Yıllardır üzerinde birsürü yazıldı çizildi, botox like dediler better than botox dediler ama olmadı pabucu dama atılamadı, yine 1 numara yine 1 numara, evet mimik kırışıklıklar ve aşırı terleme başta olmak üzere bir sürü estetik değişiklikler için tercihler hala Botoxtan yana…
Peki nedir bu botox yine kısaca özetlersek,
Botoks (Botulinum toksini), Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen bir toksindir. Botoks, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engelleyip, sinirler ile sinirlerin ulaştığı kaslar arasındaki iletimi durdurarak etkisini gösterir. Sinir iletiminin durması, geçici bir süre için, sinirin ulaştığı kasın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlar. Botoks’un etki mekanizmasından tıpta birçok alanda yararlanılmaktadır.
Medikal estetik alanında ise genellikle mimik kaslarının hareketleri ile ortaya çıkan yüzdeki çizgilenmeleri azaltmak ve aşırı terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacı ile kullanılır. Botoks, ter bezlerine uygulandığında ise ter bezleri ile sinir uçları arasındaki iletimi de durdurarak ter bezlerinin çalışmasını azaltır. Vücudun ençok terleyen bölgeleri, avuç içleri ,ayak tabanları ve koltuk altı bölgesidir. Aşırı terleme ve buna bağlı ter kokusu şikayeti olan kişilerin terleyen bölgelerine botoks uygulandığında şikayetlerinde azalma sağlanır. Botoks, Enjeksiyon şeklinde uygulanır . Enjeksiyon anında hafif bir ağrı hissedilebilir. Mimik kaslarının hareketlerinde azalma istendiğinde mimik kaslarının içine, terleme şikayetinin azalması istendiğinde o bölge deri içine enjeksiyon yapılır. Botoks un etkisi enjeksiyonu takiben ilk hafta içinde ortaya çıkar ve etki süresi kırışıklık tedavisinde 3-4 ay, terlemenin tedavisinde ise ortalama 6 -8 ay civarindadır.
Botox uygulaması çok kısa sürede gerçekleşmesi, uygulama sonrasında sosyal hayattan geri kalmadan, yüzümüze dinlenmiş bir görüntü ve ışıltı vermesi nedeniyle, tüm uygulamalar içinde her zaman en popüler olma özelliğini korumuştur. Yaşla birlikte daha belirgin hale gelen mimik çizgilerini hafifletmek ya da ortadan kaldırmak amacıyla uygulanan kolay ve güvenilir bir yöntemdir.
BOTOX NEDİR?
Clostridium botulinum adı verilen bir bakteri tarafından salgılanan bir proteindir. Bu madde sinirlerden kaslara olan elektriksel iletiyi bloke ederek, uygulanan bölgedeki kasın fonksiyonunu geçici olarak azaltır veya yok eder. Kas fonksiyonunu kaybedip kasılamayınca, üzerindeki deride oluşan kırışıklılıklar da azalır veya yok olur. Botulinum toksini birçok kişinin düşündüğü gibi bir yılan zehri değildir. Çok küçük dozlarda sulandırılarak yapılır. Bu nedenle sağlığımıza hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Ülkemizde kullanılan 2 adet botulinum toksini bulunmaktadır: Dysport (İPSEN), Botox (ALLERGAN).
BOTOX NERELERE UYGULANIR?
Kaş arasında yer alan çizgilere
Alın çizgilerine
Göz kenarındaki kaz ayağı denen çizgilere
Burun ucunun kaldırılmasına,
Üst ve alt dudaktaki dikey çizgilere (Sigara çizgilerine)
Dudak köşelerinin yukarı kaldırılmasına,
Çene üzerindeki derinin daha pürüzsüz hale getirilmesine
Boyundaki yatay çizgilerin ve dikey bantların tedavisinde uygulanır.
NASIL UYGULANIR?
Çok ince uçlu insülin enjektörleri ile kas içine belirli noktalardan uygulama yapılır. Uygulama süresi 10-15 dakikadır.
ETKİSİ NE ZAMAN BAŞLAR?
Uygulamayı takiben ortalama 2 gün sonra etkileri başlar, 15. Günde gerçek net etkisi ortaya çıkar. Etki süresi genellikle 4-6 aydır.
UYGULAMA ÖNCESİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Kişilerin bir kas hastalığı olup, olmamasına
Kan sulandırıcı ilaç kullanıp, kullanılmadığına
Gebelik ve emzirme durumları sorgulanmalıdır.
HİPERHİDROZ (TERLEME) TEDAVİSİNDE BOTOX
Koltuk altı, el ve ayak terlemelerinde sıklıkla kullanılmaktadır. Burada kas içine değil, cilt altına uygulama yapılır. Ter bezlerine ulaşan sinirlerin çalışmasını geçici olarak bloke ederek ter üretimini engeller. Uygulama sonrası etkiler 1-2 gün içinde başlar ve 6-8 ay kadar sürer.
UYGULAMA SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER?
Uygulama sonrası, yüz kasları birkaç saat çalıştırılmalı yani mimik hareketleri yaptırılmalıdır. Böylece ilacın kas içine yayılımı daha kolay olur.
Uygulamadan sonra ilk 24 saat ağrı kesici (Antienflamatuar),kas gevşetici, antidepresan gibi ilaçlar ve alkol alınmamalıdır.
Uygulama sonrası birkaç saat sırt üstü ve yüzüstü yatılmamalıdır. Aksi halde ilaç farklı kas gruplarına yayılarak istenmeyen etkilere neden olabilir.
Uygulamadan sonra 4-5 saat makyaj uygulaması yapılmamalıdır.
