Etiket: Pnömoni

  • Çocuklarda viral pnömoni (zatürre)

    Çocukluk yaş grubunda pnömoni önemli bir sağlık sorunudur. Dünya sağlık örgütü verilerine göre 5 yaşındaki küçük çocukların %16’sı pnömoniden kaybedilmektedir. Ülkemizde 5 yaştan küçük çocukların %29 ‘u pnömoni geçirmekte ve vakaların küçümsenmeyecek kısmı maalesef pnömoniden kaybedilmektedir.Son yıllarda viral pnömonilerin çocuklarda sık görüldüğü vurgulanmaktadır.

    Uzun yıllardan beri pnömonide esas nedenin bakteri olduğu kabul edilmiştir. Günümüzde bu bakış açısı değişmiştir.Virüsler eskiden pnömonilerin ancak %10 da neden olduğu kabul edilirken bugün bu oranın %50 civarında olduğu vurgulanmaktadır.

    Viral pnömoniler çocuklarda neden artmaktadır.

    Yeni tanı yöntemlerinin uygulamaya girmesi ile birlikte önceden tanı konulmayan vakalar tanımlanabilir hale mi gelmiştir.

    Yoksa gerçekte viral pnömonilerde artış mı söz konusudur? Bu sorunun yanıtını vermek zordur.

    Yeni tanı yönetmelerinin uygulamaya getirdiği kolaylık inkar edilemez.

    Diğer taraftan günümüzde bakteriyel enfeksiyonların önemini kaybettiği viral enfeksiyonların daha sık görüldüğü aşikardır.

    Çocukluk döneminde aşı uygulamaları ile birlikte bir çok bakteriyel enfeksiyona karşı korunma mümkün olmaktadır. Pnömokok ,boğmaca ,hemofiluz influenza aşılarının rutin aşılama programına girmesi ile birlikte bakteriyel pnömoni vakaları azalmıştır. Buna karşın viral pnömonilerin çocuklarda ciddi tablolara yol açtığı görülmektedir.

    Çocukluk dönemi bakteriyel pnömonilerindeki bu tablonun aksine erişkin pnömonisinde bakteriler halen önemini korumaktadır.

    Vakalarının 1/3 ünde ise viral ve bakteriyel pnömoniler birlikte seyreder.

    Viral pnömoniye sık olarak yol açan etkenler:

    İnfluenza (grip) A ve B

    Respiratuvar sinsityal virüs

    Parainfluenza virüsleridir.

    2

    Diğer bazı virüslerde pnömoniye yol açmaktadır.

    Adenovirüs

    Metapnömovirüs

    SARS korovirüs

    MERS koronovirüs ciddi tablolara neden olmaktadır.

    Bir çok viral enfeksiyonun seyri esnasında da pnömoni görülebilir. Kızamık ,su çiçeği, çiçek hastalıklarının seyrinde pnömoni gelişebilir.

    Virüsler vücuda damlacık yoluyla girerler. Solunum yolları ve akciğerdeki hücrelerde harabiyete yol açarak oksijenin akciğerden kan dolaşımına karışmasına engel olurlar. İlave olarak virüsler bağışıklık sistemini bozarak bakteriyel enfeksiyona karşı hastaları duyarlı hale getirirler

    Viral pnömonilerde esas belirtiler:

    Ateş

    Burun akıntısı

    Öksürük

    Baş ağrısı

    Kas ağrısıdır.

    Çocuklarda solunum zorluğu , apne nöbetleri, hırıltılı solunum görülebilir.

    Belirtiler pnömoniye neden olan etkene göre değişmektedir.

    Viral pnömonileri bakteriyel pnömoniden ayırt etmek zordur. Salgınlarla seyreden vakalarda viral pnömoni düşünülmelidir. Viral pnömoniler bakteriyel pnömonilere kısayla daha hafif bir seyir gösterirler. Bu vakalarda hırıltılı nefes alma ve üst solunum yolları belirtileri tabloya hakim olup ,ateşte hafif yükseklik saptanır. Beş yaşından küçük çocuklarda belirtiler şiddetli seyreder. Yaş küçüldükçe klinik tablo ciddi bir hal alır.

