Etiket: Öksürük

  • Çocuklarda öksürük

    Öksürük vücudun bir savunma mekanizması ve hava yollarını temizleyen bir reflekstir. Öksürük ile solunum yollarına giren mikrop, toz ve yabancı cisimler atılarak solunum yolları temizlenmeye çalışılmaktadır.

    Çocuklarda hastalık olmaksızın da öksürük görülebilir. Yapılan çalışmalarda çocuklarda çeşitli nedenlere bağlı olarak günde 5-10 kez öksürdüğü saptanmıştır.
    Erişkinlerin aksine; çocuklar ve bebeklerde balgam çıkarmak zordur. Bu zorluk yaş küçüldükçe artar ve hatta küçük bebekler öksürmede zorlanırlar. Öksürük eğer balgamlı ise yaş öksürük, balgamsız ise kuru öksürük olarak tanımlanır.
    Süresine göre öksürük tanımlandığında üç grupta incelenir.
    Akut
    Uzamış
    Kronik öksürük

    Eğer öksürük 2 hafta sürerse akut ,
    2-4 hafta sürerse uzamış,
    4 haftadan daha uzun süren öksürükler kronik olarak tanımlanmaktadır.
    Öksürüğe yol açan nedenler nelerdir?
    – Solunum ve akciğer enfeksiyonları
    Bu grup hastalıklar içinde; krup, boğmaca, sinüzit, zatürre ve bronşiolit başlıcalarını teşkil eder.
    – Hava yollarındaki yabancı cisimler
    – Solunum yolları yetersiz doğan bebekler
    – Reflüsü olan bebek ve çocuklar
    – Tüberkülozlu hastalar
    – Astımlı hastalar
    – Öksürüğü alışkanlık haline getiren çocuklar.

    Akut öksürükler genellikle viral enfeksiyonlarda görülür. Ani başlayan öksürükte yabancı cisim düşünülmelidir. Bakteriyel enfeksiyonlarda öksürük başlangıçta kuru, daha sonra balgamlı öksürüktür.
    Öksürüğü olan bir hastada nedeni saptamak önemlidir. Hastayı muayene eden doktorun muayene bulgularının yanısıra laboratuar bulguları da nedeni saptamada yardımcıdır.
    Öksürüğü olan bir çocuk ne zaman doktora başvurmalıdır?
    – Eğer bebek üç aylıktan küçükse,
    – Solunum sıkıntısı var, solunum sayısı artmış ise,
    – Ateşi var. Öksürük sert ve sonrasında kusuyorsa,
    – Sarı, yeşil ve kanlı balgam çıkarıyorsa,
    – Hasta bir süredir bir şey yeme ve içmeyi reddediyorsa,
    – Öksürük devamlı bir hal almış ve azalma görülmüyorsa doktora başvurmalıdır.

    Tedavide öksürük kesici ilaçlar kullanılmaz. Balgam sökücü preparatlardan faydalanılabilir. Hastanın sıvı alması önemlidir. Bitki çayları ve ıhlamur balgam sökücü olarak kullanılabilir. Öksürüğe neden olan viral enfeksiyonlarda antibiyotik tedavisinin yeri yoktur. Öksürük nedeninin bakteriyel veya viral olup olmadığını saptamak önemlidir. Çoğu zaman bu ayırım kolay olmamakta, ancak detaylı laboratuar incelemeleri ile mümkün olmaktadır.

    Sonuç olarak;
    – Öksürük vücudumuzun bir korunma mekanizmasıdır.
    – Bebek ve çocuklarda kesinlikle öksürük kesici reçetesiz satılan ilaçlar kullanılmamalıdır.
    – Öksürük tedavisinde antibiyotiklerin kullanımına doktorun karar vermesi gerektiği önemlidir.
    – Öksürüğün, ciddi bir hastalığın habercisi olabileceği unutulmamalıdır.

    Prof. D Nuran GÜRSES

    Çocuk ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

  • Anne ve babalar; uzamış ve düzelmeyen öksürüğe dikkat!

    Anne ve babalar; uzamış ve düzelmeyen öksürüğe dikkat!
    Çocuğum astım mı?

