Etiket: Sigara

  • Akupunktur ile sigara bırakmak mümkün mü ?

    İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde vardır. Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz acıyınca serotonin ve endorfin düzeyi yükselir.

    Ancak sigara içenlerde serotonin – endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar.

    Sigara bırakmak için kulak akupunkturu uygulanır.kulak akupunkturun önemi ise vücudun sigara isteğini keser .sigaraya karşı aşırı duyarlılık yanı sigara dumanı veya kokusuna karşı aşırı derecede tiksinti ve mide bulantısına yol açtığından tedavi süresince sigara içme gibi durum olmaz. Hasta rahat şekilde strese girmeden ve iştahı açılmadan sigara bırakır.

    Çünkü kulak akupunkturu uygulandığında iştah kesme noktaları ve beyini sakinleştirici özelliği olan noktalara da kulak akupunkturu uygulanır.

    Akupunktur İle Kaç Seansta Sigara Bırakılabilir ?

    Sigara bırakmak için 2 gün aralıklarla 5 seans yeterli olmaktadır.7 -15 gün aralıklar sürebilir.

    Sigarayı Bırakmak İsteyen Kişi Neler Yapmalıdır ?

    Öncelikle kesin karar verdiğinden emin olmalıdır.Çoğu zaman bir gün belirlemek ve buna hazırlanmak yararlı olmaktadır. Tedaviye gelmeden önce en az 12 saat sigara içmemiş olması gerekmektedir.

    Akupunktur Tedavisi İle Sigarayı Bırakmada Başarı Oranı Nedir ?

    %90 – 95 gibi yüksek bir başarı oranı vardır.

  • Akupunktur ile sigara bırakma tedavisi nasıl yapılır

    Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Bu, insanın yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu kararı verdikten sonra, akupunktur, size sigarayı bırakmanızda büyük kolaylık sağlayacaktır.

    İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde vardır. Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, serotonin ve bir yeriniz acıyınca endorfin düzeyi yükselir. Ancak sigara içenlerde serotonin – endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte açıklaması budur.

    Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar. Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Akupunktur ile tedavi, kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar veren kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır; çünkü, akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve uyarıdan sonra da beyin eski otonomisini kazanır.

    Merkezimizde sigara bırakma tedavisinde iğne kullanılmadan Laser akupunktur,Manyetik Alan tedavisi,Saf Oksijen tedavisi ve Nöral Terapi hepsi birlikte uygulanmaktadır. Kulakta tesbit edilen noktalar laserle uyarılarak bitki tohumları ile bu uyarı sürekli hale getirilerek, iğnesiz, ağrısız, acısız bir yöntem uygulanır.

    Sigara bırakma tedavisinde akupunktur kişinin sigaraya olan isteğini azaltır, sigaranın tadı bozulur ve sigara içilmediği zaman ortaya çıkan, sinirlilik, el ayak titremesi ve yoksunluk belirtilerini ortadan kaldırır. Eğer kişi sigara içmek isterse mide bulantısı ve kokusundan nefret hissini ortaya çıkartarak tek seansta sigarayı bırakması sağlanır.

    Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?

    Toplam 45 dakika süren bir tedavidir. Böylece 72 saatlik en zor geçen dönemde vücut kontrol altındadır. Daha sonra hastanın bağımlılık derecesiyle bağlantılı olarak ek seanslar yapılabilir, ama genellikle buna gerek kalmaz. Tedavi süresince tek bir sigara bile içilmemesi ve nikotin preparatları kullanılmaması gerekir. Aksi halde, başladığımız noktaya geri döneriz.

    Akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?

    %90-95 gibi yüksek bir başarı oranı vardır.

  • Biorezonans ile sigara bırakma

    Biorezonans ile sigara bırakma

    Biorezonans ile sigara bırakma tedavisi birçok gelişmiş ülkede yıllardır uygulanmakta. Sigara bağımlılığınızı aşamıyorsanız Biorezonans ile tanışma zamanınız gelmiş demektir.

    Ağrısız ve yan etkisiz bir uygulama olan Biorezonans, vücudumuzdaki hücre, doku ve organların yaydığı sağlıklı ve hastalık yapıcı elektromanyetik frekansları tesbit eder, birbirinden ayırır ve bu frekansları tedavinin ihtiyacına göre ters çevirip, büyütüp ya da birleştirip modifiye ederek vücuda geri verir.

    Biorezonans ile tüm maddelerin elektromanyetik frekans kalıplarını elde etme olanağımız bulunmaktadır. Sigara bırakma seansında içtiğiniz sigaranın frekans kalıbı elde edilir ve biorezonans ile sigara bırakma terapisinde kullanılır.

    Biorezonans ile sigara bırakma yönteminin uygulanabilmesi için kişinin sigarayı bırakmaya kesin karar vermiş olması gerekmektedir.

    Kişiden son bir sigara içip, izmarit kısmını cam bir tüp içerisine koyması istenir. Bicom Biorezonans cihazının giriş kısmına, kişinin içtiği son sigara ile tükürük örneği yerleştirilir. Bu tükürük örneğinden ve sigara izmaritinden, “kişiye özel” nikotin elektromanyetik frekans kalıbı çıkarılır. Tesbit edilen bu frekans kalıbı ters çevrilip 64 kat büyütülerek elektrotlar ve manyetik minder aracılığıyla vücuda geri verilir. Vücuttaki nikotin frekansı, ters frekansıyla karşılaştırılır. Bu işlem ile bünyedeki nikotin frekansı sıfırlanır.

    Yaklaşık 60 dakika süren seans sırasında uygulanan frekanslar bir çipe yüklenir ve kişinin cildine yapıştırılır. Bir ay süreyle taşıması istenir. Böylece frekans alımı devam eder.

    Biorezonans ile sigarayı bırakma tedavisinde genellikle tek seans yeterlidir. Biorezonans seansı sonrasında kişinin bünyesi sigarayı yabancı bir madde gibi algılamaya ve sigarayla daha önce hiç tanışmamış gibi davranmaya başlar. Sigaraya karşı bir tokluk ve isteksizlik oluşur. Kişi sigara dumanından aşırı derecede rahatsız olmaya başlar. Baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü ve sinirlilik gibi nikotin yoksunluğu belirtileri ortaya çıkmaz. Vücut sigarayı yabancı bir madde olarak algılayacağı için hızla bu maddeden kurtulmaya çalışır.

    Nikotinin vücuttan daha hızlı atılmasını sağlamak için, kişilere bir ay müddetle günde 2 -2.5 litre (8 -10 bardak) su içmeleri önerilir.

