Etiket: Sorunu

  • Dikkat Dağınıklığı Nedir?

    Dikkat Dağınıklığı Nedir?

    Dikkat Dağınıklığı Nedir? Dikkat sorunu, sıradan bir yaramazlık mıdır? Neden dikkat sorununa bağlı sıkıntı yaşayan öğrenci sayısı gün geçtikçe artıyor? Öncelikle şu bilgiyi çok net şekilde belirtmeliyiz:

    Odaklanma Sorunu, sıradan bir dalgınlık değildir, testler ile ölçülen, beyin ön bölgesinde dikkatin yürütücü fonksiyon bölgesinin bozuk çalışması söz konusudur.

    Dikkat analiz ve değerlendirme testleri ile elde edilen bilimsel veriler, dikkat ölçümü ve konsantrasyon sorunu analizinde ve tanı konulmasında uzmanlara yol gösterir. Son 20 sene içinde Odaklanma ve Dikkat Sorunu olan çocuk sayısında ciddi artış gözlenmesinin sebebi, 20 sene öncesine kadar bu rahatsızlığın daha az gözlenmesi değil, günümüz tanı koşullarının ve uygulanan test sistemlerinin gelişmiş olmasındandır.

    Dikkat Sorunu Odaklanma Sorunu Nedir? Konsantrasyon Analizi

    2013 senesindeki bilimsel gelişmeler ile, beyinde dikkatin bilişsel fonksiyonlarını yöneten ilgili bölgenin nasıl çalıştığını öğrenebiliyoruz. Beyin dalgalarının görüntülenmesi sonrasında, beyin ön bölgesinin nasıl çalıştığını, odaklanma sorunu olup olmadığı tespit edilebilir.

    Neurofeedback dikkat geliştirici egzersizler, beyindeki bozuk çalışan dikkat merkezinin görüntülenmesini sağlar. Beyindeki dikkat merkezi tespit edilmesi, belirlenmesi ile uygulanan geliştirici egzersizler tedavide önemlidir. Neurofeedback dikkat geliştirici egzersizler, ilaçsız ve kalıcı gelişme sağlamaları sebebiyle, başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliğindeki tüm ülkelerle birlikte, ülkemizde de anne babaların evlatları için tercih etmeye başladıkları uygulamadır.

    Çocuklarda 6 yaşından itibaren dikkat geliştirici egzersiz programı başarıyla uygulanmaktadır. Çocuğun dikkat düzeyi ve dikkat derinliği, öğrenme sürecinde çok önemlidir. Çevresinden doğru mesajları alması, bu mesajları doğru yorumlaması ve öğrenme sürecinde bu mesajları kullanması için, dikkat süreci eksiksiz çalışmalıdır. Eğer aile çocuğunda konsantrasyon sorunu olduğunu fark etmez ya da konsantrasyon geliştirici egzersizler uygulanmaz ise, çocukta okul eğitim-öğretim sisteminde anaokulundan itibaren akademik ve sosyal sorunlar yaşanabilir.

  • Kilo fazlalığı cinsel yaşamı nasıl etkiliyor ?

    Tüm dünyada giderek daha fazla insanda görülen kilo sorununun şeker hastalığı, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, bazı kanserler, osteoartrit, sosyal problemler, erken ölüm gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabildiği iyi bilinmektedir. Ancak, şişmanlığın cinsel yaşam üzerindeki etkileri çok fazla incelenmemiştir.Şişmanlık ile vucuttaki artmış yağ dokusundan çeşitli hormonların dönüşümü artar bu hormonal değişimle kişide cinsel bozukluklara yol açabilir. Ayrıca şişmanlık, cinsel bozukluğa yol açtığı bilinen yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve depresyon gibi durumlarla yakından ilişkilidir, fazla kiloların damarlar üzerindeki olumsuz etkileri aracılığıyla cinsel yaşamı olumsuz etkilediği de düşünülmektedir.Ayrıca, şişmanlık bireyin ruh halinide etkileyerek cinsel işlev bozukluklarına yol açabilir.

    Yapılan çalışmalar, erkeklerde şişmanlık ile cinsel fonksiyon bozukluğu arasında ilişki olduğunu göstermektedir. Kilolu erkeklerde sertleşme sorunları görülme riskinin normal kilolu olanlara göre %30-%90 oranında daha yüksek olabildiği saptanmıştır. Ayrıca, sertleşme sorunu olan erkekler, böyle bir sorunu olmayanlara göre daha kilolu ve daha geniş bir bel çevresine sahiptir. Bu kişilerde yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol düzeyleri bulunma olasılığı da daha yüksektir.

    Kadınlarda şişmanlık ile cinsel işlev bozukluğu arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar çok az sayıdadır. Bazı çalışmalar kadınlarda kilo sorununun cinsel uyarılma ve tatmini olumsuz etkilediğini göstermiştir. Karın bölgesinde şişmanlığın yanı sıra yüksek kolesterol ve yüksek tansiyon gibi risk faktörlerinin bir araya geldiği metabolik sendromlu kadınlarda cinsel işlev bozukluğunun daha yaygın olduğu ortaya konmuştur. Bir çalışmada da özellikle genç yaştaki kadınlarda kilo arttıkça cinsel istek ve tatminde azalma eğilimi olduğu gözlenmiştir.

    Kilo verilmesinin genel olarak hem erkeklerde hem de kadınlarda cinsel yaşamı iyileştirdiğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Orta derecede kilo vermenin (ortalama %13) cinsel açıdan kendini çekici hissetmeme, cinsel isteksizlik, çıplak görünmek istememe, cinsel ilişkide güçlük, cinsellikten kaçınma ve cinsel yaşamdan zevk almama gibi bir çok alanda iyileşme sağladığı gösterilmiştir. Ayrıca, kadınlarda kilo sorununun tedavi edilmesinin hamile kalma, gebelik süreci, kısırlık ve menopoz ile ilişkili risk faktörlerini de azaltabileceği bildirilmiştir.

    Sonuc olarak daha sağlıklı bir hayat ve cinsel yaşam için fazla kilolarınızdan kurtulmanız gerekır. Bunun için öncelikle bir iç hastalıkları yada endokrinoloji uzmanı tarafından hormonal durumunuzun belirlenmesi ve sonrasında zayıflama tedavisine başlanması çok önemlidir.