    Kış geldi, enfeksiyonlar arttı, bir de pek çok çocuk kreşe başladı ve düzelmeyen, anne ve babaların kabusu olan sık tekrarlayan ve düzelmeyen öksürükler tekrar başladı. En sık karşılaşılan senaryolardan birisi şöyle; ‟2-4 yaş arası sağlıklı, daha önce ailesi tarafında özenle bakılan ve enfeksiyonlardan sakınılan bir çocuk kreşe veya anaokuluna başlar. Doğal olarak bir üst solunum yolu enfeksiyonu olur, fakat öksürük düzelmez ve uzar. Bir şekilde biraz düzeldikten sonra aile, tamam her şey rayına giriyor diye düşünürken tekrar ateşi yükselir veya tekrar burnu akmaya başlar ve öksürük tekrar artar. Aile tekrar doktora götürür ilaçlar antibiyotikler derken öksürük yine biraz azalır veya düzelir. Aile yine bir ohh çeker, ama kısa süre sonra olay tekrarlar. Bu durum kış boyu devam eder. Bazı çocukların ise nefes yolu ile astım ilaçları (ventolin) kullanması bile gerekebilir. Çocukların bir kısmında ise antibiyotik kullanımı ile burun akıntısı düzelir ama ilaçlar kesilince tekrarlar ve çocuk çok sık antibiyotik kullanmak zorunda kalır”.
    Yukarıda anlatılan hastalık veya durum nedir?
    Bu çocuk astım olabilir mi?
    Bu geçici bir durum mudur?
    Yoksa çocuk bazı internet sitelerinde yazdığı gibi İstanbul bronşiti midir? Bu da neyse,
    Bu sıkıntıyı çeken ve farklı doktorlar tarafından farklı tanılar konulan, farklı tedaviler verilen ve çoğunlukla da tam olarak düzelmeyen bu durum, aile ve çocuk için kış mevsimini bazen kabusa çevirmeye yetmektedir. Bu nedenle bu konu hakkında doğruların ve önemli noktaların aileler tarafından iyi bilinmesi, çocuklarını doğru yere yönlendirmeleri açısından oldukça önemlidir.
    Okul öncesi yaş grubundaki çocuklar daha büyüklere göre daha sık hasta olmaktadırlar. Çünkü immün sistemleri henüz gelişme aşamasındadır ve bazı mikroplarla henüz ilk defa karşılaşmaktadır. Aileler şunu çok iyi anlamalıdır ki 2 yaşına kadar olan çocuklar yılda 6-8 arasında basit üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilmektedirler ve bu enfeksiyonların %80 den fazlası virüsler aracılığı ile olmakta ve antibiyotik tedavisi gerekmemektedir. Yaş arttıkça enfeksiyon sıklığı biraz daha azalmaktadır. Bu geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları immün sistemin sağlıklı gelişmesi için gereklidir. Fakat ilk 3 yılda virüslerle olan solunum yolu enfeksiyonlarının tekrarlaması astım gelişimi için de en önemli risk faktörlerinden birisidir. Özellikle kreşe veya anaokuluna yeni başlamış çocuklarda enfeksiyon sıklığında artış olduğu çok iyi bilinmektedir. Bu çocuklarda tekrarlayan viral üst solunum yolu enfeksiyonları solunum yolu aşırı duyarlılığını ortaya çıkarmakta olup, bu durum öksürüklerin sık tekrarlamasına, gece öksürüklerine ve bazen de göğüste hırıltıya neden olabilmektedir. Hatta bu çocukların bir kısmında tekrarlayan bronşitler görülmekte olup, bu durum astıma kadar da ilerleyebilmektedir. Yine bu çocuklarda viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının komplikasyonları (sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit veya zatürre gibi) gelişebilmektedir.
    Okul öncesi çocuklarda diğer çocuklardan farklı olarak 6 adet astım çeşidi vardır. Bunların bir kısmı zaman içinde düzelirken, bir kısmı ise gerçek astım olup bulgular ileriki yaşlarda da devam etmektedir. Bu çocukların bir kısmı allerjik olup, bir kısmı ise allerjik değildir. Bu hastaların hepsinde tekrarlayan bronşitler, sık tekrarlayan enfeksiyonlar, sık tekrarlayan veya düzelmeyen öksürük ve hışıltı gibi benzer şikayetler görülmekte olup, bu durumların birbirinden ayrılabilmesi sadece çocuk allerji uzmanları tarafından yapılabilmektedir. Ayrıca astımın bazı tipleri sadece tekrarlayan öksürük atakları ile gidebilmekte, bronşlarda daralma yapmamakta ve bu durum tanının geç konmasına ve yanlış ve gereksiz ilaçların kullanımına neden olabilmektedir.
    Unutmayınız! Tüm dünyada tanı konmuş, tedavisi başlanarak izlem altına alınmış astımlı çocuk sayısından çok daha fazla çocuk tanı konamadan yıllarca gereksiz ve bazen yanlış ilaçlar kullanmak zorunda kalmaktadır. Doğru ayırıcı tanı yapılamaz ve doğru tanı konamazsa, aşırı ve gereksiz antibiyotik kullanımı, hastalığın kronikleşmesi ve komplikasyonların oluşması gibi istenmeyen durumlar gelişebilir.

    Çocuklarda kronik öksürüğün veya sık tekrarlayan öksürüklerin çok sayıda nedeni bulunmaktadır. Pratik hayatta çok sık olarak karşılaşılan ve ne yazık ki tanı ve ayırıcı tanıları tam olarak yapılamayan ve birbirleri ile çok sık karışan bunlar arasında;
    1. Allerjik hastalıklar
    2. Kalıcı veya geçici astım varyantları (çeşitleri)
    3. Öksürükle giden astım
    4. Kreşe veya yuvaya bağlı reaktif hava yolu hastalığı
    5. Evde okula giden bir kardeşinin olması (eve sık enfeksiyon taşınmasına neden olarak)
    6. İyi tedavi edilmemiş sinüzitler, kronik sinüzit, akut tekrarlayan sinüzit
    7. Gastroözefageal reflü hastalığı
    8. Geçici veya hafif immün sistem bozuklukları, sayılabilir.

    Daha nadir olarak, üst ve alt hava yolunun konjenital anormallikleri, bazı genetik akciğer hastalıkları, konjenital kalp hastalıkları ve konjenital immün yetmezlikler neden olabilir.

    Anne ve babalar tarafında çocuklarında aşağıdaki durumların olup olmadığının mutlaka dikkatli bir şekilde gözlemlenmesi gerekmektedir;
    1. Enfeksiyonlar ve öksürük sık tekrarlıyorsa
    2. Öksürük bir türlü tam olarak düzelmiyorsa
    3. Çocuğunuz sık antibiyotik kullanmak zorunda kalıyorsa
    4. Burun akıntısı bir türlü tam olarak düzelmiyorsa
    5. Öksürükler 10 günden uzun sürüyorsa
    6. Hastalık sırasında çocuğunuz gece uykuda öksürüyor veya öksürerek uykudan uyanıyorsa
    7. Hasta olduğunda göğsünde hırıltı veya hışıltı duyuluyorsa
    8. Hareketle veya eforla öksürük artıyorsa
    9. Tozlu ortamlarda nöbet şeklinde öksürükler oluyorsa
    10. Doktor tarafından bronşit veya bronşiyolit tanısı konmuşsa
    11. Annede, babada ve kardeşinde allerji veya astım varsa
    12. Çocuğunuza daha önce kortizonlu ilaç veya nefes yolu ile kullanılan ilaçlar (ventolin) verilmişse
    13. Tekrarlayan öksürükler köpek havlaması şeklindeyse veya çocuğunuz sık larenjit oluyorsa.
    14. Çocuğunuzda ağız kokusu, karın ağrısı, şişkinlik veya geğirme sık oluyorsa
    15. Çocuğunuzun beraberinde atopik (allerjik) egzeması varsa
    16. Çocuğunuz diğer çocuklarda daha fazla terliyorsa

    Çocuğunuzun mutlaka bu konu ile ilgilenen bir çocuk allerji uzmanı tarafından ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmeli ve gerekirse allerji testleri ve bağışıklık testleri yapılarak doğru tanının konması, uygun ilaçların verilerek ileride gelişebilecek istenmeyen durumların önlenmesi, gereksiz antibiyotik tedavisinin önlenmesi ve böylece hem çocuk, hem de ailenin hayat kalitesinin artırılması sağlanmalıdır.