  • Sigara bırakma ve akupunktur

    Sigara 4000 kimyasal içerir. Bunlardan 43 tanesi karsinojenıktir, 400 kadar da toksin(nikotin,katran,karbonmonoksit, formaldehıt, amonyak,hidrojen siyanid,arsenik,DDT) içerir.

    Nikotın bağımlılığı;
    • Dokulara oksijen ulaşımını azaltarak, kalp krizi, beyinde işlemin atak ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerin doğmasına yol açar.
    • Hipertansiyon
    • Arterıal damar tıkanmaları ile burger hastalığına yol açar.
    • Ağız, Boğaz, Larınx, Akciğer, Mesane kanserlerine zemin hazırlar.
    • Gribal ve akciğer enfeksiyonlarında artış gözlenir. Sigaranın içindeki bileşenlerde nikotin bu etkilerden sorumludur.

    Beyinde central tegmental alandaki dopamin nöronlarındaki alfa4 beta2 asetılkolin nikotinik reseptorleri etkiler. Dopamin salınımına yol açar. Daha sonra burasını desensıtıze (duyarsızlaştırma) eder. Fakat nükleus accumbans’ta sürekli dopamin salınımına yol açar. Sigara bırakılması ile rahatsız edici belirti ve bulgulara yol açabilir.
    • Ankisiyete
    • Terleme
    • Çabuk sinirlenme
    • Başağrısı
    • İshal
    • Kabızlık
    • Yorgunluk
    • Baş Dönmesi
    • Uykuya eğilim veya uykusuzluk
    • Konsantre olamama
    • Dikkat eksikliği
    • Sürekli açlık ve yiyecek isteği, tatlı tatlara karşı aşırı istek
    • Sigara içme isteği

    Bu bulgular sigara bırakıldıktan sonra 48 saat içinde peak yapar tamamıyle 6 ay sonra sonlanır. Sigara bırakma belki de en zor verilecek kararlardan birisidir. Sigara bırakma ile ilgili bir çok yöntem mevcuttur. Akupunktur ve özellikle kulak akupunkturu en faydalı yöntemlerden birisidir. Akupunktur ile kontrolu kaybolan dopamin ve endorfın salınımı beyin tarafından yenıden oluşur. Sigara çekilme belirti ve bulguları fazla hissetmez ve bu dönemi daha rahat geçirmenizi sağlar. Vücutta kalan katran nikotinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur, ses tonu düzelir, öksürük durur sindirim sistemi düzene girer, ruhsal olarak kendini mutlu ve rahat hisseder.

    Tedavide aurıculoterapy ve aurıculomedecıne kullanmaktayız. Toplam tedavi süresi 6ay olmakla birlikte 1ay haftada bir seans uygulanır. Daha sonra 1 ve 2 aylık kontroller sağlanır.

  • Akupunktur ve tedavi yöntemleri

    AKUPUNKTUR NEDİR?

    1.Ağrı kesici etkisi (Analjezik)
    2.Vücutta dengeyi sağlayıcı etki (Bio Regülatör)
    3.Rahatlatıcı, sıkıntı giderici etki (Sedasyon ve Psikolojik)
    4.Vücudun bağışıklık sistemini ve direncini arttırıcı etki (İmmü Stimülan)
    5.Motor tamir etki (Felçli hastalarda)
    özellikleri olan ÇİN’de 5000 yıldan beri uygulanan ve hiçbir yan etkisi olmayan doğal bir tedavi yöntemidir.

    AKUPUNKTUR TEDAVİSİ UYGULANAN HASTALIKLAR
    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafında Akupunktur yapılması öngörülen başlıca hastalıklar.
    1.Şişmanlık
    2.Sigara alışkanlığı
    3.Migren ve gerilim baş ağrıları
    4.Romatizmal hastalıklar ve ağrılı sendromlar
    •Boyun, omuz, bel ve bacak ağrıları, siyatik
    •Boyun fıtığı
    •Artoz (kireçleme)
    5.Trigeminus nevraljisi
    6.Yüz felci
    7.Beyin felci
    8.Bronşit,Bronşial Astma Kr.Sinüzit ve rinit
    9.Alerjik hastalıklar
    10.Gastro-Intestinal sistem hastalıkları
    •Gastrit, Peptik ülser
    •Spastik Kolon
    •Kabızlık, ishal
    11.Ürogenital sistem hastalıkları
    •Ağrılı ve düzensiz adet görme
    •Menapoz şikayetleri
    •Kadın ve Erkekte kısırlık
    12.Psiko-somatik hastalıklar
    •Uyku bozukluğu, Depresyon, Stres
    •İlaç, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı

    ve değişik hastalıklarda tedavi olanağı…

    BİLGİSAYARLI AKUPUNKTUR SİSTEMİ İLE TEŞHİŞ VE TEDAVİ

    Nörofonksiyonel bir ölçüm, teşhis ve tedavi programıdır.12 çift Akupunktur meridyeninde ölçümler yapılarak, vücudumuzun genel durumu, hastalıkları, tedavi programı ve akupunktur tedavi prensiplerini bize gösterir.

    PROLOTERAPİ

    Zayıflamış, eski işlevini kaybetmiş eklemleri, kıkırdakları, ligamentleri ve tendonları güçlendirmek tekrar eski haline getirmek için proliferant ( hücre ve dokuların iyileşmesini sağlayan )solüsyonların enjeksiyonu ile karakterize vücudun kendi kendini tamir etme yeteneğini ortaya çıkaran akut ve kronik kas iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.

    NÖRALTERAPİ

    Vejetatif sinir sisteminin regülasyonu esasına dayanan vücudumuzdaki belirli noktaların lokal anestezik solüsyon enjeksiyonu ile uyarılması sonucu tedavi edici özelliği ortaya çıkan bir yöntemdir.

