Nöbetler çoğunlukla beş dakikadan kısa bir sürede sonlanır. Bu süreçte öncelikle sakin kalınmalıdır.
Sakin ve soğukkanlı olunmazsa çocuğa yardım etmekte zorlanırız.
Hasta yan yatırılmalıdır. Nöbetler sırasında dişler kilitlenir; bunu önlemek amaçlı ağza kaşık, tahta çubuk, parmak sokulup dişler açılmaya çalışılmamalıdır. Bu çabalar hem çocuğa hem de hasta yakınına zarar verebilir.
Hastanın üzerine soğuk su dökülmemelidir. Gözlük kravat varsa çıkarılmalıdır. Kasılmalar şiddetliyse başını çarpmasını önlemek amacıyla başı tutulabilir ya da başının altına yumuşak havlu battaniye konabilir.
Kol ve bacaklardaki kasılmalar ve çırpınmaları engellemeye çabalamak kırık ve çıkıklara neden olabilir. Nöbet sırasında hasta kusabilir, morarabilir, kısa süreli nefes alamayabilir. Hastalara gereksiz suni teneffüs ya da kalp masajı yaptırılmamalıdır.
Nöbet sırasında ağızdan ilaç verilmemelidir. Doktor tarafından önerildiyse popodan nöbet durdurucu ilaç kullanılabilinir.
Nöbetin nasıl olduğunun gözlenmesi hatta mümkünse video kamera ya da cep telefonu kamerasına nöbetin kaydedilmesi tanıda çok yardımcı olacaktır.
Beyin elektriksel aktivitesinin anormal yayılmasına bağlı, davranışsal ya da duyusal değişikliklerin ortaya çıktığı, ani ve çoğunlukla kısa süreli, geçici beyin fonksiyon bozukluğudur. Bilinç kaybı çoğunlukla eşlik etmekle birlikte bazen bilinç kaybı olmaksızın da nöbetler görülebilir. Nöbet anında gözlerde yukarı ya da yanlara kayma, kol ve bacaklarda kasılmalar, dil ısırma, idrar kaçırma, gibi yakınmalar olabileceği gibi bazen de gevşeklik olabilir.
Epilepsi nedir?
En az iki ateşsiz nöbetin görüldüğü nörolojik bir durumdur. İlk nöbet sonrası hastalara çoğunlukla epilepsi tanısı konmaz çünkü hastaların yaklaşık %60-70 ‘inde nöbet tekrarı bir daha görülmez. Ancak hastanın ilk nöbet sonrası bir hekim tarafından değerlendirilmesi uygun olacaktır.
Kaç çeşit nöbet vardır?
Genel olarak parsiyel (kısmi) ve jeneralize (yaygın) olarak ikiye ayrılır. Ancak kırktan fazla tanımlanmış nöbet tipi vardır. Nöbet tiplerine göre ilaç seçimi yapılarak tedavi planlanacağından nöbet anında video ya da cep telefonu kamerasıyla kayıt yapılması uygun olacaktır.
Nöbet tetikleyiciler nelerdir?
En iyi bilinen nöbet tetikleyiciler: Uzun süreli uykusuzluk, uzun süreli açlık, ateş ve enfeksiyonlar, stres, aşırı heyecan, televizyon, bilgisayar gibi parlak ışık saçan araçlar ve ışık kaynakları, hormonal değişiklikler nöbetleri tetikleyebilir. Soğuk algınlığı ve grip durumunda burun akıntısı ve öksürüğü önlemek üzere kullanılan bazı ilaçlar da nöbetleri tetikleyebilir. Bu ilaçları doktorunuzdan öğrenebilirsiniz.
Epilepsi tanısı nasıl konur?
Epilepsi tanısı klinik olarak öyküyle konur. Her bilinç kaybı epileptik nöbet olmayabilir. Epilepsi ile karışabilecek bazı durumların dışlanması gerekir. Tansiyon ve şeker düşüklüğüne bağlı bilinç kayıpları, bayılmalar, kalp ritm bozuklukları, küçük çocuklarda ürperme, tiremeler bazen de psikojenik kökenli bayılmalar epilepsiden ayırt edilmelidir. Bu durumda EEG tetkiki tanıda en çok yardımcı olan tetkiktir. Gerek duyulursa başka bazı tetkikler de istenebilir.
