Etiket: Tedavi

  • Boyunda dar kanal nedir?

    Boyunda dar kanal nedir?

    İçinden omuriliğin geçtiği kemik kanalın olması gerekenden daha dar olması durumudur. Bu darlık omuriliği sıkıştırır ve sinir köklerine baskı yapar. Bu baskı kollarda ağrıya, güçsüzlüğe, karıncalanmaya neden olur.

    Boyunda Dar Kanal Belirtileri

    Kollarda ellerde güçsüzlük

    Kollarda karıncalanma, uyuşma

    Yürüme bozukluğu

    Elde işlev kaybı (Gömleğin düğmelerini ilikleyememe, ayakkabının bağlarını bağlayamama)

    İdrar kaçırma

    Boyunda Dar Kanal Nedenleri

    İlerleyen yaş

    Doğumsal nedenler

    Kireçlenme

    Omur eklem yapılarının büyümesi

    Bağ dokularının kalınlaşması

    Boyunda Dar Kanal Tedavisi

    Ameliyatsız boyunda dar kanal tedavisi: Genellikle tedavi cerrahidir ancak daralma sonucu oluşan basıyla birlikte omurilikte hasar oluşup oluşmaması tedavi yöntemini belirlememizde önemlidir. Bu hasar oluşumuna myelopati denir. Myelopati yoksa, ellerde, kollarda, bacaklarda güçsüzlük oluşmamışsa fizik tedavi veya ilaç tedavisi gibi cerrahi dışı yöntemler denenebilir.

    Boyunda dar kanal ameliyatı: Ameliyatta temel amaç basıyı ortadan kaldırmaktır. Yapılacak girişim metodu kanalın daralma nedenine göre de değişir.

  • Boyun fıtığı nedir? Nedenleri nelerdir?

    Boyun fıtığı nedir? Nedenleri nelerdir?

    Boyunda 7 tane omur bulunur. Disk denilen yastıkçıklar bu omurların arasında ağırlığın eşit dağılmasını sağlar. Bu yastıkçıkların, çevresini saran zarı yırtarak dışarı çıkmasıyla boyun fıtığı ortaya çıkar.

    Boyun Fıtığının Nedenleri

    Aşırı yüklenme

    Yanlış hareket

    Boynun uzun süre kötü pozisyonda tutulması (Örneğin bilgisayar karşısında, tv karşısında)

    Darbe, çarpma, kaza gibi travmalar

    İlerleyen yaşla bağlantılı yıpranma

    Romatizmal hastalıklar

    Boyun Fıtığı Belirtileri

    Daha çok kolda ağrı

    Boyunda ağrı

    Kolda uyuşma ve güçsüzlük (Bardağı elden düşürecek kadar güçsüzlük oluşabilir)

    Boyun bölgesindeki sorun tüm vücudu etkileyebilir. Sadece boyun ve kol değil; omuz, sırt, kürek kemiğinde dahi ağrı oluşabilir. Boyun fıtığı ilerlemişse, doktora gidilmemişse ya da ameliyat önerilmesine rağmen kaçılmışsa felç durumu söz konusu olabilir. Bu durum aniden gelişebilir. Bu yüzden dikkate alınması gereken önemli bir hastalıktır.

    Boyun Fıtığı Tedavisi

    Boyun fıtığının derecesine ve hastanın şikayetlerine göre tedavinin ameliyatlı ya da ameliyatsız olacağına karar verilir.

    Ameliyatsız Boyun Fıtığı Tedavisi

    Bel fıtıkları gibi boyun fıtıklarının da yaklaşık %95’i ameliyatsız tedavi edilebilir. Kalan yaklaşık %5’lik kısımdaki fıtıklar ameliyat gerektirir. Dinlenme, fizik tedavi, egzersiz, ilaç tedavisi ameliyatsız tedavi yöntemlerinden bazılarıdır.

    Boyun Fıtığı Ameliyatı

    Kolda şiddetli ağrı, güç kaybı ve hissizlik varsa ameliyat olmanız gerekebilir. Boyun fıtığı ameliyatı narkozlu yapılır. Biz mikrocerrahi diskektomi yöntemini tercih ediyoruz. İşin içine mikroskobun girmesiyle daha detaylı, daha güvenli ve daha konforlu bir ameliyat süreci yaşamış oluyoruz. Ayrıca çok küçük kesi açıldığı için yaranın iyileşme ve hastanın normal hayatına dönme süresi daha hızlı oluyor. Boyun fıtığı ameliyatı sonrası hastalar yaklaşık 4 saat sonra hareketlendirilir. 1 hafta içindeyse günlük hayatlarına dönebilirler. Ev hanımları ev işlerini yapabilir, çalışanlar işlerine geri dönebilir.

  • Bel fıtığı ameliyatında mikrocerrahi yöntemi

    Bel fıtığı ameliyatında mikrocerrahi yöntemi

    Bilinenin aksine bel fıtıklarının büyük çoğunluğunda ameliyata gereksinim duyulmuyor. Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi yöntemleriyle fıtığın ciddi sorunlara yol açmaması, yaşam konforunun arttırılması sağlanabiliyor. Dinlenme, bel egzersizleri, ilaç tedavisi vefizik tedavi desteği bu ameliyatsız yöntemlerden bazıları…

    Bel Fıtığı Egzersizleri

    Bel fıtığı egzersizleri hem ileri derecede olmayan fıtıklar için hem deameliyat sonrası iyileşme sürecinin desteği için çok önemli. Bel kaslarının güçlenmesi için hem fizyoterapist desteği alabilir hem de doktorunuzun verdiği egzersizleri evinizde kolayca uygulayabilirsiniz. İyi bir cerrahi süreç kadar iyi bir fizik tedavi süreci de iyileşme sürecinizde oldukça önemlidir. Bel egzersizleri için tıklayın.

