Etiket: Size

  • Kendini bırakmayan kazanır

    Çok tatsız bir konu olsa da, bugün bir yönüyle kanser tedavisinden bahsetmek istiyorum. Güzellik yazılarında dünyayı her zaman toz pembe göstermek zorunda olmamalıyız. Hayatın gerçekleri var ve bizim vazifemiz de her türlü koşulda size yol göstermek..

    Hep dikkat etmişimdir, kanser tedavisi boyunca kendini bırakmayan, görünümüne özen gösteren hastalar, bu savaştan galip çıkmayı başarmışlardır. Kendi standartlarımız içinde iyi giyinmek hatta mümkünse yeni giysilere bürünmek, bütün kısıtlamalara rağmen cildimize, saçımıza, makyajımıza özen göstermek ve sosyal hayata karışmak inanamayacağınız kadar etkili bir destek sağlar. Çünkü hayata bağlılık vücut direncini arttırır. Dışarıdan iyi göründüğünüz zaman insanlar size hasta muamelesi yapmazlar. Sizden yayılan bu olumlu izlenim, katlanarak size geri döner..

    KEMOTERAPİ VE RADYOTERAPİ CİLT HASSASİYETİNİ ARTTIRIR:
    Kanser tedavileri sırasında cildi tahriş edebilecek her türlü uygulamadan kaçınmak gerekir. Peelingler, kimyasal maddeler kesinlikle kullanılmaz. Sıcak duşlar, banyolar hatta deodorantlar, tıraş olmak, sauna, jakuzi, hamam, sert sabunlar, lifler hatta giysilerdeki dikişler bile tahrişe yol açabilir. Öte yandan içinde E vitamini olan yağlardan yada nemlendiricilerden de uzak durun. Bu ürünler radyoterapi ve kemoterapiden sonra hassaslaşan ciltte alerjik tepkilere neden olurlar.

    YIKANMAKTAN KORKMAYIN:
    Bir çok hastamız ciltlerine su değerse tahrişin artacağına inanırlar ve bu yüzden yıkanmaktan çekinirler. Bu görüş temelsizdir. Kanser tedavisi görenler istedikleri kadar yıkanabilirler. Ancak duş yaparken sıcak su yerine ılık su kullanın, sabun yerine nemlendirici duş jellerini ve kremleri tercih edin. İsterseniz bir kovaya ılık su doldurup içine biraz bebe yağı koyun. Bu karışımı vücudunuzu durulamak için kullanın. Aloe vera içeren ürünler de cildi yatıştırırlar ve nemli tutarlar.Duşun ardından 2 yumuşak havlu veya emici kumaşlarla, vücudunuzu ovalamadan, tepeden tırnağa nemini alın. Tedavi sırasında vücut direnci düştüğü için mantarlarla karşılaşmak işten bile değildir. Cildinizi ne kadar temiz ve kuru tutarsanız bu risk o kadar azalır.

    İPEK ZAMANI:
    Cildi yumuşak ve nemli tutmak için mümkünse ipek iç çamaşırları giymenizi tavsiye ederim. Ayrıca ipeğe dokunmak size kendinizi güzel ve taze hissettirir. Böyle küçük keyifler bu dönemde her zamankinden daha değerlidir…

    GÜNEŞE DİKKAT!
    Tedavi süresince cildin güneşe karşı hassasiyeti fazlasıyla artar. Bu nedenle güneşten çok iyi korunmalısınız. Yüksek faktörlü koruma kremlerini, geniş kenarlı şapkaları, uzun kollu hafif yazlık giysileri daima elinizin altında tutmalısınız.

    SAÇLAR..
    Bazı kanser hastaları tedavi döneminde saçlarını “sıfır” numara kazıtırlar. Buna hiç gerek yoktur. Hem kendinizi damgalamış olursunuz hem de saçlar uzamaya başlayınca baş derisinde kaşıntı yapar. En iyisi saçlarınızı kısa kestirmektir. Dilerseniz bir peruk da kullanabilirsiniz.

    Saçlarınız yeniden uzamaya başladığında saç tellerinin kalınlaştığını ve saçlarınızın eskisinden daha dalgalı olduğunu fark edersiniz. Boya yada perma için biraz sabırlı olun. Unutmayın ki saçlarınız çıkmış olsa da deriniz henüz tahrişe açıktır.

    KAŞLAR-KİRPİKLER VE MAKYAJ
    Tedavi sırasında büyük bir ihtimalle kaşlar ve kirpikler dökülür. Kendinize kaş çizmek için kalem yerine toz far kullanın. Hem çizimi daha kolaydır hem de daha doğal bir görünüm sağlar.

    Gözlerinize kalem veya eye-liner ile çerçeve çizebilirsiniz. Özellikle waterproof (suda akmayan) olanlarını tercih ederseniz daha rahat edersiniz. Çünkü kemoterapi menapozdaki gibi sıcak basmalarına ve terlemeye yol açabilir.

    Bu dönemde rimel kullanmayın. Rimel geriye kalan birkaç kirpiğinizin de dökülmesine neden olabilir. Moralinizi bozmayın, kaşlar ve kirpikler tedaviden sonra hızla geri gelirler.

    HAREKET SİSTEMİ AYAKTA TUTAR:
    Yaşamı ciddi şekilde tehdit eden bu hastalıkla baş edenlerin sayısı oldukça yüksektir. Bu süreçte moral ve hareket her şeyden önemlidir. Hareket bütün sistemi ayakta tutar. Yatağa bağlanmak ise hastayı çökertir. Moralinizi bir nebze olsun yükseltecek en küçük olanaktan bile yararlanmalısınız. Siz kendinize acıyıp yaşamdan uzaklaşırsanız, hiç kimse sizi yolunuzdan döndüremez. Oysa siz yaşayan her hücrenize ve kendinize ne kadar özen gösterirseniz, tedavinin etkinliği o ölçüde artar. Ve çevrenizdeki insanlar size ulaşmak, daha fazla destek olmak için gereken şevki ve imkanı bulur. Sakın kendinizi bırakmayın!

  • Terapistimi Nasıl Seçerim?

    Terapistimi Nasıl Seçerim?

    Günümüz dünyasında sosyal medya her alanda çok etkili ve bir çok şey artık bir tık ötemizde. Bunun iyi tarafları olmakla beraber bazı durumlarda suistimal edildiği de gözlemlenebiliyor. Bazen alanında uzman olmayan kişiler kendilerini profesyonelce hazırlanmış sosyal medya hesaplarında uzmanmışcasına lanse edebiliyor. Bu nedenle terapist araştırması yaparken kişinin aldığı eğitimler ve hakkında yapılan yorumlar iyi araştırmalıdır. 

     Fakat buna rağmen bazen  denemeden yani o kişi ile bir seans geçirmeden, o kişi size nasıl gelir bilemeyeceksiniz. Mesleki ehliyetini almış olması ve uzmanlığı tabii ki de çok önemli çünkü ruh sağlığınızı emanet ediyorsunuz. Fakat bunların yeterli ve iyi seviyede olması her şeyin mükemmel geçeceği anlamına gelmeyebilir.

    Eğer bir hayal kırıklığı yaşarsanız hemen pes etmeyin. Gerçekten iyileşme niyetiniz var mı yok mu bunu sorgulayın. Belki de terapiye hazır olmadığınız için sonunu tahmin ettiğiniz terapi süreçlerinde buluyorsunuzdur kendinizi.

