Etiket: Nedenle

  • Çocuğunuza çocuk ergen psikiyatrisine gideceğinizi nasıl açıklayacaksınız?

    Bazı anne babalar çocuklarına bir çocuk/ergen psikiyatristine gideceklerini çeşitli nedenlerden dolayı açıklamak istemezler; kendileri için gittiklerini, psikiyatristin arkadaşı olduklarını ifade ederler; ya da psikiyatristi başka bir uzmanlık alanı çalışanı gibi göstermeye çalışırlar veya başka üstü kapalı mazeretler bulurlar. Bu durumu çocuk çok kısa sürede fark eder. Çoğu kez öfke, hayal kırıklığı, görüşmeye direnç gelişir. Üstelik anne baba “yalancı” durumuna düşerler ve çocuğun güveni azalır. Bu nedenle, çocuğa açık, yalın ve anlayabileceği şekilde, hangi amaçla çocuk psikiyatristine gidildiği orada neler olacağı anlatılmalıdır.

    Örneğin: “(Şu) sorunumuzu birlikte çözemiyoruz; bu durumdan hepimiz, (şu nedenlerden dolayı), olumsuz etkileniyoruz. Bu sorunumuzu çözmezsek mutsuz olacağız ve daha büyük sorunlar ile (ya da şu sorunlar ile) karşılaşacağız. O nedenle yardıma ihtiyacımız var. Yardım almak için bir çocuk/ergen psikiyatristine gideceğiz. Oradaki doktor seninle ve bizlerle görüşecek; bu bir sohbet gibi olacak; sana orada kötü davranılmayacak. Doktora doğru bir şekilde her şeyi anlatabilirsin. İstersen onunla yalnız da görüşebilirsin. Doktor bizimle görüştükten sonra bir takım tıbbi tetkikler isteyebilir. Daha sonra bunları da değerlendirerek bize bazı önerilerde bulunacak. Biz bu önerileri yerine getirdiğimizde büyük bir ihtimalle sorunlarımız azalacak ya da ortadan kalkacak.”

    Çocuğun ya da ergenin direnç göstermeye çalıştığı durumlarda bu direncin nedenini anlamaya çalışmak gerekir. Bunun için iyi bir gözlem yapılması ve çocuk ile açıkça konuşulması gerekir. Çocuk ya da ergenler çeşitli nedenlerden dolayı psikiyatriste gitmek istemezler:

    “Bana orada iğne yapılacak ya da tedavide iğne verilecek”

    “Bana orada kötü davranılacak, kızılacak, mahçup olacağım”

    “Sırlarım öğrenilecek ve diğer kişilerle paylaşılacak”

    “Herkes bana “deli” diyecek, ben “deli” değilim”

    “Artık isteklerim eskisi kadar olmayacak”

    “Oraya gitmektense oyun oynarım daha iyi”

    “Bana/bize kimse yardımcı olmaz”

    “Arkadaşlarım öğrenecek ve benimle alay edecekler”

  • Hipotonik bebek

    Hipotonik bebek

    Hareket sistemimizin en önemli parçası olan kaslarımızın istirahat halinde bile belirli bir geginliği vardır. Bunun sayesinde duruşumuz, pozisyonumuzun devamı mümkün olabilmektedir. Ancak bu gücün sağlamlığı ve devamlılığı beyindeki kontrol merkezleri ve kaslara elektriksel uyarının iletimini sağlayan sinirlerin düzgün çalışması ile mümkündür. Bu sisitemin herhengi bir nedenle bozulması kaslarda güçsüzlüğe ve hareketlerde gevşekliğe neden olur.Bebekler doğdukları andan itibaren bu gücü gösteren görüntülere sahiptir. Uyanıkken el ve kolların gerginliği, bacakların pozisyonu ve hareketi ayrıca baş ve boyun hareketlerinin görüntüsü önemlidir. Doğumdan itibaren hızla gelişen ve değişim içinde olan insan organizması bunu gelişim evreleri ile gösterir. 2.ayda baş boyun kontrolünü sağlayan, ellerinden tutulup kaldırılmaya çalışılırken baş ve gövdeyi kontrol etmeye çalışan, 5. ay civarında destekli, 7-8 . aylardan itibaren desteksiz oturabilen bir bebek te herşeyin yolunda gitmekte olduğunu söylemek mümkündür.. Gelişim süreci daha kompleks ve zor hareketlerin başarılabildiği hedeflere doğru hızlı bir şekilde devam eder. Bebeklerde motor hareketlerde gecikmeler , ağlama sesinde güçsüzlük, yatırıldığında gözlenen hareketsizlik, kucağa alındığında elinizin altından kayıyor gibi hissedilmesi son derece önemli bulgulardır.