Uygulama yapıldıktan sonra 6-8 saat uygulama bölgelerine dokunulmamalı, masaj yapılmamalıdır.
Botox uygulaması sonrası 4-5 saat sıcak duş alınmamalıdır.
Botox uygulama sonrası 24 saat egzersiz yapılmamalıdır.
Uygulamadan sonra oluşan küçük kabarcıklar ve kırmızılıklar birkaç saat içinde kendiliğinden kaybolur, asla ellenmemelidir.
BOTOX UYGULAMASI EĞİTİM ALMIŞ BİR UZMAN HEKİM TARAFINDAN YAPILMALIDIR.
Botox uygulaması, tekrarlanmazsa cilt daha kötüye gider şeklinde yanlış bir inanış maalesef halk arasında vardır. Tam tersi mimik kasları uygulama sonrası aktif olmadığı için kırışıklıklar giderek azalır, düzenli aralıklarla uygulama ile tamamen de kaybolabilir.
Koltuk altında, ellerde, ayaklarda veya vücudunuzun başka bölgelerinde tahammül edilemez ter kokusundan, kullanılan tüm deodorantlara ve kişisel bakım ürünlerine rağmen kurtulamıyorsanız, “Hiperhidrozis” yani aşırı terleme sorununuz olabilir. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcak havanın etkisiyle daha fazla artan terleme şikayetinden kurtulmak mümkün!
Aşırı terleme kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkiliyor
Vücut için doğal ve fizyolojik bir olay olan terleme sayesinde vücut ısısı dengelenirken, zararlı maddeler de vücuttan atılmış olur. Terlemeden sorumlu olan sistem, “Sempatik Sinir Sistemi” dir. Sempatik sinir sisteminin, nedeni bilinmeyen bir şekilde fazla çalışmasıyla ortaya çıkan ve kişinin yaşam kalitesini etkileyen aşırı terleme sorunu, “hiperhidrozis” olarak adlandırılır. Aşırı terleme bireyin sosyal yaşamda ve iş ortamında kendisini kötü hissetmesine neden olmaktadır.
Tedavi öncesinde terlemenin nedenleri araştırılmalı
Kişide kilo problemi, şeker hastalığı, hipo ya da hipertiroidi, aşırı nikotin kullanımı ve aşırı kafein alımı, menopoz ve kalp hastalıkları, gebelik, parkinson ve bazı omurilik hastalıkları psikiyatrik ve nörolojik hastalıklar ile alkol bırakma dönemi ve kullanılan ilaçlar sorgulanmalıdır. Tüm sistem sorgulamasının yapılıp, sorunun belirlenemediği durumlarda ise; aşırı terlemenin nedeni sempatik sinirlerin yapısal olarak aşırı çalıştığına bağlanır.
Tedavide İlk Seçenek Losyon ve İlaçlardır
Tedavide alüminyum klorid içeren losyonlar ya da ağızdan alınan antikolinerjik ilaçlar kullanılabilir. Alüminyum klorid içeren losyonlar özellikle koltuk altındaki terleme artışlarında ilk seçenek olarak tercih edilir. Akşam kuru deriye uygulanır ve sabah temizlenir. Bazı durumlarda tahrişler görülebilir. Sistemik antikolinerjik ilaçlar; ağız kuruluğu, görme bulanıklığı, üriner problemlere yol açabileceğinden kullanımları sınırlıdır.
Elektrik akımı tedavisiyle terlemeyi önlemek mümkün
İyontoforez denilen yöntemde ise eller ve/veya ayaklar, içinde metal tabaka bulunan küvete konulur. Bu metal tabakadan düşük şiddette elektrik akımı verilir. Bu yöntemle elektrik akımının oluşturduğu iyonlar ter kanallarını belirli bir süre kapatır. Her seansın uygulama süresi 20-30 dakika kadardır. Başlangıçta 3 günde bir, daha sonra haftada bir uygulama yapılır.
Cerrahi tedavi ile terlemeye neden olan sinirler yakılabilir
Özellikle el ve koltuk altı terlemelerinde cerrahi tedavi olarak Endoskopik Torakal Sempatektomi uygulanmaktadır. Bu cerrahi tedavi ile aşırı çalışarak fazla terlemeye neden olan sempatik sinirler kesilir veya çıkarılır. Bazen sempatik zincir ve dalları klips ile sıkıştırılabilir veya koter ile yakılabilir. Bu sinirlerin terleme dışında fonksiyonu olmadığı için ameliyatın; felç oluşturma, his kaybı, refleks azalması gibi etkileri olmaz.
Terlemenin en etkin tedavi yöntemlerinden biri BOTOKS!
Botoks orta ve yoğun şiddetteki terleme şikayetlerini tedavi ederek başarılı sonuçlar sağlamaktadır. Botoks, sinir kas kavşağında ve sinir uçlarında “asetilkolin” denen maddenin salınımına ve dolayısıyla ter bezinin salgı yapmasına engel olur. Böylece terleme olmaz! Avuç içleri, ayak altı, koltuk altı ve ter bezlerinin fazla çalıştığı her bölgeye uygulanabilir. İşlem öncesinde fazla terleyen bölgeleri tespit etmek için iyot-nişasta testi yapılır. İşlem sonrasında herhangi bir yan etki görülmemektedir. Uygulama yapılan alanın genişliğine göre 80-100 ünite toksin uygulanır. İşlem etkinliği 6 ay ile 9 ay arasında değişmektedir. Uygulamanın, hekimin belirleyeceği belli periyotlarla tekrarlanması ile bu süre daha da uzamaktadır.
Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.
