Etiket: Tırnak

  • Vücudunuzda hastalık habercisi olabilecek 5 sinyale dikkat!

    Vücudunuzda hastalık habercisi olabilecek 5 sinyale dikkat!

    Tırnakta beyaz ve sarı renkleri önemseyin

    Tırnaklardaki yapı ve renk değişikliği vücutta gelişen birtakım sistemik hastalıkların habercisi olabilmektedir. Örneğin; sarı tırnaklar mantar hastalığında görülürken, kaşık tırnak durumu veya tırnaklardaki beyaz lekeler demir eksikliği anemisinin bir bulgusu olarak ortaya çıkabilir. Tırnaklarda bombeliğin artması durumu ise; siroz, akciğer kanseri, bronşektazi ve bazı bağırsak hastalıklarında görülebilen bir belirtidir. Tırnakta siyah çizgilenmeler ise tırnak yatağında kanama veya melanoma denilen bir kanser türünün habercisi olabilir.

    Gözler de sağlığın aynası

    Sklera denilen gözün beyaz kısımlarında sarı renk olması, karaciğer ve safra yolları hastalıklarının bir belirtisi olabilir. Göz kapaklarındaki ödem, şişlik böbrek fonksiyon bozukluğuna işaret ederken, gözbebeklerinin eşit büyüklükte olmaması kafa içi kanama, ve beyin travmaları gibi ciddi nörolojik hastalık durumlarında görülebilir. Göz bebeğindeki küçülmeler ise bazı kimyasal toksinlerle ve ilaçlarla zehirlenmelerini işaret edebilmektedir.

    Ciltte beyazlama ve kuruluğa dikkat!

    Ciltte kendiliğinden ortaya çıkan morarmalar; lösemi, immun trombositopenik purpura gibi bazı kan hastalıklarının erken bulgusu olabilirken; ciltteki beyazlamalar vitiligo ya da mantar enfeksiyonlarında görülebilmektedir. Saçlı deride fazla kepek, diz ve dirseklerde beyaz lekelerin varlığı sedef hastalığını; ciltte ağrılı, yüzeyden kabarık, içi su dolu kırmızı lezyonların olması ise zona hastalığını işaret edebilir. Ciltteki kuruluk ve kaşıntı, az sıvı tüketimi ya da tiroit bezinizin az çalışmasına bağlı olabileceği gibi, böbrek yetmezliğinin de bir bulgusu olabilir. Özellikle kalp yetmezliğine bağlı periferik dolaşımın bozulduğu durumlarda cilt; soluk renkli, terli veya morumsu bir renk alabilir. Ciltteki sararmalar da karotenin aşırı tüketimine bağlı olabileceği gibi karaciğer ve safra yollarındaki tıkanıklıktan da kaynaklanabilmektedir.

    İstemsiz kilo kaybı hormon problemlerinden kaynaklanabilir

    Kişide istemsiz ve hızlı kilo kayıpları varsa mutlaka tiroit hormon fonksiyonları ve kan şekeri incelenmelidir. Hipertiroidi ve diyabet hastalıkları için ani kilo kayıpları hastalığın ilk bulgusu olabilir. Bunun yanında çoğu kanser hastalığı özellikle açıklanamayan kilo kaybı ile seyredebilmektedir. Gece terlemesi, ateş ve kilo kaybı üçlüsü lenfoma ve lösemi hastalıklarında, kansızlık ile birlikte kilo kaybı ise mide ve bağırsak kanserlerinde görülmektedir. Kilo kaybına eşlik eden halsizlik, öksürük ve yüksek ateş varsa akciğer enfeksiyonları ya da tümörleri açısından araştırılmalıdır. Sırt ağrısı ile ortaya çıkan kilo kayıpları da akciğer tümörlerinin ve pankreas hastalıklarının habercisi olabilmektedir.

    Kalp yetmezliği ve siroz nedeni ile kilo artışı olabilir

    Hareketin azalması ya da yeme alışkanlıklarında bozulma olmaksızın ortaya çıkan kilo artışları, metabolik bazı hastalıkların habercisi olabilmektedir. Tiroit bezi bazal metabolizmayı düzenleyen hormonlar üretmektedir. Tiroit bezinin yavaş çalıştığı hipotiroidi durumunda kilo artışı, halsizlik, cilt kuruluğu ve saçlarda dökülme meydana gelebilir. Yine şeker metabolizmasının bozulduğu insülin direnci ve diyabet hastalıklarında da ani, açıklanamayan kilo artışı kendini gösterebilir. Kalp yetmezliği, karaciğer sirozu gibi vücutta sıvı birikiminin görüldüğü hastalıklarda da kilo artışı görülebilmektedir.

  • Çocuklarda Tırnak Yeme Alışkanlığı Nedir? Sebepleri Nelerdir?

    Çocuklarda Tırnak Yeme Alışkanlığı Nedir? Sebepleri Nelerdir?

    Tırnak yeme, çocuklarda çok sık rastladığımız bir davranıştır. Davranışsal olarak başlayıp alışkanlığa dönüşmektedir. Çocuklar hayatları boyunca birçok serüven yaşamaktadırlar. Bir yaştan diğer yaşa geçmek bile çocuklarda kaygı yaratabilir. Çocukluk döneminde birçok değişim yaşanır. Ve çocuklar bu değişimlere ayak uydurmaya çalışır bu durum da yine kaygıya sebep olur. Oluşan bu değişimlere ayak uydurmaya çalışırken her çocuk farklı tepkiler gösterebilir. Tırnak yemek de bu sebeplerden biridir. Okul öncesi dönemde daha sık karşımıza çıkar ve yetişkinlik dönemine kadar uzanabilir. Çocuğunuz bir şeye odaklanıp tırnaklarını yiyorsa kaygılanmayın ve müdahale etmeyin. Çocuğunuz bu davranışıyla birtakım şeylerle baş etmeye çalışıyor olabilir. Çocuğunuzun baş etme becerilerini geliştirmesi son derece normaldir ve gereklidir.

    Genellikle sıkıntılı ruhsal bir hal ile tırnak yeme davranışı başlıyor. Sebepleri merak, sıkıntı, stres, kaygı, alışkanlık ya da taklit olabilir. Aslında tırnak yemenin tek bir sebebi yoktur.

    Evde tartışma olayları, kardeşleri ile arasında yaşanan bir problem, geçiş dönemi, yeni bir kardeş gelmesi gibi birçok neden söylenebilir. Sosyal zorlayıcı faktörler bu davranışı tetikleyebiliyor.

