Etiket: Polikistik Over Sendromu

  • Polikistik Over Sendromu

    Polikistik Over Sendromu

    Polikistik over sendromunda androjen miktarı artmış, yumurtlama ve adetler düzensiz veya yoktur. Ultrasonografik incelemede yumurtalıkların etrafında küçük ve çok sayıda kist vardır. Polikistik Over Sendromu sendrom üreme çağındaki kadınları etkiler. Aşırı tüylenmenin yanı sıra, ciltte yağlanma ve sivilce oluşumu da görülür. Polikistik over sendromu kadınlarda en sık görülen hormonal bozukluktur. Bu sendromda östrojen (kadınlık hormonu) düzeyi yüksek, progesteron seviyesi düşüktür. Bu durum rahim kanseri gelişmesi ihtimalini arttırır. Beyinden salınan luteinize edici hormonun, folikül uyarıcı hormona olan oranı normalde 2:1 den azdır. Polikistik over sendromunda bu oran 2 veya 3ün üzerindedir. Ayrıca yine hipofiz bezinden salınan ve göğüslerde süt üretimini uyaran Prolaktin hormonunun düzeyi de yükselmiştir. Polikistik over sendromunda üreme problemlerine sık rastlanır ve tüp bebek gibi yardımcı tedavilerden iyi sonuçlar alınır. Şişmanlık ve yüksek insülin düzeyleri çoğunlukla tabloya eşlik eder. İnsülin pankreasta üretilen ve kan şekerini kontrol eden bir hormondur. Polikistik over sendromunda hücresel seviyede insüline karşı direnç vardır. Bu nedenle kanda insülin ve şeker seviyeleri yükselmiştir. Bu vakalarda şeker hastalığı, hipertansiyon, yüksek kan kolesterol seviyesi ve kalp-damar hastalıkları sık görülür.

    • Polikistik Over Sendromu (PCOS) nedir?

    Polikistik over sendromu yumurtalıklarda aşırı androjen erkek hormonları üretimine neden olan bir grup klinik durumu ifade eder. Yumurtalıklar normalden büyüktür ve bir çok ufak kist içi sıvı dolu kesecikler içerir. Bu nedenle polikistik olarak tanımlanır. Yaygın bulgular aşırı tüylenme, ciltte yağlanma, sivilce oluşumu, şişmanlık, düzensiz veya hiç olmayan adet dönemleri, yumurtlama bozuklukları ve kısırlıktır.

    • Polikistik over sendromunun başka ismi var mı?

    PCOS, yirminci yüzyılın başında bu hastalığı ilk tanımlayan bilim adamlarının isimleri ile Stein-Levental Sendromu ifade edilir.

    • Polikisitk Over Sendromu hangi sıklıkta görülür?

    Polikistik over sendromu üreme çağındaki bayanların % 5-10’unda görülür ve kısırlığın önemli nedenlerinden biridir.

    • Polikistik over sendromunun bulguları nelerdir?

    – Adet düzensizlikleri: Adet siklusları çoğunlukla 6 haftadan daha uzun sürer. Yılda sekiz veya daha az adet siklusu olur. Düzensiz kanamalar, uzan süren kanama, fazla miktarda adet kanaması ve adet kanamaları arasında lekelenmeler görülür.
    – Yumurtlama bozuklukları: Polikistik over hastalarında yumurtalıklarda çok sayıda içi sıvı dolu yumurta kesesi (folikül) vardır. Bu yumurta keseleri olgunlaşarak yumurtlama aşamasına gelmez ve ovulasyon (yumurtlama) oluşmaz. Bunun sonucunda yumurtalıklarda kistler oluşur.
    – Kısırlık: Hastaların çoğunda çocuk sahibi olmakta güçlük yaşanır. Çoğu zaman yumurtlamayı uyarıcı ilaçlar ile tedavi gerekir. Doktor kontrolünde uygun tedavi yaklaşımları ile çoğunlukla gebelik elde edilebilir.
    – Yüksek hormon düzeyleri: Androjen olarak adlandırılan erkeklik hormonları polikistik over sendromu olan kadınlarda yükselmiştir. Bunun sonucunda tüylenme, ciltte yağlanma ve sivilce oluşumu gibi bulgular ortaya çıkar.
    – Yumurtalıklarda kistler: Polikistik over sendromu olan kadınlarda yumurtalık cidarı içi sıvı dolu çok sayıda kesecik kistler ile kaplıdır. Bu bulgu bazı araştırmacılar tarafından inci dizisi veya inci kolye olarak adlandırılır.
    – Normalden iri yumurtalıklar: Polikistik over sendromunda yumurtalıklar normalin 1.5 ila 3 katı büyüklüktedir.
    – Kronik kasık ağrısı: Altı aydan daha uzun süren ağrılar kronik ağrılardır. Ağrının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, iri yumurtalıkların kasıklarda dolgunluk yaptığına inanılır.
    – Şişmanlık ve kilo alma: Polikistik over sendromu olan bayanlarda fazla kilo çoğunlukla kol ve bacaklara oranla daha çok karın çevresinde toplanmıştır. Bu kadınlarda kalça-göğüs oranı daha azdır. Polikistik over sendromu olan kadınların hepsinde olmamakla birlikte çoğunda kilo artışı söz konusudur.
    – İnsülin hormonuna karşı direnç ve şeker hastalığı: İnsüline karşı vücut hücrelerinde görülen direnç aşırı miktarda insülin hormonu üretimine neden olur. Bu hastalarda ayrıca kolesterol gibi kan yağlarının seviyeleri de bozulmuştur.
    – Yüksek tansiyon: Kan basıncı 140/80’in üzerindedir.
    – Tüylenme: Erkek tipi aşırı tüylenme ve kellik görülebilir. Yüzde, göğüste, karın bölgesi, el ve ayak üstünde aşırı tüylenme ile alın bölgesinde erkek tip saç dökülmesi görülür.
    – Cilt yağlanması: Ciltte yağlanma ve beraberinde sivilce oluşumu sık görülür. Ayrıca saç derisinde kepeklenme olur. Vücudun bazı bölgelerinde ciltte koyu kahverengi lekelenmeler ve deri katlantıları görülür.

    • Sendromun diğer bulguları olmadan yumurtalıklarda polikistik görüntü olabilir mi?

    Kadınların %20-30’unun yumurtalıklarında çok sayıda küçük kistler görülürmesine rağmen kadınların ancak %5-10’unda polikistik over sendromu bulguları vardır. Bu nedenle polikistik overler tanıyı koymak için tek başına yeterli değildir.

    • Polikistik over sendromunun nedenleri nelerdir?

    Polikistik over sendromu geçtiğimiz yüzyılın başından beri bilinen ve hakkında çok şey araştırılmış, yaygın olarak karşılaşılan bir klinik problem olmasına rağmen nasıl oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Aile bireyleri arasındaki geçişi araştıran çalışmalar vardır. Şeker hastalığına yatkınlığı olan birisinin polikistik over sendromuna da yatkınlığı vardır. Şişmanlık PCOS ile birlikte sık görülen ve bulguları arttıran bir durumdur. Çünkü vücuttaki yağ dokusu aşırı östrojen üretimine ve yüksek kan östrojen düzeyi de beyindeki hipofiz bezinden yetersiz Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) salınmasına neden olur. Sonuçta yumurtlama bozulur ve bulgular kötüleşir. Ayrıca hipofiz bezi yumurtalık hücrelerini aşırı uyararak androjen “erkek hormonları” üretimini arttırır.

    • Polikistik over sendromunun teşhisi nasıl konur?

    Polikistik over sendromunun teşhisinde hastadan aldığı anamnez ve muayene bulguları önemlidir. Kan hormon düzeylerinin belirlenmesi ve ultrasonografik inceleme tanıyı doğrulamak için yapılır. Böylelikle PCOS benzer klinik bulguları veren hastalıklardan ayrılmış olur.

    • Polikistik over sendromunun tanısında hangi kan testleri yapılır?

    Kapsamlı bir biyokimya, kan yağ ve şeker yükleme testleri yapılmalıdır. Luteinize edici hormon (LH) ve folikül uyarıcı hormon (FSH) oranları, total testosteron, androstenedion, prolaktin ve tiroid bezi hormonlarına bakılmalıdır.