    Terapide danışanın iyileşme niyeti çok önemlidir. Hatta iyileşmeye  hazır olmadığınızı bilmek bile ilk adımdır. Yani terapiye gidiyorum ve iyileşme niyetim olmasa bile o niyeti inşa etmek için  devam ediyorum diyebilirsiniz. Burada önemli olan kendi  duygunuzun farkında olmanızdır

    Terapisti araştırırken size verdiği duyguya ve bu  duygunun size nasıl geldiğine bakın.

    İnsanın beyninde ayna nöronlar vardır. Bu ayna nöronlar karşımızdaki kişinin duygusunu anlamamıza yardımcı olur. Terapist sizi danışanı olarak severse, size güven verirse, sizi kapsarsa ve yine danışanı olarak size yakınlık duyarsa siz de  bunu hissedersiniz. Bana göre danışana en çok iyi gelen şey terapistin onu koşulsuz kapsayabilmesidir. Türk toplumu ilişkisel bir toplum yapısına sahip. Bu ilişkiselliğin içinde kuramadığımız ilişkiler, hissedemediğimiz yakınlıklar ve fazlaca hissettiğimiz yalnızlık duygusu bizlerin ruhunu hasta ediyor. Bu nedenle bana göre, terapide danışanla etiğe ve işlevselliğe bağlı kurulan terapötik yakın ilişki çok önemli ve iyileştiricidir. 

    Kendinizden daha genç bir terapisti tercih etmek isteyebilirsiniz veya daha yaşlı. Bazen erkek terapist, bazen kadın terapist tercih edersiniz. Bunlar hep sizin iç dünyanızla ve geçmiş hayatınızla  ilgili olan şeylerdir. 

    Her terapistin tekniği farklıdır. Gittiğiniz terapistin  hangi ekol ile çalıştığını sormak yerine işini ona bırakarak yaptığı şeyin size nasıl geldiğine bakın. Dışarıda psikolojik konular ile çok yakından ilgileniyor olabilirsiniz. Hatta kendiniz psikolog veya psikiyatrist olabilirsiniz ama o odada danışan olan sizsiniz.

  • Çocuklarınızı ev işlerine katın

    Hangi yaşta olursa olsun evinizin bireyi haline gelen çocuğunuzun gelişimi ve eve katkı sağlaması için ev işleri yapmasını sağlayın ve bunu küçük yaştan itibaren çocuğunuzdan isteyin. Ancak verdiğiniz işler yaşına uygun ve tutarlı olmalı. Şimdi gelin, yaş yaş çocuğunuzu hangi ev işlerine nasıl katacağınızı ve bunu nasıl alışkanlık haline getireceğinizi öğrenelim.

    2-3 Yaş: Basit Komutlar Verin ve Övün

    Ev işleri çocuğunuza hayatının önemli yeteneklerini öğretir ve ailenin tüm üyeleri ev işlerine birlikte girişebilir. Ne zaman başlayabilirler? 2-3 yaş çocukları size yardım etmeye bayılırlar o zaman onlara izin verin! Çocuğunuz sepete giysileri koyabilir, dökülen bir şeyi silebilir, çöp kovasına çöpü atabilir, oyuncaklarını kovaya koyabilir, size istediğiniz bir şeyi getirebilir.

    Çocuğunuz bu yaşlarda ev işleri için çok mu küçük görünüyor size ? Bu yaşlar aslında ev işlerine başlatmak için en iyi zamanlardır. Çocuklar basit görevleri yerine getirdiklerinde hem kendilerini becerikli hissetmeye başlar hem de motor becerileri gelişir. Bu eforları için onları bol bol övün.

    4-5 Yaş: İşlerinize Onları Katın

    Çocuğunuz sizinle birlikte çamaşırları toplayabilir, ayırabilir, mutfakta sofrayı hazırlarken yardımcı olabilir, bitkileri sulayabilir, evinizde beslediğiniz hayvanınızı besleyebilir. Birlikte iş yapmanın keyfini çıkarın.

    Bu yaş çocuklarında kendilerinin ‘ihtiyaç duyulan, becerikli ve özgür’ hissetmeye ihtiyaçları vardır. Bu yüzden yaptıkları işin sonucu ne olursa olsun onları ev işlerine katın. Eğer size karşı direnirlerse ‘eğer bu işi bitirirsek dışarı çıkabilirsin’ şeklinde konuşun.

    6-7 Yaşlar: Mükemmellik Beklemeyin

    6-7 yaşlarında bir çocuk evdeki hayvanın mama ve suyunu doldurabilir, sandviç yapmaya yardımcı olabilir, nasıl yaparsa yapsın yatağını toplayabilir, çöpleri toplayıp çöp kovasına atabilir.

    Bu dönemde çocuğunuz ev etrafında iş verdikçe sorumlu ve kendine güvenli biri olmayı öğrenir. Düşündüğünüzden fazlasını yapabilirler, o işi nasıl yapılacağını gösterin ve çekilin.

    8-9 Yaşlar: Keyfini Çıkarın

    Basit yemek hazırlayabilir, sofrayı kurup kaldırabilir, bulaşık makinesini boşaltabilir, giysilerini katlayıp koyabilir, elektrik süpürgesini kullanabilir.

    Ev işi sıkıcı olmak zorunda değil. İşlerini müzik dinleyerek yapabilirler, veya onlardan istediğiniz ev işleri karşılığında daha önce istediği şeyi yapmalarına izin verebilirsiniz.

    10-12 Yaşlar: Seçim ve Ödüller

    Bulaşık yıkayabilir, paspas yapabilir, süpürebilir, arabadan aldıklarınızı taşıyabilir veya arabanızı yıkayabilirler.

    Çocuğunuzun iyi yaptığı işlerden birkaç tanesini seçmesini ve iş bölümü olarak ne yapmak istediklerine karar vermelerini isteyin. Ev işi listesi ve hatırlatıcı takvim yapabilirsiniz. Eğer yapabildikleri ve size yardım ettikleri için onlara teşekkür edin ve ödüllendirin.

    13 Yaş ve sonrası : Gerçek Hayat İçin Hazırlayın

    Kardeşinin bakımına ve okul ödevlerine yardımcı olabilir, istediği birgün yemek yapabilir, ev alışverişi yapabilir.

    Ev işleri ergenlerin kendi hayatlarını idame ettirme ve oda arkadaşı olma becerilerini öğretir. Ev işlerini cinsiyet ayırımı yapmadan verin. Erkekler yemek pişirebilir, ütü yapabilir, çamaşır atabilirler. Kızlar ev aletlerini kullanabilir, arabanın yağını değiştirebilir, bahçe işi yapabilirler.