Epilepsinin tedavisi var mıdır?
Evet, epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. Epilepsi tanısı doğrulandıktan sonra hastalara antiepileptik ilaç tedavisi başlanır.
Tedavi süresi ne kadardır?
Çocuklarda ortalama 2 yıldır. En az iki yıl nöbet sonrası hastalar tekrar EEG ile değerlendirilerek ilaç kesim proğramı başlanır. Doktorunuz bu süreyi yeterli bulmazsa (hastanın özellikleri, EEGnin bozuk olması ya da epilepisinin türü nedeniyle) daha uzun süre ilaç kullanılır.
İlaç tedavisi dışında tedavi yöntemleri var mıdır?
Dirençli epilepsili hastalardan bazılarına ilaç tedavisi dışında epilepsi cerrahisi, ketojenik diyet, vagal sinir uyarımı uygulanmaktadır.
Diyete başladığınızda yakın çevrenizi ve çocuğunuzla ilgilenenleri bilgilendirmeniz gerekmektedir.
Diyete başladığınızdan çevrenizdeki herkesin (aile büyükleri, özel eğitim öğretmeniniz, çocuğun bakımı ile ilgilenen kişi vb) bilgilendirilmesi önemlidir. Onlara özel diyetinizle ilgili açıklama yapın. İsterseniz bu broşürü gösterebilirsiniz. Böylece diyetiniz dışında çocuğunuzun birşey yemesi konusunda ısrarcı olmamalarını sağlayabilirsiniz. ÇÜNKÜ diyet dışında verilen her yiyecek çocuğunuzun tedavisini olumsuz olarak etkiler.
Ani nöbet artışı olabilir mi?
Evet. Çocuğunuzda diyet esnasında atılım nöbetleri şeklinde ani nöbet artışı gözlemleyebilirsiniz. Atılım nöbetleri çocuğunuz bir süre nöbet kontrolü sağladıktan sonra ortaya çıkan nöbetlerdir. Telaşlanmanıza gerek yoktur. Bu duruma neden olabilecek olası şeyleri bulmaya çalışın. Doktorunuz ve beslenme uzmanınız atılım nöbetlerinin nedenlerini bulmanızda yardımcı olacaklardır. Gerekirse diyette değişiklik yapacaklardır.
Atılım nöbetlerinin sebepleri şunlar olabilir.
Çocuğunuz:
Diyette izin verilmeyen bir şeyi yemiş olabilir,
Bir öğündeki bütün yemeği yememiş olabilir,
Diyet soda yerine normal soda içmiş olabilir, Diş çıkarmaya başlamış olabilir,
Kabız olmuş olabilir,
Hasta olmuş olabilir,
Hasta olmaya başlamış olabilir,
Yeni bir ilaca başlamış ya da anti-epileptik ilacın bir dozunu almayı unutmuş olabilir,
Karbonhidrat içeren reçete edilmemiş bir ilaç almış olabilir,
Çok kilo almış olabilir,
Diyetinde kalorinin artması ya da oranın değişmesi gibi yeni bir değişiklik olmuş olabilir,
Şeker (dekstroz) içeren bir serum almış olabilir.
Ketojenik Diyette Görülebilecek Yan Etkiler
Kabızlık
Kemik erimesi (Osteoporoz)
Asidoz (kan pH değerinde düşme)
Kolesterol yüksekliği
Böbrek taşları
Karnitin eksikliği
Kabızlık
Kabızlık (düzenli dışkı yapamama) ketojenik diyette en sık gözlenen yan etkidir. Bunun nedeni diyetin posa açısından yoksun, yağ açısından fazla olmasıdır. Kabızlık karın ağrısına neden olabilir ve çocuğunuzun aşırı sinirli olmasına yol açabilir. Kabızlık, çocuğunuzda nöbetlerin artmasına neden olabilir.
