Etiket: Okula

  • Okul başlarken

    İnsan hayatında çok önemli dönüm noktaları vardır. Okula başlama, evlenme, askere gitme, işe başlama gibi. Bu dönemler özellikle kaygılı insanlar için zor geçebilir. Erişkin insanlara sorarsanız bu dönüm noktalarıyla ilgili çeşitli anıları vardır. Bazıların ki kötü anılardır. Eskiden anaokulu, kreş gibi sistemler az olduğu için okula başlama sorunu daha fazla yaşanırdı. Ama son dönemlerde okula alışmayı sağlayan anaokulları çocukların uyumunu kolaylaştırıyor. Yine de bazı çocuklar anaokulunda ki oyun ortamından çıkıp düzenli, kurallı sınıflara uyum sağlamakta zorlanıyor. Özellikle dikkat sorunu yaşayan, öğrenme sorunları olan çocuklar için bu süreç daha zor geçer. Okulda ders boyunca oturması gereken çocuk sıkılıp isyan etmeye başlayabilir. Öğrenmede de diğer çocuklardan geri kalırsa motivasyonu kırılır.

    Bütün bu sıkıntıların olmaması için anne-baba ve öğretmenlerin uyanık olması gerekir. Çocuğun yaşadığı problemleri anında tespit edip düzeltilmesi gerekir.

    Ayrıca tercihen okuldan önce her çocuğu psikolojik bir taramadan geçirilmesi önerilmektedir. Bu çocuktaki dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, özel öğrenme güçlüğü, okul fobisi, kaygı bozukluğu v.b. gibi psikolojik sorunların erken tespit edilmesini sağlayacaktır. Böylelikle çocuğun yaşayacağı sorunları erken tespit edip düzeltebiliriz.

    Bazen ufak bir sorunla başlayan sıkıntılar artarak çocuğun okula devam etmemesine kadar giden problemlere neden olabilir. Bu genelde gözden kaçan ufak tefek ayrıntılardan ortaya çıkar. Bu nedenle öğretmenlerin okulda görülebilecek psikolojik hastalıklar için eğitilmesi önemlidir. Okula yeni başlayacak çocuğu olan anne babalar da kısa sürelide olsa bir eğitimden geçirilmesi faydalı olacaktır.

    Çocuklarımız için zor olan okula başlama dönemin de hastalıkların erken tanılanması çocuğun okul uyumunu kolaylaştıracaktır.

  • Okula Yeni Başlayacak Öğrenciler İçin Öneriler!

    Okula Yeni Başlayacak Öğrenciler İçin Öneriler!

    Okula yeni başlayacak çocuklar için öncelikli hedef akademik başarıdan çok çocuğun okula uyumu olmalıdır! Okul başlangıcı çocuğun hayatında önemli bir adım olduğu için okula olumlu bir başlangıç yapmak okul hakkındaki olumlu düşüncelerin gelişimine katkı sağlar.

    Çocuklar alışkın olmadıkları ortamlara girmekte, tanımadıkları kişilerle ilişki kurmakta çekimser kalabilirler, tanıdık yüz ve alıştıkları ortamda ise güvende hissederler. Bu nedenle özellikle anaokulu ve ilkokula yeni başlayacak öğrenciler için uyum süreci daha da hassas olabilir. Önceden okul hakkında konuşmak, çocuğun okulla ilgili duygu ve düşüncelerini paylaşmalarına olanak sağlamak, okulla ilgili bilgi aktarımı, gerekirse gideceği okulun önceden birlikte görülmesi çocuğun kaygısının azalmasına yardımcı olur.

    Aile içinde okul hakkındaki konuşmalar ve aile bireylerinin okul deneyimleri çocuğun zihninde okulun nasıl bir yer olduğuna dair fikir oluşturur. Okul korkulacak bir yer mi?, yoksa sevilebilir mi?, öğretmenler kızar mı?, yalnız kalır mıyım?, ihtiyacım olduğunda yardım alabilir miyim? gibi sorular ve belirsizlikler vardır. Bu nedenle aileler okul hakkında konuşurken çocuğun kaygı, korku ve endişelenmesine sebep olacak konuşmalardan kaçınmalıdır. Okul hakkındaki gerçekçi bilgiler paylaşılmalı, çok olumsuz deneyimler yeni başlayacak çocukların yanında paylaşılmamalıdır.

    Okula yeni başlayacak çocuklar için okul hazırlığı önemsenmeli ve hazırlık için özel vakit ayırılmalıdır. Çocuğun sürece dahil edilmesi, çocuğun okula gitme motivasyonunu artıracağı için hazırlık yapılırken çocuğun tercihleri öncelikli olmalıdır. Defter, kalem, renkli boyalar gibi araçlar ve kırtasiye ürünleri çocuğun zevkine göre seçilmelidir. Hazırlık aşaması, olumlu duyguların eşlik ettiği ve eğlenceli bir etkinlik olduğunda çocuğun okulu benimsemesi ve okulla ilgili kaygılarının azalmasına da katkı sağlanmış olur.

    Anneden ayrılma sorunları, okula yeni başlayan çocuklarda sıklıkla görülen kaygı göstergeleridir. Öncesinde kreş yuva gibi okul öncesi eğitim kurumuna gitmeyen çocuklarda anneden ayrılmak daha da zor olabilir. Çocuğun anneden ilk ayrı kalma deneyimi okul başlangıcı olacaksa okula uyum süreci sıkıntılı ve uzun sürebilir. Bu nedenle, okula başlamadan önce küçük çocukların anneden kısa süreli ayrılıklar yaşamasına fırsat verilmesi okula alışma sürecine katkı sağlayacaktır.

    Okula başlamadan önce çocuğun hayatını etkileyen, önemli yaşam olayları (taşınma, anne babanın vefatı, hastalık, anne baba ayrılığı, kayıplar vb.) veya duygusal sorunlar olmuşsa, bunlarla ilgili gerekli destek ve yardım çocuğa sağlanmış olmalıdır. Okul başlangıcında çocuğun içinde bulunduğu duygusal ve diğer problemlerin varlığı okula uyumu ve süreci olumsuz etkiler.

