Etiket: Sınav Kaygısı

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    Hayatımızın birçok alanlarında sınavlara tabi tutulmaktadır. Bu sınavlar yaşantımız boyunca önem taşında da var önem taşımayan da. Gel gelelim sınava girecek öğrenciler için farklı boyutlara ulaşabiliyor. Kimileri normal kaygı yaşarken kimileri ise beklendiği performansı gösteremediği için sınavdan farklı sonuçlar alabiliyor. İlk önce kaygının ne demek olduğunu ve sınav kaygısının neler olduğuyla alakalı birkaç detay paylaşmak isterim.

    Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık durumudur.

    Dünyaya geldiğimiz anda bir öğrenme süreci içine gireriz ve bu süreç yaşamımızın sonuna dek devam eder. Öğrenme, kişinin yaşamını sürdürebilmesi ve süregelen yaşamdan doyum alması için gerekli tüm bilgi, eylem ve becerilerin kazanılması sürecidir. Öğrenilenler, kişinin birikimini (potansiyelini) oluştururken, öğrenilenlerin belli bir amaca yönelik kullanılması da performansı ortaya koyar. Başka bir deyişle performans, kişinin akıl, duygu ve davranış düzeyinde daha önceden kazanmış olduklarının, belli bir durum ve belli bir zaman kesitinde, eylemsel olarak ortaya konulan şeklidir. İnsanın performansının en iyi olduğu durum, onun o alanda var olan potansiyelinin tümünü eyleme dönüştürebildiği durumdur. Ancak çeşitli iç ve dış etkenler nedeniyle gerçek potansiyelin performansa dönüşmesi zaman zaman güçleşir. Bu etkenlerden biri yüksek kaygıdır.

    Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı denir. Sınav kaygısını iki boyutta ele alabiliriz. Bunlar endişe ve yoğun duygulanım. Endişe performansa yönelik zihinsel bir süreçtir. Sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerden oluşur. Yoğun Duygulanım kaygının yarattığı fizyolojik uyarım sonucu bedenden gelen ve bedenin olağan işleyiş dengesi dışına çıktığı mesajını veren sinyallerdir.

    Sınav kaygısı yaşayan kişilerin, kaygının endişe ve duygulanım boyutlarını nasıl dile getirdiklerini gösteren cümleleri de sizinle paylaşmak isterim.Bu sınavda başarılı olamayacağım.” “Bu sınav sonunda her şey berbat olacak.” “Sınıftaki herkes benden daha zeki.“Bu sınavda başarısız olursam not durumumu bir daha asla düzeltemem.” Yoğun duygulanım cümleleri ise, “Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor.” “O kadar gerginim ki midem altüst olmuş durumda.” “Çok perişan bir durumdayım.” “Bu sınava gireceğim için paniğe kapıldım, elim ayağım birbirine dolaşıyor.” “Hiçbir şey bilmiyorum ve hatırlamıyorum.” “Gözüm kararıyor, midem bulanıyor, soğuk soğuk terliyorum.”

    Kişinin sınav kaygısı yaşadığı nasıl anlaşılır?

    Öğrencinin başarısında belirgin bir düşüş gözlenir. Ders çalışmayı erteleme, sınav ve hazırlığı hakkında konuşmayı reddetme vardır. Soru sorulmasından rahatsız olurlar. Dikkat dağınıklığı, odaklanamama, Fiziksel yakınmalarda dikkat çeken bir artış (karın ağrısı, mide bulantısı, terleme, uyku düzensizliği, iştahsızlık ya da tersine aşırı yeme, genel mutsuz bir ruh hali vb.), çok çalışılmasına karşın performans düşüklüğü kaygının varlığını gösterir.

    Sınav kaygısı yaşayan çocuklarda etkileri nasıldır?

    Öğrenilenleri aktaramama, okuduğunu anlamama, düşünceleri organize etmede zorluk, dikkatte azalma, sınavın içeriğine değil kendisine odaklanma, zihinsel becerilerde zayıflama, enerji azlığı, fiziksel rahatsızlıklar sınav kaygısının başlıca etkileridir. Sınav kaygısı gerçek dışı beklenti ve yorumlar içerdiğinden yanıltıcıdır. Öğrenciyi farkında olmadan kendi davranışını denetleyemez hale getirir.

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    Sınav kaygısı, daha önce öğrenilen bilgilerin sınav sırasında kullanılamamasına sebep olan ve kişinin potansiyelini gerçekleştirmesine engel olan yoğun kaygı olarak tarif edilebilir. Kaygının iki türünü birbirinden ayırmak gerekmektedir. Kişi eğer sınava yeteri kadar hazırlanmadıysa ve kaygısı bilgi eksikliğinden kaynaklanıyorsa bu tepki doğaldır. Ancak sınava yeteri kadar iyi hazırlanıldığı halde kişi panik duygusuna kapılıyorsa ve fazla tepki veriyorsa bu doğal bir tepki değildir. Kişinin belli bir miktarda kaygı yaşaması normaldir fakat sınava farklı anlamlar yüklendiğinde, sınavı mutlaka kazanmaları gereken bir savaş olarak olarak gördüklerinde, bu durum onlar için bir sorun halini almaya başlamaktadır. İlk olarak sınavlara yüklenen anlamı sorgulamalı ve sınavın gerçekte ne olup olmadığını anlamamız gerekmektedir.

    Sınav Ne Değildir?

    Çoğunlukta unuttuğumuz gerçeklerden biri şudur ki; sınav kişinin değerini ölçen bir araç değildir. Kişinin geleceğini belirleyecek tek araç da değildir. Sınavda başarılı olmak hayatta mutlu olmanın tek yolu değildir. Sınav sadece öğrenilenlerin değerlendirilmesine yarayan ve bu bilgilerle bir üst kuruma yerleşmeyi sağlayan bir araçtır.

    Kaygı ile Korku Arasındaki Fark Nedir?

    Kaygı, kişinin duygusal ya da düşünsel olarak kendisini baskı altında hissettiğinde ortaya çıkan bir duygudur. Kaygı ile korku aynı şey değildir. Korku duygusu hissedildiğinde, kişinin fiziksel varlığını tehdit eden bir unsur vardır. Kaygı duygusunda ise kişinin fiziksel varlığına yönelik bir tehdit yoktur. Korku daha kısa süreli iken, kaygı ise daha uzun süre devam etmektedir. Kişi kaygıyı kendi olumsuz düşünceleri neticesinde üretmektedir.

    Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir?

    Konsantrasyon bozukluğu, huzursuzluk, endişe, sıkıntı, üzüntü, başarısızlık duygusu, gerginlik veya sinirlilik halidir. Bedensel belirtiler ise; kalp atışlarının hızlanması, solunum sayısının artması, ağız kuruluğu, yoğun iç sıkıntısı, uyku düzeninde bozulma, bağırsak hareketlerinde bozulma, yüz, boyun, omuz, karın, bel kaslarında gerginlik.

    Hiç Kaygı Yaşamadan Başarı Gelir mi?

