Etiket: Sperm

  • SPERMİOGRAM (SPERM TAHLİLİ, SPERM TESTİ)

    SPERMİOGRAM (SPERM TAHLİLİ, SPERM TESTİ)

    Spermiogram (sperm analizi, sperm tahlili, meni tahlili, semen analizi) sperm sayısını, şeklini, hareketini değerlendirmeye yönelik bir testtir. Sperm sayısı, normal spermlerin anormal şekilli spermlere oranı, hareket derecesi iyi olan sperm miktarı değerlendirilir. Ayrıca verilen semen örneğinin miktarı, pH’sı, rengi, lökosit varlığı, fruktoz miktarı, likefaksiyonu gibi özellikleri değerlendirilir. Belli zaman dilimlerinde spermlerin hareketliliği incelenir. Hareket tiplerine göre sınıflama yapılır. 
    (Meni = Ejakulat = Semen = Döl sıvısı)
    3 günlük cinsel perhizden sonra yapılır. İşlemin doğru sonuç vermesi için sperm örneği en gec 1 saat içinde laboratuara ulaştırılmalı, tercihen sperm örneği laboratuara yakın bir mekanda verilmelidir. Bu amaçla infertilite merkezlerinde sperm örneği verebileceğiniz bir alan ayrılmıştır.

    Sperm değerlendirme kriterleri, birkaç farklı sınırı kullanır. Kruger kriterleri özellikle sperm şekil bozukluklarını göz önüne alan bir değerlendirme yöntemidir. Özel bir boyama sonrası sperm şekil (morfoloji) özellikleri incelenerek sperm örneğinin fertilite (doğurganlık) kapasitesi belirlenir.Sperm analizi sonucuna göre ideal olarak karar verebilmek için 1 ay ara ile yapılmış en az 2 farklı sperm örneği incelenmelidir. Sperm analizinde bir fertilite sorunu saptanırsa erkeğin fiziksel ve hormonal ileri muayenesine geçilir. Sperm üretim döngüsü 2-3 ayda bir tekrarlanır. Yani üretilen bir sperm 2-3 ay sonra semene salgılanacaktır. Aynı şekilde kişinin karşılaştığı zararlı etkenler veya tedavi için kullanılan faydalı ilaçlar da sperm üretimini 3 ay içinde etkileyebilir. Semen analizi sonuçlarını değerlendirirken bu süreç akılda tutulmalıdır.

    Normal sperm analizi değerleri (WHO 2010):

    – Volüm (hacim) 1.5 ml’den fazla olmalı
    – Sperm konsantrasyonu 15 milyon/ml ‘den fazla olmalı
    – Total sperm sayısı 39 milyondan fazla olmalı
    – Ph 7.2 ‘den büyük
    – Total motilite: % 40’den fazla olmalı
    – Progresif motilite: %32’den fazla olmalı
    – Morfoloji %4 ‘den fazla olmalı (KRUGER STRICT)
    – Morfoloji % 30 normal ‘dan fazla normal (WHO)
    – Lökosit 1 milyon/ml’ den az olmalı
    – Yuvarlak hÜcre 5 milyondan az olmalı
    – Viabilite %58’den fazla olmalı
    – İmmünobead aglutinasyon (MAR testi): %50’den az olmalı
    – Çinko > 2.4
    – Fruktoz >13

    Sperm tahlili verirken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar:

    En ideali 3-4 günlük bir cinsel perhiz sonrası sperm vermektir. Perhiz süresinin daha uzun tutulması sperm sayısının aldatıcı şekilde artmasına ve hareketlerinin azalmasına neden olabilir. Perhiz süresinin 3-4 günden kısa tutulması da sperm sayısının azalmasına ve hareketli sperm oranının artmasına neden olarak aldatıcı olabilir. Bu nedenle sperm tahlili vermeden önceki 3-4 gün herhangi nedenle boşalmamış olmanız gerekir.
    – Sperm örneğini vermeden önce idrarın tamamen tuvalete yapılması gerekir.
    – Sperm örneği vermeden önce eller sabunlu su ile yıkanması ve bol su ile durulanmalı ve sonra kurulanmaldır.
    – Sperm örneği masturbasyon yöntemi ile verilmelidir. Bu işlem sırasında hiçbir kayganlaştırıcı madde (sabun, tükrük, yağ, vazelin vb.) veya prezervatif kullanılmamalıdır.
    – Sperm örneğinin verileceği kaplar sterildir. Kabın ve kapağın iç kısmına dokunulmamalıdır.
    – Penisten gelen menilerin tamamının kabın içine verilmesi gerekir. Eğer yanlışlıkla dışarıya akar ise görevlilere bildirilmelidir.
    – Sperm örneği en fazla yarım saat içerisinde oda ısısında veya vücut ısısında güneş ışığı görmeyecek şekilde labaratuara ulaştırılmalıdır.

    Sperm tahlili ile ilgili terimler:

    – OLİGOASTENOTERATOZOOSPERMİ: Hem hareket hem de morfolojik yapı yönünden normal değerlerin altında olan sperm örnekleri için kullanılır.
    – OLİGOTERATOZOOSPERMİ: Hem sayı hem de morfolojik yapı yönünden normal değerlerin altında olan sperm örnekleri için kullanılır.
    – OLİGOASTENOZOOSPERMİ: Hem sayı hem de hareket yönünden normal değerlerin altında olan sperm örnekleri için kullanılır.
    – HİPERSPERMİ: Meni hacmi normalden fazldır.
    – HİPOSPERMİ: Meni haci normalden azdır.
    – POLİSPERMİ: Sperm sayısı 250 milyon’dan fazladır.
    – TERATOZOOSPERMİ: Kruger kriterlerine göre normal şekilli sperm sayısı %4’ün altında olan spermler için kullanılır.
    – ASTENOSPERMİ: Spermlerin motilitesi yani hareketleri zayıftır.
    – ŞİDDETLİ OLİGOSPERMİ: 5 milyon/ml ‘den az sperm olmasıdır.
    – OLİGOSPERMİ: 20 milyon/mL ‘den az sperm olmasına denir.
    – AZOOSPERMİ: Ejakulat yani semen vardır fakat içerisinde hiç sperm yoktur. Detaylı bilgi >>
    – NORMOZOOSPERMİ: Sayı, hareket ve şekil bakımından normal spermler.ASPERMİ: Ejakulatın (semenin) hiç gelmemesidir.
    örneğinde ölü hücrelerin fazla olmasıdır.

