Etiket: Tırnak

  • Tırnaklar

    TIRNAKLAR:

    Tırnaklarımız el ve ayak uçlarının koruyucu örtüleridir. Keratin denilen sert dayanıklı proteinden oluşur.

    El tırnakları ayda 3,5mm, ayak tırnakları ayda 1,6 mm uzar. Tırnak uzaması yaşa, aylara ve yapıya bağlıdır. Tırnaklar yaz aylarında daha hızlı uzar.

    Kadınlarda gebelik haricinde tırnak uzaması erkeklerden daha yavaştır.

    Tırnak uzaması hastalık, beslenme, ilaçlar, travma, kronik hastalıklar, ateş ve yaştan etkilenir.

    Tırnak problemleri:

    Dermatolojik hastalıkların yaklaşık yüzde 10’u tırnak hastalıklarıdır.

    Tırnaklar genel sağlık durumunuzu belli eder. Tırnaklardaki renk değişikliği veya kalınlaşma sağlık problemlerini gösterir. Karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları, kalp ve akciğer problemleri, anemi ve şeker hastalığı bunlardandır. Tırnaklarda renk değişikliği, şekilde bozulma, kalınlık, tırnak kenarlarında kanama, ağrı, renk değişikliği tırnak hastalıklarının belirtileridir.

    Mantar enfeksiyonları tırnak hastalıklarının yüzde 50’sini oluşturur. Ayak tırnakları çevre şartlarından daha çok etkilendiği için ayakta daha belirgindir. Ayrıca melanom dediğimiz cilt kanserleri nadiren tırnak yatağından gelişebilir ve travmatik kanamayla karıştırılır. Tırnak yatağında koyu renkli değişiklikler ve çizgilenme gördüğünüzde bir dermatoloğa başvurmalısınız.

    Tırnak zedelenmesi sonrası beyaz lekeler oluşabilir.

    Tırnak altında kırmızı çizgilenmeler travma, ilaçlar ve hastalıklara bağlı oluşabilir.

    Bakteriyel enfeksiyonlar zedelenme, düşük hijyen, tırnak ısırmak, sürekli su maruziyeti ile oluşabilir.

    Uzayamayan tırnaklar tırnak travmasına yol açan tikler, dar ayakkabılar, sindirim problemlerinden kaynaklanır.

    Tırnakların sağlıklı olması için:

    Tırnakların temiz bakımı öncelikli şarttır. Tırnaklarınızın kısa ve temiz olmasını sağlayın. Tırnaklarınızın merkeze düz paralel şekilde kesilmesi sağlıklı uzamasını sağlar. Ayak tırnakları kalın ve kesilmesi zorlaşmışsa ayağı ılık tuzlu suda 10 dak bekletin, üreli ve salisilik asitli kremler uygulayın. Bu işlemler tırnakları yumuşatır ve kolay kesilmesini sağlar.

    Tırnaklarınızın ince ve kırılmaya yatkın olmasını önlemek için onları nemlendirin.

    Uygun ayakkabılar giymek gerekir, dar ayakkabı uzamayan tırnağa yol açar.

    Tırnaklarınızı ısırmayın. Tırnak ısırmak ağızdaki bakterilerle eldeki bakterilerin taşınmasını sağlar. Ayrıca doku zedelenmesi yoluyla enfeksiyon oluşumuna zemin hazırlar.

    Şeker hastalığı ve kalp-damar hastalığı olanlarda tırnak problemleri sık görülebilir. Böyle hastaların dermatoloji uzmanına kontrol olmaları gerekir.

    Birçok güzellik salonunda hijyen kurallarına dikkat edilmektedir fakat manikür-pedikür yaptırırken yine de steril olup olmadığına özellikle dikkat etmelisiniz. Kendi manikür-pedikür setinizi kullanmalısınız çünkü ortak kullanımda enfeksiyon bulaşı çok sık olmaktadır.

    Aseton, tırnakları kurutur bu sebepten az kullanmak gereklidir.

    Tırnak kozmetiklerine karşı alerjik reaksiyon gösteriyorsanız, kaşıntı ve yanma oluyorsa dermatoloğunuza başvurunuz.

    Takma tırnaklar, mantar enfeksiyonuna ya da altta yatan tırnağın bozulmasına neden olabilir.

    Tırnaklarınızın parlak ve sağlıklı olması için beslenmenize dikkat etmelisiniz. Çinko ve kalsiyum tırnaklar için faydalıdır. Protein, meyve, sebze, kabuklu yemişler, balık ve yumurta tüketimi tırnaklar için faydalıdır. Elma, kuşkonmaz, esmer pirinç, salatalık, sarımsak, üzüm, ciğer, kabuklu yemişler, soğan, somon, çekirdek, soya, ton balığı ve tam tahıllar da tırnaklarınız için faydalıdır.

  • Ayak ve tırnak sağlığınızı düzenli bakım ile koruyun

    Ayak bakımı ve sağlığı kişisel hijyenin en önemli göstergelerinden biridir. Günün büyük bir kısmının ayakta, yürüyerek ya da bir yere yetişebilmek için koşarak geçirildiği düşünüldüğünde ayak sağlığının önemi daha iyi anlaşılabilmektedir. Hareketsizlik, aşırı kilo, yaz aylarına uygun olmayan ayakkabı seçimleri ve bazı kronik hastalıklar ayak sağlığını olumsuz etkilemektedir.

    Düzenli ayak muayenesi yaptırılmalıdır

    Bütün vücudun yükünü taşıyan ayaklar oldukça kompleks bir yapıya sahiptir. Ayağın kas, kemik, eklem ve tırnak yapısından kaynaklanan hastalıkları olduğu gibi diyabet, atardamar ve toplardamar bozuklukları, nörolojik ve romatizmal hastalıklar gibi sistemik bazı hastalıklara ait bulgular da ilk olarak ayakta ortaya çıkabilir. Deri ve tırnak ile ilgili olarak egzema, nasır, mantar, sedef hastalığı, liken gibi hastalıkların belirtilerine rastlanabilir. Düzenli olarak ayak muayenesi ve ayak bakımı ile birçok sorun daha ortaya çıkmadan çözülebilir. Şeker hastalığı ve dolaşım bozukluğu olan kişilerde deri beslenmesinin bozulması nedeniyle travma ile kolay yara açılabileceği ve yara iyileşmesinin gecikebileceği göz önüne alınarak, bu kişilere travmadan korunmaları konusunda eğitim verilmektedir.

    Havaların ısınması ile birlikte mantar enfeksiyonlarına dikkat!

