Etiket: Orgazm

  • ORGAZM SORUNLARI

    ORGAZM SORUNLARI

    Hiç orgazm olamama ya da zaman zaman olma veya mastürbasyon ile orgazm olabiliyorken cinsel ilişki ile olamama şeklinde tanımlanabilir. Cinsel ilişkiyi sekteye uğratacak bir sorun olmasa da orgazm olma problemi yaşanabilir. Fiziksel bir sorun olmamasına rağmen orgazm olamama durumu; bu durumun arkasındaki sebebin çözümlenmesini gerektirir. Orgazm sorununun sebepleri nelerdir;

    Alelacele yapılmış bir ön sevişme, erken boşalma sorunu, aldatma sonucu hissedilen öfke, ilişkinin bozulması, ilgi ve sevgi kaybı, kayıp ve depresyon, bazı fiziksel hastalıklar ( şeker hastalığı, nörolojik bozukluklar) çocukluk çağı sorunları, ergenlik dönemi problemleri, cinsel kimlik çatışmaları, aşırı dinsel inançlar, cinsel taciz, tecavüz, partnere güvenmeme, gebe kalma korkusu gibi sebepler orgazm olamama sorununa neden olabilir.

    Tedavi;

    Değerlendirme Aşaması; (3 seans) : Çifte özel bir tedavi programı için ihtiyaç duyulan tüm bilgiler alınır. Çocukluk hikayeleri ve evlilik hikayeleri dinlenir, cinsel öykü formu uygulanır. Sorunun kaynağı tespit edilir ve çifte özel tedavi programı hazırlanır. Kontrat yapılır.

    İlişkisel Aşama: İlişki problemleri orgazm sorununa sebep oluyorsa ilişkideki bu problemler tespit edilir. İletişim becerileri geliştirilir. Eşler problemlerini birlikte çözerler.

    Bilişsel Aşama: Cinsellikle ilgili doğru bilinen yanlışlar düzeltilir.

    Duygusal Aşama: Eşler arası roller ve sorumluluk dağılımı incelenir. Aşırı çocuk ve aşırı ebeveyn tutumları dengelenir.

    Davranışsal Aşama: Yeni deneyimler için öğrenilen her şey davranışa dönüştürülür.

    Değerlendirme aşaması 3 seans, diğer aşamalar 9 seans olmak üzere ortalama 12 seansta orgazm olamama sorunu çözülebilir. Bu program çifte özeldir, her bir aşamanın seans sayısı çiftin problemine göre değişir.

  • KADINDA ORGAZM

    KADINDA ORGAZM

    Kadınlar ve erkekler cinselliği farklı yaşamaktadırlar. Öncelikle kadınlarda cinsel uyarılma erkeklerden daha yavaş olur. Erkekte uyarılma daha hızlıdır. Kadın sevişme sırasında tüm vücuduna yönelik okşamaları ister. Sevişme ilerledikçe ise, cinsel bölgelerin okşanmasını, orgazma yaklaşıldığı anlarda da cinsel bölgelerdeki okşamaların uzamasına izin verir.

    Erkekte ise bu olay kadının tam tersi olarak sevişmenin başlangıcında bile cinsel bölgelerin okşanmasını ve uyarılmasını ister. Kadının erkeğin omzunu, belini veya sırtını okşaması erkeğin uyarılması için yeterli değildir. Erkek, sevişmeye direkt cinsel bölgelerin okşanması ile başlamasını ve bu bölgelerde devam edilmesini arzu eder. Kadın erkeği de kendisi gibi düşünerek, onun zevk aldığı bölgeleri değil, kendi zevk aldığı bölgeleri okşayacaktır. Erkek de kadını kendi gibi düşündüğü için onu, kendi hoşlandığı ve uyarıldığı şekilde uyaracaktır. İlişkide her iki cins de, kendi hissettiği durumu karşısındakine yansıtarak hareket edecek ve karşısındakinin bundan çok hoşlanacağını düşünmektedir.

    Yukarıda bahsedilen bu farklılığı her iki cins de biliyorsa, farklılığı ilişkilerine uygulayacaklar ve ilişkide doyum kalitesi de artacaktır.