    Bel Ağrısına Ne İyi gelir

    Bu sorunun cevabını verebilmek için ilk önce bel ağrısının nedenini bulmak gerekir. Şunu unutmamak gerekir her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Birçok bel ağrısının nedeni mekanik dediğimiz bel ağrılarıdır. Bel fıtığı bel ağrısı yapabilir evet, ancak bel fıtığının belirtileri arasında en önemli olanı, bacağa vuran ağrılardır. Bu tip bulgularınız varsa ilk yapmanız gereken bir beyin cerrahisi uzmanına gitmenizdir. Tedavinizin nasıl yapılacağına hastalığınızın teşhisinden sonra karar vermek en doğrusudur. Aşırı kilo her zaman bel fıtığı ve bel ağrısı için büyük risktir. Fazla kilolardan kurtulmak gerekir. Bel egzersizleri bel ağrısına iyi gelebilir. Belinizi çok zorlamamak, dinlenmek, ağır kaldırmamak, kaldırırken yanlış yöntemlerle kaldırmamak bel ağrısı yaşamamak için önemlidir. Bel ağrınızın nedeni fıtık, bel kayması ya da belde dar kanal olabilir. Bu sorunlar eğer ileri derecedeyse ağrılarınızın kesin çözümü ameliyat olabilir. Ameliyattan korkmayın! Mikrocerrahi gibi yöntemler hastanın güvenliğini ve konforunu en üst düzeyde tutan yöntemlerdir.

    Bel Fıtığı Ameliyatı ve Mikrocerrahi

    Mikrocerrahi yöntem adından da anlaşılacağı gibi küçücük kesi açılarak mikroskop yardımıyla yapılan ameliyattır. Diğer yöntemlere göre kas dokularına zarar vermeyen bu yöntem çok detaylı bir görüş sağladığı için güvenlik açısından da avantaj sağlar. Aynı zamanda küçük kesi açıldığı için bel fıtığı ameliyatı sonrasıiyileşme süreci de daha hızlı olur.

  • Bel fıtığı nedir ? Nedenleri nelerdir?

    Bel fıtığı nedir ? Nedenleri nelerdir?

    Bel bölgesinde 5 tane omurga bulunur. İki omurga arasında yastıkçık görevini üstlenen yapıya disk denir. Diskin, çevresini saran zarı yırtarak dışarı çıkmasıyla bel fıtığı sorunu ortaya çıkar.

    Bel Fıtığı Nedenleri

    Ağır yük kaldırma

    Düşme, çarpma, kaza

    Yanlış ve ters hareketler

    Aşırı kilo

    Sigara

    Genetik etmenler

    Bel Fıtığı Belirtileri

    Bel ağrısı

    Bacak ağrısı

    Bacakta uyuşma, güç kaybı, hissizlik

    Daha ileri seviyede idrar kaçırma

    Bel fıtığına belirtti olan şikayetler uzun süre yürüme, uzun süre ayakta kalma , öksürme, ıkınma durumunda artabilir.

    Doktorun çeşitli muayene yöntemlerinin yanı sıra MR tetkiki altın standarttır.

    Bel Fıtığı Tedavisi

    Bel fıtığının seviyesine ve hastanın yaşadığı şikayetlere göre ameliyatlı ya da ameliyatsız bel fıtığı tedavisi tercih edilir.

    Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi

    Bel fıtıklarının yaklaşık %95’i ameliyatsız tedavi edilebilir. Kalan yaklaşık %5’lik kısımdaki fıtıklar ameliyat gerektirir. Ameliyat gerekmeyen hafif derecedeki bel fıtığı hastalarına şunları öneriyoruz:

    Dinlenme

    Fizik tedavi

    Bel kaslarını güçlendirici hafif egzersizler

    Yüzme

    İlaç tedavisi

    Bel Fıtığı Ameliyatı

    Şiddetli bacak ağrısı varsa

    Bacakta güç kaybı ve hissizlik mevcutsa,

    Kaslarda incelme görülüyorsa,

    Fıtığın seviyesi idrar kaçırmaya neden olacak kadar ilerideyse ameliyat olmanız gerekebilir.

    Bel fıtığı ameliyatı narkozsuz ya da narkozlu olabilir. Biz sadece belirli bir bölgeyi uyuşturarak, yani epidural anestezi altında ameliyat yapmayı tercih ediyoruz. Hastanın ameliyat sırasında bilincinin açık olması, hareket edebilmesi ve ameliyat sonrasında normal hayata daha erken dönebilmesi açısından narkozsuz ameliyatı daha uygun görüyoruz. Bir diğer tercih ettiğimiz yöntem mikrocerrahi diskektomi yöntemi. İşin içine mikroskobun girmesiyle daha detaylı, daha güvenli ve daha konforlu bir ameliyat süreci yaşamış oluyoruz. Ayrıca çok küçük kesi açıldığı için yaranın iyileşme ve hastanın normal hayatına dönme süresi daha hızlı oluyor.

    Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası

    Bel fıtığı ameliyatı bölümünde bahsettiğimiz gibi narkozsuz mikrocerrahi diskektomi yöntemi sayesinde hastanın normal hayatına dönmesi daha hızlı oluyor. Ameliyat sonrasında pansumana ve dikişi aldırmaya gerek duyulmaz. Ameliyattan ortalama 2 saat sonra hasta hareketlendirilir. 1 hafta içinde de normal yaşamına, ev ya da iş hayatına dönebilir.

  • Baş dönmeleri ve dengesizlik

    Baş dönmesi kişinin kendisinin veya çevresinin dönmesi olup oldukça sık rastlanılan bir şikayettir. Baş dönmesi hastanelerin acil servislerine baş vuran hastaların % 25 şini teşkil ederler. Baş dönmesi ve dengesizlik şikayeti (Arnold Chiari )beyincik sarkmasının öncü şikayetleridir. Beyincik sarkmasının 4 tipi vardır en sık görüleni Tip-1 olanıdır.

    Beyincik sarkması doğuştan beyincik etrafındaki kemik yapılarının darlığı veya beyincik içerisindeki yapışıklıklar, beyincik içerisindeki su kanalların kapanması nedenleriyle beyinciğin boyundaki omurilik kanalına doğru uzamasıdır.

    Hastalık genellikle 25-35 yaşları arasında görülmelerine rağmen çocuklarda daha nadirir. Son yıllarada görüntüleme teşhis yöntemlerindeki sık kullanılmasıyla teşhisi daha kolay ve hızlı konulmaktadır. Hastalığın kalıtsal geçişi iyi bilinmekle birlikte kadınlarda erkeklere rağmen daha sık görülmektedir. Beyincik sarkmalarının % 40-60 ında omurilik kanalı içerisinde sıvı ( sirengomyli) bulunur.