    Mantar enfeksiyonları, ayak parmak aralarında beyazlaşma, ayak tabanında kızarıklık ve pullanma şeklinde belirti verebilirken tırnaklarda sarı siyah renk değişimi ve kalınlaşma olarak ortaya çıkabilir. Özellikle yazın havuz gibi ortak alanların kullanılmasından dolayı mutlaka öncesinde tırnaklardaki mantar enfeksiyonlarının tedavi edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda erizipel (yılancık) gibi bir takım bakteriyel enfeksiyonlara da giriş kapısı oluşturabilmektedir. Ayaklar kuru tutularak, pamuklu çoraplar tercih edilerek ve aynı ayakkabıyı birer gün arayla giyerek mantar oluşumu engellenebilir.

    Nasır oluşumunu engellemek için rahat ayakkabıları seçin

    Ayakta görülen bir diğer önemli problem nasırlardır. Nasırlar kemik çıkıntıları veya basınç noktaları üzerindeki deri kalınlaşmalarıdır. Nasırlar ayak kenarlarında, tabanlarında veya ayak sırtlarında olabilir. Nasırdan korunmak için çok yüksek olmayan ve geniş burunlu ayakkabılar tercih etmek, düzenli olarak ayak bakım kremlerini uygulamak, kemik çıkıntısı olan alanlara destekleyici malzemeler kullanmak faydalı olmaktadır. Tedavide lokal olarak uygulanan nasırı eritici etkisi olan ilaçlar ya da “kriyoterapi” denilen sıvı azot ile dondurma tedavisi uygulanabilir.

    Ayak tırnaklarını keserken dikkat

    Batık tırnak; tırnağın çevresindeki derinin içine gömülü olduğu zaman zaman ağrılı olabilen bir durumdur. Tırnağı batığı kişilere oldukça rahatsızlık verebilmektedir. Batık yerinde enfeksiyon gelişmişse; kızarıklık ve akıntı da görülebilir. Başparmakta daha sık oluşmaktadır. Kan dolaşımı bozukluğu, sistemik hastalıklar, diyabet ve ayak iskelet anormalliklerinde sık görülür. Tırnağın yanlış kesilmesi, travma ve uygun olmayan ayakkabı kullanımı tabloya sebep olabilir. Tedavide öncelikle bakteriyel enfeksiyon eşlik ediyorsa antibiyotik kullanımı, lokal antibiyotik tedavisi, tırnakta mantar enfeksiyonu varsa onun tedavisi yapılmaktadırEğer batık çok şiddetli ise; cerrahi müdahale gerekebilir. Bu durumda “tırnak teli uygulaması” etkili bir çözüm olabilmektedir. Ayrıca, genel olarak ayak tırnaklarını keserken küt bir şekilde kesmeye özen göstermelive tırnağın uçtaki beyaz kısmı 1-2 mm olarak gözükecek kadar kesilmelidir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Mantar hastalığı deyip geçmeyin

    Mantarlar deride kıl ve saç diplerinde, tırnakta yerleşip çoğalan, ancak mikroskopla görülen organizmalardır. Bu organizmalar çevremizde, doğada, kullanılan ayakkabı ve terliklerde, havlularda, genel kullanıma açık duş, jimnastik salonu ve fitness, yüzme havuzlarında, otel ve cami halılarında bulunduğundan, tüm mantar hastalıkları oldukça bulaşıcıdır. Bu mantarlar üremek için sıcak ve nemli ortamları severler, sporlarını bu bölgelere bırakarak ürerler. Deri ile temas ettiği bölgeden bulaşma olur. Ayrıca kedi, köpek gibi evcil hayvanlardan, çiftlik hayvanlarından, hastalıkla enfekte ise temas yoluyla insana geçebilir.

    Toplumda genellikle sosyoekonomik düzeyi düşük çocuklarda saç mantarları sık görülür. Bu çocuklarda saçlı deride üzeri beyaz kabuklu , üzerindeki saçı döken ve açılma yapan bir görünüm vardır. Daha derin tutulumuda ise küçük bir sivilce gibi başlayıp, giderek büyüyen, üzeri akıntılı ve kabuklu büyük lezyonlar oluşur.Eğer bu derin formu tedavi olmazsa kalıcı kelliğe neden olur.Tedavi ortalama 6-8 hafta olup, çevresindeki herkes de sorgulanmalıdır. Kırsal alanda ve bozuk hijyen koşullarında yaşayanlarda mercimek boyutunda, beyaz sarı kabuklanmaların saça yapışması favus adı verilen bir tablo oluşur.Bu da saçta kalıcı kelliğe neden olur.

    Vücut mantarlarında gövde, kol ve bacaklar en sık tutulan bölgelerdir. Genellikle yuvarlak, etrafı daha belirgin kırmızı, üzeri ince beyaz kepeklenmeli lezyonları vardır. Zamanla büyüyerek vücutta girintili çıkıntılı bir harita şeklini alabilir. Topikal sürme ilaçlarla ortalama tedavi 4 haftadır.Yaygın lezyonu olan hastalarda ağızdan 4-6 hafta ilaç tedavisi uygulanmalıdır.

    Bunun yanında mantarlar sakal bölgesinde, yüzde, kaş kirpik ve göz kapağında , kasıklarda yine benzer özellikte kaşıntılı lezyonlara neden olabilir. Kuaförlerde iyi sterilize edilmemiş malzemelerle yapılan işlemlerde yüz, saçlı deri mantarları oluşabilir. Aşırı ekzersiz yapan, sık terleyen, uzun süre ev dışında kalan ve hijyen şartlarına uymayan kişilerde kasık mantarları daha sık görülür.

    Mantar hastalıklarından sıklıkla gördüğümüz diğer bir form ayak mantarıdır. Bazen ayak parmak aralarında maserasyon dediğimiz beyaz pamuksu bir ıslaklık, bazen parmakları ve ayak tabanını da tutan kuru beyaz kabuklanma ve kızarıklıklar şeklinde karşımıza çıkabilir. Bazı hastalarda da özellikle ayak tabanında yerleşen beyaz sarı su kesecikleri olabilir. Ayak mantarı çok kaşıntılı ve bulaşıcıdır. Ortak ayakkabı ve terlik kullanımı ile bulaşması sıktır. Tedavisi ortalama 6 hafta olup sürme ilaçlarla, gerekirse ağızdan ilaçlarla tedavi edilir. Ayak parmak araları ve ayağımız vücudun en önemli giriş kapısıdır. Burada oluşan çatlak ve yarıklardan sadece mantarlar değil, mikroplar da girer. Bunun sonucunda ayağın tamamı hatta bacakta kızarık, şiş, zaman zaman akıntılı yara ve enfeksiyon oluşabilir. Bu nedenle ayak bakımı biz dermatologlar için çok önemlidir.

