Etiket: Ödev

  • Cocuğunuzu okula dönüşe hazirlamak icin 9 yöntem

    Yaz mevsiminin son günleri, yeni okul yılına hazırlık çanlarını da beraberinde getiriyor. Defter ,kitap almak işin kolay yanı. Daha soyut adımlarla, bu geçiş sürecini kolaylaştırmanız mümkün.

    İşte çocuğunuzu – ve kendinizi – okula dönüşe hazırlamak için kullanabileceğiniz 9 yöntem.

    1. Okul Düzenini Geri Getirin

    Yaz mevsiminin son birkaç haftasını okul düzenini yeniden kurmak için kullanın. Çocuğunuzun her sabah aynı saatte kalkmasını ve kıyafetlerini giymesini sağlayın. Kahvaltı, öğle yemeği ve atıştırma öğünlerini, çocuğunuzun okulda göreceği öğün saatlerine denk getirin.
    Ayrıca, çocuğunuzun sabah evden erken çıkmaya alışması da önem taşıdığından, okuldan önceki bir veya iki hafta boyunca onu sabahları evden çıkaracak aktiviteler planlayın. Bu süreç çalışan ebeveynler için daha zor olabiliyor. Ancak, kahvaltı sonrasında pijamalarıyla televizyon izlemek gibi yaz alışkanlıklarını geride bırakmış bir çocuğu okul telaşı başladığında sabah evden çıkarmak çok daha kolay olacaktır.

    2. Bağımsızlığını Destekleyin

    Sınıfın kapıları kapandığında, çocuğunuzun birçok şeyi kendi başına yapması gerekecek. Yaşına göre üstlenebileceği sorumlulukları ona önceden anlatarak, çocuğunuzu bu bağımsızlığa hazırlayabilirsiniz. Bu sorumluluklar okul malzemelerini düzenlemek, ödevleri not almak ve eve ödev getirmek olarak sayılabilir.
    Çocuğunuz küçük de olsa, ona okulda özgüven ve bağımsızlık kazandıracak bazı beceriler sunabilirsiniz. Küçük çocuğunuza kendi ismini yazmayı ve kendi ayakkabılarını bağlamayı gösterip, pratik yapmasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuz temel ihtiyaçlarını bir yetişkine bağlı olmadan karşılayabiliyorsa, okul dönemine geçişiniz çok daha kolay olur.

    3. Bir Başlangıç Noktası Belirleyin

    2012 yılında Amerikan Okul Danışmanları Derneği tarafından Yılın Okul Danışmanı seçilen Pfleger, “Ebeveynler ve öğretmenler çocukların sorumluluk almasına yardım etmek için ellerinden geleni yapmalı,” diyor. Evde okul veya beslenme çantası gibi okul malzemeleri için kalıcı bir alan belirleyerek, sabah telaşından kurtulabilirsiniz. Ayrıca, çocuğunuza okula götüreceği malzemelerin bir listesini hazırlatabilir ve bu listeyi ön kapının yakınında bir yere asabilirsiniz.

    4. Bir Ödev Yeri ve Zamanı Belirleyin

    Ödevleri, çocuğunuzun rutininin bir parçası haline getirerek gündelik mücadelelerden kurtulabilirsiniz. Çocuğunuzun evde yapacağı çalışmalar için bir yer ve zaman belirleyin. Pfleger’e göre, “Belirlediğiniz yer mutfak masası dahi olsa, çocuğunuzun ödevini her gün nerede ve ne zaman yapacağını bilmesi gerçekten olumlu bir etki yaratır.” Özellikle çocuğunuz küçükse, o ödevini yaparken ona yardıma hazır olmaya çalışın. Bu sırada gazete okuyabilir veya akşam yemeğini yapabilirsiniz. En önemli nokta, çocuğunuzun ilerlemesini kontrol etmek için yakınında olmanızdır.