  • Çalışan Anne ve Baba ile İlk Bağ

    Çalışan Anne ve Baba ile İlk Bağ

    Zamanımızda çalışan annelerin sayısı az değil. Gündüz vaktinin çoğunu işte geçiren anne (veya baba/ilk bakıcı) eve geldiğinde çocuğuyla hoşça eğlenmek ve hasret gidermek isterken problemler başını alıp yürüdüyse aranızdaki iletişimi kuvvetlendirerek çocuğunuza ve kendinize ve hatta ailenizin diğer üyeleri için iyilik yapabilirsiniz. Çalışan annelerin çocuklarında genellikle huysuzlanma, inatlaşma, duygu sömürüsü yaparak istediklerini elde etme, yemeğini kendine başına yememe, ve uykuya girişte zorluk gibi sorunlar baş gösterebilir. Size düşen görev sorunları gidermeye koyulmaktansa, öncelikle sorunların altında yatan sebepleri anlamaya çalışmak olmalıdır. Kendinize sorarak başlayın. Sizce çocuğunuz niçin zaten az olan zamanınızı zorlaştıracak sorunlu davranışlarda bulunuyor? “Beni görünce şımarıyor” bu durumu aydınlatmak için çok sığ bir cevap olurdu. İşin gerçeğinin çoğu vakada şöyle olduğunu görüyoruz: Küçük yaşlardaki çocuklar siz işteyken sizleri fazlasıyla özlerler. Onları her bırakıp işe gittiğinizde, gün boyunca hafif de olsa bir huzursuzluk içinde kalırlar. Sizi gördüklerinde de hem size öfkelidirler, hem de özlemişlerdir. Bu ikircikli durumda yaramazlık yaparak aslında bir şeylerin çok da yolunca gitmediğini anlatmaya çalışırlar. Onlar minicik yüreklerinde “size duydukları özlem” ile günboyu nasıl baş edeceklerini bilmiyorlardır. İşte bu yüzden kreşte yemeğini sorunsuz yiyen Ayşe, evde köfte çatalıyla arkasından koşturmanız için size onunla ilgilenme fırsatı veriyordur, hem de öfkesini gösteriyordur. Sabah kalkınca siz işe gittiğiniz için sizi göremeyen Ercan da, hiç sabah olmaması, sizinle geçirdiği gecenin bitmemesi için uykusu gelse de bir türlü uykuya dalmıyordur. Çocuklar bizlere söyleyeceklerini davranışlarla gösterirler. Onların yaramazlıklarını size inat için yaptıkları olumsuzluklar olarak görmeden önce davranışlarının arkasındaki sebepleri görmeye çalışmalısınız. Çalışan anneler/babalar iş için evden ayrılırlarken onlarla özel bir vedalaşma oyunu yaratıp, her vedalaşma ve kavuşmada aynı mimik, ses tonu ve hareketleri yaparak ayrılıkları ve kavuşmaları birbirleri ile ilişkilendirebilirler. Böylece çocuğunuz için beklemeye değer eğlenceli bir miras bırakmış olur ve her gidişten sonra bir gelişiniz olduğunu da çocuğunuza göstermiş olursunuz. Başka bir yöntem ise işe giderken size ait bir eşyayı onun himayesine bırakıp her gelişinizde onu çocuğunuzdan geri istemektir. Çocuğunuz böylece sizi özlediği zamanlarda sizi temsil eden minik eşyanızla kendini avutmayı öğrenebilir. Çalışan anne ve babaların, çocuklarının “ayrılık” durumlarında yaşadığı stresi yenmesinde ona nasıl yardımcı olabileceklerini kısaca özetledik. Sizden ayrılmak istemeyip, siz eve gelince de sizinle itişmesi çok beklendiktir. Yukarıda yazılanların yanı sıra, çocuğunuzun neler hissedebiliyor olabileceğini onun yerine söyleyerek ona ayna olmak da yaşadığı stresin azalmasına yardımcı olacaktır.

  • Karar Verebiliyor Ama Uygulayamıyor Musunuz?

    Karar Verebiliyor Ama Uygulayamıyor Musunuz?

    Kararı vermek kadar sürdürmekte önemli bir aşama. Her şeyden önce kendinize sormanız gereken soru, gerçekten karar verip vermediğinizdir.
    Kilo vermeye, bir ilişkiye başlamaya, iş değiştirmeye, kötü bir davranışınızdan kurtulmaya, zararlı alışkanlıklardan ya da bağımlılıklardan uzaklaşmaya, vb… 
    Varsayalım kilo vermek için diyet yapmaya başlayacağım dediniz. Kilonuz gerçekten fazla mı yoksa bu sizin algınız mı?

    Eğer fazla ise, size bu fazla kilonun verdiği ya da verebileceği olası zararlar neler?
     
    Fazla kiloların size sağladığı faydalar var mı?
     
    Neden soruyoruz bu soruları kendimize. 
    Çünkü nelerin farkında olduğumuz verdiğimiz kararı eyleme dönüştürmemiz ve sürdürebilmemiz için gerekli olan motivasyonu sağlayacak bize. Motivasyon kararımızı uygulamada en güçlü kaynağımız olacak. Farkındalığınız yoksa hayatınıza yapmaya çalıştığınız müdahalelerde temelsiz inşaat yapmaya döner. Temel olmadığında da ilk zorlukta kararınızdan dönersiniz. 
     
    Değişime ihtiyacınız olduğu yönünde bir farkındalığınız varsa ve bu değişim için gerçekçi ve geçerli nedenleriniz varsa, değişim yönünde karar dengenizi sabitleştirmenizi sağlayacak motivasyonel kaynaklar kullanmaya ihtiyacınız olacak. Bunun için tavsiyem değişim ile ilgili algıladığınız artıları ve eksileri belirlemeniz. Yazarak, düşünerek bir şekilde kendinize hatırlatmanız ve zihninizi bu idrakle doldurmanız. 
     
    İlişkilerle ilgili tehlikeler  
    İş kaybı  
    Ekonomik kayıp  
    Prestij kaybı  
    Etik – Varoluşsal  
    Sağlık  
     
    Yasal problemler gibi alanlarda ne gibi eksilerle karşılaşacağınızı düşünebilirsiniz.  
     
    Şu an sahip olduğunuz davranış, alışkanlık ya da değiştirmek istediğiniz her ne ise ne gibi alanlarda artılar ve eksiler sağlayabilir size. Bu değişim gerçekleşirse yukarıdaki alanlarda ne gibi değişiklikler olur hatırlatın kendinize. 
     
    Tüm bunları yaptıktan sonra karar kısmına geçebilirsiniz. Hedefleri, zamanlamaları ve değişim stratejilerini netleştirebilirsiniz. Bir yandan da kendi analizinizi yapıp daha önceki denemelerinizde neden olmadığının cevabını kendinize dürüstçe vermelisiniz. Sizi kararınızdan caydırma ihtimali olan yüksek riskli durumları da belirledikten sonra üstesinden nasıl gelebileceğinize dair baş etme yöntemlerinizi belirlersiniz. Hem bu analizi yapmak geçmişte işe yarayan yöntemleri kullanıp işe yaramayanları eleme imkanı verir size. 
     
    Hedefi diyete başlamak olarak belirledik diyelim. Zamanını da haftanın ilk günü dediniz diyelim. Haftanın ilk günü olmak zorunda değil bu arada biliyorsunuz. İlk günler zor olacak elbette yemekten haz aldığınız yiyeceklerden uzak durmanız, onların size yasak olması. O anlarda zihninizde kayıtlı artı, eksi listenizi anımsayacaksınız. Seçeceksiniz artılardan en kıymetlisini, hatırlatacaksınız kendinize kararınızın arkasında durduğunuzda hayatınızda nasıl güzel değişiklikler olduğunu. Ya da tüm hedeflerinizi alt üst edecek o eylemi gerçekleştirmeden, yani diyetinizi bozacak o hamleyi yapmadan önce, eksiler listesinden bir maddeyi alıp zihninizde canlandırma yapacaksınız. Biliyoruz ki bazen kendimizi bir kabusla korkutmak, işe yarıyor. Aynı zamanda hala hayatınızın otoritesinin sizde olduğunu ispatlıyor. Kaldı ki tek haz kaynağınız size kilo aldıran besinler yemek değil! Değil mi? 
     
    Özetle hangi konuda karar vermiş olursan ol, şiddetli bir karardan dönme isteği gelirse motivasyonunu güçlendirecek kaynaklarına dön. Zaten o istek aynı oranda kalmayacak, zaman içinde dalgalanacak. Araştırmalar bize 10 dakika ile 60 dakika arasında bir yerde azalarak yok olacağını söylüyor şiddetli arzunun. Bazen tek yapman gereken durup, geçmesini beklemek olacak. 
     
