Etiket: Sınav

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    Sınav kaygısı ne yazık ki başarımızın önüne bir engel olarak çıkabiliyor. Eğer sınav kaygısı yaşıyorsanız farkında olmadan yaptığınız fakat kaygınızı artıran davranışlarınız olabilir. Kaygılandığımızda kendimizi sakinleştirmeye çalışırız. Çünkü kaygı ve huzursuzluk duyguları bizi olumsuz etkiler ve rahatlayabilmek için bazı davranışlarda bulunuruz.

    Hangi davranışlarımız kaygımızı artırabilir?

    Kimimiz kaygılandığında kendi kendine olumlu cümleler kurar yani telkin verir. Kimimiz su içer bir şeyler yer ve böylece rahatlatır kendini imiz ise kaygılandığında sakinleşebilmek adına bulunduğu ortamı terk eder. Kişi kendi düşüncelerinden dolayı kaygı yaşıyorsa düşüncelerinden kaçmak ve rahatlamak için dikkatini başka şeylere yöneltir. Bu saydığımız davranışlar kişinin kaygısını azaltır kişi kendini o an için daha dingin ve huzurlu hisseder.

    Örneğin hissedilen kaygının da etkisiyle sürekli ve mola vermeden çalışmak kişiyi rahatlatabilir huzurlu hissettirebilir. Bu örnek verdiğimiz davranışlar çok anlamlı davranışlardır nihayetinde biziz rahatlatırlar. Bu davranışlar kaygımızı azaltır azaltmasına fakat kısa süreliğine azaltır. Psikoloji biliminde bu davranışlarımıza verilen isim kaçma ve kaçınma davranışlarıdır. Kaygı duygusundan kurtulmak için yaptıklarımız kaygımızı artırabilir.

    Kaçma ve kaçınma davranışı ne demek?

    Kaygı hissettiğimizde tekrar dingin huzurlu hissetmek adına otomatik olarak yapma ihtiyacı duyduğumuz davranışlarımızdır. Mesela bize kaygı veren yerlere gitmeyi tercih etmeyiz, bu bir kaçınma davranışıdır. Sınav anında aşırı heyecanlanıp sınavı terk etmek bir kaçma davranışıdır, sonraki sınava hiç girmemek ise bir kaçınma davranışıdır.

    Kaygı duygusundan kaçmaya çalıştığımızda ne olur?

    Kaygılandığımızda doğal olarak kaçma ihtiyacı duyarız. Örneğin bir köpek bizi kovalamaya başlarsa korkup kaçarız kaygı hissettiğimizde de o duygudan kaçmaya başlarız yani kaçma ve kaçınma davranışlarına koşarız fakat maalesef ki kaçma kaçınma davranışları bizi anlık olarak rahatlatsa da uzun vadede kaygıyı artırır. Kaygıyı azaltmak için kendine olumlu telkinler vermek bir şeyler yiyerek rahatlamay çalışmak sınav ortamını terk etmek kaygıyı ilerde daha da büyük hissetmemize neden olacaktır. Bu bahsettiğimiz davranışlar kısa vadede sizi rahatlatsa da uzun vadede kaygınızı artırabilir.

    Kaçma ve kaçınma davranışları nasıl oluyor da kaygıyı artırıyor?

    Kaçma ve kaçınma davranışlarımız ile kaygı duygumuz arasında kısır bir döngü oluşabilir. Yani kaygı duyduğumuz herhangi bir şey yaşadığımızda kaçarsak eğer kaygımız daha da artacaktır ve kısır bir döngüye hapsolabiliriz.

    Kaçınma kaçma davranışlarımız artıkça kaygı artar, kaygının artmasıyla kaçma kaçınma davranışlarımız da artacaktır çünkü kendimizi o an rahatlatmak isteriz , çift yönlü etkileşim vardır. Kaygımızı anlık rahatlatmak için ne kadar çok kaçınma davranışları sergilersek uzun vadede kaygılar daha büyüyecektir. Yani bir nevi kaçma kaçınma davranışlarımız bizim zararlı başa çıkma yöntemlerimizdir. Kendimizce bulduğumuz kaygıyla başa çıkma yöntemlerimizdir fakat yararlı değildirler.

    Kaygıdan kaçma ve kaçınma davranışlarımı nasıl fark edebilirim?

    Kaçma kaçınma davranışlarımızı fark edebilmemiz için önce hangi davranışlarda bulunduğumuzu fark etmeliyiz. Kaygı duygusunu hissettiğiniz anda kendi davranışlarınıza bakın neler yapıyorsunuz? 3. Bir göz gibi kendinize tepeden bakmayı deneyebilirsiz ve ya kendinize sorabilirsiniz şu an hangi davranışlarda bulunuyorum. Bununla alakalı olarak davranış kayıt formu doldurmak sizin hangi davranışlarda bulunduğunuzu fark etmeniz için faydalı bir egzersiz olacak.

    Kaçma ve kaçınma davranışları kaygıyı daha da artırıyorsa bunun yerine ne yapmalıyız?

    Kaygılarımızla yüz yüze gelmemiz ve böylece kaygılarımıza karşı duyarsızlaşmamız işe yarayabilir. Kaygılardan anlık olarak kurtulmaya çalışmak bataklıkta çırpınmaya benzer. Bataklıkta hayatta kalmanın yolu hareket etmeden öylece hareketsizce durabilmektir. Çırpınır ve kurtulmaya çalışırsanız bataklık sizi kendine doğru çekecektir. Aynı şeklide denizlerde çeken akıntıya kapıldığınızda hayattan kalabilmenin yolu akıntıya karşı yüzmemektir akıntıya kendinizi bırakın akıntı yönünde yüzün bir süre sonra akıntının gücü azalır ve akıntı zayıfladığında yanlara doğru yüzerek kurtulabilirsiniz.

  • Sınav Kaygısı ve Faktörleri

    Sınav Kaygısı ve Faktörleri

    Hepinizin malumu sınav tarihleri yavaş yavaş yaklaşıyor. Birçok aile dönemin başından beri hatta belki de evvelki yıllardan beri bu sınav veya sınavlar için çeşitli hazırlıklara girişti. Bu hazırlıklar bazen sağlıklı bir formda olup sınava girecek kişinin performansı yükselttiği gibi bazen de sağlıksız bir formda olup çatışma, kavga, hatta küslüğe kadar giden bir sürecin kaynağı oldu. Aslında tek bir ortak nokta vardı, o da aileler ve öğrenciler olmak üzere herkesin sınavın başarılı geçmesi için sarf ettiği çabaydı. Bu noktada, bu yazımda çocukları sınava hazırlanırken onlarla beraber benzer duyguları yaşayan ebeveynlere kaygının ve sınav kaygısının psikolojik öğelerinden ve hangi kaygının nasıl değerlendirilmesi gerektiğinden bahsetmek istiyorum.

