Etiket: Tedavisinde

  • Botox hakkında sık sorulanlar

    Botox hakkında sık sorulanlar

    Clostridim botulinum adlı bakteriden elde edilen bir ilaçtır. İlk kez 1977 yılında şaşılık tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Bu tedavi sırasında kırışıkların üzerinde azaltıcı etkisi görülünce kozmetik amaçlı kullanımı gündeme gelmiştir. 1990’dan sonra kırışıklık tedavisinde kullanılmaya başlamıştır.

    1995 yılında bölgesel aşırı terlemelerin tedavisinde de (hiperhidroz) kullanılmaya başlamıştır. Son yıllarda migren tedavisinde başarılı sonuçlar alınmaya başlamış ve yakın zamanda FDA tarafından migren tedavisinde kullanımı onaylamıştır.

    BOTOX NASIL ETKİ EDER?

    Uygulandığı bölgede asetil kolin salınımına engel olarak kaslarda geçici paralizi yapar ve ter bezlerinde terlemeyi azaltır. Kaslarda geçici etki 14 gün içerisinde tam olarak oluşur. 3-5 ay içersinde geri döner. Kaç seans uygulanırsa uygulansın yapılan incelemelerde kaslarda herhangi bir hasara rastlanmamıştır.

    BOTOX SIRASINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

    Tedaviden birkaç gün önce aspirin ,C vitamini. E vitamin, yeşil çay gibi morarmaya sebep olacak ilaçlar içilmemelidir. Uygulama öncesinde K vitaminli bir kremin kullanılması morarma ihtimalini azatlığı için önerilebilir. Ancak morarma ihtimali oldukça düşüktür.

    Botox alınmak istenen sonuca göre belli kas gruplarına uygulanır. Uygulama sonrasında ilacın bu bölgede kalması ve diğer kas bölgelerine geçmemesi için uygulanan bölgeyi ovuşturmamalı, makyaj yapılmamalı 4 saat başın dik olmasına dikkat edilmelidir.

    BOTOX KİMLERE UYGULANMAZ?

    Gebelik ve emzirme döneminde

    Sinir ve kas hastalığında(M.graves, Eatan Lambert))

    Bazi ilaçların kullanımında( aminoglikozid v.s)

    BOTOXUN YAN ETKİLERİ NELERDİR?

    Tecrübeli bir doktor tarafından uygulanırsa yan etkisi nerdeyse yoktur. Nadiren kısa sürede geçen kızarma ve morarma olabilir.

    Bunun dışında ilacın yer değiştirmesine bağlı yan etkiler görülebilir ki bu hastaların bölgeyi ovuşturmasına bağlı gelişebilir.

    Hastalar uygulama sonrasında günlük aktivitelerine dönebilir.

    BOTOX İLE KIRIŞIKLIK TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?

    Yüz çizgileri dinamik ve statik olarak ikiye ayrılır.

    DİNAMİK ÇİZGİLER: Mimik çizgileri dediğimiz çizgilerdir. Gülme, konuşma ve kızma sırasında cildin altındaki kasların kasılarak cildi kırıştırmasıyla oluşur.

    STATİK ÇİZGİLER: yüz mimiksizken bile belirgin olan cilde yerleşmiş çizgilerdir.

    Botox, yüzdeki dinamik çizgilerin tedavisinde en başarılı yöntemdir.

    Botox kırışıklık tedavisinde hangi bölgelere uygulanır?

    • Alındaki yatay ve dikey çizgilerin tedavisinde

    • göz kenarlarındaki kaz ayağı adı verdiğimiz çizgilerin tedavisinde

    • Boyundaki yatay ve dikey çizgilerin tedavisinde

    • Burun kaldırma amacıyla

    • Yanaklardaki sarkmaların toparlanmasında , yüz ovalini şekillendirmede

    • Ağız kenarındaki düşüklüğün ve üzgün ifadenin toparlanması

    • Ağız çevresinde sigara çizgileri dediğimiz kırışıklıkların tedavisinde

    • Çenedeki pütürlü görünümü azaltmada

    • Kaş şeklini değiştirme, kaşın ve göz kapağın kaldırılması amacıyla

    Uygulama sonrasında etki birkaç gün içinde başlayabileceği gibi daha uzun da sürebilir. 14 gün sonra son halini alır.

