Etiket: Performans

  • Öğrenci Sınav Notları Hangi Gerçeği Anlatıyor?

    Öğrenci Sınav Notları Hangi Gerçeği Anlatıyor?

    Öğrenci notları hangi gerçeği anlatıyor? Öğrenciler karnelerini aldılar, Şubat Tatili tam gaz, heyecanla başladı bile. Tüm öğrencilerimizi ve siz değerli anne babalarımızı okulun ilk döneminde gösterilen performans için tebrik ediyorum. Bu makale, çocuğunuzun ikinci dönemde daha yüksek akademik ve sosyal performans yakalaması için ipuçları içermektedir.

    Eğer ki anne ve baba olarak, okul sürecince çocuğumuzun yanında olup, onunla ilgilenip, ders çalışma ve sınav dönemlerine hazırlık konusunda evladımıza destek olup, yol gösterip, onunla ilgilenip ve ortaya koyduğu ders çalışma performansının her sınava nasıl yansıdığı hakkında doğru takipleri yaptığımızda, karne denilen raporlama bilgisi sadece bir teferruattır. Evladıyla yakın iletişimde olmayan, evladının akademik ve bireysel ders performansı hakkında bilgi ve yorumu olmayan anne ve babalar için karnedeki notlar belki şaşkınlık yaratabilir, lakin “Karne” denilen raporlama, bir sürecin sonucudur, süreci anne ve baba eğer uygun yönetmedi ise, ders notları bazen şaşkınlıklar yaratabilir.

    Karne, bir sürecin sonuç raporlamasıdır.

    Akademik öğretim döneminin yaklaşık 5 ay süren ilk bölümü tamamlandığında öğrencilerimize Şubat Tatili ile birlikte karneleri sunuldu ve bu karneler ile aslında öğrencilerin şu konulardaki yetkinlikleri yaş grubuna göre değerlendirildi:

    • Öğrencinin ders dinleme uyumu nasıl?

    • Dikkatini odaklaması düzeyi nasıl?

    • Sınıf ortamı uyumu ve arkadaşlık ilişkileri nasıl?

    • Doğru ders çalışma alışkanlık ve disiplin kazanımı yaş grubuna göre uygun mu?

    • Sınav performansı nasıl, kaygı ve stres yönetimi nasıl?

    • Öğrencinin özgüven düzeyi nasıl?

    • Dijital teknoloji bağımlılık düzeyi nasıl?

    • Düşünme;Planlama;Analiz yetenekleri ne düzeyde?

    • Öğrencinin yaş grubu ile uyumlu Biyo-Psiko-Sosyal gelişimi nasıl?

    • Öncelikleri sıralama ve yönetme becerisi hangi düzeyde?

    Öğrencinin ders çalışma disiplini, evde geçirdiği zamanı nasıl değerlendirdiği, arkadaş ilişkileri ve dijital teknoloji bağımlılık düzeyi dahil olmak üzere birçok faktör akademik okul başarısını etkilemektedir. Yukarıda belirtmiş olduğum 10 madde içinde eğer öğrenci yaş grubu ile uyumlu bir çizgide olmalıdır. İşte o zaman öğrenci, akademik ve sosyal gelişim konusunda gösterdiği emeğin karşılığını rahatlıkla alıyor olacaktır. Lakin stres, özgüven, dikkat yönetimi gibi konularda sorun yaşayan öğrenciler, akademik ve sosyal alanlarda sahip oldukları potansiyeli yansıtırken zorlanırlar.

    Karnedeki ders notları için anne ve baba olarak öncelikle şunu değerlendirmenizi öneririm: o dersten alınmış olunan not, evladınızın bilgi düzeyini ve o ders için ayırmış olduğu çalışma zamanını yansıtıyor mu? Öyle ya, Matematik dersinden 45 alınmış olunabilir, lakin acaba öğrenci o ders için gerekli ders çalışma performansını gerektiği oranda gerçekleştirdi mi? Bu sorunun yanıtına göre izlenecek yol haritaları birbirinden farklı olacaktır.

    Anne ve baba olarak bizler, çocuklarımızı sınırsızca kucaklamalıyız.

    Çocuğumuzun sahip olduğu akademik ve sosyal potansiyelleri ister kocaman olsun, ister daha az olsun hiç fark etmez! Anne ve babasının her zaman, her koşulda ve her durumda yanında olduğunu çocuğun bilmesi çok önemli ve gereklidir. Bununla birlikte, anne baba olarak bir diğer sorumluluğumuz ise eğer evladımız sahip olduğu potansiyeli başarılı şekilde okulda ve derslerde yansıtamıyor, gösteremiyor ise, bu durumu doğru tespit edip, nedenleri ve çözümleri için devreye girilmesi gereklidir.