    Genellikle kadın cinsel isteklerini belli etmekten kaçınır. Örneğin, bu isteğin eşinden gelmesini bekler. Çok rahat iletişim kuran kadınlar bile ilişki isteğinin eşlerinden gelmesini beklemek durumunda kaldıklarını belirtmektedirler. Kadınlar bu durumu şöyle açıklamaktadır: “Eşim her durumda beni yanlış anlayabiliyor. Okuyarak öğrendiğim şeyleri yaptığımda sen bunları daha önceki deneyimlerinden mi öğrendin şeklinde yersiz kıskançlıklar yapar. Hiçbir şey bilmiyormuş gibi tepkisiz kalırsam, sen de hiçbir şeyden anlamıyorsun diye eleştirir.”

    Çeşitli çalışmalarda kadınlar, cinsel ilişkide ön sevişmenin uzun olmasını ve sevişme esnasında daha çok güzel sözler duymak istediklerini belirtmişlerdir.

    Cinsellik üzerine yapılan çalışmalar kadınlarda ön sevişmenin uzun tutulmasını önermektedir. Cinselliği kaliteli hale getirmek ve zevk süresini uzatmak her iki cins için de önemlidir.

    Ön sevişmede aşk oyunlarına ve dokunmaya önem verilmelidir. Kadın cinselliğinde özellikle orgazm sonrasında da bir farklılık gözlenmektedir. Kadın orgazma ulaştıktan sonra, cinsel duyarlılığı orgazmdan sonra bir süre daha devam eder. Erkek orgazma ulaştığı andan itibaren cinsel uyarılması son bulur. Erkeğin artık duyarlılığı biter ve çoğunlukla çok coşkulu bir orgazmdan hemen sonra bile uyuyabilir.

    Pek çok kadın bu durumdan şikâyetlerini “eşim orgazm olduktan sonra hemen arkasını döndü ve uyudu” biçiminde dile getirerek bu durumdan dolayı eşlerine kızdıklarını ve kırıldıklarını belirtmektedirler. Bu durum, orgazm sonrası cinsel duyarlılığı halen devam etmekte olan kadın için kabullenilir ve anlaşılır bir durum değildir. Kadın bu kadar zevkli, muazzam bir cinsel ilişkiden sonra bir süre daha erkekle konuşmak, sohbet etmek veya erkeğinin kendisine sarılmasını, dokunmasını, kendisini okşamasını ve güzel sözlerle ilişkiden çok zevk aldığını söylemesini bekler.

    Bu konuda hem erkek hem de kadın, bu cinsel farklılığın yaratılıştan geldiğini bilseler, birbirlerine kırılmazlar. Kadın erkeğin bu davranışının kendisine karşı yapılmış bir saygısızlık olmadığını ve orgazma ulaşma anından itibaren tüm erkeklerdeki cinsel duyarlığın son bulmasından kaynaklanan bir durum olduğunu bilmelidir. Erkekler de kadının orgazma ulaşmasından sonra bir süre hala cinsel duyarlılığının devam ettiğini bilseler, zor da olsa güzel bir ilişkiden sonra eşine sarılabilir veya onun elini sevecenlikle tutabilirlerdi.

    Diğer bir farklılık da, erkeklerde orgazm sayısı sınırlıdır. Kadınlarda ise ilişkide birden fazla sayıda peş peşe orgazma ulaşabilirler. Bu durum da, yaratılışlarından gelen bir başka farklılıktır. Kadınlar her ilişkide mutlaka orgazma ulaşmak gereklidir diye düşünmemektedirler. Bazen erkeğe sarılmak, onun sıcaklığını hissetmek onlar için doyurucu olabilmektedir. Erkeklerdeki orgazmın görünür olmasına karşın, kadınlarda da bir boşalma olmasına rağmen, bu göz önünde olmadığından erkek kadının orgazm olup olmadığını anlamayabilir. Bazen de kadınlar gerçekten eşlerini üzmemek için, ilişkiyi hızlandırmak için veya bir an evvel sonlandırmak için orgazm taklidi yapabilirler. Bu bazen sağlıklıdır, bazen de bir kaçış yoludur. 60’lı yıllarda cinsel devrim ve hippilik felsefesinin yaygın olduğu dönemlerde kadınla erkeğin aynı anda orgazma ulaşmalarının en uygun durum olduğu söyleniyordu. Cinsel terapistler şimdi orgazmın kadın ve erkekte aynı anda olmasının gerekli olmadığını söylemektedirler.