    YORK TEST (Gıda İntoleransı Testi)

    SİNGLET OKSİJEN TEDAVİSİ (Air Energy)

    CİLT GENÇLEŞTİRME ve YENİLEME UYGULAMALARI

    -Mezolift (Catherine Deneuve sistem yüz gençleştirme)

    -P.R.P (Kök hücre tedavisi ile yüz ve vücut gençleştirme ve Saç dökülme tedavisi

    -Endopeel doğal gençleşmenin yolu,yüz ve vücut uygulamaları

    -Botox ile kırışıklık tedavisi

    -Dolgu maddeleri ile kırışıklık tedavisi

    -Lighteyes ile göz altı kırışıklık torbalanma ve morluk tedavisi

    -Lipoliz ile selülit tedavisi ve bölgesel incelme

    -Mezoterapi ile selülit tedavisi ve bölgesel incelme

    -Mezoterapi ile saç dökülme tedavisi

    -Karbondioksit (Karboksiterapi) tedavisi ile selülit tedavisi ve bölgesel incelme

    -Ultrason ile selülit tedavisi ve bölgesel incelme

    ŞİŞMANLIK TEDAVİSİ

    Zayıflama tedavisinde akupunktur tokluk hissi verir, midede kazınmayı önler metabolizmayı düzene soktuğu için halsizlik ve bitkinlik hissedilmez acıktığımız zaman ki sinirlilik el, ayak titremesini önler, açlık baş ağrısı yaşanmaz, kan şekerinin düşmesini önler ve tansiyon düşüklüğü, yüksekliği gibi belirtileri ortadan kaldırır.
    Bu etkileri hisseden bir kişinin diyet yapması ve günlük yürüyüşlerle hareketini artırması ile kilo vermeyi işkence olmaktan çıkarır kişiye rahat ve kolay bir zayıflama sağlar.
    Merkezimizde şişmanlık tedavisinde iğne kullanılmadan kulak akupunkturu uygulanmaktadır. Kulakta tespit edilen noktalar laserle uyarılarak, bitki tohumları ile bu uyarı sürekli hale getirilerek iğnesiz, ağrısız, acısız bir yöntem uygulanır.

    SİGARA BIRAKMA TEDAVİSİ
    Sigara bırakma tedavisinde yine kulak akupunkturu ile aynı yöntemle uygulanır ve kişinin sigaraya olan isteği azaltılır. Sigaranın tadı bozulur ve sigara içilmediği zaman ortaya çıkan sinirlilik, el, ayak titremesi ve yoksunluk belirtileri ortadan kaldırılarak tek seansta sigarayı bırakması sağlanır.

  • Akupunktur tedavisi ile sigaraya son !!!

    Akupunktur tedavisi ile sigaraya son !!!

