Etiket: Skolyoz

  • İdiopatik skolyoz nedir?

    Ön-arka direkt grafide 10 derecenin üstündeki eğriliklere skolyoz denir.

    Resim 1. İdopatik skolyozu olan hastanın 3 boyutlu bilgisayarlı tomografi görüntüsü.

    Resim 2. İdiopatik skolyozu olan hastanın ön-arka grafide skolyoz açısının ölçülmesi

    Doğal Gidiş Nasıldır?

    Skolyoz hastalarında eğriliğin artıp artmayacağını belirleyen temel faktörler vardır. Hastanın yaşı, cinsiyeti, ergenlik dönemi, eğriliğin yeri ve derecesi eğriliğin artıp artmayacağını belirler. Kız çocuklarında eğriliğin ilerleme olasılığı daha fazladır. İleri derecedeki eğrilikler, torakal eğrilikler ve çift eğrilikler daha yüksek olasılıkla ilerleme eğilimi gösterir.

    İdiopatik Skolyoz Nasıl Tedavi Edilir ?

    • Egzersiz

    İdiopatik skolyoz tanısı ile takip edilen hastalara uygulanan bilimsel rehabilitasyon programları ile skolyozun ilerlemesinin azaldığı bazı olgularda ise eğriliğin derecesinin azaldığı bildirilmiştir.

    • Hangi Hastalarda Korse Kullanmak Gerekir ?

    İdiopatik skolyozu olan hastalarda tedavinin amaçlarından biri hasta ergenlik dönemini tamamlanıncaya kadar eğriliğinin ilerlemesini mümkün olduğu kadar yavaşlatmaktır. Bu amaçla kullanılan korseler hastanın bedenine uygun şekilde dizayn edilmektedir. Eğriliğin 20-40 derece olduğu ve matüritenin tamamlanmadığı hastalarda korse kullanmak uygun olacaktır. Milwaukee, Wilmington, Spine-Cor ve Boston tipi korseler idiopatik skolyozu olan hastalarda kullanılabilecek korselerdir.

    • Hangi Hastalarda Cerrahi Gerekir ?

    Eğriliğin 50 derecenin üzerinde olduğu hastalarda cerrahi tedavi düşünülmelidir.

    İdopatik Skolyozu Olan Hastalarda Cerrahi Tedavi Planlaması Nasıl Yapılır ?

    Eğriliğin yeri, tipi ve eğriliğin derecesine uygun cerrahi planlama yapılmalıdır. Hastanın hangi omurlarının düzeltme içine katılacağı hangilerinin serbest bırakılacağı cerrahi öncesi çekilen ön-arka, yan skolyoz grafileri ve ayrıca yana eğilme grafilerine göre değerlendirilir.

  • Skolyoz çeşitleri

    Ayakta duran bir kişiye arkadan bakıldığı zaman omurga dizilimi düzdür. Eğer eğri ise buna “skolyoz” denir. Sırtında ve belinde eğrilik olduğu, bir omzunun diğerine göre daha aşağıda olduğu, bel kavisinin bozulduğu ve sırtının bir tarafındaki kaburgaların çıkıntılık yaptığı-tümsek oluşturduğu görülür. Bu eğrilik sağa ya da sola doğru eğrilik olabilir.

    Skolyozun birkaç çeşidi vardır. En sık görülenlerinden kıssaca bahsedersek:
    İdiopatik skolyoz: Nedeni belli değildir. En sık görülen skolyoz çeşididir. Ailesel yatkınlık vardır. Kızlarda erkeklere göre 10 kat fazla görülür. 10-11 yaşlarında başlayıp eğer fark edilmezse 14-15 yaşlarında iyice ilerlemiş olur.

    Konjenital skolyoz: Omurgada oluşum anomalisi vardır. Tedavisi çoğu zaman cerrahidir. 4-5 yaşına kadar fark edilirse çok daha basit ameliyatla, belki de enstrümana (platin) gerek kalmadan tedavi edilebilir.

    Dejeneratif skolyoz: İleri yaşlarda (50-60 yaşlarından sonra) ortaya çıkan skolyozdur. Bel ve sırt ağrısı vardır. Bacak ağrısı olabilir. Yürüme mesafesi kısalmıştır.

    Nöromüsküler skolyoz: Kas zayıflığı ya da felçliğe bağlı skolyozdur

    Diğer skolyoz çeşitleri: Postürel skolyoz (duruş bozukluğuna bağlı), omurga kırığına bağlı skolyoz, omurga iltahabına bağlı skolyoz, bel ağrısına bağlı skolyoz.

    Skolyoz cerrahi olarak tedavi edilebilen bir hastalıktır. Ancak skolyozun çeşidine ve durumuna göre bir süre korse ile takip edilebilir, karın ve sırt kaslarını güçlendirici egzersizler verilebilir. Ameliyattan sonra genellikle hastalar uzun süre (yılları içine alan) takipte tutulur. Tedavi açısından en önemlisi hastalığın erken fark edilmesi, takip ve tedavinin doğru planlanmış olmasıdır.