    • Erken teşhisin önemi nedir ve nelere dikkat edilmelidir?

    Öncelikle PCOS tanısı konmuş kadınlar düzenli doktor kontrolüne alınmalıdır. Bunun yanı sıra adet siklusları düzensiz olan veya hiç adet kanaması olmayan kadınlar mutlaka hekime başvurmalıdır. Özellikle ergenlik döneminden itibaren adet düzensizliği olan kızlar PCOS açısından kontrol edilmelidir. PCOS olan kadınların kız çocuklarında da bu sorunun olabileceği için çocuklar erken yaştan itibaren kontrole götürmelidir. PCOS’unda erken teşhis ve tedavi ciltte yağlanma, sivilce oluşumu ve tüylenme şikayetlerini azaltır. Bunun yanı sıra PCOS olan hastalar şeker hastalığı açısından yüksek riskli grubu oluşturur. Bu nedenle erken PCOS’u teşhisi şeker hastalığı açısından da dikkatli olunmasını sağlar.

    • Polikistik over sendromunun kesin bir tedavisi var mıdır?

    Hayır. Bu sendromun tedavisi çoğunlukla oluşturduğu bulguların üstesinden gelinerek yapılır. Bu yaklaşım tablonun daha kötüleşmesini önler.

    • Polikistik over sendromunun tedavisi nasıl yapılır?

    Polikistik over sendromunun tedavisi hastanın ne amaçladığına göre düzenlenir. Bazı hastalar bebek sahibi olmak isterken, bazıları öncelikle adet düzensizliği, tüylenme ve cilt yağlanması gibi hormonal problemlerini çözmek ister. Hasta bulgularından şikayetçi olmasa da PCOS tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Çünkü uzun süren bozuk hormon tablosu kalp hastalığı, şeker ve rahim kanseri gibi ciddi riskler taşır.

    • PCOS tedavisinde uygulanacak olan yaklaşımlar;

    – Kilo verme: Birçok PCOS hastasında kilo verme hormonal tabloyu düzeltebilir. Fakat PCOS varlığında kilo vermek zordur. Kalıcı bir kilo kaybı planı gerekir. Kilo kaybını sağlamak için günlük aktivitenin giderek arttırılması ve istikrarlı bir diyet programı yüz güldürücü sonuçlar verir.
    – Yumurtlamanın uyarılması: Eğer öncelikle çocuk sahibi olunması isteniyorsa yumurtlamayı uyaran ilaçların kullanılması gerekir. Bu tedavinin deneyimli bir uzman tarafından yapılması tedaviye bağlı oluşabilecek yumurtalıkların aşırı uyarılması ve çoğul gebelik risklerini minimuma indirecektir.
    – Hormonal tedavi: Hormon tedavisi polikistik over sendromuna bağlı problemleri geçici olarak gidermede oldukça başarılıdır. Tedavi durduğunda bulgular tekrar oluşur. En iyi tedavi düşük doz doğum kontrol hapı tedavisidir. Yumurtalıklardan aşırı hormon üretimini azaltarak kan androjen seviyelerini düşürür.
    – Cerrahi tedavi: Bazen ilaç tedavisi ile sonuç alınamaz. Bu durumda laparoskopik (kansız-bıçaksız) olarak yumurtalıklar üzerindeki kalın tabaka lazer veya elektrokoter yardımı ile değişik noktalardan delinir.

    • Polikistik over sendromu ve hipotiroidi arasında bir ilişki var mı?

    PCOS ve hipotiroidi sık görülen hastalıklardır, iki problem de aynı kadında görülebilir. Bir çok PCOS hastasında tiroid bezinin az çalıştığı görülür, bulgular benzerdir. Bu ayrımı yapabilmek için tiroid uyarıcı hormon seviyesini ölçmek yeterli olur. Bunun yanında hipotiroid olduğu saptanan hastalarında PCOS açısından değerlendirilmesi gerekir.

  • POLİKİSTİK OVER SENDROMU

    POLİKİSTİK OVER SENDROMU

    Polikistik over sendromu denilen bu klinik tablo,1935 yılında Stein ve Leventhal

    adlı iki bilim adamı tarafından tanımlanmıştır ve onların adına izafeten de,Stein-Leventhal

    Sendromu olarak ta adlandırılır.Sıklıkla 30 yaşın altındaki genç hanımlarda görülür ve

    overlerde(yumurtalık) kalın bir dış katman içerisinde birçok iyi huylu kist oluşumu ile

    karakterize bir tablodur.Kronik anovülasyon yani “yumurtlamama”bu klinik tablonun ana

    karakteridir.Adet görememe veya gecikmeli adetler,erkek tipi tüylenmede artış,fazla kilo alma

    ve kısırlık gibi özellikleri vardır.

    Polikistik over sendromu yaklaşık bir yüzyıldan beri bilinmekte ve çok

    araştırılmakta olan klinik bir problem olmasına rağmen,oluşumu hakkında tam bir bilgi

    yoktur.Şeker hastalığına yatkınlığı olan birisinin,polikistik over sendromuna da yatkınlığı

    olduğu tespit edilmiştir.Şişmanlık, polikistik over sendromu ile sıklıkla birlikte görülen ve

    klinik tablonun oluşumunu daha da artıran bir durumdur.Vücutta artan yağ dokusu,östrojen

    üretimine ve kan östrojen seviyelerinin artmasına,bu da beyindeki hipofiz bezinden daha az

    FSH(folikül uyarıcı hormon)üretilmesine neden olur.Yine bu östrojenlerin artması ile,LH

    hormonu da artar.LH artışı da overlerde erkeklik hormonu yapımını artırır.

    Polikistik over sendromu bulgularını şu şekilde özetliyebiliriz:

    — Adet düzensizliği ; adet siklusları genellikle 6-8hafta veya daha fazla

    sürer.Yaklaşık yılda 8’den daha az adet görülür.Kanamalar düzensiz olur,uzun sürebilir,fazla

    miktarda olabilir ve aralarda lekeler olabilir.

    — Yumurtlama bozuklukları ; polikistik over sendromlu hastaların

    yumurtalıklarında çok sayıda içi sıvı dolu kesecik (folikül) vardır ve bu kesecikler ,olgunlaşıp

    yumurtlama aşamasına gelemezler ve dolayısıyla “yumurtlama olmaz”.

    — Yumurtalıklarda kist oluşumu ; polikistik over sendromlu hastaların

    yumurtalıkları çok sayıda içi sıvı dolu kesecikle doludur.Buna bağlı olarak ta

    yumurtalıklar,normalin 2-3 katına kadar büyürler.

    — Kasık ağrısı ; ağrıların nedeni tam olarak bilinmemekle beraber,büyüyen

    yumurtalıkların ağrıya neden olduğu sanılmaktadır.

    — Şişmanlık ve kilo alma ; polikistik over sendromlu hastaların çoğunda kilo

    alma,kol ve bacaklara oranla,karın bölgesinde daha çok olmaktadır.Polikistik over sendromlu

    hastaların hemen hepsinde olmasa da,büyük bir çoğunluğunda kilo artışı vardır.

    — Tüylenme ; bu hastalarda erkek tipi tüylenme görülür.Yüzde ,çene

    altında,göğüslerde,karında ,kol ve bacaklarda tüylenme olur,saç dökülmesi görülebilir.

    — Ciltte yağlanma; polikistik over sendromlu hastalarda ciltte yağlanma ve sivilce

    oluşumu sık görülür.Ayrıca vücudun bazı bölümlerinde cilt lekeleri ve saçlı deride

    kepeklenme görülür.

    — Kısırlık ; polikistik over sendromlu hastaların çoğu,yumurtlama olmadığı için

    çocuk sahibi de olamazlar.Bu da hastaların en önemli ,doktor’a başvuru nedenidir.

