Etiket: Sesler

  • Bebeklerde konuşma yeteneği nasıl gelişir?

    Doğumdan sonra bebekler çoğu zamanlarını annelerinin sesini dinleyerek geçirir ve dil ile ilgili her türlü bilgiyi kaydederler. Aslında bebekler ilk sözcüklerini söylemeden çok önce farklı istekler için farklı ağlama tonları, gülme ve agulama gibi pek çok iletişim yolunu kullanabilmektedirler. Bebeğinizle ilk iletişim onun dili anlaması veya kullanmasından çok önce başlar. Bebeğiniz, beslenme ya da alt değiştirme sırasında sesinize tekme atarak ya da agulayarak tepki verir. Olumlu duygularını size gülümseyerek olumsuzları ise ağlayarak anlatır. İlk anlamlı sözcüklerini üretirken bile karşıdaki kişinin anlaması için el işaretleriyle bunlara eşlik eder. Anne babalar ise bu tepkileri kısa sürede ç özümleyerek bunlara yanıt verir ve böylece iletişimi zenginleştirir. Dolayısıyla doğduğu andan itibaren dili edinmeye başlamaktadırlar.
    Doğumdaki ilk ağlama konuşmanın habercisi olarak kabul edilir. Acıktığını, uykusunun geldiğini, altını ıslattığını söylemek için ağlayarak iletişim kuracaktır. Giderek hiçbir yetişkinin bu sese kayıtsız kalamayacağını ve ağlamanın tonunu, şiddetini değiştirerek farklı şeyler elde edebileceğini öğrenir. Zamanla ağlama dışında başka sesler de çıkarabileceğini keşfeder, seslerle oynamaya başlar. Bu ses oyunları 3 aylık olduğunda ‘agu’ gibi mırıltılar ve ses tonundaki değişikliklerle kendini gösterir. Ebeveynler bu seslere tepki verdiğinde bebekler bu tepkilerden hoşnut kalır. Araştırmalar, 1 haftalık bebeğin anne sesini diğer kadın seslerinden ayırabildiğini ve diğer seslere tercih ettiğini ortaya koymuştur. Giderek yetişkinin ses tonundaki değişikleri (kızgın neşeli ayırt etmeye başlar.

    Ebeveynler bebeklerini severken onlarla konuşurken farkında olmada bebeklerinin dil ve konuşma gelişimlerini desteklerler. Aslında çok çeşitli ses çıkarabilme yetisiyle doğan bebekler, giderek sadece çevresinde kullanılan sesleri taklit etmeye başlar, yetişkinlerin tepkisiz kaldığı diğer sesleri kullanmazlar. Erken çocukluk döneminde çocuğun çıkardığı mırıltılar pekiştirilmezse bebek seslerle oynamayı azaltmaktadır. Bu nedenle annenin depresyon vb. nedenlerle çocuğuyla fazla iletişim kurmaması sadece yedirme, alt alma gibi fiziksel ihtiyaçlarını karşılaması çocukta iletişim becerilerinin gelişimini geciktirir.

    Çocuklar ne zaman konuşmaya başlar? Erkek çocuklar geç mi konuşur?

    Agulamak, gülmek ve anlamsız sesler çıkarmak bebeklerin ilk konuşma girişimleridir. İlk yaşlarının sonlarına doğru anlamlı konuşma benzeri sesler çıkarırlar. İlk anlamlı sözcükler 12. aydan sonra üretilmeye başlar. Bu noktada bireysel farklılıklar olabilmektedir: bazı bebekler anlamlı sesler çıkarmak için sürekli çabalarken bazıları buna hazır olana kadar bekleyebilirler. 18. aydan sonra bebeklerin yeni sözcük öğrenme süreçleri oldukça hızlanır ve bir haftada bile büyük değişimler görülebilir. 18 aylık bir bebek amacına uygun hiçbir sözcük söylemiyorsa (babaya seslenmek amacıyla baba demesi gibi) konuşma gelişimi için çocuk psikiyatrisinden destek alınabilir. Kız çocuklar birkaç ay erken konuşabilir, ancak erkek çocuk babası da geç konuşmuş diye dil gelişiminde gerilik atlanmamalıdır. Dil gelişimi çocuğun bilişsel, zeka gelişimini etkiler.

    Çocuğumuzda dil gelişimi nasıl olur? hangi yaşta hangi kelimeleri, sesleri çıkarabilir?