    Herkese sağlıklı günler dilerim.

    Uzm.Dr.Burak Umut ÇAĞLAR

    İç Hastalıkları Uzmanı

  • Çocuklarda alt ıslatma sorunu

    Tıbbi olarak ENÜREZİS, halk arasında ‘yatağı ıslatma’ ‘alt ıslatma’ olarak bilinen bu durum çocuklarda sık görülen bir sağlık sorunudur.

    Normal gelişimi olan çocuklarda gündüz mesane kaslarını kontrol etme 2-3 yaş civarında gelişir.4-5 yaş aralığında gece mesane kontrolünde gelişmesi beklenmektedir.Eğer çocuk 5 yaşından sonra halen gündüz ve/veya gece altını ıslatıyorsa bu durum araştırılmalıdır.

    Alt ıslatma tıbbi nedenlerden mi yoksa psikolojik nedenlerden mi kaynaklanıyor tespit etmek önemlidir.

    TIBBİ NEDENLİ ALT ISLATMA

    Diabet (şeker hastalığı),

    Böbrek fonksiyon bozuklukları,

    Mesane ve boşaltım sistemi bozuklukları ve

    Çeşitli parazitlerden dolayı oluşuyor olabilir.

    Bu durumlarda tıbbi müdahale ile tedavi edilmesi gereklidir.

    Eğer böyle bir neden yok ise psikolojik kaynaklı olduğu düşünülür.Özellikle tuvalet alışkanlığını kazandıktan bir süre sonra alt ıslatmaya başlayan çocuklarda yaşamsal değişiklikler mutlaka değerlendirilmelidir.

    PSİKOLOJİK NEDENLİ ALT ISLATMA

    Aile tutumlarında: sorunlar sert,katı cezalandırıcı,eleştirici,sevgisiz tutumlar veya aşırı rahat,bireyselleşmesine izin verilmeyen çocuklarda görülebilir.

    Yaşam içinde stres yaratan değişimler: kardeş olması,anne baba ayrılığı,anne-baba yada sevilen birinin kaybı,arkadaş zorbalığı,öğretmen sıkıntıları gibi nedenlerden kaynaklanabilir.

    GENETİK NEDEN

    Ailede diğer kardeşte,anne veya babada bulunması çocukta alt ıslatma sorunu olmasının bir nedenidir.

    DERİN UYKU SORUNU

    Derin uykusu olan çocuklarda mesane dolsa da beyne giden sinyalleri algılayamadıkları için alt ıslatma sorunu oluşmaktadır.

    PİSİKOLOJİK NEDENLİ ALT ISLATMA SORUNUNDA TEDAVİ

    Öncelikli olarak aileye çocuğun bunu bilinçli olarak yapmadığı açıklanmalıdır.Suçlayıcı,aşağılayıcı,cezalandırıcı tutumların daha büyük stres kaynağı olduğu belirtilmelidir.Çocuklarını bu sorunun aşılabileceği konusunda motive etmeleri ve nasıl davranacakları belirtilmelidir.Bu davranış değişikliği ve tuvalet hijyen çalışmalarıyla hasta takibe alınmalıdır.Eğer bu yöntemler ile sorun çözülemezse ilaç tedavisi düşünülebilir.

  • Erken Boşalma ve Erken Boşalma Tedavisi

    Erken Boşalma ve Erken Boşalma Tedavisi

    Erken boşalma 40 yaş altında ki erkeklerde en sık görülen cinsel sorundur. Erken boşalma kadın ve erkeğin cinsel yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürmekte hatta boşanmalara yol açmaktadır.

    Erkeğin boşalma süresi ile ilgili kesin bir tanım bulunmamakla birlikte 3 dakikanın altında ve erkeğin ya da partnerinin isteğinin dışında ki boşlama erken boşalma olarak tanımlanabilir. Diğer taraftan her erkek çeşitli nedenlerle zaman zaman erken boşalabilir ve bu süre 3 dakikanın altında olabilir. Ancak eğer bu şekilde ki boşalma durumu cinsel yaşantınızın % 30’undan fazla bir kısmı kapsıyorsa tedavi gerektiren erken boşalma sorununuz olduğu söylenebilir. Aslına bakılırsa sorunun adı erken boşalma değilde boşalma kontrol sorunu ya da kontrolsüz boşalma olarak adlandırılırsa daha doğru bir tanımlama yapılmış olur.

    Ortalama bir sevişme süresi çiftten çifte değişiklik gösterir. Örneğin bazı çiftler 5 dakika içinde orgazma ulaşabiliyorken bazıları için bu süre yarım saate çıkabilmektedir. Burada önemli olan hem erkeğin hem de kadının orgazma ulaşabilmesidir. Bu nedenle 3 dakikadan daha uzun süre de boşalabiliyor olmak kaliteli ve doyuma ulaşan bir cinsel yaşam için yeterli olmaya bilir. Her zaman olmamakla birlikte genelde kadınlar erkeklerden daha geç boşalırlar. Örneğin ortalama 5-10 dakika arasında boşalan bir erkekte erken boşalama sorunu söz konusu değildir. Ancak bu erkeğin partneri boşalmak için 15 dakikalık vajinal birleşmeye ihtiyaç duyan bir kadınsa, kadının orgazma ulaşması zorlaşacak bu da çiftin cinsel yaşam kalitesini düşürecektir. Bu nedenle erkek için ideal boşalma süresi iki tarafında doyuma ulaştığı süre olarak tanımlanmalıdır. Ve bu sebeple erkeğin boşalma süresi kadar boşalmayı erteleme becerisi de çok önem kazanmaktadır. Cinsel terapide bireylerden çok çiftin cinsel yaşam öyküsü değerlendirmek gereklidir.