    Sonuç olarak. Hayat tarzınızda yapacağınız her olumlu değişim kendinize olan inancınızı güçlendirecektir.  
     
    Değmez mi? 

  • Çocuklarım ile nasıl kaliteli zaman geçirebilirim?

    Çocuklarım ile nasıl kaliteli zaman geçirebilirim?

    Zamanı geri alamayız, çocuklarımız asla şu an oldukları yaşa bir daha geri gelmeyecekler…

    Hayat hızla geçiyor ve bir koşuşturma halinde bir yerden diğerine savruluyoruz. Bu koşuşturma içinde belkide bizim varlığımıza en çok ihtiyaç duyan çocuklarımız. Onlara ayıracağımız zamanın onların hayatlarına katacağı değer çok büyük. Benim bugün yazacaklarım bu değerli anları kolaylaştıracak ipuçları.

    O an zihniniz sadece onunla olsun..

    Çocuğunuzla her iletişime geçtiğinizde ‘biricik’ fırsatlar olduğunu unutmayın. Çocuğunuz bulunduğu yaşa tekrar geri gelmeyecek ve zaman geriye dönmeyecek. Onun size sunduklarının, düşüncelerinin, duygularının ve davranışlarının farkında olun.

    Çocuğunuzun gözlüklerini takın..

    Tarafsızca yargısızca size sunduklarını kabullenin ve onun gözünden dünyaya bakmaya çalışın. Birazdan yapılacak işler, günün sizi yoran stresi geride kalsın. Çocuğunuz ve yaptıkları dışında aklınıza gelen dikkatinizi dağıtıcak fikirlere kapılıp gitmeyin. Yaratıcılıkları, hayalleri ve size sunduklarının ne kadar değerli olduklarını fark edin.

    O andaki size sunduklarını ‘HİSSEDİN’ ‘DÜŞÜNMEYİN’

    Onu izleyin. O anı ve yaptıklarınızı değerli kılın. Değerli kıldıkça ve anlaşıldığını hissetikçe iletişiminizin kalitesi artacak. Onu ve sizi zorlayan konularda daha kolay çözümler üretmeye başlayacaksınız. Onu yargısızca ve tarafsızca anlamanız her davranışına izin vereceğiniz anlamı taşımaz. Sizin ona verdiğiniz değeri gösterir. Bu iletişim fırsatlarını iple çekmeye ve ondan keyif almaya çalışın.

    Çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanın hakkını vermek size mutluluk vericektir.

    Başka zamanda yapılacaklar sadece o anınızı zehirler. Gelecekte yapılacaklar ne ise zamanı gelince yapılacaklar. Yemek yerken ağzınızdaki lokmalara odaklandıkça aldığınız haz uzar. Onunla iletişimin eşsiz bir yemek olduğunu düşünerek tadını çıkarın. Çocuğunuzun varlığına bu değeri verin. Çok uzun süreler olması gerekmez. Ama o anın sadece kabullendiğiniz, izlediğiniz, yargılamadığınız ve öğüt vermediğiniz bir an olması önemlidir. Benim kaliteli vakit geçirmeden anladığım budur.. Kalın sağlıcakla..

  • Daha iyi hissetmek için ipuçları

    Daha iyi hissetmek için ipuçları

    Herkes dönem dönem kendini çok kötü hissedebilir. Duyguları ve düşünceleri olan biz insan ırkı için bu doğal bir süreçtir. Aksilikler üst üste gelir, yapacak işleriniz birikir, beklemediğiniz problemler ortaya çıkar, hayal kırıklıkları yaşarsınız ve bunların tümü size tükenmişlik hissi verir. Böyle bir süreçle karşı karşıya geldiğimizde işin içinden nasıl çıkacağımızı nereden başlayacağımızı bilemediğimiz anlar olur. Bu tip durumlarda kendi hayatımızda ufak değişiklikler yapmak, bakış açımızın değişmesine ve ihtiyaç duyduğumuz gücün geri gelmesine olanak sağlayacaktır. 
    Öncelikle çalışma ortamınızı ve yaşam alanınızı temizlemek ve düzenlemekle işe başlayın. Kendinizi sıkışmış ve bunalmış hissettiğiniz anlarda çalışma ve yaşam alanlarınızın da iç dünyanızı yansıtırcasına normal düzeninden çıktığını ve normale göre daha dağınık olduğunu farkedeceksiniz. Masanın üstündeki kağıtları düzenlemek, çekmecelerinizi elden geçirmek, odanızdaki dağınıklığı gidermek sizin daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.
    Nereden başlayacağınızı bilemediğiniz anlarda size en kolay gelen işi seçin ve başlayın. Hiç bir şey yapmamaktansa çok da aciliyeti ve önemi olmayan bir işi dahi tamamlıyor olmak yeniden çalışma isteği getirecektir size. Ek olarak yapılacaklar listenizde duran ve sayfayı kalabalık gösteren bir kaç parça işi de silmiş olacaksınız 
    Canı sıkan konuları sevdiklerinizle konuşmaktan asla çekinmeyin. Kendi kendinize yetmediğiniz zamanlar olacaktır, fikirlerine güvendiğiniz kişilerden destek alın, farklı düşüncelere ve fikirlere açık olun. Bunun yanı sıra sevdiklerinizde bu sıkıntılarınızın dışındaki herhangi bir konuda konuşmak da bu sancılı süreçte size moral ve motivasyon sağlayacaktır.
    Mükemmeliyetçi düşünce yapısından mümkün olduğunca sıyrılmaya çalışın. Bazı zamanlar bir işin tamamlanamamasının en büyük nedeni, o işi kusursuzca yapma isteğimizdir. 
    Kendinize zaman ayırın. Canınızı sıkan konu dışında da bir hayatınız olduğunu unutmayın ve kendiniz için birşeyler yapmaya çalışın. Sizi geliştirecek uğraşlar bulmak hayatla aranızdaki bağı güçlendirecektir. 
    Kendinize ayırdığınız zaman kadar olmasa da başkalarına da zaman ayırın. Diğer insanları mutlu etmeye çalışın, sokak hayvanlarına yardım edin, zor durumdaki bir arkadaşınıza destek olun. İç huzurunuz için bu tip davranışlar çok önemlidir. Özellikle de kendinizi “işe yaramaz” hissettiğiniz dönemlerde başklarına yardımcı olabiliyor olmak size huzur verecektir. 
    Spor yaptığınızda vücudunuzda endorfin hormonu sağlayacaktır ki bu hormonun ağrı kesici etkisi kulladığımız ilaçlardan otuz kat daha fazladır. Eğer zaman sıkıntısı yaşıyorsanız evde bir kaç hareket yapmak, akşam 15-20 dakika yürüyüş yapmak size iyi gelecektir. 
    Bakış açınızı değiştirmeye çalışın. Aslında hayat tamamen bizim algılarımızdan ibarettir. Bir olayın ne kadar can sıkıcı ne kadar keyifli ne kadar rahatsız edici olduğuna biz karar veririz. Bu kararları verirken  geçmiş tecrübelerimiz, bize öğretilenler, travmalarımız, o anki ruh halimiz gibi içsel etkenlerin yanı sıra havanın sıcaklığından tutun da toplantı yaptığınız odanın duvarların renklerine kadar bir çok dış etkenler olaya bakış açınızda ciddi anlamda rol oynamaktadır. Yaşadığınız sıkıntıyı mümkün olduğunca diğer etkenlerden bağımsız değerlendirmeye çalışıp çözüm süreçlerini de buna göre planlamanız gerekmektedir. 
    Farklı bakış açıları oluşturmakta sıkıntı yaşıyorsanız ya da baktığınız bütün açılar size farklı farklı olumsuzluklar getiriyorsa profesyonel bir destek almaktan çekinmeyin. İç dünyanızı tanımak, beklentilerinizi düzenlemeyi öğrenmek, farklı bakış açıları edinebilmek size hayatta çok şey kazandıracaktır. 