    5. Okul Sonrası için Planlama

    Bazen okullar çalışan ebeveynler işten çıkmadan önce dağılır. Dolayısıyla, çocuğunuzun öğleden sonra nereye gideceğini veya bu sürede evde kimin bulunacağını belirlemek çok önemlidir. Çocuğunuzun okuluna, bir aktivite kulübüne danışarak bir okul sonrası program bulabilirsiniz. Mümkünse, programınızı ilk birkaç okul gününde öğleden sonraları çocuğunuzla birlikte evde olacak şekilde ayarlamaya çalışın. Bu ayarlama, çocuğunuzun yeni programa ve öğretmenlere alışmasına yardımcı olabilir.

    6. Hastalıklara Karşı bir Uyum Planı Geliştirin

    Çocuğunuz okulda hastalanır ve okul hemşiresi sizi onu okuldan almak üzere ararsa, çalışan bir ebeveyn olmanın zorluğunu bir kez daha hissedebilirsiniz. . Okul başlamadan önce, çocuğunuz hastalandığında onu emanet edebileceğiniz güvenilir bir bebek bakıcısı belirleyin veya bu sorumluluğu alabilecek bir ebeveyn grubu oluşturun. Okulun bu konudaki politikasına bakmayı da unutmayın. Çocuğunuzu okuldan almasına izin verdiğiniz kişilerin listesini yaparak, bununla ilgili formları imzalamanız gerekebilir.

    7. Tanışma ve Uyum Toplantılarına Katılın

    Okullarda her okul yılının başlangıcından önce tipik uyum ve bilgilendirme toplantıları düzenlenir. Bu toplantılar, sizin öğretmenler, okul danışmanları, müdürler ve en önemlisi büro elemanları gibi kilit oyuncularla taşınmanız için güzel fırsatlar sunar.

    8. Öğretmenlerle Konuşun

    Çocuğunuzun okula gitme sebebi kuşkusuz öğretmenlerdir. Çocuğunuzun öğretmenleriyle konuşurken, onların ödev konusundaki yaklaşımını sorun. Bazı öğretmenler, çocukların yeni becerilerde pratik yapması için ödev verirken, diğerleri çocukların yaptığı ödevlerin doğruluğuna odaklanır. Sınavların ve önemli ödevlerin tarihlerini öğrenerek, çocuğunuzun bunlara göre plan yapmasına yardımcı olabilirsiniz. Örneğin, Cuma sabahı önemli bir sınav olacaksa, Perşembe akşamına çok yüklenmemeniz gerektiğini bilebilirsiniz.

    9. Okul Düzenini Ailecek Planlayın

    Çocuğunuzla birlikte çalışarak, okulda başarı sağlayacak bir plan yapabilirsiniz. Örneğin, çocuğunuzla birlikte oturup bir düzen şeması hazırlayın. Çocuğunuza okuldan eve geldiğinde ne yapmak istediğini sorun. Dışarıda oynamak mı, ödev yapmak mı istiyor? Yanıtlarını şemaya yazın. Vaillancourt’a göre, “Çocuklar kendi düzenlerini ve beklentilerini ne kadar sahiplenirse, bu düzeni takip etmek konusunda o kadar istekli oluyor.”

  • Çocuğum okula başlarken nelere dikkat etmeliyim

    ÇOCUĞUM OKULA BAŞLARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİM

    Büyük bir özveri ile büyüttüğünüz çocuğunuz artık okul çağına geldi. Hem siz hem de o önemli bir dönemece girdiniz. Hangi okula göndermeliyim, acaba öğretmeni kim olacak, servise mi vereyim, ben mi getirip götüreyim sorularına yanıtları buldunuz ve okul hayatınızın başlamasına az bir süre kaldı.
    Şimdi sırada şu soruların yanıtları var. Acaba sorunlar yaşayacak mı, yaşadığı sorunlar ile nasıl başa çıkacağız, ona nasıl yardımcı olmalıyız, ödev yaparken nelere dikkat etmeliyiz
    İşte aklınızdaki sorular ve yanıtları

    Çocuğum kaç yaşında okula başlamalı?
    Yeni eğitim sitemine göre 30 Eylül 2012 tarihinde 5 yaşını doldurmuş olan çocukların okula başlaması gerekmektedir. Ancak çocukların sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimleri göz önüne alındığında 5 yaş okula başlamak için uygun değildir.

    Eğer çocuğunuz 5 yaşında (60 aylık) ise anaokuluna devam etmeli, 5,5 yaşında (66aylık) ise okul olgunluğu testi yapıldıktan sonra okula başlamasına karar verilmelidir.

