Etiket: Tedavisi

  • Deri hastalıkları

    Sivilce Tedavisi

    Egzama Tedavisi

    Atopik Dermatit Tedavisi

    Sedef Hastalığı

    Vitiligo Hastalığı

    Siğil Tedavisi

    Alerjik Hastalıklar

    Mantar Hastalıkları

    Deri Tümörleri

    Nasır Tedavisi

    Ben ( Nevüs ) Taraması

    Vücut Ben Haritasının Çıkarılması

    Saç Hastalıkları

    Leke Tedavisi

    Tırnak Bozuklukları

    Uçuk

    Zona Hastalığı

    Kıl Dönmesi

    Kaşıntı

  • Deri çatlakları ve tedavisi

    DERİ ÇATLAKLARI VE TEDAVİSİ

    Cilt çatlakları toplumda oldukça sık görülen, tıbbi bir problem yaratmayan ancak kişiyi estetik açıdan rahatsız eden bir durumdur. Deride çizgisel incelme ve yara izi şeklinde belirti vermektedir.

    DERİ ÇATLAKLARI NASIL OLUŞUR?

    Oluşum mekanizması halen tam olarak anlaşılamasa da vücudun değişik bölgelerinde kilo almaya bağlı olarak, derinin alt dokularında yırtılma sonucu ince çizgiler oluşur. Aynı zamanda yoğun ve sürekli gerilme sonucu derideki bazı hücrelerden kimyasal maddelerin ortaya çıkması tetiklenir. Bunun sonucunda alt derideki kollajen ve elastik lifler zarar görür ve çatlaklar oluşur.

    DERİ ÇATLAKLARI KİMLERDE GÖRÜLÜR?

    Deri gerginliğinin fazla olduğu vücut bölgelerinde görülür. Bu alanlar genellikle hamilelikte karın, göğüsler, bacaklar, ergenlik döneminde kalça ve göğüsler, vücut geliştirme yapanlarda omuzlardır. Uzun süreli ağız yoluyla veya sürekli kortizon kullanımı, ayrıca böbrek üstü bezinin aşırı kortizon salgıladığı cushing hastalığında da çatlaklar gelişir. Genetik faktörlerde çatlak oluşumunda etkilidir.

    DERİ ÇATLAKLARI NASIL GÖRÜLÜR?

    Deri çatlakları oluşmadan önce deri rengi pembeleşir ve kaşıntı oluşur. Kısa bir süre sonra kırmızı-mor bir çizgi halini alır. (Stira rubra) Zamanla bu çizgiler beyazlaşır ve daha az belirgin hal alır. Genellikle birkaç cm uzunluğunda 1-10 mm genişliğindedir. Kortizon kullanımı ve cushing hastalığında daha uzun geniş ve yaygın olabilir, ayrıca yüz gibi alanlarda da görülebilir.

    DERİ ÇATLAKLARI TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

    Ergenlikte belirgin olan çatlaklar zamanla gerileyip, tedavi ihtiyacı göstermezler. Çatlak tedavisinde temel amaç derinin orta tabakası olan dermiste kollajeni uyarmak ve elastin liflerin sentezini tetiklemektir.

    İlaçla Cilt Çatlak Tedavisi

    Retinodler: A vitamini derivesidirler. Deri yüzeyini düzeltir, ince çizgileri ortadan kaldırır, deri rengini düzenler. Genellikle 3-6aylık bir tedavi gerekir.

    C vitamini

    Glikolik asit

    Lazerle Cilt Çatlak Tedavisi

    Son yıllarda fraksiyonel lazerler cilt çatlaklarının tedavisinde kullanılan ve oldukça etkin yöntemlerdir. Etki mekanizması cilde hasar vermeden, derinin üst tabakasını soyarak, derinin alt tabakasında vücudun kendi kendini onarmasını sağlar. Her iki cinse de uygulanabilir. Seans sayısı, hastadan hastaya ve çatlağın derinliğine, göre değişir. Uygulama öncesi dermatolog doktor bu konuda sizi bilgilendirir.

    Pulse diye lazer ile de çatlak tedavilerinde başarılı sonuçlar elde edilir.

    ÇATLAKLARDAN NASIL KORUNULABİLİR?

    Deri çatlaklarında, genetik bir yatkınlık da söz konusu olmasına rağmen bazı önlemler alınarak kısmen engellenebilir.

    Ani kilo alımıyla beraber ani kilo vermek de çatlaklara neden olabileceğinden ani kilo değişimlerinden sakınılmalıdır. Gebelik sırasında cilde masaj yapıp cildi nemlendiren kremler kullanılmalıdır. Yine özellikle gebelik döneminde fiziksel aktiviteler kısıtlanmamalıdır.

  • Yüzdeki kılcal damar çatlaması nedir?

    Yüzdeki kılcal damar çatlamaları, deri yüzeyine yakın, genişlemiş damarların görünür olması anlamına gelir. Yanaklar, burun kenarları ve çene kılcal damar çatlamalarının en sık görüldüğü yerlerdir.

    Kılcal Damar Çatlaması Nedenleri Nelerdir?

    Yüzdeki kılcal damar çatlamaları nedenleri cildin hassas ve ince yapıda olması, akne rozase hastalığına sahip olmak, güneş ışınlarına uzun süreli maruz kalmak, uzun süre kortizonlu krem kullanımı, lupus, genetik hastalıklar ve radyasyon ışıkları ile tedaviler sayılabilir. Burun ameliyatlarından sonra burunda kılcal damar çatlaması olabilir.

    Yüzdeki kılcal damar çatlamaları, kılcal damarların genişlemesi sonucu oluşur. Bu sebeple kılcal damar genişlemelerini yok etmek tedaviyi sağlar. Yüzdeki kılcal damar çatlaması tedavisi yapılmazsa kılcal damar genişlemeleri kendiliğinden geçmez.