  • Skolyoz (omurga eğriliği)

    Skolyoz (omurga eğriliği)

    Skolyoz, omurganın göğüs veya bel bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Normal ve sağlıklı omurgada omurlar arkadan bakıldığında yukardan aşağıya yani boyun, sırt ve bel bölgelerinde düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyozda ise omurlar sağa veya sola doğru yer değiştirir ve aynı zamanda kendi eksenleri etrafında döner.Omurgaya arkadan bakıldığında eğrilik düz durulduğunda bile fark edilebildiği gibi bazen bu denli net değildir ve ancak öne eğilme durumunda, kontroller ve röntgen filmlerinde anlaşılabilir.

    NASIL ANLAŞILIR

    Skolyoz daha çok ergenlik yaşlarında karşımıza çıkar ve erken dönemlerde müdahale edilmediği takdirde hem kozmetik hem de kalp ve solunum sistemi üzerinde telafisi zor hasarlara yol açabilir.Hastanın ve kendisinin vücut şeklini gözlemleyerek bazı belirtileri fark etmesi hastalığın teşhisinde önem arz eder. Bu belirtiler;

    Omuz seviyeleri arasında eşitsizlik

    Bel çukurlarındaki asimetri

    Bel kemiğinde bir tarafın öne çıkıntı yapması

    Sırtta bir tarafta kemik kabarıklık (kürek kemiğinde tümsek görünümü)

    Vücut dengesinde sağa yada sola kayma

    TEŞHİS YÖNTEMLERİ

    Skolyoz tanısı ayakta çekilen tüm omurgayı içine alan röntgen filmi ve klinik muayenede yukarıda sayılan belirtilerin bir veya birkaçının bulunması ile konulur. Skolyoz tanısı konulduğunda sebebe yönelik MR incelemesi gereklidir. Ayakta çekilen tüm omurganın ön arka ve yan radyografilerinde, eğriliğin başladığı ve sonlandığı omurlar arasındaki açı ölçülür ve bu açının ilerlemesine göre takip edilir. Bu açıya Cobb açısı denir.

    TEDAVİ

    40 derecenin üzerindeki eğriliklerde ve büyüme potansiyelinin devam ettiği hastalarda cerrahi tedavi tek seçenektir. Cerrahi tedavi sırt ve bele yerleştirilen implantlar (vida-çubuk) yardımıyla başarılı bir şekilde yapılabilmektedir. Cerrahi sırasında omurilik fonksiyonlarının monitorize edilmesi (nöromonitorizasyon) hasta ve hekim açısından işlemin güvenilirliğini artıran bir yöntemdir ve merkezimizde rutin olarak kullanılmaktadır.

    Ameliyat süreci hastaların konforu açısından son derece profesyonel olarak organize edilmektedir. Uygulanacak cerrahi metodu skolyozun tipine göre doktorunuz tarafından belirlenir ve size detaylı olarak yapılacak işlemler anlatılır. Hastalarımızın %90’ında tek bir cerrahi ile sonuç alınmaktadır. Ameliyatın ertesi günü hastalar ayağa kaldırılarak yürütülür. Hastanede kalma süresi yaklaşık 5 gündür. Ameliyat sonrası üçüncü haftadan sonra genellikle günlük aktivitelere dönüş mümkün olur.

  • Çocuklarda omurga eğriliği (skolyoz)

    Çocuklarda omurga eğriliği (skolyoz)

    Vücudumuzu dik tutan bel kemiği (omurga) bazan eğrilikler gösterir. Çok genç yaşlarda başlayabilen eğrilikleri ancak dikkatli anneler yakalayabilir. Çocuklar elbiseli iken yeni başlayan ve hafif eğrilikleri fark etmek mümkün değildir. Ama anneler çocukları elbisesiz de görebilirler. Daha çok kız çocuklarda gözlenen omurga eğiriliklerini erken fark etmek ana-baba, öğretmen gibi büyüklere düşmektedir. Omurga silindir yapıda birçok kemiğin, disk denilen kıkırdak yapılarla birleşmesinden oluşur. 7 tane boyun,12 tane sırt, 5 tane bel omur kemiği koksiks adı verilen piramide benzer parça ile birleşip iskeletin esas parçası olan bel kemiğini (omurgayı) oluşturur. Omurga vücudu dik tutan bir destek, omuriliği koruyan bir yapıdır.

    Omurganın boyun ve bel bölgesi oldukça hareketlidir. Omur kemiklerinin mükemmel bir şekilde birbirine eklem ve bağlarla birleşmesinden oluşan omurga yandan belirli normal eğrilikler gösterir, yandan bakılınca boyun ve bel bölgesinde içeri doğru girintili sırtta ise dışa doğru çıkıntılıdır. Ama omurgaya önden bakılınca dümdüzdür. Önden bakıldığında omurganın bir bölümünün sağa veya sola doğru kavis yapması ve rotasyon (dönme) göstermesi bir bozukluktur. Bu bozukluğa Skolyoz denir. Ancak annelerin bu konuya daha duyarlı olması ile bu rahatsızlık daha erken yakalanabilir.

    Vakaların çoğunda neden bilinemez. Nedeni bulunmayan eğriliklere idyopatik skolyoz denir. Genetik geçiş özellikleri vardır. Kız çocuklarda daha fazla görülür. Ağır vakalarda eğrilmeler ergenlikte çok hızla ilerler. Araştırmalar çocukların %5′inde skolyoz görüldüğünü bildirmektedir. Eğrilikler çeşitli tiplerde olabilir. Sırtta sağa veya sola belde sağa veya sola veya hem sırt hem belde karşılıklı eğrilikler olabilir. Omurga eğrilikleri çocukluktan sonra da oluşabilir. Erişkinlerde sırt kaslarının dengesizliği, aşırı şişmanlık, osteoporoz (kemik erimesi) gibi durumlarda sonradan skolyoz gelişebilir. Çoğu zaman eşit çalışmayan kaslar sırt kaslarında dengesizliğe neden olur ve omurgada eğrilik gelişir. Bu durum omurgada kalıcı bozukluk yapmadan fark edilebilirse düzeltilebilir.