    — İnsülin’e direnç ve şeker hastalığı ; son yıllarda yapılan çalışmalar polikistik over

    sendromu ile insülin arasında ilişki olduğunu ortaya koymuştur.İnsülin çoğumuzun bildiği

    gibi,pankreas’tan salgılanan ve hücrelerin glikoz’u(şeker) kullanmalarını sağlayan bir

    hormondur.Polikistik over sendromunda hastalarda insülin’e karşı bir direnç

    oluşmaktadır.Bunun üzerine de pankreas daha fazla insülin üretmeye başlamaktadır.Yüksek

    insülin de yumurtlamayı engelleyici yönde etki gösterir ve sonuçta androjenlerde artış

    olur.Kilolu ve tedavi olmamış polikistik over sendromlu hastaların yaklaşık dörtte birinde,30

    yaşın üzerinde şeker hastalığı ortaya çıktığı gözlenmektedir.Aynı zamanda bu hastalarda,

    hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği de ortaya çıkabilir ve dolayısıyla da,kalp hastalığı

    yönünden iyi izlenmelidirler.

    — Endometrium(rahim iç zarı) kanseri riski artar ; polikistik over sendromunun

    tedavi edilmemesi halinde,uzun süreli adet düzensizlikleri ve yumurtlamanın olmaması

    durumunda artan östrojenlerin endometrium’a etkisi ile, progesteron hormonu da olmadığı ve

    endometrium uzun süre östrojene maruz kaldığı için,endometrium kanseri riski de

    artmaktadır.

    Polikistik over sendromu teşhisi koyabilmek için,hastadan alınan anamnez ve

    muayene bulguları önemlidir.Günümüzde ultrasonografi,özellikle transvajinal

    ultrasonografi,tanıda oldukça önemli bir yere sahiptir.Ultrasonografide yukarıda belirttiğimiz

    çok sayıdaki küçük kistler ,çok net bir şekilde gözlenir.Bu kistler,gelişmeye başlayan ancak

    yumurtlamaya kadar gidemiyen foliküllerdir.Polikistik over ,içerisinde kistler barındıran

    yumurtalıkların ultrasonografideki görüntüsüdür,halbuki polikistik over sendromu ise,bu

    kistik görünümle birlikte,klinik tablonun ve hormon tablosunun da ortaya çıkmasıdır.Kan

    tablosunda LH/FSH oranının yükselmesi,testesteron,DHEA-SO4 ve androstenedion

    düzeylerinin de yükselmesi tanıda önemlidir.

    Polikistik over sendrom’lu hastaların tedavisi ; Tedavi hastanın çocuk isteyip

    istememesine göre değişir.Çocuk istemiyenlerde tedavi :

    — Kilo verdirilerek tedaviye başlanır.Bunun için düşük kalorili diyet uygulanır.

    — Düzenli bir egzersiz programı uygulanır.Bu şekilde hem kilo vermesi

    sağlanır,hem de uzun vadede oluşabilecek kalp ve damar hastalığı riski azaltılır.

    — İnsüline duyarlılığı artıracak ilaçlar kullanılır.Bu amaçla “metformin”adlı ilaç

    kullanılabilir.Bu ilacın etkisiyle,barsaklarda glikoz emilimi,karaciğerden glikoz salınımı

    azaltılır ve dokular tarafından glikoz emilimi artırılarak,kan şekeri seviyeleri düşürülür.İnsülin

    direnci de azalır.Tedaviyle birlikte,en başta adetler düzelir,daha sonra da yumurtlamalar

    başlar.

    — Doğum kontrol hapları da düzenli adet oluşturarak,rahim içi zarın düzenli

    dökülmesini sağlar ve tüylenme azalır.

    Çocuk isteyenlerde ,kilo verme,düzenli egzersiz ve metformin tedavisine ilaveten

    yumurtlama tedavisi uygulanır.Yumurtlama tedavisine klomifen sitrat ile başlanır,cevap

    alınamazsa ,HMG ve FSH hormonları içeren ilaçlar kullanılır.Ancak bu tedavilerin

    yumurtalıkların aşırı uyarılmasına sebep olarak,ciddi sonuçlar doğuracağı da gözardı

    edilmemelidir.Günümüzde çok az olsa da,cerrahi tedavinin uygulanabileceği durumlar da

    olabilir.

  • Polikistik over tedavisi

    Tedaviye yaklaşırken hastalık tanısını değil hastayı tedavi etmek cok daha doğru bir yaklaşımdır.
    Hastanın tüm labaratuar tahlilleri değerlendirilmeli ve altta yatan tüm metabolik bozukluklara odaklanılmalı.
    İnsülin direnci birçok polikistik hastasının nedenidir ama tüm polikistik over sendromlu hastalarda insülin direnci bulunmamaktadır.Buyüzden yukarıda labaratuar tahlillerinde saydığım tahliller ayrıntılı incelenerek kişi insülin dirençli polikistik over sendromu mu yoksa insülin dirençsiz polikistik over sendromu mu bakılmalıdır.
    İnsülin direnci elendikten sonra adrenal sisteme odaklanılmalıdır.
    ***Polikistik over sendromunu tedavi ederken ben karaciğer-adrenal sistem-bagırsaklar-lenfatik sistem çok fazla göz önünde bulundururum.Bu sistemlerde oluşan hastalıklar Birçok metabolik sorunlara yol açarak karsımıza en sonunda polikistik over olarak gelmektedir. Polikistik overde sadece yumurtalıklara ve belirli parametrelere odaklanmak aslında oldukça yanlıştır .Ve sonuç olarak polikistik over sendromu tedavisi yok denilmektedir. Yıllardır birçok hastamda hem infertilitenin yok oldıugunu hem yumurtalıklarda kistlerin yok olduğunu hem labaratuar hem de klinik olarak hastaların tamamen iyileştiğini gayet görmekteyin. Hastaya bir bütün olarak bakmak ve alttaki tüm metabolik sorunları çözmek önemlidir.
    ***Aynı zamanda hastayı sadece bir beden olarak görmekten öte ruhsal ve zihinsel sistemine de odaklanmak kalıcı ve gerçek tedaviyi ortaya koyar.

    Not : birçok polikisik over hastasına tedavi olarak doğum kontrol hapları ve metformin reçete edilmektedir.Bunlar tedavi edici değil semptomlara yönelik ilaçlardır. Sadece metfformini ciddi insülin direnci olan vakalarda tercih etmekteyim ama doğum kontrol haplarının kullanımını hiç önermemekteyim. Doğum kontrol hapı sayesinde olduğunuz kanamalar vücudunuzun doğal kanamaları değildir. Altta hala polikistik overe neden olan tüm sorunlar devam ederken siz olayı maskeliyorsunuz bu haplarla sadece.

    Kronik toksitite mutlaka göz önünde bulundurulmalı ve gerekirse detoks mekanizmalarını desteklemek önemlidir.
    Vitamin ve mineral eksiklikleri mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
    Ayrıca kişinin doğum kotnrol hapları kullanmış ve bunları bırakmış olması bize ilaç sonrası hormonal değişikliğe bağlı olan durumlar pcos semptomlarını düşündürelbilir. Bu durumda bu tablo incelenmeli ve elenmelidir tedavi için.
    Diyet ve beslenme polikistik over tedavisinde belki de en önemlisidir

    Adrenal stress Birçok polikistik over sendromunun altındaki saptanamayan neden olmuştur hep.

    ADRENAL PCOS

    Vücut stresse girdiğinde Hipotalamus ACTH hormonu salgılar. Bunun sonucunda böbrek üstü bezlerden kortizol , adrenalin ,nöradrenalin ayrıca aynı zamanda DHEA, DHEA-S , ANDROSTENEDİON salgılanır.( cevre dokularda testesterona çevrilebilir ) Buyüzdendir ki kronik stress hem vücutta androjen hormon fazlalığına hem de polikistik over sendromuna neden olabilmektedir .Kronik stress uzun vadede aynı zamanda hem bağırsak florası sorunlarına, insülin direncinei karaciğer sorunları gibi birçok sorunlara neden olacak ve vücut kısır bir döngüye girecektir.
    Acth’ın adrenal androjenleri uyarmasının nedeni bu androjenler stressin uzun vadeli etkilerinden beyini korurlar.( kortizol ve adrenalin etkilerinden ). Ama kötü bir yanı vardır. Acth ın salgıladığı kortizol ilke acth arasında bir negatif feedback vardır , yani kortizol cok artarsa acth baskılanır ama bu androjen hormonlarla acth arasında negatif bir feedback yoktur. Yani androjen hormon salınması arttıkça acth baskılanmayavaktır. Ayrıca kronik stresse bağlı yanıtlar uzun vadede bu iletişim de de (HPA AKS İLETİŞİMİ ) sorun oluşturacak ve vücudun stresse normal yanıtında da bozukluklar oluşacaktır.
    Sonuc olarak kornik stress durumlarında androjen hormon fazlalığı oluşacaktır.Bu da polikistik over ve semptomları demektir.


