Etiket: Sağlıklı

  • Sağlıklı kilo vermenin yolu metabolizmanızın şifresini çözmekten geçiyor

    Sağlıklı, açlık krizlerine girmeden ideal vücut hatlarına sahip olarak zayıflamak istiyorsanız metabolizmanıza hangi besinlerin uygun olduğunu seçebiliyor, Parmak İzi yöntemiyle sağlıklı bir şekilde fit kalabiliyorsunuz.

    Yapılan kan, hormon, kan şekeri, enzimler ve diğer parametreler göze alınarak 3 bin besin içinden metabolizmanıza en uygun besinler belirlenip sağlıklı kilo vermeyi sağlıyor. Kişi, açlık krizine girmeden kendi metabolizmasına uygun yiyecekleri tüketerek sağlıklı beslenmiş oluyor. Ayrıca uygulanan yöntemle; var olan tansiyon, şeker, tiroid gibi hastalıklarda gözle görülür ölçüde düzelmeler gözleniyor. Kişinin parmak izi gibi çalışacak bu beslenme uygulamasıyla kişinin ne yiyip ne yemeyeceği, hangi saatte ne tüketeceği, nelerden uzak durması gerektiği belirlenebiliyor.

    Yüzlerce diyet çeşidi deneniyor ancak her diyet kişinin zayıflamasına yardımcı olmuyor. Kişiye ait DNA’ların, kodların, kan grubunun, hormonların beslenmede önemli faktörler arasında. Salt diyet programları kişiyi zayıflatmıyor ancak kişiye özel sağlıklı beslenmeyle fit kalmak mümkün. Önemli olan kişinin metabolizmasına ve değerlerine uygun beslenmesi. Her kişinin nasıl ki parmak izi farklı ise metabolizması da farklıdır, bu yöntem de her kişinin değerlerine özel uygulanıyor.

    Bu program sayesinde, kilo problemleri büyük oranda ortadan kalktığı gözlemlenmiş, şok diyetlerden uzak olan bu program, kişiye özel olduğu için öncelikle kişinin sağlık durumu düşünülerek hazırlanıyor. Bu yöntem uygulanırken kişinin metabolizma dengesinin, en verimli şekilde çalışması hedeflenerek mevcut hastalıklarında beraberinde tedavi edilmiş oluyor. Örneğin, şeker, kolesterol, tansiyon, tiroid gibi sorunlarda gözle görülür ölçüde düzelmeler oluyor.

    Yaza Fit Girin!

    Yaz mevsimine fit bir görünümle girmek isteyenlere metabolizmalarını yaza hazırlamaları öneriliyor. Kişinin kaç saatte besleneceğini gün içinde kaç saat aç kalacağı hatta yemeğe hangi lokma ile başlayacağı ve hangi lokma ile bitireceğine kadar özel bir program uygulanıyor. Programdaki temel amaç; kişinin tamamen kendi bünyesine uygun sağlıklı besinleri yemesi. Uygulamanın olumlu yönleri: ‘’Kendi bünyesine uygun besinler sayesinde kilo vermek isteyen hasta, eski yaşantısına göre çok daha sağlıklı besleniyor. Programları uygulayanların memnuniyeti; daha iyi uyuyabildikleri, sağlıklı beslendikleri, sarkma olmadan kilo kontrolü sağladıkları ve psikolojik olarak da olumlu yönde etkilendikleri yönünde.’’

    Bir üniversite öğrencisi hastası bilgisayar ve playstation oyunlarının başından kalkmayarak hareketsizlikten kilo alıyor ve hastasının kilo verme hikâyesi şöyle: “Bir üniversite öğrencisi bilgisayar ve playstation tutkunu. Bilgisayarda sabahlara kadar oyun oynuyor ve de hareketsizlikten abur cubur yemekten 130kilolara dayanıyor ve sosyal açıdan tamamen içe kapanık asosyal hale geliyor, tüm özgüven kaybolmuş. Bu sistemi uygulamaya karar verdikten sonra 6 ayda 89 kiloya düşüyor. Şu anda hem sosyal hem çok rahatlıkla spor yapabiliyor. Ve de çok başarılı bir şekilde hayatına devam ediyor.”

  • Kısırlık ve akupunkturla tedavisi!

    Kısırlık ve akupunkturla tedavisi!