  • Kadınlarda Orgazm Bozukluğu

    Kadınlarda Orgazm Bozukluğu

    Kadınlarda orgazm bozukluğu, hiç orgazm olamama, zaman zaman orgazm olamama ya da cinsel birleşmeyle orgazm olamama ancak mastürbasyon ile orgazm olma şeklinde görülen durumdur. Olağan bir cinsel uyarılma evresinden sonra orgazmın sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde gecikmesi ya da hiç olmamasıdır. Bu bozukluk belirgin bir sıkıntıya ya da kişilerarası ilişkilerde zorluklara neden olur.

    Sağlıklı bir kadın bir ilişki sırasında birden çok kez boşalma yaşayabilme yeteneğine sahiptir. Ne yazık kibir çok kadın hayatı boyunca hiçbir zaman tamamıyla boşalamamıştır. Kadınların% 29’u hiçbir zaman , % 70’ i cinsel birleşme sırasında hiçbir Zaman boşalamamış olduğunu belirtmiştir.

    Orgazm Sorunlarının Nedenleri;

    · Cinsel mitler ve doğru olmayan önyargılar; Kadının bedeniyle ve cinsel süreçle ilgili bilgisinin olmaması buna sebep olur. Vajinasını ve klitorisini tanımayan kadın, cinsel birleşmenin ve klitoral uyarılmanın zevk vereceğini bilemez hatta canının acıyacağını düşünür. Boşalma, kadının bedeni ve kaslarını kontrol edebilmesiyle öğrenilecek bir süreçtir. Boşalmak için kadının çaba harcaması gerekir. Vücudunu kasmadan öylece bekleyen kadın boşalamaz sadece boşalmayı bekler ve sonuç olumsuz olur. Bu sebeple cinsel eğitim yoksa ya da eksikse orgazm sorunu ile karşılaşılabilir.

    · Eş reddi; kadının kendi isteği dışında, gönlü başkasındayken bir başkasıyla evlendirilmesi cinsellik sırasında eşini istememesine sebep olabilir.

    · Yetersiz uyarı; cinsel uyarının yeterli olması fiziksel temas, hayal gücü ve duygulanımın tam olması halinde gerçekleşir. Bunlardan birindeki eksiklik yetersiz uyarıya sebep olur. Uygun zamanda, mekânda, uygun partner ile uygun süre ve yoğunlukta uyarılmalar ‘yeterli uyarı’ için belirleyicidir. Bazen yanlış bir insan tarafından yapılan kusursuz uyarılar ağrılı, acılı, rahatsız edici olabilir.

    · İlişkisel çatışmalar ve sorunlar; seks insanların vücutlarını paylaşmalarının, duygularını boşaltmalarının, hayata karşı keyifli bir baş etme yöntemi belirlemelerinin şekli olarak kabul edilebilir. İyi bir seks olmadığında çift arasında iletişim sorunu başlayabileceği gibi, çiftler arasında zaten var olan bir çatışma ve iletişim sorunu varsa kötü bir seks hayatı yaşamaları kaçınılmazdır. Kötü seks hayatı hayal kırıklığına, partnerlerin birbirlerini suçlamasına ve cinsel yetersizlikten doğan özgüven kaybına sebep olur. Zamanla bu çift cinsellikle ilgili konuşamaz olur, arzuları ve hoşlandıkları şeylerle ilgili hiçbir şey paylaşamaz hale gelir.

    · Endişe, korku ve kaygı; bu duygular cinsel uyarılmayı engeller, bedeni savunmaya ve kendini korumaya almasını sağlar. Cinsel birleşmenin can acıtacağına olan inanç korku oluşturur. Mali kaygılar, taşınma, yeni bir ev alma, çocuk sahibi olma, aile büyüklerinin aynı evde yaşamaya başlaması, iş kaybı bu duygulara sebep olur.

