Etiket: Tek

  • Kadınlar için ideal annelik yaşı

    Kadınlar için ideal annelik yaşı

    Kadınlar için ideal üreme yaşı 21-33 arasıdır. Ancak modern toplumlarda evlenme yaşı ve buna bağlı olarak gebelik yaşı giderek gecikmektedir. Günümüzde, özellikle kadınların iş hayatında aktif rol almasının artışıyla birlikte, doğurganlıklarını ertelemeleri söz konusudur. İleri yaşta bebek doğuran, özellikle ilk bebek için 30’lu yaşlarını bekleyen pek çok kadın mevcuttur. Tıptaki gelişmelere paralel olarak gebelik takibindeki gelişmeler de ileri yaş gebeliklerini teşvik eder bir hal almıştır. İleri yaşta anne olmak isteyip normal yollarla anne olamayan kadınların, ortalama 35 yaştan sonra yumurta sayılarının azalması veya yumurtaların kalitesinin bozulması nedeniyle Tüp Bebek’te de gebelik oranları düşmektedir. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen kadınlara gebeliği geciktirmemeyi öneriyoruz. Bu yaş grubunda zaman, gerçekten kritik önem taşımaktadır. En kısa sürede en etkili tedaviye geçmek, izlenecek en doğru yoldur. 40’lı yaşlarda gebe kalma olasılığı, azalan yumurta rezervi nedeniyle %50 civarında azalır. Gebelik olsa bile, düşük riski de %30 civarındadır. Tüp bebek yönteminin başarıya ulaşması için kadının yumurtalıklarında yumurta kalitesi büyük önem taşımaktadır. Yumurta azalması veya kalitesinin bozulması, bazı durumlarda daha erken yaşta olabilmektedir. 

  • VAJİNİSMUS

    VAJİNİSMUS

    Vajinismus Nedir?

    Vajinismus  vajeni saran kaslarının (pelvik  taban kasları veya aşk kasları olarak da bilinir)  istemsiz olarak kontrolsüz olarak kasılması sonucu  cinsel ilişkinin ya hiç olamaması veya ağrılı olması halidir.

    Vajinismus tanısı  nasıl  konur?

    Vajinismus  hastaları çoğunlukla cinsel ilişkide bulunamama  şikayeti ile kliniğimize başvurdurlar.Ancak vajinismus vejene girişin  gerektiği  bazı hallerde de ortaya çıkar.

    **Bir kısım vajinismus hastası vajene fitil veya tampon  yerleştiremezler.

    **Bir kısım vajinismus hastası  jinekolojik muayene olamazlar.

    **Bir kısım vajinismus hastası  jinekolojik ultrasonografiye giremezler.

    **Bir kısım vajinismus hastası vajene parmak sokamaz hatta dokunamazlar.

    **Bir kısım vajinismus hastası cinsel ilişkide bulunur ancak oldukça ağrılıdır.

    İşte bu şikayetleri olan kadınlar da vajinismus hastası olarak kabul edilip tedavi olmalıdır.

    Vajinismus sorunu yaşayan kadınlar neler hisseder?

    Vajinismus sorunu yaşayan kadınlar hiç kimseyle bunu paylaşmazlar.Bir süre eşiyle birlikte bu sorunu çözmeye çalışırlar ancak profesyonel yardım almadan çözemezler.Sorunu çözemediklerini görünce de mümkün olduğunca cinsel ilşki girişimlerinden kaçmaya başlarlar.Bahaneler üreterek tedaviyi geciktirirler.Vajinismus bu yüzden bir erteleme hastalığı olarak da bilinir.

    Vajinismus sorunu yaşayan kadınların hepsi  değişen derecelerde depresyondadırlar.Kendilerini eşlerine karşı suçlu hissederler. Diğer kadınların kolayca yaptığı işikendisi yapamıyordur.Kendilerinin diğer kadınlardan farklı olduklarını düşünürler. Özgüvenleri düşüktür.Öfkeli ve sinirlidirler.

    Vajinismus sorunu yaşayan kadını eşi:

    Vajinismus sorunu yaşayan kadının eşi  çoğunlukla kibar ,anlayışlıdır.Aslında eşlerin anlayışlı olması sorunun çözümünün de gecikmesine neden olan bir faktördür.Cinsellik evlilikte önemli bir yer tutar.Vajinismus sorunu yaşayan çiftlerde zamanla çeşitli ilişki  bozuklukları oluşur:

    **Zamanla cinsel ilişki olmadan bir evliliğe uyum sağlarlar.Aynı evde iki arkadaş  gibi yaşamaya başlarlar.

    **Kadın ve erkek arasında çatışma başlar ve boşanma ile sonuçlanır.

    **Erkek kadını aldatır.

    Vajinismus tedavisi geciktiğinde erkekte ereksiyon(sertleşme ) problemleri,cinsel isteksizlik(libidoda azalma)erken boşalma gibi cinsel fonksiyon bozuklukları görülebilir.

  • VAGEN ESTETİĞİ

    VAGEN ESTETİĞİ

         Vücudumuzun  herhangibir yerinden olduğu gibi  dış  genital organlarımızdan da hoşnut 

    olmayabiliriz.Özellikle vaginal doğum sonrası vagen dokularında genişlemeye bağlı olarak 

    hem fizyolojik hem de cinsel problemler yaşanabilir.Normal vaginal doğum sırasında açılan 

    doğum dikişinin (epizyotomi) iyileşme problemleri olabilir.Vagen estetiği ameliyatları ile 

          Vagen Estetik Ameliyatları  nelerdir?

