Etiket: Ten

  • Güneş: ne zaman dost, ne zaman düşman?

    Kışın şu son günlerinde, baharın müjdecisi cemrelerinde düşmesiyle beraber ısınan hava ve kendini gösteren güneşle beraber bazı sorunlar da tekrar baş gösterecek. Hepimiz soğuktan, kapalı havadan, yağıştan sıkıldık, güneşli günlere hasret kaldık…Ama tedbirsiz davranırsak başımıza ne dertler açacağız?

    20. yüzyılın başlarında bronz ten sağlıklı görünümün ve estetiğin simgesi iken 21. yüzyılda neredeyse güneşlenmek ve bronzlaşmak cilt kanseri, erken kırışma,lekelerdeki artma gibi olumsuzluklarla anılmaya başladı.

    ***Güneşlenmek, Bronzlaşmak, Solarium -OUT-

    ***Güneşten korunmak, Güneş koruyucu, Beyaz ten -IN-

    Güneş başlıca D vitamini kaynağı ve insan yaşamında ve sağlığında önemli bir yere sahip. Ancak yeterli D vitamini sentezi için güneş altında çok uzun süre geçirilmesine gerek de yok. Günlük 10-15 dk. Güneş D vitamin sentezi için yeterlidir.Aynı zamanda güneş koruyucu kullanmak D vitamini sentezini olumsuz yönde etkilemez. Uzun süre ve korunmasız bir şekilde güneş altında kalındığında cilt kanserinden güneş yanıklarına, lekelerden erken yaşlanmaya kadar pek çok sorun ortaya çıkar.

    ***Çocuklarımızı UV den koruyalım,

    ***Hayatınız boyunca maruz kaldığınız UV ışınlarının % 80‘ini 18 yaşına kadar alırsınız.

    ***Çocuklarımızı güneşten korumak enaz % 80 deri kanseri riskini azaltır.

    Güneş yanığı ultraviyole ışınlarının(UVA-UVB) yol açtığı sorunların başında gelir. En çok açık tenlileri etkileyen güneş yanığına, çocuklar ve yaşlılar daha duyarlıdır. Kişinin açık renkli bir cilde sahip olması da yanığın şiddetini artırır. Özellikle korunmasız olarak güneş altında uzun süre kalındığı zaman 2-4 saat içinde ciltte kızarıklık, 12-24 saat sonra ise su kabarcıkları gelişir.
    Korunmasız ciltte 15 dakika gibi kısa bir sürede bile güneş yanıkları oluşabilir. Özellikle çocuklarda gelişen güneş yanıklarına karşı son derece dikkatli olunması gereklidir. Çocukluk döneminde geçirilen güneş yanıkları ileriki yaşlarda oluşan cilt kanserinin en önemli nedenini oluşturur. Güneşli bir günün sonunda derisi hafif pembeleşen bir çocukta ertesi gün tam olarak gelişmiş bir yanık görülebilir. Bu nedenle daha fazla hasar oluşmasını önlemek için çocuğun gölgede ya da kapalı bir ortamda kalması sağlanmalı ve güneşe çıkması önlenmelidir. Çocuğa güneşten korunma yöntemleri anlatılmalıdır.

    GÜNEŞ KORUYUCULAR NEYE KARŞI KORUR

    1- Güneş yanığı ve bronzlaşma,

    2- Fotoyaşlanma( kırışıklık ,sarkma), güneş lekeleri,

    3- Solar elastoz ve çocuklardaki nevus gelişimini azaltır,

    4- Dudak uçuğu aktivasyonunu azaltır,

    5- Aktinik keratoz ve epidermoid karsinom oluşumunu azaltır,

    6- Melanom ve diğer deri kanseri olan bazalyomlarda da görülme sıklığını azaltır.

    * Güneşten koruyucu ürün kullanıyor olmak güneş altında daha uzun süre kalınabileceği anlamına gelmez. Çünkü bu ürünler ultraviyole hasarını sadece azaltır, sanılanın aksine hasar riskini yok etmez.
    * Su yüzeyi, kum, kar ve beton güneş ışınlarını yansıttığı için bu alanların yakınında bulunanlar güneşin zararlı etkilerine daha fazla maruz kalır. Dolayısıyla doğrudan güneş altında değil, sadece gölgede bulunulan zamanlarda da güneşten koruyucu ürünler kullanılması büyük önem taşır.
    * Güneş koruyucu ürünlerin UVB ışınlarının yanı sıra UVA’ya karşı da koruyucu özelliği bulunmasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle parsol, mexoryl, titanium dioksid ve çinko oksid gibi maddeler içeren güneşten koruyucular tercih edilmelidir. Ayrıca yüzme ve terlemeye yol açacak spor aktiviteleri öncesinde suya dayanıklı bir güneşten koruyucu tercih edilmelidir. Bizim ülkemizde yaşayan insanlar için en az SPF 30 koruma faktörlü bir güneş koruyucu seçilmelidir.