    · Utanma suçluluk ve günahkârlık duyguları; cinselliği günah olarak düşünen kadın, böyle bir deneyimden sonra suçluluk hissedecektir, cezalandırılması gerektiğini düşünecektir ve utanma duygusu yaşayacaktır. Suçlunun cezalandırılması gerekir ve kadın bir yolunu bulur, kendini cezalandırır.

    · Erken yaşta anne olmak; kadın kendi bedenini tanımadan, kadınlığını öğrenemeden anne olur, boşalmayı öğrenemez.

    · Seyirci rolüne girmek; hazza odaklanmak yerine olması gerekenlere yönelmek; ilişkinin sürecine odaklanmak, doğal davranmak yerine istemli hareketlerde bulunmak uyarılma sürecine zarar verir.

    · Cinsel özgüvenin düşük olması; kendini aşırı eleştiren, mükemmel olması gerektiğini düşünen kadınlar genellikle vücudunu beğenmeme eğilimindedirler. Beden algısının zayıf olması, kadının cinsel isteklerini ifade edememesiyle ve seks sırasında kendini iyi hissetmemesiyle doğru orantılıdır.

    · Performans anksiyetesi; başaramama korkusu kadını ketler.

    · Cinsel travmalar; erken çocukluk, çocukluk ve ergenlik döneminde cinsel kötü davranım, taciz, saldırı, ensest cinsel yaşantıyı olumsuz etkiler.

    · Gebe kalma korkusu, · Evlilikle ilgili çatışmaların çözüme kavuşmaması ve bunun cinsel birlikteliğe zarar vermesi,

    · Anne-baba-kız çocuk ilişkisi; Annesine öfke duyan, ona karşı kızgınlıkları olan ama sözde itaatkar olan kız temelde terkedilme, sevilmeme, yalnız kalma duyguları yaşar. Annesini ve babasını kaybetmek istemez diğer yandan da hissettiği olumsuz duyguları ifade edecek gücü yoktur. Bu duygulanımlar eşine yansır, ona karşı da olumsuz duygularını sözel olarak ifade edemez ve seks sırasında bedeniyle ifade eder.

    • Partnerin erken boşalma sorununun olması,

    • Partnere karşı ilgi kaybı,

    • Alkolizm, depresyon ve üzüntü,

    • Vajinanın geniş olması, vajinal akıntılar,

    • Şeker hastalığı, nörolojik bozukluklar ve ilaç alımı,

    • Düzenli ve sağlıklı bir aile yaşantısının olmaması,

    • Cinsel kimlik çatışmaları,

    • Aldatılmak,

    Tedavide amaç orgazmı cinselliğin en önemli amacı olarak görmekten vazgeçip, ön sevişme, uyarılma, cinsel tecrübe, zevk ve çiftlerin birbirlerinin bedenlerini daha yakından tanımalarını sağlamaktır. Cinselliğin bir görev olmadığını; günah, yasak, ayıp olmadığını çiftlere hissettirmek, karşılıklı mutluluğa dayanan deneyimler yaşamalarını sağlamaktır.

  • Orgazm Olamama Anorgazmi Tedavisi

    Orgazm Olamama Anorgazmi Tedavisi

    Orgazm olamayan kadınlar erkek mutlu olsun diye orgazm taklidi yapıyor. Bir süre sonra bedensel boşalmanın gerçekleşmemesi gerginlik, sinirlilik, huzursuzluk, güvensizlik gibi kalıcı olumsuz etkileri hayatına taşıyor.

    Anorgazmi, kadınlarda orgazm olamama, ruhsal rahatlamaya erişememe, bedensel bütünlüğü rahat erdirememe durumudur.

    Bu durum psikolojik sorunlara yol açar. Özgüven eksikliği ile birlikte cinsellikten uzaklaşmaya neden olur.

    Kadın, anorgazmi ile birlikte, eşinden uzaklaşır, kendini kötü hisseder, kendine karşı gzli öfke doğurur, kendini ya da eşini suçlayarak sorunlar yaratır. Tüm bu duygu farklılıkları ise işte e sosyal hayatta başarısızlığa neden olur. Kontrolcü kişilerde kontrolü kaybetme güdüsü yaratır ve kendine güven problemi ortaya çıkarır.