    Eğitim bilimlerinde ve ruh sağlığı bilimlerinde birçok kaynak sınav, sınanma, denenme gibi kavramları bir arada değerlendirir ve buna bağlı olarak oluşan kaygının doğallığı üstünde durur. Çünkü bu kaygı, hedef belirlemede ve bir güzergâh oluşturmada itici bir güç konumunda olup istediğimiz noktaya geldikçe de yerini doyum ve tatmine bırakarak bizi ödüllendiren bir deneyimdir. Nihayetinde sonuçları hayatımızı bir şekilde etkileyecek bir yapıda kaygı oluşturmamız aslında son derece olağandır. Tabi bu kaygının gerçekçi sınırlar içinde kalmasında fayda vardır. Örneğin, hâlihazırda başarılı birisinin kendisini başarısız olarak değerlendirmesi ile çalışılması gerekmektedir. Aksi takdirde mevcut çalışma düzeni bozulabilir ve değerlendirmede yaşanan uca kayma, olumsuz psikolojik sonuçlara yol açabilir.

    Bir diğer kaygılanma şekli ise daha çok çevresel kaynağa sahiptir. Bununla ilgili en sık karşılaşılan durumlardan bazıları “Eğer kötü geçerse anneme, babama ne diyeceğim?”, “A kişisi beni geçerse?”, “Okulumdakilere ne diyeceğim?” şeklinde kaygının dile dökülüşüdür. Burada bahsedilen kaygı kişiyi sınav başarısının nedenlerinden uzaklaştırdığı gibi sınav sonucunun nasıl açıklanacağı veya daha açık bir ifade ile sınav sonucunun nasıl “aklanacağı” ile ilgili arayışlara sokar. Peki bu tarz bir kaygı nasıl oluşur? Araştırmalar gösteriyor ki bu tarz kaygının oluşmasında belirli ortak faktörler şunlardır:

    • Yüksek başarı beklentisi

    • Kaygılı aile yapısı

    • Olumlu özelliklerden çok olumsuza vurgu yapan çevre

    • Sınavın sonucunun ödül – ceza şeklinde değerlendirilmesi

    • Amaçsız bir şekilde sınava girme

    • Sınavın araç değil amaç konumunu alması

    • Sınava katılacak kişinin sınırlarının yıpratıcı şekilde zorlanması

    • Sınavda başarı = hayatın her alanında başarı anlayışına sahip olunmasıdır.

    Bu bağlamda bu faktörlerin aile/çevre açısından ve sınava girecek kişi tarafından değerlendirilip revize edilmesi bu tip bir kaygının azalmasını sağlayabilir. Eğer ki bu kaygının devamlı ve başa çıkılamaz bir boyutta olduğunu düşünüyorsanız en yakın ruh sağlığı profesyonelinden destek almanızı öneririm.

    2018 yılında sınava girecek kişilerin sınavlarının diledikleri gibi geçmesini temenni ederim.

  • SINAV KAYGISI

    SINAV KAYGISI

    Kaygı, bireyin dış ortama uyum çabasında yaşadığı korku, gerilim, sıkıntı gibi koruyucu tepkidir. Kişinin kontrolü dışına çıktığında problem oluşturur ve yaşamın işlevselliğini aksatır.

    Sınav kaygısı ise, sınava hazırlanan kişilerin yaşadığı, ders çalışmayı planlayamama, ders çalışamama, öğrendiklerini sınavda kullanamama,dikkatlerin dağılması, bilinen konuların hatırlanmaması, mide bulantısı,terleme, baş ağrısı, uyku bozukluğu,, gerginlik, sinirlilik, yapamayacağım düşünceleri gibi bir çok fizyolojik, davranışsal,duygusal ve zihinsel belirtileri olan kaygı durumudur.

    Kaygı ve korku kavramları farklıdırlar. Korku, kaygının daha yerleşik bir biçimidir. Korku yaşanan ortamda, gerçekçi bir fiziksel tehdit söz konusudur. Örneğin; yılandan kaygılanmayız, korkarız. Bunun aksine, kaygı yaşanan durumlarda yorumlara dayalı, benliğe yönelik sanal bir tehdit vardır. Bilgimizin sınandığı sınavlardan ya da yeni bir iş başvurusunun ardından insan kaynakları uzmanı ile yaptığımız görüşmeden korkmayız, kaygılanırız. Tüm bunlara ek olarak, korkunun kaynağını biliriz, ancak kaygının kaynağı belirsizdir, biz sadece bildiğimizi zannederiz. Korku, kaygıdan daha kısa sürelidir. Yani, korku duygusuna vesile olan durum ya da obje ortadan kalktığında kişi rahatlar. Fakat, kaygı daha genel bir durumdur, uzun süre devam eder.

    Bir öğrencinin eğitim-öğretim hayatı boyunca biriktirdiği bilgiyi, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarısının düşmesine yol açan yoğun kaygıdır. Buradaki önemli nokta, kaygının performans üzerinde olumsuz bir etki yaratmasıdır. Yoksa, sınava girecek bütün herkes kaygı yaşar ki belli bir seviyeye kadar olan kaygı yararlıdır, uyanıklık sağlar, koruyucudur, dikkati toplamaya yardımcı olur ve öğrencinin motivasyonunu arttırır. Kaygının hiçbir zaman “0” düzeyine inmesi faydalı değildir, çünkü uyanıklığı ve motivasyonu yok eder.

    Sınav Kaygısının Başlıca Nedenleri;

    Sınav kaygısının en çok karşılaşılan sebebi sınava yeteri kadar hazırlanmamış olmak; zamanı etkin kullanamamak, konuların yetişmemesidir.

    Anne baba tutumları; sınava farklı anlamlar yüklenmesi, tutarsız ve yüksek beklenti, reddedici ve küçümseyici tutumlar, kaygılı anne ve babanın fark etmeden bu özellikleri çocuğa aktarması.

