Etiket: Tiroid

  • Tiroid nodüler guatr

    TİROİD NODÜLLERİ (NODÜLER GUATR ) :

    Tanım: Tiroid bezinden köken alan, radyolojik ve patolojik olarak bezden farklı karaktere sahip olan lezyonlara tiroid nodülü denilir. Kadınlarda daha sık görülür ve her iki cinsiyette yaşlanma ile görülme sıklığı artar. Ultrasonografik olarak toplumda %60 lara varan oranda bir nodül sıklığı bulunmaktadır. Yani oldukça yaygın olan bir sağlık problemidir.

    Semptom: Tiroid nodülleri genellikle semptom vermezler bu nedenlede çoğunlukla başka bir sebeple yapılan baş boyun görüntülemesinde (USG, CT, MRI) veya doktor muayenesi sırasında tesadüfi olarak tesbit edilirler. Bunun yanında özellikle büyük boyutlu nodüller boyun ön bölgesinde şişlik, ses kısıklığı , yutma güçlüğü, nefes darlığı gibi bası semptomlarınada yol açabilirler. Yine hormon üreten nodüller (sıcak nodül) hipertiroidiye (tiroid hormon fazlalığı) yol açarak çarpıntı, terleme, titreme, sinirlilik, kilo kaybı gibi semptomlarada yol açabilirler.

    Nodüllere Yaklaşım: Şüphelenilen kişilerde ilk yapılması gereken Tiroid bezi muayenesi ile ele gelen nodül olup olmadığına bakmaktır. Nodül saptanan kişilerde mutlaka TSH düzeyine ve Tiroid Ultrasonografi testine bakılmalıdır. Şayet TSH baskılı(düşük) gelirse nodülün hormon üretip üretmediğini (sıcak/soğuk nodül) anlayabilmek için mutlaka Tiroid bezi Sintigrafi testi yapılmalıdır. Yine nodül tesbit edilen hastalarda Ailevi Tiroid kanseri ( Medüller Ca) riskini ekarte edebilmek için bir kereye mahsus Kalsitonin düzeyide bakılmalıdır. Bu testlerden sonra gerekli görülen vakalarda diğer Tiroid kanserleri riski açısından Tiroid İnce İğne biyopsisi planlanmalıdır.

    Tedavi: Tiroid nodüllerinde genel olarak Cerrahi ve Radyoktif iyot (Atom) tedavisi olmak üzere iki farklı tedavi yöntemi vardır. Yapılan testler sonucunda : .

    Malign (Tiroid kanseri içeren) veya Malinite şüphesi olan nodül : Cerrahi tedavi önerilir

    Sıcak nodül (hormon üreten ) : Hastanın diğer özellikleride göz önüne alınarak Cerrahi veya Radyoaktif iyot tedavisi önerilir.

    Soğuk (hormon üretmeyen) ve Bening (iyi huylu) karakterde olmasına rağmen yutma güçlüğü, ses kısıklığı,nefes darlığı gibi bası semptomu yapan nodüller: Cerrahi tedavi önerilir.

    Hormon üretmeyen, Bening karakterli ve Bası semptomu yapmayan nodüller: Herhangi bir işlem yapmadan uygun aralıklarda takip önerilir.

    Takip: Nodülün Ultrasonografide görülen özelliklerine göre takip eden Endokrinoloğunuzun uygun gördüğü aralıklarda yeniden değerlendirmesi yapılır. Bu değerlendirmelerde nodülün büyümesi, kanlanması , fonksiyonu gibi özelliklerine bakılır. Şüpheli bir değişim farkedilen nodüllerden Tiroid biyopsisi yapılır.

    Nodül Nedeni ile Cerrahi veya radyoaktif iyot tedavisi uygulanan hastalara tedavi sonrası genellikle Tiroid hormon tedavisi başlanır ve uygun aralıklarda hormon düzeylerinin kontrol edilmesi gerekir.

  • Tiroid tümörleri

    Tiroid tümörleri

    TİROİD TÜMÖRLERİ

    Tanım: Vücudumuzdaki tüm organlar gibi tiroid Bezinde de iyi (Bening) veya Kötü (Malign) karakterli tümörler ortaya çıkabilmektedir. Tiroid kanseri genellikle Tiroid nodüllerinden köken alır ve tedavi edildiğinde oldukça iyi prognoza sahiptir. Kadınlarda Erkeklere oranla daha sık görülür. Tüm Tiroid nodülerinde ortalama kanser riski %5′ dir. Nadir olarak bazı Ailevi Genetik Sendromların seyri sırasında da görülebilen tiroid kanser türleride vardır.

    Türleri: Tiroid kanserleri için çok detaylı sınıflama şemaları olmakla birlikte toplumda en sık görülen tiroid kanser türleri aşağıdaki gibidir.

    Papiller Tiroid Kanseri (En sık görülen Tip)(İyi diferansiye)

    Foliküler Tiroid Kanseri ( ikinci sıklıkta görülen tip)(İyi diferansiye)

    Medüller Tiroid Kanseri (Ailevi olabilen Form)

    Anaplastik Tiroid Kanseri (En az görülen Fakat Çok kötü Seyri olan Tip)

    Tiroid Bezi Lenfoması

    Diğer kanserlerin (Meme, Akciğer vb) Tiroide metastaz yapması.