    Viral pnömoni tanısında :

    Hızlı antijen testi

    Kültür

    Kan testleri

    Radyolojik inceleme yardımcıdır.

    Özellikle son yıllarda uygulamaya giren hızlı antijen testleri erken tedavisinin planlanması açısından önemlidir.

    3

    Pnömonide radyolojik inceleme konusunda birçok araştırma yapılmıştır. Bakteriyel ve viral pnömoni ayırımında radyolojinin yeri tartışmalıdır. Alveolar pnömoni ve lober tutulum bakteriyel pnömonide görülürken intertisiyel infiltrasyon hem bakteriyel hemde viral pnömonide saptanır. Radyoloji her zaman pnömoni tanısında yardımcı olmayabilir. Pnömonilerde başlangıçla akciğer grafisi normal görülürken hastalık düzeldikten sonra akciğer bulgularında değişiklik saptanabilir ki bu durum aktif enfeksiyondan ziyade geçirilmiş enfeksiyonu gösterir.

    Virüsler toplumda şahıstan şahısa bulaşır. Öksürmek , hapşırmak yoluyla virüs hızla yayılır. Enfeksiyondan korunmada damlacık yoluyla bulaşım olduğu göz önüne alınırsa kapalı alan ve kalabalık yaşam koşullarından kaçınmak önemlidir. Sık el yıkama ihmal edilmemelidir.

    Kişisel korunma kadar kitlesel korunmada önemlidir.

    Grip

    Su çiçeği

    Kızamık

    Kızamıkçık aşılarını rutin olarak uygulanmalıdır.

    Antiviral tedavi en kısa zaman da başlanmalıdır.

    İnfluenza da Oseltamivir veya Zanamivir

    Respiratuvar sinsityal virüs Ribavirin

    Varicella zoster virüs Asiklovir tedavisi önerilmektedir.

    Diğer virüs enfeksiyonlarında ise destekleyici tedavi uygulanır.

    Viral pnömonilerde antibiotik uygulanmasının yeri yoktur.

    Her yıl 200 milyon insanın viral pnömoni geçirdiği ve vakaların yarısının çocuklar olduğu unutulmamalıdır.

    Prof.Dr.Nuran Gürses

    Çocuk ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

  • Yenidoğan pnömonisi yenidoğanın alt solunum yolu enfeksiyonu

    Yenidoğan pnömonisi yenidoğanın alt solunum yolu enfeksiyonu

    Yenidoğan enfeksiyonlarının önemli bir nedeni olan pnömoni,özellikle gelişmekte olan ülkelerde ciddi kayıplara yol açabilmektedir.

    Yenidoğan pnömonisi akciğer dokusunun iltahaplanması olarak tanımlanabilir. Başlangıç bazen doğumu takip eden saatler içinde ortaya çıkar ki bu vakalar bebekteki sepsisin bir kompenenti olarak gelişebilir.İlk 48 saatte ortaya çıkan bu vakalar erken başlangıçlı pnömoniler olarak tanımlanmaktadırlar.Geç başlangıçlı pnömonide tablo başlangıçta belirgin olmayıp ilk 7 ile 14 gün içinde gelişebilir.Genellikle bu bebekler yoğun bakım ünitelerinde takip edilen ve uzun süreli endotrakeal entübasyon uygulanan yenidoğanlardır. Enfeksiyon plasenta yolu ile bulaşabildiği gibi enfekte amnion sıvısı da bulaşıma neden olabilir.Doğum eylemi sırasında annenin doğum kanalında bulunan mikroorganizmalarda pnömoniye yol açabilir.Unutulmaması gereken önemli bir nokta,amniotik sıvı ve vaginal salgıları soluyan her bebekte pnömoninin gelişmediğidir.