    Bazı durumlarda öğrencide ders disiplin alışkanlığı yeterli oranda gelişmemiştir ve bu durum öğrencinin aslında sahip olduğu yüksek potansiyeli sınavlarda yansıtmasına engel olur. Bazen de öğrenci çalışır, çaba gösterir, lakin ders ve sınavlarda dikkatini doğru yönetemediği için dikkate bağlı işlem hataları ve sorularda eksik ya da yanlış okumaya bağlı hatalar yapabilir, cevaplarda kaydırmalar olabilir.

    İşte böylesi dikkat yönetimi ve ders disiplin sorununa bağlı olarak Akademik Öğrenim Süreci yeterli verimde kullanılamaz. İşte böyle anlarda anne ve baba öğrenim yılı içerisinde durumu fark ettiği anda uzman desteği alınması değerli fayda sağlayacaktır.

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    Hayatımızın birçok alanlarında sınavlara tabi tutulmaktadır. Bu sınavlar yaşantımız boyunca önem taşında da var önem taşımayan da. Gel gelelim sınava girecek öğrenciler için farklı boyutlara ulaşabiliyor. Kimileri normal kaygı yaşarken kimileri ise beklendiği performansı gösteremediği için sınavdan farklı sonuçlar alabiliyor. İlk önce kaygının ne demek olduğunu ve sınav kaygısının neler olduğuyla alakalı birkaç detay paylaşmak isterim.

    Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık durumudur.

    Dünyaya geldiğimiz anda bir öğrenme süreci içine gireriz ve bu süreç yaşamımızın sonuna dek devam eder. Öğrenme, kişinin yaşamını sürdürebilmesi ve süregelen yaşamdan doyum alması için gerekli tüm bilgi, eylem ve becerilerin kazanılması sürecidir. Öğrenilenler, kişinin birikimini (potansiyelini) oluştururken, öğrenilenlerin belli bir amaca yönelik kullanılması da performansı ortaya koyar. Başka bir deyişle performans, kişinin akıl, duygu ve davranış düzeyinde daha önceden kazanmış olduklarının, belli bir durum ve belli bir zaman kesitinde, eylemsel olarak ortaya konulan şeklidir. İnsanın performansının en iyi olduğu durum, onun o alanda var olan potansiyelinin tümünü eyleme dönüştürebildiği durumdur. Ancak çeşitli iç ve dış etkenler nedeniyle gerçek potansiyelin performansa dönüşmesi zaman zaman güçleşir. Bu etkenlerden biri yüksek kaygıdır.

    Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı denir. Sınav kaygısını iki boyutta ele alabiliriz. Bunlar endişe ve yoğun duygulanım. Endişe performansa yönelik zihinsel bir süreçtir. Sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentilerden oluşur. Yoğun Duygulanım kaygının yarattığı fizyolojik uyarım sonucu bedenden gelen ve bedenin olağan işleyiş dengesi dışına çıktığı mesajını veren sinyallerdir.

    Sınav kaygısı yaşayan kişilerin, kaygının endişe ve duygulanım boyutlarını nasıl dile getirdiklerini gösteren cümleleri de sizinle paylaşmak isterim.Bu sınavda başarılı olamayacağım.” “Bu sınav sonunda her şey berbat olacak.” “Sınıftaki herkes benden daha zeki.“Bu sınavda başarısız olursam not durumumu bir daha asla düzeltemem.” Yoğun duygulanım cümleleri ise, “Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor.” “O kadar gerginim ki midem altüst olmuş durumda.” “Çok perişan bir durumdayım.” “Bu sınava gireceğim için paniğe kapıldım, elim ayağım birbirine dolaşıyor.” “Hiçbir şey bilmiyorum ve hatırlamıyorum.” “Gözüm kararıyor, midem bulanıyor, soğuk soğuk terliyorum.”

    Kişinin sınav kaygısı yaşadığı nasıl anlaşılır?