    Erken boşalmanın 3 tipi bulunmaktadır

    a) Henüz vajinaya giriş olmadan boşalanlar,

    b) Giriş esnasında boşalanlar

    c) Girdikten hemen sonra boşalanlar

    DSM-IV tanı kriterlerine göre erken boşalma; kişinin kalıcı ve tekrarlayan bir şekilde çok az uyarımla ya da sertleşme gerçekleştikten çok kısa bir süre içersinde ve kişinin isteğinin dışında boşalma olması ve bu sorunun kişinin cinsel yaşamıyla ilgili olumsuzluklara yol açması olarak tanımlanır. Erken boşalma kişinin cinsel yaşamınım başından beri var olan ve devam eden bir sorunsa primer erken boşalma, kişinin yaşamında daha önceden erken boşlama sorunu olmayıp sonradan ortaya çıkan erken boşalmaya, sekonder erken boşlama adı verilir. Sekonder (sonradan ortaya çıkan) erken boşalmanın psikolojik sorunlar, cinsel travma, alkol-madde kullanımı, fiziksel sağlık sorunları, kullanılan ilaçlar gibi farklı nedenleri olabilir.

    Birçok kişi probleminin zamanla düzeleceğine, bu yüzden tedavi aramaya gerek olmadığına, hatta bunun tedavisi olmadığına ve bir uzmana gitmenin bir anlamı olmadığına kendini inandırmıştır. Bu engeller kişide strese, hayal kırıklığına yol açmakta ve partnerini doyuma ulaştırma isteği engellenmektedir. Yapılan çalışmalar erken boşalma sorunu yaşayan erkeklerin partnerleriyle daha fazla sorun yaşadığını, daha güvensiz hissettiğini, aldatılma şüphesi yaşadıklarını, partnerleri tarafından bencil ve anlayışsız olarak suçlandıklarını göstermektedir.

    ERKEN BOŞALMA NEDENLERİ NELERDİR?

    Erken boşalma probleminin nedenleri hakkında fazla mastürbasyon yapmaktan kaynaklandığı tarzında bir çok yanlış bilgi mevcuttur. Erken boşalama psikolojik kökenli bir sorun olmakla birlikte bu soruna eşlik eden fizyolojik nedenlerde önemlidir. Ve tedavi için hem fizyolojik hem de psikolojik müdahalede bulunulması gerekmektedir.

    Evrimsel teoriye göre cinselliğin ana amacı üremek olduğundan erkek en hızlı şekilde kadını hamile bırakmaya odaklanır bu nedenle erken boşalma evrimsel olarak başarı, neslin devamını ve kadını hızlıca hamile bırakıp oradan uzaklaşarak hayatta kalabilmeyi sağlamış olur.

    ERKEN BOŞALMANIN FİZYOLOJİK NEDENLERİ

    Penis, prostat ve testis bölgesinde ki kas sisteminin yeterli düzeyde gelişmemiş olması ve bu nedenle boşalma refleksinin kontrolünün sağlanamaması.

    Bio-kimyasal olarak erkeğin testestoran düzeyinde ki sorunlar. Testestoran düzeyinin yüksek olması boşalma refleksinin kontrolünü zorlaştırarak erken boşalamaya yol açabilir.

    Prolaktin düzeyinin yüksek olması anksiyeteyi attırarak erken boşalmaya yol açabilmektedir.

    Hastalıklar.

    Alkol kötüye kullanımı.

    Madde kullanımı.

    ERKEN BOŞALMANIN PSİKOLOJİK NEDENLERİ

    Ergenlik ya da öncesi dönemde ergenin yakalanmamak için hızlı bir şekilde mastürbasyon yapamaya alışmış olması sonucu kas sisteminin kısa sürede boşalmaya şartlanmış olması.

    Erkeğin kadın bedenine karşı uyarılma eşiğinin düşük olması. (dokunur dokunmaz boşalma)

    Hayat kadını, genel ev deneyimi gibi olumsuz, travmatik ve yetersiz cinsel deneyimler.

    Erkeğin çok heyecanlı olması (daha soyunmadan boşalma).

    Anksiyete bozuklukları (panik atak, yaygın anksiyete bozukluğu vb.).

    Geçmiş dönemde mastürbasyon yaparken yakalanmak.

    Suçluluk hissi. Kirlenmiş hissetme.

    Cezalandırılma korkusu.

    Cinsel istismara uğramış olmak.

    Diğer psikolojik sorunlar.

    Muhafazakar aile ortamında yetişmiş olmak.

    Cinsellik hakkında yanlış bilgi ve cinsel mitler.

    Cinsel deneyimsizlik.

    Partnerle yaşanan sorunlar, partnerin cinsel davranışa karşı tepkileri (suçlayıcı tavır vb).

    Performans kaygısı.

    Stresli yaşam.

    ERKEN BOŞALMA TEDAVİSİ

    Erken boşalma problemine sahip kişinin genel ve cinsel yaşam öyküsünün detaylı bir şekilde alınması, birincil ya da ikincil (sekonder) erken boşalmadan hangisinin olduğunun (sonradan ortaya çıkan erken boşalma ya da yaşam boyu var olan erken boşalma) saptanması, kişiye en uygun yöntemin seçilmesi için çok önemlidir. Sonradan ortaya çıkan erken boşlama sorununun çözü yaşam boyu var olan erken boşlamaya oranla daha kısa sürede çözülür.

    Erken boşalma sorununa bağlı olarak, ereksiyon bozukluğu (sertleşme sorunu), depresyon, özgüven kaybı, eşle ilişki sorunu vb başka sorunlarda ortaya çıkabilmektedir. Kişiye uygun tedavi planın hazırlanabilmesi için erken boşalma sorunun yanı sıra olası diğer sorunlarda değerlendirerek kapsamlı bir tedavi planı hazırlanmalıdır.

    Bu nedenle erken boşalma sorununun tedavisi için başvurulan uzmanın cinsel konularda özel eğitim almış bir uzman psikolog olması çok önem taşımaktadır.

    Erken boşalma tedavisi sırasında kişinin geçmiş cinsel öyküsü ve yaşamsal öyküsüne dair bilgi toplandıktan sonra, erken boşalmaya eşlik eden başka bir psikolojik ya da eş sorunu olup olmadığı değerlendirilir. Bazı durumlarda erkeğin yaşadığı erken boşlama sorunu nedeni ile ilişki yıpranabilir ve çift boşanma eşiğine gelmiş olabilir. Bu durumda erkeğin kaygı düzeyinin artması tedaviyi zorlaştırabilir. Ya da erkeğin böyle bir sorununun olması, partneri tarafından erkeği cezalandırmak için kullanılıyor olabilir. Bu gibi ilişki sorunlarının çözümü tedaviyi kolaylaştıracaktır.