    DOĞUM KONROL HAPI SONRASI SEMPTOMLARI-PCOS

    Doğum kontrol hapı kullananlar bıraktıktan sonra ilaç yoksunluğuna bağlı kanamalar yasayabilir.Bu kanamalar gerçek adet kanamaları değildir.
    BU dönemde çoğu kadın yanlış bir şekilde polikistik over tanısı almaktadır.Tanı koyarken bu durum kesinlikle göz önünde bulunudurulmalıdır.
    Doğum kontrol ilacını bıraktıktan sonra kısa dönem infertilite bile görülebilir.
    Doğum kontrol ilacını bırakma sonrasında yaşanan smeptomlar 1-2 sene içinde kendiliğinden normale dönebilir.
    Bu dönemde yaşanan semptomlar bütünsel bir şekilde ele alınmalıdır. Genelde androjen fazlalığı görülür ve buna yönelik bir tedavi olusturullmalıdır.
    Çinko suplementi oldukça faydalı olabilir bu dönemde.
    Doğum kontrol ilaçları sonrası sendromu ile alakalı cok daha ayrıntılı bir yazı yazacağım 
    Not : hiçbirzaman doğum kontrol ilaçları kullanılmamasını önermemekteyim. Bununla alakalı cok daha ayrıntılı bir yazım olacaktır.

    KİLO VE POLİKİSTİK OVER

    Kilo verme çoğu polikistik over sendromunda semptomların ve laboratuar bulgularının düzelmesinde oldukça önemlidir.
    Yapılan birçok çalışmada kilo verdikçe hastaların testesteron seviyelerinin normale döndüğü , SHBG seviyelerinin arttığı , Serum insülin seviyelerinin normale döndüğü görülmüştür.
    Kilo verme sonrası aksayan ovulasyonların gerçekleştiği ve overlerdeki polikistik görünümün düzeldiği görülmektedir.
    Bu durum tüm polikistik over sendromu hastaları için geçerli olmayabilir.Özellikle düşük kiloda olup gene de polikistik over sendromu yasayan birçok hasta bulunmaktadır.Ama insülin direnci olan cogu vakada kilo en önemli unsurlardan biridir.
    Şimdi size önemli bir detaydan daha bahsetmek istiyorum. Çok düşük beden yag kitlesi ve fazla egzersiz yapmak , az kalorili beslenmek de insülin direncine ve polikistik overe neden olabilir. Evet doğru duydunuz. Obezite gibi çok yüksek yağ kitlesine sahip olmak gibi tam tersi olarak cok düşük yağ kitlesine sahip olmak da polikistik overe nedne olabilir. AŞırı vücudu stresse sokacak egzersizler ve aşırı derecede uzun süreli kalori kısıtlamaları da polikistik over sendromu nedenleri arasındadır.

    1- BESLENME

    ***beslenmeden tüm rafine işlenmiş gıdalar çıkarılmalıdır!
    ***kızartma yöntemi ile yapılan gıdalar asla tüketilmemelidir.
    ***Glutenli ürünler tüketimi inflamasyona neden olabilir.Birçok soruna neden olduğu artık günümüzde yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. Polikisitk over sendromunda glütensiz beslenmenin oldukça faydalı olduğunu belitmekteyim.
    *** sürekli karışınıza glisemik indeksi düşük bir diyet ile beslenin diye öneriler çıkmaktadır polkistik overde , buraya hem katılıyor hem katılmıyorum. GLisemik indeksi yüksek olan tahıl grupları , işlenmiş gıdalar abur cuburlari hamur işleri polikisitk overde asla önermediğim şeylerdir.Ama meyveler polikistik overde belki de en önemli komponentlerden biridir. Yıllardır polkistik over olarak baktığım hasta sayısı oldukça fazladır ve hepsinde de bitki bazlı, bol sebze ve bol meyve içeren diyetle mükemmel sonuç alıyoruz. Burada amaç direk glisemik indekse odaklanmak değil ; genelleme yapmaktan ziyade direk gıdalara birebir odaklanmak lazımdır.
    Ketojenik diyetler polikisitik over sendormunda başlangıçta etkili bile görünse de birçok fonksiyonel tıp hekimi ve otoriteler üreme sistemi sağlığı için asla uzun vadede bu diyeti önermemektedirler. Uzun vadede (2-3 aydan fazla ) bu diyetler daha farklı sorunlara yol açabilir.Ketojenik diyeti cok savunan Amerikada bir fonksiyonel tıp hekimi ile görüşmemde bile kendisi poliksitik overli hastalara özellikle ketojenik diyeti çok tercih etmediğini belirtmişti. Düşük karbonhidratlı beslenme uzun vadede üreme sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir .AMa burada üstüne basa basa tekrar etmek istiyorum. Karbonhidrattan kastımız asla rafine işlenmiş gıdalar, çok fazla tahıllar , Hamur işleri , yapay şekerler gibi şeyler değil.T amamen organik sebze ve meyvelerden bahsediyorum karbonhidrat derken ! bu noktanın üzerinde özellikle durmanızı istiyorum ! karbonhidrat kaynağımız birinci sırada sebzeler sonra meyveler sonra baklagiller ve sonrasında glütensiz tahıllar olacak. Aşağıda kaynakça kısmına bu konuyla alakalı çalışma linklerini de bırakmaktayım ; işlenmemiş bütünsel karbonhidratlar insülin direncini iyileştirebilir. Ama işlenmiş rafine gıdalar ve tahıllar tam ters etki göstermektedir.

    ***trans yağlar ve zararlı yağların hepsi beslenmeden çıkarılmalıdır.( yağlar ile alakalı ayrıntılı yazı için “YAĞLAR” konulu yazımı okuyunuz. ) .Ama sağlıklı yağlar ( zeytinyağı-avakado-hindistan cevizi yağı-tereyağı –sadeyağ-çiğ kuruyemişler) beslenmemizin bir parçası olmalıdır.

    ***kişinin intolerans gösterdiği gıdalar cogunlukla birçok inflamatuar parametreyi uyarabilir.Bir eleminasyon diyeti ile intoleransınız olduğu gıdaları gözlemleyiniz.Ben muayahanemde hem bazı testleri göz önünde bulunduruyorum hem de kişiye eleminasyon diyeti yaptırıyorum ve oldukça güzel sonuçlar almaktayız.

    ***Süt ve ürünlerini beslenmenizden çıkarmanız polikistik over sendromunda oldukça faydalı olmaktadır. Süt ürünlerinin hepsi ıgf-1 içerir .İnsüline benzer yapısı olan bu hormon insülin direncindeki olağan şüphelileri oynamaktadır. Ayrıca süt ürünlerini kesmek androjen hormonların üretiminin azalmasındaki pozitif etkisi çalışmalar ile gösterilmiştir. Yukarıda bahsettiğimiz üzere androjen hormonlar polikistik overdeki temel sorunlar arasındadır.

    ***Alkol tüketimini azaltın ya da mümkün ise kesin.alkol karaciğer detoksifikasyon parametrelerinin çoğuna zarar vermektedir.Özellikle hormonların detoksifikasyonu için karaciğer oldukça önemlidir.Alkol sürekli tüketimi homonların metabolize olmasını önleyebilir.Ayrıca alkol tüketimi insülin direnci olusumunda da önemlidir.ALkolu kesmek karaciğerin üzerindeki yükü azaltmak adına oldukça önemlidir.

    ***Kafeini azaltın ya da mümkünse kesin .Polikistik sendromun altında odaklanılması gereken noktalar arasında adrenal sistem oldugundan bahsetmiştik. Kafein böbrek üstü bezler için oldukça stimulandır. Kafein aynı zamanda östrojen seviyeleri ve metabolizması konusunda oldukça önemlidir. Fazla kafein tüketimi vücutta östrojen metabolizmasını bozabilir. Kahve aynı zamanda b vitaminlerinin seviyesini vücutta azaltır ( atılım ve işlenmesi ile ) ve polikistik over sendromunda b vitaminleri oldukça önemlidir.Kahvenin infertilite ile bağlantısı olduğunu gösteren calsıma sayısı da oldukça fazladır.