  • AİLE PLANLAMASI YÖNTEMLERİ

    AİLE PLANLAMASI YÖNTEMLERİ

    Birçok ailenin sorunu olan ,yeterince veya istedikleri kadar ve sağlıklı çocuk

    sahibi olabilme yolları konusunda temel bilgi olarak önce şunları bilmemiz

    gerekir ;İdeal bir doğum kontrol yöntemi ; gebeliği kesin önlemeli,sağlığa zarar

    vermemeli,kolay uygulanabilir olmalı ve ucuz olmalıdır.

    Aile planlaması,istenildiği zaman istenildiği kadar çocuk sahibi

    olunabilmesidir.Her ailenin istediği kadar çocuk sahibi olması hakkı vardır,ancak

    bu istek anne ve çocuk sağlığına zarar vermemelidir.

    Amaç ,anne ve çocuk sağlığının korunması ve istenildiği kadar çocuk sahibi

    olmaktır.Çünki 2 yıldan önce olan gebeliklerde,anne sağlığı ciddi hasar

    görmekte,gebelik riskleri de artmaktadır.Hatta sık aralıklarla olan

    gebeliklerde,anne karnında bebek gelişimi etkilenmekte,sakatlık oranı artmakta ve

    anne ve bebek ölüm riski artmaktadır.Bütün bunları düşündüğümüzde aile

    planlamasının önemi anlaşılmaktadır.

    Aile planlamasının amaçlarını şu başlıklar altında toplayabiliriz ;

    Anne sağlığını korumak ve anne ölümlerini önlemek,

    Sağlıklı bebeklerin doğmasını sağlamak,

    İstenmiyen gebelikleri önlemek,

    Riskli gebeliklerin oluşmasını önlemek,

    Çocuk sahibi olmak isteyen ailelere tıbbi yardım sağlamak,

    Bireyleri ve aileleri bu konularda eğitmek.

    Ülkemizde bu hizmetler, Sağlık Bakanlığına bağlı ,ana-çocuk sağlığı merkezleri

    ,aile planlaması merkezleri ,özel ve devlet hastanelerinin ilgili birimlerince ve

    muayenehanelerce yapılmaktadır.Devlet’e ait birimlerde doğum kontrol hapları ve

    kondom ücretsiz verilmekte ,spiral ise ücretsiz veya çok düşük bir ücret karşılığı

    takılmaktadır.

    AİLE PLANLAMASI YÖNTEMLERİ

    PREZERVATİF-KONDOM- KILIF:

    Kondom,ilişki öncesi erkeğin sertleşmiş penisine takılan esnek bir kılıftır.Bu kılıf

    spermlerin vajene dökülerek ,rahmin içerisine girmesini ve dolayısıyla yumurta

    hücresini döllemesini önlemiş olur.Ayrıca AİDS ,sifiliz ve bel soğukluğu gibi

    hastalıklardan korunmak için de kullanılır.Cinsel ilişki öncesi doğru bir şekilde ve

    her seferinde yeni bir tane kullanılması halinde koruyuculuğu %95 ler

    düzeyindedir.Uç kısmında meninin birikmesi için bir boşluk bırakılmalı ve her

    ilişkiden sonra delik olup olmadığı kontrol edilmelidir.Eğer delik olduğundan

    şüphe edilirse ,hemen bir doktora başvurulmalıdır.

    DİAFRAM :

    Rahim ağzına geçirilen kenarları daha sert kauçuk bir maddedir.Rahim ağzını

    kapatarak,spermlerin rahim içerisine geçişini engellerler ve sperm öldürücü

    maddelerle birlikte kullanıldığında koruyuculuğu artmaktadır.Diafram tarafından

    fiziksel olarak tam olarak engellenemeyen spermler spermisit jellerle işe yaramaz

    hale getirilir.İlişkiden önce kadın tarafından rahim ağzına yerleştirilir ve ilişkiden

    sonra en az 6 saat yerinde kalması sağlanır.Sağlığa bir zararları yoktur.Ancak

    günümüzde fazla kullanılmamaktadır.

    SPERMİSİTLER :

    Köpük ,tablet veya jel şeklinde bulunan spermisitler vajen içerisinde bulunan

    spermlerin yok edilmesini sağlarlar.Koruyuculukları düşüktür.

    SPİRALLER :

    Yumurtanın rahim içerisine gelişini ,spermin yumurtanın yanına gidişini ,eğer

    yumurta döllenirse bile ,rahim içinin özelliklerini bozarak,rahim içine yerleşmesini

    engelleyen araçlardır.Çıkarıldıklarında doğurganlık geri döner ve sağlığa zararları

    yoktur.Yıllık kontrolleri yapılmak kaydıyla koruyuculukları %98 civarındadır.

    DOĞUM KONTROL HAPLARI-İĞNELER :

    Kombine oral kontraseptif ilaçlar ; içerisinde barındırdıkları östrojen hormonu

    sayesinde,yumurtlamayı ,döllenmiş yumurtanın olgunlaşmasını ve rahime

    yerleşmesini engeller ,progesteron hormonu ise spermlerin rahim ağzından geçişini

    engeller.Yeni evlenecek çiftler,hemen çocuk düşünmüyorlarsa,evlenmeden 1 ay

    önce hapı kullanmaya başlamalıdırlar.

    İğneler ; ayda veya 3 ayda bir kullanılır.İçerisinde bulunan progestin hormonu

    sayesinde,spermlerin rahim ağzından geçişini,yumurtlamayı ve döllenmiş

    yumurtanın rahime yerleşmesini engeller.

    Ertesi gün hapı ; bir doğum kontrol yöntemi değildir.Son 72 saat içerisinde

    korunmasız cinsel ilişkiye girilmişse,bu haplardan kullanılabilir.Bu haplar ,rahim

    iç zarının özelliğini bozarak döllenmiş yumurtanın rahim içerisine yerleşimini

    engeller.12 saat içinde doz tekrarlanır ,eğer adet gecikmesi olursa gebelik

    araştırılır.

    KADINDA TÜPLERİN(YUMURTA KANALLARININ)BAĞLANMASI :

    Tüp ligasyonu olarak ta adlandırılan işlem yumurtanın geçtiği kanalların

    bağlanması veya kapatılmasıdır.Yumurta ve spermin buluşması

    önlenerek,döllenme kesinlikle sağlanamamış olur.Geri dönüşü yoktur,adet

    düzenini etkilemez ve küçük bir operasyon gerektirmektedir.