Çocuğunuz kabız olduğunda
İnatçı kabızlık durumunda Fleet lavman kullanmak gerekebilir. Posa miktarını artırmak için çocuğunuzun öğününe her gün serbest yiyeceklerden ‘’marul’’ ekleyebilirsiniz. Posa miktarını artırmak için öğünlerde sebze bazlı menüler hazırlayın. Çocuğunuzun diyetinde belirlenen sıvıların hepsini içmesini sağlayın. Çocuğunuzu kahvaltıdan sonra tuvalete oturtun.
Çocuğunuzda mide bulantısı, kusma ya da ishal olursa
Çocuğunuzun susuz kalmasını engellemek için uyanık olduğu her saat bol miktarda sıvı verin. Çocuğunuzun günlük sıvı mikarını sınırlamayın. Su, kalorisiz soda (oda sıcaklığında) ya da Lipton Ice Tea Light verilebilir. Eğer çocuğunuz sıvıları içiyorsa ketojenik öğün vermeyi deneyebilirsiniz. Mutlaka beslenme uzmanınız ve doktorunuzla irtibata geçin. Beslenme uzmanınızın çocuğunuzun durumuna uygun hazırladığı menüyü veriniz.
Acil durumlarda ne yapılmalı?
Çocuğunuzda herhangi bir enfeksiyon durumunda ateş veya ağrı olabilir. Bu durumda doktorunuzla hemen irtibata geçin.
Eğer çocuğunuzda halsizlik, kusma, soluk alıp vermede zorluk olduğunu görürseniz muhtemelen ketonları aşırı yükselmiş olabilir. Keton ve şeker düzeyi ölçümü yapıp doktorunuza mutlaka haber veriniz!
Eğer kan keton düzeyi 7 ve üzeri, kan şekeri 50 nin altıda ise yarım çay bardağı (50 cc) meyve suyu veriniz, yarımsaat sonra kan keton ve şeker düzeyini tekrar ölçünüz. Acil durumlarda hastaneye gitmeniz gerekebilir. Bu durumda sizi muayene eden hekiminize ketojenik diyette olduğunuzu mutlaka belirtiniz.
Eğer damar yolundan serum verilmesi gerekirse şeker içermeyen sıvıların (serum fizyolojik) kullanılması konusunda bilgilendirin ve diyet takibini yapan doktorunuzla irtibata geçin.
Enfeksiyon durumlarında kullanılacak antibiyotik, ateş düşürücü ve diğer ilaçlar mutlaka tablet formunda olmalıdır. Gerekirse enjeksiyon formunda kullanılır.
Günümüzde sıkça rastladığımız durumlardan birisi de, çeşitli endikasyonlarla merkezi sinir sistemi uyarıcısı (metilfenidat türevleri; Ritalin, strattera, concerta, medikinet vb) veya yatıştırıcısı ( risperidon, aripirazol vb; risperdal gibi) kullanan veya yeni kullanmaya başlanan çocukların bir kısmında görülen epileptik nöbetlerdir.
Bu grup ilaçlar tek başlarına epilepsiye neden olmamakla birlikte, var ise altta yatan epilepsi potansiyelini ortaya çıkarabilir veya epilepsi nöbetlerini, nöbet eşiğini düşürerek tetikleyebilir veya zaten epilepsisi olan çocuklarda da nöbetlerin antiepileptik ilaçlarla kontrolünü zorlaştırabilirler. Bunun yanısıra zaten epilepsisi olan çocukların bir kısmında da zaten dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu veya otizm gibi bozuklukları birlikte görülebileceğinden pek çok durumda bu iki grup ilacın birlikte kullanılması gerekebilir.
Bu nedenlerle bu grup hastalarda eğer bu tip psikiyatrik bozukluklara yönelik ilaçlar başlanacak ise veya başlanmış ve kullanıyor iken epilepsi nöbeti benzeri şüpheli durumlarda (dalma nöbetleri dahil) çocuk nörolojisi ile çocuk psikiyatrisinin çocuğu birlikte değerlendirmesi, gerekli durumlarda beyin elektrosunun (EEG) tedavi öncesi ve tedaviler sırasında lüzumlu görülen periyotlarla çekilmesinde fayda vardır. Hasta ailesi bu konuda yeterince bilgilendirilmeli ve olası ilaç etkileşimleri ve varsa yan etkileri anlatılmalıdır.