    Diğer olası risk faktörleri saptandıktan sonra tedaviye geçilir. Tedavi aşamasında tercihen çift birlikte alınır ancak bunun mümkün olmadığı durumlarda bireysel olarak da cinsel terapi uygulanabilir. Kişinin boşalma refleksini kontrol eden kasların güçlendirilmesi için bazı egzersizlerin uygulanmasının yanı sıra, kişinin erken boşalma sorununu besleyen psikolojik faktörler ele alınarak tedavi edilir.

    Cinsel terapinin amacı sadece boşalma süresinin uzatılması değil, diğer taraftan kişinin cinsel yaşam kalitesini, arttırarak her iki partnerinde daha memnun olduğu ve haz aldığı bir cinsel yaşantıya sahip olmaktır.

    Erken boşalma tedavisinin süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama 4-8 seansta bu sorunu yaşayanların tamamına yakını kalıcı olarak çözmektedir.

    Diğer taraftan bazı ilaçlarla, doğal olduğu söylenen maddelerle, hipnoz reiki, nlp, bilinçaltı gibi tekniklerle erken boşalma ya da diğer cinsel sağlık sorunlarını tedavi ettiklerini söyleyen kişilerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Bazı kremler geciktirici etkiye sahip olduğu için önerilmektedir.

    Buna ek olarak bazı psikiyatri grubu ilaçların (örneğin bazı antidepresanlar) yan etkisi olarak boşalma süresi uzayabilmekte ve hekimler tarafından bu tip ilaçlar önerilmektedir. Aslında ihtiyacınız olmayan bir ilacı sadece yan etkisinden yararlanmak amacıyla kullanmak vücudun diğer organlarına zararlar verebilmekte ve kişi ilacı bıraktığında erken boşalma sorunu devam etmektedir. Cinsel terapi ile birkaç seansta yaşamınız boyunda bu sorundan tamamıyla kurtulmak mümkünken bu tip yan yollar yaşadığınız sorunu sürdürmekten başka bir kazanım sağlamayacaktır.

    Yukarıda da belirtildiği gibi bu sorun hem psikolojik hem de fizyolojik boyutu olan bir problemdir. Ve bu konuda özel eğitim almış olan psikoloğun hem fizyolojik hem de psikolojik müdahale de bulunabilecek yerliliğinin olması gerekmektedir. Tedavi için yanlış kişilere başvuruluyor olması sorunu yaşayan kişide yeni sorunlar oluşmasına yol açabileceği gibi kişinin motivasyonunu da kırmaktadır.

  • Çocuklarda Yemek Yeme Sorunu

    Çocuklarda Yemek Yeme Sorunu

    İştahsızlık ya da yemek yeme sorunu genellikle psikolojik bir problemden kaynaklanmaktadır. Çünkü beslenme anne-baba-çocuk arasındaki ilişkiyi de yansıtmaktadır. Çocuk tarafından yemeğin reddedilmesi çoğu zaman anne-babaya karşı kullanılan bir araçtır. Önemsiz gibi gözüken yemek yeme sorunu ileriki yaşlarda duygudurum bozukluğuna kadar yol açabilmektedir. Yemek yeme sorunu olan çocuklar bir süre gözlemlenmelidir. Yemek yemeyi reddetme konusundaki inatlaşma okul öncesi dönemde sıkça rastlanan bir durum olmakla beraber problem olarak algılanmamaktadır. Çünkü çocuğun kendini fark edip, bağımsızlığını ilan ettiği bir dönemdir. Yemeği reddetmesi durumunda çocuğa edilen ısrarlar sorunu giderek daha da büyütmektedir.

    Yemek yeme sorunu için öneriler:

    1. Porsiyonlarını çocuğun yiyebileceği kadarla sınırlandırın.

    Çocuktan bir yetişkin kadar yemek yemesi beklenemez. Genellikle bir çocuğun yiyebileceği porsiyon, bir yetişkininkinin dörtte biri kadardır. Eğer yine de yemek istemiyorsa ısrar etmeyin. Bir sonraki öğün ya da atıştırma süresine kadar acıkmış olacaktır.

    1. Yiyeceği yemeğe ve miktarına kendisinin karar vermesine izin verin.

    Söz hakkı olduğunu gören çocuk, kendisinin de bir birey olduğunun farkındalığını kazanıp, kendi kararlarını verme ve kendi sorumluluklarını alabilme konusunda kendini geliştirecektir.

    1. Susadığında su içirin.

    Çocuğunuz susadığında ona meyve suyu ya da süt gibi sıvılar vermek yerine su verin. Diğer içecekler de karnın tok kalmasına ve yemeğin reddedilmesine sebep olabilir.

    1. Yemek konusunda ödül, ısrar ve pazarlıktan kaçının.

    “Sebzeni yersen sana cips vereceğim.” , “Bütün tabağını bitirirsen çikolata yiyebilirsin.” , “Bir kaşık daha..” gibi ödül, ısrar ve pazarlık içeren tutumlarımız çocuğun daha az yemesine sebep olmaktadır.

    1. Günün menüsünü birlikte hazırlayabilirsiniz.

    Günün menüsü, evin tüm aile fertlerinin fikri alınarak hazırlanabilir. Böylelikle kendi tercihleri doğrultusunda hazırlanan yemeklerin reddedilmesi daha küçük ihtimaldir. Fakat söz hakkı tanınsa da tüm karar çocuğa bırakılmamalıdır.