    0-3ay:Bebek önceleri sadece ağlayarak ses çıkarır, fakat sonra yavaş yavaş ağlamadan da sesler çıkarmaya başlar. Bebek ağlama dışı sesleri çıkarmayı öğrenirken, başkalarının konuşmasına da cevap vermeyi öğrenir. İnsanların konuşmalarına önce yüz ifadesi ve vücut hareketleriyle cevap verir. Daha sonra onunla konuşulduğunda yumuşak seslerle yanıt vermeye başlar.

    3–6 ay: ‘’agulamalar’’ başlar. Yetişkinin ilgili ve sıcak ses tonuna ses çıkararak ve gülümseme ile yanıt verir. Artık değişik duygularını değişik sesler çıkararak ifade ederler. Büyüklerin çıkardığı sesleri, konuşmaları taklit etmeye çalışır.

    6–9 ay: ’’bagu, baba, bada ‘’ gibi hece tekrarlarını anlamsız sesler şekilde çıkarır. Çocuk yetişkin biriyle karşılıklı sıra alabilir (hareketler ve ses çıkararak). Yüzünü görmediği halde annesinin sesini duyduğunda tepki verir. Dikkat çekmek için bağırır. Birisi istemediği bir şey yaptığında ağlayarak veya yüksek sesler çıkararak tepki verir. Tanıdık birini gördüğünde gülümser ve ses çıkarır. Taklit becerileri artmıştır.

    9–11ay: Bebek artık yetişkinlerin konuşmalarındakilere benzer tonlamalar yapabilir. ‘’ba ba ba, ma ma ma’ gibi hece tekrarları yapar, jest ve mimiklerini kullanır. Hayır- yok’ denildiğinde anlar. Önce açık bir isteme biçimi ortaya çıkar. Bir şeye bakar ve sonra yetişkine bakar; işaret ile veya ses çıkararak ne gördüğü hakkında bilgi verir. Yetişkinle bir iletişime girmek için ses çıkarır, iletişimi başlatır. Özellikle ses ile birleştirilen hareketleri taklit etmekten hoşlanır. İsmine tepki verir! o yöne bakar. Otizm vb iletişim problemi olan bebeklerde bu gelişmemiştir.

    12 ay: konuşma seslerini taklit eder. Baba mama gibi en az bir sözcük söyler.

    12–15 ay: Bebek artık “sohbetten” zevk alıyordur. İnişli çıkışlı seslerle iletişim kurar ve konuşmayı devam ettirir. Bu aşamadan itibaren selamlaşma ve vedalaşma için tutarlı sesler ve hareketler kullanır. Kelimeleri, onlara yakın seslerle taklit eder (ör, ‘su’ için “buu” gibi). “Bu nedir?” sorusuna bir kelime veya kelimeye yakın bir sesle cevap verebilir. Ses vurguları gitgide daha olgunlaşır, gelişir.

    15–18 ayı: Çocuk artık 4 – 6 kelime söyleyebilir. Bunlar genellikle isimler, karşı çıkma kelimeleri ve “merhaba”, ”bay bay” gibi sözcüklerdir. Kelimeyi söyleyemediği zaman göstermek, vermek veya el sallamak gibi hareketlere ses ekler. Sık sık duyduğu şarkıları söylemeye çalışır. Artık başarılı bir taklitçidir. Yetişkinlerin sık sık kullandıkları veya konuşmalardaki sözcükleri “yankı” gibi tekrarlarlar. Aile üyelerini tanıyıp gösterir. ‘güle güle/ al- ver’ gibi basit komutlara uyar.

    18 ay-2 yaş ı: Çocuk artık 25 kelime söyleyebilir. Bunlar eşya ve insan isimleri, “selam”, ”bay bay” sözcükleri, hareket belirten en az iki kelime, daha çok istemek ve reddetmek üzerine kelimeleri içerir. Kendisi kullanmasa da iki kelimeli cümleleri taklit eder. Kendisini iyi tanıyan yetişkinler için konuşması genel hatlarıyla anlaşılır düzeydedir.

    2–3 yaş: Bu yaşta çocuklar daha çok kelime kazanır. 2,5 yaşında en az 50 kelime ve 3 yaşından itibaren yaklaşık 300 kelimeye sâhiptirler. Bu yaşta kelimeleri iki kelimelik cümlelerde kullanmak için bağlamayı öğrenirler. Yıl sonuna doğru birçok üç kelimelik cümle kurabilirler. Artık dilbilgisi kurallarını da öğrenmeye başlar (ör, çoğullar, zamirler gibi). Oynarken kendi kendine söylenir ve konuşması oldukça anlaşılır. Geçmişte olan olaylar hakkında konuşur, iki aşamalı basit komutları yerine getirir

    3–4 yaş arası: Bu yıl ilerledikçe, çocuk 3 kelimeli cümleler daha sık kullanılır. Yakın geçmiş deneyimleri detaylı bir şekilde anlatabilir. Sorulduğunda adını ve soyadını söyleyebilir. Çevremizdeki şeylerin ne işe yaradığı ile ilgili olan sorular dahil, birçok soruyu cevaplayabilir.