    Her duygu gibi “kaygı”da kişinin yaşamında önem taşımaktadır ve gereklidir. Her öğrencinin belli bir düzeyde kaygı yaşaması normaldir. Orta düzeyde bir kaygı kişiye enerji verir, motive eder. Amaç kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değildir. Yoğun kaygı ise, konsantrasyon zorluğuna, karar vermede zorluk yaşamaya, unutkanlığın artmasına, öğrenilen bilgilerin kullanılamamasına sebep olmaktadır. Orta düzeyde kaygı ile birlikte kişinin dikkati artar, öğrenme gücü artar, hatırlaması kolaylaşır, zamanı verimli kullanabilme konusunda beceri kazandırır, odaklanmayı artırır.

    Sınav Kaygısı Yaşıyor Musunuz?

    • Sınavdan bir önceki gece uyuyamıyorsanız,

    • Sınavda heyecanlandığınız için çok iyi bildiğiniz ve çalışmış olduğunuz halde başarılı olamıyorsanız,

    • Sınav sırasında midenizde, karın bölgenizde gerilme ya da rahatsızlık duyuyorsanız,

    • Sınav sırasında soğuk terleme ve baş ağrıları çekiyorsanız,

    • Sınav sırasında bildiğiniz bilgileri unutuyorsanız,

    • Sınavda soruları gerçekte olduğundan daha zormuş gibi algılıyorsanız ve gerçekte kolay olan soruları yanıtlamakta zorlanıyorsanız,

    • Dikkatsizlik yüzünden çok yanlış yapıyorsanız sınav kaygısı yaşıyor olabilirsiniz.

    Sınav Kaygısının Oluşmasında Etkisi Olan Düşünceler

    Kişinin sınav kaygısı yaşamasına sebep olan bazı düşünceler vardır.

    • Sınavda kesinlikle başarılı olmalıyım

    • Sınavım kesinlikle kötü geçecek

    • Başarısız olursam annem-babam ne der

    • Ya hata yaparsam?

    • Ailem benim için çok fazla fedakarlık yaptı. Onları hayal kırıklığına uğratmamam gerekiyor.

    • Kazanamazsam mahvolurum, ailemin yüzüne nasıl bakarım

    şeklindeki düşünceler kişinin kaygısını artırmakta ve performansını sergilemesine engel olmaktadır. Bu düşüncelerin hiçbir işlevselliği yoktur. Bu düşünceler akıllarından geçtikten sonra ilk önce onların duygularını, sonrasında davranışlarını etkilemektedir.

    Sınav Kaygısı ile Baş Etme Yöntemi Olarak Yararlı Düşünceler

    Kişinin aklından geçen olumsuz düşüncelerin gerçekliği sınandığında aslında hiçbir gerçekçi yanı olmadığı ve olumlu yönden kişiye hiçbir katkısı olmadığı görülmektedir. Bu tip düşünceler kişiyi hem amacından uzaklaştırmaktadır hem de endişesini artırmaktadır. Sınav kaygısı ile baş etmek için sınav kaygısını oluşturan düşünceleri alternatifleri ile değiştirmek gerekmektedir. Bu alternatif düşünceler;

    • Bu sınavdan yüksek puan almak için elimden geleni yapacağım ve çalışacağım ama alamazsam da bu dünyanın sonu değil,

    • Sınav hayatımın anlamı değil,

    • Sınav için elimden geleni yapacağım fakat başarılı olamasam da ailem beni sevmeye devam edecek,

    • Sınavda başarılı olamazsam bu benim hayatımın sonu olamaz,

    • Sorumlu olduğum çok fazla konu var fakat zamanımı iyi planlarsam hepsini yetiştirebilirim.

    Şeklinde düşünmek kişinin kaygısını azaltacaktır. Düşünce sisteminde yapılmış olan değişiklik kişinin doğrudan duygusunu etkilemekte ve bu da beraberinde davranış değişikliğini meydana getirmektedir.

    Kaygı ile Başa Çıkma Yolları

    Kaygı ile başa çıkmanın ilk adımı, kaygıyı meydana getiren düşünce ve duyguların farkına varmaktır. Bu sebeple, sınav öncesi ve sonrası kaygı yaşayan kişi ilk önce bunun nedenleri üzerinde düşünmeli ve gerçekçi bir bakış açısıyla bütün unsurları değerlendirmelidir.

    Kişiyi kaygılandıran sınav değil, sınava ve sınavın sonuçlarına yüklenen farklı anlamlar ve sınav hakkında üretilen olumsuz düşünceler olduğunu kabullenmek gerekmektedir. “Mutlaka …. lisesine gitmeliyim” veya “mutlaka ….. bölümü kazanmalıyım” şeklindeki -meli, -malı’lı ifadeler kişinin kendi üzerinde stres ve baskı yaratmaktadır. Sınavlar sizin değerinizi belirleyen, kişiliğinizi ölçen araçlar değildir.

    Gevşeme Tekniği

    Eğer yoğun kaygı içindeyseniz gevşeme tekniği ile bedeninizin tümünün gevşemesini sağlayabilirsiniz. Bu teknik ağrılarınıza iyi gelir, zihninizin boşalmasını, dikkatinizin artmasını sağlar ve kanı harekete geçirir. Ayakta, oturarak ya da yatarak uygulayabilirsiniz.

    • Burnunuzdan derin bir nefes alırken ayağınızı yere yapıştırın. Nefesinizi tutarken ayaklarınızla yeri kavramaya çalışın. Yatıyorsanız ayaklarınızın parmak aralarını açarak gerin. Nefesinizi burnunuzdan yavaşça verirken ayaklarınızı gevşetin.

    • Nefes alın. Nefesinizi tutarken baldırlarınızı kasın, nefes verirken gevşetin.

    • Nefes alın. Nefesinizi tutarken bacaklarınızın üst kısmını kasın, nefes verirken gevşetin.

    • Nefes alın. Nefesinizi tutarken bir yandan kalçanızı sıkın bir yanan da karnınızı içine çekin, nefes verirken gevşetin.

    • Nefes alın. Nefesinizi tutarken ellerinizi yumruk yapıp bileklerden içeri kırın ve kollarınızı kasın, nefes verirken elleri, kolları gevşetin.

    • Nefes alın. Nefesinizi tutarken omuzlarınızı yukarıya doğru kaldırın, nefes verirken omuzlarınızı düşürün.

    • Nefes alın. Nefesinizi tutarken tüm yüzünüzü buruşturun, nefes verirken yüzünüzü gevşetin.

    Sınav Kaygınızı Nasıl Azaltabilirsiniz?

    Sınavdan önce;

    • Zamanınızı planlamaya çalışın. Çalışmanız gerekenleri planlayın. Çalışmalarınızı başka bir zamana ertelemeyin

    • Daha önceki başarısızlıklarınızdaki başarısız olma sebeplerinizi araştırın ve bunlara yönelik hedefler oluşturun

    • Beslenmenize, uyku düzeninize dikkat edin

    Sınav Sırasında;

    • Olumsuz düşüncelerinizi aklınızdan çıkarmaya çalışın

    • Duygu ve düşünceleriniz üzerindeki farkındalığınız ile birlikte kontrolü sağlayın

    • Yapabileceğiniz sorulardan başlamak sizleri motive eder, kaygınızı azaltır

    • Yapamadığınız sorulara işaret koyup atlayın, sorular bitince yapamadığınız sorulara tekrar dönün

    • Kaygınızın arttğını hissettiğinizde birkaç dakika arkanıza yaslanın, derin nefes alarak dinlenin

    • Sınav sırasında “daha çok çalışmalıydım” vb. şeklinde düşünmek yerine “şuanda ne yapabilirim” diye düşünmeye çalışın

    Sınav Sonrasında;

    • Kendinizi ödüllendirin

    • Keyif veren etkinliklere mutlaka zaman ayırın

    • Eksikleriniz üzerinde düşünüp, bu eksikleri nasıl tamamlayabileceğinize yönelik planlama yapın.