  • Eyvah Vajinismusum

    Eyvah Vajinismusum

    Son zamanlarda cinsel sorunlar konuşulduğunda sıkça telaffuz edilen problemlemlerden biridir vajinismus. Vajinismus cinsel ilişki sırasında vajinal kaslarının üçte birinin istem dışı kasılarak cinsel ilişkinin ya çok ağrılı olması ya da hiç gerçekleşmemesi durumudur. Başka bir deyişle vajinismus negatif hipnoz halidir.Kişinin farkında olmadan istem dışı partnerini reddetmesindir. Vajinismus bir cinsel işlev bozukluğudur. Vaginismusta spazmlar tamamen istem dışı olmaktadır, Vajinismusu yaşayan çiftlere baktığımızda problem %90 sıklıkla psikolojik bir sorundur. Bu da kişinin ilk çocukluk döneminden başlayarak cinsel kimlik ve cinsellikle ilgili edindiği yanlış eksik bilgilerin yanı sıra ‘ayıp’ kavramının birleşmesiyle beraber vajimismus sorunu senelerce bilinçaltında beslenerek ilişki sırasında karşımıza aşılması güç bir problem şeklinde çıkar.
    Aslında öncelikle vajinismusun felsefesini anlamak lazım toplumun büyük çoğunlu maalesef Vajinismusu bir sorun olarak değerlendirmemekte dolaysıyla vajinismus sorununu yaşayan kişiyi de anlamamakla kalmayıp suçlamakta ve sorunu yaşan kendini çaresiz ve yanlız hissetmekte.
    -Allah beni cezalandırıyor,
    – korkarım hiç bir zaman anne olamayacağım
    -Ya eşim beni aldatırsa
    -Herkes yaparken ben neden yapamıyorum ve daha pek çok soru Türkiye’de 10 kadından biri vajinismus sorunu yaşasa soz her birey sorunu farklı duyguya veya korkuyla yaşıyor dolayısıyla her vajinismusun hikayesi farklı. Ancak vajinismus bir ömür boyu yaşanılacak bir kader değil elbette tedavisi mümkün. Tabi birde erkeğin duyguşar genellikle eşler(erkekler)
    – Eğer ….. beni sevseydi böule davranmazdı
    – Acaba beni beğenmiyor mu vücudumu mu beğenmiyor?
    – Benimle istemeden mi evlendi?
    – Düşündüğü arzu ettiği başka biri mi var?
    tabi bu soruların sonu yok ancak gerçek olan şu ki hiçbir soru vajinismusu anlama ve çözmeye yetmez bilinçaltındaki dinamikleri bilmek lazımdır. Vajinismusda, cinsel ilişkiye girmede isteksizlik yoktur; cinsel ilişki isteği ve vajinal ıslanma mevcuttur fakat istense de ilişki başarılamaz. Hatta eşini arzu ettiğini fakat cinsel birleşme anında farkında olmadan reddettiklerini sıkça dile getirirler.
    Vajinismus durumunda kişiler severek ve isteyerek girdikleri cinsel ilişki sırasında vajina girişine dokunulduğu andan itibaren aniden korku, heyecan, çarpıntı gibi panik atak semptomları göstererek vajinal kasları kasmakta ve tamamen bilinç altına yerleşmiş korku ve kaygılar yüzünden ilişki gerçekleşememektedir. Vajinismus tedavisinde amaç kişilerin cinselliğe karşı korkularının giderilmesi ve yanlış eksik çarptırılmış gwrçeklikle uzaktan yakından ilgisi olmayan cinsellik hakkındaki doğru bilgilerin aktarılmasıyla başlar. Vajinismus çok özel bir problemdir bazı kadınlar jinekolojik muayene olabilir ama tam bir cinsel ilişkiye giremez. Bazıları ise hiçbir vajinal müdahaleyi kabul etmez.
    Ülkemizde cinsel tedavi merkezlerine başvuran kadınlarda en sık rastlanan sorundur vajinismus. Cinsel eğitimsizlik, cinsellikle ilgili tutucu değer yargılarının cinsel mitlerin varlığı kadınların kendi cinsel organlarını tanımaları hatta kendi bedenlerine yabancı olmaları, bekaret kavramına verilen abartılı önem vajinismusun ilerlemesinde ve şiddetlenerek artmasında önemli faktörler arasındadır.
    Vajinismus tedavisinde kel krem kullamı ile alkol alındığında psikotrop ilaç kullanıldığında , uykuda, hamile kalmakla, çocuk doğurmakla, lokal anesteziler, kızlık zarının operasyonla alınması yada genel anestezi altında cinsel birleşme sağlanması sorunu ortadan kaldırmaz. Tek bir çözümü var o da cinsel terapidir.

  • ERKEN BOŞALMAYI KONTROL ETMEYİ ÖĞRENEBİLİRSİNİZ!!

    ERKEN BOŞALMAYI KONTROL ETMEYİ ÖĞRENEBİLİRSİNİZ!!

    Erken boşalma, boşalmayı kontrol edememe değil, boşalmayı kontrol etmeyi bilmeme sorunudur..

    Erken boşalma yaygın bir şekilde görülen bir cinsel işlev bozukluğudur. Her 10 erkekten 7’si erken boşalma sorunuyla kliniklere başvurmaktadır. Erken boşalma, bir erkeğin gönüllü boşalmayı kontrol etmeyi bilmeyip, istediğinden önce zirveye çıkıp boşalmasıdır. Normal bir erkek önce heyecanlanır, sonra bu heyecanın keyfini çıkarır (plato) ve ardından isteyerek boşalır. Denetimsiz boşalan erkekte bu plato fazı yoktur; heyecanlanır ve istemediği halde boşalır.

    Erkeğin erken boşalma sorunu var diyebilmek için aşağıdaki unsurların gerçekleşmesini bekleriz.

    • 7 dakikadan daha az vajina penis birlikteliğini içeren cinsel ilişki (koit) süresi,

    • Kadının tatmin olmaması,

    • Kadın ve erkek istemediği halde boşalmanın gerçekleşmesi,

    • 6 ay boyunca düzenli olarak neredeyse her cinsel ilişkide erken boşalmanın gerçekleşmesi,

    • Kadın ve erkeğin bunu dert gibi görmesi gerekir.

    Erken boşalma, sadece erkeğin sorunu gibi görünse de hem erkeğin hem kadının, yani çiftin sorunudur. Bu nedenle bu sorunu birlikte çözebilirler. Çünkü cinsel yaşamın sadece biyolojik boyutu yoktur. Cinsel ilişki; biyolojik, psikolojik ve çiftin duygusal ilişkileriyle ilgili yönlerin tamamını içerir. Bu nedenle öncelikle erken boşalmanın nedenleri araştırılarak bu boyutlar da iyileştirilmelidir. Erken boşalmanın doğası ve nedenlerinin iyi bir şekilde anlaşılmasının neredeyse tedavinin yarısı olduğuna inanıyorum.