    El mantarı, ellerde beyaz kepekli, kızarık döküntüler şeklinde olur. Sıklıkla ekzama ve bazen sedef hastalığı ile karıştırılabilir

    El ve ayak mantarlarından bulaş yoluyla, bazende tek başına izole olarak mantar, tırnak yatağı ve plağına yerleşebilir. Tırnakta beyaz veya siyah renkli kalınlaşma, dökülme, tırnak şeklinde bozulma bazen de akıntılı iltihaplanma yapabilir. Tırnak mantarında tedavi ağızdan ilaçlarla 3 ay sürme tedavilerle 6 aydır.

    Bazen doğru teşhis alamayan yada hastaların biliçsizce kaşıntıya iyi geliyor diye sürdüğü kortizonlu ilaçlarla mantar hastalığı geniş bölgelere kadar yayılan bir artış gösterir. Bu nedenle doğru teşhis ve doğru tedavi gerektiren bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminde bozukluk olanlarda, diabet hastalarında , bebeklerde (ağızda) mantar hastalıkları daha sık görülmektedir. Bu nedenle bu hastaların daha dikkatle takibi gerekir.

    Toplumumuzda bu hastalığın yaygın olarak görülmesinin en önemli sebebi kanımca , çok ciddiye alınmamasıdır. Vücutta yada yüzde kızarık döküntüleri olan kişiler mutlaka hekime başvurmaktadır. Ancak ayak tabanında kalınlaşma, kepeklenme olan , el ve ayak tırnaklarında kalınlaşma ve renk değişiklikleri olan kişiler genelde tedavisiz kalır. Birçok mikroorganizmanın buralardan bulaşması ile de ciddi enfeksiyonlara neden olabilir. Hekime başvuran hastalar ise tedavi sürelerini tam olarak tamamlamadığından hastalık geçip tekrar eder. Özellikle saç mantarında tedavi zamanı çok önemlidir. Geç kalındığında kalıcı kellik ortaya çıkar bu nedenle erken teşhis ve tedavisi hızla yapılmalıdır.

    Kaplıcaları ile ünlü bir şehirde yaşıyoruz. Toplu kullanım alanı olan yerlerde ki buna havuzlar da dahil yalın ayak basılmamalı, hijyen kurallarına dikkat edilmelidir. Sık terleme olan bölgelerin kuru tutulması, gerekirse terleme tedavilerinin uygulanması mantar hastalıklarının oluşmasını önleyebilir. Kuaför ve kişisel hijyenle ilgili uygulamaların yapıldığı yerlerde sıklıkla kullanılan ürünlerin, kişiye özel oluşturulması ve kullanılması son derece önemlidir. Evde tırnak yada ayakta mantar enfeksiyonu olan hastaların diğer ev halkına hastalığı bulaştırmaması için tedavi olmaları elzemdir. Varis ve dolaşım bozukluğu olan kişiler özellikle ayak ve tırnak bakımlarına dikkat etmelidirler.

    Sizlere bu yazımda sıklıkla karşılaştığımız mantar hastalıkları hakkında bilgi vererek, tedavisi ve önlemleri hakkında bilgi vermeye çalıştım. Tüm okuyucularıma mantar hastalıklarından uzak sağlıklı bir yaşam diliyorum.

  • Yaşlanma ve deri

    Deri görünür bir organ olması nedeniyle yaşlanma belirtilerini en belirgin yansıtan organdır. Yaşlanmaya bağlı olarak gelişen deri değişiklikleri hem doğal yaşlanma süreci hem de çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkar. Doğal yaşlanma sürecinde deri yıpranmaya başlayabilir ancak güneş ışınları ve çevresel faktörler derideki yaşlanma sürecini hızlandırır. Deri yaşlanmasının başlangıç yaşını saptamak güçtür. Çünkü genetik, endokrin ve çevresel faktörler her birey için farklılık gösterir.

    Doğal yaşlanma sürecinde derimizde en sık görülen değişiklikler; incelme, kuruma, kabalaşma, kırışıklık, deri esnekliğinin azalması, gevşeme ve sarkma, kahverengi lekeler, seyrek ve gri saçlar, iyi ve kötü huylu oluşumların görülme sıklığında artış şeklinde sıralanabilir. Günümüzde yaşlı popülasyonu oluşturan bireylerimizin çoğu sosyal açıdan aktif olduğundan, sağlıklı ve güzel görünüme sahip deri, tırnak ve saçların varlığını daha çok istemektedir.

    Yaşlanma ile birlikte hücre yenilenme hızının azalması ile deri üst tabakası incelir. Yara iyileşmesinde gecikme, bariyer ve ısı düzenleme fonksiyonlarında azalma görülebilir. Deriden kimyasal maddelerin temizlenme hızı azaldığından temas ekzamaları artar. Renk hücrelerinin sayı ve fonksiyonları azaldığından güneş gören bölgelerde düzensiz kahverengi lekeler oluşur. Deri alt tabakalarında bulunan kollajen ve elastin miktarının azalması ve bunları yapan hücrelerin sayı ve hacimlerinin azalması ile deri kırışıklıkları meydana gelir. Yine yaşlanmayla birlikte ter bezi sayısı azaldığından terleme azalır. Yağ bezlerinde yağ salgılama azalır, yağ bezlerinin büyüklüğü artar ve yüzde küçük yağ kistleri oluşur. Gri veya beyaz saçlar yaşlanmanın en belirgin işaretlerindendir. Kıl sayısı ve yoğunluğunun azalması ile kıl büyüme hızları azalır. Yaşla birlikte her iki cinste yaygın saç dökülmeleri görülebilir. Hormonal dengenin değişmesi ile menapoz sonrası çenenin alt kısmında kalın ve sert kıllar oluşabilir.

    Yaşlı insanlarda tırnaklarda kuruluk ve gevrekleşme, opaklaşma, sarı- gri renk değişikliği görülebilir. Tırnak uzaması azalır. El tırnaklarında kırılganlık ve ayrışma, ayak tırnaklarında kalınlaşma ve kıvrılma olabilir.