Aşırı terleme hatta bazen normal terleme bile kişileri rahatsız edebilmektedir. Bu yüzden terleme tedavisine talep özellikle bahar ve yaz aylarında oldukça fazla olmaktadır. Terleme tedavisi bir çok farklı şekilde yapılabilmektedir. Bunlar arasında terlemeye neden olan sinir ganglionların alınması, yine yüzeyel bir lazer liposuction ile bu bölgedeki ter bezlerinin harab edilmesi ve medikal terleme tedavisi sayılabilir.
Stres, emetikler, insülinler gibi uyaran ilaçlar, tiroid bezinin aşırı çalışması, böbrek üstü bezi hastalıkları, menopoz, hipoglisemi, şişmanlık, bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan ilaçlar ve hormonlar aşırı ve fazla terlemenin başlıca nedenleri arasında bulunmaktadır. Ancak bir hastalıkdan bağımsız olarak yapısal nedenlerle de çok fazla terleme gözükebilir.
Kişiye bağlı olarak ter bezlerinden aşırı ter salgılanmasını belli bir dönem için durdurmak ve böylece özellikle yaz aylarında gerek koltuk altı gerek avuç içi gerekse ayak tabanı terlemesi giderilebilmektedir.
Altın İğne Fraksiyonel Radyofrekansla Terleme Tedavisi
Terleme tedavisi için yapılan bir diğer uygulamada Infini fraksiyonel altın iğne radyofrekans tedavisidir. Bu tedavide ameliyatsız olarak çok ince altın iğnelerle cilt altı dokulara radyofrekans enerjisi verilerek, ter bezlerinin kalıcı olarak hasarı amaçlanır. Hasarlanan ter bezleri gerekli teri salgılayamaz ve terleme önlenmiş olur.
Bu uygulama 3-4 hafta aralıklarla 3 seans yapılmaktadır. Uygulama ağrısız bir uygulamadır, emla krem sürülerek koltuk altı uyuşturularak yapılmaktadır. Sonrasında sadece 1 gün kızarıklık yaratır. Deriye bir zarar vermez. Bu sayede hasta günlük yaşamına kolaylıkla devam eder.
Terlemeniz her seans sonrası azalacak ve minimum düzeye inecektir. Uygulamada kalıcı ve uzun süreli bir sonuç elde edilmektedir. Bu uygulama sadece koltuk altı terlemesi için yapılmaktadır, el ve ayak terlemsine uygulanmamaktadır.
Yaz aylarında sık rastlanılan sağlık sorunlarından birisi de cilt hastalıklarıdır. Yaz aylarında ülkemize gelen güneş ışıklarının artması, hava sıcaklıklarının yüksek seyretmesi bu durumun temel nedenleridir. Güneşin cildimize olumsuz etkileri artık açıkça bilinmektedir ancak yaz aylarında, özellikle tatil döneminde dikkat etmediğimiz pek çok ayrıntı cilt sağlığımızı bozabilmektedir.
Güneş ışığına bağlı olarak vücutta ortaya çıkan sağlık sorunlardan birincisi, hemen müdahale edilmesi gereken güneş yanıklarıdır. Güneşin bazı yan etkileri hemen ortaya çıkar. Özellikle beyaz tenli kişilerde dikkatsiz güneşlenmeler sonucu güneş yanıklarına sık rastlanır. Güneş yanıkları; ışınların dik geldiği anlarda çok kısa sürede 2-4 saat içinde ortaya çıkabilir. 12 saatte en üst şiddete ulaşan yanıkları, 72 saatte giderek etkisini kaybeder. Güneş yanığında, önce deri bütün olarak kızarır, sonra içi sıvı dolu sivilce gibi küçük kabarıklıklar meydana gelir. Bu sırada deri sıcak ve hassas olur. Yanık ilerledikçe derinin daha alt tabakalarda bulunan sinirlerin uçları da etkilenir ve şiddetli ağrılar oluşur.
Uzun vadede ise güneş; ciltte kırışmalar, renk değişiklikleri, deri kanseri öncüsü bazı değişiklikler ve çeşitli deri kanserlerine neden olabilmektedir. Güneş ile yinelenen temaslara bağlı olarak yıllar içinde birikerek ortaya çıkan bu yan etkiler güneşin içerdiği bazı çok zararlı ışınların, sık yenilenen hücrelerin yapısında değişiklik meydana getirmesiyle oluşmaktadır. Güneşe sık maruz kalan yerlerde; çiller, farklı renkte lekeler, deride sertleşme ve kalınlaşmalar oluşabilmektedir. Güneşin uzun sürede ortaya çıkan bu etkisi erken deri yaşlanması olarak da adlandırılmaktadır. Gençlik aşısı olarak ta bilinen PRP (Platelet Rich Plasma- Platelet Yönünden Zenginleştirilmiş Plazma) yöntemiyle yazın da daha genç bir görünüm elde edilebilmektedir. PRP uygulaması; bir kişiden 8-10 cc gibi bir miktarda kanın alınarak özel bir tüpte santrifüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrıştırılması ve PRP’nin (Platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma’nın) yine aynı kişiye enjeksiyon yolu ile geri verilmesini temel alan bir uygulamadır. Avrupa da yaygın olarak kullanılan bu yöntem FDA onaylıdır.’nin iyileştirici etkisini şöyle açıklayabiliriz: “Vücudumuzda bir yer kesildiğinde o bölgeye ilk toplanan hücreler, kanın pıhtılaşmasını sağlayan platelet ya da trombosit olarak adlandırılan hücrelerdir. Plateletler ya da trombositler, vücudumuzda hasar gören dokuların onarımını sağlamak için gerekli büyüme faktörlerini yapısında barındıran kan bileşenleridir. PRP uygulamasında ise hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınacak miktardan daha fazla sayıda platelet verilebilmektedir, çünkü PRP ile elde edilen trombositlerin yoğunluğu kandakinden 2 ila 4 kat fazladır. Bu uygulama sonucu hasarlı dokunun onarımı da bu kadar hızlı ve güçlü bir şekilde başlamaktadır.