    Çocuğumu okula nasıl götürmeliyim, ilk gün neler yapmalıyım?
    Çocuğunuz okula başlamadan önce tercihen yaz döneminde onu okula hazırlamalısınız. Okulun nasıl bir yer olduğunu, orada neler öğreneceğini ona anlatmalı, anaokulundan farkını açıkça ama onu kaygılandırmadan ortaya koymalısınız. Çünkü çocukların yaşadığı en büyük sıkıntı anaokulu ortamından sonra daha kurallı olan ilköğretim ortamına alışmaktır.

    İlk gün onunla okula gitmeniz onun için çok önemlidir. Ama bunu bir tören haline getirmeyin. Her günkü gibi uyanın kahvaltınızı yapın ve çocuğunuzla beraber okula gidin. Siz ilk günü ne kadar çok önemser ve abartırsanız çocuğunuz da o kadar çok önemser ve abartır. Bu da sizden ayrılmasını ve okula alışmasını zorlaştırır.

    Çocuğum okul bahçesinde ya da sınıfta ağlarsa ne yapmalıyım?
    Çocuğun ağlaması aslında sizin davranışlarınıza bağlıdır. Siz çocuğunuza söylemlerinizle ya da yüz ifadelerinizle üzgün olduğunuzu hissettirirseniz, onu terk ediyormuş gibi bir izlenim yaratırsanız o da bunu kullanır ve ağlamaya başlar.

    Yapmanız gereken onu her zamanki gibi öpmek ve başarılar dilemektir. Ona sınıfta öğretmenin yanında olacak, neye ihtiyacın olursa ona söyleyebilirsin, o sana yardımcı olur. Teneffüslerde de arkadaşların ile oyunlar oynarsın. Akşam olunca ben seni almaya geleceğim(servisle gelecekse servis seni eve getirecek) deyip onu sınıfına göndermelisiniz
    Unutmayın çocuklar bilmedikleri şeylerden korkarlar. Ona okul ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadan sınıfa gönderirseniz ne ile karşılaşacağını bilmediği için kaygılanacak ve ağlayacaktır.

    Birkaç gün onu okulda beklemeli miyim?
    Çocuğu okulda beklemek onun okula alışmasını kolaylaştırmaz, aksine anneden ve babadan ayrılma, bağımsızlaşma ve özgüven kazanma sürecini uzatır.

    Eğer siz de kaygıları olan bir ebeveyn iseniz çocuğunuza belli etmeden, bunu ona söylemeden onu bir veya iki gün okulda bekleyebilirsiniz. Ama çocuğunuzun bunu bilmemesi çok önemlidir. Çünkü her fırsatta yanınıza gelmek ister ve daha uzun süreler ile okulda kalmanızı ister. Ayrıca sınıf arkadaşlarının da bundan haberdar olmaması önemlidir. Çünkü okulda olduğunuzu çocuğunuza söyleyebilirler.
    Eğer çocuğunuza gerekli açıklamaları yapmış, onu okul yaşantısına iyi bir şekilde hazırlamış iseniz, her şeyin üstesinden kolaylıkla geldiğini görecek ve mutlu olacaksınız.

    Evde okul ile ilgili konuşurken nelere dikkat etmeliyiz?
    Evde eşinizle ya da diğer aile bireyleri ile konuşurken okul ile ilgili olumsuz ifadeler kullanmamaya özen gösterin. Çocuğunuz televizyon izliyor ya da arkadaşı ile oynuyor olabilir ama onun kulağı sizdedir, sizi dikkatle dinliyordur.

    Özellikle öğretmeni ve arkadaşları ile ilgili kullanacağınız olumsuz ifadeler, çocuğunuzun da onlara karşı olumsuz duygu ve düşünce beslemesine neden olabilir.
    Ödevlerin çokluğundan, derslerin zorluğundan, öğretmenin tavırlarından yakınırsanız; benzer yakınmaları bir süre sonra çocuğunuz da yapar ve bu durum hem okuldan soğumasına hem de okul başarısının düşmesine neden olabilir.
    Bu nedenle mümkün olduğunca okul ile ilgili konuşurken olumlu ifadeler kullanın, öğretmeninin ve arkadaşlarının iyi yönlerini ön plana çıkarmaya çalışın.