    Bu hastalarda şikayet ve bulguları çok fazla olup hastaların % 30 ‘ hiç bir şikayet vermezken %70 ise ilerleyici ve ciddi nörolojik şikayetlerle hastanelerin değişik polikliniklerine başvururlar. Bu hastalarda öksürük ve hapşırma gibi kafa içi basıncını artıran hareketler sonrası baş dönmesi, baş ağrısı, boyun ağrısı, görme şikayetleri dışında spesisifik işaretleri yoktur. Bu hastalar Nöroloji, Beyin cerrahi, Psikiyatri, KBB, Göz hastalıkları, Göğüs hastalıkları, Kardioloji, Dahiliye, Fizik tedavi ve acil servislere gibi pek çok polikliniklerine başvurmaktadırlar.

    Hastalalarda görülen klinik bulguları;

    1: Oto nörolojik işaretler: baş dönmesi, dengesizlik, kulak çınlaması,işitme kaybı

    2: Kafa içi basın artamasına bağlı baş ağrısıdır bu ağrı enseden başlayıp gözlerin arkasına doğru ve boyuna ve omuzlara yayılan ağrılardır.

    3:Omurilik siniri içerisinde sıvı birikimine bağlı şikayetler bu durum hastaların % 40-60′ ında görülür. Kollarda kas güçsüzlüğü, duyu kaybı ve ellerde beceri ve koordinasyon bozuklukları görülmektedir.

    4:Göz bulguları: gözlerin arkasında basınç ve ağrı, bulanık görme, çift görme, işığa ve güneşe bakamama.

    5: Beyincik şikayetleri. dengesizlik, koordinasyon ve beceri bozuklukları yutma güçlüğü, ses kısıkığı, ellerde titremeler, uyku apnesi

    Beyin sinir Omurilik cerrahsi uzmanı Prof. Dr. Hidayet Akdemire göre geçmeyen baş dönmesi ve baş ağrıları çeken hastaların bir beyin sinir cerrahi uzmanı tarafından muayene edilerek teşhis için gerekli görüntüleme tekniklerinin (beyin MR, beyin BT, odiometrik gibi testler) yapılmasını önermektedir.

    Beyincik sarkaması diğer hastalıklarla karıştırmayın

    Beyin ve beyincik damar tıkanmaları, demiyelizan hastalıklar, polinöropatiler, omurilik tümörleri omurilik damar yumakları (AVM, kavernom). Boyun omurlarındaki sinir sıkışmaları, romatizmal ve kanser hastalıkları ve uyku apnesi. Psikojen hastalıkalar (depresyon, panik atak, stres, anksiyete)

    Başdönmesi (vertigo) ve degesizlik nasıl tedavi edilmektedir

    Tedavideki öncelik altta yatan birincil hastalığın tedavisidir. Örneğin kulak kaynaklı baş dönmeleri ilgili KBB hekimi tarafından tıbı veya cerrahi yöntemlerele tedavi edilmektedir. Beyincik kaynaklı baş dönmeleri (vertigo) ve dengesizlik ise nörololjk branşlarda ( Beyin cerrahi ve Nöroloji hekimlerince, psikojen kaynaklı olanları ise Psikiyatristlerce tedavi etmektedir.

    Beyin cerrahisini ilgilendiren baş dönmesi (vertigo) ve dengesizliği beyincik sarkması tedavisi teşhisde olduğu gibi ntedavide pek çok yenilikler vardır.

    Tedavinin temel sorusu beyincik sarkması hastaya şikayet veriyormu vaya şikayet vermiyormu bunun cevabını bulmaktır. Bu yüzden MR bulgularındaki sarkmadan ziyade hastanın şikayetleri esas alınmalıdır. Malesef bu doğumsal anomalinin tıbbı tedavide ilaçların yeri yoktur.Nörolojik cerrahlar bu hastalığı tedavi etmeden öncelikle hastalığın tipinin doğru tanımlamalıdır. Cerrahi tedavide amaç ense bölgesinde sıkışan beyin yapılarındaki basıyı gidermek, beyin omurilik suyunun akışındaki engeli kaldırarak bu suyun akışını sağlamaktır. Hastaya uygun doğru teknik uygulandığında cerrahi başarı mükemmeldir.

    Çocuklardaki beyincik sarkamalarında tedavi genelikle ilerleyici nörolojk bulguları olanlarda, beyin sapı ve beyinciğe ait bası bulguları tedavi edilmelidir.

    Baş dönmesi ( vertigo) ve dengesizlik şikayetlerinden korkmayıp bu hastalığın sebebini doğru araştırılması ve uygun teşhis yöntemleri kullanılması ve doğru cerrahi tedavi yöntemi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

  • Beyincik sarkması

    Tanım: 19 yüzyılın sonlarında 1860 yıllarında Alman Patolog Chiarı kendi adını verdiği beyincik ve beyin dokularının sarktığı 4 çeşit doğumsal anomaliyi tanımlamıştır.

    Tip 1: Arnold- Chiari (A-C Tip 1) anomalisinin de beyinciğin tonsillalarının servikal spinal kanal içerisine uzanmasıdır.

    Tip 2: Arnold- Chiari (A-C Tip 2) anomalisinin de ise beyinciğin tonsillaları yanında beyincik yapılarının servikal omurilik kanalı içerisine uzanması söz konusudur. Bu tip anomalide birlikte beraberinde bel bölgesinde myelomeningosel kesesi bulunmaktadır.

    Tip 3: Arnold- Chiari (A-C Tip 3) anomalisininde ise boyun bölgesinde myelomeningosel kesesi ile beraber orta beyin yapılarının kese içerisine bulunmasıdır.

    Tip 4: Arnold- Chiari (A-C Tip 4) anomalisinin de ise beyincik dokularının gelişmemesi yanında orta beyin dokuları da sarkmıştır .

    Tip- 1 Beyincik sarkması :

    Bu tip anomalinin ana özelllliği beyincikteki tonsillalarının foramen magnum altında servikal omurilik kanalı içerisine sarkmasıdır.. Bu hastalıkta Beyin Omurulik Sıvısının (BOS) hem beyin, hemde omurilik kanalında dolanımı bozulması sonrası beyin içerisinde basınç değişikliklerine ve kafa içi basınıncın artmasına yol açmaktadır.

    Bu hastalığın oluşumunda ileri sürülen 3 teori vardır;

    1: Hidrodinamik teori ;kafa içi basıncı ile omurilik kanalı arasındaki basınç farkı

    2: Mekanik teori; beyincikteki yapışıklılara bağlı olarak BOS dolanımın bozukluğu söz konususdur

    3: Yanlış gelişim;yaygın gelişimsel bozukluğun bir lokal uzanımı olarak beyincik dokuları uzamıştır.

    Tip- 1 Beyincik sarkması genellikle gençlik çağında daha sık görülmektedir. En sık görülme yaşı 20-30 yaşlardır. Kadınlar da erkeklere nazaran daha sık görülmektedir.Çocukluk çağında görülmektedir.

    Tip- 1 Beyincik sarkması: Klinik şikayetleri ve Bulguları:

    Beyincik sarkması en sık şikayetleri özellikle aralılklı artan kafa içi basıncı sonrası baş, ense, boyun ve omuzlardaki ağrıdır. . Baş ağrısı özellikle geceleri uykudan uyandıracak tarzdadır.Baş ağrısı genellikle bulantı bazende kusma ile birlikte görülebilir. Baş ağrısını ense bölgesindeki bazen omuzlara doğru yayılan ağrıları ve sertlikle takip eder. Ağrı zaman zaman olur bazen hiç olmaz bunun nedeni BOS dolanımındaki aralıklı seyirdir. Ayrıca omuz, bel veya bacak ağrıları görülür bu ağrılar yansıyan tarzda değildir.Ense, omuzlar ve kollardaki ağrı ve basınç veya baskı hissi en sık şikayetlerdir. Bu ağrıları baş dönmesi dengesizlik şikayetleri takip eder. Artan kafa içi basıncının yansıması olarak gözlerde bulanık görme, çift görme, gözlerin arkasında ağrı ve basınç hissi işığa ve güneşe bakamama şikayetleri vardır.En sık olarak (% 70) nörolojik defisitlerden özellikle motor ve duyu defisitleri ekstremiteler de olup bu bulgu omurilik kanalı içerisinde kist olanlarda görülür.Bundan sonra % 30- 40 oranında yürüme bozukluğu (ataksiler) görülür.Daha az sıklıkla % 15-25 oranında yutma güçlüğü, konuşma bozukluğu, nistagmus, ve beyincik kranial sinir felçleri görülür.Beyincik bir denge merkezi olduğu için beyincik baskı altında olduğu için özellikle ince hareketler veya koordine hareketler bazende ellerde titremeler görülür.Ataksi başlığı altındaki denge bozukluğu baskındır.

    Çocukluk ve adelosan çağı ilerleyici skolyozların % 30 unda Tip 1 beyincik sarkması birlikte bulunur görülür

    Teşhis

    Bu malformasyonun incelemesinde günümüzün en iyi tetkik yöntemi Magnetik Rezonans Görüntülemedir (MRG). Servikal MRG incelemesinde bir veya her iki beyincik tonsillasının foramen magnumun altında uzanmasıdır.Ancak bu sarkma numerik olarak çok da anlamdı değildir. Çünkü beyincik sarmasındaki sebeb olaylar farklı olduğundan örneğin 3 mm lik bir sarkma bile beyincik sarkmasını şikayet verir hale getirebilirken veya 8 mm lik sarkma hiç bir zaman şikayet vermeyebilir. Bu tip anomalilerde beraberinde birlikte küçük posteriör fossa, platibazi, atlanto-oksipital asimilasyon veya baziler invaginasyon gibi anomaliler eşlik edebilir.Bu yüzden boyun bölgesisinin 3 boyutlu Bilgisayarlı Tomografi testleri ile bu anomalilerin bulunup bulunmadığı dikkatlice araştırılmalıdır.Beyin tomografi testinde beyincik ve foramen magnumun kemiksel anotomik detaylar incelenir. Bu inceleme Cerrahi stratejide oldukça önem arzetmektedir.Ayrıca beyin içerisinde BOS dolanımı için beyin BOS dinamiği gözden geçirilmelidir.. Arnold-Chiari malformasyonun % 50-60 ında hidro-sirengomyeli kaviteleri birlikte görülmektedir.

    AYIRICI TEŞHİS

    Bu hastalar genellikle hastanelerde bir çok değişik branşlarda tetkik ve tedavi edilirler Bu konuların başlıcaları;

    1: Baş ağrısı nedeniyle nöroloji polikliniklerine tetkik ve tedavi edilriler,

    2:: Baş dönmesi başlığı altında öncelikle vertigo diye araştırılırlar,

    3:: Boyun fıtğı nedeniyle beyin cerrahi ortopedi fizik tedavi ve ağrı polikliniklerinde araştırılırlar,

    4: Depresyon başlığı altında psikiyatrı kliniklerince tedavi edilirler

    5: Uyku apnesi başlığı altında ve solunum problemi nedeniyle göğüs hastalıkları tetik edilriler

    6: Bazen göğüs ağrısı nefes darlığı nedeniyle kardiaoloji kliniklleri tarafından tetki edilirler

    7: Bulantı şikayeti ile gastro-entroloji jkliniklerince tetkik edilirler.

    8: Beyinciğin demyelinizan (multipl skleroz) hastalıkları

    Tedavi

    Bu anomalinin tedavisi cerrahidir. Malesef bu anomalinin tıbbı tedavisi yoktur. Tedavide ana soru bu anomali şikayet veriyormu yoksa vermiyormu bu sorunun cevabı çok önemlidir. Cerrahi tedavinin amacı, kranio-servikal bölgede bozulan nöral yapıları rahatlatmak ve BOS dolanımını düzeltmek için arka çukur kemik yapıları restore etmektir. Beyincik sarkması tip 1’ cerrahi tedavisindeki uygulananan ameliyat teknikleri; suboksipital kraniektomi, araknoid yapışıklıkların giderilmesi, tonsillar rezeksion ve duraplastidir.

    Suboksipital dekompresyon yapmadan önce önden bası nedenleri; platibazi, C-1 asimilasyonu tanımlanmalıdır.Böyle durumlarda beyincik sarkması eşlik eden diğer anomaliler doğru tanımlanmalıdır Bu durumda ağız yoluyla öndeki bası kaldırıldıktan sonra enseden cerrahi girişim düşünülmelidir.

    Arnold-Chiari malformasyonunda hidro/sirengomyeli gibi birlikte spinal kavitasyonu olan olgularda, sirengo-subaraknoid,sireno-plevral shunt gibi alternatif cerrahi teknikler uygulanmaktadır.

    Pediatrik A-Chiari malformasyonu olgularda ilk problem cerrahi endikasyondur. Bu yaş grubunda A-Chiari tip 1 teşhisi çoğunlukla tesadüfi bulgudur. Bu yaş grubu olgularında cerrahi tedavi konusunda kesin bir konsensus yoktur. Erişkin grubu Arnold-Chiari malformasyonları cerrahi tedavi sonuçlarında; özellikle suboksipital kraniektomi, C-1 laminektomi, duraplasti yapılan olguların % 100 şikayetlerde iyileşme, sirengomyeli olguların % 80 sirengomyeli kavitasyonda küçülme görülmektedir.

    Sonuç olarak: Tip-1 beyincik sarkması bir doğumsal anomali olup oluşumunda bir mekanik blok sonrası sinir elamanları basısı ve BOS dolanımı engellenmesi söz konususdur. Genellikle genç erişkin yaşında değişik subjektif veya objektif şikayetleri vardır. Bu şikayetler arasında en sık olanları baş ağrısı,boyun ağrısı ve omuzlarda ağrı sıktır: Hastaların %60 ında beraberinde spinal omurilik içerisinde sirengomyelik kavitasyon bulunur. Teşhisde servikal MRG altın standart olup beyincik tonsillaları servikal spinal kanal içerisine yer değiştirmiştir. A- Chiari tip 1 in tedavisi cerrahidir.Cerrahi tedavide suboksipital dekompresyon, duraplasti en sık yapılanıdır. Eğer cerrah ameliyat esnasında ense bölgesindeki, varsa kemik,baskıları kaldırıırsa veya beyincik içerisisndeki BOS dolanımını engelleyen nedeni ortadan kaldırısa cerrahi tedavinin sonuçları mükemmeldir Böyle durumlarda beyincik sarkması şikayetlerin tama yakın iyileşmektedir. Eğer Beyincik sarkmasının nedeni ortadan kaldırılmazsa malesef şikayetlerde iyileşme beklenmmelidir. Böyle başarısısz durumları ayırıcı teşhiste bulanan hastalıkaları veya diğer beyincik hastalalıklarını gözden geçirilmelidir.

  • Trigeminal nevralji ve tedavisi

    Hastalığın Tanımı: Yüzün tek tarafında olmak üzere, çok kısa süreli şimşek tarzındaki ağrıdır. Yüz ağrısı bazen yemek yemek, soğuk veya sıcak su içmek, diş fırçalamakla ortaya çıkarken, bazen de konuşmakla bile ortaya çıkar.

    Trigeminal Nevralji (TN) Nedenleri;

    1: Primer ( atar damar, toplar damar basısı)
    2: Sekonder (Beyin urları, beyin damar yumakları ve balonları, kafa travması, multipl skleroz, v.s)

    Hastalığın genel özellikleri ve görülme sıklığı;

    Bir ileri yaş hastalığı olup genellikle orta ve ileri yaşlarda görülmekle birlikte, en sık 50–60 yaşlarında görülür.
    Gençlerde görülürse genellikle multipl skleroz sorumludur.
    Kadınlarda erkelere nazaran daha fazla görülmektedir.
    Yüzün sol tarafı sağ tarafına nazaran daha fazla etkilenir.
    Tüm TN’lerin %3–6’ sı iki taraflıdır.
    Görülme sıklığı: Yılda 100 000/4.7’dir.

    TN Hastalığının şikayetleri ve bulguları;

    Genellikle tek taraflı olmak üzere nadiren iki taraflı aralıklarla gelen çok şiddetli yüz ağrısı olup bu ağrı yemek yemek, sıcak veya soğuk su içmekle, konuşmakla, diş fırçalamak esnasında ve uykuda (nadiren) ortaya çıkar. Nörolojik muayene genellikle normal olup, sekonder TN’lerde primer hastalığa ait beyincik ve kranial sinir tutulumuna ait bulgular ve şikayetler görülebilir.

    TN Hastalığının Tanısı;

    Günümüzde bu hastalığın teşhisi oldukça kolay olup iyi bir hikâye ve nörolojik muayene ile konulabilir.
    Bu hastalığın teşhisinde kullandığımız nörogörüntüleme takniklerinden Magnetik Rezonans (MR) oldukça faydalı bilgiler vermesi yanında yüz ağrısının nedenlerini gösterebilmektedir.

    TN Hastalığının Ayırıcı Tanısı;

    1: Diş Hastalıkları: En sık ayırıcı tanıda rastalanan olup, hastalarda genellikle bir veya birden fazla diş çekimi hikayesi vardır.
    2: Sinüzit: Hava sinüsleri iltihabı
    3: Baş ve boyun kanserleri
    4: Kafa travması
    5: Çene eklemi ağrıları
    6: Atipik fasial nevralji gibi rahatsızlıklar sayılır.

    TN Tedavisi;

    1: Tıbbı tedavi: Anti epileptikler(karbomezapin, difenil hidantoin)
    2: Cerrahi tedavi

    A: Destriktif işlemlemler

    1: Radyofrekans termokoagulasyon
    2: Radyosurgery (gamaknife)
    3: Trigeminal yollara enjeksiyonlar (gliserol, alkol)
    4: Periferik nörektemi

    B: Nondestriktif işlemler

    1: Perkütan gasser ganglionun balon kompersyon
    2: Mikkrovasküler dekompresyon (MVD)

    Trigeminal nevralji tedavisinde günümüzde en fazla kabul gören tedavi yöntemi uygun hastalarda MVD cerrahi tekniğidir. Bu cerrahi tekniğin uygulandığı hastalarda arter sinir basısı ortadan kaldırılırsa başarlı sonuç % 90 üzerindedir. Ancak hasta genel sistemik durumu nedeniyle anestezi almada yetersiz olanlara, destriktif işlemler başarıyla uygulanmaktadır.

    TN Sonuç;

    Evre 1: Ağrının tamamen geçmesi
    Evre 2: Ağrının tekrarlaması
    Evre 3: Ağrının hiç geçmemesi

  • Beyin tümörleri ve tedavisi

    Tanım: beyin dokusu hücrelerinden, zarlarından, beyindeki sinirlerden ve kafatasından kaynaklanan iyi veya kötü huylu olarak olarak gelişen kitleler beyin tümörleri olarak adlandırılır. Beyin tümörleri doğuştan olabildiği gibi sonradan da gelişebilir. Beyin tümörünün kendisi kitle etkisi ile beyin içi basıncı artması sonrası beynin içerisinde baskı yaparak sinir sistemi şikâyetlerine sebep olmaktadır. Bu şikâyetler tümörün bulunduğu bölgelere bağlı olmak üzere, genellikle iyi huylu tümörlerde uzun süreli şikayetler olup, kötü huylu tümörlerde ise daha kısa süreli şikayetler kendilerini gösterirler.

    Beyin tümörlerinin belli başlı şikâyetleri

    Baş ağrısı
    Kusma
    Bayılma (epilepsi)
    Kişilik bozulukları
    Hafıza bozukulukaları
    Vücudun bazı bölgelerinde kısmi veya kalıcı felçler
    Fiziksel yetenek kayıpları
    Duyu bozuklukları

    Tüm beyin tümörleri genellikle primer veya sekonder olarak iki grupta incelenir. Sekonder beyin tümörleri, genellikle vücudun herhangi başka bir yerindeki organlardan başlayıp beyine sirayet eden kanserlerdir. Primer beyin tümörleri ise, beynin kendi dokularından ve kemiklerden kaynaklanan urlardır.

    Beyin tümörlerinin nedenleri

    Genellikle bilinmemekle birlikte, bazı tümörlerde hazırlayıcı nedenler vardır. Bunlar;

    1: Genetik nedenler
    2: Hormonal nedenler
    3: Radyasyon
    4: Sigara
    5: Bazı kimyasal boyalar
    6: Bazı ilaçlar
    7: Kafa travması vb.

    Beyin Tümörlerinde Tanı

    Günümüzde gerek primer gerekse sekonder tümörlerin teşhisi oldukça kolay ve hızlı bir şekilde konulmaktadır. Beyin tümörü teşhisinde kullanılan tetkik yöntemleri;

    1: Bilgisayarlı Tomografi
    2: Magnetik Rezonans
    3: Pozitron Emisyon Tomografidir.

    Beyin Tümörlerinde Tedavi

    1: Cerrahi tedavi
    2:Radyoterapi (kötü huylu tümörlerde)
    3. Kemoterapi (kötü huylu tümörlerde)

    Beyin tümörlerinin tedavisinde her bir tedavi şeçeneğinin kendisine has endiksyonları ve kontrendiksayonları vardır. Cerrahi kararında hastanın yaşı, tümörün ihtimali tipi, tümörün bulunduğu yeri, lezyonu niteliği, şikayetlerin bu lezyona bağlı olup olmaması ve en önemlisi histopataloljik teşhisin konulması ve ileri tedavilere yol gösterici olamasıdır. Ancak ameliyat karar alırken öncelikle bu ameliyatı hastaya ne getireceği ve götüreceğini çok iyi hesaplanmalıdır. Örneğin iyi huylu bir beyin tümöründe amaç bu lezyonun mümkünse tamamını çıkarmak olmalıdır. Böyle tümörlerde ilave bir tedaviye gerek olmayabilir. Buna karşı çok habis bir beyin tümöründe sadece beyin biyopsisi amaçlanabilir. Yavaş gelişen tümörlerde ise daha radikal yaklaşımlar planlanabilir. Habis tümörlerin cerrahisinde bulunduğu yere göre strateji izlenirken beraberinde eşlik eden rayoterapi ve kemoterapi eklenir.CCNCNCN

  • Boyun fıtığı ve tedavisi

    Tanım: Boyun omurgaları arasında amörtisör görevi yapan disk dokusunun yırtılması veya dejenerasyonu sonrası ortaya çıkan bir tablodur.

    Hastalığın Genel Özellikleri ve Görülme Sıklığı;

    Boyun bel fıtığından sonra görülen ikinci fıtık bölgesidir
    50 yaş gurubu populasyonun % 20-25′ inde servikal spondiloz görülürken bu oran 65 yaş üzerindekiler de % 75-80 çıkmaktadır
    En sık C 5-6, C 6-7 düzeylerinde boyun fıtığı görülür
    Tüm boyun fıtıkların % 75 3- 4 hafta içerisinde kendiliğinden veya tıbbı tedaviyle iyileşir.

    Boyun Fıtığı Nedenleri;

    1: Travma (özellikle araç kazalarında arabaya arkadan vurulması),
    2: Dejenerasyon (fizyolojik yaşlanma),
    3: Biokimyasal değişiklikler,
    3: Boyun omurgaları kireçlenmeleri,
    4: Genetik.

    Boyun Fıtığı Risk faktörleri;

    1: Boyun yanlış hareketleri ve yanlış pozisyonlar,
    2: Boyun kaslarının zayıflığı,
    3::Bazı meslekler ( uzun süre bilgisayar, daktilo kullananma),
    5: Emosyonel gerginlik.

    Boyun Fıtığı Şikayetleri ve Bulguları:

    Boyun ağrısı en belirgin boyun fıtığı şikayetidir bu ağrı bel ağrısından farklı olarak daha hafif olur.Genellikle öksürme, hapşırma ve ıkınma gibi kafa içi basıncını artıran hareketlerle daha belirgindir. Ağrı özelliklle geceleri artar. Bu ağrıyı boyun hareketlerinde kısıtlılık ve boyun kaslarında kasılma takip eder. Ağrı ve kasılma iç, içe girmiş bir fasit daire şeklinde olup ağrı kasılmayı kasılma ise ağrıyı ortaya çıkarmaktadır. Boyun fıtığı tedavisindeki amac bu kısır döngüyü çözme olmalıdır. Boyun fıtığı omurlikten çıkan siniri yanlardan sıkıştırmaya başlayınca ilgili tarafta kolda uyuşmalar, kuvet kayıpları, refleks kaybı ve kas erimeleri ağrı şikayetini takip eder. Ancak bazı boyun fıtıkları varki bunlarda ise omurilik siniri ortadan bası altında kalması sonrası, her iki kolda omuzlarda ağrı boyun hareketlerinde kısıtlama ve her iki kolda uyuşmalar, kuvetsizlikler, kas erimeleri, refleks değişikleri görülür. Bazen boyun fıtığına bağlı bası ilerlerse myelopati denilen tablo olaya eklenir bu durumda tipik uyuşmaların yanında hastanın bacakaları da olaya katılır böylece yürüme bile bozulur. Çok nadiren sifinkter reflekslerde bozulmalar görülür.

    Boyun Fıtığı Teşhis;

    İyi bir anemnez ve detaylı bir nörolojik muayene boyun fıtığı şüphesi olan hastanın değerlendirilmesinde oldukça önemlidir. İyi bir muayene teşhisin genel ekseriyetidir. Burada hem boyun fıtığı teşhisinde hemde ayırıcı teşhis te göz önünde bulundurulucak bazı hastalıkları ekarte edbilmek için aşağıdaki teşhis yöntemlerine başvurulmalıdır.

    1: Direk boyun grafilerileri gerektiğinde oblik ve fleksion ekstansion görüntüler,
    2: Servikal Bilgisayarlı Tomografi ( Özellikle kemik kanal darlıkaları, kaymaları, kireçlenmeleri),
    3: Boyun Magnetig Rezonans Görüntüleme ( Günümüzde en duyarlı görüntüleme tekniğidir),
    4: Elektromyelografi (Özellikle kas hastalıkaları ve Nöropatik hastalıklar),
    5: Rutin kan testleri ( Tam kan, romatoljik testler),
    6: Kemik dansimetre.

    Boyun Fıtığı Ayırıcı Teşhis

    1: Periferik sinir tuzak nöropatileri,
    2: İnfeksion hastalıkaları ( Burusella, omurga tuberkulozu,diskitis),
    3:Omurilik tümörleri, pankoast tümörü,
    4: Brakial pleksus zedelenmeleri,
    5: Hidrosirongomyeli,
    6: Multipl skleroz, kas hastalığı,
    7: Nöropatik durumlar.

    Boyun Fıtığı Tedavi
    1: Tıbbı tedavi;

    İlaç tedavisi (ağrı kesiciler, kas gevşeticiler)
    Fizik tedavi
    Eğitim
    2: Cerrahi tedavi indikasyonları;
    Tıbbı tedaviye cevapsız şiddetli kol ağrısı yanında motor kuvetsizlik olanlar,
    Omurilik basısına bağlı myelopatisi olanlar,
    Sadece ağrı şikayeti relatif bir indikasyondur.

  • Bel fıtığı ve cerrahi tedavisi

    Tanım: Bel fıtığı insan omurgalar olan toplam 24 adet omurgalar arasında bel bölgesinde bulunan 5 adet omurga arasındaki yastıkçık denilen toplam 4 adet kıkırdakların biri ve birden fazlazı değişik nedenlerden dolayı yırtılmasına bel fıtığı denilmektedir. Bel fıtığı insan oğlunun iki ayakları ile hareket edebilmeleri nedeniyle en sık hareket kapasitesi olan 4 ve 5 omurgalar arasındaki kıkırdak daha çok hareket ettiği için bu bölge yani L 4-5 ve ve L5-1 seviyeleri enfazla fıtık olma potansiyeli olan bölgedir. Bu yüzden bel fıtıkları en sık L 4-5 ve L 5-1 seviyerinde görülürler. Bundan sonra daha aza sıklıkla L3-4 ve L 2-3 çok nadirende L1-2 seviyelerinde görülür. Bel omurgalara arasında omurgaya esneklik sağlıyan disk denilen yastıkçıklar vucudaki ayağa kalkma eğilme doğrulma gibi ana hareketlerde hareket ettiğinden vucudun yük emici adeta bir amortisör görevi görmektedirler. Yıpranma veya zorlanma, yaralanma gibi mekanik veya doğumsal genetik faktörler vayahut kıkırdak içerisindeki enzim yetersisliği sonrası bu kıkırdakların yırtılmasında ana nedendir.

    Bel fıtığının Genel özelikleri ve görülme sıklığı;

    Toplumda ağrı nedeniyle hastanelere başvuran hastaların ikinci sık nedeni bel ağrısıdır.

    Bel ağrısının prevelansı % 60-80,

    Bel fıtığı görülme oranı ise % 5,

    Erkek/ kadın oranı bazı çalışmalarda aynı olmakla birlikte eşittir,

    Ensık 40-50 yaşlarında görülür.

    Bel fıtığı oluşumunda risk faktörleri

    Şişmanlık,

    Sigara,

    Spor (Tenis, Golf, Futbol, Jimnastik gibi spor çeşitleri),

    Meşguliyet (Ağır yük kaldırma, burkulma, eğilme, uzun süre oturma,yürünen zeminin yapısı),

    Yapısal (Omurga darlığı, kaymaları, kırıkları, diğer doğuştan anomaliler),

    Diğerleri (Çok doğum,gebelik).

    Bel fıtığı nasıl oluşur?

    Bel fıtığı oluşumunda 4 ana teori ileri sürülmektedir;

    1: Travma,
    2: Dejenerasyon ( yapısal bir süreç),
    3: Biyokimyasal olaylar,
    4: Genetik,

    Bu 4 ana teori geçerli olmak üzere yukarıda bahsedilen hazırlayıcı risk faktörleri bel fıtığı oluşumunda rol oynamaktadır. Örneğin ağır bir yükü kaldırmak veya ters bir hareket yapmak bel fıtığı oluşmasında önemli rol oynayabilmektedir. Burada travma teorisi geçerlidir. İkinci olarak yapısal bir süreç olan dejenerasyon olayı bireylerin omurga kıkırdak dokusunun dejenerasyonu söz konusudur. Bu kıkırdak dokusunun ihtiva ettiği su oranı çocukluk yaşlarından itibaren yavaş yavaş azalmaya başlar, yaklaşık 20 yaşlarında su yapılmaması neticesinde kıkırdağın beslenme bozukluğu ve elastitesini kaybetmesi sonrası mikro travma gibi ani ters bir hareket sonrası fıtıklaşma oluşmaktadır. Üçüncü hipotezde özellikle kıkırdak dokusu içerisindeki bazı enzimatik biyokimyasal değişikliler ergenlik çağından sonra oluşmaktadır bu değişmelerin sonucu kıkırdak dokusunun elastik özelliğini kaybolmasına neden olmasıyla fıtıklaşmalar oluşmaktadır. Son olarak genetik teoride bazı ailelerin tüm fertlerinde kıkırdak yapıdaki dejenerasyon nisbeten daha erken yaşlarda olmakta, dolayısıyla daha sık ve kolay bel fıtığına yakalanmaktadırlar. Az bir oranda ise kıkırdak yapıdaki dejenerasyonun genetik yönü yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır.