    Yine bu çocuklarda doğru tanı konduktan sonra koruyucu bazı ilaçlar verilerek;
    1. Bağışıklık sistemi güçlendirilebilir
    2. Enfeksiyonların sık tekrarlaması engellenebilir
    3. Hava yollarındaki aşırı duyarlılık düzeltilebilir
    4. Enfeksiyonlar sırasında bulguların göğüse inmesi ve böylece bronşit atakları önlenebilir
    5. Tabi ki istenmeyen durumların ve belki de astımın gelişimi önlenebilir.

    Sonuç olarak; uzamış ve sık tekrarlayan öksürükleri olan çocuklarda bu durumun önemsenmesi, çocukların bazılarında bu durum olabilir diyerek geçiştirilmemeli, ve bir çocuk allerji uzmanından yardım alarak çocuğun ve ailenin normal hayat kalitesinin tekrar düzene sokulması sağlanmalıdır.

  • Bebeğiniz boğmaca riski altında mı?

    Boğmaca, adını insanların öksürüklerin arasında boğulur gibi çıkardığı sesten alan bir hastalıktır. Boğmaca veya pertusis akciğerlerde ve solunum tüplerinde oluşan bir enfeksiyondur. En tehlikeli olduğu grup bebekler olmakla beraber, yetişkinlerin ve gençlerin bu hastalığa yakalanma riski aslında daha yüksektir. Daha büyük çocuklar veya yetişkinler bu hastalığa yakalandıklarını anlamayabilir. Bu hastalık, öksürüğü uzun süren bir soğuk algınlığı gibi görünebilir. En önemli belirti olan öksürüğü yaşamadan bile bu hastalığı bir başkasına bulaştırabilirsiniz. Basit bir hapşırıktan – ve hatta nefes vermeden – gelen hastalık etkeni, hastalığın bebeğinize ve evinizdeki diğer kişilere geçmesine neden olabilir.

    Bebeklerde Ciddi Sorunlar

    Kötü bir öksürük dönemi, bebeğin su içerken, yemek yerken ve nefes alırken zorlanmasına yol açabilir.

    Boğmaca zatürreeye, yetersiz beslenmeye, nöbetlere ve akciğer ve kalp yetmezliğine neden olabilmektedir.
    Bir yaşın altında boğmaca geçiren üç bebekten ikisi nefes almakta zorlanıyor. Hastalığa yakalanan bebeklerin solunumun izlenmesi, gerektiğinde oksijen verilmesi ve kıvamlı akıntıların vakumla alınması için hastaneye yatırılıyor.

    Ailenizi Koruyun

    Boğmaca aşıları kesin çözüm sağlamıyor. Çocukken boğmaca aşısı olmanız, bu hastalığa yakalanmayacaksınız anlamına gelmiyor. Aşı, yalnızca hastalığa yakalanmanız halinde belirtilerin daha hafif olmasını sağlıyor.
    Difteri ve tetanos ile birlikte, boğmacaya karşı koruma sağlayan iki farklı aşı var: DTaP ve Tdap.
    DTaP 7 yaşın altındaki çocuklara uygulanıyor.
    Tdap ise 2005 yılından bu yana daha büyük çocuklara ve yetişkinlere uygulanan bir aşı.

    Ailenizin güvende olmasını sağlamak için:

    Her hamileliğinizde, üçüncü çeyrek dönemde bir Tdap aşısı vurulun. Aşı, vücudunuzun hastalıkla savaşacak antikorlar üretmesine yardımcı olacaktır. Anneler antikorları doğumdan önce bebeklerine geçirir. Böylece, bebeği 2 aylık olduğunda vurulacağı ilk DTaP aşısına kadar korunması sağlanır.
    Boğmaca aşıları yaşam boyu koruma sağlamadığından, bebeğin etrafında olacak 10 yaşın üzerindeki herkesin Tdap aşısını olması gerekir. Kardeşler, ebeveynler, büyükanne ve büyükbabalar, kuzenler ve bakıcılar da buna dâhildir.
    Bebeğinizin, aşı takvimindeki tüm DTaP aşılarını vurulduğundan emin olun. Bebeğinize 2. ayından 4 ila 6 yaşına kadar toplamda beş aşı dozu verilecek. Aşılar, bebeğinizi son dozu izleyen en az 1 yıl boyunca boğmacaya karşı yaklaşık %90 oranında korur. Çoğu çocuk, aşıyı izleyen 4 yıl boyunca boğmacaya yakalanmaz.

    Boğmacanın Belirtileri:

    Hastalık genellikle burun akıntısı ve tıkanıklığı ve bazen de hafif bir öksürük ile başlar. 1 ila 2 haftadan sonra, büyük olasılıkla öksürüğün özellikle geceleri sertleştiğini fark edersiniz. Boğmaca 10 haftaya kadar devam edebilir.

    Ne Zaman Doktoru Aramalı?

    Bebeğinizde soğuk algınlığı belirtilerinin yanında aşağıdakiler görülüyorsa, doktorunuzu arayın:
    Bebeğin ilk üç boğmaca aşısının yapılmamış olması veya kronik öksürüğü olan bir kişiyle temas etmiş olması
    Şiddetli öksürük, solunum güçlüğü, beslenmede zorluk görülmesi veya bu konuda endişelerinizin olması
    Siz boğmaca geçirdiğinizi düşünüyorsanız, özellikle de yaşadığınız bölgede öksürük salgını görülüyorsa hemen doktorunuzu arayın.
    Erken antibiyotik tedavisi belirtilerinizi hafifletebilir ve hastalığın yayılmasını önleyebilir.