    ERKEKTE SPERM KANALLARININ BAĞLANMASI :

    Vazektomi olarak ta adlandırılan müdahele spermin geçtiği kanalların kesilmesi ya

    da bağlanmasıdır.Geri dönüşü yoktur.Erkeklik gücünde bir azalma veya değişme

    yaratmaz.

  • Tüp Bebek Nedir?

    Tüp Bebek Nedir?

    Yardımcı üreme teknikleri (YÜT) ya da ingilizce adıyla assiste reprodüktif teknikler (ART) kadın vücudunda üretilen yumurta hücrelerinin özeliğnelerle vücut dışına alınarak erkeğin spermi ile laboratuar ortamında döllenmesi ve elde edilen embriyo veya embriyoların kadın rahmi içine transfer edilmesimantığına dayalı işlemlerdir.

    Yardımcı üreme tekniklerinin kullanılmaya başlamasıyla bugün bir çok çift bebek sahibi olabilmektedir. Modern tıptaki yardımcı üreme teknikleri klasik tüp bebek ya da in-vitro fertilizasyon (IVF) ve mikroenjeksiyon ya da diğer adıyla intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) dir. Modern tıptaki yardımcı üreme teknikleri klasik tüp bebek ya da in-vitro fertilizasyon (IVF) ve mikroenjeksiyon ya da diğer adıyla intrasitoplazmiksperm enjeksiyonu (ICSI) dir.

    Tüp bebek ve mikroenjeksiyon arasındaki tek fark döllenmenin şeklindedir. Mikroenjeksiyon ya da kısaca ICSI, yardımla üreme tekniklerinde gelinen en son noktalardan biridir. Bu yöntemle yumurtanın içine spermin direkt olarak girişi sağlanmaktadır. ICSI’in uygulamaya girmesi ile tüp bebek uygulamalarının ve özellikle de erkek problemlerine bağlı kısırlığın tedavi edilebilme şansı oldukça yükselmiş ve yeni ufuklar açılmıştır.

    TESE VE TESA olarak adlandırılan yöntemler ise semen örneğinde spermiolmayan ya da sperm üretimi olmasına karşılık dışarı atılamayan durumlar içinkullanılan tekniklerdir.

    Örneğin erkeğin kanallarının tıkalı olduğu ve testisindeki bol sayıdaki spermiboşalma ile çıkaramadığı durumlarda erkeğin testisinden iğne ile doku alınır,bunun içinden spermler bulunur ve elde edilen spermle döllenme sağlanır. Buişleme Testisden sperm aspirasyonu kısaca TESA denmektedir. Ya da testistendoğrudan parça/doku örneği alınır ve bu dokudan sperm elde edilir, buna datestiküler sperm ekstraksiyonu -çıkarılması (TESE) adı verilmektedir.

    TESE işlemi önceleri testisten kabaca bir iki doku parçası almak şeklindeykenşimdilerde operasyon mikroskobu kullanılarak işlem gerçekleştirilmektedir. Buişleme de mikroTESE denilmektedir. Klasik TESE uygulamasına göre hemsperm bulma şansı daha yüksek hem de testise zarar verme olasılığı dahadüşüktür.

    Testiküler sperm aspirasyonu (TESA) uygulamasında, kanalları tıkalı olanhastalarda sperm aspire edilerek yani negatif basınç ile çekilerek elde edilir. Tüm tüp bebek uygulamalarında, kullanılan değişik yumurtlama tedavilerininortak amacı fazla sayıda yumurta yapımını sağlamaktır. Bu tedaviye kontrollüyumurtalık uyarımı.

    Rahim kanalları (tüpleri) tıkalı olan kadınlarda

    Sperm fonksiyonlarının ileri derecede bozuk olduğu durumlarda

    Endometriozis hastalığı nedeniyle karın içinde yaygın yapışıklıkları olan ve tedavi ile gebelik elde edilemeyen kadınlarda

    İmmünolojik (bağışıklık sistemini ilgilendiren) infertilitede

    Bazı hormonal bozukluklarda

    Diğer tedavi yöntemleri ile gebelik elde edilememesi durumlarında

    Sebebi yapılan testlerle açıklanamayan infertilitede

    Kalıtsal bazı hastalıkların embriyo aşamasında teşhis edilerek sağlıklı bir bebek elde etmek amacıyla (tutunma öncesi genetik tanı yöntemleri ile beraber)

    Tekrarlayan düşükleri olan kadınlarda sağlıklı embriyoların genetik tanı yöntemi ile seçilebilmesi amacıyla

    Aşılama yöntemi ile birkaç kez uygulanmasına rağmen gebelik elde edilememişse

  • Tüp Bebekle İlgili Merak Edilenler

    Tüp Bebekle İlgili Merak Edilenler

    TÜP BEBEKLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER

    1. Kadında kısırlık problemlerinin ortaya konması için kullanılan yöntemler nelerdir?

    Hikaye

    • Yaş
    • Çocuk isteme süresi ve önceki değerlendirmelerin ve tedavilerin sonuçları
    • Adet döngüsü (adetin düzenli olması,  yumurtlama ağrısı, memede hassasiyet, adet ortası lekelenme yumurtlamanın olduğunu düşündürürken, ağrılı adet eşlik ediyorsa endometriyozisi akla getirebilir)
    • Tıbbi, cerrahi ve jinekolojik hikaye (cinsel geçişli hastalık, Pelvik enflamatuar hastalık öyküsü, anormal pap smearın tedavisi, geçirilmiş karın cerrahisi). En azından sistemler gözden geçirilirken hastalar tiroid hastalıkları, memeden süt gelme, kıllanma, pelvik veya alt karın ağrısı, adet sancısı ve cinsel ilişkide ağrı açısından sorgulanmalıdır.
    • Gebelik hikayeleri (gebelik, doğum, gebelik sonuçları ve ilişkili komplikasyonlar)
    • Cinsel hikaye (ilişki sıklığı, cinsel işlev bozuklukları )
    • Aile hikayesi (ailede kısır birey olup olmadığı, ailede erken menopoz öyküsü, doğum kusurları, genetik bozukluklar,  mental gerilik )
    • Yaşam tarzı (iş, egzersiz, stres faktörleri, kilo değişiklikleri, sigara ve alkol kullanımı)