Çocukluk çağı nöbetleri çok farklı dönemlerde ortaya çıkabilir. Hatta bazı durumlarda bebek daha anne karnındayken bile nöbet geçirebilir. Nöbet şekilleri ortaya çıktığı yaş gruplarına göre değişebilir. Yenidoğan döneminde nöbetler gözlerde kayma, yalanma, sıçrama, aniden morarma ve solunumun durması, bisiklet çevirme yada boks hareketleri benzeri hareketler olabilir. Biraz daha büyük bebeklerde nöbetler bunlar gibi olabileceği gibi tüm vücudta kasılma ya da herhangi bir uyarı olmadan vücudta sıçrama ve başın öne kapanması şeklinde selamlama nöbetleri dediğimiz nöbetler olabilir. Daha büyük yaş gruplarında ise dalmalar, özellikle sabah saatlerinde artan sıçramalar ya da kasılma ve atmalar olabilir.
Epilepsisi olan hastaların mutlaka düzenli ilaç kullanımına ve düzenli doktor takibine ihtiyaçları vardır. Epilepsili hastalarda normal nörolojik gelişimi değerlendirmek, okul başarısını takip etmek hastalığın gidişatını değerlendirirken önemlidir.Bu çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite sendromu daha fazla görüldüğü unutulmamalı ve bu açıdan hastalar değerlendirilmelidir.
Epilepsi hastaları hayat düzenine dikkat etmelidir. Uykusuz ve aç kalmanın nöbetleri tetikleyebileceği akıldan çıkarılmamalı özellikle ışıkla uyarılan nöbetleri olan hastalar bilgisayardan uzak tutulmalıdır. Hastaların ilaçları aniden kestikleri durumlarda durdurulamayan çok uzun süren hayatı tehdit eden nöbetler ortaya çıkabilir. İşte bu yüzden ilaç uyumu ve ilaç dozlarının atlanmaması çok önemlidir.
Çocuk nöroloji kliniklerine başvuran en sık hasta gruplarındandır.Ateşli havale 6 ay 6 yaş arası çocuklarda ateşli dönemlerde ortaya çıkan nöbetlerle karakterizedir.Bu nöbetler gözleri bir noktaya dikme, vücudta tamamen gevşeme ve bilinç kaybı ya da vücudta kasılma ve atmalar şeklinde olabilir.
Ateşli havale toplumlara göre farklı sıklıklarda görülmekle beraber genellikle çocuklarda %4-10 arasında izlenmektedir. Ateşli havalede en önemli risk faktörü genellikle aile öyküsü olmasıdır. Ateşli havale en çok vücudta geçirilen viral enfeksiyonlara bağlı olarak ortaya çıkar.Genellikle hastalığın ilk 48 saatinde ateşin hızla yükseldiği sırada görülür.
Ateşli havale genellikle bir kaç dakika süren kısa süreli tüm vücudta kasılma ve atmalarla seyreder nadiren vücudun sadece bir kısmında nöbet hareketleri ya da sıçramalar şeklinde olabilir.Eğer ailede ateşli havale ya da sara hastalığı öyküsü varsa, ilk nöbet 1 yaşın altında geçirilmişse, 38.5 derecenin altında değerlerde geçirilmiş ise, erkek çocuk ise tek taraflı nöbet ya da 15 dakikadan uzun süren nöbeti olmuşsa, 24 saat içinde tekrar eden havaleleri olmuşsa nöbetin ileriki dönemlerde tekrarlama ihtimali yüksektir. Özellikle böyle hastalar koruyucu önlemler açısından uyarılmalı gerekirse ateşli durumlarda nöbet geçirmesini engelleyici ilaçlar verilmelidir.