Yazın sık görülen bir diğer cilt sorunu da aşırı terlemeye bağlı gelişen ve halk arasında“isilik” denilen bir durumdur. Yazın artan ısı, öncelikle metabolizmada hızlanmaya, ter bezi aktivitesinde artmaya neden olur. İsilik aşırı üretilen terin deriye atılamaması sonrasında gelişir ve küçük, kaşıntılı, bazen yanma duygusuna yol açan lezyonlar gelişir. Sık banyo yapılmadığında, aşırı giyinme devam ettiğinde bu küçücük sivilceye benzeyen kızarıklıklar, daha büyük çıbana benzeyen sivilcelere dönüşebilir. Hava sıcaklıklarının artması ile birlikte aşırı terleme sonucunda kıvrım bölgelerinde ( kasık, koltuk altı, parmak arası, kadınlarda meme altı ya da arası) yine pişik dediğimiz kaşıntılı kızarıklıklar görülebilir. Bu bölgelerin ıslak ya da nemli kalması, maya hücrelerini harekete geçirerek mantar hastalıklarının oluşmasına da neden olur. Özellikle ayaklarda kötü kokular, pişiğe benzeyen görüntüler ve şiddetli kaşıntılar başlayabilir. Tatil anlayışımızdaki deniz ve havuz alışkanlıklarımız da bazı cilt hastalıklarının oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Duş alınmadan girilen havuzlar, ya da çıktıktan sonra duş almamak enfeksiyon hastalıklarının bulaşmasını ve oluşmasını kolaylaştıran en önemli yoldur. Bu enfeksiyonlardan en sık rastlananı da molluskum, siğiller, mantar enfeksiyonlarıdır ki; bazen tedavileri uzun zaman alabilir veya tedaviye yanıt vermeyebilir.Havuz kenarlarında çıplak ayakla yürümek de bu hastalıkları bulaştırmamıza ya da kapmamıza neden olur. Mutlaka terlik kullanma alışkanlığı geliştirmemiz gerekmektedir. Terlik deyince de bilinmesi gereken önemli hususlar vardır: parmak arası ya da kapalı terlikler yazın pişiklerin, ya da nasırları temel nedeni olabilir. Çünkü sürtünme travması, deri sağlığı için istenilen bir pozisyon değildir. Yumuşak hava alan, deriye sürtme ya da terletme duygusu vermeyen terlikler kullanmak daha doğrudur.
Otellerde kullanılan ortak alanlar ne kadar hijyenik görülürse görülsün, bu mekanlarda kullanılacak ya da temas edilecek yerlere şahsi eşyalarımızla gidersek yine bulaşıcı hastalıklardan korunmak için önemli bir adım atmış oluruz. Mesela sauna, hamam, buhar odaları gibi yerlere terlikle girmek, oralarda oturacağımız yerlerde havlu kullanmak riskleri minimuma indirecektir.
Hiperhidroz, vücudun normal fizyolojik ihtiyacından daha fazla ter salgılamasıdır. Etkilenen kişilerde psikolojik ve fiziksel rahatsızlıklara yol açar. Ekrin ter bezlerinin hiperaktivitesine bağlı olarak deri yüzeyine salınan ter miktarı artmaktadır. Toplumlarda %0.6-1 sıklığında görülür. Genellikle geç çocukluk yada ergenlik döneminde başlar. Hayat boyu devam edebildiği gibi 25-30 yaşlarında spontan olarak da kaybolabilir.
Ter salgısı, normalde kokusuz ve süt kıvamındadır. Bakteriyel yıkım sonrasında kişiye özel ter kokusu oluşur. Vücut salgılarına geçen kokulu gıdaların tüketimi, banyo alışkanlıkları gibi faktörler ter kokusunu etkiler. Ter salgısı yağ ve kolesterin içerir. Aşırı terlemede bu özelliklerin bir rolü yoktur.
Aşırı terleme fizyolojik olabildiği gibi bazı hastalıklarda, hormonal aktiviteye bağlı olarak da oluşabilir. Fizyolojik hiperhidrozis (aşırı terleme), vücut ısısında artış sonrasında, aşırı şişmanlıkta (obezite), fiziksel egzersiz sonrasında, sıcak ve nemli ortamlarda ve kalın giysilere bağlı olarak gelişir.
Çocukluk yaşlarında başlayan hiperhidroz genellikle avuçiçi ve ayak tabanlarında görülür. Ailesel öykü bulunabilir. Bu türlü terleme fiziksel aktivite veya stres ile de artış gösterir. Aksiller (koltuk altı), dudak üstü aşırı terlemeleri de sık rastlanan bir durumdur.
Her türlü aşırı terleme, kişileri sosyal yaşamdan uzaklaştıran, depresyon ve panik atağa neden olarak yaşam kalitesini bozan bir durumdur. Aşırı terlemenin en fazla görüldüğü bölgeye göre tedaviler seçilmelidir. Fiziksel muayene ile tip belirlenmeli, etiyolojik faktörler (laboratuar, görüntüleme vb.) araştırılmalıdır. Hiperhidrozda tedavi seçimi; hastanın kabul ettiği, uygulanabilir, hasta ve hekimin beklentileri karşılayan, yan etkileri olmayan yöntemler olmalıdır. Örneğin, özellikle koltuk altı terlemeleri birçok genç erişkinde ciddi ruhsal değişikliklere neden olmaktadır.
