretilmiş kriyoprotektan adı verilen solüsyonlar kullanılır. Dondurulan spermler sıvı azot tankları içerisinde (-196 ̊C) saklanır. Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalarda, dondurulmuş çözülmüş hareketli spermler ile yapılan mikroenjeksiyon sonrasında döllenme ve gebelik oranlarının olumsuz etkilenmediğini göstermektedir.

    Sperm Dondurma Nedenleri

    •   Azospermi hastalarında işlem günü testiküler/epididimal yoldan elde edilen spermlerden mikroenjeksiyon sonrası arta kalan dokunun ya da tanı amaçlı yapılan testis biyopsisinden elde edilen spermlerin dondurularak saklanması amacıyla uygulanabilmektedir.

    •   Testis kanserlerinde, lösemi ve diğer kanser türlerinde kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanacak olgularda sperm üretimi büyük ölçüde engelleneceğinden daha ilerideki yardımcı üreme işlemleri için sperm elde etmek amacıyla uygulanabilmektedir.

    •   Testis ile ilgili çeşitli hastalıklar sonucu cerrahi tedavi görecek veya vazektomi uygulanacak olgularda ileri tarihlerde sperm elde etmek amacıyla yapılabilmektedir.

    •   İşlem günü psikolojik, sosyo-kültürel nedenlerle sperm vermede güçlük çekebilecek olgularda işlem öncesi sperm alınıp dondurularak daha sonraki aşamalarda kullanılabilmektedir.

  • Tüp bebek tedavisi anne sağlığını tehdit eder mi?

    Tüp bebek tedavisi anne sağlığını tehdit eder mi?

    Tüp bebek tedavisinde de, her tedavide olduğu gibi bazı riskler olabilir. Bu risklerin görülme oranı ise yaklaşık olarak %5’tir. 

    Bu risklerden bazıları ise; kilo alımı, karın bölgesinde genişleme, yumurtalıklarda aşırı uyarılma olarak sayılabilir. Bu riskler ise OHSS adı verilen bir durumdan kaynaklanmaktadır. Aşırı uyarım sendromu yani OHSS, ender olarak hastane koşullarında tedavi gerektirmektedir. 

    OHSS dışında ise; çoğul gebelik riski, düşük, erken doğum riskleri söz konusudur. Erken doğum ve düşük riskleri tüp bebek tedavisi dolayısıyla görülen riskler değildir. Bu iki olumsuz durum, kısırlık sebepleri yüzünden meydana gelmektedir. Bunun dışında tüp bebek tedavisinin meme ya da yumurtalık kanserine sebep olduğu yönündeki görüşlerin de herhangi bir karşılığı bulunmamaktadır. 

    OHSS nedir?
    Yumurtalıkların aşırı uyarılması, yumurtalıkların uyarılması süresince kullanılan ilaçlara vücudun aşırı yanıt vermesi olarak ifade edilebilir. Bu sebeple de östrojen seviyesi artar ve yumurtalıklar istenilen ve beklenilen boyutlardan daha fazla büyür. OHSS kısa sürede tedavi edilebilen ve hayati risk içermeyen bir yan etkidir.

    OHSS belirtileri ise:

    • bulantı
    • kusma
    • ishal
    • gerginlik
    • akciğer ve karın içinde sıvı birikimi
    • nefes alışverişinde zorlanma
    • idrar miktarının azalması
    • tansiyonun düşmesi
    • böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozulmadan, vücuttaki elektrolit dengesinin bozulmasına kadar değişebilen bir yelpaze takip edilebilir.

    OHSS; hafif, orta ve şiddetli formlarda görülebilir. OHSS’nin en nadir görülen formu ise şiddetli formudur. Bu aşamada hastanede tedavi gerekebilir. Şiddetli formu dahi bir hafta içerisinde tedavi edilmektedir. Hafif ve orta seviyelerde izlenen OHSS, protein bakımından zengin beslenme, bol sıvı alımı ve dinlenme ile sıklıkla hastanede tedaviye ihtiyaç kalmadan kontrol altına alınabilir. 