  • The outcome of percutaneous nephrolithotomy using ıntravenous catheter for obtaining percutaneous access as a treatment for renal stone disease in children: a pilot study

    ENDOUROLOGY AND STONE DISEASES

    The Outcome of Percutaneous Nephrolithotomy Using Intravenous Cath- eter for Obtaining Percutaneous Access as a Treatment for Renal Stone Disease in Children: A Pilot Study Purpose: Using percutaneous nephrolithotomy (PNL), it is easy to reach stones in various parts of the kidney via a single access tract. In the current study, we set out to demonstrate that the intravenous catheter is a safe way to gain renal access, and that PNL is safe in children. Materials and Methods: We retrospectively reviewed the medical records of patients who underwent PNL as a treatment for renal stone disease at our center between September 2013 and December 2014. There were no spe- cific exclusion criteria. We used 14 gauge intravenous catheter for renal access in all cases. Results: Eleven of the 32 patients (34.4%) were female and 21 (65.6%) were male. The mean ± SD patient age was 4.7 ± 3.71 years (9 months-16 years). Six patients (18.7%) were infants less than 1 year of age. Fifteen of the stones (46.8%) were located in the right kidney, and 17 of the stones (53.1%) were located in the left kidney. The average stone size was 13.9 ± 4.8 mm (range, 12-28). The average duration of operation was 69.7 ± 10.4 minutes (range, 50-110), and the average duration of fluoroscopy was 2.21 ± 1.06 minutes (range, 1-6). There were complications in 5 of the cases (15.6%). Conclusion: The access and dilatation stages are quite important. We propose that the intravenous catheter is a safe and inexpensive tool for renal access in PNL in pediatric age group patients. Keywords: kidney calculi; surgery; child; minimally invasive surgical procedures; methods; nephrostomy; percu- taneous; treatment outcome. INTRODUCTION Urinary stone disease is common in Turkey. A multicenter study reported a prevalence of the disease of 14.8%,(1) and this percentage is even higher in the regions of Turkey with warmer climates, such as Eastern and Southeastern Anatolia. Renal stones in children cause growth and developmental delays, urosepsis, and renal impairment. Due to the high rate of relapse in this age group, minimally invasive methods to treat childhood urinary stone disease are crucial. Studies from Turkey show that the average rate of relapse for renal stone disease in children between the ages of 1 month and 6 years is 15%, and that 37.5% of these patients have a metabolic disorder.(2) In the past 6 decades, remarkable improvements have been achieved in the treatment of renal calculi. Goodwin and colleagues first inserted a nephrostomy catheter into the kidney of a patient with hydronephrosis in 1955.(3) Not long after, Harris and colleagues reported the first removal of a renal stone percutaneously using a flexible bronchoscope.(4) In 1967, Fernstrom and Johansson performed and described percutaneous nephrolithotomy (PNL).(5) In 1980, their accomplishment was followed by the invention of extracorporeal shock wave lithotripsy (SWL).(6) PNL is the preferred treatment method for SWL resistant patients. SWL is generally contraindicated for large stones and cystine stones and is not specific for lower calyceal stones. The success rate of PNL is high and its morbidity level is markedly low. The most important stage in PNL is achieving percutaneous access to the kidney. For renal puncture in this stage of the PNL procedure, the intravenous catheter (angiocath) has been described in the literature as highly maneuverable, able to fit comfortably in the palm of the hand, and quite inexpensive.(7) In particular, use of an angiocath decreases Mehmet Serif Arslan,* Hikmet Zeytun, Erol Basuguy, Serkan Arslan, Bahattin Aydogdu, Mehmet Hanifi Okur *Correspondence: Departments of Pediatric Urology and Pediatric Surgery, University of Dicle, Sur, Diyarbakir 21210, Turkey. Tel: +90 505 6260047. Fax: +90 2488001. E-mail: mserif.arslan@dicle.edu.tr Received January 2016 & Accepted February 2016 Endourology and Stone Diseases 2502 Vol 13 No 01 January-February 2016 2503 the risk of complications such as renal tissue damage and extravasation. In the current study, we aimed to demonstrate the outcome of PNL using an angiocath in the treatment of renal stone disease in children, with particular attention paid to the infant patient group, which has been rarely noted in the literature. MATERIALS AND METHODS Study Population Our study included 32 patients who underwent PNL treatment for renal stone disease at our clinic between September 2013 and December 2014. The medical records of these patients were retrospectively reviewed. The cases were analyzed in terms of gender, age, radiological signs such as stone location and stone area (according to stone protocol computerized tomography), size of sheath used, duration of operation, complications, and treatment results. This study included pediatric patients in whom PNL was indicated and other treatment methods such as SWL were insufficient. There were no specific exclusion criteria. This retrospective study was issued an approval number of 48/2014 by our Human Ethics Committee. Evaluations All patients underwent pre-operative studies including Percutaneous Nephrolithotomy and Children-Arslan et al. Urological Oncology 2405 Table 1. Demographics and stone characteristics of patients. Variables Renal Stones (n = 32) Age, years (mean ± SD) 4.7 ± 3.71 (9 months–16 years) Male/female, no (%) 21 (65.6) / 11 (34.4) Stone load, mm2 (mean ± SD) 160 ± 89.7 (120–250) Stone size, mm (mean ± SD) 13.9 ± 4.8 (12–28) Stone number, mean ± SD (range) 3.31 ± 2.4 (1-13) Left/right side stone, no (%) 17 (53.1) / 15 (46.8) Patients with special situations, no (%) Solitary kidney 1 (3.1) Hydronephrosis 12 (32.4) Residual stones after SWL 3 (9) Stone locations, no (%) Pelvic stone 10 (31.2) Middle calyceal stone 5 (15.6) Lower calyceal stone 5 (15.6) UPJ stone 4 (12.5) Multiple calyceal Stones 8 (25) Abbreviations: SD, standard deviation; UPJ, ureteropelvic junction. Figure 1. A) Guidewire inserted through the sheath of angiocath; B) fluoroscopic image of access. urinalysis, complete blood count, serum biochemistry, and routine coagulation and serological tests. Additionally, all patients were examined with renal ultrasound (RUS) and noncontrast spiral computerized tomography (NSCT). Scans of 3-mm coronal and reformatted 3-mm axial sections were evaluated on the Dicle University (Diyarbakır, Turkey) picture archiving and communication system (PACS). Maximal stone diameter was measured in two dimensions in the reformatted coronal and axial sections by one reviewer. Preoperative nephrostomy was not used in any patient. Procedures The PNL procedure was performed by three surgeons. PNL was classified for each procedure as described by Tepeler and colleagues, using the size of the external sheath as a criterion.(8) PNL access was performed using a 14 gauge angiocath in the lithotomy position, as described by Penbegul and colleagues (Figure 1).(7) For this procedure, a 3 French (F) ureteral catheter was placed into the ureteropelvic region of the supine patient, after which the patient was placed in the prone position, and renal access was obtained using an angiocath and fluoroscopy. Diluted (40%–50%) contrast medium was injected into the collecting system to confirm the puncture. Then, after removing the needle, a 0.038 inch hydrophilic guide wire was passed through the outer sheath into the renal unit. The tract was mechanically dilated to 12 F over the guide wire. A 12 F working sheath was placed in the pelvicaliceal system. The stones were visualized using a rigid nephroscope (9.5 F nephroscope; Karl Storz, Tuttlingen, Germany) and fragmented with pneumatic lithotripsy. Many reports in the literature describe pneumatic and laser lithotripsy. Stone fragmentation with pneumatic lithotripsy is cheaper and faster than laser lithotripsy via PNL. Therefore, we preferred pneumatic lithotripsy in all of our patients, which allowed the fragmented stones to be removed by forceps and the turbulence of fluid flow. During the procedure, if extravasation was noted, an 8 F nephrostomy catheter was passed through the working Table 2. Intraoperative and postoperative parameters. Variables Renal Stones (n = 32) Initial stone free rate, no (%) 28 (87.5) Final stone free rate, no (%) 31 (96.9) Hospital stay, days, mean ± SD (range) 4.34 ± 1.09 (2–8) Operative time, min, mean ± SD (range) 69.7 ± 10.4 (50–110) Fluoroscopy time, min, mean ± SD (range) 4.8 ± 1.06 (2-7) Hemoglobin drop, g/dL, mean ± SD (range) 0.97 ± 1.9 (2–4.2) PNL size *, no (%) PNL+12 15 (46.8) PNL+14 10 (31.2) PNL+18 6 (18.7 ) PNL+24 1 (3.1) Puncture locations, no (%) Middle/lower pole calyces 12 (37.5 ) / 20 (62.5) Infracostal/Supracostal 25 (78.1) / 7 (218) Significant complications, no (%) Clavien grade 1 4 (12.5) Clavien grade 2 1 (3.1) Stone composition, no (%) Calcium oxalate and/or phosphate 12 (37.5) / 20 (62.5) Uric acid 5 (15.6) Struvite 6 (18.7) Cystine 5 (15.6) Abbreviations: SFR, stone free rate; PNL, percutaneous nephrolithotomy; SD, standard deviation. * PNL classification as described by Tepeler et al.