    Kısırlık(İnfertilite) Nedir?
    Çiftlerin bir yıl boyunca düzenli cinsel birleşme yapmalarına ve herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamamalarına rağmen,gebe kalınamaması durumuna kısırlık adı verilir.Ülkemizde kısırlık konusunda ciddi istatiksel bir çalışma olmamakla birlikte %10-15 oranında kısırlık sorunu olduğu tahmin edilmektedir.

    Hamile Kalabilme Koşulları

    • Penisin sertleşme sorununun olmaması
    • Yeterli sperm yapılabilmesi ve rahim içine dökülebilmesi
    • Kadında yumurtlamanın (ovulasyon) sağlıklı olması ve yumurtanın sağlıklı bir şekilde tüplere ulaşması
    • Spermlerin tüplere sağlıklı ulaşıp,yumurtayı döllemesi
    • Yumurtanın döllendikten sonra,rahim içine tutunabilmesi ve burada gelişlimini sağlıklı sürdürebilmesi

    Tüm bu koşullar gerçekleştiğinde sağlıklı bir hamilelik sözkonusu olur.Toplumumuzda sanıldığı gibi,kısırlığın sebebi sadece kadınlar değildir.Çiftlerin yaklaşık %10-20’inde kadına ait yumurtlama sorunu varken, % 15’inde rahime yada tüplere ait sorun vardır.Çiftlerin yaklaşık % 40’ında da hem kadın hem erkekte sorun vardır.Bunların dışında % 15 çiftte herhangi bir sebeb bulunamaz.

    KISIRLIĞIN TEŞHİSİ
    Kısırlığın teşhisi için bazı tetkiklerin yapılması gerekir.Erkeklerde “Spermogram” adı verilen sperm tahlilinin,kadınlarda ise “Histero-salpingografi” adı verilen rahim-tüp filmlerinin çekilmesi gerekir.
    Hem erkek hem de kadında hormonal tetkiklerin yapılması da gerekli olup,bazı özel durumlarda laparoskopi de yapılır.

    AKUPUNKTUR İLE TEDAVİSİ
    Kısırlığın tedavisinde,akupunkturun etkili olduğu konusunda,her geçen gün bilimsel yayınlar artmaktadır.ABD,Baltimor Maryland Üniversitesi ile New York Cornell Üniversitesi’nde yapılan klinik araştırmalarda; akupunkturun,geleneksel medikal tedavilere ek olarak uygulandığında,hamile kalma şansını % 50 daha arttırdığı tesbit edilmiş durumdadır.Bu oldukça yüksek bir orandır.
    Akupunktur ile kısırlığın tedavisinde,15-20 seans arası uygulama yapılması gerekmektedir.Akupunktur tedavisi ile:
    1. Depresyon yada ruhsal stres ortadan kalkar
    2. Yumurtalıkların kanlanması artar
    3. Penisin sertleşme sorunu düzelir
    4. Rahimin kanlanması düzelir ve döllenen yumurtanın rahime yerleşip gelişmesi daha sağlıklı olur
    5. Hormonal denge yeniden kurulur
    6. Cinsel isteksizlik ortadan kalkar
    7. Yumurtlama sorunu olan yumurtalıkların yumurtlaması kolaylaşır
    8. Spermlerin kalitesi artar
    9. Spermlerin sayısında artış meydana gelir
    Yan etkilerinin olmaması ve tüm vücudda düzenleyici etkilerinin olması nedeniyle,tedaviye mutlaka akupunkturun da eklenmesi hamile kalma şansını çok arttıracaktır.Ancak,akupunktur tedavisinin etkili olabilmesi için,döllenmeyi engelleyen herhangi bir mekanik olayın yada oluşumun olmaması gerekir.Örneğin,tüplerde oluşan bir tıkanıklık yada fibrotik oluşum cerrahi tedavinin eklenmesini gerekli kılar.Böyle bir durumda,akupunktur tedavisi etkili olamaz.Yine,kadınlarda adet dönemini (menstrüasyonu) yöneten ve Önhipofiz’den salgılanan hormonlar olan,FSH (Follikül Stimülan Hormon) ve LH (Lüteinizan Hormon) hormonları herhangi bir sebepten,hiç salgılanamıyorsa,akupunktur etkili olamaz.Çünkü,hormon üretimi durmuştur ve bu üretimi yeniden sağlamak artık mümkün değildir.Böyle bir durumda “Hormon Replasmanı” adı verilen yerine koyma tedavisi yapılır.Eğer böyle sebepler sözkonusu değilse;hormonlar az salgılanıyor bile olsa,akupunktur tedavisi ile,bunların salgısını arttırmak ve tüm vücudda,hamile kalmayı kolaylaştırıcı dengeleri yeniden kurmak mümkündür ve kolaydır.
    Akupunkturun yan etkisinin olmayışı,kolay uygulanabilir oluşu ve uzun dönemde çok ucuz bir tedavi oluşu nedeni ile,mevcut kısırlık tedavilerine ek olarak uygulamak,her zaman için hastanın lehine olacaktır.
    Akupunktur tedavisinde 15-20 seans planlanır.Haftada 2-3 seans olacak şekilde,kulak ve vücud akupunktur teknikleri ile tedavi uygulanır.Ayrıca, vakanın klinik durumuna göre de, “Lazer Akupunktur” eklenebilir.