    Kozmetik amaçlı botox tedavisi ilk yıl 3 kez, ikinci yıl 2 kez, üçüncü yılda 8 ay aralıklarla uygulanabilir. Tekrarlayan uygulamalar ilaca ihtiyacı azaltır.

    BOTOX HİPERHİDROZİS (AŞIRI TERLEME ) TEDAVİSİNDE NASIL KULLANILIR?

    Aşırı terleme, yapısal veya genetik bazı yatkınlıklara bağlı olarak görülen bir durumdur. Avuç içi, ayak tabanı, kol altı, yüz bölgesi en sık görülen terleme bölgelerdir. Terleme emosyonel stres , ısı artışı, fiziksel aktivite sonucu daha çok artar. Terlemenin şiddetini görebilmek için iyot-nişasta testi yapılabilir. Testte yoğun terleyen bölgelerde kahverengi görünüm olur. Bölgesel terleme tedavisinde botox enjeksiyonu çok sık başvurulan bir yöntemidir. Uygulama oldukça rahattır. Botox minik dozlarda belli aralıklarla cilde enjekte edilir. 1 hafta sonra etki başlar 9-12 ay devam eder. Uzman kişiler tarafından yapılan uygulamalarda herhangi bir yan etki görülmez nadiren minik morluklar olabilir.

    SIK SORULAN SORULAR

    Botox yüz bölgesinde ifadeyi bozar mı? İfadeyi bozmadan kırışıklıklardan kurtulmak mümkün müdür?

    Daha önce botox yaptırmamış hastaların en büyük endişesi yüz ifadelerinin bozulacağı herkes tarafından botox yaptırdığının anlaşılacağı korkusudur. Ancak bununla ilgili endişeler yersizdir çünkü botoxta ifade bozulması tamamen yüksek doz uygulamalara bağlı oluşur. Hastanın kas yapısına uygun dozlarda yapılan enjeksiyonlarda ifade bozulmadan kırışıklıklar açılır.

    Botox uygulamasından sonra hep botox yaptırmak zorunda mıyım?

    Bu tedavide sürekli yaptırmak gibi bir zorunluluk yoktur. İlacın etkisi 3-4 ay sonra kaybolur. Bunu takip eden 2 aylık dönemde iyilik hali devam eder. Daha sonra da çizgiler eski haline döner. Ancak hastalar tedaviden memnun oldukları için tedaviye devam ederler.

    Botox uygulaması yaptırırsam uzun dönemde cildim daha kötü olur mu?

    Botoxla kırışılık tedavisi neredeyse 20 yıldır milyonlarca hasta üzerinde

    uygulanmıştır. Ve bu konuda herhangi bir problemle karşılaşılmadığı gibi düzenli yapılan uygulamalarda sonuçların çok daha iyi olduğu ve ciltteki düzelmenin arttığı tespit edilmektedir.

    Botox tedavisine erken mi geç mi başlamak daha ıuygundur?

    Kırışıkların erken döneminde çizgiler dinamik çizgilerdir ve botoxla kolaylıkla tedavi edilebilir. Tedavi edilmeyen dinamik çizgiler zamanla statik çizgi aşamasına gelir ki o zaman botox uygulaması çizgiyi tamamen tedavi edemez lazer, peeling, dolgu gibi ek uygulamalara da ihtiyaç duyulur bu nedenle erken başlayan uygulamalarda başarı daha yüksektir.

    Botox yılan zehirimidir?

    Botox bir bakteriden elde edilir. Kullandığımız pek çok ilaçtan farklı değildir. İlaçlar sonuçta benzer şekilde elde edilir. Yılan zehiri değildir.

    Botox uygulamasının vücuda herhangi bir zararı var mıdır?

