Etiket: Opioid

  • Buyoloji-satınalma çılgınlığı bilimi – subliminal mesajlar asıl nerde gizli

    Yemek zorunlu bir ihtiyaçtır ama etin pırasaya tercih edilmesi öğrenilmiş bir davranıştır. Su ihtiyacı zorunludur ama coca-cola, bira veya meyve suyu ile susuzluğu giderme tavrı öğrenilmiş tip davranışa girer. Su içme şeklindeki çözüm susama problemini giderirken alkol içme şeklindeki çözüm sadece semptomu (su içme isteğini) ortadan kaldırır. Zaten FMRI çalışmalarında da beyne verilen görüntü ile aynı görüntüyü hayal etmesi istenen kişilerde beynin aynı bölgelerinin aktif hale geldiği saptanmıştır.

    (J.R.Palmatier,P.H.Bornstein; Effects of subliminal stimulation of symbiotic merging fantasies on behavioral treatment of smokers) Buyoloji isimli kitabın(Buyology: Truth and Lies About Why We Buy) yazarı Martin Lindstrom bir market çalışması için Warwick Univercity Neurosense Bölümünden Dr Gemma Colvert,Prof.Dr R.Silberstein öncülüğünde SİGARA KUTULARI üzerindeki resimlerin etkisini Fmrı ile araştırmasını ister. Araştırma sonucu bu resimlerin içerdiği yüksek ölüm çağrışımı nedeni ile aksi etki yaparak güçlü bir subliminal baskı yaratarak NUCLEUS ACCUMBUS’u uyardığını ortaya çıkarmıştır.

    NUCLEUS ACCUMBUS beynin bir nevi arzu noktasıdır.Vücut bağımlılık yaratan bir şeyi (alkol, kumar, nikotin, sex ,tırnak yeme isteği, uyuşturucu,bilgisayar oyunları, telefonla konuşma isteği gibi) istediğinde çalışan uzman nöronlar içerir. Söz konusu bölgenin uyarılmasının tam mekanizması bilinmemekle birlikte uyarılma dozununun her defasında bir kademe daha yukarı tırmandığı saptanmış durumda; yani bu bölgede işler hiç iyiye gitmiyor. Cortex bu arzulara bir dereceye dek cevap veriyor veya karşı koyuyor.Cortexin devre dışı olduğu durumda ise beyin tamamen NA’nın emrine giriyor.Özellikle subliminal mesajlar Amigdala ve NA’nın uyarılması yolu ile buna yol açıyor.

    Hatırlama ve bilginin geri getirilmesi için geçmişte alınan bilinç-altı mesajın hafızadaki bağlantılarının ( yani Sinapsların) fazla olması gerekir.Bu durum ancak her insanda yer alan,insan soyunun ortak hafızasındaki temel duygular düzleminde mümkün olur (DOĞUM, ÖLÜM, SEKS, KORKU, AÇLIK VB. ) Yani temel beyin programı ile gelen herhangi bir uyarı arasında bir rezonans olabilmesi için her insanın geçmiş yaşantısı farklı ve tıpkı parmak izi gibi tek ve eşsiz olduğu için mesaj yerini ancak her insanda ortak olan TEMEL ARKETİPLER kanalı ile bulabilmektedir.Acımasız piyasa kurtları da bunu tepe tepe kullanmaktadır.

    Form of neural or behavioral plasticity

    (Nöral ve davranışsal esneklik)

    Type of reinforcer(Güçlendirici kaynakları)

    Sources

    Opiates

    uyuşturucu

    Psycho­stimulants

    Fizyolojik stimulan

    High fat or sugar food

    Yüksek yag ve şeker

    Sexual reward

    Cinsel faaliyet

    Physical exercise
    (aerobic)

    Fiziksel eksersiz

    Environmental
    enrichment

    Çevresel zenginlik

    ΔFosBexpression in
    nucleus accumbens D1-typeMSNs

    [4]

    Behavioral plasticity davranışsal esneklik

    Escalation of intake

    Alım yükselişi

    Yes Evet

    Yes

    Yes

    [4]

    Psychostimulant
    cross-sensitization

    Psikostimulanların çapraz hassasiyete girmesi

    Yes

    Not applicable

    uygulanamaz

    Yes

    Yes

    Attenuated

    zayıf

    Attenuated

    [4]

    Psychostimulant
    self-administration

    Psikostimulanların özyönetimi

    [4]

    Psychostimulant
    conditioned place preference

    Stimulanların koşullu yer tercihi

    [4]

    Reinstatementof drug-seeking behavior

    İlaç arayışı davranışına geri dönme

    [4]

    Neurochemical plasticity nörokimyasal esneklik

    CREBphosphorylation
    in the
    nucleus accumbens

    CREB fosforilizasyonu

    [4]

    Sensitized dopamine response
    in the
    nucleus accumbens

    Dopamin duyarlılığı

    No

    Yes

    No

    Yes

    [4]

    Altered striatal dopamine signaling

    Beynin bazal ganglionlarından nucleus caudatus, nucleus lentiformis ve bunları birbirinden ayıran capsula interna’dan oluşan, transversal kesitlerde çizgili görülen telencephalon’un bir bölümünün dopamine duyarlı hale gelmesi

