Etiket: Topuk

  • Topuk çatlakları

    Topuk çatlakları :

    Topuk çatlakları, deride görülen ince, derin yarıklardır. Bunlar derinin en üstteki kalın boynuzsu tabakasından, en derin tabakalarına kadar uzanabilirler. Çatlaklar ayak derisinde en fazla topuklarda ve yan yüzeylerde oluşurlar. Sağlıklı deri elastik, pürüzsüz ve yüke dirençli bir yapıda iken, çatlamış topuk derisi kuru, gevrek, pürüzlü bir yapıdadır ve en üstteki ölü hücrelerden oluşan boynuzsu tabakası kalınlaşmıştır. Topuk çatlakları son derece ağrılı olabildiklerinden, yürümeyi, sporcuların faaliyetlerini sekteye uğratırlar; kişinin günlük yaşantısını önemli ölçüde kısıtlarlar.

    Topuk çatlamasının nedenleri :

    Esnekliği azalmış ayak derisinin aşırı gerilime maruz kalması, çatlakların ortaya çıkmasına neden olur. Bu duruma yol açan bir çok sebep vardır:

    · En önemli nedenlerin başında ayak mantarı, egzema, sedef gibi deri hastalıkları gelir.

    · Sıvı alımının yetersiz olması veya üre eksikliğine bağlı cilt kuruluğu

    · Kışın soğuk hava veya iç mekanlarda havanın kuru olması, yazın açık ayakkabılarda ayak derisinin tozlu zeminlerle yakın teması deriyi kurutur.

    · Kadınlarda menopoz sonrası östrojen eksikliğine bağlı olarak veya daha ileri yaşta her iki cinste yaşlanma sürecinde deri kuruması.

    · Demir veya B vitamini eksikliği

    · Şeker hastalığı, tiroid yetmezliği veya böbrek hastalıkları başta olmak üzere çeşitli metabolik hastalıklar.

    · Ayaklarda yapısal şekil bozuklukları veya ayak yapısına uygun olmayan ayakkabıların sürekli sürtünmesi

    · El ve ayak derisinde kalınlaşma ve sertleşme ile seyreden bazı genetik deri hastalıkları

    · Çok sık yıkanma, ayakların banyo-abdest alma sonrası yeterli kurulanmaması, ıslak bırakılması

    · Aşırı kiloya bağlı veya aşırı yürüme-koşma sporuna bağlı olarak ayak tabanlarının fazla basınç altında kalması

    Topuk çatlaklarının tedavisi:

    Çatlak tedavisinde ilk aşama, ağrıyı azaltmaktır. Bunun için öncelikle ayak derisinin ılık suda yumuşatılmasından sonra çatlak çevresindeki kalınlaşmış keratin tabakanın temizlenmesi gerekir. Bunun ardından üre içeren merhemler sürülür ve iyileşene kadar topuk derisinin olabildiğince basınç altında kalmaması için önlem alınır. Derin topuk çatlaklarının aynı zamanda mantar ve bakteriler gibi çeşitli mikropların üremesine uygun bir zemin hazırladığı unutulmamalıdır. Yara haline gelmiş derin çatlaklarda akşamları yara üstüne üreli-antibiyotikli bir merhem sürdükten sonra hava almayacak şekilde bandajlanması iyileşmeyi hızlandırır. Çatlak oluşumunu tetikleyen yukarıda sayılan hastalıklardan herhangi biri mevcut ise bunun da birlikte tedavisi gerekir. Özellikle şeker hastalarının kan dolaşımı da yavaş olduğundan ayak hijyenine ve en ufak yaranın dahi hızlı tedavisine özen göstermelidirler. Ayaklara uygun ayakkabı kullanmak, şekil bozukluğu varsa basıncı azaltacak silikon tabanlıklardan destek almak gerekir. Vitamin veya demir eksikliği , ağız yolundan alınan takviyelerle giderilmelidir.

    Topuk çatlaklarında hangi bakım ürünleri önerilir :

    Yakın zamana kadar deriyi yağlayan merhemlerin kuru ve çatlamış deri için en iyi bakım ürünü olduğu düşünülürdü. Ancak günümüzde yağlı merhemlerin deri gözeneklerini tıkadığı ve ter salgısını kısıtladığı bilimsel olarak belirlenmiştir. Buna karşılık üre içeren merhem ve losyonların gözenekleri tıkamadan derinin su tutucu kapasitesini arttırdığı biliniyor. Böylece deri tabakalarının içerdiği nem oranı arttığından, cildimizin esnekliği de artıyor ve darbelere karşı daha dirençli hale geliyor. Üre içeren ürünler her eczanede ve parfümeride bulunmaktadırlar.