    Sınav Öncesi Ailelere Öneriler

    Aileler sınavı hayatın en önemli olayı görüp çocuğuna bu şekilde yansıttığında, çocuk sınavları gözünde büyütmeye başlar ve kaygısı artar. Sınav kaygısını artırıcı konuşmalar yapmak, ailenin kendi gerginliğini ve stresini çocuğuna yansıtması ve sınavın sonuçlarıyla ilgili aşırı meşgul olması çocukların kaygısını artırır. Onlara yardımcı olmak için sınavla ilgili değil, sınavlar için harcadığı emek ile ilgilenmek ve onları cesaretlendirmek gerekir.

    Sınav sürecinde bazı anne-babalar tatil programı yapmamak, eve misafir çağırmamak gibi fedakarlıklar yaparlar ve kendi hayatlarını unutup sadece çocukları için yaşarlar. Bu durum çocuğa sınavın hayatları için çok önemli olduğunu, ailelerinin fedakarlıklarına yanıt vermeleri gerektiğini düşünmelerine sebep olur ve beraberinde çocuğun kaygısı artar.

    Sen yaparsın, başarırsın, güveniyorum gibi sözler de onların üzerinde baskı oluşturur ve kaygılarının artmasına sebep olur. Öncelikle çocuğunuza inanın, kişinin her zaman kazanmasının ve başarılı olmasının mümkün olmadığını, kazanmak kadar kaybetmenin de hayatın bir parçası olduğunu ve hayatın sonu olmadığını anlatın. Sınav sonucu ne olursa olsun sizin onu sevdiğinizi ve sevmeye devam edeceğinizi belirtin. Sınavlar gelip geçicidir ama çocuğunuzla kuracağınız ilişki kalıcıdır. Çocuğunuza onun başarısından ziyade önemli olanın, elinden gelenin en iyisini yapmak olduğunu, sınavın ondan ve sağlığından daha değerli olmadığını, başarısız olsa da ona karşı sevginizin devam edeceğini, onu her koşulda seveceğinizin mesajını verin. Sınavlar çocuğunuzu sevmeniz için bir ölçüt değildir. Her çocuğun başarıyı yakalayacağı alan farklı olabilir.

    Sınava ilişkin A-B-C planları olsun. En kötü ihtimali de gözden geçirin ve birlikte yedek bir plan oluşturun. Yedek bir planının olduğunu bilmesi de onu da rahatlatacaktır. Çocuğunuz ile ilgili beklentilerinizde gerçekçi olun. Yapabileceğinizden çok daha fazla ders çalışmasını beklemek ya da sınavda kapasitesinin çok üstünde başarı sağlamasını beklemek kaygısının artmasına sebep olacaktır.

    Ders çalışırken çocuğunuzu takdir edin. Olumsuz yanlarını görüp, “bu şekilde olmaz, kazanamazsın, başaramazsın” yerine, ders çalıştığı zamanlarda gayretini takdir edin. Sürekli olarak “ders çalış” demek çocukta çalışma isteği uyandırmaz, daha çok ders çalışmaktan uzaklaşmasına neden olur. “ne yaptın, anlayamadığın yerler var mı, beraber gözden geçirmek ister misin, bizlerden beklentin, isteğin var mı” şeklinde bir yaklaşım tercih edilmelidir.

    Kimse kesinlikle başkasıyla kıyaslanmak istemez. Anne-babalar bazen kötü niyetle değil ama motive ettiklerini düşünerek, çocuklarını başkalarıyla kıyaslayabilmekteler. Bunun kesinlikle hiçbir motive edici özelliği yoktur. Negatif cümlelerden uzak durmak gerekmektedir. Aynı şekilde “bu şekilde başaramayacaksın” demek de onların kendilerine olan güvenlerini sarsmaktadır.

    Kendinizi çocuğunuzun yerine koyarak yaşadığı zorlukları anlamaya çalışın. Kaygılarını, endişelerini görmezden gelmeyin. “bu şekilde hissetmemelisin” diyerek duygularını küçümseyip, yok saymayın. Her koşulda onu anladığınızı ve her koşulda ona destek olacağınızı ona hissettirin.

    Sınav kaygısı birçok kişi tarafından yaşanabilmektedir. Özellikle bilişsel ve davranışçı müdahaleler ile üstesinden gelinebilecek bir durumdur. İlk olarak hissettiğiniz duygular hakkında farkındalık kazanıp, bu duruma yönelik baş etme yöntemlerini deneyebilirsiniz. Buna rağmen yine de sınav ile ilgili kaygı yaşamaya devam ediyorsanız uzman desteği almanız daha sağlıklı olacaktır.

  • Sınav kaygısı; çocuğunuz sınav kaygısı yaşıyor olabilir mi?

    Sınav olgusu hepimizin yaşamın bir döneminde karşımıza çıkan bir gerçektir. Her yıl milyonlarca aile sınavlara hazırlanan çocuklarının başarısı için elinden gelenin en iyisini yapma arayışı içine girmektedir. Sınav süreci sadece çocuğun değil tüm ailenin yaşamını etkilemektedir. Çocuğumuzun girdiği sınavlarda başarılı olması, sınavlara yeterince hazırlanması kadar bu süreçteki psikoloji ile yakından ilgilidir. Sınav kaygısı, özgüven eksikliği, motivasyon azlığı, ergenlik dönemi sorunları, aile içi ilişkilerde sorunlar, Dikkat eksikliği-hiperaktivite, Özgül öğrenme bozukluğu, depresyon, sosyal fobi, takıntılar, öğrenme ve etkili çalışma stratejilerini bilmemeden kaynaklanan sorunlar çocuğun sınav başarısını etkiler.

    Çocuğunuz sınav kaygısı yaşıyor olabilir mi?

    Çocuğunuz sınavdan bir önceki gece uyuyamıyorsa, sınavda heyecanlanıp çok iyi çalışmış olduğu ve bildiği halde başarılı olamıyorsa, sınav sırasında midesinde, karın bölgesinde gerilme ya da rahatsızlık oluyorsa, soğuk terleme ve baş ağrıları çekiyorsa, bildiklerini de unutuyorsa, dikkatsizlik yüzünden çok sayıda hata yapıyorsa sınav kaygısı yaşıyor olabilir.