    5 yaş: Neden nasıl sorularına cevap verebilir. Basit bir hikayeyi anlatabilir.

    Dr Deniz Tirit Karaca
    Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

  • Bilinç Dışı Nedir?

    Bilinç Dışı Nedir?

    Bilinçdışını anlamak için rüyalarımızı düşünmek yeterlidir. Çünkü o anda bilinç ortamdan kalkmıştır ve rüyalar bilinç dışımızın o an nasıl bizi ele geçirdiğini bize anlatır ama olaylar yaşam içindeki zaman ve mekan algısından farklıdır. Bilinçdışıyla keşfedilen diğer bir durumsa her anımızın en ufak ayrıntıya kadar kaydediliyor olmasıdır. Derin trans altında yapılan çalışmalar bunu kanıtlamıştır. Geçmişte yaşadığımız olumlu yada olumsuz her deneyimimiz,anılarımız,travmalarımız bilinç dışımızda mevcuttur. Buna fiziki travmalarda dahildir.Bilinç dışındaki kısımlarda olanları farkedebilirsen ve yaşananları bilince çıkarabilirsek o zaman hissettiklerimizin ,yaşananların bir izdüşümü olduğunu fark ederiz.

    Danışanlar kendilerini derinlemesine terapilerde incelemeleri sonunda içlerinde daha önce farketmedikleri farklı seslerin olduğunu farkederler.Kişiye kendisini değersiz,yetersiz gibi hissettiren bu sesler,çocukluğunda başkalarından duyduğu, bir süre sonrada kendi kendine söylemeye başladığı bilinç dışına kayıtlı iç seslerdir. Yetişkinlikte farkedilmeyecek hızla zihinden geçen bu sesler zayıf benlik tarafından fark edilemeyeceği için yönetilemez ve kişiyi etkisi altına alır. Danışan içindeki iç seslere kulak kabarttığında “sen beceremezsin” “sen yapamazsın” “sen yetersizsin” gibi fısıltılar şeklinde sesler olduğunu terapötik çalışmalarla farkeder. Terapötik çalışmalarla bu yanılsamalar danışanlara fark ettirilmektedir. Rüyanın etkisinden kurtulan kişinin bunun bir yanılsama olduğunu fark etmesi, gibi çalışmalarla danışanlarda bambaşka kendi gerçekliklerine uyanırlar.

    Geçmişte yaşanmış ve çözülmemiş her olay vücuttaki oluşan apseye benzer.apse gibi bunlarda açılıp temizlenmesi ve gereken pansumanların yapılmasıyla devam eden bir süreçten geçmesi gerekir ruhtaki bu birikintilerden doğan,kişinin hissettiği her huzursuzluk, sebepsiz sıkıntılar, mutsuzluk,depresyonlar, somatizasyon bulgular onun kendisine dikkatle bakmasını gerektiren uyaranlardır.

    BİLİNÇALTIMIZI BİR EVİN BODRUMUNA BENZETEBİLİRİZ

    Her şeyi depoladığımız,zamanla orada ne olduğunu bile hatırlamadığımız bir alan gibi.Yapılması gereken buraya bir ışık tutup neler olduğunu görmek ve orada olanları temizlemektir. Her birikeni ortaya çıkarıp bakmak lazımdır gerekli olanları almak olmayanları atmak o alanın rahatlamasını sağlayacaktır. Oradan işe yarayan şeyleri gün yüzüne çıkarmak arızası olanları tamir edip işlev kazandırmak hayatımızın üretkenliğini artıracaktır.

  • 4, 5 ve 6 aylık bebek gelişimi

    Ay ay bebek Gelişimi

    4 aylık bebek gelişimi:

    Yüzükoyun yatınca başını kaldırıp etrafa bakabilir.

    Renkleri ve uzağı görebilir.

    “Aa-uuu” gibi sesleri sık sık çıkarır.

    Ayaklarının üzerine bastırılmak istendiğinde basmayıp bacaklarını karnına doğru çeker

    Gece uykuları bir miktar düzene girer.

    Nesnelere uzanmaya başlar. Birinci ayda sözü edilen refleks olarak yakalama davranışı kaybolur.

    5 aylik bebek gelisimi:

    Yüzükoyun yatınca başını kaldırıp dik tutabilir.

    Dönmeye başlayabilir. Düşmelere dikkat!