    Deri kuruluğu yaşlılığın en önemli problemlerinden biridir. Bacaklarda daha fazla olmakla birlikte el üstünde, kol ve gövdede de görülür. Deri kuru, kepekli ve çatlak görünümdedir. Kuruluğun giderilmesinde nemlendiriciler kullanılır. Bunlar krem losyon formunda olabileceği gibi likit sabun şeklinde de olabilir. Deri kuruluğu genellikle kaşıntıyı da birlikte getirir . Sıcak su ve tahrişi arttırıcı banyo kaşıntıyı arttırır. Ortam neminin arttırılması ılık su ile pansuman, nemlendirici ve steroid ilaçlar bu problemin çözümünde etkilidir.

    Yaşlanmayla birlikte melanom dışı deri kanserlerinin görülme sıklığı artmaktadır. Ayrıca deride seboreik keratoz ve solar lentigo dediğimiz iyi huylu oluşumlar da ortaya çıkar. Güneş koruyucular ve deri nemlendirilmesi bunların önlenmesinde önemlidir.

    Ayaklarımız yıllar boyu bizim ağırlığımızı çeken en önemli uzvumuzdur. Bu sebepledir ki yaşlılıkta en fazla mekanik güce maruz kalırlar. Ayak tabanında kalınlaşma, nasır, tırnak bozuklukları, zaman zaman yaralar, mantar enfeksiyonları daha sık görüldüğünde ayak sağlığının korunması kritik öneme sahiptir.

    Bu anlattıklarımızdan sonra kim yaşlanmayı ister diye sorabiliriz kendimize, peki kim yaşlanmaya engel olabilir ki ? Bana sorarsanız yaşlanmayı yavaşlatan en önemli unsurlar kişinin ruhunu genç tutabilmesi, manevi güzelliği sayesinde sahip olduğu dış kıyafeti olan derisine özen göstermesidir. Özellikle güneş ışınlarından korunmak, derimizi nemlendirmek, tedavi amaçlı ve engelleyici kozmetik ürünler kullanmak, gerekirse kozmetik işlemlerle müdahale etmek, bol su içmek, egzersiz yapmak hepimizin beden ve deri yaşında küçülmeler yapabilir. Tabiki her yaşın bir güzelliği vardır ancak her yaş döneminde ayna karşısına geçtiğimizde kendimizi daha güzel görünümlü görmenin de bir sakıncası yoktur. Ayrıca yaşlanma sürecinde oluşabilecek deri hastalıkları, bu bakım ve özenle daha az sıklıkla görülecektir.

    Herkese sağlıklı ve mutlu yeni yaşlar diliyorum.

    Derinize ve ruhunuza iyi bakın lütfen.

  • Tırnak batması tedavisinde fenolle matriks koterizasyonu

    Tırnak batması nedir?

    Tırnak yatağı ile tırnak arasında doğuştan varolan uyumsuzluk nedeniyle özellikle ayak baş parmak tırnakları olmak üzere batık oluşabilir. Uygunsuz ayakkabı seçimi ve yanlış tırnak kesimleri ise bu problemi daha da belirgin hale getirebilir. Batık aynı tırnakta bazen tek bazen de çift taraflı olabilir.

    Genel Önlemler

    Tırnak batmasına eğilimi olanların tırnaklarını mümkün olduğunca uzun tutmaları ve düz kesmeleri gereklidir. Ayakkabı seçerken ayağı sıkmayan, küt uçlu ayakkabıların seçilmesi daha uygun olacaktır.

    Tedavide yaygın olarak yapılan yanlışlar

    Malesef ülkemizde tırnak batmasının tedavisinde halkımız yaygın olarak kuaförlere başvurmaktadır. Ancak doktor olmayan kişilerce bilinçsizce yapılan bu uygulamalar hem tırnak probleminin tam olarak iyileşmemesine hem de iltihaplanmalara yol açmaktadır. Unutmayalım ki ehil ellerde yapılmayan bu tür işlemler kalıcı tırnak bozuklukları ile de sonuçlanabilir.

    Tırnak batmasında en yaygın yanlış tedavi yaklaşımı tırnağın tamamen çekilmesidir. Bazı durumlarda tırnağın tamamen çekilmesi kaçınılmaz olabilirse de bu tedavi çekilen ayak tırnağı yaklaşık olarak sekiz ayda yeniden büyüyeceği için ancak bu süre içerisinde bir rahatlama yaratacaktır. Oysa tırnak yeniden büyüdüğünde batmaya neden olan problem hala devam ettiği için kaçınılmaz olarak tırnak batması tekrarlayacaktır.

    Fenolle matriks koterizasyonu nedir?

    Genel önlemlere uyulmasına rağmen tekrarlayan tırnak batması problemi olanlarda ağızdan antibiyotik tedavisi eşliğinde tırnak bozuklukları ve tırnak batması tedavisinde tırnağın ya tamamen çıkarılması ya da kısmen çıkarılarak tırnak matriksinin (tırnağı doğuran tabaka) fenol ile tahrip edilmesi işlemleridir. Fenolizasyon tedavisinde genellikle sadece tırnağın batan kısmı keserek çıkarılır ve tırnağı doğuran tabaka(matriks) tırnağın yeniden büyüyüp batmaması için tahrip edilir.

    Fenolle matriks koterizasyonu işlemi nasıl gerçekleştirilir?

    Bu işlem için poliklinik şartlarında hastaya yarım saatlik bir süre ayırılması yeterlidir. Bölgenin tıbbi temizliği sağlandıktan sonra önce bölgesel anestezi yapılır. Sonra tırnağın et içindeki kısımlarını çıkardıktan sonra batık kısımdaki tırnağı doğuran tabaka pamuk uçlu bir çubuktan faydalanılarak%88.8 feno ile tahrip edilir. İşlem sonrasında ağızdan antibiyotik kullanılır ve yaklaşık bir hafta süre ile iki günde bir pansuman tedavisi yapılır.

    Sonuç olarak bu yöntemle tırnak batıklarının tekrar etmesi çok nadirdir. Ancak nadiren işlem yapılan bölgede ağrı, kanama, enfeksiyon ve uygulanan anestezik maddeye bağlı allerjik reaksiyonlar görülebilir.

  • Tırnak batması tedavisi

    Tırnak batması çok sık karşılaşılan bir ayak sağlığı problemidir. Günlük hayatımızı oldukça sıkıntıya sokan tırnak batması kişiye acı ve rahatsızlık vermekedir.

    Tırnak batmasının en önemli nedenleri şunlardır:

    1) Tırnakların yanlış kesimi:

    Tırnak batmasının olmaması için ayak tırnağımızın kesim şekli çok önemlidir. Ayak tırnakları hiçbir zaman el tırnakları gibi yuvarlak kesilmemeli, köşeler dışarıda kalacak şekilde düz kesilmelidir.