    Sorumluluk sahibi olan, bir hedefi olan ve bunun gerçekleşmesi için çaba gösteren her öğrencinin, bilgisinin değerlendirildiği bu tip sınavlardan önce kısmen kaygı duyması doğal ve gereklidir. Çünkü kaygı az miktarda ise kişi üzerinde motivasyon ve performansı arttırıcı etki gösterir. Ama kaygı istenen düzeyin üzerine çıktığında kişinin dikkat, öğrenme, bellek fonksiyonlarını olumsuz etkiler ve başarıyı ve motivasyonu düşürür. Sınav Kaygısı, sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan, yoğun kaygıdır. Sınav Kaygısı yaşayan öğrenciler, çalışmalarını planlamakta, doğru düşünmekte, konsantre olmakta ve çalıştığı konuları hatırlamakta güçlükler yaşarlar. Stresin artmasıyla birlikte olumsuz düşünceler öğrencinin zihnini kaplamaya başlar. Bunun sonucu olarak kaygı ve stresin derecesine göre kişide sınavdan günler öncesinde bile kendisini göstermeye başlayan huzursuzluk, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü, uykusuzluk, karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, titreme, çarpıntı, terleme gibi belirtiler ortaya çıkar. Bazı öğrenciler ise; daha çok baş, boyun ve sırt ağrısı, dinlendirici uyku uyuyamama şikayetleri olur. Sınav yaklaştıkça ders çalışma isteğinde belirgin bir azalma, durgunluk, içe kapanma olabilir. Sınav günü ile ilgili ya çok konuşurlar ya da vurdumduymazlık geliştirirler.

    Sınav yaklaştıkça belirtiler daha çok artar ve sıkıntının şiddetine göre kimi zaman öğrencinin sınavı terk etmesine, hatta sınava giremeyecek duruma gelmesine neden olur. Sonuç olarak akademik olarak çok başarılı olabilecek bir öğrencinin başarısızlığına sebep olabilir.

    Sınav kaygısına neden olan olumsuz düşünceler nelerdir?

    Sınav kaygısı yaşayan kişi, kendisi ve sınavla ilgili sürekli olumsuz düşünceler ve senaryolar peşindedir. Deyim yerindeyse kendi zihninin ürettiği senaryoya kendisi inanır. Sürekli içsel olarak konuşan ve kendini eleştiren kendini cezalandıran bir tavır içine girer. Başkalarıyla kendini kıyaslar, ‘başkaları ne der’ diye düşünür, ‘Ablam kazandı ya ben kazanamazsam, öğretmenlerime aileme rezil olacağım, benden çok şey bekliyorlar, başkaları benden daha iyi çalışıyor, kazanmam mümkün değil, bildiklerimi unutursam, yeterince hazırlanmadım, süre yetmeyecek, mutlaka kötü bir şey olacak, başarılı olamayacağım, dikkatim dağılacak, soruları kaydırırsam, zaman yetmezse, sınavda her şeyi unutacağım, elim terleyecek, karnım ağrıyacak…’ gibi sürekli olumsuz düşünceler aklına gelir.

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    Sınav kaygısı farklı gelişim dönemlerinde ortaya çıkabilir. İlkokul çocuklarında, üniversiteye hazırlanan gençlerde, zorunlu eğitim hayatını tamamlamış ancak kendi kişisel gelişimini devam ettirmek için sınavlara başvuran yetişkinlerde de sınav kaygısı görülebilmektedir.

    Kaygı herkeste var olan bir duygudur ve bazen harekete geçmek, motive olabilmek için gereklidir. Kaygı, sınav sonucunu ya da sürecini olumsuz etkilediğinde, kişinin öğrendiği bilgiyi etkili kullanmasına engel olduğunda sınav kaygısından bahsedilebilir. Sınav kaygısı yaşayan kişide terleme, nefes almada zorluk, kalp çarpıntısı, mide bulantısı, titreme gibi fiziksel belirtiler görülmektedir. Yoğun endişe, mutsuzluk, iç sıkıntısı, korku gibi duygularla mücadele ederler. “Başarısız olacağım”, “Sınavda elimden bir şey gelmez” negatif düşünceleri mevcuttur.

    Bu evrede kişinin hissettiklerini önemsememek, geçici bir durum gibi davranmak anlamamak kişide var olan kaygı durumunun artmasına, depresyon, uyku bozukluğu gibi ruhsal bozuklukların ortaya çıkmasına neden olabilir.

    Çocuklarda ve Gençlerde Sınav Kaygısı Durumunda Aileler Neler yapmalı?

    Aileler hangi durumlarda çocuklarına müdahale edip hangi durumda müdahale etmeyeceklerini bilmeleri gerekmektedir. Sürekli sınava ilişkin sorular sormaktan kaçınmalıdırlar. Çocuklarına güvendiklerini belirtmeli, hangi sonuç gelirse gelsin desteklerinin devam edeceğini ve çocuğu diğer akranları ile karşılaştırmaktan kaçınmalıdırlar. Başkaları ile kıyaslanan çocuk daha verimli ders çalışmaz ya da onu örnek almaz aksine kendini yetersiz hissetmesine ve diğer çocuklardan daha değersiz olduğu düşüncelerine kapılır. Duygu ve düşünce paylaşımı, empati önemlidir. Sınavı yüceltmeme, ölüm kalım sorunu yapmama, yüreklendirici davranma önerilmektedir. Çocuklar koşulsuz sevilmelidir. Aile bireyleri uygun rol modeli olmalı, uygun aile ortamı sağlamalı ve uygun problem çözme davranışları geliştirilmelidir.

    Çocukta ruhsal bozukluklar ortaya çıktığında(depresyon, uyku bozuklukları vb.), kaygı ile baş edemez hale geldiğinde, ruhsal sorunlardan dolayı işlevselliği bozulduğunda, fiziksel belirtiler sergilediğinde psikiyatrik ve psikolojik destek alması önerilmektedir.

  • Sınav kaygısı ile baş etme yolları

    Sınav kaygısı; edinilen bilgilerin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır.Sınav ve sınanma herkes için kaygı yaratan durumdur. Belli bir düzeye kadar kaygı yaşanması sanılanın aksine başarıyı olumlu yönde etkiler, kişiyi çalışma yönünde motive eder, dikkat ve konsantrasyon üzerine olumlu etkileri vardır. Ancak kaygı kişinin başarısını olumsuz yönde etkileyecek kadar arttığında bir bozukluk olarak kabul edilir.

    Sınav kaygısının nedenleri

    Sınava çok fazla anlam yüklenmesi kaygıyı arttıran önemli etkenlerdendir. Sınavın bilgi düzeyini değil de kişinin kendisini ve değerini ölçen bir araç olarak algılanması kaygıyı attırmaktadır.

    Sınavda başarısız olunması durumunda oluşacak sonuçlar ve ailelerin vereceği tepkiler konusunda abartılı düşünceler kaygıyı arttırmaktadır. Başarısızlık durumu felaketleştirilmekte hatta dünyanın sonu gibi algılanabilmektedir.

    Çocuğun veya ailenin mükemmeliyetçi beklentisi kaygı düzeyini yükseltir. Yüksek hedefler koymak ve yaptıklarının hatasız olması gerektiğine olan inanç çocuğu zorlayan etkenlerden biridir.

    Sınav konusunda yeterince hazırlıklı olmamak sınav kaygısını arttırır. Kişinin kendisini hazır hissetmediği bir sınavla ilgili kaygı duyma olasılığı daha yüksektir.

    Ailelerin kıyaslama, sürekli eleştirme gibi yanlış tutumları çocuğun kendisini yetersiz ve başarısız görmesine neden olmakta ve kaygısını arttırabilmektedir.