    Bu davranışın alışkanlık olmaması için ebeveynler neler yapabilir?

    İkaz etmemek, uyarmamak çok önemlidir. Neyazık ki günümüzde bunu yapabilen çok nadir ebeveynler vardır. Bizler onları ısrarla uyardıkça aslında davranışlarını bilinçdışında pekişirmiş oluyoruz. ’yapma, elini ağzından çek, tırnağını yeme’ gibi cümleleri ısrarla kullandığımızda davranış artık bilinçli olarak pekiştiriliyor.

    Ödül ve ceza yöntemi davranışta kalıcı bir değişiklik yaratmaz.

    Farklı alternatifler üretin. ‘Elini ağzından çek’ yerine bana bir bardak su getirir misin? Işığı kapatabilir misin? O anlarda yanınıza çağırıp sorumluluklar verebilirsiniz.

  • Diyabette ayak bakımı ve önemi

    Diyabet, birtakım sorun ve sorumlulukları beraberinde getiren ve yaşam boyu süren bir hastalıktır.Diyabetik ayak, diyabetin en ciddi ve en ağır komplikasyonlarından biridir.Diyabetli kişilerin yaklaşık %50’si tüm yaşamları boyunca diyabetik ayak gelişme riski altındadır. Bu nedenle hem tıbbi, hem sosyal, hem de ekonomik açıdan diyabette yaşanan ayak sorunları oldukça önemlidir.

    Kan şekeriniz eğer çok yüksek ve düzensiz seyrediyorsa ayaklarınızda problemler yaşamaya başlarsınız.Bunun nedeni damarlarda oluşan kan dolaşımı bozukluğudur. Bu dolaşım bozukluğu sonucunda damarlarda tahribat başlar.Yeterli kan ulaşamayan organlarda işlev bozuklukları meydana gelir.

    Aynı zamanda kan şekeri yüksek izlediğinde ayaklardaki sinirlerde hasar oluşur. Sinirler hasara uğradığı zaman ayak ve parmak uçlarında his kaybı meydana gelebilir. Bu nedenle; basınç, ağrı, kesik,yanık ve yaralanmalar hissedilmeyebilir. Kesik, yanık ve yara sonraları ayak ülserleri ortaya çıkar.Ayrıca, bazı mikroplar (bakteri ve mantarlar) şekerli ortamda daha kolay çoğalırlar. Bakteri ve mantar enfeksiyonu deri bütünlüğünü bozar ve yine yara oluşumuna yol açar. Bu yaralar çok çabuk iltihaplanarak ciddi sorunlara neden olurlar. Tedavisiz bırakıldığında, gangren ve hatta hasar görmüş bölgenin kesilmesi dahi mümkün olabilir.

    Sinir hasarı ile ayak kaslarıda güçsüzleşir. Bu da deride, yumuşak dokuda, kemik ve eklemlerde hasarlar meydana gelmesine neden olur. Bu hasarlar başladığında koşu, futbol, step vs.gibi ayağınıza daha fazla zarar verebilecek aktivitelerden kaçınmak gerekir.

    Aynı zamanda kan şekeri yüksek izlediğinde ayaklardaki sinirlerde hasar oluşur. Sinirler hasara uğradığı zaman ayak ve parmak uçlarında his kaybı meydana gelebilir. Bu nedenle; basınç, ağrı, kesik,yanık ve yaralanmalar hissedilmeyebilir. Kesik, yanık ve yara sonraları ayak ülserleri ortaya çıkar.Ayrıca, bazı mikroplar (bakteri ve mantarlar) şekerli ortamda daha kolay çoğalırlar. Bakteri ve mantar enfeksiyonu deri bütünlüğünü bozar ve yine yara oluşumuna yol açar. Bu yaralar çok çabuk iltihaplanarak ciddi sorunlara neden olurlar. Tedavisiz bırakıldığında, gangren ve hatta hasar görmüş bölgenin kesilmesi dahi mümkün olabilir.

    Sinir hasarı ile ayak kaslarıda güçsüzleşir. Bu da deride, yumuşak dokuda, kemik ve eklemlerde hasarlar meydana gelmesine neden olur. Bu hasarlar başladığında koşu, futbol, step vs.gibi ayağınıza daha fazla zarar verebilecek aktivitelerden kaçınmak gerekir.

    AYAKLA İLGİLİ KOMPLİKASYONLARI

    • Mantar enfeksiyonu
    • Nasır
    • İltihaplı şişme
    • Ayakta şekil bozuklukları
    • Derin veya yüzeyel ayak yaraları
    • Kemik enfeksiyonu (Osteomyelit)
    • Gangren

    DİYABETİN AYAKLA İLGİLİ KOMPLİKASYONLARI

    • Mantar enfeksiyonu
    • Nasır
    • İltihaplı şişme
    • Ayakta şekil bozuklukları
    • Derin veya yüzeyel ayak yaraları
    • Kemik enfeksiyonu (Osteomyelit)
    • Gangren

    DİYABETİK AYAK RİSK FAKTÖRLERİ

    • Kötü kan şekeri kontrolü
    • Sigara içmek
    • Ayağa uymayan ayakkabı giymek
    • Çıplak ayakla evde,bahçe veya deniz kenarında dolaşmak
    • Daha önceki ayak yaraları
    • Dolaşım bozukluğu
    • Sinirlerin hasarı


    EĞER AŞAĞIDA BELİRTİLEN BULGULARI KENDİNİZDE GÖZLEMLİYORSANIZ MUTLAKA DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ

    • Ayak ve tırnakta mantar enfeksiyonu.
    • Tırnak batması.
    • Nasır oluşumu
    • Deride çatlakların oluşumu
    • Ciltteki yaralar ve kesiler
    • İçe doğru büyüyen tırnaklar
    • Ayaktaki renk değişiklikleri (morarma , solukluk)
    • Bölgesel ısı artışı
    • Ağrı ve his kaybı
    • Ayak yada ayak bileğinde şişlik
    • Ayak şekli ve görünümündek değişiklikler

    Muayene Sıklığı

    DOKTOR TARAFINDAN HANGİ SIKLIKTA AYAK MUAYENE EDİLMELİDİR?

    • Tip 1 diyabette tanı konulduktan 3 yıl sonra ve daha sonra her yıl
    • Tip 2 diyabette tanı konulduğu zaman ve daha sonra her yıl
    • Herhangi bir şikayet olduğunda mutlaka muayeneye gelinmelidir.