    Transplasental geçen enfeksiyonlarda etkenler genellikle virusler iken,doğum eylemi sırasında enfekte olan bebekler annenin vajinal florasında bulunan gram negatif bakteriler,gram pozitif bakteri ve mantarlar ile enfekte olurlar.

    Viral ve bakteriyel ajanların neden olduğu klinik tablo bronkopnömoni özelliği gösterir.Viral pnömoniler sporadik olabildiği gibi hastane kaynaklı olabilir.RSV (respiratuvar sinsitiyal virus) bebeklerdeki en önemli viral pnömoni nedenleridir.Parainfluenza ve adenoviruslarda,RSV virusları gibi pnömoni ve bronşiolite neden olurlar.Özellikle prematüre ve doğumsal kalp hastalığı olan bebeklerde klinik tablo ağır seyretmektedir.

    Yenidoğan dönemindeki pnömoninin klinik bulguları başlangıçta belirgin değildir.

    -Isı değişikliği(hipotermi veya ateş)

    -Beslenme güçlüğü

    -Sarılık

    -Siyanoz

    -Öksürük

    -Burun kanatlarının solunuma iştiraki

    -Göğüste çekilmeler izlenir.

    -Solunumun sık ve zorlu oluşu görülür.

    -Solunum sayısı artmıştır.

    -Solunum sayısının 1 dakikada 60 ve/veya üstünde olduğu gözlenir.

    Bu bebeklerde solunum sayısının takibi son derecede önemlidir.Hastalığın şiddetini belirlemede kriter olarak kullanılmaktadır.

    Muayenede akciğer bulgularını titizlikle değerlendirmek gerekir. Akciğer seslerinde azalma, hışıltı ve raller saptanabilir.

    Akciğer grafisi her vakada mutlaka incelenmelidir.Kan örnekleri alınmalı ve trakeal aspirat kültürleri yapılmalıdır.

    Tedavi etkene göre planlanmalı, antibiotik veya antiviral tedavi uygulanmalıdır. Antibiotik tedavisi kombine antibiotik tedavisi olarak başlanmalı ve hastanın kliniğine göre tedavi planlanması yapılmalıdır.Bebeklerin sıvı ve elektrolit dengesi yakından takip edilmelidir.Destekleyici tedavi titizlikle uygulanmalıdır.

    YENİDOĞAN PNÖMONİLERİ AĞIR SEYRETMEKTE VE CİDDİ KAYIPLARA NEDEN OLMAKTADIR.

    Korunmada; Anne adaylarının yakından takibi son derecede önemlidir. Daha önceki doğumlarda enfeksiyon ve prematüre bebek öyküsü olan annelerin enfeksiyon yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.Korunmada erken membran rüptürü tedavisi önemlidir.

    Hastane kaynaklı pnömonilerin önlenmesinde ise hastane enfeksiyonlarının kontrolü son derece önem taşımaktadır. Özellikle preterm doğan bebeklerde anneden yeteri kadar koruyucu antikor geçmemiş olması ve yenidoğanın bağışıklık sisteminin az çalışması yenidoğan pnömonisinin ağır seyretmesine yol açmaktadır.Anne sütü ile beslenme vurgulanmalıdır.Bilindiği gibi annenin geçirdiği enfeksiyonlar koruyucu düzeyde antikor oluşturmaktadır.Anne sütü ile bebeğin beslenmesi ile bu antikorlar bebeği hastalıklardan koruyabilmektedir.

    Önemle üzerinde durulan bir noktada anne adaylarını gebelik öncesi bağışıklayarak yenidoğan enfeksiyonlarının kontrol altına alınmasıdır.Bu konuda yoğun bir şekilde yapılan çalışmalar yenidoğan enfeksiyonlarından korunmanın mümkün olabileceğine işaret etmektedir.