    Erken Boşalmanın Nedenleri

    Her cinsel sorun gibi erken boşalma da; geçmiş öğrenmeler ve deneyimlerden, kaygıdan, evlilikteki ilişki sorunlarından ya da bedensel bir rahatsızlıktan kaynaklanabilir. Bedensel bir rahatsızlıkla ilgiliyse, mutlaka bu konuda ilaç tedavisine başvurulmalıdır. Şimdi diğer öne çıkan nedenlere bakalım:

    • Cinsellik Ayıp.. Günah.. Yasak..

    Toplumumuzda cinsellikle sex birbirine karıştırılır. Cinsellik, doğuştan var olan, bizi biz yapan özellikler bütünüdür. Oturuşumuz, konuşmamız, giyimimiz vb her şeyimizdir cinsellik. Sex ise, iki yetişkinin birbirine dokunması, öpmesi, cinsel ilişkiye girmesi gibi bir dizi davranışı içine alan bir paylaşımdır.

    Çocukluk döneminde, çocuğun sorularına yaşına uygun basit cevaplar vererek merakı giderilmelidir. Eğer böyle yapmaz da; ayıp, günah denilir, çocuğun suçluluk ve utanç yaşamasına neden olursak, uygunsuz şekilde keşif yapmasına neden olabilir ve ileride cinsel işlev bozuklukları yaşamasına zemin hazırlayabiliriz. Hele ki, ilk merak ve uyanış dönemlerinde tehdit edilmesi, ceza verilmesi büyük sorunlara neden olabilmektedir.

    Erken boşalma yaşayan yetişkinlerin, çocukluk ya da ergenlik dönemlerinden kalma bu suçluluk ve utanç duygularını yoğun bir şekilde yaşadıklarını görüyoruz.

    • Ergenlikte Yanlış Ve Hatalı Mastürbasyon

    Her an yakalanma korkusuyla, hızlıca boşalmaya yönelik yapılan mastürbasyon; hem yanlış bir alışkanlığa dönüşmekte hem de cinselliğin ve haz almanın kötü bir şey olduğuna dair ön yargılara neden olabilmekte. Korku ve endişe, cinsellikle eşleştirilmekte, suçluluk duyguları ve utanç yaşamasına neden olabilmektedir. Dolayısıyla genç yaşlarda başlayan hızlı boşalma alışkanlığı, sonraki yaşlara da miras kalmaktadır.

    • Ergenlerin Skor Takıntısı

    Ergenlik döneminde, mastürbasyon yaparak boşalma sayısı ya da cinsel ilişki sırasında arka arkaya boşalma sayısı, erkekliğin ve erkekliğe dair gücün bir göstergesi olarak görülebiliyor. Kendi aralarında sayı paylaşarak birbirlerine üstünlük sağlamaya çalışıyorlar. Oysaki boşalma sayısının bir önemi olmadığı, önemli olan haz ve keyfin olduğunu öğrenememiş oluyorlar. Bu nedenle, ergenlik döneminde cinsel eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Anne babalar çocuklarıyla bu konuyu konuşmaktan utanıyorlar, çekiniyorlar. Dolayısıyla, çocuklarının yanlış bilgiler alarak, yanlış deneyimler yaşamalarına neden oluyorlar.

    • Yanlış İnanışlar, Mitler

    Çocukluk döneminden bu yana dışarıdan edinilen bilgiler ve yaşantılar sonucu cinsel yaşama dair ön kabuller oluşur. Örneğin; “cinsellik her zaman heyecanlı olmalıdır”, “kadın ve erkek aynı anda orgazm olmalıdır” gibi ön kabuller, cinsel ilişki sırasında hazza odaklanmayı engelleyen yanlış inanışlardır.

    • Performans Kaygısı

    Cinsel ilişkinin süresi, erkeğin erkekliğinin ve gücünün bir simgesi olarak görülüyor. Eğer erkek, her istediğinde cinsel organını kaldırabiliyor, istediği sürede cinsel ilişkiyi sürdürebiliyor ve kadınını mutlu edebiliyorsa, erkek erkektir gibi bir algı söz konusu. Böylesine bir beklenti zinciri, erkeğe ağır gelebiliyor ve cinsel işlev bozuklukları yaşamasına neden olabiliyor. Eğer düşüncesi “erken boşalmamalıyım” ise, erken boşalma yaşaması kaçınılmaz oluyor ve boşalmasını kontrol edemiyor. Dikkati sürekli ilişkiye girme süresinde oluyor ve kaygı yükseliyor.

    Kaygı, heyecan, gerginlik= STRES varsa, adrenalin ve noradrenalin hormonları yükseliyor. Bu noktada; bedensel hislerin fark edilmesi ve hazzı yaşamak imkânsızlaşıyor. Mesanesi dolan bir çocuğun altını ıslatması gibi, yükselen cinsel heyecanını hissetmeyen erkek de erken boşalıyor.

    Kadının, aşağılayıcı, suçlayıcı, öfkeli tutumu da performans kaygısının devamına neden oluyor. Erkek suçluluk ve utanç duygularıyla sorununun devam etmesine yol açıyor.

    • Evlilikte İlişkisel Sorunlar

    Evlilik ilişkisinde sorun yaşayan erkek, farkında olmadan “hemen boşal-çekil” mekanizması işlemeye başlayabiliyor. Bu aslında, yakınlık kurmaktan kaçınma olarak yaşanmaya başlıyor. Erkek bunun farkında olmadığı için performans kaygısı yaşayarak, boşalmasını kontrol edememeye başlıyor. Bu nedenle, erken boşalma sorununun üstesinden gelmek için öncelikle ilişki sorunlarının giderilmesi gerekiyor.

    Erken Boşalma İle İlgili Farkındalık Kazanmak Ne Yapmalı?