    Çocuğum okula gitmek istemezse ne yapmalıyım?
    Çocuğunuz okula gitmek istemezse mutlaka geçerli bir sebebi vardır. Onu okula gitmek için zorlamak yerine bu sebebi araştırın. Çocuğunuz ile konuşun bir sorunu olup olmadığını öğrenin, öğretmeni, okul yönetimi hatta servis şoförü ile konuşun.

    Sorunu tespit ettiğinizde tek başınıza çözebileceğiniz bir sorun değilse mutlaka profesyonel yardım alın. Çocuk psikologu, pedagog ya da okuldaki rehber öğretmenden yardım isteyebilirsiniz.

    Çocuğum kardeşini bahane ederek okula gitmek istemezse ne yapmalıyım?
    Küçük kardeşi olan birçok çocuk okula gittiğinde annesi ve kardeşinin neler yaptığını merak eder, kardeşini kıskanır ve bu nedenle okula gitmek istemez.

    Bu durumu yaşamamak adına önceden önlem alabilir, çocuğunuz size sormadan ya da bunu sorun haline getirmeden önce siz gerekli açıklamayı yapabilirsiniz. Çocuğunuza sen okula gidince ben de kardeşini uyutuyorum, uyanınca mamasını yedirip, altını değiştiriyorum sonra da senin okuldan gelmeni bekliyoruz şeklinde açıklama yapabilirsiniz. Beraber yaptığınız diğer faaliyetleri (alışveriş, ev gezmesi, parka gitmek vb) ayrıntısı ile anlatmayın
    Çocuğunuz okuldan geldiğinde ona bugün neler yaptın diye sorarak yaptıklarını anlattırın ve okul yaşantısının ne kadar güzel ve eğlenceli olduğunu belirtin. Böylece sizi ve kardeşini kıskanmayacaktır.

    Çocuğumun ödevlerine nasıl yardımcı olmalıyım?
    Çocuğunuz okuldan geldikten sonra hemen ödev yapması için zorlamayın. Yoğun bir gün geçirdiği için dinlenmeye ihtiyacı olacaktır.

    Dinlenme ve yemek zamanı bittikten sonra ödevlerini yapmaya başladığında yanında oturup onu izlemeyin. Bırakın ödevlerini tek başına yapsın. Yapamadığı ya da zorlandığı bir şey olursa bütün ödevlerini bitirdikten sonra yapamadıklarını yapmak üzere ona yardım edin.
    Proje ödevlerinde ona yardımcı olun ama onun adına yapmayın.
    Bilmediğiniz bir konu olduğunda bilmediğinizi söylemekten kaçınmayın. Herkes her şeyi bilmek zorunda değildir. Çocuğunuz sizi mükemmel görmemeli, sizin de başaramadığınız şeylerin olduğunu bilmek aksine onu mutlu eder. Konu ile bilgisi olabileceğini düşündüğünüz başka kişilere danışın.

    Ödev yapmak istemezse ne yapmalıyım?
    Ödev yapmak istemediğinde onu ödevlerini bitirmek için zorlamayın, ona hedefler koymanızın, gereksiz ödül ve cezalar kullanmanızın faydası olmayacaktır.

    Bunun yerine neden ödev yapmak istemediğini öğrenin. Verilen ödevler ona çok zor geliyor olabilir ya da seviyesinden düşüktür ve sıkılıyor olabilir. Bu durumu öğretmeni ile konuşarak netliğe kavuşturun.
    Ödev yaptığı ortam uygun olmayabilir. Televizyon karşısında, aile üyelerinin sohbet ettiği bir ortamda çocuğa ödev yaptıramazsınız.
    Tüm ödevlerini bir kerede oturup bitirmesini beklemeyin. O istemeden siz ona kısa molalar verdirin. Bir bardak meyve suyu içmek, bir dilim kek yemek, okulda yaşadığı bir olayı paylaşmak onun için uygun bir mola olabilir. Televizyon seyretmek, bilgisayar oynamak, oyun oynamak mola olarak kullanılmamalı; bunlar ödevler bitince yapılacak etkinlikler olmalı.