    Kişinin duyguları, deneyimleri ve inançları ile ilişkili olan başarısızlık korkusu, çaresizlik hissi ve sınavı kendilik değerine karşı bir tehdit olarak görme sınav kaygısına sebep olur.

    Eğer birey başarısızlıkların abartıldığı, başarıların küçümsendiği, sürekli başka yaşıtları ile karşılaştırıldığı, belirli bir düzeyin altındaki başarısının başarısızlık olarak görüldüğü bir ortamda yaşıyor ise sınav kaygısı geliştirme riski oldukça fazladır.

    Fizyolojik ihtiyaçların karşılanmaması; düzenli beslenmeme, düzenli uykunun olmaması

    Sınav Kaygısıyla Baş Etmek İçin;

    Sınav kaygısını en az düzeye çekmek ve aşırı kaygıdan kurtulmak için öncelikle bireye özgü olan kaygının nedenlerini iyi saptamak gerekir.

    Yüksek gerilim ve stres düzeyinin azaltılması, olumsuz felaket düşüncelerinin değiştirilmesi, zamanın iyi planlanması, uygun olmayan çevre koşullarının iyileştirilmesi, daha önceki olumsuz sınav deneyiminin olumsuz etkisinin azaltılması, çalışma ve etkin öğrenme tekniklerinin kullanılması, dikkat eksikliklerinin giderilmesi, sınav sonucunun gerçek analizinin yapılması gerekir.

    Sınav kaygısıyla baş etmede, kaygıyı bastırmak yerine onu kabul etmek, tanımak ve kontrol altına almak daha iyi bir yöntemdir.

    Uyku ve yemek düzenine dikkat edilmelidir, fizyolojik ihtiyaçlar dengeli bir biçimde karşılanmalıdır.

    Anne babaların sınavların kişiliği değerlendirmediğini, kazanmanın ve kaybetmenin hayatın bir parçası olduğunu kabul etmeleri ve çocuklarına bu bilinci vermeleri gerekir.

    Ana babalar çocukları başkasıyla kıyaslamamalı, olumsuz yönlerden çok olumlu yönlere vurgu yapılmalıdır. Olumsuz algı kaygıyı arttıracağından, güven verici ortam oluşturulmalıdır.

    Gerçekçi hedefler konulmalı, uygulanabilir çalışma programı yapılmalıdır.

    Sınav kaygısının bazı durumlarda otoriteyle çatışma gibi ciddi dinamik nedenleri olabilmektedir.  Bireyin güven duygusunun arttırılması, kendinin önemli, başarılı ve değerli görmesi, rahatlıkla başarabileceğini düşünmesi gerekir. Bunu aile ve sosyal çevre desteği ile sağlayamıyorsa uzman desteği alınmalıdır. Biliçdışına ulaşılan hipnoz tekniği ile sınav kaygısı azaltılmakta ve rahatlatıcı, olumlu telkinler verilmektedir. Özgüven desteği sağlanan kişi kendine güvenmekte, sınava karşı kaygı dolu bakış açısı değişmektedir.

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    Son yıllarda daha fazla duyduğumuz ve bir çok öğrencinin (özellikle üniversiteye giriş sınavına hazırlanan öğrencilerin) yaşadığı kaygı türü; Sınav Kaygısı. Hemen hemen her öğrencinin yaşadığı bu kaygı nedir, oluşmasına ne sebep olur, faydası nedir, nelere engel olur, faydası var mıdır, belirtileri nelerdir ve çözüm yolları nelerdir birlikte inceleyelim.

    Sınav Kaygısı nedir?

    Kişinin bilgi ve becerilerinin belli ölçütlerle incelenip değerlendirildiği durumlarda yaşanan ve başarının düşmesine yol açacak kadar yoğun olan kaygı türüdür.

    Sınav Kaygısı nasıl oluşur?

    “Başarılı olamayacağım”, “Konuları anlamıyorum,aptal olmalıyım”, “Hazırlanacak zamanım yok”, “Sınavahazır değilim”, “Çok fazla konu var yetişmeyecek”, “Bu bilgiler çok gereksiz ve saçma. Nerede ve ne zaman kullanacağım ki?” sıklıkla gözlenen olumsuz otomatik düşüncelerdir. Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmak kaygı oluşmasında en önemli süreçlerdir. Mükemmeliyetçi ve rekabetçi kişilik yapısı olan kişilerde daha sık görülür. Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı da önemli bir etkendir. Yanlış ders çalışma alışkanlıkları ve zamanı etkin kullanamama da sınav kaygısı oluşumunda öneme sahiptir.

    Sınav Kaygısının belirtileri nelerdir?

    Zihinsel,dugusal ve davranışsal belirtiler olarak üçe ayrılır.

    • Unutkanlık, olumsuz yorum içerikli düşünceler, dikkat toplamada güçlük gibi belirtiler zihinsel belirtileri oluşturur.

    • Heyecan, sinirlilik, korku hali, panik ve karamsarlık gibi durumlar ise duygusal belirtileri oluşturur.

    • Sınavı tamamlamama, ders başından kalkma, kaçma, ders çalışmayı erteleme, sınava girmeme gibi durumlar ise davranışsal belirtileri oluşturur.

    Olumlu yanı nedir?

    Sınav kaygısı aşırı ve yüksek düzeyde değil ise faydalıdır. Öğrenmeye ve hedef belirlemeye motive eder. Yüksek kaygının başarısızlığa sebep olduğu gibi çok düşük olanı da istenilen kaygı düzeyi değildir. Faydası olacak olan kaygı orta düzey kaygıdır.

    Olumsuz yanı nedir?

    Öğrenilmiş olan bilginin yararlı kullanılmasını engeller, karar verme süresini dengesizleştirir, bilgiye olan güveni düşürür, söz konusu olan sınava hazırlanmayı engeller ve rahatsız hissettirir.

    Sınav kaygısı ile başetme yolları nelerdir?

    • Söz konusu sınava planlı ve programlı çalışmak zamanı verimli kullanma açısından ve konuların sıkıştırılmaması açısından öneme sahiptir.

    • Sınavdan bir gün önce çalışmayı bırakmak daha verimli olacaktır. Son gün ders çalışıldığı zaman öğrenilenler karışabilir.