    İç dudak estetiği ( Labioplasti)

    Vagen daraltma (Vaginopasti)

    Doğum dikişi (Epizyotomi ) tekrar onarımı

           Vagen estetiği ameliyatları dışarıdan bakıldığında belli olmaz ve doğal 

    görünümlüdür.Cinsel ilişkiye ,gebe kalmaya ve doğum yapmaya  herhangibir zararı olmaz.

           Labioplasti (İç dudak onarımı)

           Sıklıkla uyguladığımız genital estetik operasyonlardan biridir.Vagina girişindeki labium 

    minusların normalden daha büyük  veya sarkık olması veya dudaklar arasında asimetri  

    olması   durumunda düzeltilmesi operasyonuna labioplasti denir.Bu durum pek çok kadına 

    rahatsızlık vermekte ve partnerlerine karşı kendilerini yeterince rahat 

    hissedememektedir.Küçük dudakları büyük olan kadınlarda cinsel ilişki esnasında penisin 

    girmesiyle oluşan sürtünme  ve tahriş nedeniyle cinsel ilişki ağrılı ve acı  verici hale 

    gelebilir.Ayrıca iç dudakların fazla kısımlarının terlemesi ,yeterince temizlenememesi kötü 

    koku oluşmasına ,hijyenik problemlere neden olabilir.Tüm bu nedenlerden dolayı  utanan 

    kadın kendine güvenini kaybedebilir,cinsel soğukluk ve orgazm sorunu yaşayabilir.

  • Adet Kanaması Nedir ve Nasıl Oluşur?

    Adet Kanaması Nedir ve Nasıl Oluşur?

    1) Adet (regl) nedir?
    Adet, kadınların rahim iç astar dokusunu oluşturan endometrium tabakasının gebelik için her ay kendini yenileme çalışması olarak, döktüğü doku kalıntılarının rahimden gelen bir miktar kan ile dışarıya atılmasıdır. Bu döngü her ay hormonlar vasıtası ile gerçekleşen, vücudun doğurganlık sistemindeki doğal davranışıdır. 

    2) Adet kanaması nasıl oluşur?
    Endometrium (rahim iç tabakası) adet döngüsünün başında östrojen hormonun etkisi ile kalınlaşarak, proliferasyon adı verilen evreden oluşur. Adet kanamalarının ortasında yumurtlama (ovulasyon) meydana gelir. Adetin ikinci aşamasında ise, progesteron hormonunun etkisi ile sekretuar evresi görülmektedir. Bu aşamadan sonra vücuttaki progesteron hormonu seviyelerinin azalması ile kalınlaşan endometrium tabakası dökülerek, kanamayı meydana getirir. Kısacası adet kanaması, endometrium tabakasına ait doku parçaları ve rahimden gelen bir miktar kandan oluşmaktadır. Kanamanın sonuna doğru hormon aracılığı ile endometrium tabakası tekrar kalınlaşarak, adet kanaması sonlanır. Bu döngü her ay sistematik bir şekilde gerçekleşerek, kadınların doğurganlık özelliğini aktif kılar.

    3) Adet döngüsü nedir?
    Adet döngüsü, kadınların adetinin her ay düzenli bir şekilde gerçekleşmesi anlamına gelmektedir. Bu döngünün gerçekleşmesi, kadınların üreme sisteminin sağlıklı olduğunun göstergesidir. Kadınların anatomik yapısı gereği doğurganlık özelliği hormonlar aracılığı ile adet döngüsünün her ay düzenli bir şekilde gerçekleşmesi ile gereken gebelik şartlarını sağlamaktadır. 

    4) Adet kanı pis kan mıdır?
    Adet kanı kesinlikle pis kan değildir. Yukarıda bahsedildiği üzere adet kanı; rahimden gelen bir miktar kan ile endometrium tabakasına ait doku parçalarından oluşmaktadır. Rahim, gebelik için uygun şartları sağlayan, tamamen steril bir sahadır. Bu nedenle gebeliğin oluşacağı bölgeden gelen kanın pis olması mümkün değildir. 

    5) Kız çocuklarının adet yaşı kaçtır?
    Bir genç kızın fizyolojik olarak gelişme evresine girdiği ve ilk adet gördüğü ortalama yaş, 12’dir. Ancak 9-14 yaşları arası adet görülmesi de normal kabul edilmektedir. Genç kızların ilk adeti, tıp literatüründe menarş olarak adlandırılır. Eğer 9 yaşından önce adet kanaması gerçekleşiyorsa, erken menarş olarak ifade edilen ve normal kabul edilmeyen bir durum meydana gelmiş olur. Ayrıca diğer ergenlik belirtilerinin başlaması ile genç kızlar henüz 16 yaşına kadar adet görmemiş ise, bu durumun da mutlaka araştırılması gerekmektedir. 

    6) Kadınlar ortalama kaç yaşına kadar adet görür?
    Kadınlar, adet kanamalarının kesilmesi ile doğurganlıklarının tamamen sonladığı menopoz dönemine kadar adet görmektedir. Menopoz yaşı birçok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterse de, ülkemizde yapılan araştırmalara göre kadınların ortalama menopoz yaşı 48-55’dir.  Ancak bu yaşlardan önce vücudun hormonal olarak girdiği değişim evresi birkaç sene öncesine dayanan bazı belirtilerle ortaya çıkmaktadır. 