    Tüp bebek esnasında kullanılan ilaçlar ve etkileri

    Tüp bebek tedavisinde çeşitli ilaçlar ve hormon tedavileri söz konusudur. Bu ilaçların, meme ve yumurtalık kanseri riskini arttırabileceği düşünmesi mevcuttur. Ancak yapılan araştırma ve çalışmalar, bu düşüncelerin herhangi bir bilimsel altyapısının olmadığını ortaya koymamıştır. Anne adayının hiç doğum yapmaması meme kanserini arttıran en önemli faktördür.

  • Akupunkturla tüp bebek destek tedavisi

    Yapılan çalışmalar sonucunda akupunkturun tüp bebek tedavisinin başarısını arttırdığı tespit edilmiştir.

    Anne adayının kaygılarını, korkularını ve stresini azaltarak daha huzurlu, rahat ve sakin bir tüp bebek süreci geçirmesine katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda hormonal sistemi dengeleyerek ve üreme organlarının kanlanmasını arttırarak hamilelik oluşma şansını arttırmaktadır.

    Stres gebe kalma ve sürdürme olasılığını azaltırken diğer yandan çocuk sahibi olamamak da stresi artırmaktadır. Tüp bebek tedavi sürecinde yaşananlar (stres kronik ağrılar, uyku problemleri, kronik yorgunluk, öfke, sinirlilik, özgüven kaybı, kendini yetersiz görmek, kendini beğenmemek, cinsel isteksizlik ve cinsellikten zevk almamak) depresyon ve anksiyeteye neden olmaktadır.

    Başarısız tüp bebek tedavileri sonucuda bu sıkıntılar daha da artmakta kişi umutsuz ve karamsar olmaya başlamaktadır. Akupunktur bu tedavi süresince olumsuz olarak yaşananların azalmasında ve ortadan kalkmasında etkilidir.

    İnfertilite Tedavisinde Akupunktur’un Etkileri:

    • GNRH, FSH, LH (üreme) hormonlarını düzenler. Bu hormonlar yumurtalığı uyararak yumurtalık (over) fonksiyonlarını arttırıp yumurta toplama işleminde mümkün olduğu kadar fazla sayıda, sağlıklı ve olgun yumurta hücresi sağlar.

    • Tedavi sürecinde stresi, kaygı ve endişeyi azaltır. Vücuttaki morfin türevi- opioid madde yapımını arttırarak stresi azaltır.

    • Rahimde sempatik aktiviteyi azaltarak rahim damarlarında direnci düşürüp, rahim kan akımını arttırmakta ve rahimde gevşeme sağlamaktadır. Rahmi döşeyen zar olan endometriyumun yeterli kalınlığa ulaşmasını ve rahmin gevşemesini sağlayarak embriyonun tutunmasını(implantasyonunu) sağlar.

    • Bağışıklık sistemini dengeleyerek anne adayının hastalıklara direncini arttırır.

    • İnfertilite tedavisinde uygulanan hormonal tedavinin yan etkilerini azaltır.

    Akupunkturla Tüp Bebek Destek Tedavisinin Uygulama Zamanı;

    Akupunkturla tüp bebek destek tedavisinin uygulama zamanını, sıklığını, seans sayısını hastaya göre belirlemekteyiz. Kişide çok ciddi stres ve kaygı varsa tüp bebek tedavisi başlamadan bile akupunktur tedavisi hemen başlanarak stres ve kaygı azaltılır. Onun dışında tedaviye tüp bebek tedavisi ile başlanır.

    Seanslar;

    Tüp bebek tedavisinden önce hastanın durumuna göre planlanır.

    Tüp bebek tedavisinin başlamasından transfere kadar geçen sürede haftada bir seans,

    Embriyo transferi günü; transferden yarım saat önce ve yarım saat sonra olmak üzere iki seans,

    Gebelik testi sonucu beklenen 2 haftalık sürede 1-2 seans uygulanır.

    Akupunktur tedavisi yan etkisi olmayan bir tedavidir. İğneler saç teli inceliğindedir ve çok keskindir. Bu yüzden sinek ısırığı gibi bir his dışında genelde ağrı hissedilmez.

    Bu tedavi şekli özellikle aşırı endişeli ve kaygılı olan kişilerle, panik bozukluğu olan tüp bebek tedavisi görecek kişiler için oldukça yararlıdır.