    Öncelikle, yukarıda sıraladığımız nedenlerle ilgili kendi durumunuzu ayrıntılarıyla incelemelisiniz. Çocukluk ve ergenlik dönemindeki yaşantılarınıza bakınız. Ne gibi cinsel alışkanlıklarınız, korkularınız, kaygılarınız, travmalarınız var? Şuan bu sorunu sürdüren ne gibi unsurlar var? Nedenlerinizi tespit ettikten sonra, eşinizin de desteğini alarak bu sürece başlamalısınız.

    Bedensel Duyumları Fark Etmeli

    Asıl sorun erkeğin cinsel işlevlerinde değil, cinsel işlevlerini nasıl yerine getireceği konusundaki düşüncelerindedir. Aklını düşüncelerden arındıramayan, özgür ve doğal bir şekilde cinselliği yaşayamayan erkek, tedirginlik duygusundan uzaklaşamaz ve boşalma konusunda sorun yaşar. Bu nedenle erken boşalmada tedavinin esası, boşalma öncesi cinsel duyumların tekrar tekrar ve uzatılmış olarak yaşatılması ve erkeğin dikkatinin yüksek uyarılma düzeyindeki duyumlarına odaklanmasıdır. Erkek boşalmak üzere olduğunu uygun zamanda fark etmeyi öğrendiğinde, yani bedensel duyumlarını fark ettiğinde boşalmayı da erteleyebilecektir.

    An’a odaklanmalı

    Önemli olan o anı yaşamaktır. Cinsellikte de önemli olan son noktayı düşünmeden telaşsız bir şekilde şimdiye ve duygularımıza yoğunlaşmaktır. Ayrıca yoğunlaşırken kişi bedeninin serbestçe hareket etmesine olanak tanırsa, cinsellik doğal bir şekilde gerçekleşebilir. Aksi takdirde erkek, “nasıl bir cinsel birleşme olmalıdır?” kavramını tanımlayan toplumun genelinde kabul görmüş cinsel mitlere uygun bir şekilde hareket ederse, ani bir boşalma kaçınılmaz olacaktır!! Bu nedenle eşle birlikte sonsuz yakınlaşma duygusunun yaşandığı, sayı ve süreye takılmadan, ana odaklanmaya çalışılmalıdır.

    Yavaşlama Öğrenilmeli

    Erkeğin ne kadar sürede boşaldığından çok, boşalmanın istendiği zamanda olabilmesi için; düşük uyarım ve heyecan düzeyinde cinsel aktiviteye devam edilmeli, aşırı heyecanlanıldığında sakinleşene kadar beklenmeli ya da yavaşlamalı ve sakinleştikten sonra yeniden cinsel aktiviteye başlanmalıdır. Bu sayede cinsel heyecanı arttırıp azaltma becerisini kazanıp, istemeden doruğa ulaşılan o noktadan uzak durma öğrenilebilir. Ama bu süreç içinde boşalmayı kontrol etmeyi öğrenirken “sabırsız” olunmamalıdır. Çünkü önemli olan heyecan düzeyi arttığında geri çekilmek gerektiğini anımsamak ve fark etmektir. Erken geri çekilmek, geç kalmış olmaktan her zaman daha iyidir. Boşalmayı kontrol etmeyi değil, boşalmanın istem dışı bir şekilde gerçekleştiği kaçınılmazlık noktasına (geri dönülmez nokta) ulaşmamak için heyecan düzeyini kontrol etmek öğrenilmelidir.

    Erken Boşalmanın Tedavisi: Cinsel Terapi

    Cinsel terapi, terapist ve danışanların karşılıklı konuşarak sorunun çözümüne yönelik konuştuğu, çifte uygun davranışsal ödevlerin verilerek takibinin yapıldığı bir süreçtir.

    Oldukça sık rastlanan ama en kolay tedavi edilebilen cinsel sorunların başında yer alan erken boşalma biyolojik, psikolojik ve ilişkiyle ilgili yönleri içerir. Başarılı bir terapi süreci, tüm bu yönleri göz önüne almalıdır. Ayrıca başarılı bir terapi süreci, problemin tekrar etmesini de önlemelidir. Bizim uyguladığımız terapi yöntemi çok etkili olmaktadır; çünkü bu noktaların hepsini içerir.

    Cinsel terapiye erkekle birlikte eşinin de gelmesi, süreci hızlandırmaktadır. Öncelikle bireysel olarak kadın ve erkeğin cinsel yaşam öyküleri ve evlilik öyküleri alınır. Bu şekilde kendilerine en uygun terapi planı hazırlanır ve çift olarak terapiye başlanır.

    Erken boşalmanın tedavisinde boşalma süresini uzatmak değil, kişiyi telaşsız bir birleşmenin getireceği sonsuz yakınlık duygusuna ulaşmak, zamansız bir şekilde cinsel birleşme becerisini ve kalıcı olarak boşalma refleksi üzerinde istemli denetim sağlamayı öğrenmek esas olmalıdır.

  • işitsel dikkat, işitsel algı eğitimi

    işitsel dikkat, işitsel algı eğitimi

    işitsel Dikkat, İşitsel Algı Eğitimi

    işitsel dikkat, işitsel algı eğitimi, dikkatini sese, konuşmaya yöneltemeyen kişilere verilen eğitimdir. Bu kişiler konulanın yanında olsa dahi onları yeteri kadar dinleyemez, zeka problemleri olmadığı halde dinlediklerini anlamakta zorluk çekerler.

    İşitsel dikkat, işitsel algı eğitimi

    Niçin Böyle Olmaktadır?

    Çünkü bu kişiler yeteri kadar dinleyemezler. Dinliyormuş gibi yaparlar ya da hiç oralı olmazlar. Bu nedenle sürekli iletişim sorunu yaşarlar, eğitimde performanslarını ortaya koymada sorun yaşarlar, ana dillerini dahi kullanmada sorun yaşarlar, yönergeleri yerine getirmede sürekli sorun yaşarlar.