    Yüzdeki Kılcal Damar Çatlaması Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Yüzdeki kılcal damar çatlama tedavisi kozmetik amaçlarla yapılır. Ayrıca yüzdeki kılcal damar genişlemeleri ciltte hassasiyet, yüzdeki kırmızı lekeler, yüz kırmızılığı sebebidir. Kılcal damar çatlaması tedavisi lazer yöntemi ile yapılır. Nadiren kryoterapi (buz tedavisi), elektrokoter de yapılabilir. Ama iz bırakma ihtimali yüksektir. En başarılı tedaviler lazer ve ışık tedavileridir.

  • Cilde gençlik iksiri; prp

    İlerleyen yaşla birlikte ciltte oluşan kırışıklıklar birçok kişi için ciddi sorun olabiliyor. Cilt gençleştirme konusunda pek çok kozmetik ürün ve çeşitli tedavi yöntemi uygulanıyor. PRP (Trombositten Zengin Plazma) ile yaşlanma belirtileri, ciltteki lekeler sorun olmaktan çıkıyor. PRP ile ciltteki leke ve akne izlerinden kurtulabilir, daha parlak, sıkı ve canlı bir cilde sahip olabilirsiniz. Kişinin kendi kanından elde edilen plazmanın, cilde enjekte edilmesiyle yapılan PRP ile cilt daha parlak ve genç bir görünüme kavuşuyor. PRP, yaşlanma ile oluşan hasarlı dokuları onararak daha genç bir görünümün elde edilmesini sağlar ve yüz, boyun, dekolte ve ellerin dış yüzüne uygulamalar yapılabilir.

    PRP, trombositten zenginleştirilmiş plazma tedavisinin kısaltılmış ismidir. Bu yöntem, kişiden alınan küçük miktardaki kanın özel bir tüpe konularak bir dizi işlemden geçirildikten sonra elde edilen trombositten zengin plazmanın, yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesi şeklinde uygulanır. Trombosit denilen kan hücreleri, vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımı ve doğal haline dönüşmelerini sağlamak için gerekli “büyüme faktörlerini” yapısında barındırmaktadır. Eğer dokularımızda herhangi bir hasar olursa bu kan hücreleri, hasarlı dokuya gelerek onarım sürecini başlatırlar. PRP tedavisinde ise normal şartlar altında toplanan trombositlerden daha çok miktarda hücre hasarlı dokuda birikmektedir ve böylece onarım süreci hızlı ve güçlü bir şekilde başlamaktadır.

    PRP tedavisi nasıl uygulanır?

    Tedavi için hastadan yaklaşık 10 CC kan alınır. Özel bir tüpte santrifüj edilir. Bu işlem sonucu plazma içinde normalden daha fazla miktarda trombosit birikmiş olur. Trombositten zenginleştirilmiş bu plazma, aynı kişiye enjeksiyon yoluyla verilir. Kişinin kendi kan ürünü kullanıldığı için herhangi bir alerjik reaksiyon görülmez. Uygulama 4-6 hafta arayla 3-4 seans yapılmaktadır. Cilt gençleştirme tedavisinde lazer sistemleri, peeling, dermaroller yöntemleri ile birlikte kullanılabilir.

    Hangi durumlarda PRP uygulanmaz?

    Kişinin trombosit sayısı yetersiz olan hastalar

    Kanser hastaları

    Kan sulandırıcı ilaç alanlar

    Aktif enfeksiyonu olan hastalar

    Dermatolojide PRP’nin kullanıldığı alanlar

    Cilt gençleştirme: Yapılan çalışmalar PRP tedavisi ile ciltte yaşlanma ile azalan kollajen yapısının yenilendiğini göstermektedir. PRP, yaşlanma ile oluşan hasarlı dokuları onararak daha genç bir görünümün elde edilmesine olanak sağlar. Bu amaçla yüz, boyun, dekolte ve ellerin dış yüzüne uygulamalar yapılabilir.

    Saç dökülmesi: PRP, genetik olmayan saç dökülmelerinde tek başına etkili bir tedavidir. Genetik saç dökülmelerinde ise tek başına ya da saç ekimi yöntemleriyle birlikte kullanılmaktadır.

    Yara iyileşmesi: Vücutta iyileşmeyen uzun süreli yaralar, yatağa bağlı olan hastalarda görülen yatak yaraları, damar hastalığı sonucu oluşan bacak yaralarında iyileştirici etkileri bulunmaktadır.

    Sivilce izi ve ameliyat izi tedavisi

  • Akne izlerinde dolgu enjeksiyonu

    Akne izlerinin tedavisi

    İz tedavisinin başarısı izlerin derinliği ve yoğunluğuyla orantılı olarak değişkenlik gösterir. Akne izlerinin tedavisinde kullanılan temel tedavi yöntemleri şunlardır:

    Kimyasal peeling:

    Çeşitli meyve asitleri kullanılarak yapılan tedavi şeklidir. Meyve asitleri deri proteinleriyle etkileşir ve bu sayede en üstteki ölü deri tabakasında ayrışma yaparak, deri üzerindeki düzensiz görüntünün ortadan kalkmasına neden olur.

    Yüzeyel özellikteki peelingler ile hafif akne izlerinin yanında aktif olan akne lezyonları ile siyah ve beyaz noktalar da tedavi edilir. Aynı zamanda gözeneklerde de sıkılaşma sağlanır.

    Orta derinlikte yapılan kimyasal soyma işlemi ise daha derin izlerde etkilidir.