Ateşli havale geçiren çoocukların aileleri mutlaka evlerinde derece bulundurmalı, çocukta hastalık bulgularını gördükleri anda derece ile düzenli olarak ateşlerini ölçmeli ve ateş yüksekliğini farkettiklerinde ateş düşürücüler ile ve ılık duş aldırarak ateşlerini düşürmelidir. Nöbet geçiren çocukların yüzüne su dökmek gibi davranışlar çocuğa çok ciddi zarar verebilir. Nöbet geçiren bir çocukta yapılacak şey hastayı yan çevirerek ağzındaki salgıların akciğerine kaçmasını engellemek ve başını koruyarak özellikle kasılma ve atmalar sırasında ortaya çıkabilecek kafa travmasını engellemektir.
* Sakin olmaya çalışınız * Nöbetin başlangıç zamanını kaydetmeye çalışınız * Çocuğun yanından ayrılmayınız * Çocuğun yaralanmaması için çocuğa yakın olan sandalye gibi nesneleri kaldırınız * Başının altına yastık gibi yumuşak bir şeyler koyunuz * Nöbeti fiziksel olarak durdurmaya veya çocuğu zapt etmeye çalışmayınız * Ağzından herhangi bir şey vermeyiniz * Nöbet anında çocuğu yan yatırınız * Nöbetin bitiş zamanını kaydediniz * Eğer çocukta tekrarlayan nöbetler oluyorsa, nöbetler acil tedaviye yanıt vermediyse, çocukta bir yaralanma gelişmişse veya nöbet 5 dakikadan daha uzun sürdüyse tıbbi yardım için ambulans çağırarak bir sağlık kuruşuna başvurunuz
Ateşli havale nedir kimlerde görülür? Havale bilinç ve davranış değişikliğidir. Ateşli havale ise üst solunum yolu enfeksiyonu ya da ishal gibi bir enfeksiyonun neden olduğu ateş sırasında görülen nöbetlerdir. Genellikle 6 ay-5yaş arasındaki çocuklarda görülür.
Havaleler enfeksiyonun hangi döneminde görülür? Ateşli havalenin büyük bir kısmı enfeksiyonun ilk 2 gününde görülür.
Ateşli havale genetik geçişli midir? Ateşli havalelerin %20’si genetik geçişlidir. Bu çocukların yakın akrabalarında ateşli havale öyküsü olabilir.
Ateşli havale geçiren çocuklarda ileride kalıcı beyin hasarı olabilir mi? Sayısı ne olursa olsun ateşli havaleler sonrasında çocuğun zekasında herhangi bir gerileme olmaz. Beyinde hücrelerin ölümüne sebep olmaz.
Ateşli havale sırasında ne yapılmalıdır? Öncelikle sakin olunmalı ve hasta yan yatırılmalıdır. Nöbetler sırasında dişler kilitlenebilir; bunu önlemek amacı ile ağıza kaşık, tahta çubuk, parmak sokulup dişler açılmaya çalışılmamalıdır. Bu müdahaleler çocuğa zarar verebilir. Nöbet anında hastanın üzerine soğuk su dökülmemeli ve ağızdan ilaç verilmeye çalışılmamalıdır. Doktorunuz tarafından önerildiyse popodan ilaç kullanabilirsiniz.
Ateşli havale nasıl tedavi edilir? Her zaman ilaç tedavisi gerekli değildir. Ancak; nöbet anında nöbet durdurmak macı ile popodan ilaç alınabilir. Koruyucu amaçlı uzun süreli kullanmak üzere ağızdan antiepileptik ilacıın gerek olup olmadığına veya tedavinin türüne doktorunuz karar verecektir.
Epilepsi beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik dalgalarının yayılması sonucu ortaya çıkan nöbetler ile kendini gösteren bir hastalıktır. Bu dalgaların ortaya çıktığı beyin bölgesine bağlı olarak değişik şekillerde nöbetler oluşabilir. Bu nöbetler bazen bilinç kaybı, çenede kilitlenme, vücutta kasılma, kol ve bacaklarda atmalar şeklinde olabilirken bazı nöbetler dalma, boş bakış, değişik duygular (tat, koku, görsel ) hissetme vb şeklindedir.