    7) Doktora başvurulması gereken durumlar nelerdir?

    • 16 yaşında kadar adet görmemiş genç kızların mutlaka doktora başvurması gerekir.
    • Adet dönemleri dışındaki ara günlerde kanamanın olduğu durumlarda mutlaka doktora başvurmak gerekir.
    • Adet sıklığının artması ve azalması ( 21 günden daha az ya da 35 günden daha fazla),
    • Uzun bir süre adet görmeme,
    • Adet kanamalarının 7 günden fazla sürmesi,
    • Düzensiz adet görme,
    • Aşırı kanama (günde 4-5 ped değiştirme ihtiyacı),
    • Adet dönemlerinin ağrılı geçmesi,
    • Tampon kullandıktan sonra ani ateşlenme ve mide bulantısının olması halinde mutlaka doktora başvurmanız gerekir. Bu durum toksik şok sendromu olarak ifade edilen enfeksiyonun göstergesidir.
  • Adet Geciktirici İlaçların Zararları ve Yan Etkileri Var Mıdır?

    Adet Geciktirici İlaçların Zararları ve Yan Etkileri Var Mıdır?

    Adet geciktirici ilaçlar, rahim iç tabakası ile etkileşimde olan ilaçlardır. Bu ilaçlar içerdikleri hormonlar sayesinde yumurtlamayı geciktirir. İlaçların doktor kontrolünde ve bilinçli olarak kullanılması sayesinde herhangi bir yan etki ortaya çıkmayacaktır.  Adet geciktirici ilaçlar; rahim içindeki tabakaya etki eder ve bu sayede adetin gecikmesini sağlar. Ancak bu ilaçların devamlı ve aşırı kullanılması ciddi problemlere yol açabilir. Bu sebeple de senede bir ya da iki defa, doktor kontrolünde kullanılması tavsiye edilir.

    Adet geciktirici ilaçlar sakıncalı mıdır?
    Adet dönemini geciktirmek için kullanılan ilaçların hormonsal bir probleme yol açıp açmayacağı bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Yani, ileride çocuk sahibi olmak isteyen kadınların adet geciktirici ilaçlar sebebi ile kısır olması söz konusu değildir. Adet geciktirici ilaçlar, bilinçli ve kontrollü kullanıldığı sürece kilo alımına yol açmazlar. Bu ilaçların uzun vadede kullanımı çeşitli sakıncalara yol açabilmektedir. 
    Kısa vadede yol açabileceği sorunlar ise; 

    • Kabızlık,
    • Şişkinlik,
    • Baş ağrısı.    

    Adet geciktirici ilaçlar ne zaman alınmalıdır?
    Adet geciktirici ilacın etkisini istenilen zamanda göstermesi için; adet başlangıcından dört gün önce alınması gerekmektedir. Daha kısa zaman diliminde ilaç, etkisini göstermeyebilir. 

    Adet geciktirmek için alınan ilaçlar kimler için zararlıdır?
    Adet geciktirici ilaçlar; karaciğer hastalığı olan kadınlar için, obezite sorunu olan kadınlar için, doğum kontrol hapı kullanan kadınlar için sakıncalıdır. Adet geciktirici ilaçların uzun vadede, çok fazla kullanılması çeşitli problemlere yol açabilir. Bu sebeple de senede 1 ya da 2 defa doktor kontrolünde kullanılması önerilmektedir.

    Adet geciktirici ilacının alınmasından sonra vücutta hangi değişimler meydana gelir?
    Adet geciktirici ilaçların alınmasından sonra göğüslerde dolgunluk, vücutta gerginlik gibi durumlar yaşanabilir. Bazı kadınlarda ise herhangi bir yan etki görülmez.

  • Genital Bölge Estetik Operasyonları

    Genital Bölge Estetik Operasyonları

    Kadınların en özel bölgesi olan genital bölgenin ameliyatları da kendi gibi özeldir.Bu bölgeye yapılan estetik ve kozmetik uygulamalara ‘kozmetik jinekoloji’denir.

    Genital Estetik Ameliyatlar Nelerdir?

     –Klitoris Üzeri Katlantıları Düzeltme Operasyonları(Klitoroplasti) 

    –Labioplasti(Labia minor ve major bölgesi operasyonları-iç/dış dudak estetiği) 

    –Vajinal Daraltma (Vajinoplasti) 

    –G noktası büyütme  

    –Genital bölge beyazlatma (renk açma) 

    –Lazer ile Vajinal Yenileme (Vajinal Rejuvenation) 

    –Kızlık zarı dikimi 

    –Dış genitalya Sıkılaştırma 

    Bu operasyonların popüler olanlarından ayrıntılı bahsedecek olursak; 

    Labioplasti

    Vajen girişinde normalden BÜYÜK,KIRIŞIK ve SARKMIŞ durumlarındaki genital iç dudakların kesilerek estetik olarak küçültülmesi ameliyatlarına LABİOPLASTİ denir.İç dudak estetiği de denir.İç dudakların normalden büyük ve geniş olması,doğuştan olabildiği gibi ergenlik döneminde de olur. Kişiden kişiye bu durum değişebilir.Kronik enfeksiyon tablosu,genetik nedenler ,hormonal nedenler ,yapılan dopumlar iç dudakların büyük ve sarkık olmasına sebebiyet verebilir. 