    Anorgazmi Nedenleri Nelerdir

    • Anne babanın baskıcı olması

    • Partnerini sevmeme

    • Düzensiz bir aile hayatı

    • Ergenlik dönemindeki cinsel sorunlar

    • Ergenlikte meydana gelen fiziksel travmalar

    • Partner ile teninin uyuşmaması

    • Antidepresan ya da doğum kontrol hapının yan etkileri

    • Zararlı maddelerin kullanımı

    • Karşı cinsten hoşlanmama

    Tedavi Süreci Nasıldır?

    Orgazm olamama anorgazmi tedavisi, kişide bu soruna neden olan olgunun bulunası ile başlar. Süre ya da kişisel duruma bağlı olarak cinsel terapiler uygulanır. Bu terapiler sayesinde kesin sonuç alınır. Önce bireysel tedavi ile başlayan süreci, davranışsal ve bilişsel cinsel terapiler takip eder.

    Bu tedavi sürecinde kişinin cinselliğe bakış açısı incelenir, yetiştirilme tarzına bakışır ve sorun buradan kaynaklıysa farkındalık ve farklı bir bakış açısı kişiye kazandırılır. Cinsellik konusunda doğru bilgiler kadına verildikten sonra korkudan ya da baskıdan kaynaklı sorunlar ortadan kalkacaktır. Maketler ile birlikte kazanılmış yanlış davranışların neler olduğu aktarılır. Bu şekilde orgazm olamama anorgazmi tedavisi hız kazanır. Kişi psikolojik olarak nerede hata yaptığını ve nasıl düşünmesi gerektiğini öğrendiğinde tedavi sonuç vermeye başlar.

    Genital egzersizler ve davranışsal terapiler sayesinde orgazm olamama anorgazmi tedavisinin son aşamasına gelinir. Bu süreçte g noktası, vajina ile klitorisin olması gerektiği gibi kullanılması öğretilir. Gerek duyulursa kitaplar ve dvdler ile de destek sağlanır.

    Hipnoz Tedavisinin Önemi

    Bu aşamalardan önce ya da sonra hipoterapi yöntemi uygulanırsa kişi daha rahat bir sürece girer. Ruhsal ve bedensel yönden rahatlama ile psikolojinin şekillenmesi sağlanırken sadece öğrenmenin değil bütünlüğün oluşturulması sağlanır.

    Adil Maviş

    Bu yazının telif hakkı Adil Maviş’e aittir. Kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Makaledeki bilgilere dayanarak herhangi bir teşhis ve tedavi uygulanamaz. Adil Maviş kendi geliştirdiği ve kişinin içsel dinamiklerini en üst seviyede kullanılabilmesine dayalı koçluk ve bireysel danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu bağlamda alacağınız hizmet teşhis ve tedavi kapsamında değildir. 

  • CİNSEL PROBLEMLERDE ÜÇ AŞAMA

    CİNSEL PROBLEMLERDE ÜÇ AŞAMA

    Cinsel tepkiler üç evreden oluşur:

    • İstek (libido)

    • Uyarılma

    • Orgazm

    Cinsellikte libido uyarılma ve orgazmdan anotomik ve fizyolojik olarak ayrıdır. Yani uyarılma ve orgazm korunurken libido (istek) tek başına azalabilir.

    Araştırmalar erkek ve kadında cinsel isteğin (libido) beyindeki bazı merkezlerin faaliyetiyle ve salgılanan bazı aracı nörotronsmitter ve testosteron düzeyiyle ilişkili olduğunu bulmuştur. Bazı hastalıklar, kullanılan ilaçlar kişinin cinsel isteğini azaltabilir. Bunlara ilave kişinin psikolojik durumu, çiftin birbirleriyle iletişimi libidonun artma veya azalmasına neden olabilir.

    Cinsel İstek Bozukluğu kaça ayrılır ?

    Cinsel istek bozukluğu kendi içinde ikiye ayrılır.

    • Azalmış cinsel istek; kişide azalmış cinsel isteğe bağlı cinsellikten gizli bir kaçınma var.