    Öğrencinin başarısında belirgin bir düşüş gözlenir. Ders çalışmayı erteleme, sınav ve hazırlığı hakkında konuşmayı reddetme vardır. Soru sorulmasından rahatsız olurlar. Dikkat dağınıklığı, odaklanamama, Fiziksel yakınmalarda dikkat çeken bir artış (karın ağrısı, mide bulantısı, terleme, uyku düzensizliği, iştahsızlık ya da tersine aşırı yeme, genel mutsuz bir ruh hali vb.), çok çalışılmasına karşın performans düşüklüğü kaygının varlığını gösterir.

    Sınav kaygısı yaşayan çocuklarda etkileri nasıldır?

    Öğrenilenleri aktaramama, okuduğunu anlamama, düşünceleri organize etmede zorluk, dikkatte azalma, sınavın içeriğine değil kendisine odaklanma, zihinsel becerilerde zayıflama, enerji azlığı, fiziksel rahatsızlıklar sınav kaygısının başlıca etkileridir. Sınav kaygısı gerçek dışı beklenti ve yorumlar içerdiğinden yanıltıcıdır. Öğrenciyi farkında olmadan kendi davranışını denetleyemez hale getirir.

  • Sosyal Fobi

    Sosyal Fobi

    1) Sosyal Fobi nedir?

    Sosyal fobi bir kaygı bozukluğudur. Kişinin dikkat odağı olmaya ve diğer bir kişi veya kişiler tarafından değersiz sayılmaya karşı olan abartılmış korkusuyla ilgilidir. bu kişiler yoğun olarak performans kaygısı yaşamaktadırlar ve bu kaygıyı her performans sergileyeceği zaman yoğun bir biçimde yaşarsa kişide sosyal fobi var diyebiliriz.

    2) Sosyal fobinin alt tipleri nelerdir?

    • Sosyal etkileşim: Buluşma, konuşmaya katılma, biriyle çıkma, fikrini söyleme, haklarını savunma.
    • Performans: Topluluğa karşı konuşma, spor yapma, müzik aleti çalma, dans etme gibi..
    • Gözlenme: Sokakta yürüme, otobüse binme , odaya sonradan girme, açık tuvaleti kullanma, biriyle yemek yeme.

    3) Sosyal fobinin görülme sıklıkları nasıldır?

    • Kadınlarda daha sık görülmektedir fakat klinik başvurularda erkekler daha fazla.
    • Başlama yaşı 13-20 yaş arasındadır.

    4) En sık karşılaşılan belirtileri nelerdir?

    Kızarma ve kaslarda titreme. Çarpıntı, terleme, mide rahatsızlıkları, boğazda kurma, sıcaklık ateş basması, üşüme gibi..

    5) Sosyal fobinin panik ataktan farkı nedir?

    Sosyal fobide değerlendirme ve performans kaygısına bağlı oluşan bir kaygıya bağlı olan davranışsal durumlar oluşmaktadır. mesela kişi sunumda söyleyeceklerimi unutursam rezilolurum inancına bağlı olarak yoğun şekilde yaşadığı kaygı yüzünden çarpıntı hissetmektedir. fakat panik atakta bedensel duyumları abartarak yaşanılan korku vardır. örneğin kalbim çok hızlı atıyor, kalp krizi geçireceğim gibi..

    6) Sosyal fobide en çok yakınılan belirtiler nelerdir?

    Kişinin en rahatsız olduğu belirtiler, kızarma, ağızda kuruluk, kekeleme,ses titremesi

    7) Sosyal fobide temel örüntüler nelerdir?

    • Olayları kendine odaklama:
    • Yoğun biçimde kendine odaklanır.
    • Kaygılı bekleyiş
    • Kaçınma ve kaçma
    • İşlevselliğin kesintiye uğraması
    • Beceri eksikliği
    • Olumsuz beklenti: beni reddedecekler , yetersiz bulunucam , garip olduğumu düşünecekler, en basit şeyleri dahi yapamıyorum, yine başarısız olacağım..

    8)Sosyal fobik insanların yaptığı yanlışlar nelerdir?

    Sosyal fobi yaratacağı düşünülen durumlardan kaçındıkça kaygısı azalır,böylece kaçınma davranışı pekişir. Ve kaçınma sayesinde olumsuz sonuçları olabilecek sosyal durumlardan kaçınılmış olur ve böylece koşullanmış olan korkunun sönmesi engellenir. kısır bir döngü oluşur.

    9) Sosyal fobide nasıl bir kısır döngü oluşur?