    Labioplasti ameliyatı yapılmasını planlarken hastanın istekleri göz önünde bulundurmalıyız.Kimi hastalar labia minörlerinin biraz alınmasını tercih edebilir. 

    Peki Ameliyatı Nasıldır?

    Bu ameliyat sırasında lokal anesteziyi kullanırız,eğer hastanın endişeli bir hali varsa hafif sedayon da verilebilir,Ortalama yarım saat-1 saat civarında sürer.

    Vajina Daraltma (Vajinal Rejuvanasyon) 

    Vajina dokusu ilerleyen yaş,normal doğum,cinsel ilişki,sigara kullanımı,genetik olarak bağ dokusunu yapısının kötü olmasından dolayı genişler.Vajinal daraltma cerrahi ve lazerle yapılabilir.Son yıllarda lazerle vajen daraltma  popüler estetik ameliyatlardan biri haline gelmiştir. 

    Lazerle vajina daraltma vaginal rejuvanasyon olarak adlandırılır.İşlem ağrısız,anestezisiz,cerrahi olmayan bir işlemdir.Buna bağlı olarak da riskleri çok azdır. Lazer ışığı sayesinde vajina içindeki bağ dokusu aktive olmaktadır, hatta yeni kolajen oluşumu da gerçekleşmekte ve bunun sonucunda farkedilebilir düzeyde sıkılaşma gerçekleşmektedir. Ayrıca bu bölgedeki kan dolaşımı artmakta, doğal vajinal lubrikasyon (ıslanma) artmaktadır.  

    Özellikle menopoz döneminde gelişen vajinal kuruluk ve buna bağlı cinsel ilişkideki acının engellenmesi amaçlarıyla da vajinal lazer kullanılmaktadır.  

    Lazerle vajinal daraltma 20 dakika sürmektedir.Sonrasında hasta günlük yaşantısına devam edebilmektedir.Cinsel birliktelik işlemden  1 hafta sonraki doktor kontrolünden sonra başlayabilir. 

    G Noktası Büyütme

    Kadınlarda vajinanın üstünde bulunan, kadın genital yapısında labia minor (iç dudak) dediğimiz yerin üst birleşimindeolan erektil organa klitoris denir.İşlevi cinsel haz alınmasıdır.Üzerinde ortalama 4000 sinir sonlanmaktadır.Bu rakam tüm organlardaki sinir  hücresi sonlanmasından fazladır.Kadınların G NOKTASI ile birlikte en çok haz aldıkları bölgedir. 

    G NOKTASI,vajen içindeki en hassas yapıdır ve Alman Jinekolog Dr.Ernest Grafenberg tarafından keşfeddilmiş ve literatüre sunulmuştur.Kadın vajinasının üst bölümünde 3-4 cm içinde,bazen elle farkedilebilen,süngerimsi hissedilen 1-2 cm çapında daha sert bir bölgedir.

    G Noktası Neden Büyütülür?

    Cinsel birliktelik sırasında erkek bu noktayı pozisyon gereği daha az uyarır ve birliktelik sırasında da salınan östrojen hormonu ile vajina tavanı kalınlaşır.Zaten daha sert olan bu bölgenin incelmesi ve duayırlılaşması daha yavaş olur,Bu durumlarda G NOKTASINI daha belirgin hale getirmek ,uyarılma süresini azaltmak,cinsel ilişkiden alınan hazzı artırmak için G NOKTASI büyütme ameliyatları yapılabilir.  

    G Noktası Nasıl Büyütülüyor?

    Lokal anestezi altında ,G noktasının olduğu bölgeye dermal enjeksiyon şeklinde uygulanır,uygulama yaklaşık 10 dk sürer,dolgu maddeleri kullanılarak bu işlem yapılabilir,işlemden hemen sora hasta normal hayatına döner. 

    Lazerle Vulvar Renk Açma

    Genital bölge değişik nedenlerden dolayı zamanla koyulaşabilir,siyahlaşabilir,kararma sorunları ile karşı karşıya gelebilir.Böyle durumlarda lazer hem labia major (dış dudak) hem de iç dudakla uygulanır. 

    Lazer ile uygulanan renk açmaya ‘labial whitening’ denir.Bu ameliyat ile aynı zamanda genital bölge sıkılaştırması yapılabilir. 

    Genital bölgenin koyulaşmasında en önemli sebep hormonlardır ve gebelik sırasında özellikle salınan bu horman genital bölgeyi koyulaştırır.Hormonal sebepler özellikle polikistik over sendromu,doğum kontrolü hapları,bazı cilt hastalıkları bu duruma sebep olur.Genital bölgenin koyulaşması fiziksel olarak herhangi bir soruna yol açmaz ancak psikolojik oalrak kişi bu bölgeyi sorun haline getirirse bu işlem uygulanır.  

    Lazerle renk açma işlemi nasıl uygulanır? 

    Lazer ile yapılan renk açma tedavileri ortalama olarak 15-20 dakika sürer. İşlem öncesi lokal anestezik etkili krem kullanılması ağrı hissini ortadan kaldıracaktır. Genel anestezi ihtiyacı bulunmamaktadır. İşlem sırasında verilen lazer ışığı sayesinde cildin dermis tabakasında yer alan ve esmerleşmeye neden olan melanin pigmentini üreten ‘melanosit’ hücreleri tahrip edilmekte, böylelikle genital beyazlatma amaçlanmaktadır.   Lazerle renk açma işlemi için genelde tek seans yeterlidir. Bazı durumlarda birden çok uygulama gerekli olabilir. 