  • İyi ve doğru bir cilt bakım yapmak için bir nemlendiriciden önce temel cilt bakım ürünü seçmeliyiz.

    Cildimizin sağlıklı ve güzel olması bizi çok mutlu eder. Dış görünümümüz hem öz güvenimizi artırır, hem de sosyal yaşantımızı etkiler. Güzel ve sağlıklı bir cilt bize yalnız iyi ve güzel görünüm sağlamaz. Aynı zamanda çevreden korunmamız, hormonal dengemiz, D vitamini üretimi ve kemik sağlığımız, melanomadan korunmamız için de sağlıklı ve bakımlı bir cilde ihtiyacımız vardır. Hem güzelliğimizi hem de sağlığımızı bu kadar derinden etkileyen cildimizi önemsemek zorundayız. Bu en değerli giysimizi sadece bir nemlendiriciye, yalnızca bir anti-oksidan formüle emanet edemeyiz.

    Dermatoloji ve medikal estetik uygulamalar, doğrusu bilinmeyen birçok yanlış alışkanlığı da yeniden gözden geçirmemizi sağlıyor. Bunlardan biri de cilt bakımı dendiğinde akla ilk gelenin nemlendirici olması gibi. Nedense beslenmeyi, onarımı cilde bakım içinde hemen ön planda hiç düşünmüyoruz. Bitkiler bile sadece sulanarak büyütülemiyor. Mutlaka besleyici ve koruyucu bakımlarının yapılması gerekiyor.

    Cildimizin sağlıklı ve güzel olması için kozmetiklerden önce mutlaka “Temel ihtiyaçlarının” karşılanması gerekir. Kendi beslenmemiz ve nefes almamız gibi cildimizin de canlı kalabilmesi ve görevlerini yapabilmesi için: Doyurucu ve kalıcı bir nemlendirmeye, iyi beslenmeye, onarıma ve korunmaya ihtiyacı vardır. Cilt bakımı tek boyutlu değil, çok boyutludur.

    Cildimizin bu çok yönlü ihtiyacını karşılamak için gereken besleyici, koruyucu, nemlendirici ve onarıcı etken maddelerin tamamını cildimize yedirmeliyiz. Cildine özen gösterenler bu çok yönlü bakımı başarmak için iyi seçilmiş çeşitli ürünleri kombine kullanırlar. Bu nedenle çok ve çeşitli bakım ürünleri satın alırlar. Böylece cildin çok yönlü ihtiyaçlarını karşılayıp, görevlerini yapabilmesini ve sağlıklı olmasını amaçlarlar. Kazançları ise sağlıklı ve güzel bir görünümdür. Burada unutmamalıyız ki, önce “Temel Cilt Bakımı” sonra kozmetik ihtiyaçlar gelir.

    Günümüzde her şeyin en iyisini en ucuza temin etmek isteriz. Böyle kapsamlı bakımı ne kadar önemli olsa da kolayca ve çabuk bir şekilde tamamlamak isteriz. “Temel cilt bakımı” aynen dengeli beslenme gibi birçok unsurun dengeli bir şekilde bir araya gelmesinden oluşur. Bu kombinasyon bir sinerji gerektirir.

    Bu yüzden bilinçli bir tüketici olarak cildimizin sağlıklı olabilmesi için cilt bakım ürünü seçerken, öncelikle cildimizin temel ihtiyaçlarını karşılayan “Temel Cilt Bakım ürünleri” seçilmelidir. Hele cildimizin temel ihtiyaçlarını tek bir ürünle karşılayabiliyorsak daha etkili daha ekonomik ve daha pratik bir ürün kullanıyoruz demektir.