    Yapmanız gereken ilk ve tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Bu, insanın hayatında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu kararı verdikten sonra, akupunktur, size sigarayı bırakmanızda büyük kolaylık sağlayacaktır.
    İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde vardır. Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz acıyınca serotonin ve endorfin düzeyi yükselir. Ancak sigara içenlerde serotonin – endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte, açıklaması bu şekildedir.
    Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar.
    Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Akupunktur tedavisi ile, kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetlerini ortadan kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır;çünkü, akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve bundan sonra da beyin eski olması gereken otonomisini kazanır.
    AKUPUNKTUR İLE KAÇ SEANSTA SİGARA BIRAKILABİLİR ?
    Sigara bırakmak için hergün, gün aşırı veya 2-3 gün aralıklarla; hastamızın sigara içme yılı, sayısı ve alışkanlıklarına bağlı olmak üzere 5 seans yeterli olmaktadır. Bazı hastalarımızda ise tek seans bile yeterli olabilir. Tedavi süresince tek bir sigara dahi içilmemesi ve nikotin preparatları(bant, sakız vb…gibi)kullanılmaması gerekir. Aksi halde başladığımız noktaya geri döneriz. Bağımlılık derecesi çok yüksek olanlar bu uygulamadan çekinirler ve azaltarak bırakmak istediklerini söylerler, fakat bu tedavi yardımıyla bağımlılıktan kurtulmak çok zorlayıcı olmayacaktır ve azaltarak bırakmak pek mümkün değildir.
    SİGARAYI BIRAKMAK İSTEYEN KİŞİ NELER YAPMALIDIR ?
    Öncelikle kesin karar verdiğinden emin olmalıdır. Çoğu zaman bir gün belirlemek ve buna hazırlanmak yararlı olmaktadır. Tedaviye gelmeden önce en az 12 saat sigara içmemiş olarak gelmesini özellikle tercih ediyoruz. Çünkü 12 saat nikotin alamamış bir vücut bazı reaksiyonlar gösterir ve muayene sırasında bu reaksiyonlar kulak dedeksiyonu ve tespitlerde patolojik noktalar olarak sinyal verir, tedavi buna göre yapılır. Oysa 1-2 saat önce sigara içmiş bir insanda nikotin eksikliği bulgularını tespit etmekte zorlanırız. Böylelikle tedavi ve sonuçları da anlamlı derecede yüksek oranlarda başarı sağlamaktadır.
    TEDAVİDE NELER UYGULANMAKTADIR ?
    Akupunktur, Lazer, SOE Oksijen Tedavisi, Lazer Akupunktur, Manyetik alan regülasyonu ve nikotin detoksu uygulanmaktadır.
    AKUPUNKTUR TEDAVİSİ İLE SİGARAYI BIRAKMADA BAŞARI ORANI NEDİR?
    % 85-90 gibi yüksek bir başarı oranı mevcuttur.
    SİGARA NEDEN ZARARLIDIR ?
    Tütün kullanımı yaklaşık 180 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği düşünülüyordu. Sigaranın zararları 1950’li yıllara kadar çok fazla bilinmiyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, sigaranın insan sağlığına gerçekten çok zararlı olduğunu ortaya çıkardı. Sigara dumanında sağlık açısından zararlı yüzlerce madde bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, bunların en çok bilinenlerinden birkaç tanesi; amonyak, terebentin, kadmiyum, insektisitler, naftalin, aseton, arsenik, formal, hidrojen siyanür, radon, polenyum, deterjanlar…vd. . . Bunların bir çoğu kanserojendir. Ayrıca tütün ve sigaranın sarıldığı kağıdın yanmasından dolayı açığa çıkan maddeler ve katran da yine kanserojen maddeler arasındadır.
    Kalp-Damar sağlığı açısından özellikle tehlikeli olan maddeler ise nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin kalp artışlarını hızlandırır, tansiyonu yükseltir, kan pıhtılaşmasını artırır. Yani kalbin yükünü ve oksijen ihtiyacını arttırır. Bütün yanma olaylarında açığa çıkan zehirli bir gaz olan karbonmonoksit ise, kandaki oksijen ile birleşerek kanda bulunan oksijen miktarını düşürür. Sonuç olarak nikotin nedeniyle oksijene gereksinimi artmış olan kalp, kanda yeterli oksijeni bulamaz ve işi çok daha zorlaşır.
    Sigara kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış hastalıkları şöyle sıralayabiliriz:Ağız kanserleri, sindirim sistemi kanserleri, solunum sistemi kanserleri, akciğer hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, ülser, mesane kanserleri.
    Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; dünyada 1 milyar 100 milyon insan sigara içiyor. Erkeklerin %47si, kadınların %12’si sigara tiryakisi. Ayrıca, son yıllarda sigara içen kadınların sayısında nispeten daha fazla bir artış olduğu gözlenmektedir. Bu da dünyada yeni gelecek nesillerin sağlığını direkt olarak etkileyecektir. Son rakamlara göre, dünyada yılda 3 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmektedir.
    Şimdi hemen yeri gelmişken önemli bir konuya değinmek gerekiyor. Örneğin; akciğer kanserinin sigaraya bağlı olarak meydana geldiği heryerde söyleniyor. Fakat siz daha geçen ay akciğer kanserinden ölen bir tanıdığınızın hiç sigara içmediğini biliyorsunuz ve uzmanların biraz fazla abarttığını düşünüyorsunuz. Bunun açıklaması şöyle:Akciğer kanserinin 4 türü vardır; hatta bunların da alt grupları vardır. Bunların içinde sigara kullanımı ile doğrudan ilgili olanlar (%60)zaten en sık görülen kanser türleridir. Sigara ile ilgisi olmayan ise, çok daha az oranda görülen bir kanser türüdür.
    İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre günde 20 sigara’dan fazla içenlerin %40’ı, daha emeklilik yaşına gelmeden ölmektedir. Oysa sigara içmeyenlerde bu oran %15’dir.
    Bir de pasif içici kavramı var. Sigara içen kişi, eğer filtreli sigara içiyorsa, bu filtre bir miktar zararlı maddenin geçişini engelleyebilir. Halbuki sigaranın ucundan havaya karışan duman hiçbir süzgeçten geçmediği için daha tehlikelidir. Yani uzun süre bu dumana maruz kalan ve pasif içici denilen kişiler de tehlike altındadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki, sigarayı içen kişide havaya yayılan bu dumanı yine solumaktadır. Sigara içilen evlerdeki küçük çocuklarımız bronşit ve zatürre gibi solunum yolu hastalıklarına daha sık yakalanır. Pasif içici olduklarından akciğer kanseri açısından risk grubundadırlar ve ileride sigara içmeye daha çok eğilimli olurlar.
    Özellikle gelişmiş ülkelerde kamuoyuna yansıyan bu sonuçlar ve alınan tedbirler sonucunda sigara kullanımı %50 ye varan oranlarda azalmıştır. ABD, İngiltere, Kanada bu konuda başarılı ülkeler arasındadır. Öte yandan, aynı zamanda sigara üreticisi olan bu ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde edindikleri pazarlarını büyütme çabası içindedirler.
    SİGARAYI BIRAKAN BİR İNSANIN VÜCUDUNDA NE GİBİ OLUMLU DEĞİŞMELER OLUR ?
    20 dk sonra tansiyon ve nabız normale döner
    8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.
    24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.
    48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.
    72 saat sonra akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.
    2 hafta sonra efor kapasitesi artar. (yürüme, koşma, cinsel güç, merdiven çıkma vb…)
    1-9 ay içinde akciğer hücreleri yeniler. Akciğer hastalıkları riski azalır. Öksürük, nefes darlığı şikayetleri vb. düzelir.
    5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski %50 azalır.
    Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.
    Sindirim sistemi ülseri riski azalır.
    Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken doğum riski ve düşük doğum kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.
    Koroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından 15 yıl sonra sigara içmeyenlerin düzeyine iner.
    Aynı evde yaşayan küçük çocuklar ve bebeklerin, solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski azalır.
    SİGARA İÇEN BİR KİŞİYİ BIRAKMAYA İTEN NEDENLER NELERDİR ?
    Sigaraya bağlı bir hastalığın ortaya çıkması.
    Fiyatın pahalı gelmesi.
    Sigaranın zararları hakkındaki yayınlar.
    Çevresi tarafından bırakmaya yönelik teşvik, kınama.
    Kapalı yerlerde sigara içiminin yasaklanması.
    Gelişmiş ülkelerde sigaranın zararları hakkındaki yazılar, sigaranın fiyatı, kınama ve yasaklamalar etkili olmaktadır;ancak, bizim insanımızı bir hastalığın ortaya çıkması sada çok etkilemektedir. Örneğin, kalp krizi geçirmiş veya by-pass ameliyatı olmuş hastaların sigarayı bırakma oranları yüksektir ve başarılıdır.
    SİGARAYI BIRAKMAK İSTEYENLERİN YAŞADIKLARI TİPİK KAYGI VE SORUNLAR NELERDİR ?
    Sigarayı azaltmak mı, tamamen bırakmak mı? Yoksunluk belirtilerinin daha uzun sürmesine neden olur. Çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır. Sigara miktarı yine arttırılır.
    Zamana bağlanan sigara içimi: Vücuda tekrar nikotin etkisini hatırlatır. Zamanla düzenli olarak içmeye dönüşür. Halbuki sigara içilmemesine alışmak daha kolaydır.
    Çevre baskısı: Sigarayı bırakanların çoğu çevresi tarafından adeta içmeye zorlanır. Bu, sigara içenlerin bir kişiyi daha kaybetmelerinden kaynaklanan ilginç bir psikolojik durumdur. Ancak kısa bir zaman içinde arkadaşlarınız da sigara içmediğinizi kabullenip sizi rahat bırakacaklardır.
    Katran ve nikotin düzeyi düşük (light)sigara içmek: Bu durumda genellikle günlük sigara adedi arttırılarak eski nikotin düzeyi tutturulmaya çalışılır. Zaten ‘tehlikesiz sigara’ yoktur.
    Sorumluluğu başkasına yıkmak: Çoğu kişi sevdiği birisi onu desteklemezse sigarayı bırakmaktan kaçar. Hatta deneyip de başarısız olursa başkasını suçlar. Oysa sigarayı bırakmak öncelikle kişisel bir sorundur, mutlaka kendinize güvenmeyi başarmalısınız.
    Şişmanlama korkusu: Gerçekte sigarayı bırakanların yaklaşık üçte biri kilo alır ve bu fark gerçekte 3-4 kg. kadardır. Bundan daha fazla alınan kilolar kendine güvensizlikten kaynaklanan, sigarayı elde ve ağızda tutmak alışkanlığının yerini alan, abur cubur atıştırma alışkanlığıdır. Oysa, gerçekte sigarayı bırakmaktan dolayı ilk günlerde açılan iştah, kısa bir süre sonra normale döner.
    Yoksunluk belirtileri: Şiddetli nikotin arayışı, gerginlik, kızgınlık, huzursuzluk, sinirlilik, uyku kalitesinin bozulması, iştah artışı ve benzeri belirtiler olabilir. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını gösterir. Örneğin, öksürük ve balgam artışı, solunum yollarındaki titrek tüylerin zehirli maddeleri atmak için görevlerini yerine getirmeye başlamasından kaynaklanır. Yoksunluk belirtileri sigara bırakanların 2/3’ünde görülür. Belirtiler, ilk 72 saat içinde şiddetlenir. 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar.