  • Alerjik astım

    Alerjik Astım Nedir?
    Astım, hava yollarında çeşitli nedenlerle oluşan hasarlanma sonucu meydana gelen hassasiyet ile sık sık öksürük, hırıltı, nefes daralması gibi şikayetlerinin görülmesidir. Astım hastalığınaalerjik bronşit veya spastik bronşit de denilmektedir.

    Çocuklarda Astım Sıklığı
    Bilimsel araştırmaların bize vermiş olduğu sonuçlara göre ; astımın çocuklarda görülme sıklığı %10-20 civarındadır. İstanbul genelinde ise her 7 çocuktan birinde astım vardır.

    Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri çocuğunuzda mevcutsa astım hastalığında şüphelenilmelidir:

    Çocuğunuzun göğsünde özellikle nefes verme sırasında hırıltı (hışıltı) sesi duyulması

    Sık sık öksürük olması, öksürüğün özellikle geceleri artması ve şiddetli öksürükten dolayı uykudan uyanma

    Tekrarlayan hırıltı (hışıltı)

    Sık sık ve tekrarlayan nefes sıkışması

    Öksürüklerin özellikle bazı mevsimlerde artış göstermesi

    Hareketin artması halinde (egzersiz, oyun oynama, koşma gibi) veya terlediği zaman öksürük ve hırıltının artış göstermesi

    Sık sık gribal enfeksiyon sonrası öksürük ve nefes sıkışmalarının olması ve bu şikayetlerin 2 haftadan uzun sürmesi

    Sigara, deterjan, boya gibi kimyasal madde kokularına karşı aşırı hassasiyet

    Çocukta egzema, alerjik nezle görülmesi

    Ailede veya akrabalarda astım, alerjik nezle, egzema, gıda alerjisi, ilaç alerjisi gibi alerjik hastalıkların olması (alerjik hastalıklar genellikle genetik olarak ortaya çıkar ve ailenin diğer bireylerinde de görülebilir.)

    Öksürük, nefes darlığı gibi belirtilerin ventolin, bricanyl gibi nefes açıcı sprey veya nebul tedavileri ile rahatlaması

    Astımda Görülen Öksürüğün Diğerlerinden Farkı

    Öksürük özellikle uyuduktan 1-2 saat sonra veya sabaha doğru olur,

    Öksürük veya hışıltı nedeniyle gece uyanma olur,

    Oyun oynadıktan veya egzersiz yaptıktan sonra öksürük artar, çok fazla gülmek ve çok fazla ağlamak öksürüğü şiddetlendirir.

    Öksürük inatçı olup, balgam çok zor sökülür.

    Astım Teşhisi
    Astım belirtileri olan çocukların “Çocuk Alerjisi” uzmanlarınca değerlendirilmesi şiddetle önemlidir.
    Çocuk alerji uzmanının muayenesinin ardından eğer astım düşünülüyorsa gerekli testlerin yapılması gerekir. Çocuklarda astım %80-90 alerjik olduğu için ciltten alerji testi yapılması oldukça ehemmiyetlidir. 6 yaşından büyük çocuklarda solunum fonksiyon testleri yapılır. Verilen nefeste NO testi yapılabilir. Gerekli olan durumlarda kan testleri ve ter testi yapılır ve bu sonuçlara göre çocukta astım olup olmadığına karar verilir.

    Alerji testleri alerjik hastalığın ne olduğuna göre farklılık göstermektedir.
    Cilt alerjileri, egzama, gıda alerjileri gibi asıl sebebin gıda alerjisi olduğu düşünülen alerjik hastalıklarda 1. aydan itibaren alerji testi yapılabilmekle birlikte ; astım ve alerjik nezle gibi daha çok polen, ev tozu akarı benzeri nefes yoluyla alerji oluşturan alerjik hastalıklarda 1-2 yaşından sonra yapılması uygun görülmektedir.

    Astım Tedavisi
    Astım tedavisi çocuklarda olumlu sonuçlar vermektedir. Sebep olan alerjenden korunma, ilaç tedavisi ve dil altı damla ve cilt altı enjeksiyon olarak iki ayrı aşı tedavisi bulunmaktadır. Tedavi seçiminin hastaya göre belirlenmesi ve ilaçların doğru teknikle kullanılması tedavi başarısındaki en önemli unsurlardır.

  • Çocuğum boğmaca mı oldu?

    Bu çocuk ‘Boğmaca’ gibi öksürüyor…

    Bu sözü daha sık duymaya başladınız mı son günlerde?

    Boğmaca giderek tekrar önem kazanan bir hastalık ve bu günkü yazımda boğmaca ile ilgili bilmemiz gerekenlerden bahsetmek istiyorum…

    Evet, öksürük çocuklarda çok sık görülen bir şikayet ve her 100 çocuğun en az 35’inde bir önceki ay içinde öksürük ile ilgili bir ilaç kullanma hikayesi mevcut ama UNUTMAMALIYIZ Kİ öksürük basit bir üst solunum yolu hastalığının bulgusu olabildiği gibi, daha az sıklıkla da olsa çok önemli hastalıkların da ilk bulgusu olabilir.

    Sadece öksürüğün niteliğine bakarak her zaman hastalığın tanısını ve tedavisini belirlemek mümkün değil ama bazı özel durumlar var ki çocuğun nasıl öksürdüğü bize çok yardımcı olur, aynı ‘Boğmaca’ da olduğu gibi… Sadece doktorlar değil anneler, anneanneler de çok iyi tanır boğmaca öksürüğünü…Öksürüğün kriz şeklinde arka arkaya gelmesi çocuğun nefesinin kesilir gibi olması ve arkasından nefes almaya çalışırken çıkardığı ses boğmaca öksürüğü için tipiktir….