    Muayene

    • Kilo ve vücut kitle indeksi (Artmış vücut kitle indeksi azalmış doğurganlıkla ile birlikte iken, karın çevresi obezitesi insülin rezistansı ile ilişkilidir)
    • İkincil seks karakterlerinin gelişimi, vücut tipi (hipogonadotropik hipogonadizmde ikincil seks karakterleri gelişimi yetersizken, Turner sendromunda kısa boy, yele boyun görülür)
    • Tiroid bezi hastalıkları (Tiroid bezinde nodül, hassasiyet, bezin boyutu), memelerden süt gelmesi, kıllanma, sivilceler bir endokrin bozukluğu düşündürürken böbrek üstü bezi  hastalıkları, polikistik over sendromu, prolaktin yüksekliği, hiper-hipotroidi açısından değerlendirme gerektirir.
    • Muayenede hassasiyet kronik pelvik ağrı ve endometriyozis açısından anlamlıdır.
    • Vajinal ve rahim ağzının yapısal anomalileri, akıntılar, rahim ve tüplere ait doğuştan anomaliler, enfeksiyon ve rahim ağzı faktörü açısından değerlendirme gerektirir.
    • Muayenede rahimin anormal boyutu, yapısının düzensizliği,   hareketli olmaması rahime ait anomaliler,  endometriyozis ve pelviste yapışıklıklar açısından anlamlı olabilir.

    Tüplerin değerlendirilmesi

    Histerosalpingografi (HSG): Kontrast maddenin tüplerden geçişi ve tüp uçlarından çıkışı sonrası karın boşluğuna dağılımı  hakkında bilgi verirken aynı zamanda rahim iç duvarının doğumsal anomalilerini ve  patolojilerini (polip, myom, rahim iç duvarı yapışıklıkları) tanımlar.  Yeterli deneyim varsa histerosalpingo-kontrast-ultrasonografi HSG’ ye etkili bir diğer yöntemdir. Adetin bitimini takiben 1-2 gün içinde yapılması gerekir. HSG nin duyarlılığı ve özgüllüğü yaklaşık  % 65  ve % 84  olduğu bilinmektedir. Tüp etrafındaki yapışıklıklar ve endometriozis hakkında bilgi vermez. 2 yıldan eski olan rahim filmleri tekrarlamak gerekir. HSG nin tedavi rolü de olabilir. Mukus tıkaçlarla kapanan tüpler çekim sırasında kontrast madde verilirken basınçla açılabilir.

    Klamidya  Ig G antikorları: Tüplerde hasarın varlığı hakkında bilgi veren ağrısız, pahalı olmayan, kolay bir testtir. Son yıllarda yapılan bir çok çalışmada, Klamidya enfeksiyonlarının pelvik enflamatuar hastalık olmaksızın da  tüplerde hasara yol açarak  kısırlığa neden olduğu  düşünülmektedir. Dünyada önde gelen kısırlık kılavuzlarında (RCOG guideline) HSG veya rahime yapılacak herhangi bir girişimsel işlemden önce tüm kadınlara klamidya antikoru bakılması önerilmektedir.

    Rahim iç duvarlarının değerlendirilmesi

    Serum fizyolojik  ile yapılan ultrasonografi tetkiği ile polip, rahim iç duvarında miyom, rahim iç duvarında yapışıklıklar, doğumsal rahim yapısında bozukluklar tanıları koyulabilir. Tüplerdeki patolojiye ek olarak HSG ile sonradan veya doğumsal rahim yapısında bozukluklar da  değerlendirilebilir. Anormal HSG bulgusu histeroskopi, laparoskopi  gibi bir ileri tetkiği gerektirir.

    Laparoskopinin rolü

    Kısırlığın değerlendirilmesinde laparoskopinin rolü tartışmalıdır. Pahalı ve invaziv bir tetkiktir. Endometriyozisden şüphelenildiğinde (ağrılı adet, pelvik ağrı, cinsel ilişkide derinde ağrı), pelvik yapışıklıklar ve tüplerde hastalık hikayesi varlığında (pelvik ağrı hikayesi, komplike apandisit, pelvik enfeksiyon, pelvik cerrahi, geçirilmiş dış gebelik ), anormal fizik muayene ve HSG varlığında laparoskopi yapılabilir. Açıklanamayan veya erkek nedenli kısırlık tanısı alan hastalarda tedavi planını değiştirmediğinden laparoskopiye gerek olmadığı görüşü hakimdir.

    Klinikte kullanımı yaygın olmayan testler

    Poskoital Test:  Rahim ağzındaki mukustaki adet döngüsündeki değişikliklerin spermle olan ilişkisini tanımlar. Beklenen yumurtlamadan hemen önce ilişkiden 2-12 saat sonra yapılmalıdır. Çocuk isteği ile başvuran çiftlerin araştırılmasında rutinde önerilen bir test değildir. Kanıtlanmış tanısal değeri yoktur.

    Endometriyal  Biyopsi: Adet döngüsünde yumurtlama olup olmadığı ve luteal faz defekti hakkında bilgi verir. Beklenen adetten 2-3 gün önce yapılır. Pahalı, invaziv,  embryonun rahime yerleşmesi için rahim iç duvarı hakkında bilgi vermeyen, yumurtlamanın değerlendirilmesi için gereksiz bir testtir.

    Bazal Vücut  Isısı: Progesteronun  ısıyı artırıcı etkisinden faydanılarak yumurtlamanın değerlendirilmesinde kullanılan basit ve ucuz bir testtir. Tüm adet döngüsü boyunca sabah her hangi bir aktivite yapmadan vücut ısısı ölçülerek not edilir. Bazal sıcaklık artışı, LH eğrisi ile koreledir, LH eğrisinden iki gün önce yükselmeye başlar. Yumurtlama hakkında yol gösterici olmasına rağmen zor, birçok faktörden etkilenebilecek ve gözlemleyene göre değişiklik gösterebilen bir testtir.

    Kromozom Analizi: Erken  menopoz (40 yaş altı)  tanısı alan kadınlara, ciddi oligospermi tespit edilen erkeklere ve tekrarlayan gebelik kaybı öyküsü olan çiftlerde hem kadın hem de erkeğe kromozom analizi önerilmektedir.