    2) Uygunsuz ayakkabı kullanımı:

    Tırnak batmasının ikinci önemli nedeni ayak yapımıza uymayan sivri ve dar burunlu ayakkabıların kullanımıdır. Parmak uçlarına baskı yapan sivri burunlu ayakkabılar tırnak batmasına neden olabilmektedir.

    3)Hamilelik:

    Tırnak batması, hamilelik dönemlerinde ve sonrasında da birtakım hormonal nedenlerden dolayı sıklıkla görülmektedir.

    4) İlaçlar:

    Sistemik retinoik asit gibi birtakım ilaçların kullanımı sırasında da tırnak batmaları meydana gelebilmektedir.

    Tırnak batmasının tedavisi:

    Tırnak batmaları için birçok tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

    Öncelikle tırnak batması tırnak çevresindeki dokuda iltihaba neden olduğundan genellikle antibiyotik tedavisi verilmektedir. Ancak bu tırnak batmasının tam tedavisi için yeterli değildir. Tırnağın batık kısmının mutlaka kurtarılması gerekir.

    Tırnak batmasında çok sık yapılan tırnak çekimi tedavisini kesinlikle önermiyoruz. Bu oldukça zahmetli ve sonuçları başarılı olmayan bir yöntemdir.

    Tırnak batması tedavisinde günümüzde uyguladığımız en etkili,pratik ve tırnağın çekilmediği yöntem TIRNAK TÜP PROTEZ yöntemidir. Lokal anestezi ile batık tırnak kenarına konulan plastik tüp 10 gün kadar kalmakta ve bu süre sonunda tırnak batması engellenmiş olmaktadır.

    Diğer tırnak batması tedavileri arasında tel takma, pamuk uygulaması gibi metodlar bulunmaktadır. Hekim hastanın durumuna göre en uygun tedaviyi uygulayarak tırnak batması sorununu ortadan kaldırmalıdır.

  • Tırnak batması ve tedavisi

    Tırnak batması toplumda yaygın bir problemdir. Ayak yapısına uygun olmayan ayakkabılar,gebelik, ergenlikte hızlı büyüme evresinde tırnağın parmağa göre fazla gelişmesi , tırnak altındaki kemik yapıda gelişen bazı oluşumlar tırnak batmasının başlıca sebepleridir. Aşırı terleme tırnağın yumuşayarak tırnak yan duvarına gömülerek batık tırnak ( gömülü tırnak) tırnaklarda şekil bozukluğu ile sonuçlanabilir. Yine yanlış tırnak kesimi de tırnak batması ( gömük tırnak ) ile sonuçlanabilir.

    Tırnak batmasında erken evrede (Evre I) tırnağın yan kenarı boyunca ağrı hissedilir. Daha sonra ağrıya kızarıklık (Evre II) eşlik eder. Üçüncü evrede şişlik artarak granülasyon dokusu geliştirir. Ve nihayet dördüncü everede tırnak kıvrımı enfekte olarak sulantılı bir görünüm kazanır. Erken evrede konservatif önlemler yeterli olabilirse de tırnak batmasının ileri evreleri mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.

    Son yıllarda özellikle ayak tırnak batması hastalarının giderek artan miktarda pedikür salonları ve ayak sağlığı merkezlerinde tedaviye çalışıldığını görmekteyiz. Ancak tırnak batması kesinlikle bir tıbbi problemdir ve hekimlerce tedavisi gerekir. Zira tırnak batması yoluyla oluşan enfeksiyon ayak dolaşım bozukluğu olan kişilerde ve şeker hastalarında gangrene kadar giden rahatssızlıklara yol açabilir.

    Doğru tedavi yöntemi sadece tırnak batması gözlenen tırnağın tümüyle çekimi değildir. Çekilen tırnak hastanın ağrı şikayetlerini bir süre ortadan kaldırır. Ancak 6-12 ay sonra tırnak uzayıp eski boyutlarına ulaştığında tekrar batma başlayacaktır. Doğru tırnak batması tedavisi tırnağı daraltan ya da tırnak yatağını genişleten yöntemlerle yapılır.

    Erken dönemde hafif lezyonlarda batan tırnak kısmına pamuk uygulanması, kalın tırnaklarda tırnağın orta kısmının törpülenmesi, tırnak teli uygulamaları, mantar mevcut ise tedavisi ve travmadan kaçınma ile düzelmeler gözlenebilmektedir.

    İleri evrelerde ve inatçı durumlarda ise yurt dışında ve kliniğimizce yapılan çalışmalara göre

    Tırnağın batan kısmının ve altındaki yatağının kısmi olarak çıkarılıp, batan tırnak kısmını üreten ve matriks olarak adlandırılan oluşumun ileride tekrar batmaya yol açmaması için fenol dediğimiz maddenin uygulanması ile (fenolizasyon) en başarılı sonuçlar sağlanmıştır.

    (Proximo-Lateral Matrix Partial Excision and Matrix Phenolization for Treatment Ingrown Toe Nail: 225 Treated Patients and 24-Month Follow-Up. Karaca Nezih, Dereli Tugrul. Ann Fam Med. Epub).

    Bu operasyon batan tek tırnak için ortalama 15 dakika sürmekte ve lokal anestezi eşliğinde uygulanmaktadır. İşlemden sonra evde istirahat önerilmektedir. Tırnak batması tekrarlayabilen bir durumdur ve bu yöntemin en önemli özelliği kalıcı bir çözüm sağlamasıdır.

    ABD Michiganda yapılmış 2005 te yayınlanmış 69 çocuk hasta üzerinde yapılmış bir çalışmada ( J Pediatr Surg. 2005 Jan;40(1):290-2.) basit eksizyon tekniğiyle, fenolizasyon yöntemi karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada uzun dönem takibi sonrasında basit eksizyon yapılan grupta nüks oranı %45 olurken fenolizasyon uygulanan grupta nüks oranı %4 olarak değerlendirilmiştir.

    NEDEN FENOLIZASYON ILE TIRNAK BATMASI TEDAVISI

    Fenol ile uygulanan tırnak batması tedavisinin avantajlarını özetleyecek olursak:

    1-Oldukça kısa süren bir müdehaledir. 15 dakika kadar sürer

    2-Işlem sonrasında ağrı hissi hemen hemen olmaz

    3-Uygulama sonrası enfeksiyon riski çok düşüktür. Çünkü kullanılan fenol maddesi aynı zamanda güçlü bir antiseptiktir.

    4-Tırnak batması nüks riski %5’den azdır.

    Tüm bu avantajlar inatçı vakalarda ve ilerlemiş batmalarda fenolizasyon tekniğiyle yapılan tırnak batması tedavisini diğer yöntemlere göre üstün kılmaktadır.