    Kullanılan lazer sonrası bu bölge yavaş yavaş soyulmaya başlar ve dökülür,alttan yeni deri ortaya çıkar.Bu işlem 3-4 mm derinliğinde bölgeyi etkilediğinden herhangi bir hastalık riski oluşturmaz. 

  • İnfertilede tedavi aşamaları: Tüp bebek tedavisine ne zaman geçilmeli ?

    İnfertilede tedavi aşamaları: Tüp bebek tedavisine ne zaman geçilmeli ?

    Tüp bebek tedavisi, çocuk isteyen ancak kendiliğinden gebe kalamayan çiftlerin başvurabileceği, en etkili ve başarı şansı en yüksek tedavi yöntemidir. 
    Tüp bebek bazı çiftler için son tedavi yolu olabilirken, bazı çiftlerde de zaman kaybetmeden ilk ve tek tedavi yöntemidir. 

    Anne veya baba adaylarında tespit edilmiş veya önceden bilinen bir infertilite, gebe kalamama problemi yok ise, çiftlerimize her zaman 1 yıl boyunca, düzenli ilişki ile kendiliğinden gebe kalabileceklerini anlatır ve beklemelerini öneririz.

    Hafif infertilite sebeplerinde bazen yumurta takipleri, çoğu zaman da aşılama ile gebelik elde etmeye çalışırız. Bu çiftlerimiz, zamanlama problemi olan, şehir dışında çalışmak zorunda olanlar, hafif yumurtlama problemi olanlar, spermiogramında sınırda bozuklukları olan hafif erkek faktörü olan çiftler olabilir. 

    İnfertilite, yani kısırlık için sebep olan faktörler, hem erkek hem kadın kaynaklı olabilir, bazen de her iki faktör de aynı çiftte mevcut olabilir. 
    Öncelikle infertilite için bir sebep var ise tespit edilmeye çalışarak araştırmaya başlanır. 
    Erkek faktörler için tarama nispeten basit bir spermiogram testi vererek daha kolay olmaktadır. Spermiogramda sperm sayı, hareket, morfoloji yüzdeleri değerlendirilir. Eğer ağır bir erkek faktörü problemi varsa üroloji konsültasyonu istenir. Erkek faktörlerde hafif ve sınırda bozukluklarda aşılama, orta ve ağır bozukluklarda ise tüp bebek – mikroenjeksiyon ile gebelik için tedavi yapılabilir. Spermiogramda sperm bulunamayan erkeklerde, tese, tesa, mikrotese yöntemleriyle öncelikle üroloji doktorlarımız sperm araması yaparlar, sperm bulunur ise dondurularak tüp bebek tedavisi planı yapılır.

    Kadınlarda araştırmalar biraz daha kapsamlı olmaktadır. Öncelikle düzenli adet göremeyen hanımlarda hormon profili ortaya konmalı, adet düzenini ve yumurtlamayı etkilecek bir hormonal bozukluk var ise tespit edilmelidir. Bu bozukluklar adet düzenini sağlayan FSH, LH hormonlarında olabileceği gibi, tiroid hormonlarında veya süt hormonu olarak bilinen prolaktinde de olabilir. 
    İlaçlı rahim filmi olarak bilinen HSG ile de hem rahimin şekli, rahim içi yer kaplayan bir kitlenin tanısı, hem de asıl amaç olarak tüplerin durumu ortaya konur. Rahim içinde bir problem tespit edilirse histeroskopi ile polip, myom alınır, septum var ise kesilerek düzeltilir, yapışıklıklar-adhezyonlar var ise açılarak, rahim içi gebelik için hazırlanır.
    Ultrasonografide tespit edilmiş yumurtalık kistlerinden, basit olanlar için girişim yapılmamalı, çukulata kistleri-endometriomalar çaplarına göre değerlendirilmeli, özelliği olduğu düşünülen yumurtalık kistleri için ayrıca araştırma yapılmalıdır. 

    Bütün bu araştırmalara rağmen çiftlerin en az % 15 inde bir sebep tespit edilemez. Bu duruma açıklanamayan infertilite – açıklanamayan kısırlık durumu denir. Bu durumu bazen anlatmakta, bazen de tedavi planını yaparken tedavi seçiminde çiftlerimiz ile zorluklar çekebilmekteyiz. Çünkü hiçbir problem tespit edilemeyen çiftlerimiz, peki neden ? sorusunda takılabilmektedirler. Gebelik oluşumu bir uyumu gerektirir, bazen yumurta ve sperm hücrelerinin bir türlü kavuşamamaları, bazen döllenme olsa da rahim içinde tutunmanın gerçekleşememesi belki de açıklanamayan sebepleri oluşturmaktadır.

    Tüplerde, yumurtalıklarda cerrahi ile tedavisi yapılarak düzeltilecek problemler yok ise, erkek faktör açısından da ürolojik olarak cerrahi veya medikal tedavi gerektiren durumlar bulunmuyorsa, bu şartları taşıyan ve çocuk sahibi olamayan çiftler artık tüp bebek tedavisi adayıdırlar. 

    Gebe kalamama süresinin uzun olduğu çiftler, en az iki başarısız aşılama tedavisi göten çiftler, yumurtalık rezervi düşük olanlar, sperm sayısı, hareketi, morfolojisi kötü olanlar, her iki tüpü tıkalı veya alınmış olanlar direk olarak tüp bebek tedavisi adaylarıdır. 