    Tek formülde Temel Cilt Bakımı sağlayan ürünler ise ayrıca bir teknolojik üstünlüğü de sunarlar. Bu da “Temel Cilt Bakımı” sağlayan formülün aynı zamanda kendi içinde “sinerji” yaratmasıdır. Bütün bu etken maddeler tek formülde birleşebiliyorsa, ciltte de bir arada sinerji yaratır. Ayrı ayrı formüllerle kendi yarattığımız kombinasyonun sinerji yaratmasını beklememelisiniz.

    İşte bu yüzden Temel ihtiyaçları, dengeli ve yeterli olarak karşılayan, Temel Cilt Bakımında sinerji sağlayan bir formül, en iyi ürünü hem ekonomik fiyatla almak aynı zamanda da kolay kullanmak isteyen günümüz tüketicisi için uygun çözüm demektir.

    Sağlığımızın da göstergesi olan cildimizin güzel görünmesi için “Temel Cilt Bakım Ürünü” seçmeye özen göstermeliyiz.

  • İnsanı 100 yıl yaşatan 100 gıda

    İnsanı 100 yıl yaşatan 100 gıda

    Gıdalar üzerinde yapılan çalışmalar bir araya toplandı. Sağlıklı kalabilmek için yenmesi gereken 100 gıdanın listesi çıkarıldı. İşte kalbe kuvvet, beyne enerji veren gıdalar…
    İşte kalbe kuvvet, beyne enerji veren gıdalar

    Gıdalar üzerinde yapılan çalışmalar bir araya toplandı. Sağlıklı kalabilmek için yenmesi gereken 100 gıdanın listesi çıkarıldı. İşte kalbe kuvvet, beyne enerji veren gıdalar

    İnternet üzerinden yayın yapan sağlıklı yaşam sitesi FoodProof.com, dünya çapındaki saygın üniversiteler tarafından kişinin daha sağlıklı, verimli ve uzun bir yaşam sürmesi için gıdalar üzerinde şimdiye dek yürütülen tüm araştırmaları inceledi. Daha sonra da hangi gıdanın neye iyi geldiğini derleyerek en faydalı 100 gıdadan oluşan bir liste hazırladı. Sindirim, uyku, enerji, daha iyi bir görme duyusu için gerekli ve beyni çalıştırmaya, genel verimliliği arttırmaya yarayan 100 gıdanın listesi şöyle:

    SAĞLIKLI VÜCUDUN REÇETESİ

    Enerji veren ve beyni güçlendirenler:

    Patlıcan, Kuru üzüm, Fasulye, Mısır, İncir, Ton balığı, Ispanak, Tavuk, Taze fasulye Şalgam, Sazan, Humus, Ekmek, Fıstık ezmesi, Barbunya, Bal, Ceviz, Ayçekirdeği, Limon, Adaçayı

    Gözleri kuvvetlendirenler:

    Çilek, Havuç, Keten tohumu, Meyveli dondurulmuş yoğurt

    Genel olarak sağlığa iyi gelenler:

    Somon, Karides, Su, Hindi, Yeşillikler, Dereotu, Erik, Taze patates, Papaya, Armut, Karnabahar

    Soğuk algınlığıyla mücadele edenler:

    Portakal suyu, Dolmalık biber, Yeşil çay, Kabak çekirdeği, Salatalık, Tarçın, Sarımsak, Kayısı, Kırmızı biber, Kızılcık, Karanfil, Turunçgiller

    Kansere karşı etkili olanlar:

    Yaban mersini, Kıvırcık, Lahana, Domates, Pırasa, Brokoli, Çavdar ekmeği, Ahududu, Fesleğen, Mantar, Brüksel lahanası, Su yosunu

    Tansiyonu dengeleyen kalp dostu gıdalar:

    Muz, Siyah çikolata, Deniz tarağı, Marul, Zeytin, Kivi, Üzüm, Kara lahana

    Düşük yağlı doyurucu gıdalar:

    Acı salsa sosu, Yumurta akı, Geyik eti, Yoğurt, Peynir, Süt, Badem, Patates, Karpuz, Bezelye, Levrek, Diyet gazlı içecekler, Soya sütü, Tam tahıllı makarna, az yağlı meyveli yoğurt

    Uykuyu kolaylaştıran ve mide dostu gıdalar:

    Siyah fasulye, Kepek, Avokado, Elma, Esmer pirinç, Soğan, Greyfurt, Enginar, Barbunya, Kereviz, Bamya, Nane, Zencefil, Ananas, Kavun, Soya fasulyesi, Kuşkonmaz.

    VATAN