Epilepsi çocuklarda görülür mü?
Epilepsi yenidoğan bebekten başlayarak her yaş grubunda görülebilen bir hastalıktır.
Epilepsinin tipleri nelerdir?
Farklı sınıflamalar olmakla birlikte temelde nöbetler ikiye ayrılır: parsiyel/fokal (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler) ve jeneralize (beyinde yaygın olarak olarak başlayanlar) nöbetler. Yaygın başlangıç daha kötü ve şiddetli bir nöbet anlamına gelmez. Buradaki gruplama sadece nöbeti oluşturan nedenin farklılığı ile bağlantılıdır.
Epilepsinin nedeni nedir?
Beyin gelişimini etkileyen veya beyinde hasar bırakan birçok durum, örneğin doğumsal beyin yapı bozuklukları, menenjit gibi enfeksiyonlar, genetik hastalıklar, kafa travmaları epilepsiye yol açabilmektedir. Hastaların yaklaşık yarısında ise epilepsinin belli bir nedeni bulunamaz. Bazı epilepsi tipleri için ise kalıtsal geçiş söz konusudur, yani anne veya babada bu epilepsi tipi varsa çocukta da olma olasılığı yüksektir .
Epilepside hangi durumlar nöbetleri tetikleyebilir?
Uykusuzluk, ateş, çeşitli enfeksiyonlar, aşırı stresli durumlar, aşırı kafein alımı ve bazı ilaçlar epilepsi hastalarında nöbetleri tetikleyebilmektedir. Bunun dışında belirli bazı epilepsi türlerinde nöbetler bilgisayar oyunları ve peryodik olarak yanıp sönen ışıklar ile tetiklenebilir.
Tanı yöntemleri Tanıda en önemli nokta çocuğun geçirdiği nöbetin çok iyi tarif edilmesidir. Bu nöbetlerin mümkünse video kamerayla kaydedilmesi de tanıya çok yardımcıdır. Bu sayede epilepsiyle karışabilen birçok hastalığın dışlanması ve epilepsinin tipinin tayin edilmesi mümkün olabilir. Tanı için en önemli laboratuvar testi EEG olarak kısaltılan elektroensefalografidir.
EEG sonuçlarına göre hastalara ek olarak beyin MR veya tomografi gibi görüntüleme yöntemleri,bazı kan testleri, zeka gelişimini değerlendiren testler ve kalıtsal bazı hastalıkları araştırmak için bazı metabolik ve genetik testler de istenebilir.
Epilepsi tedavisi
İlaç tedavisi : Günümüzde epilepsi için kullanılan birçok ilaç ve seçenek vardır. İlaç tedavisindeki amaç nöbet sayısını azaltmak ve hastanın mümkün olduğunca normal bir yaşam sürmesini sağlamaktır. İlaç seçimi nöbetin tipine, hastanın yaşına ve diğer faktörlere bakılarak yapılır. İlaç başlandıktan sonra genellikle en az iki yıl süreyle ilaca devam edilir. Hastaların yaklaşık yüzde sekseninde nöbetler tek bir ilaç ile kontrol altına alınabilirken diğer hastalarda birden çok ilacın birlikte kullanılması gerekebilir. Bazı hastalarda ise nöbetler tüm ilaçlara dirençli olabilir.
Diğer tedaviler: İlaç tedavisine cevap vermeyen veya yeterli düzeyde nöbet kontrolü sağlanamayan hastalarda özel bir diyet programı, cerrahi yöntemler ve vagus sinir stimülasyonu denilen pil uygulaması da yapılabilmektedir.
Beyinden kaynaklanan elektriksel boşalımlar sonucu ortaya çıkan ve nöbetler halinde gelen bilinç değişikliği, kısa süreli dalma, boş bakma, bayılma, yüzde, kollarda veya bacaklarda kasılma, dişlerde kilitlenme, gözlerde kayma, ağızda köpürme, idrar kaçırma; bazen de bilinç bozulması olmadan gözlerde seyirme, dudak ısırma, yalanma ve yutkunma gibi haraketlerle kendini gösteren bir hastalıktır. Bir hastada bu bulguların hepsi birlikte olabileceği gibi yalnızca birisi de görülebilir.