  • Sigara bağımlılığı

    Sigara bağımlılığı

    Sigara Bağımılılığının Tedavisi
    İnsan vücudu doğanın bir parçasıdır. Doğada gece-gündüz, sıcak soğuk, dişi-erkek gibi zıtlıklar dengesi mevcuttur. İnsan vücudunda da temel olarak sempatik ve parasempatik denen iki sistem vardır.
    Bir çok hastalık örneğin; mide ülseri, migren, astım v.b. bu dengenin bozulması sonucu oluşur. Sigara içen kişide de bu denge bozulmuştur. İşte akupunktur tedavisi bu bozucu unsurları düzelterek vücut dengesini yeniden kurar.
    Pekiyi sigara bağımlılığı tedavisinde yöntemimiz nedir ve bu tedavi nasıl başarılmaktadır?
    Kısaca ifade etmek gerekirse; vücutta ve kulakta yeri ve özelliği belli olan noktalara iğne batırmak suretiyle yapılan akupunktur uygulamasıdır. Tamamen acısız ve steril bir yöntemdir.
    Uygulama yerinden -iğne batırılarak- başlatılan uyarılar beyine gerekli kodlamaları verir,bu yolla vücut ve beyin koordine bir şekilde ilgili hastalıkları tedavi eder. Vücudu mükemmel bir bilgisayara benzetirsek; beyin, yazılan bu sigara programını hafızasına alır ve unutmaz. Dolayısı ile tedavi sonunda kişi ya sigaraya karşı istek duymaz ya da sigara dumanı ona tiksinti verir. Bununla birlikte bu tedavi ile vücuttaki ve beyindeki elektriksel, kimyasal dengeler değişir ve normale döner. Kırmızı kan hücrelerindeki zarların gaz değişimi oksijen lehine döner.
    Zarlardaki elektriksel yüklerin değişimi bilimsel olarak ispatlanmıştır.Bu, hücrenin daha çok oksijen alması demektir. Anlattığımız şekilde işleyen mekanizma sayesinde hastanın vücut fonksiyonları hızla normale dönerken vücutta ve beyinde de sigaraya karşı olumsuz bir tepki (içme isteğinin kaybolması, dumandan tiksinmek, v.s.) gelişmiş olur.
    Görüldüğü gibi akupunktur tedavisi sigara bağımlılığı tedavisinde çok etkin bir çözümdür. Ancak bu tedavinin başarılı ve kalıcı bir çözüm olması için bir takım şartların hasta tarafından yerine getirilmesi gerekir.
    Öncelikle bağımlı olan kişi, sigara bağımllığının kendisinde sağlık problemi yaratacağının bilincine varmış olmalı ve kendi özgür iradesi ile bu bağımlılığı sona erdirmeye karar vermiş olmalıdır. Şimdi burada kararlılık ve irade kavramlarını biraz açalım:
    Bu konudaki kararlılık:
    Hiçkimsenin baskısı altında kalmadan, aile üyeleri ya da arkadaş baskısı ile değil, tamamen hastanın kendi isteği ile bu zararlı alışkanlıktan kurtulma isteğidir. Çünkü özgür irade bu tedavinin en önemli basamağıdır.
    İradeyi ise (ki onu tedavi sürecinde biz ölçmeye çalışıyoruz)şu şekilde ifade ediyoruz: Sigara bağımlılığı tedavisi için bize başvuran kişinin gerçek anlamda kararlılığını anlamak için en az 12 saat sigaradan uzak kalmasını istiyoruz. 12 saatlik bu uzak kalış iki açıdan çok önemlidir. Birinci neden vücudun tedaviden önce belli bir süre nikotinden uzak kalmasının (detoksifikasyon-zehirsizleştirme) tedaviyi daha başarılı kılacağı gerçeğidir. İşte hastanın iradesi bu noktada karşımıza çıkmaktadır. Hatta bu konudaki bazı yayınlar sigaradan uzak kalma süresini 36-72 saat olarak açıklamaktadırlar. Ancak biz çalışmalarımız ve vaka gözlemlerimiz sonucunda bu süreyi 12 saat olarak kabul etmiş bulunmaktayız. Ancak hemen belirtelim ki; tedaviden önce hasta sigaradan ne kadar uzak kalırsa tedavinin başarı oranı da o oranda yükselecektir. Ancak minimum süre 12 saattir. Sigaradan 12 saat uzak kalmanın ikinci önemi ise şudur: Belli bir süre sigaradan uzak kalan hastada bir takım yoksunluk belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler; ellerde titreme, terleme,huzursuzluk v.s. gibi belirtilerdir. İşte biz tedaviye gelen hastada beliren bu yoksunluk belirtilerini gözlemleyerek tedavi planımızı tekrar gözden geçiririz. Hastanın sigaradan uzak kalışında ne kadar zorlandığını, sözkonusu belirtilerden yola çıkarak gözlemlemek isteriz. İşte bu gözlemler tedavi süreci konusunda da bize yön verir.
    Sonuç olarak; sigaranın zararlarını idrak etmiş, kendi vücuduna olan zararlarını görüp yaşamış ancak ondan vazgeçme safhasında bizden yardım talep eden hastaların yalnız olmadıklarını, kararlı oldukları ve yukarıda açıklamaya çalıştığımız şartlara inançla uydukları sürece sigara bağımlılığından -2 seans gibi kısa bir sürede- her zaman kurtulma şanslarının olduğunu kendilerine müjdeleyebiliriz. Elele vererek söndürdüğümüz her sigara, insan hayatının sağlıkla uzaması yolunda attığımız çok büyük bir adımdır.
    Bu çeşit yazılarla, akupunkturun sözkonusu rahatsızlıklardaki etkisini anlatmaktaki amacımız; toplumu, bilinmeyen ve maalesef çok suistimal edilmeye müsait olan akupunktur konusunda bilinçlendirmek ve kişilerin, yetkileri T.C. Sağlık Bakanlığı'nca onaylanmış “Akupunktur Uzmanı Tıp Doktorları”na danışabilmelerini sağlamaktır.