    ***BÜTÜNSEL bitki bazlı antiinflamatuvar bir beslenme polikistik over sendromlu hastalarımda en güzel sonucu aldığım beslenme türüdür.
    Başlangıc dönemde olabildiği kadar çiğ gıdalar agırlıklı beslenirken pişmiş gıda oranını zamanla gittikçe arttırmaktayım.
    Kalori sayımı yapmayı asla önermiyorum çünkü ben hastalarımla makrolar kadar mikrobesin değerlerine de odaklanıyorum.
    ama kabataslak bakarsanız beslenmenizde aldıgınız kalorilerin büyük çogunlugunun sabah öğünlerinde olması polikistik over sendromunda faydalı olabilir.

    ***Kale,ıspanak,kara lahana gibi koyu yaprakları sebzeler ve tüm yeşillikler sağlıklı demir ve kalsiyum kaynakları için beslenmenizin en önemli parçası olmalıdır.

    ***Beslenmede AGEs ( advanced glycation and products ) içeren gıdaları azaltmak polikistik over sendromunda insülin direncinle oldukça faydalı olabilir.AGEs içeren gıdalar = işlenmiş gıdalar ! Hayvansal işlenmiş gıdalar !

    ***hayvansal gıdalar polikisitk over sendormunda yüksek oranda tüketilmemelidir. Harvardda infertilite üzerine yapılan bir çalışmada ( asagı linkini bırakıyorum ) ; kadınların proteinlerini hayvansal kaynaklar yerine bitkisel kaynaklardan aldığında infertilitenin düzelme sansının daha yüksek olduğunu belirtmiştir. Hayvansal protein kaynakları arasında en kaliteli protein kaynağı gene yumurtadır ( sağlık acısından ) ama o da belirli sınırlar içerisinde tüketilmelidir.
    ***Mevsiminde deniz balıkları tercşh edilebilir , kırmızı et yenilebilir ama tavuk etinden tamamen uzak durmanızı önermekteyim.( gerçekten nasıl yetiştirildiğini bildiğiniz organik gezen köy tavuğu bulabilirseniz nadir tüketilebilir)
    ***Baharatlar özellikle tarçın ve zerdeçal , çörek otu , kırmızı biber polikistik over sendromunda oldukça faydalıdır.

    ***Konvensiyonel yetiştirilen etlerden uzak durun , ( Hayvanları büyütmek amaçlı hormon kullanımı yaygındır.) Merada otlanan doğal hayvan etleri tercih ediniz, bu konu oldukça önemlidir.
    Not : demir eksikliği ve demir fazlalığı her iki durumda polikistik over sendromuna hem neden olabilir hem sonucu olarak görülebilir. Bu durumda bazen demir eksikliği olan hastalara direk demir ilaçları başlandığında vücutta bulunan inflamasyondan dolayı bu demirin emilimi ve kullanımı pek olmayacak ve demir depoları yükselmeyeceği gibi ortada bir demir toksititesi oluşacak. Oyüzden önce antiinflamatuar bir diyetle ve gerekirse bazı suplementlerle önce kronik inflamasyon tedavi edilmelidir ve sonrasında gerekirse demir ilaçları kullanılabilir. Cogu hastamda demir ilacına hiç gerek duymadan demir yüksek gıdalarla hem demir seviyeleri yükseliyor hem de demir eksikliği semptomları ortadan kalkıyor. İlk seçenek herzaman beslenme ile demir kaynakları olmalı ve polikistik over sendromlu hastalar hemen demir ilacına başlatılmamalıdır.

    ***keten tohumu-chia-susam gibi omega 3 ve fitoöstrojen kaynakları polikistik overde oldukça faydalıdır.
    ***özellikle fitoöstrojen tüketimi adet dönemi zamanında yasadıgınız birçok semptomun azalmasını sağlayabilir.Çünkü bu dönemdeki sorun östrojen dominansı dedğimiz östrojenin progesteron ile karşılanamadığı tablodur.Fİtööstrojen tüketimi bu sekilde östrojen dalgalanmalrını azaltabilir ve birçok semptoma care olabilir.

    ***Polikistilk over tedavisinde hastanın durumuna ve altta yatan soruna göre birçok suplement ve fitoterapik ajan kullanılabilir.Bunları sizlere aktarıyorum:

    2- SUPPLEMENTLER ve FİTOTERAPİK AJANLAR

    D VİTAMİNİ = d vitamini seviyeleri insülin direncinde oldukça önemlidir.Birçok çalışma d vitaminin bazı durumlarda metformine bile sütün olduğunu ortaya koymuştur.D vitamini seviyelerinin 60-80 civarı olmasını istemekteyim.D vitamininde yükleme dozlar yerine günlük dozları uygun görmekteyim.
    MAGNEZYUM = Düşük magnezyum seviyeleri insülin direnci ve birçok metabolik semptomla bağlantılıdır. Günlük 200-300 mg elemental magnezyum polikistik overdeki insülin direncinde oldukça faydalı olabilir.Daha yüksek dozlar için doktorunuza başvurunuz.
    KROM = Kromi insülin ve kan sekeri düzenlemede esansiyel olan mineraller arasındadır. Yapılan bir çalışmada polikistik over sendromlu kadınlarda günlük 200 mcg krom minerali kullanımı kan sekeri düzenlenmesinde oldukça önemli olduğunu ortaya koymuştur.polikistik overli hastalarda ayrıca Serbest testesteron seviyesinin krom suplementları sonrası azaldığı gösterilmiştir.200-600 mcg yemeklerden sonra kullanılabilir.
    OMEGA 3 = kronik inflamasyon tedavisinde ve birçok hastalıkta omega 3 ün yeri büyüktür.Yapılan bir çalışmada günlük 3 gr omega 3 alan kadınların testesteron seviyelerinde belirgin bir düşüş saptanmış 8 haftada;ve adet düzenleri placeboya göre oldukça daha düzenli hale gelmiştir.
    B VİTAMİNLERİ = b vitamini eksiklikleri polikistik over sendromundaki semptomların cogunda önemlidir.Özellikle b2-b3-b5-b6-b8-b9-b12 kilo kontrolünde , tiroid fonksiyonlarında , hormonal dengede ve mitokondriyal fonksiyonlarda, hormonların detoksifikasyonunda önemlidir.
    B6 BİTAMİNİ = Seratonin ve dopamin salgılanmasında ve duygudurum değişikliklerinde önemlidir.
    ÇİNKO = Çinko birçok metabolik basamakta oldukça önemli esansiyel bir mineraldir.Çinko eksikliği iştah açılması yapabilir.Çimko eksikliği tad ve koku kaybına nedne olabilir.Daha yoğun tada sahip yiyeceklere , tuza cok ihtiyaç duyuyorsanız çinko eksikliğni göz önünde bulundurunuz.Tiroid hormonlarında ve insülin hormonunun aktivasyonunda oldukça önemlidir. Polikistik overde foliküllerin gelişimi için ve düzgün menstural döngü için oldukça önemlidir.Akne tedavisind eoldukca önemlidir.kilo vermede önemlidir.İnsülin direncinde önemlidir.polikistik over sendromunda günlük 15-30 mg dozlar kullanılabilir.Polikisitk over sendromuna görülen depresyonda olukça etkili olabilir.Çinko eksikliği depresyona neden olmaktadır.
    PROİBİYOTİKLER = İnflamasyonun baskılanmasında , testesteron ve östrojen dengesinde oldukça önemlidirler. Polikistik over sendromu ile bagırsal floarsı arasında da oldukça güçlü bir bağlantı vardır.Özellikle lactobacillus , bifıdobacterıum içeren probiyotikler oldukça etkilidirler.
    COENZYME Q10 = enerji üretimi ve karbonhidrat metabolizması için oldukça önemlidir.Yapılan bir çalışmada düşük yağlı beslenen kişilerde coenzyme q10 kullanımının kilo kaybını iki katına cıkardıgı ortaya koyulmuştur.
    ALPHA LİPOİC ACİD = Kan şekeri dengelemede oldukça önemlidir.&oo mg günlük doz kullanılabilir.
    N ASETİL SİSTEİN ( NAC ) = insülin direncinde ve karaciğer detoksifikasyonunda oldukça önemlidir.
    GLUTAMİNE = Şeker düşkünlüğünde faydalı olabilir.Kas yapımında oldukça önemlidir.
    AGNUS CASTUS (VİTEX-CHASTETREE BERRY ) = hipofizin düzgün calsıması ve fonksiyonu için oldukça önemlidir. HİPOFİZ BEZİNDEN LH SALGISININ DÜZGÜN SALINMASINI SAĞLAYARAK ; ÖSTROJEN VE ANDROJEN SEVİYELERİNİ AZALTIR , DOĞAL PROGESTERON SALGISINI ARTTIRIR ve böylece yumurtalıklarda dengeyı sağlar.Etki etmesi birkaç ayı bulabilir buyüzden en az 3-6 ay kullanılmalıdır etkiyi görmek için.Ader düzensizliklerinde , Aknede kullanılabilir.Günlük 40-60 mg arası kullanılabilir.
    BLACK COHOS (CİMİCİFUGA RACEMOSA ) = lh seviyelerini düşürmekte önemli olabilir.Premenstral semtpomlarda oldukça etkili olabilir.
    SAW PALMETTO ( SERENOA REPENS ) = çalışmalar gösteriyor ki saw palmetto antiandrojen etki gösteriyor.Eğer androjen fazlalığı smeptomları yasıyorsanız kullanmayı düşünmelisiniz.Testesteron seviyesini düşürdüğü çalışmalarla gösterilmiştir.(testesteeronu ; dihidrotestesterona dönüşümünü de bloke eder-5 alpha reduktaz enzimini bloke ederek)
    MELATONİN = Bazı polikistik over sendromlu hastalar uyku sorunları da yasayabilir.Uyku düzeni sağlanana kadar ya da şiddetli insomnia vakalarında belirlki süre melatonin takviyesi kullanılabilir.Ben tercihen 3-6 mg lık dil altı melatonin formlarını kullanıyorum.
    MİLK THİSTLE ( SİLYBUM MARİANUM ) = Karaciğer için oldukça önemli bir suplementtir.Karaciğerin yenilenmesinde ve detoksifikasyonda önemlidir.Yukarıda bahsettiğim gibi karaciğer polikistik overda alsında en merkez rolü oynuyor.Vücuttaki fazla östrojeni temizlemede ve insülin direncinde faydası bulunmuştur.
    ISIRGAN OTU( ÜRTİCA DİOCİA) = Kökü SHBG oranını arttırır. Bu sayede serbest testesteron oranı azalır. Yaprakları ayrıca oldukça etkilidir , insülin direncinde ,
    DONG QUAI = Hromon seviyelerinin normale dönmesinde önemlidir.BAğısıklık sistemini güçlendirir.Uterusu güçlendirir ve adet ağrılarında etkili olabilir.
    AHUDUDU YAPRAĞI ( RUBUS İDAEUS ) = KADIN üreme sistemini birçok seviyede güçlendirir.Ağır menstural kanamalarda etkili olabilir.Demir bakımından zengindir , uterusu güçlendirir.Doğurganlıgı arttırabilir.
    EVENİNG PRİMROSE ( OENTHERA BİENNİS ) = hormonları dengelemekte oldukça önemlidir.Östrojen ve progesteron denegsizliğinde faydalı olabilir.Pcosta görülen kolesterol yüksekliğinde etkili olabilir.
    KETEN TOHUMU (LİNUM USİTATİSSİMUM ) = SHBG seviyelerini arttırır , androjen seviyelerini azaltır ve östrojeni metabolize edilmesinde önemlidir. Omega 3 ten zengindir. İçeriğindeki lignanlar sayesinde fitoöstrojen olarak da davranırlar.Aynı zamanda oldukça faydalı lif kaynagıdırç.Polikistik over sendromlu hastalarıma keten tohumunu beslenmelerine katmalarını mutlaka söylüyorum.
    BEYAZ ŞAKAYIK (PEAONİA LACTİFLORA ) = Progesteron seviyelerini artırdığı ve testesteron seviyelerini azalttığı gösterilmiştir.Karaciğeri sakinleştirir.Adet düzensizliğinde önemlidir.
    NANE ( MENTHA CORDİFOLİA ) = ANdrojen seviyelerini ve serbest testesteron seviyesini düşürdüğü çalışmalarca gösterilmiştir.Çay olarak özellikle tüketilebilir.Özellikle akne ve kıllanma vakalarında kullanılabilir.
    GURMAR BİTKİSİ ( GYMNEMA SLYVESTERE) = bitkisel metformin olarak da gecen bu bitki yüzyıllardır ayuverdik tıpta kullanılmaktadır.İnsülin seviyesi kontrolüne ve karbonhidrat sermelerinde önemli olabilir.
    RED CLOVER = Fitoöstrojenik etki gösterir.akne tedavisinde oldukça önemlidir.Kanın temizlenmesinde (detoksifikasyonda ) oldukça önemlidir.
    TARÇIN = iNsülin direncine olumlu etkisinden dolayı polikistik over sendromunda oldukça faydalıdır.Adet döngülerinin düzenli olmasında da etkilidir.Adet kanamaları fazla olan kadınlarda kanamaların azalmasını sağlayabilir.Adet sancısını azaltabilir.
    MEYAN KÖKÜ = Stress yönetiminde oldukça önemlidir.Fazla testeronu düşürmede kısmen etkilidir.Akne ve kıllanmada oldukça faydalı olabilir.Suplement ya da cay tüketebilirsiniz.Meyan kökü adrenal sistem söz konusu olduğunda oldukça etkildiri.Hipotansiyon vakalarında da fauydalı olabilir.
    İNOSİTOL = İnositol karsımıza myo-inositol ya da d-chro insoritol olarak çıkabilir.ALdıgınız takciyeler bunlardan birini barındırabilir.EN uygunu myo-inositol / d-chiro-inositol oranı 40/1 olanlardır.İnositol takviyesinin amh seviyeşerini düşürdüğü ve over hacımini doğum kontrol haplarından daha etkili şeklide küçülttüğü gösterilmiştir.Yumurta kalitesini arttırdığı gösterilmiştir.Bazı çalışmalar metforminden bile daha etkili olduğunu göstermektedir hatta.Depresyon ve panik atakta etkli olabilir.500-2000 mg arası dozlarda kullanılabilir.doz ayarlaması mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır.
    BERBERİNE = insülin direncine etkisi nedeniyle polikistik over sendromlu hastalarda oldukça faydalı olabilir.Özelikle insülin direnci tanısını kesinleştiridiğimiz polikistik over hastalarında kullanılmalıdır.500 mg berberine günde 2-3 kez alınablir.
    ASHWAGANDA = Adrenal sistem kaynaklı( kronik stress ) polikisitk over sendromlarında oldukça önemlidir.Hpa onarımında önemli bir adaptojendir.Kortizol seviyelerini düzeltmede etkili olabilir.Kolestertol seviyelerine olumlu etkisi çalışmalarla belirtilmişitir.Kilo vermede oldukça önemli olabilir.ANksiyete ve stress üzerine etkisi en önemli etkileridir.
    • L-THEANİNE = Yeşil çay ve bazı mantarlarda doğal olarak bulunan bir aminoasittir.Beyin bariyerini geçer ve bazı nörotransmitterlerle yarışabilir.Sakinleşmeyi sağlar ve odaklanmada önemlidir.Polikistik over sendromunda adet dönemindeki sorunlarda tercihe dilebilir.stress kaynaklı düzensizliklerde tercihe dilebilir.
    KARAHİNDİBA = Karaciğeri detoksife eder , Hormonlaırn temizlenmesinde oldukça önemlidir.Bu hormon temizliği nedeniyle karahindibanın SHBG üretimini uyardığı ile alakalı bri ki çalışma mevcuttur.SHBG artması demek ortamdaki serbest testesteronun bağlanarak uzaklasıtırılması demektir.Testesteron fazlalığı polikisitk overdeki en önemli semptomlardan biridir.
    MACA KÖKÜ = Hormonları dengelemede ve kortizolu dengelemede oldukça önemlidir.FErtiliteyi arrttırmak için yıllarca kullanılmış bir bitkidir.Depresyonda da faydalı olabilir.
    HOLY BASİL(tulsi ) = insülin direncinde faydalı olabilir, Kortizol seviyelerinde etkilidir , Kilo vermede etkili olabilir.Antiandrojenşk etkisi de vardır.
    TRİBULUS TERRESTRİS = ovulasyonu stimıle edebilir , adet döngülerinin düzgün işlemesinde önemlidir.Over kistlerini azalttığını gösteren calısmalar vardır.