    Kimyasal peeling yaz aylarında yapılmaz. Bu tedavi yapılan kişilerin çok dikkatli olarak güneş koruyucu ajanları kullanmaları önerilir. Yan etki olarak kızarma, tahriş, güneş koruyucu kullanılmadığı takdirde lekelenme sayılabilir.

    Dermaroller tedavisi:

    Üzerinde en az 192 adet mikroiğnecik olan tekerlek ya da dikdörtgen şeklindeki mini tedavi cihazlarıdır. Bu küçük iğnelerin boyları 0.5 mm ile 2.0 mm arasında değişiklik gösterir. İğnelerin uzunluğu arttıkça etki ettikleri derinlik de artar. Bu iğneler ile deride açılan mikrokanallar sayesinde kan dolaşımı artar, beraberinde kullanılan tedavi edici ürünlerin emilimi 200 kat artar ve deride yapmış olduğu hasar ile yara iyileşme sürecini başlatarak yeni bağ doku sentezinin oluşmasını sağlar. Oldukça basit ancak çok etkili olan bir yöntemdir.

    Yan etki olarak hafif kızarıklık ve morarmanın dışında önemli bir yan etki beklenmez.

    Mikrodermabrazyon:

    Derinin yüksek basınçla hareket eden kristallerle soyulmasıdır. Bu kristaller deride hasar oluşturarak yeni kollajen sentezinin de uyarılmasını sağlar. Ayda bir en 2 ila 4 seans olmak üzere uygulandığında yüzeyel akne izlerinde başarılı sonuçlar elde edilir. Ancak sıklıkla kombinasyon tedavisi olarak kullanılır.

    Yan etki olarak birkaç gün devam eden kızarıklık ile güneşten korunulmazsa lekelenme sayılabilir.

    PRP tedavisi:

    Trombositten zengin plazma anlamına gelen PRP tedavisi özellikle lekelenme şeklinde olan maküler izlerde etkilidir. Daha derin izlerde dermaroller ya da lazer tedavisi ile kombine kullanılması tercih edilir. Bu tedaviyle kişinin kendisinden alınan kanın plazma kısmı ayrıştırılır. Bu plazma özel tüplere alınır. Tüplerdeki aktifleyiciler sayesinde plazmadaki trombositler uyarılır. Uyarılan trombositlerden salınan doku faktörleri deriye iğneleme ya da maske yöntemiyle uygulandığında; kök hücreleri uyararak yeni hücre sentezi yapar ve bu sayede çok daha düzgün bir deri oluşmaya başlar.

    Yan etki olarak, iğne ile uygulandığından kanama ve morarma dışında bir yan etki beklenmez. Kişinin kendisinden alınan kan kullanıldığından allerji riski yoktur.

    Lazer tedavisi:

    Lazer tedavisi iki yolla akne izi tedavisinde etkili olur: Deri yüzeyini hasarlayarak yeniden yapılanmayı uyarır ve kollajen sentezini arttırarak daha sağlam bir bağ doku oluşumuna yardımcı olur.

    Deride yara oluşturmadan akne izlerinde etkili olan lazerler:

    Q-Switch Nd-YAG lazer: Özellikle lekelenme şeklinde olan ve çok derin olmayan izlerde etkilidir. Ayrıca aktif olan akne lezyonlarında da tedavi edici özelliği bulunmaktadır. İki haftada bir olmak üzere ortalama 4-8 seans sonunda akne izlerinde belirgin iyileşme olur. Tedavi sonrasında kızarıklık dışında herhangi bir reaksiyon beklenmez.

    Fraksiyonel lazer: Lekelenme şeklinde olan akne izlerinin yanında derinliği fazla olan akne izlerinde de etkili olan güçlü bir lazerdir. Deride akne izlerine neden olan düzensiz hücre gruplarında ısı yoluyla hasarlanmaya neden olarak yeni ve düzenli hücre sentezini uyarmanın yanında; kollajen sentezini arttırarak deride sıkılaşma yapar. Bu sıkılaşma sayesinde izler daha az görünür hale gelir.

    2 haftada bir en az 4 seans önerilmektedir. Tedavi sonrasında kızarıklık ve şişlik olmakla beraber bu etkiler en fazla iki gün içerisinde geriler. Deride soyulma yapmadığından kişi günlük aktivitelerine devam edebilir.

    Radyofrekans tedavisi:

    Çok derin izleri olan kişilerde lazer tedavisi öncesinde radyofrekans tedavisi ile derinin sıkılığının arttırılması; tedavi başarısını arttırır. Radyofrekans dalgaları, deri altı bağ dokusunda ısı artışı yapar. Bu ısı artışı yoluyla bağ dokumuzu oluşturan kollajen sentezi artarak çok daha sıkı bir deri oluşur. Kollajen sentezi ortalama 6 ay süren uzun bir süreçtir. Bu sürede yapılacak lazer ya da diğer akne tedavileri ile; çok daha başarılı sonuçlar elde edilebilir.

    Radyofrekans tedavisi 1 seans olarak yapılmakla beraber yan etki olarak hafif bir kızarıklık dışında bir reaksiyon beklenmez. Kişi gündelik aktivitelerine devam edebilir.

    Dolgu enjeksiyonu:

    Özellikle orta ve derin izlerin altını doldurma yöntemi ile izlerde azalma sağlanabilir. Bu tedavi tek başına yapılmasından ziyade kombinasyon şeklinde yapıldığında daha etkilidir. Dolgu maddesi olarak hyalüronik asit kullanılmakla beraber otolog yağ ile yapılan dolgulama en etkililerinden biridir.

  • Prp ile gençleşme

    Prp ile gençleşme

    PRP (PLATELET RİCH PLAZMA)

    PRP Nedir?

