Etiket: Olmalı

  • İlk adım ayakkabısı

    Bebeğinizin ilk adımlarını görmek bir anne-baba için şüphesiz ki en gurur verici anlardan birisidir. Fakat bu adımlarla beraber bebekler yürüdükleri ilk aylarda sık düşerler ve buna bağlı olarak yumuşak doku travmaları görülebilir. Bu travmaları önlemek ve ayağın uygun gelişimini sağlamak için doğru ayakkabı seçimi çok önemlidir. Çocuk ortopedistleri, en sağlıklı olanın bebeklerin çıplak ayak yürümesi olduğunu belirtmektedir. Bu sayede ayak tabanları yeri tam olarak hisseder ve kavrar, henüz tam gelişmemiş olan ayak kemikleri uygun şekli alır. Ayakkabı seçimi de buna uygun olarak bebeğin ayağını, ayakkabı yokmuş gibi rahat hissedebileceği özellikte olmalıdır.

    İyi bir ilk adım ayakkabısının özellikleri ne olmalıdır ?

    Kolay giyilebilmeli ve çıkarılabilmeli

    Ayağı ve bileği sıkmamalı ama ayaktan da çıkmamalı

    Yumuşak, deri üst ve iç yüzeyi olmalı ki hem ayağı vurmamalı hem de terin dışarı çıkmasına izin vermeli

    Yumuşak, ince, yeri kavrayan ve kaymayan tabanı olmalı

    Hafif ve dayanıklı olmalı

    Şekli çocuk ayağına uygun olmalı: geniş ön, dar topuk kısmı

    Ev içinde giyilenler patik şeklinde, ince, altı kaymayan deri olmalıdır.

    Günümüzde çok çeşitli ilk adım ayakkabıları vardır. American Podiatric Medical Association’ ın önerdiği bu özellikleri taşıyan markalar ülkemizde bulunmaktadır.

  • İnatçılık ve inatçılığa karşı aile tutumları

    Çocuklar, büyüyünceye kadar bazı gelişim dönemlerinden
    geçerler.İnatçılık ta bu gelişim dönemlerinin bazılarında ortaya çıkan doğal bir özelliktir.
    İnat, bireyin kabul edilebilen, ya da belli bir neden olmadan herhangi bir olayda ve davranışta ısrarcı olmasıdır.

    18 aylıktan başlayıp 4 yaşına kadar geçen bir süreci kapsar.Bu dönemde çocuk ,kendinin farkına varmıştır. Bireyselleşme çabası içindedir. Bu dönem 2 YAŞ SENDROMU adı ile de anılır. Aynı şekilde ergenlik çağında da kendini kanıtlamak çabası içinde olan ergen inatçı davranışlar gösterebilir.

    Bu özel durumda aile dikkatli olmalı ve gelişim süreci içinde bazı hususlara dikkat etmelidir. Dikkat edilmediği durumda aile ve çocuk güçlükler yaşamakta ve aralarındaki ilişkiler bozulmaktadır.