    • Olumsuz düşünceler (ya başarısız olursam? Ailem beni sevmez, dünyanın sonu olur, başarısız olma şansım yok vb.) yerine olumlu düşünceler (ailemin sevgisi ile sonucun bir bağlantısı yok, sınav için kendimi yeterli ve hazır hissediyorum, başarılı olacağım vb.) oluşturmaya çalışmanın faydası olacaktır.

    • Sınav gecesi yeterince uyumak ve dinlenmek sınavına olumlu yansıyacaktır. Rahatsız edecek yiyeceklerden de uzak durmak önemlidir.

    • Sınav öncesinde gergin hissedildiğinde arkaya yaslanılarak derin nefes alınmalıdır.Alınan nefes 3-5 saniye içerde tutulmalı ve sonrasında tümünün dışarıya verilmelidir. Derin nefes alış-verişinin 3-4 kez tekrarlanması gerginliğin azalmasına katkı sağlayacaktır.

    • Söz konusu sınavda yapılamayan soruda çok zaman harcanmaması ve sona bırakılması sınav içinde kaygı seviyesinin artmamasına ve zamanı iyi kullanmaya yarayacaktır.

    Sınav sonrası için;

    Keyif veren aktivitelerde bulunmak, kendini ödüllendirmek ve eksikler üzerine düşülerek geleceğe yönelik yeni planların yapılmasının faydalı olabileceği düşünülmektedir.

    Ailelere öneriler;

    Aileler sınırlarını bilmelidirler. Çocuklarına güvenle beraber sorumluluk vermeli, önemsediklerini hissettirmeli ve olumlu geri bildirimde bulunmalıdır. Sınavla ilgili konuşmalarda gerçekçi olunmalı, özen gösterilmeli ve en önemlisi akranlarıyla karşılaştırmaktan uzak durulmalıdır. Duyguların ve düşüncelerin paylaşımı önemlidir. Sınavı ölüm kalım meselesi yapmama ve cesaretlendirici davranma önerilmektedir. Aile bireyleri uygun rol modeli olmalıdır. Uygun aile ortamının sağlaması çocukların başarısına katkı sağlayacaktır. Son olarak ise çocukların koşulsuz sevilmesi gerektiği bilinmelidir.

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı İçin Yapılması Gerekenler

    İlkokuldan üniversiteye dek hepimiz birçok sınava giriyoruz. Her sınavda hissettiğimiz sorumluluk duygusu bizi farklı duygu durumlarına sürüklüyor. Bazılarımız bu duygu durumlarından kolayca sıyrılırken bazılarımızda etkileri farklı oluyor. Sınavdan günlerce önce başlayan huzursuzluk, uykusuz kalma, sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu gibi belirtilerle ortaya çıkan sınav kaygısı sınavlarda istediğimiz başarıyı yakalamamızı engelliyor. Üstelik yarattığı baskı ile bize zarar veriyor.

    Peki sınav kaygısı ile başa çıkmak için neler yapılabilir? İşte tavsiyelerimiz;

    1. Sınav hakkındaki düşüncelerinizi ve inançlarınızı sorgulayın. Bu sınava neden bu kadar anlam yüklüyorsunuz? Sınavı kazanamazsanız hayatınızın artık mutlu bir hayat olmayacağına dair bir inancınız mı var? Sınavda başarılı olmamanız durumunda etrafınızdaki kişilerden utanacağınızı mı düşünüyorsunuz? Bu gerçekçi olmayan inançlara sahipseniz bu düşüncelerden kurtulmak için adım atabilirsiniz. Kendi başınıza başa çıkamıyorsanız bir profesyonelden yardım alabilirsiniz.

    2. Kaygı düzeyini düşürmede oldukça etkili olan nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Kaygınızın yükseldiğini hissettiğinizde bu teknikler ve egzersizler size yardımcı olacaktır.

    3. Kaygıyı bastırmak yerine onu tanımaya çalışmak daha etkili bir yöntem olacaktır. Kaygınızı tanımak, onunla yüzleşerek nedenlerine ulaşmak sizi sınav kaygısından uzaklaştıracak önemli bir adımdır.

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    SINAV KAYGISI İLE BAŞA ÇIKMAK

    Kaygı nedir ?

    Kişinin herhangi bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı fiziksel, zihinsel ve davranışsal değişimlerin duygu durumudur.Kaygının öğrenme ve başarı üzerinde olumsuz etkisi vardır. Yüksek Kaygının dikkat ve öğrenmeyi parçalayıcı etkisi vardır.

    Öğrenme nedir?

    Öğrenme, kişinin yaşamını sürdürebilmesi, doyum alması için gerekli tüm bilgi, eylem ve becerilerin kazanılması sürecidir. Duygusal ve bilimsel alanda öğrenilenlerin tümü kişinin biirikimini ( potansiyelini ) oluşturur. Öğrenilenlerin belli bir amaca yönelik kullanılması da performansı ortaya koyar. Başka bir deyişle performans, kişinin zihin , duygu ve davranış düzeyinde daha önceden kazanmış olduklarının belli bir durum ve belli bir zaman kesitinde eylemsel olarak ortaya konulan şeklidir.İnsan performansının belli bir alanda en iyi olduğu durum, onun o alanda varolan potansiyelinin tümünü eyleme dönüştürebildiği durumdur. Ancak, çeşitli iç ve dış etkenler nedeniyle gerçek potansiyelin performansa dönüşmesi zaman zaman güçleşir. En büyük iç etmenlerden biri yüksek kaygıdır.

    Hiç kaygı yaşamamak mı gerekir ?

    Herhangi bir alanda başarılı olabilmek için kaygı yaşamamak mı gerekir? Hayır…! Her duygu gibi kaygı da kişinin yaşamını sürdürebilmesi için ve yaşamdan doyum alabilmesi için gereklidir. Öyleyse amaç, kaygıyı tümüyle ortadan kaldırmak değil, kaygıya yenik düşmemek ve yaşanan kaygıyı belli bir düzeyde tutarak onu kendi yararımız için kullanmaktır. Normal düzeydeki bir kaygı kişiye, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı olur. Hiç kaygı yaşamadığımız durumlarda ise, yapılacak olan işi elden geldiğince iyi yapmak için içimizde bir istek oluşmadığından sonuç genellikle olumsuz olur. Ancak yaşanan kaygı çok yoğun ise, kişinin enerjisini verimli bir biçimde kullanması, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesi engellenir.Kişi potansiyelini tümüyle kullanamaz ve istenen performansa erişemez.