(8) Percutaneous Nephrolithotomy and Children-Arslan et al. Endourology and Stone Diseases 2504 Vol 13 No 01 January-February 2016 2505 channel into the renal collecting system, and its placement was confirmed by administering contrast. Twelve hours post-surgery, the ureteral and Foley catheters were removed. The nephrostomy catheter was removed after RUS confirmed the absence of a urinoma. Patients with no complications were discharged from the hospital on the second post-operative day and were prescribed oral anti-inflammatories. The initial stone-free rate (SFR) is defined as a stone-free or asymptomatic state and a clinically insignificant residual stone of ≤ 4 mm on RUS at 24–48 hours post-PNL. The final SFR is the same as the initial SFR at 1 month post operatively and after any repeat PNL or auxiliary procedures. Collected stones were sent for analysis. Statistical Analysis Data were reported as numbers and percentages or as means ± SD as appropriate (Tables 1 and 2). Analyses were conducted using PASW Statistics software (Statistical Package for the Social Science (SPSS Inc, Chicago, Illinois, USA, version 18.0). RESULTS The current study had a male-to-female ratio of 18 to 14 (Table 1). The mean age of the patients was 4.7 ± 3.7 years (range, 9 months to 16 years). Fifteen patients had a stone in the right kidney (46.8%) and 17 had a stone in the left kidney (53.1%). In terms of the location of stones, 10 cases exhibited stones in the renal pelvis (31.2%), 5 cases in the middle calyx (15.6%), 4 cases in the ureteropelvic junction (12.5%) and 5 cases in the lower calyx (15.6%); in 8 (25%) cases, stones were located in multiple calyces. The average size and area of the stones were 13.9 ± 4.8 mm and 160 ± 89.7 mm2, respectively. There was hydronephrosis in 12 patients, 3 patients had histories of failed SWL procedures, and 1 patient had a solitary kidney. None of the patients had anatomical abnormalities. A single access tract was used to remove stones in all patients. Supracostal access was utilized in 7 cases, while infracostal access was used in 25 cases. Renal stones were accessed through the middle calyx in 12 cases and through the lower calyx in 20 cases. We operated on 15 of the patients (46.8%) using a 12 F access sheath, and 6 of these cases (40%) were infants (< 1 year). In 10 cases (31.2%), the stone’s area was greater than 180 mm2 and the PNL procedure was performed using a 14 F sheath to decrease the duration of the procedure. In six cases (18.7%), the stones were struvites greater than 220 mm2 and the PNL procedure was performed using an 18 F sheath. In one case, NSCT identified multiple stones in the right kidney, and during the procedure we found 13 stones in multiple calyces. In this case, the procedure was started with a 12 F sheath; however, the stones moved continuously due to the turbulence of the liquid flow and the stone fragments were unusually large, which necessitated a 24 F sheath. The larger stones were removed using pneumatic lithotripsy and the remaining 11 stones were removed with forceps (Figure 2). Operation time is considered as the time between the first renal puncture to the completion of stone removal. The average duration of the operation was 69.7 ± 10.4 minutes (range, 50–110 minutes), and the average duration of fluoroscopy was 2.21 ± 1.0 minutes (range, 1–6 minutes). The average hemoglobin (Hb) decrease in the post-operative follow-up was 0.97 ± 1.9 g/dL (range, 2–4.2 g/dL). According to the modified Clavien classification,(9) complications were identified in only five cases (15.6%). In four of five cases, Figure 2. A) Preoperative computerized tomography scan view of a 5-year old patient with solitary kidney and 13 stones; B) cystine stones removed from the same case. Percutaneous Nephrolithotomy and Children-Arslan et al. grade 1 urinary extravasation, hematuria, and pain developed, and an 8 F nephrostomy catheter was placed. On the second post-operative day, in both patients the nephrostomy catheter was initially clamped and a RUS check was performed, and when extravasation was excluded the nephrostomy catheter was removed. A grade 2 complication was observed in only 1 of 5 cases that developed complications. In this final case, pain and hematuria continued for more than 2 days postoperatively. The patient’s Hb values decreased from 12.6 g/dL to 7.6 g/dL, and an erythrocyte suspension was administered. In the follow up of all 5 cases, no problems were identified (Table 2). On the second postoperative day, standing direct abdominal radiography and RUS were performed on all patients to measure the preliminary success rate. These demonstrated initial SFR kidneys in 28 patients (87.5%). Anti-inflammatories were prescribed for all patients and all were fully hydrated. After the final SFR, the success rate for eliminating renal stones was 96.9% (31 out of 32 patients) (Table 2). In only one case, a 6 mm stone was found in the lower calyx. The treatment regimen was continued without any change for 3 months. Chemical analyses of the stones revealed calcium-oxalate and/or phosphate in 16 cases, uric acid in 5 cases, struvite in 6 cases, and cystine in 5 cases. DISCUSSION Urinary stone disease is especially prevalent in certain regions of the world. In Turkey, 5% of all patients seen in pediatric urology clinics suffer from urinary stone disease, and the overall prevalence of the disease in Turkey is 14.8%. Both the incidence and relapse rate of urinary stone disease are quite high in Turkey, as is the case in much of the world. The incidence is higher in regions with warmer climates, such as Eastern and Southeastern Anatolia.(1) According to the current protocol for treating urinary stone disease, various minimally invasive treatments can be used, including SWL, ureterorenoscopy (URS), retrograde intrarenal surgery (RIRS), micro-PNL, and PNL.(10) Renal stones in children cause growth and developmental delays, urosepsis, and renal impairment. Due to the high rate of relapse in this age group, minimally invasive methods to treat childhood urinary stone disease are crucial. PNL is the most common endourology treatment method. Its many advantages include: shortened hospital stays, decreased complication rates, high stone-free success rates, and the capacity to reach almost any calyx when entered from the right access point.(11) PNL is known to be an appropriate treatment for pelvic stones larger than 1.5 cm, pole stones larger than 1 cm, and cystine stones larger than 1 cm in children.(2) The effectiveness and reliability of PNL in pediatric patients has been proven by various studies. Etemadian and colleagues concluded that PNL using adult sized instruments was relatively safe in children, with a SFR of 67%.(12) In another study, the SFR was determined to be 87.5%, and following additional procedures such as SWL, URS, and re-PNL, a final success rate of 98% was achieved.(13) One study reported that the risk of bleeding complications increases as the diameters of the renal access tract and the nephroscope increase.(14) This study demonstrates that the risk of complications is determined by the operative technique (e.g., the access method), the number of tracts, the tract dilatation method, and tract diameter.