    Tüp bebek tedavisi, anne adaylarının yumurtalarının bazı hormonal ilaçlar ile çoğaltılması, büyütülmesi ve toplanması, toplanan yumurtaların da, baba adaylarının spermleri ile mikroenjeksiyon yöntemiyle döllenmesi ile embriyoların oluşturulması, son olarak embriyo veya embriyoların transferi aşamalarından oluşur. Bu tedaviye genellikle adetin 2. veya 3. günü başlanır. Yumurtaların gelişim ve takip süreci yaklaşık 9-12 gündür. Yumurtaların olgunluğa eriştiği düşünüldüğünde çatlatma iğnesi yapılır ve planlanan zmanda OPU dediğimi yumurta toplama işlemi yapılır. Aynı anda baba adayından sperm örmeği alınır ve olgun yumurtalara İCSİ –mikroenjeksiyon yöntemi ile dölleme sağlanır. Ertesi gün embriyoloji labratuarımızda kaç embriyonun döllendiği tespit edilir ve embriyoların gelişimi takip edilir.
    Embriyo transferi 2-5 günler arasında, embriyo sayısına ve  kalitesine göre yapılmaktadır. Tercih edilen embriyo sayısı ve kalitesi iyi olduğu sürece blastokist dediğimiz 5. Gün embriyosunun transferidir.

    Embriyo transferinden 10-12 gün sonra, kanda gebelik testi ile, pozitif sonuç almayı temenni ederek, tekrar randevulaşırız. 

  • Gebeliğe Dair Sıkça Sorulan Sorular

    Gebeliğe Dair Sıkça Sorulan Sorular

    1-Gebelikte yapılan 50 gr şeker yükleme testinin,anne karnındaki bebeğe zarar verdiği yönünde söylentiler var. Bu ne derece doğru ?

    CEVAP : Gebelikte  24-28 haftalar arasında yapılan 50 gr. Glikoz yükleme testinin gebeye herhangi bir etkisinin olmadığı bilimsel çevrelerde net olarak ispatlanmıştır, aksine olası bir tedavi edilmemiş gebelik şekeri  hem anne hem de bebek açısından gebeliğin gidişatını,doğumu ve sonrası dönemi ciddi anlamda olumsuz etkileyebilir.

    2-HPV sonucum Tip 6 ve 16 pozitif geldi . Bu bu durumda risk altında mıyım ?

    CEVAP: HPV bildiğimiz gibi yaygıca görülen bir virüstür, en sık görülen tipleri T6 ,11, 16, 18 dir. Düşük risk kategorisinde olan Tip 6 anügenital siğillere neden olurken,Tip 16 ne yazık ki rahim ağıda denilen servix bölgesinde kansere  kadar giden birtakım hücresel değişikliklere neden olabilmektedir. Tip 16’nın sizde varlığı kanser olacaksınız anlamına gelmez. Ancak bu virüs açısından negatif olan birine göre artmış risk gurubundasınız.Bu nedenle 6 aylık smeartestinizi yaptırmanız dışında herhangi bir önleme ihtiyacınız yoktur operasyon gibi. 

    3-Gebelikte yapılan dörtlü tarama testi ne derece gereklidir?

    CEVAP : Şu an için gebelikte ikili testin duyarlılığı 3 lü ve 4 lü testten daha duyarlı kabul edilmektedir.Dolayısıyla ikili test normal ise dörtlü teste gerek yoktur.

    4-38 taşında 10 hafta gebeyim Amniosentez mi , CVS mi daha uygun ?

    CEVAP : 38 yaşında bir gebelikte en sık görülen kromozomal anomali  trizami 21 yani Dawn Sendromudur. Aslında amaç anomalili bir gebeliği ben nasıl en erken tespit edebilirimdir. 10 haftalık bir gebelik amniosentez içinerken bir dömdir. Amniyosentez 16-18  gebelik haftası arsında yapılırken CVS  10 hafta ile 15-16 haftayakadar yapılabilir.Bu nedenle10 hafta bir gebelik için en uygun karar CVS ‘ tir.

    5-25 yaşındayım 3 aylık evliyim kızlık zarımın kalın yapıda olduğu söylendi. Cerrahi müdahaledoğru bir karar mıdır ?

    CEVAP : Kızlık zarı yapınız bizim kribriform dediğimiz oldukça nadir görülen az delikli ve elek tarzı bir yapıdan değil ise cerrahi yöntem şart değildir. Etkin denemelerden sonra hala birliktelik sağlanamamış ise altenatif bir yöntem olarak cerrahi yöntemi önerebiliriz.

    6- Sürtünme yoluyla gebe kalınır mı ? 

    CEVAP : Kızlık zarını yapısı ince bir halka formunda ise ve boşalma genital bölgeye olmuş ise kişi ne yazık ki bakire iken de hamile kalabilir.

    7-Şüpheli  ilişki sonrası ne yapmak gerekir? 

    CEVAP : Şüpheli ilişkiden kastınız gebelik açısından sanırım.Böyle durumlarda  bizler acil olarak kontrasepsiyon yöntemi olan ertesi gün haplarını önermekteyiz. Ancak onların koruyuculuğunun da % 80-85 olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum.

    8-Dış gebelik operasyonlarından sonra 1 yıl gebe kalınamayacağı söyleniyor, doğruluk payı nedir ?