    Uygulama çok küçük dozlarda yapılır. Ancak uygulandığı alanda etki eder. Genel dolaşıma katılması yok denecek kadar azdır.

  • Kırışıklık , iz ve leke tedavisinde fraksiyonel lazer

    Son 15 yıl içerisinde lazer teknolojisi; akne (sivilce) izi, gözenekler, yara, yanık izi, yüz ve boyun kırışıklıklarının tedavisinde önemli ilerlemeler kaydetmiştir.

    Etkili cilt gençleştirme, iz tedavisi amacıyla son yıllarda 3 çeşit lazer sistemi tasarlanmıştır. Günümüzde bu üç sistem çeşitli iz ve kırışıklıkların tedavisinde en başarılı yöntemler olarak tercih edilmektedir:

    1. Erbium:Glass lazer (Er:Glass): 1,540 nanometre dalgaboyu
    2. Erbium:YAG lazer (Er:YAG): 2,940 nanometre dalgaboyu
    3. Karbondioksit lazer (CO2): 10,650 nanometre dalgaboyu

    Lazerin etkinlik derecesini belirleyen en önemli faktorler; lazer ışınının dalgaboyu, lazerin sahip olduğu teknolojik özellikler ve hastanın cilt yapısıdır.

    Kliniğimizde, yaklaşık 3-4 yıldan beri uyguladığımız Fraksiyonel Er:YAG Lazer tedavisine ek olarak bir ay önce Fraksiyonel CO2 Lazer tedavisine başladık. Bu bize hastanın şikayetine ve cilt yapısının özelliklerine göre uygun olan fraksiyonel lazer sistemini belirleyip, tedavisinin planlanması aşamasında farklı seçenekleri kullanma imkanı vermektedir.

    Fraksiyonel lazeruygulamaları sırasında tedavi edilen cildin kalınlığı kimyasal peeling veya dermabrazyonda olduğu gibi göz kararı veya tecrübeye bağlı değildir. İnilenderinlik belirlidir. Güçlü olmasına karşın fraksiyonel özelliği sayesinde uygulama sonrası iyileşme süresi kısadır. Etkisi ise benzer sistemlere göre çok daha yüksektir.

    Fraksiyonel lazer;

    • Sivilce izlerinin tedavisinde; Sivilce izlerini gideren en etkili yöntem faraksiyonel lazerdir. Bölgenin özel bir ışıkla taranması sonucu iz dokusu buharlaştırılır. Buharlaşan kısmı vücut taze hücrelerle doldurur. Her seansta iz dokusu kademeli olarak küçülür. Ortalama 3-6 seans uygulanır. Seans sonrası kızarıklık ve kabuklanma oluşur. Esmer kişilerde Erbium fraksiyonel, açık tenlilerde ise karbondiyoksit lazer tercih edilir.

    • Gebelik çatlaklarının tedavisinde;lazer, dokuyu derinlemesine gözenekli bir biçimde etkiler. Düzensiz alanları buharlaştırır. Taze doku yıpranmış dokunun yerini alır. İnce çatlaklar silinir, derin çatlaklar hafifler.

    • Yara izi tedavisinde ; ince yara izleri silinir. Ameliyat izi, darbe ve jilet yaralarının tedavisinde kullanılır. Yara izi alanına gönderilen ışık demetleri sorunlu alanı buharlaştırarak düzeltir.

    • Boyun ve dekolte gençleştirme; yıpranmış ve sarkmış boyunve dekolte cildi yenilenir. Mezolifting veya PRP tedavisi ile birlikte uygulanması etkinliği arttırır.

    • Cilt lekelerinin giderilmesi;daha çok Erbium Fraksiyonel lazer kullanılır.

