Etiket: Test

  • Biorezonans metodu ile  alerji tedavisi

    Biorezonans metodu ile alerji tedavisi

    Allerjik hastalıklarda önce hastalığa yol açan allerjen (allerjiye neden olan) maddelerin saptanması gerekir. Bunun için değişik test yöntemleri bulunmaktadır. Biorezonans 6400 allerji yapan maddeyi bir seferde, hızlı, güvenli ve ekonomik şekilde test etme imkanı sunmaktadır. Buna karşılık klasik cilt testlerinde test edilen madde sayısı sınırlıdır. Bazı allerjik maddeler ve özellikle süt, buğday, yumurta, gluten, gliadin yapılan cilt testlerinde tepki vermeyebilir. Bu maddelere allerji yokmuş gibi kabul edilip diğer allerjenlere karşı yapılan aşı uygulaması, bu yüzden sınırlı etkiler yaratmaktadır. Yıllarca aşı tedavisi gördüğü halde bir türlü iyileşemeyen hasta sayısı oldukca fazladır.

    Biorezonans test metodunda kişiye dokunduğu düşünülen her maddeye karşı test yapılabilmekte ve uygulanan terapiyle iyileşme temin edilebilmektedir. Hastalığa yol açan ana allerjenler süt, buğday, yumurta, gluten, gliadin, mantarlar) tespit edilemezse, çok bilinen ev tozu akarı ve polen allerjileri için aşı tedavisi yapılsa bile, başka allerjenler ortaya çıkmakta ve hastalık tablosunda temelden bir iyileşme sağlanamamaktadır. Biorezonansın allerjik hastalıkların tedavisine getirdiği inanılmaz çözüm tüm alerjenleri test edip tespit edebilme ve kalıcı olarak iyileştirebilme başarısını yatmaktadır.

    Allerjik bünye sağlıklı insanlar için hiçbir olumsuz etkisi olmayan maddelerle karşılaştığı zaman tepki vermektedir. Allerjik vücut o maddeyi “yabancı madde” olarak algılar ve bağışıklık sistemi onunla savaşmaya başlar ve bu nedenle allerjik reaksiyonlar meydana gelir. Allerjik hastalıklar bu şekilde kendini gösterir. Tedaviye önce allerji testleri yapılarak başlanır. Allerji yapan maddeler test yoluyla tespit edildikten sonra kişinin kaç maddeye allerjisi olduğuna ve önceliğe göre bir tedavi planı hazırlanır ve hastaya uygulanır. Tedavi yaklaşık 1 saat süren seanslar halinde, haftada bir kez uygulanır. Tedaviye, kişide tespit edilen ana allerjilerle başlanır.

    Biorezonans terapisi temel olarak bu allerjen maddelerin vücuttaki patolojik frekansını sıfırlamayı ve vücuda güçlendirilmiş normal fiziksel frekanslar vermeyi hedefler. İyileşme ara testlerle kolayca takip edilebilir.

    Tedaviden sonra organizma allerji yapan maddeleri,normal frekans kodunda algılamaya başladığı için, hastalık tablosu oluşmaz. Örneğin; Süte allerjisi olan bir kişi, bir dönem perhize tabi tutulur ve bu süre içinde biorezonans terapisi uygulanır. Ardından test edildiğinde süt allerjisinin geçtiği görülürse, kişi yeniden bu ürünü tüketmeye başlayabilir. Artık bu aşamadan itibaren bu ürünün tüketilmesiyle allerjik reaksiyon oluşmaz. Süt, tedavi öncesinde yabancı madde olarak algılandığı halde artık normal kişilerde olduğu gibi “süt” olarak algılanır.

    Biorezonans yöntemi ile yapılan allerji terapisi, yan etkisi olmayan ilaçsız ve yüksek etkili bir terapidir. Hastalarda hemen rahatlama görülmeye başlanır.

  • Elektro akupunktur tanı yöntemi e.a.v (electro. Accu. Voll) yöntem nedir?

    Sağlığı koruyucu, Hastalık Tedavisi, Hastalık Sonrası Rehabilitasyon ve Acil durumlarda gelişen tıbbi disiplinler dönemin ve toplumların gereksinimlerini karşılamak doğrultusunda binlerce yıldan beri evrimleşmektedir.

    Modern tıp alanında gelişen tanı metotlarından biyomedikal laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri akut – acil durumlarda ve klinik seviyedeki hastalıkların teşhisinde başarılı olurken, kronik ilerleyici hastalık süreçleri, hastalık öncesi sağlık bozulmaları ve sağlık durumunun devamlılığı konusunda bireye özel önleyici ve destekleyici tıbbi yaklaşımların oluşturulmasında yetersiz kalmaktadır.

    Özellikle Kuantum Fizik alanındaki son gelişmeler Yaşam, Varlık, Sağlık ve Tıp alanlarında yeni tanımlamaları gündeme getirmiştir. Yeni anlayışa göre Yaşam: madde ve enerjinin fonksiyonel işbirliğidir.

    Hücre + Hücre zarı elektriksel potansiyeli + Hücrenin yaşamsal süreçlerini düzenleyen manyetik alanı.

    Hücre zarı elektriksel potansiyeli fizyolojik fonksiyonlar hakkında ölçüm yapıp bilgi alabildiğimiz süreçlerin olduğu kısımdır. EAV teşhis yöntemi EKG. EMG. EEG gibi hücre zarı elektriksel potansiyelindeki değişiklikleri saptayabilen yeni nesil tanı yöntemidir.

    ELEKTRO AKUPUNKTUR TANI YÖNTEMİ E.A.V.