    1. Tüp bebek nasıl bir yöntem, ne zaman, hangi durumlarda önerilir
    1. Rahim kanalları tıkalı olan kadınlarda
    2. Endometriyozis nedeniyle karın içinde yaygın yapışıklıkları olan ve tedavi ile gebelik elde edilemeyen kadınlarda
    3. Sperm sayı ve kalitesinin ileri derecede bozuk olduğu durumlarda
    4. İmmünolojik kısırlıkta
    5. Bazı hormonal bozukluklarda
    6. Diğer tedavi yöntemleri ile gebelik elde edilememesi durumlarında
    7. Sebebi açıklanamayan kısırlıkta
    8. Kalıtsal bazı hastalıkların embriyo aşamasında teşhis edilerek sağlıklı bir bebek elde etmek amacıyla (preimplantasyon genetik tanı yöntemleri ile beraber)
    1. Günümüzde evlilik yaşı erteleniyor, kaybedilecek vakit yok. Kadın yaşının başarıda etkisi nedir?  Kadında yumurtanın önemi ne kadar?

    Yaş faktörü yoksa, yumurtalık reservi kabul edilebilir oranda ise gebelik %70’lere kadar çıkabilir. Ancak yaş ilerledikçe gebelik elde etme şansı azalıyor. 40-43 yaşlarda %30-40 arası iken 43 yaş üzeri %5 den az.

    1. Kişiye özel tüp bebek yöntemi nedir?

    Tüp bebek tedavileri her ne kadar dışarıdan standart bir tedavi olarak görülse de, her çiftin çocuk sahibi olamama problemi ayrıdır.Sorunun kaynağını bulmak için tamamlayıcı tanı ve tedavi unsurlarından faydalanılarak kişiye özel tedavi yaklaşımı benimsenmektedir. Bu nedenle de her çift için uygulanan tedavi yaklaşımı farklı ve kişiye özeldir. Başarının altında yatan en önemli sırlardan biri her bir çiftin kendi içinde bireysel olarak tek tek ele alınması ve sadece o çifte uygun olan tedavi sisteminin ortaya konulabilmesidir. Doğru tanı ve kişiye özgü tedaviler beraberinde yüksek başarı getirmektedir. Tıp dünyası bizim de uzun süredir uyguladığımız yeni bir kavrama doğru gidiyor. Tüp bebekteki başarıyı artırmak ve tedavi maliyetlerini düşürmek için artık ‘çiftlere özel tedavi’ uygulanıyor. Bireyselleştirilmiş tedavi hastanın yaşı, vücut kütle indeksi, yumurtalık reservi ve hormon değerlerine göre hastalar için özel tedavi protokolleri hazırlanır. Evlilik süresi, daha önce ne tedaviler aldığı, önceki denemelerindeki sonuçları, geçirdiği hastalıklar, ameliyatlar, jinekolojik ameliyatlar sorgulandıktan sonra muayene ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilmekte. Çiftlerin ilaçlara cevaplarını, onlar için hangi ilaçların kullanılacağını, yumurtaların hangi sıvılar içinde geliştirilmesinin daha iyi sonuç vereceğini ilk tetkiklerle anlayabiliyoruz. Tüp bebek merkezleri artık çiftlere tedavinin yüzde kaç başarı sağlayacağını daha ilk görüşmede yapılan tetkiklerle söyleyebilir. Deneme yanılma yöntemi yerine, değerlendirmenin iyi yapılması gerekir. Bir çiftin tedavi sonucu gebe kalma oranı ancak embriyo transferi sonrasında doktor tarafından söylenebilir.

    1. Tüp bebek tedavisi uzun bir tedavi mi, hastanede yatış gerekiyor mu? Tüp bebek kadın açısından zahmetli mi. Kadını neler bekliyor, tedavi hangi aşamalardan geçiyor. Tedavi ne kadar sürüyor.  Tedaviler ağrı, acı verici midir?

    Geliştirilen yeni tedavi yöntemleri ile artık daha kısa sürede yumurta toplayabiliyoruz. Adet kanamasının 2. Veya 3. Günü tedaviye başlanıyor ve yaklaşık tedavi süresi 7-10 gün sürüyor. Yumurta çatlatma iğnesi yapıldıktan 35-36 saat sonra yumurtalar hafif bir anestezi altında ultrason eşliğinde toplanıp laboratuvara sperm ile döllendirilmek için teslim ediliyor. Gelişen embryolar 2-5. Gün rahime transfer ediliyor.

    Tedavinin hiçbir aşaması ağrılı değil, hastanede yatış gerekmiyor.

    1. Menisinde sperm olmayan erkeklerin çocuğu olabilir mi? Mikrotese yöntemi nedir?

    Mikro TESE yöntemi ile testislerden sperm elde edilebilmekte. İşlemin mikroskop altında yapılması sperm bulma şansını yüzde 30′ dan yüzde 50-60 lara çıkarır.

    Testis aynı zamanda testosteron hormonunu üreten bir bölgedir. Bu nedenle bu yöntem testisten alınan dokunun miktarını azaltarak doku kaybını en aza indirir. Hastanın doku kaybı mikroTESE yönteminde çoklu biyopsi yöntemine göre 70 kat daha az olmaktadır.

    Mikroskop altında yapılması nedeni ile testisi besleyen damarlara zarar vermeden kesi yapılmasını sağlar.

    1. Ovarian hiperstimulasyon sendromu (OHSS) nedir, önlenebilir mi?

    Normalde tüp bebek veya mikroenjeksiyon gibi işlemlerde yumurtalıkların kontrollü olarak hafif derecede uyarılması istenen bir durumdur. Ancak yumurtalıkların orta veya şiddetli derecede uyarılması veya ovarian hiperstimulasyon sendromu (OHSS) olarak bilinen tablo değişik şekillerde karşımıza çıkabilen ve istenmeyen bir komplikasyondur. Yumurtalıkların aşırı uyarılması, karında sıvı toplanması ve yumurtalıkların

    büyümesiyle belirginleşir. Erken tanınması gerekir. Bu nedenle tüp bebek hastalarının USG ve östrojen ile yakından takibi gerekir. Yumurtalıklarda büyüme, karın ağrısı, karında şişlik,  karın boşluğunda sıvı toplanması gibi şikayetler orta dereceli hiperstimülasyon durumunda ortaya çıkmaktadır. Hafif hiperstimülasyon durumunda  hastalar ayaktan takip edilirken,  orta ve şiddetli dereceli hiperstimülasyonda mutlaka hastaneye yatırılarak takip gerekmektedir. Şiddetli hiperstimülasyonun görülme olasılığı % 1 den az olup yumurtlama tedavisi sırasında hastaların yakından izlenmesi ile bu tablonun görülme sıklığı azalmaktadır.