    Semptomları: Tiroid kanserleri genelikle tiroid Nodüllerinden köken aldıkları için kilnik olarak Tipik tiroid nodül semptomları ile bulgu verirler (Tiroid Nodülleri Bölümünden Bakabilirsiniz). Tipik nodüllerden farklı olarak Çok hızlı büyüyen nodüller, Ses kısıklığına yol açan nodüller ve muayenede aşırı sert karakterde olan nodüllerde malinite ihtimali diğer nodüllere göre daha fazladır.

    Teşhis: Tiroid Bezinde nodül tesbit edilen kişilerde öncelikle Ultrasonografik olarak nodül incelenir. Daha sonra şüpheli görülen nodüllerden TİİAB (Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsi) yapılır. Biyopsi örneklerinin patolog tarafından incelenmesi ile kesin tanı konulur. Aiesinde tiroid kanser öyküsü olanlar ve daha önce boyun bölgesinden Radyoterapi tedavisi görmüş olanlar Tiroid kanseri açısından ektra riske sahip olduklarından bu kişilerde tesbit edilecek Tiroid nodüllerinin mutlaka biyopsi ile değerlendirilmesi önem arz etmektedir.

    Tedavi ve Takip: Yapılan Tiroid biyopsisi sonucunda Tiroid kanseri yada kanser şüphesi çıkan kişiler vakit kaybetmeden ameliyata gönderilir. Yapılacak Ameliyatın Türüne (total yada parsiyel Tiroidektomi) Hastanın klinik verilerine göre karar verilir. Ameliyat sonrası çıkan patoloji raporuna göre hastaların risk derecelendirmesi (düşük- orta- yüksek) yapılır. Bu derecelendirme sonrası orta-yüksek riskli grupta yer alan papiller veya foliküler tiroid kanserli hastalara Radyoaktif İyot Ablasyon Tedavisi ve sonrasında tüm vücut tarama testi yapılır. Daha sonra hastalara yine risk gruplarına göre uygun olan dozda Tiroid Hormon tedavisi başlanır. Tedaviler sonrasında ek şikayeti olmayan hastalar ortalama 6-12 ay aralığında kontrol muayeneleri ile değerlendirilir. Bu muayeneler sırasında Tümör Markerı (Tiroglobülin,AntiTG,Kalsitonin), Boyun Usg, Tiroid Hormonları bakılır. Şüpheli durumlarda daha ileri tetkikler (Tüm vücut I131 Tarama, PET CT, MRI vb) gibi işlemlerde yapılabilir.

    Tiroid Kanserleri diğer kanserlerden farklı olarak Anaplastik tiroid kanseri dışında özellikle papiler ve foliküler tiroid kanserleri uygun tedavi verildiğinde oldukça iyi bir seyre sahiptirler .

    Tiroid Ultrasonografide Malinite Açısından Anlamlı Bulgular:

    Nodülün Hipoekoik (siyah renkli) görülmesi

    Nodül içerisinde Mikrokalsifikasyonların görülmesi

    Nodülün sınırlarının düzensiz olması

    Nodül etrafında halo olmaması

    Nodül içinde Kanlanma artışı olması

    Nodül Uzunluğunun>genişlik olması

    USG de bu bulgulardan bir yada birkaçının bir arada olması nodülün mlign olma ihtimalini artırır ve bu özelliklere sahip nodüllerde mutlaka tiroid biyopsi incelemesi yapılması önerilir.

  • Tiroid bezinin hastalıkları

    TİROİD BEZİ
    Tiroid bezi nefes borusunun sağ ve sol tarafında bulunan 20×30 mm boyutunda ve 15-20 gram ağırlığında, T3(Triiyodotironin) ve T4(Tiroksin) hormonlarını sentezleyen iç salgı organımızdır. Tiroid hormon yapımında iyot elementi kullanılır:T3;3 iyot elementi ve T4: 4 iyot elementi içermesi nedeniyle numaralandırma yapılmıştır. T4 kan dolaşımı ile tüm vücutta dağılır. Hücreye girmeden önce T3’e dönüşerek metabolizmada rol alır. Tiroid bezinin hormon yapımı beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan TSH(Tiroid uyarıcı hormon) tarafından kontrol edilir.

    TİROİD BEZİ HASTALIKLARI
    Guatr: Tiroid bezi büyümesi
    Nodül: Tiroid bezinde mm’den cm’ye kadar değişen boyutlarda, normal dokudan farklı yapıda
    doku oluşması
    Tiroidit: Tiroid bezinin çoğunlukla mikrobik olmayan iltihabi reaksiyonu
    Hipertiroidi: Tiroid bezinin fazla çalışması
    Hipotiroidi: Tiroid bezinin az çalışması

    TİROİD HASTALIĞI GELİŞME RİSKİ
    • İyot eksikliği olan bölgelerde yaşayanlar
    • Ailede tiroid hastalığı olanlar
    • Tip 1 DM, Romatoid artrit ve Pernisiyöz anemi gibi otoimmun hastalığı olanlar
    • Gebelik ve doğum sonrası dönem
    • Çeşitli nedenlerle baş ve boyun bölgesine radyoterapi uygulananlar
    • Lityum ve amiodaron gibi iyot içeren ilaç kullananlar
    • İnterferon gibi otoimmun reaksiyona neden olan ilaç kullananlar