    Koruyucu güneşe çıkmadan 30 dakika önce sürülmelidir ve her 2 saatte bir mutlaka tekrar edilmelidir. Terleme ya da yüzme sonrasında bu süre dikkate alınmadan koruyucu yenilenmelidir.
    * Öncelikle yeterli bir koruma sağlayabilmesi için güneş koruyucusunun santimetrekare başına 2 mg sürülmesi gerekiyor. Yani yüz, boyun ve tek kol için her bir alana yarım tatlı kaşığı; gövde, ön yüz, arka yüz, tek bacak birer tatlı kaşığı.

    NASIL GÜNEŞLENMELİ?
    Pek çoğumuz özellikle tatilde bronzlaşmak uğruna saatlerce güneş altında kalıyoruz. Bronzlaşma sağlığa değil, ciltte güneş hasarının oluştuğuna işaret eder. Güneşe adım adım çıkılmalıdır. Açık ve buğday tenli kişiler özellikle ilk gün sadece 15 dakika güneşlenmesi, zaman içinde bu sürenin 1.5 saate uzatılması önerilir. Esmer tenlilerin ise güneş altında 15 dakika kalmaları yeterlidir. Güneşin yol açtığı hasarlar en çok açık tenli kişilerde ortaya çıkar. Esmer tenlilerde cilt kanseri gibi hastalıkların gelişme riski, açık ve buğday tenlilere oranla daha azdır. Ancak bu esmer tenlilerin güneşte daha fazla kalabileceği anlamına gelmez.
    Açık tenliler, çocuklar ve yaşlılar özellikle koruma faktörü SPF 30 ve üzeri olan ürünleri kullanmalıdırlar.
    Çoğumuz sadece deniz kıyısı ve havuz kenarında bulunduğumuz zamanlarda ve yaz mevsiminde güneşten korunmamız gerektiğini düşünüz. Dolayısıyla sokağa çıkarken güneş koruyucusundan yararlanmayız. Oysa açık havada bulunduğumuz her an ultraviyole ışınlarına maruz kalırız. Plajlarda şemsiye altında oturmak yeterli korumayı sağlayamaz. Çünkü denizden, kumdan, sudan ya da betondan yansıyan ışınlar gölgede kalındığında da etkili olurlar. Ayrıca bulutlu, serin, rüzgarlı günlerde de ultraviyole ışınları yeryüzüne ulaşarak etkısını gösterir. Dolayısıyla korunma yöntemlerine sadece yaz aylarında ve güneşlenirken değil, her zaman önem vermek gerekir.

    NASIL KORUNMALI?

    *Güneş koruyucu kullanımı diş fırçalama ya da e-mailleri kontrol etme gibi bir alışkanlık haline getirilmelidir.

    *10.00-16.00 saatleri arasında güneşe çıkmamaya ve açık hava aktivitelerini mümkün olduğunca sınırlandırmaya özen gösterin.

    *Gölgeniz sizden uzunsa güvendesiniz demektir.

    *Sadece gölgede durmak UV yi % 50-95 oranında azaltır.

    *Pencere camı 320 nm altındaki ışını absorbe eder yani UVB den korur ama UVA dan koruyamaz.

    *Koruyucu giysi,gözlük ve geniş kenarlı şapka korunmada çok önemli bir unsurdur. Sadece t-shirt SPF 6 kadar koruma yapar.

    *En az SPF 30 koruma faktörlü bir güneş koruyucu tercih edin. Koruyucunuzu her 2 saatte bir yenileyin. Terleme ya da yüzme sonrasında güneşten koruyucunuzu tekrar sürün.

    *Suyun verdiği serinlik hissi sizi aldatmasın. Çünkü güneş ışınları zararlı etkilerini su içinde bile gösterebiliyor. Dolayısıyla korunmasız bir şekilde suda bulunmamaya dikkat edin.