    Çocuğumun hafta sonlarını en iyi şekilde nasıl değerlendiririm?
    Hafta sonları çocuğunuz ile geçirmeye özen gösterin. Yoğun bir iş temposunda çalışıyor olabilirsiniz. Ama özellikle okula başladıktan sonra çocuğunuz ile geçireceğiniz anlar daha azalacaktır. Bu anlar onun için de sizin için de özel olmalı.

    Sevdiği bir etkinliği beraber yapmak ona verebileceğiniz en iyi ödüldür. İmkanlarınız çerçevesinde çocuğunuzu bir kursa (spor, müzik, resim vb) yazdırabilirsiniz. Okulda yaşadığı yoğunluk ve yorgunluğu bu kurslarda atabilir, yeni haftaya yeni enerji ile hazırlanabilir.

    Okula başladıktan sonra küfür etmeye, yalan söylemeye, fiziksel şiddet uygulamaya başlarsa ya da konuşmasında ve davranışlarında farklılıklar oluşursa ne yapmalıyım?
    Çocuğunuz okula başladıktan sonra davranışlarında farklılıklar olması çok normaldir. Bunlar her zaman olumlu olmayabilir. Çünkü okulda farklı sosyo- kültürel ortamlardan gelmiş çocuklar ile bir arada olacak. Daha önce ailede görmediği davranışları, konuşma biçimlerini görecek. Çocuklar model alarak öğrendikleri için de bu davranışları sergilemeye başlayacak.

    Böyle bir durumda panik olmayın. Çocuğunuzu sürekli olarak yapma, öyle deme, çok ayıp gibi ifadelerle uyarmanız sorunu çözmez. Yaptığı davranışın sonuçları ile ilgili onu uyarın. O arkadaşının bu davranışı neden yaptığını onun anlayacağı bir dille anlatın; ama arkadaşlarını küçültücü ifadeler kullanmayın. Gerekirse öğretmeni durumdan haberdar edin.

    Öğretmeni ile ne sıklıkta görüşmeliyim, bu görüşmelerde neler sormalıyım?
    Sürekli olarak öğretmen ile görüşmek için okula gitmeyin. Bu hem sizi ve öğretmeni yorar, bunaltır hem de arkadaşlarının önünde çocuğunuzun imajını zedeler.

    Haftada bir kez öğretmen ile genel bir görüşme yapabilirsiniz. Ayrıca veli toplantılarını takip edip mutlaka katılın. Bu görüşmelerde çocuğunuzun okul başarısı, arkadaş ilişkileri, varsa özel becerileri, sosyal duygusal gelişimi ile ilgili bilgiler edinin, okul sorunlarınıza yönelik rehberlik almaya çalışın.
    Öğretmen ile olan görüşmelerinizi çocuğunuz varken yapmayın. Neler konuştuğunuzu bilmesine gerek yok. Görüşme sonrası çocuğunuzu görüşme ile ilgili genel olarak bilgilendirin. Olumlu ifadeler kullanmaya özen gösterin.
    Çocuğunuz öğretmeni ile olan görüşmenizi onu şikayet ettiğiniz bir görüşme olarak görmemeli. Bu nedenle çocuğunuzu öğretmeni ile korkutmayın. Bu öğretmenden ve okuldan soğumasına neden olabilir.

    Çocuğumda hangi davranışları gözlersem okul başarısı ile ilgili sorunlar yaşadığını düşünmeliyim?
    Her çocukta farklılık göstermekle beraber; ödev yapmakta isteksizlik, ödev yapmakta zorlanma, çalışmasına rağmen yazılılarda düşük not alma, okulda tahtadan düzgün not geçirememe, ödevlerini eksik alma gibi sorunlar ile karşı karşıya gelirseniz, okul başarısı ile ilgili sorunlar yaşıyor olabilirsiniz.

    Çocuğumda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu varsa ne yapmalıyım?
    Çocuğunuzda böyle bir sorun olup olmadığını tespit etmek amacıyla mutlaka öğretmeni ile görüşün, sınıf içindeki davranışları ile ilgili bilgi edinin, daha sonra bir uzmana başvurarak detaylı taramasını yaptırın.