    TİROİD HASTALIĞI TANISI İÇİN:
    1. Hormon ölçümü : Venöz kan örneği saat 08-17 00 arasında aç/tok farketmeden alınarak yapılır. Laboratuvar tarafından verilen referans aralıklarına göre T3-T4 normal veya düşük iken TSH yüksek ise tiroid bezi az çalışıyor kabul edilir. T3-T4 normal veya yüksek iken TSH düşük ise tiroid bezi fazla çalışıyor kabul edilir.
    2. Otoantikor ölçümü: Anti tiroid peroksidaz(AntiTPO) ve Anti tiroglobulin(Anti Tg) ölçümlerinin yüksek olması vücudun tiroid bezine karşı reaksiyon gösterdiğini; otoimmun hastalık olduğunu belirtir.
    3. Tiroid ultrasonografisi: Ses dalgalarının dokudan geçirgenliği hesaplanarak tiroid bezi boyutu, nodül olup olmadığı; var ise yapısı ve özellikleri değerlendirilir.
    4. Tiroid sintigrafisi: Radyoaktif madde verildikten sonra tiroid bezinde tutulma oranına göre tiroid bezi aktivitesi konusunda bilgi verir. Gebelikte ve emzirme döneminde yapılmaz.
    5. Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi: Ultrasonografi ile tespit edilen ve 1 cm üzerindeki tüm nodüllerde uygulanır. Anestezi olmadan, ince iğne ile az miktarda sıvı basit bir işlemle alınarak patolojik olarak incelenir. Yeterli olmaz ise 3 ay içinde tekrar edilebilir.

  • Sorularla tiroid hastalıkları hakkında merak ettikleriniz

    Sorularla tiroid hastalıkları hakkında merak ettikleriniz

    1. HİPOTİROİDİ NEDİR VE BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Hipotiroidi, doku düzeyinde tiroid hormonu yetersizliği veya nadiren etkisizliği sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.

    – Primer hipotiroidi: Tiroid bezi yetersizliğinden kaynaklanan nedenlere bağlı

    – Sekonder hipotiroidi: TSH yetersizliğine bağlı hipotiroidi

    – Tersiyer hipotiroidi: TRH yetersizliğne bağlı hipotiroidi

    Hipotiroidi belirtileri: halsizlik, yorgunluk, kilo alma, unutkanlık, konsantrasyon zorluğu, , cilt kuruluğu, saçlarda dökülme, üşüme, kabızlık, seste kalınlaşma, düzensiz ve yoğun adet kanamaları, kısırlık, kas sertliği, kas ağrıları, depresyon, demans görülebilir.

    2. HİPERTİROİDİ/TİROTOKSİKOZ NEDİR VE BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Tirotoksikoz: kaynağı ne olursa olsun, tiroid hormon fazlalığını ifade eden genel bir terimdir.

    Hipertiroidi: tiroid bezinden hormon yapımının artmasından kaynaklanan tiroid hormon fazlalığını ifade eder.

    Hipertiroidi belirtileri: halsizlik, sinirlilik, çarpıntı, kilo kaybı, nefes darlığı, sicağa tahammülsüzlük, iştah artışı, oligomenore, terleme, diyare, göz belirtileri.

    3. GEBELİKTE TİROİD FONKSİYON TESTLERİNDE HEDEF NEDİR VE NE ZAMAN TEDAVİ EDİLMELİDİR?

    TEMD (Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği) önerisi

    1. trimester: TSH 0.1mIU/L-2.5mIU/L arasında olmalı

    2. trimester: TSH 0.2mIU/L-3mIU/L arasında olmalı

    3. trimester: TSH 0.3mIU/L-3mIU/L arasında olmalı

    Gebelikte hipotiroidi görülmesinin en önemli sebebi iyot yeterli bölgelerde otoimmün tiroid hastalığıdır. İyot eksikliği olan bölgelerde ise iyot eksikliğidir.

    4. TİROİDİTLER KAÇA AYRILIR?

    – Kronik otoimmün tiroidit

    -Ağrılı tiroidit

    1. subakut granülomatöz tiroidit

    2. infeksiyöz tiroidit

    3. radyasyon tiroiditi

    4. travmaya bağlı tiroidit

    -Ağrısız tiroidit

    1. subakut lenfositik tiroidit (sessiz tiroidit)

    2. postpartum tiroidit

    3. ilaca bağlı tiroidit (interferon, interlökin-6, amiodaron)

    4. fibröz tiroidit (Riedl struma)

    5. HASHİMOTO TİROİDİTİ NEDİR VE HANGİ HASTALIKLARLA BİRLİKTE GÖRÜLÜR?

    Hashimoto tiroiditi, tiroid bezinin kronik otoimmün destrüktif inflamasyon ile seyreden hastalığıdır. Tüm toplumlarda çok sık görülür. Tiroid bezinde genişleme ile başlar, hipotiroidi ile sonuçlanır. Genellikle asemptomatiktir.