    1. Yumurtlar ve spermler de dondurulabiliyor mu? Kimlere dondurma işlemi uygulanabiliyor?

    Embriyo dondurma  (embriyo kriyoprezervasyonu)

    Tüp Bebek tedavilerinde amaç iyi gelişen sağlıklı 1 veya 2 embriyonun rahim içine transfer edilmesi ve kalan sağlıklı embriyoların dondurularak saklanmasıdır. Tüp bebek denemesinde gebelik elde edilememesi, gebelik elde edilip düşükle sonlanması veya doğumla sonlanan bir gebelikten sonra çiftin tekrar bir bebek dünyaya getirmeye karar vermesi durumunda, daha önce kendi sperm ve yumurta hücrelerinin döllenmesiyle elde edilen ve dondurulan embriyoları çözülüp kadın rahmine yerleştirilerek gebelik sağlanabilir. Bu yöntemle kadına uzun süren hormon ilaçlarının verilmesi engellendiği gibi tüp bebek işlemindeki gerekli birçok aşama atlanacağı için maliyet bakımından da çiftlere kolaylık sağlamaktadır.

    Embriyoların Dondurulmasında Yeni Bir Teknik: Vitrifikasyon

    Hücre dondurmasında iki temel teknik tanımlanmıştır. Bunlar, insan hücrelerinde ilk uygulanmaya başlayan teknik olan yavaş kontrollü dondurma yöntemi ve daha yeni bir teknik olan vitrifikasyon yöntemidir. Yavaş kontrollü yöntem halen yaygın olarak tercih edilmekle birlikte özellikle son yıllarda yapılan klinik çalışmalarda ultra hızlı vitrifikasyon tekniğiyle de çok başarılı sonuçlar bildirilmiştir.

    Ülkemizde embriyoların dondurularak saklanma süresi Sağlık Bakanlığı Üremeye Yardımcı Teknikler Üst Kurulunun hazırladığı yönetmelik gereğince 5 yıl olarak sınırlanmıştır.

    Sperm dondurma (sperm kriyoprezervasyonu)

    Sperm hücreleri canlılıklarını uzun süre koruyabilmek amacı ile dondurularak saklanabilir ve istenildiğinde çözülerek yardımcı üreme tekniklerinde kullanılabilir. Dondurma işleminde, bu işlem için özel olarak üretilmiş kriyoprotektan adı verilen solüsyonlar kullanılır. Dondurulan spermler sıvı azot tankları içerisinde (-196 ̊C) saklanır. Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalarda, dondurulmuş çözülmüş hareketli spermler ile yapılan mikroenjeksiyon sonrasında döllenme ve gebelik oranlarının olumsuz etkilenmediğini göstermektedir.

    Sperm Dondurma Nedenleri

    •   Azospermi hastalarında işlem günü testiküler/epididimal yoldan elde edilen spermlerden mikroenjeksiyon sonrası arta kalan dokunun ya da tanı amaçlı yapılan testis biyopsisinden elde edilen spermlerin dondurularak saklanması amacıyla uygulanabilmektedir.

    •   Testis kanserlerinde, lösemi ve diğer kanser türlerinde kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanacak olgularda sperm üretimi büyük ölçüde engelleneceğinden daha ilerideki yardımcı üreme işlemleri için sperm elde etmek amacıyla uygulanabilmektedir.

    •   Testis ile ilgili çeşitli hastalıklar sonucu cerrahi tedavi görecek veya vazektomi uygulanacak olgularda ileri tarihlerde sperm elde etmek amacıyla yapılabilmektedir.

    •   İşlem günü psikolojik, sosyo-kültürel nedenlerle sperm vermede güçlük çekebilecek olgularda işlem öncesi sperm alınıp dondurularak daha sonraki aşamalarda kullanılabilmektedir.

  • Tüp Bebek Ne Kadar Sürer?

    Tüp Bebek Ne Kadar Sürer?

    Kısırlık, çiftlerin bir sene boyunca cinsel ilişkide bulunması ancak hamileliğin gerçekleşmemesi durumudur. Gebelik sağlansa dahi, düşük ile sonuçlanma söz konusu olabilir. Bu gibi durumlar da kısırlık olarak kabul edilmektedir. Her yüz çiftten 15’i kısırlık sorunu yaşamaktadır. Bu %15’lik oranının %25’inde herhangi bir sorun tespit edilemese dahi kısırlık söz konusudur. 
    Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerde erkek kaynaklı kısırlıklar %45’lik bir oranı kapsarken, kadın kaynaklı kısırlıklar da %45 oranında yaşanmaktadır. Geriye kalan %10’luk kısımda ise açıklanamayan kısırlık problemi mevcuttur. 
    Kısırlık Sebepleri
    Anne adayının kısırlık sebepleri:

    -Yumurtlama bozuklukları
    Düzenli olarak adet görmeyen kadınlarda yumurtlama bozuklukları akla gelmelidir. Yumurtlama bozuklukları, gebe kalmayı zorlaştıran bir faktördür.

    -Tüp (kanal) tıkanıklığı ya da hasarı:
    Tüplerin ikisinin de kapalı olması durumunda çift, doğal yollarla gebe kalamaz. 

    -Endometriozis:
    Rahim içi dokusu, rahim dışında gelişim gösterebilmektedir. Bu sorun çeşitli durumlarda kısırlığa yol açabilmektedir.

    -Anne adayının yaşı:
    Anne adayının yaşının ilerlemesiyle yumurtalık rezervleri azalmaktadır. Yumurtalık rezervlerinin azalması 35 yaşından sonra hızlanmaktadır. Bu sebeple de ilerleyen yaşlarda çocuk sahibi olma şansı azalmaktadır.

    -Çevresel koşullar:
    Stres, sigara kullanımı, alkol alışkanlığı, iyi olmayan beslenme düzeni, çeşitli ilaçların sürekli kullanımı gebeliğin oluşma olasılığını düşüren hususlardır.

    Baba adayının kısırlık sebepleri:
    Sperm sayısı, sperm hareketliliği ve morfolojisiyle ilgili problemler, kısırlık konusunda en yaygın şekilde karşılaşılan faktörler arasındadır. Bu durumu belirleyebilmek için semen analizi yani spermiogram yapılmaktadır. Semen analizinin neticelerinin doğru bir şekilde değerlendirilebilmesi için erkek adayın 3 gün cinsel perhize girmesi gerekmektedir. Sperm analizi neticesinde şayet sperm hücre sayısı yeterli çıkmaz ise tüp bebek yöntemlerine başvurulabilmektedir.

    Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer?
    Tüp bebek tedavisinin ne kadar süreceği kısırlık sebebine göre değişkenlik göstermektedir. Bu tedavi yöntemi; uzun ve kısa protokol olarak ikiye ayrılmaktadır. Uzun protokol yaklaşık olarak 45 günde tamamlanmaktadır. Bu sürecin ilk aşaması, hastanın ilaç kullandığı bölümü kapsamaktadır. Bu aşamadan sonra ise yumurtalıkların uyarılması aşamasına geçilir, ardından ise yumurtaların toplanması ve embriyo transferi ile tedavi sona erer.
    Transfer ardından 12 gün sonra kanda hamilelik testi uygulanır. Kısa protokolde ise ön hazırlık dönemi yoktur. Bu protokolde direkt olarak yumurtalıkların uyarımı aşamasına geçilir. Bundan sonraki aşamalar uzun protokolle aynıdır. Kısa protokol ise ortalama olarak 18 gün sürer.

  • İnfertilede tedavi aşamaları: Tüp bebek tedavisine ne zaman geçilmeli ?

    İnfertilede tedavi aşamaları: Tüp bebek tedavisine ne zaman geçilmeli ?

    Tüp bebek tedavisi, çocuk isteyen ancak kendiliğinden gebe kalamayan çiftlerin başvurabileceği, en etkili ve başarı şansı en yüksek tedavi yöntemidir. 
    Tüp bebek bazı çiftler için son tedavi yolu olabilirken, bazı çiftlerde de zaman kaybetmeden ilk ve tek tedavi yöntemidir. 

    Anne veya baba adaylarında tespit edilmiş veya önceden bilinen bir infertilite, gebe kalamama problemi yok ise, çiftlerimize her zaman 1 yıl boyunca, düzenli ilişki ile kendiliğinden gebe kalabileceklerini anlatır ve beklemelerini öneririz.

    Hafif infertilite sebeplerinde bazen yumurta takipleri, çoğu zaman da aşılama ile gebelik elde etmeye çalışırız. Bu çiftlerimiz, zamanlama problemi olan, şehir dışında çalışmak zorunda olanlar, hafif yumurtlama problemi olanlar, spermiogramında sınırda bozuklukları olan hafif erkek faktörü olan çiftler olabilir. 

    İnfertilite, yani kısırlık için sebep olan faktörler, hem erkek hem kadın kaynaklı olabilir, bazen de her iki faktör de aynı çiftte mevcut olabilir. 
    Öncelikle infertilite için bir sebep var ise tespit edilmeye çalışarak araştırmaya başlanır. 
    Erkek faktörler için tarama nispeten basit bir spermiogram testi vererek daha kolay olmaktadır. Spermiogramda sperm sayı, hareket, morfoloji yüzdeleri değerlendirilir. Eğer ağır bir erkek faktörü problemi varsa üroloji konsültasyonu istenir. Erkek faktörlerde hafif ve sınırda bozukluklarda aşılama, orta ve ağır bozukluklarda ise tüp bebek – mikroenjeksiyon ile gebelik için tedavi yapılabilir. Spermiogramda sperm bulunamayan erkeklerde, tese, tesa, mikrotese yöntemleriyle öncelikle üroloji doktorlarımız sperm araması yaparlar, sperm bulunur ise dondurularak tüp bebek tedavisi planı yapılır.

    Kadınlarda araştırmalar biraz daha kapsamlı olmaktadır. Öncelikle düzenli adet göremeyen hanımlarda hormon profili ortaya konmalı, adet düzenini ve yumurtlamayı etkilecek bir hormonal bozukluk var ise tespit edilmelidir. Bu bozukluklar adet düzenini sağlayan FSH, LH hormonlarında olabileceği gibi, tiroid hormonlarında veya süt hormonu olarak bilinen prolaktinde de olabilir. 
    İlaçlı rahim filmi olarak bilinen HSG ile de hem rahimin şekli, rahim içi yer kaplayan bir kitlenin tanısı, hem de asıl amaç olarak tüplerin durumu ortaya konur. Rahim içinde bir problem tespit edilirse histeroskopi ile polip, myom alınır, septum var ise kesilerek düzeltilir, yapışıklıklar-adhezyonlar var ise açılarak, rahim içi gebelik için hazırlanır.
    Ultrasonografide tespit edilmiş yumurtalık kistlerinden, basit olanlar için girişim yapılmamalı, çukulata kistleri-endometriomalar çaplarına göre değerlendirilmeli, özelliği olduğu düşünülen yumurtalık kistleri için ayrıca araştırma yapılmalıdır. 

    Bütün bu araştırmalara rağmen çiftlerin en az % 15 inde bir sebep tespit edilemez. Bu duruma açıklanamayan infertilite – açıklanamayan kısırlık durumu denir. Bu durumu bazen anlatmakta, bazen de tedavi planını yaparken tedavi seçiminde çiftlerimiz ile zorluklar çekebilmekteyiz. Çünkü hiçbir problem tespit edilemeyen çiftlerimiz, peki neden ? sorusunda takılabilmektedirler. Gebelik oluşumu bir uyumu gerektirir, bazen yumurta ve sperm hücrelerinin bir türlü kavuşamamaları, bazen döllenme olsa da rahim içinde tutunmanın gerçekleşememesi belki de açıklanamayan sebepleri oluşturmaktadır.

    Tüplerde, yumurtalıklarda cerrahi ile tedavisi yapılarak düzeltilecek problemler yok ise, erkek faktör açısından da ürolojik olarak cerrahi veya medikal tedavi gerektiren durumlar bulunmuyorsa, bu şartları taşıyan ve çocuk sahibi olamayan çiftler artık tüp bebek tedavisi adayıdırlar. 

    Gebe kalamama süresinin uzun olduğu çiftler, en az iki başarısız aşılama tedavisi göten çiftler, yumurtalık rezervi düşük olanlar, sperm sayısı, hareketi, morfolojisi kötü olanlar, her iki tüpü tıkalı veya alınmış olanlar direk olarak tüp bebek tedavisi adaylarıdır. 