    “Platelet rich plasma” platelet (trombosit) yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması adı verilen yöntemin kısaltılmış adıdır. Bir kişiden alınan az miktardaki kanın (10-20cc) özel bir işlemden geçirilerek bileşenlerine ayrıştırılması ve elde edilen “platelet yönünden zenginleştirilmiş plazmanın” yine aynı kişiye manuel veya “mezoterapi tabancası” denen özel bir cihazla geri verilmesi işlemidir. PRP vücutta enjekte edildiği bölgede iyileştirici ve tamir edici faktörleri salgılayıp dokuların yenilenmesine yardımcı olan bir sistemdir.

    PRP Uygulamasında amaç nedir?

    Plateletler yani trombosit hücreleri, kanın pıhtılaşmasını sağlayan vücudumuzdaki hasarlı damarları ve diğer dokuları onaran büyüme faktörleri içeren hücrelerdir. Dokularımızda herhangi bir hasar olduğunda plateletler aracılığıyla onarım süreci başlar. PRP tedavisi uygulamasında, hedef bölgeye kan dolaşımıyla taşınabilenden çok daha fazla sayıda platelet ve içeriğinde bulunan büyüme faktörlerini ulaştırılabilmektedir.

    PRP İle Cilt Gençleştirme Nasıl Sağlanır?

    Derimizin yaşlanması, aynı yaralanma sürecinde olduğu gibi bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesinden kaynaklanır. Bu nedenle cilt gençleştirme amaçlı uygulamalarda, vücudumuzun bir yarayı iyileştirirken yaptıklarını çeşitli yöntemlerle taklit ederiz. Örneğin lazer, peeling gibi yöntemlerle derimize mikro düzeyde hasarlar veririz ve iyileşme sürecini tetikleriz. Bu hasar sonunda büyüme faktörleri salınır ve iyileşme süreci başlar. Dermo kozmetik ürünler de benzer şekilde derimizi yeniden yapılandıran maddelerin ve sentetik olarak elde edilen büyüme faktörlerinin aracılığıyla iyileşme sürecini başlatır.

    Plazma içinde konsantre olarak bulunan plateletler cilde enjekte edildiğinde bunların bünyesinde bulunan büyüme faktörleri, kollajen üretimi ve yeni kılcal damarların oluşmasını uyarmakta ve cildin kendini hızla yenilemesini sağlamaktadır.

    PRP İle Cilt Yenileme Prosedürü Nasıl Uygulanır?

    Platelet açısından zengin plazma elde etmek amacıyla özel bir filtre ve satrifüj kullanılır. Plateletlerin yaklaşık % 97’si ayrışır ve plazma içinde normalin 6 – 10 katı daha fazla konsantrasyona sahip olur.

    P.R.P prosedürü hastadan kan alınması ile başlar. Özel bir filtre ve santrifuj yardımıyla otolog beyaz kan hücreleri içeren platelet açısından zengin plasma hazırlanır. Son olarak platelet açısından zengin otolog beyaz kan hücreleri içeren plazma (PRP) tedavi bölgesinde cilde enjekte edilir. Enjeksiyon bölgelerinde plateletler ve beyaz kan hücreleri sinerjik bir etki ile yoğun şekilde büyüme faktörlerinin serbest kalmasını sağlar. Büyüme faktörleri kolajen ve hyaluronik asit üretimini arttırarak yaraların iyileşmesi, kırışıklık ve akne izleri gibi cilt problemlerinin önemli ölçüde giderilmesini, cildin yenilenmesini sağlar.P.R.P., dolgu enjeksiyonu veya mezoterapi şeklinde uygulanır.

    PRP Uygulaması Ne Kadar Sürer? Yaklaşık 30 dakikalık bir uygulamadır.

    PRP İle Cilt Yenileme Sadece Enjeksiyon İle mi Yapılır? Hayır, maske veye jel olarakta hazırlanması mümkündür.

    PRP İle Cilt Yenileme Hangi Durumlarda Etkilidir?

    – Estetik amaçlı uygulamalarda yüz, boyun, dekolte, eller, bacak içleri, kollar gibi vücut bölgelerine uygulanabilir.

    – Lazer-peeling gibi uygulamalardan hemen sonra, derinin hızla yapılanmasını sağlamak

    – Deride yllarca ultraviole ışınlarına maruz kalmanın sonucunda oluşan kırışıkların düzelmesi, çöküntülerin giderilmesi, esneklik ve parlaklığın kazandırılmasını sağlamak

    – İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlamak

    – Diabetik ayak dediğimiz şeker hastalığına bağlı bacak yaralarında

    – Yanıklar

    P.R.P Güvenilir Bir Cilt Gençleştirme Yöntemimidir? Hastanın kendisinden alınan kan steril ve kapalı bir kit yardımıyla kullanılır, bu nedenle PRP güvenilir bir uygulamadır.

    PRP nin Etkisi Ne Zaman Görülür? Uygulamadan hemen sonra ciltte sağlıklı bir parlaklık ortaya çıkar. 3 veya 4 uygulamadan sonra kalıcı ve belirgin bir etki görülür.

    PRP İle Cilt Gençleştirme Etkisi Kalıcımıdır? 15 günde bir yapılacak 3 veya 4 uygulamadan sonra 10-12 ayda bir tekrarlanırsa kürlerin etkisi kalıcı bir gençleştirici etkiye eşdeğerdir.

    P.R.P Yönteminin Avantajları Nelerdir?

    Diğer yöntemlerle sağlanan olumlu sonuçlar belli bir süre devam eder, ancak PRP’nin olumlu sonuçları tamamen uygulanan kişiye aittir kaybolmaz.

    – Kişinin kendi kan ürünü kullanıldığı için hiçbir alerji ve kanla bulaşan hastalık riski taşımaz ve ret sendromu yaşanmaz.

    – İyileşme süreci içeriği dolayısıyla çok kısadır.