(14) Bilen et al. showed that, when 20-26 F access sheaths were used, more blood transfusions were needed; however, use of 14 F access sheaths did not necessitate transfusions.(15) Given that in pediatric cases the collecting tubules are shorter and the kidney is smaller, the smallest possible instruments and tracts should be used to prevent major complications such as bleeding and renal damage.(16) Desai and colleagues emphasize that it is quite safe to operate using access sheaths smaller than 14 F in preschool-aged children, and that the rate of complications such as bleeding and parenchymal damage is low.(17) Accessing the renal unit is the most important step in PNL. Chiba-type aspiration needles are commonly used for this purpose. Long, flexible needles may be problematic for the surgeon, which may result in higher rates of complications such as bleeding.(18) The use of an Alken guide confers advantages including less radiation exposure and shorter access and operative times in adults, even in the supine position.(19) For patients of all ages, the most important step of PNL is to gain access; for this step, 11 to 15 cm long 18 gauge needles are usually used. For obese patients and adult patients, long needles are preferable due to their longer access tracts; otherwise, we prefer shorter needles because they can easily be orientated and manipulated. In addition, in pediatric cases, a smaller skin incision is occasionally required to overcome difficulties with inserting these needles. While investigating the cost of materials according to the purchase prices of our hospital, we noted that the angiocath, costing only 0.30 Turkish Lira (TL), was less than one hundredth of the price of the percutaneous access needle, which costs 32.20 TL.(18) As a Percutaneous Nephrolithotomy and Children-Arslan et al. Endourology and Stone Diseases 2506 Vol 13 No 01 January-February 2016 2507 comparison, Bhullar and colleagues developed a highly reliable renal access tool, but the cost was estimated at around $700 (about 1,900 TL).(20) In contrast, in our clinic we used 14 gauge angiocath for renal access in all cases; we regard these tools, which require no preliminary preparation and that provide practical, efficient, inexpensive, and safe access, to be reliable and cost-effective. In our study, the success rate of removing stones with the PNL technique utilizing 12-24 F external sheaths was 96.9%, and the complication rate was 15.6%. In 15 of our 32 patients (46.8%) we were able to use a 12 F sheath, which was the smallest PNL sheath available; 6 of these 15 cases (40%) were infants (< 1 year), an age group which is rarely reported on in the literature. The size of the external sheath can be increased as necessary using the same tract and guide wire. In one of our patients, we started the procedure with a 12 F sheath, and during the operation were able to increase the size to a 24 F sheath to shorten the duration of the procedure and remove the stones successfully. Our experience has shown that the angiocath can be safely used for renal access in PNL. Using PNL, it is easy to reach stones in different parts of the kidney via a single access tract, making it a minimally invasive treatment. The most significant complications of this procedure are bleeding and extravasation. The indications for PNL are large, complex renal stones, hard stones which are resistant to SWL, such as cystine stones and cases where other endourology treatment methods fail.(21) PNL is a more effective treatment method for children with renal stones compared to SWL, URS, and RIRS. In PNL, all of the steps following successful access to the renal unit and careful dilatation are easier than in URS or RIRS. In the latter two endourologic methods, a stone can only be reached after passing through the urethra, bladder, and ureteropelvic regions; however, for the PNL technique in pediatric patients, the anatomic distance generally does not exceed 3–5 cm. PNL is the preferred minimally invasive treatment method for the treatment of renal stones in all pediatric patients, including infants. PNL can be used to treat stones of different sizes and locations. The access and dilatation stages are quite important, and it is crucial to perform PNL with the smallest access sheath possible to ensure a successful treatment outcome. CONCLUSIONS We are of the opinion that PNL has increased our success in treating renal stones in pediatric patients, because using the angiocath for renal access allows us to reach the collecting duct system safely and efficiently. The current study had two limitations: its relatively small sample size and retrospective design. Future prospective studies are required to further compare angiocath to other devices for gaining renal access. CONFLICT OF INTEREST None declared. REFERENCES 1. Akinci M, Esen T, Tellaloglu S. Urinary stone disease in Turkey: an updated epidemiological study. Eur Urol. 1991;20:200-3. 2. Oner A, Demircin G, Ipekcioglu H, Bulbul M, Ecin N. Etiological and clinical patterns of urolithiasis in Turkish children. Eur Urol. 1997;31:453-8. 3. Goodwin WE, Casey WC, Woolf W. Percutaneous trocar (needle) nephrostomy in hydronephrosis. J Am Med Assoc. 1955;157:891-4. 4. Harris RD, McLaughlin AP, 3rd, Harrell JH. Percutaneous nephroscopy using fiberoptic bronchoscope: removal of renal calculus. Urology. 1975;6:367-9. 5. Fernstrom I, Johansson B. Percutaneous pyelolithotomy. A new extraction technique. Scand J Urol Nephrol. 1976;10:257-9. 6. Lycklama a Nijeholt AA, Jonas U. [Crushing of kidney stones: tomorrow's reality? (noninvasive lithotripsy by shock waves)]. Ned Tijdschr Geneeskd. 1983;127:1093-4. 7. Penbegul N, Bodakci MN, Hatipoglu NK, et al. Microsheath for microperc: 14-gauge angiocath. J Endourol. 2013;27:835-9. 8. Tepeler A, Sarica K. Standard, mini, ultra-mini, and micro percutaneous nephrolithotomy: what is next? A novel labeling system for percutaneous nephrolithotomy according to the size of the access sheath used during procedure. Urolithiasis. 2013;41:367 9. Tefekli A, Ali Karadag M, Tepeler K, et al. Classification of percutaneous nephrolithotomy complications using the modified clavien grading system: looking for a standard. Eur Urol. 2008;53:184-90. 10. Scales CD, Jr., Smith AC, Hanley JM, Saigal CS, Urologic Diseases in America P. Prevalence of kidney stones in the United States. Eur Urol. 2012;62:160-5. 11. Okur MH, Arslan. MS, Aydoğdu. B, et al. Our initial experience with percutaneous nephrolithotomy in children. Dicle Med J. 2014;41:151-2. 12. Etemadian M, Maghsoudi R, Shadpour P, Mokhtari MR, Rezaeimehr B, Shati M. Pediatric percutaneous nephrolithotomy using adult sized instruments: our experience. Urol J. 2012;9:465-71. 13. Hatipoglu NK, Bodakci MN, Penbegul N, et al. Monoplanar access technique for Percutaneous Nephrolithotomy and Children-Arslan et al. percutaneous nephrolithotomy. Urolithiasis. 2013;41:257-63. 14. Unsal A, Resorlu B, Kara C, Bozkurt OF, Ozyuvali E. Safety and efficacy of percutaneous nephrolithotomy in infants, preschool age, and older children with different sizes of instruments. Urology. 2010;76:247- 52. 15. Bilen CY, Kocak B, Kitirci G, Ozkaya O, Sarikaya S. Percutaneous nephrolithotomy in children: lessons learned in 5 years at a single institution.J Urol. 2007;177:1867-71. 16. Guven S, Istanbulluoglu O, Ozturk A, et al. Percutaneous nephrolithotomy is highly efficient and safe in infants and children under 3 years of age. Urol Int. 2010;85:455-60. 17. Desai J, Zeng G, Zhao Z, Zhong W, Chen W, Wu W. A novel technique of ultra-minipercutaneous nephrolithotomy: introduction and an initial experience for treatment of upper urinary calculi less than 2 cm. Biomed Res Int. 2013;2013:490793. 18. Penbegul N, Soylemez H, Bozkurt Y, et al. An alternative and inexpensive percutaneous access needle in pediatric patients. Urology. 2012;80:938-40. 19. El Harrech Y, Abakka N, El Anzaoui J, Goundale O, Touiti D. One-shot dilation in modified supine position for percutaneous nephrolithotomy: experience from over 300 cases. Urol J. 2014;11:1575-82. 20. Singh Bhullar J, Scott R, Patel M, Mittal VK. Kidney access device. JSLS. 2014;18(4). 21. Kim SC, Kuo RL, Lingeman JE. Percutaneous nephrolithotomy: an update. Curr Opin Urol. 2003;13:235-41. Percutaneous Nephrolithotomy and Children-Arslan et al. Endourology and Stone Diseases 2508