    Tüp bebek tedavi sürecinde baba adayının da akupunktur tedavisine alınması başarı şansını arttıracaktır. Baba adayına uygulanan akupunktur bu süreçte kişiyi rahatlatıp, kaygısını azaltıp, sperm sayısını da arttırabilmektedir.

    Seans sırasında muayene odasında ‘TAMAMEN SAĞLIKLIYIM’ adlı ses kaydımla hastalarımı yarım saat akupunktur iğneleri ile bekletirim. Nefes egzersizleri, gevşeme, bilinç ve bilinçaltı olumlamaların olduğu bu ses kaydı hastaların gevşemesine ve bilinç/bilinçaltı düzenlemelerin yapılmasına katkıda bulunmaktadır. Hastalarıma bu ses kaydını tüp bebek tedavi süresince her gün evde dinlemelerini öneririm. Bu ses kaydı zihni rahatlatarak ve kişiyi gevşeterek kişinin iyi bir uyku almasını sağlayacak ve tedaviye destek olacaktır.

  • Tüp bebek tedavisinde akupunktur

    Tüp bebek tedavisinde akupunktur

    Akupunktur tedavisinin tüp bebek tedavisi ile birlikte uygulanması, bebek sahibi olma şansını arttırdığından dolayı birçok ülkede daha yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

    Anne adaylarındaki en önemli sorunlardan birisi aşırı endişe ve stres içine girmeleridir.Bu durum, hormonal dengeyi ve normal seyretmesi gereken fizyolojik süreci olumsuz etkilemektedir.Akupunkturun rahatlatıcı ve sedatize edici etkisi bu sürecin sağlıklı gelişmesine önemli katkı sağlamaktadır.

    Bebek sahibi olamayan çiftlerde, hormonal yetersizlik, yumurtlama bozukluğu, rahim iç yüzeyinde olgunlaşma eksikliği gibi çeşitli sebepler olabilir.Bu problemlerin önemli bir kısmında tüp bebek yöntemi çözüm olarak kullanılmaktadır.Akupunktur tedavisinin tüp bebek yöntemi ile birlikte uygulanması ise gebe kalma oranını ortalama %15 arttırmıştır.

    Akupunkturun bu konuda gösterdiği etkiler aşağıdaki gibi sıralanabilir;

    •Gebe kalma sürecinin başlangıcındaki sağlıklı yumurta gelişimini ve çatlamasını uyarıcı etkisi
    •Cilt üzerine uygulanması ile verdiği uyarıcı etki ile salgı bezleri ve kasları etkileyerek, hormonal salgılamayı, rahim içi beslenmeyi ve olgunlaşmayı destekler.Bu da döllenmiş yumurtanın tutunmasını ve beslenmesini kolaylaştırır.
    •Sempatik ve parasempatik sistem üzerinden gösterdiği sedatize edici, stresi azaltıcı etkisi ile bu sürecin daha sağlıklı geçmesini sağlar
    Bu konuda, Danimarka, Almanya, Amerika gibi ülkelerde yapılmış olan çalışmalardan bazı örnekler verilecek olursa;

    DANİSH ÇALIŞMASI

    Danimarkalı Dr.Lars Westergaard ve arkadaşları tarafından 273 hasta üzerinde yapılan çalışmada, tüp bebek yöntemi ve akupunkturun birlikte uygulandığı grupta %39, sadece tüp bebek uygulanan grupta %24 gebelik oranı saptanmıştır.

    Bu çalışmanın sonuçları Fertility&Sterility dergisinin mayıs 2006 sayısında yayınlanmıştır.

    AVUSTURALYA ÇALIŞMASI

    228 hasta üzerinde yapılmıştır.Akupunktur ilave edilen grupta %31, ilave edilmeyen grupta %23 oranında gebelik oluşmuştur.

    1.PAULUS ÇALIŞMASI

    Alman doktor Paulus ve ekibi tarafından 163 hasta üzerine yapılan çalışmada, akupunktur ilave edilen grupta %42, edilmeyen grupta %26 oranında gebelik oluşmuştur.

    2.PAULUS ÇALIŞMASI

    200 hasta üzerinde yapılmıştır.Sadece tüp bebek yöntemi uygulanan grupta %37, transfer öncesi ve sonrası akupunktur uygulanan grupta %43 oranında gebelik oluşmuştur.