    1-Çocuğun inadına karşı, inatla karşılık verilmemelidir.
    2-18 ay-4 yaş arasındaki süredeki inatçılık, gelişimin doğal bir özelliği olarak benimsenmelidir.
    3-Yetişkin, inatçılığa karşı inatla bir tutum sergilerse, çocukta KİŞİLİK özelliği olarak yerleşmesine sebep olur.
    4-Çocuklardan beklenen davranışlar açıkça ve anlaşılır şekilde anlatılmalıdır.
    5-Çocuklara yapılacak açıklamalar, temel ihtiyaçları doyurulduktan sonra yapılmalıdır. Beslenme, uyku, temizlik gibi.
    6-İnat sırasında çocuğun dikkati başka yöne çekilmelidir.
    7-Çocuktan gelen istekler, inat davranışı süresince değil; normale döndükten sonra belki yerine getirilebilir.
    8-Çocuğun her davranışına kusur bulup müdahele etmemek gerekir.
    9-Bazı olumsuz davranışlar da görmezden gelerek unutturulabilir.
    10-Kardeşler arasında ayrım yapmamak gerekir ki inatçılık davranışının oluşmasına ortam hazırlanmasın.
    11-‘’Falanca gibi inatçı, filanca da böyle inatçıydı’’ gibi etiketlemelerden kaçınmak gerekir.
    12-Bazı çocuklarda, genellikle çalışan annelerin çocuklarında da dikkat çekmeye yönelik inatçılık görülebilir. Mümkün olduğu kadar böyle anneler, özellikle çocuklarıyla başbaşa kalabilecekleri, onunla konuşup, oynayabilecekleri süreler yaratmalıdır.
    13-Yetişkinler, özellikle anne; baba da dahil ten temasına önem vererek, çocuklarını sevdiklerini her fırsatta hissettirmelidirler.
    14-Genellikle alış-veriş esnasında bu tutumlara sık rastlanır. Çocuk, birşey alınması için tutturarak, yetişkini kullanmak ister. Çünkü, ‘’çocuk ağlamasın ne olacak, istediğini alıverin’’ diyen çok olacaktır.
    15-Yukarıdaki nedenden dolayı evden çıkmadan çocuğun temel ihtiyaçları karşılanmalı ve herhangi birşey alınmayacağı kararlı bir şekilde çocuğa söylenmelidir.
    16-Ya da ‘’sana şöyle bir şey almayı düşünüyoruz. Ancak, seçerek, bakarak alacağız, acele etmemelisin’’ gibi ön konuşma mutlaka, vurgulu ve kararlı şekilde yapılmalıdır.
    17-Eğer kararımız kararsa ağlasa da, tepinse de çocuğun dediği o anda yapılmamalıdır.
    18-Çünkü, çocuk, yetişkine karşı nasıl başarılı olacağını öğrenir.
    19-Çocukla konuşurken, isteğimizi belirtirken iyi bir göz kontağı kurulmalı; inat davranışı meydana geldiğinde bakışlarımızla hatırlatıcı olmalıyız.
    20-Tuvalet eğitimi verilirken hassas olunmalı, çocuk ruhen ve kas gelişimini tamamlamadan ısrarla bu eğitim verilmeye çalışılmamalıdır
    21- Çocuktaki gelişim sürecinin özellikleri her zaman için dikkate alınmalıdır.
    22- İnat davranışı karşısında 18 aylık çocuğa ve 4 yaşındaki çocuğun yaş özelliklerine göre davranışlar farklı olacaktır.
    23- Yetişkinler tutumlarında kararlı olmalıdır.
    24- Kararlı tutum beden dili ile mutlaka destekleyici olmalıdır.
    25- Ebeveyn, tutumuna önce kendi inanmalı ki uygulamada sorun yaşanmasın.
    26-Çocuğun makul istekleri yerine getirilmeli, ancak, tüm makul isteklerde bir sınır olmalıdır.
    27-Ergenlik çağında inat ortamı yaratacak pozisyonlardan kaçınılmalıdır.
    28- Anne ve babanın tutumları ortak olmalıdır ki ergen sorun yaşamasın. Ebeveynlerden biri diğerine olumsuz hisler taşıyor ve bunu ergene hissettiriyorsa inatlaşma pozisyonu yaratılmış olur. Çünkü, bir taraf her türlü isteği sınır tanımadan yerine getirmektedir. O kişi sevilir. Diğer taraf sınır koymaya çalıştığı için kötü taraf olur.
    29-Her yaşın kendine özgü özellikleri vardır ve geliştirilecek davranışların süresi, çeşidi, uygulanış biçimi, zamanı, ortamı vb. farklı olacaktır.
    30-Yukarıda hazırlamış olduğum maddeler dikkate alınsada ayrıntılar ve özelliklere uygun davranma becerileri için uzmandan yardım almakta yarar vardır.

    ÖZNUR SİMAV
    PEDAGOG- AİLE VE İLETİŞİM DANIŞMANI