    Genellikle bulgular rutin muayeneler sırasında doktorlar tarafından saptanır ya da annelerin kaygısı olarak ifade edilir.

    Nedenler çok farklıdır. Bu nedenler içinde tedavi edilebilir durumlar söz konusu olabilirken bazen tedavisi nin güç veya mümkün olmadığı durumları saptayabiliyoruz. Ancak neden her ne olursa olsun doğru yaklaşımlar belirlenen nedenlere göre yapılmalı ve çocuğun mutlaka yaşam kalitesi düzeltilmelidir.

    hekimler öncelikle nörolojik ayrıntılı bir muayene ile olası ön tanılarını koyup gerekirse mutlaka bir çocuk nöroloğu ile konsültasyon yapmaları önerilir. Tanıların doğrulanması doğaldırki bazı incelemeleri gerektirir. Basit kan incelemelerinden elektromyografi, biyopsi, enzim çalışmaları, beyin MR’ına kadar uzanabilen bir tetkik süreci yaşanılabilir.

    Hipotonik bebeği değerlendirirken akrabalığın ve ailede benzer durumların yaşanmış olması öyküsüs ağırlıklı olarak genetik bazı hastalıklara yönlendirebilir. Örneğin Spinal Muskuler Atrofi, (SMA), Konjenital muskuler distrofiler, hücrelerin enerji metabolizma bozuklukları (mitokondrial hastalıklar) genetik geçiş gösteren ve hipotoniye neden ciddi nedenlere örnektir.

    Annede myasteni varsa ;

    Ancak raşitizm, beslenme yetersizlikleri ve bozuklukları, hipotroidi, viatmin eksiklikleri hipotoniye neden olabilir ve rahatlıkla tedavi edilebilir.

    Bazen serebral palsi (beyin felci) nin bulgusu olabilir.

    Genetik geçişli bir hastalık saptandığında bebeğe genel destek tedavisi verilir ancak bu durumun çok önemli bir başka yönü yeni hamileleiklerde genetik danışma verilebilme şansıdır.

  • Ağrı kesici (antiflamatuar) ilaçlar

    Ağrı kesici (antiflamatuar) ilaçlar

    Ağrı, bize organlarımızın varlığını hatırlatan,rahatsız edici bir duygudur.

    Ağrı kesiciler (NSAİD: Non Steroid Antiinflamatuar Drug) bel ve boyun ağrılarında en sık kullanılan ilaçlardandır. Kullanım amaçları enflamasyonu ve ağrıyı gidermektir.

    Enflamasyon; doku hasarına karşı gelişen normal bir savunma mekanizmasıdır, kimyasal, travmatik,enfeksiyoz…. nedenlerle ortaya çıkan zararlı metabolitleri ortamdan uzaklaştırma çabasıdır. Bu süreç içinde oluşan metabolitler ve hasar, dokuda bulunan serbest sinir uçları tarafından merkezi sinir sistemine iletilir, birtakım kimyasal reaksiyonlar gelişir ve sonuçta ağrı oluşur. NSAİD ler bu reaksiyonların gelişmesini engelledikleri için enflamasyona, doku hasarının oluşmasına ve sonuç olarak ağrıya engel olurlar. Bu metabolitlerin oluşmasında siklooksijenaz (COX-1,COX-2) isimli enzim büyük rol oynar. NSAİD ler bu enzimin sentezini inhibe ederler (engeller).COX-1 hücrelerin yapısında bulunurken COX-2 inflamatuar uyarılar sonucunda sentezlenir(oluşur).Metabolitler(Prostoglandin,tromboxan…)aynı zamanda vücut ısınsın ayarlanmasında da görev aldıkları için,NSAİD lerin aynı zamanda antipiretik(ateş düşürücü)etkisi de vardır.

    NSAİD lerin en tipik ilacı ASPİRİN(asetilsalisilik asit=salisilat) dir.Aspirin,COX-1’in selektif(has)inhibitörüdür,COX-1 enzimini irreversibl(gerdönüşümsüz) inhibe eder,diğer NSAİD ler reversibl(geri dönüşümlü)inhibe eder.Yarı ömrü en kısa olan NSAİD Aspirindir.

    NSAİD ler kimyasal yapılarına göre birkaç gruptur.:

    1-Salisilatlar:Aspirin,diflunisal,Salisilat tuzları

    2-Propiyonik asit türevleri:İbuprofen,Naproxen,Fenopropen,Ketoprpfen,Flurbiprofen

    3-İndolasetikasit türevleri:İndometasin,Sulindak,Etodolak,Ketorolak

    4-Fenamatlar:Mefenamik asit,mekilofenamat

    5-Pirazolon türevleri:Aminopirin,Dipiron,Fenilbutazon

    6-Paraaminofen türevleri:Asetaminofen(parasetamol),Fenasetin

    7-Diğerleri:Diklofenak,Ketorolak,Tolmetin,Nabumeton

    Diklofenak,sinovial sıvıya(eklem bşluğundaki sıvı)geçerek burada birikebilir.İndometazin veya Naproksen den daha güçlü etkilidir.