    E.A.V Dr.Voll tarafından geliştirilen ve organizmanın ilgili test verilerine tepkisinin deri üzerindeki akupunktur noktasından sorgulandığı tanı yöntemidir. Akupunktur gibi Bütünsel Tıp alanlarında, çalışan Hekimlerce 1970 li yıllardan bu yana sürekli olarak geliştirilmekte ve kullanılmaktadır. Bu yöntem binlerce yıllık geleneksel ve tamamlayıcı şifa sanatları ile modern Batı teknolojilerinin bir sentezidir.

    E.A.V YÖNTEMİN AMAÇLARI:

    Akupunktur meridyenlerindeki enerji dengesizlikleri sağlık dinamiklerinden uzaklaşma ve hastalığa kadar giden süreçleri başlatır. Binlerce yıldan beri Akupunktur vücudun temel düzenleme mekanizmalarını dengede tutmak amaçlı uygulanmaktadır.

    E.A.V yöntemi

    1-Bireyin sağlık durumunun değerlendirilmesinde

    2-Hastalık seviyesine ulaşmamış, klinik testler ile saptanamayacak seviyedeki sağlık sorunlarının değerlendirmesinde

    3-Klinikolarak saptanmış hastalıkların nedenleri hakkında detaylı analiz imkanı sağlayarak hızlı bir şekilde anlaşılmasında

    4-Etkintedavi kürlerinin planlanmasında,

    5-Hastanın tedaviye uyumunu optimize etmede

    Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp hekimlerinin tercihi olmuştur

    YÖNTEM:

    EAV (Elektro AccuVoll) test; EKG. EEG. EMG gibi elektrodermal testler arasında olup bir elektriksel devre üzerinde hastanın Bağdokusunun iletkenliği (Biyoimpedans)ve akupunktur noktasının elektriksel potansiyelini ölçme esasına dayanır.

    Potansiyeldeki değişimlerin tespiti ile bireyin sağlık durumu ve tedavi engellerin şiddeti hakkında ayrıntılı bilgi elde edilir. Bireyin sağlık dinamiklerine bağlı olarak ölçüm döngüsünde kullanılan test maddeleri ile ilgili uyaranlara deri direnci ve akupunktur nokta potansiyeli net bir “evet” veya “hayır” olarak cevap verir.

    Bu yöntem Bağ dokusunun, organların sağlık durumu,, Biyolojik yaş,Sağlığı bozucu sebepler , Latent asidoz, ,Alerjiler ,Gıda İntoleransları, Ağır metaller, Akut ve kronik enfeksiyon yükleri, doku ve hücresel seviyedeki hormon, enzim ,vitamin, mineral eksiklikleri hakkında bilgi verir..

    Bütünsel sağlık anlamında bireye özel geleneksel ve tamamlayıcı tıp kürlerinin panlanmasına yardımcı olur.

  • Gıda intoleransı testi nedir, nasıl yapılır?

    İSTER DİYET, İSTER SPOR YAPIN, KİLO SORUNUNDA İNTOLERANSINIZI BİLEREK BESLENMEK ŞART!

    Yediklerinizin uyku, sindirim, şişkinlik ve kilo verme gibi sorunlarda başrolü oynadığını söylersek sanırız, çoğunuz bunun inandırıcılığı konusunda şüphe duyabilirsiniz. Ancak Yediğimiz ve sağlıklı olduğunu düşündüğümüz birçok besin, vücudumuzda olumsuz etkilere yol açıp, kilo verememe, obezite, mide bağırsak şikayetleri, deri ve cilt rahatsızlıkları başta olmak üzere bir çok rahatsızlığa yol açabiliyor. İşte Gıda intolerans testi bu noktada devreye giriyor ve vücudumuzuna zarar veren ve size kilo aldıran gıdaları öğrenmemizi sağlıyor.

    YEME ALIŞKANLIĞINIZDAKİ YENİ ÖĞRETİLERLE, HAYATINIZI DEĞİŞTİRİN!

    Yaşam ve beslenme alışkanlıklarımızda ihtiyacımız olan ve vücudumuzun kolaylıkla absorbe edebildiği besinleri seçerek yaşam kalitenizi yükseltmek, artık hiçte zor değil.

    Yıllardır sahip olduğunuz bir cilt probleminin, verilemeyen kiloların ya da anlayamadığınız fiziksel rahatsızlıkların nedeni aslında çok masum olarak gördüğünüz bir besin olabilir.

    Çoğu zaman sağlımıza dikkat etmeyi işlenmiş veva bol kalorili yiyeceklerden uzak durmak olarak görüyoruz. Elbette ki, bu çok doğru olsa da beslenme planımızı oluştururken kişisel hassasiyetlerimizi de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Gıda intolerans testi, bu açıdan kişiye birebir sonuçlar veriyor. Bize zarar veren gıdaları kendi kendinize anlamanız neredeyse imkansız 200 tane Gıda ve içeceği incelenen bu testte,neye karşı inteleorasın olduğunu öğrene biliyorsunuz .Masum görünen bir meyve, bir sebze bile bazen yaşadığımız rahatsızlıkların kaynağını oluşturabiliyor.

    Gıda İntoleransı Testinin Yapılışı: Şöyle ki, parmak ucunuzdan alınan kan iki hafta süren kapsamlı laboratuvar analizi yapılıyor. Gelen sonuçlar doğrultusunda hastanın hangi besinlere karşı intoleransı olduğu belirleniyor ve bu besinler belli sürelerde hastanın hayatından çıkarılıyor. Özellikle kilo vermekte sorun yaşayan, mide, bağırsak şikayetleri olan kişiler, cilt problemleri yaşayan ve şişkinlik ve ödem sorunlarıyla sıkça karşılaşanlar bu test sizin yaşam kalitenizi arttırdığı gibi kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.