    DOKTOR AYAK MUAYENESİNDE NELERE BAKAR?

    • Dolaşım bozukluğu
    • Sinir hasarı
    • Deri değişiklikleri
    • Şekil değişiklikleri
    • Yaralar
    • Tırnaklar

    AYAK BAKIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

    • Sigarayı bırakınız.
    • Evde, plajda çıplak ayakla yere basmayınız, ayağınıza mutlaka terlik giyiniz.
    • Ayaklarınızı her gün tahriş etmeyen bir sabunla ılık suda (37 dereceyi geçmeyecek) yıkayınız.Yıkama sonrası özellikle parmak aralarınızı yumuşak bir havlu ile iyice kurulayınız. Bu kurulama özellikle parmak aralarında çıkan mantar enfeksiyonunu önleyecektir.
    • Kuruma ve çatlamalara karşı ayaklarınıza nemlendirici krem sürebilirsiniz. Fakat kremi kesinlikle parmak aralarına sürmeyiniz.

    • Çoraplarınızı her gün değiştiriniz. Ayağı sıkmayan pamuklu çorapları tercih ediniz
    • Lastikli kısımlarının özellikle sıkmamasına dikkat ediniz.Tamir edilmiş yada dikilmiş çorapları giymeyiniz. Bunlar deri zedelenmelerine, tahrişe neden olabilirler.
    • Ayaklarınızdaki nasır ve sertleşmiş deri kısımları için asla kesici alet kullanmayınız.
    • Ayak tırnaklarınızı banyodan sonra yumuşak iken kesiniz, çok kısa kesmeyiniz ve köşeleri derin almayınız. Tırnak törpüsü ile daha sonra törpüleyiniz.
    • Ayaklarınızı herhangi bir ısıtıcıda (soba, kalorifer, elektrikli ıstıcı vs.) yada sıcak su torbası kullanarak ısıtmayınız. Bu şekildeki ısıtmalarda farkında olmadan ayaklarınızda ciddi yanıklar oluşabilir.
    • Ayaklarınızı soğuk hisettiğinizde çoraplarınızı giyiniz.
    • Banyoya girmeden önce mutlaka suyun ısısını aileden birine kontrol ettiriniz. Isısını ölçmeden banyoya adım atmayınız. Çünkü, ayak sinirlerindeki hasar nedeniyle suyun ısısını hissedemeyebilirsiniz.
    • Ayaklarınızı her gün (gece yatmadan önce olabilir) kontrol ediniz.Göremediğiniz kısımlara ayna yardımıyla bakabilirsiniz.Bu şekilde ayaklarınızda oluşan kesik, çizik gibi yaralanmaları, şişmeleri, cildin kuruluğunu, kızarıklık ve su toplanmalarını erken fark edip önlemini alabilirsiniz .
    • Tırnakların etrafındaki ölü dokuları ve kabarcıkları asla kesmeyiniz.
    • Ayağınızdaki sertlikler, nasırlar, tırnak sorunları için piyasada satılan kozmetik ürünleri doktorunuza danışmadan kullanmayınız.
    • Dolaşım bozukluğuna neden olacağından,bağdaş kurarak veya bacak bacak üst üste atarak oturmayınız.
    • Her gün ayaklarınızın alt ,üst, topuk ve parmak kısımlarına dokunarak his kontrolü yapınız.
    • Düzenli ve iyi bir ayak bakımı alışkanlığı kazanınız.

    Ayakkabı Seçimi

    DİYABETLİ KİŞİNİN AYAKKABI KULLANIMI VE AYAKKABI SEÇİMİ

    Diyabetli kişinin ayakkabı kullanımında dikkat etmesi gereken hususlar ve ayakkabı seçimi şu şekilde olmalıdır:
    • Ayağınızı sıkmayan, ayağa iyi oturan, rahat ve yumuşak ayakkabılar giyiniz. Gerekirse ayağınıza özel ayakkabılar yaptırınız.
    • Ayakkabılarınızı çorapsız giymeyiniz.Ter emici,gerektiğinde sıcak gerektiğinde serin tutan ,dikişsiz,dar olmayan esnek çorapları tercih ediniz.
    • Ucu açık terlik ve parmak arası sandalet kullanmayınız.(Cam, çivi, taş vb şeyler ayağınıza batabilir)
    • Ayakta kabarcık ve sürtünme oluşturabilecek alanlar açısından,ayakkabınızı giymeden önce,mutlaka içini silkeleyerek kontrol ediniz.(taş vs açısından)
    • Ayakkabınızın içini haftada bir kez ıslak sabunlu bezle siliniz.
    • İç tabanlık eskimiş ise değiştiriniz. (6 ayda bir değiştirilebilir)
    • Dış yüzeyinin korunması için ayakkabınızı sık sık boyatınız.
    • Sandaletler, yüksek topuklu ve sivri burunlu ayakkabılar giymeyiniz. Bu tür ayakkabılar ayaklarınızın aşırı basınç altında kalmasına neden olur ve bu bölgelerde derinin ezilmesine yol açar.
    • Ayaklarınız sabahki büyüklüğünü gün boyu koruyamazlar, şişerler. Bu nedenle ayakkabı almaya öğleden sonra gidiniz.Yeni ayakkabı aldığınızda gün içerisinde en fazla 1-2 saat süreli giymeye çalışarak, ayaklarınızın ayakkabıya alışmasını sağlayınız.
    • Basınç alanlarını rahatlatmak için mümkünse gün içerisinde ayakkabılar değiştirilmelidir.
    • Egzersiz yapacağınız zaman, koşu ve yürüyüş ayakkabıları giyiniz.
    • Ayaklarınızda şekil değişikliği veya yara varsa ,buna uygun ısmarlama ayakkabı yaptırmayı düşünebilirsiniz.

    AYAKLARDA YAŞANAN SORUNLARA YÖNELİK TEDAVİ NASIL OLUR?

    Ayakta oluşan yara ve enfeksiyonun çeşidi, derinliği ve büyüklüğüne uygun tedavi yaklaşımları vardır. Uzmanlar tarafından (Endokrinolog, Dermatolog, Plastik cerrah,Kalp ve Damar cerrah, Ortopedist, Enfeksiyon hastalıkları uzmanı) sorununuza yönelik gerekli tedavi planı düzenlenir.