    • Cinsel tiksinti bozukluğu, sexe karşı fobik bir kaçınma var. Hastada panik atak benzeri bulgular olduğunda ilaç başlanması gereken bir durumda

    Uyarılma bozukluğu; kadında uyarılamama, erkekte iktidarsızlık

    Orgazm bozukluğu; erkekte erken boşalma geç boşalma kadında orgazm olamama.

    Cinsel Problemlerde Tedavi Yaklaşımları:

    Yaşanılan cinsel sorunlar psikolojik savunmaların, duygusal ve problemli zihinsel süreçlerin bir sonucudur. Bu nedenler kişinin cinsel reflexlerini ve erotik duygularını bozar.

    Cinsel problemler kişinin gelişimi aşamasında çevreden aldığı olumsuz uyaranlar, bilinçdışı cinsel çatışmalar, eşi ile ilgili problemler gibi pek çok alt yapıda yer alan etiyolojik faktörler vardır.

    Cinsel problemlerin tedavisinde bir sebebe inemezsek hastada cinsellikle ilgili olumlu iç görü kazandırsak ta etkili bir yol alamayız.

    İktidarsızlığın altta yatan sebebi eş baskısının arttığı performans kaygısı ve buna bağlı vücutta noradrenalin salınımı ve ereksiyonun gerçekleşmemesider. Bur da problemin sebebini bulup onu ortadan kaldırmalıyız.

    Cinsel problemlerde her belirti farklı tedavi protokollerine cevap verir. Pek çok vakada görünen cinsel problemin altında çocukluk çağından kaynaklı cinsel çatışmalar, toplum kaynaklı yanlış öğretiler ya da şu an mevcut ilişkideki problemler olabilir.

    Cinsel terapide başarı altta yatan sorunları, kaygıları ve onların sebep olduğu cinsel problemin ele alınması ile olur. Çiftlerin iyileşmeye direnç gösterip göstermediğine odaklanıp gerekli müdahale yapılmalıdır.

    Cinsel sorunlarda kullanılan cinsel egzersizler son derece etkilidir. Fakat her bireyin özelliklerine göre bazı değişiklikler yapmalıyız. Bu esnek yaklaşım her bireyin psikodinomik farklılığı nedeniyle gereklidir. Mesela ülkemizde katı dini kurallarla yetişmiş kişilerde masturbasyon egzersizleri vererek gereksiz dirençle karşılaşabiliriz.

     

  • Orgazm olamayan kadınlar/genital estetikteki çözüm biçimleri

    Şaka değil bazen azımsanmayacak bir dert bu. Orgazm, cinsel hazzın doruk noktası, bedenin silsileler halinde katıldığı, beyinle ruhun ortak cevabının kaslarda, sinirlerde vücut bulmuş çözüm halinin ismi. Karmakarışık bir mekanizma aynı zamanda. Bir çok komponenti olan: Gözlerimizden başlayan, düşlerimizde biçimlenen, beğeni ile /aşkla şekillenen, bir çok beden parçasındaki haz noktalarının uyarıcı olarak katıldığı bir süreç orgazm dediğimiz. Orgazm olamama halinden bu kaotik yapıdaki unsurlardan herhangi biri sorumlu olabilir: Koku, beğeni, günlük sorunlar, ağrı, isteksizlik, hastalıklar' vesaire.

    Payımıza düşen, genital bölgedeki orgazmı biçimlendiren ögelerin (eğer sorunluysalar) iyileştirmeleri. Klitoris, Grafenberg (G) noktası, perianal bölge yapıları gibi dış genital organlar ‘'orgazm alanı'' olarak tanımlanıyor. Tüm Vagina bölgesi (sıkı bir vagina, dizayn edilmiş ön ve arka dudaklar, şişkin olmayan bir vulva /mons pubis bölgesi, belki ‘bacak iç yanları'da) bu gerçeğin diğer tamamlayıcıları aslında. Klitoris önemli bir yapı kadın bedeninde. Vaginanın üzerinde , küçük dudakların bittiği yerde ve şekli her kadında değişik olan (normal tanımının olmadığı, yaşla yada doğum yapmayla yapısının ilgili olmadığı) sinir örgüsü zengin olan bir oluşum. Erkekteki Glans penisin /penis başı'nın karşılığı her anlamda. Ve sorunlu olanların derdi öncelikle orgazm olamıyorum' değildir,''Yolunda gitmeyen bişeyler var''duygusudur daha çok. Bu bölgenin uyarımıyla ilgili problemler olacağı varsayılır, klitorisin durumuna bakılır, bazen vagina iç dudakları, klitoris bir şapka /külah gibi fazlasıyla içerde tutar şekilde örtüyor olabilir, halka gibi sarmış ve kat olmuş bir durumdur bu.