    HASHİMOTO TİROİDİTİ; Addison hastalığı, tip 1 diyabet, hipogonadizm, hipoparatiroidi, pernisiyöz anemi ile birlikte “tip 2 otoimmün poliglandüler sendromun” bir komponenti olarak izlenebilir.

    6. HASHİMOTO HASTALIĞINDAN ŞÜPHELENİLECEK DURUMLAR HANGİLERİDİR?

    1. Diğer nedenlere bağlanamayan hipotiroidi

    2.Tiroid disfonksiyonu/guatr olmadan anti-TPO veya anti-Tg pozitifliği

    3. Tiroid lenfoma şüphesi olan vakalar

    4.Ultrasonografik incelemede hipoekoik, heterojen görünüm

    7. GEBELİKTE TİROİD HASTALIĞI İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

    1. Ailede veya kendisinde tiroid hastalığı anamnezi (hipertiroidi veya hipotiroidi, postpartum tiroidit)

    2. Daha önce tiroid ameliyatı geçirmiş olmak

    3. Tip 1 diyabet veya diğer otoimmün hastalıkların mevcudiyeti

    4. Tiroid hastalığı düşündüren klinik bulgular varlığı, guatr

    5. Daha önceden tiroid otoantikorların varlığı

    6. Anemi, kolesterol yüksekliği, hiponatremi

    7. Baş, boyun radyoterapisi almış kadınlar

    8. İnfertilite tedavisi görmüş kadınlar

    9. Daha önce düşük veya ölüdoğum hikayesi olanlar

    8. TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NASIL OLUR?

    Tiroid nodüllerinin takibi değerlendirilmesinde şüpheli sonografik özellikleri olan, tekrarlayana biyopsilerde yetersiz materyal tesbit edilen, uzun süreli takibi planlanan nodüllerde kalsitonin düzeyi bir kez ölçülmelidir (tiroid medüller kanseri açısından)

    Tiroid USG: Genel toplum taraması için önerilen bir test değildir. Muayenede tiroidde anormallik saptanan her hastaya ultrasonografik inceleme yapılmalıdır. Ayrıca palpasyon normal olsa bile tiroid malignitesi riski olan veya boyunda lenfadenopati saptanan her bireye de ultrasonografik değerlendirme yapılmalıdır.

    Tiroid USG raporunda; nodüllerin yerleşim, şekil, boyut, sınırlar, içerik, ekojenik yapı ve kanlanma özellikleri değerlendirilmelidir. Nodüllerin malign olma ihtimalini arttıran ultrasonografik bulguları şunlardır: hipoekojenik yapı, düzensiz sınırlar, mikrokalsifikasyonlar v.b.

    9. HANGİ TİROİD NODÜLLERİNE BİYOPSİ YAPILMALIDIR?

    -Solid:hipoekoik 10mm üzerinde ise, veya 5mm üzerinde risk grubunda hasta veya şüpheli ultrasonografik bulguları olan

    -İzo-hipoekoik: 1-1.5cm arasında olanlar

    -Karışık veya süngerimsi:1.5-2cm arasında olanlar

    -Saf kistik: biyopsi gerekmez, büyükse boşaltılmalıdır.

    -Multinodüler: en büyük nodül ve ultrasonografik olarak şüpheli diğer nodüller

  • Tiroid hastası mıyım?

    1. Guatr nedir, neden oluşur?

    Tiroid bezi boynun ön kısmında yerleşen ve vücudumuz için hayati öneme sahip bir iç salgı bezidir. Normal ağırlığı yaklaşık 20 gram kadar olup herhangi bir nedenle büyümesine guatr denir. Nodül olmaksızın tiroid büyümesi basit (diffüz) guatr, nodüllü tiroid büyümesi nodüler guatr olarak adlandırılır. Guatr oluşumunda iyot elementinin gıda ile yetersiz alınması, genetik yatkınlık, çevresel ve kişisel özellikler gibi değişik faktörler etkili olmaktadır. Ayrıca bizim yaptığımız bir çalışmada obezite ile tiroid büyüklüğünün sıkı ilişkisi olduğunu gösterdik.

    2. Tiroid hormonları neden önemlidir?

    Tiroid hormonu vücudumuzda; büyüme, gelişme, enerji oluşumu ve enerji kullanımı, vücut ısısının sağlanması ve devamlılığı, her türlü metabolizma faaliyetinin normal şekilde sürdürülebilmesi için çok önemli roller üstlenmektedir. Dolayısıyla tiroid hormonunun gereğinden az ya da fazla salgılanması vücuttaki her organ üzerinde ciddi rahatsızlıklara sebep olabiliyor.

    3. Tiroid hastalıklarının belirtileri ve bulguları nelerdir?

    Çeşitli hastalıklarda tiroid hormonlarının fazla üretilip salgılanması (hipertiroidi) ya da olması gerekenden az üretilmesi ve salgılanması (hipotiroidi) söz konusu olabilir. Salgının fazla olması durumunda çarpıntı, aşırı iştah ve yemek yemeye rağmen kilo kaybı, sinirlilik, ellerde titreme, terleme, saç dökülmesi, kas ağrısı, ishal gibi şikâyetler oluşurken, salgının yetersiz olması halinde hareketlerde yavaşlama, halsizlik, yorgunluk, uyuma isteği, saç dökülmesi, vücutta su tutulması ve kilo artışı, ciltte kuruma, ses kısıklığı, kabızlık, kadınlarda adet düzensizliği gibi şikayetler ortaya çıkar.