    İlk ve en önemli tedavi, sıkı kan glukoz kontrolünün devamlılığının sağlanmasıdır. Bu devamlılığın sağlanması için, öncelikle diyet programının yeniden düzenlenmesi ve diyabete yönelik almış olduğunuz tedavinin yeniden gözden geçirilmesi gerekir.

    Bu nedenle doktor kontrollerinize düzenli olarak gidiniz.Ayak sağlığınızı önemseyerek gerekli bakımlarınızı ihmal etmeyiniz.

    Sağlıklı bir yaşam sürdürmeniz dileğiyle….

    DİKKAT…!

    • Kesinlikle sigara içmeyin.Sigara kullanımı damar ve sinir sistemine oldukça fazla zarar verir.
    • Diyabetle yaşamda; Diyet,egzersiz ve doktorunuzun size önermiş olduğu tedaviyi uygulayabilmenizin yanı sıra, kendinizi takip ederek bakımlarınızı yapmanız, yaşamınızı sağlıklı sürdürebilmeniz için büyük önem taşır.
    • Erkek ve kadın diyabetik hastaların yaklaşık %5 ‘in de parmak veya ayak kesilir.Bu kötü sonuç, iyi bir kan şekeri kontrolü ve günlük ayak bakımı ile çoğu kez önlenebilmektedir.
    • Ayağınızda sorun gözlemlediğinizde ilk iş olarak doktorunuza başvurunuz.

    DİYABETİK AYAK ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIKTIR.

  • Tırnak yeme

    Tırnak Yeme Nasıl Bir Davranıştır?

    Tırnak yeme, yaygın bir stres azaltma davranışıdır. Herhangi bir stres, heyecan, sıkkın bir durum veya boş zamanında tırnağınızı ağzınızda bulursunuz. Ayrıca aileden öğrenilerek edinilen bir davranış olarak da başlayabilir. Tırnak yeme davranışı, parmak çıtlatma, burun çekme, saç yolma veya çekme, diş gıcırdatma gibi psikolojik alışkanlıklardandır.

    Tırnak yeme; tırnağı, tırnak etini diş ile koparma ve kemirme eylemidir. Çocuklar genelde kopardıkları tırnağı yemezler.

    Tırnağınızı ne zaman yemeye başladığınızı fark etmezsiniz. Okuma, televizyon seyretme, telefonda konuşma gibi bir aktivite içindeyken bu davranışı düşünmeden tırnak yersiniz. Tırnak yeme davranışı, tırnağın etrafındaki kütikülü ve yumuşak dokuyu ısırmayı da kapsar.

    Kimler Tırnak Yer?

    Her yaştan insan tırnak yer. Yaşları 10-18 arasındaki çocukların yarısı tırnaklarını en az bir kez yemiştir. Tırnak yeme en çok ergenlikte artar.

    18-22 yaşındaki genç erişkinler tırnaklarını yer. 30 yaşında doğru insanların çoğu tırnak yemeyi bırakır, az bir kısmı yetişkinlikte de tırnak yemeye devam eder. 10 yaşından sonra erkekler kızlardan daha fazla tırnak yeme alışkanlığındadır.

    Çocukluk çağında 2-3 yaşından sonra tırnak yeme davranışı başlar. Çok nadir olarak 5 aydan sonraki erken dönemlerde de görülebilir. Bu dönemler bizim oral dönem dediğimiz elini ağzına götürme, parmak emme, tırnak yeme gibi davranışların doğal olarak yaşandığı bir dönemdir. Çocuk çevreyi kendi vücudunu öğrenmeye ve çevreyle etkileşime girerken bazen zorlanır, bazen kendi vücudunun bir bölümünü oyalamak, rahatlık ve güvenlik duyma gereksinimleri ile tırnak yemeye başlayabilir.

    Tırnak Yeme Nasıl Alışkanlık Haline gelir?

    Ailelerin çocuğun davranışlarını düzeltmeye, kontrol etmeye çalıştığı bu yüzden elini ağzına almaması, tırnak yememesi için de uyarıların başladığı bir dönemdir ayrıca da…Uyarılan ve dikkatin bu davranış üzerine yoğunlaştığını hissetmesi üzerine de çocukta tırnak yeme davranışı pekişmeye ve bir alışkanlık haline gelmeye başlayabilir.

    ‘Elini ağzını götürme kızım, pis olursun’

    ‘Ayıp ayıp elini ağzından çek’

    ‘Kötü çocuk olursun karnın ağrır’

    ‘Karnın mikropla dolar’

    ‘Elini ağzından çekersen /tırnak yemezsen sana hediye alıcam’

    Gibi uyarılar maalesef hem kötü mesajlar içermekte, hem davranışın olumsuzluğunu fazla abartarak çocuğunuzdan istediğiniz davranışı anlamamasına neden olmaktadır.

    Yani kısacası bu cümleleri tekrarlıyorsanız maalesef çocuğunuzun tırnak yemesini kesmiyor hatta bu davranışın pekişmesini sağlıyorsunuz.

    — İlk başta uyarılıp sonra serbest kalan çocuklar ilgi çekmek için tırnak yemeye veya elini ağzına almaya devam etmektedir. Yani bazen çocuklar ailelerinin ilgilerini çekmek için bu davranışı devam ettirirler.

    –Bir başka nedeni de çocuğun ve ailenin hayatını etkileyen duygusal olaylar tırnak yeme davranışlarının başlamasına neden olabilir. Mesela; annenin işe başlaması, yeni bir kardeşin olmasıyla ilginin bölünmesi, azalması, sevdiği birinin hastalanması veya kaybı, anne babanın boşanması, evde anne-babanın kavgalarına maruz kalmak, ailenin baskıcı eleştirel tutumu, okula başlamayla birlikte ders başarısızlığı, arkadaşlarına uyum sağlayamama…gibi.

    –Tırnak yeme davranışı ergenliğe geçişle birlikte de başlayabilir. Sosyal, duygusal, fiziksel, içsel birsürü alanda değişimler yaşayan çocuk kendini rahatlatma davranışı olarak tırnak yeme davranışına başlayabilir. Derslerle ilgili kaygıları olması, sınav kaygısı, çekingenlik, akranlarıyla ve ailesiyle sorun yaşayan çocuk bu dönemde tırnak yeme davranışı gösterebilir.