  • Çocuğum Okula Başlıyor Ne Yapmalıyım?

    Çocuğum Okula Başlıyor Ne Yapmalıyım?

    Hem çocuk hem de anne-baba için değişik bir süreç olan okula başlama sürecinde özellikle
    ebeveynlerin bu konuda çocuklarına destek olmaları gerekmektedir.

    Okul çocuklarımızın sağlıklı gelişimi için çok büyük adımlardan olması nedeniyle bu dönemde dikkat edilmesi gereklidir. Çünkü çocuğun okula başlaması demek özerkliğini de ilan ettiği anlamına gelmektedir.

    Önemli olan ilk adım çocuğunuza okulla ilgili ayrıntılı bilgi vermektir. Kayıt döneminde çocuğunuzun yanınızda olması, okulu gezip görmesi ve sevmesi çok önemlidir. Birlikte kayıt olduktan sonra ise okul için alışverişi de birlikte yapmak, ona alınacak şeyler açısından seçenekler sunmak, okula karşı yumuşak adım atmaktır. Tüm bunların dışında çocuğunuzu ayrıntılı bilgilendirmek gerekmektedir; okulun nasıl bir ortam olduğundan, vaktinin çoğunun okulda geçeceğinden ve okul sonrasında da okula dair bazı uygulamalar yapmak gerekliliğinden, yaşıtlarının da orada olacağından vb. bilgi vermek gerekmektedir. Çocuğunuza mutlaka okula gitmenin değerli olduğu olumlu bir tutumla yansıtılmalıdır. Bu sayede çocuğunuz zaten okulun ilk gününü hevesle bekliyor olacaktır. Anne-baba kendi keyifli okul anılarından örnekler vererek çocuklarını teşvik edebilirler.

    Okula başlayan çocuk oyun yaşamından vazgeçecekmiş izlenimi yansıtılmamalıdır; unutulmamalıdır ki oyun çağındaki çocuk eğitimi oyunlarla alıyor olacaktır. Bu nedenle evde de çocuklarınızı bu şekilde desteklemeniz hem eğitimi açısından bir bütün olacaktır, hem de okulu onu oyundan uzaklaştıran bir alan gibi görmeyecektir.

    Okul kesinlikle bir ceza unsuru olarak kullanılmamalıdır. Örneğin; ‘Yaramazlık yaptın, hiç sözümü dinlemiyorsun seni öğretmenine söyleyeceğim.’ ya da ‘Bu yemeği yemiyor musun! Tamam, o zaman doğru okula gidiyorsun.’ gibi okula gitmek sanki çocuğa verilen bir cezaymış gibi yansıtılmamalıdır.

    Bazı çocukların okula başlaması ile kardeş sahibi oldukları zaman denk gelebilir. Bu dönemin bu yaştaki her çocuk için aynı olduğu, okula başlama yaşının önceden belli olduğu ve bunun kardeşinin doğması ile bir ilgisi olmadığı net ve anlaşılır bir biçimde ifade edilmelidir. Çünkü çocuğunuz bunu yanlış anlayabilir; kardeşinin doğması ile onu evden uzaklaştırdığınızı, ona verecek ilginin azalması nedeniyle onu daha az görmek istediğinizi, kardeşini daha çok sevdiğinizi vb. düşünebilir. Yeni bir yere uyum sağlamanın kolay bir süreç olmadığı unutulmamalıdır. Çocuğunuzun zorlandığı zamanlarda onu motive edecek, güçlendirecek şeyler söyleyerek desteklemeniz gerekmektedir.

    Öğretmeniyle iletişiminiz de bu noktada çok önemlidir; hem okula başlamadan önce hem de okula başladıktan sonra; öğretmeniyle aktif iletişim kurulması gerekmektedir. Okula uyum sağlamakta ciddi sorunlar yaşanıyorsa; aşırı derecede huysuzluk, ağlama, inatçılık, karın ağrısı, ishal, kusma gibi ailenin günlük rutinini bozacak ölçüde şikayetler varsa bir psikolog desteği almak faydalı olacaktır. Okula başladıktan sonra; çocuğunuzun uyku ve yemek saatleri okula göre ayarlanmalıdır. Çünkü rutini düzene oturmayan bir çocuk okula yorgun, uykusunu alamamış ve dinlenmemiş giderse; zamanla gitme isteği azalacaktır.

    Tüm bu önemli noktaların yanı sıra en başta ailelere diyeceğim şey; bu süreçte sabretmek gerekmektedir. Biz yetişkinlerde dahi yeni bir ortama uyum sağlamak ne kadar güçken; çocuklarınızın ilk defa hiç görmedikleri bir ortama uyum sağlamaları için biraz daha fazla zamana ihtiyaçlarının olması doğal bir süreçtir.

  • Okul Öncesi Dönemin Önemi

    Okul Öncesi Dönemin Önemi

    Çocukların keşfetmek ve öğrenmek için doğal bir eğilimleri vardır. Öğrenme çok erken yaşlarda başlar ve hayat boyu devam eder. Çocuklar dünyaya geldikleri ilk andan itibaren, daha okula başlamadan çok önce öğrenmek ve keşfetmek için büyük bir heves duyarlar: etkin bir şekilde çevrelerini keşfederler, iletişim kurmayı öğrenirler ve çevrelerinde gördükleri şeylere dair fikirler oluşturmaya başlarlar. Okul öncesi dönem, yaşamın temelidir. Bu dönemde öğrenme hızı çok yüksektir. Çocuğun ne kadar keşfedebileceği, neler öğrenebileceği ve hangi hızla öğrenebileceği çocuğun çevresinin ne kadar destekleyici olduğuyla ve çocuğa ne gibi olanaklar sunulduğuyla yakından ilişkilidir. Erken yaşam deneyimleri çocuğun okula, öğrenmeye ve kendi becerilerine dair geliştireceği tutumları belirler ve okul başarısını etkiler. Okul öncesi dönemde olumlu deneyimler yaşayan çocuk okula, öğrenmeye ve kendi becerilerine dair olumlu tutumlar geliştirir. Çocuğun erken yaşta olumsuz deneyimler yaşaması ise onun bütün eğitim yaşamını etkileyecek problemler yaşamasına neden olabilir. Okul öncesi çağda olumsuz deneyimleri olan çocuğun öz değerinin düşük olduğu, okulda ve okul sonrası yaşamda düşük başarı gösterdiği ve daha fazla davranış problemi sergilediği bilinmektedir.