    Tiroid bezinin yapısal hastalıklarında; nodüllerin sayı ve büyüklüğüne göre boyunda şişlik, nefes borusuna bası nedeniyle öksürük veya ilerlemiş olgularda nefes almada zorluk, yemek borusuna bası nedeniyle yutkunma zorluğu, ses kısıklığı gibi belirtiler olabilir.

    4. Tiroid nodülü nedir, nasıl oluşur?

    Tiroid bezinde ortaya çıkabilen yuvarlak ya da elips şeklindeki oluşumlara nodül denir. Elle muayene ile hastaların %5-10’unda nodül saptanabilirken tiroid ultrason kullanımının yaygınlaşması ile erişkin insanların hemen hemen %50’sinde tiroid nodülü veya nodüllerinin bulunabileceği gösterilmiştir. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülürler. Nodüllerdeki en önemli tanımlayıcı özellik nodülün kanser olup olmadığıdır. Tiroid nodüllerinin kanser riskini ortaya koymada kullanılan en önemli yöntem nodüllerden ince iğne ile alınan biyopsilerdir. Genel olarak, nodüllerin yaklaşık %90’i iyi huylu olmasına karşın %10 civarında nodül içinde kanser bulunabilmektedir.

    5. Tiroid hastalıklarında tanı yöntemi nedir?

    Öncelikli olarak kanda tiroid hormon düzeylerine (ST4 ve TSH) bakılmalıdır. Tiroid hastalıklarında olmazsa olmaz tanı aracı ultrasonografi muayenesidir. Bazı hastalarda tiroid sintigrafisi de tanısal amaçla kullanılmaktadır.

    6. Tiroid hastalıkları nasıl tedavi edilmektedir?

    Biyopsi sonucu kanser açısından şüpheli yada kanser çıkan hastalar ile mekanik basıya neden olan büyük nodüle sahip olan hastalar ameliyat edilmelidir. Bu durumda, çoğu zaman tiroid bezinin tamamı çıkarılmakta olup bu hastalar ömür boyu dışarıdan tiroid hormonu almak zorundadırlar. Ayrıca Hashimoto hastalığı gibi tiroid hormon eksikliği durumlarında hastalar ömür boyu dışarıdan tiroid hormonu almalıdırlar. Tiroid hormon fazlalığı olan hastalarda hormon fazlalığı ilaç veya radyoaktif iyot tedavisi vererek ya da ameliyat ile tedavi edilmelidir.

  • Tiroid nodülleri ve takibi

    Tiroid nodülleri tiroid bezinin içinde, tiroidden farklı olarak ayırt edilebilen kitlelerdir. Bu kitlelerin en önemli özelliği, nadir de olsa bir tiroid kanserini temsil etmeleridir. Bu nedenle bazı özellikleri taşıyan nodüllerde iyi huylu oluşum-kanser ayrımının yapılması gerekir. Bu ayrım tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi (TİİAB) ile alınan doku örneğinin patolojik olarak incelenmesi ile yapılabilir. Tiroid boyun ön yüzünde, hemen cilt altında yerleşmiş, yani kolay erişilebilir bir organdır. Tiroid kanserleri de tanı konulduğunda büyük oranda tam şifa şansına sahip kanserlerdir. Dolayısıyla TİİAB işlemi ultrasonografinin de yaygın olarak kullanımı sayesinde nispeten kolay uygulanabilir bir işlem olduğundan, gereken durumlarda ihmal edilmeden yapılması gereken bir işlemdir.

    Tek nodüller, 40 yaş altı bireyler ve erkek cinsiyette görülen nodüller ve ultrasonografik bazı özellikler (nodül yapısı, ultrasonografik ekosu, kalsifikasyon içeriği ve tipi, kanlanma özelliği, nodülün sınırları, vs.) taşıyan nodüllerde değerlendirme yapılırken çok daha titiz olunmalıdır.

    Aspirasyon biyopsisi yapılarak iyi huylu olduğu kanıtlanan nodüllerin kanser olasılığı çok çok düşmekle birlikte tamamen sıfırlanmaz. Bu nedenle de bu nodüllerin boyut, boyut artışı durumunda ise biyopsi tekrarı açılarından periyodik olarak takibi gerekir. Bu takipte en önemli noktalardan birisi de ultrasonografinin hacim ölçümü açısından nodülün üç boyutunu da içermesidir. Aksi durumda nodülün boyut takibi mümkün olamamaktadır.

  • Tiroid hastalıkları kısırlık ve düşüğe sebep olur mu ?