    Tüp bebek tedavisi, anne adaylarının yumurtalarının bazı hormonal ilaçlar ile çoğaltılması, büyütülmesi ve toplanması, toplanan yumurtaların da, baba adaylarının spermleri ile mikroenjeksiyon yöntemiyle döllenmesi ile embriyoların oluşturulması, son olarak embriyo veya embriyoların transferi aşamalarından oluşur. Bu tedaviye genellikle adetin 2. veya 3. günü başlanır. Yumurtaların gelişim ve takip süreci yaklaşık 9-12 gündür. Yumurtaların olgunluğa eriştiği düşünüldüğünde çatlatma iğnesi yapılır ve planlanan zmanda OPU dediğimi yumurta toplama işlemi yapılır. Aynı anda baba adayından sperm örmeği alınır ve olgun yumurtalara İCSİ –mikroenjeksiyon yöntemi ile dölleme sağlanır. Ertesi gün embriyoloji labratuarımızda kaç embriyonun döllendiği tespit edilir ve embriyoların gelişimi takip edilir.
    Embriyo transferi 2-5 günler arasında, embriyo sayısına ve  kalitesine göre yapılmaktadır. Tercih edilen embriyo sayısı ve kalitesi iyi olduğu sürece blastokist dediğimiz 5. Gün embriyosunun transferidir.

    Embriyo transferinden 10-12 gün sonra, kanda gebelik testi ile, pozitif sonuç almayı temenni ederek, tekrar randevulaşırız. 

  • Kısırlık ve akupunkturla tedavisi!

    Kısırlık ve akupunkturla tedavisi!

    Kısırlık(İnfertilite) Nedir?
    Çiftlerin bir yıl boyunca düzenli cinsel birleşme yapmalarına ve herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamamalarına rağmen,gebe kalınamaması durumuna kısırlık adı verilir.Ülkemizde kısırlık konusunda ciddi istatiksel bir çalışma olmamakla birlikte %10-15 oranında kısırlık sorunu olduğu tahmin edilmektedir.

    Hamile Kalabilme Koşulları

    • Penisin sertleşme sorununun olmaması
    • Yeterli sperm yapılabilmesi ve rahim içine dökülebilmesi
    • Kadında yumurtlamanın (ovulasyon) sağlıklı olması ve yumurtanın sağlıklı bir şekilde tüplere ulaşması
    • Spermlerin tüplere sağlıklı ulaşıp,yumurtayı döllemesi
    • Yumurtanın döllendikten sonra,rahim içine tutunabilmesi ve burada gelişlimini sağlıklı sürdürebilmesi

    Tüm bu koşullar gerçekleştiğinde sağlıklı bir hamilelik sözkonusu olur.Toplumumuzda sanıldığı gibi,kısırlığın sebebi sadece kadınlar değildir.Çiftlerin yaklaşık %10-20’inde kadına ait yumurtlama sorunu varken, % 15’inde rahime yada tüplere ait sorun vardır.Çiftlerin yaklaşık % 40’ında da hem kadın hem erkekte sorun vardır.Bunların dışında % 15 çiftte herhangi bir sebeb bulunamaz.

    KISIRLIĞIN TEŞHİSİ
    Kısırlığın teşhisi için bazı tetkiklerin yapılması gerekir.Erkeklerde “Spermogram” adı verilen sperm tahlilinin,kadınlarda ise “Histero-salpingografi” adı verilen rahim-tüp filmlerinin çekilmesi gerekir.
    Hem erkek hem de kadında hormonal tetkiklerin yapılması da gerekli olup,bazı özel durumlarda laparoskopi de yapılır.

    AKUPUNKTUR İLE TEDAVİSİ
    Kısırlığın tedavisinde,akupunkturun etkili olduğu konusunda,her geçen gün bilimsel yayınlar artmaktadır.ABD,Baltimor Maryland Üniversitesi ile New York Cornell Üniversitesi’nde yapılan klinik araştırmalarda; akupunkturun,geleneksel medikal tedavilere ek olarak uygulandığında,hamile kalma şansını % 50 daha arttırdığı tesbit edilmiş durumdadır.Bu oldukça yüksek bir orandır.
    Akupunktur ile kısırlığın tedavisinde,15-20 seans arası uygulama yapılması gerekmektedir.Akupunktur tedavisi ile:
    1. Depresyon yada ruhsal stres ortadan kalkar
    2. Yumurtalıkların kanlanması artar
    3. Penisin sertleşme sorunu düzelir
    4. Rahimin kanlanması düzelir ve döllenen yumurtanın rahime yerleşip gelişmesi daha sağlıklı olur
    5. Hormonal denge yeniden kurulur
    6. Cinsel isteksizlik ortadan kalkar
    7. Yumurtlama sorunu olan yumurtalıkların yumurtlaması kolaylaşır
    8. Spermlerin kalitesi artar
    9. Spermlerin sayısında artış meydana gelir
    Yan etkilerinin olmaması ve tüm vücudda düzenleyici etkilerinin olması nedeniyle,tedaviye mutlaka akupunkturun da eklenmesi hamile kalma şansını çok arttıracaktır.Ancak,akupunktur tedavisinin etkili olabilmesi için,döllenmeyi engelleyen herhangi bir mekanik olayın yada oluşumun olmaması gerekir.Örneğin,tüplerde oluşan bir tıkanıklık yada fibrotik oluşum cerrahi tedavinin eklenmesini gerekli kılar.Böyle bir durumda,akupunktur tedavisi etkili olamaz.Yine,kadınlarda adet dönemini (menstrüasyonu) yöneten ve Önhipofiz’den salgılanan hormonlar olan,FSH (Follikül Stimülan Hormon) ve LH (Lüteinizan Hormon) hormonları herhangi bir sebepten,hiç salgılanamıyorsa,akupunktur etkili olamaz.Çünkü,hormon üretimi durmuştur ve bu üretimi yeniden sağlamak artık mümkün değildir.Böyle bir durumda “Hormon Replasmanı” adı verilen yerine koyma tedavisi yapılır.Eğer böyle sebepler sözkonusu değilse;hormonlar az salgılanıyor bile olsa,akupunktur tedavisi ile,bunların salgısını arttırmak ve tüm vücudda,hamile kalmayı kolaylaştırıcı dengeleri yeniden kurmak mümkündür ve kolaydır.
    Akupunkturun yan etkisinin olmayışı,kolay uygulanabilir oluşu ve uzun dönemde çok ucuz bir tedavi oluşu nedeni ile,mevcut kısırlık tedavilerine ek olarak uygulamak,her zaman için hastanın lehine olacaktır.
    Akupunktur tedavisinde 15-20 seans planlanır.Haftada 2-3 seans olacak şekilde,kulak ve vücud akupunktur teknikleri ile tedavi uygulanır.Ayrıca, vakanın klinik durumuna göre de, “Lazer Akupunktur” eklenebilir.