    Topuk çatlaklarının önlenmesi:

    Pürüzsüz, esnek, çatlaklara dirençli bir ayak ve topuk cildine sahip olmak için, haftada bir kez ayak cildinin ponza taşı veya ayak törpüsü ile temizlenmesi gerekir. Metal törpüler, zaten hassaslaşmış olan derinin zedelenme riskini daha da arttıracaklarından bunlardan kaçınılmalıdır. Bu sırada olası çatlaklara paralel yönde hareket ettirilmelidir. Törpünün çatlaklara dik gelecek şekilde kullanılması çatlakları derinleştirecektir. Topuklar törpülendikten sonra, uygun bir topuk kremi, masaj ile yedirilmelidir.

    Çatlamış ciltte ise ayaklar , haftada bir kez değil, her gün kremle ovulmalıdır.

    Dr. Banu Serbes Kural

    Dermatoloji uzmanı

  • Topuk dikeni,

    Topuk dikeni,

    Ayak tabanında, topuk kısmında oluşmuş bir kemik çıkıntısıdır.

    İlerleyici, günlük yaşamı zehir edici hal alabilir. Her yere bastığınızda tabanınıza bir çivi sokulduğunu düşünebiliyormusunuz? Çin İşkencesi gibi, ne kadar rahatsız edici değilmi?

    Kadınlarda daha çok görülen bir rahatsızlıktır. 40 yaşından sonra daha fazla görülür. Neden olarak da romatizmal hastalıklar, şişmanlık gibi ayak kemik ve yumuşak dokularında deformasyona neden olan süreçler suçlanmaktadır.

    Ayağın yere basıldığı anda taban esnekliğini sağlayan planter faysanın çeşitli faktörlere bağlı olarak kısalması, sertleşmesi ve topuğa yapıştığı yerde enflamasyon ve ilerde dikenimsi görüntü veren kemikleşmesi sorunudur. Klinik olarak öncü şikayetler sabah kalktığımızda yere ilk bastığımız anda hissettiğimiz ayak tabanı ağrısıdır. İlerleyen saatlerde gecebilir, çok oturup tekrar kalkınca tekrarlayan ağrıdır. Bu safhada alınacak tedbirler; egzersiz, ayak masajı ve basit ağrı kesicilerle olayı kontrol altına almak mümkündür. Yumuşak tabanlı ayakkabıların tercih edilmesi gerekir. Topuğun yere temas eden bölgesine ortası delik kaucuk ve benzeri destekler kullanılabilir. Eğer ağrılar sürekli ve günlük yaşamı etkiler hale geldiğinde daha ileri tedavilere gerek vardır.

    Topuk dikenini nasıl anlarız?

    Hastanın ifadesi, muayene ve ayağın yandan çekilmiş röntgen filmi bize gerekli bilgileri temin eder.

    Topuk Dikeni ağrısı geçmez ise ne yapmalıyız?

    Cerrahi girişimlerin başarısı sınırlıdır. En iyi koşullarda %50-60 başarı oranı vardır. Yani ameliyat olunsa bile tekrarlayabilen bir rahatsızlıktır.

    Normal tedaviye cevap vermeyen olgularda kortizon+lokal anestezik enjeksiyonları 6 ay bir yıl kadar rahatlama sağlar. Daha çok kanser hastalarında uygulanan bir yöntem olan Radyoterapi ile uzun süre rahatlamak olası ancak gerekliliği tartışılan bir uygulamadır. Diğer yöntemlerden birisi de Şok dalga tedavisidir.

    LASER ve Radyofrekans tedavileri

    Bizler LASER iğneleri tedavisi ile iyi sonuçlar alıyoruz. İğne denmesine bakmayınız, uygulama acısızdır. İğne LASER ışınlarıdır. LASER tedavisine ilave edilecek OZON enjeksiyonu daha kısa sürede ağrılardan kurtulmamıza neden olmaktadır.

    Biz 3 yıla kadar hastaları bu dertten kurtaran tek seans uygulanan RF( radyofrekans) tedavisinden yanayız. Topukta gerek mekanik baskı gerekse enflamasyon sonucu sıkışan topuk civarı ağrı sinirlerine uygulanan bu işlem, basit, sinirlere zarar vermeyen sadece ağrıyı geçirmeye yönelik bir yöntemdir. Batıda uygulanan en güncel etkin tedavi yöntemidir.

    Sağlıklı günler sizin olsun

    Prof. Dr. Nurettin LÜLECİ