    Tiroid hastalıkları diyabetten sonra üreme çağındaki kadınlarda en sık karşılaşılan endokrin bozukluklardır. Üreme çağındaki kadınlarda kısırlığın çok sayıda sebebi vardır. Bu sebepler anatomik, hormonal, trombotik (kanda pıhtılaşma bozuklukları), genetik, enfektif, ototimmün (bağışıklık sisteminin kendini harap etmesi) ve bilinmeyen sebepler olarak sınıflandırılabilir. Otoimmün sebeplerden biri de tiroid otoimmünitesidir. Tiroid otoimmünitesi ; Anti –tiroperoksidaz (TPO), Anti –tiroglobülin (TG) yüksekliği ile beraber tiroid fonksiyonlarının normal veya bozulmuş olmasını tanımlar.

    Normal sağlıklı kadınların %5-20 sinde tiroid antikorları yüksek bulunmaktadır. Tekrarlayan düşüğü olan kadınların %20-25’de, tüp bebek tedavisi yapılan kadınların %20’de tiroid antikorları yüksek bulunmaktadır. Çeşitli çalışmalarda infertilite ile beraber , endometriozis, polikistik over sendromu, prematür over yetersizliği ile tiroid otoimmünitesi arasında ilişki bulunmuştur. Tiroid otoimmünitesi embriyonun rahim duvarına tutunmasını hücresel ve immünolojik yolları etkileyerek engellemektedir. Tiroid otoimmünitesi yüksek olan hastalarda düşük riski 3-5 kat artmıştır. Tekrarlayan düşükleri olan kadınlarda tiroid antikorları yüksek bulunmuştur. Tiroid hormonları normal olan tiroid antikorları yüksek hastalarda bile düşük riski yüksek bulunmaktadır.

    Amerika Endokrin Birliği TSH düzeyininın gebelikten önce veya ilk trimestırda (ilk 3 ay) tüm kadınlarda ölçülmesi gerekliliğini savunmaktadır. Tekrarlayan düşük hikayesi olan veya infertilite nedeni ile tüp bebek tedavisi yapılacak olanların TSH ile beraber mutlaka tiroid otoimmünitesi açısından da taranması gerekmektedir. Gebelik öncesi hedef TSH değerinin ise <2.5 mU/L olması önerilmektedir. Triod antikorları yüksek olan hastalarda tiroid hormon desteği ile doğal yoldan gebe kalma ihtimalleri artmaktadır.

    Yard.Doç.Dr. Fevzi Balkan

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı

  • Kilo verememenizin sebebi olabilir ?

    Kilo vermekte zorluk çeken, diyet ve egzersize rağmen yetersiz kilo verenlerin aşağıdaki hormonal sebepler yönünden araştırılması gerekiyor.

    1-İNSÜLİN DİRENCİ: Göbek yağlanması, karaciğer yağlanmasının en sık sebeplerinden biridir. Açlık krizleri, doyamama, halsizlik, yorgunluk, sık acıkma gibi şikayetlere sebep olur. 8 saat açlık sonrası ölçülen insülin ve kan şekeri düzeyi ile hesaplanabiliyor.

    2-TİROİD HORMONLARININ YETERSİZ ÇALIŞMASI: Hashimoto hastalığı, tiroid ameliyatı veya tiroid iltihabı sonrası gelişebiliyor. Tiroid hormonlarının yetersiz salgısı vücutta su tutulumu, ödem, kilo alımı, kas ağrısı, adet düzensizliği, kabızlık yapabiliyor. Tanı kandaki hormon düzeylerine bakılarak konabiliyor. Tedavisi ömür boyu dışarıdan tiroid hormon ekstresi alarak yapılabiliyor.

    3-BÖBREKÜSTÜ BEZLERİNİN FAZLA ÇALIŞMASI:Böbreküstü bezinden aşırı kortizol salgılanması cushing sendromu olarak da biliniyor. Aşırı kortizol salgısı kilo alımı, insülin direnci, şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, adet düzensizliği, tüylenme artışı ve aydede yüze sebep olabiliyor.

    4-POLİKİSTİK OVER SENDROMU: Genç bayanların %7’de görülebiliyor. Adet düzensizliği, tüylenme artışı, yüzde tedaviye rağmen geçmeyen sivilceler, kilo alımı gibi belirtiler gösteriyor. Yumurtalık ultrasonunda çok sayıda kistin görülmesi ve hormon tetkiklerinde bozukluklar ile teşhis edilebiliyor. Tedavi edilmezse kemik erimesi, kilo alımı, kısırlığa sebep olabiliyor ve rahim kanser riskini artırabiliyor.

    5-CİNSİYET HORMONLARININ AZALMASI :Erkeklerde testosteron bayanlarda östrojen hormon düzeylerinin azalması ile teşhis edilebiliyor. Erkeklerde testosteron azlığı kas gücünde kayba, ereksiyonun olmamasına, yağlanma artışına ve kısırlığa sebep olabiliyor. Kadınlarda östrojen azalması daha çok menapozda adetlerin kesilmesi ile oluyor. Sıcak basmaları, stres,çarpıntı, kilo artışı ile kendini gösteriyor.

    6-PROLAKTİN HORMON FAZLALIĞI: Hipofiz bezinden salgılanan bir hormondur. Kadınlarda memeden süt gelme, adet düzensizliği, tüylenme artışı ile kendini gösterirken erkeklerde daha çok ereksiyon olamama ve görme kaybı ile kendini gösterir. İlaç ve bazı özel durumlarda cerrahi tedavi gerektirebilir.