    Eğitim hakkı farklı çocuklar için farklı engeller ile ihlale uğramaktadır. “4+4+4 eğitim sistemi” ile birlikte okula yeni başlayacak 5-5,5 yaş çocukların çok çeşitli sıkıntılar ortaya çıkmaya başlamıştır. Çocukların bir kısmı, okula başlamamak için gelişim açısından “yetersiz” raporu almak zorunda kalmış, okula başlayanlar uyum sorunları yaşamış, çocukların bir kısmı da ikinci dönem kalem tutma ve yazı yazmaya geçildiği aşamada yeterli gelişmeyi gösteremeyip okulu bırakmak zorunda kalmıştır. Türkiye’de yapılan çalışmalara bakıldığında,okul öncesi eğitim 71 ilde zorunlu hale getirilmesine rağmen okul dönemine geçen çocukların okuma yazma çalışmalarında yetersiz kaldığı özellikle dezavantajlı grupta yer alan ( yoksul, göçmen vb) ailenin çocuklarının eğitimi yarıda bıraktığı veya öğrenmekte güçlük çektiği görülmektedir.

    Okula başlama, zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan bir “hazırlıklı oluş” gerektirir. Bunun anlamı, çocuğun herhangi bir duygusal zorluğa uğramadan, kolayca ve yeterli bir şekilde öğrenebileceği dönem olarak tanımlanır. Okula başlamak yalnızca okuma-yazma öğrenmek demek değildir. Bu noktada; okul öncesi eğitim önemlidir çünkü bireyin yaşam boyu edineceği becerilerin temeli okul öncesi dönemde atılır. Gerekli becerileri edinerek okula hazır başlayan çocuklar beklentileri daha kolay karşılar. İlköğretime hazırlık kapsamında okuma-yazmayı öğrenmek, matematik işlemleri yapabilmek için gerekli becerilerin kazandırılması ancak okul öncesi eğitim ile gerçekleşir.

    Dünyanın pek çok ülkesinde eğitim sistemlerinin başlangıç süreci ile eş zamanlı olarak uygulamaya konulan okul öncesi eğitim, ülkemiz eğitim öğretim sistemi içinde sadece 15 yıllık bir geçmişe dayanmaktadır. Bu durum eğitimde aksaklıklara neden olmakla birlikte çocukların diğer eğitim süreçlerini de etkilemektedir. Okul öncesi dönemde dikkat edilmesi gereken konulardan birisi çocuğun hazır bulunuşluk düzeyidir. Hazır bulunuşluğun gerçekleşebilmesi için öncelikle olgunlaşmanın ve öğrenmenin gerçekleşmesi gerekmektedir. Örneğin; 6 yaşındaki bir çocuğun okuma yazmayı öğrenebilecek zihinsel düzeye (yaş-zekâ- sinir sitemi koordinasyonu) sahip olması ve buna istek duyarak olumlu tutum sahibi olması hazır buluşluk düzeyini arttırmaktadır. Okul öncesi dönem çocuğun eğitime başlaması ve oyun döneminin yanı sıra eğitime hazırlığı açısından da oldukça önemlidir. Bu süreçte çocuğun hem aile tarafından hem de öğretmenler tarafından desteklenmesi önemlidir.

  • Okula dönüşü kolaylaştırın !

    Okula dönüşü kolaylaştırın !

    Tatil biterken ailece okula dönüşü kolaylaştırabilecek 8 öneri :

    1.Okul rutinlerine biraz erken başlayalım.

    Son birkaç günümüzü bir okul günü rutini gibi yaşayalım. Sabah kalkış, giyinmek, öğlen yemeği, ara öğün saatleri bir okul günü saatlerine benzer olsun.

    Sabah erken saatlerde ev dışında aktivitelerle güne başlamak, okul başladığında okula yetişme telaşınızı azaltacaktır.

    2.Sorumluluk verelim.

    Okula gidip de sınıfın kapısı kapandığı andan itibaren çocuklarımız birçok sorumlulukla karşı karşıya kalıyorlar. Özbakımını yapmak,ev ödevlerini eve getirip yapmak gibi. Tatil döneminden sonra yeni sorumluluklarla karşılaşmadan evde yeni sorumluluklar verebiliriz. Okul hazırlıklarını birlikte yapabiliriz. Okul kitap ve giysilerinin etiketlerinin yazılıp yapıştırılması, okul çantasını yerleştirmesi örnek olarak verilebilir.

    3.Yapılacaklar listesi hazırlayalım.

    Çocuğunuzla birlikte okula götürülecekler ya da okul için yapılacaklar listesi hazırlayabilirsiniz. Her zaman görebileceğiniz biryere yapıştırmak okulun ilk günlerindeki yoğunluğunuzu azaltabilir.

    Çocuğunuzla birlikte ev ödevi yapmak için yer ve zaman belirleyelim.

    Okul günlerinde olduğu gibi, özellikle küçük çocuğunuzla birlikte ev ödevlerini yapmak için belirli bir yer ve saat belirleyin. Hergün aynı saatte masa başında birlikte bir aktivite yapın. Birlikte yemek tarifi bile okuyabilirsiniz. Ev ödevlerine başlamak için bir basamak oluşturacaktır.

    5.Okul sonrası için program yapalım.