    • Göz altı morluklarının ve torbalanmalarının tedavisi; göz altı morlukları kişiyi daha yorgun ve yaşlı göstermektedir. Bu duruma tıbbi dilde hiperpigmentasyon (renk artışı) denir. Genellikle alt kapağın iç kısmında daha yoğun olarak gözlenir. Nedenleri arasında; genetik yatkınlık, allerji, göz ovuşturma alışkanlığı, bazı hastalıklar (böbrek,tiroid) sayılabilir. Bu renk artışı için en çok K vitamini kremleri ve soldurucu kremler denenmiştir. Ancak çoğu kez tatmin edici sonuçlar elde edilememiştir. Göz altındaki renk maddesi buharlaştırılarak ve deriyi yeniden yapılandırarak pigmentasyon azaltılmaktadır. Lazerin tipi, hastanın cilt özelliklerine göre seçilir.

  • Kimyasal peeling uygulamaları

    Derinin dış tabalarının kimyasal ajanlarla kontrollü hasarı kimyasal peeling olarak adlandırılır. Çeşitli asidik ve bazik kimyasal ajanlar peeling amacıyla deriye uygulanmaktadır. Kimyasal peelingde amaç, deri tabakalarında istenilen derinliğe kadar hasar oluşturmak ve cilt yenilemesi sırasında yara iyileşmesinin avantajlarından faydalanarak çeşitli lezyonların tedavisini sağlamaktır. Kimyasal peeling yüzeysel, orta ve derin olmak üzere 3 şekilde uygulanmaktadır. Meyve asitleri ile yapılan yüzeysel kimyasal peeling, Fenoller ve triklor asetik asitler (TCA) kullanılarak gerçekleştirilen derin kimyasal peeling.

    Yüzeysel kimyasal peeling şeker pancarından elde edilen glikolik asitlerle, sütte bulunan laktik asitlerle uygulanabilir. Daha yaygın olarak bilinen isimleri ise alfa hidroksi asitler (AHA’lar)dir. Bunlar oldukça küçük moleküller olduğu için epidermisi (cildin en üst tabakasını) kolayca geçebilmektedir. Ancak daha alt tabaka olan dermise geçemezler. Epidermisteki hücrelerin yenilenmesini tetikleyerek onların dış etkenlere olan toleransını arttırırlar. Hücre yenilenmesi dışında epidermal kökenli olan yüzeysel lekelerin tedavisinde de başarılı olmaktadır.

    Bir başka yüzeysel peeling ise salisilik asitlerle (BHA’lar) yapılan peelinglerdir. Bu madde daha yüzeysel olarak epidermisi (cildin en üst tabakasını) etkiler. Daha çok akne, siyah ve beyaz nokta tedavisinde ve ikincil olarak lekelerin tedavisinde de tercih edilmektedir.

    Biz kliniğimizde hem AHA hem de BHA içeren yüzeysel kimyasal peeling işlemlerini uygulamaktayız. Cildin üst tabakasını soyarken ince çizgilerin azaltılmasını (cildin yenilenme sürecini de) başlatmış oluyoruz.

    Ancak hastamıza evde kullanması için glikolik asit içeren benzer kozmetik ürünler vererek işlemin etkisini de kuvvetlendiriyoruz. Peeling süresi arttıkça, cildin pH düzeyi azaldıkça ve peeling konsantrasyonu arttıkça işlemin etkinliği de artmaktadır.

    Peeling işlemi süresince ve sonrasında belli bir süre güneşten ve solaryumdan korunmak gerekmektedir. Cildin daha alt tabakalarının soyulması için yapılan peelingler ise derin lekelerin ve izlerin tedavisinde kullanılabilecekleri gibi kırışıklıkların tedavisinde de kullanılmaktadır. Bu amaçla triklor asetik asit (TCA) ve fenol uygulanmaktadır. TCA konsantrasyonu ayarlanarak işlemin derinliği belirlenmektedir.

    Cilde uygulanacak her tür işlem öncesinde olduğu gibi kimyasal peeling uygulamadan önce de cildin analiz edilmesi ve ihtiyaçlarının belirlenmesi uygundur. Kliniğimizde ayrıntılı cilt analizi yapılmakta ve hastanın kendisine özgü uygulanabilecek tüm tedavi yöntemleri uzman dermatoloğumuz tarafından belirlenmektedir.