    Belirti ve Bulgular

    Hafif bir eğrilik hiç bir fiziksel aktiviteyi engellemez. Çoğu zaman dikkat edilmeden fark bile edilemez. Bazan tesadüfen röntgen filminde omurgada eğrilik görülür. Ağır eğrilikler ise elbiseli iken bile fark edilebilir. Kötü gidişli skolyozda omurganın giderek eğrilmesi ileri yaşlarda göğüs boşluğunu daraltır. Bu daralma ileride kalp ve akciğer sorunlarına yol açar.

    Teşhis

    Basit bir çekül doğrultusu ile omurganın doğruluğuna bakılabilir. Ensenin tam ortasına konulan çekül ipinin omurgadan düz olarak geçip yere tam iki ayak ortasına inmesi gerekir. Ayrıca her iki omuzun aynı seviyede olması, öne doğru eğilince sırtta asimetri veye bir tarafta farklılık olmaması gerekir. En ufak bir şüpheniz varsa doğru teşhis için uzman doktor muayenesi ve radyolojik tetkikleri yaptırın. Gerekli omurga filmlerinde omurgalardaki dönmeler tesbit edilir ve skolyozun açısal ölçümleri yapılır. Skolyozlu hasta belirli aralıklarla mutlaka kontrol edilmelidir çünkü eğrilikler hızla ilerleyebilir.

    Tedavi

    Hafif vakalar sadece gözlem altında tutulur, erişkin veya çocuk zaman içinde takip edilir. Bu arada kaslardaki dengesizliğin, sertleşme ve kısalmaların önlenmesi için düzenli egzersizler yapılmalıdır. Kötü gidişli vakalarda eğrilik ve omurgada dönmenin artması ile göğüs boşluğunu zamanla çok daralır. Akciğere giren çıkan hava azalır. Yaş ilerledikçe ve çocuk büyüdükçe akciğerde sık sık problemler çıkabileceği için bu tip vakalarda korse uygulaması ve ameliyat yapılmasını gerektirebilir.

  • Skolyozda erken tanı önemlidir!!

    *Skolyoz nedir?

    Skolyoz ( omurga eğriliği) omurganın; sağ ya da sol yana doğru eğrilmesi anlamına gelmektedir.

    Normal ve sağlıklı omurgada omurlar arkadan bakıldığında düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyozda ise; ( yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi) omurlar sağa ve sola doğru yer değiştirir ve aynı zamanda kendi eksenleri etrafında da dönebilir.

    Omurgaya arkadan bakıldığında S şeklinde belli olabilir ya da hiçbir belirti vermeyip öne doğru eğildiğinde ya da röntgen yardımıyla teşhis konulur.

    Günümüzde bir çok insanın omurgasında az ya da çok olacak şekilde skolyoz vardır. Bu da daha çok çantaların tek taraflı kullanılması ve bilgisayar başındaki yanlış duruşlardan kaynaklanabilmektedir. Eğer 10 dereceden fazlaysa ve varsa yapılacak gerekli tetkikler sonrasında skolyoz tanısı konulur ve hemen tedaviye başlanması gerekebilmektedir Erken teşhis ve tedavi de yüzde yüze yakın başarı şansı vardır.

    *Skolyozun Belirtileri Nelerdir?

    1)Kalçalar ve omuz seviyeleri arasında eşitsizlik görülüyor.

    2)Göğüs kafesinde asimetri ve bir kürek kemiğinde yükselti olabiliyor.

    3)Bir bacağın daha uzun olduğu hissine kapılmak.

    4)Kollar ile vücut arasındaki mesafesinin ve vücut görüntüsünün bozulması.

    5) Rastgele çekilen röntgen filmlerinde fark edilebiliyor.

    6) Antrenör ya da beden eğitimi fark edebiliyor.(Cümle anlaşılamamaktadır)

    *Skolyoz Tipleri Nelerdir?

    1) Doğuştan ( konjenital) :Doğuştan skolyoz hastalığı tıpkı çocuk felci veya beyin felci durumları sonucunda oluşan skolyoz gibi omurganın göğüs veya bel bölgelerinde görülen yana doğru eğriliğidir.Doğuştan skolyoz 0-3 yaş arasında görülebilmektedir

    2) Polio ( çocuk felci) : Beyin felci veya kas erimesi gibi durumlardan ötürü kas felci oluşabilir. Bu da durduk yere skolyozun oluşmasına neden olabilir.

    3) İdiyopatik Skolyoz: Skolyozda en sık görülebilen çeşittir. Kalıtsal olabileceği düşünülmektedir. Daha çok ergenlik döneminde ortaya çıkar. Kız çocuklarında psikolojik sorunlara bile dayanabilir. O dönemde kız çocuklarının göğüslerini saklama çabası bile skolyoza neden olabilmektedir.. Çocuğun omurgası büyüyünceye kadar düzenli bir şekilde kontrol edilmesi gerekir. Öne doğru eğilmede daha çok fark edilir ve ameliyatlık duruma gelmeden tedaviye başlanılması gerekir.