    Paraaminofen lerin periferik dokulardaki COX enzimine etkileri düşüktür,bu nedenle antiinflamatuar etkileri zayıftır.Trombosit(Pıhtılaşma hücreleri) fonksiyonunu bozmazlar.Uzun süre kullanımında karaciğer ve böbrekte hasara neden olabilir.

    NSAİD ler oral(ağızdan),suppozotuar(makattan)parenteral(damaryolu içine ve kas içine),topikal(Jel,merhem şeklinde)olarak uygulanabilir.Sonuç olarak kana karışırlar ve kanda proteinler ile taşınırlar,karaciğer veya böbrekler yoluyla elimine edilirler(vücuttan atılırlar).Bu nedenle bu sistemlerde bir bozukluk durumunda(kanda protein miktarının az/çok olması,böbrek ve karaciğer hastalıkları..)etkileri ve yan etkileri azalabilir/artabilir.

    Metabolitler normal olarak da hücre yapısında bulunurlar ve hücrenin korunmasında fonksiyonları vardır.Ancak birtakım etkilerle aşırı salgılandıklarında enflamasyona neden olurlar.Ağrı kesiciler normalde olması gereken metabolitlerin de sentezini inhibe ettikleri için birtakım istenmeyen yan etkilere de neden olurlar.

    Tromboxanların sentezini inhibe ederek trombosit fonksiyon bozukluğuna neden olabilirler.Esasen bu etki aspirin in düşük dozlarında daha belirgin olarak göze çarpar.Bu nedenle aspirin düşük dozlarda antiagregan(kan sulandırıcı) olarak kullanılır.

    Prostoglandinler mide hücreleri tarafından da salgılanır ve mide hücrelerini asitten korurlar.NSAİD ler Prostoglandinleri inhibe ettikleri için rolatif olarak asiti arttırırlar ve mideye zarar verirler.Bu nedenle Gastrit,Ülser ağrılarında asla kullanılmazlar.

    Bütün ilaçlar gibi alerjiye neden olabilirler.

    Prostoglandinler akciğer fonksiyonlarında önemli rol oynarlar,bronşları genişletici etkileri vardır.Bu nedenle astım gibi bronşlarda daralmayla giden hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

    Karaciğer hasarını arttırabileceğinden alkol ile birlikte kullanılmaları sakıncalıdır.

    Genel olarak NSAİD ler kas iskelet sistemine bağlı ağrılarda,baş ve diş ağrılarında ağrı kesici olarak,ateşli durumlarda ateş düşrücü olarak,ve antienflamatuar olarak kullanılırlar.Mide ve barsak sistemine ait ağrılarda kullanılmazlar veya nadiren hekim gözleminde kullanılırlar.Kullanılmadıkları alanlar ise;etken maddesine karşı alerjisi olanlarda,mide barsak sistemine ait rahatsızlılarda,kanama bozukluğu olanlarda,Karaciğer ve böbrek hastalıklarında kullanılmazlar veya kullanımları hekim gözetiminde olmalıdır.

    Mide barsak problemi sık olan NSAİDler:Aspirin,Fenilbutazon,İndometasin

    Merkezi sinir sistemine yanetkileri sık olan NSAİDler:İndometazin,Fenilbutazon

    Düşük yan etkili NSAİD ler:Naproksen,İbuprofen,Fenoprofen

    NSAİD ler kullanılmakta olan diğer ilaçlarla etkileşebilir.NSAİD lerin etkilerini azalttığı ilaçlar:Kaptopril(antihipertansif),Furosemid(diüretik=idrar söktürücü),Hidralazin(antihipertansif), beta bloker(antihipertansif),Tiazidler(diüretik,antihipertansif) .Etkisini arttırdığı ilaçlar:Coumadin gibi kan sulandırıcı ilaçların etkisini arttırırlar.

    Sonuç olarak NSAİD ler, çok geniş kullanım alanı olan ve her birinin ayrı özellikleri olan ilaçlardır.Doğru hastada,doğru yolla,doğru dozda,doğru sürede kullanıldıklarında çok faydalıdırlar.Gereksiz yerde ve dozda kullanıldıklarında geri döndürülmesi zor olan hasarlara neden olabilirler.Bu nedenle hangi sebeple olursa olsun ağrıkesici bir ilaç almadan önce bir hekime danışmak çok yararlı olacaktır.