  • Çocuklarda alt solunum yolu enfeksiyonları, çocuklarda pnömoni (zatürre)

    Çocuklarda alt solunum yolu enfeksiyonları, çocuklarda pnömoni (zatürre)

    Tüm dünyada olduğu gibi, çocuk hastalıkları ülkemizdeki en önemli sağlık sorunlarından biridir.Alt solunum yolu enfeksiyonları her yaş grubunda görülürse de , çocuklarda hem sık görülmekte, hemde ağır seyretmesi bakımından önemlidir.

    Dünya sağlık teşkilatı verilerine göre her yıl 5 yaşın altında 2-5 milyon çocuk alt solunum yolu enfeksiyonları nedeni ile kaybedilmektedir.Gelişmekte olan diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye de alt solunum yolu enfeksiyonları çocukluk dönemi enfeksiyon hastalıklarının başında yer almaktadır.

    Alt solunum yolu enfeksiyonları , pnömoni,bronşit,bronşiolit veya her üçte birinin kombinasyonunu içermekte,birbirinin yerine kullanılabilmektedir.

    Enfeksiyon damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Yaşamın ilk 5 yılında sık rastlanılan bu enfeksiyon,bu yaş gurubunda erkek çocuklarda daha sık görülmektedir.Düşük doğum ağırlığı,prematürelik, anne sütü ile beslenememe,kalabalık yaşam koşulları , sigara içimi,beslenmenin yetersiz olması,kış mevsimi, yetersiz aşılama,altta yatan bir hastalığın olması başlıca risk faktörlerini oluşturmaktadır

    Çocuklarda pnömoni nedenleri yaş gruplarına göre değişmektedir.4 ay – 5 yaş arasındaki çocuklarda viral etkenler en sık pnömoni nedeni olurken, 5 yaş ve üzerindeki çocuklarda pnömokok,mikoplazma ve tüberküloz en sık rastlanılan nedenlerdir. (TABLO 1 )

    TABLO 1. ÇOCUKLARDA PNÖMONİ NEDENLERİ

    Doğum -3 hafta Grup B beta hemolitik streptokok
    Koliform
    Listeria monositogez
    S.pnemonia.

    3hafta- 4 ay Clamydia trochomatis
    Respiratuvar sinsityal virüs
    Parainfluenza, S.aereus
    S.pneumoni.

    4 ay – 5 yaş Respiratuvar sinsityal virüs
    Parainfluenza, Adenovirüs
    İnfluenza A ve B
    S.pneumoni , S.aereus

    5yaş – 15 yaş Mycoplasma pneumoni
    S.pneumoni
    H.influenza
    Mycobakterium tuberculosis

    -Doğum – 3 ay arasındaki bebeklerde viral nedenler nadirdir.

    -4 ay – 5 yaş Mycoplasma pneumoni nadiren pnömoniye yol açar.

    -İki yaşın altındaki viral etkenler önemlidir.

    -Vakaların % 30’unda bakteri + viral pnömoni birlikte olabilir.

    Pnömoni’ye özgü bir belirti veya bulgu yoktur.

    -Ateş

    -Öksürük

    -Hızlı solunumu olan çocuklarda pnömoni düşünülmelidir.

    Büyük çocuk ve adölesanda ateş,baş ağrısı, öksürük,solunum sıkıntısı,karın ağrısı ve kusma görülebilir.Yaş küçüldükçe semptomlar genel enfeksiyonun bulgularını gösterir.Daha sonra hastalık için tipik olan bulgular ortaya çıkmaktadır.

    Öksürük, solunum güçlüğü, solunum sayısının yüksekliği ve kaburgalar arası, altı ve göğüs kemiği üstü çekilmeler pnömoniye özgü belirtilerdir.İlerleyen vakalarda zorlu solunum ve siyanoz ortaya çıkmaktadır.

    Solunum yolu enfeksiyonları bakımından en önemli sorun etkenin saptanmasındaki güçlüklerdir.Bugün birçok çocuk solunum yolu enfeksiyonlarından kaybedilmekte ve çoğunda etken saptanamamaktadır.

    Hastalığın tanısını koyduracak kesin bir tanı yöntemi yoktur.