  • Bilimsel bir tedavi yöntemi; akupunktur

    Akupunktur ; üçbin yıldan beri insan sağlığı için uygulanan ve son yıllarda batı da yapılan yoğun araştırmalar sonucunda gittikçe yaygınlaşan bilimsel bir tedavi yöntemidir.
    Akupunktur, iğne, laser, v.b. uyaranların vücut üzerinde tanımlanmış akupunktur noktalarına uygulanması ile limbik sistemi* düzenleyip, otonom sinir sisteminin simpatetik ve parasimpatetik bölümleri arasındaki dengeyi kurarak organizmanın sağlığa kavuşmasını sağlar.
    Akupunktur ülkemizde Sağlik Bakanlığı’nca 29 Mayıs 1991 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Akupunktur yönetmeliği ile uygulama alanı ve uygulama kuralları belirlenen bilimsel bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir. Yine Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Akupunktur Üst Komisyonun tıp fakülteleri ve diğer hastanelerde Akupunktur uygulama birimlerinin kurulması önerileri çerçevesinde yapılan çalışmalar sonucunda İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı’na bağlı Akupunktur Araştırma ve Uygulama Birimi oluşturulmuştur.
    Dünya Sağlık Örgütü yayınlamakta olduğu derginin 1979 Aralık sayısını, Akupunktur özel sayısı olarak çıkarmış ve birçok araştırma sonucunda saptanmış Akupunktur ile tedavi edilebilen hastalıkların listesini yayınlamıştır. Bu semptomlar ve hastalıklar şunlardır: Stres, obezite (şişmanlık), aşırı zayıflık, bağımlılıklar (sigara, alkol), başağrıları, boyun fıtığı, bel fıtığı, kas ağrıları, alerjik nezle, alerjik astım, sinüzit, spastik kolit, kronik kabızlık, ishal, gece işemesi, yüz felci, trigeminal nevralji (yüz ağrısı), intercostal nevralji, zona, ürtiker, histeri, impotans, cinsel soğukluk, adet düzensizliği, lokal saç dökülmesi, gastrit, hıçkırık, esansiyel hipertansiyon, hipotansiyon, dirsek, boyun, omuz, kol ağrıları, artroz (eklem kireçlenmeleri).
    Stres çağımızın en temel problemlerinden biri olup, bir çok sağlık problemine de sebep olmaktadır. Yaşadığımız koşulları göz önüne koyduğumuzda strese neden olan yapıları ortadan kaldırmanın mümkün olmadığı kolayca anlaşılabilir. Bununla birlikte haftada bir kere uygulanan Akupunktur’la kişi strese daha dayanıklı hale getirilebilir. Yoğun stresin neden olduğu en büyük problemlerden biri sık yaşanan başağrısı krizleridir. Başağrısı nedeni ile ortaya yoğun bir işgücü kaybı çıkmaktadır. Akupunktur ile bu şikayetler büyük oranda ortadan kaldırılmakta hastanın yaşam kalitesi yükseltilmektedir. Böylece iş gücü kaybının da önüne geçilmektedir.
    Yine özellikle kadınların büyük çoğunluğunun sorunu olan kronik kabızlık Akupunktur ile tedavi edilebilmektedir. Ülkemizde yeterli eğitimin yapılamaması , konuşulması bile yakın zamana kadar tabu olan cinsel problemler oldukça yaygın sağlık problemlerinin arasında yer almaktadır. Cinsel davranış limbik sistemimizin kontrolünde olan önemli bir fonksiyonumuzdur. Sürekli olumsuz uyaranlarla limbik sistemde oluşacak düzensizlik bu problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Tedavi etme mantığının temelinde limbik sistemin düzene sokulması bulunan Akupunktur cinsel problemlerin giderilmesinde de önemli rol üstlenmektedir.
    Obezite (şişmanlık) Akupunktur’un en yaygın kullanıldığı problemlerin başında gelmektedir. Zayıflamak için kimi zaman mucize bir yöntem olarak sunulan Akupunktur’a kimi zaman da bu listelere uyarsam ben zaten kilo veririm Akupunktur’a ne gerek var? şeklinde yaklaşılmaktadır. Her iki yaklaşımda önemli hatalar içermektedir. Bir yandan Akupunktur bir mucize değildir. Öte yandan ise obezite ile boğuşmak zorunda olan hastaya davranış değişikliğinin yerleşmesi gereken başlangıç aşamasında Akupunktur’un katkıları göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. Akupunktur, her şeyden önce sindirim sisteminizin daha düzenli çalışmasını sağlayacak örneğin kabızlık probleminiz varsa bunu giderecek, midenizde ekşime yanma veya hazımsızlık varsa bunları ortadan kaldıracaktır. Akupunktur, yaşamınızda halen var olan ve böyle ciddi bir davranış değişikliği sırasında oluşacak olan stresi giderecek, kendinizi her zaman olduğundan daha sakin ve rahat hissetmenizi sağlayacaktır. Bu da size bazı davranışlarınızı yeniden gözden geçirip değiştirebilmeniz için imkan verecektir. Akupunktur, bu süreçte doğal olarak aldığınız gıda miktarı düşeceğinden beklenen açlık duygusu, mide kazıntısı ve halsizlik şikayetlerini giderecektir. Akupunktur, sıkça rastlanılan hekim kontrolü dışında yapılan sıkı diyetlerle kilo alıp vermeler sonucunda veya bir başka nedenle yavaşlayan metabolizmanın hızlanmasını sağlayacaktır. Akupunktur bu problemleri giderirken hastanın yapacağı; haftada bir sefer Akupunktur tedavisine düzenli gitmek ve hekiminin önerilerine uyarak sağlıklı bir şekilde kilo verirken beslenme ile ilgili yanlış davranışlarını kalıcı bir şekilde değiştirerek yaşam boyu sürecek doğru alışkanlıkları edinmekten başka bir şey olmayacaktır.
    Akupunktur ile sigara bırakma tedavisinde ise amaç hastanın sigara içmediği sürecin başlangıcında ortaya çıkan yoksunluk sendromunu ortadan kaldırmaktır. Sigarayı bırakan kişi yemeğe saldırabilir, baş ağrıları çekebilir, işine konsantre olamayabilir, aşırı stresli olup en küçük uyarılara aşırı tepkiler verebilir veya bunlara benzer değişik durumlar ortaya çıkabilir işte Akupunktur tüm bu problemlerin ortaya çıkmasını engelleyecek ya da ortaya çıkanları giderecektir. Hastaya düşende uzanıp sigara almamak, Akupunktur etkisini sınamaya kalkmamak , Akupunktur’un yardımını kabul etmektir. Çünkü Akupunktur’un asıl etkisi sigara içilmediğinde ortaya çıkacaktır. Hasta kendini daha huzurlu hissedecek, yemeğe saldırmayacak, boşluk hissi rahatsız edici olmayacaktır. Akupunktur tedavisinden sonra sigarayı bırakmış kişinin tekrar sigara içmeye başlama riski ise hiç sigara içmemiş bir insanın sigaraya başlama riski ile eşittir.
    Akupunktur eğitimi almış kişiler tarafından uygulandığında tanımlanmış hiçbir yan etkisi olmayan bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle hastaların başvurdukları akupunkturistin Sağlık Bakanlığı tarafından akupunktur eğitiminin onaylandığını gösteren belgesinin olup olmadığını öğrenmeleri akupunkturun ülkemizde standartlarının yükselmesini sağlayacağı ve en sağlıklı oto kontrolü oluşturacağı da açıktır. Sonuç olarak akupunktur tıbba alternatif bir tedavi yöntemi değildir. Diğer bilim dalları gibi tıbbın bir komponenti olmaya aday bilimsel bir tedavi yöntemidir.
    LİMBİK SİSTEM: Beynimizde geniş bir kortikal alanı kaplayan ve dışarıdan gelen tüm psişik uyaranlara ( kötü söz , iyi söz, taktir , tehlike hali vb. gibi) vücudun vereceği tepkileri (kalp hızımızın ayarı, bağırsaklarımızın hareketi , salgılarımızın durumu, damarlarımızın genişleyip daraltılması vb. gibi) oluşturan, kontrol eden sistem