    Uzm. Dr. Nezih KARACA

  • Tıbbi ayak bakımı

    Tıbbi Ayak Bakımı

    Ayakkabıların içinde esir ederek tüm ağırlığımızı taşıttığımız ayaklarımıza, yani vücudumuzun en ağır işçilerine gereken önemi vermiyoruz.

    Doğuştan ya da ileri yaşlarda, ortaya çıkan kemik deformiteleri, metabolizma bozukluğundan kaynaklanan diyabet (şeker) hastalığı, dolaşım bozuklukları, trafik kazaları ve diğer nedenlerden dolayı ayak sağlığımız bozulmaktadır. Ülkemizde yaklaşık her beş kişiden birinin ayaklarında sorun vardır. Özellikle ileri yaşlarda ayak sorunları oluşmasını önlemek ya da geciktirmek için ayak sağlığımıza dikkat etmeliyiz.

    Ülkemizde bir şekilde ayak sorunları ile ilgilenen yerler olmakla birlikte, sorunu olan kişiler nereye başvuracağını gerçekte tam olarak bilememekte ve zaman zaman sıkıntılı durumlarla karşılaşmaktadırlar.

    Ayak sağlığı ve bakımı ile ilgilenen alan “podiatri” olarak bilinir. Podiatrinin ‘önleyici’ yani ayakla ilgili sorun oluşmadan önce önlem almada önemli olduğunu bilmek gerekir.

    Diabetli ayaktan batık tırnağa, nasırdan mantara, düz tabanlıktan topuk dikenine dek birçok sorun yaşadığımız ayaklarımız podiatrinin uygulama alanına girer. Ayaklarımıza hak ettiği önemi verip, düzenli bakımını yaptırmamız gerekir.

    Ayakta En Sık Rastlanan Sorunlar

    *Ayak Ağrıları:

    *Nasır:

    *Diyabetik Ayak:

    *Terleyen ve Kokan Ayaklar: Aşırı terleyen ve havasız kalan ayaklarda, bakterilerin etkisiyle hoş olmayan ve kişiyi itici yapabilen kokular ortaya çıkar; çoğu zaman yalnızca yıkamak yeterli olmayabilir. Uygun bakım ürünleri kullanımı ve ayak bakımı ile sorun çözülebilir.

    *Ayaklarda Aşırı Yanma ya da Soğukluk Hissi

    Topuk ve Ayak Tabanı İle İlgili Sık Rastlanan Sorunlar

    *Topuk Dikeni: Topuk ağrılarının en sık nedenidir. Ayaktayken ve özellikle sabahları yataktan kalkıldığında ağrı oluşturur. Taban çökmesi, çok fazla ayakta kalma, hareketsiz yaşam tarzından birden hareketli yaşama geçilmesi gibi, ayak için aşırı yüklenme oluşturan durumlarda, topukta tahrişe bağlı kemikleşme ve diken görüntüsü oluşur. Topuk yastığı ya da uygun tabanlık kullanımı rahatlatıcıdır.

    *Plantar Fascia Tahrişi: Ayak tabanı ve topukta ağrı oluşturur; sabah belirgin olan ağrılar hareket ettikçe azalabilir. Ayak tabanında tarak kemiklerinin başı ile topuk kemiği arasında uzanan “plantar fascia”nın üzerine aşırı yüklenme sonucu ortaya çıkar. Fazla kilo, yanlış ayakkabı kullanımı, taban çökmesi, günlük aktivitede ani ve belirgin artış bu rahatsızlığa neden olabilir. Uygun tabanlık kullanımı genellikle rahatlatıcıdır.

    *Çatlamış Topuk: Derinin kurumasına bağlıdır ve sık görülür. Çatlak derinleşirse acı, kanama ve iltihaplanma olabilir. Nemlendirici ve gerekirse uygun tabanlık kullanımı yararlı olabilir.

    Tırnaklarla İlgili Sık Görülen Rahatsızlıklar

    *Batık Tırnak:

    * Kalınlaşmış Tırnak

    Tırnaklar, kişilerin temizliğini ve sağlığını yansıtan başlıca özelliğidir. Görünümlerini iyileştirmek ve sağlığını koruyabilmek için genel vücut sağlığına ve beslenmeye dikkat edilmelidir. Ayrıca, dıştan uygulanacak bakımlar da ihmal edilmemelidir. Tırnak bakımına özen gösterilmezse birçok tırnak hastalığı gelişebilir, kozmetik olarak rahatsız edici sonuçlar (şekil ve renk bozukluğu gibi) ortaya çıkabilir. Dermatologlar, her gün tırnak sorunu için başvuran ve çözüm arayan birçok hasta görmektedir.

    *Mantarlı Tırnak

    A. Genel Ayak Bakımı

    Aktif ve üretici yaşam ayak sağlığına bağlıdır. Ayakların önemsenmesi, bakımının doğru ve periyodik şekilde yapılması yaşam kalitesinin yükselmesine önemli katkı yapar.

    Kliniğimizde, Türkiye'de bu alanın öncüsü ve güvenilir kurumu İSVEÇ AYAK SAĞLIĞI ile iş birliği içerisinde, “kuru sistem” ayak bakımı yapılmaktadır. Kuru sistemde ayak suya sokulmadan işlem uygulanır. Doğru tırnak kesimi yapılır, deri kalınlaşmaları ve nasırlar temizlenir, kalınlaşmış tırnaklar inceltilir, tırnak kanalları temizlenerek gerekli destekler yerleştirilir. Genel ayak bakımı, ayak problemleri için geliştirilmiş özel GEHWOL ürünleri kullanılarak yapılır.

    Yaşam kalitesinde detaylar önemlidir. Sağlıklı ayaklar kaliteli yaşamın önemli bir parçasıdır. Podiatrinin ilgilendiği ayak sağlığı ve bakımı lüks değil, aksine gereksinimdir.

    B. Nasır Tedavisi

    Sıklıkla uygun ayakkabı kullanmama ya da taban deformasyonu sonucu oluşur. Aslında vücudun savunma aracı olan nasır, giderek rahatsızlık unsuru olur. Tedavi hem nasırın uzaklaştırılması, hem de ayaktaki sürtünme ya da basıncın ortadan kaldırılmasıdır; bu aşamada uygun ayakkabı ya da tabanlık seçimi önemlidir.

    Problemin kaynağına göre bir ya da birkaç bakımla düzelebilen ya da ömür boyu sürekli bakım yapılması gereken nasırlar olabilir. İyi sonuç elde edilebilmesi için düzenli bakım yapılması gereklidir.