    –Ailede tırnak yenmesi çocuğun bu davranışı rol model olarak alması yönden bu davranışın tetikleyicisi olabilmektedir. Çocuğu tırnak yiyen ailelerin çoğunda anne,baba, dede ,amca kardeşlerde de bu davranışın olduğunu bilmekteyiz. Hatta bazı çalışmalarda bu davranışların genetik olarak da geçtiği hakkında çalışmalar bulunmaktadır.

    Tırnak Yeme Nasıl Azaltılır/Kesilir?

    Erken yaşta başlayan tırnak yemelerde bu davranış üzerine durulmamalı, uyarılmamalıdır. Ailede uyaran varsa uyarmaması yönünden bilgilendirilir.

    Bu davranışın üzerine durmak, çocukla inatlaşmak, azarlamak, ödüllendirmek, eline vurmak ve bu durumdan rahatsız olduğunuzu belli etmek (davranışlarımızla istemeden) gibi tutumlar bırakılmalı.

    Hangi zamanlarda elini ağzını aldığı gözlenerek o vakitlerde çocuğun elini, ağzını oyalayacak başka ilgi veya davranışlar kazandırılabilir. Yatağa yatarken oyuncağa sarılması, televizyon seyrederken meyve yedirmek, sakız çiğnetmek, eline ip vererek oyalatmak, gibi. Ancak yerine koyulan davranışın kazanılması ve eski davranışın bırakılması için zamana ihtiyaç vardır, bunu unutmayın.

    Çocuğunuzun tırnak yemeyle birlikte diğer inatlaşma davranışları yani ebeveyn-çocuk ilişkilerinde problem varsa çocuk psikiyatristi veya psikologlarla başvurularak iletişimin artırılması ve ilişkinin düzenlenmesi adına tavsiyeler veya görüşmeler gerekebilir.

    Tırnak yeme ile birlikte çekingenlik, okulda kendini gösterememe, derslerde problem yaşama, hırçınlıkları, uyku iştah problemleri varsa en yakın çocuk psikiyatrisi uzmanına başvurup altta yatan durumların tespiti ve tedavisi yapılmalıdır. Çocuğunuz depresyon, kaygı bozukluğu, dikkat eksikliği, hiperaktivite sendromu, algılama güçlüğü çekiyor olabilir.

    8-10 yaşını geçmiş çocuklarda tırnak yeme davranışı için sadece çocukla birlikte davranışın sıklığı, bu davranışla ilgili düşündükleri, aldığı tepkiler, kendini ifade becerisinin artırılması ve davranışın yerine başka davranışlar koyma şeklinde hem bilişsel hem de davranışsal terapi uygulamaları işe yarayabilir.

    Son aile ve çocuk; tırnak yemenin çocuk için ve kişi için normal bir davranış olduğunu anlaması ve kendisindeki bu davranışın normal olduğunu fark etmesi en önemli tedavi adımıdır.

    Uz.Dr. SELCEN ESENYEL

    Çocuk Ve Ergen Psikiyatristi

  • Çocuğum tırnaklarını yiyor, ne yapacağım?

    Tırnak yeme alışkanlığı çoğunlukla 3-4 yaşlarından sonra başlar. Üç çocuktan birinde tırnak yeme davranışı görülür. Bu oran erken ergenlik çağına kadar sürer. Ergenlik çağında tırnak yiyen çocukların sayısı %45-50’ye yükselir. Yani ergenlik çağına doğru çocukların hemen hemen yarısı tırnak yeme davranışı gösterir. Sebep gençlerin çevreden onay görmemeleri olarak değerlendirilebilir. Tırnak yiyen çocukların ailelerinin çoğunda tırnak yiyenlere rastlanır. Bu sebeple bu alışkanlığın büyükleri taklit etmek suretiyle öğrenildiği ileri sürülmektedir. Ergenlik çağında sosyal onay görenlerin çoğu bu alışkanlığı terkeder.

    Tırnak yeme bir güvensizlik, değersiz ve yalnız hissetme, kaygı belirtisi olarak kabul edilir. Çocuğa ailede aşırı baskıcı veya tersine korumacı davranılması, çocuğun sürekli azarlanarak eleştirilmesi, kıskançlık, yeterli ilgi ve sevgi görememe sıkıntı ve gerginlik, okulda öğretmen veya başarısızlık korkusu, arkadaşlık ilişkilerinde sorunlar başlıca nedenlerdir. Anne baba geçimsizlikleri, ailedeki sorunlar çocuklarda tırnak yemeye neden olabilir.

    NELER YAPILABİLİR??

    Çocukta kaygı, gerginlik, güvensizlik hissi yaratan nedenleri saptayıp bunlara çözüm getirilmeli.

    Çocuğu azarlamak, korkutmak, ceza vermek gibi zorlayıcı yöntemlerin uygulanması yararlı değil hatta bazen daha ağır duygusal problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

    Çocukları korku, kaygı yaratacak durumlardan uzak tutmak gerekir. Küçük çocukların kaygı korku verici televizyon filmlerini izlemeleri, bilgisayar oyunları oynamaları sakıncalıdır.

    Çocukların ilgisi başka yöne çekilebilir. “ Hadi gel oyun oynayalım “, “Bugün ne oldu biliyor musun?….” Şu son oynadığın oyunun ismi neydi” gibi dikkatini gerçekten dağıtacak şekilde olmalı. Sinema, televizyon izlerken onun ağzını çiğneyecek bir şeyle meşgul etmek (sakız, meyve, kuruyemiş gibi) tırnak yemenin önüne geçebilir. Çocukları ara sıra başarılarından dolayı ödüllendirmek, yaptığı iyi şeyleri pekiştirmek gerekir. Ancak bunun uygun şekilde kullanılması gerekir. Aksi takdirde çocuk yeni ödüller almak için bunu kullanabilir. Tırnak derin kesilebilir.

    Çocuğun kendi tırnak bakımıyla uğraşması da yararlı olabilir. Tırnak yemenin çok kötü bir alışkanlık olmadığı ve bunu isteyenlerin kolaylıkla terk edebilecekleri çocuklara anlatılmalıdır. Çocuk bunu benimsediği zaman bu alışkanlıktan vazgeçmek için çaba gösterecektir.