    7-D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ :Eksikliği maalesef çok fazla. Güneş ışınlarına yetersiz maruziyet, ofis ortamında çalışma sıklığını artırıyor. Genelde belirti vermiyor. Kas kemik ağrıları, halsizlik, bağışıklık sistemi zayıflığına bağlı sık enfeksiyon geçirme, kemik erimesine sebep olabiliyor. Eksikliği insülin direncini ve şeker hastalığı riskini artırabiliyor.

  • Hasimoto tiroiditi

    Hasimoto tiroiditi

    HASHİMOTO TİROİDİTİ

    (KRONİK LENFOSİTİK TİROİDİT, OTOİMMÜN TİROİDİT)

    Hashimoto tiroiditi kronik otoimmün tiroiditlerden birisi olup, 1912 yılında Hashimoto tarafından tanımlanmış ve ilk önce “struma lenfomatoza” ismini almıştır.

    Tüm toplumlarda çok sık görülür. Tiroid bezinde genişleme ile başlar, hipotiroidi ile sonuçlanır. Genellikle asemptomatiktir.

    Hashimoto tiroiditi prevalansının iyot alımıyla ilişkisi gösterilmiştir. ABD ve Japonya gibi iyot alımının yüksek olduğu ülkelerde yüksek prevalans saptanmıştır. İyot yetmezliği olan bölgelerde yapılan iyot profilaksisinin tiroid bezinde lenfosit infiltrasyonunu 3 kat arttırdığı ve serum tiroid antikor pozitifliği prevalansınının %40’ın üzerine çıktığı saptanmıştır. Yine amiodaron kullananlarda iyotla oluşan hipotiroidizm sıktır. Lityum kullanan hastalarda da sıklıkla geçici de olsa 1/3 olguda hipotiroidizm gelişir. İnterferon alfa tedavisi kullanan olgularda da tiroid antikorları ve hipotiroidizm gelişebilir.

    Hashimoto tiroiditi tüm tiroid hastalıkları içinde en yaygın olanıdır ve popülasyonun %2’sinde bulunur. Tüm yaşlarda ortaya çıkarsa da, 30-50 yaş arasında sıktır. Kadınlarda erkeklere göre 15-20 kat fazla görülür. en sık karşılaşılan tablo asemptomatik guatrı olan yaşlı bir kadındır. %20 olgu hipotiroidizm bulguları ile karşımıza çıkar.

    Hashimoto tiroiditi; hipogonadizm, Addison hastalığı, diabetes mellitus, hipoparatiroidizm ve pernisiyöz anemi ile birlikte sık görülür. Bu kombinasyona “Poliglandüler yetmezlik sendromu” denir. %2-4 olgu hipertiroidizm ile kendini gösterir ve buna “Hashitoksikozis” adı verilir. Tirotoksik fazdan sonra geçici hipotiroidizm, sonra ötiroidizm fazı ve sonunda kalıcı hipotiroidizm oluşur.

    Ultrasonografik incelemede tiroid bezinde büyüme, düşük ekojenite ve heterojen görünüm karakteristiktir.

    Laboratuvar bulguları olarak; anti-tiroid peroksidaz antikor pozitifliği-anti TPO ve anti-tiroglobülin antikor pozitifliği bulunur. Tiroid antikorları pozitif olguların %50-75’i ötiroid iken, %25-50’sinde subklinik hipotiroidizm saptanmıştır.

    Tiroid lenfoması, Hashimoto tiroiditinin nadir fakat ciddi bir komplikasyonudur. Tiroid lenfoması yaşlı kadınlarda dahya sıktır ve tiroid bezine sınırlıdır.

    TEDAVİ

    1. Hashitoksikozisin tedavisi: Tedavi beta bloker ilaçlarla yapılır. (örn: propranolol 20-40mg 3×1/gün). Hashitoksikozisi klinik olarak Graves hipertiroidizminden ayırt etmek zordur. Bezin palpasyonunda Hashitoksikoziste sert bir guatr varken, Graves hastalığında yumuşak bir guatr vardır. Yüksek antikor titreleri yine Hashitoksikozisi düşündürebilir.

    2. Hipotiroidizm tedavisi: Aşikar hipotiroidizmi olan tüm olgular levotiroksin ile tedavi edilmelidir. Levotiroksin dozu serum TSH düzeyini normalin alt sınırına yani 0.3-1.0 IU/L getirecekı şekilde ayarlanmalıdır. Kadınların çoğunda gebelik süresince dozda %25-50’lik bir artış gerekir. TSH >4IU/L ve anti-TPO (+) ise mutlaka tedaviye başlanmalıdır.

    3. Guatr tedavisi: Guatrlı Hashimoto tiroiditli olgularda hasta ötiroid bile olsa guatrı küçültmek için levotiroksin verilmelidir. 6 aylık levotiroksin tedavisiyle guatrın %50-90 olguda küçüldüğü gösterilmiştir. Özellikle genç hastalarda iyi cevap genellikle alınır.