    Kaygı sırasında kişi de fizyolojik düzeyde, düşünce düzeyinde ve davranış düzeyinde değişimler oluşur.Kişide fizyolojik düzeyde şu değişimler oluşur: Kalp atışlarında hızlanma, terleme ya da üşüme, yorgunluk, solunumda güçlük, titreme, mide veya baş ağrısı, göz kararması, sık nefes alma görülür.

    Kişide düşünce düzeyinde şu değişimler oluşur: Sınav durumları hakkında olumsuz düşünceler, hayaller, atıflar, imgeler, yorumlar, inaçlar vardır.

    Kişide davranış düzeyinde ise kaygı yaratan durumdan kaçma yada savaşma tepkisi görülür.Kaçma davranışı rahatlamayı sağlar, rahatlama kaçma davranışını pekiştirir ve sınav korkusu oluşur.

    Sınav kaygısı nedir?

    Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı denir.

    Sınav kaygısı endişe ve yoğun duygulanım olarak iki boyutta ele alınabilir.

    Endişe, performansa yönelik zihinsel bir süreçtir. Sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerden oluşur.

    Yoğun duygulanım, kaygının yarattığı fizyolojik uyarım sonucu bedenden gelen ve bedenin olağan işleyişi dengesi dışına çıktığı mesajını veren sinyallerdir.

    Sınav kaygısı yaşayanların endişe içeren cümleleri; – Bu sınavda başarılı olamam. —-Eyvah, üç gün sonra sınav var. – Bu ders beni çok zorluyor. – Konuyu bildiğim halde işlem hataları yapmak istemiyorum. – Sınav sırasında bildiğim herşeyi, unutabilirim.

    – Evdekilerin yüzüne nasıl bakarım? v.b

    Sınav kaygısı yaşayanların yoğun duygulanım içeren cümleleri; – Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor. – O kadar gerginim ki midem altüst olmuş durumda. – Çok perişan durumdayım. – Bu sınava gireceğim için paniğe kapıldım, elim ayağım birbirine dolaşıyor. – Kendimi bir sis bulutu içinde hissediyorum, hiçbirşey bilmiyorum ve hatırlamıyorum. – Gözlerim kararıyor, midem bulanıyor, soğuk soğuk terliyorum.

    Sınav kaygısı sınavın ilk yirmi dakikası içinde yoğun yaşanıyor, sınavın sonuna doğru belirtiler azalıyor. Kaygı yaşayan çocukların başarıları % 40 – 60 civarında kalıyor.

    Araştırmalar, öğretmenlerin sınav kaygılı çocukların zeka durumlarından şüphe ettiklerini

    gösteriyor.

    Kaygının kaynağı nedir?

    Kaygı olumsuz bir duygudur. Duyguları kontrol etmek zordur. Duyguları ancak anlayabiliriz. Olaylar nötürdürler ve duyguları belirleyemezler. Ancak, olaya ilişkin kişilerin yaptığı düşünceler, atıflar duyguları yaratır. Kaygı ile başa çıkabilmek için kişinin kendi zihinsel süreçleri üzerinde düşünüp, yaralayıcı olanlar üzerinde kontrol yapması sağlanabilir. Kaygı ile başaçıkmak istenildiğinde değişiklik yapılacak bölümler buralarıdır.

    Olay › Duygu › Te p k i

    v Düşünceler v v v

    Sınav Atıflar Kaygı Kaçmak Savaşmak

    İnançlar

    “ N a s ı l d ü ş ü r s e k, ö y l e d u y g u l a n ı r v e d a v r a n ı r ı z .”

    Sınav kaygısı yaşayan ve yaşamayan kişiler arasında ne gibi farklar vardır?

    Kaygı düzeyi normal olan kişiler sınav durumlarını, başarılarının test edileceği bir fırsat olarak değerlendirirken, kaygısı normalin üzerinde olan kişiler bu durumları bir tehdit olarak algılarlar. Sınavla ilgili durumlarda kendileriyle olumsuz bir dialog içine girerler. Gerçek dışı ve karamsar bir düşünce tarzını seçerler.Sınav öncesi ve sonrası fizyolojik durum dereceleri aynı olduğu halde, normal düzeyde kaygı yaşayan kişiler, bu uyarımı sınavda daha fazla çaba göstermeye yönelik bir ipucu olarak algılarken, kaygısı yüksek olanlar yaşadıkları endişe yüzünden, bunu olumsuz bir durum olarak görmektedirler. Buradan da anlaşılacağı gibi, endişe faktörünün ( sınav durumuna ve sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentiler) sınav başarısına olan etkisi, uyarılma faktörünün ( fizyolojik uyarım sinyalleri) yarattığı etkiden daha fazla ketleyicidir.Yapılan araştırmalar, sınav kaygısı yüksek kişiler için en büyük sorunun, daha önce öğrenilenleri sınav sırasında hatırlayamamak olduğunu çıkarmaktadır.Ayrıca kaygısı yüksek olan kişilerin, kaygısı düşük olanlara kıyasla ders çalışmaya daha çok zaman ayırdıkları görülmektedir. Bu bulgular da sonuçtaki düşük performansın, bu kişilerin ders çalışma sürelerindeki yetersizliğe değil, olumsuz düşüncelerinin kendilerinde yarattığı, başa çıkılamaz derecedeki kaygıya bağlanabileceğini göstermektedir.

     

    SINAV KAYGISIYLA BAŞA ÇIKMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

    1- Gevşeme egzersizlerini öğrenme

    2-Olumlu düşünme becerisini geliştirmek.

    Gevşeme egzersizi: Davranış düzeyinde uygulanacak tekniklerin başında gevşemenin öğrenilmesi gelir. Gevşemenin öğrenilmesi bedenin kendi kendine çalışan sistemlerini kontrol etme imkanı verir. Bedeni kontrol etmek yolunda birinci adım solunumu kontrol etmek ve nefes egzersizleridir. İyi nefes burundan ağır, derin ve sessiz alınır. İyi nefes alındığının iki katı sürede verilir. Doğru ve derin nefes alma ile oksijen tüm vücuda dağılır. Böylece stres sırasında ortaya çıkan maddeler azalır ve kaybolur. Kişi sakinleşir ve duygusal açıdan dengeli duruma gelir. Her zaman düzenli olarak yapılan nefes alıp- verme çalışmaları kaygı düzeyini düşürür.