    CEVAP : Kişideki dış gebelik operasyonunun durumuna göre böyle bir soruya cevap verilebilir. Basit bir salfingostomi veya salfenyektami sonrası ortalama3 ay sonrasında yeni bir gebelik düşünülebilir.

    9- 40 yaşındayım daha önceki 3 gebeliğim düşükle sonuçlandı.Bu durumda  hiç çocuk sahibi olamayacak mıyım ?

    CEVAP : Öncelikle  daha önceki 3 düşüğünüzün haftası, sizin o düşüklerdeki yaşınız,eşinizle olan akrabalık ilişkiniz, kronik bir hastalığınızın olup olmadığı, sizde veya eşinizde  gebeliğin devamını 
    engelleyecek kromozomal yapısal bir sıkıntının mevcudiyeti ve son olarak sizde trombofili ( pıhtılaşma problemi) olup olmadığı araştırılıp ortaya konulmadan bu soruya cevap vermek zor, ayrıca ne yazık ki yaşınızın da vermiş olduğu bir dezavantajla karşıkarşıyasınız.Ancak tüm bunları bir kenara koyarsak sorunlar ekarte edilip elbette çocuk sahibi olabilirsiniz.Riskli ve kıymetli bir gebelik olarak kabul edilerek bir kadın kendi yumurtaları ile menopoza girene kadar çocuk sahibi olabilir.

    10-Kürtajda vakum yöntemi ve küret yöntemi arasındaki fark nedir ?

    CEVAP : Kürtajda vakum yöntemi rahim içi zarı yapısına ve rahim boynuna minimal zarar verirken ,küret yöntemi sert , rijit aletlerle yapılan bir kazıma işlemidir. Vakum yönteminde tek kullanımlık dokuya uygun steril yumuşak ince borular kullanılır.

    11- Erken menopoz önlenebilir mi ? 

    CEVAP: 35 yaşın altı ,over rezervinin tükenmesi erken menopoz kabul edilir.Multifaktöriyeldir ,ancak genetik en önemli etkendir.Ailedeki menopoz yaşı belirleyici bir faktördür. Beslenme ,yaşam koşulları ,sigara ,alkol ,ve madde kullanımı , sistemik hastalıklar ,bazı virüsler erken menopoza neden olurken önemli bir kısmı da idiyopatiktir. Hastaların over rezervi değerlendirilip mezcut folliküler ilaçlarla indüklenip en azından  menopoz yaşını geciktirmek mümkündür.

    12-Genital bölgedeki siğiller gebelikte bebeğe geçer mi ? 

    CEVAP : Genital bölgedeki HPV’ nin neden olduğu condyloma arcuminato adı verilen genital siğillerin normal doğum esnasında aktif ise bebeğin ağız boğaz ve solunum yollarına geçme olasılığı vardır.  Bu nedenle  normal doğum öncesi anne adayı bu yönden de muayene edilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.

    13-Vajinal kuruluk nedenleri nelerdir? 

    CEVAP : Vajinal kuruluğun nedenlerini yaşlara göre değerlendirmek daha doğru olur. Menopozal döneme kadar yaşanan vajinal kurulukların en önemli sebepleri vajen florasında bozulma ve vajinitlerdir. Doğum sonrası ilk 6 ay- 1 yıllık prolaktin hormonunun yüksek olduğu dönem izler,diğer bir faktör ise bunlar ekarte edildikten sonra söylenebilecek olan psikolojik faktörler ve cinsel istek 
    azalmasıdır. 

    14- Genital estetik yaptırdım. Lazer epilasyon yaptırmam uygun olur mu ? 

    CEVAP : Genital estetik sonrası epilasyon için en az 3-6 ay beklemek daha uygundur.

    15-Çoğul gebeliklerde mutlaka sezaryen doğum mu yapılmalıdır ? Normal doğum şansım yok mu ?

    CEVAP : Çoğul gebeliklerde C&S mutlak bir kural değildir. Ancak annenin en azından ikinci gebeliği olması bebeklerin geliş pozisyonlarının baş-baş olması durumunda normal doğum kolaylıkla gerçekleştirilebilir.

    16-Erken doğum riski genetik midir?

    CEVAP: Yapılan çalışmalar erken doğumun ( 36. Haftadan erken) çok sayıda sebebinin olmasının yanı sıra genetik faktörün de tetikleyici olduğunu göstermiştir.

    17- Tek yumurtalıkla gebe kalınabilir mi ? 

    CEVAP : Evet tek yumurta ile de gebe kalmak mümkündür.

    18-Gebelikte üstüne adet görmek nedir? 

    CEVAP : Gebelikte üstüne adet görme olarak bahsedilen tutunma (implantasyon) kanamasıdır, düşükle sonlanmadığı takdirde bebeğe herhangi zararı yoktur.

  • Genç Kızlığa Geçiş

    Genç Kızlığa Geçiş

    Ergenlik döneminde hem erkeklerde hem de kız çocuklarında önemli değişimler yaşanmaktadır. Ancak kız çocuğunun genç kızlığa ve kadınlığa geçişindeki bedensel değişim erkek çocuklarla kıyaslanamayacak kadar çoktur. Öyle ki bu dönemde kız çocuğu; gerek bedenindeki, gerek ruh yapısındaki yaşadığı değişimlerin etkisi içerisinde yoğun bocalamalar yaşar. Bu noktada anne, baba, öğretmen özellikle de anneye büyük görevler düşmektedir. Çünkü küçük kızın bedenindeki değişimler hiç de az değildir. Bu değişimleri küçük kızın kabullenebilmesi için hem doğru bilgilenmesi hem de çevresinde güvenle sorular soracağı kişilerin olması 

    Nedir Bu Değişimler

    İlk değişim 10 yaşlarında başlar. Küçük kızın dış görünümündeki dikkat çeken değişim;  boyunun uzamaya başlamasıyla birlikte belinin incelip, kalçalarının genişlemeye başlamasıyla dikkat çeker. 