    Tüm bunların ardından çocuğunuza dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı konursa; ilk olarak durum ile ilgili öğretmenini bilgilendirin. Çünkü öğretmeni buna göre çocuğun sınıf içindeki oturma düzenini ayarlayacak, yapılan çalışmalara aktif katılımını sağlamak için etkinlikleri düzenleyecektir.
    Siz de evde özellikle ders çalıştırırken kısa molalar vermeye, molalarda dikkat dağıtıcı etkinlikler değil, rahatlatıcı etkinlikler yapmaya özen gösterin.( örneğin televizyon izlemek değil, bir bardak meyve suyu içip bir dilim keke yemek). Tüm ödevlerini bir kerede bitirmesini beklemeyin, bu mümkün değildir.
    Eğer hekiminiz tarafından ilaç tedavisi başlandıysa, belirtilen dozda ilaç tedavisine devam edin, kendiliğinizden ilacı kesmeyin ya da dozu ile oynamayın.

    Çocuğumda öğrenme güçlüğü varsa ve yapmalıyım?
    Bu durumu öğrendiğiniz anda ilk olarak öğretmenini bilgilendirin. Öğretmenden diğer velileri de bilgilendirmesini isteyin, bu çocuğun arkadaşları tarafından kabulü için önemlidir.

    Gerekli ise çocuğunuza hastaneden ve rehberlik araştırma merkezinden rapor almaya çekinmeyin. Bu rapor ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde ücretsiz eğitim alabilirsiniz. Ayrıca bu rapor ile çocuğunuz kaynaştırma öğrencisi olacak ve diğer çocuklar ile aynı yazılı sınavlara girmeyecek, aynı değerlendirme kriterlerine göre değerlendirilmeyecektir. Bu da çocuğunuzun özgüveni için oldukça önemlidir.

    Okul sorunlarının temel nedenleri nelerdir?
    Okul sorunlarının pek çok nedeni olabilir. Görme ve işitme sorunları çocuğun okumasını, öğretmeni dinlemesini ve derslerini yapmasını engelleyebilir.

    Spor, eğlence gibi faaliyetlere çok fazla zaman ayrılması da çocuğu fazlasıyla yorabilir.
    Çocuktaki kronik hastalıklar, kaygı, depresyon, anne baba arsındaki problemler, kardeş kıskançlığı çocuğun ders başarısını engelleyebilir.
    Ayrıca çocuklarda görülen özel öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu da okul başarısını engellemektedir.

    Çocuğumun okulda yaşayabileceği sosyal-duygusal sorunlar neler olabilir?
    Arkadaşları tarafından kabul görememe, farklı sosyo kültürel çevrelerden gelen çocuklar ile iletişim kuramama, fazla içine kapanık ve duygusal olduğu ya da fazla kavgacı olduğu için yaşayabileceği iletişim problemleri, kurallara uymama, grupla beraber hareket etmede zorluk karşılaşabileceğiniz sosyal duygusal problemlerden birkaçıdır.

    Yukarıda saydığımız problemlerden bir ya da birkaçı ile karşılaşırsanız, çocuğunuzu davranışları değiştirmesi için zorlamayın, onu yargılamayın. Öğretmeninden ve konu ile ilgili bir uzmandan yardım alın.

  • Çocukların ev ödevlerini başkalarının yapmasının sakıncaları

    Anne- babalar, çocuklarının her türlü sorunununu çözmek için kendilerini sorumlu hissederler. Burada problemin ne olduğu ve ne şekilde yardımcı olunması gerektiğinin bilinmesi önem kazanmaktadır. Tüm sorunları anne-baba çözerse, gelecekte nasıl bir durum onları beklemektedir? Bu sorunun yanıtı, çocuk ve aile açısından mutlaka değerlendirilmelidir. Çocuklar, sorunlarını çözerek büyürler, bu fırsat onlara tanınmalıdır. Hatta, özel olarak çözülmesi gereken ortamlar bile yaratılabilir. Örneğin, yeni yürümeye başlayan bir çocuğun düştükten sonra yerden kalkması, onun için problemdir. Bebeğin, uzaktaki bir objeyi almak için uzanması ve başarması; onun için sorunun çözümüdür.
    Problem çözme davranışı desteklenmesi gerekirken; anne-baba çocuklarının ödevlerini kendileri yaparsa çocuklarını bu süreçten yoksun bırakırlar.