    Sınav kaygısının belirtileri

    Çok çalışılmasına karşın sınavlarda istenen başarı elde edilemez. Sınavlardan önce huzursuzluk, gerginlik, endişe,sıkıntı ve başarısızlık korkusu yaşanır. Ders çalışma sırasında odaklanamama ve dikkat dağınıklığı görülür. Kaygıların yoğunlaştığı dönemlerde mide bulantısı, kalp çarpıntısı, terleme, titreme ve karın ağrısı gibi bedensel yakınmalar görülebilir. Sınav sırasında genellikle bu şikayetler daha yoğun şekilde yaşanır. Başarısızlık korkusu nedeniyle ders çalışma ve sınava girme konusunda isteksizlik ve kaçınma görülebilir.

    Sınav kaygısı ile baş etme yolları

    Sınav kaygısını tetikleyen ve gerçekçi olmayan düşünce ve inançların alternatif ve gerçekçi düşünce ve inançlarla değiştirilmesi amaçlanmalıdır. “Sınavda kesin başarısız olacağım”,”Sınavda başarısız olursam ailem tarafından sevilmem” gibi gerçekçi olmayan düşünceler objektif şekilde değerlendirilip ”Yeterince çalışırsam başarabilirim” , “Başarısız olursam ailem üzülebilir ama beni sevmeye devam edeceklerdir” şeklinde gerçekçi düşüncelerle değiştirilmesi kaygıyı azaltmada etkili olmaktadır.

    Kaygının arttığı zamanlarda derin nefes alıp verme şeklinde nefes egzersizleri yapmak, gevşeme egzersizleri yapmak, dikkati başka yöne odaklama gibi teknikleri kullanmak rahatlama sağlayacaktır.

    Zamanın etkili kullanılması çok önemlidir. Sınav hazırlığına erken başlamak, programlı şekilde çalışmak ve bilgi eksiğini kapatmak gerekir. Kişi kendisini sınava hazır hissettikçe kaygısı azalacaktır.

    Ailelerin çocuklarına yüksek beklentiler yansıtmamaları çok önemlidir. Çocuklarda kaygı yaratacak söylemlerden ve kıyaslamalardan kaçınılmalıdır. Aileler çocuğun sergilediği çabayı ve başarıyı takdir etmeli ve her koşulda çocuklarını sevecekleri ve değer verecekleri mesajını vermelidir.

    Dr. Mehmet Çolak

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    İlk olarak kaygının tanımını yaparak yazıya başlamak daha uygun olacaktır. Kaygı, kişinin kötü bir şey olacakmış düşüncesi ile yaşadığı aşırı bir uyarılmışlık halidir.
    Kaygının belirtilerine baktığımızda fiziksel olarak; kalp atışlarında hızlanma, terleme, titreme, soluk alıp vermede güçlük, çarpıntı hissi, mide ağrısı, kaslarda gerginlik, iştahsızlık, baş ağrısı gibi belirtiler karşımıza çıkacaktır. Duygusal belirtilere baktığımızda ise gerginlik, sinirlilik, karamsarlık, endişe, huzursuzluk, heyecan, çaresizlik gibi duygulara rastlayabiliriz. Zihinsel olarak ise bildiklerinin hepsini unuttuğunu düşünme, başaralı olamayacağını düşünme, sınavı kazanamazsa her şeyin biteceğini düşünme, sınav kötü geçecek düşüncesi, ailesine ve çevresinde bulunan insanlara rezil olacağını düşünme, düşüncelerini toparlamada güçlük, unutkanlık, dikkatte yoğunlaşmada güçlük gibi durumlarla karşılaşılabilir. Ve tüm bunların sonucunda davranışsal olarak ders çalışmayı bırakma, ders çalışmayı erteleme ya da sınava girmeme gibi davranışlar gözlemlenebilir.

    Peki sınav kaygısı nedir?
    Sınav kaygısı, bir sınav öncesi ya da sınav esnasında var olan performansın etkili biçimde kullanılmasına engel olan yoğun endişe halidir.

    Sınav kaygısının birçok nedeni olabilir.

    Zamanı etkin kullanamamak ve sınava yeterli düzeyde hazır olmamak sebeplerden biri olarak gösterilebilir. Sınava yeteri kadar hazırlanmayan öğrencilerin sınav öncesi ve sonrasında kaygı yaşaması doğaldır. Bu durumun düzelmesi öğrencinin ders çalışma planıyla doğru orantılıdır.

    Fizyolojik olarak ihtiyaçların karşılanmadığı durumlara bakıldığında da bu tür kaygıların oluştuğunu gözlemleyebiliriz. Düzenli bir uykunun olmaması, yetersiz beslenme gibi durumlar kaygının oluşmasına sebep olabilir.

    Sınav hakkında oluşturulan yanlış ve olumsuz düşünceler sınav kaygısının oluşumundaki en önemli nedendir. Bu sorunu aşabilmek için sınavla ilgili olumsuz düşünceleri belirlemek ve bu olumsuz düşünceleri daha işlevsel, daha yararlı düşüncelerle değiştirmek gerekir.

    Çocuğunuzda sınav kaygısı olduğuna dair belirtiler nelerdir?
    • Çocuğunuz kendini sınavlardan önce çaresiz ve huzursuz hissediyorsa
    • Evde iyi bir performans gösterip, rahatça soru çözmesine ve çok çalışmasına rağmen bu performansı sınavlarda gösteremiyorsa
    • Sınav esnasında kalbinin yerinden fırlayacakmış gibi olduğundan, ellerinin terlediğinden, nefes alamadığından, gözlerinin karardığından bahsediyorsa
    • Aklından sürekli “yapamayacağım” gibi düşünceler geçiyorsa ve bunu sürekli dile getiriyorsa çocuğunuzda sınav kaygısı var demektir.

    Sınav kaygısını kontrol edebilmek için dikkat edilmesi gereken durumlar nelerdir?
    *Çalışma programı hazırlamak ve düzenli bir şekilde çalışmak
    *Zamanı yönetme becerilerini geliştirmek
    *Aile ve çevreden kaynaklanan olumsuz etkileri en aza indirmek
    *Beslenme düzenine dikkat etmek
    *Uyku düzenine dikkat etmek
    *Olumlu duygu ve düşünce oluşturma becerilerini geliştirmek
    *Mükemmelliyetçi olmamak ve kendini kıyaslamamak

    Sınav kaygısı, uzman yardımı ile çözüme ulaşabilecek bir problemdir. Eğer çocuğunuzda yukarıda bahsettiğimiz belirtileri gözlemliyorsanız mutlaka bir uzmana başvurup destek almanız gerekmektedir.

    ” Başarılı insanı belirleyen ilk özellik tutumudur. Kişi olumlu tutum ve düşüncelere sahipse, zorluklarla uğraşmayı seviyor ve onların üstesinden gelmekten haz duyuyorsa başarılarının yarısını gerçekleştirmiş demektir.”

    Ve unutmayın pozitif düşünceler, pozitif sonuçlar verirler…

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    Yaklaşan sınav takvimleri nedeniyle en sık karşılaştığımız sorunlardan birisi “SINAV KAYGISI”. Sınava girecek adayların yanı sıra ailelerini farklı boyutlarda etkileyen günümüzün sorunu haline dönüşmüştür.

    Ülkemizde ilkokuldan başlayıp üniversite ve sonrasında da hayatımızda olan, bireyi tetikleyen çoğu zaman fiziksel tepkilere neden olan, neredeyse her yaş grubunu olumsuz etkileyen eleme yöntemi.