  • ÇOCUKLARDA TIRNAK YEME DAVRANIŞI

    ÇOCUKLARDA TIRNAK YEME DAVRANIŞI

    Tırnak Yeme Ve Parmak Emme Alışkanlığı

    Tırnak yeme alışkanlığına çoğunlukla 3-4 yaşlarından önce başlamaz. (Çok ender olarak 5 aylık gibi erken bir dönemde görülebilir). Çocukların %33 de tırnak yeme davranışı görülür. Bu oran erken ergenlik çağına kadar sürer. Ergenlik çağında tırnak yiyen çocukların sayısı %40-45’e yükselir. Yani ergenlik çağına doğru çocukların hemen hemen yarısı tırnak yeme davranışı gösterir. Bunun nedeni olarak gençlerin çevreden onay görmemeleri olarak değerlendirilir. Ayrıca tırnak yiyen çocukların ailelerinin çoğunda tırnak yiyenlere rastlanmaktadır. Bunun içinde tırnak yemenin bir taklit olduğu ve büyükleri taklit etmek suretiyle öğrenildiği ileri sürülmektedir. Ergenlik çağında sosyal onay görenlerin çoğu bu alışkanlığı terletmektedir.

    Tırnak yemek bazen ayak parmaklarını ısırmakla ve ayak tırnaklarını el parmaklarıyla yakalama ile ilişkili görülmektedir. Ayak parmağı tırnağının yenilmesi ve ısırılması hemen hemen sadece kızlarda görülmektedir.

    TIRMAK YEME DAVRANIŞLARININ NEDENLERİ

    Tırnak yeme davranışından çok bu davranışa neden olan olayları saptamak gerekir.

    Bu davranışın altında yatan sebepler parmak emmede olduğu gibi çoğunlukla psikolojik rahatsızlıklardır.

    Alışkanlık daha çok baskı altına alınmış heyecanların ilgilendiği durumlarla olup, çocuk bunun arzu edilmeyen bir davranış ve alışkanlık olduğunu anlayınca kökleşmekte olduğu görülmektedir.

    Tırnak yeme bir güvensizlik belirtisi olarak kabul edilir. Aile içinde aşırı bakılı ve otoriter bir eğitimin uygulanması, çocuğun sürekli azarlanarak eleştirilmesi, kıskançlık, yeterli ilgi ve sevgi görememe sıkıntı ve gerginlik başlıca nedenlerdir.

    Anne babanın yaşantısı da önemli bir etkendir. Anne baba geçimsizlikleri anne babanın sık sık kavga etmesi ailedeki sorunlar çocuklarda tırnak yeme gibi davranışlara neden olur. Bunun yanı sıra anne babanın aşırı kaygılı olması çocuğu aşırı derecede koruyup kollaması ayrıca anne babanın çocuklar arasında ayrım yapması çocuklar arasında kıskançlığa yol açar. Bu da dolaylı şekilde kendini tırnak yeme olarak gösterir. Tırnak yeme daha önce belirttiğimiz gibi taklit yoluyla da edinilebilen bir davranıştır. Ailede herhangi bir bireyin tırnak yeme davranışı göstermesi doğal olarak çocuğun ilgisini çekecektir. Ayrıca tırnak yeme davranışı olaylara bağlı olarak gelişebilmektedir. Çocuğu tedirgin eden herhangi bir olay veya çevrede onun için hoşnutsuzluk yaratacak herhangi bir durum bu davranışı göstermesine yol açar.

    TEDAVİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER

    En etkili yöntem 3-4 yaşlarına kadar bu alışkanlığın anne baba tarafından görmezlikten gelinmesidir. Daha sonra bu alışkanlık devam ederse; çocuğun gerginlik ve uyumsuzluk nedenleri iyice araştırılmalı ve bunlar saptanarak çözüm getirilmeli

    Çocuğu azarlamak, korkutmak, ceza vermek gibi zorlayıcı yöntemlerin uygulanması yararlı olmamaktadır. Hatta kimi zaman daha ağır duygusal problemlerin çıkmasına neden olabilir.

    Çocukları korku kaygı yaratacak durumlardan uzak tutmak gerekir. Küçük çocukların kaygı korku verici televizyon filmlerini izlemeleri, kavgalı olaylarda bulunmaları çocuğu heyecanlandıracağı için sakıncalıdır.

    Tırnak yiyen çocuklara geceleri yatarken eski hafif eldivenleri giydirmek. Çocuk gece tırnaklarını yemek veya ısırmak istediğinde hatırlatıcı olması bakımından yararlı olabilir. Parmak ve tırnağa acı fakat zararsız bir sıvı sürülebilir. Bu hem hatırlatıcı ve hem de tırnağını ağzına götürdüğü zaman acı ile birleştiğinde terk etmeye yardımcı olabilir.

    Çocukların ilgisi başka yöne çekilebilir. Sinema, televizyon izlerken veya radyo dinlerken onun ağzını çiğneyecek bir şeyle meşgul etmek tırnak yemenin ve ısırmanın yerine gelecek bir etkinlik olabilir. Çocukları ara sıra başarılarından dolayı ödüllendirme bazı durumlarda yarar sağlayabilir. Ancak bunun kısıtlı ve uygun şekilde kullanılması gerekir. Aksi takdirde çocuk yeni ödüller almak için bunu kullanabilir. Tırnak derin kesilebilir. Çocuğun kendi tırnak bakımıyla uğraşması da yararlı olabilir. Bunun içinde çocuğa manikür ve pedikür malzemeleri alınabilir.

    Son söz ve bir önlem olarak tırnak yemenin ve ısırmanın çok kötü bir alışkanlık olmadığı ve bunu isteyenlerin kolaylıkla terk edebilecekleri çocuklara anlatılmalıdır. Çocuk buna inandırıldığı zaman bu alışkanlıktan vazgeçmek için çaba gösterecektir. Çünkü dış etkenler çocuğun bu alışkanlıktan vazgeçmesine fazla etkili olmamakla bazı hallerde alışkanlığın kökleşmesine ve başkalarını kızdırmak ve huzursuz etmek için bir araç olarak kullanılmasına neden olmaktadır.

  • Tırnak Yeme & Zeka Testi

    Tırnak Yeme & Zeka Testi

    Tırnak Yeme

    Tırnak yeme alışkanlığı, bir başka deyişle onikofajya, bir dürtü kontrol bozukluğu ya da obsesif-kompulsif (takıntı hastalığı) bozukluk olarak kabul edilir.

    Çocuklukta başlayabilen bu alışkanlık, çocukların yaklaşık yüzde 30’unda, ergenlik çağındaki gençlerin yüzde 45’inde ve genç yetişkinlerin yüzde 29’unda görülür. Tırnak yeme, ileri yetişkinlik döneminde azalmaya yatkındır.