    . – Dokuları onarır ve yeniler. Yeni kolajen üretimi, yeni damarsal gelişme sağlanır. Büyüme faktörleri ve hücreler arası ortamın yeniden yapılanması ile dokulardaki hasarlar giderilir ve taze dokular oluşturulur.

    – İçerdiği antikorlarla fizyolojik antibiyotiktir.

    – Hormonlar, vitaminler ve diğer tüm besinsel öğeler yönünden zengindir.

    – Uygulanışı kolay ve konforludur.

    Gerekli materyalin sağlanması çok kolaydır.

    PRP İle Cilt Yenileme İşlemi Ağrılımıdır? Hafif bir rahatsızlık hissi dışında ciddi bir acı hissedilmez ancak gerekli görülürse işlem öncesi lokal anastezik etkili kremler uygulanabilir.

    PRP Kimlere Yapılmaz? Platalet sayısı yetersiz hastalar ve kanser hastalarında yapılmaz.

    PRP, Kök Hücre İle Cilt Gençleştirme Tedavisi Anlamına mı Gelir?

    Bazı yazarlarca prp için kök hücre tedavisidir denmekle birlikte esasında farklılıklar vardır. Yani PRP kök hücre tedavisi ile başka bir tedavi şeklidir.

    PRP Saç Dökülme Tedavisi Olarak Kullanılır mı? Evet PRP tedavisi saç dökülme tedavisinde oldukca etkili olup genel olarak 1 hafta içerisinde etki görülmeye başlıyor.

  • Akne nedir? Nasıl tedavi edilir?

    Akne nedir? Nasıl tedavi edilir?

    AKNE NEDİR? TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

    En sık rastlanan deri problemlerinden biri olan akne; ergenlik dönemiyle başlıyor ve özellikle gençlerin kâbusu olabiliyor. Genellikle gençlerin bu en hassas olduğu dönemlerinde bazen psikolojik rahatsızlıklara yol açabilen akne ve akne izlerini tedavi etmek mümkün…

    AKNEYLE SAVAŞ!

    Akne (sivilce) yüz, boyun ve sırtta yer alan yağ bezlerinin genelde genetik yatkınlığa bağlı olarak aşırı aktivitesinden kaynaklanan bir cilt hastalığıdır. Zaman zaman kabarıklık bazen deri altında kistler ve iltihaplar şeklinde görülür.

    12-18 yaşları arasında toplumun yaklaşık %40 ında akne görülür. Siyah nokta, beyaz kistler, kırmızı ve kabarık sertlikler olabilir. Eğer Propionibakterium Acnes adlı bakteri yağ bezlerine eklenirse iltihap oluşur. İltihaplı kısımlar patlayınca deride çukurlar şeklinde veya pembe lekeler halinde iz kalır. Bu nedenle ne kadar erken dönemde tedaviye başlanırsa, iz kalma ihtimali o kadar azalacaktır.

    Akne tedavisinin prensibi nedir?

    Akne şiddetine ve evresine göre farklı tedaviler uygulanır. Başlangıç döneminde yağ dengesini düzenleyecek kremler veya temizleme ürünleri verilir. İltihaplanma ve kızarıklıklar eklenirse, krem formunda antibiyotikler veya kesecikleri yok etmeye yönelik Vit A içerikli jeller verilebilir. Ağrılı veya akıntılı iltihaplı zamanlarda, ağızdan kürler şeklinde antibiyotikler eklenebilir. Çok şiddetli akne formu olan nodulokistik aknede, gerekli olursa ağızdan yine Vit A türevi ilaçlar kullanılır. Bu ilacın dozu, kişiye ve klinik şiddetine göre dermatoloji doktoru tarafından ayarlanır. Akne tedavisi uzun süreli ve sabır gerektiren bir tedavidir. Kısa sürede kesin yanıt vereceği vaat edilen ilaçlara veya bitkisel karışımlara inanmamak gerekir.

    Akne neden olur?

    Akne oluşumunda genetik yatkınlık olması ön plandadır. Ancak sadece genetik sorumlu değildir. Anne veya baba tarafında akne varsa, süreç daha inatçı ve uzun süreli olabilir.

    Ergenlik dönemi aknesi genelde aşırı hormon aktivitesinden olur. Ergenlik dönemi dışında erişkinlerde, özellikle kadınlarda 40 lı yaşlarda akne görülebilir. Ayrıca gebelik ve adet dönemlerinde oluşan akneler de sık görülür. Stres ve yanlış kozmetik kullanımı akneyi tetikleyebilir. Genelde aknenin sebebini bulmak kolay değildir. Başlangıç döneminden itibaren doktor tavsiyesi ile ürün kullanmaya başlamak gerekir.

    Akne tedavisi nasıl yapılır?

    Tedavinin amacı aknenin bulunduğu evrenin ilerlemesini engellemektir. Bir yandan aktif lezyonları söndürürken diğer yandan yeni çıkmaya çalışan akneleri engellemek gerekir. Bu arada cildin durumu uygunsa iz tedavisine de başlanır. Böyle zamanlarda ilaca ek olarak bakım uygulamaları yapılır. Özellikle komedonlu evrede yani cilt altındaki kabarıklıkların belirgin olduğu zamanlarda gerekliyse hekim tarafından gözenekler temizlenir.

    Akne İz Bıraktıysa

    Akne tedavisine rağmen iz kaldıysa erken dönemde tedaviye başlamak gerekir. Her şeyden önemlisi mümkün olduğunca cildin parçalanmasına izin vermeden iyileştirmek olmalıdır.