    Ayrıca, akupunktur yönteminin herhangi bir yan etki ve zararının olmaması, hekim ve hastalar tarafından daha güvenle yaygın olarak uygulanmasını sağlamıştır.

  • Tüp bebek tedavisine akupunktur ile destek

    Tüp bebek tedavisine akupunktur ile destek

    Tüp bebek uygulamasında başarıyı engelleyen önemli faktörlerden biri anne adayında oluşan aşırı stres ve döllenmiş yumurtanın transverden sonra tutunup yerleşeceği endometrium adlı tabakanın yeterli damarsal olgunluğa ve kalınlığa ulaşamamasıdır.

    Akupunktur endometrium olarak adlandırılan bu tabakanın yeterli olgunluğa ulaşmasına katkıda bulunur.

    Akupunktur’un limbik sistemi düzenleyici etkisi ile anne adayının strese karşı dayanıklılığını arttırarak bu olumsuz etkiyi de ortadan kaldırır. Böylece tüp bebek uygulaması öncesinde ve sonrasında akupunktur tedavisi gören anne adaylarının başarı şansı akupunktur tedavisi görmeyenlere oranla daha artmaktadır.

    Amerika Birleşik Devletlerinde 2002 yılında Dr WE Paulus tarafından yapılan ve Fertility & Sterility isimli saygın bir tıp dergisinde yayınlanan bir çalışmada, akupunktur tedavisinin tüp bebek tedavisi yapılan çiftlerde gebelik oranlarını arttırdığının gösterilmesi ile tüp bebek kliniklerinde giderek yaygınlaşan bir uygulama haline gelmiştir. Bu gelişme beraberinde pek çok yeni çalışmanın da yapılmasına yol açmıştır. Günümüzde ABD’de pek çok tüp bebek merkezinde akupunktur tedavisi hastalara bir seçenek olarak sunulmaktadır.

    Fertility&Sterility dergisinin Mayıs 2006 sayısında akupunkturun tüp bebek tedavisinde kullanımı ile ilgili yedi adet çalışma yayınlanmıştır. Bu çalışmalardan iki tanesi özellikle dizaynları, hasta sayıları, sonuçları ve bilimsel değerleri açısından dikkat çekicidir. Her iki çalışmada tüp bebek tedavisine alınan hastalara embryo transferi aşamasından hemen önce akupunktur yapılmasının klinik gebelik oranlarını arttırdığı gösterilmiştir.

    Bu çalışmalardan ilki Danimarka da Dr Westergaard ve arkadaşlarının toplam 273 hasta üzerinde yaptıkları ve akupunkturun tüp bebek tedavisinde gebelik oranlarını arttırdığını gösteren bir yayındır. Bu yayında akupunktur yapılan grupta klinik gebelik oranı %39 olarak saptanmış, akupunktur yapılmayan kontrol grubunda ise %24 olarak saptanmıştır. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.

    İkinci çalışma ise Almanya dan Dr Dieterle Stefan ( University of Witten-Dotmund) ve Çin den Dr Ying Gao ( Huazhon University of Science &Technology,Wuhan) tarafından ortak yürütülen bir araştırmadır. Bu çalışma toplam 225 hastada yapılmıştır. Klinik gebelik oranı akupunktur yapılan hastalarda %33.9 olarak saptanmıştır . Kontrol grubunda gebelik oranı % 15.6 olarak saptanmıştır. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.

    Belirli noktalara yapılan uyarı ile tüm vücutta beta-endorfin denen bir kimyasal maddenin salgılanması artmaktadır. Bu artış ile GnRH (gonadotropin releasing hormon ) salınımı ve dolaylı olarak vücudun ürettiği steroit ve gonadotropin hormonlarının salgılanması artmaktadır. Ek olarak akupunktur uygulaması sonrasında uterusa (rahime) olan kan akımını artar, endometrium olgunlaşır ve sonuç olarak rahimde gebeliğin oluşmasını kolaylaştıran koşullar sağlanır. Bütün bu değişiklikler sayesinde transfer edilen embryoların implantasyon (tutunma) oranının arttığı düşünülmektedir.

    Sonuç olarak akupunkturun, tüp bebek uygulaması yapılacak anne adayının bedeninin uygulmaya daha hazır hale getirdiğini söyleyebiliriz.