    4) Serebral Palsi : Spastik olan hastalarda skolyoz çok fazla görülebilmektedir. Sürekli tekerlekli sandalyede oturmak zorunda kalan hastalarda da oturma pozisyonundan ötürü skolyoza rastlanabilmektedir.

    **SKOLYOZ TEDAVİ YÖNTEMLERİ:

    Başta da belirttiğimiz üzere erken teşhis edildiğinde büyük başarı sağlanabilmektedir.

    -Yüzde yirminin altında skolyozu olanlar gözlem altında tutulur. Egzersizler verilir. Kasları güçlendirmek için pilates,yüzme vs önerilir.

    -Yüzde otuz ve üzerinde olan skolyozlara da ilerlememesi için korse önerilir.

    -Yüzde kırk ve üzerinde olan skolyozlarda ise istisnai haller haricinde cerrahi yöntem kaçınılmaz olabilmektedir.. Ergenlik döneminde omurgası büyümekte olan bir çocuk için de istisnai haller haricinde cerrahi yöntem kaçınılmaz olabilmektedir.

  • Skolyoz (omurga eğriliği) nedir, kimlerde görülür?

    Skolyoz, omurganın göğüs veya bel bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Normal ve sağlıklı omurgada omurlar arkadan bakıldığında yukardan aşağıya yani boyun, sırt ve bel bölgelerinde düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyozda ise omurlar sağa veya sola doğru yer değiştirir. Bu eğilmeler omurganın sadece bir bölgesinde olabileceği gibi birden çok bölgesinde ve farklı yönlerde de olabilir.

    Skolyoz daha çok ergenlik yaşlarında karşımıza çıkar ve erken dönemlerde müdahale edilmediği takdirde hem görüntü hem de kalp ve solunum sistemi üzerinde telafisi zor hasarlara yol açabilir. Omuz seviyeleri arasında eşitsizlik, bel çukurlarındaki çarpıklık, bel kemiğinde bir tarafın öne çıkıntı yapması, sırtta bir tarafta kemik kabarıklık (kürek kemiğinde tümsek görünümü), vücut dengesinde sağa yada sola kayma skolyozun belirtileridir. Uzun süre oturma veya ayakta durma sonucunda omurgada yorulma olabilir. Bağların zorlanması sonucu devamlı ağrı duyulabilir. Omurga yana doğru eğildikçe, dengeyi koruyabilmek amacıyla, ters yöne doğru ikinci bir eğrilik oluşabilir. Omurgadaki ilk eğrilik ne kadar büyük ise, büyüme tamamlandıktan sonra durumun daha da ilerleme ihtimali o kadar fazladır.

    Skolyoza neyin sebep olduğu tam olarak bilinmiyor. Toplumda yaklaşık %2 ila 4 oranında görülen skolyoz doğuştan gelebileceği gibi, çocukluk ve erişkinlik çağlarında da oluşabiliyor. Skolyoz kız çocuklarında 10 kat fazla görülüyor. Doğuştan olabileceği gibi, çocuk felci, beyin felci ya da kas erimesi gibi hastalıklara bağlı da olabilir. Ailesel yatkınlığın neden olabileceği düşünülüyorÖzellikle 10 yaş civarlarında skolyozun erken teşhisi, tedavi süreci için büyük önem taşıyor.

    Çeşitli sağlık sorunlarına da yol açabilen skolyozun tedavisi için korse tedavisi ve cerrahi seçenekler kullanılıyor. Ameliyat korse tedavisi ile durdurulamayan veya hekime müracaatlarında yüksek eğrilikleri olanlarda uygulanır ve birçok hastada tama yakın düzelme sağlanır.

  • Skolyoz nedir? Neden oluşur?

    Omurganın önden ya da arkadan bakıldığında görülebilen, “S” veya “C” biçiminde yanlara doğru kıvrılmasıdır. Bunun sonucunda omurga döner ve bir omuz ve bir kalça diğerinden yüksek görünür. Genetik olanları varsa da genellikle çoğunun nedeni bilinmemektedir. (idiopatik skolyoz) Tek başına olabileceği gibi, kifoz (arkadan öne doğru anormal bir eğrilik) ile beraber de görülebilir (Kifoskolyoz).

    NEDEN OLUŞUR? NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR?

    Skolyoz çok çeşitli nedenlerle ve herhangi bir yaşta ortaya çıkabilmektedir. En sık kaşılaşılanlar 10′lu yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle (idiyopatik) ortaya çıkabilir. Genellikle omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlı olduğu düşünülmektedir.

    Bunun yanı sıra yine sıklıkla karşılaşılan bir diğer skolyoz ise, anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Annenin gebelik sırasında geçirdiği enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksikliklerinin neden olduğu düşünülmektedir. Spastik çocuklarda ya da çocukluk çağında felç geçirenlerde görülmektedir.

    Sağlıklı doğmuş çocuklarda, sonradan gelişen Polio (çocuk felci), beyin felci veya kas distrofisi (erimesi) gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşabilir.

    NASIL İLERLER?