    Birçok çalışan anne ve baba için çocuklarımız bizden önce evde oluyorlar ve öğleden sonra biz gelene kadar boş vakitleri oluyor. Bu zamanları programlayabilmek için okul açıldıktan sonraki birkaç gün evde olmaya çalışalım.

    Hasta gün planı yapalım.

    Özellikle küçük çocuğunuzun okulundan ‘’ Ateşi çıktı veya kusuyor ‘’ şeklinde acil telefonlar gelebilir. Böyle bir durumda okula kimin gideceği, kimin alıp eve getireceği ve evde kalacağı ile ilgili plan yapmak hastalık sırasındaki heyecanınızı azaltacaktır.

    Oriyantasyon programlarına, toplantılarına katılalım.

    Okulun açılmasından birkaç gün önce yapılan oriyentasyon programlarına katılmak, öğretmenlerimizle ve okul personeli ile önceden tanışmak okula alışmamızı kolaylaştıracaktır.

    Aile içi anlaşma yapın !

    Başarılı bir eğitim yılı geçirebilmek için çocuğunuzla birlikte bir plan yapın. Okuldan geldiğinde ilk önce ne yapmak istediğini sorun . Oyun oynamak mı, ev ödevini mi yapmak istiyor ? Zamanlarını belirleyin. Birlikte anlaşma yapın, imzalayın ve ortak bir alana asın. Birçok çocuk kendi rutinlerini oluşturmaktan hoşlanır ve uygularlar.

  • OKULA UYUM SÜRECİ

    OKULA UYUM SÜRECİ

    Her yeni eğitim ve öğretim yılının başlaması ile birlikte

    çocuklar ve aileler için zorlu bir dönem başlar. Bu süreçte

    Öğrencilerimizin okula başladıkları ilk günlerinde uyum

    süreçlerini kolaylaştırmak için, hazırladığımız bülten

    doğrultusunda ve iletişim içinde bulunarak Rehberlik ve

    Psikolojik Danışmanlık Bölümü olarak sizlerle işbirliği içinde

    onlara destek olacağız.

    Özellikle tatil dönemlerinden sonra çocuklar okuldan uzak

    kalmakla birlikte ev ortamına ve ebeveynlerine alışmış olur.

    Tekrar okula alışması zaman alan bir süreçtir.

    Alışma sürecinde çocuklar güne ‘Bugün okul var mı?’ ‘ Okula

    gitmek istemiyorum.’ gibi cümlelerle başlayabilir. Okulun

    kapısına gelindiğinde çocuk ebeveynden ayrılmamak için

    şiddetli ağlamalara başvurup eve geri dönmek için her türlü

    yöntemi deneyebilir. Bu gibi durumlarda siz ebeveynlerin sakin

    kalmaya calışmaları çocuğunuzun okula alışmasında birinci

    basamaktır. Bu süreçte anne-baba kaygılı davranırsa çocukta da

    kaygı oluşur. Çocuktan ayrılırken ona suçlu gözlerle bakmak

    yerine güler yüzlü ve neşeli bir tavır sergilenmelidir.

    KARARLI OLUN

    Çocuğunuzu okula getirdiğinizde ağlarsa onu tekrar eve

    götürmek büyük bir hata olacaktır. Bir süre sonra çocuk bunu

    alışlanlık haline getirerek gözyaşlarını kullanmaya başlar. Eğer

    sabahtan okula gelmek istemiyorsa ve evden çıkmadıysanız bir

    seferliğine o günü evde geçirin. Fakat okulda yapılan aktivileri

    evde yapmak isterse onunla hiç birini yapmayın. Tüm elektronik

    aletlerden çocuğunuzu uzak tutar ve oldukça kararlı davranıp

    günü mümkün olduğu kadar az aktiviteyle geçirirseniz

    çocuğunuz okulda geçirdiği kaliteli zamanla evdeki durumu

    kıyaslayıp sizi fazla zormalamadan okula kendisi gitmek

    isteyecektir.

    VERDİĞİNİZ SÖZLERİ TUTUN

    Güven duygusu çocuk ve ebeveyn arasında ki en önemli bağdır.

    Çocuğunuza onu okuldan alacağınız zamanı günün başında

    söylemeniz ve tam zamanında okuldan almanız önemli bir

    ayrıntıdır.

    Onu sınıfa bıraktığınızda geri döneceğinizi bilsin. Sınıftan kısa

    sürelerle çıkıp geri dönerek her zaman geri döneceğinizi

    öğrenmesini sağlayacaksınız. Böylece sizden ayrı kalacağı süre

    gittikçe uzayacak ve bir gün sınıfta tek başına kalacak.

    Alışana kadar okula her gün aynı kişinin bırakması da başka bir

    detay. Başka kişiler bıraktığında ne yazık ki aynı ağlama

    sürecine geri dönülebilmesi mümkün.

    Sınıfta ona eşlik ediyorsanız, geride durun. Müdahil olmadan,

    her şeyi öğretmeniyle yapmasına fırsat verin. Sınıftan gizlice

    kaçmayın; öğretmeni, ebeveynin kaybolması ile

    ilişkilendirebilir. Yanınıza geldiğinde oynamayın, arkadaşları ve

    öğretmeni ile olması için teşvik edin. Oyuna dahil

    olmadığınızda bir süre sonra öğretmenine geri dönecektir.

    ONUNLA SOHBET EDİN

    Çocuğunuz okula gitmeden önce orada olacaklarla ilgili ona

    bilgi verin. Edineceği arkadaşlardan, oynayacağı oyuncaklardan

    ve öğreneceği bilgilerden bahsedin.

    Çocuğunuz okuldan geldiğinde neler yaptığını, gününün nasıl

    geçtiğini, neler öğrendiğini sorun . Okulla ilgili mümkün

    oldukça keyifli ve uzun sohbetlerde bulunun.

    Tüm bunlara ek olarak sevdiği bir oyuncakla okula gelmesi

    alışma sürecinde faydalı olacaktır.

    Kıyafetlerini ve çantasını akşamdan birlikte hazırlamanız hem

    sabah oluşacak karşmasayı önler hem de çocuğunuz özenle

    hazırlanırsa okula gitmekte hevesli olur.