Bu türlü terlemede “Botox uygulamaları” oldukça iyi sonuçlar vermektedir. Kişilerin yaşam kalitelerini yükselterek, sosyal yaşama uyumlarını sağlamaktadır. Özellikle koltuk altı terlemelerinde çok etkili olan botoks uygulaması, el ve ayaktaki terlemelerde uygulama öncesi iyi bir değerlendirme sonrası karar verilmelidir.
Koltuk Altı Terlemelerde; etkili tedavi yöntemlerinden BOTOX
Koltuk altı terlemeleri özellikle yaz aylarında bir çok insanı zor durumda bırakan bir sorunudur.
Terleme, vücudun ısısını ve tuz oranını ayarlayarak, vücudu dengeleyen bir sistemdir. Ancak koltuk altı terlemelerinde, vücudun dengesi için gerekli olanın çok üstünde terleme artışı söz konusudur. Kıyafetlerde ıslak görünüm ve terlemeye bağlı giysilerin renklerinde bozulma problemi olabilir. Giysilerde ıslak halkalar oluşur. Bazı kişiler günde iki-üç kez gömlek değiştirilebilir. Ipek gibi hassas kıyafetleri giymek zorlaşabilir. Bu tür durumlar kişide sosyal açıdan rahatsızlık yaratır.
Koltuk altı terlemesinin nedeni, sempatik sinir sisteminin aşırı uyarılmasıdır. Bu kişinin yapısıyla ilgilidir. Stres ve gerginlik koltukaltı terleme şikayetini çok artırabilir.
Tedavi yöntemleri farklıdır. Ancak ilaç, krem ve deodorantlarla yapılan tedavilerde çok başarılı sonuçlar alınamamaktadır.Koltuk altı terleme tedavisinde botox (botoks) yöntemi 2004 yılında FDA tarafından kabul edilmiş son derece başarılı bir yöntemdir.
Uygulamanın yapılma şekli:Koltuk altı botox (botoks) tedavisinde, terleyen bölgeye ortalama 20-30 nokta halinde küçük miktarlarda botox (botoks) verilir. Botox (botoks) uygulamasından önce ilaç sulandırılır. Koltuk altı terlemelerinde botox (botoks) tedavi uygulaması çok kısa sürer. Uygulama öncesinde anestezik krem uygulaması yapılabilir. Uygulama özel iğnelerle yapıldığı için acı pek hissedilmez. İşlem sonrası beklenen önemli bir yan etki yoktur. Koltuk altı terlemesi şikayetinde botox (botoks) etkisi ortalama 6 ay civarındadır. Nisan ve Mayıs ayları uygulama için en uygun aylardır.
Sıcakların arttığı yoğun yaz mevsimindegüzel kıyafetlerinizle, gönül rahatlığı içinde, ter izi ve kokusu olmadan yaşayabilirsiniz.
Bütün güzelliklerine karşın sıcağın bazı olumsuz etkileri de olmaktadır, bunların başında terleme gelir. Fakat bazıları, yaz ya da kış farkı olmaksızın, bu sıkıntıyı sürekli yaşarlar.
“İnsanlarla tokalaşmaktan çekiniyorum, ellerim sürekli terliyor!”, “Bilgisayarda çalışırken elimi sürekli kurutmak zorundayım!”, “Çizim yaparken elimin altına peçete koymam gerekiyor!”, “Ayaklarım sürekli terlediği için bir başkasının yanında ayakkabımı çıkartamıyorum!”, “Yıllardır açık ayakkabı giymek isterim, ayaklarım terden çamur gibi oluyor!” şeklindeki yakınmalara sıkça rastlamak mümkündür.
Ter bezleri vücutta en sık el, ayak, koltuk altı ve göğüste bulunmaktadır. Aşırı terleme (Hiperhidroz), ter bezleri tarafından olağandan yüksek miktarda ter üretilmesi durumudur. Bölgesel aşırı terleme, vücudun etkilenen yerine bağlı olarak, el, ayak, göğüs ya da koltuk altlarının sürekli olarak ıslak olması demektir. Bu durum kişiyi çalışma ortamında ve sosyal hayatta zor durumda bırakabilir, normal günlük aktivitelerinin sürdürülmesini zorlaştırabilir. Toplumda her yüz kişiden birinde görülür. Genellikle bir hastalıkla ilişkili değildir. Ailesinde aşırı terleme olanlarda daha sık görülür. Çoğunlukla çocuklukta ya da ergenlikte ortaya çıkar. Sıklıkla terin koku yaptığı zannedilir, ancak aşırı terlemenin koku yaptığı düşüncesi doğru değildir, gerçekte terin ciltte uzun süre kalması ile oluşan nemli ortamda gelişen bir bakteriden kaynaklanır.
Aşırı terleme, tedavisi olmayan bir sorun değildir.
Bölgesel aşırı terleme probleminde en başarılı sonuçların alındığı tedavi seçeneği BOTOX (Botulinum Toksini) enjeksiyonudur. Deri altına çok az miktarda enjekte edilen Botox, ter bezlerine ulaşan sinirlerin çalışmasını geçici bir süre için bloke ederek ter bezlerinin ter üretimini engeller. Botox, yapıldığı bölgedeki duyu sinirlerini etkilemez, yalnızca ter bezlerini etkiler.
Terleyen bölgeye çok ince uçlu iğnelerle, sık aralıklarla uygulanır. Terlemenin en yoğun olduğu bölgeyi görmek için renk veren bir solüsyon sürülebilir. Uygulama en fazla yarım saat sürer. Enjeksiyon yapılan bölgede ağrı olmaması için bir lokal anestezik krem kullanılabilir ya da enjeksiyon bölgesi kısmi olarak uyuşturulabilir.