    İşitsel dikkat sorununu kimler yaşar?

    a-En başta işitme kayıplı bireyler. Zaten işitsel girdi zayıf olduğu için, sese yönelmekte, sesi takip etmekte ve algılamakta sorun yaşarlar. Kendi hallerinde, kendi dünyalarında yaşamak birazda kolaylarına gelmektedir. Herkes onları böyle kabul etmiştir ne de olsa. işitsel dikkat, işitsel algı eğitimi, verilen grupların başında gelmektedirler. Ancak bu eğitimden fayda görmeleri için mutlaka işitme cihazı, koklear implant gibi cihaz kullanıyor olmaları gerekir.

    b- Konuşma problemi olanlar. Herhangi işitsel problemi olmadığı halde dil ve konuşma problemi olan bireylerde dil ve konuşma gelişimin sağlanmasında işitsel dikkat, işitsel algı eğitimi son derece faydalı sonuçlar vermektedir.

    c-Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayanlar. Dikkat eksikliği sorunu yaşayanlar da temel sorun dikkat olduğu için her şey gibi ses dikkat etmede de çok ciddi sorunlar vardır. Hiperaktif gurupta ise aşırı hareketlilik bir kişiye ya da duruma koopere olmayı zorlaştırmakta, bazen ise imkansızlaştırmaktadır.Bu grupta da işitsel dikkat, işitsel algı eğitimi son derece başarılı sonuçlar vermektedir.

    d-Öğrenme sorunu yaşayanlar.

    e- Otizmli bireyler

    f- Çevresiyle iletişim sorunu yaşayanlar

    g- Ders ve sınavlarda performans sorunu yaşayanlar

    İşitsel dikkat, işitsel algı eğitimi nasıl verilmektedir?

    Bunun için geliştirilmiş bilgisayar programları vardır. Ülkemizde de kullanılmakta olan BERARD Metodu en bilinen bilgisayar tabanlı işitsel dikkat, işitsel algı eğitimi programıdır. Bir çok çocuk ve aile bu metotdan fayda gördüğünü bildirmektedir

    Kitap temelli işitsel dikkat, işitsel algı eğitimi veren yayınlar vardır. Bu tip kitaplar son dönemde eğitim ve rehabilitasyon hayatımıza hızla katılmaktadır. Her iki sistemde de bireye kulağın ve işitmenin önemi vurgulanmaktadır.

  • Erken Boşalma Sorununu Nasıl Çözerim?

    Erken Boşalma Sorununu Nasıl Çözerim?

    Erkeklerin %40’ı yaşamlarının bir döneminde erken boşalma sorunuyla karşılaşır. Bu sürecin uzun sürmesi ve destek ve tedavi sürecini gerekli kılar.

    Erken Boşalma Sorununu Nasıl Çözerim?

    Erkeğin cinsel bir etkileşim sonucunda istem dışı boşalmasına erken boşalma denir. Bu durum psikolojik açıdan oldukça fazla baskı altındaysa ilişki başlamadan da boşalma sorunu ortaya çıkabilir. Bu durum çoğu zaman soruna yol açar ve bu da erkeklerin ilişkiden uzaklaşmasına neden olur. Uzaklaşma nedeni, psikolojik olarak gerçekleşir. Utanma, tatmin edememe korkusu bir süre sonra isteksizliğe dönüşür.

    Erken Boşalmada Önemli Faktörler

    • Cinsel birleşme olayına verilen önemin fazla olması

    • Performansın eksikliği

    • Düzensiz ilişki

    • Nörojenik psikolojik hassasiyet

    Yukarıda listelenen faktörler erken boşalmaya neden olan etkiler arasında yer alır.

    Bu durumda karşılaşılan sebepler ise:

    • Uzun aralıktan sonra ilişkide bulunmak: Seyrek bir şekilde bir kadın ile cinsel ilişki kurmak

    • Yaşın ilerlemesi: Yaş yükselmeye başladıkça cinsel hayat cazibesini kaybeder ve hassasiyet ve kontrolün azalması ile erken boşalma oluşabilir.

    • Tecrübesizlik: Genç ve tecrübesiz erkeklerde erken boşalmaya sorunu görülebilir.

    • İsteksiz kadın: Kadının ilişki istememesi erkeği hızlandırır ve tatmin olmasını psikolojik olarak hızlandırmaya çalışır.

    • Ergenlik: Ergenlik sırasında sürekli mastürbasyon yapan erkeklerin çoğunda görülür.

    Psikolojik olarak düzeltilebilecek durumlar:

    Erken boşalma sorununu nasıl çözerim için kontrol altına alınabilecek etkilerden biri strestir. Stresten uzaklaşarak soruna çözüm getirilebilir. Stresten kaynaklı bir sorun var ise psikolojik yardım da büyük etkide bulunacaktır.

    İlk deneyimini uygunsuz bir ortamda yapmış olan erkeklerin genelinde bu sorun ile karşılaşılır. Bunun için en önemlisi ilk deneyimi hafızadan uzaklaştırarak yeni bir başlangıç yapmak ya da psikolojik destek almaktır.

    Psikolojik Yönden Erken Boşalmanın Tedavisi Nasıl?

    Erken boşalma sorununu nasıl çözerim sorunu ile gelen bireylerde öncelikle psikolojik bozukluğun olup olmadığı belirlenir. Tedaviye başlarken şikayet ettiği konuda hasta bilinçlendirilir. Boşalmanın nasıl denetleneceği ve cinsellik konusunda destek bilgiler verilir.

    Boşalmada kontrolü sağlamak için teknikler öğretilir. Aynı zamanda eşler arası uyum için de yöntemler hakkında bilgiler kişiye aktarıldıktan sonra destekleyici bir psikoterapi uygulanır. Sonrasında ilaç tedavisi ile erken boşalma sorununu nasıl çözerim konusunda gerekli tüm yardımlar sağlanmış olur. İlaçların yan etkisi sayesinde boşalma beş dakikadan 15 dakikaya kadar gecikecektir.

    Adil Maviş

    Bu yazının telif hakkı Adil Maviş’e aittir. Kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Makaledeki bilgilere dayanarak herhangi bir teşhis ve tedavi uygulanamaz. Adil Maviş kendi geliştirdiği ve kişinin içsel dinamiklerini en üst seviyede kullanılabilmesine dayalı koçluk ve bireysel danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu bağlamda alacağınız hizmet teşhis ve tedavi kapsamında değildir.