    Tırnak yeme, deriye zarar veriyor ya da tırnak etlerini enfeksiyona elverişli hale getiriyorsa tehlikelidir. Tırnak yiyen pek çok kişi için en çok tırnaklarda oluşan kötü görüntüdür.Tedavsisi vardır.

    Zeka Testi

    Her anne baba çocuğunu zeki hatta fevkalade zeki olduğunu düşünür.Oysa ki zeka bir engeli aşma gücü,detayları algılama durumudur.Öğrenme ile karıştırılır.Çabuk okuyup anlayan zeki ikinci kez okuyup anlayanın zeka seviyesi düşüktür diyemeyiz.Sadece ikisinin öğrenme hızı farklıdır diyebiliriz.Merkezimizde WISC-R zeka testi yapılıp çocuğun zeka yaşı ve türü ortaya konulmaktadır

  • ÇOCUKLARDA TIRNAK YEME

    ÇOCUKLARDA TIRNAK YEME

    Tırnak yeme çocuklarda:

    • Genellikle 3-4 yaşından sonra ortaya çıkan,

    • Erkeklere kıyasla kızlarda daha çok görüldüğü bilinen,

    • Özellikle ergenlikte sık karşılaşılan bir durumdur.

    Tırnak yeme davranışı bazı aileler için sorun olarak görülmemektedir. Oysaki ilerleyen zamanlarda bu davranış kronik bir hal alabilmektedir. Bu durumda çocuğun tırnak yapısı bozulmakta, kötü bir görüntüye sebep olmakta, arkadaşları ve çevresi tarafından hoş karşılanmamakta hatta alay edici sözler duymasına ve çocuğun sosyal yaşamında problemlere sebep olmaktadır.

    Tırnak yeme davranışının altındaki sebepleri anlamak çocuklara nasıl davranılacağını belirlemede ilk adımdır. Altında yatanda sebep büyük oranda psikolojik etkenlerdir. Gerginlik, öfke, ruhsal sıkıntı, kaygı, stres, dışa vurulamayan saldırganlık bunlardan bazılarıdır. Tırnak yeme davranışının olası diğer sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:

    • Baskıcı anne-baba tutumları

    • Çocuğun sürekli eleştirilmesi, hor görülmesi, başkalarının örnek gösterilmesi, bakım verenleri tarafından yeterli sevgi ve ilgi görememesi

    • Baskıcı bir öğretmen tutumu

    • Ailede yaşanan tartışmalar, kavgalar

    • Kardeş kıskançlığı

    • Yaşıtlarıyla yaşadığı iletişim problemleri

    • Özgüven eksikliği

    • Önemli bir yaşam olayı (taşınma, ebeveynlerin boşanması, ebeveyn veya sevdiği birinin kaybı vs.)

    Bazı durumlarda ailesinde ve çevresinde tırnak yiyen birilerinin bulunması da çocuğa yanlış model olmakta ve çocuklar bunu taklit edebilmektedir.

    Tırnak yeme davranışı çocuklar için neden zararlıdır?

    • Tırnakların yenmesi mideye zarar verir ve mide ile ilgili fizyolojik problemleri tetikler.

    • Tırnak sert bir madde olduğu için dişlerin keskinliğini azaltır.

    • Tırnaklardaki mikroplar çocuklarda çeşitli hastalıklara yol açar.

    Bazen tırnak yeme davranışının yanında diş gıcırdatma, parmak emme, saç çekme ya da saç yolma gibi davranışlar da görülebilir. Bunlar çocuktaki kaygı ve gerginlik gibi duyguların habercisidir. Bu duygular çözülmediği, altta yatan sebeplere inilmediği sürece ileride çocukların kişilik yapısında yaralanmalara yol açabilmektedir. Aileler bu davranışlar karşısında tetikte olmalı ve çocuklarının gelişim dönemlerini sağlıklı geçirebilmeleri ve ruh sağlığı için gerekli durumlarda uzmanlardan yardım almalıdır. Ailenin bu olaya yaklaşım tarzı çocuk için belirleyici olmaktadır.

    Peki anne babalar çocuğunun tırnak yediğini fark ettiğinde neler yapmalıdır?

    3-4 yaşına kadar bu durum görmezden gelinebilir. Bu yaşlardan sonra devam ettiği görülürse:

    • Öncelikle bu davranışın nedenleri araştırılmalı, altta yatan sebepler irdelenmeli ve çözümler üretilmelidir. Bu konuda uygun bir çocuk terapistinden yardım almanız sizin ve çocuğunuz için faydalı olacaktır.

    • Çocuklara baskı yapılmamalıdır. Azarlanmamalı ve ceza verilmemelidir.

    • Çocuklar huzursuz, stresli ve kaygılı ortamlardan uzak tutulmalıdır. Varsa aile içindeki problemler çocuğa yansıtılmamalıdır.

    • Çocuklarının ellerini meşgul edecek başka uğraşlar bulunmalıdır. Tırnak yediğini fark ettiklerinde dikkatini dağıtacak aktivitelere yöneltmeyi deneyebilirler.

    • Aileler çocuklarıyla tırnak yemenin neden zararlı olduğunu, hoş bir davranış olmadığını, ellerinin bakımsız ve çirkin görünebileceğini nazikçe ve onun anlayacağı şekilde anlatmalıdır. Burada önemli olan yargılayıcı bir üslup kullanmadan çocuğunuzla diyaloğa geçmektir.

    • Çocuğunuzun bu davranışı sıklıkla hangi zamanlarda yaptığını gözlemlemeye, hangi etkenlerin tetikleyici olduğunu anlamaya çalışın. Bunu fark ederseniz önlemek için de fırsatınız olmuş olur.

    Ebeveynler bu süreçte sabırlı olmalı ve çocuklarına desteklerini her zaman hissettirmelidir.

    Bu durum kalıcı bir davranış problemine dönüşmeden bir uzmandan destek almaları çocukların geleceği, ruhsal ve fiziksel sağlığı açısından son derece kritiktir.