    Hafta sonu tatilinde okuldan uzaklaştığı için bir gezinti sırasında

    okulun önünden geçmek, o civarda dolanmakta faydalı

    etkenlerden birisidir.

    Unutmayın okula uyum süreci kararlı olunduğunda kolay ve

    hızlı bir şekilde gelişir. Çocuğunuz her ağladığında kapıdan

    dönerseniz bu süreç hem onun hem de sizler açısından oldukça

    zor bir durum haline dönüşür. Henüz yaşlarının çok küçük

    olduğunu düşünerek okula düzensiz getirilen çocuklar ileride

    kuralsız birer yetişkine dönüşebilir. Okul hayatlarının ilk

    döneminde nasıl başlarsanız çocuğunuzun alışkanlıkları öyle

    devam edecektir.

    Uyum sürecinin uzaması ya da ailenin başa çıkamadığı bir

    durumun oluşması halinde sınıf öğretmeni ve Rehberlik ve

    Psikolojik Danışmanlık Birimi ile iletişime girilmeli, işbirliği

    içinde çalışılmalı ve çocuğun okula gelmek istememesinin

    gerçek nedenleri araştırılmalıdır.

    Hepimize sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yıl diliyoruz.

  • OKULA UYUM SÜRECİ

    OKULA UYUM SÜRECİ

    Her yeni eğitim ve öğretim yılının başlaması ile birlikte çocuklar ve aileler için zorlu bir dönem başlar. Bu süreçte Öğrencilerimizin okula başladıkları ilk günlerinde uyum süreçlerini kolaylaştırmak için, hazırladığımız bülten doğrultusunda ve iletişim içinde bulunarak Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü olarak sizlerle işbirliği içinde onlara destek olacağız.

    Özellikle tatil dönemlerinden sonra çocuklar okuldan uzak kalmakla birlikte ev ortamına ve ebeveynlerine alışmış olur. Tekrar okula alışması zaman alan bir süreçtir.

    Alışma sürecinde çocuklar güne ‘Bugün okul var mı?’ ‘ Okula gitmek istemiyorum.’ gibi cümlelerle başlayabilir. Okulun kapısına gelindiğinde çocuk ebeveynden ayrılmamak için şiddetli ağlamalara başvurup eve geri dönmek için her türlü yöntemi deneyebilir. Bu gibi durumlarda siz ebeveynlerin sakin kalmaya calışmaları çocuğunuzun okula alışmasında birinci basamaktır. Bu süreçte anne-baba kaygılı davranırsa çocukta da kaygı oluşur. Çocuktan ayrılırken ona suçlu gözlerle bakmak yerine güler yüzlü ve neşeli bir tavır sergilenmelidir.

    KARARLI OLUN

    Çocuğunuzu okula getirdiğinizde ağlarsa onu tekrar eve götürmek büyük bir hata olacaktır. Bir süre sonra çocuk bunu alışlanlık haline getirerek gözyaşlarını kullanmaya başlar. Eğer sabahtan okula gelmek istemiyorsa ve evden çıkmadıysanız bir seferliğine o günü evde geçirin. Fakat okulda yapılan aktivileri evde yapmak isterse onunla hiç birini yapmayın. Tüm elektronik aletlerden çocuğunuzu uzak tutar ve oldukça kararlı davranıp günü mümkün olduğu kadar az aktiviteyle geçirirseniz çocuğunuz okulda geçirdiği kaliteli zamanla evdeki durumu kıyaslayıp sizi fazla zormalamadan okula kendisi gitmek isteyecektir.
    VERDİĞİNİZ SÖZLERİ TUTUN

    Güven duygusu çocuk ve ebeveyn arasında ki en önemli bağdır. Çocuğunuza onu okuldan alacağınız zamanı günün başında söylemeniz ve tam zamanında okuldan almanız önemli bir ayrıntıdır. 

    Onu sınıfa bıraktığınızda geri döneceğinizi bilsin. Sınıftan kısa sürelerle çıkıp geri dönerek her zaman geri döneceğinizi öğrenmesini sağlayacaksınız. Böylece sizden ayrı kalacağı süre gittikçe uzayacak ve bir gün sınıfta tek başına kalacak.

    Alışana kadar okula her gün aynı kişinin bırakması da başka bir detay. Başka kişiler bıraktığında ne yazık ki aynı ağlama sürecine geri dönülebilmesi mümkün.

    Sınıfta ona eşlik ediyorsanız, geride durun. Müdahil olmadan, her şeyi öğretmeniyle yapmasına fırsat verin. Sınıftan gizlice kaçmayın; öğretmeni, ebeveynin kaybolması ile ilişkilendirebilir. Yanınıza geldiğinde oynamayın, arkadaşları ve öğretmeni ile olması için teşvik edin. Oyuna dahil olmadığınızda bir süre sonra öğretmenine geri dönecektir.

    ONUNLA SOHBET EDİN

    Çocuğunuz okula gitmeden önce orada olacaklarla ilgili ona bilgi verin. Edineceği arkadaşlardan, oynayacağı oyuncaklardan ve öğreneceği bilgilerden bahsedin.

    Çocuğunuz okuldan geldiğinde neler yaptığını, gününün nasıl geçtiğini, neler öğrendiğini sorun . Okulla ilgili mümkün oldukça keyifli ve uzun sohbetlerde bulunun.

    Tüm bunlara ek olarak sevdiği bir oyuncakla okula gelmesi alışma sürecinde faydalı olacaktır.
    Kıyafetlerini ve çantasını akşamdan birlikte hazırlamanız hem sabah oluşacak karşmasayı önler hem de çocuğunuz özenle hazırlanırsa okula gitmekte hevesli olur.
    Hafta sonu tatilinde okuldan uzaklaştığı için bir gezinti sırasında okulun önünden geçmek, o civarda dolanmakta faydalı etkenlerden birisidir.