    Skolyoz büyümenin devam ettiği buluğ çağı boyunca hızlı bir ilerleme gösterir. İskelet gelişiminin tamamlanıp büyümenin durduğu yaşlarda ilerleme ileri eğrilikler hariç durur. 50 derece özelliklede 70 derece üzeri eğrilikler erişkin yaşlarda oldukça az olmasına karşı ilerleme gösterirler.

    NE ZAMAN SKOLYOZDAN ŞÜPHELENİLMELİDİR?

    Omurganın yana doğru eğriliği,

    Bir omuzun yüksekte kalması,

    Omuz ve kalçaların simetrik durmaması,

    Bel girintilerinde asimetri şeklinde bir duruş bozukluğu oluşması,

    Tekrarlayan, geçmeyen sırt ve/veya bel ağrısı

    Yorgunluk

    Nefes darlığ

    TANI VE TEDAVİSİ

    Halen günümüzde skolyozu ortadan kaldıracak bir tedavi bulunmamaktadır. Ancak ilerleyen dönemlerde hastada baş gösterebilecek eğrilikten kaynaklanan akciğer hastalıkları, solunum sıkıntısı ve organ sıkışmalarının da önüne geçilmesi şarttır. Bu amaçla yapılan cerrahi tedaviler; varolan ve kabul edilemez varsayılan bir deformitenin, bir hastalığın, kabul edilebilir varsayılan başka bir hastalığa çevrilmesidir.

    Hastalığın tanısı için farklı pozisyonlarda omurga röntgenleri ve skolyozometre (omurganın eğrilik miktarını ölçe alet) ölçümleri, skolyozun miktarını belirleyebilmek üzere yapılabilecek testler bulunmaktadır.

    Tedavi, eğriliğin miktarına ve kemik büyümesinin hangi aşamada olduğuna göre belirlenir. Tedavi, erken başlandığı ölçüde başarılı olur. Hekiminiz egzersiz, sırt kuşağı kullanımı, ameliyat veya bu tedavilerinden birini veya bir kaçını kullanmanızı tavsiye edebilir.

    30 dereceden az olan Skolyozlar için tedaviye gerek yoktur, fakat 6 aylık aralarla gidişatın izlenmesi gerekir. Gövde kaslarını kuvvetlendirici egzersizler, eğriliğin artmasını önlemede yeterli olabilir. 30 ila 50 derece arsındaki omurga eğrilikleri, kuşak kullanımı ve egzersizler ile kontrol altında tutulabilir. Kuşak ile omurga asimetrik basınçlara karşı desteklenir ve hasta büyüdükçe, vücuda uyum sağlıyacak şekilde modifiye edilebilir. Kuşağın, geç ergenlik döneminde, kemik büyümesi durana kadar kullanılması gerekir.

    40 derece veya üzerindeki skolyozlarda, eğrilik kemik büyümesi durduktan sonra da artmaya devam edebileceği için, genelde ameliyat ile düzeltme gerekir

  • Skolyoz ve nedenleri

    Skolyoz ve nedenleri

    Skolyoz, omurganın göğüs (thoracic) veya bel (lumbar) bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Tek başına olabileceği gibi, kifoz (arkadan öne doğru anormal bir eğrilik) ile beraber de görülebilir.

    Türkiye’de 2,5 milyon skolyoz hastası mevcuttur. Skolyoz hastaları üzerine Türkiye’de yapılmış özel araştırma olmasa da ortopedi uzmanlarının birleştikleri nokta, hastalığın kız çocuklarında çok daha sık görüldüğüdür. Fakat bunun sebebi henüz bilinmemektedir. Özellikle 20 dereceyi geçen skolyozlar kızlarda erkeklere oranla sekiz kat fazla görülmektedir. Skolyoz çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Mesela spastik çocuklarda ya da çocukluk çağında felç geçirenlerde görülmektedir.

    Ancak sıklıkla kaşılaşılan skolyozlar, daha çok 10’lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni tam olarak halen bilinmeyen (idiyopatik) grupta görülen skolyozlar ile anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Birincinin nedenini tam olarak bilinmemektedir.

    Konjenital skolyoza ise gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksikliklerinin neden olduğu düşünülmektedir. Doğuştan olabilir (konjenital). Bu durum genellikle omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır.

  • Skolyozun belirtileri ve testleri nelerdir?

    Skolyoz, dikkatli bir göz tarafından fark edilebilir:

    Yana doğru eğrilik ya da anormal kamburluk veya içe doğru çukurluk.

    Omuz ve kalçaların simetrik durmaması

    Birinci eğrilik yanı sıra ikinci bir eğrinin varlığı

    Sırt ve/veya bel ağrısı

    Boyda kısalma

    Yürüme mesafesinde yıllar içinde giderek azalma

    Elbiselerin tam olarak vücuda oturmaması (kızlarda etek ya da elbise çizgilerinin asimetrik olması gibi)

    Uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkmada zorlanma, yürümenin ilk adımlarında zorluk çekme

    Bir tarafta belirgin olan tümsek gibi kürek kemiği çıkıntısı

    Nefes darlığı ve çabuk yorulma

    Bacaklarda kuvvet kaybı ve uyuşukluk hissi

    Bir omzun öne ilerlemiş ve diğerinden yukarıda durması

    Sırttakıllanma artışı, gamzeler, renk değişiklikleri gibi cilt anormallikleri

    Sağrı çukurlarındaki asimetri

    Vücut dengesinde sağa yada sola kayma

    Anormal kollar veya bacaklar.