    ↓DRD2, ↑DRD3

    ↑DRD1, ↓DRD2, ↑DRD3

    ↑DRD1, ↓DRD2, ↑DRD3

    ↑DRD2

    ↑DRD2

    [4]

    Altered striatal opioid signaling

    Beynin bazal ganglionlarından nucleus caudatus, nucleus lentiformis ve bunları birbirinden ayıran capsula interna’dan oluşan, transversal kesitlerde çizgili görülen telencephalon’un bir bölümünün uyuşturuculara duyarlılığı

    ↑μ-opioid receptors

    ↑μ-opioid receptors
    ↑κ-opioid receptors

    ↑μ-opioid receptors

    ↑μ-opioid receptors

    No change

    No change

    [4]

    Changes in striatalopioid peptides

    Striatal bölümün peptitlere duyarlılığı

    ↑dynorphin

    ↑dynorphin

    ↓enkephalin

    ↑dynorphin

    ↑dynorphin

    [4]

    Mesocorticolimbic synaptic plasticity

    Number of dendrites in the nucleus accumbens

    Dendrit sayısı

    [4]

    Dendritic spine density in
    the
    nucleus accumbens

    Dendritik açısal momentum yoğunluğu

    [4]

  • Kanser ağrısı ve tedavisi!

    KANSER AĞRISI VE TEDAVİSİ

    Kanser hastasında ağrı olasılığı erken dönemde %38 iken hastalık ilerledilçe bu oran %85’leri bulmakta ve yaşam kalitesini de bozmaktadır. Bu ağrı yakınması direkt olarak tümörün invazyonuna ve kompresyonuna (%85) bağlı olmakla birlikte %17 oranında tümörün tedavisine (posttorakotomi ağrısı, postmastektomi ağrısı, pleksus fibrozisi, miyelopati, kemoterapiye bağlı nöropati, mukozit), %9 oranında tumor hastalığı ile ilgili (herpes zoster, dekübitus, konstipasyon) ve %9 oranında da tümor dışı (migren, diyabet) nedenlere bağlıdır. Tumor hastasında hem somatik ağrı hem de nöropatik ağrı görülebilmektedir. Örneğin bir kanser hastası vertebral kemik metastazına bağlı somatik nosiseptif ağrıdan yakınırken buna ek olarak da epidural/spinal kord basısına bağlı olarak nöropatik ağrıdan yakınır.

    Kanser ağrısı ya devamlı ya aralıklı ya da ani alevlenmeler (ani artan ağrı- kaçak ağrı) şeklinde olur. Kanser hastalarının 2/3’ünde görülen kaçak ağrısı özellikle yutkunma, öksürme, defekasyon-miksiyon ve hareketle ortaya çıkmaktadır ve şiddetlidir, kısa sürelidir ve kontrolü zordur. Hastanın bazal medikal tedavisine ek olarak kısa etkili ilaçlar (transdermal fentanil, SC morfin gibi..) kullanılması ağrı sağaltımını sağlayacaktır.

    Kanser hastasında başarılı ağrı tedavisi için hasta-onkoloji-algoloji-hasta yakını işbirliği mutlaka gerekmektedir. Tedavide DSÖ’nün basamak prensibine uygun olarak yapılan sistemik analjezik tedavi esas olmakla birlikte uygun hastalarda girişimsel ağrı tedavisi (epidural/spinal kateter/port uygulaması, nörolitik bloklar, radyofrekans termokoagülasyon) mutlaka tedavi planına eklenmelidir.

    Sistemik analjezik tedavide DSÖ’ünün önerdiği basamak prensibine göre hafif ağrıda nonopioid (NSAİİ, Parasetamol, metamizol) ile başlanmalı, orta şiddetli ağrıda zayıf opioidler (kodein kaşe-şurup, tramadol damla-kapsül-retard tablet), şiddetli ağrısa ise kuvvetli opioidler (morfin oral tablet, jurnista, transdermal-transmukozal fentanil) kullanılmalıdır. Tüm basamaklarda doz titrasyonuna dikkat edilmelidir. Sistemik analjezik tedaviye başlarken ilk 24-48 saat içinde SK veya İV kısa etkili opioidler (morfin amp) ile günlük tüketilen toplam doz bulunduktan sonra tedaviye uzun salınımlı opioid ile devam edildiği takdirde stabil analjezi sağlanabilmektedir. Bu arada ani artan ağrı tedavisinde kısa etkili opioid luzum halinde kullanılabilir. Nöropatik komponenti olan kanser ağrısında ise antikonvülzan eklenmesi unutulmamalıdır.

    Kanser ağrısında girişimsel yöntemler:

    İntraspinal (EP/İT) veya periferik uygulamalar sistemik analjezikler ile yeterli analjezi sağlanamıyor veya tolere edilmeyen yan etkiler olduğunda uygulanmalıdır. Nondestrüktif (intraspinal veya pleksus analjezi) ve destrüktif (sempatik gangliona veya periferik sinire radyofrekans termokoagülasyon, alkol, fenol uygulaması) analjezik yöntemler kullanılabilir.