    Vücutta görünmeyen değişim ise belli etmese bile kız çocuğunu tedirgin eder şekildedir. Çünkü memeler büyümeye başlar hatta bazen ağrı da yapabilir. Diğer yandan bu süreçte koltuk altı ve cinsel bölgelerde kıllanma başlar.

    Memelerin gelişiminin yanı sıra kız çocuk külotunda beyaz lekeler görebilir. Bu vajende oluşan beyaz bir akıntıdır ve cinsel gelişiminin önemli belirtileridir.Bu noktada aile kız çocuğunun gelişimini iyi izlemelidir.  Eğer kız çocuğu 13 yaşına gelmesine rağmen hala memelerinde bir büyüme yoksa araştırılması gerektiği de unutulmamalıdır.  Diğer yandan deride de değişimlerin etkisiyle de sivilceler ve siyah noktalar oluşmaya başlar. Küçük kızın cildi korumayı öğrenmesi, deri temizliğine dikkat etmesi işte bu yaşlarda kendisine öğretilmeye başlanmalıdır. 

    Göğüslerin büyümeye başlamasından 1,5-2 yıl sonra  12-13 yaşlarında regl (adet görme) dönemi başlar. Bu sürecin doğurganlık özelliğinin ilk belirtisi olup bazen adet günleri yaklaştıkça karın ve sırt ağrıları yaşanabilir. 

    Doğurganlığın belirtisi olan regl çoğu zaman 1-2 yıl düzensiz seyredebilir. Bazı genç kızlar regl olmadan önce zaman zaman sinirli, neşesiz ve mutsuzluk yaşarken, kanama başladıktan sonra rahatlarlar. Her bireyin regl olma yaşının değişiyor olmasına rağmen eğer kız çocuğu 16 yaşını tamamladığı halde adet görmüyorsa bir hekime başvurulmalıdır. 

    Adet kanamasının süresi genellikle 21 gün de bir  4-5 gün sürerken, bazı kişilerde 35 gün de bir 2 ile 7 gün sürmesi de normal sayılır. Ancak sürekli regl olma süreci aydan aya birkaç günü aşan sürelerde oluyorsa bir hekime başvurulmalıdır.  Değişim gösterebilir. Bu süreçlerin hepsi de normaldir.  Regl dönemlerinin zaman zaman düzensizlik göstermesinde stres, hava değişimi, aşırı spor yapmak, seyahat etkili olabilir. Ancak genç kızın düzenli adet görmesine rağmen kanaması bir ay ya da daha fazla gecikirse,  bir hekime başvurulmalıdır.

    Regl kanaması zaman içinde farklı renklerde olabilir. Başlangıçta; kahverengimsi, daha sonra kırmızı bitimine doğru da yeniden kahverengiye dönüşebilir. Aynı zamanda dökülmüş doku artıklarının akıntıda pıhtı gibi normaldir.  Diğer yandan regliyken hareketlerin kısıtlanmasına aşırı kanama olmadıkça da spor yapılmasında bir sakınca yoktur.

    Regl sürecin de vücut temizliğinin önemi çok büyüktür. Bu bağlamda genç kız adet gördüğünde kanamanın yayılmaması için emici özelliği olan sıhhi petler kullanmalıdır. Bu petler; sabah, öğle, akşam ve yatmadan önce olmak üzere günde en az 4 kez  değiştirilmelidir.  

    Duş almanın bir sakıncası olmadığı için her gün duş alınabilir. Ancak denize regl döneminin yoğun günlerinde girmemek gerekir.Diğer yandan taharetlenme sırasında da dikkatli olup, temizliği önden arkaya doğru yapılması alışkanlık haline gelmeli, adet kanaması olan günlerde de bu alışkanlığa özen göstermek gerekir. 

    Diğer taraftan genç kız hangi gün adet göreceğini  önceden bilmeli ve çantasında sıhhi pet bulundurması hijyen için önemlidir.

  • Himenoplasti ( kızlık zarı tamiri )

    Himenoplasti ( kızlık zarı tamiri )

    Kızlık zarının (himen) görevi sadece cinsel ilişki dönemine kadar kız 

    çocuklarını ve genç kızları vajinal enfeksiyonlardan korumaktır.

    Ülkemizde kızlık zarının sosyal önemi halen devam etmektedir. Genç 

    kızların bu sosyal sıkıntısını gidermek için yapılan operasyona 

    himenoplasti veya kızlık zarı tamiri-dikimi diyoruz.

    Bu operasyon 15-20 dakikada, lokal anestezi ile o bölge uyuşturularak 

    veya genel anestezi ile tamamen uyutularak yapılabilir. 

    Operasyon sonrası günlük hayata aynen  devam edilebilir.

    Bu operasyon için geçici ve kalıcı- flep yöntemleri gibi isimler 

    kullanılmaktadır. Geçici yöntem daha çok yakın dönemde , kalıcı 

    yöntem biraz daha uzun vadede kullanılmakta gibi bilgiler 

    paylaşılmaktadır.