    Tetikleyici uyaran (sunum yapmak) etkiliyor, otomatik düşünceyi(rezil olacağım), Tehlike algısı büyüyor, anksiyete ve fiziksel belirtiler gözleniyor(yüzünün kızarması, terleme, sesinin titremesi), davranış( kaçınma, sunum yapmama), Geçici rahatlama. ve tekrar tekrar aynı şeyler.

    10) Sosyal fobide kaçınmalar ne şekilde oluyor?

    Az konuşma, göz temasından kaçınma, soru sormaktan kaçınma gibi..

    11) Sosyal fobisi olan kişilerin kaygılarını arttıran inançları nelerdir?

    • Herkesin takdirini kazanmalıyım,
    • Hiçbir zayıflık belirtisi göstermemeliyim
    • Kaygılı olduğumu kimse farketmemeli
    • Zeki ve parlak görülmeliyim.
    • Bunun yanı sıra sosyal fobik kişilerin sahip olduğu bazı temel inançları vardır,
    • Farklıyım(herkesin başına gelmez ama benim gelebilir), sıradışıyım(olumsuz),çekici değilim, rahatsız ediciyim, yetersizim.

    12)Peki bu inançların oluşmasına ne zemin hazırlıyor bunun anne baba tutumlarıyla ilişkisi var mıdır?

    • Anne ve babaların çekingen özellik taşıması
    • Utanç yaratıcı durumlar
    • Suçluluk duygusu doğurmaya yönelik tutumlar
    • Çocuktan gurur duymama
    • Tahammülsüzlük
    • Çocuğu sevmeme
    • Aşırı eleştirme, reddetme, cezalandırıcı tutumlar
    • Uygunsuz bir biçimde diğer çocuklarla kıyaslama

    13) Sosyal fobik bir kişi terapiye başlamak istedi nasıl bir süreç izlenir?

    • Öncelikle bir değerlendirmeye alınır.
    • Sorun alanlarının bilişsel,davranışsal,çevresel,duygusal ve fizyolojik boyutlarını araştırılır.
    • Kaçınma ve güvenlik davranışları bulunur
    • Sosyal ve iş hayatında yaşadığı zararların konuşulması, ek bir psikolojik rahatsızlık durumları tespit edilir.
    • Daha sonra terapinin kısa ve uzun dönemli amaçları saptanır.

    14)Tedavide neler kullanılır?

    • Psikiyatrik ilaçlar
    • Psikoterapi (BDT) , grup terapisi

    15) BDT ile nasıl bir süreç izlenir?

    Kişinin bilişsel çarpıtmalarıyla, davranışlarındaki güvenlik arayışları tespit edilir bunların üzerine yoğunlaşılır.

    16) En çok ne tarz bilişsel çarpıtmalar gözlenir?

    • meli-malı ( iyi performans göstermek zorundayım)
    • Etiketleme ( Eğer bunlar olmazsa yetersiz bir insanım)
    • Felaketleştirme ( Performans esnasında duyacağım rahatsızlık çok kötü olacak)
    • Düşük engelleme eşiği, (Ben böyle bir durumla başedemem, bunu kaldıramam, dayanamam)

    17)Bu bilişsel çarpıtmaları nasıl düzeltilir?

    Davranışsal teknikler ile , maruziyet, hayali maruziyet, davranış deneyleri , video monitarizasyonu ile.

    Örneğin:

    hastanın belirtisi Maruziyet

    Yemek yiyememe Küçük kalabalık restoranda yemesi zor bişi yemek spagetteti veya hamburger gibi

    15-20 dk dan kısa olmayacak şekilde. çünkü fizyolojik belirtilerin başlamasını beklenir veya sunum yapmaktan korkan birine, sunum ortamı hazırlayıp , bir performans sergilemesini isteyip, videoya alınabilir. Kişiden sunumdan önce kendini değerlendirmesini istenir.

    18) Peki bu video monitorizasyonun amacı nedir?

    Bazı inançları test etmek

    19) Kişiden bu uygulamayla neyi öğrenmesi beklenir?

    • Kendi felaketleştirme eğilimini
    • Performansını olduğundan kötü algıladığını
    • Seyirci tarafından zannettiğinden daha iyi değerlendirildiğini görmesini sağlar

    20) Diğer bir terapi çeşiti olan grup terapisi sosyal fobi için ne işe yaramaktadır?