    Peki sınav kaygısı neden vardır?

    • Yetersizlik duygusu

    • Gelecek kaygısı

    • Sınava hazır değilim düşüncesi

    • Yüksek düzeyde beklenti

    • Ben herkesten daha iyi olmalıyım

    Gibi nedenlerle sınav kaygısı yaşanmaktadır.

    Sınav kaygısıyla baş etmeyi 2 şekilde ele alacağız;

    Sınav öncesinde: Sınava yeteri kadar hazırlanıp girmeliyiz, kesinlikle uykusuz ve aç olunmamalıdır. Sınav yerine önceden gidip bakarak sınav öncesi endişemizi biraz olsun azaltmalıyız. Son ana kadar ders çalışmak yerine, mutlaka sınav öncesi gevşeme egzersizleri yapılmalıdır.

    Sınav sırasında: Kesinlikle başaramayacağım, istediğim gibi geçmeyecek, zor sorular gelecek gibi olumsuz düşünceleri aklımızdan çıkarmamız gerekir. Sınav başladıktan sonra bu kaygıları hissettiğimiz anda mutlaka durup bir iki dakika nefes egzersizi yapılmalıdır. Rahatlamak için oturma pozisyonunuzu değiştirebilir ve sadece sizin heyecanlı olmadığını sizinle aynı durumda olan diğer öğrencilere bakarak nefesinizi kontrol etmeye çalışmalısınız.

    Aileler sınav kaygısı yaşayan çocuklarına nasıl yardımcı olmalı?

    Ailelerin, özellikle çocuğunu başkalarıyla kıyaslamamalı, sınav hayattaki başarının tek kriteri olarak görmemeli her koşulda çocuklarının yanlarında olduğunu hissettirmeli ve desteklemeliler. Ders çalışma konusunda bir uzman tarafından mutlaka destek almalılar ve uygun koşullarda yeteri kadar çalışmaları konusunda teşvik edilmeliler.

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı nedir?
    Sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlanır.

    Sınav kaygısı neyle ilişkilidir?
    Bireyin sınava yüklediği anlamlar, sınavla ilgili zihinde oluşturulan imaj, sınav sonrası duruma ilişkin atıflar ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem sınav kaygısı oluşumu üzerinde etkilidir.

    Sınav kaygısının belirtileri nelerdir?
    Huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı, başarısızlık korkusu, çalışmaya isteksizlik, mide bulantısı, taşikardi, titreme, ağız kuruluğu, iç sıkıntısı, terleme, uyku düzeninde bozukluklar, karın ağrıları vs. bedensel yakınmalar, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, kendine güvende azalma, yetersiz ve değersiz görme sık görülen belirtilerdir.

    Sınav kaygısı yaşandığı nasıl anlaşılır?
    Öğrencinin başarısında belirgin bir düşüş gözlenir. Ders çalışmayı erteleme, sınav ve hazırlığı hakkında konuşmayı reddetme vardır. Soru sorulmasından rahatsız olurlar. Dikkat dağınıklığı, odaklanamama, Fiziksel yakınmalarda dikkat çeken bir artış (karın ağrısı, mide bulantısı, terleme, uyku düzensizliği, iştahsızlık ya da tersine aşırı yeme, genel mutsuz bir ruh hali vb.), çok çalışılmasına karşın performans düşüklüğü kaygının varlığını gösterir.

    Sınav Kaygısının etkileri nelerdir?
    Öğrenilenleri aktaramama, okuduğunu anlamama, düşünceleri organize etmede zorluk, dikkatte azalma, sınavın içeriğine değil kendisine odaklanma, zihinsel becerilerde zayıflama , enerji azlığı, fiziksel rahatsızlıklar sınav kaygısının başlıca etkileridir. Sınav kaygısı gerçek dışı beklenti ve yorumlar içerdiğinden yanıltıcıdır. Öğrenciyi farkında olmadan kendi davranışını denetleyemez hale getirir…

    Sınav Kaygısı neden oluşur?
    Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmak kaygını oluşmasında en önemli süreçlerdir. Bunaltıya eğilimli kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, rekabetçi) olanlarda daha sık görülür. Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı da önemli bir etkendir.

    Sınav kaygısının oluşmasında etkisi olan olumsuz otomatik düşünceler nelerdir?
    “Sınava hazır değilim”, “Bu bilgiler çok gereksiz ve saçma. Nerede ve ne zaman kullanacağım ki?” “Sınavlar niye yapılıyor , ne gerek var?” “Bu bilgiler gelecekte benim işime yaramaz” Sınava hazırlanmak için gerekli zamanım yok ki!”“Bu konuları anlayamıyorum , aptal olmalıyım” “Ben zaten bu konuları anlamıyorum” “Biliyorum, bu sınavda başarılı olamayacağım” “sınav kötü geçecek” “Çok fazla konu var , hangi birine hazırlanayım?” sıklıkla gözlene olumsuz otomatik düşüncelerdir.

    Alternatif düşünceler nelerdir?
    Yapmam gereken nedir?” “Yapabildiğimin en iyisini yapabilirim?” “Olabilecek en kötü şey ne”“Dünyanın sonu değil, telafisi var” Bunda başarısız olmam her zaman olacağım anlamına gelmez” “Yeterli zamanımın olmadığı doğru , ancak olan zamanımı en etkili şekilde nasıl kullanabilirim? “Tüm kaynakları çalışamasam bile , önemli bölümlere öncelik vererek sınava hazırlanabilirim, hiç olmazsa bu bölümlerden puan kazanırım” “Başarırsam hayatımın önemli bir dönüm noktasını aşacağım. Başarısız olmam tembel ve beceriksiz olduğumu göstermez. Daha fazla çalışmam gerektiği anlamına gelir” “zamanı kendi yararıma kullanmak benim elimde” kaygıyla başa çıkmak için geliştirilebilecek alternatif düşüncelerdir.

    Sınav kaygısıyla başa çıkma yolları nelerdir?
    Düşünce ve inançları sorgulamak (gerçekçi olmayan düşünme alışkanlıklarını farklı bir gözle yeniden değerlendirmek, Nefes alma egzersizleri, Gevşeme egzersizleri, Kaygıyı bastırmaya değil, onu kabul etmeye ve tanımaya çalışmak, Düşünceleri durdurma tekniği, Dikkatini başka noktalara odaklama tekniği kullanılabilecek başa çıkma yollarıdır. Bunun dışında düşünceleri durdurma, Dikkatini başka noktalara odaklama

    Hangi inançların değişmesi amaçlanır?
    “Hayatta başarılı ve mutlu olabilmek için sınavı kazanmaktan başka yol yoktur, Mutlaka kazanmalıyım, kazanmazsam kimsenin yüzüne bakamam, Sınav benim kim olduğumu gösterir, yetersizim, hiçbir şey yapamayacağım” değişmesi amaçlanan başlıca inançlardır.

    Anksiyete yönetimi nedir?
    Öncelikle sınava yoğunlaşmayı ve sorulara odaklanmayı sağlayan, düşünceleri organize etmede, dikkati toplamada yardımcı olan, olumsuz düşünmeyi ve telaşa kapılmayı engelleyen, kontrol duygusunu geliştirerek başarıya yardım eder, gerçek performansı sergilemede önemli rol oynayan bir yaklaşımdır.