    Kalan izler iki grupta ele alınır:

    *Leke şeklinde olan izler Leke olarak kalan izler genelde pembe veya kırmızı renkli deri seviyesinde alanlardır. Bunların tedavisinde hekim tarafından yapılan peeling uygulamaları iyi yanıt verir. Başlangıç konsantrasyonları düşük tutulup yavaş yavaş arttırılarak, solüsyonlar şeklinde uygulanır. Glikolik asit – şeker kamışı ekstresi, laktik asit–süt ekstresi, mandelik asit olarak adı geçen maddeler 2-3 haftalık aralıklarla uygulanır. Seans aralarında cildi yenileyici retinoik ekstreli kremler ve nemlendiriciler verilebilir.

    *Çukurlaşma ve delikler şeklinde olan izler Bunların tedavisi daha güçtür. Derin bağ dokusuna kadar inen tahribat olması nedeniyle sadece yüzeysel uygulamalar yetmez. Peeling yapılabilir ama daha derin dokuya inecek solüsyonlarla yapılması gerekir. Ayrıca fraksiyonel laser tarzı soyucu olmayan laser uygulamaları peelingle kombine edilebilir. Uygulamalara güneş ışığının güçlü olmadığı dönemlerde, genelde sonbaharda başlanır. Yazın yapılmaz. Aralıklı seanslar yaklaşık ayda bir uygulanır. Seans aralarında cildi hareketli tutacak ve onaracak kremler verilebilir. Ayrıca güneş koruyucu kullanmak gerekir.

    Bazen sorun sadece gözeneklerde genişleme olacağı için bu durumlarda peeling tedavisi, dermaroller uygulaması seanslar şeklinde birlikte götürülür. Gözenek tedavisinde tek başına krem ve losyonlar asla yeterli olmaz. Mutlaka hekim tarafından işlem yapılması gerekir. Dermaroller işleminde kullanılan alet silindir şeklindedir ve üzerinde 1,5-2 mm uzunluğunda çıkıntıları vardır. Sadece hekim tarafından yüze uygulanır ve ardından özel solüsyonlar verilip cildin bağ dokusu sentezi desteklenir. Gözeneklerin şiddetine göre 4-6 seans kadar yapılır.

    PRP: Kişinin kendi kanından alınan özel kök hücreleriyle çukurların iyileşmesini ve kapanmasını desteklemeye yönelik özel bir tedavidir. Yaklaşık olarak 4-6 hafta arayla 3 seansa tamamlanması yeterlidir.

    Peeling: Peeling uygulaması akne tedavisinin bir parçasıdır. Aralıklı seanslar halinde laktik veya glikolik özleri ile hekim bakım yapar.

    Akne tedavisinde bilinmesi gerekenler:

    *Tedaviye ne kadar erken dönemde başlanırsa o kadar iyi yanıt alınır ve iz kalmaz.

    *En önemli konu, sabretmektir. Tedavide gerekli ilaçları düzenli kullanmak gerekir. Tedavinin uzun süreceğini bilmek önemlidir. Bu süre bazen 2 yıla kadar devam edebilir.

    *Akne tedavisi için ilaç başlandığında, hekimin belirttiği dönemlerde kontrole gelmek gerekir. Akne tedavisinde takipler çok önemlidir.

    *Tedavi kişiye özeldir. Başkasına iyi gelen krem veya kozmetik size zarar verebilir. Aknede kozmetik önerisinde bile hekimden bilgi almak gerekir.

    *Cildin aşırı yağlı olması nedeniyle sık sık yıkanması tahrişe neden olabilir. Temizleme konusunda özellikle alkol içeren ürünleri kullanırken dikkat etmek gerekir.

  • Fibroblast kök hücre tedavisi ile cilt gençleştirme

    Fibroblast kök hücre tedavisi nedir?

    Fibroblast kök hücre tedavisi, kişinin kendi deri hücrelerinden elde edilen, zamanın etkilerini geri çeviren, otolog fibroblast hücresel tedavi yöntemidir. Hücresel tedaviler, doku mühendisliğinin parçalarından biridir. Kök hücreler, bozulan bir dokunun rejenerasyonundan sorumludur.

    Otolog tedavi nedir?

    “Otolog tedavi “ kavramı, kişinin kendi doku hücrelerinin çoğaltılarak, sorun olan bölgeye yerleştirilmesini tanımlar. Örneğin geniş yanıkları olan hastalarda , sağlam deri alanından alınan dokular doku mühendisliği ile çoğaltılarak yanık alana nakledilmektedir. Buna karşılık heterolog tedavi , kişiden kişiye nakil demek olup daha çok organ naklinde tercih edilir.

    Kök hücre tedavisi hangi alanlarda kullanılır?

    Özellikle savaş, kaza ya da doğumda meydana gelen doku kayıpları, kronik ülserlere bağlı kapanmayan yaralar, akne skarları, suçiçeği izleri, dişhekimliğinde periodontolojik uygulamalar, kellik tedavisi , dudak dolgunlaştırma ve kırışık giderme amaçlı estetik uygulamalarda kültürde çoğaltılmış fibroblast tedavisi Avrupa ve Amerika’da sıklıkla kullanılan bir yöntemdir.

    Kök hücre tedavisinin avantajları nelerdir?

    · Kendi dokunuzdan üretildiği için doku reddi, alerji veya enfeksiyon gibi riskleri yoktur.

    · Hayvansal hastalık oluşturma riski yoktur.

    · Kalıcı ve uzun etkilidir.

    · Enjekte edildiği yerden başka yerlere kaymaz.

    Fibroblast kök hücre tedavisi nasıl uygulanır?

    Hazırlık aşaması:

    Cildin dış etkenlere en az maruz kalmış bölgesinden (genellikle kulak arkası veya kol içi) lokal anestezi altında steril şartlarda mercimek tanesi büyüklüğünde biyopsi alınır. Biyopsi taşıma solüsyonuna aktarılıp aseptik koşullarda soğuk zincir ile , hücre üretimi için Sağlık Bakanlığı’nca ruhsatlı laboratuara gönderilir.