    Nasır bandı kullanılması uygun değildir; asit içeriğinden dolayı tahriş oluşturup deride yara yapabilir. Doğru olanı, nasırın ayak bakım uzmanı tarafından alınmasıdır.

    C. Batık Tırnak Tedavisi

    Toplumun çok geniş bir kısmında karşılaşılan bir problemdir. Yanlış tırnak kesimi, doğuştan gelen dönük tırnak yapısı, giyilen ayakkabılar, kaza ile üstüne basılması gibi nedenlerle ortaya çıkabilir.

    Batık tırnak hemen tedavi edilmelidir, batan kısım konunun uzmanı tarafından alınmalıdır. Çok sık tekrarlayan batıklarda tırnak kanalına uygun yöntemlerle müdahale edilerek batmadan uzaması sağlanmaya çalışılır.

    Batan tırnağın bütünüyle çekilmesi genellikle geçici bir çözümdür; tırnağın yeniden

    uzaması sürecinde batma olasılığı yüksektir. Çekim sırasında tırnak yatağının zedelenmesi nedeniyle yeni büyüyen tırnak eskisinden daha kalın ve batmaya yatkın özellikte olabilir. Bu nedenle, çekimden önce diğer yöntemlerin denenmesi daha uygun olur.

    Tırnak kesiminde dikkat edilmesi gereken özellikler vardır. Tırnaklar doğal çizgisine uygun

    şekilde düz kesilmesidir; köşelerin kesilmesi batığa yol açabilir, yuvarlak törpülenmelidir. Tırnaklar dipten kesilmemelidir, uçtan bir kısım tırnak bırakılmalıdır. Tırnak altları, yatağı bozabilecek sivri uçlu cisimlerle temizlenmemelidir, tırnak fırçası kullanılması daha uygundur. Tırnakların da, ayak derisi gibi, nemlendirilmeye ve yumuşatılmaya gereksinmesi vardır.

    Kliniğimizdetırnağın batmadan doğru uzaması için tırnak kanalını temizleme ve destekleme işlemleri yapılır. Bazen tırnak kanalında, batık tırnak gibi acı veren nasır oluşabilir, bunun tırnak batması ile ayrımının yapılması ve uygun şekilde tedavi edilmesi gerekir.

    D. Mantarlı Tırnak Tedavisi

    Tırnağın mantar hastalığı, genellikle ayak, nadiren elin bir ya da iki tırnağında başlar; daha sonra bütün tırnaklara yayılabilir. Tedavi edilmedikleri zaman vücudun diğer bölümlerine yayılabilir, ailenin diğer elemanlarına bulaşabilir. Tedavi edilmeyen ayak tırnağındaki mantar enfeksiyonu bacaklarda kalıcı lenf ödeme neden olabilir. Bazen, hastanede yatarak tedavi gerektirecek şekilde, bakterilere bağlı daha ciddi enfeksiyonlara neden olabilir.

    E. Diyabetli Ayak Bakımı

    “Diyabetik ayak” tablosu, diyabet hastalarının birçoğunda zamanla görülen bir durumdur. Öncelikle ayaklar hissizleşir (nöropati) ve yara oluşumu hasta tarafından fark edilmeyebilir. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde kılcal damar daralmaları da yara iyileşmesini zorlaştırır. Zamanla ayağın kesilmesine dek uzanan sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle diyabetlilerde ayak bakımı özel önem taşır.

    F. Pedograf (Ayak İzi İncelemesi) ve Tabanlık Uygulaması

    Ayak ağrıları, ayakta en sık görülen rahatsızlıklardan birisidir. Kişiler bu ağrıları genellikle kabullenmiş görünürler. Ayak ağrılarının en sık nedeni tabanın düzleşmesidir; sanılanın aksine, bu durum sonradan oluşabilir. Ayak yaşa bağlı olarak uzar ve genişler, ayak numarası büyüyebilir; bu aşamada taban çökmeye başlar ve ayak kaslarındaki yorgunluk, zorlanma gibi nedenlerle ağrılar başlar. Bu durumda uygun tabanlık desteği çok yararlıdır. Ancak, tabanlık kullanılması gereken durumlara karşın, bir de ortopedik özellikte olmayan ayakkabı kullanımı bu ağrıları artırır.

    Hamileliğin özellikle ilerleyen dönemlerinde ayaklarda ödem oluşur. Hamilelerde hormonal değişiklikler, vücut ağırlığının artması ve ağırlık merkezinin değişmesi nedeniyle ayak kemikleri çökebilir. Bu durumda uygun tabanlık kullanımı yararlıdır.

    G. Ayak Bakımı Ürünleri

    Ayakta konforu artırmak için ayak bakım ürünleri ile küçük ayak problemlerini hemen giderecek basınç giderici ve düzelticiler kullanılabilir.

    1. Ayak Kremleri

    2. Basınç Gidericiler

  • Tırnak batmasının ameliyatsız tedavisi

    Tırnak batması, ayak parmak tırnağının yumuşak dokunun içine doğru batmasıdır. Bu durum genellikle ayak başparmağında oluşur.
    Tırnak Batması Nedenleri

    En sık olarak hatalı ve derinden kesilen ayak tırnakları,

    İyi uymayan dar veya sivri burunlu ayakkabılar,

    Devamlı darbelere (travma) maruz kalan tırnaklar (sporcular, uçak hostesleri vebütün gün ayakta çalışan kişiler)

    Tırnakların mantar enfeksiyonu vs.