    *Güneşin cilt üzerinde meydana getirdiği zararın % 80 ‘i 18 yaşına kadar geliştiğinden çocuğunuzun cildini korumak için küçük yaşlardan itibaren güneş koruyucu kullanmasına özen gösterin. Nevus sayısını ve melanoma ve non melanoma deri kanseri riskini azaltmış olursunuz.

  • Neden lazer epilasyon yaptırmalıyım?

    Lazer epilasyon istenmeyen tüylerin giderilmesinde kullanılan etkili ve güvenli bir yöntemdir. Lazer epilasyon kalın tüylerin olduğu koltuk altı , kasık, bacak gibi vücut bölgelerinde tüyleri azaltmakta veya yok etmektedir. Lazer epilasyon 6-10 hafta aralıklarla uygulanır. Ortalama 6 seansta %80-90 oranında kalıcı olarak tüyler azalmaktadır.

    Lazer epilasyon seansları vakit almaz. Örneğin koltuk altı seansı 2 dk, kollar 20 dk veya bacaklar bir saat sürmektedir.

    Lazer epilasyon seans aralıklarında tüyler dökülür. Bir seastan diğerine kadar tüyler çıkmaz. Tekrar çıkmaya başladığında diğer seans uygulanır. Bu durum tedavi süresince çok büyük rahatlık ve temizlik sağlamaktadır.

    Lazer epilasyon batık tüy sorununu kökten yok eder. Bazı kişilerde bacak, kasık bölgesinde batıktan kaynaklanan sivilceler, iltihaplar ve sonrasında izler ve lekeler oluşur. Lazer epilasyon tüyleri incelterek ve yok ederek batık tüy sorununu tedavi etmektedir. Bu sayede sivilce , leke ve iz problemleri de ortadan kalkmaktadır.

    Kadınlarda hirsutizm denilen, hormon problemlerine bağlı çene , göğüs arası ve göbek bölgesindeki kıllanmaların tedavisinde lazer epilasyon etklilidir. Bu bölgedeki tüylenmelerin tek başına ilaçla tedavisi yeterli olmamaktadır. ilaç tedavisi ile birlikte veya tek başına epilasyon tüyleri azaltmakta , inceltmekte ve yok edebilmektedir. Böylece tüylenme problemi olan kadın hastalar fiziksel ve psikolojik olarak çok rahat etmektedirler. Bu tür hastalar her gün tüylerini almaktan kurtulmaktadırlar. Bu tüylerin cımbız, ağda ve ip gibi yöntemlerle alınması sonrasında ortaya çıkan tahriş, sivilce, batık ve leke şikayetleri kaybolmaktadır.

    Lazer epilasyon neden yaptırmamalıyım?

    Lazer epilasyon kadınlarda, yüzdeki ince tüylerin tedavisinde diğer bölgelerdeki kadar başarılı değildir. Dudak üstü bölgesi ve belki yanak bölgesi dışında ki ince tüyler lazer epilasyona iyi yanıt vermeyebilir. Tüyler azalmayabilir hatta bazen çoğalabilir. Bu yüzden, yüz bölgesinde ince tüyleriniz varsa mecbur olmadıkça lazer epilasyon tedavisine başlamayın. ığneli epilasyon veya sir ağda gibi yöntemleri tercih edin, özellikle boyun ve şakaklarda dikkatli olun.

    Esmer tende ince tüy şikayeti varsa lazer epilasyon yaptırırken dikkatli olunmalıdır. Koyu ten rengine uygun cihazlar kullanılmalıdır. Koyu tende ince tüy şikayetine Diode ve ND:Yag lazerler daha uygundur.

    Alexandrite ve IPL sistemleri ise ten regi açık veya buğday renkli kişilere daha uygundur. Alexandrite ve IPL sistemleri esmer tende uygulanırken dikkatli olunmalıdır.

    Lazer epilasyon yaptırırken yaptırdığınız yerin temizkoşullarda çalıştığına emin olunmalıdır. Lazer epilasyon öncesi tüyleri kısaltmak amacıyla kullanılan aletlerin, yattığınız masanın dezenfekte edilip edilmediğine dikkat edilmelidir.. Mantar, virüs veya bakteri kapılabilir. Epilasyon cihazı tene değiyorsa, cihazın ucunun da temizlendiğinden emin olunmalıdır.
    Solaryum ve güneşlenmenin hemen sonrasında lazer epilasyon yaptırılmamalıdır.