    Bu dönemde basmayabilir.

    Sesli (kıkır kıkır) gülebilir, bunu sizin de katılmanızla, konuşmanızla daha da arttırır.

    Geceleri daha uzun uyur: 6-8 saati bulabilir.

    Bir elinde tuttuğu nesneyi diğer eline geçirebilir.

    Sırtüstü yattığında ayaklarını yakalayıp ağzına götürebilir.

    6 aylik bebek gelisimi:

    Destekle oturabilir.

    Çıngırağı salladığınızda sesine döner.

    Oyuncaklara uzanır.

    Bu dönemde henüz basmaması normaldir.

    Yüzükoyun yatınca kollarını gergin tutarak baş ve omuzlarını, gövdesinin üst kısmını yataktan kaldırabilir.

    Anne-babası uzaklaşınca ağlayabilir.

    Eline aldığı her şeyi ağzına götürür.

    4-6 ay bebek gelisimi için ÖNERİLER

    Bu dönemde onunla “ce-e” benzeri oyunlar oynayın.

    Değişik sesler çıkaran oyuncaklar, çıngıraklar verin

    Değişik sesler, müzikler dinletin

    Bebeğinizi yıkarken, altını değiştirirken, beslerken onula konuşun.

    Onun çıkardığı seslere siz de cevap verin, çıkardığı sesleri taklit edin.

    Onun ulaşabileceği mesafelere plastik, renkli, yaşına uygun oyuncaklar ya da plastik bardak, tabak gibi ev eşyaları koyarak almaya teşvik edin. Oyun malzemelerini seçerken güvenli olmalarına özen gösterin

    Büyük, renkli resimler, şekiller, kitaplar gösterin.

    Aynada kendisine baktırarak oynayın, bu arada ismini tekrarlayın.

    Bebek otururken avuçlayarak ya da parmakla kavrayarak alabilmesi için önüne üzüm, zeytin, leblebi gibi küçük şeyler koyun. Uzanıp almasına yardım edin. Kontrolünüz dışında kesinlikle vermeyin; yutması tehlikeli olabilir.

    Bebek otururken her iki kulağın arkasından değişik sesler çıkarın. Sesleri dönüp aramasını bekleyin. Aynı şekilde değişik zamanlarda adıyla seslenin; başını çevirip sesi aramasını bekleyin.

    Bebeği gün içinde zaman zaman yüzüstü yatırın. Başını kaldırması için konuşun. Gerekirse göğsünün altına destekleyici yastık benzeri sert eşyalar yerleştirin.

    Bebeğinizin yüzüne, ellerine, saçlarına sık sık dokunun.

    Bebeğe şarkı söyleyin; söylerken ellerini tutarak el çırptırın.

    Güvenlik kuraları

    Arabada uygun araç koltuğu kullanınız.

    Yıkamadan önce yıkama suyunun ısısını dirseğiniz ile kontrol ediniz.

    Küçük çocuklar ve hayvanlarla bebeği yalnız bırakmayınız.

    Yıkama küvetinde veya yüksek yerlerde bebeği yalnız bırakmayın. Bir eliniz mutlaka bebek üzerinde olsun.

    Evde ve arabada sigara içilmesine izin vermeyiniz.

    Bebek kucağınızda iken sıcak içecekler ve sigara içmeyiniz.

    Aşırı güneşe maruz bırakmayınız.

    Küçük parçalı oyuncak, küçük ve keskin objeleri uzak tutunuz.

    Zehirli maddeleri (ilaç, temizlik deterjanları, boyalar v.s.) çocukların ulaşabileceği yerlerden uzak tutunuz.

    Bebeğe balon, bilye ve plastik oyuncaklar vermeyiniz.

    Hiçbir zaman yürüteç kullanmayınız.(kazalara neden olduğu yürümeyi geciktirdiği için)

    Hastalıkların erken bulgularına dikkat:

    Emmeme

    Kusma

    İshal

    Sıvı kaybı

    Farklı bir huzursuzluk, fazla uyku

    Deri döküntüsü

    Anne sütü veya mamaya 1 yaşına dek devam ediniz.

    Anne sütü veriyorsanız vitamin vermeyi unutmayınız.

    1 yaşına dek bal vermeyiniz. (besin zehirlenmesi yapabilir.)

    Varsa bakıcının bebeği uygun beslediğine dikkat ediniz.

    Bebeğin dişlerini korumak için biberon veya emzik ile uyutmayınız.

    Gelişimsel basamaklar

    Türkiye Çocuk Nörolojisi Derneğinin web sayfasından (www.cnd.org.tr) alıntı yapılmıştır.