    3-EGZERSİZ

    Eğer mucize bir yöntem arıyorsanız polikistik over sendromunda bu EGZERSİZDİR! Polikisitk over sendromu hastalarımda ve kendimde en hızlı ve güzel yanıtı egzersizle kombinlediğimde tedaviyi aldım.Egzersiz bir seçenek değil bir zorunluluktur ! Haftalık rutininiz olması oldukça önemlidir.
    Hastalarıma genelde sevdikleri spor türüyle ilgilenmelerini öneriyorum.Bu egzersizin devamlılığı acısından oldukça önemli olmakla beraber sevdiğiniz sporu yapmak hormonal dengeniz acısından da oldukça önemlidir.
    Bazı vakalarda HIIT(HİGH İNTENSE INTERVAL TRAİNİG ) antremanlar seklinde adlandırdığımız antremanlar daha etkili olabilir. Bu antreman tipiyle alakalı da uzun bir yazım olacak.Ama polikistik over sendromunuz adrenal sistem kaynaklı ise HIIT antremanlar sizin için uygun olmayabilir.Daha cok nefes egzersizleri içeren yoga-yürüyüş-pilates gibi egzersizler daha uygun olabilir.

    4-YOGA

    Birçok çalışma gösrtermiş ki basta yoga ve diğer sporlar AMH ,LH ,TESTESTERONE seviyelerinde düşme sağlamıştır. Düzenli yoga yapmak insülin direncinde düzelme ve kardiyovasküler hastalıklarda azalma sağlamıştır. Stress seviyeleri üzerine olumlu etkisi de oldukça önemlidir.
    Yogayı birçok hastalık için günlük rutininize almanızı önermekteyim ama özellikle hormonal bozukluklarda etkisi oldukça belirgindir. Haftada 2-3 kez yoga egzersizi polikistik over sendromu tedavisinde oldukça faydalı olmaktadır.

    5-KİLO VERME

    Beden-kütle indeksi (BMI ) fazla olan ve insülin direnci olan polikistik overli kadınlarda kilo vermek birçok semptomun düzelmesini sağlayabilir. Normal beden kütle indeksi 18.5-24.9 arasındadır.
    Bu hastalarda kilo verirken detoksifikasyon parametrelerini desteklemek ve antiinflamatuar bir diyetle kilo vermesini sağlamak cok önemlidir.Yukarıda bahsettiğim beslenme kısmı antiinflamatuar bir diyettir. 10 kilo ve daha fazla kilo verecek ve veren hastalarda medikal anlamda detok desteği gerekebilir ( gerekli suplementler ve fitoterapik ajanlarla amaç faz1-faz2-faz3 seklinde gerçeklesen karaciğerin detoksifikasyon parametreleri ve atılım yollarını desteklemektir. )

    6- UYKU

    Uykudan sürekli her hastalıkta bahsediyoruz en önemli ayrıntılardan biri diye ama yıllardır gözlemlediğim hastaların çoğu bunun ciddiyetinin farkında değil.
    Uyku sadece bedensel dinlenmek anlamında değildir , hormonlarınız düzgün işlemesi için , detoksifikasyon paremetrelerinizin düzgün çalışması ,mitokondrilerinizin çalışması ve daha binlerce şey için gerekli ve önemlidir.MELATONİN hormonu karaciğer detoksifikasyonu ve mitokondrileriniz için elzemdir ve gece 12yi geçtiğiniz her saatte bu hormon salgısı giderek azalmaktadır.Günde 7-8 saat uyku uyumanız ve uykuya başlama saatiniz gece 12yi geçmemelidir .En ideali aksam 10 civarı uykuya dalmanızdır.

    7-STRESS SEVİYESİNİ DÜZELT

    Düzenli kronik stress HPA (HİPOTALAMUS-PİTUER-ADRENAL) aksını bozar ve bunun sonucunda birçok hormanal dengesizlik ve inflamasyon sonucu oluşur.Kronik stress yönetimi de kişilerin farkında olduğu ama yeterince üzerinde durmadığı bir alan aynı uyku gibi. Çoğu hastama belirtiyorum eğer stress sorunumuzu çözemezsek pek yol alamayız. Meditasyonlar, nefes egzersizleri , belirli kitaplar,eğitimler,yoga hastalarıma en önerdiğim noktalar bu konuda. Stress herzaman hayatımızda olacak önemli olan bizim nasıl başa cıktıgımız.
    Bazı çalışmalar meditasyonun kortizol seviyelerini düşürdüğü ve insülin direncinde bile faydalı olduğunu ortaya koymuştur.

    8-KİMYASALLARDAN ARIN

    Endokrin bozucular vücudunuzun doğal hormon işleyişini bozan kimyasal ajanlardır.Bu konuda cok daha ayrıntılı bir yazı yazacağım.Ama genel olarak evde kullandığınız
    *temizlik malzemeleri
    *plastikler
    *kişisel bakım malzemeleri
    *çamaşır , bulaşık deterjanları
    *parfümler ve kokular
    *paketli gıdalar
    *koserve gıdalar
    gibi birçok seyin hormon bozucu ajan olabileceğini ve barındırabileceğini biliyor musunuz?
    Bazı endrokrin bozuculara örnek verirsek = DİOXİNS , BÖCEK İLAÇLARI , BPA , GLİSOL ESTERLERİ , FTALATLAR..Bununla alakalı cok ayrıntılı bir yazım olacaktır.

    9-HORMON REPLASMAN TERAPİLERİ

    Özellikle progesteron hormon replasmanı ( bio-identical ) denenebilir ama hormon replesman tedavileri hiçbirzaman polikistik overde ilk tercihim olmamaktadır. Çok ciddi komplike vakalarda öne alınmalıdır.

    10-HOMEOPATİ

    Homeopati temel felsefesi “benzer benzeri tedavi eder” seklinde olan bir tamamlayıcı tıp yöntemidir.Homeopatide amaç kişinin yaşam enerjisini aktif etmek ve semptomları değil bütüncül tıptaki gibi kişiyi tedavi etmektir. Homeopati tek basına ya da diğer bütüncül bakış acısıyla beraber tedavide değerlendirilebilir.

    Polikistik over sendromu yönetilmesi ve tadavi olunması zor bir hastalık değildir , ama zaman gerektirir.kişinin iyileşme ve düzelme belirtilerini görmesi 6 ayı bulabilir.Alttaki nedenin ne olduğunu bilmek burada oldukça önemlidir.
    Ama polikistik over sendromu bir kader değildir , konrtol altına alınabilir ve tamamen düzelebilir.

    Mutlu , huzurlu günler dilerim…

  • Polikistik over sendromu nedir ? Nedenleri nelerdir

    Polikistik over sendromu genetik, hormonal, metabolik ve üreme sistemini etkileyen bir sendromdur. Dünyada kadınların %10’unda görülen, hatta bazı kaynaklara göre her 5 kadından 1’inde görülen bir sendromdur. Doğurganlık çağındaki kadınlarda infertilitenin en sık nedenidir.
    14-44 yaş arası her kadın polikistik over sendromu yaşayabilir. Genelde kadınların çoğu 20-30 yaşlarında tanı alırlar.
    Kişilerde hormonal dengesizliklere bağlı olarak birçok semptom gelişebilir. Ayrıca birçok hastalık komplikasyonu ve riski bulunmaktadır. Aşağıda sırasıyla bunlardan bahsedeceğim.

    Polikistik overde en sık karşılaşılan tablo insülin direncidir. Ama her polikistik over hastasında insülin direnci olacak diye bir kural yoktur. Aşağıda ayrıntılı olarak bunu göreceksiniz. O yüzden polikistik over sendromuna yaklaşırken kesinlikle insülin direnci bunun nedeni sadece ona odaklanalım gibi yaklaşımlar çok basit yaklaşımlardır.