    Gevşeme egzersizlerinin amacı size vücudunuzdaki kasların gerginlik ve gevşeklik arasındaki farkını göstermek ve günlük yaşamda da nasıl gevşeyebileceğinizi öğretmektedir.Gevşeme egzersizleri ile vücudumuzdaki tüm kaslarımız ( el, omuz, kollar, boyun, alın, kaşlar, gözler, dil ve boğaz, dudak, göğüs, mide, kalça ve bacak) üzerindeki gerginliğin, kendi kontrolümüzle gevşemesi sağlanmaktadır.

    Olumlu düşünme becerisini geliştirmek: Bir olayda kaygıyı yükselten olayın kendisinin verici özelliği değil, olayı değerlendiriş biçimimizdir. Çoğunlukla stresi ve sınav kaygısını yaratan doğru ve akılcı olmayan düşünce biçimidir. Olumsuz duygu ve davranışa yol açan düşünce biçimini “ Zihinsel Düzenleme Tekniği” adı verilen bir yöntemle değiştirmek mümkündür. Bu tekniğin öğrenilmesi gerginliği azaltmak ve nispeten olumlu veya bunun mümkün olmadığı durumlarda tarafsız bir duygu geliştirmek üzere düşüncelerin kontrol altında tutulmasını sağlar.

    Sınavla ilgili durumlarda kendimizle olumlu bir dialog kurmamız çok önemlidir. Sınav öncesinde, sırasında ve sonrasında kendimizle ne tür cümleler ile konuştuğunuzu belirleyin. Olumsuz cümleler yerine kendinizi rahatlatacak olumlu cümleler bulmaya çalışın. “ Bu sınavda bildiklerimi unutup, yine birbirine karıştıracağım.” İfadesi yerine

    “ Sakin olmak, tüm gücümü sınavda iyi kullanmama yarayacak.” şeklinde bir ifade duruma daha gerçekçi bakmamızı sağlacaktır. Kendimizle olan dialoğumuzda, olumsuz ve kötümser düşünme biçimini yansıtan “ Eğer, üniversiteyi kazanamazsam, tanıdıklarım ne düşünür.” gibi eğer ile başlayan bir cümle kulanıyorsanız bunu şöyle bir cümleyle değiştirebilirsiniz. “ Başkalarının düşüncelerinin üzerimde baskı yaratmasına izin vermemeliyim.”

    Eğer, kendi zihninizin ürettiği bu olumsuz düşüncelerin tutsağı olmaktan kurtulursanız, endişelerinizin azaldığını ve artık bedeninizden gelen sinyallerin de eskisi kadar olumsuz yorumlamadığınızı göreceksiniz

  • SINAV KAYGISI

    SINAV KAYGISI

    Her sene değişen sınav sistemi zaten zor olan sınava hazırlanma sürecini daha da zor hale getiriyor. Sürekli bir yarış içinde olan ve sınavlarda iyi puan almak için uğraşan gençlerin bu süreçte kaygı yaşamaları çok doğal bir durum. Daha geleceklerinde ne yapmak istediklerine karar vermeden, üniversiteye girebilmek için sürekli bir çalışma halindeler. İlkokula başlanılan günden itibaren sınava hazırlanma süreci de başlıyor. Bu dönemde kendi zevklerini keşfedip, doğru bir tercih yapabilmek gerçekten çok zor ve karmaşık bir durum. Bütün bu durumlar da strese, kaygıya ve neticesinde konsantrasyon sorunlarına, panik ataklara ve daha farklı psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir.

    Burada anlamamız gereken bir diğer nokta da şudur. Kaygı duymak, stresli olmak zararlı veya hemen çözülmesi gereken durumlar değildir. Nasıl kendimizi iyi ve mutlu hissediyorsak, arada kaygılı da hissedebiliriz. Bu da mutluluk gibi bir duygudur ve şiddetli seviyede olmayan kaygı ve stres duyguları, performansın daha da artmasına neden olabilir. Korku ve kaygı duyguları evrimsel süreçte hayati görev taşımışlardır. Sınava hazırlanan gençlerde kaygı olması da gayet doğaldır. Önemli olan bu kaygının şiddetidir. Kaygı sonucu konsantrasyonda bozukluklar oluyorsa, unutkanlık oluyorsa, fiziksel olarak belirtileri şiddetliyse (kalp atışlarının hızlanması, mide bulantısı, kasılma, baş ağrısı gibi) o zaman kişinin hayatı olumsuz yönde etkilenir.

    Sınav kaygısının azaltılması için öncelikle kaygının nedenleri araştırılmalıdır. Birçok farklı neden olabilir, bunlar ayrıntılı bir şekilde konuşulup, neler yapılacağına ondan sonra karar verilebilir. Bir psikolog ile görüşmek bu süreçte çok yardımcı olacaktır.

    Anne baba olarak çocuğunuzun yanında olup, onunla iletişim kurmanız ve onu anlamaya çalışmanız çok önemli. Böyle zamanlarda gençlerin desteğe, ilgiye ve anlayışa ihtiyaçları var, onları verdiğimizde gençler de kaygıyı yenebilirler.

  • Sınav kaygısı nasıl oluşur?

    Sınav kaygısı nasıl oluşur?

    TEOG ve LYS sınavı yaklaştıkça sınav kaygıları üzerine gençlerle yaptığım görüşmeler artmaya başladı. Gençlerin içinde bulundukları durumun daha iyi anlaşılabilmesi için bu konuyu ele almak istedim.

    Sınav kaygısının temeli düşüncelerimizdir.

    Sınav kaygıları temelde anlam verme ve düşünme sorunlarından köken alır. Bir şeye nasıl bakarsak öyle görürüz. Nasıl baktığımızı sorgulamazsak isek hatayı nerede yaptığımızı fark edemeden kaygıların içinde boğuşur dururuz.

    Sınava doğru anlam vermek gerekir…

    Sınav hazırlığı özünde bir bilgi edinme ve bu bilgiyi verilen sürede geri sunma sürecidir. Bu nedenle bilgi edinme ve zaman yönetimi konusunda beceriler kazanmayı gerektirir. Hazırlıklarımızla bilgi ve beceriler kazanırız girdiğimiz testler ile de bunları sınarız.