    Unutmayın okula uyum süreci kararlı olunduğunda kolay ve hızlı bir şekilde gelişir. Çocuğunuz her ağladığında kapıdan dönerseniz bu süreç hem onun hem de sizler açısından oldukça zor bir durum haline dönüşür. Henüz yaşlarının çok küçük olduğunu düşünerek okula düzensiz getirilen çocuklar ileride kuralsız birer yetişkine dönüşebilir. Okul hayatlarının ilk döneminde nasıl başlarsanız çocuğunuzun alışkanlıkları öyle devam edecektir. 

    Uyum sürecinin uzaması ya da ailenin başa çıkamadığı bir durumun oluşması halinde sınıf öğretmeni ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi ile iletişime girilmeli, işbirliği içinde çalışılmalı ve çocuğun okula gelmek istememesinin gerçek nedenleri araştırılmalıdır.
    Doctors profile: https://www.doktortakvimi.com/busra-obuz/psikoloji/istanbul

  • Çocuğum okula başlarken nelere dikkat etmeliyim

    ÇOCUĞUM OKULA BAŞLARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİM

    Büyük bir özveri ile büyüttüğünüz çocuğunuz artık okul çağına geldi. Hem siz hem de o önemli bir dönemece girdiniz. Hangi okula göndermeliyim, acaba öğretmeni kim olacak, servise mi vereyim, ben mi getirip götüreyim sorularına yanıtları buldunuz ve okul hayatınızın başlamasına az bir süre kaldı.
    Şimdi sırada şu soruların yanıtları var. Acaba sorunlar yaşayacak mı, yaşadığı sorunlar ile nasıl başa çıkacağız, ona nasıl yardımcı olmalıyız, ödev yaparken nelere dikkat etmeliyiz
    İşte aklınızdaki sorular ve yanıtları

    Çocuğum kaç yaşında okula başlamalı?
    Yeni eğitim sitemine göre 30 Eylül 2012 tarihinde 5 yaşını doldurmuş olan çocukların okula başlaması gerekmektedir. Ancak çocukların sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimleri göz önüne alındığında 5 yaş okula başlamak için uygun değildir.

    Eğer çocuğunuz 5 yaşında (60 aylık) ise anaokuluna devam etmeli, 5,5 yaşında (66aylık) ise okul olgunluğu testi yapıldıktan sonra okula başlamasına karar verilmelidir.

    Çocuğumu okula nasıl götürmeliyim, ilk gün neler yapmalıyım?
    Çocuğunuz okula başlamadan önce tercihen yaz döneminde onu okula hazırlamalısınız. Okulun nasıl bir yer olduğunu, orada neler öğreneceğini ona anlatmalı, anaokulundan farkını açıkça ama onu kaygılandırmadan ortaya koymalısınız. Çünkü çocukların yaşadığı en büyük sıkıntı anaokulu ortamından sonra daha kurallı olan ilköğretim ortamına alışmaktır.

    İlk gün onunla okula gitmeniz onun için çok önemlidir. Ama bunu bir tören haline getirmeyin. Her günkü gibi uyanın kahvaltınızı yapın ve çocuğunuzla beraber okula gidin. Siz ilk günü ne kadar çok önemser ve abartırsanız çocuğunuz da o kadar çok önemser ve abartır. Bu da sizden ayrılmasını ve okula alışmasını zorlaştırır.

    Çocuğum okul bahçesinde ya da sınıfta ağlarsa ne yapmalıyım?
    Çocuğun ağlaması aslında sizin davranışlarınıza bağlıdır. Siz çocuğunuza söylemlerinizle ya da yüz ifadelerinizle üzgün olduğunuzu hissettirirseniz, onu terk ediyormuş gibi bir izlenim yaratırsanız o da bunu kullanır ve ağlamaya başlar.

    Yapmanız gereken onu her zamanki gibi öpmek ve başarılar dilemektir. Ona sınıfta öğretmenin yanında olacak, neye ihtiyacın olursa ona söyleyebilirsin, o sana yardımcı olur. Teneffüslerde de arkadaşların ile oyunlar oynarsın. Akşam olunca ben seni almaya geleceğim(servisle gelecekse servis seni eve getirecek) deyip onu sınıfına göndermelisiniz
    Unutmayın çocuklar bilmedikleri şeylerden korkarlar. Ona okul ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadan sınıfa gönderirseniz ne ile karşılaşacağını bilmediği için kaygılanacak ve ağlayacaktır.

    Birkaç gün onu okulda beklemeli miyim?
    Çocuğu okulda beklemek onun okula alışmasını kolaylaştırmaz, aksine anneden ve babadan ayrılma, bağımsızlaşma ve özgüven kazanma sürecini uzatır.

    Eğer siz de kaygıları olan bir ebeveyn iseniz çocuğunuza belli etmeden, bunu ona söylemeden onu bir veya iki gün okulda bekleyebilirsiniz. Ama çocuğunuzun bunu bilmemesi çok önemlidir. Çünkü her fırsatta yanınıza gelmek ister ve daha uzun süreler ile okulda kalmanızı ister. Ayrıca sınıf arkadaşlarının da bundan haberdar olmaması önemlidir. Çünkü okulda olduğunuzu çocuğunuza söyleyebilirler.
    Eğer çocuğunuza gerekli açıklamaları yapmış, onu okul yaşantısına iyi bir şekilde hazırlamış iseniz, her şeyin üstesinden kolaylıkla geldiğini görecek ve mutlu olacaksınız.

    Evde okul ile ilgili konuşurken nelere dikkat etmeliyiz?
    Evde eşinizle ya da diğer aile bireyleri ile konuşurken okul ile ilgili olumsuz ifadeler kullanmamaya özen gösterin. Çocuğunuz televizyon izliyor ya da arkadaşı ile oynuyor olabilir ama onun kulağı sizdedir, sizi dikkatle dinliyordur.