Uygulamadan hemen sonra kişi günlük aktivitesine geri dönebilir. Uygulamadan sonraki ilk hafta içerisinde iyileşme gözlenir. Botox’un etkisi genellikle 7-12 ay sürer. Etki geçmeye başladığında yeniden uygulama yapılır.
Terlemeye karşı alınabilecek kişisel bazı önlemler de vardır:
*Serin tutacak giysiler seçilmelidir. İnce, bol, doğal pamuklu giysiler genellikle serin tutar. Ancak bunlar teri emerler ve ıslak kalırlar, gün içerisinde giysileri değiştirmek daha uygun olur. Sentetik giysiler hiç kullanılmamalıdır.
*Deri ayakkabı ve pamuklu çoraplar kıullanılmalıdır. Spor ayakkabısı ya da hava almayan ayakkabılardan kaçınılmalıdır. Çoraplar sık sık değiştirilmelidir. Ayaklar mümkün olduğu kadar kuru tutulmalıdır.
*Çalışma ortamı serin tutulmalı ve iyi havalandırılmalıdır.
*Terlemeye yol açan yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır. Bu durum herkese göre değişiklik gösterir, kişisel olarak saptanması uygun olur.
*Gerginlik ve endişe oluşturan stresli durumlar herkes için genel bir problemdir. Gün içerisinde stresi azaltmanın yolları bulunmalı, aktiviteler daha dikkatli planlanmalı ve dinlenmek için zaman ayrılmalıdır.
*Ter kokusu, kişisel temizliğe verilen önemle giderilebilir. Sürekli terleyen birisi için bu durum kolay olmamakla birlikte, etkili ve basit bir önlemdir.
*Deodorantlar ve terleme önleyici antiperspirant kozmetik ürünler etkili olabilirler. Ancak bu ürünlerin etkileri gün içinde geçicidir ve uzun süre kullanıldıklarında deride tahriş oluşturabilirler.
Clostridim botulinum adlı bakteriden elde edilen bir ilaçtır. İlk kez 1977 yılında şaşılık tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Bu tedavi sırasında kırışıkların üzerinde azaltıcı etkisi görülünce kozmetik amaçlı kullanımı gündeme gelmiştir. 1990’dan sonra kırışıklık tedavisinde kullanılmaya başlamıştır.
1995 yılında bölgesel aşırı terlemelerin tedavisinde de (hiperhidroz) kullanılmaya başlamıştır. Son yıllarda migren tedavisinde başarılı sonuçlar alınmaya başlamış ve yakın zamanda FDA tarafından migren tedavisinde kullanımı onaylamıştır.
BOTOX NASIL ETKİ EDER?
Uygulandığı bölgede asetil kolin salınımına engel olarak kaslarda geçici paralizi yapar ve ter bezlerinde terlemeyi azaltır. Kaslarda geçici etki 14 gün içerisinde tam olarak oluşur. 3-5 ay içersinde geri döner. Kaç seans uygulanırsa uygulansın yapılan incelemelerde kaslarda herhangi bir hasara rastlanmamıştır.
BOTOX SIRASINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
Tedaviden birkaç gün önce aspirin ,C vitamini. E vitamin, yeşil çay gibi morarmaya sebep olacak ilaçlar içilmemelidir. Uygulama öncesinde K vitaminli bir kremin kullanılması morarma ihtimalini azatlığı için önerilebilir. Ancak morarma ihtimali oldukça düşüktür.
Botox alınmak istenen sonuca göre belli kas gruplarına uygulanır. Uygulama sonrasında ilacın bu bölgede kalması ve diğer kas bölgelerine geçmemesi için uygulanan bölgeyi ovuşturmamalı, makyaj yapılmamalı 4 saat başın dik olmasına dikkat edilmelidir.
BOTOX KİMLERE UYGULANMAZ?
Gebelik ve emzirme döneminde
Sinir ve kas hastalığında(M.graves, Eatan Lambert))
Bazi ilaçların kullanımında( aminoglikozid v.s)
BOTOXUN YAN ETKİLERİ NELERDİR?
Tecrübeli bir doktor tarafından uygulanırsa yan etkisi nerdeyse yoktur. Nadiren kısa sürede geçen kızarma ve morarma olabilir.
Bunun dışında ilacın yer değiştirmesine bağlı yan etkiler görülebilir ki bu hastaların bölgeyi ovuşturmasına bağlı gelişebilir.
Hastalar uygulama sonrasında günlük aktivitelerine dönebilir.
BOTOX İLE KIRIŞIKLIK TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?
Yüz çizgileri dinamik ve statik olarak ikiye ayrılır.
DİNAMİK ÇİZGİLER: Mimik çizgileri dediğimiz çizgilerdir. Gülme, konuşma ve kızma sırasında cildin altındaki kasların kasılarak cildi kırıştırmasıyla oluşur.
STATİK ÇİZGİLER: yüz mimiksizken bile belirgin olan cilde yerleşmiş çizgilerdir.
Botox, yüzdeki dinamik çizgilerin tedavisinde en başarılı yöntemdir.
Botox kırışıklık tedavisinde hangi bölgelere uygulanır?
• Alındaki yatay ve dikey çizgilerin tedavisinde
• göz kenarlarındaki kaz ayağı adı verdiğimiz çizgilerin tedavisinde
• Boyundaki yatay ve dikey çizgilerin tedavisinde
• Burun kaldırma amacıyla
• Yanaklardaki sarkmaların toparlanmasında , yüz ovalini şekillendirmede
• Ağız kenarındaki düşüklüğün ve üzgün ifadenin toparlanması
• Ağız çevresinde sigara çizgileri dediğimiz kırışıklıkların tedavisinde
• Çenedeki pütürlü görünümü azaltmada
• Kaş şeklini değiştirme, kaşın ve göz kapağın kaldırılması amacıyla
Uygulama sonrasında etki birkaç gün içinde başlayabileceği gibi daha uzun da sürebilir. 14 gün sonra son halini alır.