    Sınav öncesi neler yapılmalıdır?
    Çalışma alışkanlıklarını ve sınava ilişkin tutumları gözden geçirerek yeni bir zihinsel yapılanma yaratmaya çalışmak gerekir. Zamanı iyi kullanılmalıdır. Beslenme ve uykuya dikkat edilmelidir. Sınava yönelik çalışmaları son güne/geceye bırakmamak önemlidir. uygun yöntemlerle kaygının azaltılmasını sağlamak gerekir.

    Sınav esnasında neler yapılabilir?
    Olumsuz otomatik düşüncelere karşı alternatif açıklamalar getirme, kontrolün kendisinde olduğunu hatırlatma, Yanıtlayabileceği sorulardan başlama, kaygıyı azaltmaya yönelik teknikler kullanma (hızlı gevşeme, dikkat artırma teknikleri, kontrollü nefes alıştırması) sınav esnasında yapılabilecek bazı çalışmalardır.

    Sınav sonrasında neler yapılabilir?
    Kendini ödüllendirme, Keyif veren etkinlikler, eksikler üzerine düşünme ve geleceğe yönelik yani planlama yapılabilecek aktivitelerdir.

    Sınav kaygısı ve aile ilişkisi nasıldır?
    Aile için sınavın ne anlam ifade ettiği, sınava yönelik tutum ve yaklaşımları önemlidir. Sıklıkla aileler kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmaktadırlar. Çocuktan yüksek beklentilerinin olması, ayrıntılarla aşırı uğraş sergilemeleri ve sınavı bir araç değil amaç olarak görmeleri oldukça önemlidir.

    Ailelere neler önerilmelidir?
    Aileler sınırlarının farkında olmalıdırlar. Güven ve sorumluluk vermeli, önemsemeli, olumlu geri bildirimde bulunmalıdır. Sınava ilişkin konuşmalarda özenli davranmalı, gerçekçi olmalı, akranlarıyla karşılaştırmaktan kaçınmalıdır. Duygu ve düşünce paylaşımı, empati önemlidir. Sınavı yüceltmeme, ölüm kalım sorunu yapmama, yüreklendirici davranma önerilmektedir. Çocuklar koşulsuz sevilmelidir. Aile bireyleri uygun rol modeli olmalı, uygun aile ortamı sağlamalı ve uygun problem çözme davranışları geliştirilmelidir.

    Aileye yönelik girişimler nelerdir?
    Ailenin bakış açısında değişim yaratmak ve beklenti düzeyini gerçekçi sınırlara indirmek temel girişimleri oluşturur.

    Psikiyatrik destek ne zaman gereklidir?
    Bir ruhsal bozukluk ortaya çıkmışsa (depresyon, anksiyete bozukluğu, uyku bozukluğu. vs. Ruhsal belirtilerden dolay işlevselliğinin bozulması, kaygıyla başa çıkmak için uygun olmayan yollar kullanma, davranış bozukluklarının görülmesi psikiyatrik destek gerektiğinin başlıca göstergeleridir.

  • Çocuğunuzda Sınav Kaygısı Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

    Çocuğunuzda Sınav Kaygısı Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

    “Bizimki çok sinirli, her şeye parlıyor”, “Dokunsan ağlayacak”, “Geçen gün dershanedeki denemeye giderken bir baktım elleri buz gibi”, “Anne, sınavlardan önce kalbim ağzımdan fırlayacak gibi oluyor, diyor”…Bu cümleler size tanıdık mı geldi? Eğer tanıdık geldiyse ve sık sık buna benzer durumlar yaşıyorsanız kaygının varlığından söz edebiliriz.

    Kaygının İnsan Yaşamında ki Yeri

    İnsan yaşamı ve sürdürülebilirliği için kaygı duygusu gereklidir. Önemli olan kaygı duygusunun ne şiddette, ne sıklıkta ve hangi durumlarda yaşadığınızdır. Vahşi bir hayvanla karşılaştığınızda yaşadığınız korku duygusu kendinizi savunmanızı ya da o durumdan uzaklaşmanızı sağlar. Bunun yanı sıra karşıdan karşıya geçerken sağa sola bakmanızı sağlayan temelde endişe duygunuzdur. Bir öğrencinin sınıfta öğretmenine karşı gelmemesi, sınıf kurallarına uyum göstermesi içsel yaşadığı endişeye bağlıdır. Bu bağlamlar ele alındığında korkunun, kaygının insan yaşamı için gerekliliği açık şekilde ortadadır. Ancak, duruma ve olaya uygun olmayan yoğun ve şiddetli kaygı insan yaşamını oldukça kısıtlar ve problemler yaşanmasına sebebiyet verir. Sınav Kaygısı da böyle bir kaygı çeşididir.

    Kaygı çocuğun sorumluluk almasında ve yapmak istediklerini gerçekleştirmesinde motivasyonunu sağlar. Ancak, yoğun kaygı yaşayan çocuklarda bu durum tam tersidir. Şiddeti fazla olan kaygı yaşantıyı olumsuz yönde etkilemeye başlar ve bu da bireyin ruhsal durumunu, bedensel tepkilerini ve sosyal alanlarını hızlı bir şekilde, yararlı olmayacak türden etkiler.

    Sınav Kaygısı Nedir?

    Birçok tanımı olan bu kaygı türünü; çocuğun/gencin/bireyin zihninden geçirdiği olumsuz düşünceler neticesinde oluşan panik durumuna bağlı olarak bilginin hatırlanmasını güçleştiren, sınav performansını olumsuz yönde etkileyen şiddetli kaygı, olarak açıklayabiliriz.

    Çocuğunuzda Sınav Kaygısı Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

    Kaygı yoğunluğu arttıkça bedensel belirtiler de ve düşünce içeriklerinde olumsuz değişimler ortaya çıkar. Buna bağlı olarak çocuğunuzda;

    • Gözlemlenebilir düzeyde huzursuzluk, endişe ve sinirlilik hali,

    • Kolaylıkla ağlama ve panik hali,

    • Sınavı ya yapamazsam, ya başaramazsam gibi olumsuz içerikli düşünceler

    • Sınav sırasında dona kaldığını aktarma,

    • Sınav esnasında bildiği soruları yapamama,

    • Dikkatinde dağınıklık, konsantre olamama,

    • Sınav sonucuyla ilgili olumsuz öngörülerde bulunma,

    • Baş, karın ağrısı, mide bulantısı, bağırsak sistemine ait sıkıntılar yaşama,

    • Sınavdan bir gün veya sınav tarihi yaklaştıkça endişe, panik hali,

    • Bedensel olarak kalp çarpıntısında artış, ellerde titreme, terleme, el ve ayaklarda soğuma,

    • Sık tuvalete gitme,

    • Sinirlilik ve ani irkilmelerin çok olmaya başlaması,

    • Hiçbir şey bilmiyorum, ben ne yapacağım gibi ifadeler,

    • Sınavda bildiklerini unutacak kadar heyecanlandığını ifade etme,

    • Sınavdan önce daima huzursuz, gergin olması,

    • Kaslarda yoğun gerginlik,

    • Sınavdan önce uyku da bozulma gibi durumları yaşayıp, bu tarz düşüncelerin birkaçını ifade ediyorsa sınav kaygısının varlığından söz edebiliriz.