    Tam kan sayımı, Akut faz reaktanları,kültür,balgam incelenmesi,serolojik ve radyolojik incelemeleri sıklıkla yararlanılan tanı yöntemleridir.

    Lökosit sayısının artması, sedimentasyon, CRP gibi akut faz reaktanlarının yüksekliği bakteriyel pnömoniyi destekler.Akciğer grafisi viral ve bakteriyel pnömoni ayrımını kesin olarak yapamazsa da ampiyem , lober pnömoni,akciğer apsesi tanımlandığında, klinik tablo bakteriyel pnömoni lehine kabul edilmelidir.

    Viral pnömoni düşünülüyorsa, antibiyotik tedavisinin yeri yoktur.Ancak hekim pnömoni tanısına karar verirken çok titiz davranmalı ve hastayı yakından takip edebilmelidir.Viral-bakteriyel pnömoninin birlikte düşünüldüğü vakalarda ampirik antibiyotik tedavisine başlanmalıdır.

    Korunmada aşılar önemlidir.

    -Kızamık

    -H.Influenza tip B

    -Influenza aşıları planlanmalıdır.

    -RSv aşısı ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır.

    RSV enfeksiyonuna yakalanma riski olan çocuklara korunmada monoklonal antikor içeren preparatlar önerilmektedir.Bu enfeksiyona yakalanma riski yüksek olan

    -prematüre bebekler

    -kronik akciğer hastalığı olan çocuklar

    -doğumsal kalp problemi olan çocuklara

    kış aylarında (kasım-mart) toplam 5 kez uygulanması önemle vurgulanmaktadır.

    Çocukluk çağındaki pnömoniler günümüzde önemli bir sağlık sorunudur.Erken tanı ve tedavinin planlanması son derece önemlidir.

    -ÖKSÜRÜK ANTİBİYOTİK KULLANMA ENDİKASYONU DEĞİLDİR.

    -ÖKSÜREN VE SOLUNUM SAYISI HIZLI OLAN BİR ÇOCUĞA AİLE TARAFINDAN GELİŞİ GÜZEL ANTİBİYOTİK VERİLMEMELİDİR.

    -ANTİBİYOTİK TEDAVİSİ HEKİM DENETİMİNDE OLMADAN BAŞLANMAMALIDIR.

    -ANTİBİYOTİKLERİN YAYGIN KULLANIMLARININ YOL AÇTIĞI DİĞER BİR SORUN DİRENÇLİ SUŞLARIN GELİŞMESİDİR.

    -UNUTULMAMALIDIR Kİ HER 7 SANİYEDE BİR ÇOCUK PNÖMONİDEN KAYBEDİLMEKTEDİR.

  • Pnömoni ( zatürre )

    Akciğer dokusunda enfeksiyöz ve nonenfeksiyöz etkenlerin oluşturduğu bir klinik tablodur.Organizmanın oluşturduğu piyogenik reaksiyon sonucu alveolar mesafede hücre reaksiyonu oluşur.

    Sitokin salınımı, nötrofil,monosit ve diğer hücrelerin reaksiyona girmesi sonucunda akciğer parankiminde konsolidasyon meydana gelir.Pnömoni akciğerlerin konsolidasyonu sonucu gelişen bir inflamasyondur.Enfeksiyon dışı nedenlere bağlı olarak akciğerde gelişen tabloya ise pnömonitis adı verilmektedir.

    Günümüzde pnömoni tanımında değişiklikler olmuştur.

    Önceleri anatomik lokalizasyonuna göre pnömoniler :

    -Lober

    -Lobüler

    -İnterstisiyel

    olarak 3 başlık altında incelenmekte idi.

    Bugün ise pnömonilerde tedaviyi planlamakta yardımcı olan bir sınıflandırma kullanılmaktadır.Pnömoniler :

    -Toplumsal kökenli pnömoni

    -Hastane kökenli pnömoni

    -Bağışıklık sistemi bozulmuş hastalardaki pnömoni olarak incelenmektedir.