  • Akupunktur ile sigara bırakma

    Akupunktur ile sigara bırakma

    Hemen hemen herkes sigaranın ne derece zararlı olduğunu bilir. Buna rağmen kendilerini sigara içmekten alıkoyamazlar. Bunun nedeni nikotinin bedenimizde yarattığı bağımlılıktır. Buna karşı koyma yollarından biri de akupunkturdur. Bu bağımlılığa beş duyuyu meşgul ederek kişiyi oyalayan sigaranın yarattığı psikolojik alışkanlığı da ilave edebiliriz. Bunların sonucunda kurtulma güçlüğü çekilen sigara bağımlılığı bir çok hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Tabi ki bu hastalıkların başında akciğerlerimizle ilgili olanlar gelir. Nefes alıp verebilmek kabusa dönüşür. Sabahları rahat kalkabilmek güçleşir. Bir kötü koku kaynağı olunur. Her akşam verilen yarın sabah içmeyi bırakıyorum sözleriyle ömrümüz tükenir. Oysa akupunkturun yardımı ile sigaradan kurtulmak düşünüldüğü gibi zor bir şey değildir. İster akupunkturun adı anılsın ister anılmasın, günümüzde sigara bırakma yöntemlerinin çoğunun temelinde akupunkturun yer aldığı görülüyor. Akupunktur; üçbin yıldan beri insan sağlığı için uygulanan ve son yıllarda Batı’da yapılan yoğun araştırmalar sonucunda gittikçe yaygınlaşan bilimsel bir tedavi yöntemidir. Akupunktur, iğne, laser, v.b. uyaranlarının vücut üzerinde tanımlanmış akupunktur noktalarına uygulanması ile beyinde sürekli nikotin alma nedeni ile salgılanma tembelliğine uğramış nörotransmitterlerin salınımını sağlayarak nikotin eksikliğine bağlı sıkıntıların kolayca atlatılmasını sağlar. Akupunktur etkisi ile salgılanan seratonin kişinin kendini daha rahat ve huzurlu hissetmesine neden olur.
    Akupunktur ile sigara tedavisi 5 seansta tamamlanır. Sigara içme ilk seanstan itibaren bırakılır. Tedavi yaklaşık 2 hafta sürer.
    Uygulamada amaç hastanın sigara içmediği sürecin başlangıcında ortaya çıkan YOKSUNLUK SENDROMUNU ortadan kaldırmaktır.
    Sigarayı bırakan kişi yemeğe saldırabilir, baş ağrıları çekebilir, işine konsantre olamayabilir, aşırı stresli olup en küçük uyarılara aşırı tepkiler verebilir veya bunlara benzer değişik durumlar ortaya çıkabilir işte akupunktur tüm bu problemlerin ortaya çıkmasını engelleyecek ya da ortaya çıkanları giderecektir. Hastaya düşende uzanıp sigara almamak, akupunktur etkisini sınamaya kalkmamak , akupunkturun yardımını kabul etmektir.
    Sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra kalp krizi riski düşer. Beşinci yılda kalp krizi riski sigara içenlerin riskinin yarısına iner. Onuncu yılda ise hiç sigara içmemiş biri ile eşit düzeyde olur.
    Türkiye’de erkeklerde en sık ölüme neden olan kanser türü Akciğer kanseridir. Akciğer kanseri riski sigarayı bıraktıktan sonraki onuncu yılda, sigaraya devam edenlerin riskinin yarısına iner.
    SİGARANIN NEDEN OLDUĞU KANSERLER;
    -Akciğer kanseri
    -Ağız, dudak, dil kanseri
    -Gırtlak kanseri
    -Pankreas kanseri
    -Böbrek kanseri
    -Mesane kanseri
    -Rahim ağzı kanseri
    -Penis kanseri
    SİGARA DUMANINDAKİ MADDELERİN SEBEP OLDUĞU HASTALIKLAR;
    -Sindirim sistemine etkisi: Gastrit, ülser
    -Solunum sistemine etkisi: Bronşit, astım, amfizem
    -Kan damarlarına etkisi: Büzüşme, tıkanıklık, uç damarlarda gangren,
    -Kalp damarlarına etkisi: Daralma, kriz
    -Böbrekte: Yetmezlik, üremi, yüksek tansiyon
    -Büyük damarlarda yüksek tansiyon

  • Sigara bağımlılığı ve kızıl ötesi lazer tedavisi

    Kızıl Ötesi Lazer ile sigara nasıl bırakılır?

    Soft Lazer tedavisi sigara bırakılmasında çok etkili bir yöntemdir. Özellikle sigarayı bırakmak için başka metotlardan sonuç alamayan kişiler bu yöntemi çok daha başarılı buluyorlar. 3500 senelik bir özgeçmişe sahip olan Akupunktur modern teknolojiden yararlanarak (Lazer etkisi) bu alışkanlığı strese girmeden ve kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlayarak, güçlü bir şekilde ortadan kaldırır.

    Aslında TAO felsefesine göre vücudumuzda edindiğimiz doğal olmayan tüm zararlı alışkanlıklarımız ( normalden fazla yemek yeme, sigara içmek, negatif düşünceler sonucu depresyon vs.) ve hatta değişik hastalık belirtileri bir nevi hayat enerjisinin (Qi)akışının düzensizliği veya Qi eksilmesinden kaynaklanır.Ruhumuz ve beynimizde , vücudumuz kadar beslenmelidir ki bu akış kesintisiz sağlansın.