Yüksek ateş, kafa travması, zehirlenme ve bazı ilaçlar gibi pek çok nedene bağlı olarak nöbet görülse de her nöbet epilepsi demek değildir. Ateş olmaksızın tekrarlayan nöbetlerin olması durumunda epilepsiden söz edilir.
Epilepsi bir ruh hastalığı değildir. Epilepsili çocuklar saldırgan olmayıp, başkasına zarar vermezler. Ayrıca epilepsi bulaşıcı bir hastalık da değildir.
Yüzden fazla epilepsi türü olup bunlardan bazılarının kalıtsal olduğu bilinmektedir. Bazı hastalarda epilepsiye neden olabilecek beyinde hiçbir bozukluk gösterilemezken, nöbetler dışında kişi tamamen normaldir. Bir kısmında ise beyinde doğuştan veya sonradan olan bozukluklar tesbit edilmektedir. Bazılarında ise bir sebep olduğu düşünülse de bu sebepler gösterilememektedir.
Epilepsi iyi tetkik edilip doğru teşhis edildiği takdirde uygun ilaç tedavisiyle tamamen düzelebilmektedir.
Çocuklarda tam iyileşme oranı %70-80 dir. Bazen birkaç ilacı birlikte kullanmak gerektiği gibi bazı hastalar da ameliyatla düzelmektedir. Ancak her durumda da epilepsili hastalarının en az 2-4 yıl süreyle ilaç kullanmaları gerekmektedir. Her şeye rağmen epilepsi tedavi edilebilen bir hastalık olup epilepsili çocukların takiplerinin mutlaka Çocuk Nöroloji klinikleri tarafından yapılması gereklidir.
Uzun süre aç kalmak, stres, uykusuz kalmak, bilgisayar ve televizyon gibi parlak ışık saçan şeyler ve bazı ilaçlar nöbet geçirilmesini kolaylaştırabilir.
İlaç tedavisi ile nöbetleri kontrol altına alınan çocukların günlük aktivitelerine devam etmelerinde, kreş-anaokulu veya okula gitmelerinde, spor faaliyetlerine ve laboratuvar çalışmalarına katılmalarında herhangi bir sakınca yoktur.
Bu çocuklar yaşıtlarıyla birlikte normal okullarda eğitimlerini tamamlayabilirler. Ancak, uzun süren ve sık tekrarlayan nöbet geçirenlerde dikkat eksikliği, okul başarısında düşme ve öğrenme güçlükleri olabilir. Ancak bu çocuklarda da tedavi sonrasında düzelme olmaktadır.
Epilepsili çocukların diğer çocuklarla arkadaşlık etmesinde, oyun oynamasında her iki taraf açısından da bir sakınca yoktur. Dolayısıyla bu çocukların okul dönemlerinde hem öğretmenleri hem de arkadaşları tarafından dışlanmaları son derece yanlıştır, aksine bu çocuklara moral destek olarak normal hayata uyumlarını kolaylaştırmaları gerekmektedir
Nöbetler, genellikle birkaç dakika içerisinde kendiliğinden durmaktadır. Dolayısıyla nöbet geçiren birini gördüğümüzde panik yapmadan nöbet esnasında kafasını sert yerlere çarparak kendine zarar vermesi, dilini ısırması engellenir, solunum yolu açık tutulmaya çalışılır, ağızda köpürme ve kusma varsa temizlenir.
Halk arasında yaygın olarak uygulanan kasılmayı engellemek için sıkıca tutmanın, yüze su veya kolonya dökmenin, soğan koklatmanın hiçbir yararı yoktur.
Ancak bazen nöbetler uzayabilir bu durumda da epilepsili bir hastaya müdahale edilebilecek en uygun sağlık kuruluşuna götürmek gereklidir.