    Boğmaca aşısı ilk kez 1940’lı yıllarda yapılmaya başlanmış. Boğmaca aşısı bulunmadan once sadece Amerika Birleşik Devletlerinde boğmaca her yıl 5000-10.000 kişinin ölümüne neden oluyordu. Aşı sonrasıda hastalığın sıklığında dramatik bir şekilde azalma saptanmış. Benzeri veriler ülkemiz için yeterli düzeyde mevcut olmadığı için, birçok kez olduğu gibi istatistiksel verileri ne yazık ki yurt dışından vermek zorunda kalıyorum…

    Boğmaca aşısının yaygın bir şekilde uygulanmasına ragmen 1980’li yıllardan itibaren boğmaca sıklığında hem dünyada hem de ülkemizde (10-19 yaş arasında en yoğun olmak üzere) bir artış gözlenmiştir. 4-6 yaşlarında yapılan son boğmaca aşısını takip eden 10 yıl içinde aşının etkinliğinde ortaya çıkan azalmanın bu artıştaki en önemli etken olduğu düşünülmektedir. Henüz ülkemizde ergenler ve erişkinler için TC Sağlık Bakanlığının rutin aşı programında olmamasına ragmen, boğmaca sıklığındaki bu artış nedeni ile bir çok ülkede boğmaca aşısının tekrarı bu yaş gruplarında rutin aşı programına alınmıştır.

    Boğmacanın bulguları nelerdir?

    Bir çok hastalıkta olduğu gibi boğmacada da ilk bulgular 1-3 hafta süren kuluçka devresini takiben ortaya çıkan, 2 hafta kadar süren burun akıntısı , hapşırık, hafif öksürük, hafifi ateş gibi basit bir üst solunum yolu enfeksiyona benzer bulgulardır. Bu hafif öksürük 1-2 hafta içinde, boğmaca için tipik olan kuru, rahatsız edici öksürük krizlerine dönüşür. Öksürük krizi dakikalarca sürebilir, çocuklarda renk değişiklği, yüzde kızarma ya da morarma görülebilir. Öksürük geceleri ya da soğuk havaya maruz kalmak ile artar 4- 6 hafta kadar devam edebilir,çocuk genellikle öksürük krizleri arasında iyidir.

    Bazı küçük bebeklerde tipik boğmaca öksürüğü olmaz, onun yerine nefes almada zorluk ve kısa sureli apne (nefes almanın durması) oluşabilir ki bu durum anne, baba için oldukça endişe verici olabilir.

    Boğmacaya yakalanan ergenlik çağındaki çocuklarda şikayetler daha hafif olabilir ve tipik boğmaca öksürüğü yerine uzun süren öksürükler ortaya çıkabilir.

    Boğmaca bildirilmesi zorunlu olan bir hastalıktır. Hem şüpheli vaka hem de kanıtlanmış vakaların sağlık otoritelerine bildirilmesi, ulusal aşı programlarında gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi için önemlidir.

    Kimler Boğmaca’dan etklilenir?

    Boğmaca hastalığı 6 aydan küçük olan henüz boğmaca aşısı olmamış ya da aşılama programları tamamlanmamış çocukları en fazla etkiliyor…

    Ama bu etkilenme ‘Zavallı çocuk! Ne kötü öksürüyor…’ ‘dan çok daha önemli… Ne yazık ki boğmaca küçük çocuklarda bazen hayatı tehdit edici olabilir …

    Bir de aşının etkinliği yıllar içinde azalması nedeni ile ergenlik çağındaki (12-18 yaş) çocuklar ve genç erişkinler boğmaca açısından en hassas gruplar…

    Aşısı olan çocuklar da boğmaca geçirebilirler ama aşısı olmayan kişilerde hastalık çok daha ağır seyreder.

    Boğmaca oldukça bulaşıcı bir hastalıktır…

    Boğmaca mikrobu oldukça bulaşıcıdır. Hasta kişinin evde temas ettiği kişilerin % 70-100 ‘üne, okuldaki temaslıların ise % 50-80’ine hastalığı bulaştırdığı düşünülmektedir.

    Boğmaca birçok solunum yolu hastalığı gibi hasta kişinin hapşırık ya da öksürüğü sırasında etrafa damlacıklar içinde yayılan mikropların solunması ile bulaşır. Bazende ele bulaşan boğmaca mikrobu çocuğun elini ağzına ya da burnuna götürmesi ile bulaşır işte bu neden ile el yıkama çok önemli….

    Boğmaca hastalığın erken dönemlerinde özellikle öksürük başladıktan sonraki ilk iki hafta en fazla bulaşıcıdır. Antibiyotik başlanması bu bulaştırıcılık süresini 5 güne kadar kısaltır.

    Çocuklarımız ne zaman boğmaca aşısı oluyorlar?

    Ülkemizdeki aşılama programına gore çocuklarımız 2.4.6.18.ayda ve 4-6 yaşında olmak üzere toplam 5 kez boğmaca aşısı oluyor.

    Şu anda ülkemizde uygulanan ulusal aşı programında 8. Sınıfta Difteri tetanoz aşısı yapılıyor. Ama ergenlik döneminden itibaren aşının etkinliğinde azalma ile birlikte boğmaca vakalarında görülen artış nedeni ile bir çok ülke 11-18 yaşları arasında yapılan bu Difteri tetanoz aşısının tekrarını artık Difteri –Tetanoz ve Boğmaca (Tdap)aşısı şeklinde yapılması öneriyor.

    Siz de bu yaşlardaki çocuklarınız için konuyu size izleyen hekiminiz ile görüşüp çocuğunuzun aşılamasını bu şekilde yaptırabilirsiniz…

    Haydi büyükler aşıya…

    Bu benim sevdiğim bir slogan.. Hep çocuklar aşı olacak değil ya!…İşte size çocuklarınıza ‘İdeal bir rol model ‘ olabilmeniz için bir fırsat daha… boğmaca aşısı olması hem kendilerini hem de temas halinde oldukları bebekleri korumaları açısından çok önemli.

    Difteri , tetanoz ve boğmaca aşısının, ergenlik döneminde bu aşıyı olmayan tüm erişkinlere özelikle anne , baba, büyükanne, büyükbaba olmayı planlayanlara yapılması öneriliyor.