    Özellikle öğretmeni ve arkadaşları ile ilgili kullanacağınız olumsuz ifadeler, çocuğunuzun da onlara karşı olumsuz duygu ve düşünce beslemesine neden olabilir.
    Ödevlerin çokluğundan, derslerin zorluğundan, öğretmenin tavırlarından yakınırsanız; benzer yakınmaları bir süre sonra çocuğunuz da yapar ve bu durum hem okuldan soğumasına hem de okul başarısının düşmesine neden olabilir.
    Bu nedenle mümkün olduğunca okul ile ilgili konuşurken olumlu ifadeler kullanın, öğretmeninin ve arkadaşlarının iyi yönlerini ön plana çıkarmaya çalışın.

    Çocuğum okula gitmek istemezse ne yapmalıyım?
    Çocuğunuz okula gitmek istemezse mutlaka geçerli bir sebebi vardır. Onu okula gitmek için zorlamak yerine bu sebebi araştırın. Çocuğunuz ile konuşun bir sorunu olup olmadığını öğrenin, öğretmeni, okul yönetimi hatta servis şoförü ile konuşun.

    Sorunu tespit ettiğinizde tek başınıza çözebileceğiniz bir sorun değilse mutlaka profesyonel yardım alın. Çocuk psikologu, pedagog ya da okuldaki rehber öğretmenden yardım isteyebilirsiniz.

    Çocuğum kardeşini bahane ederek okula gitmek istemezse ne yapmalıyım?
    Küçük kardeşi olan birçok çocuk okula gittiğinde annesi ve kardeşinin neler yaptığını merak eder, kardeşini kıskanır ve bu nedenle okula gitmek istemez.

    Bu durumu yaşamamak adına önceden önlem alabilir, çocuğunuz size sormadan ya da bunu sorun haline getirmeden önce siz gerekli açıklamayı yapabilirsiniz. Çocuğunuza sen okula gidince ben de kardeşini uyutuyorum, uyanınca mamasını yedirip, altını değiştiriyorum sonra da senin okuldan gelmeni bekliyoruz şeklinde açıklama yapabilirsiniz. Beraber yaptığınız diğer faaliyetleri (alışveriş, ev gezmesi, parka gitmek vb) ayrıntısı ile anlatmayın
    Çocuğunuz okuldan geldiğinde ona bugün neler yaptın diye sorarak yaptıklarını anlattırın ve okul yaşantısının ne kadar güzel ve eğlenceli olduğunu belirtin. Böylece sizi ve kardeşini kıskanmayacaktır.

    Çocuğumun ödevlerine nasıl yardımcı olmalıyım?
    Çocuğunuz okuldan geldikten sonra hemen ödev yapması için zorlamayın. Yoğun bir gün geçirdiği için dinlenmeye ihtiyacı olacaktır.

    Dinlenme ve yemek zamanı bittikten sonra ödevlerini yapmaya başladığında yanında oturup onu izlemeyin. Bırakın ödevlerini tek başına yapsın. Yapamadığı ya da zorlandığı bir şey olursa bütün ödevlerini bitirdikten sonra yapamadıklarını yapmak üzere ona yardım edin.
    Proje ödevlerinde ona yardımcı olun ama onun adına yapmayın.
    Bilmediğiniz bir konu olduğunda bilmediğinizi söylemekten kaçınmayın. Herkes her şeyi bilmek zorunda değildir. Çocuğunuz sizi mükemmel görmemeli, sizin de başaramadığınız şeylerin olduğunu bilmek aksine onu mutlu eder. Konu ile bilgisi olabileceğini düşündüğünüz başka kişilere danışın.

    Ödev yapmak istemezse ne yapmalıyım?
    Ödev yapmak istemediğinde onu ödevlerini bitirmek için zorlamayın, ona hedefler koymanızın, gereksiz ödül ve cezalar kullanmanızın faydası olmayacaktır.

    Bunun yerine neden ödev yapmak istemediğini öğrenin. Verilen ödevler ona çok zor geliyor olabilir ya da seviyesinden düşüktür ve sıkılıyor olabilir. Bu durumu öğretmeni ile konuşarak netliğe kavuşturun.
    Ödev yaptığı ortam uygun olmayabilir. Televizyon karşısında, aile üyelerinin sohbet ettiği bir ortamda çocuğa ödev yaptıramazsınız.
    Tüm ödevlerini bir kerede oturup bitirmesini beklemeyin. O istemeden siz ona kısa molalar verdirin. Bir bardak meyve suyu içmek, bir dilim kek yemek, okulda yaşadığı bir olayı paylaşmak onun için uygun bir mola olabilir. Televizyon seyretmek, bilgisayar oynamak, oyun oynamak mola olarak kullanılmamalı; bunlar ödevler bitince yapılacak etkinlikler olmalı.

    Çocuğumun hafta sonlarını en iyi şekilde nasıl değerlendiririm?
    Hafta sonları çocuğunuz ile geçirmeye özen gösterin. Yoğun bir iş temposunda çalışıyor olabilirsiniz. Ama özellikle okula başladıktan sonra çocuğunuz ile geçireceğiniz anlar daha azalacaktır. Bu anlar onun için de sizin için de özel olmalı.

    Sevdiği bir etkinliği beraber yapmak ona verebileceğiniz en iyi ödüldür. İmkanlarınız çerçevesinde çocuğunuzu bir kursa (spor, müzik, resim vb) yazdırabilirsiniz. Okulda yaşadığı yoğunluk ve yorgunluğu bu kurslarda atabilir, yeni haftaya yeni enerji ile hazırlanabilir.

    Okula başladıktan sonra küfür etmeye, yalan söylemeye, fiziksel şiddet uygulamaya başlarsa ya da konuşmasında ve davranışlarında farklılıklar oluşursa ne yapmalıyım?
    Çocuğunuz okula başladıktan sonra davranışlarında farklılıklar olması çok normaldir. Bunlar her zaman olumlu olmayabilir. Çünkü okulda farklı sosyo- kültürel ortamlardan gelmiş çocuklar ile bir arada olacak. Daha önce ailede görmediği davranışları, konuşma biçimlerini görecek. Çocuklar model alarak öğrendikleri için de bu davranışları sergilemeye başlayacak.