    Herhangi bir alerjik reaksiyonu önlemek için , fibroblast üretimi hastanın kendi serumu ile yapılır. Bu nedenle biyopsi sırasında hastadan bir miktar kan da alınarak laboratuara gönderilir.

    Fibroblast üretim aşaması:

    Bu süreç, kişinin doku kalitesine bağlı olarak yaklaşık 4-6 hafta sürer.

    Uygulama aşaması:

    Kültüre edilen fibroblastlar yeterli sayıya ulaştığında hastaya klinikte randevu verilir. Mercimek tanesi büyüklüğünde deri parçasından 5-10 ml hacminde, 1 ml’de 10 milyon hücre olacak şekilde implant üretmek mümkündür. Bunun 1-2 ml’si ilk enjeksiyonda kullanılır. Geri kalan hücreler ise kademeli dondurma tekniği ile sıvı azot buharında saklanır.

    Hazır fibroblast kültürü, hekim tarafından cilt altına ince iğnelerle enjeksiyon yapılarak verilir. Uygulama , 3-6 hafta ara ile 3 kez tekrarlanır.

    Uygulama sonrası ilk etkiler ne zaman görülür?

    Kişiden kişiye değişmekle birlikte ilk etkiler, 2. Enjeksiyondan sonra, 4-6 haftada belirginleşmeye başlar.

    Uygulamanın etki süresi ne kadardır?

    Cilt dokusunda iyileşme süreci dereceli olarak 12 aya kadar artarak devam eder. Bu iyileşme uzun sürelidir ve 4-5 yıl kadar kendini korur. Hasta istediği takdirde saklanan kök hücreler tekrardan çoğaltılarak bu süre sonunda yeniden nakledilebilir.

    Uygulama sonrasında görülebilecek yan etkiler nelerdir?

    Geçici olarak yüzde şişlik, enjeksiyon noktalarında morluk , kızarıklık görülebilir.

    Fibroblast kök hücre tedavisi kimlere uygulanamaz?

    Hamileler üzerinde bir çalışma yapılmadığından , hamileler bu çalışmanın dışında tutulmalıdır. Ayrıca , önceden kanser tedavisi geçirmiş olanlar da bu çalışmaya uygun değildir.

    Fibroblast kök hücre tedavisinin diğer yöntemlere üstünlüğü nedir?

    · Dolgu maddeleri özellikle cilt kırışıklarında kısa vadede geçici bir dolgunluk sağlarken, otolog fibroblast kültürü, daha yavaş etki göstermekle birlikte nakledilen fbroblastların ürettiği kollajenin kalıcılığı uzun sürelidir, cilt dokusunu yeniden yapılandırır, daha doğal bir gençleşme etkisi yaratır.

    · Kişinin kendi dokusundan üretildiği için doku reddi, alerji, enfeksiyon gibi yan etki riski yoktur, güvenlidir.

    Kök hücre tedavisi ile PRP tedavisi aynı mıdır?

    Hayır, her iki uygulamada da kişinin kendi vücudundan alınan doğal malzeme kullanılmakla birlikte, iki yöntem birbirinden farklıdır. PRP tedavisinde, toplardamardan alınan kanın içindeki trombosit denilen pıhtılaşma hücreleri kullanılır. Bunların esas görevi akan kanı durdurmak ve sonrasında yarayı onarmaktır. Bu onarım için gereken uyarıcı faktörler, trombositlerde bulunur ve dolaylı şekilde kök hücreler üzerine etki ederek onların daha fazla kollajen üretmesini destekler. Fibroblast kök hücre tedavisi ise doğrudan doğruya belli bir alandaki kök hücre miktarının artırılması prensibine dayanır. İki yöntem farklı olmakla birlikte, her ikisinin bir arada kullanılmasında sakınca yoktur.

    Kök hücre tedavisinin mezoterapiden farkı nedir?

    Mezoterapi, rejuvenasyon amaçlı kullanıldığında vitaminler, hyaluronik asit ve doku toparlayıcı ürünler cilt altına zerk edilir. Bu ürünler doğal doku ürünü değildir, ancak deriyi besleyen maddelerdir. Klasikleşmiş bir yöntem olmakla birlikte, en önemli dezavantajı, alerji yapabilmesi ve etkinliğinin kısa sürmesidir. Kalıcı etki sağlamak için enjeksiyonların düzenli aralıklarla tekrarı gerekir.

  • VAJİNİSMUS VE GEBELİK

    VAJİNİSMUS VE GEBELİK

    Vajinismus ve Kısırlık Tedavileri

    Cocuk sahibi olmak isteyen Vajinismus hastalarının bir kısmı tüp bebek veya aşılama tedavileri ile gebelik elde etme  yoluna gitmektedir.vajinismus cinsel bir sorun olup tedavisi kısa ve etkin bir şekilde yapılmaktadır.  kısırlık tedavileri çok daha uzun sürmektedir  ve tedavi  sırasında kullanılan ilaçların yan etkileri de düşünülürse çocuk tedavisi için infertilite tedavisi almak hiç akılcı bir yaklaşım değildir. Tüp bebek maliyet ve başarı oranıda göz önünde bulundurularak hasta doktor tarafından vajinismus tedavisine yönlendirilmelidir.

    Vajinismus ve Gebelik

    Vajinismus sorunu yaşayan, hiç bir ilişkiye girmeden nadiren  gebelik  ile karşılaşan çiftler vardır. gebelik yönünden riskli durumları olmayan yani düşük tehtidi, kanama ,erken doğum riski gibi durumlar yoksa  vajinismus hastalarının gebelik dönemlerinde bile, vajinismus tedavisi mümkündür. Bu hastanın  normal doğum yapmasına, kendine güveninin gelmesie yol açar.