Kozmetik amaçlı botox tedavisi ilk yıl 3 kez, ikinci yıl 2 kez, üçüncü yılda 8 ay aralıklarla uygulanabilir. Tekrarlayan uygulamalar ilaca ihtiyacı azaltır.
Aşırı terleme, yapısal veya genetik bazı yatkınlıklara bağlı olarak görülen bir durumdur. Avuç içi, ayak tabanı, kol altı, yüz bölgesi en sık görülen terleme bölgelerdir. Terleme emosyonel stres , ısı artışı, fiziksel aktivite sonucu daha çok artar. Terlemenin şiddetini görebilmek için iyot-nişasta testi yapılabilir. Testte yoğun terleyen bölgelerde kahverengi görünüm olur. Bölgesel terleme tedavisinde botox enjeksiyonu çok sık başvurulan bir yöntemidir. Uygulama oldukça rahattır. Botox minik dozlarda belli aralıklarla cilde enjekte edilir. 1 hafta sonra etki başlar 9-12 ay devam eder. Uzman kişiler tarafından yapılan uygulamalarda herhangi bir yan etki görülmez nadiren minik morluklar olabilir.
SIK SORULAN SORULAR
Botox yüz bölgesinde ifadeyi bozar mı? İfadeyi bozmadan kırışıklıklardan kurtulmak mümkün müdür?
Daha önce botox yaptırmamış hastaların en büyük endişesi yüz ifadelerinin bozulacağı herkes tarafından botox yaptırdığının anlaşılacağı korkusudur. Ancak bununla ilgili endişeler yersizdir çünkü botoxta ifade bozulması tamamen yüksek doz uygulamalara bağlı oluşur. Hastanın kas yapısına uygun dozlarda yapılan enjeksiyonlarda ifade bozulmadan kırışıklıklar açılır.
Botox uygulamasından sonra hep botox yaptırmak zorunda mıyım?
Bu tedavide sürekli yaptırmak gibi bir zorunluluk yoktur. İlacın etkisi 3-4 ay sonra kaybolur. Bunu takip eden 2 aylık dönemde iyilik hali devam eder. Daha sonra da çizgiler eski haline döner. Ancak hastalar tedaviden memnun oldukları için tedaviye devam ederler.
Botox uygulaması yaptırırsam uzun dönemde cildim daha kötü olur mu?
Botoxla kırışılık tedavisi neredeyse 20 yıldır milyonlarca hasta üzerinde
uygulanmıştır. Ve bu konuda herhangi bir problemle karşılaşılmadığı gibi düzenli yapılan uygulamalarda sonuçların çok daha iyi olduğu ve ciltteki düzelmenin arttığı tespit edilmektedir.
Botox tedavisine erken mi geç mi başlamak daha ıuygundur?
Kırışıkların erken döneminde çizgiler dinamik çizgilerdir ve botoxla kolaylıkla tedavi edilebilir. Tedavi edilmeyen dinamik çizgiler zamanla statik çizgi aşamasına gelir ki o zaman botox uygulaması çizgiyi tamamen tedavi edemez lazer, peeling, dolgu gibi ek uygulamalara da ihtiyaç duyulur bu nedenle erken başlayan uygulamalarda başarı daha yüksektir.
Botox yılan zehirimidir?
Botox bir bakteriden elde edilir. Kullandığımız pek çok ilaçtan farklı değildir. İlaçlar sonuçta benzer şekilde elde edilir. Yılan zehiri değildir.
Botox uygulamasının vücuda herhangi bir zararı var mıdır?
Uygulama çok küçük dozlarda yapılır. Ancak uygulandığı alanda etki eder. Genel dolaşıma katılması yok denecek kadar azdır.
Bahar aylarını yaşadığımız şu günlerde hepimizde tatlı bir telaş görülür. Yaza formda girmek ve kış boyunca aldığımız kiloları geri vermek isteriz. En çok bu aylarda spor yapar ve ter atarız. Spor ve sıcak hava ile birlikte ter atma oranımız artar ve bu kimilerimiz için büyük sorun haline gelebilir. Hatta bazıları yaz kış farkı olmaksızın bu sıkıntıyı sürekli yaşarlar. Mutlaka sizde karşılaşmışsınızdır onlarla. Aşağıdaki yakınmalardan bazıları size veya bir yakınınıza tanıdık gelebilir.
İnsanlarla tokalaşmaktan çekiniyorum, ellerim sürekli terliyor. Çizim yaparken elimin altına peçete koymam gerekiyor.
Ayaklarım sürekli terlediği için bir başkasının yanında ayakkabımı çıkartamıyorum
Gömleğimdeki ter izlerinden dolayı toplantılarda ceketimi çıkartmak istemiyorum.
Yıllardır açık ayakkabı giymek isterim, terden dolayı giyemiyorum.
Eğer siz de bu tip bir sorunla karşılaştıysanız veya bir yakınınızın bu tip yakınmalarına şahit olduysanız Hiperhidroz ile ilgili bilgilenmenizde fayda var demektir.
Hiperhidroz nedir?
Hiperhidroz kelime anlamı olarak aşırı terleme anlamına gelir. Terleme vücudun kendini serinletmesi için kullandığı en önemli yollardan biridir. Hiperhidrozlu insanlar ısı kontrolü için gerekenden çok fazla ter salgılarlar.