    • Kişilerin gözlemsel öğrenmesini sağlar
    • Doğal bir maruziyet sağlıyor
    • Diğerlerine yardım ederek öğrenme
    • Aynı sorunu paylaşanları görüp olumlu etki
    • Diğerlerinin başarılarıyla cesaretlenme
  • Özel Öğrenme Güçlüğü, Disleksi

    Özel Öğrenme Güçlüğü, Disleksi

    Özel Öğrenme Güçlüğü, Disleksi

    Özel öğrenme güçlüğü, Disleksi: herhangi bir çocuğu zekasının normalin üstün de ya da normal olmasına rağmen okuma, yazma , konuşma, dinleme ve matematik alanlarının en az birinde beklenenden düşük performans göstermesidir. Düşük zeka seviyesine sahip kişilerdeki performans düşüklüğü bu gruba girmez. Çünkü bura toplam başarıda bir düşüş vardır. Ayrıca çocuğun bu tanıyı alabilmesi için yaşına uygun eğitim almış olması gerekir. Yani akranlarının rahatlıkla gerçekleştirebildiği bir performansı kendisini yapamamasıdır.

    Özel öğrenme güçlüğü, Disleksi

    Özel öğrenme güçlüğü, Disleksi çeşitleri nelerdir?

    • Okuma Güçlüğü: diğer çocuklar gibi düzgün akıcı, anlaşılır okuyamazlar. Takılırlar,harf atlarlar, harflerin yerlerini değiştirirler, hızlı, akıcı okuyamazlar, hecelerler, ses uyumunda bozukluklar ortaya çıkar.
    • Yazma Güçlüğü.: okuma alanında ortaya çıkan sorunlar yazma alanında da kendisini gösterir. Yazıları yazım hatalarıyla doludur. Harfleri yanlış yazma, ters yazma, rakamları ters yazma, okunaksız yazma, kelimeler arasında boşluk bırakmama, kelimeyi bütün halinde değilde hecelere bölerek yazma, birbirlerine benzeyen harfleri karıştırma m-n,ı-i,d-t,b-m gibi harfleri birbirlerin yerine kullanma çok sık olarak gözlenen yazım yanlışlarıdır.
    • Aritmetik Bozukluğu: matematik alanında yaşanan güçlüktür. Matematikle ilgili kavramları anlamada zorluktur. Terimler, semboller zor anlaşılır. Bunlar kullanılırken hatalar yapılır. Matematik ile ilgili hesaplamalar yaparken sık hata yapılır.
    • Öğrenme Bozukluğu: zekasına ve yaşına uygun olarak kolay öğrenemez ya da öğrendikleri kalıcı olamaz.
    • Anlama Yetersizliği:

    Özel öğrenme güçlüğü, Disleksi çeşitleri nasıl oluşur, nasıl fark edilir?

    Genetik faktörler, norolojik faktörler, beyin hasarları bu bozukluğa yol açabilir.

    Gelişim geriliği gösterirler. Motor devinimsel hareketlerde gecikme vardır. Konuşma gelişimi yavaş ya da geridir. Sözcük ve cümleleri doğru kullanamazlar. Kelime dağarcığı sınırlıdır. Ayakkabılarını ters giyme, ayakkabılarını bağlamada zorluklar sık görülür. Soyut kavramları öğrenmede sorun yaşarlar. Renkleri zor öğrenmek gibi. Yön tayini sorunu vardır. Sağ ve sollarını sık karıştırırlar. Zık kavramlar karıştırılır.

    Okul hayatlarında başarıları düşüktür. Özellikle yazılı performansları sözel performanslarına göre daha düşüktür.

    Nasıl Tedavi Edilmelidir?

    Özel öğrenme güçlüğü, Disleksi, bir çok çocukta tek başına görülmez. Ek bazı problemler de görülür. İşitsel ve görsel dikkat eksikliği, hiperaktivite gibi bozukluklarla birlikte görülme sıkılığı çok yüksektir.

    Ancak temel destek özel eğitimdir. Bu çocukların eksikliklerinin iyi belirlenip, eksik alana yönelik eğitim planlaması gerekir. eksikliklerin yanında güçlü performans gösterdikleri ya da gösterebilecekleri alanlar belirlenmeli , bu alanlar vurgulanmalı ve teşvik edilmelidir.Özel eğitimsüreci de kolay değildir.motivasyon en önemli unsurların başında gelmektedir. Bu öğrenciler de değişimin kalıcı olması hemen olmamaktadır. Sabırla uzun süre çalışmak gerekir. Başarı adım adım çalışarak zamanla gelmektedir. Bunun için psikiyatrist, psikolog,öğrenci,özel eğitim öğretmeni, ailenin sabırlı işbirliği gerekir.