    Boğmaca tanısı ve tedavisi…

    Boğmaca mikrobunu kültürde üretilmesi oldukça zordur ama boğazdan alınan sürüntülerde hastalık etkenini saptamak amacı ile bazı testler mevcuttur.

    Boğmaca tanısı koyulan hastalar genellikle 2 hafta boyunca antibiyotikler ile tedavi edilirler.Antibiyotik ne kadar erken (özellikle kriz şeklindeki öksürükler başlamadan once) dönemde verilir ise şikayetleri azaltma da o kadar etkilidir.

    Boğmaca tanısı koyulan bazı çocukların özellikle 1 yaşın altındaki hastanede yatarak tedavi edilmeleri gerekir.Boğmaca olan bir yaşın altındaki her beş çocuktan birinde bazı komplikasyonlar (Nefes darlığı, nefes durması, özellikle öksürük nöbetleri sırasında oksijen ihtiyacı, zatürre ,ağızadan alımın iyi olmaması nedeni ile bebeğin vücudunun susuz kalması gibi…) ortaya çıkar.

    Boğmaca tedavisinde evde yapabilecekleriniz…

    Eğer bebeğiniz boğmaca tanısı aldı ise ve tedavisine evde devam ediliyor ise öncelikle antibiyotiklerin tavsiye edildiği şekilde aksatılmadan verilmesi çok önemlidir.

    Birçok hastalıkta olduğu gibi ,öksürük ilaçları boğmaca öksürüğünün tedavisinde pek işe yaramaz…Muhtemel yan etkileri nedeni altı yaşın altında ( özellikle de 4 yaşın altında) bu ilaçların KULLANILMAMASI tavsiye edilmektedir.

    İyileşme süreci boyunca öksürüğü başlatacak irritanlardan ( oda spreyleri, şömine, odun-kömür sobaları, sigaraya maruziyet) uzak durulması önemlidir…

    Boğmacalı çocuklar öksürükle birlikte kusabilir ve ağızdan yeterince yemek –sıvı alamayabilirler. Bu neden ile az miktarlarda sık beslenme ile çocuğun susuz kalmaması önemlidir…

    Gözlerde çökme, ağız ve dil kuruluğu, az idrar çıkarması, huzursuzluk çocuklarda susuzluğun en sık rastlanan bulgularıdır.

    Sonuç olarak aslında her hastalıkta olduğu gibi boğmaca için de önce korunma! Çocuklarımızı boğmaca hastalığından koruyabilmek için önerilen aşı programlarına uyalım…Herşeye ragmen boğmacayı düşündüren bir öksürük durumunda en kısa zamanda hekiminize başvurup, gecikme olmadan biran once hastalığın tanı ve tedavisine ilişkin planları yapmak önemli…

  • Neden çocuk göğüs hastalıkları doktoruna gitmeliyiz?

    NEDEN ÇOCUK GÖĞÜS HASTALIKLARI DOKTORUNA GİTMELİYİZ?

    Solunum sistemi hastalıkları tüm dünyada ve ülkemizde çocukların en sık doktora başvuru ve hastaneye yatış nedenidir. Solunum sistemimiz ve akciğerlerimiz direkt olarak çevre ile ilişkilidir. Bu nedenle de enfeksiyonlar, alerjenler, hava değişiklikleri gibi bir çok faktörden kolayca etkilenebilirler.

    Sağlıklı bir çocuk bir yılda 5-8 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir. Çocuk büyüdükçe bu sıklık azalmaktadır; ama bazı çocuklar daha hassastır ve hem daha sık solunum yolu enfeksiyonları geçirirler hem de bu enfeksiyonları takiben uzun süren öksürük, hırıltı nefes darlığı şikayetleri olur.

    Astım

    Son 40-50 yıl içerisinde tüm dünyada ve ülkemizde astım ve benzeri alerjik hastalıklar artış göstermektedir

    Çocuklarda astım tanısı nasıl konur?

    Çocuğum büyüdüğünde bu hastalığı üzerinden atabilecek mi?

    Astım nasıl tedavi edilir?

    Astım tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri var mı?

    Çocuğum alerjik onu korumak için neler yapabilirim?

    Zatürre

    Acaba çocuğum zatürre mi oldu?

    Zatürre akciğerlerinde kalıcı bir zarara yol açar mı?

    Zatürre tekrarlar mı? Tekrarlamaması için ne yapabilirim?

    Uzamış Öksürük

    Çocuklarda öksürüğün 4 haftadan uzun sürmesi uzamış öksürük tanımına girer. Bu durumda mutlaka bazı tedavilerin verilmesi ve hastanın tedaviye cevabına gore bazı testlerin yapılması gerekir.

    Nasıl tedavi edelim?

    Zatürre, astım, uzamış öksürük, hırıltı nefes darlığı gibi şikayetler ile Çocuk Göğüs Hastalıkları uzmanına başvuran bir hastada bizim için en önemli olan

    Hastanın bir an önce hastanın iyileştirilmesi,

    Benzeri olayların tekrarlamaması için gerekli önlemlerin alınması

    Özellikle tedaviye iyi yanıt vermediğini düşündüğümüz hastalarda acaba altta yatan başka bir hastalığın varlığını araştırmaktır.

    Öksürük , hırıltı nefes darlığı ile gelen bir hastada ,kistik fibrozis, yabancı cisim aspirasyonu , reflü, bağışıklık sisteminde yetersizlik, doğumsal hava yolu anormallikleri gibi bir çok farklı hastalık altta yatan gerçek sebep olabilir ve araştırılması gerekebilir.

    Özellikle büyüme gelişmesi iyi olmayan , tedaviler iyi yanıt vermeyen, sık hastane yatışları olan, şikayetleri doğumdan itibaren başlayan hastalar öncelikle araştırılması gereken hastalardır

  • Öksürük!