    Sınav Kaygısı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

    Sınav kaygısı çocukların/gençlerin akademik başarılarını olumsuz yönde etkileyen bir kaygı türüdür. Tedavi edilmezse potansiyeli olan çocuk/genç performansının altında başarı elde eder. Aynı zamanda bu durum ruh sağlığını, fiziksel belirtilerini ve sosyal yaşantısını olumsuz yönde etkileyeceği için büyük bir sorun haline gelecektir.

    Kaygının dikkat ve hafızayı faydalı olmayacak şekilde etkilediği yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Buna bağlı olarak sınav kaygısı yaşayan çocukların sınavlarda dikkat hatalarını daha çok yapmaları beklenen bir sonuçtur. Çocuğun/gencin bildiği konuları hatırlayamama, yanlış yapma durumu artmaktadır. Çalışmasına karşın kaygıdan dolayı istediği verimi alamayan çocuk/genç ders çalışmaya karşı motivasyon kaybı yaşayacaktır ve başarısızlık duygusu artacaktır. Bu da onu çeşitli psikolojik sorunlar yaşamasını tetikleyebilir.

    Bu sonuçlar ışığında bir uzmandan destek almak hem çocuğunuzun hem sizler için önem kazanmaktadır. Uzman, çocuk/genç, aile ve öğretmen işbirliği ile yürütülen süreç olumlu sonuçlar almanızı sağlayacaktır.

  • SINAV KAYGISI

    SINAV KAYGISI

    Kaygı, bireyin dış ortama uyum çabasında yaşadığı korku, gerilim, sıkıntı gibi koruyucu tepkidir. Kişinin kontrolü dışına çıktığında problem oluşturur ve yaşamın işlevselliğini aksatır.

    Sınav kaygısı ise, sınava hazırlanan kişilerin yaşadığı, ders çalışmayı planlayamama, ders çalışamama, öğrendiklerini sınavda kullanamama,dikkatlerin dağılması, bilinen konuların hatırlanmaması, mide bulantısı,terleme, baş ağrısı, uyku bozukluğu,, gerginlik, sinirlilik, yapamayacağım düşünceleri gibi bir çok fizyolojik, davranışsal,duygusal ve zihinsel belirtileri olan kaygı durumudur.

    Kaygı ve korku kavramları farklıdırlar. Korku, kaygının daha yerleşik bir biçimidir. Korku yaşanan ortamda, gerçekçi bir fiziksel tehdit söz konusudur. Örneğin; yılandan kaygılanmayız, korkarız. Bunun aksine, kaygı yaşanan durumlarda yorumlara dayalı, benliğe yönelik sanal bir tehdit vardır. Bilgimizin sınandığı sınavlardan ya da yeni bir iş başvurusunun ardından insan kaynakları uzmanı ile yaptığımız görüşmeden korkmayız, kaygılanırız. Tüm bunlara ek olarak, korkunun kaynağını biliriz, ancak kaygının kaynağı belirsizdir, biz sadece bildiğimizi zannederiz. Korku, kaygıdan daha kısa sürelidir. Yani, korku duygusuna vesile olan durum ya da obje ortadan kalktığında kişi rahatlar. Fakat, kaygı daha genel bir durumdur, uzun süre devam eder.

    Bir öğrencinin eğitim-öğretim hayatı boyunca biriktirdiği bilgiyi, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarısının düşmesine yol açan yoğun kaygıdır. Buradaki önemli nokta, kaygının performans üzerinde olumsuz bir etki yaratmasıdır. Yoksa, sınava girecek bütün herkes kaygı yaşar ki belli bir seviyeye kadar olan kaygı yararlıdır, uyanıklık sağlar, koruyucudur, dikkati toplamaya yardımcı olur ve öğrencinin motivasyonunu arttırır. Kaygının hiçbir zaman “0” düzeyine inmesi faydalı değildir, çünkü uyanıklığı ve motivasyonu yok eder.

    Sınav Kaygısının Başlıca Nedenleri;

    Sınav kaygısının en çok karşılaşılan sebebi sınava yeteri kadar hazırlanmamış olmak; zamanı etkin kullanamamak, konuların yetişmemesidir.

    Anne baba tutumları; sınava farklı anlamlar yüklenmesi, tutarsız ve yüksek beklenti, reddedici ve küçümseyici tutumlar, kaygılı anne ve babanın fark etmeden bu özellikleri çocuğa aktarması.

    Kişinin duyguları, deneyimleri ve inançları ile ilişkili olan başarısızlık korkusu, çaresizlik hissi ve sınavı kendilik değerine karşı bir tehdit olarak görme sınav kaygısına sebep olur.

    Eğer birey başarısızlıkların abartıldığı, başarıların küçümsendiği, sürekli başka yaşıtları ile karşılaştırıldığı, belirli bir düzeyin altındaki başarısının başarısızlık olarak görüldüğü bir ortamda yaşıyor ise sınav kaygısı geliştirme riski oldukça fazladır.

    Fizyolojik ihtiyaçların karşılanmaması; düzenli beslenmeme, düzenli uykunun olmaması

    Sınav Kaygısıyla Baş Etmek İçin;

    Sınav kaygısını en az düzeye çekmek ve aşırı kaygıdan kurtulmak için öncelikle bireye özgü olan kaygının nedenlerini iyi saptamak gerekir.

    Yüksek gerilim ve stres düzeyinin azaltılması, olumsuz felaket düşüncelerinin değiştirilmesi, zamanın iyi planlanması, uygun olmayan çevre koşullarının iyileştirilmesi, daha önceki olumsuz sınav deneyiminin olumsuz etkisinin azaltılması, çalışma ve etkin öğrenme tekniklerinin kullanılması, dikkat eksikliklerinin giderilmesi, sınav sonucunun gerçek analizinin yapılması gerekir.

    Sınav kaygısıyla baş etmede, kaygıyı bastırmak yerine onu kabul etmek, tanımak ve kontrol altına almak daha iyi bir yöntemdir.

    Uyku ve yemek düzenine dikkat edilmelidir, fizyolojik ihtiyaçlar dengeli bir biçimde karşılanmalıdır.

    Anne babaların sınavların kişiliği değerlendirmediğini, kazanmanın ve kaybetmenin hayatın bir parçası olduğunu kabul etmeleri ve çocuklarına bu bilinci vermeleri gerekir.

    Ana babalar çocukları başkasıyla kıyaslamamalı, olumsuz yönlerden çok olumlu yönlere vurgu yapılmalıdır. Olumsuz algı kaygıyı arttıracağından, güven verici ortam oluşturulmalıdır.

    Gerçekçi hedefler konulmalı, uygulanabilir çalışma programı yapılmalıdır.

    Sınav kaygısının bazı durumlarda otoriteyle çatışma gibi ciddi dinamik nedenleri olabilmektedir.  Bireyin güven duygusunun arttırılması, kendinin önemli, başarılı ve değerli görmesi, rahatlıkla başarabileceğini düşünmesi gerekir. Bunu aile ve sosyal çevre desteği ile sağlayamıyorsa uzman desteği alınmalıdır. Biliçdışına ulaşılan hipnoz tekniği ile sınav kaygısı azaltılmakta ve rahatlatıcı, olumlu telkinler verilmektedir. Özgüven desteği sağlanan kişi kendine güvenmekte, sınava karşı kaygı dolu bakış açısı değişmektedir.