    Operasyon, bir tür çevre dizaynıdır. Onu içeride tutup uyarılmasını zorlaştıran /teması azaltan ögelerden sıyrıltılır. Amaç klitorisi daha belirgin hale getirip uyarımını kolaylaştırmaktır. Bu klitorisin, daha kolay ve rahat hale getirilmesiyle orgazmı kolaylaştırıcı bir sonuca yol açacaktır: Bazen klitoris aksine büyük olabilir, belirgindir, mayodan /şorttan rahatsız edici bir görüntü verebilir. Benzeri operasyon ters dinamiklerle uygulanır, yandaki vagina iç dudaklarının klitorisi örtmesi sağlanacak ve sinirsel yapılanmaya zarar vermeden /indirekt biçimde klitoris daha derine çekilecektir. Uyarı işlevi devam eden ama nispeten gizlenmiş bir yeni yapı demektir bu.

    Vagina üstünde, içerde, 5-6 cm uzakta, mesane duvarına bitişik yer alan G (Grafenberg)noktası da orgazm alanının popülerleşen yapısıdır:Orgazmda kilit nokta olduğu varsayılmaktadır. G-Shot/orgazm aşısı diye tanımlanan işlem bu bölgeyi sentetik dolgu ya da yağ enjeksiyonlarıyla daha belirgin hale getirip, uyarılmasını kolaylaştırmak ve orgazmın oluşumuna katkı yapmak olarak düşünülmektedir. Diğer dış genital yapıların estetik yaklaşımlarıyla (sıkılaştırılan vagina, dizayn edilen vagina dudakları, gerekliyse yapılacak vulva liposakşını ve perine bölgesi) birlikte düşünüldüğünde bütün bu düzeltici genital estetik eylemlerinin ortak amacı kadın bedeninin özgürleştirilmesi, kazanılan özgüven, daha huzurlu ve bir keyifli cinsel yaşam olması gerektir.

    ''Mucizevi değişim'' laflarının ötesinde, her türlü popüler iddianın dışında bedenin bu bölgesine yapılacak amaca uygun genital estetik girişimlerin süratle, mutluluk verici değişimler yarattığını söyleyebiliriz. Kendi bedeninizi sevmeyle başlayan, kişi ve bedeni arasındaki özel ilişki dışında, eğer gerekliyse yapılacak bu değişimler, şüphesiz cinsel yaşamınızın kalitesini arttıracak ve sizin partnerinize karşı daha rahat olmanızı sağlayacaktır.

  • Orgazm bozuklukları

    ORGAZM BOZUKLUKLARI

    Kadınlardaki cinsel işlev bozukluklarından biri de orgazm olamama sorunudur.Orgazmın fizyolojisi bu gün artık ayrıntılı olarak bilinse de orgazm olamamak,kişiye ve partnere ait son derece karmaşık nedenlere dayanabilir.

    Yapılan araştırmalar göstermiştir ki ülkemizde orgazm olamama sorunu yaklaşık%40 civarındadır.Bu veriler kadın cinsel yaşamında orgazmın önemli bir yer işgal ettiğini göstermektedir.Peki orgazm nedir?Aslında orgazmı tanımlamak subjektifliği ve her kadın için orgazm deneyimi biricik olması sebebiyle zordur.Ortalama bir tanımla orgazm, insanların cinsel uyarılmanın zirvesinde yaşadıkları kuvvetli fiziksel ve ruhani bir durumdur.Orgazm esnasında nefes sık ve derin hale gelir, kalp atımı hızlanır,genital bölgede özellikle pubokoksigeal kaslar tarafından kontrol edilen vajenin 1/3 dış kısmındaki kaslarda kasılma meydana gelir.