İki tip hiperhidroz vardır. Genel hiperhidroz bütün vücudu etkiler ve daha seyrek görülür ve genellikle başka bir hastalıkla ilişkilidir.
En genel tip; bölgesel hiperhidrozdur. Koltukaltı terlemesi, şikayetlerin % 30-40’ını oluşturur. Geri kalan kısımda el ve ayak terlemesi önemli yer tutmaktadır. Daha seyrek olmakla beraber yüz de etkilenebilir.
Hiperhidroz ne sıklıkla görülür?
Her 100 kişiden birinde hiperhidrozun bir şekli görülür. Genellikle ergenlikte ve 20’li yaşlarda başlar.
Bölgesel hiperhidroz neden oluşur?
Sebebi tam olarak bilinmemektedir. Hiperhidrozu olanların üçte bir ila yarıya yakınının akrabalarında aynı sorunu olan bulunmaktadır. Bu da kalıtsal bir neden olduğunu düşündürmektedir.
Vücutta hiperhidroza neden olan nedir?
Bölgesel hiperhidroz bir tür ter bezinin aşırı çalışmasından veya sorunlu olan bölgede fazla miktarda bulunmasından kaynaklanır. Bu ter bezleri vücutta her yerde bulunmakta ancak en sık olarak el, ayak ve koltuk altında bulunmaktadır. Hiperhidrozu olanlar yüksek miktarda ter üretirler. Bu da el, ayak, göğüs veya koltuk altının (vücudun etkilenen yerine bağlı olarak) sürekli olarak ıslak olması demektir. Bu durum kişiyi işte ve sosyal hayatta zor durumda bıraktırabilir ve normal günlük aktivitelerin sürdürülmesini zorlaştırabilir. Hiperhidrozun koku yaptığı doğru değildir; bazıları terin koku yaptığını düşünür, aslında koku terin ciltte uzun süre kalması ile oluşan bir bakteriden kaynaklanır.
Hiperhidroz için ne yapabilirim?
Kendi başınıza alabileceğiniz bazı önlemler: Sizi serin tutacak giysi seçin. Doğal pamuklular serin tutar ancak teri emerler ve ıslak kalırlar. Gün içerisinde giysi değiştirmeye çalışın. Çalışma ortamınızı serin tutun ve iyi havalandırın. Terlemeye yol açan yiyecek ve içecekten uzak durun. Bu herkese göre değişir, sizi etkileyenleri tespit edebilirsiniz. Stres, gerginlik ve endişe herkes için genel bir problemdir. Hiperhidrozu olanların bu durumlarda terleme ile ilgili başka zorlukları da olur. Gün içerisinde stresi nasıl azaltacağınızı düşünebilirsiniz, aktivitelerinizi dikkatli planlayıp ve dinlenmek için zaman ayırabilirsiniz. Ter kokusu kişisel temizliğe verilen önemle giderilebilir; gerçi sürekli terleyen biri için bu kolay olmasa da etkili ve basit bir önlemdir.
Tedavisi var mıdır?
Bölgesel hiperhidroz tedavisinde bazı deodorant ve spreyler kullanılabilir ancak bunlar sadece kısa süreli etki gösterirler, iontoforez denilen bir dermatolojik metod el ve ayaklardaki hiperhidroz için kullanılabilir. Ancak bu metod da haftada en az iki kez uygulanma gereği ve etkinin kalıcı olmaması nedeniyle tedavi başarısı ve hasta uyumu düşüktür. En radikal tedavi terleyen bölgedeki ter bezlerinin cerrahi metotlarla çıkarılmasıdır. Ancak bu metod çoğu hasta için zahmetli ve tercih edilmeyen bir alternatiftir.
Bölgesel aşırı terleme probleminde en başarılı sonuçları aldığımız yeni bir tedavi şekli ve bu tedavide kullandığımız bir ilaç var: BOTOX
Botox nedir ? Nasıl etki eder?
Botox deri altına enjekte edilen bir ilaçtır. Hiperhidroz için önerilir, yıllardır göz, yüz, boyun ve ayakta kullanılmaktadır. Deri altına çok az miktarda (ortalama 100 ünite) enjekte edilen Botox ter bezlerine ulaşan sinirlerin çalışmasını geçici süre bloke ederek ter bezlerinin ter üretimini bölgesel olarak engeller.
Botox yapıldığı bölgedeki duyu hislerini etkilemez sadece ter bezlerini etkiler.
Botox nasıl uygulanır?
Çok ince uçlu iğnelerle terleyen bölgeye sık aralıklarla uygulanır. Terlemenin en yoğun olduğu bölgeyi görmek için renk veren bir solüsyon sürülebilir. Uygulama en fazla yarım saat sürer. Enjeksiyon yapılan bölgede ağrı olmaması için sıklıkla lokal bir anestezik krem kullanılabilir, ya da enjeksiyon bölgesi kısmi olarak uyuşturulabilir. Uygulamadan hemen sonra kişi günlük aktivitesine geri dönebilir.
Ne kadar süre sonra etkili olmaya başlar ve etkisi ne kadar sürer?
Uygulamadan sonraki ilk hafta içerisinde iyileşme gözlenir. Botox’un etkisi genellikle 4 ila 10 ay sürer. Etki geçmeye başladığında ikinci uygulama yapılır.
Botox uygulamalarına devam etmezsem ne olur?
Botox’un etkisi bir süre sonra geçmeye başlar. Eğer devam etmezseniz uygulanan bölgelerde kalıcı bir değişiklik olmaz ve terleme düzeyi yavaş yavaş tedaviye başladığınız seviyeye gelir.