    Bacaklara göre gövdenin orantısız kısalığı

    Denge bozuklukları

    Skolyozun Testleri:

    Fizik muayene sırasında, dizlerini bükmeden her iki eli ile yere değmeye çalışan çocukta kaburga çıkıntısı, kalça veya belde asimetri olması akla skolyoz getirir ve skolyozometre (omurganın eğrilik miktarını ölçen bir alet) ölçümleri yapılır. Farklı pozisyonlarda ayakta çekilen tüm omurgayı içine alan röntgen skolyoz filmi ile tanı konulur. Bu filmlerde eğriliğin başladığı ve sonlandığı omurlar arasındaki açı (Cobb açısı) ölçülür ve hasta zaman içinde bu açının ilerlemesine göre takip edilir.

    Skolyoz tanısı konulduğunda mutlaka sebebe yönelik MR incelemesi yapılması ve hastanın bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Doktorunuz özellikle kemik ile ilgili daha ayrıntılı görüntülemeyi gerekli görürse BT isteyebilir. Özellikle bacak ağrısı olan hastalarda sinir basısının hangi seviyeden kaynaklandığını anlamak ve diyabet hastalığı olan hastalarda sinir hasarının omurgadan mı yoksa diyabet hastalığına mı bağlı olduğunu ortaya koyabilmek için EMG, SSEP; MEP gibi elektrofizyolojik testler de istenebilir.

  • Skolyoz tipleri ve skolyoz tedavisi

    Doğuştan olan (konjenital) Skolyoz: Doğuştan (Konjenital) skolyoz un genelde kalıtsal olduğu düşünülmez. Fakat, kalıtsal olabilecek başka durumlarla konjenital skolyoz kalıtsal hastalığa eşlik edebilir. Bu nedenle, sadece konjenital skolyoz bulgusuna rastlanan ve başka bir genetik bozukluğu (Klippel-Feil sendromu,VACTERL, Goldenhar, vs.) olmayan bir çocuğun, anne ve babasının benzer konjenital skolyoz olan başka bir çocuklarının olma ihtimalinde artış söz konusu değildir. Bu durum genellikle anne karnındaki geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksiklikleri gibi etmenler nedeniyle omurgadaki bir kusura-deformiteye veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır. Konjenital skolyoz ilk yıllarda hızlı bir ilerleme gösterir. Bu sebeple erken dönemlerde ortaya çıkan konjenital skolyoz tedavisi süreci küçük yaşlarda cerrahi müdahaleyi gerektirebilir. Bu hastaların mutlaka bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

    Bazen konjenital anormalliklerin sebep olduğu eğriliklerin altında ve/veya üstünde vücut dengeyi sağlamak için ikinci bir omurga eğrilikği oluşturur. Bu eğrilik belli bir zaman sonra artış gösterebilir ve hatta bazen konjenital eğrilikten daha ciddi boyutlara ulaşabilir. Korse bu hastalarda ikincil eğrilik kontrolü veya ilerlemesinin geciktirilmesi için kullanılabilir. Ancak çok küçük çocuklarda (0-5 yaş) korse uygulamak zor olduğu için genel anestezi altında yapılan düzeltme gövde alçıları tercih edilebilmektedir. Küçük yaş skolyozunda korse tedavisi 60 dereceye kadar çıkabilmektedir. Burada amaç, omurga eğriliğinin ilerlemesini yavaşlatmaktır. Skolyoz un bu aşamasında, belirli zaman aralıklarıyla muayeneler ve röntgenlerle “kontrollü gözlem” ismi verilen bir döneme girilir ve deformitenin nasıl davrandığı izlenir. Altmış derece üzerindeki eğrilikler var ise skolyoz ameliyatı yöntemi tercih edilmektedir. Bu eğrilik büyüme sona erdikten sonra da artmaya devam eder. Bu sebeple ilerideki komplikasyonları önlemek, ve kozmetik sonuçlar açısından cerrahi uygulanmaktadır. Konjenital skolyoz hastasına erken cerrahi gerekliliğinde cerrahi her yaşta yapılabilir ancak genellikle hasta 1 yaşına gelinceye kadar cerrahi ertelenebilir.

    Küçük yaşlarda skolyoz ameliyatı ile yapılan füzyon işlemi omurganın büyümesini durdurmaya yöneliktir. Bu cerrahi müdahale çocuklarda 5 yaşın altında yapılırsa omurilik kanalının dar kalmasına, 8 yaşın altında yapılırsa akciğer gelişiminin bozulmasına, 10 yaşın altında yapılırsa göğüs kafesinin gelişimin bozulmasına neden olabilir. Göğüs kafesi yeterince büyüyemez ise akciğer-solunum ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilir. Son olarak, özellikle 10 yaş altında uygulanacak füzyon işlemi gövdenin kısa kalmasına neden olabilir. Erken cerrahi müdahale çoğu zaman büyümenin devamına izin verecek yöntemlerin uygulanmasıdır.