    4.Cerrahi tedavi: Cerrahi tedavi sadece önemli bası semptomları mevcudiyetinde ve kanser yönünden kuvvetli şüphe varsa düşünülebilir. Hashimoto tiroiditli hastalara iyotsuz tuz önerilmektedir:
    Hashimoto Hastalığından şüphelenilecek durumlar

    Diğer nedenlere bağlanamayan hipotiroidi

    Tiroid disfonksiyonu/guatr olmadan anti-TPO veya anti-TG pozitifliği

    Tiroid lenfoma şüphesi olan vakalar

    Ultrasonografik incelemede hipoekoik, heterojen görünüm

    HAZIRLAYAN:UZM.DR.ELYESA KARACA

    İÇ HASTALIKLARI UZMANI

  • Tiroid kanserli bir hastamın hikayesi

    Birkaç ay önce polikliniğe halsizlik ve boyunda şişlik şikayeti ile gelmişti. Şikayetlerinin bir kaç aydır olduğunu ama boğaz enfeksiyonuna bağlı olduğunu düşünüp ağrı kesici ve antibiyotik kullandığını, şişliği geçmeyince aile hekimine gittiğini, yapılan tiroid hormon tetkiki normal çıkmasına rağmen aile hekiminin kendisini Endokrin bölümüne yönlendirdiğini ifade ediyordu.

    Onu can kulağıyla dinledikten sonra muayene etmiş ve sol tarafında ele gelen sert kıvamda, yutkunmakla hareket etmeyen bir nodulü olduğunu ve boynunda bir kaç tane lenf bezesi şiştiğini farketmiştim. Bunun üzerine klinikte kullandığım ultrasonografi cihazı ile tiroidlerine bakmaya karar verdim. Hasta henüz 23 yaşındaydı. Üniversiteyi yeni bitirmiş, özel bir okulda anaokulu öğretmenliği yapıyordu. Tiroid ultrasonografisinde tiroid bezinin normal büyüklükte olduğunu fakat sol lobda en büyüğü 14*12*16 mm boyutunda , düzensiz sınırları olan tiroid bezine göre daha koyu kıvamlı , kanlanması artmış nodülü vardı. Hastaya tiroid bezinin normal çalıştığını, guatrı olmamasına rağmen Tiroid bezindeki nodüle ultrason eşliğinde iğne biyopsisi yapılması gerektiğini anlattım. Hasta başta biyopsi işlemini tereddütle karşıladı, şiddetli ağrı olacağından endişeliydi, ailesi ile görüştükten sonra karar vereceğini söyledi. İşlemin basit bir işlem olduğunu, nodülün huyu ile ilgili bizi bilgilendirip yönlendireceğini anlattım. Hastaya bir saat kadar düşünüp gelmesini önerdim. Dönüşte hasta ailesi ile konuşmuş, annesi daha önce bir arkadaşından benzer şekilde biyopsi yapıldığını ve sonucu iyi geldiği için ameliyattan kurtulduğunu anlatınca ikna olmuş şekilde geldi. Ultrason eşliğinde nodülünün bir kaç yerinden biyopsi yaptık, biyopsi sonrası ultrason kontrolünde işlem ile ilgili bir sıkıntı olmayınca hastaya 1 hafta sonra sonucu alması için randevu verdik . Bir hafta sonra geldiğinde bir haftadır endişeden dolayı uyuyamadığını, işine konsantre olamadığını ifade etmiş, biyopsi sonrası boynunda hafif bir ağrı olduğunu ama basit ağrı kesicilerle geçtiğini söylemişti.

    Hastanın biyopsi sonucu papiller tiroid kanseri şüphesi olarak gelmişti . En kısa sürede ameliyat olması gerektiğini söyleyip tanıdığım tecrübeli bir tiroid cerrahına gönderdim. Hasta 1 ay sonra ameliyat olmuştu. Patolojisi tanıyı teyit etmişti şimdi ne yapacaktı? Daha çok gençti, çocuk sahibi olmak istiyordu bunun engel olup olmayacağını soruyordu. Ona ameliyata ilave olarak tedavi amaçlı atom tedavisi vermemiz gerektiğini, atom tedavisinden belli bir süre sonra gebe kalabileceğini , ömür boyu tiroid ilacı kullanması gerektiğini ifade ettim. Radyoaktif iyot tedavisi için nükleer tıp bölümüne yönlendirdim, atom tedavi sonrası ilaç ayarı için kontrole çağırdım. Hasta 2 ay sonra atom tedavisi almış olarak geldi, atom tedavisinden sonra ağızdan tiroid ilacı başlandığını kendini şimdi çok iyi hissettiğini ameliyat sonrası olan şişliğinin geçtiğini ve aldığı bir kaç kiloyu verdiğini söyledi. Bende takiplerini ömür boyu aksatmaması gerektiğini ifade ettim.

    Hasta 5 yıldır takiplerini aksatmıyor, belli aralıklarla hormon kontrolü, tiroid ultrasonografisi ve vücut taraması yapıyoruz, ilacını hergün aç karınla almayı ihmal etmiyor. Hasta çok sağlıklı, keyifli, bu arada sağlıklı bir kızı oldu. Tiroid kanseri tedavi edilebilen bir hastalıktır.

    Yard. Doç. Dr. Fevzi Balkan

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı