Etiket: Süre

  • Endoskopik beyin ameliyatı ve epiduroskopi nedir, bir de ameliyat kaç saat sürecek?

    Çağdaş cerrahide mikroskop kullanımı, ameliyatların çevre dokulara daha az zarar vererek; yani hastaların yaşam kalitesini daha iyi koruyarak yapılabilmesini sağlamıştır. Minimal girişimsel cerrahi yöntemlerinden bir diğeri olan endoskopik cerrahi de günümüzde beyin ameliyatlarında kullanılabilmektedir. Bu sayede mikrocerrahi daha da etkili olarak uygulanabilmekte, tabiri caizse köşelerin arkasına da bakılabilmektedir. Kimi zaman burundan girilerek yapılan beyin ameliyatlarında, veya beynin içindeki sıvı dolu boşluklar olan ventriküller içinde yapılan ameliyatlarda kullanılan endoskopik cerrahi; kimi zaman da kafatası kemiği açılarak yapılan mikrocerrahi ameliyatlarına yardımcı olarak kullanılabilmektedir.

    Son yıllarda bel ameliyatı olmuş ancak yarar görmemiş hastalara, kimi zaman ameliyatı yapmış olan cerrahların; kimi zaman da ağrı ile uğraşan algoloji uzmanlarının önerdiği bir uygulamanın adı epiduroskopi. Kuyruk sokumundan sokulan bir iğne ile omurga kanalına girip, iğnenin içinden oralara bakmak ve eğer yapılmış olan ameliyata bağlı bir takım yapışıklıklar varsa bazı ilaçlarla veya lazerle bu yapışıklıkları açmaya çalışmak anlamına geliyor. Bu yöntem yıllar önce ülkemize ilk geldiğinde, biz de bazı hastalarımızda bu yöntemi kullandık ama; maalesef etkili ve yararlı sonuçlar elde edemedik.

    Hastalarımızın haklı olarak en çok merak ettiği konulardan biri de ameliyatın ne kadar süreceğidir. Cerrahın buna yanıt olarak verebileceği süre ancak yaklaşık bir süre olacaktır, çünkü ameliyat hastaya özel bir işlemdir; yani aslında ne kadar süreceği ameliyat sırasında daha kesin olarak ortaya çıkar. Üstelik bu ameliyat süresine hastanın ameliyathanedeki hazırlanma işlemleri, uyutulması, uyandırılması ve bekleme ile nakil süreleri de eklendiğinde; hastanın odasından çıkışı ile odasına dönüşü arasında geçen süre, gerçek ameliyat süresinden kimi zaman birkaç saat daha uzun olabilmektedir. Ayrıca şunu da hatırlatmak isterim ki, ameliyat sırasında hasta zaten uyumakta olduğu ve başında da anestezi uzmanı beklemekte olduğu için; bu süre hasta için önemli bir sorun teşkil etmez. Ameliyat süresinin uzaması, olsa olsa cerraha ve ameliyat ekibine zorluk teşkil eder.

  • Bel fıtığı ameliyatı sonrası:

    Bel fıtığı ameliyatından sonra belinizdeki yaranıza en az 5 gün mutlaka hiç su değmemesine dikkat etmelisiniz. Günümüzde genellikle yaralar gizli dikişle kapatıldığı için, bu sürenin sonunda pansumanınızı çıkarıp atabilir ve banyonuzu yapabilirsiniz. Ama eğer dikişlerinizi aldırmanız gerektiği söylendiyse, bu takdirde 7. gün dikişlerinizi aldırmanız ama bu süre boyunca yaranızın pansuman ile örtülü olması gerekecektir.

    İlk haftayı daha çok ev içinde ve genellikle yatakta istirahat ederek geçirmeniz uygun olacaktır; ilk haftadan sonra aralıklı olmak kaydıyla evden çıkıp dolaşabilir, hatta uzun süreli olmamak kaydıyla işe bile gidebilirsiniz. Bir ay dolduğunda, işinize veya evinize yakın bir merkezde; 1 ay süreyle olacak şekilde fizik tedaviye başlayacaksınız. Fizik tedavi süresinde size öğretecekleri hareketleri ise bundan sonra hayatınızın bir parçası hale getireceksiniz.

    Fizik Tedavi bittikten sonra, 1 ay boyunca da egzersiz yapıp daha sonra; yani 3 ay sonunda bir spor salonuna üye olup ağır sporlarla uğraşabilir ve ağır işlerinize geri dönebilirsiniz. Ameliyat sonrasında size verilen ağrı kesici, kas gevşetici ve antibiyotiklerinizi, cerrahınızın size önereceği süre boyunca kullanıp sonra bırakacaksınız. Unutmayın ki ameliyatı, ilaçlardan da kurtulup kaliteli bir yaşama ulaşmak için oldunuz.

    Sert bir yatakta yatın, yani yerde veya sert bir tahtanın filan üzerinde değil; sıradan bir hazır yaylı yatağın üzerinde. Kanepede filan yatmayın. Yatağınızı 8 yılda bir değiştirin. Alaturka tuvalet kullanmayın, daima klozete oturun. Eğer alaturka tuvaletten vazgeçmek sizin için olanaksızsa, o zaman yeni tasarlanan alçak oturumlu klozetlerden edinin. Otururken de koltukta değil, sandalyede; yani geriye kaykılmadan oturun.

    Belinizi soğuktan koruyun. Dengesiz ve zorlayıcı hareketler yapmayın; mesela çok ağır nesneleri kaldırmayın ve tek elinizde ağırlık taşımayın. Uygun olmayan şekillerde uzun süre oturmayın. Eğer size belli bir süre korse kullanmanız söylendi ise, bu süre içinde korsenizi otururken ve ayakta iken asla çıkarmayınız ama korsenizi asla size önerilen süreden fazla da kullanmayın.

    Tabii ki tüm bu okuduklarınız, cerrahınız size aksine bir şey söylemedi ise geçerlidir.

  • Bel fıtığı ameliyat edilmediğinde…

    Bel fıtığı ameliyatlık ise hasta ameliyattan korkarsa veya etrafından insanların söylemlerinden ameliyat olmazsa ne gibi sonuçlarla
    karşılaşabilir? Bel fıtığı hastalarının tarafımıza başvuru şekilleri farklı farklıdır.

    1. Hasta çok ızdıraplı haldedir. Hareket etmekte basmakta zorlanır. Yürüyemez. Bacağının cansızlaştığı hisseder. İdrara sık sık
    gider. Muayeneye bile izin vermez. Şikayetlerin başlangıç süresi kısadır.Bu hastanın omuriliğinde ve bacağa giden sinirinde bası söz
    konusudur. Bu bası bu tür hastada mutlak giderilmelidir. Giderilmediği takdirde ayağında düşük ayak gelişme riski, cinsel fonksiyonlarda
    kayıp, idrar tutamama gelişebilir. Bu hasta riske atılamaz.

    2.Hasta yıllardır olan bel rahatsızlığından şikayet etmektedir. Bacaklarına veya bir bacağına vuran ağrısı mevcuttur. Doktora
    başvurmuştur. Bel fıtığı olduğu söylenmiş ameliyat olması gerektiği dile getirilmiştir. Hasta ameliyat olmamıştır Şikayetleri artmış ve
    başvurmuştur. Hastada yapılan muyenede kuvvet kaybı vardır.Tekrar ameliyatlık fıtık olduğu tespit edildi. Bu hastanın unutmaması
    gereken şey iyileşme ve hastalık dönemleri arasındaki sürenin giderek kısalacağı ve hastalıklı olduğu dönem süresinin giderek
    artacağıdır. Bu hastalar giderek ilerleyen kuvvet kaybına uğrayacaklardır.

    Yürüme esnasında ayaklarını boşluğa atıyormuş hissi, yol, yürüme mesafesinde daralma, cinsel fonksiyonlarda giderek azalma duyacaklardır. Bu hastalar Beyin ve Sinir Cerrahisinde en sık görülen hasta grubudur. Fakat bu hastaların bilmesi gereken şey; tanının konması ile cerrahinin yapılması arasındaki süre ne kadar fazla olursa yapılan cerrahiden fayda alma oranıda okadar az olacaktır.

    Çünkü; bel fıtığı sinirde ve omurilikte yapması gereken zedelenmeyi yapmış ve hastanın diğer omurgaları ve bağları üzerinde etkisini gerçekleştirmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Duyarsınız bel fıtığı ameliyatı oldum ama uyuşukluğum geçmedi, bel fıtığı ameliyatı oldum ama ayağımı hareket ettiremiyorum gibi. Bu durumun nedeni aslında hastanın kendisidir. Bu durum veya durumları yapılan ameliyata bağlaması son derece yanlıştır.

    3.Hasta yıllardır bel hastasıdır. Kısa süre önce düşük ayak veya ayaklar gelişmiştir. İdrarını tutamıyordur. Bu hasta için bel cerahisinin
    başarı şansı %30 dur. Düşük ayak veya ayaklar gelişme ve doktora başvurma süresi arasındaki süre ne kadar uzun olursa ameliyattan
    fayda alma şansı o kadar düşüktür. Ameliyatın amacı artık hastaya şans vermek olmuştur.Bu süre 3 gün ve altında olsa dahi başarı
    şansı %30 dur.

    Bel Fıtığı ameliyatında riskler

    Halk arasında yaygın bir kanı vardır. Bel fıtığından ameliyat olan bir daha düzelmez? Bel fıtığı ameliyatı kesin çözüm değildir. Bel Fıtığı
    ameliyatı sonrası felç olunabilir. gibi kanılardır.

    Bel Fıtığının oluşma sebebi kişilerin kendilerine özen göstermemeleridir. Evrende tekrarlamayan hiç hastalık yoktur. Tedavi edilen ve
    tekrarlamayan hiç bir hastalık söz konusu değildir. Bir hastalıktan korunmanın en baş yöntemi o hastalıktan korunmak için gerekenlerin
    yapılmasıdır.

    Bel fıtığı ameliyatı olan bir kişinin kendisine özen göstermesi ve yaşam şeklini değiştirmesi esastır. Bel Fıtığı cerrahisinin yapılma amacı
    cerrahiyle düzeltilebilecek sorunun varlığında söz konusudur. Yani bel fıtığı ameliyatı hadi ben ameliyat oluyim bari değildir. Bütün
    belfıtıklarının ancak %1-5 i cerrahiye adaydır.

    Bel fıtığı cerrahisinde bir terazi söz konusudur. Bu terazi dengesi kazanç lehine olmalıdır. Kazanç ise sinirin baskıdan kurtarılarak bir
    kısmının veya tamamının ölmesine engel olarak hastanın sosyal hayat içinde hareket kabiliyetinin kazanılmasıdır.

    Bel fıtığı ameliyatı olan bir kişiyi %86-91 tam sağlık beklemektedir. %8-10 arasında tüm fıtıklar belirli bir zaman sürecinde tekrarlama
    gösterebilir.

    Bel Fıtığı ameliyatında riskler şunlardır;

    1. Fıtığın alınamaması veya yetersiz alınması(%3-5)

    2. Fıtığı Boşaltılan bölgesinde iltihap: diskitis(%1)

    3. Omurilik zarının zedelenmesi(%1-3)

    4. Bacağa giden sinirin zedelenmeleri(%1)

    5.Omurga çevresinde apse gelişmesi(%1)

    6.Yara yeri enfeksiyonları veya akıntıları(%1)

    7.Fıtık boşaltılan alan çevresinde yapışıkıkların gelişmesi(%5-10)

    8.Kanamaya veya anesteziye bağlı ölüm(10.000 de 1-5 arasındadır.)

  • Ameliyat

    Bel Fıtığı ameliyat edilmediğinde!
    Bel fıtığı ameliyatlık ise hasta ameliyattan korkarsa veya etrafından insanların söylemlerinden ameliyat olmazsa ne gibi sonuçlarla
    karşılaşabilir? Bel fıtığı hastalarının tarafımıza başvuru şekilleri farklı farklıdır.
    1. Hasta çok ızdıraplı haldedir. Hareket etmekte basmakta zorlanır. Yürüyemez. Bacağının cansızlaştığı hisseder. İdrara sık sık
    gider. Muayeneye bile izin vermez. Şikayetlerin başlangıç süresi kısadır.Bu hastanın omuriliğinde ve bacağa giden sinirinde bası söz
    konusudur. Bu bası bu tür hastada mutlak giderilmelidir. Giderilmediği takdirde ayağında düşük ayak gelişme riski, cinsel fonksiyonlarda
    kayıp, idrar tutamama gelişebilir. Bu hasta riske atılamaz.
    2.Hasta yıllardır olan bel rahatsızlığından şikayet etmektedir. Bacaklarına veya bir bacağına vuran ağrısı mevcuttur. Doktora
    başvurmuştur. Bel fıtığı olduğu söylenmiş ameliyat olması gerektiği dile getirilmiştir. Hasta ameliyat olmamıştır Şikayetleri artmış ve
    başvurmuştur. Hastada yapılan muyenede kuvvet kaybı vardır.Tekrar ameliyatlık fıtık olduğu tespit edildi. Bu hastanın unutmaması
    gereken şey iyileşme ve hastalık dönemleri arasındaki sürenin giderek kısalacağı ve hastalıklı olduğu dönem süresinin giderek
    artacağıdır. Bu hastalar giderek ilerleyen kuvvet kaybına uğrayacaklardır.Yürüme esnasında ayaklarını boşluğa atıyormuş hissi, yol
    yürüme mesafesinde daralma, cinsel fonksiyonlarda giderek azalma duyacaklardır. Bu hastalar Beyin ve Sinir Cerrahisinde en sık
    görülen hasta grubudur. Fakat bu hastaların bilmesi gereken şey; tanının konması ile cerrahinin yapılması arasındaki süre ne kadar fazla
    olursa yapılan cerrahiden fayda alma oranıda okadar az olacaktır. Çünkü; bel fıtığı sinirde ve omurilikte yapması gereken zedelenmeyi
    yapmış ve hastanın diğer omurgaları ve bağları üzerinde etkisini gerçekleştirmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Duyarsınız bel fıtığı
    ameliyatı oldum ama uyuşukluğum geçmedi, bel fıtığı ameliyatı oldum ama ayağımı hareket ettiremiyorum gibi. Bu durumun nedeni
    aslında hastanın kendisidir. Bu durum veya durumları yapılan ameliyata bağlaması son derece yanlıştır.
    3.Hasta yıllardır bel hastasıdır. Kısa süre önce düşük ayak veya ayaklar gelişmiştir. İdrarını tutamıyordur. Bu hasta için bel cerahisinin
    başarı şansı %30 dur. Düşük ayak veya ayaklar gelişme ve doktora başvurma süresi arasındaki süre ne kadar uzun olursa ameliyattan
    fayda alma şansı o kadar düşüktür. Ameliyatın amacı artık hastaya şans vermek olmuştur.Bu süre 3 gün ve altında olsa dahi başarı
    şansı %30 dur.

    Bel Fıtığı ameliyatında riskler
    Halk arasında yaygın bir kanı vardır. Bel fıtığından ameliyat olan bir daha düzelmez? Bel fıtığı ameliyatı kesin çözüm değildir. Bel Fıtığı
    ameliyatı sonrası felç olunabilir. gibi kanılardır.
    Bel Fıtığının oluşma sebebi kişilerin kendilerine özen göstermemeleridir. Evrende tekrarlamayan hiç hastalık yoktur. Tedavi edilen ve
    tekrarlamayan hiç bir hastalık söz konusu değildir. Bir hastalıktan korunmanın en baş yöntemi o hastalıktan korunmak için gerekenlerin
    yapılmasıdır.
    Bel fıtığı ameliyatı olan bir kişinin kendisine özen göstermesi ve yaşam şeklini değiştirmesi esastır. Bel Fıtığı cerrahisinin yapılma amacı
    cerrahiyle düzeltilebilecek sorunun varlığında söz konusudur. Yani bel fıtığı ameliyatı hadi ben ameliyat oluyim bari değildir. Bütün
    belfıtıklarının ancak %1-5 i cerrahiye adaydır.
    Bel fıtığı cerrahisinde bir terazi söz konusudur. Bu terazi dengesi kazanç lehine olmalıdır. Kazanç ise sinirin baskıdan kurtarılarak bir
    kısmının veya tamamının ölmesine engel olarak hastanın sosyal hayat içinde hareket kabiliyetinin kazanılmasıdır.
    Bel fıtığı ameliyatı olan bir kişiyi %86-91 tam sağlık beklemektedir. %8-10 arasında tüm fıtıklar belirli bir zaman sürecinde tekrarlama
    gösterebilir.
    Bel Fıtığı ameliyatında riskler şunlardır;
    1. Fıtığın alınamaması veya yetersiz alınması(%3-5)
    2. Fıtığı Boşaltılan bölgesinde iltihap: diskitis(%1)
    3. Omurilik zarının zedelenmesi(%1-3)
    4. Bacağa giden sinirin zedelenmeleri(%1)
    5.Omurga çevresinde apse gelişmesi(%1)
    6.Yara yeri enfeksiyonları veya akıntıları(%1)
    7.Fıtık boşaltılan alan çevresinde yapışıkıkların gelişmesi(%5-10)
    8.Kanamaya veya anesteziye bağlı ölüm(10.000 de 1-5 arasındadır.)

  • Omurga kırıklarının ameliyatsız ve bıçaksız tedavisi

    Omurga kırıklarının ameliyatsız ve bıçaksız tedavisi

    Vertebroplasti omurganın ön kısmında bulunan gövde bölümünün kırılması, kanser nedeni ile hasara uğraması ya da doğuştan gelen bazı damar hastalıklarının tedavisi için kullanılan özel bir girişimsel tedavi yöntemidir.

    Vertebroplasti işlemi sırasında, lokal anestezi altında ve radyolojik kontrol ile, hasara uğramış olan omurga kemiği içerisine özel bir kimyasal madde ( kemik çimentosu ) enjeksiyonu yapılır ve kemik sağlam hale getirilir.

    Hangi durumlarda vertebroplasti yapılır?

    Vertebroplasti en sık olarak osteoporoza bağlı omurga kırıklarında uygulanır. Halk arasında kemik erimesi olarak tanınan osteoporoz, kemik yoğunluğunu azaltır, kemiklerin sertliklerini azaltıp daha dirençsiz ve kolay kırılabilir hale gelmelerine yol açar. İleri yaştaki hastalarda basit düşmeler, çarpmalar, ağır kaldırmalar omurga kemiklerinde kompresyon kırığı olarak adlandırdığımız kırıklara yol açabilirler. Aynı biçimde kemikte erimeye neden olan kanser metastazları, hemanjiom, myelom olarak adlandırılan hastalıklarda da vertebroplasti yöntemleri kullanılır.

    Vertebroplasti nasıl yapılır?

    Her iki işlem de genel anestezi uygulaması gerektiren işlemler değildir, lokal anestezi ve damardan uygulanan sakinleştirici ilaçlar yardımı ile yapılabilirler. Yüzüstü pozisyonda, hastanın kırığının bulunduğu seviye steril olacak şekilde temizlenir, fluoroskopi adını verdiğimiz özel bir görüntüleme sistemi ile kırık kemik görüntülenir. İşlem sırasında sürekli olarak radyolojik kontrol yapılır.

    Cildin kesilmesi gerekmez, sadece özel iğnenin geçebileceği kadar birkaç milimetre uzunluğunda bir cilt kesisi yeterlidir. Sürekli olarak radyolojik kontrol altında iğne kemiğin kırık bölgesine kadar uzatılır ve daha sonra iğnenin içinden kemik çimentosu enjekte edilir. İşlem yapılacak uygulamanın çeşidine göre, 15 dakika ile 30 dakika arasında sürer. Birkaç dakika içinde, enjekte edilen kemik çimentosu kemiğin içinde sertleşmeye başlar ve bir saat içinde tamamen donar.

    Ağrı ne zaman geçer?

    Vertebroplasti ve kifoplasti işleminden hemen sonra ağrı kaybolur. İşlem ertesinde çoğu hastada ağrı kesici ilaçları kullanmaya dahi gerek kalmaz.

    Avantajları nelerdir?

    Özellikle ileri yaştaki hastalarda haftalar ya da aylar süren yatak istirahati, korse gibi uygulamaların zorluğu ve ortaya çıkardığı diğer sağlık sorunları, uzun süre devam eden ağrının kontrolündeki güçlük gibi sıkıntılardan hastayı kurtardığı için bu tedavi yöntemleri son derece önemli avantajlara sahiplerdir. Vertebroplasti yöntemleri ile tedavi edilen hastaların neredeyse tamamı, ağrının % 90 ının bıçak gibi kesildiğini ifade ederler.

  • Bel fıtığı ameliyatı sonrası neler yapılmalı, nelere dikkat edilmeli ?

    Bel fıtığı ameliyatından sonra belinizdeki yaraya en az beş gün mutlaka hiç su değmemesine dikkat etmelisiniz. Günümüzde genellikle yaralar gizli dikişle kapatıldığı için, bel ameliyatı sonrası geçen bu sürenin sonunda pansumanınızı çıkarıp atabilir ve banyonuzu yapabilirsiniz. Ama eğer dikişlerinizi aldırmanız gerektiği söylendiyse, bu takdirde yedinci gün dikişlerinizi aldırmanız ama bu süre boyunca yaranızın pansuman ile örtülü olması gerekecektir. İlk haftayı daha çok ev içinde ve genellikle yatakta istirahat ederek geçirmeniz uygun olacaktır; ilk haftadan sonra aralıklı olmak kaydıyla evden çıkıp dolaşabilir, hatta uzun süreli olmamak kaydıyla işe bile gidebilirsiniz. Bir ay dolduğunda, işinize veya evinize yakın bir merkezde; yine tam bir ay sürecek şekilde fizik tedaviye başlayacaksınız. Fizik tedavi sürecinde size öğretecekleri hareketleri ise bundan sonra hayatınızın bir parçası hale getireceksiniz. Fizik tedavi ardından, bir ay boyunca daha egzersiz yaptıktan sonra; yani üçüncü ay sonunda bir spor salonuna üye olup artık ağır sporlarla uğraşabilir ve ağır işlerinize geri dönebilirsiniz. Ameliyat sonrasında size verilen ağrı kesici, kas gevşetici ve antibiyotiklerinizi, sadece cerrahınızın size önereceği süre boyunca kullanıp sonra bırakacaksınız. Unutmayın ki ameliyatı, ilaçlardan kurtulup kaliteli bir yaşama ulaşmak için oldunuz. Sert bir yatakta yatın, yani yerde veya sert bir tahtanın filan üzerinde değil; sıradan bir hazır yaylı yatağın üzerinde. Kanepede yatmayın. Yatağınızı sekiz yılda bir değiştirin. Alaturka tuvalet kullanmayın, daima klozete oturun. Otururken de koltukta değil, sandalyede; yani geriye kaykılmadan oturun. Belinizi soğuktan koruyun. Dengesiz ve zorlayıcı hareketler yapmayın; mesela çok ağır nesneleri kaldırmayın ve tek elinizde ağırlık taşımayın. Uygun olmayan şekillerde uzun süre oturmayın. Eğer size belli bir süre korse kullanmanız söylendi ise, bu süre içinde korsenizi otururken ve ayakta iken asla çıkarmayın ama korsenizi asla size önerilen süreden fazla da kullanmayın. Tabii ki tüm bu okuduklarınız, cerrahınız size aksine bir şey söylemedi ise geçerlidir.

  • Bel kayması (spondilolistezis)

    Omuriliğin içinden geçtiği omurların dizilişinin bozulması, omurların diğer omurların üstüne binmesi ya da sağa ya da sola çıkıntı yapması, buna bağlı olarak etrafındaki sinirleri ve dokular zedelemesi, bel kayması (spondilolistezis) olarak adlandırılır.

    Omurgamız 24 tane omurdan oluşur. Bu omurlardan kalçadan itibaren ilk beşi L1-L5 olarak adlandırılır. Bel kayması bu omurların bulunduğu kısımları etkiler. Bu kayma olayı sonucunda, omurganın içinden geçen omuriliğimiz sıkışır ve her iki bacakta ağrı, uyuşukluk ve yanma gibi şikâyetler meydana gelir. En çok karşılaşılanları, yaşlılıkta görülen yıpranmaya bağlı kaymalar, ameliyat sonrası gelişen kaymalar ve çocukluk çağında omurlardaki doğumsal sorunlara bağlı gelişen kaymalardır. Görülen belirtiler arasında bel ve kalça ağrısı; bacaklarda hissizlik, ağrı, kas gerginliği, güçsüzlük, bel kavisinde artış veya yürümede güçlük sayılabilir. Bu belirtilerde dinlenme ile geçici bir rahatlama olsa da genellikle ayakta durma, yürüme ve diğer hareketlerle ağrılar artar. Bel kayması rahatsızlığının en tipik belirtisi yürürken sık sık durma ihtiyacı hissetmektir. Yürürken birdenbire bacaklarımıza bir ağrı girer ve durmak zorunda kalırız. Biraz dinlendikten sonra tekrar rahatlıkla yürür hale geliriz. Yürürken çok kısa süreler içerisinde durmak belde bir kanal darlığının işaretidir. Kanal darlığı ise genellikle bel kayması ile de oluşan bir rahatsızlıktır. Bunun dışında her iki bacakla uzun süre ayakta durmakla, uzun süreli oturmakla oluşan uyuşukluklar ve yanmalar bel kayması için belirti olabilecek niteliktedir. Geceleri bacaklara sık sık kramp girmesi ve sık sık tutulması yine bel kaymasının bir belirtisi olabilir.

    Bel kaymasının tedavisinde, ağrıların ağır olmadığı veya belli aralıklarla hissedildiği durumlarda ameliyata gerek duyulmaz ağrı kesicilerle, dinlenme tavsiye edilir. Hastanın durumuna göre ilaç ve fizik tedavi ile desteklenir, ağrının şiddetli olduğu durumlarda ya da hastanın ameliyatı reddettiği durumlarda ağrılı omurlar arasına enjeksiyon (epidural kortizon) yapılır o bölgeye ağrı dindiriciler verilir fakat bu işlem hastanın tedavisini sağlamaz sadece geçici bir rahatlama sağlar. Kesin tedavi cerrahidir. Çünkü bel kayması, hastanın bir süre sonra yürümesini tamamen engeller ve kişiyi evine ve yatağa bağlı hale getirebilir, daha da ilerlerse cinsel güç kaybı veya idrar kaçırma gibi istenmeyen sonuçlar olacaktır. Birbiri üzerine kayan omurlar vidalar ile tespit edilir. Konulan kemiklerin kaynaması beklenir. Bu süre yaklaşık 12-18 aydır.

  • Bel ağrıları neyin habercisidir?

    Belimiz vücudumuzun ağırlığını taşıyarak kalçadan bacaklara aktaran ve aynı zamanda gövdemizin hareketli olmasını sağlayan yapıdır. Belimizde 5 adet omur ve bu omurları arasında kıkırdak yastıkçıklar (disk), eklem yapıları ve destek olan yumuşak dokular bulunur. Bel omurları, omurilik ve sinir köklerine koruyuculuk görevi yapar. Bel bölgesinde hissedilen ağrılara “bel ağrısı “denir.

    Bel ağrısı, oldukça sık karşılaşılan bir sorundur. Bel ağrısı, hayatın her döneminde herkeste görülebilir. Bel ağrısı nedeniyle sağlık kuruluşuna başvurma sıklığı toplumdan topluma değişmekle birlikte her toplumda ilk üç sıra içinde yer alır. Bel ağrılarına yol açan hastalıklar çalışanları etkilemekte, dünyada ücret, iş gücü kaybı ve tedavi maliyeti gittikçe artan bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.

    “Akut “ (ani başlayan) bel ağrıları 12 hafta kadar sürebilen ağrılardır. Bu ağrıların %50’si bir hafta içinde tedavi, istirahat, çeşitli lokal uygulamalar ile iyileşir. Bu ağrılar genellikle toplumda sık olarak görülen mekanik bel ağrısıdır. “Kronik “ (uzun süreli) bel ağrıları ise 3 aydan daha uzun süren ağrılardır. Tüm bel ağrıların %5’ni oluşturur. Kronik bel ağrılar genellikle romatizmal, karın içi organların ciddi hastalıkları ve bel bölgesinin kas, kemik, bağ, disk gibi yapıların travma veya zorlanması sonucu ortaya çıkan ağrılardır.

    Temel olarak bel ağrıları üç başlık altında ele alınmaktadır;

    Mekanik Bel Ağrısı: Beli oluşturan kas, kemik, bağ, disk gibi yapıların travma veya zorlanması sonucu ortaya çıkan ağrılardır. Nedenleri kas ve iskelet sistemi hastalıkları ve omurga hastalıkları olarak iki gruba ayrılır. Çoğunlukla kaslarda, bağ dokusunda veya eklemlerdeki ufak hasarlanmalar ile oluşur. Diğer bel ağrısına yol açan kas-iskelet sistemi sorunları arasında kötü ve hatalı vücut duruşu, bir bacağın kısalığı, stres gibi nedenler sayılabilir. Omurga hastalıklarında bel ağrılarına bel fıtıkları (lomber disk hernileri), disk dokusunun yıpranması (dejeneratif disk hastalığı), bel kayması (lomber spondilolisthezis), bel omurga kanalının daralmasıdır (lomber dar kanal) en sık yol açan rahatsızlıklardır. Bunların dışında omurganın ciddi rahatsızlıkları olan tümör, enfeksiyon, travma, kemik erimesine (osteoporoz) bağlı çökmeler sayılabilir.

    Mekanik bel ağrıları bazı özellikleri ile diğer bel ağrısı nedenlerinden ayılırlar.

    a) Mekanik bel ağrıları genellikle başlangıç zamanı veya başlatan olayın net olarak bilindiği ağrılardır.

    b) Her yaşta görülmekle birlikte bu ağrılar sıklıkla 30-50 yaşları arasında görülür.

    c) Bel ağrısının yeri belirgin olup, hasta ağrının olduğu bölgeyi eliyle gösterebilir.

    d) Bel ağrısı dinlenmekle azalan, ancak ayakta durma ve aktivite ile artan özelliktedir.

    e) Mekanik bel ağrısının büyük bir kısmının da ağrı bacağa, topuğa hatta ayak baş parmağına vurması ve yanma veya uyuşma ile birlikte olur.

    f) Hastalar gece sırtüstü yattıklarında siyatik sinirin gerilmesine bağlı olarak bel veya bacak ağrısı ile uyanırlar ve dizleri bükerek pozisyon değiştirdiklerinde bel ağrısı veya bacak ağrısı bir süre sonra azalacaktır. Hatta hastalar belli bir süre sonra devamlı dizlerini bükerek uyumaya başlarlar.

    Romatizmal Bel Ağrısı: Bel ağrısına yol açan hastalıklara spondilartritler adı verilir. Romatizmal bel ağrısı sinsi başlangıçlıdır. Hasta ağrının ne zaman başladığını net olarak hatırlamaz. Bel ağrısı genellikle 20-30’lu yaşlarda ortaya çıkar. 40-45 yaşın üzerinde başlaması nadirdir. Kronik ağrı olması önemlidir. Çünkü birkaç gün süren romatizmal ağrı olmaz. Sabah tutukluğu ve ağrısı romatizmal bel ağrısını en önemli özelliklerinden biridir. Hasta genellikle sabahları kalktığında yataktan hemen doğrulamaz. Yatakta biraz hareket ve egzersiz yaptıktan sonra yataktan kalkabilir. Hasta gece uykusundan bel ağrısı ile uyanır, bir süre kalkar dolaşır ağrısı hafifledikten sonra tekrar uyur. Gece yatakta dönerken ağrı hisseder veya dönemez.

    Yansıyan Bel Ağrısı: Bu ağrılar genellikle periton denen karın zarının arkasında ortaya iç organ, lenf bezi ve damar büyümelerinde karşılaşan bir durumdur. Özellikle gençlerde ortaya çıkan testis tümörleri ve lenfoma gibi hastalıklar spondilartritlerin de bu yaşlarda görülmesi nedeniyle sıklıkla karışabilir. Yansıyan bel ağrısının en önemli özelliği dinlenme ve hareketten etkilenmez. Mekanik bel ağrıları istirahatle azalırken ve romatizmal bel ağrısı istirahatle artıp, egzersizle azalırken yansıyan bel ağrısının şiddeti aynı şekilde devam eder. Hastalar bel ağrısı sinsi başlangıçlıdır. Başlangıç zamanını tam olarak belirtemezler. Bel ağrısının yeri belirgin değildir. Kanser gibi hastalıkların halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş gibi yapısal şikâyetleri bel ağrısına eşlik eder.

  • Bel kayması (lomber spondilolistezis) ve tedavisi

    Bel kayması (Lomber spondilolistezis), şişmanlık, belin yanlış kullanılması, sarsıntı (omurgaya bel bölgesinde çarpma, düşme, darbe…), tümör, dejenerasyon (yaşlanmaya bağlı omurları bağlayan ligament yapılarının bozulması), henüz kesin ispatlanmasa da genetik olarak bağ dokusunun zayıf olması, neticesinde omurların birbiri üzerinde kayması ve sinir köklerine bası yapmasına bağlı bir hastalıktır.

    Bel, kalça, bacaklarda ağrı ve uyuşmalarla kendisini gösterebilir. En tipik hikayesi hastaların yol yürüme mesafeleri kısalır. Kısa süre yürüdüklerinde bacaklarda ağrı ve/veya uyuşma nedeni ile oturma ihtiyacı duyarlar. Biraz daha kendilerini yürümeye zorlarlarsa bacakları birbirine takılır, düşme ve burkulmalar yaşarlar. Sabit ayakta durma süreleri çok kısalmıştır.

    Hikayesi alınıp ve nörolojik muayenesi yapılan hastalar hareketli röntgen grafileri, MR, BT, EMG… gibi tetkiklerle değerlendirilir. Hastalığın durumu ve derecesine göre tedavi planı uygulanmaya başlanır.

    Tüm kanıta dayalı tıp uygulamalarına rağmen cevap alınamayan hastalarda bilinen en yüz güldürücü tedavi ameliyattır.

    Ameliyatın temel amacı sinirler üzerindeki basıyı kaldırmak, gerekli ise kaymayı durdurmak için sabitlik sağlamak ve uzun sürede bu kayan kemikler arasında füzyon (kaynaşma, donma) sağlayarak kaymanın ilerleyip tekrar sinirlere bası yapmasını engellemektir.

    Girişimin yapılmaması durumunda neler olabilir? Girişim yapılmaması durumunda bel ve bacak ağrısının, yürümekle artan uyuşmasının devam etmesinin yanı sıra mevcut nörolojik bozuklukllarda artış olabilir ve yeni bozulmalar, hasarlar eklenebilir. İleride ameliyat yapılsa bile sinir dokusunun yapısal özellikleri nedeniyle bu bozulmalar kalıcı olabilir. Nadiren idrar yapma, dışkılama ve cinsel fonksiyonlarda değişen derecede kalıcı veya geçici aksaklıklar olabilmektedir.

    Nasıl bir tedavi/girişim uygulanacak: Hastalar genel anestezi alırlar ve yüzü koyun yatar pozisyonda ameliyat edilirler. İlgili seviyeleri ortaya koyacak büyüklükte cilt kesisi yapılıp bel adalesi iki taraftan da kemik yapıdan usulüne uygun ayrılır. Röntgenle seviye doğrulanır ve takiben omurganın ilgili seviyede arka duvarını oluşturan kemik yapılar yeterince alınıp sinir kökleri üzerine bası yapan yapılar (kalınlaşmış eklem yüzü, bağlar, bozulmuş diskler) temizlenir. Tüm bası altındaki sinirler rahatlatılır. Temel amaç sinirleri bası altından kurtarmak ve sonradan tekrar basıya maruz kalmalarını önlemektir. Önceki tetkiklerinde hareketli kayma saptanan vakalarda özel vidalı sistem yeterli seviyede kemiklere yerleştirilir. Başlangıçta çıkartılmış olan omurganın ilgili seviyede arka duvarını oluşturan kemik parçaları ve gerektiğinde kalça kemiğinden alınan kemik parçalar (tümü hastanın kendi kemiğinden oluşur ve en ideal kemiklerin kaynamasını sağlayan materyalidir) çubuk ve vidaların etrafına yayılır. Amaç bu kemiklerin zamanla çevre kemiklerle bütünleşerek kaynaması ve bu bölgedeki hareketliliğin önlenerek hastanın sinirlerine tekrardan bası olmamasının sağlanmasıdır. Kemikler arası kaynama oluşana kadar bu hareketsizliği vidalı sistem sağlamaktadır, yani vidalı sistem bir nevi beton kalıbı gibi görev görür.

    Bazı durumlarda kayma durmuş ise ve kemikler arasında kendiliğinden kaynama olmuşsa mikrocerrahi olarak tek taraftan girişim yapılarak kalınlaşmış eklem dokuları temizlenip yeterli kanal genişlemesi ve sinirlerin gevşetilmesi, bası altından kurtarılması sağlanabilir. Bu sayede vida kullanmadan bu ameliyatlar sonlandırılarak zaten orta yaşın üzerinde kemik yapısı zayıf olan insanların ileride vida kaymaları, oynamaları, gerilmeleri nedeni ile yaşayabilecekleri sorunlara zemin hazırlanmamış olur.

    Ortaya çıkabilecek yan etkiler:

    Ameliyat yerinde ağrı ve rahatsızlık hissi geçicidir.

    Şikâyetlerin geçmemesi, yara yeri normal olarak iyileşmeyebilir kalınlaşıp kırmızı hal (keloid)alabilir ve nedbe ağrılı olabilir. Bu hastalar uzun süredir sinir baskısı altında olduklarından akşamdan sabaha hemen düzelme beklenmez. Şiddetli basıya bağlı ağrılar erken dönemde geçer ama kronik ağrıların geçmesi hasarlı sinirlerin kendini tam olarak yenileme süreci sonunda geçer. Bu süre hastaya ve hastalığına göre değişmekle beraber 3-12 ay sürebilir.

    Ameliyat bölgesinde iltihap, kanama. Vida sinir kökünü yaralayabilir buna bağlı ağrı ve güçsüzlük olabilir. Beyin omurilik sıvısı akıntısına bağlı menenjit ve yara iyileşmesinde gecikme gelişebilir ve antibiyotik tedavisi ve ek cerrahi tedavi gerekebilir. Sinir köklerinde yaralanma, aynı seviye veya komşu seviyelerde fıtığın tekrarlaması (ağrıya neden olabilir ve ek cerrahi gerektirebilir), kalın barsak ve idrar kesesine giden sinirlerde yaralanma, ana damar yaralanması olabilir.

    Akciğerdeki küçük hava alanlarında kapanma olabilir buna bağlı ameliyat sonrası ateş ve akciğer iltihabı riski olabilir. Tedavi için antibiyoterapi ve fizik tedavi gerekebilir. Bacaklarda pıhtı oluşabilir, ağrı ve şişmeye neden olabilir. Nadiren bu pıhtıdan parça koparak akciğere ulaşıp ölümcül olabilir. Kalpte yüklenmeye bağlı kalp krizi ve beyin felci (inme) olabilir.

  • Bel bölgesi rahatsızlığı olan hastalara öneriler

    ~~Sizlere burada verilen bilgiler, rahatsız olsun olmasın tüm insanların uymasında fayda olan tavsiyelerdir. Sadece hasta olan veya ameliyat olanlar için değildir.

    ? Size vermiş olduğum egzersizler bel ve omurganın zayıf kaslarını güçlendirir, esnekliği arttırır, bele yüklenmeyi azaltır ve hareket kabiliyetini arttırır. Ağrıyı azaltır, yanlış duruşu düzeltir.

    ? Egzersizleri orta sertlikte bir zeminde yapınız.

    ? Hareketleri başlangıçta yavaş ve aşırıya kaçmadan yapın. Zorlandığınız yerde durun, zamanla daha açılarak hareket yapabileceksiniz.

    ? Egzersiz sırasında veya sonra hafif ve kısa süren sertlik, kas ağrısı olabilir, eğer ağrı ve rahatsızlık şiddetli hissedilirse ara verin.

    ? İdeal kilonuza ulaşın ve bu kiloyu korumaya özen gösteriN. Gerekirse uzmanlardan yardım alınız.

    ? İyileşme sürecinde zaman zaman batma, yanma, kasılma, yara etrafında ağrı, çekilme, uyuşukluk ve benzeri geçici şeyler hissedebilirsiniz endişelenmeyin bunlar normaldir. Sürekli olur ve geçmezse bizimle irtibat kurunuz.

    ? Mümkün oldukça ağrı kesicilerden uzak kalınız. Ağrınız olduğunda yatın, dizlerinizin altına 2 adet yastık koyun. Yan yatarsanız dizlerinizi karnınıza çekerek yatın. Ağrıyan yerlerinize jellerle masaj yapabilir ve sıcak su torbası uygulayabilirsiniz. Ağrınız geçmezse bir ağrı kesici alabilirsiniz.

    YATAĞA YATARKEN veya KALKARKEN

    ? Ortopedik yatakta yatınız. Sırtüstü dizlerinizin altına yastık koyarak veya dizlerinizi karnınıza çekerek yan yatınız.

    ? Yataktan kalkarken önce bir tarafa doğru dönüp, bacaklarınızı kıvırın sonra bacaklarınızı yere sarkıtın. Daha sonra yan olarak ellerinizi kullanarak tüm gövdenizi kaldırın ve yatağın kenarında oturun. Karşıya bakın baş dönmeniz yoksa kalkın. YÜRÜYÜŞ ve AYAKTA DURUŞ

    ? Günde dizenli ve tempolu en az 45 dakika yürüyüş yapınız. Ayrıca imkanınız oldukça haftada 2 gün 30 dakika yüzmeyi öneririz.

    MERDİVEN İNERKEN ve ÇIKARKEN

    ? Merdiven inip çıkabilirsiniz. Zorlanır veya kendinizi dengeli hissetmezseniz kenarlıklara tutunarak inip çıkınız. OTURUŞ POZİSYONU ? Kollu bir sandalye ya da koltuk seçin. Dik oturun sandalyenin sabit değil, dönerli olması daha uygun olur. Küçük bir yastıkla belinizi destekleyin. Masanızda eğer bilgisayar varsa sizden aşağıda olmamasına özen gösterin. Ekran mümkün oldukça baş hizanızda olursa iyi olur.

    ? 30-45 dakika oturduktan sonra kalkın biraz dolaşın veya uzanın sonra oturmaya devam edin. Sürekli 2-3 saat oturmayın.

    EVDE İŞ YAPARKEN

    ? Mutfak tezgâhınızı belinizi bükmeden çalışacak şekilde yükselttirip ayarlayın. Evinizi silip süpürürken eğilmeden uzun saplı aletler kullanarak yapın.

    ARABA KULLANIRKEN

    ? Araba kullanırken, direksiyona mümkün olduğunca yakın oturun pedalları kullanırken bacağınızın çok gerilmemesine özen gösteriniz. Belinize bir destek yastığı kullanabilirsiniz. 45 dakika veya saat başı 10 dakika mola verin arabadan inerek belinizi çalıştırın.

    EŞYA KALDIRIRKEN

    ? Yerden bir şey alırken ya da eşya kaldırırken dizlerinizi mutlaka bükün, yükü vücudunuza yakın tutun ve kaldırın. 5-10 kilo arası yükleri kaldırabilirsiniz. Taşırken iki elinize eşit miktarda yük alarak dengeli taşıyın. Pazarda mümkünse pazar arabası kullanın.

    GİYİNİRKEN

    ? Ayakkabılarınızı giyerken uzun saplı çekecek kullanın. Bağcıksız ayakkabıları tercih edin. Bağcık bağlamanız gerekirse ayağınızı bir tabure ya da sehpa üzerine koyarak bağlayın.

    AYAKTA DURURKEN ve İŞ YAPARKEN

    ? Ayakta iş yaparken beldeki çöküklüğü hafifletmek için ayağınızın altına yükseklik koyun.

    ? Yüksek topuklu ayakkabılardan sakınınız.

    ? Mutfak tezgâhınız yüksek olsun, eğilerek çalışmayın. Evinizi temizlerken uzun saplı süpürgeler kullanın, eğilerek temizlik yapmayın.

    BELİNİZ İÇİN UYGUN OLMAYAN SPORLAR

    ? Boks, güreş, ata binme, bowling, tenis, futbol, voleybol, basketbol, kayak? En ideal sporlar yürüyüş ve yüzmedir.

    SON ÖNERİLER
    Otururken ve yürürken dik durunuz. Adeta başınızın üzerinde bir kitap var ve bunu düşünmemeye çalışınız. Bilgisayar ekranı baş yüksekliğinde olacak şekilde çalışınız, 30 dk da bir 5 dakika dinleniniz.
    ? Aşırı yük taşımayın (5-10 kiloyu geçmemeye çalışın).

    ? Belinizi aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçının. ? Uzun süre ayakta sabit durmamaya çalışın.

    ? Uzun süre oturmayın. Bir saat oturduktan sonra veya araba kullandıktan sonra ara verin kalkıp yürüyün hafif bel egzersizleri yapın.

    ? Otururken belinizi destekleyin ve dik oturabileceğiniz sandalyeleri tercih edin.

    Verdiğimiz egzersiz ve yürüyüşleri yapın. Özellikle yürüyüşü hayatınızın bir parçası haline getirin. Yürüyüş sizin tüm vücut sağlığınız için önemli bir egzersizdir