    Söz konusu bu yöntemlere gelince, bazı durumlarda sadece anormal omurun çıkartılması (hemivertebrektomi) ile eğrilik ortadan kaldırılabilir. Ameliyat sonrası 3 ila 6 ay arası gövde alçısı uygulanır. Çok küçük çocuklarda eğrilik uygun ise füzyon yapmadan eğriliğin üst ve altına konan vidalarla birleştirilen manyetik çubuklar aracılığı ile alçı kullanılmaksızın düzeltme sağlanabilir. Daha sonra 6 ayda bir poliklinik şartlarında yapılan periyodik uzatmalarla eğriliğin kontrolü erişkin yaşa kadar sağlanmaya çalışılır ve erişkin yaşta füzyon işlemi uygulanır. Skolyoza eşlik eden kaburga anomalileri ve yetersiz göğüs gelişimi gözlenen çocuklarda göğüs kafesine yerleştirilen çubuklarla (VEPTR) hem göğüs kafesi anormalliği düzeltilebilir hem de füzyon yapmadan eğriliğin kontrolü sağlanabilir. Bu hastalarda da 6 ayda bir periyodik uzatmalar yapılması gerekebilir.

    Hastalarımızın %90’ında tek bir ameliyat ile sonuç alınmaktadır. Ameliyatın ertesi günü hastalar ayağa kaldırılarak yürütülür. Hastanede kalma süresi yaklaşık 5 gündür. Ameliyat sonrası üçüncü haftadan sonra genellikle günlük aktivitelere dönüş mümkün olur.

    Nöro-muskuler Skolyoz: Mesela beyin hasarına bağlı spastik çocuklarda ya da Polio (çocuk felci), veya kas erimesi gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşabilir. Nöromusküler skolyoz durumunda diğer tip skolyozların aksine solunum sıkıntısı ve duyu kusurlarına ve de metabolik hastalıklar, bağ dokusu hastalıklarına daha çok rastlanabilmektedir. Bu hastalarda solunum problemleri, iletişim ve duyu kusurları ile epiletik nöbetler gibi nedenlerden ötürü tedavi sürecinde korse kullanılamayıp cerrahi müdahale için küçük yaşlar tercih edilebilir. Bu hastaların mutlaka bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Nöromusküler skolyozun tedavisi yukarıda anlatılan doğuştan olan (konjenital) skolyozdaki gibidir.

    İdiyopatik Skolyoz: En sıklıkla karşılaşılan bu skolyozlar, daha çok 10’lu yaşlarda daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkmaktadır. Skolyoz ergenlik döneminde büyüme ile ilerleme göstermektedir. Yani, omurga eğriliği daha da artmaktadır. Nedeni hala tam olarak bilinmemektedir (idiyopatik), ancak son zamanlarda yapılan çalışmalarda bazı genetik faktörlerin rol oynadığı ortaya konulmuş. İdiyopatik skolyozda omurlar kendi etraflarında dönerken yana eğilme meydana gelir ve sırtta veya belde asimetrik bir çıkıntı olur. İdiyopatik) skolyoz infantil skolyoz (0-3 yaş) ve juvenil skolyoz(3-10 yaş) tipinde de olabilir. Hasta hala büyürken konulan erken teşhis (Kız çocuklarında adet görmeden önce tespit edilen eğrilikler) çok önemlidir.

    Bu çocuklarda korse kullanılmasının amacı eğimin artışının engellenmeye çalışılmasıdır. Egzersiz, dans eğitimi ve atletizmi içeren normal aktivitelere devam edilmesi ve doktor gözetiminde olmak şartıyla bu aktiviteler sırasında korseye ara verilmesi ama korsenin günde en az 20-23 saat kullanılması gerekir. Korse özellikle eğimin 20 derecenin üstünde olduğu ve büyümenin devam ettiği çocuklarda etkilidir. Korse etkisi 40 derece üstü eğriliklerde ve iskelet gelişimi tamamlanmasına uzun yıllar olan çocuklarda azalmaya başlar.

    Bu durumda “kısa ve düzgün bir omurgayı, kısa ve eğri bir omurgaya” tercih ederiz ve erken dönemde kaçınılmaz olarak füzyon işlemini uygulamak zorunda kalabiliriz. Çünkü skolyoz cerrahi tedavisi omurganın dondurulması, hareketin ortadan kaldırılması ve büyümesinin durdurulması yani “füzyon” işlemidir. Tedavisi en güç olan ihmal edilmiş 70-80 derece üzerindeki eğriliklerdir. Bu eğriliklerde deforme omurganın çıkartılarak veya çıkartılmadan düzeltilmesi ve omurların titanyum çubuk ve vidalarla tespiti günümüzde kullanılan modern teknikler ve kazanılan tecrübe ile mümkün olabilmektedir. Skolyoz eğriliğini kontrol edebilmek için hem önden, hem arkadan füzyon gerekebilir. Spinal füzyonu sağlayabilmek için ya otogreft (kişinin kendisinin) ya da allogreft (başka birisinin) kemik, kemik benzerleri veya bu kaynaklardan birçoğunun birlikte kullanılması gerekebilir.

    Bunun dışında bazı durumlarda çok kısa bir omurga bölgesine füzyon uygulanması ile tamamen düzeltilebilecek skolyozlarda, kısa füzyonu tercih edebiliriz. Bu durumda füzyon ancak kısıtlı bir alana yapılacağı için omurga ve göğüs kafesi büyümesini ciddi etkileyemeyebilir. Ergenlik çağında ise omurilik kanalı, akciğerler ve göğüs kafesi yeterince geliştiği için aynı zamanda boy uzaması da büyük ölçüde tamamlandığı için füzyon işlemi çocuklarda olabilecek potansiyel sorunlara neden olmaz.