    Bel fıtığı şikayet ve bulguları ;

    Başlangıçta bel ağrısı iyi bilinen şikayetidir. Bunu bacak ağrısı takip eder. Bu iyi bilinen ağrı şikayeti çok değişik tablolarda görülebilir. Hastalar genellikle ilk bel ağrısı hikayesini unuturlar, genellikle kısa süreli olup, bu dönemde tıbbı ilaç tedavisine iyi cevap verirler. Bazen bel veya bacak ağrısından sadece biri de bulunabilir. Bu ağrı şikayet, özellikle öksürmek, ıkınmak, hapşırmak gibi sinir etrafında basıncı artıran hareketlerle artar İstirahatle azalır. Ağrı şikayeti öncelikle eğilme, yataktan doğrulma gibi ilk hareketleri zorlaştır. Bel fıtığının ilerlemesi veya hastalığın kronikleşmesi fıtıklaşmanın derecesine veya yerine göre bu ağrılarla birlikte bacaklar da uyuşmalar, güçsüzlükler (felçler) ortaya çıkar. Hastalar bu kuvetsizlikleri kendisi tanımada zorlanabilirler, bunu yol yürüken ayağında boşluk olduğunu merdiven inip çıkmada zorlandığını farkeder. Bazı nadir durumlardan olan büyük fıtıklaşmalar omurga kanalına doğru uzanarak sinirleri aniden sıkıştırmasıyla idrar ve büyük abdestini tutamama veya yapamama gibi bozukluklar ile bacaklarda ani felclerle acil bir tablo oluşturur. Hastalığın bu derecede ilerlemesine müsaade edilmemeli, zamanında acil cerrahi müdahale bu dramatik tablodan hastalar kurtulabilir.

    Bel fıtığı Teşhisi;

    İyi bir anemnez ve detaylı nöroljik muayene bel fıtığı teşhisinde oldukça önemlidir. Her bel ve bacak ağrısı bulunan hastaya “mutlaka bel fıtığıdır” peşin hükmü ile yaklaşmamak gerekir. Bel fıtığını taklit eden daha bir çok hastalıklar vardır. Basit bir spor yaralanmasından romatizmaya, enfeksiyon hastalıklarından kansere kadar birçok hastalık bel ve/veya bacak ağrısıyla seyredebilir. Günümüzde gelişmiş nöro-görüntüleme yöntemleri ile bel fıtığı oldukça kolay çabuk ve doğru konulmaktadır. Bunlar;

    1: Direkt lombosakral grafiler gerekirse dinamik görüntüler çekilmelidir,
    2: Bilgisayarlı Tomografi (BT),
    3: Magnetig Rezonans Görüntüleme (MR),
    4: Elektromyelografi (EMG),
    5: Rutin kan tetkikleri (Üre,ASO, RF,CRP, sedimantasyon, Brusella, HLA-27 v.b)

    Yukarı saydığımız teşhis yöntemleri ayrı ayrı düşünülmeli gerektiğinde yalnızca gerektiğinde kombine kullanılmalıdır. Bir bel fıtığı yırtığın derecesi radyolojik görüntüleme yöntemlerine göre 4 evrede incelenmektedir.

    Evre 1: Bulging ( hafif kabarma),
    Evre 2: Protrude disk (Orta derecede kabarıklık),
    Evre 3: Ekstrude disk ( İleri yırtık parça dışarı taşmış),
    Evre 4:Seketre disk ( Yırtılan disk dokusu yer değiştirmiş).

    Bel fıtığı Ayırıcı Teşhis;

    1 :Omurga ve omurilik tümörleri,
    2: Romatizmal hastalıklar,
    3: İnfeksion hastalıkaları (tüberkuloz, brusella, diskitis),
    4: Nöropatik ağrılar ( Diabet, enjeksion),
    5: Vasküler nedenler (tıkayıcı damar hastalıkları),
    6: Yapısal ( spondiloz, dar kanal, omurga kaymaları).

    Bel fıtığı Tedavi;

    1: Tıbbı tedavi;

    Yatak istirahati,

    İlaç tedevisi (ağrı kesiciler kas gevşeticiler),

    Fizik tedavi programları,

    Eğitim.

    2: Cerrahi tedavi;

    Bel fıtığı rahatsızlığı bulunan bir hastada hastalığın hangi safhada olduğu iyi bir muayene ve ileri tetkik metodları ile net olarak tesbit edildikten sonra tedavinin safhasına geçilir.

    Hangi Hastalara Cerrahi Uygulanır?

    1: Her türlü tıbbı tedaviye başarısız olan hastalar,
    2: İlerleyici veya akut kuvet kayıpları olanlar,
    3: Tıbbı tedaviye dirençli tekrarlıyan disk hernisi atakları,
    4: Bir acil ameliyat enidkasyonu olan akut kauda ekuina sendromu.

    Cerrahi müdahale gerekenler ve cerrahi müdahale gerekmeyenler diye iki büyük gruba incelenenir. Bel fıtığı gelişiminin erken dönemlerinde tıbbı tedaviyle konservatif metodları uygulanır. Bu safhada, hastaya ağrı kesiciler, kas gevşetici ve antienflamatuar ilaçlar verilir. Yatak istirahati tavsiye edilir. Ağrılı dönem geçtikten sonra fizik tedavi metodları yapılır.

    Cerrahi Tedavi Yöntemleri

    Standart cerrahi girişimler

    1: Geleneksel açık makro diskektomi,
    2: Mikrodiskektomi.

    İntradiskal girişimler

    1: perkutan lomber diskektomi,
    2: Perkütan endoskopik diskektomi,
    3: Lazer diskektomi,
    4:Kemonukleozis.

    Yukarıda sayılan cerrahi teknikler içerisinde her birinin kendine göre endikasyonları vardır burada cerrahın alışık olduğu en iyi yöntem geçerli olmak üzere amaç hastayı en erken eski işine gücüne döndürmek olmalı en az zararsız işlem uygulanmalıdır. Mikro diskektomi yöntemi sinirleri çok büyük büyütme ile yapılan bir en az zararsız işlemlerden biridir.

    Sonuç olarak

    Günümüzde teknolojinin inanılmaz geliştiği dünyada bel fıtığı amaliyatından korkmamak gerekir doğru endikasyon, doğru tetkik yöntemleri ile uygun cerrahi teknik ile ameliyat olan bireyler ameliyat öncesi durumuna göre % 90 üzerinde başarı ile eski işine gücüne dönerler. Böylece ameliyat öncesi verilen tıbbı ilaçların yan etkilerinden korunmuş olurlar.