    Ayrıca her polikistik over görünümü polikistik over sendromu demek değildir. Araştırmalar gösteriyor ki dünyadaki kadınların %25’inde polikistik over görünümü mevcut ve bunların sadece %5-10 arası polikistik over sendronuna sahip.

    Androjen hormonların fazlalığı bir diğer altta yatan neden hem de asıl sorunlardan biridir polikistik over sendromunda. Bu tabloya neden olan androjen hormonlar testesteron – androstenedion temelde olmak üzere aynı zamanda, dihidrotestesteron, DHEA ve DHEA-S’dir. Bu androjen hormonların fazlalığı ile alakalı geçmişte her zaman overler (yumurtalıklar) suçlansa da polikisitik over sendromlu hastaların %20-30’unda bu androjen fazlalığının sorumlusu ADRENAL BEZLERDİR. Adrenal bezler vücuttaki DHEA- S ‘in tamamını ve DHEA’nın ise %80’ini üretir. Dolaşımdaki testesteronun %25’ini, andrestenedionun ise %50’sini üretir. Bu yüzden adrenal sistem sorunları polikistik over sendromuna neden olmaktadır ve adrenal polikistik over sendromu tanımı yeni yeni bilimsel literatüre girmeye başlamıştır.

    İnsülin direnci overlerin TESTESTERON üretimini arttırırken , HPA (hipotalamıs-pituer-adrenal) aks bozuklukları adrenal sistemden DHEA, DHEA-S ve androstenedion salınımına neden olur. Bu adrenal sistemden salınan hormonlar çevre dokularda testesterona çevrilebilir. Adrenal sistem kaynaklı oluşan bu tablo insülin direncinden ve yumurtalıklardan bağımsız olarak gerçekleşir.
    Ayrıca kronik stress durumuna kortizol salgılanır (kortizon ve progesteron ikisi de pregnenolone dan üretilir). Stres durumunda kortizol çok üretilecek ve progesteron üretimi azalacaktır. Bu da östrojen dominansı dediğimiz östrojen baskınlığına neden olacaktır. Polikistik over sendromunda görülen semptomların büyük bir kısmı da östrojen dominansı kaynaklıdır.

    YUKARIDA BELİRTTİĞİM GİBİ İNSÜLİN DİRENCİ POLİKİSTİK OVER SENDROMUNUN TEK NEDENİ DEĞİL, OLABİLECEK NEDENLERİNDEN SADECE BİRİDİR.

    En sık adet düzensizliği şeklinde kendini gösteren bu sendromda aslında her bir semptom bize bozuk olan sistemler hakkında bilgi verebilir, yönlendirebilir.

    Polikistik over sendromu KARACİĞER-TİROİD-ADRENAL-BAĞIRSAKLAR-OVERLAR-LENFATİK SİSTEM kaynaklı oluşabilecek sorunlar şeklinde hepsini kapsayan bir sendromdur. Birçok kişisinin sandığının aksine sorun overleriniz (yumurtalıklarınız) değildir. Yumurtalıklarınız sistemde bozuk olan hormonlara yanıt olarak değişirler. Ve polikistik over sendromunun asıl altta yatan nedenlerine odaklanmak lazımdır. Bunların en önemlilerinden biri kronik toksisitedir, sedanter yaşam, kronik strestir.

    Nedenleri;

    Kronik Toksisite

    İnsülin Direnci

    Kronik İnflamasyon

    Genetik

    Androjen Fazlalığı

    HPA Aks Bozuklukları

    Kronik Stres

    Bağırsak Florası Sorunları

    Karaciğer Detoksifikasyon Mekanizması Sorunları

    Lenfatik Sistem Sorunları

    Tiroid Metabolizması Sorunları

    Bu sorunların mekanizmalarındaki bozukluklar çoğunlukla domino tasları gibi ilerlerler. Bir sistem bozulduğunda diğer sistemler de etkilenmeye baslar. Bu yüzden bütüncül tıp bakış acısı hastalğı değil hastayı tedavi etmeyi amaçlar.

    Genelde polikistik over sendromu kendini ergenliğe girdiğinde göstermeye ve belli etmeye baslar ama hastada tam bir sendrom oluşması ve bunu farketmesi yılları alabilir.
    Her polikisitk over sendromu hastası bireyseldir. Her birinde çok farklı semptomlar bütünü görülebilir. Oluşabilecek semptomlara bakarsak :

    1-Adet düzensizlikleri -adet görememe ( en sık karşılaşılan )
    2-Akne
    3-Kıllanma ( çene-yüz-vücutta-bacaklarda )
    4-Saç dökülmesi ( erkek tipi )
    5-Acanthosis nigricans = cildin kararması ( özellikle boyun , iç bacak , göğüs altı , parmak aralarında )
    6-Kilo alma
    7-Duygudurum dalgalanmaları
    8-Over kistleri – polikistik over
    9-Adet sancıları
    10-Kronik yorgunluk
    11-Pelvik ağrı
    12-Çok ağrılı adet döngüleri gecirmek

    ***Adet düzensizliklerinde adet günleri arası 35 günden fazla olabilir ya da adet sayısı yılda 12den az olacak sekilde ( ileri derece bazı hastalarda hatta yılda bir iki kez bile) görülebilir.
    ***Adetler oldukça şiddetli ya da kanamaların cok az olduğu adetler olabilir.
    ***Adet döngü süresi açısından 21-35 gün normal olarak algılanır. hatta dünyadaki kadınların sadece %15-20si 28 günde bir adet görmektedir düzenli olarak; geri kalanlar 21-35 günde bir şeklindedir döngüleri. Polikistik over sendromunda adet düzensizliği var diyebilmemiz için 35 günden daha uzun süren döngüler olmalıdır.Ya da adet döndülerinizin dengesinin her aydan her aya farklı olması gereklidir.
    ***Androjen hormon yüksekliğine bağlı olarak görülen semptomlar = akne , kıllanma , erkek tipi saç dökülmeleri vs.
    ***Overlerda kist görününümü polikistik over sendromundaki en önemli bulgulardan biri olsa da her polikistik over tablsou polikistik over sendromu demek değildir. Dünyadaki kadınların %5-15 arası overlerinde polikistik over hakimdir (hiçbir semptom oluşturmaksızın). Aşağıda tanı parametlerienden bahsettiğimizde de göreceksiniz. Polikistik over görünümü asla tek basına tanı koydurmaz.

    Polikistik over sendromu birçok riski de beraberinde getirir. Hastalarda birçok hastalığa yatkınlık olabilir.

    1-Kolesterol ve trigliserit yüksekliği
    2-İnfertilite
    3-Kardiyovasküler hastalık riski
    4-Obezite
    5-Pre diyabet-tip 2 diyabet ( diyabet riski 7 kat artmaktadır )
    6- Hipertansiyon
    7- Uyku apnesi
    8-Endometrial kanser
    9-Meme kanseri
    10-Duygudurum hastalıkları
    11-Depresyon
    12-Estasyonel diyabet –hipertansiyon ( gebelik sırasında )
    13-Düşük riski
    14-Premature doğum riski
    15-Metabolik sendrom
    16-Non alkolik steatohepatitis ( alkolik olmayan karaciğer yağlanması )
    17-Yeme bozuklukları
    18-Anormal uterus kanaması
    19-Kronik baş ağrıları

    Bazı kısımları anlayabilmeniz adına ufak bilgiler;

    Not : Her ay overleriniz sperm tarafından döllenilmek için bir yumurtanızı serbest bırakır. Buna ovulasyon denir. Burada temelde hipofizden salgılanan FSH VE LH hormonları görev alır. Fsh overleri folikülleri geliştirmesi için stimule eder. Bunlar yumurtalarınızdır. Lh ise bu yumurtanın salınmasını uyarır yumurtalıktan uterusa doğru yola çıkar.
    Not : Üreme organlarınız östrojen ve progesteron üretirler temelde ,bunun yanında düşük oranda da androjen hormonlar üretirler.
    Not : Polikist anlamı birden cok kist demektir.
    Not : Yumurtalıklarınızda polikist diye aktarılanlar aslında olgunlasmamıs yumurtalar barındıran birden cok kisttir .Buradaki yumurtalar ovulasyonu tetikleyecek kadar olgunlaşamamışlardır.