    Sigara bırakılmasında iki faktör rol oynar:

    Psikolojik Faktör: Hastanın gerçekten sigarayı bırakmak istemesidir. Bu gerçek istek olmazsa ( aile baskısı- eş baskısı vs.) üzün vadeli başarılı bir sonuç almak mümkün değil,er geç bir daha bu alışkanlık geri dönecektir.

    Önemli Not:

    Sigara bırakmaya karar veren kişi, tedavi döneminde ve en az 1 ay sonrası,sigara içimeyi sosial olarak tetikleyen ortamlarda bulunmamalı( Arkadaş çevresi özellikle Alkol tüketimi söz konusu ise).Bu konuya gereken özen gösterilmez ise ,bazen başarısızlık yaşanabilir(tedaviden sonra fiziyolojik olarak nikotine ihtiyaç duymazsak bile, psikolojik olarak tamamen yeni duruma alışmamız en az 1 ay sürer)

    Fizyolojik Faktör: Laser tedavisi fizyolojik yönden kararını veren kişinin , başarılı olmasında önemli ölçude rol oynar .Bu fizyolojik etkiler tedavinin beyinde Endorfin (mutluluk hormonu)salgılatma ve Adrenalini(stres hormonu) dengeleme gücüyle sağlanır. Enorfin salgısı Lazer Tedavi uygulamsından sonra, Nikotinin etkisinden ( max 2 saat) çok daha fazladır( saatlerce).

    Nikotin ihtiyacı ve yoksunluk hissi ilk 3 gün en yüksek düzeyde olur ve bunun için bu 3 günde Tedavi yapılması endorfin salgılanmasını maximum dereceye getirir, bu kritik 3 günden sonra %80 başarı elde edilir. Sigaranın kokusu bile genelde tedavi olan kişiye tuhaf gelmeye başlar.% 20 hastalarda hala bir eylem varsa veya hasta kronik içiciyse (özellikle uzun seneler günde bir paket sigara tüketmişse)2 gün arayla birer seans daha gerekebilir( toplam 4 ve ya gerekirse 5 seans toplam) .

    Lazer ile sigara bırakılmasında, Lazerin nikotini vücuttan atma ( detoxification) gücü yoksunluk sendromlarının (nikotin isteği,sinirlenmek,ajite olmak,vs.) en aza indirir.Salgılanan endorfinin etkisinden dolayı, hasta kendini derinden rahatlamış ve iyi hisseder. İki yöntem (Lazer Akupunktur)bir araya geldiğinde başarı oranı% 95 üstündedir.

    Bu tedavinin her hangi bir yan etkisi yok ve 30 senedir Avrupa ve 16 senedir Kanada da sigara bırakılması için kullanılmakta.NASA , Persolinine “Stop Smoking” programında etkili bir yöntem olarak , Lazer tedavisini uygun görmüştür(2009).

    SİGARAYI BIRAKMAK İSTEYENLERİN YAŞADIKLARI TİPİK KAYGI VE SORUNLAR NELERDİR?

    Sigarayı azaltmak? Yoksunluk belirtilerinin daha uzun sürmesine neden olur. Çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır.Sigara miktarı arttırılır.

    Ara ara sigara içmek: Vücuda tekrar nikotin etkisini hatırlatır. Zamanla düzenli olarak içmeye dönüşür. Halbuki sigara içilmemesine alışmak daha kolaydır.

    Çevre baskısı: sigarayı bırakanların çoğu çevresi tarafından adeta tekrar içmeye zorlanır.Size sigara tutulduğunda ‘ teşekkür ederim almayayım’ değil ‘Teşekkür ederim , bıraktım demelisiniz.

    KATRAN VE NİKOTEİN DÜZEYİ DÜŞÜK( LİGHT) SİGARA İÇMEK: Bu durum da genellikle sigara adedi arttırılarak eski nikotin düzeyi tutturulmaya çalışılır .Zaten ‘’ tehlikesiz sigara yoktur’’

    Kilo alma kaygısı: Sigarayi burakmak ile beraber ,nikotinin etkisinin kalkmasıyla iştah normale döner(iştahsızlık ortadan kalkar),bu da yaklaşık 3-4 kilo almaya neden olabilir.

    Sigara bırakıldıktan sonra asıl kilo alma nedeni(özellikle Lazer gibi yardımcı tedaviler uygulanmazsa),ilk dönem ,nikotin yoksunluğu ve onun vücutta yarattığı fiziyolojik etkileri,stres mekanizmasıyla ağız , mide,karaciğer ve beyini yemeye odaklandırması ve sonuçta kısa zamanda kilo almaktır.

    ÖNEMLİ NOT:

    Sigarayı bırakmaya bağlı kilo almayı engellemek için son seanslarda gereken noktalar, iştah ve sindirim sistemiyle ilgili, seçilir ve aynı zamanda tedavi edilir. Kişinin kilosu sigarayı bıraktığı zaman normal ise koruyucu programına alınması ( ilk hafta 1 seans sonra seanslar arası +1 hafta uzatılarak ayda 1 şeklinde ,hasta yemek yeme duygusunu kontrol altına alana kadar devam edilebilir.İlk haftadan kişiye uygun kalori çıkartılır ve diyete devam edilir. Bu ilk dönem sigara bırakıldıktan sonra kilo alınmazsa, ( ilk 3-4 ay ) vücut bu dengeyi kendi sağlayabilecektir.

    Sigara bırakıldığı andan itibaren ne gibi değişiklikler olur:

    2 saat sonra kan basıncı , nabız ve vücut ısısı normale döner.
    8 saat sonra karbonmonoksit seviyesi kanda normale döner. Oksijen seviyesi yükselir.
    3 gün içinde kalp krizi riski düşer, koku ve tat alma hissi normale döner.Nefes almak daha akıcı olur.
    2 ayda kan dolaşımı normalleşir, Akciğer enfeksiyon riski azalır.Öksürükler git gide azalmaya başlar.Yorgunluk hissi yerini enerjitik olmaya verir.
    1 sene sonra kalp krizi riski% 50 azalır. Kanser olma riski de çok düşer.
    Sigarayı 30 yaşın altında bırakırsanız , gelecek hayatınızda sigaranın sebep oldacağı kalp, akciğer hastalıklarını ve riskini sıfıra indirmiş olacaksınız.
    Büyük bir sermaye ve zamanı kendi zararınıza kullanmak yerine, daha verimli bir şekilde sevdiklerinizle eğlenmeye ve zaman geçirmeye ayırabileceksiniz.
    Sigaraya endeksli yaşamak ,özgürce hareket etme ve zevk alma anlayışımızı güçlü bir şekilde etkiler ,bu da doğamiza karşı olduğu için ,zaman içinde gizli depresyona neden olur.