    Bazı kadınlar tek bir orgazm yaşarken,bazıları birden fazla bçlgenin uyarımından kaynaklanan reaksiyon ile çoklu orgazm yaşayabilirler.Kadınlarla ilgili çeşitli orgazm türleri bildirilmiştir.Bunlar;klitoral orgazm,vajinal orgazm,anal seks kaynaklı orgazm ve diğer tipler olarak sınıflandırılabilir.

    Orgazm problemlerini primer,sekonder,durumsal ve total gibi çeşitli başlıklar altında inceleyebiliriz.Prmer orgazm bozukluğu,cinsel hayatın aktive olmasının başından beri olan durumu tanımlarken,sekonder orgazm bozukluğu sonradan gelişen problemleri ifade etmek için kullanılır.Durumsal dediğimizde;örneğin mastürbasyonla boşalabilen bir kadın partneriyel boşalmada sorun yaşıyorsa ve ya başka bir partnerle orgazm sorunu yaşamazken eşiyle yaşıyorsa kastedilen durumdur.Total orgazm bozukluğu ise hem mastürbasyonla hem değişik partnerlerle kişinin orgazm olamama halini tarifler.Bu sınıflama,zor vakaları ayırt etmemizde yardımcı olur.Primer orgazm bozukluğu kadınlarda sık gözlenmektedir.

    ORgazm olamama nedenlerine gelirsek;organik nedenler(omurilik travmaları,vajinal ameliyatlar ve bazı kronik hastalılar) ve psikolojik nedenler olarak ayırabiliriz.Psikolojik nedenleri açarsak;

    1.)Cinsel mitler;iyi bir sevişme orgazm ile sonuçlanmalıdır,cinsellik hakkında konuşmak ve düşünmek ayıptır,iki tarafın da aynı anda orgazm olması gerekir gibi cinsellikle ilgili bilinen yanlış inançlar ve beklentiler.

    2.)Düşük benlik saygısı ve cinsel özgüven eksikliği;kendini aşırı eleştirme,bedenini beğenmeme,yatakta iyi olmadığını düşünme gibi.

    3.)Yetersiz uyarı;kendi bedenini ve haz noktalarını bilmeme ve bununla ilgili partneriyle konuşamama,uygun ortamı sağlamadan ve ön sevişme olmadan ilişkiye geçmek gibi.

    4.)Çift ilişkisine dair problemler;eş reddi,eşe karşı duyulan öfke ve iletişim problemleri gibi.

    5.)Aşırı kontrolcü kadınlar;duygusal ve fiziksel olarak kontrolünü kaybetmekten korkmak gibi.

    6.)Cinsellikle ilgili korkular,kaygılar;erkeklerden korkmak,acı duyacağından korkmak,gebelikten ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korkmak gibi.

    7.)Partnerin cinsel işlev bozukluğu;erkeğin erken boşalma ve sertleşme problemleri gibi.

    8.)Cinsel travmalar;çocuklukta ve ya sonrasında yaşanan bir cinsel travma sonrası yaşanılan suçluluk ve kendini cezalandırıp boşalmama durumu gibi.

    9.)Sosyokültürel nedenler;ahlaki açıdan katı bir ailede yetişmek,kadın olmakla ilgili yasaklamalar ve önyargılar gibi.

    10.)Baba-kız ilişkisindeki olumsuzluklar;baskıcı baba figürü ve ya tam tersi idealleştirilmiş baba figürüne sahip kadınlarda görülebilen,dinamik altyapısı olan problemler gibi.

    Tüm bu sayılan nedenlere rağmen orgazm öğrenilebilen bir yetidir ve problemlerinin de tedavi edilebildiği bir durumdur.Bazı kadınlar için orgazm sözkonusu olduğunda olsa da olur olmasa da olur mantığı hala geçerliliğini korumakta.Cinsellik haz alıp verme ve partnerinizle bir ve bütün olma sanatıdır ve bu sanatın incelikleri öğrenilip daha kaliteli ve doyumlu bir cinsel yaşam mümkün olabilir.