    Ev ödevleri, dersin bireysel kısmıdır, öğrenilenleri pekiştirmek ve eksikleri tamamlamak amaçlı verilir. Farklı malzemeler, değişik, boyutlu uygulamalara yer verilir. Çocuk, öğrenmenin bu boyutundan eksik kalmamalıdır. Belki, yetişkinler için karton, boya, artık malzemeler ile çalışmalar çocuğun altından kalkamayacağı şeklinde algılanıp, kendileri tarafından yapılmaya çalışılsa da; bu çalışmalar öğrenci için önemlidir.

    Dikkat edilecek husus; sınıfça ORTAK karar alınıp; yetişkinlerin YAPMADIĞI ödevlerin sınıfa getirilmesidir. Okullarda sanki anne-babaların ödevleri yarışmaktadır. En güzel ödevi yapma ve nota dayalı sistem olduğu için yetişkinler, ellerinden geleni yapmaktadır!!! Bu şekilde ödevler asıl amacına hizmet etmemektedir. Yetişkinler, ancak malzemeleri sağlamalı ve rehberlik yapmalıdır.

    Ödev yapmak, bir sorumluluktur. Çocukta sorumluluk duygularının gelişmesine destektir. Anne-babanın görevi; çocuğa, ödevlerini sağlıklı bir şekilde yapabileceği ortam hazırlamaktır.

    Ödevleri anne-babanın yapması, ya da başkasının yapması çocuğa ödevle ilgili olarak, hiçbir şey kazandırmayacaktır. Çocuğa, rehberlik yapılabilir; ödev yapmak asla!
    Çocuğun özgüvenini zedeler, ileriki hayatı için çok önemli olan bu kazanımı elde edememiş olur. Yapabilme, başarabilme duygusunu yaşamasına engeldir. Çocuk zorlanıyorsa öğretmen ile iletişim kurulmalı, ödevlerde belki yeniden yapılanma sağlanmalıdır. Öğretmen de çocukların gelişim ve yaşlarına özen göstererek, çocuğun gözünü korkutmayacak ödevler vermeli ve çocukların hevesle yapmalarını sağlamalıdır.
    Çocuk, motivasyon konusunda desteklenmelidir. Çocukla birlikte, ödev yapmanın gerekliliği ile ilgili anlaşma sağlanmalıdır. Aslında ödevler, her çocuğun gelişim düzeyine ve psikolojik yönüne uygun olarak caydırıcı olmayıp, çocuk, başardıkça artırılarak düzenlenmelidir. Bu noktada aile, okul ve belki uzmanlar işbirliği içinde olmalıdır.
    Aynı yılın çocukları sınıfta farklılık yaratmakta; yılın başında ve sonundaki aylarda doğan çocuklar birarada bulunmaktadır. Buna ayrıca değişik gelişim düzeylerini, algılama biçimlerindeki farklılıkları, duyusal (işitsel, dokunsal, görsel vb.) zeka türlerini de eklersek; ödev yapma ile ilgili bireyselliğin önemli olduğu ortaya çıkacaktır. Tüm, bu saptamalardan sonra verilen ödevleri çocukların kendilerinin yapmaları başarı yönünde etkili olacaktır; ödevden beklentileri karşılayacaktır.

    Ödev bilinci kazandırmak bu konuda önemlidir. Çocuk, kendisine eziyet olsun diye ödev yaptığı fikrine sahip olmamalıdır. Ödev yapmaya neden ihtiyaç olduğu çocuklara kavratılmalıdır. Öğrenilen bilgilerin kalıcı olması ve unutulmaması için ödevlerin beyin çalışmasını desteklediği anlatılmalıdır.Ödevlerinde zamanında yapılmasının önemi üzerinde durulmalıdır.

    Ödevleri, çocuğunuzun yapması dileğiyle…

    ÖZNUR SİMAV
    PEDAGOG-AİLE VE İLETİŞİM DANIŞMANI