    Bilgi ve becerilerimiz geliştirilebilir…

    Büyük sınava kadar geliştirebileceğimiz kadar bilgi ve becerilerimizi geliştirir, sınav günü ise bu edindiklerimizi kağıda yansıtmaya çalışırız. Sınav bir fırsattır ve bu fırsatı iyi kullanmaz isek başka fırsatlar için dersler çıkartırız. Hayat ise fırsatlar ile doludur.

    Sınava ve hazırlık sürecine farklı anlamlar yüklenir ise..

    Bazı gençler çeşitli nedenlerle sınava, kendilerine ve çevrelerine karşı farklı anlamlar yüklemeye başlarlar. Denemelerde yapılan yanlışlar çalışma şekli hakkında bir mesajdan çok kişiliğe yansıtılır. Bu sonuca göre diğerleri kadar zeki değildirler. Çalışsa da yapamayacaklardır. Sınavdaki bilgiler sanki çalışsa bile unutulan bilgilerdir. Sınav gününde bir tehlike görülmeye başlanır. Büyük sınav gelecek testi gibidir. Sınav da başarısız olmak gelecekte felaketlere dönüşecektir.

    Düşünce duyguyu, duygu davranışı ve fizyolojik tepkileri tetikler…

    Tabi bu tehlike atıfları ile süreç bitmez. Beynimiz bu gerçekçi bir yorum mu yoksa bir düşünme hatası mı diye değerlendirmez. Basar stres tepkilerinin tetiğine. Kaygı ve korku duyguları başlar. Gerginlikler, uykusuzluklar, iştah değişiklikleri tabloya eklenir. Motivasyon azalır. Ders çalışmaya uğraşıldığın da olumsuz düşüncelerden verilen bilgiye odaklanılamaz. Öğrenme yavaşlar. Hafıza bozulur ve gerçekten performans düşer. Denemelerde yanlışlar artar. Giderek olumsuz düşünceler haklı çıkmaya başlamıştır.

    Olumsuz düşünceler bir kısır döngüye dönüşmüştür artık…

    Biz bu duruma kendini doğrulayan kehanet adını veririz. Bazı gençlerde tablo daha da ağırlaşır. Depresyon, umutsuzluk ve intihara varan davranışlar gözlenir. İlk domino taşının yıkılması gibi küçük bir hamle ile başlayan süreç giderek genci hatta aileyi yıkacak kadar güçlenir. Özetle düşünceler duygulara, duygular davranışlara, davranışlara kaderimize dönüşmüştür (Gandi). Lütfen sınav kaygısı yaşayan gençlerimize ve içlerine olup bitene kulak verelim. Onların olup biteni doğru yorumlamaları için onlara rehberlik edelim. Kalın sağlıcakla…

  • EĞİTİM SİSTEMİMİZ KARŞISINDA SINAV KAYGISI

    EĞİTİM SİSTEMİMİZ KARŞISINDA SINAV KAYGISI

    Eğitim sistemi her geçen gün daha karmaşık ve öğrenciyi daha da zorlayacak bir hal alıyor. Hayatının en güzel yıllarını okulda ve dersanelerde geçiren öğrenci her yıl daha da zorlaşan aşamalarla karşı karşıya kalıyor. Bunun yanı sıra sıkça değişen kurallar ve yaptırımlar nedeni ile her sene öğrenciler yeni sisteme adapte olmakta oldukça güçlük çekiyorlar. Kliniğimize “sınav kaygısı” şüphesiyle başvuran ailelerin sayısı giderek artış gösteriyor. Kaygının belirsizlikler nedeniyle bireyde daha çok panik duygusunu körükleyeceğini düşünürsek vakaların artışı sebepsiz yere değil. Sürekli değişen ve belirsizleşen sistem nedeniyle bir çok öğrenci giderek paniğe kapılıyor. Sistemin yanı sıra çocuğundan yüksek bir beklentisi olan aileler ve öğretmenler de işin içine girdiğinde kaygı kaçınılmaz oluyor. Öğrenci bu durumda kaygıdan uzakta durabilmek amacıyla ya tamamen umursamaz bir tutum sergiliyor ya da negatif kaygıyı oldukça yoğun yaşıyor. Sağlıklı bir noktada kalabilen öğrencilerin sayısı ise oldukça az.

    Peki sınav kaygısı nedir?

    Sınav kaygısı, öğrencinin öğrendiklerini sınav sırasında verimli bir şekilde kullanmasını engelleyen ve akademik başarıyı olumsuz etkileyen yoğun bir kaygı türü. Hem fiziksel hem bilişsel hem de duygusal boyutta bir çok belirtisi bulunmakta. Fiziksel belirtiler olarak; kalp atışlarında hızlanma, baş dönmesi, nefes alışverişinde düzensizlik, terleme veya üşüme vb. sayılabilir. Duysusal boyutta; gerginlik, sinirlilik,karamsarlık,korku(bildiklerini yapamama), endişe,panik, kontrolü yitirme hissi, güvensizlik hissi, çaresizlik ve heyecan görülebilir. Bilişsel belirtilerde ise; sınavda başarısız olma korkusu, sınav sonucunun hayatını yönlendirecek olan yegane güç gibi algılanması da sayılabilir.

    Sınav kaygısını azaltmak için neler yapılabilir?

    Kaygıyı tümüyle yok etmek kişinin motivasyonunu azaltacağı için, öğrencinin sınav öncesi kaygılanması işe yaracaktır. Bu kaygı onu düzenli ders çalışmaya ve programlı olmasına yardımcı olur. Fakat gereğinden fazla kaygılanması onun aşırı ve düzensiz ders çalışmasına ve bildiklerini sınav sırasında kullanmasına engel olur. Orta düzeyde kaygılanmak daha yerinde bir durumdur.

    Ebeveynin yüksek beklentisi sınav kaygısı yaratabilir!

    Öte yandan ebeveynlerin ve öğretmenlerin çocuktan yüksek bir beklentiye sahip olmaları öğrenciyi fazla kaygılandırabilir. Ailenin ve öğretmenlerin çocuğun gerçek performansı üzerinden bir beklenti geliştirmeleri daha yerinde bir tutum olacaktır.

    Elde edilen başarılar karşısında daha az olumsuz eleştiri yapın!

    Bir diğer kritik nokta çocuğun başarısı üzerine olumsuz eleştirilerden kaçınılmasıdır. Çevrenizdeki başarılı öğrencilerle kıyaslama yapmak ya da başarısızlık karşısında tutumunuzun sert oluşu çocuğunuzda kaygı yaratır. Sonuç ne olursa olsun tüm sevginizle onun yanında olduğunuzu belirten davranışlar çocuğunuzun kaygısını azaltır.