  • Bel fıtığı ameliyatı sonrası:

    Bel fıtığı ameliyatından sonra belinizdeki yaranıza en az 5 gün mutlaka hiç su değmemesine dikkat etmelisiniz. Günümüzde genellikle yaralar gizli dikişle kapatıldığı için, bu sürenin sonunda pansumanınızı çıkarıp atabilir ve banyonuzu yapabilirsiniz. Ama eğer dikişlerinizi aldırmanız gerektiği söylendiyse, bu takdirde 7. gün dikişlerinizi aldırmanız ama bu süre boyunca yaranızın pansuman ile örtülü olması gerekecektir.

    İlk haftayı daha çok ev içinde ve genellikle yatakta istirahat ederek geçirmeniz uygun olacaktır; ilk haftadan sonra aralıklı olmak kaydıyla evden çıkıp dolaşabilir, hatta uzun süreli olmamak kaydıyla işe bile gidebilirsiniz. Bir ay dolduğunda, işinize veya evinize yakın bir merkezde; 1 ay süreyle olacak şekilde fizik tedaviye başlayacaksınız. Fizik tedavi süresinde size öğretecekleri hareketleri ise bundan sonra hayatınızın bir parçası hale getireceksiniz.

    Fizik Tedavi bittikten sonra, 1 ay boyunca da egzersiz yapıp daha sonra; yani 3 ay sonunda bir spor salonuna üye olup ağır sporlarla uğraşabilir ve ağır işlerinize geri dönebilirsiniz. Ameliyat sonrasında size verilen ağrı kesici, kas gevşetici ve antibiyotiklerinizi, cerrahınızın size önereceği süre boyunca kullanıp sonra bırakacaksınız. Unutmayın ki ameliyatı, ilaçlardan da kurtulup kaliteli bir yaşama ulaşmak için oldunuz.

    Sert bir yatakta yatın, yani yerde veya sert bir tahtanın filan üzerinde değil; sıradan bir hazır yaylı yatağın üzerinde. Kanepede filan yatmayın. Yatağınızı 8 yılda bir değiştirin. Alaturka tuvalet kullanmayın, daima klozete oturun. Eğer alaturka tuvaletten vazgeçmek sizin için olanaksızsa, o zaman yeni tasarlanan alçak oturumlu klozetlerden edinin. Otururken de koltukta değil, sandalyede; yani geriye kaykılmadan oturun.

    Belinizi soğuktan koruyun. Dengesiz ve zorlayıcı hareketler yapmayın; mesela çok ağır nesneleri kaldırmayın ve tek elinizde ağırlık taşımayın. Uygun olmayan şekillerde uzun süre oturmayın. Eğer size belli bir süre korse kullanmanız söylendi ise, bu süre içinde korsenizi otururken ve ayakta iken asla çıkarmayınız ama korsenizi asla size önerilen süreden fazla da kullanmayın.

    Tabii ki tüm bu okuduklarınız, cerrahınız size aksine bir şey söylemedi ise geçerlidir.

  • Bel fıtığı ameliyatı sonrası neler yapılmalı, nelere dikkat edilmeli ?

    Bel fıtığı ameliyatından sonra belinizdeki yaraya en az beş gün mutlaka hiç su değmemesine dikkat etmelisiniz. Günümüzde genellikle yaralar gizli dikişle kapatıldığı için, bel ameliyatı sonrası geçen bu sürenin sonunda pansumanınızı çıkarıp atabilir ve banyonuzu yapabilirsiniz. Ama eğer dikişlerinizi aldırmanız gerektiği söylendiyse, bu takdirde yedinci gün dikişlerinizi aldırmanız ama bu süre boyunca yaranızın pansuman ile örtülü olması gerekecektir. İlk haftayı daha çok ev içinde ve genellikle yatakta istirahat ederek geçirmeniz uygun olacaktır; ilk haftadan sonra aralıklı olmak kaydıyla evden çıkıp dolaşabilir, hatta uzun süreli olmamak kaydıyla işe bile gidebilirsiniz. Bir ay dolduğunda, işinize veya evinize yakın bir merkezde; yine tam bir ay sürecek şekilde fizik tedaviye başlayacaksınız. Fizik tedavi sürecinde size öğretecekleri hareketleri ise bundan sonra hayatınızın bir parçası hale getireceksiniz. Fizik tedavi ardından, bir ay boyunca daha egzersiz yaptıktan sonra; yani üçüncü ay sonunda bir spor salonuna üye olup artık ağır sporlarla uğraşabilir ve ağır işlerinize geri dönebilirsiniz. Ameliyat sonrasında size verilen ağrı kesici, kas gevşetici ve antibiyotiklerinizi, sadece cerrahınızın size önereceği süre boyunca kullanıp sonra bırakacaksınız. Unutmayın ki ameliyatı, ilaçlardan kurtulup kaliteli bir yaşama ulaşmak için oldunuz. Sert bir yatakta yatın, yani yerde veya sert bir tahtanın filan üzerinde değil; sıradan bir hazır yaylı yatağın üzerinde. Kanepede yatmayın. Yatağınızı sekiz yılda bir değiştirin. Alaturka tuvalet kullanmayın, daima klozete oturun. Otururken de koltukta değil, sandalyede; yani geriye kaykılmadan oturun. Belinizi soğuktan koruyun. Dengesiz ve zorlayıcı hareketler yapmayın; mesela çok ağır nesneleri kaldırmayın ve tek elinizde ağırlık taşımayın. Uygun olmayan şekillerde uzun süre oturmayın. Eğer size belli bir süre korse kullanmanız söylendi ise, bu süre içinde korsenizi otururken ve ayakta iken asla çıkarmayın ama korsenizi asla size önerilen süreden fazla da kullanmayın. Tabii ki tüm bu okuduklarınız, cerrahınız size aksine bir şey söylemedi ise geçerlidir.