    Taburcu edilirken bazı hastalarda kısa süreli (3 ay) korse uygulanabilir. Çocuklar yaklaşık 3 hafta içinde okullarına dönebilirler. Üç ay sonrası yürüyüş ve yüzme gibi eksersizlere izin verilir, ancak birinci yıl sonuna kadar kontakt sporlar (karate, futbol, basketbol vs.) yasaklanır. Birinci yıl sonunda tamamen normal yaşantılarına dönmelerine izin verilir.

    Erişkin dejeneratif skolyoz: Genellikle 50 yaş üstünde omurga yapısının eskimesi ve yıpranma ve kemik erimesi (osteoporoz) sonucu omurganın boyun, sırt ve bel bölgelerinin herhangi birisinde oluşan skolyoz türüdür. Bu kişilerde omurganın sağlamlığı ve dengesi bozulup, ön-arka planda omurga ve gövdenin yana doğru yatmasına ve bel bölgesi anatomik açısının azalmasıyla gövdenin öne doğu yatmasına neden olabilir. Erişkin dejeneratif skolyoza ek olarak omurga yapısında ortaya çıkabilecek ek deformite olarak omurga kemiğinin öne kaymasına spondilolistezis, arkaya doğru kaymasına retrolistezis ve yana doğru kaymasına ise lateral listezis denir. Omurga yapısındaki omur kayması ağrıya neden olabileceği gibi, sinir ve/veya omurilik sıkışması bacak ağrısına ve kas güçsüzlüğüne neden olabilir veya faset eklemlerde dejenerasyon nedeniyle de şiddetli ağrı olabilir. Sonuçta yavaş bir ilerleme ile hastanın omurilik ve sinirleri bası altında kaldığından hareket kabiliyetleri etkilenir. Bu hastaların mutlaka bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

    Erişkin skolyozu hastalarında egzersiz ile birlikte korse tedavisi de uygulanabilir. Ancak korse tedavisi, bir fizyoterapist eşliğinde fizik-kondisyonu arttıracak egzersizler ve fizik tedaviye yardımcı bir yöntem olarak; kısa vadeli bir süre için düşünülmelidir. Fizik tedavi ve egzersiz ile birlikte ağrıları olan hastalar için ağrı kesiciler de verilebilir. Ayrıca özellikle faset eklemlerdeki ya da sinir basısı sonucu olan tahrişi (inflamasyon) gidermek için non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar da tedaviye eklenebilir. Hastalarda ağrı kaynağı yıpranmış faset eklemler veya sinir basısı sonucu oluşan radiküler ağrı ise bu hastalar için spinal enjeksiyonlar iyi bir alternatif tedavi yöntemi olabilir.

    Erişkin skolyoz için eğriliğin derecesi ve yarattığı şekilsel bozukluk sorunlardan çok ağrı, fonksiyon ve denge kaybı daha ön plandadır. Ancak ağrısız olsa da ilerlediği net olarak tespit edilmiş skolyozların daha fazla ilerlemesini durdurmak için ameliyat gerekli olabilir. Tüm cerrahi olmayan yöntemlere rağmen tedaviye yanıt vermeyen ve bu süre içinde (6 hafta-6 ay) ağrıları artan ve yeti kaybı oluşan hastalar için skolyoz ameliyatı önemli bir alternatif yol olabilir.

    Hastalarda omurga eğriliği yanı sıra ciddi dar kanal veya sinir basısına bağlı idrar kaçırma, büyük abdest kontrolü kaybı veya kaslarda güç kaybı var ise yine skolyoz ameliyatı ile tedavi yöntemi seçilebilir. Erişkin skolyoz ameliyatı, çocuk ve genç yaştaki skolyoz ameliyatlarına göre daha zorludur. Kişiye yapılan cerrahi müdahale süresi ve skolyoz ameliyatı sayısı da daha çok olabilir. Öte yandan kalp, akciğer, diyabet ve osteoporoz hastalıkları da skolyoz ameliyatı için doktora bildirilmesi gereken önemli bilgiler arasındadır.

    Skolyoz ameliyatı için amaçlanan eğriliğin dengeyi sağlayacak kadar düzeltilerek omurların kaynaştırılması (füzyon) ve sinir basılarının ortadan kaldırılmasıdır (dekompresyon). Bunların ne ölçüde ve genişlikte yapılması gerektiğine doktorunuz karar verecektir. Erişkin skolyoz ameliyatı sonrası hasta genellikle bir gece yoğun bakımda kalabilir. Skolyoz ameliyatı sonrası ilk gün hasta yatak kenarında oturtulur ve bacak egzersizleri yaptırılabilir. Aynı gün veya ertesi gün hasta ayağa kaldırılıp, bir iki adım yürütülür. Hastanın iyileştirme ve rehabilitasyon süreci için 1 hafta ila 10 gün arası hastanede tutulur. Taburcu olduktan sonra kendisine bir egzersiz programı verilir. Doktorun düzenli aralıklarla yaptığı kontrollerle tedavinin sonuçları değerlendirilir. Tüm bu süreçte kişinin bir an evvel normal yaşantısına dönmesi amaçlanmaktadır.

    Skolyoz söz konusu olduğunda romatizmal hastalıklar, omurga kırıkları, omurga enfeksiyonları gibi diğer bazı hastalıklar da neden olabilir.