    Batan tırnağın etrafında şiddetli ağrı, şişme ve kızarıklık görülür ve bazen yaranın iltihaplanması ve yumuşak dokunun tepkisi ile tırnak kenarındaki doku da tırnağın üzerine doğru ilerler ve damarlardan zengin olan bir dokunun (granülasyon dokusu) oluşmasına neden olur.
    Tırnak batması şiddetli ağrının yanı sıra sosyal hayatı ve hatta günlük basit aktiviteleri de ciddi boyutlarda etkilemektedir. Özellikle kadınlarda ayağın estetik görünümü bozulur ve hastalar istedikleri ayakkabı veya terliği giymelerinde problem yaşayabilirler. Hastalar bu problemi fazla ciddiye almayarak sıklıkla kendileri tedavi etmeye çalışmakta olup pedikürcülere veya ayak sağlığı merkezlerine giderek çözüm aramaktadırlar. Bazenılık kompres, antibiyotik kullanımı, tırnak çekme veya batan kısmın kesilmesi gibi geçici çözümlerle tedavi edilmekte fakat tırnağın yumuşak dokuya batmasındaki temel nedenin düzeltilemediği için bir süre sonra tırnak batması tekrarlamaktadır. Bu hastalar defalarca tırnaklarını çektirmekte fakat tekrar batmalar devam etmektedir.
    Mevcut Tedavi Yöntemleri
    Günümüzde uygulanan tedaviler cerrahi müdahalesi, lazer tedavisi, kimyasal maddelerin kullanımı ve elektrikli cihazla “koterizasyon” adlandırılan yakma yöntemlerinden ibarettir. Bu yöntemler bazen oldukça ağrılı, yan etkili, bazen ise yetersiz olup sıklıkla sorunun tekrarlanmasına neden olurlar.
    PROTEZ/ORTEZ YÖNTEMİ
    “Plastik parça” yöntemi dünyada ilk kez ülkemizden Dr. Nazari tarafından geliştirilmiş, 2005 yılında “protez/ortez” yöntemi olarak Avrupa Deri ve Zührevi Hastalıkları Akademisine “EADV” başarıyla sunulmuştur.
    Uygulaması basit ve önümüzdeki yıllarda tırnak batmasının ana tedavisi olacağı tahmin edilen “protez/ortez” yöntemi sırasında, herhangi bir kesik veya cerrahi yapılmamaktadır. Bölge uyuşturulduktan sonra tırnağın batan kısmının altına ince bir plastik tüp (iğne uçlarının kapağı) yerleştirilir.

    Uygulaması ortalama 5 dakika süren bu yöntem oldukça pratik olup kanamaya ve hastanın aşırı heyecanına neden olmamaktadır. Plastik tüp bölgede ortalama 10 gün kalır ve bu sürede hasta bir veya iki kez kontrol için doktora başvurur. Tedavi süresi bitince plastik parça kolaylıkla kaldırılır.
    Bu yöntemle çeşitli ağırlıklarda tırnak batmaları olan ve bazen defalarca tırnak çekmesi ve çeşitli diğer tedavilerden sonuç alamamış 2000’in üzerinde hasta başarıyla tedavi edilmiş 1 yıllık takiplerde bile herhangi bir nüks (tekrarlanma) görülmemiştir.
    TIRNAK BATMASI TEKRARLAR MI?
    Tırnak batmasının tekrar edip etmemesi tamamen hastaya bağlıdır. Tedavi sonrası:
    1. Tırnak düz kesilmelidir: tırnak köşeleri kesilmemeli ve dışarıdagörülmelidir.
    2. Uygun ayakkabı kullanılmalıdır: sivri burunlu veya geniş olmayan ayakkabılar sakıncalıdır; spor ayakkabılar veya ön kısmı düz ve yumuşak olan ayakkabılar tercih edilmelidir; aksi takdirde tırnak batması tekrarlanabilir.

  • Tırnak hastalıkları

    Sağlıklı tırnaklar hep daha çekicidir. Onlar kişinin, alışkanlıklarını ve sağlığını yansıtırlar.
    Tırnaklar el ve ayak parmak uçlarında bulunan deri hücreleri tarafından üretilir. Tırnakların keratinden oluşan bir yapıları vardır. Bu dayanıklı protein, sadece saçta ve deride bulunur. Tırnağın kendisi farklı tabakalardan oluşur.
    Tırnaklar, saç gibi, matrixten büyür.Yaşlı hücreler büyüdükçe yerlerini yenileri alır. Bunlar sıkıştırılmış, yassılaştırılmış ve sertçe şekillendirilmiştir. Tırnakların günde ortalama büyümeleri 0,1 mm’dir. Bu oran, yaşa, yılın zamanına, aktivitelere bağlı olarak değişebilir.
    El tırnakları, ayak tırnaklarından daha hızlı büyür. Dominant el veya ayağın tırnakları diğerine göre daha hızlı büyür.Tırnaklar kışa nazaran yazın daha hızlı büyür. Kadınların tırnakları erkeklerinkinden daha hızlı büyür. Ancak hamilelik ve ileri yaş dönemlerinde farklılıklar olabilir. Tırnakların uzaması/büyümesi hastalıktan ve hormonal bozukluklardan da etkilenir.
    Tırnaklar yerleşimlerine bağlı olarak, yıpranmaya daha çok müsaittirler.Tırnak hastalıkları, tüm deri hastalıklarının %10 ‘unu oluşturur. Çoğumuz, ömür boyu en az bir defa parmaklarımızı kapıya sıkıştırmışızdır. Ayak tırnaklarımızda batma ya da dolamaya dayanmak
    zorunda kalmışızdır. Genellikle küçük tırnak yaralanmaları zamanında iyileşirler. Ancak ciddi yaralanmalar veya hastalıklarda, profesyonel tedavi gerekir. Bazı belirtiler tırnak hastalıklarına işaret edebilir.Tırnak etrafındaki derinin şişmesi ve sızlaması sonucunda tırnaklarda renk ve şekil değişiklikleri görülebilir. Tırnakta beyaz çizgilenmelerin bulunması, girinti, çıkıntı ve çukurluklar bulunması söz konusu olabilir. Bunları mutlaka bir dermatolog değerlendirmelidir.

    En sık görülen tırnak hastalıkları:
    Beyaz noktalar
    Kanamalar
    Tırnak batması
    Mantar enfeksiyonu
    Bakteriyel enfeksiyon
    Tümör
    Sedef hastalığı
    Siğiller
    Tırnak yeme

    TIRNAK BAKIMININ TEMEL KURALLARI
    1- Tırnaklarınızı temiz ve kuru tutunuz.
    Bu tırnak altında toplanan bakteri ve diğer enfeksiyonel organizmaları uzak tutmaya yardım eder.
    2- Eğer ayak tırnaklarınız, kalın ve kesilmesi zor ise, onları sıcak tuzlu suda iyice ıslatınız. 5 ile 10 dk. arası %10’luk üre içeren krem uygulayın, recetesiz satılabilen bir kremdir. Her zaman uygun şekilde kesiniz.
    3- Tırnaklar düzgünce karşıdan karşıya ve hafif dairemsi (maksimum düzgünlükte) kesilmelidir. Bunun için keskin bir tırnak makası kullanın.
    4- Tırnaklarınıza şekil vermek ve şeytan tırnaklarını yok etmek için steril törpü ve aletlerkullanınız.
    5- El tırnaklarını yemeyiniz.
    6- Tırnak katmanlarında mutlaka tıbbi tedavi isteyiniz!
    7- Herhangi tırnak düzensizliğinde dermatoloğunuza başvurunuz.