  • Çocuklarda tırnak yeme

    ÇOCUKLAR NEDEN TIRNAK YER

    Araştırmalar, çocukların büyük çoğunluğunda zaman zaman tırnak yeme davranışı olduğunu göstermektedir bunlardan pek çoğunda tırnak yemeyi sürdürür. Bunun sonucunda tırnaklarda kanamalar, çirkin görüntü ve ağrılar oluşur

    Tırnak yemenin nedenleri:

    Herhangi bir nedenden dolayı çocuğun yaşadığı üzüntü, sıkıntı, korku ve öfke duygularını bu davranışla dışa vurması,

    Çocuğun yaşadığı gerilim ve kaygılar

    Çocuğun kendisine duyduğu güvensizliği bu şekilde belirtmesi

    Aile içinde aşırı baskıcı ve otoriter bir eğitim uygulanması

    Çocuğun cezalandırılmaktan ve eleştirilmekten dolayı duyduğu kaygı

    Aile içinde veya çevresinde tırnak yiyen bir modelin varlığı

    Çocuğun kendisini aile içinde değersiz hissetmesi

    Çocuğun saldırganlık dürtülerini tırnak yiyerek dışa vurması

    Yeni bir kardeşin doğumu ya da anne babanın çocuklar arasında ayrım yapması sonucu çocuğun yaşadığı kıskançlık duyguları

    Çocuğun anne babadan yeterli ilgi ve sevgi görememesi

    Anne babanın boşanması, sevilen birinin hastalanması yada kaybı gibi stres yaratan durumlar

    Aile içi huzursuzluklar ve iletişim problemleri

    Anne babalar öneriler:

    Davranış iyice kalıplaşmadan, erken dönemde kalıcı bir çözüm bulunmalı ve davranış ortadan kaldırılmalıdır.

    En kalıcı çözüm davranışı ortaya çıkartsan sebepleri bulup onları ortadan kaldırmaktır.

    Çocuğun tırnağına acı biber, oje, uhu vb. maddeler sürme, çocuğu bu davranışından dolayı azarlamak, eleştirmek, korkutmak, cezalandırmak doğru bir çözüm yolu değildir. Bunlar çocukta bu davranışının pekişmesine yol açabilir.

    3-4 yaşına kadar görülen tırnak yeme davranışını anne babalar görmezden gelebilirler. 4 yaşından sonra da devam etmesi durumunda önlem alınmalıdır.

    Çocuğa duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebileceği bir ortam sağlanırsa bu davranış azalabilir. Çocuk üzüntü, sıkıntı, öfke gibi duygularını anne babasıyla paylaşabilirse bu duygularını dışa vurma yolu olarak tırnak yemeyi seçmeyecektir.

    Çocuğu korku ve kaygı yaratan durumlardan uzak tutmak gerekir.

    Küçük çocuklara şiddet içerikli korku filmleri izlettirilmemelidir.

    Aile içindeki kavgaları ve huzursuzluğu en aza indirmek gereklidir.

    Çocuğa bu davranışın doğru bir davranış olmadığı, kendisine zarar verdiği uygun bir dille anlatılabilir. Kız çocuklarına düzgün ve bakımlı tırnakların onu nasıl güzel, erkek çocuklara ise yakışıklı gösterdiği söylenebilir.

    Çocuk bu davranışı ilgi çekmek için yapıyorsa tırnak yediği zamanlarda çocukla ilgilenilmemelidir.

    Çocuk tırnak yediği zaman ilgisi başka tarafa çekilebilir. Oynamak istediği bir oyun, izlemek istediği bir çizgi film, yapmak istediği bir etkinlik işe yarayabilir.

    Çocuk gece tırnak yiyorsa hatırlatıcı olması için yatmadan önce onu rahatsız etmeyecek kalınlıkta bir eldiven giydirilebilir.

    Tırnak yemenin yerine geçebilecek sakız, kuruyemiş, vb. bazı durumlarda işe yarayabilir.

    Bu durumun değişmesi için çocuk da istekli hale getirilmeli ve değişim için çaba harcaması sağlanmalıdır.

    Çocuk kendi tırnak bakımıyla ilgilenir hale getirilebilir. Tırnak bakımının sorumluluğunu alır,

    Tırnaklarını kendisi keser, törpüler ise bu davranışı yapması önlenebilir.

    Tırnak yeme davranışının değişmesinde davranış değiştirme de

  • Tırnak batması tedavisi ve nedenleri

    Tırnak batması toplumda %20 sıklıkla görülen ve yaşam kalitesini bozan bir hastalıktır ve genellşkle tırnak katlantısının tırnağın iki yanındaki yumuşak doku içerisine dönmesi sonucu ayak başparmağında ağrı, kızarıklık, hassasiyet ve ilerleyen dönemlerde akıntı ve granülasyon dokusu gelişerek seyreden bir sorundur. Sıklıkla ayak başparmağı tırnaklarında tek taraflı veya iki taraflı olarak görülür. Yani, tırnak kenarlardaki deri katlantılarına batarak inflamasyona ve ödeme neden olur. Tırnak çevresinde şişme, kızarıklık, sıcaklık artışı ve ağrı meydana gelir. Bazı hastalarda enfeksiyona bağlı kötü kokulu akıntı gelişebilir. Zamanla kenar dokularda ödem artarak tırnak üzerini tamamen kaplar ve tırnağın daha fazla batmasına yol açar. Bu olayın üzerine enfeksiyon gelişirse şikayetler gittikçe dayanılmaz bir hal alır.

    Tırnak batması nedenleri nelerdir?

    Tırnak yatağının dar ve tırnağın buna göre büyük olması

    Ucu dar ayakkabı giyimi

    Genetik olarak tırnakların ince ve düz olması

    Aşırı kilo alma

    Ayak tırnaklarının kısa, yuvarlak ya da “V” şekilde dar kesilmesi (yanlış kesilmesi)

    Ayak başparmağında tırnağın önündeki dokunun, tırnağın büyümesine engel olacak şekilde fazla olması da tırnak batmasına neden olmaktadır. Özellikle kilo artışlarında bu daha sık görülmektedir.

    Vitamin eksikliği: Özellikle A vitamin eksikliği.

    **Tırnak batmasına yatkın bir ayakta bu etkenlerle tırnak kenarında oluşan basınç tırnağın cilde zarar vermesine yol açar. Sonrasında bakteri ve mantar enfeksiyonlarının eklenmesi ve granülasyon dokusunun oluşmasıyla tipik tırnak batması görüntüsü tamamlanır. Granülasyon dokusu epitelle çevrilir. Böylece apse drenajı engellenir. Doku gittikçe şişer ve dış etkilere karşı daha kolay yaralanabilir hale gelir. Bu kısır döngü böyle devam eder