    • Çocuklukta en sık rastlanan hastalık belirtisidir,

    • Aslında boğaz ve göğüsteki solunum yollarını temizlemeye yarayan bir reflekstir,

    • Her ne kadar anne babalar için çocuklarının öksürüğünü duymak, özellikle gece uykuyu bölen öksürüklerle uyanmak üzücü olsa da, öksürük vücudun normal bir savunma mekanizmasıdır.

    Çocuğu yorar, aileyi üzer ve uykuları böler ancak çocukta öksürüğe sebep olan birçok hastalık çok ciddi değil, sadece can sıkıcıdır

    Öksürük değişik hastalıklarda değişik özellikler gösterebilir

    Öksürüğün sebebini bulmak bazı durumlarda zor olabilmektedir

    Çocuklar çoğunlukla hastalık belirtilerini anlatamazlar, bazen muayene ile de bir şey bulunamayabilir

    Öksürük çocukta hangi nedenlerle ortaya çıkabilir?

    Genellikle öksürüğün sebebi üst solunum yollarının virüs veya bakterilere bağlı enfeksiyonudur :

    Nezle, krup, sinüzit, tonsillit, farenjit

    Nezlede öksürük

    -Nezleyle birlikte olan öksürük ıslak veya kuru özellik gösterebilir ve bir hafta kadar sürebilir.

    – Burundan akmak yerine boğaz gerisine doğru akan mukuslu salgı boğazı tahriş ederek öksürüğü başlatır

    – Öksürük nezlede genellikle en son kaybolan belirtidir.

    Sinüzit ve öksürük

    – Öksürükle birlikte sarı, yeşil burun akıntısı, baş ve boğaz ağrısı, nefesin kötü kokması da varsa genellikle sinüzit düşünülür

    – Soğuk algınlığında veya sinüzitlerde öksürük genellikle yatarken (mukus sürekli boğaz gerisine akmaktadır) artar.

    – Çocuk sabah kalktığında şiddetli öksürerek ve bazen de kusarak bu mukusu temizlemeye çalışır.

    Krup ve öksürük

    – Krupta öksürük tipik havlar tarzdadır

    – Ses boğuklaşmıştır

    – Ateş olabilir veya olmayabilir

    Alt solunum yolu hastalıkları ve Öksürük

    – Boğmacada da öksürük tipiktir.(kentöz)

    – Kısa, kuru ve hırıltılı öksürük astım, bronşit veya pnemonide ortaya çıkar

    Astım-Bronşit veya Zatüre ile Öksürük

    – Kısa, kuru ve hırıltılı öksürük astım, bronşit veya zatürrede ortaya çıkar

    – Israrcı öksürükler ise bronşit, zatürre veya astımda görülür, pozisyonla ilgisi yoktur, gece veya gündüz oluşabilir, egzersizle artar.

    -Beslenmek.ağlamak, bağırmak veya gülmek ile şiddetli bir öksürük atağı oluşabilir

    – 1 yaşın altındaki bebeklerde havayolları çok yumuşak ve dardır. Bazı virüsler bronşiollerin zarar görmesine sebep olurlar

    – Aldıkları hava yetersiz gelmeye başlar, nefes almakta güçlük çekerler ve acil müdahaleye gereksinim duyarlar

    Astım ve Öksürük

    – Astım uzun süreli öksürüklerde en çok görülen sebeplerden biridir

    – Genellikle öksürük dışında başka belirti yoktur

    – Muayenede doktor tarafından dinlemekle göğüste tipik solunum sesleri duyulur

    Solunum yollarına yabancı cisim kaçması

    – Solunum yollarına çekirdek, fındık vs. yabancı cisim kaçması sonucu da öksürük ortaya çıkabilir

    Eviçi ortam ve Öksürük

    Ev içi ortam da öksürüğe yol açabilir; eğer evden çıktıktan birkaç saat sonra belirtiler hafifliyor ve yeniden eve dönüldüğünde başlıyorsa evin içindeki havada tahriş edici maddeler bulunduğundan kuşkulanmak gerekir.

    – Evde yakıtlardan çıkan gazlar:

    Doğalgaz, gaz yağı, odun, kömür, tüp gaz gibi evlerde bulunan yakıtların kullanımı sonucunda yeterli havalandırma sağlanmadığında havayı kirleten gazlar oluşur.

    – Sigara dumanı: Sigara, pipo ve puronun dumanı akciğerlere zarar verebilir.

    – Evdeki kimyasal maddeler: Klorlu çamaşır suları, amonyak gibi uçucu maddeler içeren temizlik solüsyonlarından, çözücü solüsyonlardan ve boya kutularından zehirli gazlar çıkabilir.
    Ev tozu akarları ve nem(Rutubetin yanısıra evde yemek pişirmek ve çamaşır kurutmaktan kaynaklı)

    Dekorasyon: Yeni döşenen halılar ve yeni boyanan duvarlardan tahriş edici gazlar çıkabilir veya eski halı ve yer döşemelerinin veya duvar kağıtlarının altıda bulunan ev mantarları etkili olabilir.

    ÖNERİLER

    – Öncelikle evde kesinlikle sigara içilmemelidir. sigara dumanı ciliaların hareketlerini felce uğrattığı gibi mukus salınımını da arttırır.

    – İkinci önlemimiz ise mukus salgısını inceltmek ve irritasyonu yumuşatmak için çocuğa bol su veya benzer sıvılar içirmek olmalıdır.

    – Üçüncü önlemimizde havayı nemlendirici cihazlar kullanmak olabilir.(bazı hastalarda!)

    Şu durumlarda çocuğun acil müdahaleye ihtiyacı olabilir!!!!!!!