    Vajinismus Hastası Nasıl Hamile Kalabilir?

     Sürtünme ile dışa boşalan meni içindeki spermlerin yüzerek tüplere ulaşması

     Penisin uç kısmı vajina girişindeyken boşalma ile spermlerin az bir miktarının vajina içerisine atılması

     Yarım ilişki (penisin uç kısmının vajinaya girmesi) sonucunda gerçekleşen boşalma sonucunda hamile kalınması

     Tek bir veya bir kaç cinsel ilişki sonrasında hamile kalınması, ancak daha sonraki ilişkilerde korkuya bağlı kasılmaların ilişkiye hiçbir şekilde izin vermemesi

  • Tırnak batması ve tedavisi

    Tırnak batması toplumda yaygın bir problemdir. Ayak yapısına uygun olmayan ayakkabılar,gebelik, ergenlikte hızlı büyüme evresinde tırnağın parmağa göre fazla gelişmesi , tırnak altındaki kemik yapıda gelişen bazı oluşumlar tırnak batmasının başlıca sebepleridir. Aşırı terleme tırnağın yumuşayarak tırnak yan duvarına gömülerek batık tırnak ( gömülü tırnak) tırnaklarda şekil bozukluğu ile sonuçlanabilir. Yine yanlış tırnak kesimi de tırnak batması ( gömük tırnak ) ile sonuçlanabilir.

    Tırnak batmasında erken evrede (Evre I) tırnağın yan kenarı boyunca ağrı hissedilir. Daha sonra ağrıya kızarıklık (Evre II) eşlik eder. Üçüncü evrede şişlik artarak granülasyon dokusu geliştirir. Ve nihayet dördüncü everede tırnak kıvrımı enfekte olarak sulantılı bir görünüm kazanır. Erken evrede konservatif önlemler yeterli olabilirse de tırnak batmasının ileri evreleri mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.

    Son yıllarda özellikle ayak tırnak batması hastalarının giderek artan miktarda pedikür salonları ve ayak sağlığı merkezlerinde tedaviye çalışıldığını görmekteyiz. Ancak tırnak batması kesinlikle bir tıbbi problemdir ve hekimlerce tedavisi gerekir. Zira tırnak batması yoluyla oluşan enfeksiyon ayak dolaşım bozukluğu olan kişilerde ve şeker hastalarında gangrene kadar giden rahatssızlıklara yol açabilir.

    Doğru tedavi yöntemi sadece tırnak batması gözlenen tırnağın tümüyle çekimi değildir. Çekilen tırnak hastanın ağrı şikayetlerini bir süre ortadan kaldırır. Ancak 6-12 ay sonra tırnak uzayıp eski boyutlarına ulaştığında tekrar batma başlayacaktır. Doğru tırnak batması tedavisi tırnağı daraltan ya da tırnak yatağını genişleten yöntemlerle yapılır.

    Erken dönemde hafif lezyonlarda batan tırnak kısmına pamuk uygulanması, kalın tırnaklarda tırnağın orta kısmının törpülenmesi, tırnak teli uygulamaları, mantar mevcut ise tedavisi ve travmadan kaçınma ile düzelmeler gözlenebilmektedir.

    İleri evrelerde ve inatçı durumlarda ise yurt dışında ve kliniğimizce yapılan çalışmalara göre

    Tırnağın batan kısmının ve altındaki yatağının kısmi olarak çıkarılıp, batan tırnak kısmını üreten ve matriks olarak adlandırılan oluşumun ileride tekrar batmaya yol açmaması için fenol dediğimiz maddenin uygulanması ile (fenolizasyon) en başarılı sonuçlar sağlanmıştır.

    (Proximo-Lateral Matrix Partial Excision and Matrix Phenolization for Treatment Ingrown Toe Nail: 225 Treated Patients and 24-Month Follow-Up. Karaca Nezih, Dereli Tugrul. Ann Fam Med. Epub).

    Bu operasyon batan tek tırnak için ortalama 15 dakika sürmekte ve lokal anestezi eşliğinde uygulanmaktadır. İşlemden sonra evde istirahat önerilmektedir. Tırnak batması tekrarlayabilen bir durumdur ve bu yöntemin en önemli özelliği kalıcı bir çözüm sağlamasıdır.

    ABD Michiganda yapılmış 2005 te yayınlanmış 69 çocuk hasta üzerinde yapılmış bir çalışmada ( J Pediatr Surg. 2005 Jan;40(1):290-2.) basit eksizyon tekniğiyle, fenolizasyon yöntemi karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada uzun dönem takibi sonrasında basit eksizyon yapılan grupta nüks oranı %45 olurken fenolizasyon uygulanan grupta nüks oranı %4 olarak değerlendirilmiştir.

    NEDEN FENOLIZASYON ILE TIRNAK BATMASI TEDAVISI

    Fenol ile uygulanan tırnak batması tedavisinin avantajlarını özetleyecek olursak:

    1-Oldukça kısa süren bir müdehaledir. 15 dakika kadar sürer

    2-Işlem sonrasında ağrı hissi hemen hemen olmaz

    3-Uygulama sonrası enfeksiyon riski çok düşüktür. Çünkü kullanılan fenol maddesi aynı zamanda güçlü bir antiseptiktir.

    4-Tırnak batması nüks riski %5’den azdır.

    Tüm bu avantajlar inatçı vakalarda ve ilerlemiş batmalarda fenolizasyon tekniğiyle yapılan tırnak batması tedavisini diğer yöntemlere göre üstün kılmaktadır.

    Uzm. Dr. Nezih KARACA