    Dünyanın sonu değil!

    Kimi öğrenciler sınavlardan elde edeceği başarıların mutluluğa giden tek yol olduğuna inanırlar ve bu durum da kaygıyı arttır. Bunun gerçekçi bir düşünce olmadığına dair çocuğunuzla konuşun.

    Öğrencilerin yapabilecekleri neler?

    Düzenli ve programlı bir ders çalışma sistemi öğrencilere yardımcı olacaktır. Ayrıca sınav öncesi ve sırasında yapılan düzenli nefes egzersizlerinin de kaygıyı azaltmaktaki payı oldukça büyüktür.

    Sonuç olarak; böylesine zorlu bir eğitim sisteminde öğrencilerle kurulan empatik bir yaklaşım sonrasında sınav kaygısını giderek azaltabilmemiz mümkün. Sistem kurbanı olmak yerine, ona en iyi şekilde adapte olmak daha işe yarar bir yöntem olarak görünüyor.

  • Sınava Girecekler İçin Öneriler: Velilere Tavsiyeler

    Sınava Girecekler İçin Öneriler: Velilere Tavsiyeler

    Sınava girecek gençlere destek olma süreci oldukça zorlu bir yoldur.
    Hem öğrencinin ergenlik döneminde olması hemde bu sürecin başlı
    başına stresli bir tecrübe olması sınava girecek öğrencinin zaman
    zaman huzursuz, kaygılı yada agresif tavırlar sergilemesine
    sebebiyet verebilmektedir. Anne babalar olarak, bu süreçte
    olabildiğince ortamı normalleştirmek önem taşımaktadır.İşte sınava
    girecek öğrencilerin anne babalarına bazı öneriler:
    1-Bu süreci birlik olarak atlatın. Bu sınav ve kazandığı üniversite
    onun hayatını şekillendirecek kadar önemli bir etken. Hem maddi
    hem de manevi açıdan çocuğunuzu destekleyin. Koşulları onun için
    daha uygun hale getirmeye çalışın. Örneğin, çalışmaya uygun bir ev
    sağlamak yada yetişemeyeceği bir zamanda dershane etüdüne
    arabayla bırakmak gibi. Ayrı olan anne babalarda bu süreçte daha
    sık bir araya gelmeli, çocuklarının sorumluluğunu birlikte
    üstlenmeliler.
    2-Ekstra stres yüklemesi yapmayın. Kendi dert ve sorunlarınızı,
    işinizin stresini yada eşinizle olan sorunları olabildiğince sınava
    girecek öğrenciye yansıtmamaya çalışın. Zaten stresli bir dönemde
    olan üniversite adayı için daha fazla stres odaklanma sorunu
    yaratabilir ve öfkesine size yönlendirmesine sebep olabilir.
    3-Kendi gençliğinizle kıyaslama yapmayın. Bizim zamanımızda ne
    dershane, ne özel öğretmen vardı gibi konuşmalar sadece kendisini
    başarısız ve değersiz hissetmesine yol açacak, düşündüğünüz gibi
    ona verdiğiniz imkanları daha iyi değerlendirmesine yol
    açmayacaktır.
    4-Başkalarıyla kıyaslama yapmayın. Diğer öğrenciler ile kıyaslama
    yapmak özgüven eksikliğine sebebiyet verebilir.
    5-Sağladığınız olanakları daha sonra negatif şekilde
    hatırlatmayın. Başarısızlık durumunda, senin için ……… yaptık, yine
    de sen başarısız oldun gibi konuşmalar sadece zaten başarısız olduğu

    için üzülen çocuğunuzun en çok destek beklediği noktada daha çok
    moralinin bozulmasına neden olur.
    6- Kendi ideallerinizi çocuğunuz üzerinden gerçekleştirmeye
    çalışmayın. Siz mühendis olmak istemiş olabilirsiniz ama çocuğunuzu
    buna zorlamak sadece mutlu olmadığı bir meslek alanına
    yönlendirmek demektir. İşinden mutsuz olmak da kişinin hayat
    kalitesini büyük oranda düşüren bir faktördür.
    7- Ne olursa olsun yanındayız mesajını verin. Sınavdan yüksek alınca
    olumlu tepki verip , düşük aldığında ise negatif bir tutum
    sergilemeyin. Her zaman tutarlı davranmaya çalışın. Ne olursa olsun
    sevdiğinizi belli edin.
    8- Çocuğunuzun sorumluluk almasına destek verin. Bazı şeyleri
    kendi halletmek istiyorsa, bunu gerçekleştirebilmesi için alan yaratın.
    Dershane kaydını kendi yenilemek istiyorsa buna müsade edin, ders
    kitaplarını kendi almak isterse buna olanak tanıyın.
    9- Okulda sınavlardan kötü not aldığında bunun sorumluluğunu
    almayı öğretin. Hoca düşük vermiş yada sınavda anlatmadığını sordu
    gibi bahanelere sığınmak yerine gerçek problemi algılayıp,
    değiştirebilmesi için destekleyin. Bu gerçekçi bir analiz yapmayı
    öğrenmesini sağlayacak ve ilerisi içinde kullanabileceği bir beceri
    kazandıracaktır.
    10- Sınavın hemen öncesindeki gün çocuğunuza normalden aşırı
    farklı davranmayın. Değişik bir yere gitmek, normalden farklı
    yemekler yemek bünyede farklı tepkiler yaratabilir. Çok yumuşak
    davranmak bu durumu abartmak baskı yaratabilir yada sınavın çok
    kötü bir şey olduğu ve sizin o yüzden iyi davrandığınız algısı
    yaratabilir.
    11- Baskı yaratacak cümleler kurmayın. ;Sana güveniyoruz, hepsini
    yaparsın vb. sözler kişide kaygı yaratabilir. Çoğu genç ailelerini hayal
    kırıklığına uğratmaktan korkar. Bunun yerine, Elinden gelenin en
    iyisini yap, biz hep yanındayız demek daha doğru olabilir.
    12- Sınav öncesi panik yapmayın. Unutmayın panik bulaşıcıdır.
    Olabildiğince sakin olursanız oda sizden örnek alacak daha da
    sakinleşecektir.
    Tüm öğrencilere başarılar dilerim.