    – Çocukta şiddetli solunum zorluğu varsa (soluk alıp vermek için mücadele veriyorsa, solunum zorluğu nedeniyle konuşamıyorsa ya da ağlayamıyorsa veya her nefes alıp verişinde hırıltı meydana geliyorsa)

    – Çocuk öksürük nöbetleriyle bayıldıysa
    – Öksürmediği zamanlarda dudaklarında morarmavarsa

    – Çocuk öksürmediği zaman solunum güçlüğü mevcutsa (1 yaşından büyük çocuklarda)
    – 3 aydan küçük ve ateş 38°C’nin üzerindeyse
    – Herhangi bir yaşta 40°C’den yüksek ateş varsa
    – Çocuğun şiddetli göğüs ağrısı varsa, tükrük veya balgamı kanlı ise

  • Öksürük

    Öksürük

    Okul çağı öncesi çocuklarda öksürüğün en sık nedeni viral üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır.

    Çocuklarda tekrarlayan öksürük ciddi hastalıkların belirtisi olabilir.

    Öksürük kendi başına bir hastalık değildir. Akciğer enfeksiyonları, akciğer hastalıkları ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının bir bulgusudur. Altı aydan küçük bebeklerde öksürük bebekleri yorar. Özellikle sonbahar kış mevsiminde yaygınlaşan RSV (Respiratory syncythial virüs) daha büyük çocuklarda nezleye neden olurken; bebekler alt solunum yollarını ve akciğerlerin etkileyerek ciddi solunum zorluğuna yol açabilir. Öksürük kriz şeklinde geliyor ise, ateşle beraber seyrediyorsa, günlük aktiviteleri ve gece uykusunu etkiliyorsa doktora başvurulmalıdır.

    Öksürük, bronşlarda hava yollarında bulunan reseptörlerle ortaya çıkar. Oradaki mukusu ve yabancı cismi atmaya yönelik refleks faaliyete geçerek öksürüğü uyarır. Çocukların doktor ziyaretlerinin yüzde 70 nedeni öksürüktür. Grip, soğuk algınlığı gibi bir enfeksiyonlarda öksürük süresi genelde 10 -14 gün arasındadır. Bir çocuk senede 10 kez grip, nezle, soğuk algınlığı gibi nedenlerle hasta oldur. Enfeksiyonlarda 10-14 gün arasında öksürür ve bu hesaba göre bir çocuk senenin 140 günün öksürerek geçirebilir.

    Öksürüğün karakteri, eşlik eden diğer bulgular tanı aşamasında önem taşır. 1 aydan 1 yaşına kadar olan süt çocukluğu döneminde de viral üst solunum yolu enfeksiyonları, gastroözofageal reflü, zatürre, bronşiyolit gibi alerjik yapıyla ilişkili problemler öksürüğe neden olabilir.

    Okul çağı öncesi çocuklarda öksürüğün en sık nedeni yine viral üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Reaktif hava yolu hastalığı dediğimiz alerjik yatkınlığı olan çocuklarda çok sık öksürük olur. Yabancı cisim aspirasyonu da sürekli öksüren, özellikle de öksürüğün ani başladığı çocuklarda mutlaka akılda tutulmalıdır. Örneğin çocuk yemeğini yerken bir pirinç parçası ya da bir kuruyemişi yerken fındık parçası, fıstık parçasını akciğerine aspire ettiği zaman o bronşlarda durarak sürekli öksürüğü uyarır.

    Sonuç olarak öksürüğü tetikleyen ve sıklıkla görülen etkenler enfeksiyon ve alerjik yatkınlık olarak sayılabilir. Öksürüğün nedeni olan diğer nadir problemler arasında tümör, bazı yapısal anormaller, kistik fibroz, immotil silya sendromu dediğimiz hastalıklar yer alır.

    Çocuk olan evlerde sigara içilmemesi gerekir. Sigara dumanı, solunum yolunun koruyucu mekanizmalarını bozmakta, balgam üretimini artırmaktadır. Öksürükte bol su içilmesi balgamın daha kolay atılmasını sağlar, özellikle kış aylarında iç mekanlardaki havanın kuru olması solunum yollarının kuruluğuna, mukus kıvamının artmasına yol açar. Soğuk buhar, solunum yollarındaki iltihabi reaksiyonu çözmede daha etkilidir, böylece öksürüğü rahatlatır. Ancak, çoğu çocukta görülen buharın olumlu etkisi, alerjik hırıltısı olan çocuklarda görülmeyebilir.

    Burun tıkanıklığı, akıntısı olan çocuklarda öksürük çok sık rastlanan bir semptomdur. Burunda fazla miktarda üretilen mukus, boğazın arka kısmına akarak özelikle yatarken artan öksürüğe sebep olur.

    Ailelerin öksürük ilacı adı altında piyasada bulunan ilaçları, çocuklarına hekim önerisi olmadan vermemeleri gerekir. Öksürüğü kesmek için ilaç verilmesi mantıklı değildir. Öksürük bir reflekstir, vücudun solunum yollarını temizleme ihtiyacı olduğu anlamına gelir. Diğer tip ilaçlar ie balgam söktürücü ilaçlardır. Bu ilaçların bir özelliği de balgamı arttırmalarıdır. 6 aydan küçük bebeklerin öksürükleri efektif olmadığı için balgam ile tıkanabilirler.

    Sonuç olarak akılda tutulması gereken noktalar:

    • Öksürüğün nedeni basit olabildiği gibi ciddi de olabilir.
    • Aileleler öksürük belirtisini ciddiye almalı ve çocuk hekimine başvurmali, muayene yapılmadan ezbere ilaç kullanmamalıdır.
    • Özellikle tekrarlayan ya da uzun süreli öksürüklerin çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.
    • Öksüren çocuğun sıvı alımı arttırılmalıdır.
    • Oda nemlendirmesinde kullanılan buhar makinaları, sıcak buhar yapanları kolay enfeksiyon barındırabildiğinden, soğuk buhar yapanları da suyun minerallerini dahi havaya vererek akciğer hassasiyetini arttırdıklarından önermiyoruz.
    • Kalorifer / soba üzerine konulacak su dolu bir kap oda nemini gerekli düzeyde tutar.
    • Alerjik yapılı çocuklar için yün (atlet-yorgan-yastık-halı), hayvan tüyleri öksürüğü tetikleyebilir.
    • Ailesinde alerjik bünyeli kişiler olan çocuklarda alerji olma olasılığı yüksektir.