    Böyle bir durumda panik olmayın. Çocuğunuzu sürekli olarak yapma, öyle deme, çok ayıp gibi ifadelerle uyarmanız sorunu çözmez. Yaptığı davranışın sonuçları ile ilgili onu uyarın. O arkadaşının bu davranışı neden yaptığını onun anlayacağı bir dille anlatın; ama arkadaşlarını küçültücü ifadeler kullanmayın. Gerekirse öğretmeni durumdan haberdar edin.

    Öğretmeni ile ne sıklıkta görüşmeliyim, bu görüşmelerde neler sormalıyım?
    Sürekli olarak öğretmen ile görüşmek için okula gitmeyin. Bu hem sizi ve öğretmeni yorar, bunaltır hem de arkadaşlarının önünde çocuğunuzun imajını zedeler.

    Haftada bir kez öğretmen ile genel bir görüşme yapabilirsiniz. Ayrıca veli toplantılarını takip edip mutlaka katılın. Bu görüşmelerde çocuğunuzun okul başarısı, arkadaş ilişkileri, varsa özel becerileri, sosyal duygusal gelişimi ile ilgili bilgiler edinin, okul sorunlarınıza yönelik rehberlik almaya çalışın.
    Öğretmen ile olan görüşmelerinizi çocuğunuz varken yapmayın. Neler konuştuğunuzu bilmesine gerek yok. Görüşme sonrası çocuğunuzu görüşme ile ilgili genel olarak bilgilendirin. Olumlu ifadeler kullanmaya özen gösterin.
    Çocuğunuz öğretmeni ile olan görüşmenizi onu şikayet ettiğiniz bir görüşme olarak görmemeli. Bu nedenle çocuğunuzu öğretmeni ile korkutmayın. Bu öğretmenden ve okuldan soğumasına neden olabilir.

    Çocuğumda hangi davranışları gözlersem okul başarısı ile ilgili sorunlar yaşadığını düşünmeliyim?
    Her çocukta farklılık göstermekle beraber; ödev yapmakta isteksizlik, ödev yapmakta zorlanma, çalışmasına rağmen yazılılarda düşük not alma, okulda tahtadan düzgün not geçirememe, ödevlerini eksik alma gibi sorunlar ile karşı karşıya gelirseniz, okul başarısı ile ilgili sorunlar yaşıyor olabilirsiniz.

    Çocuğumda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu varsa ne yapmalıyım?
    Çocuğunuzda böyle bir sorun olup olmadığını tespit etmek amacıyla mutlaka öğretmeni ile görüşün, sınıf içindeki davranışları ile ilgili bilgi edinin, daha sonra bir uzmana başvurarak detaylı taramasını yaptırın.

    Tüm bunların ardından çocuğunuza dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı konursa; ilk olarak durum ile ilgili öğretmenini bilgilendirin. Çünkü öğretmeni buna göre çocuğun sınıf içindeki oturma düzenini ayarlayacak, yapılan çalışmalara aktif katılımını sağlamak için etkinlikleri düzenleyecektir.
    Siz de evde özellikle ders çalıştırırken kısa molalar vermeye, molalarda dikkat dağıtıcı etkinlikler değil, rahatlatıcı etkinlikler yapmaya özen gösterin.( örneğin televizyon izlemek değil, bir bardak meyve suyu içip bir dilim keke yemek). Tüm ödevlerini bir kerede bitirmesini beklemeyin, bu mümkün değildir.
    Eğer hekiminiz tarafından ilaç tedavisi başlandıysa, belirtilen dozda ilaç tedavisine devam edin, kendiliğinizden ilacı kesmeyin ya da dozu ile oynamayın.

    Çocuğumda öğrenme güçlüğü varsa ve yapmalıyım?
    Bu durumu öğrendiğiniz anda ilk olarak öğretmenini bilgilendirin. Öğretmenden diğer velileri de bilgilendirmesini isteyin, bu çocuğun arkadaşları tarafından kabulü için önemlidir.

    Gerekli ise çocuğunuza hastaneden ve rehberlik araştırma merkezinden rapor almaya çekinmeyin. Bu rapor ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde ücretsiz eğitim alabilirsiniz. Ayrıca bu rapor ile çocuğunuz kaynaştırma öğrencisi olacak ve diğer çocuklar ile aynı yazılı sınavlara girmeyecek, aynı değerlendirme kriterlerine göre değerlendirilmeyecektir. Bu da çocuğunuzun özgüveni için oldukça önemlidir.

    Okul sorunlarının temel nedenleri nelerdir?
    Okul sorunlarının pek çok nedeni olabilir. Görme ve işitme sorunları çocuğun okumasını, öğretmeni dinlemesini ve derslerini yapmasını engelleyebilir.

    Spor, eğlence gibi faaliyetlere çok fazla zaman ayrılması da çocuğu fazlasıyla yorabilir.
    Çocuktaki kronik hastalıklar, kaygı, depresyon, anne baba arsındaki problemler, kardeş kıskançlığı çocuğun ders başarısını engelleyebilir.
    Ayrıca çocuklarda görülen özel öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu da okul başarısını engellemektedir.

    Çocuğumun okulda yaşayabileceği sosyal-duygusal sorunlar neler olabilir?
    Arkadaşları tarafından kabul görememe, farklı sosyo kültürel çevrelerden gelen çocuklar ile iletişim kuramama, fazla içine kapanık ve duygusal olduğu ya da fazla kavgacı olduğu için yaşayabileceği iletişim problemleri, kurallara uymama, grupla beraber hareket etmede zorluk karşılaşabileceğiniz sosyal duygusal problemlerden birkaçıdır.

    Yukarıda saydığımız problemlerden bir ya da birkaçı ile karşılaşırsanız, çocuğunuzu davranışları değiştirmesi için zorlamayın, onu yargılamayın. Öğretmeninden ve konu ile ilgili bir uzmandan yardım alın.